7 Kasım 2015 Cumartesi

07.11.2015 Genel Gündem


07.11.2015 Cumartesi
GÜNDEM 

Telekulak Skandalında 100 Hâkime İnceleme 
Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nca (HSYK), sahte isimle dinleme kararı vererek telekulak skandalında rol oynayan 100 kadar hâkimle ilgili inceleme başlattı. Eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in hazırladığı dinleme taleplerini kabul eden hakimler hakkında meslekten ihraç dahil disiplin cezalarına ilişkin talepler HSYK 2. Dairesi'nce görüşülerek karara bağlanacak. Ayrıca haklarında ceza davası da açılabilecek. HSYK Başmüfettişi Yunus Nadi Kolukısa'nın 2008-2009 yıllarında yapılan dinlemelere ilişkin yürüttüğü soruşturma sırasında Paralel Devlet Yapılanması'nın iş dünyasını ve gazetecileri dinlediği ortaya çıkmıştı. "Terör örgütü üyeliği, organize suç örgütü üyeliği" gibi suçlamalarla ve uydurma isimlerle dinlenen ünlüler arasında iş dünyasının önde gelen isimleri yer aldı. Ayrıca ünlü gazeteciler ve bürokratların da uydurma suçlamalarla defalarca mahkeme kararı aldırılarak dinlendiği tespit edildi. Gerçek isimlerin yazılmadığı usulsüz dinleme kararlarında yer alan telefon numaralarının kimlere ait olduğu, Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB) kayıtlarından karşılaştırılarak belirlendi. Üçer aylık periyotlarla tekrarlanan ve 2 yıl süren "telekulak skandalının", 2008 başından 2009 sonuna kadar devam ettiği, bazı ünlüler için altı kez mahkeme kararı çıkarılarak yasa dışı dinlemelerin sürdürüldüğü belirtildi. Paralel Devlet Yapılanması'nın emniyetteki kilit isimleri arasında yer alan dönemin İstanbul Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer'in, sahte isimler ve uydurma suçlamalarla istediği dinleme kararları, çoğu Paralel Devlet Yapılanması ile hareket eden hakimler tarafından yasa dışı biçimde alındı. Dinlenen ünlü isimler arasında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'un eşi Caroline Nicole Koç, Doğan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı, iş adamları Hüsamettin Kavi, Mustafa Süzer, Mehmet Emin Karamehmet, Erol Altaca, Doğan Holding yöneticileri, ressam Bedri Baykam, Doğan Holding Finans ve Fon Yönetimi Başkan Yardımcısı Mehmet Yörük, Doğan Holding Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Karacan, Doğan Holding Mali İşler Başkan Yardımcısı Yener Şenok, Doğan Holding Avrupa Temsilcisi Hakan Genç, Doğan Dış Ticaret Yöneticisi Süleyman Kocakaya, eski Show TV Genel Müdürü Süleyman Serdar Çaloğlu, işadamı İbrahim Çağlar, Migros İletişim ve Bilgi Güvenliği Müdürü Ömer Lütfi Karagöz, eski Doğuş Grubu Genel Müdürü Cem Aydın, eski Aydın Doğan Vakfı Yürütme Kurulu Başkanı ve eski milletvekili Orhan Birgit de yer alıyor. Dinleme skandalında bazı gazeteciler, siyasetçiler ve bürokratlar için de yasa dışı dinleme kararları alındığı ortaya çıktı.
Milliyet


Erdoğan, Dünya Liderleri İle 'Telekonferans' Yaptı 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Paris Konferansı'nın hemen öncesinde düzenlenecek G-20 Antalya Zirvesi'nden büyük beklentiler olduğunu biliyoruz. G-20 ülkeleri olarak, Antalya'dan Paris'e güçlü ve yapıcı bir mesaj gönderilmesi hususunda mutabıkız" dedi. BM Genel Sekreteri Ban ki Mun'un iklim değişikliği konusunda bazı dünya liderleri arasında düzenlediği telekonferansa katılan Erdoğan, insanlığın yaşadığı önemli sorunlardan biri olan iklim değişikliği konusunda, Türkiye'nin üzerine düşenleri yapmanın çabası içinde olduğunu söyledi. Bu çerçevede, 2020 sonrasıyla ilgili kapsayıcı bir sistem oluşturulmasına yönelik çalışmaları önemli gördüklerini belirten Erdoğan, bunun için öncelikle, BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi kapsamında yürütülen müzakere sürecinin başarıyla sonuçlandırılması gerektiğinin altını çizdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Paris'te gerekli anlaşmaya varılması için, ilgili devletler olarak herkesin üzerine düşeni yapması ve görüşmelerde yapıcı bir rol oynaması gerektiğini anlattı. Gelecek hafta sonu G-20 Antalya Zirvesi'nin düzenleneceğini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti: "Paris Konferansı'nın hemen öncesinde düzenlenecek G-20 Antalya Zirvesi'nden büyük beklentiler olduğunu biliyoruz. G-20 ülkeleri olarak, Antalya'dan Paris'e güçlü ve yapıcı bir mesaj gönderilmesi hususunda mutabıkız. Bu çerçevede, Dönem Başkanı olarak G-20 ülkeleriyle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bununla birlikte, G-20'nin BM İklim değişikliği Çerçeve Sözleşmesi altındaki müzakere sürecinin yerini alamayacağı ve almaması gerektiği hususunda görüş birliği bulunuyor. Antalya'da yapılacak samimi ve yapıcı fikir teatisinin, müzakere sürecinde zorluk arz eden hususların aşılması bakımından yol gösterici olabileceğini düşünüyoruz. İklim değişikliğine uyum çabaları için mali imkanlar genişletilmelidir. Bilhassa iklim değişikliğinden en fazla etkilenen ülkelerin ihtiyaçlarına cevap verilmelidir. Bu bağlamda, 2020 sonrası için gelişmiş ülkeler tarafından yıllık 100 milyar dolar tutarında fon oluşturulması yükümlülüğünün hayata geçirilmesi önemlidir." Bu arada, Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgiye göre Erdoğan, iklim değişikliği hakkında liderlerin görüş teatisinde bulundukları telekonferansa İstanbul'daki Mabeyn Köşkü'nden katıldı. BM Genel Sekreteri Ban'ın başkanlığında gerçekleştirilen telekonferansa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanı sıra, Fransa Cumhurbaşkanı François Hollande, Peru Devlet Başkanı Ollanta Humala, Federal Almanya Şansölyesi Angela Merkel ve Malta Başbakanı Joseph Muscat'ın da katıldığı kaydedildi. Telekonferansın, 30 Kasım 2015'te Paris'te gerçekleştirilecek BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 21. Taraflar Konferansı'nda sonuçlandırılması beklenen yeni iklim anlaşmasının müzakerelerine destek sağlama amacıyla yapıldığı öğrenildi.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 102, 1442-102, 2045                                              
ABD Doları 2, 9175-2, 9189/ Euro 3, 1344-3, 1366/İngiliz Sterlini 4, 3909-4, 3947                               

Tuskon Baskını 
Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği, savcılığın talebi üzerine Fethullah Gülen Terör Örgütüne himmet yoluyla gelir sağlandığı, örgütsel faaliyetler bulunduğu gerekçesiyle, Türkiye İş Adamları ve Sanayicileri Konfederasyonu'na (TUSKON) bağlı dernek ve şirketlerde arama yapılmasına ve suç delillerine el konulmasına karar verdi. Savcılık, talep yazısında, TUSKON'un örgütün mali kaynaklarını oluşturan yapılardan birisi olduğunu, Genel Sekreter Mustafa Günay'ın da direkt Fethullah Gülen'e bağlı olduğu iddia edildi. Gülen Cemaatine yönelik soruşturma kapsamında, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, TUSKON'a bağlı bazı dernek ve şirketlerde arama yapmak için Ankara 3. Sulh Ceza Hakimliği'ne başvurdu. Savcılık, dernek ve şirketlerde arama yapılmasına ilişkin talebinde, örgüt faaliyetlerinin ağırlıklı olarak legal görünümlü kurum ve kuruluşlar vasıtası ile yürütüldüğü iddiasıyla şu değerlendirmelerde bulundu: "Örgütün mali yapısının zaman içerisinde örgütlenmesine paralel olarak Türkiye başta olmak üzere birçok ülkede geniş bir ağ haline geldiği, bu kapsamda yapılamanın zaman içerisinde holdingleri, şirketleri, ticari işletmeleri, STK'ları vb. gibi çok sayıda kurum/kuruluşları barındıran bir organizasyon haline geldiği ve bu işletmeleri vasıtasıyla yüksek oranda kaynak akışlarının bulunduğu, bu yapılanmaları sayesinde devleti ele geçirmeyi amaçladıkları, dolayısıyla mali alanlarda oluşturulan bu yapılanmalara diğer alanlara da destek verilerek yasadışı bir örgüt konumuna geldikleri belirtilmiştir. TUSKON'a bağlı iş adamlarının bağlı olduğu ilin imamına himmet verdiği, yurtdışında bir iş aldığında ise gittiği ülkede örgütün okullarının ve kurumlarına ihtiyaçları varsa onları karşıladığı, bunun da bağlı olduğu ildeki imamı tarafından yaptırıldığı anlaşılmıştır. TUSKON 7 üye federasyon 211 üye işadamları derneği ve Türkiye'nin her yerinden 55 bin girişimciyle temsil edilen, örgüte bağlı bir çatı sivil toplum kuruluşu olduğu, TUSKON'un Brüksel, Washington DC, Moskova, Pekin ve Addis Ababa'daki temsilcilik ofisleri ve 140 ülkede bulunan partner kuruluşlarıyla beraber örgütün mali kaynaklarını oluşturan yapılardan birisi olduğu, genel sekreter olarak gözüken Mustafa Günay isimli şahsın TUSKON'un gerçek sorumlusu olduğu ve direk olarak Fethullah Gülen'e bağlı olduğu anlaşılmıştır."
Hürriyet

Sabancı Holding'in Kârında Reel Sektörün Ağırlığı Artıyor 
Sabancı Holding'in konsolide satışları 2015 yılının 9 ayında 21 milyar 971 milyon lira, net kârı ise yüzde 18 artışla 1 milyar 686 milyon lira oldu. Aynı dönemde holdingin banka dışı kârının, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 66 artarak 749 milyon liraya ulaşması dikkat çekti. Sabancı Holding Üst Yöneticisi (CEO) Zafer Kurtul, Akbank'ın yüksek mevduat büyümesi ve yeni sendikasyon kredileriyle sektördeki güçlü konumunu sürdürdüğünü belirtti. Akbank'ın nakdi ve gayrinakdi kredilerini yüzde 12 artırarak 188 milyar liraya çıkardığını aktaran Kurtul, şöyle devam etti: "Geçen yılın 9 ayında 104 milyon lira zarar eden Enerjisa, bu yılın aynı döneminde net kârını başarılı bir performansla 151 milyon liraya yükseltti. Özel sektör dağıtım şirketleri, Türkiye'deki kayıp kaçağın düşmesinde ve dolayısıyla sektördeki verimliliğin artmasında büyük rol oynuyor. Temsa Otobüs'ün ABD ve Avrupa pazarlarına yaptığı satışlar, karlılığını önemli ölçüde artırdı. Şirket yeni otobüs ve midibüs modellerinin lansmanlarıyla yurt içi ve yurt dışı pazarlardaki rekabet gücünü artırıyor. Carrefoursa hem mağaza açılışları, hem de Kiler satın alması sonrası büyümeye devam ediyor. Avivasa'da ise fon büyüklüğü 30 Eylül 2015 itibarıyla 8.5 milyar liraya yaklaştı. Toplam katılımcı sayısı da 800 bini aştı. Seçim sürecinin tamamlanmasını, ülkemiz için ekonomiye odaklanma fırsatı olarak görüyoruz."
Türkiye

Taşeronda Ve Asgari Ücrette Sözümüz Söz! 
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, NTV'de gündeme ilişkin soruları yanıtladı. AK Parti'nin seçimlerin öncesinde verdiği taahhütlerin ne zaman hayata geçirileceğine ilişkin soru üzerine Şimşek, tüm vaatlerinin arkasında olduklarını, hepsini öngördükleri şekilde yerine getireceklerini söyledi. "Bizim seçim vaatlerimiz, yaz sıcağında buz üzerine yazılı vaatler değildi" diyen Şimşek, taşeron isçilerin kadroya alınmasına ilişkin, geçen yıl yapılan yasal düzenlemeye göre, asli işlerde çalışanların kadroya alınacağını, yardımcı işlerde çalışanların ise aynı şekilde devam edeceğini söyledi. Asgari ücretin 1.300 lira yapılacağını vurgulayan Şimşek, bu konuda hiçbir soru işaretinin olmaması gerektiğini bildirdi. Şimşek, "Bu taahhüdü yerine getireceğiz. Yükün önemli bir kısmına iş alemi katlanmak zorunda kalacak. 'Bizden yükü alın' yaklaşımı, çok sağlıklı bir yaklaşım değil. Belirli sektörlerde, mesela çok geleneksel, rekabet gücünün çok zayıf olduğu bazı alanlar var. O alanlara yönelik ilave teşvikler getirilebilir" diye konuştu.
Akşam

Seçim İyimserliğine Fed Darbesi 
Seçim sonrasında haftaya düşüşle başlayıp 2.76 seviyelerine kadar gerileyen doların iyimserliğini, ABD'den gelen tarım dışı istihdam verisi bozdu. Beklentilerin üzerinde açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisinin ardından dolar, 2.92'yi aşarak yeniden seçim öncesi seviyelere döndü. Ardından 2.91 seviyesine indi. ABD'de tarım dışı istihdam Ekim ayında 271 bin ile güçlü yükseliş kaydederken; 7.5 yılın en düşük seviyesine gerileyen işsizlik oranı ile birlikte iç piyasada güçlenmeye işaret ederek ABD Merkez Bankası'ndan (Fed) Aralık ayında bir faiz artırımı adımını muhtemel kıldı. ABD Çalışma Bakanlığı'nın verilerine göre, ABD'de tarım dışı istihdam Ekim ayında 271 bin yükselerek, 2014 yılının Aralık ayından beri en güçlü artışı kaydetti. Reuters anketine katılan uzmanlar, Ekim ayında tarım dışı istihdamın 180 bin artmasını bekliyorlardı. Eylül ayı için 142 bin olarak açıklanan tarımdışı istihdam da 137 bine revize edildi. Ekim ayında ortalama saatlik ücretler 9 sent yükselirken; işsizlik oranı ise önceki ayki yüzde 5.1 seviyesinden yüzde 5'e gerileyerek, Nisan 2008'den bu yana en düşük seviyeye işaret etti. Ekonomistler, Ekim ve Kasım'da aylık 150 binin üzerindeki istihdam artışının Fed'in gecelik borçlanma faizini sıfıra yakın seviyelerden yukarı çekmek için yeterli olacağını belirtiyor. Verilerin açıklanmasının ardından uluslararası piyasada, doların diğer para birimleri ve emtialar karşısında güçlendiği, pay piyasalarında ise aşağı yönlü baskının arttığı gözlendi. Dolar/TL, beklentilerin oldukça üzerinde açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisinin ardından sert yükselirken, borsada satışlar arttı. Veri öncesi 2.8800 seviyesinde olan dolar/TL, ilk tepki olarak sert yükselişle 2.92'yi aşarak seçim öncesi seviyelere yükseldi. Dolar/TL daha sonra 2.91 seviyesine geldi. BIST-100 endeksi de Aralık ayında faiz artırımı ihtimalini güçlendiren verinin ardından kayıplarını artırdı. Borsa İstanbul, günü yüzde 1.24 düşüşle 81.930 puanda tamamladı.
Vatan

Zeybekci: Hayat Bir İnovasyon Alanı 
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, dünyada sınırların daraldığını belirterek "Hayat bir inovasyon alanı" dedi. Zeybekci, Adana'da Türkiye ihracatçılar Meclisi'nce düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası etkinlikleri kapsamında Akdeniz İhracatçılar Birlikleri 2014 yılı ihracat rakamlarına Göre en Fazla ihracat yapan Firmalara Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, "Hayat, aklınıza gelebilen tüm alanlarıyla bir inovasyon alanı. Sadece fiziksel alanlar değil, yaşam standardıyla, tarzıyla, düşünme tarzıyla her alanıyla insan hayatı, tam anlamıyla bir inovasyon alanı. atamızdan gördüğümüz, insanlık tarihi boyunca yaşanan her şey, gerek düşünme tarzları, gerek sosyal sistemler, gerek yerel yönetimler, gerek hükümet sistemleri, gerek devlet, gerekse kurumlar, gerekse üniversiteler her alan. Bunlar birbiri içine geçtiği, hep beraber olduğu sürece, bu daireler birbirine geçtiği sürece gelişmekle ilgili fırsatlar ortaya çıkıyor" dedi. Zeybekci, dünyada bilgiyi üreten toplulukların her zaman bilgiyi tüketen topluluklara hükmettiğini ve hükmedeceğini belirterek, 'Bilgiyi koyan kuralı koyar, bilgiyi koyan altını alır' söyleminin geçerli olduğunu kaydetti. Herkesi inovatif olmaya davet eden Zeybekci, son yıllarda ar-Ge'ye yaptıkları destekleri hatırlattı. Zeybekci "ama galiba bir şeyleri eksik yapıyoruz. İnsanlarımız yeniliklerden kaçıyor. İnovasyonu önce kurumlarda, devlette, siyasette yapmak gerekiyor. Önce kendi kendimizi eleştirerek yapmak gerekiyor. inovasyon anlayışını böyle geliştirebiliriz" diye konuştu.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Eleştiremeyen Medya Felaketi Getirir 
CHP'nin davetlisi olarak geçen hafta Türkiye'ye gelen eski Uruguay Devlet Başkanı Jose Mujica, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte dün sabah Bakırköy balıkçı barınaklarında kahvaltı yaptı. Jose Mujica, "Latin Amerika birleşiyor ve bu birleşmede dünyanın bu bölgesiyle ilişkilerini geliştirmesi gerekiyor. Bu yüzden buradayız. Umuyorum önümüzdeki yıllarda birbirimize daha yakın oluruz. Türk halkından çok şey öğrendik" dedi. Kılıçdaroğlu ise kahvaltı sonrası basının sorularını yanıtlarken özetle şöyle konuştu: Türkiye'nin dünya kadar sorunu var. Yüzde 10 seçim barajını kaldıracak mıyız, darbe hukukunu sona erdirecek miyiz? Medya özgürlüğünü sağlayacak mıyız? İktidar kanadına destek veren bir yazar çıkıyor bir gazeteyi hedef alarak 'O gazeteyi artık biz yöneteceğiz' diyor. Sen kimsin? Bu gücü nereden alıyorsun? Ne demokrasisinden bahsediyoruz? Hangi başkanlık sisteminden söz ediyoruz? Seçim sonucuna saygılıyız. Ama bu sonucu aldım diye baskıcı karakterimi öne çıkarırsam hangi demokrasiden söz edeceğiz? Zafer sarhoşluğu gücün zehirlenmesi anlamına geldi. Başkanlık sistemiyle eğer siz elinize sopayı alıp toplumu dizayn etmeyi amaçlıyorsanız; CHP olduğu sürece bu süreç yaşanmaz. Medyadan neden korkuyorsunuz? Beğenmezseniz almazsınız, izlemezsiniz. Onları susturmak isteyen, iktidarın savunuculuğunu yapan bir düşünce şu anda egemen zaten AKP hükümetinde. Ve bu sorun Türkiye'nin en temel sorunlarından biri olmaya aday. Medya rahatlıkla yazabilmeli, eleştirebilmeli. Hükümetin eleştirilmediği bir medya ordusu Türkiye'ye felaketi getirir. Eğer halkın haber alma kanalları tıkanıyorsa o ülkede demokrasi olmaz. İyi polisi Başbakan Ahmet Davutoğlu oynuyor. Ben Sayın Davutoğlu'na çağrı yapıyorum, sen bu söylemlere destek veriyor musun vermiyor musun?"
Hürriyet

Davutoğlu Sessiz Devrim İçin Düğmeye Basıyor 
Seçimlerde partisini yeniden tek basına iktidara taşıyan Başbakan Ahmet Davutoğlu, 64'üncü Hükümet'in kurulmasıyla birlikte "sessiz devrimler" için düğmeye basacak. Dört yıllık süreçte, 2023 hedeflerinin hayata geçirilmesi için reformlara hız verecek olan Davutoğlu, bir Başbakan Yardımcısı koordinesinde "Reform Görev Gücü" oluşturacak. Yeni Anayasa'dan Siyasi Partiler Kanunu'nda yapılacak değişikliklere, AB için atılacak adımlardan yükseköğretim reformuna kadar köklü değişiklikler için düğmeye basılacak. Muhalefet, sivil toplum kuruluşları ve milletle birlikte yürütülecek adımlar, Türkiye'yi cumhuriyetin 100'üncü yıldönümünde kalkınmış ülkeler sınıfına taşımayı hedefliyor. Eğitimden yargıya, güvenlikten yatırımlara kadar yeni reformları hızla hayata geçirmeyi planlayan Davutoğlu, yeni kabinenin oluşumuyla birlikte "Reform Görev Gücü" için de bir Başbakan Yardımcısı görevlendirecek. Yapılacak reformlar kapsamında çıkarılacak düzenlemeler, ilgili bakan ve bürokratlarla kapsamlı olarak değerlendirilecek ve takvim oluşturulacak. Yapılacak reformların daha verimli olması için kamu yönetiminde gerekli düzenlemelerin yapılması öngörülüyor. Bazı bakanlıklar da bu kapsamda ayrılacak ve tecrübeli isimlere emanet edilecek. "İnsani kalkınma"nın da hedeflendiği çalışmalar, Türkiye'nin 2023 hedeflerine daha hızlı ilerlemesini sağlayacak.
Akşam

Bahçeli'ye İlk Rakip Türkeş'in Doktoru 
MHP'DE 1 Kasım seçiminde ortaya çıkan tablo üzerine başlayan tartışmalar yeni bir boyuta taşındı. Genel Başkan Devlet Bahçeli'ye karşı Meral Akşener, Sinan Oğan, Koray Aydın gibi isimlerin aday olması gerektiği yönünde kulisler yapılırken, adaylığını ilk açıklayan isim Alparslan Türkeş'in doktoru Selim Kaptanoğlu oldu. Kaptanoğlu, Ankara'da Türk Aydınlar Vakfı'nın toplantısında adaylığını ilan etti. Hürriyet'ten Zeynep Gürcanlı ve Aysel Alp'in haberine göre TAV, 1 Kasım seçimleri ve MHP'nin aldığı sonuçları değerlendirmek için özel bir oturum düzenledi. Vakıf Genel Başkanı İsrafil Çelik, eski Kültür Bakanı Namık Kemal Zeybek, ANAP eski milletvekili Beyhan Aslan ve MHP eski milletvekili Şevket Bülent Yahnici gibi ağır topların katıldığı toplantıya isimleri MHP Genel Başkanlığına geçen Sinan Oğan ile Selim Kaptanoğlu da davet edildi. Kaptanoğlu, yaptığı konuşmada "Öncelikli mesele Genel Merkez yönetiminin istifaya zorlanması ve partinin olağanüstü kurultaya götürülmesidir. Şimdiden muhtemel adayların teke indirilmesinin bir faydası yok. Zaten Genel Merkez muhalefeti tek aday etrafında toplamayı hedefliyor. Böylece tek adayın daha kolay yıpratılması amaçlanıyor. Benim fikrim bu süreçte her aday ekibiyle birlikte olanca gücüyle çalışmasıdır. Kurultay öncesi ve sırasında tek aday etrafında birleşilebilir. Ben bir yıl önce aday olarak çıkacağımı söylemiştim. O yüzden Genel Başkanlığa adayım" dedi. MHP'nin 1241 delegesi bulunuyor. Olağanüstü kongreye gidilebilmesi için yaklaşık 250 delegenin olağanüstü kongre için başvuruda bulunması gerekiyor. Olağanüstü kongre için bu sayıya ulaşılsa bile, genel başkan değişimi için ikinci bir olağanüstü kongre gerekiyor. MHP tüzüğüne göre, her türlü tüzük değişikliği bir sonraki kongre için geçerli olabiliyor.
Vatan

DÜNYA 

Ege Dramından Türkiye Sorumlu 
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Ege Denizi'nde yaşanan mülteci krizinden Türkiye'yi sorumlu tuttu. Çipras, önceki gün ziyaret ettiği Midilli Adası'nda Alman Bild Gazetesi'ne yaptığı açıklamada Türkiye'nin kaçakçılarla mücadele etmek zorunda olduğunu belirterek, yaşanan dramdan da Türkiye'nin sorumlu olduğunu iddia etti. Türkiye ile Yunanistan arasındaki 12 kilometrelik kara sınıra çekilen tel örgülerin kalacağı mesajını ise Çipras şu sözlerle verdi: "Kim ki, bizim tel örgülerimizi kaldırmamızı istiyorsa gerçekleri görmezden geliyor veya inkâr ediyor. Orada mayın tarlası var. İnsanlar denizde boğulmak yerine orada can verir." Bild gazetesinin mülteci sorunuyla ilgili sorularını cevaplandıran Çipras, "Yunan Savunma Bakanlığı, tel örgülerin bulunduğu Türkiye sınırında mayınların kalmadığını söylüyor" hatırlatması üzerine "Türkiye'nin tüm mayınları temizlediğinden biz nasıl emin olabiliriz. İnsanları ölüme gönderemeyiz" cevabını verdi. "Resmi bilgilere göre her gün aralarında çocukların bulunduğu insanlar Ege Denizi'nde boğuluyor" hatırlatmasına da Çipras'ın cevabı şu oldu: "Türkiye sınırı Avrupa Birliği'nin sınırıdır. Ben tek başıma buna karar veremem." Gazetenin, "Siz, Türkiye ve Avrupa Birliği ile bu konuda neden görüşmeler yapmıyorsunuz" sorusuna Çipras, "Bizim pozisyonumuz mültecileri Türkiye'nin alması gerektiği yönünde. Türkiye'de mülteci kampları kurulmalı. Türkiye kaçakçılarla mücadele etmeli ve onları durdurmalı" yanıtını verdi. Muhabirin "Ama bu gerçekleşmiyor" sözleri üzerine Çipras "Görüyorsunuz. Avrupa Birliği'ndeki tüm buluşmalarda muhafazakâr hükümetler, bizi sınırların güvenliğini tam olarak sağlamamakla itham ediyor. Onlar, mültecileri bizim Avrupa'ya gönderdiğimizi söylüyor. Şimdi de bizden telleri kaldırmamızı istiyorlar. Türkiye'de 2.5 milyon insan bekliyor" dedi. "İnsanlar gelecekse tek güvenli yol bu. Neden boğulmaya bırakılıyor" sorusu üzerine Yunan Başbakan, "Türkiye ile AB kabul ediyorsa Yunan hükümeti böylesi bir kararı tek başına alamaz. Ayrıca bana göre botların yollanması sona ermeyecektir, yalnızca aldıkları ücret azalacaktır. Bu dramdan Türkiye sorumlu" diye konuştu.
Hürriyet

Ermenistan'a Y. Karabağ'dan Çekil Çağrısı 
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM) Siyasi İşler Komitesi, Ermenistan'dan Yukarı Karabağ'da işgal ettiği topraklardan askeri birliklerini geri çekmesini istedi. Komite toplantısında kabul edilen karar tasarısında, "Yukarı Karabağ dışındaki işgal altındaki diğer Azerbaycan topraklarından da Ermenilerin askerlerini ve düzensiz birliklerini geri çekmesi ve Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün tesisine, AGİT Minsk süreci çerçevesinde tamamen saygı göstermesi" istendi. "Yukarı Karabağ meselesinin diğer uluslararası büyük krizlerin gölgesinde kalmasından üzüntü duyulduğu" kaydedilen kararda, "meselenin çözümünün gecikmesinin Avrupa Konseyi'nin iki ülkesi arasındaki gerginliği savaşa kadar götürebileceği" uyarısında bulunuldu. AKPM, her iki ülke hükümetlerini silahlı kuvvetleri kullanmamaya çağırdı ve bunun yanında Dağlık Karabağ ve çevre bölgelerde güvenliğinin korunması için AGİT uluslararası barış gücünün kurulmasını tavsiye etti.
Türkiye

ABD'den Kıbrıs'ta 'Asker Açılımı' 
ABD'nin yeni Kıbrıs Büyükelçisi Kathleen Ann Doherty'nin, KKTC'deki Merit Lefkoşa Otel'de verdiği resepsiyona, adada Türk Silahlı Kuvvetleri'ne bağlı olarak görev yapan üst düzey askeri yetkililer de katıldı. Sadece Milliyet'in görüntülediği resepsiyonda Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanı Korgeneral İlyas Bozkurt, Güvenlik Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Erhan Uzun ve askeri yetkililer yer aldı. Kıbrıslı Rumların 'işgalci' iddiasında bulunduğu Türk askerinin ABD'nin resepsiyonunda tam kadro yer alması dikkat çekti. Milliyet'in edindiği bilgilere göre, ABD, askeri erkanları genellikle resepsiyonlara davet ediyor. Ancak ilk kez askeri makamlar tam kadro ve üniformalı olarak resepsiyonda yer aldı. Resepsiyona katılan yabancı misyon şefleri ve askeri yetkilileri, hem Korgeneral Bozkurt hem de Tümgeneral Uzun'a yakın ilgi gösterdi. Doherty, tanışma resepsiyonunda yaptığı konuşmada, "Kıbrıs'ta görev almaktan mutluluk duyduğunu" söyledi. Ada'da görevli bir diplomat, "Türk askerinin, ABD'nin Kıbrıs'taki resepsiyonunda yer almasının çok önemli bir olay olduğuna" dikkat çekti. Aynı yetkili, "Bunun ABD'nin Türk askerine güvenin bir göstergesi olduğunu" ifade etti. ABD'nin, TSK tarafından, Kıbrıs'ta 30 askeri bölgede kayıp şahıs arama izni vermesinden de büyük mutluluk duyduğu öğrenildi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin 14 Kasım'da Kıbrıs'a yapacağı ziyaret ise, Suriye krizi nedeniyle iptal edildi.
Milliyet

Ezana Hoparlör Yasağı Tepki Çekti 
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde (KKTC) 'rahatsızlık verdiği' gerekçesiyle, sabah ezanlarının hoparlörden okunması, 3 camide mahkeme kararıyla yasaklandı. Lefke Kasabası'nda yaşayan Feza Güzeloğlu isimli avukat, evinin çevresindeki 3 camide, hoparlörden okunan sabah ezanının rahatsızlık verdiği gerekçesiyle Güzelyurt Kaza Mahkemesi'ne başvurdu. Mahkeme verdiği ara kararla, Lefke'de bulunan Şeyh Nazım Camisi (Orta Cami), Pir Paşa Camisi ve Aşağı Cami'de sabah ezanlarının ve Arapça duaların hoparlörle okunmasını yasakladı. Güzeloğlu söz konusu camilerde ses yükseltici cihaz kullanılmaması için dava açtığını belirtti. KKTC Din İşleri Başkanı Talip Atalay, medyada Kıbrıs'ta 'ezanın yasaklandığı' şeklinde oluşan algının doğru olmadığını dile getirirken, Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Görmez de, karar üzerinden ezan tartışması başlatmanın doğru olmadığını düşündüğünü söyledi.
Vatan
 
Esad Sıkıştı Rusya Koştu 
Rusya Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Viktor Bondarev, Rusya'nın Suriye'nin güçlerine karşı olabilecek her türlü saldırıyı püskürtmek ve savaş uçaklarının kaçırılmasına karşı önlem almak amacıyla Suriye'de Zenit uçaksavar sistemini kurduğunu bildirdi. Orgeneral Bondarev yaptığı açıklamalarda, "İhtimal dahilinde olan tüm tehditleri göz önünde bulundurduk. Suriye'de savaş uçakları ve helikopterler dışında Zenit uçaksavar sistemini kurduk" ifadesini kullandı. Bondarev, olabilecek tehditler arasında Suriye'deki Rus askerlerine ateş açılması ve uçakların kaçırılması olduğunu belirterek, "Tüm bunlara hazır olmalıyız" açıklamasında bulundu. Bondarev, basında çıkan Suriye'de Rus pilotlara roket yetmediğine ilişkin haberleri ise yalanladı. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi dün yaptığı açıklamada, Rus savaş uçaklarının hafta başında Suriye'nin Rakka kentini vurduğunu bildirerek, 27'si sivil olmak üzere 42 kişinin hayatını kaybettiğini duyurdu. Terör örgütü DAEŞ kontrolünde bulunan Rakka kentinde yine sivil kıyımı yaşandı. Önceki gün Halep'in güneyindeki Hadır ve Ays beldelerine hava saldırısı düzenleyen Rus savaş uçakları, sivillerin kullandığı bir hastane ve ilaç fabrikasını hedef almıştı. Rejim güçleri, Lazkiye kırsalındaki Bayırbucak Türkmen bölgesinin güneyine girmek için kara harekatı başlattı. Alınan bilgiye göre, Suriye ordusu, dün muhalişerin kontrolündeki Gımam köyü ve çevresine hava destekli saldırı gerçekleştirdi. Rejim askerleri, yoğun bombardımanın ardından bölgeye sızmaya çalıştı, Türkmen birliklerinin karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Bölgede iki taraftan da ölü ve yaralıların olduğu, Rus jetlerinin de saldırılara destek verdiği belirtildi.
Star

SPOR 

G. Saray Başkanı Dursun Özbek ve Sportif AŞ Yönetim Kurulu üyesi Mehmet Özbek'in öncülüğü ile Yönetim Kurulu toplantılarının ayda bir kez Florya Metin Oktay Tesisleri'nde yapılması kararı alındı. Yeni uygulamadaki amacın, geçmişten bugüne gelen yönetim kurulu ve futbol takımı arasındaki kopukluğu ortadan kaldırmak olduğu öğrenildi. Bu sayede futbol takımı ve teknik heyet ile tüm yönetim kurulu arasında diyalog kurulması hedefleniyor. Ayrıca ayda bir Florya'da yapılacak olan yönetim kurulu toplantılarına Hamza Hamzaoğlu da katılacak. Yöneticiler, bu toplantıda kafalarındaki soruları, Hamzaoğlu'na soracak. Başarılı teknik adam ise her konuda bilgi aktarırken, futbol takımı, alt yapı ve Florya ile ilgili tüm isteklerini yönetim kurulu toplantısında iletecek. Kısaca G.Saray'da herkes sorusunun yanıtını birinci ağızdan alacak. Yönetim kurulu üyeleri, Florya'daki toplantı günlerinde Galatasaray idmanını da izleyip futbolcuların son durumu, performansı hakkında da bilgi sahibi olacak. Yönetim kurulu, geçtiğimiz perşembe günü ilk olarak toplu halde Florya'ya giderek sarı kırmızılı oyuncularla tanıştı.
Hürriyet

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım ile eski takım kaptanı Alex de Souza arasındaki savaş yeniden alev aldı. Fenerbahçe'den ayrılık sürecinde başkanla arasında yaşananları uzun uzun anlatan Alex, geçtiğimiz günlerde de Brezilya basınına "Söz verdiği primleri ödemedi" suçlamasında bulunmuştu. Yıldırım, "Ajax maçı sebebiyle cevabını şimdi veriyorum" diyerek kulübün sitesinden açıklama yayınladı. Alex'e karşı sert ifadeler kullanan Yıldırım, iddiaların tamamının yalan olduğunu söyledi. Bahsi geçen Sevilla maçında soyunma odasına inmediğini belirten Yıldırım, "Fenerbahçe'den ayrıldığı günden itibaren gündemde kalmak için her fırsatta benim adımı kullanmakta, yalan ve çirkin iftiralar atmaktadır. Kulüp resmi kayıtlarında da yer aldığı üzere futbolculara, Sevilla maçı ile ilgili olarak 01 Nisan 2008 tarihinde toplam 1 milyon 50 bin dolar prim dağıtılmıştır. Bu kapsamda Alex'e de 42 bin dolar ödeme yapılmıştır ve ödemeyi aldığına dair dekontta kendisinin imzası yer almaktadır" dedi.
Türkiye

Euroleague C Grubunda yer alan temsilcimiz Pınar Karşıyaka, Rusya'da Lokomotiv Kuban ile karşılaştı. Karşılaşmaya çok iyi başlayan yeşil-kırmızılılar ikinci yarı durunca salondan mağlup ayrıldı: 53- 72. Bu sonuçla Kuban 4'te 4 yaparken, ilk maçını kazanan temsilcimiz üst üste 3. mağlubiyetini yaşadı. Karşıyaka maça mükemmel başladı. Özellikle dışardan Joe Rangland ve Kerem Gönlüm ile etkili olan Kafkaf, periyodu 21-17 önde tamamladı. İkinci çeyreğe ise Kuban hareketli başladı. Ancak Ufuk Sarıca'nın öğrencileri yaptığı savunma ile rakibinin öne geçmesine izin vermedi. Bu periyotta da Colton Iverson'ın sayıları farkı çift hanelere çıkardı. Daha sonra Kuban farkı azaltsa da temsilcimiz soyunma odasına 35-30 önde girdi. Pınar Karşıyaka ikinci yarıda tanınmaz haldeydi. Kuban öne geçtikten sonra farkı açmaya başladı. Rus ekibi son periyoda 10 sayı fark ile önde girmeyi başardı. Maçın son çeyreğinde de Kuban'ın iyi bir oyunu vardı. Draper savunmada çok başarılıydı. Temsilcimizde ise Muhammet Baygül'ün çabası yeterli olmadı. Lokomotiv Kuban sahadan 72-53 galip ayrıldı ve gruptaki 4. maçını da kazandı. Temsilcimiz ise 1 galibiyette kaldı. Pınar Karşıyaka'da Joe Ragland 15, Iverson 12 ve Justin Carter 10 sayıyla mücadele etti. Lokomotiv Kuban'da Delaney ile Voronov 15′er ve Claver 13 sayıyla oynadı.
Türkiye

Spor Bakanlığı'nın engellilerin hayata tutunabilmesine yönelik yaptığı sportif çalışmalar müthiş bir geri dönüşüm sağladı. 2002 yılında sadece 2 bin 763 olan engelli sporcu sayısı, 13 yılda 12 kat arttı ve 33 bin 514'e yükseldi. Bakan Akif Çağatay Kılıç, tesisleri engelli sporcuların kullanımına uygun hale getirdiklerini, antrenör eğitimlerini tamamladıklarını, sporcuların ulaşımı için özel araçlar tahsis edildiğini ve engelli federasyonlarına her türlü desteğin verildiğini bildirdi. Kılıç söyle konuştu: "4 engelli spor federasyonumuza 82 milyon TL'lik destek verilirken, 2014 yılı için 650 kulübe 3 milyon 800 bin TL'lik katkı yapıldı. Tek koltuklu, 28 engelli, 6 refakatçi toplam 34 kişi kapasiteli otobüsler tamamen engelli sporcuların kullanımına uygun olarak tasarlandı"
Akşam

Lokomotiv maçında 90+2 oynanıyor. Beck ortaladı, Necip kafayla arkaya gönderdi. Ersan Gülüm, karşı karşıya durumda topu kaleci Guilerme'ye nişanladı ve Beşiktaş sahadan ancak 1 puanla ayrıldı. Kaçan galibiyet sonrası Teknik Direktör Şenol Güneş, gol yapamayan Ersan Gülüm'e de sahada adeta hayalet gibi gezinen Mario Gomez'e de şaka yollu sitemde bulundu. Soyunma odasında futbolcularını tek tek kutlayan Güneş'in Ersan ile diyaloğu takıma moral verdi. Maçtan önce stoperleri değerlendirirken Ersan Gülüm için "Çalışıyor ama eksikleri var" ifadesini kullanan deneyimli teknik adam, maçtan sonra da oyuncusuna takılarak "Böyle pozisyon buldun mu atacaksın Ersan. Nasıl kaçırdın, hayret ettim" dedi. Güneş'in şakayla karışık sitemde bulunduğu bir diğer isim de sahaya gol umudu olarak sürdüğü Mario Gomez oldu. Kartal'ın hocası "Markajda mı kaldın Mario! Sahada yoktun" sözleri ile hitap etti. Alman futbolcu, Lokomotiv Moskova maçı boyunca adeta hayalet gibi dolaştı ve rakip savunmayı rahatsız edecek tek bir hareket yapamadan oyunu tamamladı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme