29 Ekim 2015 Perşembe

29.10.2015 Genel Gündem


29.10.2015 Perşembe
GÜNDEM

Hem Kapıyı Hem Yayını Kestiler 
Koza-İpek Yayın Grubu'na ait Kanaltürk TV, Bugün TV'nin yayını dün kesildi. Polislerle birlikte binaya giren kayyum ekibi içeri girdikten sonra reji odasına geçti ve yayını sonlandırmak istedi. Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, "Kanalın genel yayın müdürü benim. Bu yayın devam edecek. Yayına müdahale edemezsiniz" diyerek karşı çıktı. Ancak tartışmaların ardından yayın saat 16.33'te kesildi ve iki televizyonun ekranı karardı. Kanaltürk ve Bugün TV'nin İstanbul'daki binasında kayyumların yönetime el koymasıyla başlayan, polis müdahalesiyle gerginliğin tırmandığı ve ardından kanalların yayının tamamen kesilmesiyle sonuçlanan olaylar şöyle gelişti: Koza-İpek Yayın Grubu'na ait Kanaltürk TV, Bugün TV ile Bugün ve Millet gazetelerinin bulunduğu Mecidiyeköy'deki binada, kanal çalışanları ve izleyenleri sabaha kadar nöbet tuttu. Saat 04.45 sıralarında Çevik Kuvvet otobüsleri ve 2 TOMA, bina önüne geldi. Kalabalık, alkış ve ıslıklarla polisin gelişini protesto etti. CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal ve Eren Erdem de gelerek kalabalığa destek verdi. Saat 07.00'de çok sayıda Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü polisi binanın önüne geldi. Sabah saat 07.15'te binanın kapısına yüklenen polis ekipleri içeriden direnişle karşılaştı. Kapı önünde bekleyenlere biber gazı sıkarak uzaklaştıran polisler, demir zincirlerle kitlenen kapıyı itfaiyenin demir kesme makasıyla kesip söktü. Binaya giren polisler çalışanları yaka paça dışarı çıkarttı. Bazı çalışanlar yere yatırılarak gözaltına alındı. Ters kelepçe takılan bir çalışan, daha sonra kelepçeli olarak bırakıldı. Binanın içi boşaltıldıktan sonra Kayyum ekibi polis eşliğinde içeri alındı. Çalışanlardan bazıları da yaşanan arbede de yaralandı. Bir gazeteci ise yaralı elindeki sarı basın karını göstererek 'Basın kartıma kan bulaştı' dedi. Kanaltürk TV canlı yayın kablosu polis tarafından koparılarak canlı yayına son verildi. Kapıda bekleyenlere TOMA'dan basınçlı su sıkılarak dağıtıldı. TOMA'nın önüne gelen 4 kişi ise hareket etmesini önlemek için elleriyle TOMA'yı ittiler. Polisler çekim yapan kameramanları da engelledi. Bu gelişmeler üzerine Bugün TV Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros, ana kumanda odasına girdi ve destek vermek için gelen konuklarla yayına burada devam etti. MHP İstanbul Milletvekili İzzet Ulvi Yönter ile MHP İl Başkanı Mehmet Bülent Karataş ve İl Başkan Yardımcısı Erdem Kekeç saat 11.00 sıralarında binaya geldi. Polisin içeri girmelerine izin vermemesi üzerine çıkan arbedede Kekeç'le polisler yumruklaştı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu ile CHP'li vekiller Mahmut Tanal, Barış Yardakaş ve Eren Erdem, Şafak Pavey ile HDP Eş Başkanı Selahattin Demirtaş ve HDP'li vekiller Garo Paylan ve Ali Kenanoğlu ana kumanda odasına gelerek canlı yayında konuştu. Demirtaş, "Seçime birkaç gün kala muhalif kanalların susturulmaya çalışılması kafalarda şaibeleri daha da artıracaktır. Korkunuz ne? tereddüdünüz ne? Seçim günü yapılacak yayınlarla ilgili tereddüdünüz mü var" dedi. İçeri giren kayyum ekibi reji odasına geçti ve yayını sonlandırmak istedi. Toros, "Kanalın genel yayın müdürü benim. Bu yayın devam edecek. Yayına müdahale edemezsiniz" diyerek tepki gösterdi. Tartışmaların ardından yayın saat 16.33'te kesildi ve iki televizyonun ekranı karardı.
Hürriyet


Fethullah Gülen Kırmızı Işid'liler Mavi Listede 
İçişleri Bakanlığı aranan teröristler ile ilgili internet sitesi açtı. Aranan teröristler, kırmızı, mavi, yeşil, turuncu ve gri renklerden oluşan listelere ayrıldı. Fethullah Gülen kırmızı listede yer alırken, daha önce isimleri açıklanan ve eylem hazırlığı içinde oldukları belirtilen IŞİD terör örgütü mensupları mavi listede yer aldı. Kırmızı listede IŞİD terör örgütünden Mustafa Dokumacı ve İlhami Balı gibi isimler yer aldı. www.terorarananlar.pol.tr linkli internet sitesinde ödül seçeneğini tıklayınca karşınıza çıkan görselde ise hangi gruba ne kadar ödül biçildiği gösteriliyor. Buna göre kırmızı listede yer alanlar için 4 milyona, mavi listede yer alanlar için 1.500 milyona, yeşil listede yer alanlar için 1 milyona, turuncu listede yer alanlar için 600 bin TL'ye, gri listede yer alanlar için ise 300 bin TL'ye kadar ödül isteniyor.
Vatan

'Ergenekon Sanıkları O Defterden Çıktı' 
Casusluk ve yasa dışı dinleme soruşturması kapsamında hazırlanan iddianamede, eski Emniyet Müdürlerinden Hanefi Avcı'nın "Haliçte Yaşayan Simonlar" adlı kitabında "Kozanlı Ömer" olarak tanıttığı ve Fethullah Gülen'in 'emniyetten sorumlu imamı' Osman Hilmi Özdil'in üzerinden çıkan belgelerden bahsedildi. Özdil'in 18 Nisan 2007 tarihinde ABD'ye girerken FBI tarafından gözaltına alındığı ve üzerindeki bazı belgelerin kopyalandığı belirtilirken bu belgelerin bir kısmının 2014 yılındaki soruşturma kapsamında Türkiye'ye gönderildiği ortaya çıktı. İddianame'ye göre, yapılan incelemede not defterinde bazı isimlere rastlandı. Bu isimlerin büyük bir kısmı Özdil'in gözaltına alınmasından iki ay sonra İstanbul Ümraniye'de bulunan el bombaları ardından başlayan Ergenekon Davası soruşturmasında tutuklanan isimlerdi. İddianamede, Özdil'in not defterinden Şener Eruygur, Mustafa Balbay, Kemal Kerinçsiz, Sevgi Erenerol, Emin Şirin, Kemal Yavuz ve Taner Ünal gibi Ergekenon davası sanıklarının isimlerinin yer aldığı belirtilirken, bazı kısaltmalara da dikkat çekildi. "H.Ozkasnad" şeklindeki kısaltmanın 28 Şubat soruşturması kapsamında tutuklanan emekli Tümgeneral Erol Özkasnak'ın kastedildiğinin belirtildiği iddianamede, 'Kuridakai' ifadesi ile kastedilen de 28 Şubat Soruşturması kapsamında ifadesi alınan emekli Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı olduğu dile getirildi. Fethullah Gülen'in dünya müslümanlarının ruhani liderliğine soyunduğunun öne sürüldüğü iddianamede, "Hristiyan aleminin ruhani lideri olana papa ile siyasi birliktelik oluşturup müslümanlarca kutsal sayılan yerlerin idaresinin dahi üç dinin temsilcisine verilmesi gibi BM'ye önerge verebilecek seviyede dünya çapında dini ve siyasi argümanlar organize ettiği" anlatıldı. Örgütün, askeri okullara, polis akademisi ve kolejine sokulacak öğrencileri kendi dersanelerine gerçek isimleri ile kayıt etmediklerinin de belirtildiği iddianamede, "Bu öğrencilere sınav soruları sınavdan önce verilir. Buna örgüt jargonunda 'Fetih Okutmak' denir. Bu da sınavda çıkacak soruların öğrencilere okutup ezberletilmesi demektir" denildi. İddianamede dershane yıllarında cemaat ile tanışan bir polis memuru A.İ.Y.'nin detaylı ifadesine verildi. Polis, "Cuma namazı akademide okuyan polislere yasaklandı. Yine Cemaatteki emniyet mensuplarına hac ve umre kesinlikle yasaktır" dedi.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 108, 8179-108, 9160                                              
ABD Doları 2, 9216-2, 9234/ Euro 3, 1898-3, 1958/İngiliz Sterlini 4, 4610-4, 4670                              

TÜSİAD: Basın Özgürlüğünde Endişe Var 
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Koza İpek Holding'in kayyuma devredilmesi ve dün medya grup merkezlerine polis müdahalesi sonrasında dün bir açıklama yaptı. Koza-İpek'in adı anılmadan yapılan açıklamada, "Soruşturmaların keyfiliğe yer vermeyecek bir şekilde, hızlı ve şeffaf olarak yürütülmesi iş dünyası olarak temel beklentimizdir" denildi. TÜSİAD'ın açıklaması şöyle: "Hukuk devletinde her kurum yargısal denetime tabidir. İş dünyasını temsil eden bir sivil toplum örgütü olarak, yargının yürüttüğü bir soruşturma hakkında değerlendirme yaparken bu bilinçte hareket etmek ana ilkemizdir. Suçla mücadelede alınan tedbirlerin orantılı olması ve kişilerin hak ve itibarlarını ihlal etmeden yürütülmesi Anayasamız ve insan haklarının gereğidir. Hukuk devletinde vatandaşlar gibi devlet de hukukla bağlıdır. Devlet, kamu kurumlarının etkili çalışmasını engelleyen her türlü girişimi de bertaraf etmek ile sorumludur. Devletin hukuka uymasını beklemek ve talep etmek vatandaşların en doğal hakkıdır. Alınan tedbirlerin orantılı olduğu, aşırı ve keyfi olmadığı konusunda toplum kesimlerinin tatmin edilmesine ihtiyaç vardır; kayyuma devir gibi bir yargısal işlemin yerindeliği ve orantılı olmasından şüphe duyulması hukuk güvenliği açısından ülkemizdeki iş ve yatırım ortamına büyük zarar verir. Diğer yandan, söz konusu şirketler arasında basın kuruluşlarının olması, girişim özgürlüğünün yanında, bir süredir basına yönelik devam eden müdahaleler ve saldırılar dikkate alındığında, basın özgürlüğü açısından da toplum nezdinde ciddi endişelere yol açmaktadır. Soruşturmaların keyfiliğe yer vermeyecek bir şekilde, hızlı ve şeffaf olarak yürütülmesi iş dünyası olarak temel beklentimizdir." Bu arada TÜSİAD dışında iş dünyasındaki genel bir sessizlik hali dikkat çekti.
Hürriyet

Enflasyonu En Çok Gıda Ve Döviz Kuru Etkiledi 
Merkez Bankası yıl sonu enflasyon tahminini 1 puan artırarak yüzde 7.9'a yükseltti. Yılın 4'üncü Enflasyon Raporu'nu açıklayan Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, Banka'nın fiyat istikrarını sağlamak amacıyla para politikasındaki sıkı duruşunu sürdüreceğini belirtti. 2015 yılı üçüncü çeyreğinde enflasyonun gıda fiyatları ve döviz kuru gelişmeleri kaynaklı Temmuz Enflasyon Raporu tahminlerinin üzerinde gerçekleştiği belirtilen Başçı, para politikasında sürdürülen sıkı duruş ve yurt içi talepteki ılımlı seyir nedeniyle döviz kuru artışlarının fiyatlara geçişinin sınırlı olduğunu kaydetti. Gıda enflasyonunu bu yıl yüzde 8 olarak tahmin ettiklerini ifade eden Başçı, 2015 yılında TÜFE'nin yüzde 70 olasılıkla yüzde 7.9 olarak tahmin edildiğini söyledi. Yüzde 15 civarında büyüyen ticari kredilerin büyüme hızında yavaşlama olduğunu belirten Başçı, tüketici kredileri için yüzde 10'luk büyümenin sürdürülebilir ve faydalı olduğunu ifade etti.
Türkiye

Turkcell Çifte Büyüdü 
Turkcell Grubu ve Turkcell Türkiye yılın üçüncü çeyreğinde gelir ve FAVÖK açısından tüm zamanların en yüksek çeyrek performanslarına imza attı. Konsolide bazda gelir yüzde 6.4 büyüme ile 3 milyar 364 milyon TL'ye ulaşırken, grup FAVÖK'ü yüzde 10.5 artarak 1 milyar 161 milyon TL'ye yükseldi. FAVÖK marjı ise güçlü mobil ve sabit genişbant gelirlerine ek olarak mobil servislerin de katkısıyla yüzde 34.5'e çıktı. Tek seferlik etkiler hariç Grup net kârı yüzde 17.8 yükselerek 707 milyon TL'ye ulaştı. Turkcell'in KAP'a yaptığı açıklamaya göre, 2015 yılı ilk 9 ayında şirket 1.48 milyar TL kâr elde ederken, şirketin geçen yılın aynı döneminde kârı 1.6 milyar TL olarak gerçekleşmişti. Finansal sonuçları değerlendiren Turkcell Genel Müdürü Kaan Terzioğlu, yılın üçüncü çeyreğinin uluslararası piyasalarda Türkiye ve Turkcell'e olan güveninin bir kez daha kanıtlandığı çok başarılı bir dönem olduğunu belirterek, sektörün dönüm noktalarından biri olan 4.5G ihalesinde Turkcell'in toplam frekansın yüzde 47'sini 1.6 milyar avro karşılığında aldığını hatırlattı. Terzioğlu, "Türkiye, cep telefonunda 1000 Mbps'yi ilk kez Turkcell ile görecek. Bu, 'kablosuz fiber' hızı demek" dedi. Turkcell Türkiye'nin toplam mobil abone sayısı ise 34.2 milyon oldu.
Türkiye

VW'den Japon Usulü Özür 
Emisyon skandalı nedeniyle zor günler yaşayan Volkswagen, Tokyo Otomobil Fuarı'nda "Japon usulü" özür diledi. Volkswagen Binek Araçlar CEO'su Herbert Diess, söz konusu olaydan ötürü özür dileyip, müşteri güvenini geri kazanacaklarını ve Japonya'da dizel modellerinin tanıtımını erteleyeceklerini bildirdi. VW Japonya CEO'su Sven Stein ise, basın toplantısında Japon stili eğilerek özür dilemeyi tercih etti. Japonya'da yılda ortalama 60 bin VW satılırken, 600 bin VW kullanıcısı olduğu belirtiliyor. Skandal, firmanın bilançolarına da etki etti. VW, 3. çeyrekte 3.5 milyar euro faaliyet zararı açıklarken, şirketin Başkanı Matthias Muller, "Şayet dizel skandalı ortaya çıkmasaydı, 3.2 milyar euro kar açıklayacaktık. Ancak kaybettiğimiz güveni geri kazanmak için elimizden geleni yapacağız" diye konuştu.
Milliyet

İlk Yerli Otonun Sahibi: Halkımız Da Alsın 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık'ın, üretilecek ilk yerli otomobili okul yaptırması karşılığında sattığı Gebze'deki hayırsever iş adamı 77 yaşındaki Muzaffer Altıntaş, ilk yerli otomobile sahip olmaktan dolayı gururlu olduğunu belirtti. Altıntaş, "3 tane otelim var. Lastik ve akü bölge bayisiyim. Ben apartta oturuyorum. Bana gülüyorlar. Dünya malında gözüm yok. 1974 model otomobilim var. Çocuklarım 'Niye son model araba almıyorsun, bunlara layıksın. Büyük araba alalım' diyorlar. Kabul etmiyorum" dedi. Altıntaş, "Bir hayır sever olarak bana kısmet oldu, otomobili verecekler. Ben de okul yapacağım. Sözüm söz. Ömrüm yetmezse bile çocuklarım devam ettirecekler" dedi. Altıntaş ayrıca, "Halkımız yerli otomobil alsın, destek çıksın" ifadelerini kullandı.
Akşam

Şimşek: İnşaat Lokomotif Değil 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, inşaat sektörünün Türk ekonomisinin lokomotif sektörü olmadığını söyledi. Habertürk yayınına katılan Şimşek, Polonya örneğini vererek, "İnşaat sektörü iddia edildiği gibi Türkiye'de lokomotif sektör değil. Türkiye ekonomisi içindeki payı Polonya'dakinden düşük örneğin" dedi. Şimşek ayrıca, "İnşaat sektörünün geleceği parlak, desteklenecek de, endişeye gerek yok ancak Türkiye'de tasarrufların sanayiye yönelmesi lazım. Kaynakların sanayiye aktarılması için gerekenler yapılacak" diye konuştu. Emlak piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Bakan, "Piyasa değeri ile tapu değeri arasındaki fark önem arz ediyor. Piyasa değer 1.000 lira olabilir ama Emlak Vergi Değeri 10 lira olduğu için onun üzerinden vergilendiriyorsunuz. Satışın piyasa değeri üzerinden olması ve onun üzerinden değerlendirilmesi lazım" dedi. Emlak vergi değerinin tamamen belediyeler tarafından belirlendiğine işaret eden Şimşek, belediyeler arasında değişiklik gösterdiğini vurgulayarak, "Bu alanın bir an önce reforma ihtiyacı bulunuyor. Herhangi bir gayrimenkulu 5 yıl elinizde tutup sattığınızda vergisi yok. Bunun da değişmesi gerekiyor. Gelir vergisi reform tasarısı ile bu düzelecek" dedi.
Vatan

Üç Bankadan 6.2 Milyar Kâr 
Hisse senetleri borsada işlem gören bankalar 9 aylık bilanço dönemine girdi. Türkiye'nin önde gelen üç özel bankası yılın 9 aylık döneminde toplam 6.2 milyarlık kârı aştı. Dokuz aylık konsolide net kârı 2.2 milyar lira olan Akbank'ın Genel Müdürü Hakan Binbaşgil "Özellikle uluslararası piyasalardaki tüm belirsizliklere rağmen, yılın ilk yarısında ekonomimiz beklentilerin üzerinde, ılımlı bir büyüme performansı sergiledi. Yılın ikinci yarısında da büyük ölçüde benzer bir trend öngörüyoruz. Akbank da, bu dönemde sağlıklı büyüme performansını sürdürürken ekonomimizin büyümesine destek oldu. Bankamız, bu dönemde geçtiğimiz yılsonuna kıyasla toplam nakdi ve gayrinakdi kredilerini yüzde 12 büyüterek 188 milyar TL seviyesine çıkardı. Aktiflerimiz de aynı dönemde yüzde 17 büyüyerek 255 milyar TL seviyesine çıktı" dedi. 2015 yılı ilk dokuz ayı konsolide net kârını 1 milyar 274 milyon TL olarak açıklayan Yapı Kredi'nin CEO'su Faik Açıkalın da şu değerlendirmede bulundu: "Yılın ilk 9 ayında başarılı bir performans sergileyerek odaklandığımız alanlarda hedeflerimize ulaştık. Nakdi kredilerimizi yılın başından bu yana yüzde 22 artırarak 153.7 milyar TL'ye, gayrinakdi kredilerimizi de yüzde 30 yükselterek 63.2 milyar TL'ye ulaştık. Böylece toplam kredi hacmimizi yüzde 24 artırarak 216.9 milyar TL'ye çıkardık." Garanti Bankası'nın da konsolide finansal tablolarına göre, 2015'in dokuzuncu ayı sonundaki net kârı, 2 milyar 716 milyon TL oldu. Garanti'nin aktif büyüklüğü 293 milyar 253 milyon TL seviyesine ulaştı. Garanti Bankası Genel Müdürü Fuat Erbil "Piyasalardaki oynaklığın devam ettiği 2015'in üçüncü çeyreğinde, sağlam bilanço yapımızı koruyarak, güçlü performansımızı sürdürdük. Gerek ticari gerekse bireysel kredilerle ekonomiye desteğimiz, sektör ortalamasının üzerinde bir artışla devam etti ve 223 milyar TL'yi aştı" dedi.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Bir Kez De Kul Hakkı Yemeyen Yönetsin 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Eğer refahı ve huzuru istiyorsak yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacımız var. Çok ayrıştık, çok bölündük. Huzur kalmadı memlekette. Size sözüm var. Yetki verirseniz işsizlik ve terör belasından bu memleketi kurtaracağız" dedi. CHP lideri, dün Bartın Karabük ve Düzce'de halka hitap etti. 7 Haziran'da sandıktan farklı bir sonuç çıktığını, vatandaşın "Tek partiye yetki vermiyorum. Oturun kendi aranızda uzlaşın. Türkiye'nin sorunlarını çözün" dediğine işaret eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Biz CHP olarak üstümüze düşen görevi yaptık. Geldiler koalisyon için. 10 gün görüştük. Görüşmeden sonra '4 yıllık koalisyon istemiyoruz. 3 aylık seçim hükümeti istiyoruz' dediler. 'Niye 3 aylık? Vatandaş oyunu yeni kullandı. Niye bir daha sandığa?' dedik. 'Bize 400 milletvekili vermediniz, vatandaşı bir daha sandığa götüreceğiz.' Benim bildiğim, inandığım hiçbir vatandaşımız bu ülkede şantaja boyun eğmez. Gider sandığa kararlı iradesiyle oyunu kullanır. Hükümet kuramayan bir partiye, hükümet kuramayan bir lidere güven duymamanız gerekir." Kılıçdaroğlu, MHP'yi kastederek "İkinci parti sağ olsun her şeye 'hayır' diyor. 'Hayır' diyorsan niye siyasete giriyorsun? Girme o zaman. Başka bir şey yap. Öbür 3'üncü parti denklemin dışında zaten. Geriye bir tek parti kalıyor. Bu ülkenin sorunlarını en iyi saptayan, en iyi tespit eden, çözümleri üreten parti CHP" dedi. Siyasetin kavga alanı, köşeyi dönme, zenginleşme aracı olmadığını belirten Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Siyasetin görevi vatandaşa hizmet etmektir. Ama vatandaşa hizmeti bıraktılar. Birisi din iman edebiyatı yapıyor. Öbür taraftan birisi de etnik kimlik edebiyatı yapıyor. Bunları bırakmamız lazım. Bu ülkenin refaha ve huzura ihtiyacı var. Eğer refahı ve huzuru istiyorsak yeni bir siyaset anlayışına ihtiyacımız var. Çok ayrıştık, çok bölündük. Birbirimize selam veremez hale geldik. Neden? Huzur kalmadı memlekette. Size sözüm var. İşsizlik belasından da bu memleketi kurtaracağız yetki verirseniz. Ben siyaseti köşeyi dönme aracı olarak görmüyorum. Bir kere de kul hakkı yemeyenler, yolsuzluk yapmayanlar, vatandaşın cebine elini uzatmayanlar bu ülkeyi yönetsin. Yeni bir anlayışımız olsun."
Milliyet

Ülkeyi Krize Sokmak Alışkanlığa Dönüştü 
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Star TV/NTV ortak yayınında şunları kaydetti: Başbakan yalandan başbakan olması hasebiyle çok yalan söylüyor. Bu çanta açılmıştır. O çanta açıldı, içinde MHP'nin koalisyona bakışı, protokol, koalisyon protokolünün yapısı ve önerilerimiz, milletvekili sayısına göre hükümet kurulduğu taktirde 6 bakanlık MHP'yi 15 bakanlık AKP'ye düşmekte. Siyah çantayı açtım gösterdim. Bu dosyaları size vermeyeceğim ama dört şartı kabul ederseniz oturur görüşürüz taşın altına elimizi değil gövdemizi koruz dedik. Burada bir belge var. Kurşun kalemle çalışılmış bir takvim var. Bu AKP'nin MYK'da gayri resmi yaptığı bir ön çalışmanın özetidir. 15 Ağustos Cumartesi TBMM'nin olağanüstü toplantıya çağrılması, 17 Ağustos Perşembe günü erken seçim kararı ya da teklifine ilişkin partilere yardım önergesi verilmesi, 18 Ağustos TBMM'nin olağanüstü toplanması. Burada dikkatimizi çeken bu belge sağlıklı bir belge ise bizden 14'ünde randevu istediler ama o günde TBMM'yi 15 Ağustos'ta toplamak üzere bir de program yapmışlar. Demek ki MHP ile görüşmelerinde hükümet kurma düşüncesi yoktur. İktidar Gülen grubuna, neden olduğunu anlamadığımız bir kin ve nefretle saldırıyor. Anayasayı çiğneyerek kayyum ilan ederek istihdam yaratan İpek Grubu'nun, seçime üç beş gün kala medyanın varlığını ortadan kaldıracak şekilde polis gücüyle binayı basmak çok edepsiz bir harekettir. Başbakan Cumhurbaşkanı'nın ve eğer saray örgütleri tarafından yönlendiriliyorsa müdahil olsun. Başbakan anayasanın 30. maddesine göre polisi çekmeli, kayyumları kovmalı, faaliyetlerin devamını basın özgürlüğü çerçevesinde sürdürmeli. (Davutoğlu'nun 5. partinin MHP'den çıkacağı açıklamasına ilişkin) Meclis'te geçmiş dönemlerde 5. partilerimiz olmuştur. AKP organizasyonu ile MHP içinde var olduğu düşünülen 5. kol faaliyetlerini gerçekleştirirlerse MHP'den kopma olur, başka türlü olmaz. MHP ve 5. Parti'nin koalisyonu çıkacak olan tablo ve 4 maddemiz üzerindeki anlaşmaya bağladır. (Abdullah Gül'e ilişkin soru üzerine) Basında yazılanlarla takip ediyoruz, Özel temaslarımız olmuyor. Gül Bey, Dışişleri Bakanlığı, Başbakanlık, Cumhurbaşkanlığı yapmış sabırlı, soğukkanlı, dengeli bir siyaset adamı olarak kendini kabul ettirdi. Böyle bir konumda olan kişi 'cumhurbaşkanlığı yaptım son noktayı koyuyorum derse' kendi bileceği şeydir. Ama toplumun ihtiyaçlarına cevap verebilecek birikimi varsa toplumu reddetmemelidir. Türkiye seçim yoluyla bir krizde kalıyorsa, seçim yoluyla ülkeyi krize kaosa götürmek alışkanlık haline geliyorsa, bu farklı arayışları ortaya kor. Bunu yaşamak istemiyorsak seçimlerin sonucundan çözüm üretmeliyiz. AKP'lilere sesleniyorum; Erdoğan'ı koruyacağım diye memleketi krize sokmayın. Erdoğan'a şunu demeleri lazım; 'vesayetten kurtulalım. Anayasaya göre görevini yap, sana saygı duyarız. Ama ülkeyi müsaade et artık biz yönetelim.'
Milliyet

Genç-Yaşlı Herkese Müjde Üstüne Müjde 
Başbakan Davutoğlu, Malatya mitinginde 10 maddelik Cumhuriyet Bayramı müjde paketi açıkladı. İşte o müjdeler: Üniversite öğrencilerinin bursları önümüzdeki dönemde 400 TL'ye çıkacak. Polislerin emniyet hizmet tazminatı yüzde 25 artırılacak. Bu da maaşlara 580 TL'ye kadar zam olarak yansıyacak. Er-erbaşların durumu düzeltilerek harçlığı 1 Kasım'dan sonra 100 TL'ye çıkarılacak. Askeri okullardaki öğrencilerin harçlıkları 400 TL'ye kadar yükseltilecek. Astsubay emeklilerinin intibakları en kısa sürede gerçekleştirilecek. Uzman erbaşların 2200 lira olan ek göstergesi 3 bin lira olacak. Gençlerin Genel Sağlık Sigortası prim borçları tamamen silinecek. 65 yaş aylığı alanların maaşlarında hiçbir şekilde kesinti yapılmayacak. Muhtar maaşları 1300 TL'ye yükseltilerek, asgari ücretle eşitlenecek. Şubatta 30 bin yeni öğretmen atanacak. Davutoğlu, mitingde şunları da söyledi: "7 Haziran'da millet 'uzlaşın' dedi, ben bu devleti hükümetsiz bırakmayacağımızı söyledim. Birileri 'blok', birileri 'hayır', bazıları da 'terör' dedi. Bizse sadece 'millet' dedik. Bizi bunlara muhtaç etmeyin. Gideriz konuşuruz, çantayı televizyonda açar. Sanki koalisyonu televizyondaki hanımla kuracak. Biz devlet meselelerini konuştuk ve 'devlet mahremiyettir, bu burada kalsın' dedik. 'Açıklarız' dediler. Açıklamazsanız namertsiniz."
Akşam

Malum Partiye 'Yalan Ve İftira' Talimatı Üst Akıldan 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 360 ve 24 TV ortak yayınında gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Erdoğan'ın değerlendirmeleri şöyle: Yola çıktığım andan itibaren 'farklı bir Cumhurbaşkanı' demiştim. Cumhur'un Başkanlığı'nı yerine getiriyorum. Bu makamlara halk hiçbir zaman çıkamamıştır. Zaman olmuş, kılığından kıyafetinden engellemeler olmuş. Sakalına bıyığına takılmışlar. Bu ülkede milletvekilleri eşleriyle Cumhurbaşkanlığına çıkmaz durumdaydı. Bugünkü (dünkü) görüşme için de bini aşkın vatandaşımız bizimle birlikte oldu. Olay sadece bir PKK, bir DAEŞ, bir DHKP-C olayı değildir. Bunlar kolektif hareket etmekteler. Bu operasyonlar kararlı bir şekilde devam edecektir. 1 Kasım için diyenler oluyor. 1 Kasımın neticesi ne olursa olsun, bu operasyonlar halkımızın huzurunu yakaladığı ana kadar devam edecektir. Devlet bunun için var. Gereği neyse devlet yapacaktır. 'Karşı taraf barış istiyor' diyorlar. Bunların barışla falan alakası yok. Kimi aldatıyorlar bunlar? Batıda, barış diyeceksin. Doğu'da tehdit edeceksin. Böyle mi barış olur? Ankara Garı'nın önündeki olay Savcılık açıklama yaptı; 1 Kasım'daki seçimi nasıl gölgeleriz hedefindeler. 6-7-8 Ekim'de olduğu gibi 'dökülün sokağa' dediler. Taktikler aynı. Bunlar ambulansa kurşun sıkacak kadar hainler, alçaklar, caniler. Terörün de bir namusu olsun ama bunlarda bu da yok. Malum partinin kampanya yönetimini, Obama'nın kampanyasını yürüten ekip yapıyor. İstanbul'da bir araya geldiler. Bu görüşmelerde malum medya grupları bir araya geldiler. O kampanyayı yürüten ekip, 'yalanı ve iftirayı sürekli kullanın' dedi. Çünkü sürekli yalan söyleyince artık doğru gibi algılanacağını belirttiler. Kampanya aklı, üst akıl bu. Bunu aynen uyguluyorlar.
Akşam

DÜNYA 

Suriye İçin Mısır'la Aynı Masada 
Suriye'deki içsavaşı ve mülteci krizini sona erdirmek için ilki geçen hafta yapılan "Suriye toplantısı"nın ikincisi, yarın genişletilmiş olarak yine Avusturya'nın başkenti Viyana'da yapılacak. Bugün ise ilk toplantıyı gerçekleştiren ABD, Rusya, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının katılımıyla ikinci toplantı için ön hazırlık toplantısı düzenlenecek. Viyana'da bugün ve yarınki toplantılarda Türkiye'yi Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu temsil edecek. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, ilk toplantı sonrası yaptığı açıklamada, İran ve Mısır'ın da toplantıya dahil olmasını istemişti. İkinci toplantıya İran ve Mısır'ın katılacağı kesinleşti. Mısır ve İran'ın yanı sıra büyük ihtimalle Irak'ın da Viyana'da olabileceği belirtildi. Mursi yönetimini askeri darbeyle deviren ve sonra cumhurbaşkanı seçilen Abdülfettah Sisi ile ilişkileri en alt seviyeye indiren Türkiye, kendisi açıdan son derece büyük önem taşıyan Suriye toplantısında Mısır'la aynı masaya oturmuş olacak. Suriye toplantısına katılacak Batılı ülkelerin de listesi genişledi. Suriye sorununda aktif rol oynamak isteyen ve bunun için önceki gün Paris'te bir toplantı düzenleyen Fransa'nın yanısıra Almanya ve İngiltere gibi ülkeler ile AB'nin de Viyana'da temsil edileceği bildirildi. Viyana'daki ilk toplantı Suriye'de geçiş sürecinin Esad'lı olup olmayacağında düğümlenmişti.
Hürriyet

Kralı Deviren Bandari Devlet Başkanı Seçildi 
Nepal'de Komünist Parti'nin başkan yardımcısı Bidhya Devi Bandari, ülkenin ilk kadın devlet başkanı seçildi. Bandari, parlamentoda yapılan seçimde 214'e karşı 327 oy aldı. Sıkı bir kadın hakları savunucusu olan 54 yaşındaki Bandari, 2006'da Kral Gyanendra'nın otoriter rejiminin yıkılmasına yol açan birçok gösteri düzenlemişti. Bandari, Nepal'de 240 yıllık monarşinin sona ermesiyle 2008'de ilan edilen cumhuriyetin ikinci devlet başkanı oldu. Komünist Parti'nin lideri Khadga Prasad Oli ise, 11 Ekim'de parlamentoda yapılan oylamada başbakan seçilmişti.
Türkiye

'Uluslararası Arenada' İran'a İlk Davet 
Avusturya'nın başkenti Viyana'da, Suriye iç savaşına siyasi çözüm bulmak ve Devlet Başkanı Beşar Esad'ın geleceğini görüşmek üzere ABD, Rusya, Türkiye ve Suudi Arabistan dışişleri bakanlarının katılımı ile 23 Ekim'de yapılan 'dörtlü zirve'nin ikinci toplantısı bugün gerçekleşiyor. Diplomatik kaynaklara göre, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, Rus Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Dışişleri Bakanı Feridun Sinirlioğlu ve Suudi mevkidaşları Adil el-Cubeyr bugün TSİ 21.00'da bir araya gelecek. Viyana'da cuma günü ise daha geniş katılımlı bir toplantı düzenlenecek. Cuma gerçekleşecek toplantı için davet alan ülkeler arasında İran da yer aldı. Tahran'dan dün önce "daveti gözden geçirdikleri" açıklaması gelirken daha sonra İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif'in daveti kabul ettiği ve yardımcıları ile zirveye katılacağı duyuruldu. Böylece İran ilk kez Suriye krizini ele alan bir uluslararası zirvede yer alacak. Lavrov, ilk zirve sırasında başta İran olmak üzere diğer bölge ülkelerinin davet edilmemesini eleştirmiş, Kerry ise bir noktada İran ile görüşüleceğini ancak henüz bu noktada olunmadığını söylemişti. İran'ın katılımına, Suudi Arabistan'ın itiraz ettiği biliniyor. Diplomatik kaynaklara göre, Suudilerin itirazı Kral Salman tarafından da Kerry ile yaptıkları görüşmede gündeme getirildi. Ancak ABD, Suudi Arabistan'ı ikna etmeyi başardı. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, İran'ın Suriye'deki "istikrarsızlaştırıcı eylemlerini" onaylamadıklarını, ancak Amerikalı yetkililerin her zaman, siyasi geçiş dönemine doğru ilerlerken bir noktada İran ile diyalog kurulacağını söylediğini hatırlattı. Avrupa Birliği Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini'nin yanı sıra Mısır, Irak ve Lübnan da toplantıya katılacaklarını doğruladı. Zirvede yer alacak ülkeler arasında Birleşik Arap Emirlikleri ve Ürdün'ün de adı geçiyor.
Milliyet

'Adolf Merkel'e En Ağır Ceza! 
AP'de diktatörlük eylemi iki vekili yaktı. AP'nin İtalyan vekili Gianluca Buonanno, bir oturum sırasında Merkel'i Nazi lideri Adolf Hitler'e benzeten bir tişört giymiş, Merkel'in de katıldığı bir başka oturum sırasında da "Hitler bıyığı" takarak Nazi selamına durmuştu. Parlamentoda ulaşımla ilgili bir tartışma yapılırken Nazi selamı veren Polonyalı vekil Janusz Korvin-Mikke ise Nazi ideolojisinin sloganlarından "Tek halk, tek imparatorluk ve tek lider"e atfen, "Tek imparatorluk, tek halk ve tek bilet" ifadesini kullanmıştı. 2. Dünya Savası sonrasında yasaklanan Nazi selamını AP affetmedi. Parlamento iki üyenin 10 gün boyunca genel kurulda oy kullanma hakkı saklı kalmak kaydıyla AP'nin resmi organlarınca yapılan hiçbir etkinliğe katılamayacağı ve 3 bin 60 euro para cezası ödeyecekleri belirtildi.
Akşam

İsrail Zulmünü BBC Görmüyor 
Türkiye'deki 'Gezi Olayları' sırasında hükümet karşıtı taraşı yayınlar yapmasıyla gündeme gelen BBC, şimdi ise İsrail'in Filistinlilere yönelik son haftalarda artan saldırılarını yayınlarına yeteri kadar taşımadığı için eleştirilerin odağında. "El Aksa'nın dostları" adlı sivil toplum kuruluşu başlattığı kampanya ile BBC'ye, "Filistin'deki haksızlık ve zulme neden göz yumuyorsunuz?", "Neden İsrail işgaline ilişkin haberler yapılmıyor?", "Neden sadece İsrail tarafının görüşleri yansıtılıyor?", "BBC, geçen ay kaç Filistinlinin öldüğünü biliyor mu?", "Sadece bu ay İsrail güçlerinin saldırıları sonucu 57 Filistinli öldü ve 2 binden fazlası yaralandı. Niye bunu haber yapmıyorsunuz?" sorularını yöneltti. El Aksa'nın dostları kuruluşunun Sözcüsü Shamiul Joarder, "İsraillilerin yaralanması haber olurken, Filistinlilerin ölmesi haber olmuyor" açıklamasında bulundu.
Star

SPOR 

Yargılaması yenilenen Şike Davası'nda 9 Ekim'de beraat kararı veren İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, gerekçeli kararını açıkladı. Mahkeme, Aziz Yıldırım ve arkadaşlarının F.Bahçe'de yönetici konumunda olduklarını vurgulayarak aradaki ilişkinin bir suç örgütüne değil spor kulübünün gereği olduğunu vurguladı. Kararda, "Aziz Yıldırım'ın cezalandırılmasını gerektirir mahiyette yeterli ve her şüpheden uzak kesin delil bulunmadığından beraatine karar verilmiştir" denildi. Gerekçeli kararda, 6222 sayılı Sporda Şiddet Yasası öncesi şike ve teşvik priminin suç sayılmadığı ama buna rağmen bu nedenlerle dinleme yapıldığı ve bunun da hukuki olmadığı kaydedildi. Mahkeme eski Beşiktaş Asbaşkanı Serdal Adalı ile eski Beşiktaş Teknik Direktörü Tayfur Havutçu ile futbolcular İbrahim Akın, İskender Alın ve Korcan Çelikay da dahil olmak üzere yargılanan tüm kişilerin şike ve teşvik suçu işlediklerine dair kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı için beraatlerine karar verildiğini bildirdi.
Hürriyet

Bayanlar Şampiyonlar Ligi B Grubu ilk maçında VakıfBank, Igor Gorgonzola Novara'yı 25-20, 21-25, 25- 20 ve 25-18'lik setlerle 3-1 mağlup etti. Temsilcimizde Sloetjes 25 (7 blok), Gözde 15 ve Buijs 11 sayıyla oynadı. Sarı-siyahlılar Devler Ligi'ndeki 2. maçında 10 Kasım Salı günü Sopot ile deplasmanda karşılaşacak. Günün programı: Kadınlar CEV Kupası: 21.30 G.Saray-Neuchatel. Filede dün: Erkekler 1. Lig: Milli Piyango-Galatasaray: 3-1.
Türkiye

Beşiktaş'ın Basın Sözcüsü Metin Albayrak, liderliğin keyişi olduğunu söylerken temkinli konuştu. Albayrak, ''Taraşı tarafsız herkesin takdirini kazanmış vaziyetteyiz. Takımdan konuşurken her lafa 'nazar değmesin' diye başlıyoruz ama hiç bir şekilde de hemen havaya girmemeliyiz'' sözlerini kullandı. Siyah-beyazlıların basın sözcüsü, "Bu durumu geçen sezon da yaşadık. Liderdik fakat sezonu istediğimiz yerde bitiremedik. 4 puanlık fark tabii ki küçümsenecek bir şey değil ama şampiyon ilan edilmek de doğru değil. Artık daha tecrübeliyiz. İki maç kaybedersiniz bir bakarsınız alttasınız. O yüzden bu performansı sezonun tamamına yaymak önemli. 9.haftadan 'biz şampiyonuz' diye konuşmak ve düşünmek hataların en büyüğü olur'' dedi. Albayrak ''3 yılda takımı bu noktaya getirdik. Bunda en büyük pay tabii ki şu anki Teknik Direktörümüz Şenol Güneş'e ait. Bu yıl takımımıza tecrübe olarak da üst düzey oyuncular katıldı ve iyi bir harmanlama oldu. Artık hocamız rotasyon yaptığında sahaya çıkan her oyuncu sanki haftalardır oynuyormuş gibi hazır bir durumda oynuyor. Oynamayan oyuncular sıranın kendilerine geleceğini biliyor ve küsmüyor. Düşünebiliyor musunuz, sezon başında Veli ve Tolgay'ın yokluğu çok hissedilecek diye endişe içindeydi herkes. Veli ve Tolgay tabii ki bizim için çok çok önemli oyuncular ama Oğuzhan ve Necip onları aratmadı bile'' diye konuştu.
Türkiye

Gaziantep, Orkan ve Larsson'la 2-0'ı buldu. Aykut ve Cardozo skoru 2-2'ye getirse de Medjani 90+3'de direğe takıldı, Trabzon A.Aker'de 10 puan kaybetti. Trabzonspor, Gaziantepspor'u konuk etti. 9'da Marin'in getirip savunmadan seken topu Erkan Zengin doksana göndermek istedi, az farkla dışarı gitti. 30'da soldan kullanılan köşe atışında Muhammet Demir kafayı vurdu, top Estenban'da kaldı. 31'de Constant'ın kaptırdığı topta Orkan ceza alanına girip yerden bir vuruşla topu ağlara yolladı: 0-1. 44'te Salih'in ceza alanına ortasında Deniz'in kafayı vurdu, Karcemarskas topu kornere çeldi. 50'de orta alanda yine Constant'ın kaptırdığı top sonrası Larson, Okay'dan seken meşin yuvarlağı ağlara gönderdi: 0-2. 61'de kullanılan serbest atışta Aykut vurdu, Larsson'a çarpan top kaleci yanıltıp filelere gitti: 1-2. 74'te ceza alanına yapılan ortada n'Doye'nin indirdiği topu Cardozo dönerek ağlara yolladı: 2-2. 90+3'de ceza alanına yapılan ortada Medjani kafayı vurdu top üst direkten geri döndü. 90+4'te Arakoyo'nun eline çarpan topta Çağatay Şahan 'devam' dedi.
Star

UEFA tarafından Finansal Fair-Play Kuralları çerçevesinde takibe alındığı için transfer yapmakta zorlanan Galatasaray, elindeki oyuncuların sözleşmesini bir bir uzatıyor. Geçtiğimiz günlerde Wesley Sneijder ve Hakan Balta ile yöne sözleşme yenileyen Sarı-Kırmızılılar, Aurelien Chedjou ile de imza aşamasına geldi. Cim-Bom'un 2017'de bitecek mukavelesini 2 yıl daha uzatma teklifine Kamerunlu stoper prensipte 'Evet" dedi. Galatasaray, daha önce yıllık 2.2 milyon euro garanti para ve 10 bin euro maç başı ücret alan 30 yaşındaki stopere önerdiği fiyatta indirime gitti. Sarı-Kırmızılılar'ın yıllık ücreti 2 milyon euroya çektiği, maç başında ise değişiklik yapmadığı öğrenildi. Galatasaray'a gelirken 200 bin euro imza parası alan Aurelien Chedjou'nun yine aynı ödemeyi istediği ve Sarı-Kırmızılı yönetimle bu konudaki görüşmeleri sürdürdüğü ifade edildi. İmza atması halinde Haziran 2019'a kadar Sarı-Kırmızılı formayı giyecek olan Kamerunlu stoper, Aslan'da şu ana kadar lig, kupa ve Avrupa'da 77 resmi maça çıktı. Savunmadaki görevinin yanı sıra hücuma 9 gol ve 2 asistle katkı yapan Chedjou toplam 14 sarı kart gördü. Bu arada yönetimin sözleşmeleri sezon sonunda bitecek olan Sabri Sarıoğlu, Emre Çolak ve Hamit Altıntop'a yeni bir öneride bulunmayı düşünmediği öğrenildi. Üç futbolcu için son karar sezon bitiminde verilecek.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme