28 Ekim 2015 Çarşamba

28.10.2015 Genel Gündem


28.10.2015

GÜNDEM

Koza-İpek'e Biber Gazlı Giriş
Koza-İpek Holding yönetiminin 'Fetullahçı Terör Örgütü'ne maddi destek sağladığı' iddiasıyla kayyuma devredilmesinin ardından karar dün Ankara'daki holding binası önünde protesto edildi. Sabah saatlerinde holdingin İstanbul yolundaki binası önünde toplanan yüzlerce kişilik grup, taleplerini içeren pankartlar açtı, çeşitli sloganlar attı. Grubun bekleyişi sürerken, kayyumun şirkete geleceğine yönelik haberin yayılması üzerine kalabalık kol kola girerek şirket binasının girişini kapattı. "Akın İpek seninleyiz", "Kayyumu buraya sokmayacağız" sloganları atan gruba, polis biber gazıyla müdahalede bulundu. Binaya giren polis, kayyum atanması kararının holding yetkililerine tebliğ etti. Kayyumun göreve başladığı belirtildi. Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimi Yunus Süer'in verdiği kayyum kararının ardından, Koza İpek Medya Grubu'nun İstanbul Mecidiyeköy'deki binası önünde de kayyum nöbeti başladı. Ellerinde Türk bayrakları ve çeşitli dövizler taşıyan okuyucu ve izleyiciler binanın önüne adeta etten duvar ördü. Çevik Kuvvet polisi ve bir TOMA binanın yakınında nöbet tutmaya başladı. Bina önündeki kalabalık sabah saatlerinde 500 kişiyi buldu. Saat 10.00 sıralarında bir TOMA da çevik kuvvet polislerinin yanında beklemeye başladı. Saat 11.00'de İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde görevli olduğunu söyleyen bir polis memuru mahkemenin kararını tebliğ etmek için binaya geldi. Dış giriş kapısından içeri giren polis burada şirket avukatları ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal tarafından durduruldu. Avukatlar ve Tanal polise, tebliğ yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle içeri geremeyeceğini söyledi. Kapıda bekleyenler de "Polis dışarı" diye slogan attı. Yaklaşık 5 dakika süren görüşmenin ardından, polis memuru "Yetki belgesi getireceğim" diyerek dışarı çıktı.
Hürriyet


'Sahil Güvenlik 2015'te 65 Bin Sığınmacı Kurtardı'
Bu yıl 10'uncusu düzenlenen Venedik Bölgesel Deniz Gücü Sempozyumu'nun ana konusu "Genişletilmiş Akdeniz'de Güvenliğin Sağlanması" olarak belirlendi. Ev sahibi İtalya'nın Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Giuseppe De Giorgi, Akdeniz'de yaptıkları operasyonların, önüne geçilemeyen sığınmacı akınında insanları kurtarırken kaçakçıları yakalamak ya da petrol yüklü gemileri korumak amaçlı olduğunu söyledi. Oramiral De Giorgi, Suriye krizinde etkin rol almaya başlayan Rusya'nın Akdeniz'deki adımlarına da işaret ederken, "Akdeniz'deki Rus varlığını dikkate almalıyız"" dedi. Türk Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Bülent Bostanoğlu ise, "Deniz güvenliği alanında sürekli Deniz Kuvvetleri'nin imkanlarına başvurulması, donanmaların temel görevlerindeki yetenek alanlarında zafiyet riskini de doğurabilir. Barış dönemi görevlere yaklaşımımız çok akıllıca olmalıdır" dedi. Oramiral Bostanoğlu, artarak devam eden düzensiz sığınmacı akının Avrupa'yı sarstığını ama uluslararası işbirliğinin yetersiz oluşunun bu durumu daha karmaşık hale getirdiğini söyledi. Bostanoğlu, "Deniz Kuvvetleri'nin barış dönemi görevlerinin temel görevlerindeki yetenekleri seviyesine getirilmesi, mevcut savaş yeteneklerinde zafiyet riskini doğurabilir. Düzensiz göç sorunu bu bağlamda iyi bir örnek. Ortadoğu'daki sıcak noktalara yakınlığı nedeniyle bu Türkiye için önemli bir gündem oluşturmakta. Deniz Kuvvetleri bu tür sorumluluklardan kaçınmaz. Ancak, Donanma unsurlarını bu tür görevlerde askeri olmayan diğer milli güç unsurları ile eşgüdüm içerisinde kullandığımızda çok dikkatli ve seçici olmak zorundayız. Birçok ülke donanması, azalan bütçe sorunları ile yüzleşmekte, ulusal ve uluslararası yükümlülüklerini yerine getirme konusunda zafiyetler yaşamaktadır. Donanmalar sınırlı bütçelerinin kullanımı konusunda oldukça dikkatli davranmak zorunda" dedi. Bostanoğlu, Türk Donanmasının; Libya, Somali, Suriye, Arnavutluk, Lübnan, Yemen gibi ülkelere savaş dışında görevler için bulunduğunu, Sahil Güvenlik Komutanlığı'nın 2014'te 15 bin, 2015'te ise 65 bin sığınmacıyı kurtardığını belirtti.
Milliyet

Işid'in 3. Hücresi Bingöl Grubu Çıktı
Diyarbakır'da IŞİD'e yönelik gerçekleştirilen operasyonda, örgütün Türkiye içindeki Adıyaman ve Gaziantep yapılanmalarının ardından 3. önemli grubunun ortaya çıkarıldığı belirlendi. Kayapınar'da birbiri ile bağlantılı ve IŞİD'e ait olduğu belirtilen iki hücre evine aynı anda yapılan ve yedi terörist öldürüldüğü, 15'inin gözaltına alındığı operasyonda, Bingöl yapılanmasının ortaya çıkarıldığı öğrenildi. Milliyet'in aldığı bilgiye göre, Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü'nün planlı istihbarat operasyonunda, kentteki IŞİD hücresine yönelik takip sırasında geçen hafta sonu önemli bir gelişme yaşandı. IŞİD'le bağlantısı olduğu tespit edilen ve Diyarbakırlı olan şüphelilerin kaldığı hücre evlerine Bingöl'den bir eylem grubunun geldiği ve yerleştiği tespit edildi. İki hücre evine yönelik takip çalışmalarında, evden çıkan yabancı kişilerin kimlikleri tespit edilmeye çalışıldı. İlk belirlemelerde Bingöl'den gelen grup içinde daha önce Suriye'deki çatışma bölgelerine giderek IŞİD saflarına katıldıktan sonra geri dönen kişiler bulunduğu anlaşıldı. Şüphelilerden büyük bölümünün yasadışı biçimde Suriye'ye giriş çıkış yaptıkları yönünde kayıtlara ulaşıldı. Şüphelilerin arşiv kayıtlarına yönelik incelemelerde bazı şüphelilerin daha önce de gözaltına alındıkları ve adli soruşturma geçirdikleri belirlendi. Özellikle Bingöl'den gelen grubun, IŞİD'in bu ildeki yapılanması olduğu, ele geçirilen silah ve mühimmatın bir bölümünün de Bingöl'den Diyarbakır'a eylem amacıyla nakledildiği tespit edildi. Bingöl grubunun Diyarbakır'a yerleşmesiyle, burada bir eylem gerçekleştirilme olasılığı üzerinde duran polis ve savcılık, grubun yakalanması için önceki gün sabaha karşı operasyon başlattı. Çatışmanın ardından olay yerinde yapılan incelemeler sonrasında, operasyona katılan özel harekatçılardan Gökhan Çakıcı ve Sadık Özkan'ın canlı bomba eylemi sonrasında şehit oldukları belirlendi. Silah ve mühimmat gizlenen eve giren ilk polisler olan Çakıcı ve Özkan'ın eve girişi sırasında canlı bombanın kendisini patlattığı ortaya çıktı. Evin yarıya yakın bölümünün de patlama nedeniyle yıkıldığı görüldü. Canlı bombanın patladığı alanda yapılan incelemede, yüksek miktarda TNT ve plastik patlayıcı hammaddesi olan RDX artıkları bulundu. Ayrıca, canlı bombanın kullandığı patlayıcının Suruç ve Ankara'da olduğu gibi demir bilyelerle güçlendirildiği anlaşıldı. Türkiye'de ilk kez güvenlik güçleriyle silahlı çatışmaya giren IŞİD bağlantılı terör grubunda, çok sayıda patlayıcı fünyesi ve silahlar bulundu. Çatışmada ölenlerin büyük bölümünün de Bingöl'den gelen grup içinde yeralan şüpheliler olduğu belirtildi. Emniyet yetkileri, IŞİD'le bağlantılı olan gruplardan Adıyamanlı Dokumacı Grubu'nun Suruç, Gaziantep Grubu'nun Ankara eylemini yaptığını dile getirirken, yeni ortaya çıkarılan Bingöl Grubu'nun yanı sıra başka grupların bulunma olasılığına dikkati çekti.
Milliyet

İstanbul >Avrupa!
AB ülkeleri mülteci kriziyle baş etmenin yollarını ararken, Türkiye'nin bulunduğu özverinin boyutları bir kez daha gözler önüne serildi. İngiltere Uluslararası Kurtarma Komitesi'nin açıkladığı verilerle sadece İstanbul'da bile koskoca Avrupa'dakinden daha fazla mülteci yaşadığı ortaya çıktı. Komitenin Başkanı, eski İngiltere Dışişleri Bakanı David Miliband, günümüzde, başta Suriyeliler olmak üzere mültecilerin yüzde 60'ının metropollerde yaşadığını ve sadece İstanbul'daki mültecilerin sayısının 336 bini aştığını söyledi ve ekledi: "Bu sayı, tüm Avrupa ülkelerine giden mültecilerden daha fazla." Uluslararası Kurtarma Komitesi Türkiye'de yürüttüğü çalışmalarda İzmir ve çevresinde yaşayan 800 aileyle mülakatlar yaptı. Araştırmadan üç sonuç öne çıkıyor: Türkiye'ye gelenlerin yüzde 80'i Suriyeli ya da Iraklı Neredeyse tamamı mülteci. Ekonomik amaçlarla göç etmiyorlar, savaştan kaçıyorlar Büyük kısmının amacı Türkiye'ye yerleşmek değil, Avrupa ülkelerine gitmek
Vatan

'İş Adamından Mankenine Hepsi Mağdur'
22 Temmuz 'yasa dışı dinleme' soruşturmasında aralarında eski emniyet müdürleri Ali Fuat Yılmazer ve Erol Demirhan'ın da bulunduğu 143 şüpheli için hazırlanan iddianamede 266 kişi de 'şikayetçi- mağdur olarak yer buldu. İddianamenin ilk sayfasında ise "Paralel Devlet Yapılanması İddianamesi" başlığı yer aldı. İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilen 721 sayfalık iddianamede, iş adamı Üzeyir Garih'in kızı Dalia Garih, gazeteci Hüsnü Mahalli, İshak Alaton'un kızı Leyla Alaton, manken Deniz Akkaya, televizyoncu Müge Anlı, gazeteci Oray Eğin, oyuncu Uğur Peker Açıkalın, Gençler Birliği Spor Kulübü Başkanı İlhan Cavcav, MHP Milletvekili Ümit Özdağ'ın aralarında bulunduğu 57 kişi "mağdur" sıfatıyla yer aldı. Mağdur ve şikayetçiler arasında Doğan Holding patronu Aydın Doğan da yer aldı. İddianamede Aydın Doğan'ın şirketlerine ilişkin vergi davalarına bakan dönemin İstanbul 6. Vergi Mahkemesi Başkanı Hasan Erdem'in dinlenildiği aktarılırken, hakim Erdem'in "Doğan Medya Grubu'nun yüzde 25 hissesinin Alman Yayın Kuruluşu Axel Springer'e satışı sırasında vergi kaçırıldığı" iddiasıyla açılan davaya bakan kişi olması da dikkat çekiyor.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 109, 0040-109, 0789                           
ABD Doları 2, 9062-2, 9076/ Euro 3, 2048-3, 2070/İngiliz Sterlini 4, 4469-4, 4512                 

Israrla 5g
Kamuouyunda 4.5G olarak bilinen 'IMT Advanced' ihalesini kazanan Turkcell, Vodafone ve Avea'ya yetki belgeleri Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tarafından verildi. Yetkilendirmeye ilişkin 2 milyar Euro'luk ilk taksit ödemesi de Hazine'ye aktarıldı. Erdoğan, 4.5G ihalesindeki yerli ürün zorunluluğunun kendisini heyecanlandırdığını belirterek, "Tüm dünyanın son hızla ilerlediği bu yarışta bizim geri kalmamız söz konusu olamaz" dedi. Üç operatör ödeme çeklerini Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Feridun Bilgin'e verdi, 4.5G'ye ilişkin yetki belgelerini Erdoğan'dan aldı. Böylece IMT-Advanced yetkilendirmesine ilişkin toplam 2 milyar Euro olan ilk ödeme de dün Hazine'ye aktarıldı. Toplam frekansın asgari değeri 2 milyar 298 milyon Euro olarak belirlenen ihalede, 3 milyar 356 milyon Euro gelir elde edildi. İhale sonucunda KDV dahil toplam bedel ise 3 milyar 960 milyon Euro oldu. Turkcell 8 pakette KDV dahil toplam 1 milyar 915 milyon Euro, Avea 5 pakette toplam 1 milyar 126 milyon Euro, Vodafone da 5 paket için toplam 918 milyon Euro rakam teklif etti. Erdoğan, "Bu hizmete ilişkin ihaleyi 26 Ağustos'ta yapmış ve 3 GSM şirketimiz toplam 4 milyar Euro'luk bedelle frekansları paylaşmıştı. İhale bedelinin yarı ödemesi tamamlandı. Kalanı ise 3 eşit taksitle 18 ayda ödenecek. Yetkilendirme belgesinin imzalanmasıyla uygulama aşamasına geçilmiş bulunuyor. Nisan 2016'dan itibaren sunulmaya başlanacak hizmet ülkemizin gelişmesine, kalkınmasına önemli katkı sağlayacak" dedi. Erdoğan, "Nisan ayında Türk Telekom'un 175. Yıldönümü etkinliği töreninde sadece 4G'ye yönelik yatırım yapılmasını doğru bulmadığımı, doğrudan 5G'ye hazırlık yapılması gerektiğini ifade etmiştim. Katılanlar oldu, katılmayanlar oldu. Fakat ben bu düşüncemde ısrarlıydım. Bu teklifim üzerine 4G ihalesi, 5G'nin altı yapısını da kapsayacak şekilde 4.5G olarak revize edildi" dedi. 4 milyar Euro gibi ciddi rakamın ortaya çıkmasının sektörün Türkiye'deki potansiyelini göstermesi bakımından önemli olduğunu dile getiren Erdoğan şöyle devam etti: "14.7 milyon olan mobil abone sayısı geçtiğimiz ay 73 milyona ulaştı. 2003 yılında 20 bin olan genişbant internet abone sayısı 47 milyona ulaştı, bu da çok korkunç. Sadece insanların değil makinaların mobil internet üzerinden iletişimi de yaygınlaşıyor. 3 milyona yakın makine ülkemizde mobil şebekeler üzerinden birbiriyle iletişim halinde. Bu gelişmeler mobil iletişimin piyasa büyüklüğünü 70 milyar liraya çıkardı. Tüm dünyanın son hızla ilerlediği bu yarışta bizim geri kalmamız söz konusu olamaz. Bu yarışta önlerde yer almak mecburiyetindeyiz. 4.5G ve en kısa sürede geçeceğini ümit ettiğimiz 5G altyapıları bu bakımdan çok önemli. Akıllı evler, şehirler, tüm sektörlerde devrim niteliği taşıyan akıllı sistemler hepimize yeni ufuklar açacaktır."
Hürriyet

İlk Yerli Otomobil 5 Milyona Satıldı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, yerli otomobilin prototipine çok ciddi ilgi olduğunu belirterek, "Her gittiğimiz yerde, 'İlk arabayı ben almak istiyorum, kesinlikle alacağım, biz arkadaş grubu olarak alacağız, şirketteki tüm arabaları yenilerim' gibi isteklerle karşılaşıyoruz. Bir anekdot paylaşayım, ilk otomobili sattım. Gebze'de hayırsever bir iş adamımız ilk otomobili almak istediğini söyledi. 'Olur ama pahalı olur' dedim, 5 milyona sattım ilk otomobili. Şartımız şu Cumhurbaşkanımızdan farklı bir talimat gelmezse Gebzeli hayırsever iş adamına ilk üretilen aracı vereceğiz. Ama bunun karşılığında da hayırsever iş adamımız Gebze'ye 5 milyon değerinde bir okul yapıp bağışlayacak" dedi. TRT Haberde katıldığı programda gündeme ilişkin soruları cevaplayan Işık, yerli otomobilin yakıt tasarrufu açısından çok ciddi bir avantaj sağlayacağını ifade etti. Işık, İstanbul'da yaşayan bir kişinin günde 2-2.5 liralık, ayda ise 40-60 liralık şarj maliyetiyle dolaşabileceğini belirtti. Şehir dışına çıkılması halinde aracın arkasındaki jeneratörün devreye gireceğine değinen Işık, 100 kilometrede içten yanmalı arabalarda en az 5 litre yakarken, yerli otomobilde 2 litrelik yakıt kullanılacağını belirtti. Vatandaşın projeye gösterdiği ilgiden memnun olduklarını ifade eden Işık, "Türkiye'nin sanayileşmesiyle ilgili her dönemde milli duruş karşıtı bir yapı var, bunları hiç dikkate almıyoruz çünkü iyi niyetli eleştiri yapmıyorlar. Samimiyetle iyi niyetle bu projenin eksiğini söyleyen eleştirileri de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu.
Türkiye

İgdaş'ın Hissesi Önce İstanbulluya
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, İGDAŞ'ın blok satış yerine halka arzı tercih edeceklerini söyledi. Topbaş, "Mümkünse önce İstanbullu abonelere satış yapılacak" dedi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş, bir televizyon kanalındaki açıklamasında, Türkiye'deki doğalgaz tüketiminin yüzde 50'sini tek başına İstanbul abonelerinin yaptığını ve 5.5 milyon abone olduğunu, İGDAŞ'ın özelleştirilmesi üzerinde çok çalıştıklarını söyledi. Yurt içi ve dışından birçok doğalgaz firmasının gözünün İGDAŞ'ın özelleştirilmesinde olduğuna dikkat çeken Topbaş, "İGDAŞ'ın blok satışı için hazırlık yaptık. Ancak bazı konuları dikkate aldığımızda şirketimizi halka açma kararı aldık. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Ahmet Davutoğlu ile bu konuyu görüştük, çok uygun gördüler" dedi.
Türkiye

Rusya Gazı Mahkemelik
Rusya'dan alınan doğalgazda indirim için prensipte anlaşılmasına rağmen, Gazprom'un anlaşmaya yanaşmaması üzerine BOTAŞ, tahkime gitme kararı aldı. BOTAŞ, bunu Gazprom'a da iletirken, Ruslar, mahkeme dışında da anlaşma sağlanabileceğini bildirdi. BOTAŞ'tan yapılan açıklamada, "BOTAŞ, 29 Aralık 2014'ten geçerli olacak şekilde, Rusya'dan aldığı doğalgazın fiyat revizyonu için tahkim sürecini başlatacağını Gazprom Export'a 26 Ekim 2015'te yazılı olarak bildirmiş olup, bu aşamadan sonra konu tahkim heyetinin kararıyla çözüme kavuşacaktır" ifadesi kullanıldı. Türkiye ikinci doğalgaz tedarikçi olan İran'a karşı da tahkim davası açmıştı. Dün Reuters ajansına bilgi veren bir enerji yetkilisi, "Rus şirketi Gazprom ile bir süredir görüşmeler devam ediyordu. Ancak bu konuda beklenen gelişmeler olmadı. Dün (önceki gün) itibariyle tahkime gidildi, sanırım kararı tahkim verecek" dedi. Bir Enerji Bakanlığı yetkilisi de, "Rusya'dan almamız gereken indirim vardı ve bu konuda anlaşmıştık. Yüzde 10.25 indirim başka gerekçelerle uygulamaya konulamadı. Tahkimde bu indirim alınacaktır" diye konuştu. BOTAŞ'ın girişiminin ardından Gazprom Sözcüsü Sergey Kupriyanov, Türkiye'nin tahkime gitme kararını "normal bir uygulama" diye değerlendirirken, anlaşmazlığın mahkeme öncesinde çözülebileceğini de belirtti. Kupriyanov, "Tahkim kararının yanı sıra mahkeme dışında anlaşma (yapılması) ihtimaller arasında mevcut" dedi. Rusya'dan, kontratlar kapsamında yılda 20 milyar metreküp doğalgaz alan BOTAŞ, Gazprom ile 1 Ocak 2015'ten geçerli olacak şekilde yüzde 10.25'lik indirimde anlaşmış, ancak taraflar bunun için imza atmamıştı. Daha önce BOTAŞ'a ait olan ve devredilen kontratlar kapsamında özel sektör de Rusya'dan yıllık 10 milyar metreküp gaz alıyor. Bu çerçevede Türkiye, yıllık yaklaşık 50 milyar metreküp olan gaz ihtiyacının büyük bölümünü Rusya'dan karşılıyor. Türkiye üzerinden Avrupa'ya gaz taşımak için yeni boru hattı yapımını planlayan Rusya, Güney Akım Hattı'nı iptal ederek Türk Akımı Projesi'ni gündeme getirmiş ancak, dört hattan birine izin alması üzerine kapasiteyi yüzde 50 oranında düşürmüştü. Enerji yetkilileri, Rusya'nın yüzde 10.25'lik indirimi Türk Akımı Projesi'ne daha fazla hat için izin verilmemesi nedeniyle imzalamadığını belirtiyorlar. Ekonomi ve enerjide yakın işbirliği bulunan Türkiye ile Rusya, son dönemde Suriye'deki politikalar nedeniyle karşı karşıya geliyor. Rus savaş uçaklarının birkaç kez Türkiye'nin güney sınırını ihlal etmesi üzerine Ankara, angajman kurallarını hatırlatarak benzer ihlalde kime ait olursa olsun uçakların hedef alınacağını bildirmişti.
Milliyet

'Piyasa İstikrarı Fiyatlamaya Başladı'
Eski Başbakan Yardımcısı ve Ak Parti Ankara milletvekili adayı Ali Babacan, Türkiye'nin piyasa göstergelerinde son 1 ayda yaşanan olumlu seyre dikkat çekerek, "Piyasalar, '1 Kasım seçimleri Türkiye'deki istikrar tablosunu güçlendirecek bir sonuçla bitecek' beklentisini bugünden fiyatlandırmaya başladı" dedi. Babacan, Habertürk TV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Tek parti hükümetlerinin ekonomi açısından daha iyi sonuçlar vereceğinin altını çizen Babacan, şöyle konuştu: "İş dünyası ve piyasa oyuncularında bir koalisyonunda çok kötü olmayacağı ile ilgili değerlendirmeler var. Hatta biz çok katılmasak da şöyle bir algı da var; tek parti hükümetinin bir otoriterlikle, keyfilik, hukuksuzlukla ve bunların getireceği öngörülebilirlik sıkıntısıyla beraber düşünülmesi de söz konusu. 7 Haziran seçimi sonuçlarında AK Parti'nin neden oy kaybettiği derinlemesine incelendiği zaman 1 Kasım seçimleriyle ilgili bizim aldığımız dersler var. Hem siyasi hem ekonomik dersler ama siyasi dersler tarafını daha belirgin gördük. Bir tek parti hükümetinden endişe ve korkular varsa, biz bunları iyi anlıyoruz, bunların gerçekleşmemesi için de özel bir çaba olacak. Partimizde bu farkındalık ciddi şekilde oluştu." Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in, üçüncü bir seçim ihtimalinden bahsettiğinin hatırlatılması üzerine de Babacan, "Teorik olarak senaryolardan biri de odur ama kuşkusuz, bu tercih edilen bir senaryo olmaz. Bu arzu edilmeyen bir sonuç olur" dedi.
Milliyet

2.80 Mi 3.10 Mu?
Seçim sonrası doların seviyesinin ne olacağı, en iyi iki Türk Lirası tahmincisi olan Diaz Alvarez ve Lee Hardman'ı bile karşı karşıya getirdi. 1 Kasım seçimleri sonrası belirsizliğin azalmasının etkisiyle Türk Lirası'nın dolar karşısında ciddi değer kazanacağı beklentileri dile getiriliyor. Bazı analistler seçim sonrası doların 2.65-2.70 seviyelerine kadar gerileyeceği tahminini yapıyor. Türk Lirası konusunda en iyi iki tahminci ise seçim sonrasında Türk Lirası için bu kadar iyimser değil. Bloomberg sıralamasına göre yılın ilk çeyreğinde Türk Lirası konusunda en iyi tahmini yapan Ebury Partners Risk Yöneticisi Enrique Diaz Alvarez, BusinessHT'ye yaptığı değerlendirmede, orta vadede görece zayıf ekonomik temellerin seçimlerin sonuçlarından daha çok etkili olacağını söyledi. Alvarez, "Yüksek enflasyon, yavaşlayan büyüme ve finanse edilmesi gereken yüksek cari açık, seçim sonuçları ne olursa olsun, TL üzerinde aşağı yönlü baskı yaratacak. Türk şirketleri ve bankalarının döviz cinsinden finansmana olan bağımlılıkları Lira'nın kırılganlığını artırıyor" dedi. Alvarez değerlendirmeleri sonrası doların 3.10 seviyesine kadar geleceğini öngördüklerini belirtti.
Vatan

Kasko Ucuzlatan Eş Değer Parça Dönemi Başladı
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, bugün (dün) 3 firmaya toplam 25 parça için eş değer parça uygunluk belgesi verileceğini belirterek, "Böylece otomotiv sektörü için büyük önem taşıyan eş değer parça uygulaması fiilen başlamış olacak" dedi. Uygulamanın resmi olarak 1 Haziran'da başladığını hatırlatan Işık, belgelendirme yetkisinin 2 yıllığına TSE'ye verildiğini ifade etti. TSE'nin de o tarihten itibaren çalışmalarını tamamlayarak, başvuru almaya başladığını anlattı. Işık, söz konusu 25 parçanın motor kaputu, çamurluk gibi kaporta parçaları ile filtreler gibi motor aksamı ve mekanik bazı parçaları kapsadığını bildirdi. Uygulamanın yerli sanayiye, sigorta şirketlerine ve tüketicilere önemli kazançlar sağlayacağına dikkati çeken Işık, bu sayede bir yandan yerli sanayinin destekleneceğini, diğer yandan da ithalatın, dolayısıyla cari açığın azaltılacağını söyledi. Işık, sigorta şirketlerinin olası bir hasarda aracın onarımı için artık orijinal parça yerine aynı özelliklere sahip eş değer parça kullanabileceğini belirterek, böylece sigorta maliyetleri ve poliçe fiyatlarının düşeceğini sözlerine ekledi.
Vatan
DÜNYA

Rus Askerin Suriye'de Sır Ölümü
Suriye'de operasyonlar yürüten Rus ordusu ilk kaybını verirken, askerin ölüm nedeni tartışma yarattı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in basın danışmanı Dmitri Peskov olayla ilgili önce bu bilginin Kremlin Sarayı'nda bulunmadığını açıkladı. Ancak ilerleyen saatlerde Rusya Savunma Bakanlığı, "Suriye'deki birliklerimizde teknisyen olarak görev yapan er Vadim Kostenko intihar etmiştir" açıklaması yaptı. Açıklamada, erin telefon kayıtları incelendiğinde bir süre önce Rusya'daki sevgilisinden terkedildiğine dair mesaj aldığı, bununla birlikte soruşturmanın sürdüğü belirtildi. Böylece bakanlık, erin ölümünün Suriye'deki operasyonlarla ilgisi bulunmadığını öne çıkardı. Krasnodar'daki evlerinde dün İngiliz Reuters ajansına konuşan ailesi ise, oğullarının intihar ettiğine inanmadıklarını söyledi. Anne Svetlana Kostenko, ölüm haberini pazar günü aldıklarını, oğluyla öldüğü gün konuştuğunu söylerken "Oğlumun ölümünün intihar olduğuna asla inanmıyoruz. Her gün telefonla yarım saat konuşuyorduk. Neşeli, mutluydu" dedi. Baba Alexander da "Bize bir kız yüzünden kendini astığı söylendi. Oğlum asla böyle bir şey yapmaz. Onu gerçekten iyi tanıyorum" diye ekledi. Suriye'den bir kaynak ise Rus RBK ajansına yaptığı açıklamada, askerin öldüğü gün Suriye'deki Rus hava üssünde şiddetli bir patlama duyduklarını, Kostenko'nun bu patlama sırasında hayatını kaybetmiş olabileceğini söyledi. Kostenko'nun, haziranda askerliğini yaptıktan sonra sözleşmeli er olarak orduda kaldığı, 14 Eylül'de ise Suriye'ye gittiği belirtiliyor.
Hürriyet

Obama 14 Kasım'da Türkiye'ye Geliyor
Antalya'da, 15-16 Kasım 2015 tarihlerinde düzenlenmesi planlanan G-20 Liderler Zirvesi için hazırlıklar yoğun bir şekilde devam ederken, Beyaz Saray ABD Başkanı Barack Obama'nın 14 Kasım'da Türkiye'ye gideceğini açıkladı. Obama, resmi ziyaretler kapsamında 14-22 Kasım tarihleri arasında önce Antalya'ya gelecek, ardından Asya Pasifik Ekonomik İşbirliği Zirvesi'ne katılmak için Filipinler'e gidecek. Malezya'da, Birleşmiş Milletler'in partner olarak yer aldığı Güney Doğu Asya Ülkeleri İşbirliği (ASEAN) zirvesine katılacak olan Obama, yine orada düzenlenecek Doğu Asya zirvesinde yerini alacak. Türkiye'nin dönem başkanlığında gerçekleşecek zirvede, ABD, İngiltere, Rusya, Japonya, Kanada, Almanya, Fransa, İtalya, Avustralya, Brezilya, Arjantin, Hindistan, Çin, Endonezya, Meksika, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Güney Kore ve Avrupa Birliği Komisyonu liderleri ağırlanacak.
Türkiye

Abd Karaya Ayak Basacak
ABD'nin saygın gazetelerinden Washington Post, Başkan Barack Obama'nın güvenlik danışmanlarının, Suriye'ye özel kuvvet askerleri konuşlandırmayı içeren bir plan hazırladıklarını aktardı. Obama'nın temmuz ayında yeni bir strateji talebinde bulunması üzerine kuvvet komutanları önerilerini güvenlik danışmanlarına iletti. Dışişleri Bakanı John Kerry ve Savunma Bakanı Ash Carter'ın da aralarında bulunduğu üst düzey isimler, planları nihaileştirerek geçen hafta Obama'ya sundu. Obama'nın gelecek hafta planı imzalayabileceği belirtildi. Plan uygulanırsa, ABD'nin ilk kez Suriye'ye asker konuşlandırması anlamına gelecek. ABD daha önce bazı yıldırım operasyonları kapsamında Suriye'ye özel kuvvetler göndermişti. Ancak Obama birçok kez 'karaya ayak basılmayacak' diyerek asker konuşlandırmayacaklarını söylemişti. Yeni plana göre, Suriye'deki özel birlikleri IŞİD'e karşı bazı bölgelerde üstünlük kazanan YPG gibi Kürt birlikler ve örgütün müttefiki olan ılımlı Arap güçlerle beraber çalışacak. Suriye'ye konuşlandırılacak asker sayısı henüz belli değilken, gazeteye konuşan askeri kaynaklar asker sayısının nispeten küçük olacağını belirtti. Obama'ya sunulan plan içinde, 'güvenli bölge' önerisi ise yer almıyor. Karada görev yapacak on binlerce askere gerek duyması ve mali yükünün ağır olması nedeniyle güvenli bölgenin üstü çizildi.
Milliyet

Acı Bilanço 320'yi Aştı
Afganistan'da meydana gelen 7,6 büyüklügündeki deprem nedeniyle ölenlerin sayısı 323'e yükseldi. Pakistan Basbakanı Navaz Serif baskanlıgında yapılan toplantıda, Pakistan'da 228 kisinin yasamını yitirdigi, 620 kisinin yaralandıgı belirtildi. Pakistan'ın kuzeyinde 3 bin 320 evin yıkıldıgı, enkaz çalısmalarının devam ettigi belirtildi. Afganistan'da da deprem nedeniyle 95 kisi öldü, 440 kisi yaralandı.
Akşam

İsrail'i Boykot Çağrısı
Birleşik Krallık'taki üniversitelerde görevli yüzlerce akademisyen, ülkedeki meslektaşlarına İsrail'i boykot çağrısında bulundu. İngiliz Guardian gazetesinin dünkü baskısında tam sayfa yayımlanan ve Birleşik Krallık'ta yerleşik 300'den fazla akademisyenin imza attığı ilanda, İsrail'in yasadışı işgalleri, insan hakları ihlalleri ve bölgedeki yerleşimlere karşı duruşundan duyulan rahatsızlığa dikkat çekildi. İsrail savaş uçaklarının Gazze'nin güneyinde iki noktaya hava saldırısı düzenlediği bildirildi. Öte yandan, Filistin devlet Başkanı Mahmud abbas, Brüksel'de, AB dış İlişkiler ve güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Mogherini ile görüştü. Mogherini, görüşmede Abbas ile AB'nin şu anda Batı Şeria ve Kudüs'te görülen şiddetin azalmasına nasıl yardım edebileceğini görüşeceklerini ifade etti. İsrail, Ürdün ile varılan anlaşma çerçevesinde Mescid-i aksa'ya yerleştirilecek kameraların "yer ve yönteminin iki taraf arasında koordineli" şekilde belirleneceğini açıkladı. Öte yandan, Netanyahu'nun "Yahudi soykırımı" için Filistinlileri suçlamasına karşılık Filistinli tarihçiler, "Hitler'in soykırım kararı alındıktan 3 yıl sonra eski Kudüs Müftüsü Hacı Emin El-Hüseyni ile görüştüğünü anlamak için basit bir matematik işlemi yapmak yeterli. Netanyahu bundan da mı aciz?" değerlendirmesinde bulundu.
Star

Pkk İle Ypg'den Daeş'e Destek
Musul'a bağlı Şengal Peşmerge komutanı kasım Şeşo, terör örgütü PKK ve Suriye'deki uzantısı YPG'nin "takviye güç gönderdikleri" şeklindeki iddialarına yanıt verdi. Şeşo, "PKK ile YPG, Şengal'de fitne peşinde. Bu örgütler, Şengal'in DAEŞ'in elinde kalmasına neden oluyor. Onlar sadece yalan söylüyor ve Peşmergeye iftira atıyor" dedi. ŞEŞO, "PKK ve YPG, Şengal halkına ve Yezidilere giden yardımın KDP tarafından engellendiği propagandasını yayıyor. İddiaya göre Yezidiler de KDP'ye karşı silahlanmış. Bunlar PKK ve YPG'nin temelsiz iftiralarıdır. Şengal'i koruyan ve ona sahip çıkan güç KDP'dir. Fakat PKK fitne peşindedir" ifadelerini kullandı. Bölgedeki PKK ve YPG sorumlularına fitne çıkarmaya devam ederseniz sizi bölgeden uzaklaştırır ve bir daha gelişinize izin vermeyiz" dediğini aktaran Şeşo, "Şengal planı Başkan Barzani'nin elindedir. PKK ve YPG, iddia ettikleri gibi Şengal'i kurtarmak için takviye güç göndermemiştir" dedi. Ikby genelkurmay Başkanı Cemal Eminki de terör örgütü Pkk'nın şengal ilçesindeki hareketliliğinin "hiçbir şekilde" kabul edilmeyeceğini, "Yaşanacak tüm sorunlardan PKK'nın sorumlu olacağını" bildirdi. Eminki, PKK'nın "Şengal'i kurtaracağı" iddialarını redderek, "Militanlarını Suriye'den IKBY bölgesine göndermemeleri konusunda PKK'yı uyardık. Bugün ve gelecekte olabilecek tüm sorunlardan PKK'nın sorumlu olacağı bilinmelidir" dedi. PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'ye bağlı bin YPG gücünün Şengal operasyonu için Irak'a geçtiği iddia edilmişti. Kürt Bölgesel Yönetimi, PKK'nın bölgedeki varlığından rahatsızlık duyuyor.
Star

POLİTİKA

90'lara Dönülmesine Asla Fırsat Vermeyiz
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Beştepe'de Doğu ve Güneydoğu'dan gelen bazı kanaat önderleriyle ikinci kez buluştu. Edinilen bilgiye göre buluşmaya, 67 kanaat önderi katıldı. Her defasında değişik isimlerin katıldığı buluşmaların, önümüzdeki haftalarda da devam edeceği öğrenildi. Erdoğan, konuklara hitaben yaptığı konuşmada, Türkiye'de son 13 yılda yaşanan sessiz devrimin, Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde de somut bir şekilde hissedildiğine dikkati çekti. Erdoğan, Demokratik Açılım, Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi, Çözüm Süreci adı altında gerçekleştirilmiş olan çalışmaların, birlik ve beraberlik içinde kardeşliği perçinlemeyi hedeflediğine işaret etti. Erdoğan, buna karşın batıyla doğunun bütünleşmesini istemeyen kesimlerin, söz konusu olumlu gelişmelerden rahatsız olduklarını kaydetti. Erdoğan, terörü hortlatmaya çalışanlar olmasına rağmen 1990'lardaki meşum günlere geri dönülmesine asla fırsat verilmeyeceğini de belirtti. Terörle ve kirli odaklarla hukuk çerçevesinde mücadelenin süreceğine değinen Erdoğan, bölge halkının manzarayı net olarak gördüğünü ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan sabah saatlerinde 4.5G Yetki Belgesi İmza Töreni'nde yaptığı konuşmada da özetle şunları söyledi: Türkiye ciddi sorun ve sıkıntılarla karşı karşıya. Benim inancım, bu geçici bir süreç. Ama aynı zamanda Türkiye çok büyük projelerin hayata geçirilmeye devam ettiği, çok önemli hizmetlerin başarıyla yürütüldüğü, demokrasisi ve ekonomisi güçlü, potansiyeli yüksek bir ülkedir. Gündemi işgal eden sorunlar Türkiye ile birlikte tüm bölgenin, Avrupa'nın ve dünyanın da sorunları. İstanbul'da inşa edilen yeni havalimanına kamu ve özel sektör bankaları tarafından sağlanan 4,6 milyar avroluk kredi finansmanı anlaşmasına 19 Ekim'de şahitlik ettik. Ne dediler? 'Devlet bankaları kredi veriyor, özelden, dışarıdan bir şey bulamadılar'. Burada özel bankalar da var ama insanoğlu, bir kısmı, gözü vardır göremez, dili vardır hakikati, gerçekleri konuşamaz. Çünkü onların kalpleri mühürlüdür. Türkiye'nin büyümesi bütün hasımlara, bütün engellemelere rağmen devam ediyor. Dünyada bir ilk olmasına rağmen Anamur'dan KKTC'ye denizin altından su hattının götürülmesinin, bunun orada inşa edilmesinin benzeri yok. Bunu ilk defa Türkiye yapıyor. Asrın projesi olan bu uygulamayı malum bazı çevreler göz ardı etmenin gayreti içerisindeler. Her zaman söylerim, milli, yerli olmadığınız sürece, bu ülkenin kalkınma sürecine destek vermediğiniz sürece bilesiniz ki, 'ben vatanseverim' diyemezsiniz. Dikkat ederseniz buna Türkiye'nin medyası, sosyal medyası kulak tıkadı. Bunu hiç gündemine getirmek istemedi.
Milliyet
'İlk 4 Madde Değişmez'
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, 3'üncü seçimden bahsedilerek seçmene şantaj yapıldığını söyledi. Anayasa'nın 60 maddesinin değişmesi için geçmişte 4 partinin anlaştığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Belki bu maddeler artabilir. Ama ilk dört madde tartışma konusu olmaz" dedi. NTV'de soruları yanıtlayan Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları şöyle: Kürt sorununun çözümü için her türlü fedakarlığı yapmaya hazırız. Partim oy kaybetse dahi bu sorunun çözümü için her fedakarlığı yapmaya hazırız. Biz çözmezsek kim çözecek. MHP lideri Devlet Bahçeli de çözüm için olumlu tavır alacaktır. Cumhurbaşkanlığı seçiminde MHP ile çatı adayımız olan Ekmeleddin İhsanoğlu cumhurbaşkanı olsaydı, Türkiye bugün Ortadoğu bataklığında değildi. Akşam Sayın Davutoğlu aradı ve 'Geçmiş olsun' dileklerini iletti. Büyük bir dikkatle olayı takip ettiklerini ifade etti. Olayın aydınlanacağını da bildirdiler kendilerine teşekkür ettim. Cumhurbaşkanı Erdoğan da arayıp 'Geçmiş olsun' dedi. Hangi gerekçeyle ateş ederler anlamıyorum. Türkiye son yıllarda gergin bir toplum olmaya başladı. Türkiye'nin huzurlu bir ortama sapması lazım. Bu gerginliği yaratanlar da büyük ölçüde siyasiler. Ben de bir siyasiyim, daha yumuşak bir dil kullanılması lazım. Umarım, Türkiye bu gergin ortamdan kurtulur. Türkiye'de can ve mal güvenliği yok. Bu kaygı sadece bende değil, iş dünyasında da, yabancı sermayede de var. Her an sizin mal varlığınıza el konulabilir makul şüpheyle. Buna dayanarak dosyanıza 'gizli' kararı koyabilirler ve avukatınız bile neden tutuklandığınızı öğrenemez. Bu tablonun kesinlikle değişmesi lazım. Burada iki temel sorun var. Savcı eğer bir yazıyla bir gruba el koyup kayyum atayabiliyorsa orada hukuk ve demokrasi askıda demektir. Daha vahimi kayyum atanan kişinin iktidara yakın olması. Bu yargının bağımsız olmadığını iktidarın emrinde olduğunu..Savcıya sormak gerekiyor; hangi gerekçe ile el koyuyorsunuz? Vergi denetimi yapılmıştır diyelim. Cezası varsa kesersiniz ama malvarlığına el koyma kabul edilemez. Buna aydınlar, barolar, üniversiteler tepki göstermezse iktidar istediği holdingin mallarına el koyabilir.
Vatan

SPOR

Antalyaspor'u 5-1 yenerek Galatasaray ve Fenerbahçe'ye 4'er puan fark atan Beşiktaş'ta, Teknik Direktör Şenol Güneş, maçtan sonra oyuncularına teşekkür ederken çarpıcı ifadeler kullandı. Güneş, soyunma odasında yaptığı konuşmada, Antalya Arena'daki bozuk zemine rağmen özellikle ikinci yarıda çok başarılı bir futbol oynadıklarına dikkat çekti. Siyah-beyazlı hocanın, "Böyle bir zeminde bu futbolu oynamak mucize gibi bir şey. Aferin hepinize. Böyle devam edersek bizi kimse durduramaz" dediği öğrenildi. Beşiktaş'ın hocası takımdaki herkese eşit gözle baktığını dile getirdi. Antalyaspor maçında sonradan oyuna giren Kerim, Cenk Tosun ve Mustafa Pektemek'i öven Güneş'in, "Böyle oynarsanız kazanan hem Beşiktaş hem de siz olursunuz. Ancak şunu unutmayın. Geçen sene çok erken havaya girdiğimiz için ligi iyi yerde bitiremedik. Daha ligin sonuna çok var. Bu nedenle ayaklarımız yere sağlam basmalı. Bizi çok övüyorlar ama daha ligin başındayız" ifadelerini kullandığı aktarıldı. Yoğun bir maç trafiğinin içinde olduklarının da altını çizen Güneş, "Antalyaspor maçını hemen unutmalıyız. Çünkü önümüzde ligin en iyi ekiplerinden Kasımpaşa ile oynayacağımız bir karşılaşma var. Galibiyet serimizi devam ettirmeliyiz" dedi. Bu arada Şenol Güneş maçtan sonra futbolcuların yanı sıra teknik ekip ve kulüp çalışanlarını da kutladı. Beşiktaş çatısı altında tam bir aile olduklarını dile getiren tecrübeli hoca, sezon sonuna kadar aynı ciddiyet içinde çalışmaları gerektiğine vurgu yaptı.
Milliyet

Erkekler Spor Toto Şampiyonlar Kupası'nda Halkbank, Arkas'ı 3-0 mağlup ederek mutlu sona ulaştı. Bursa Cengiz Göllü Voleybol Salonu'nda oynanan mücadeleye Ankara ekibi "Son Türkiye Kupası Şampiyonu", İzmir temsilcisi de "Son lig şampiyonu" unvanları ile çıktı. İlk andan itibaren oyuna ağırlığını koyan Halkbank, birinci seti 25-17 alarak 1-0 üstünlük sağladı. Le Roux ve Kooy ile etkili olan Başkent ekibi, ikinci sette de Arkas'a adeta nefes aldırmadı. Üstün bir oyunla seti yine 25-17 alan Halkbank, üçüncü seti de 25-16 ile kazandı. Maçtan 3-0 üstünlükle ayrılan Halkbank, üst üst ikinci kez Şampiyonlar Kupası'nın sahibi oldu. MVP seçilen Le Roux 13 ve Kooy 11 da sayıyla oynayarak galibiyeti getiren isimler olurken Arkas'ta ise Gökhan 11 sayı üretti. Halkbank'a kupasını Federasyon Başkanı Özkan Mutlugil verdi.
Star

Fenerbahçe taraftarı, İsmail Kartal'ın yerine göreve getirilen Vitor Pereira'dan umudunu kesti. Portekizli hocanın takıma oynattığı futbolu beğenmeyen Sarı-Lacivertliler, Beşiktaş derbisinde alınan 3-2'lik mağlubiyet ve Kadıköy'de Akhisar Belediye maçında 2-0 öndeyken skorun 2-2 olmasının ardından son şampiyonluğu yaşadıkları Ersun Yanal'ın geri dönmesi için kampanya başlatmıştı. Devam eden kampanyanın G.Saray derbisi sonrası hız kazandığı ortaya çıktı. İnternette devam eden "Ersun Yanal Fenerbahçe Teknik Direktörlüğü'ne getirilsin" kampanyasında şu ana kadar 15 bin imzanın toplandığı kaydedildi. Change.org'daki kampanyaya katılan taraftarlar, transfere 70 milyon euro harcanıp, Van Persie, Nani, Kjaer, Ba, Fabiano, Şener Özbayraklı, Volkan Şen, Josef de Souza, Markovic ve Fernandao gibi yıldızlar alınmasına karşın Pereira'nın 9 hafta sonunda takımdan gönderilen İsmail Kartal'ın bile gerisinde kaldığına dikkat çekti. Sezon başı "Hücum futbolu" oynatma sözü veren Portekizli hocanın, başarılı olamadığını ve Devler Ligi ön elemesini geçemediğini hatırlatan Sarı-Lacivertliler, Avrupa Ligi'nde de gidişatın iyi olmadığını belirtip, son şampiyonluğu kazandıkları Ersun Yanal'ı takımın başında görmek istediklerini ifade ettiler. Yönetime bu konuda bir mektup yazmaya hazırlanan taraftarlar, "Yanal gelirse şampiyonluk garanti" dediler.
Star

CİM-Bomlu yöneticiden derbinin hakemi Fıdat Aydınus'a "Hakemliği bırak" çağrısı. Özel taşıma firması UBER ile yapılan işbirliği anlaşmasının imza töreninde konuşan Galatasaray Genel Sekreteri Fatih İşbecer, "Birkaç hafta önce Kasımpaşa-Çaykur Rizespor maçından sonra Deniz Çoban özür diledi ve hakemliği bıraktı. Biz de Fırat Aydınus'tan benzer bir şey bekliyorduk. Aydınus da artık düdüğünü assın" dedi. İşbecer şöyle konuştu: "Bu kadar kötü bir yönetim gösterip, ondan sonra hiçbir şey olmamış gibi davranması ilginç geldi. Bu işe senelerini vereceksin, her sene eğitim alıp para kazanacaksın, bir sürü hatayı gözden kaçıracaksın, böyle hakemlik olmaz. Böyle hakemlik yapana halı sahada bile maç yönettirmezler. Keşke skorun üstüne hakemin gölgesi düşmesiydi. Oyuncularımız tekme yağmuru altında mücadelelerini centilmence sürdürdüler." Gözlemci Yunus Yıldırım'ın Aydınus'a verdiği 8.4 puana da tepki gösteren Galatasaraylı idareci, "Utanmamışlar bir de 8.4 vermişler. Kıracaksan adam gibi kır. Yoksa ver 10 puan da 'Bak biz hiçbir şey sallamıyoruz. Eşe dosta 10 puan çakıyoruz' de. Ayrıca maçta sürekli küfür edildi. Bakalım Fener'e ne ceza verilecek" derken, Fenerbahçe derbisi anonslarında 4 yıldızlı logolarının kullanılmamasının da yanlış olduğunu belirtti.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme