8 Kasım 2015 Pazar

08.11.2015 Genel Gündem


08.11.2015

GÜNDEM

5-10 Metre Çatıştılar
Güvenilir kaynaklardan edinilen bilgiye göre, terör örgütü PKK'nın sözde Cilo Eyaleti'nin kilidini oluşturan Doski Vadisi ile güneyindeki bölgeyi kontrol eden İkiyakalar ve Oramar Tepe bölgesindeki teröristleri etkisiz hale getirmek, mağara, sığınak, barınak ve erzak depolarını tahrip etmek, Dağlıca ve Yeşiltaş'ta bulunan üs bölgelerinin ikmal ve intikal yollarını el yapımı patlayıcı bombalardan temizleyip ikmal sürekliliği sağlamak amacıyla 27 Eylül günü dev kapsamlı operasyon için düğmeye basıldı. 40 gün süren ve 119 teröristin ölü olarak ele geçtiği operasyon üç aşamada gerçekleşti. Operasyonunu ilk aşamasında Doski Vadisi ve civarının PKK'dan temizlenmesi, ikinci aşamada İkiyakalar Dağı bölgesinin kontrol altına alınması, yol araması ve ikmalin yapılması, üçüncü ve son aşamada da Oramar Tepesi ve uzanımının kontrol altına alınması planlandı. Operasyon boyunca İnsansız Hava Araçları (İHA) ve İnsanlı Keşif Uçakları (İKU) aracılığıyla sürekli keşif gözetleme yapıldı ve teröristlere ait mağara, barınak, sığınak ve mevziler tespit edildi. Hazırlanan hedef listeleriyle Oramar Tepesi ve civarı, yoğun şekilde hava kuvvetleri, topçu ve havan birliklerinden oluşan ateş destek vasıtalarıyla ateş altına alındı. Dağ ve Komando Tugay birliklerince Oramar Tepesi'nin 500 metre yakınına kadar birlik sızdırıldı. İlerleyen günlerde PKK'lılar ile Mehmetçik mevzileri arasındaki mesafe 160 metreye kadar düştü, 5 - 10 metre mesafeden el bombalarının kullanıldığı temaslar yaşandı. Bölgede sıkışan teröristler tarafından sık sık el bombalarıyla saldırılar düzenlenirken, Mehmetçik çok sayıda teröristi etkisiz hale getirdi. Murat Karayılan'ın Kuzey Irak'ta Zap Kampı'na gelerek 18 Ekim'de bölgedeki teröristlere telsizle talimat vermesinin ardından PKK'lıları kurtarmak amacıyla Kuzey Irak'tan bölgeye gönderilen takviye teröristler İHA ve İKU ile yapılan keşif-gözetlemelerde tespit edildi. Teröristler Türk savaş uçuklarınca bölgeye ulaşamadan etkisiz hale getirildi. 40 günlük operasyon sonucunda PKK'nın Kuzey Irak'tan Türkiye'ye geçiş yaptığı yerlerin önemli bir kesimi teröristlerden temizlendi. Aynı şekilde örgütün, Türkiye'de gerçekleştirdiği saldırılardan sonra güvenli kaçış yolu olarak kullandığı, kırsal ile şehir bağlantısını tesis ettiği, özellikle Yüksekova ve Şemdinli ilçelerine yönelik eylemlerinde kullandığı, üslenme bölgesi, eleman temin noktası, sözde yargılama alanı olarak kullandığı, PKK üzerinde psikolojik etkisi çok yüksek olan İkiyakalar, Doski Vadisi ve Oramar Tepesi bölgeleri de teröristlerden arındırıldı. Askeri kaynaklar bu dev operasyonda elde edilen büyük başarıya rağmen PKK'ya yönelik operasyonların aralıksız süreceği bilgisini verdiler.
Hürriyet


'Türkiye'de Kalsınlar Biz Seçip Alalım!'
İltica süreçlerini hızlandırma kararı alan Almanya, ülke genelinde 5 özel başvuru merkezi kuracak. Bu merkezlerde başvurusu reddedilenlerin itirazlarının birkaç hafta içinde karara bağlanması hedefleniyor. Hristiyan Sosyal Birliği (CSU) lideri ve Bavyera Eyeleti Başbakanı Horst Seehofer ve Başbakan Angela Merkel sürecin bir haftaya kadar düşebileceğini belirtti ve hükümet ortaklarının aldığı kararları başlıklar halinde açıkladı: Bu merkezlerde kararla çok kısa süre içinde alınacak. Resmi işlemler bir hafta, yasal işlemler ise iki hafta da sonuçlanacak. Başvurusu kabul edilmeyenler hemen ülkeden gönderilecek. Almanya'da kalacaklar için entegrasyon sağlanacak. Entegrasyon sürecinde Alman değerleri ve hukuk sistemi mültecilere daha yakın hale getirilecek. Almanya'nın gurur duyulan bir anayasaya sahip, tüm dünyada itibarlı bir ülke olduğu gösterilecek. Mülteci alımında en iyi üst sınır, mültecilerin kendi ülkelerinde kalmalarını sağlamak olacak. Ayrıca Türkiye ile bir mülteci kontenjanı belirlenecek. Almanya ve diğer AB ülkeleri her yıl alacağı mülteci kontenjanını tespit edecek. AB, Türkiye'deki mülteciler arasından her yıl belirli sayıda mülteci alacak. Türkiye, Suriye ve Irak'tan gelen mültecileri Avrupa'ya bırakmayacak. Kendi topraklarında misafir edecek
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 102, 1442-102, 2045                             
ABD Doları 2, 9175-2, 9189
Euro 3, 1344-3, 1366
İngiliz Sterlini 4, 3909-4, 3947                  

Gözler, Eti Ucuzlatacak Vaatte
1 Kasım genel seçimlerinde AK Parti'nin tek başına iktidar olması sonrası seçim vaatleri gündeme gelmeye başladı. AK Parti'nin seçim vaatlerinde çiftçilere ve tarım sektörüne yönelik maddeler de bulunuyor. AK Parti'nin toplam 288 sayfadan oluşan seçim beyannamesinde tarım ve gıda başlığına 9 sayfa ayrılırken, vaatler arasında yem ve gübrede KDV'yi kaldırma vaadi öne çıkıyor. Peki planlanan KDV indirimi yapılırsa etkisi nasıl olacak? Çiftçi, besici yüzde 8 ile 18 arasında yem ve gübreye daha ucuza ulaşacak. 1000 liralık yem 920 liraya düşerken, 1000 liralık gübrenin fiyatı 800 liraya inecek. Bağlantılı olarak bu düşüş et ve tarım ürünleri fiyatlarına yansıyacak. Tüketici daha ucuza alışveriş yapabilecek. Ancak KDV indiriminin yansımasının net olması için yem ve gübre üreticileri hammaddede de KDV indirimi yapılması gerektiğini savunuyor. Yem üreticileri, yem üretiminde kullanılan hammaddeyi yüzde 1, yüzde 8, veya yüzde 18 ile aldığına dikkat çekerken, besicinin KDV olmadan yem satın almasının kendileri üzerinde bir baskı oluşturacağını ifade ediyor. KDV'nin sıfırlanmasıyla yem fiyatlarının ardından et fiyatlarının da yüzde 8 düşeceğini söyleyen Türkiye Ziraatçiler Derneği Başkanı İbrahim Yetkin de, "Hayvancılıkta maliyetin yüzde 70'ini yem oluşturuyor. Bu yüzden et fiyatları da aşağı inecektir. Hammaddenin de KDV'si sıfır olursa fiyatlar daha da aşağı düşer. Tarımsal maliyetin yüzde 30'unu da gübre onda da KDV yüzde 18" ifadelerini kullanıyor. İndirimin gerçekleşmesi halinde etkisinin nasıl olacağını sorduğumuz Türkiye Yem Sanayicileri Birliği Başkanı Ülkü Karakuş da"Besici yeme daha ucuza ulaşacak. Ancak KDV yükü yem üreticisinin üzerine binecek. Düzenleme talep ediyoruz" şeklinde cevaplıyor. Yem üretiminde kullanılan hammaddelerden birinin buğday kepeği olduğuna değinen Karakuş, "Buğday, un ve ekmekte KDV yüzde 1. Kepeğin KDV'si yüzde 8. Bunun gibi 80 kalem hammadde var. Listeyi Maliye Bakanlığı'na verdik. Eğer yem hammadesi üzerindeki KDV'de inerse fiyatlar daha da aşağı düşer" diyor.
Hürriyet

Telefonda Kuyruğun Bedeli 300 Milyon Lira
Teknoloji ile bir daha asla dönmeyeceğini düşündüğümüz fatura kuyrukları yerini dijital kuyruklara bıraktı. Aldığı hizmet ve ürünle ilgili problemlerin giderilmesi için çağrı merkezlerini arayanlar 1 saate varan bekleme süresiyle çileden çıkarken, dijital kuyruğun vatandaşa bedeli 300 milyon lirayı buldu. Hayatımızı kolaylaştırmak için ortaya çıkan ve hızla büyüyen çağrı merkezleri hem firmalar hem de vatandaş için daha hızlı ve pratik çözümler sunuyor. Bugün 83 bin kişiyi istihdam eden sektörün büyüklüğü 3.6 milyar liraya ulaşmış durumda. Ancak bu hızlı büyüme bazı sorunları beraberinde getiriyor. Sektörün en büyük problemi ise firmaların tasarruf ve maliyetleri düşürmek adına eleman istihdam etmekte çekingen bir tavır sergilemesi ve sektörü düzenleyen bir üst kurulun bulunmaması. Hâl böyle olunca 45 saniye olması gereken telefonda bekleme süresi ortalama 45 dakikaya kadar çıkıyor. Faturası da dakikalarca telefonda bekletilerek mağdur edilen vatandaşa kesiliyor. Çağrı Merkezleri Derneği (ÇMD) Başkanı Metin Tarakçı, vatandaşın çağrı merkezinde beklediği her dakika için ücret ödemek zorunda kaldığını belirterek, "Geçen yıl 2 milyar çağrı yapılmış. Bunun 1.5 milyarı müşterinin çağrı merkezini araması şeklinde gerçekleşmiş. 500 bini de firmaların pazarlama amaçlı olarak vatandaşı araması şeklinde. Çağrı merkezlerini arayan vatandaşın sadece telefon faturasına ödediği bedel 250-300 milyon lirayı buluyor" dedi. Firmalar uzun bekleme sürelerini kampanyadaki yoğunluk olarak gösterse de asıl nedenin eleman istihdamındaki yetersizlikten kaynaklandığını dile getiren Tarakçı, "En az 15-20 bin elemana ihtiyaç var. Yani sektörde 100 bin elemanı görmedikçe sorunlar sürmeye devam edecek" diye konuştu.
Türkiye

'Fed'in Aralıkta Faiz Artırma İhtimali % 75'
Moody's Analytics Direktörü Ryan Sweet, beklentileri aşan ekim ayı tarım dışı istihdam verisinin, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz artışına aralık toplantısıyla başlama olasılığını yüzde 75'e yükselttiğini belirterek, "Fed yetkililerinin birçoğu, takvimlerinde aralık ayını zaten işaretlemişti. Bu güçlü verilerden sonra sıkılaştırmaya aralık toplantısıyla başlamamaları sürpriz olur" dedi. ABD'de son dört aydır beklentilerin altında seyreden tarım dışı istihdam, ekimde 271 binle tahminlerin çok üzerinde gerçekleşirken, işsizlik oranı beklentiler paralelinde yüzde 5'e geriledi. Sweet, güçlü tarım dışı istihdam artışının Fed'e sıkılaştırmaya başlamak için 'yeşil ışık' yaktığını ifade ederken, "Ekim ayı istihdam verileri bir bütün olarak çok iyiydi ve Fed'in ilk faiz artışına aralıkta gitme olasılığını yüzde 50'lerden yüzde 75'e yükseltti" değerlendirmesini yaptı. Sweet, Federal Açık Piyasa Komitesi'nin (FOMC) son iki toplantısına ilişkin bildiride, üyelerin istihdamda bir parça daha iyileşme görmek istediklerinin belirtildiğini anımsatarak, şunları kaydetti: "Fed, faiz artışı için istihdamda biraz daha iyileşme istiyordu. Bu güçlü rapordan sonra sıkılaştırmaya başlamak için çok daha rahat hissedecekler. Fed yetkililerinin birçoğu, takvimlerinde aralık ayını zaten işaretlemişti. Bu güçlü verilerden sonra sıkılaştırmaya aralık toplantısıyla başlamamaları sürpriz olur." İstihdamda 68 aydır süren artışın ücretlere de yansıdığını aktaran Sweet, saatlik kazançlardaki sıçramanın enflasyonun yüzde 2 hedefine ulaşılacağına yönelik güveni güçlendirdiğini dile getirdi. Moody's Analytics Direktörü Ryan Sweet, Fed'in sıkılaştırmaya aralıkta başlamasının, daha kademeli bir faiz artış patikası izlenmesini mümkün kılacağını sözlerine ekledi. High Frequency Economics Başekonomisti Jim O'Sullivan da 271 binle yılın en yüksek artışını kaydeden tarım dışı istihdamın, işgücü piyasasına ilişkin diğer verilerle tutarlı bir tablo oluşturduğuna işaret ederek, "Son üç aydaki istihdam artışı ortalaması, pozitif revizyonlarla birlikte 187 bine çıktı. Bu rakam, yılın ilk 7 ayında 214 bin seviyesine ulaşan ortalamanın altında olmasına karşın işsizliğin düşmesi için yeterli. Diğer bir deyişle, Fed'in sıkılaştırmaya başlamaktaki ön koşulu, 'işgücü piyasasındaki iyileşme' sağlanmış oldu" şeklinde konuştu. Aynı zamanda, ekimde yüzde 0.4 ile beklentinin üzerinde artış gösteren ortalama saatlik ücretlerin yıllık bazda da yüzde 2.5 yükseldiğini kaydeden O'Sullivan, sözlerini, "Fed'in faiz artışına aralıkta başlama ihtimali giderek artıyor" dedi.
Milliyet

Sansürsüz Vize Engelinin Faturası 300 Milyar€
Vizesiz Avrupa Projesi ve Türkiye'yi Tanıtım Platformu'nun Kurucu Başkanı Mehmet Okumuş, Avrupa Birliği'ne (AB) vize engelinin, Birlik ve Türkiye ekonomisine toplam zararının 5 yılda yaklaşık 300 milyar Euro olduğunu belirtti. Okumuş, vize engelinin, Türkiye ile AB arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilere çok büyük zarar verdiğini, Türk ekonomi çevresinin rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti. Okumuş, Türk insanının Avrupa'ya artık göçmen olarak çalışıp yerleşmeye değil, turist olarak gezmeye, alışveriş yapmaya, eğitim görmeye, fuarlara katılmaya, ticaret yapmaya gittiğini belirtti. Okumuş, AB'nin 'vizeler kalkarsa Türkler AB'ye akın eder' endişesinin gereksiz, komik ve asılsız olduğunun altını çizerek, "Türkiye'nin ürettiği ürünler AB'de serbestçe dolaşabilirken bu ürünleri üreten ve satan Türk insanının seyahat ve ticaret özgürlüğü elinden alınmıştır" dedi. AB ülkelerine vize başvuru ücretlerinin ortalama 100 Euro olduğunu belirten Okumuş, buna fotokopi, danışma, fotoğraf, randevu, ulaşım gibi diğer masrafların eklenmesiyle ortalama 250-300 Euro'yu bulduğunu belirtti. Türkiye'ye vize uygulamalarının tamamen kaldırılması halinde serbest dolaşımın vereceği imkanlarla ticaret, tanıtım, pazarlama ve rekabet gücünün artacağını belirten Okumuş, ülkeye gelen turist sayısında da artış olacağını, böylece Türkiye'nin turizm gelirlerinde yıllık ortalama 15 - 20 milyar Euro'luk artış olabileceğini kaydetti. l
Star

750 Bin Yabancı Hasta 5.6 Milyar $ Bırakacak
1 Kasım seçimlerinde sandıktan istikrarın çıkmasının ardından hükümetin ekonomi ajandasında önemli başlıklar yer alıyor. Sağlık, enerji, gayrimenkul ve sanayi alanında önemli düzenlemeler hayata geçirilecek. Bu kapsamda termal sağlık turizminde 100 bin yatak kapasitesiyle 600 bini tedavi amaçlı olmak üzere 1.5 milyon yabancı turiste hizmet sunulması hedefleniyor. Bu hizmet karşılığında 3 milyar dolar gelir elde edilmesi hedefleniyor. Medikal turizm alanında, 750 bin yabancı hastanın tedavi edilmesi ve 5.6 milyar dolar gelir elde edilmesi öngörülüyor.
Star

Rus Turistin Mısır Alternatifi Türkiye
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in gerekli uçuş güvenliği koşulları sağlanana kadar tüm uçuşları durdurma kararı alması üzerine, Rus tur operatörleri ikinci bir emre kadar tüm Mısır uçuşlarını iptal etti. Rus turistler için Mısır'ın alternatifi Türkiye gösterildi. Geçen hafta Sina Yarımadası'nda düşen Rus yolcu uçağının bomba ile düşürülmüş olma şüphesi üzerine, Rusya ile birlikte İngiltere de Mısır'daki vatandaşlarını tahliyeye başladı. Şu an Mısır'da tatil yapan 70 bin kadar Rusya vatandaşı acilen tahliye edilmeye başlandı. Mısır turu alan turistlere ise alternatif olarak Türkiye'ye götürme teklifi yapılıyor. Rusya basınında öne çıkan haberlere göre, Mısır'a uçuşların durdurulması üzerine Rusya'daki tur operatörleri, Türkiye paketlerini satmaya başladı. Rusya Tur Operatörleri Birliği'nden verilen bilgiye göre Mısır yerine çoğunluk Türkiye öneriliyor. Rusya Federal Turizm Ajanslığı Rosturizm Başkanı Oleg Safonov, uçak kazası nedeniyle 6 Kasım 2015 tarihinden itibaren Rus turistlerin Mısır'a uçakla gidemeyeceğini açıklamasının ardından turlar iptal edilmeye başladı. Tur operatörlerinin alternatif olarak Türkiye teklifini kabul eden Rus turistler Antalya'ya gelmeye başladı. Rusya pazarında Türkiye'nin en büyük rakibi olan Mısır'daki son uçak kazasının Rus turistlerin yılbaşında da bu ülke yerine başta Türkiye olmak üzere Tayland ve Vietnam gibi seçenerlere yöneldiği belirtiliyor. Ukrayna ve Rusya arasındaki çekişme ve yaşanan kriz nedeniyle Türkiye'nin en büyük pazarı olan Rusya'dan gelen turist sayısında bu yıl yüzde 25'e varan düşüş yaşanmıştı.
Star

DÜNYA

Ab İlerleme Raporu'nda Basın Özgürlüğü Damgası
Hürriyet'in geçen hafta yayımladığı ilk taslak çalışmasındaki vurgulardan bazıları son taslakta da korunurken bazı alanlara yeni eklemeler yapıldı. Bu bağlamda belgede ifade ve basın özgürlüğü alanında öne çıkan vurgular şunlar: Yıllarca süren ilerlemenin ardından son iki yıldır ciddi gerileme söz konusu. Geçtiğimiz yıllarda bazı hassas ve tartışmalı konuları özgür bir ortamda tartışmak mümkünken gazetecilere, yazarlara ve sosyal medya kullanıcılarına karşı açılan sürmekte olan ve yeni ceza davaları ciddi endişe kaynağı. İnternet yasasında yapılan değişiklikler Avrupa standartlarından belirgin bir geri adım niteliğinde. Gazetecilere yönelik tüm gözdağı verme yöntemlerine karşı eyleme geçilmeli. Özellikle gazetecilere yönelik tüm fiziksel saldırılar ve tehditler soruşturulmalı. Medya organlarına saldırılar aktif şekilde önlenmeli. Medyada ve internette özgür konuşmayı kısıtlayan bir ortam yaratan gergin siyasi iklim yatıştırılmalı. Mahkemelerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi içtihadından tam haberdar olması ve uygulaması sağlanarak hakaret yasasının muhaliflere karşı baskı unsuru olarak kullanılmasının engellenmesi güvence altına alınmalı. Hem devlet hem de devlet dışı aktörlerce gazetecilere ve basın kurumlarına yönelik sık tehdit ve çeşitli gözdağı verme türleri ciddi endişe kaynağı olmaya devam ediyor. Hükümet medyaya güçlü baskı uygularken çok sayıda dava açıldı, tutuklama, gözaltı, sansür ve işten çıkarmalar meydana geldi. Sindirme nitelikli iklim artan şekilde otosansüre neden oluyor. Ankara ve Suruç'taki terör saldırıları gibi hassas olarak kabul edilen olaylara ilişkin medyaya uygulanan haber yasağı sık tekrarlanan bir trend. Devlete kurumlarına, çalışanlarına ve sembollerine saldırıya ilişkin cezai yasa, hükümet ve hükümet yetkililerine eleştirel yaklaşan gazetecilere, hukukçulara ve sosyal medya kullanıcılarına karşı geniş şekilde kullanılıyor. İnternet sitelerinin mahkeme kararıyla ya da karar olmaksızın bloke edilmesi sürüyor. Türkiye, Twitter'a içerik silme ya da hesapların askıya alınması için dünyada en fazla başvuru yapan ülke konumunda. Belirgin şekilde AKP'ye meyilli olduğunu gösteren seçim yayınları da dahil olmak üzere kamu televizyonunun editoryal bağımsızlığı konusunda endişe var. Kamu televizyonunun yönetmeliği Avrupa standartları çizgisinde değil. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun bağımsızlığı ve yansızlığı endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Türkiye'de medya piyasası çeşitli. Bununla birlikte medya sahipliği alanındaki şeffaflık eksikliği editoryal politikaların bağımsızlığı konusunda şüphe yaratıyor. Devlet destekli reklam medya organlarında adil şekilde dağıtılmıyor, pazarı bozuyor ve bazı medya organlarına yönelik ekonomik baskıya ekleniyor.
Hürriyet

Alman İstihbaratı Bnd 'Dostlarını' Dinledi
Almanya'nın saygın haber dergisi Der Spiegel, Almanya Federal Haber Alma Teşkilatı'nın (BND) ABD, Avusturya ve Fransa gibi ülkenin yakın ilişkiler içinde bulunduğu devletlere bağlı birçok kurumu dinlediğini yazdı. Daha önce ABD'ye bağlı Ulusal Güvenlik Ajansı (NSA) adına Fransa Dışişleri Bakanlığı ve Avrupa Komisyonu'nu dinlediği ortaya çıkan BND, habere göre ABD de dahil birçok 'dost' ülkeyi uzun bir süre boyunca dinlemiş. BND'nin, birçok ülkenin yanı sıra uluslararası birçok kurumda da istihbari bilgi toplamak amacıyla casusluk yaptığı ortaya çıktı. Dinlenen kurumlar arasında İsviçre merkezli Uluslararası Kızılhaç Komitesi ve İngiltere merkezli Oxfam yardım örgütünün yanı sıra ABD merkezli 'Care International' isimli kuruluş da yer alıyor. BND'nin Avrupa Birliği'nin merkezi Brüksel ve New York'taki Birleşmiş Milletler'deki ABD temsilcileri ile Washington'daki ABD Maliye Bakanlığı'nı da dinlediği iddia edildi. Haberde, Almanya'daki ABD, Fransa, İngiltere, İsveç, Portekiz, Yunanistan, İspanya, İtalya, Avusturya, İsviçre ve Vatikan temsilciliklerine ait telefon, faks ve e-posta adreslerine yönelik casusluk faaliyeti yapıldığı bilgisi de yer aldı. ABD, Polonya, Avusturya, Danimarka ve Hırvatistan'a ait içişleri bakanlıklarının da dinlendiği ortaya çıktı. Alman yetkililer iddialarla ilgili henüz bir açıklama yapmadı. Almanya Şansölyesi Angela Merkel, 2013 Ekim ayında Wikileaks dökümanlarının basına sızmasının ardından ABD'nin Almanya'yı dinlediğinin ortaya çıkmasıyla, "Arkadaşlar arasında casusluk olmaz" demişti. Almanya'nın ABD'ye bağlı kurumları dinlemesinin ardından Merkel'in yapacağı yorum merakla bekleniyor. Avusturya'nın Die Presse gazetesi, haberi "Alman istihbaratı görünüşe göre 'dostlarını' dinledi" başlığı ile duyurdu. Alman istihbaratının daha önce NSA adına Avrupa'da birçok adresi dinlediği ortaya çıkmış, dinleme skandalı Avrupa'da güvenlik krizine neden olmuştu.
Milliyet

66 Yıl Sonra Tarihi Kare
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile Tayvan lideri Ma Ying-jeou 66 yıl sonra ilk kez bir araya geldi. Liderler seviyesindeki bu tarihi nitelikteki görüşmeyle ilişkilerde yeni sayfa açılması bekleniyor. Tayvan ve Çin liderleri arasında 1949'daki iç savaştan bu yana görüşme yapılmamıştı. Singapur'daki toplantı öncesi iki lider gazetecilere el sıkışarak poz verdi. Çin lideri, "Kimse bizi ayıramaz. Biz bir aileyiz" ifadelerini kullanırken, Tayvan lideri Ma, "Tayvan Boğazı'nda barışı geliştirme konusunda kararlıyız. Her iki taraf, birbirinin değerlerine saygı duymalı" dedi. Görüşmenin, taraflar arasında 'tek bir Çin' temeline dayanan ve Tayvan ilişkilerinde barışçıl gelişmeyi güvence altına alan 1992 anlaşmasını da sağlamlaştırması bekleniyor. Çin'de 1949'da Mao Zedong'un iktidara gelmesi üzerine bazı hükümet üyeleri, Tayvan'a kaçarak, adada bağımsızlık ilan etmiş ve milliyetçi Çin olarak da adlandırdıkları Tayvan'ı kurmuşlardı. Ancak Çin, Tayvan'ın bağımsızlığını kabul etmemiş ve adanın kendi topraklarına dahil olduğunu öne sürmüştü. Tayvan'ı sadece 22 ülke tanıyor. Tayvan'ın "Çin Taipeisi" adıyla Olimpiyat Oyunları'na sporcu göndermesine izin veriliyor.
Vatan

'Kara Kutudan Patlama Sesi Geldi'
Geçtiğimiz hafta Mısır'ın Şarm el Şeyh kentinden Rusya'nın St Petersburg kentine gitmek üzere havalanmasından kısa süre sonra Sina Yarımadası'na düşen Rus Metrojet Havayolları'na ait Boeing A321 tipi yolcu uçağına terör saldırısı düzenlediği iddiası giderek güç kazanıyor. 'France 2' televizyonuna konuşan ve uçağın kara kutularını dinleyen ekipten olduğu söylenen bir teknisyen, kayıtlarda bir patlama sesi olduğunu ve bu ses duyuluncaya kadar uçakta her şeyin normal seyrettiğini, her iki kara kutu verilerinin de normal olduğunu açıkladı. Çok ani bir patlama sesinden sonra kara kutuların sessizliğe büründüğünü söyleyen teknisyen, böyle bir patlamanın, uçağın motorunda oluşabilecek bir arızadan gelemeyeceğini söyledi. Uçağın iç yüzeyinin delik deşik olduğunu söyleyen teknisyen bunun ancak bir patlama sonucu duvarlara saplanan parçaların sebep olabileceğini belirtti. Sina Körfezi'nde faaliyet gösteren Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) örgütüne bağlı gruplar, sosyal medyada uçağı kendilerinin düşürdüğünü iddia etmiş, ancak Mısır iddiayı reddetmişti. Uzmanlar da uçağın Sina Körfezi'ndeki militanların elinde olduğu bilinen omuzdan atılan füzelerle düşürülemeyecek kadar yüksek irtifada seyrettiğini söylemişti.
Vatan

Kan Donduran Kunduz Raporu
Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü, ABD tarafından 3 Ekim'de vurulan Afganistan'daki hastane ile ilgli raporu tamamladı.rapora göre, Kunduz'da ağır bombardımana tutulan hastanede hiç Taliban militanı yoktu. Hastanede görev yapan yerli ve yabancı 60 MSF personeli ile yapılan görüşme neticesinde hazırlanan ön raporda, hem polis ve hükümet güçleri hem de Talibanın hastanede tedavi edildiği, standart bir uygulama olarak hastaneye getirilen yaralıların hangi silahlı gruptan olduğunun sorulmadığı belirtildi. Hastanenin konum ve koordinatlarının ABD'li yetkililere iletildiğine yer verilen raporda, yapılan incelemelerde hastanenin ABD'li askelerin iddia ettiği gibi yanlışlıkla değil, kasten vurulduğunun açıkça görüldüğü ifade edilirken, canını kurtarmak için kaçanların da hedef alındığına yer verildi. MSF Genel Müdürü Christopher Stokes, "Bazı hastalar ameliyat masasında can verirken, kimisi de çeşitli organlarını kaybetti. Patlamaların etkisi ile bazı kişilerin başı koptu. Kaçmaya çalışanlar ise helikopter tarafından ateş çemberine alındı." dedi.
Star

POLİTİKA

'Baskıya Ve Zulme Karşı Direneceğiz'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, yanlışa ve baskılara karşı direneceklerini belirterek, "Her şeyi yapabileceklerini sanıyorlar. Demokrasilerde hiç kimse her şeyi yapamaz. Bu ülkenin bütün aydınlarına, demokratlarına, vatanseverlerine açıkça çağrımızdır. Baskıya ve zülme karşı direneceğiz. Çağrımızı kabul ediyorlarsa, bize destek versinler. Bu ülkenin aydınlarının sorumluluğu vardır" dedi. Çankaya Belediyesi Yaşar Kemal Parkı'nın açılış törenine Kılıçdaroğlu, sanatçı Zülfü Livaneli ile Çankaya Belediye Başkanı Alper Taşdelen ile CHP MYK üyeleri Veli Ağbaba, Tekin Bingöl ile CHP Grup Başkanvekili Levent Gök katıldı. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: Yaşar Kemal ile tanışmam lise yıllarında oldu. Elazığ'da liseyi okurken yaz tatili için Bingöl'ün Genç ilçesine gelmiştim. Elimde bir kitap vardı, Muazzez Tahsin Berkand'ın bir aşk romanı. İlkokul öretmenim, gördü. Kitabı gösterince, 'Sana bir kitap vereceğim, onu oku' dedi. Bana, Yaşar Kemal'in İnce Memed'ini verdi. İlk kez bu kalınlıkta bir kitap okuyacaktım. Olağanüstü bir kitaptı, dünyam, romana bakışım değişti. Yaz bitti Elazığ'a gittim, liseye. Müdürümüz, 'Bu yaz hangi kitapları okudunuz' diye soru sordu. 'Kemal hangi kitabı okudun' dedi. 'İnce Memed'i okudum' dedim, inanamadı. Küçük bir Anadolu ilçesinde Yaşar Kemal'i bulmak 'Kalk bir anlat' dedi. Anadolu'yu Yaşar Kemal kadar güzel anlatan ikinci bir romancımız hemen hemen yok, zulme karşı direnişi en güzel anlatan insanlardan birisiydi. Daha sonra onunla birkaç kez biraraya gelme fırsatım oldu. Anılarını dinledim. İki gün önce yol arkadaşı Ayşe Hanım'ı ziyaret ettim. Onun açtığı kulvardan, yürümek zorundayız çünkü o yolu aydınlığa açıyordu. Bir ırmaktı o. Irmağı çoşturmak yeni kanalları ırmağa akıtmak hepimizin ortak görevidir. Yaşar Kemal sadece Türkiye kültürünün değil, dünya kültürünün bir parçası. Eserleri hemen hemen bütün dillere çevrildi. Çok sayıda uluslararası ödül aldı. Katıksız bir devrimci ve ilkeli bir yazardı. İlkelerinden ödün vermedi. Bu ülkenin insanı için, daha güzel bir Türkiye ve dünya için çalıştı. Hep doğruları savundu, acımasızca eleştirildi. Aydınlar tıpkı Yaşar Kemal gibi Nazım Hikmet gibi ödün vermezler ilkelerinden. Eğer bir bedel ödenecekse aydın, o bedeli ödemekten asla çekinmez. Ne baskılar, ne zulümler gördü bu ülke. Gencecik fidanlarımızı darağaçlarına gönderdik. Ama bu ülkenin gerçek aydınları hiçbir zaman yılmadı. Türkiye'de zaman zaman aydınlarda da aydın çevrelerde de ciddi kırılmalar olduğunu gördük. Bunlar bizi elbette üzdü. O kırılmaların hangi maliyetlere yol açtığını biliyoruz. Şimdi Türkiye, yeni bir sürecin içerisinde. Bu süreçte hepimize düşen bir görev var. Eğer bir siyasal parti sorunların kaynağı olmuşsa o siyasal partinin bu ülkede sorun çözme yeteneği bitmiştir. Eğer bir siyasal parti, dünyada meşruiyeti tartışılan bir konuma gelmişse, o siyasi partinin Türkiye'ye vereceği fazla bir şey yoktur. Elbette özeleştiri yapacağız. Hak ettiğimiz bir yere gelemiyorsak oturup ciddi ciddi özeleştiri yapmamız da gerekiyor. Bir seçim yaşadık, daha milletvekilleri yemin etmedi. İlk baskı medya üzerine geliyor. Çıkıp, 'falan gazetenin sahibi artık o gazeteyi yönetemez, biz yöneteceğiz' diyebiliyorlar. Emin olun Goebbels bile düşünmemişti. Ne demek siz yöneteceksiniz? Hani mülkiyet hakkı kutsaldı? Hani kimseye müdahale edilmeyecekti? Daha yemin töreni başlamadan bunlar oluyorsa hepimizin düşünmesi lazım. 'Şu yazarları atın' diyor. Davutoğlu'na bir çağrıda bulundum. Bu düşüncelere katılıyor musunuz? Şu ana kadar tık yok ama sürdüreceğim. Katılıyor musunuz? Katılmıyor musunuz? Demokrasi, özgürlük demek kolay, zor olanı bunu hayata geçirmek.
Milliyet

Mhp Altı Kentte Aldığı Oyları Yarıya Düşürdü!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 1 Kasım seçim sonuçlarını bilimsel açıdan değerlendirmek amacıyla oluşturduğu, "Seçim Analiz Komisyonu" çalışmalarına başlarken, teknik veriler de hazırlanıyor. 1 Kasım seçiminde alınan başarısızlığın temel nedenlerine odaklanan MHP, başarısızlığın, "havuz medyasının iktidar propagandası", "7 Haziran'dan itibaren ekonomideki kötüleşme riski" ve "MHP'nin ilkesel hayırlarının yeterince anlatılamaması" nın etkili olduğu tespitlerine odaklandı. Seçim sonuçlarına ilişkin yapılan teknik çalışmada ise ilginç veriler ortaya çıktı. Verilere göre MHP, Van başta olmak üzere altı ilde yüzde 50'nin üzerinde eridi. Bu iller, "Van yüzde -59.4, Tunceli yüzde -58.7, Yozgat yüzde -55, Iğdır; yüzde -54.1, Bitlis; yüzde -52 ve Şırnak yüzde -50" olarak sıralandı. MHP, 22 ilde ise yüzde 40'ın üzerinde oy kaybına uğradı. MHP'yi teselli eden tek il ise 4 bin 851 oy aldığı Ardahan oldu. Ardahan'da 458 oy artıran MHP, yüzde 10.4 oranında yükseliş trendi yakaladı. MHP'nin en az oy düşüşü yaşadığı iller ise yüzde -91'le Amasya, yüzde -9,6 ile Hatay ve yüzde -9,8 ile İzmir 1. bölge oldu. MHP'nin daha önce kalesi olarak bilinen İç Anadolu'daki illerde Çankırı'da yüzde 23.5, Kırşehir'de yüzde 24, Niğde'de yüzde 25, Kırıkkale'de yüzde 26.4, Konya'da yüzde 28.4, Çorum'da yüzde 29.4, Tokat'ta yüzde 31.1, Kayseri'de yüzde 31.8, Sivas'ta yüzde 34.1 oranında oy kaybı oldu. MHP'nin en fazla oy kayıplarından birisini yaşadığı Yozgat'ta oy kaybı yüzde 55 oldu. Ak Parti oyunu yüzde 12.1 oranında artırmasına karşın, bağımsız aday Lütfullah Kayalar'ın oyunu yüzde 292.8 oranında artırdığı görüldü. Parti içi muhalif kanatta adı genel başkan adaylığı için geçen eski TBMM Başkanvekili Meral Akşener'in tekrar aday gösterilmediği seçim bölgesi İstanbul 3. bölgedeki kayıp ise yüzde 14.4 oldu. Bahçeli'nin aday olduğu Osmaniye'deki oy kaybı yüzde 15.7 oranında gerçekleşirken, Ak Parti'nin Osmaniye'de oylarını yüzde 20.5 oranında artırdığı gözlendi. MHP'nin yurtdışı oylarındaki azalma ise yüzde -3.1 oranında gerçekleşti.
Milliyet

Tarabya'da Gece Kahvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki akşam saat 21.00'de Mabeyn Köşkü'nden Huber Köşkü'ne gitmek üzere ayrıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Tarabya Yokuşu Bayırı'nda aracından inerek yol üzerindeki vatandaşlarla konuşup; fotoğraf çektirdi. Daha sonra makam aracına binen Erdoğan bir süre sonra Tarabya Meydanı'nda da durdu. Vatandaşlarla sohbet eden Erdoğan güzergahı üzerindeki Tarabya Sahil'de BİGChefs adlı mekanın çalışanlarının daveti üzerine 3. kez aracından indi. BİGChefs adlı mekana geçen Erdoğan, burada vatandaşlar ve çalışanlarla 20 dakika sohbet etti. İş yeri sahibinin ayyıldızlı bir buket çiçek sunduğu Erdoğan, kahve içip mekandan ayrıldı. Çıkışta vatandaşlarla selfie çektiren Erdoğan, Huber Köşkü'ne geçti. Erdoğan'a kahve servisi yapan Sercan Akdeniz ise, "Sade Türk kahvesi içti Cumhurbaşkanımız. Ben getirdim, heyecanlandım. Cumhurbaşkanı'na ilk defa servis yapıyorum. 40 yıl hatırı olsun diye acı bir kahve içti Cumhurbaşkanımız" şeklinde konuştu.
Vatan

SPOR

Spor Toto Basketbol Ligi 5. hafta mücadelesinde Beşiktaş Sompo Japan, henüz galibiyeti bulunmayan Trabzonspor Medical Park'ı seyircisiz oynanan maçta 99-96 yenmeyi başardı. İki takımın da hücumda hiç zorlanmadığı, Beşiktaş'ın 29, Trabzon'un ise 19 asistle tamamladığı, toplam 19 üç sayılık basketin atıldığı bir maç izledik Trabzon'da. Tabii ki hücumda daha fazla kozu olan Beşiktaş, istediğini aldı maç sonunda. Tempoyu sürekli yükselten, pozisyon sayısını artıran, hele savunmada top çaldıysa anında rakip potaya ulaşan Beşiktaş'ta iki oyun kurucu Wolters-Engin ikilisinin 9'ar asistleri, boyalı alanda Murphy ile Radosevic'in, Lampe'nin hasta hasta çıktığı maçta onu aratmayacak performans sergilemeleri, Yağızer Uluğ'un hücum planlarının tıkır tıkır işlemesinin nedeniydi. Aslında Trabzon da hücumda çok iyi bir gün geçirdi, özellikle Kinsey 20'si ilk yarıda olmak üzere 30 sayıyla maçı bitirdi ama oradaki sıkıntı, uzunlardan skor katkısının sadece Stipanovic'ten gelmesiydi. Maçın başında Beşiktaş'ın savunmadaki zayıf karnı gözüken pota altını çok iyi kullandı Trabzon ama rakip üçer üçer atınca onlar da hemen yanıt verme telaşına girdi, Yağızer Uluğ'un hemen Radosevic-Doğan ikilisiyle sertlik mesajı vermesi, düzenlerini değiştirdi. O andan itibaren de maç, şut yarışmasına döndü. Maç sonunda, hasta hasta oynuyor olsa da, Lampe'nin tecrübesini konuşturması, el yakan t o p l a r ı kullanışı, Beşiktaş'ın hücumda çok fazla kozunun olduğunun son gösterisiydi. Beşiktaş 5. maçta 3. galibiyetini alarak haftayı bitirirken, Trabzonspor ise yine galibiyet göremedi.
Milliyet

Trabzonspor, Başakşehir engeline takıldı: 1-0. 3. dakikada Visca, sağdan korneri kullandı. Mahmut'un kafa ile indirdiği top Onur'un elinden sekti ve Yalçın'a çarpıp ağlara gitti: 1-0. 10'da Mahmut'un vuruşu üstten auta çıktı. 12'de Aykut uzaklarda şansını denedi, farklı aut. 19'da Mossoro'nun şutu yan ağlarda kaldı. 38'de Doka'nın ara pasında kaleci ile karşı karşıya kalan Mahmut'un dokunuşunu kaleci Onur ayaklarıyla çeldi. 50'de Mossoro kalecinin üzerinden aşırdı. Ağlara gitmek üzere olan topu Aykut çizgiden çevirdi. 61'de Cardozo ortaladı, Erkan göğsüyle indirdi, Mehmet'in vuruşu yandan auta çıktı. 63'te Visca vurdu, Onur gole izin vermedi. 68'de Mehmet Ekici dar açıdan vurdu, aut. 70'te sağdan gelen ortaya Mehmet Batdal kafayı vurdu, aut. 90+3'te ceza alanı içinde Yusuf kaleci dokunmadan yerde kaldı, hakem penaltıya hükmetti. Cardozo'nun vuruşu yandan dışarıya çıktı.
Star

Galatasaray Teknik Direktörü Hamza Hamzaoğlu, Çaykur Rizespor karşılaşması sonrası "Konuşulacak çok şey var, diyecek bir şey yok" dedi. Sarı-Kırmızılılar'ın hocası, "Bu kadar zoru başarmış oyuncuların son dakikalarda bu golleri yememesi lazımdı. Yapılması gereken oyuncu yavaşlatacaklardı, kenarlara taşıyacaklardı. Yapamadılar. Maçı elimizde tutamadık. Kaç tane karşılaşmayı bu şekilde elimizde tutmayı başaramadık" dedi. Hamzaoğlu, "Defalarca konuştuk, demekki insanoğlu aynı hatayı yapmaya devam ediyor. Bizim maçı elimizde tutma konusunu daha fazla çalışmamız gerekiyor. Bu takım halinde yapılacak bir şey. Umut'a gösterilen ilk sarı kart bana göre çok ağırdı. Hadi ilk sarı kartı kolay çıkardın, ikinci sarıyı bari kolay çıkarma. Demek ki hakem farklı gördü. Suçlu da görmek istemem. Gerekli dersleri almamız gerekiyor. Skoru korumayı becermemiz lazım " şeklinde konuştu. Sarı-Kırmızılı teknik adam, "Bu mağlubiyet bize acı bir ders oldu. Zemini kumlamışlar. Bu yüzden az kullanılan adaleler gitti. Maçların yorgunluğu da oyuncuların üzerine gelince sakatlıklar (Selçuk ve Hakan) oldu. Sakatlıklara rağmen, 10 kişi kalmamıza rağmen gel ceza sahasının üzerine savunma yap. Biz Galatasarayız başarırsan kazanıyorsun, başaramazsan mağlup oluyorsun. Transfer konusunu konuşmak için henüz erken" ifadesini kullandı.
Star

Süper Lig'in 11. haftasında Çaykur Rizespor ile Galatasaray karşılaştı. 4'de Podolski ile duvar pasına giren Sneijder, ceza alanına girmeden müthiş vurdu, topu ağlarla buluşturdu: 0-1. Sneijder'in 17' ve 18'deki şutlarında kaleci İtandje başarılıydı. 19'da Chevalier'den pası alan Mehmet Akyüz sağ çaprazdan uzak köşeye vurdu: 1-1. 27'de Ahmet İlhan'ın sol çaprazdan şutu üst direkten auta gitti. 31'de Sneijder yay içinden ata attı.45'te Eren serbest vuruştan ortaladı, Mehmet Akyüz, Muslera'nın bacak arasından ağlara gönderdi: 2-1. Galatasaray ikinci yarıya daha çok pas yaparak tempoyu kontrol etmeye çalışarak başladı ancak pozisyon üretmekte zorlandı. 54'te Yasin'in şutunu Itandje kornere çeldi. 56'da kornerik Sabri kullandı, Semih kafayı vurdu ancak top auta çıktı. 60'da Yasin'in şutu kaleyi tutmadı. 65'te Rize savunmasından seken topu Podolski sert vuruşla filelere gönderdi: 2-2. Korneri 75'te Sneijder kullandı, Olcan kale alanı içinde topu ağlara gönderdi: 2-3. 90+2'de Kweuke, savunmanın hatasını affetmedi: 3-3. 90+4'te Kweuke'nin pasını Deniz gole çevirdi: 4-3,
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme