26 Ekim 2015 Pazartesi

26.10.2015 Genel Gündem


GÜNDEM

'Sarayı Hilafet İçin İnşa Etti'
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kişisel olarak lüks düşkünü olduğu için değil, bir tür hilafet sistemine hazırlık için Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nı inşa ettirdiğini öne sürdü. İstanbul Şişli Kent Kültür Merkezi'nde partisinin düzenlediği 'Gençlik Buluşması'na katılan Demirtaş, Cumhurbaşkanlığı Sarayı konusunda şunları söyledi: "Erdoğan, bir tür hilafet sistemi diyebileceğimiz, kendisini de dini lideri olarak tanımlandığı bütün İslam ülkeleri ve toplumlarının lideri olarak konumladığı bir siyasi kimlik hazırladı. Sarayın inşa edilme nedeni budur. Sarayın mimarisinden ihtişamına kadar hepsi onun için planlanmıştır. Yoksa kişisel olarak lüks düşkünü olduğu için değil. Saray yeni bir siyasi düşüncenin sembolüdür. Tarihsel bir geçişin sembolüdür." 1 Kasım'da 7 Haziran'a benzer bir sonucun çıkması halinde nasıl bir tablonun oluşacağı sorusunu Demirtaş, "Koalisyon kurulur, fakat benim tahminim 2019'a kadar sürmeyebilir ama 1,5 - 2 yıl sürecek bir koalisyon kurulur" diye cevapladı. 7 Haziran'da HDP'nin aldığı oyun yüzde 13, ama etkisinin yüzde 50'den daha büyük olduğunu söyleyen Demirtaş, "Sarsıcı oldu. Aldığız oy domino etkisi yaptı. Çünkü Ortadoğu'da kendisini alt emperyal bir güç olarak gören AKP iktidarı Türkiye'de artık devrildi" diye konuştu. Demirtaş'ın konuşmasının ardından soru cevap kısmına geçildi. Demirtaş'a sorulan 'Diktatör Pinochet'nin devrilişini anlatan "No" filmini izlediniz mi' sorusu üzerine Demirtaş "Biz o filmi çekiyoruz" dedi.
Milliyet


Dün Yedi Düvele Meydan Okuduk, Yine Başarırız
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "İntihar bombacıları, Suriye'den Ankara'ya kadar rahatlıkla geliyor, başkentte saldırılarını icra edebiliyorsa, ortada hükümetin ağır bir kusuru ve ihmali var demektir. Türkiye, teröristlerin cirit attığı, bekamıza, beraberliğimize, birlik hukukumuza meydan okuduğu üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline gerilemiştir" dedi. Vatandaşların teröre karşı korumasız bırakıldığını ileri süren Bahçeli Milli mücadele yıllarını hatırlatarak, "İkazen söylüyorum; kimse şansını zorlamasın, Türkiye Cumhuriyeti'ni hiçbir odağa, hiçbir yabancı hevese, hiçbir haine, hiçbir teslimiyetçi piyona bırakmayız" diye konuştu. Bahçeli, özetle şunları kaydetti: Sarayda, muhtarlarla düzenlediği toplantılarda yalan ve aldatma kompozisyonu yazan Erdoğan, daha ne kadar sorumluluktan kaçacaktır? Böylesi rezil bir yönetim, tarihimizin hiçbir döneminde vasat bulmamıştır. Türkiye, teröristlerin cirit attığı, bekamıza, beraberliğimize, birlik hukukumuza meydan okuduğu üçüncü sınıf bir Ortadoğu ülkesi haline gerilemiştir. Suçlu, Başbakanlığı kağıt üstünde kalan Ahmet Davutoğlu'dur. Suçlu, 17-25 Aralık'ta yakayı kurtarmak için devlet hayatını tarumar eden Erdoğan'dır. Canlı bombalar hedeflerini imha için etrafta gezerken, başbakan sabırla eylem yapmalarını beklemektedir. Teröriste gelince hukuk devleti, millete gelince hülle adaleti uygulayan bir Başbakan ve hükümetine nasıl güveneceğiz, nasıl inanacağız? Bunların hukuk diye bir meselesi yoktur. Şu anda hakim olan Habur, Kandil, İmralı, Oslo hukukudur. Anayasa'yı çiğneyen, yasalara başkaldıran, zulmü alkışlayan, zalimlere kul köle olan AKP ile Türk Milleti'nin işi ve geleceği olamaz, olmamalıdır. Mevzu Türklük ve Türk milletiyse, gözümüzü ne daldan ne de budaktan sakınırız. Varlığımız tartışılıyor, güzel ülkemin güzel insanları teröre karşı korumasız bırakılıyorsa her mücadeleyi tereddütsüz yaparız. Dün yedi düvele meydan okuduk, Çanakkale'yi savunduk. Dün emperyalizme başkaldırdık, büyük taarruzda buluştuk. Dün esarete dik durduk, bağımsızlığın şafağında doğduk. Dün isyan ve istilalara hayır dedik, Cumhuriyet'i kurduk. Yine yaparız, yine başarırız. İkazen söylüyorum; kimse şansını zorlamasın, Türkiye Cumhuriyeti'ni hiçbir odağa, hiçbir yabancı hevese, hiçbir haine bırakmayız. Bedeli ne kadar ağır olursa olsun; "Ne Mutlu Türküm Diyene" sözüyle geleceğe yürümekten yorulmayız.
Milliyet

Yargıya 'Etik' Ayarı
Yargıya "Etik" Ayar Geliyor Paralel Yargının İmza Attığı Hukuk Katliamları Ve Yurtdışına Kaçan yargı mensuplarının yargıya duyulan güvene verdiği hasar, yeni etik düzenlemelerle sarılacak._ Adalet Bakanlığı'nda oluşturulan ekip, yargıya duyduğu güveni artıracak somut düzenlemelerin yer alacağı taslak çalışma için harekete geçti. Yeni yasama yılında gündeme gelmesi planlanan taslak çalışma, hakim ve savcıların denetim ve disiplin mevzuatında önemli değişiklikler öngörüyor. Hukukun üstünlüğü ilkesi gözetilerek hayata geçirilecek olan düzenlemelerle yargı "bağımsızlığı" korunacak, ancak bu kavrama sığınarak "taraflı" kararlarla "hukuk katliamları" yapılması engellenecek. Mevzuatta yapılması planlanan değişiklikler, ilk derece mahkemelerinden yüksek mahkemelere kadar, yargı kurumlarının tümünü kapsayacak. Mevzuattaki "muallak" kavramların yerine "nesnel ve somut" ölçütler getirilecek. Yargısal hesap verebilirlik mekanizmaları geliştirilecek. Türk yargı sisteminde tavsiye niteliğinde uygulanan, "uluslararası yargı etik ilkeleri" mevzuata girecek. Hakimler için BM Bangalore Etik İlkeleri, Savcılar İçin İse Budapeşte Etik İlkeleri, Yeni Mevzuatın Omurgasını Oluşturacak.
Akşam

Ekonomi

Gram Altın 108, 7525-108, 9696                           
ABD Doları 2, 9047-2, 9097/ Euro 3, 1998-3, 2063/İngiliz Sterlini 4, 4494-4, 4564                 

Tatil Değil Sandık
Yaklaşan 1 Kasım genel seçimleri öncesinde en çok tartışılan konulardan birisi, seçmenlerin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı tatilinin, hafta sonuyla birleştirilmesinin ardından nasıl bir tercihte bulunacakları oldu. Seçmenlerin, 1 Kasım'da sandığı mı, yoksa tatili mi tercih edecekleri tartışılıp, oy kullanılması için çağrılar sürerken turizmciler konuya noktayı koydu: Seçmenin tercihi sandık. Türkiye'nin birçok bölgesinde seçimin yapılacağı hafta sonunda otellerin doluluk oranları bir hayli düştü. Birçok otelci ve acente kampanyalar düzenlerken vatandaşlar bu indirimlerden ve kampanyalardan yararlanmak yerine oy kullanmayı tercih etti. İzmir'deki turizmciler, seçmenlerin tatil değil, seçim öncelikli hareket ettiğini söyledi. Çeşme'deki otellerde doluluk oranı da yüzde 50'lerden, seçim günü çoğunluğu yabancı konuk rezervasyonu olmak üzere yüzde 10'lara düştü. Bu durumu göz önünde bulunduran seyahat firmaları da, cumartesi dönüşlü, kültür turlarına ağırlık verdi. Tatillerini seçim tarihi belirlenmeden önce alan vatandaşların birçoğunun da tatillerini iptal ettiğinin altını çizen Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, "Acenteler bu konuda vatandaşlara zorluk çıkarmadı. Yardımcı olmaya çalıştı. Ayrıca havaların soğumasıyla birlikte sahillere olan talep de düştü. Şu an sadece Kapadokya ve kaplıca turlarına talep var. Onlar da yok denecek kadar az. Örneğin Ankara'da oturan biri Afyon'da kaplıcaya gittiyse 1 Kasım'da Ankara'ya gidip oyunu kullanıp tatiline devam etmeyi düşünüyor. Bu yönde talepler geliyor" dedi. Tatil dönemi için düşük bir talep yaşandığına dikkat çeken Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, bu açıdan bakıldığında seçimlerde yüksek bir katılım olabileceğini söyledi. Tatile gidenlerin ise oturdukları yerlere yakın bölgeleri seçtiğini belirten Ayık, "Bayramın ardından insanlar sandık başına gideceği için tatil yerine sandığı tercih etmiş görülüyor. Uzak bölgelerde olanlar ise çoktan uçak biletlerini aldı. Özellikle seçimin yapılacağı pazar günü uçaklarda boş yer bulmak çok zor. Uçaklara artan talep ve dolulukları dolayısıyla fiyatlar da bir hayli yüksek" diye konuştu. Ayık, tatilin 4.5 güne çıkarılmasının, Antalya'da turizm rezervasyonlarda artışa neden olmadığını belirtti.
Hürriyet

Linyit Ve Zeytinden Petrol Üreteceğiz..
Yılda ortalama 55 milyar dolarlık petrol ve benzeri enerji ürünleri ithalatı yapan Türkiye, atıklardan petrol üretimi yapacak. Bunun için çalışma, 2009 yılında başladı. Çalışma, 5 yıl boyunca Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ), Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü ve TÜBİTAK (Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırmalar Kurumu) tarafından Gebze'de gerçekleştirildi. Bu yıl ise linyit, zeytin atığı, gübre, ağaç dalı, fındık kabuğu gibi maddeler kullanılarak sentetik petrol üretiminde başarı sağlandı. Araştırmanın başarıyla sonuçlanmasının ardından ilk tesis Manisa'nın Soma ilçesinde kuruldu. Bu yıl sonuna kadar da Soma ELİ Müessesesinde pilot üretim başlayacak. Tesiste linyit ve biyokütleden (fındık kabuğu veya zeytin prinası-zeytinyağı atığı karışımı) saatte 250 kilogram, günde 6-7 varil sentetik petrol üretilecek. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Ali Rıza Alaboyun, geçen yıl Türkiye'nin enerji ithalatına 55 milyar dolar ödediğini hatırlattı ve geliştirilecek bu tür teknolojilerle söz konusu faturanın azaltılmasına katkı sağlayacaklarını söyledi. Alaboyun, "Biz bu teknoloji ile ithal ettiğimiz enerjiye ayrılan bütçeden hatırı sayılır bir oranda tasarruf etmiş olacağız. Hedefimiz, bu tesislerimizin sayısını artırarak, enerji ithalat faturamızı düşürmek ve kısa vadede 2 milyar doların üzerinde sentetik petrol üretimini sağlamak. Türkiye'nin sentetik petrol üretiminde tüm potansiyelini kullanması halinde enerji ithalatının yüzde 20'si karşılanabilecek" diye konuştu.
Türkiye

Türkiye Avrupa'nın Toplama Kampı Olamaz
7 Haziran seçimleri öncesinde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) adına en çok tartışılan konu vatandaşa sunulan vaatlerin kaynağıydı. O dönemde yaptığımız sohbette CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iktidara geldikleri taktirde Ortadoğu'ya barışın geleceğini, ticari ilişkilerle de 50 milyar dolarlık kaynağın geleceğini ifade etmişti. Seçimler bitti, hükümet kurulamadı. Sıra 1 Kasım seçimlerinde Ve Ortadoğu sorunu bırakın düzelmeyi, daha karmaşık ve içinden çıkılmaz bir hal aldı. Seçime bir hafta kala yine CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile birlikteyiz. CHP'nin Türk Hava Kurumu'ndan (THK) kiraladığı özel uçak ile İstanbul'dan Malatya'ya doğru yola çıkıyoruz. Gidiş ve dönüş yolunda yaptığımız sohbette "Suriye" konusu öne çıkıyor. 3 milyar euro'luk yardım, Avrupa Birliği (AB) üyeliği ve vize muafiyeti ile gündeme gelen mülteci pazarlığı konusunda Kılıçdaroğlu'nun endişeleri var. Kılıçdaroğlu, "Dikkatli olmalıyız" diyerek şu mesajı veriyor: "Türkiye, Avrupa'nın "toplama kampı" değil, olmamalı. Bunu kabul edemeyiz. Bırakın 3 milyar euro, AB ülkeleri 13 milyar euro verse, Türkiye toplama kampına dönüşmemeli. Bu teklif gururumuzu incitiyor. AB, "Biz parayı verelim, siz Suriyelileri barındırın" diyor. Bu kabul edilebilir değil. Ayrıca etik bir öneri de değil. Bu noktada, AB ile vizenin kaldırılması karşılığı imzalanan "geri kabul anlaşması"nı hatırlatıyoruz "AKP, bu konuyu TBMM'ye getirdiğinde de karşı çıkmıştık, engel olamadık." Peki, 2 milyon Suriyeli ölüm korkusuyla çareyi Türkiye'ye sığınmakta buldu. Avrupa'ya gitmek isteyenlerin sayısı da çok fazla. Bunun çözüm yolu ne? "Biz iktidara gelirsek, önceliğimiz Suriye'de iç barışın sağlanmasına katkıda bulunmak olacak. Ülkede barış ortamı sağlandıktan sonra ülkemize sığınan Suriyeliler kendiliğinden dönecektir." "Suriyelilerin Türkiye'ye sığınmasının ardında AKP'nin yanlış dış politikası yatıyor" diyen CHP lideri, "Suriye'de çatışmanın taraflarından birini desteklemek bizi Ortadoğu bataklığına sürükledi. Fatura giderek ağırlaştı. İktidara gelirsek ilk işimiz, Suriye'ye Türkiye üzerinden silah gidişini durdurmak olacak. Oradaki radikal örgütlerle ülkemizin bağını keseceğiz. Ardından barışın sağlanması için çalışacağız" diyor. Kılıçdaroğlu bu noktada 24 Ağustos 2012'de dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'a Suriye konusunda bir mektup yazdığını hatırlatıyor: "Suriye'de barışın sağlanmasına katkıda bulunulması amacıyla ABD, Rusya, AB, İran, Arap Birliği ve Türkiye'nin biraraya gelmesi için adım atılmasını önermiştim. Bu önerimizi dikkate almadılar. Rusya, aynı çerçevede çağrı yapınca tıpış tıpış Cenevre'ye gittiler." "Son sürpriz gelişme, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Beşar Esad'ı kabul etti. Yorumunuz?" Kılıçdaroğlu net yanıt veriyor: "Bu buluşma, AKP hükümetinin Suriye politikasının çökmesidir." Sorunun çözülmemesi halinde Türkiye için ciddi tehlikeleri de beraberinde getireceği tespitini yapan Kılıçdaroğlu, şunları belirtiyor: "Türkiye'de kalış süreleri uzarsa 3-4 yıl sonra Suriyeli yer altı dünyası güçlenebilir. Uyuşturucu ticareti ve kullanımı yaygınlaşabilir. Sosyal dokumuz bozulabilir."
Milliyet

Hedefler 5g Gerçekler 2g
Türkiye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın, "5G'ye geçmeliyiz" çağrısıyla GSM'de hedefini 4.5G olarak belirlerken, altyapının beklentilerin altında kaldığı, şebekenin çoğunun 3G'ye bile geçemediği ortaya çıktı. Teknoloji yenilenmezse, 4.5G teknolojisinin de hayata geçmesinde zorluklar yaşanacağı belirtiliyor. Edinilen bilgiye göre, Türkiye'de yüzde 60 2G, yüzde 40 3G olmak üzere 115 bin civarında baz istasyonu bulunuyor. 3G altyapısının istendiği kadar gelişmemesi nedeniyle mobil cihazlarda 3G yerine 2G (Edge) bağlantı üzerinden internete girilebiliyor. Özellikle büyük şehirlerin dışında kalan yerleşim alanları büyük ölçüde 2G'ye mahkum. Telefon abonelerinin çoğu 3G özelliğine sahip telefonlarla internete girmeye çalışsa da altyapıdaki yetersizlik nedeniyle istediği hızı yakalayamıyor. Teknoloji yenilenmezse, 4.5G teknolojisinde de zorluk yaşanacak. Bütün operatörlerdeki 3G-4G istasyonu oranlarının birbirine yakın olduğu belirtildi. Yetkililerden alınan bilgiye göre, Türkiye'de kapsama alanı genişletme çabaları devam ediyor. 4.5G sistemi ile ilk yıl yüzde 10, ikinci ve üçüncü yıllarda yüzde 30'lara varan baz istasyonlarında artış bekleniyor. 4.5G teknolojisini kullanabilmek için baz istasyonları sayısının artması gerekiyor. 4.5G için gereken çok sayıda ilave baz istasyonu için belediyeleri ve bazı STK'ları devreden çıkaracak bir yasal düzenleme hazırlığı yapıldığı da kulislerde dile getirilenler arasında. Baz istasyonlarında izin yetkisinin Ulaştırma Bakanlığı'nda mı, belediyelerde mi olduğu konusu da çözülmesi gereken bir konu. 4.5G'nin ihtiyaç duyduğu ilave baz istasyonları da bu açıdan yasal düzenlemeyi bekliyor.
Milliyet

İstanbul'da Yabancı Hissetmediler
Antalya, yabancıya konut satışındaki birinciliğini uzun yıllar sonra İstanbul'a kaptırdı. En çok satış yapılan ilk 10 içinde Akdeniz ve Ege sahil kentlerindeki düşüşe karşın yayla kentlerindeki artış dikkati çekti. TÜİK'in verilerine göre, ülkemizde yabancılara yapılan konut satışlarında, bu yılın Eylül ayında ilk sırayı 561 konut satışıyla İstanbul aldı. İstanbul'u sırasıyla 440 konutla Antalya, 126 konutla Yalova, 112 konutla Bursa, 105 konutla Trabzon, 85 konutla Muğla izledi. Eylül ayında İstanbul'da geçen yıla göre yabancılara satılan konut sayısı 546'dan 561'e yükselerek yüzde 3 arttı. Antalya'da bu rakam yüzde 25 oranında azalarak 590'dan 440'a düştü. Geçen yılın aynı dönemine göre Eylül'de Yalova'da konut satışı 81'den 126'ya, Bursa'da 87'den 112'ye, Trabzon'da 29'dan 105'e, Sakarya'da 25'den 66'ya yükseldi. Bu yılın Ocak- Eylül döneminde de Türkiye'de 16 bin 192 konut yabancılara satıldı. Geçen yıl bu sayı 13 bin 611 olmuştu. Ocak-Eylül döneminde İstanbul'da geçen yıl sayı 3 bin 990 iken yüzde 26 artışla rakam 5 bin 33'e yükseldi. İstanbul uzun yıllar sonra yabancılara konut satışında birinci olan Antalya'yı geride bıraktı. Antalya'da geçen yıl 4 bin 874 satış yapılırken, bu yıl yüzde 8 oranındaki düşüşle rakam 4 bin 506 oldu. İlk 10 sırada yer alan diğer illerde geçen yılın 9 aylık dönemiyle bu yılın aynı dönemindeki satış rakamları şöyle oldu: Yalova'da 457'den 1051'e, Bursa'da 674'den 1077'ye, Trabzon'da 146'dan 561'e, Sakarya'da 301'den 598'e, Ankara'da 255'den 378'e yükseldi. Muğla'da 800'den 616'ya, Aydın'da 897'den 879'a, Mersin'de 569'dan 538'e geriledi. Yabancılara konut satışında Güney ve Ege sahillerindeki illerde bu yıl düşüş göze çarpıyor. İstanbul ve yayla şehirlerinde artış gözleniyor. 9 aylık dönemde İstanbul, Yalova, Bursa'da artış yaşanıyor.
Vatan

Antalya Turizmi En Az 5 Milyar $ Kaybetti
Profesyonel Otel Yöneticileri Derneği (POYD) Başkanı Ali Kızıldağ, özellikle Rusya pazarındaki daralma nedeniyle Antalya'da turizm sektöründeki yıllık kaybın en az 5 milyar doları bulacağını söyledi. Bu yıl turizm sektörünün çok inişli çıkışlı geçtiğini, Rusya Federasyonu'nda yaşanan ekonomik krizin Antalya'yı çok etkilediğini belirten Ali Kızıldağ, ana pazarlardaki tur operatörlerine verilen uçak başına 6 bin dolarlık yakıt yardımı teşvikinin derin bir ekonomik kriz yaşayan Rusya'da yeterli olmadığını söyledi. Rusya'da ülke içinde seyahatin cazip hale getirildiğini, devlet görevlilerinin de ülke dışında turistik seyahat yapmalarının yasaklandığını anımsatan Kızıldağ, "Belki de orada Türkiye turizm pazarını daha cazip hale getirecek veya hep gündemde tutacak bir takım çalışmalar yapılması gerekiyordu" ifadesini kullandı. Antalya'ya gelen turist sayısında yılın 9 ayında geçen yıla göre yaklaşık yüzde 25 azalma meydana geldiğini ifade eden Kızıldağ, bunun ekonomik olarak piyasalara yansımasının ise yüzde 50 daralma olduğunu söyledi.
Vatan

Thy Linyitten Sentetik Petrol Üretimi Başlıyor
Manisa Soma'da, linyit ve biyokütleden saatte 250 kilo kapasiteli (günde 6-7 varil) sentetik petrol üretimine yılsonuna kadar başlanıyor. enerji ve Tabii kaynaklar Bakanı Ali rıza Alaboyun konuyla ilgili yaptığı açıklamada "Sentetik Petrol Pilot üretim çalışmalarının ardından bölgede ilk etapta 4 GW Termal kapasiteli bir tesis kurulacak. yıllık 500 milyon dolarlık sentetik petrol üretilmesini planlıyoruz" dedi. Bakan Alaboyun,"Asıl hedefimiz enerji ithalatımızın yaklaşık yüzde 5'ini karşılamak ve 2 milyar doların üzerinde sentetik petrol üretimi sağlamak" diye konuştu. Geçen yıl Türkiye'de 55 milyar dolarlık enerji ithalatı yapıldığını hatırlatan Alaboyun, şunları söyledi: "Biz bu teknoloji ile ithal ettiğimiz enerjiye ayrılan bütçeden hatırı sayılır bir oranda tasarruf etmiş olacağız. Pilot uygulamanın ardından önümüzdeki yıl, Soma bölgesinde 4 GW termal kapasiteli bir tesis kurulacak. yıllık 500 milyon dolarlık sentetik petrol üretilmesini amaçlıyoruz. Hedefimiz, bu tesislerimizin sayısını artırarak, enerji ithalatımızın yaklaşık yüzde 5'ini karşılamak ve 2 milyar doların üzerinde sentetik petrol üretimini sağlamak." kömürün sıvılaştırılması konsunda Türk mühendislerinin uzmanlaşmasının önemine değinen Alaboyun "dünyada temiz kömür teknolojisi kapsamında yürütülen çalışmalarda, ülkemiz de kendi teknolojisini geliştirerek, söz sahibi olabilecektir" dedi.
Star

DÜNYA

Tarihi İtiraf
Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, Amerikan haber kanalı CNN'e verdiği özel röportajda Irak işgali için 12 yıl sonra özür dilerken, terör örgütü IŞİD'in doğuşunda Irak'ın işgalinin önemli etkisi olduğunu da kabul etti. Dün yayınlanan programda Blair, Irak'ın işgaline gerekçe olarak gösterilen Irak lideri Saddam Hüseyin'in kitle imha silahlarına sahip olduğu istihbaratının yanlış çıkması, işgalin planlama aşamasında yapılan hatalar ve Saddam rejiminin devrilmesinden sonra ne olacağını öngöremedikleri için özür dilediğini ifade etti. İngiltere eski başbakanı, Saddam'ı devirdikleri için ise özür dilemeyi reddetti. Blair, "Bize ulaştırılan istihbarat hatalı olduğu için özür diliyorum. Ayrıca planlama sırasında yaptığımız hatalar ve rejimi devirdiğimizde olacakları öngörememiş olmamız nedeniyle de özür diliyorum. Ancak Saddam'ı devirdiğimiz için özür dilemek zor" dedi. CNN'de gazeteci Fareed Zakaria'nın programında açıklamalarda bulunan Tony Blair, "İnsanlar IŞİD'e baktığında, birçoğu, bunun baş sebebi olarak Irak'ın işgalini gösteriyor. Buna ne diyorsunuz?" şeklindeki soruya da "Ben bunda doğruluk payı olduğunu düşünüyorum. Elbette 2003 yılında Saddam'ı deviren bizlerin 2015 yılındaki durumda hiçbir sorumluluğunun olmadığını söylemek mümkün değil. Ama şunu anlamak önemli ki 2011'de başlayan Arap Baharı, Irak'ı bugün yine de etkileyecekti ve IŞİD aslında Irak'ta değil Suriye'de öne çıktı" diye cevap verdi. Fareed Zakaria, Blair'e "Sizin jenerasyonunuzun en başarılı İngiliz politikacısından 'savaş suçlusu' olarak adlandırılmaya gittiniz. Bu sizi nasıl hissettirdi?" diye bir başka soru daha yöneltti. Blair buna "Benim 'suçumdan' bahsettiğinizde, Saddam'ı indirdik, öte yandan, Suriye'de yüzbinlerce insanın ölmesini izledik, geri durduk. Batı olarak bunun sorumluluğunu taşıyoruz. Hiçbir şey yapmadık. Bu tarihin vereceği bir yargı. Öte yandan ben her zaman insanlara işaret ederim. Aslında Irak'tan sonra bir seçim kazandım. Ama kabul ediyorum ki bu (Irak işgali) büyük bir siyasi problem oldu" sözleriyle cevap verdi.
Hürriyet

Işid Bizim Yüzümüzden Ortaya Çıktı
Eski İngiltere Başbakanı Tony Blair, terör örgütü IŞİD'in kurulmasıyla ilgili tarihî bir itirafta bulundu. CNN'e röportaj veren Blair, 2003 yılında Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin'in devrilmesinden sonra bölgede istihbarat ve planlama hatası yaptıklarını söyledi. Bu hataların bugünkü IŞİD'in ortaya çıkmasına sebep olduğunu söyleyen Blair, "Irak işgalinde aldığımız yanlış istihbaratlardan dolayı yapılan hatalardan ve rejimi ortadan kaldırır kaldırmaz yaşanacaklarla ilgili anlayışımızdaki hatadan dolayı özür dilerim" dedi. Blair, Parlamento'da ve Irak Soruşturma Komisyonu'nda bu iki mevzuya ilişkin özür dilemişti. Irak savaşının tamamıyla ilgili bir özür dilemekten kaçınan Tony Blair, "Saddam'ı uzaklaştırdığımız için özür dilemem zor. Bugün, 2015 yılından bakınca bile, orda olmaması, olmasından daha iyi" diye konuştu.
Türkiye

'Esad seçimde aday olabilir'
Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile Şam'da dün bir araya gelen Rus milletvekili Alexander Yuşçenko, Esad'ın ülkede düzenlenecek yeni seçimlerde yer almaya hazır olduğunu söyledi. Görüşmenin içeriğini gazetecilere aktaran Yuşçenko, "Esad, Suriye halkının bunun bir gereklilik olmasında ısrar etmesi durumunda, başkanlık seçimlerinde yer almasına karşı çıkmayacağını söyledi" dedi. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, önceki gün verdiği röportajda Suriye'de seçimlerin yapılması gerektiğini söylemişti. Suriye'nin resmi haber ajansı SANA ise Esad'ın önceliğinin terör örgütlerinin yok edilmesi olduğunu, ardından siyasi çözüm sürecinin başlayacağını bildirdi. Suriye'de siyasi çözüm arayışları kapsamında diplomasi trafiğini hızlandıran ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise Suudi Arabistan Kralı Salman ile Riyad'da bir araya geldi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Kerry ve Kral'ın Beşar Esad'ın lider olarak yer almadığı, birleşik ve istikrarlı bir Suriye için bağlılıklarını yinelediklerini aktardı. Kahire'de bulunan Suudi Dışişleri Bakanı Adel el-Cubeyir ise uluslararası görüşmelerde çözüm adına bazı ilerlemelerin sağlandığını ancak henüz bir anlaşmadan bahsedilemeyeceğini söyledi. Cubeyir, Esad'ın ise Suriye'nin geleceğinde rolü olmayacağını belirtti.
Milliyet

Karadağ Sokakları Karıştı
Karadağ'ın başkenti Podgoritsa'da, hükümetin istifasını talep eden muhalefet partilerince düzenlenen protestoda, güvenlik güçleriyle göstericiler arasında arbede yaşandı. Demokratik Cephe'nin (DF) düzenlediği protestoya katılan binlerce muhalefet yanlısı, şehir merkezindeki Cumhuriyet Meydanı'nda toplandıktan Sonra meclis binasına doğru yürüyüşe geçti. Aralarında DF Genel Başkanı Andriya Mandiç ve bazı milletvekillerinin de bulunduğu göstericiler, meclis önündeki güvenlik güçlerine taş ve meşale attı. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı gösteride en az 40 kişi yaralandı. Protestolar sırasında Arnavutluk'un Podgoritsa Büyükelçiliği'nin de taşlandığı BELİRTİLDİ.
Vatan

'Vampir' Medyaya Çipras Darbesi
Yunanistan'da parlamento, televizyon kanallarının lisans ihalelerini düzenleyen tasarıyı kabul etti. Bundan böyle kanallar 10 yıllık lisans hakları için ihaleye girecek. Başbakan Yardımcısı Kkkücretleri üzerinden para kazandıklarını söyledi. Başbakan Aleksis Çipras, özel televizyon kanallarının ödemedikleri lisans ücretlerinin tutarının 250 milyon Euro'yu bulduğunu iddia ediyor.
Vatan

POLİTİKA

Kandil'e Köprü Kurdular
Başbakan Ahmet Davutoğlu, İstanbul Yenikapı'daki AK Parti mitinginde "Nişantaşı'ndan Kandil'e köprü kuruyorlar" dedi, MHP Lideri Devlet Bahçeli'ye "Birinin 'evet' demeyi öğretmesi lazım da hangi dilde öğreteceğiz bilmiyorum" diye yüklendi. Davutoğlu özetle şunları söyledi: "3 . havalimanı, 3 . köprü, bütün bunlar gerçekleşirken, birileri devreye girdi. Gezi olaylarını başlattılar. Sokaklarımızı yaktılar, yıktılar. Biz bunlara boyun eğdik mi? Gezi'de başaramadıklarını 17- 25 Aralık'ta, yıllardır koynumuza soktukları bir yılanı, devletin içine sızmış bir ihanet çetesini devreye sokarak denediler. 80 yılda yapılmayanı 10 yılda yapan bu hükümete yolsuzluk iftirası attılar. Beddualarla, montaj kasetlerle bu yürüyüşü durduracakların zannettiler. Biz milletimize döndük, size döndük. Nişantaşı'ndan Kandil'e köprüler kuruyorlar, onlar nefret köprüleri kursunlar biz gönül köprüleri kuruyoruz. Ellerindeki medya gücünü kullanıp 40 yıllık terör örgütünü barış havarisi gibi gösteriyorlar. Doğu'da terörü kutsayanları, terörün en has destekçilerini makyajlıyorlar, allıyorlar, pulluyorlar, barış güvercini yapmaya çalışıyorlar. Allah aşkına terörden barış güvercini olur mu? Bunların yaşamayla, yaşatmayla sorunları var. Bunlar gencecik çocukları dağa çıkarıp ölümle tanıştırıyorlar. Kendilerinden olmayana, yaşam hakkı tanımıyorlar. Karşımıza gelenleri bir rüzgar gibi esip geçeceğiz. Herkes emin olsun, bu ülkenin her insanının canı da hukuku da bize emanettir. Teröre asla izin vermeyeceğiz. Silahlar gömülünceye, terör sona erinceye, bütün dağlarımız, ovalarımız, vadilerimiz temizleninceye kadar kararlı şekilde mücadele edeceğiz. Onlar '7 Haziran'dan sonra ülkede kaos ortamı çıkartırız' zannettiler. Biz bunlara meydanı bırakır mıyız? Bahçeli'ye birinin 'evet' demeyi öğretmesi lazım da hangi dilde öğreteceğiz bilemiyorum. Milletin dilini kaybeden 'evet' diyebilir mi millete? Yaptığımız her teklife 'hayır' diyecek Bahçeli, siyaseti kilitleyecek, terörle mücadelede bizi yalnız bırakıp sonra da milletten oy isteyecek. Allah aşkına millet ona inanır mı, elini taşın altına koymayana, millet bir daha emanet verir mi? Vermeyecek. Geçti o günler Sayın Bahçeli. Milletimiz senin notunu verdi.1 Kasım'da da millet herkese notunu verecek inşallah. HDP kadar samimiyetsiz bir siyasi oluşum daha gelmemiştir. Yöneticileri, temsilcileri mütemadiyen yalan söylüyorlar, milletin zekasına hakaret ediyorlar. 'Türkiye partisi olduk, oluyoruz, olacağız' diyerek millete şirin görünmek istiyorlar sonra da Türkiye üzerinde operasyon yapan dış mihrakların terör oyununa alet oluyorlar. 3. havalimanının yanına 3 milyon metrekare alanda yemyeşil bir fuar ve kongre merkezi kuracağız. İstanbul'u bir dünya, bir finans merkezi, dünyanın bütün uçaklarının uğradığı, bütün fikirlerin gelip tartışıldığı küresel bir başkent yapacağız inşallah." AK Parti'nin 'Büyük İstanbul Buluşması'na gelenler için 7 bin 200 otobüs ve 140 tekne kullanıldı. Alana 82 metre genişliğinde 15 metre yüksekliğinde sahne kuruldu. 20 adet ses kulesi ve 16 adet dev ekran yerleştirildi. Ulaşım koordinasyonunda ve alanda 7 bin 550 partili görev aldı. 550 sağlık personeli, 325 teknik personel görevlendirildi. 5 itfaiye aracı hazır bekletildi. Girişte 115 metal dedektörlü kapı, 10 X-Ray cihazı kuruldu. Davutoğlu'nun 66 dakika süren konuşması sırasında alanadakilerin büyük bölümü ayrıldı.
Hürriyet

Terörün Amacı Önümüzü Kesmek
Ak Parti'nin "Büyük İstanbul Mitingi" dün Yanikap Meydanı'da binlerce kişinin katılımı ile Gerçekleşti. Son Günlerde Artan Terör Olaylarını "Türkiye'nin Önünü Kesmek İçin" Yapıldığını söyleyen Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Gezi'de başaramadıklarını 17-25 Aralık'ta, yıllardır koynumuza soktukları bir yılanı devreye sokarak denediler. 80 yılda yapılmayanı 10 yılda yapan bu hükümete yolsuzluk iftirası attılar" dedi. Davutoğlu, "Her gün sivillere saldıranlar, güvenlik güçlerimize pusu kuranlar bunlar değil mi? Sonra da iki kelimelerinden bir barış. Hendek kazarak mı barış inşa edeceksiniz?" dedi. 7 Haziran seçimlerinden sonra muhalefetin tutumunu eleştiren Davutoğlu, "Sayın Kılıçdaroğlu, daha ilk gün 'Biz bir blokuz. Ak Parti'yi dışlayacağız' dedi. Bahçeli ise kendisine ne teklif götürdüysek 'hayır' dedi. Ona birinin 'evet' demeyi öğretmesi lazım da, hangi dilde öğreteceğiz bilemiyorum. Ağızından hakaretler, iftiralar eksik olmuyor. Sürekli kızgın. Bir kere de tebessüm et" dedi. Davutoğlu "Sen değil miydin daha 4 yıl önce en yakın arkadaşlarına kumpas kurup partine ameliyat yapmak isteyen Paralel Yapı'ya selam duran? Sayın Bahçeli, o televizyonlarda açtığın çantayı bizim yanımızda niye açmadın? Ama gel beraber terörle beraber mücadele edelim dediğimizde kaçacak delik ararlar" dedi. "HDP kadar samimiyetsiz bir siyasi oluşum daha gelmemiştir" diyen Davutoğlu, "Bu partinin yöneticileri 'Türkiye partisi olduk' diyerek, şirin görünmek istiyorlar sonra da Türkiye üzerinde operasyon yapan dış mihrakların terör oyununa alet oluyorlar. Türkiye'nin batısında farklı, doğusunda farklı konuşuyor" ifadelerini kullandı. 1 Kasım'da her seçmenden oy isteyen Davutoğlu, "Bir daha bu kardeşinizi Kılıçdaroğlu'na, Bahçeli'ye gitmek zorunda bırakmayın. Bir daha onların 'hayır' diyen sesini duymak zorunda bırakmayın" dedi. İstanbul'un şanına yakışır müjdeleri olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Anadolu yakasında kuracağımız Kanuni Sultan Süleyman Şehir Ormanı, yüz ölçümüyle New York'taki Central Park'ın iki katından daha fazla büyüklüğe sahip olacak. Sadece Anadolu yakası mı? Hiç merak etmeyin İnşallah Avrupa yakasında da Alibeyköy Şehir Ormanı'nı kuruyoruz" dedi. Başbakan Davutoğlu, İstanbul'daki yoğun şehirleşme ve trafiğin önüne geçmek, binaların yoğun olduğu yerlerde nefes alan alanlar açmak için her biri 5 bin metrekare alana sahip 200 park yapacaklarını söyleyerek, bu parkların altının otopark olacağını, bunun da 200 otopark demek olduğunu vurguladı. İstanbul'un huzur ve güven şehri olacağını söyleyen Davutoğlu trafik sorununa da kesin çözüm bulacaklarını söyledi. Anadolu yakasına 3 bin 800 yataklı Sancaktepe, Avrupa yakasına 2 bin 682 yataklı İkitelli Şehir Hastanesi yapacaklarını söyledi. 3. havalimanın hemen yanına 3 milyon metrekare alanda, yeşil bir fuar ve kongre merkezi kuracaklarını söyleyen Davutoğlu, "Dev bir kampüs olacak" dedi.
Milliyet


'Sen Çocuk Musun Kanıyorsun?'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu dün Sakarya ve Bilecik'te seçim mitinglerine devam ederken AK Parti'nin 'Çözüm çözüm' diyerek ardından PKK'nın kendilerini kandırdığını açıkladıklarını söyledi ve "Sen çocuk musun ya. Sen ülkeyi yönetiyorsun, çocuk musun. Başka bir şey daha; biliyorsunuz bir sürü yargılamalar oldu 'paralel bizi kandırdı.' Siz çocuk musunuz. Siz devleti yönetiyorsunuz. Ülkeyi yönetiyorsunuz. Esad bizi kandırdı. Yeter niye kanıyorsun, kardeşim. Vatandaş yetki verdi sana ülkeyi adam gibi yönet diye. Şu anda Türkiye'de bir yönetim boşluğu var. Kimin Türkiye'yi yönettiği belli değil" dedi. Kılıçdaroğlu, "Neden bana 400 vekil vermedin? Madem vermediniz bir daha gideceğiz seçime' deniliyor. Neden inatlaşıyorsun?" diye sorarak şunları söyledi: "Ne hale getirdiler ülkeyi? Yazık, günah değil mi? Suriye'de 12 bin çocuk öldü. Yüzbinlerce insan öldü. Silahları siz gönderdiniz oraya. Niye gönderiyorsunuz? Müslüman'ı, Müslüman'a kırdırmak ne zamandan beri devlet politikası oldu? Bakın canlı bombalar, Türkiye'ye geldi. Canlı bomba bir Ortadoğu geleneğidir. O bataklığa saplanırsanız, terör ithal edersiniz. Terör ithal ettik. Düne kadar başımızda bir PKK belası vardı, şimdi bir de IŞİD belası çıktı. Yeter artık, bıktık. 1 Kasım'da sandığa giderken düşünün. Elinizi vicdanınıza
Vatan


SPOR

Geçen sezondan beri deplasmanlarda ortaya koyduğu performansla taraftarını memnun eden Beşiktaş, bu seneki 7 dış saha maçını da kayıpsız atlatmak için bugün Antalyaspor'a rakip oluyor. Avrupa maçları da dahil, bu sene oynadığı 6 deplasman maçında 4 galibiyet, 2 de beraberlik alan siyah beyazlılar, Antalya karşısında bu serisini sürdürmek istiyor. Geçen sene 21 deplasmanda 15 galibiyet elde eden Kartal, bugün kazanıp hem ligde üst üste 4. galibiyetini almak hem de zirvedeki farkı 4 puana çıkarmak istiyor.
Hürriyet

Son maçlarını kazanan iki takım, sahaya da bu maçları kazandıkları kadro ve sistemle çıktı. Fenerbahçe, ev sahibi olmanın da avantajı ile aynı Ajax maçında olduğu gibi etkili bir 20 dakika Çıkardı. Galatasaray İse Daha Kontrollüydü. Gökhan Gönül'ün 3. Dakikada Kestiği Atak Sonrası oyunda Fenerbahçe ağırlığı hissedildi. Ev sahibi golü ararken orta saha ve defans emniyetini bırakmadı. Hatta bu yüzden Van Persie çok yalnız kaldı. 5. dakikada Nani ve Diego'nun duran top organizasyonu ilk tehlikeydi. 16'da Van Persie, Nani, Diego paslaşmasının sonu gelmedi. Gökhan ve Caner'in tekrar buluşması Fenerbahçe'nin kanat hücumlarına ivme kazandırdı. İlk dakikadan itibaren kanatları kullanan sarı-lacivertliler sonunda bunun karşılığını aldı. Gökhan'ın ortasında Muslera, topu çıkardı. Geriden gelen Diego'nun sert ve düzgün vuruşu takımını 37'de öne geçirdi: 1-0. Galatasaray, skoru dengelemek adına ikinci yarı gole daha yakındı. 62'de Yasin, savunmanın arkasına sarktı. 74'te Sneijder'in vuruşu Volkan'da kaldı. Bu arada Fenerbahçe'ye maçı koparma şansı da geldi. Sahanın yıldızı Diego getirdi. Nani bıraktı. Markoviç'in sol çaprazdan vuruşu etkisizdi. Markoviç, bu sefer 78'de sol kanattan kendi yarattığı atağı sonuçlandıramadı. Pereira, son 10 dakikaya girilirken maçın yıldızı Diego'yu kenara aldı. Galatasaray'ın olası baskısını önlemek için Meireles'i oyuna dahil etse de sarı-kırmızılıların golüne engel olamadı. Son bölümü daha etkili oynayan Galatasaray'da Sneijder içeriye kesti. Ba ve Souza arasında boy dezavantajına rağmen kafayı vuran Olcan 83'te skoru dengeledi: 1-1
Milliyet

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme