1 Kasım 2015 Pazar

01.11.2015 Genel Gündem

01.11.2015

GÜNDEM

9 Sandık Başkanına Koruma
Sosyal Medya Fenomeni 'Fuat Avni'nın '1 Kasım seçimlerinde AKP lehine oy hilesi yapacak sandık başkanları' diye il il yüzlerce ismi açıkladı listede bulunan İzmir'in Karabağlar ilçesinde görevli 9 sandık başkanı, 'Tehdit ediliyoruz' diye istifa dilekçesi verdi. 4'ü kadın 9 sandık kurulu başkanı, isimleri sosyal medyada yayılınca bazı kişiler tarafından tehdit edildiğini, her hangi bir partinin adamı olmadıklarını belirtip, görevlerinden istifa etti. Sandık başkanlarının istifa dilekçeleri İlçe Seçim Kurulu Başkanı Hakim Nurettin Küdür'e geldi. Hakim, Nurettin Küdür, 9 sandık başkanının daha önce de seçimlerde görev yaptığını, her hangi bir partiyle bağlantıları bulunmadığı ve seçime az bir zaman kaldığı için istifalarını kabul etmedi. Bunun üzerine sandık başkanlarına koruma tahsiz edildi. Sandık başkanlarının evlerine ve görev yapacakları sandıklara polis eşliğinde gidip gelmeye başladıkları öğrenildi.
Milliyet

Antep Bombacısı Ankara Firarisinin Kardeşi Çıktı!
Gaziantep'te takip edilen otomobilden polise el bombası atan teröristlerle ile Ankara Tren Garı önünde patlamanın failleri arasında bağlantı olduğu tespit edildi. Gaziantep'te polise atılan el bombası patlamazken, iki kişi gözaltına alınmıştı. Faillerden birinin Ankara saldırısı nedeniyle aranan M.K.C.'nin kardeşi olduğu ortaya çıktı. Polis arabada iki canlı bomba yeleği ile çok sayıda patlayıcı ve el bombası ele geçirirken, canlı bombaların eylemlerini nerede ve ne zaman gerçekleştireceği yönünde araştırmalar sürüyor. Gaziantep İl Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 30 Ekim'de bombalı saldırı olacağı bilgisi üzerine iki şüphelinin bulunduğu 21 FN 027 plakalı aracı takibe aldı. Polislerin peşinde olduğunu fark eden şüpheliler, otomobili Gazi Muhtar Paşa Bulvarı'nda durdurdu. Araçtan inen şüphelilerin arkalarında bulunan sivil polis aracına attıkları el bombası patlamadı. Yaya olarak kaçan şüpheliler kovalamaca sonucu yakalandı. Sağlık kontrolünden geçirilen zanlılar, ifadeleri alınmak üzere Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ne götürüldü. Emniyette ifadeleri alınan iki zanlının kaldığı evi belirleyen Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, Düztepe Mahallesi'ndeki söz konusu ikametgâhta geniş çaplı arama yaptı. Otomobili emniyet bahçesine çeken ekiplerin, araçta iki canlı bomba yeleği ile çok sayıda patlayıcı ve el bombalarını ele geçirdiği öğrenildi. Güvenlik ve yargı birimleri, canlı bombaların eylemlerini nerede ve ne zaman gerçekleştireceği yönünde araştırmaları sürdürürken, saldırının Ankara'daki patlamayla bağlantısı tespit edildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 10 Ekim'de iki canlı bombacının eylemine iştirak ettikleri gerekçesiyle 10 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarmıştı. Gaziantep'te polise el bombası atan şüphelilerden birisinin, Ankara saldırısı nedeniyle arananlar arasında bulunan C.'nin kardeşi olduğu ortaya çıktı. Ankara'yı kana bulayan eşzamanlı canlı bomba saldırılarının talimatının Suriye'deki IŞİD karargâhında verildiği, eylemin organizasyonu görevinin bugüne kadar hiç açığa çıkarılamamış olan bir gruba verildiği anlaşılmıştı. Milliyet, kanlı eylemi sanıldığı gibi Adıyaman'daki Dokumacılar Grubu'nun gerçekleştirmediği, daha önce adı hiç duyulmamış Gaziantep Grubu'nun yaptığını duyurmuştu. Bu grubun açığa çıkmamak için elektronik haberleşme kullanmadığı da belirlenmişti. Gaziantep'de yakalanan iki şüphelinin de Ankara saldırısını yaptığı belirlenen Gaziantep Grubu'ndan olabileceği belirtiliyor.
Milliyet

O Ev Gibi 19 Işıd Hücresi Daha Var!
IŞİD'in Ankara'da yaptığı kanlı saldırının ardından Türkiye'nin dört bir yanında operasyonlar başladı. Yüzlerce kişi gözaltına alınırken 26 Ekim'de Diyarbakır'da gerçekleşen operasyon sırasında ise 2 polis şehit oldu, 7 IŞİD'li ise ölü ele geçirildi. Güvenlik uzmanı Metin Gürcan, operasyona katılan özel harekatçılar ve yetkililerden aldığı bilgilere dayanarak 7 saat süren operasyonun detaylarını anlattı: 17 adresten ikisi Diyarbakır şehir merkezine çok yakın olan Dr. Sıtkı Göral Caddesi'nde bulunan villa tipi iki evdi. Evlerden biri 53. bir diğeri de 42. sokakta yer alıyordu. Ancak ne yazık ki, bu iki villada güvenlik güçleri ile IŞİD arasında bu güne kadar hiç yaşanmayan şiddette çatışmalar yaşandı. Edindiğim bilgilere göre operasyona bir gözaltı baskını şeklinde başlandı. Bu nedenle polisler önce bölgeyi tecrit ettikten sonra 53. Sokak'taki villaya yöneldiler. Koçbaşlarıyla bahçe kapısını kırarak içeriye girdiklerinde, villada bulunan iki IŞİD militanından biri canlı bomba olarak üzerindeki patlayıcıyı infilak ettirdi. Özel harekât polisleri Sadık Özkan ve henüz 10 aylık polis olan Gökhan Çakıcı şehit oldu, beş polis de yaralandı. Kayıplara villaya giriş anında polis ekibinde zırhlı taşınabilir kalkan olmaması neden oldu. Patlamanın ardından villada kalan IŞİD militanı ile polisler arasında şiddetli çatışmalar çıktı. Villada tek kalan IŞİD militanı patlayıcı kullanarak villayı havaya uçurmak istedi ancak bunu yapamadan öldürüldü. Villada daha sonra yapılan aramada onlarca kilo TNT ve RDX bileşenleri ile C-4 plastik patlayıcılar ve 200 kiloya yakın amonyum nitrat bulundu.
Vatan

Türkiye Sandık Başına!
Yeniden seçimde bugün 340 bini bir önceki seçimin olduğu tarihten bu yana 18 yaşını dolduran yeni seçmen olmak üzere 54 milyon 49 bin 940 seçmen oy kullanabilecek. Bu kez 16 siyasi parti yarıştığı seçimde, Türkiye genelinde de 21 bağımsız milletvekili adayı yarışacak. Oy verme süresi saat 08.00'den 17.00'ye kadar. Ancak YSK'nın kararı uyarınca Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki 32 ilde oy verme işleminin başlangıç ve bitiş saatleri 07.00-16.00 olarak uygulanacak. Seçim güvenliği için polis ve jandarmanın bütün izinleri iptal edildi. 385 bin polis ve jandarma yarın görev yapacak. İstanbul'da 37 bin, Ankara'da 12 bin, İzmir'de 9 bin polisin görev alacak. Gerekli görülmesi durumunda güvenlik birimlerine takviye yapılacak. Helikopterler havadan güvenliği sağlayacak. Doğu ve Güneydoğu'daki riskli bölgellerde önlemler daha yoğun. Bu bölgelerde Özel Harekât Polisi ve Jandarma görev yapacak. Sandıklar zırhlı araçlarla taşınacak. Olası bir saldırı durumuna karşı askeri birlikler hazır halde bekletilecek. Oy kullanılan bölgelerde seçmen dışında toplanmalara kesinlikle izin verilmeyecek. Bunun yanı sıra siyasal partiler de seçim gvenliği için bir dizi önlem aldı. CHP ve MHP'de ise 500'er bin sandık görevlisi seçim için hazır olacak.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 107, 9066-107, 1320                           
ABD Doları 2, 9115-2, 9170
Euro 3, 2027-3, 2088
İngiliz Sterlini 4, 4981-4, 5039                 

Piyasaların Kader Seçimi
Önümüzdeki hafta diğer gündemin biraz geri kaldığı daha çok seçim sonuçlarının fiyatlanacağı bir hafta olacak. Borsa bir süredir seçim belirsizliği nedeniyle dış piyasalara göre daha zayıf kalmıştı. Seçim sonrası, bir hükümet modeli çıkar veya belirginleşirse olumlu, belirsizlik çıkarsa piyasalar olumsuz tepki verebilir. Dış piyasalarda FED'in faiz artırımını ertelemesine bağlı iyimserlik genelde korunuyor. Ancak Aralık'ta faiz artış olasılığının devam ediyor olması nedeniyle özellikle Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişen piyasalar temkini elden bırakmıyor. Diğer önemli ayrıntı ise geçen hafta Merkez Bankası başkanı Başçı'nın açıklamalarıydı. Enflasyon hedefinin yukarı çekilmesi ve FED artırırsa Merkez Bankasının da faiz artıracağı varsayımları dikkat çekti. 3 Kasım'da enflasyon verileriyle 6 Kasım'daki ABD Ekim tarım dışı istihdamı yine yakından izlenecek datalar olacak. Dalgalı bir hafta bizi bekliyor.
Hürriyet


İşsizlere 1.5 Milyar Ödendi
İŞKUR'a 2015 yılı içerisinde işsizlik ödeneği için başvuru yapan kişi sayısı 712 bin 760 oldu. İnceleme sonucunda hak eden 328 bin 616 kişiye 1 milyar 439 milyon 777 bin lira maaş ödendi. 2014 yılı içerisinde toplam 439 bin 10 kişi işsizlik ödeneği hak etmiş karşılığında ise 1 milyar 657 milyon 723 bin lira işsizlik ödeneği ödenmişti. İşsizlik ödeneğinden yararlanan sayısı; ocakta 321 bin 547, şubatta 323 bin 684, martta 320 bin 220, nisanda 305 bin 15, mayısta 294 bin 901, haziranda 305 bin 407, temmuzda 331 bin 773 ve ağustosta 329 bin 610 kişi oldu. Öte yandan, İşsizlik Fonu'nda biriken para 87 milyar 177 milyon 266 bin liraya ulaştı. İşsizlik ödeneği dışında işsiz kalan vatandaşlar ise mağduriyetlerini iş kaybı tazminatı ile giderdi. 2015 yılının ilk altı ayında 480 kişi iş kaybı tazminatı almaya hak kazandı. Bu kişilere toplamda 3 milyon 66 bin 830 lira ödendi. İşsizlik sigortasından yararlanabilmek için çalışanların; kendi istek ve kusuru dışında işsiz kalmaları, hizmet akdinin feshinden önceki son 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olmaları, son üç yıl içinde en az 600 gün süre ile işsizlik sigortası primi ödemiş olmaları, hizmet akdinin feshinden sonraki 30 gün içinde İŞKUR'a başvurmaları gerekiyor.
Türkiye


Otomatiğe Bağladık
Otomotiv Distribütörleri Derneği (ODD) verilerine göre, bu yılın ocakeylül döneminde iç pazarda satılan 500 bin 905 sıfır otomobilin 244 bin 475'ini otomatik şanzımanlı modeller oluşturdu. Geçen yılın 9 aylık döneminde 165 bin 551 olan otomatik vitesli otomobil satış adedi, bu yılın aynı periyodunda yüzde 48 arttı. Otomatik vites en çok lüks otomobil sınıfında tercih edildi. Bu segmentte satılan 3 bin 404 aracın yüzde 99,8'inde müşterilerin tercihi otomatik vitesten yana oldu. Otomotiv Yetkili Satıcıları Derneği (OYDER) Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Alp Gülan, Türkiye'de otomatik vitesli araçların oranının Avrupa'nın gerisinde olduğunu fakat son yıllarda değişen şartlarla bu oranın giderek arttığını söyledi. Sattıkları her iki araçtan birinin otomatik vitesli olduğunu dile getiren Gülan, "Özellikle büyük şehirlerde yaşanan yoğun trafikten dolayı sürekli dur-kalk yapmak zorunda olan sürücüler, bu araçlara büyük rağbet gösteriyor. Bunun yanında konforu, rahatlığı ve sürüş keyfi de tercih kriterlerinde ön sırayı alıyor" dedi. Gülan, Türk sürücülerde "otomatik vitesli araçların diğerlerine göre daha çok yakıt sarfiyatı yaptığı ve daha pahalı olduğu" düşüncesinin yaygın olduğuna dikkati çekerek, "Gelişen teknoloji ile bu araçların yakıt tüketiminde önemli iyileştirmeler gerçekleştirildi. Bu nedenle otomatik şanzımanlı araçlar pazarda ilgi ile karşılanıyor. Düz vitesli araçlarla olan fiyat farkının kapanmasıyla bu oranın gelecek yıllarda daha da yükseleceğini düşünüyoruz" diye konuştu.
Türkiye


Fed'den Yine Çatlak Sesler Yükseldi
ABD Merkez Bankası'nın (Fed) son toplantısında, faiz artırımının önümüzdeki aralık ayında olabileceği sinyali vermesinin yankıları sürerken, San Francisco Şubesi Başkanı John Williams, Fed'in ekim toplantısında faiz artışına gelecek toplantıyla başlanabileceği sinyalini, piyasaları şaşırtmamak adına verdiğini, ancak zamanlama konusunda henüz bir karar alınmadığını söyledi. Williams, Washington'da bulunan Brookings Enstitüsü'nde katıldığı bir panelde, Fed'in faiz artışı zamanlaması için karar vermediğini ve daha fazla veri görmek istediğini belirtti. Federal Açık Piyasa Komitesi'nde (FOMC) oy hakkına sahip olan üyelerden Williams, ayrıca Associated Press'e ekim ayı FOMC bildirisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Toplantının karar metninde, gelecek ayki toplantıya ilişkin cümleye, yatırımcıların faiz artışına aralıkta başlanması durumunda şaşırmaması adına yer verildiğini dile getiren Williams, bununla birlikte bildiriden çıkarılan ifadelerin de yerinde olduğu görüşünü paylaştı. FOMC'nin ekim toplantısını takiben yayımlanan sonuç bildirisinde, "Komite, faizlerin bir sonraki toplantıda artırıp artırmayacağına yönelik kararı, tam istihdam ve yüzde 2 enflasyon hedeflerine yönelik mevcut ve beklenen ilerlemeyi değerlendirerek verecek" denilmişti. Diğer taraftan, eylül toplantısının karar metninde yer alan 'küresel ekonomi ve finansal gelişmeler ekonomik aktiviteyi bir şekilde olumsuz etkileyebilir' ifadesinin bildiriden çıkarılması dikkati çekmişti. San Francisco Fed Başkanı John Williams, buna gerekçe olarak küresel piyasalardaki dalgalanmaların azalmasını gösterdi. FOMC'nin bir sonraki toplantısı, 15- 16 Aralık tarihlerinde yapılacak ve Fed Başkanı Janet Yellen, toplantının ardından basın konferansı düzenleyerek alınan kararları değerlendirecek.
Milliyet

İhracattaki Daralmayı İnovasyonla Aşacaklar
Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) ve Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) tarafından Ekonomi Bakanlığı katkıları ile 5-6 Kasım tarihleri arasında Adana'da düzenlenecek Türkiye İnovasyon Haftası'nda ihracatçılar, dış piyasalardaki karışıklık ve kurlardaki değişimler yüzünden yaşadıkları daralmayı inovasyonla aşmanın yollarını arayacak. Arçelik, TEB, THY ve Turkcell'in stratejik partnerliğinde Adana Sanayi Odası, Çukurova Kalkınma Ajansı, Adana Büyükşehir Belediyesi ve TEMSA'nın destekleriyle gerçekleşecek etkinlikte TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, TÜSİAD Başkanı Cansen Başaran Symes ve MÜSİAD Başkanı Nail Olpak bir araya gelerek sivil toplum kuruluşlarında inovasyonu anlatacaklar. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da etkinliğe katılacaktı ancak başka bir programı yüzünden Adana'ya gelemeyecek. İnovasyon Haftası'na uzay mühendisliği, bulut teknolojisi ve üretimi alanlarında çalışmalar yapan Autodesk Teknoloji Fütüristi Jordan Brandt, Japon çelik üreticisi Toyo Kohan Yönetim Kurulu Başkanı Hirohiko Sumida ve Business Week tarafından "Yılın En İyi İnovasyon Kitabı" olarak gösterilen "The Medici Effect" kitabının yazarı, girişimci ve stratejist Frans Johansson da katılacak. Etkinlikte Türk iş dünyasının önde gelen isimleri de yer alacak. Güler Sabancı, Ali Sabancı, Zeynep Bodur Okyay, Fuat Tosyalı ve Hamdi Akın etkinliğe katılacak isimler arasında Akdeniz İhracatçı Birlikleri (AKİB) Koordinatör Başkanı Bülent Aymen ile İnovasyon Haftası'nı konuştuk. Etkinliğe yaklaşık 10 bin kişinin katılacağını belirten Aymen, "Bir ilk olarak TİM, TÜSİAD ve MÜSİAD başkanlarını bir araya getireceğiz ve inovasyonu konuşacağız. Özellikle KOBİ ağırlıklı ihracatın yapıldığı Anadolu'da, Çukurova'nın tarım, tekstil, otomotiv alanlarında Cumhuriyetin sanayi devrimine öncülük eden Adana'da inovasyon algısını yerleştirmeyi ve katma değerli ihracatı arttırmayı hedefliyoruz" dedi. İhracatçılar olarak yol haritalarının yaratıcılığı, inovasyonu, Ar-Ge'yi geliştirmek ve sürdürülebilirliği unutmamak olduğunu kaydeden Aymen, şöyle devam etti: "İhracatta yaşadığımız tökezlemenin birçok sebebi var ama en büyük problem şu: İnovasyonu lüks görme eğilimi, pekçok ülkenin gerisinde kalmamıza neden oldu. Geride kaldığımız için de markalarımızı, Ar-Ge'yi ön plana çıkaramadık. O yüzden bugün Fransızlar'ın bir çantayı sattığı fiyata 60 çanta satıyoruz. Yarınları kurtarabilmemiz için inovasyon gündemimizde olmalı. Artık fasonculuktan kurtulmalıyız."
Vatan

Kürt Petrolü Abd'ye De Satılacak
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IkBY) Doğal kaynaklar Bakanlığı, ABD Teksas Eyaleti Mahkemesi'nin, Irak Petrol Bakanlığı tarafından açılan davayı düşürdüğünü ve Kürt bölgesinin önünde petrol satışıyla ilgili hiçbir engelin kalmadığını bildirdi. IKBY hükümetinin resmi sitesinde yayımlanan açıklamada, ABD Teksas Eyalet Mahkemesi'nin, Irak Petrol Bakanlığı'nın açtığı davayı düşürdüğü belirtildi. Petrol satışının önünde artık herhangi bir yasal engelin kalmadığı belirtilen açıklamada şunlar kaydedildi: "Kürdistan bölgesi hükümetinin önünde, ne ABD ne dünyanın herhangi bir ülkesinde petrol satışıyla ilgili hiçbir engel kalmamıştır. Petrolün dış bir ülkeye sevkiyatı ve dünya piyasalarında satışı, Kürdistan hükümetinin Irak Anayasası'ndan doğan yasal bir hakkıdır." Ceyhan Limanı'ndan 1 milyon varillik Kürt petrolüyle 23 Haziran'da yola çıkan United Kalavryta tankeri, Teksas'ın Galveston Limanı'na yaklaşmış ve yükünü boşaltmak için beklemeye başlamıştı. Bağdat merkezi hükümeti, bölgesel mahkemeye 'gemideki petrolün yasadışı yollardan temin edildiği ve Irak Petrol Bakanlığının izni alınmadan satıldığı' gerekçesiyle dava açmıştı.
Star

Dış Ticaret Açığı Daha Hızlı Gerileyecek
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, yıl sonunda toplam cari açığın milli gelire oranının orta Vadeli Program (oVP) hedefi olan yüzde 5.2'nin de altında bir seviyede gerçekleşmesini beklediklerini bildirdi. Bakan Zeybekci, eylül ayı dış ticaret verilerini değerlendirdi. Geçen yılın 9 ayında 61.4 milyar dolar olan dış ticaret açığının bu yılın aynı döneminde 49 milyar dolara gerilediğini hatırlatan Zeybekci, söz konusu durumun Türkiye ekonomisi için pozitif bir gelişme olduğunu kaydetti. Bakan Zeybekci, 2015'te dünya dış ticaretinin sarsıntılı bir evreden geçeceğini, küresel bazda ihracat ve ithalatta çok sert daralmaların yaşanacağını öngördüklerini anımsatarak, şunları söyledi: "Hem Ekonomi Bakanlığı olarak uygulamaya koyduğumuz proaktif önlemler, hem de konjonktürel güçlüklerle mücadele etmedeki başarısı herkesçe bilinen ihracatçılarımızın gayretleri sayesinde, ihracatımızdaki düşüş ithalatımızdaki düşüşün altında seyrediyor. 2015'in geri kalan bölümünde de dış ticaret açığımızın daha hızlı gerileyeceğine tanıklık edeceğiz." Türkiye'nin, Dünya Ticaret Örgütü'nde eylül ayı ihracat verisi açıklanan 20 ülkenin 11'inden daha iyi bir performans gösterdiğini belirten Zeybekci, önümüzdeki dönemde paritedeki baz etkisinin azalmaya başlamasıyla yıl sonuna doğru ihracatın yükselebileceğine işaret etti. Bakan Zeybekci, yılın dördüncü çeyreği itibariyle ihracatta daha etkin bir toparlanmanın başlamasıyla net ihracatın büyümeye pozitif katkı verebileceğini kaydetti.
Star

DÜNYA

Taslak Sert
Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker'in talimatıyla yayımlanması sürekli ertelenen ve gerek içeriği gerekse açıklanacağı tarih konusundaki muğlaklık süren İlerleme Raporu'nun normal şartlarda son yıllardaki en sert belge olması bekleniyordu. Belge üzerinde yapılan ilk taslak çalışması da bu beklentiyi doğrular nitelikte. Rapora ilişkin son taslak çalışması ise hala sürüyor. Belgenin nihai halinde ilk taslak çalışmasında yer alan bazı unsurların yer almasına kesin gözüyle bakılırken bazı konularda değişikliğe gidilmesi bekleniyor. Bugüne kadar ilke ve kurallardan taviz vermemekle övünen AB Komisyonu'nun AB ile Türkiye arasındaki mülteci pazarlığının etkisiyle belgede değişikliğe gidip gitmeyeceği Brüksel açısından da bir test niteliğinde olacak. İlerleme Raporu'nun konsolide olmayan ilk taslak çalışmasında öne çıkan vurgular şunlar: Türkiye yolsuzluğu etkili şekilde engelleme ve yolsuzlukla mücadele alanında belli bir hazırlık seviyesine sahip. Yolsuzlukla mücadelede Türkiye'nin sicili yetersiz. Yolsuzluk yaygın. Yürütmenin üst düzey yolsuzluk davalarının soruşturma ve kovuşturmalarına yersiz tesiri önemli endişe kaynağı. Yürütmenin üst düzey yolsuzluk soruşturmalarına müdahale ettiği algısı yolsuzluk algısını önemli ölçüde yükseltti. Türkiye, Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün yıllık yolsuzluk indeksinde sert bir düşüşle en az yolsuzluk bulunan ülkeler listesinde 53'üncü sıradan 64'üncü sıraya geriledi. 2010-2014 yolsuzlukla mücadele stratejisi hedeflerine ulaşmaksızın sona erdi. Durum 2014'ten bu yana geriye gitti. Yargının bağımsızlığı ve güçler ayrılığı ilkesinin belirgin şekilde altı kazındı. Yargıç ve savcılar güçlü siyasi baskıya maruz kaldı. Hükümetin, devlet içinde olduğu iddia edilen paralel yapıya karşı başlattığı kampanya zaman zaman yargının bağımsızlığına tecavüz edilerek aktif şekilde sürdü. Yargının bağımsızlığının onarılması ve garantiye alınması için önemli çabaya ihtiyaç var. Reformların hızı seçimler ve siyasi kutuplaşmanın da etkisiyle yavaşladı. Giden hükümet AB katılım sürecini canlandırmak için çaba gösterdi. Bununla birlikte sürekli tekrarlanan taahhütler hukukun üstünlüğü, ifade ve toplanma özgürlüğü gibi alanlarda kabul edilen Avrupa standartlarına aykırı yasalarla dengelendi. Milletvekillerinin dokunulmazlığıyla ilgili yasal mevzuatın Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmesi konusunda ilerleme sağlanmadı. Üst düzey kamu görevlilerinin etkili şekilde soruşturulması için dokunulmazlıklarının kaldırılmasıyla ilgili ilerleme sınırlı kaldı. Türkiye ile AB arasındaki terörle mücadele diyaloğu aktif şekilde sürdü. Türkiye'nin terör tehdidi değerlendirmesi AB'ninkinden farklılaşıyor. Türkiye terörle mücadelede önceliği AB listesinde de olan PKK'ya veriyor. Türkiye, Eylül 2014'te IŞİD'e karşı uluslararası koalisyona dahil oldu. Suruç saldırısı sonrasında koalisyona yönelik angajmanını güçlendirdi. Türk Anayasası insan haklarının ve temel özgürlüklerin korunmasını garanti ediyor. Geçtiğimiz yıllarda uygulama belirgin şekilde iyileşti. Bununla birlikte eksikler sürüyor. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun yürütmeden bağımsızlığını güçlendirmek için adım atılmadı. Adalet Bakanı'nın hakim ve savcılara yönelik disiplin soruşturmalarında veto hakkına sahip olması endişe kaynağı. İşkence ve kötü muamelenin önlenmesine ilişkin durum geçtiğimiz yıllarda iyileşse de bazı sorunlar sürüyor. Türkiye, Suriyeli mültecilere barınma sağlamak için devasa ve aralıksız çaba gösterdi. Türkiye, dünyada en fazla mülteci kabul eden ülke konumunda. Övgüye değer çabalara rağmen 500 bin mülteci çocuğun eğitime erişimi yok. Çözüm sürecinin devam etmesi zorunlu. Süreç, en iyi fırsat olmayı sürdürüyor. Yeni hükümet önceliğini demokratikleşme ve uzlaşmada ilerleme sağlamaya vermeli.
Hürriyet

Mısır Halkı Sandığa Küstü: Katılım Sadece Yüzde 21
Mısır'da iki aşamalı parlamento seçimlerinin ilk aşaması bu hafta içinde tamamlandı. Seçimin ilk aşamasının ilk turunda seçime katılım oranı yüzde 21.7 olurken, bu haftaiçi oylanan ikinci turda katılım oranının sadece yüzde 26.6 olduğu açıklandı. Mısır halkı, Gize ve İskenderiye'nin de dahil olduğu 14 bölgede yapılan seçime ilgi göstermedi. 596 sandalyeli Mısır parlamentosunda ilk turda 273 milletvekili seçildi. Mısır Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Eymen Abbas, düzenlediği basın toplantısında, seçimlerin ilk aşamasında 5'i kadın, 12'si 25 yaş altında olmak üzere bağımsızlardan 213 kişinin, parti listelerinden de 60 kişinin milletvekili seçildiğini söyledi. En çok oyu alacak partiye verilecek 60 milletvekili Mısır Aşkına adlı siyasi ittifaka gitti. Seçimlerin ikinci aşaması kasım ayının sonunda yapılacak. 596 milletvekilinin seçileceği parlamento seçimlerinde halk 448 milletvekilini adayların isimlerinin yer aldığı listeden seçecek. Geri kalan 120 koltuğun tamamı ise en çok oy alan partiye verilecek. Anayasaya göre milletvekillerinin yüzde 5'ini yani 28 milletvekilini Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi bağımsız aday listesinden atayacak. Seçimin ilk turunda seçilen bağımsız milletvekillerinin büyük çoğunluğunun Cumhurbaşkanı el-Sisi yanlısı kişiler olduğu belirtildi. Mısır'da halk oyuyla seçilmiş ilk devlet başkanı Muhammed Mursi'nin el-Sisi tarafından görevden indirilmesinin ardından ilk kez sandığa gidildi. Buna karşın, oy kullanma oranının çok az olması halkın seçimleri ciddiye almaması olarak yorumlandı. Mısır, 2012 yılında bu yana parlementosuz yönetiliyor. Seçimin daha önce yapılması planlanmasına rağmen hep ileri bir tarihe ertelenmişti. Seçimlerin ikinci aşaması ise Kasım ayının sonunda yapılacak. Seçimlerde, Sisi destekçisi partiler ve bireylerin oluşturduğu Mısır Aşkına siyasi ittifakı en güçlü katılımcı olarak görülüyor. Ciddi bir muhalefet olması beklenen Demokratik Akım bloğu mali güçlükler nedeniyle yarıştan çekilirken, Mısır'da terör örgütü ilan edilen Müslüman Kardeşler seçime dahil edilmemişti.
Milliyet

Fransız Bakanın Oğlu Las Vegas'ı Karıştırdı
Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius'un oğlu Thomas Fabius için, ABD'nin Las Vegas kentinde karşılıksız çek yazmak suçlamasıyla tutuklanma emri çıkarıldı. Babasının, François Hollande'ın sosyalist hükümetinde bakan olarak açıklanmasından sadece bir gün önce, 15 Mayıs 2012'de gerçekleştiği ortaya çıkan olay Fransa'da büyük tepkiyle karşılandı. Fransa'da 'yaramaz çocuk' olarak anılan Fabius'un, Las Vegas'taki kumarhanelerde 3 milyon 500 bin dolarlık harcama yaptığı, ancak verdiği çeklerin karşılıksız çıktığı belirtiliyor. Fransa'da, aşırı harcamaları ve skandallarıyla daha önce de haberlere konu olan Fabius'un kumar tutkusu ve sosyetik hayat tarzı ülkede yeniden tepkilere yol açtı. Büyük bir rulet oyuncusu olduğu iddia edilen Fabius'un Monaco'daki bir kumarhanede 700 bin euro kaybetmesine rağmen bu borcun silinmesi Fransız medyasını uzun süre meşgul etmişti. 34 yaşındaki ismin yarattığı skandalların babası için büyük bir sıkıntı kaynağı olduğu Fransız medyasında yer alan haberlerde ifade edildi.
Milliyet

El Halil'de Cenazeler Çatışmaya Dönüştü
İsrail'de Filistinlilerin yoğun olarak yaşadığı El Halil'de (Hebron) kaldırılan üç cenaze sonrası İsrail askerleriyle Filistinliler arasında çatışmalar yaşandı. Batı Şeria ve İsrail'de düzenlenen bıçaklı saldırılar esnasında İsrail güvenlik kuvvetleri tarafından vurularak öldürülen gençlerin cenazesinde İsrail'e büyük tepki vardı. Hayatını kaybeden beş kişiden üçü El Halil'de biri Kudüs'te, diğeri ise Batı Şeria'da toprağa verildi. Bununla beraber, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, dün yaptığı açıklamayla Yahudi soykırımı konusunda sarfettiği sözlere açıklık getirdi ve Kudüs Müftüsü'ne yönelik suçlamasına dair bir düzeltme yayınladı. Netanyahu, Dünya Siyonist Kongresi'nde yaptığı açıklama ile olay yaratmış ve İsrail içinden de büyük tepkiyle karşılaşmıştı. Netanyahu, Nazi Almanyası lideri Adolf Hitler'e Yahudilere soykırım uygulama fikrini, bir Filistin milliyetçisi olan dönemin Kudüs Başmüftüsü Muhammed Emin el-Hüseyni tarafından verildiğini savunmuştu. Netanyahu, yeni açıklamasında, 'Yahudi Soykırımının tamamen Nazi'lerin sorumluluğu olduğu ve dışarıdan yapılan etkilere bağlı olmadığı' ifade edildi.
Milliyet

Rus Uçağını Işid Mi Düşürdü?
İngiliz haber ajansı Reuters'in haberine göre, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) terör örgütünün Mısır kolu, Rus uçağını düşürdüğünü iddia etti. Sosyal medyaya yansıyan açıklamada "Hilafetin askerleri bir Rus uçağını Sina'da düşürmeyi başarmıştır" denildi. Uçakta bulunan 220'den fazla "haçlının" öldürüldüğü, eylemin Rusya'nın Suriye'ye müdahalesinin intikamını almak için yapıldığı belirtildi. Uçağın düştüğü Sina'da son aylarda radikal İslamcı gruplar askeri hedeflere saldırılarını artırmış, bölgede etkili Ensar Beyt el-Makdis adlı bir grup IŞİD'e bağlılıklarını bildirerek "Sina Devleti" adını almıştı. Sina Yarımadası'nda IŞİD'e bağlı militanlarla devlet güçleri arasında son iki yılda yaşanan çatışmalarda yüzlerce polis ve asker hayatını kaybetmişti. Kogalymavia Havayolları'nın sözcüsü, uçağın bakımının tam yapıldığını ve pilotun da 12 bin saatlik uçuş tecrübesi olduğunu belirtti, kazada "pilotaj hatası" görmediklerini açıkladı. Rusya Ulaştırma Bakanı Maksim Sokolov ise IŞİD'in iddiasının doğru olmadığını belirtti. Olayla ilgili Mısır'da bir kriz masası oluşturulduğu ve soruşturma başlatıldığı açıklandı. İlk incelemelere göre kazanın teknik bir arızadan kaynaklandığı kaydediliyor. Mısır güvenlik makamları uçağın vurulduğuna dair bir veri bulunmadığını ve herhangi bir dış müdahalenin söz konusu olmadığını açıkladı. Airbus A- 321 tipi uçak, Mısır hava sahasını Akdeniz üzerinde terk edip Türk hava sahasına girecekti. Dünyayı şoke eden kaza ile ilgili ilginç bir ayrıntı daha ortaya çıktı. Uçakların hareketlerini takip eden Flight Radar 24 sitesinden Mikail Robertson, uçağın aniden alçalmaya başladığını belirtti. Uçağın en son 9 bin 500 meterede seyrettiğini söyleyen Robertson, radardan kaybolmadan önce 1 dakika içinde 1500 metre irtifa kaybettiğini iletti. Mısırlı yetkililer ayrıca, uçağa ait kara kutunun tespit edildiğini, incelemelerin ardından kazanın asıl nedeninin aydınlanacağını vurguladı.
Vatan

Abbas Ucm'ye Yeni Deliller Sundu
Resmi ziyaret için Hollandada bulunan Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Uluslararası Ceza mahkemesi (UCm) Başsavcısı Fatou Bensouda ile görüşmesinde İsrail'e açtıkları davayla ilgili yeni deliller sundu. Görüşmede, işgal altındaki Filistin topraklarında son dönemlerde artan şiddet ve Filistin'in İsrail hakkında UCm'de açtığı davanın devam eden ön soruşturmasının ele alındığı bildirildi. Başsavcının, Abbas ı devam eden yargı süreci ilgili bilgilendirdiği, yeni delilerin son dönemlerdeki yargısız infazlar, evlerin yıkılması ve toplu cezalandırmalarla ilgili olduğu açıklandı.
Star

POLİTİKA

Mavi Kordon Protokolü
Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet'in 92. yılı kutlamalarının temel "konsept"ini "sivil törenler" olarak belirledi bu yıl. Bu konsept değişikliğinin sonucu olarak düzenlenen bütün etkinliklerde sivillik vurgusu ön plana çıktı. Örneğin Hipodrom alanında yapılan törenlerde geçmişte olduğu gibi tankların, zırhlı araçların geçmesi istenmedi. Yerine Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın Mozart'ın ünlü eseri Türk Marşı'nı çaldığı mini konser gibi detaylar konuldu. Gündüz kutlamalarındaki askeri unsurlar, TSK'nın mehteran bölüğü, piyade tüfeği ile gösteri yapan askerler ve gösteri uçaklarıyla sınırlı kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca sivil kutlama konseptine 28 Ekim'de her ilden 10 kişinin katıldığı 'halkla buluşma' resepsiyonunu da dahil etti. Hepsi yan yana gelince, özellikle ekranlardaki yorumcular kuvvetle 'sivil cumhuriyet' vurgusu yaptılar. 29 Ekim gecesi Beştepe Sarayı'nda verilen davetin de bu konsept çerçevesinde 'sivil' unsurların ön plana çıkacağı bir toplantı olması hedeflendi. Toplam 2 bin 500 konuk Saray'ın kış bahçesini ve bitişik tören salonunu hıncahınç doldurdu. Erdoğan çifti konuklarla ilgilenebilmek için kalabalık içinde zorlukla ilerleyebildi. Bu arada, Erdoğan'ın salondaki 9 davetliye özel bir ilgi göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Bu gruptaki davetliler üniformalıydı. Hepsi orgeneral ya da oramiral rütbesinde komutanlardı. Bu durum, resepsiyona damgasını vuran 'Cumhuriyet' filmi topluca izlendiği sırada ve daha sonra Cumhurbaşkanı konuklara hitaben yaptığı konuşma sırasında iyice belirginleşti. Şöyle ki, konuklar film gösteriminden önce perde ve podyumun önünde toplandıklarında en öne mavi bir kordon çekildi ve başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar olmak üzere asker konuklar eşleriyle birlikte bu kordonun önüne alındı. Bunun sonucu davetli topluluğunun en ön sırası generallere ayrılmış oldu. Ön sırada TSK üst kademesiyle birlikte sivil kesimden yalnızca iki kişi bulundu: Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga. Erdoğan da en ön sıraya gelerek Orgeneral Hulusi Akar'ın yanında filmi izledi. Atatürk'ün kendi sesiyle hitabının yer aldığı, ayrıca Adnan Menderes ve Turgut Özal'ın da gözüktüğü bu filmin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüye çıkarak davetlilere hitaben kısa bir konuşma yaptı. Gecenin en ilginç anlarından biri Cumhurbaşkanı'nın konuşması bittikten sonra yaşandı. Erdoğan, ön sıradaki komutanları da eşleriyle birlikte podyuma yanına davet etti. Ardından Erdoğan ve TSK üst kademesi yan yana dizilerek Cumhuriyet'in 92. yıldönümünü alkışlarla kutladılar. Yaptığı bu jestlerle askerlere çok önem verdiğini, onların kendisi nezdinde özel bir yeri olduğunu hem salondaki konuklara hem de kamuoyuna ve bütün dünyaya göstermiş oldu Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'sivil' vurgulu bu törende. Peki Erdoğan'ın bu fotoğrafı vermesinin gerisinde ne var? Bu konuda pek çok analiz işitmek mümkün. Bir yoruma göre, özellikle muhalefetin, toplumun muhalif kesimlerinin Saray'a ambargo uyguladığı, protesto amacıyla buradaki davetlere katılmadığı bir dönemde, Erdoğan askerleri yanına alarak kendi açısından etkili bir yanıt vermiş oluyor. İkincisi, cemaate karşı yürüttüğü kuvvetli mücadelede zaten "doğal müttefiki" olan askerlerle birlikte fotoğraf vererek cemaate karşı bir kararlılık göstermiş oluyor. Üçüncü bir faktör, Erdoğan ile TSK arasındaki yakın diyaloğun son dönemde konjonktürden kaynaklanan boyutuyla ilgili. Türkiye, güvenlik açısından sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Hem PKK, hem IŞİD ile mücadelede, hem de Suriye ve Irak gibi konularda politikalar belirlenirken TSK karar alma mekanizmalarında yeniden ön plana çıkıyor ve hükümet ile yakın bir çalışma ilişkisi götürüyor. Beştepe'deki bu fotoğraf da Erdoğan ile TSK arasında son dönemde şekillenen bu yakın ilişkinin yansıması oluyor. Bazı yorumculara göre, Erdoğan ayrıca Türkiye'nin milli gücünün en önemli bileşenlerinden biri olarak orduyu görüyor ve bu fotoğrafla aslında özellikle bölgedeki bütün aktörlere Türkiye'nin gücünü vurgulamış oluyor. Tabii Erdoğan'ın jesti, bununla sınırlı kalmadı. Erdoğan önceki akşam ATV'de çıktığı programda cemaati eleştirirken "Daha önce bu yargı bizim silahlı kuvvetlerimizi içeri attıkları zaman bunların sesi çıkıyor muydu? Subaylar vesair 300'ü aşkın kişi içeri atıldı. Şimdi iş döndü kendilerine geldi" diyerek askerlere sıcak bir mesaj daha gönderdi. Fotoğraflar, mesajlar yan yana geldiğinde Türkiye'nin yeni dönemine ilişkin ilginç şifrelerle karşılaşıyoruz. Bu şifrelerin tartışması ayrı bir konu ama objektif bir tespit yaparsak, TSK üst kademesinin Cumhurbaşkanı nezdinde "en ziyade protokole mazhar" kesim kategorisine terfi ettiği ortada. Belli oluyor ki, bugünlerde sivil-asker ilişkilerinin hassas dengesi Beştepe'teki mavi kordonda saklı.
Hürriyet
Cumhuriyet'te Işid Alarmı
Cumhuriyet gazetesinin Şişli'deki merkez binası önünde önceki akşam saat 19.30 sıralarından itibaren polis geniş güvenlik önlemi aldı. Gazetenin bulunduğu sokak ile bağlantı yolları polis bariyerleriyle kapatılırken, Cumhuriyet önünde bir TOMA da hazır bekletiliyor. Sabah işlerine gitmek isteyen vatandaşlar polis ekipleri tarafında gazetenin bulunduğu sokağa girmelerine izin verilmedi. Cumhuriyet gazetesi güvenlik önlemleriyle ilgili yaptığı haberinde "IŞİD'lilerden gazetemizin adresi çıktı" dedi. Gazetenin internet sitesinde de yer alan haber şu ifadelere yer verildi: "Dün akşam saatlerinde gazetemizin İstanbul merkezi ile Ankara temsilciliği önüne gelen polisler beklenmedik şekilde güvenlik önlemi aldı. Polisler bu durumu seçim öncesi önlem olarak açıkladı. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yetkililerinden alınan bilgi olayın rengini değiştirdi. Alınan bilgiye göre Gaziantep'te yakalanan iki IŞİD üyesinden birinin üzerinde Ankara Temsilciliğimizin adresi çıktı. Gaziantep Emniyeti bu durumu anında Ankara'ya iletti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine polis ekipleri gazetemizde güvenlik önlemi aldı. Savcılık kaynakları Ankara katliamı sonrasında çökertilen IŞİD'in Gaziantep hücresinin geri kalan üyelerinin eylem arayışında olduğunu belirtti. Yüksek miktarda patlayıcı ve silahını polis operasyonunda kaybeden IŞİD'in, bunun intikamını almak için ciddi eylem arayışı içinde olduğu öğrenildi" CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve çalışma arkadaşlarını ziyaret etti. IŞID terör örgütü tehdidi altında habercilik yapan gazetecileri ziyaret eden Yarkadaş, dayanışma için geldiğini ifade etti. Cumhuriyet gazetesi ziyareti sonrasında çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yarkadaş, "Kanaltürk ve Bugün'deki meslektaşlarımız da Cumhuriyet gazetesindeki arkadaşlarımız da silahların gölgesinde gazete yapmaya çalışıyor. Bugün, Kanaltürk binası gibi Cumhuriyet gazetesi de kuşatma altında. Gazeteciler artık kendilerini hiçbir şekilde özgür hissetmemektedir" dedi.
Milliyet

Liderler Dört Bir Yanda
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu, 7 Haziran'da olduğu gibi İstanbul'daki Saffet Çebi İlkokulu'nda kullanacak. TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Sivas Fevzi Paşa İlkokulu'nda sandığa gidecek. Başbakan Davutoğlu da daha önceki seçimlerde olduğu gibi yine memleketi Konya'da oyunu kullanacak. İzmir 2. Bölge ikinci sıra adayı olan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu oyunu Ankara'da kullanacak. Kılıçdaroğlu, diğer seçimlerde olduğu gibi yine Çukurambar Arjantin İlkokulu'ndaki 4137 nolu sandıkta oy verecek. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ankara'da Anıttepe Ortaokulu'nda oy kullanacak, ardından seçim sürecini parti genel merkezinde takip edecek. HDP Eş Genel başkanları Selahattin Demirtaş İstanbul'da, Figen Yüksekdağ ise Van'da oyunu kullanacak. Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Ankara'da Turhan Dökmeci İlkokulu'nda, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Fethiye Kemal İlkokulu'nda sandığa gidecek. DSP Genel Başkanı Masum Türker ise İstanbul Ataşehir TEB Ortaokulu'nda oyunu verecek. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları ise Çankaya İlköğretim Okulu'nda sandık başında olacak.
Vatan

POLİTİKA

Mavi Kordon Protokolü
Cumhurbaşkanlığı, Cumhuriyet'in 92. yılı kutlamalarının temel "konsept"ini "sivil törenler" olarak belirledi bu yıl. Bu konsept değişikliğinin sonucu olarak düzenlenen bütün etkinliklerde sivillik vurgusu ön plana çıktı. Örneğin Hipodrom alanında yapılan törenlerde geçmişte olduğu gibi tankların, zırhlı araçların geçmesi istenmedi. Yerine Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası'nın Mozart'ın ünlü eseri Türk Marşı'nı çaldığı mini konser gibi detaylar konuldu. Gündüz kutlamalarındaki askeri unsurlar, TSK'nın mehteran bölüğü, piyade tüfeği ile gösteri yapan askerler ve gösteri uçaklarıyla sınırlı kaldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ayrıca sivil kutlama konseptine 28 Ekim'de her ilden 10 kişinin katıldığı 'halkla buluşma' resepsiyonunu da dahil etti. Hepsi yan yana gelince, özellikle ekranlardaki yorumcular kuvvetle 'sivil cumhuriyet' vurgusu yaptılar. 29 Ekim gecesi Beştepe Sarayı'nda verilen davetin de bu konsept çerçevesinde 'sivil' unsurların ön plana çıkacağı bir toplantı olması hedeflendi. Toplam 2 bin 500 konuk Saray'ın kış bahçesini ve bitişik tören salonunu hıncahınç doldurdu. Erdoğan çifti konuklarla ilgilenebilmek için kalabalık içinde zorlukla ilerleyebildi. Bu arada, Erdoğan'ın salondaki 9 davetliye özel bir ilgi göstermesi dikkatlerden kaçmadı. Bu gruptaki davetliler üniformalıydı. Hepsi orgeneral ya da oramiral rütbesinde komutanlardı. Bu durum, resepsiyona damgasını vuran 'Cumhuriyet' filmi topluca izlendiği sırada ve daha sonra Cumhurbaşkanı konuklara hitaben yaptığı konuşma sırasında iyice belirginleşti. Şöyle ki, konuklar film gösteriminden önce perde ve podyumun önünde toplandıklarında en öne mavi bir kordon çekildi ve başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar olmak üzere asker konuklar eşleriyle birlikte bu kordonun önüne alındı. Bunun sonucu davetli topluluğunun en ön sırası generallere ayrılmış oldu. Ön sırada TSK üst kademesiyle birlikte sivil kesimden yalnızca iki kişi bulundu: Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül ve Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Fahri Kasırga. Erdoğan da en ön sıraya gelerek Orgeneral Hulusi Akar'ın yanında filmi izledi. Atatürk'ün kendi sesiyle hitabının yer aldığı, ayrıca Adnan Menderes ve Turgut Özal'ın da gözüktüğü bu filmin ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan kürsüye çıkarak davetlilere hitaben kısa bir konuşma yaptı. Gecenin en ilginç anlarından biri Cumhurbaşkanı'nın konuşması bittikten sonra yaşandı. Erdoğan, ön sıradaki komutanları da eşleriyle birlikte podyuma yanına davet etti. Ardından Erdoğan ve TSK üst kademesi yan yana dizilerek Cumhuriyet'in 92. yıldönümünü alkışlarla kutladılar. Yaptığı bu jestlerle askerlere çok önem verdiğini, onların kendisi nezdinde özel bir yeri olduğunu hem salondaki konuklara hem de kamuoyuna ve bütün dünyaya göstermiş oldu Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'sivil' vurgulu bu törende. Peki Erdoğan'ın bu fotoğrafı vermesinin gerisinde ne var? Bu konuda pek çok analiz işitmek mümkün. Bir yoruma göre, özellikle muhalefetin, toplumun muhalif kesimlerinin Saray'a ambargo uyguladığı, protesto amacıyla buradaki davetlere katılmadığı bir dönemde, Erdoğan askerleri yanına alarak kendi açısından etkili bir yanıt vermiş oluyor. İkincisi, cemaate karşı yürüttüğü kuvvetli mücadelede zaten "doğal müttefiki" olan askerlerle birlikte fotoğraf vererek cemaate karşı bir kararlılık göstermiş oluyor. Üçüncü bir faktör, Erdoğan ile TSK arasındaki yakın diyaloğun son dönemde konjonktürden kaynaklanan boyutuyla ilgili. Türkiye, güvenlik açısından sıkıntılı bir dönemden geçiyor. Hem PKK, hem IŞİD ile mücadelede, hem de Suriye ve Irak gibi konularda politikalar belirlenirken TSK karar alma mekanizmalarında yeniden ön plana çıkıyor ve hükümet ile yakın bir çalışma ilişkisi götürüyor. Beştepe'deki bu fotoğraf da Erdoğan ile TSK arasında son dönemde şekillenen bu yakın ilişkinin yansıması oluyor. Bazı yorumculara göre, Erdoğan ayrıca Türkiye'nin milli gücünün en önemli bileşenlerinden biri olarak orduyu görüyor ve bu fotoğrafla aslında özellikle bölgedeki bütün aktörlere Türkiye'nin gücünü vurgulamış oluyor. Tabii Erdoğan'ın jesti, bununla sınırlı kalmadı. Erdoğan önceki akşam ATV'de çıktığı programda cemaati eleştirirken "Daha önce bu yargı bizim silahlı kuvvetlerimizi içeri attıkları zaman bunların sesi çıkıyor muydu? Subaylar vesair 300'ü aşkın kişi içeri atıldı. Şimdi iş döndü kendilerine geldi" diyerek askerlere sıcak bir mesaj daha gönderdi. Fotoğraflar, mesajlar yan yana geldiğinde Türkiye'nin yeni dönemine ilişkin ilginç şifrelerle karşılaşıyoruz. Bu şifrelerin tartışması ayrı bir konu ama objektif bir tespit yaparsak, TSK üst kademesinin Cumhurbaşkanı nezdinde "en ziyade protokole mazhar" kesim kategorisine terfi ettiği ortada. Belli oluyor ki, bugünlerde sivil-asker ilişkilerinin hassas dengesi Beştepe'teki mavi kordonda saklı.
Hürriyet


Cumhuriyet'te Işid Alarmı
Cumhuriyet gazetesinin Şişli'deki merkez binası önünde önceki akşam saat 19.30 sıralarından itibaren polis geniş güvenlik önlemi aldı. Gazetenin bulunduğu sokak ile bağlantı yolları polis bariyerleriyle kapatılırken, Cumhuriyet önünde bir TOMA da hazır bekletiliyor. Sabah işlerine gitmek isteyen vatandaşlar polis ekipleri tarafında gazetenin bulunduğu sokağa girmelerine izin verilmedi. Cumhuriyet gazetesi güvenlik önlemleriyle ilgili yaptığı haberinde "IŞİD'lilerden gazetemizin adresi çıktı" dedi. Gazetenin internet sitesinde de yer alan haber şu ifadelere yer verildi: "Dün akşam saatlerinde gazetemizin İstanbul merkezi ile Ankara temsilciliği önüne gelen polisler beklenmedik şekilde güvenlik önlemi aldı. Polisler bu durumu seçim öncesi önlem olarak açıkladı. Ancak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yetkililerinden alınan bilgi olayın rengini değiştirdi. Alınan bilgiye göre Gaziantep'te yakalanan iki IŞİD üyesinden birinin üzerinde Ankara Temsilciliğimizin adresi çıktı. Gaziantep Emniyeti bu durumu anında Ankara'ya iletti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının talimatı üzerine polis ekipleri gazetemizde güvenlik önlemi aldı. Savcılık kaynakları Ankara katliamı sonrasında çökertilen IŞİD'in Gaziantep hücresinin geri kalan üyelerinin eylem arayışında olduğunu belirtti. Yüksek miktarda patlayıcı ve silahını polis operasyonunda kaybeden IŞİD'in, bunun intikamını almak için ciddi eylem arayışı içinde olduğu öğrenildi" CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş, Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve çalışma arkadaşlarını ziyaret etti. IŞID terör örgütü tehdidi altında habercilik yapan gazetecileri ziyaret eden Yarkadaş, dayanışma için geldiğini ifade etti. Cumhuriyet gazetesi ziyareti sonrasında çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yarkadaş, "Kanaltürk ve Bugün'deki meslektaşlarımız da Cumhuriyet gazetesindeki arkadaşlarımız da silahların gölgesinde gazete yapmaya çalışıyor. Bugün, Kanaltürk binası gibi Cumhuriyet gazetesi de kuşatma altında. Gazeteciler artık kendilerini hiçbir şekilde özgür hissetmemektedir" dedi.
Milliyet

Liderler Dört Bir Yanda
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oyunu, 7 Haziran'da olduğu gibi İstanbul'daki Saffet Çebi İlkokulu'nda kullanacak. TBMM Başkanı İsmet Yılmaz, Sivas Fevzi Paşa İlkokulu'nda sandığa gidecek. Başbakan Davutoğlu da daha önceki seçimlerde olduğu gibi yine memleketi Konya'da oyunu kullanacak. İzmir 2. Bölge ikinci sıra adayı olan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu oyunu Ankara'da kullanacak. Kılıçdaroğlu, diğer seçimlerde olduğu gibi yine Çukurambar Arjantin İlkokulu'ndaki 4137 nolu sandıkta oy verecek. MHP Genel Başkanı Bahçeli, Ankara'da Anıttepe Ortaokulu'nda oy kullanacak, ardından seçim sürecini parti genel merkezinde takip edecek. HDP Eş Genel başkanları Selahattin Demirtaş İstanbul'da, Figen Yüksekdağ ise Van'da oyunu kullanacak. Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Ankara'da Turhan Dökmeci İlkokulu'nda, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Fethiye Kemal İlkokulu'nda sandığa gidecek. DSP Genel Başkanı Masum Türker ise İstanbul Ataşehir TEB Ortaokulu'nda oyunu verecek. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar ve kuvvet komutanları ise Çankaya İlköğretim Okulu'nda sandık başında olacak.
Vatan

SPOR

Bayanlar Voleybol Ligi 4. hafta maçında Vakıf- Bank, sahasında F.Bahçe Grundig'i 3-2 (22-25, 25-15, 25- 22, 16-25, 15-6) mağlup etti. Burhan Felek Voleybol Salonu'nda oynanan mücadelede bir maçı eksik durumda bulunan ve 3'te 3 yaparak puanını 8'e çıkartan sarı-siyahlılarda Sloetjes 17, Rasic 15 (8 blok), Kübra 14, Buijs 11, Gözde 10 sayıyla oynarken ilk yenilgisini alarak 12 puanda kalan Kanarya'da ise Kim 20, Polen 17, Bosetti 14 ile Eda 10 sayı üretti. Maça 8-5'lik avantajla başlayan VakıfBank olsa da 16-13'ü bulan konuk ekipte 5 sayı üreten Eda Erdem yıldızlaştı ve 25-22 ile durum 1-0 sarı- lacivertlilerin lehine oldu. 2. oyunda ise Kübra Akman önderliğinde toparlanan ev sahibi 25-15'le 1-1 eşitliği yakaladı. 3. bölümde de Milena Rasic çıktı sahneye. 4'ü blok olma üzere 6 sayı bulan Sırp orta oyuncu 25-22 ile sarı-siyahlıları setlerde 2-1'le öne geçirdi. 4. oyunu Polen(6)-Kim(6) ikilisinden gelen 12 sayıyla F.Bahçe 25-16 ile rahat kazandı. Son bölümde ise ev sahibi ekipte Buijs geçti direksiyona ve ev sahibi ekip 15-6 ile tie-break'i hanesine yazdırarak hem karşılaşmayı kazandı hem de sezon başındaki Şampiyonlar Kupası müsabakasının rövanşını aldı.
Vatan


Spor Toto Basketbol Ligi'nin 4. hafta maçında Beşiktaş Sompo Japan, evinde İstanbul Büyükşehir Belediyespor'u 103- 91 yendi. Polonyalı pivot Lampe 27 sayı, 13 ribauntla double-double yaptı. Kartal, bu sonuçla ligde ikinci galibiyetini elde ederken, yeni antrenörü Yağızer Uluğ PAOK galibiyetinin ardından ligde de kazanmasını bildi. Anadolu Efes, Demir İnşaat Büyükçekmece deplasmanında zorlanmadı. Lacivert-Beyazlılar, 91-61 kazanarak; Cedevita yenilgisinin yarasını sardı. Dario Sariç, 14 sayıyla takımının en skorer ismi oldu. Geçtiğimiz hafta Fener'i deviren Torku Konya, Muratbey Uşak'ı 75-64 yenerek, çıkışını sürdürdü. Akın Çorap Yeşil Giresun, Telekom'u 69-51'le eli boş gönderdi.
Star


Lider Beşiktaş'ın Kasımpaşa ile 3-3 berabere kaldığı karşılaşmanın 90+3 dakikasında dakikasında yaşanan penaltı pozisyonunun yankıları devam ediyor. İşte hakem otoritelerinin görüşleri: n Muhittin Boşat:Donk topa normal şekilde müdahale etmiyor. Kendisini topun önüne atıyor ve top Donk'un açık olan sol eline çarpıyor. Bu nedenle pozisyon çarpma olmasına rağmen sıra dışı bir şekilde kendisini topun önüne attığı için bana göre penaltı. Mustafa Çulcu: Beşiktaş'ın 90+3'te kazandığı penaltı net.. Ancak öncesinde Atiba bana göre elle oynadı. Burada bir numaralı yardımcı Bahattin Duran ile 4. hakem bayan Dilan Deniz Gökçek İşcan, karşılaşmanın orta hakemi Cüneyt Çakır'ı uyarmalıydı. Erman Toroğlu: Cüneyt Çakır için tam "Ters işler yapmadı" diyecektik ama uzatmada tartışmaya açık bir penaltı verdi. Görerek mi, görmeden mi verdi bilmiyorum. Penaltıyla uzaktan yakından ilgisi yok. n Bülent Yavuz:Oğuzhan'ın kaleye vurduğu topa, Donk vücudunu siper ederek engel olmak için hamle yapıyor. Elleri kesinlikle doğal konumda ve topu görmüyor. Top eline de çarpmıyor. Hatalar zinciri orta hakem Çakır'a yakışmayacak şekilde penaltı verdirdi. n Serdar Tatlı:Donk, topun önüne kendini siper etmeye çalıştı. Top Donk'un altından mesafe katedip kaleye doğru gidiyor. Çakır elle oynandı diye penaltı kararı verdi. Elle temas yok. Penaltı değil.
Star

Kanarya'nın teknik patronu Vitor Pereira sert çıktı. Takımdan gönderileceği ve yerine başka bir çalıştırıcı getirileceği yönünde haberler çıkan Portekizli teknik adam, "Bunların hepsi dedikodu. Bu söylentileri kim, niye çıkartır anlamıyorum. Ben buraya 2 yıllık sözleşme imzalayarak geldim. Sonuna kadar da görevimin başında kalacağım. Düzeltmemiz gereken noktalar var. Öncelikle bunları düzelteceğiz" dedi. Kanarya'nın hocası şöyle devam etit: "Göreve geldiğim ilk günkü düşüncelerim neyse, şimdi de aynen devam ediyor. Hem Süper Lig'de şampiyon olacağız, hem de Avrupa'da büyük başarılar kazanacağız. Kendime olan güvenimi, kadromdaki tüm oyuncularıma olan inancımı koruyorum. Cesaretli, kişilikli ve her zaman kazanmak isteyen bir takım olacağız." "Ligin başında bu yana Hakem hataları olmasaydı şu anda liderdik. Şampiyon olmazsak ben zaten gerekeni yaparım. Ama biz güçlü bir takımız ve şampiyon olacağız" Ben bu tür dedikodulara ve baskılara alışığım. Daha önce çalıştığım kulüplerde de benzer olaylar oldu. Ancak şunu herkes bilsin ki, hayatım boyunca karşılaştığım hiçbir zorluk beni yıldırmadı."
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme