13 Kasım 2015 Cuma

13.11.2015 Genel Gündem


13.11.2015

GÜNDEM

Silvan'ı Terk
Terör saldırılarının ve operasyonların 4 aydır sürdüğü Silvan, Diyarbakır'a 80 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Köyleriyle birlikte nüfusu yaklaşık 105 bin olan Silvan'ın Tekel, Konak ve Mescit mahallelerinde üslenen PKK'lı teröristlere yönelik operasyonlar nedeniyle ilan edilen sokağa çıkma yasağı, 11'inci gününe girdi. Teröristlerle güvenlik güçleri arasında zaman zaman şiddetli çatışmalar olurken, bu mahallelerde yaşayan halk can güvenliklerinin olmadığı gerekçesiyle evlerini terk etmeye başladı. Çatışmaların aralıklarla 24 saat devam ettiği, esnafın büyük bölümünün güvenlik gerekçesiyle işyerlerini açmadığı Silvan'da yasaklı mahallelerdeki binlerce kişi, Diyarbakır ve Batman başta olmak üzere çevre il ve ilçelerdeki akrabalarının yanına yerleşiyor. Yasaklı 3 mahalle dışında kalan ve daha güvenlikli semtlerde oturanlar, evlerinin balkonlarından ve çıktıkları damlardan çatışmaları endişe içinde takip ediyor. İlçenin sokağa çıkma yasağı bulunmayan semtlerinde oturan vatandaşlar kaldırımlarda, açmadıkları işyerlerinin önünde, ilçedeki belirsizliğin ne zaman sona ereceği merakla bekliyor. Sokağa çıkma yasağının olmadığı mahallelerde çocuklar tehlikeli de olsa her şeye rağmen okullarına gidiyor. Silvan Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi Başkanı Muhittin Kan, ilçeden toplu halde bir göç olmadığını belirterek, "İnsanlar bireysel olarak, evlerinden hiçbir şeylerini almadan ilçeyi terk ediyor. Zaten isteseler de evlerini taşıyamazlar" dedi. İlçeyi terk edenlerin büyük bölümünün çatışmaların yoğun olduğu mahallelerde oturanlar olduğunu kaydeden Muhittin Kan, şunları söyledi: "Bazıları ilçedeki daha güvenli bölgeye de geliyor ancak büyük bir perişanlık yaşıyorlar. 3 mahallenin nüfusu 23 bin civarındaydı. Ancak pek çoğu göç etmek zorunda kaldı. İnsanların büyük bölümü çevre il ve ilçelerdeki akrabalarının yanına sığınıyor. Bu olaylardan sonra nüfusta 10 bin civarında düşüş oldu. Gidenler geri gelir mi onu da bilmiyoruz. Çünkü evlerinin büyük bölümü yıkık durumda. Silvan silahların altındadır. Artık öyle bir ilçedeki bu tank ve topların şehir merkezinde patlaması çok ayıplıdır. Biz her yere başvurduk. Kaymakam beyle sürekli diyalog halindeyiz. Kendisi çok iyi niyetlidir. Ancak şu anda 100'ün üzerinde dükkanımız yıkık. Yüzlerce ev yerle bir oldu. 24 saattir zaten hiç durmuyor silah sesleri. Diyarbakır Halk Bankası Bölge Müdürlüğü, yaşanan ortamdan dolayı çek ve senetleri 2 ay erteleyeceğini bildirdi. Silvan'ın şu anki durumu hiç iyi değil. İlçe ateş altındadır. Halen ilçeye takviye askerler geliyor. Perişan bir durumdayız. Silvan esnafı artık 20 yılda kendine gelemez." Silvan'da oturan esnaf Aziz Akın da günlerdir bir savaş ortamında bulunduklarını belirterek, "Bir savaş içindeyiz. Ne olduğunu biz de bilmiyoruz" dedi. Sokağa çıkma yasağının uygulandığı mahallelerde akrabalarının bulunduğunu, hepsinin perişan halde olduğunu kaydeden Akın, şunları söyledi: "3 mahallede ha bire ağır silahlar konuşturuluyor. Oraya gitmek istiyoruz ancak apartmanların üzerindeki keskin nişancılar bize ateş açıyor. Bu anlamsız savaş nereye kadar gidecek. Sabah müzik sesi duyar gibi silah sesiyle uyanıyoruz. Akşam silah sesiyle uyuyoruz. Silahla kalkıp, silahla uyuyoruz. Evimizde rahat yatamıyoruz. Ne zaman öleceğimiz belli değil. Bir çözüm bulsunlar buna." Şırnak Valiliği, Beytüşşebap ilçesinde 6 bölgenin 15 gün süreyle "özel güvenlik bölgesi" ilan edildiğini ayrıca dün yapılan operasyonlarda 11 teröristin öldürüldüğünü açıkladı.
Hürriyet



Seçime Katılım Yüzde 85.23
Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Sadi Güven, dün düzenlediği basın toplantısında 1 Kasım'da yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nin kesin sonuçlarını açıkladı. İl seçim kurulları, yurtdışı sandık sonuçları ve gümrük kapıları sandık sonuçlarına göre düzenlenen birleştirme tutanaklarının kurula ulaştırılmasının tamamlandığını ve kesin sonuçların tespitine karar verildiğini belirten Güven, 1 Kasım 2015 Pazar günü yapılan 26. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nin sonuçlandığını söyledi. Seçimin, yurtdışında 54 ülke, 113 temsilcilikte ve yurtiçinde gerçekleştirildiğini aktaran Güven, seçim akşamı sandık sonuçlarının SEÇSİS aracılığıyla seçime katılan ve talepte bulunan 16 siyasi partiye oy verme işleminin sona ermesinden itibaren, seçime katılmayan ancak bu verilere ulaşmayı talep eden siyasi partilere ise seçim yasaklarının kaldırılmasından itibaren eş zamanlı sunulduğunu ifade etti. Güven, siyasi partilerin bilişim uzmanlarının seçim akşamı SEÇSİS veri merkezine davet edilerek seçim sonuçlarını izlemelerinin sağlandığını aktardı. Kurulun aldığı tedbirlerle geçen döneme göre vatandaşların daha az hataya düşmesinin sağlandığını belirten Güven, bu sayede geçersiz oyların da azaldığını vurguladı. Güven, geçen seçimde 'evet' mühürlerindeki olumsuzluklarla bu dönemde karşılaşılmaması açısından yeni 'evet' mühürlerinin kullanıldığını da söyledi. Güven, şu andan itibaren bütün vatandaşların kendilerinin oy kullandığı sandıklar dahil olmak üzere tüm Türkiye sandıkları sonuç tutanaklarını ıslak imzalı olarak görebileceklerini belirtti. Güven, halk eğitim merkezleri aracılığıyla seçimlerde görev yapmak isteyenlere eğitim programı düzenlendiğini ve bilgilendirme maksatlı toplam 3 milyon 518 bin kısa mesaj gönderildiğini, bu mesajların sandık kurulu üyeleriyle paylaşıldığını kaydetti.
Milliyet


EKONOMİ

Gram Altın 99, 8243-99, 9115                               
ABD Doları 2, 8659-2, 8659            / Euro 3, 0910-3, 0959/İngiliz Sterlini 4, 3619-4, 3663                 

Belek'ten Dünyaya Atacak
Antalya Belek'te düzenlenecek G-20 zirvesi öncesi liderlerin kalacakları otellerdeki çalışmalar tüm hızıyla devam ediyor. Havaalanından başlayarak Belek'e kadar olan tüm yollar zirve öncesinde yenilenirken, otellerde de son hazırlıklar yapılıyor. 'Zirve'nin basın merkezi olarak seçilen ve 3 bin 500 basın mensubunun konaklayacağı otel, Kaya Palazzo'da da ABD Başkanı Barack Obama'nın golf oynaması bekleniyor. Otellerinde liderlerin de basın toplantılarını düzenleyeceğini ifade eden Kaya Palazzo Yönetim Kurulu Başkanı Burak Kaya, "G-20 çerçevesinde otelimizin bahçesinde 5 bin 500 metrekare alanda bir kültür çadırı kuruldu. Burada Türk kültürü liderlere tanıtılacak. Türk kahvesi, hat sanatları, ipek, kilim dokuma tanıtımları yapılacak. Mevlana hakkında bilgiler verilecek. Tüm liderler ve eşleri bu çadırı ziyaret edecek. Türk kültürünün tanıtımı yapılacak" dedi. Kültür çadırı önünde Obama'nın golf atışı için bir düzenleme yapıldığının bilgisini veren Kaya, "Belek dünyanın en önemli golf destinasyonlarından biri. Barack Obama'nın yapacağı bir atışın bile çok büyük önemi var. Dünyaya Belek'in nasıl bir yer olduğunu anlatmış olacağız. Gelecek yıllarda bu sayede Belek bölgesinde otellerin gelirlerinin artacağını düşünüyoruz" dedi. Türkiye'nin golf turizmi alanında en önemli tanıtımı 2013 yılında dünyaca ünlü golfçü Tiger Woods tarafından gerçekleşmişti. Tiger Woods, Boğaziçi Köprüsü'nde Asya kıtasından Avrupa kıtasına tarihi bir atış yapmıştı. Avrupa'dan Asya'ya geçiş yönü trafiğe kapatılan köprü üzerinde oluşturulan özel alanda düzenlenen gösteri, başta ulusal ve uluslararası çok sayıda medya kuruluşu tarafından canlı yayınlanmıştı. ABD Başkanı Barack Obama'nın Antalya'da golf oynaması halinde, golf alanında çok büyük bir tanıtıma imza atılmış olacak.
Hürriyet

Bankaları 3. Çeyrekte Kambiyo Zararı Vurdu
Borsa İstanbul'da işlem gören mevduat bankalarının üçüncü çeyrek konsolide olmayan net dönem kârları, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 32 azalışla 3 milyar 155 milyon liraya geriledi. Geçen yıl aynı dönemde söz konusu kâr, 4 milyar 627 milyon lira olarak gerçekleşmişti. Bu yılın üçüncü çeyreğinde dönem net kârını, 2014 yılının aynı çeyreğine göre artıran tek banka yüzde 30'luk yükselişle Vakıfbank oldu. Tekstilbank ise 12 milyon 711 bin TL ile zarar açıklayan tek banka oldu. Turkey Macro View Consulting Yönetici Direktörü Ferhat Yükseltürk, "3. çeyrekte TL'de aşırı değer kaybı ve volatilite, bankaların kambiyo zararlarının hızlı yükselmesine yol açtı. TL'nin seçim sonrasında kısmen daha istikrarlı seyre kavuşması ve uç risklerin geride kalmasıyla önümüzdeki dönemde kârlılıkların iyileşmesini bekliyoruz" dedi.
Türkiye

Asgari Müşterek
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun önceki akşam iş ve çalışma dünyası temsilcileri ile yaptığı, 5 saati aşan görüşmenin ana gündemini asgari ücretin 1300 liraya çıkarılması oluşturdu. Bilindiği gibi Ak Parti, tek başına iktidara geldiği 1 Kasım seçimleri öncesi asgari ücretin 1000 TL'den 1300 TL'ye yükseltileceğini vaat etmişti. Türkiye'de asgari ücretle çalışan yaklaşık 5 milyon kişi var. İş dünyası temsilcileri, görüşmede, ücretin artırılmasına "tamam" derken birçok gerekçe sunarak ortaya çıkacak yükün devletle paylaşılmasını önerdi. İş dünyasının, "vergi yükü azaltılsın", "devlet ortaya çıkan yükü karşılasın" gibi öneriler üzerine Davutoğlu'nun endişelerin giderilmesi için ek çalışma talimatı verdiği ve, "1300 liradan geri dönüş yok. Asgari ücretin getirdiği yansımaların daha aza indirilmesi için teknik ve alt yapı çalışmalarını yaptık. Yeni ticaret teşvikleri, kredi kolaylıkları sağlanacak" dediği öğrenildi. Davutoğlu'nun talimatıyla rakamdan geri adım atılmayacak ama vergi ve prim gibi maliyetlerde kamu olarak ne yapılabileceğine bakılacak. Davutoğlu'nun "nimette de, külfette de birlik" mesajı vererek, "zorluklara birlikte göğüs gereceğiz" dediği kaydedildi. Davutoğlu, önceki gün işveren, işçi, esnaf, memur ve çiftçi kesiminin temsilcileri ile Çankaya Köşkü'nde 5 saati aşan bir görüşme gerçekleştirdi. Toplantının ana gündemini asgari ücret oluştururken, kıdem tazminatı, işçi sağlığı, kadın istihdamı, çözüm süreci, başkanlık sistemi, yeni anayasa, kayıt dışı istihdam gibi birçok konuda görüş alışverişinde bulunulduğu öğrenildi.
Milliyet

Kırmızı Ete Yüzde 25 Zam
Kırmızı ette üretim rekorları kırılıyor. Üretimdeki bolluk nedeniyle düşmesi, hiç olmazsa yerinde sayması gereken fiyatlar ise artmaya devam ediyor. Anormal fiyat artışlarını denetlemek ve kontrol altına almak için bir yıl önce kurulan Gıda İzleme Komitesi ise bugüne kadar bu konuda hiçbir adım atmadığı için eleştiriliyor. Kırmızı et üretimi Türkiye tarihinde ilk kez 2014 yılında 1 milyon tonun üzerine çıkmıştı. Üretim 2015'in dokuz ayında da aynı hızla devam etti. 2015'in ilk 9 ayında 852 bin ton et üretildi. Yılın son üç aylık döneminde üretilecek et miktarıyla 2015 yılındaki toplam et üretimi yine 1 milyon tonun üzerinde gerçekleşecek. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı kırmızı et üretimi istatistikleri, et fiyatlarına üretim azlığından değil, keyfi olarak zam yapıldığını kanıtladı. TÜİK'in yılda 4 kez üçer aylık dönemler halinde açıkladığı istatistiklere göre, et fiyatlarının anormal arttığı temmuz - ağustos - eylül aylarınını kapsayan 3 aylık dönemde, et üretimi nisan - mayıs - haziran aylarını kapsayan döneme göre yüzde 45.2 oranında arttı. Nisan - mayıs - haziranda 262 bin ton olan kırmızı et üretim miktarı, temmuz - ağustos - eylül aylarında 380 bin ton olarak gerçekleşti. Et üretimi 2015'in üçüncü çeyreğinde, 2014'ün aynı dönemine göre ise yüzde 87.7 oranında artış gösterdi. 2014'ün üçüncü çeyreğinde et üretimi 202 bin ton olmuştu. 2015'in üçüncü çeyreğinde sığır eti üretimi 342 bin ton oldu. Sığır eti üretimi 2014'ün üçüncü çeyrek dönemine göre yüzde 95.1 oranında arttı. Koyun eti üretimi yüzde 27.1 arttı.
Milliyet

Temsa'nın 'Maraton'u Başlıyor
Temsa, 2015 sonuna kadar Türkiye pazarına sunacağı 8 yeni ürünün 5'incisi olan Maraton otobüsünü yollara çıkartmaya hazırlanıyor. Öncelikle Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı'nın katılımıyla Adana fabrikada, ardından Sabancı Holding Sanayi Grup Başkanı Mehmet Pekarun ve Temsa Genel Müdürü Dinçer Çelik tarafından İstanbul'da tanıtılan Maraton, sınıfında en iddialı modellerden olmaya aday. Müşterilerini bu kez de üst segmente yönelik ürünü Maraton ile tanıştırdıklarını vurgulayan Mehmet Pekarun, "Temsa Otobüs, son yıllarda yasadığı rekor üretim ve satış rakamları ile bizi gururlandırıyor. Amerika'da bile 800 dolayında otobüsümüz hizmet veriyor" dedi. Pekarun, Temsa'nın bu yıla 8 yeni yıldız ürünü sunma hedefiyle yola çıktığını, 2016 yılı sonunda ise tam 25 ürünün pazarda olacağını sözlerine ekledi.
Akşam

Tam Tüccar
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, "Bize asgari ücretin getirdiği 16 milyar liralık bir yük var, bunun en azından yarısını devletimizden talep ediyoruz. Hükümetimiz bunun tamamını da verecek kapasitede. İşsizlik fonunda birikmiş 86 milyar lira var, o fonda biriken paradan verilebilir" dedi. Çağlar, İTO'da gazetecilerle bir araya gelerek soruları yanıtladı. Geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklama ile asgari ücretin 1.300 liraya çıkarılması halinde hükümetten SGK primi işveren payında 3 puanlık indirim istediği hatırlatılan Çağlar, şunları kaydetti: "Asgari ücret 1.300 liraya çıkmalı evet, bunu savunuyoruz. Fakat bize getirdiği yük var. Biz 'Gelin bu asgari ücretin bize getirdiği yükü paylaşalım' diyoruz. O şekilde yatırımlarımızı artırıp, yeni istihdam alanları açacağız. Bu taleplerin çok aşırı talepler olmadığını düşünüyoruz. Bize asgari ücretin getirdiği 16 milyar liralık bir yük var, bunun en azından yarısını devletimizden talep ediyoruz. Hükümetimiz bunun tamamını da verecek kapasitede. İşsizlik fonunda birikmiş 86 milyar lira para var, o fonda biriken paradan verilebilir. Bu talebi karşılayacak fonlar Türkiye'de var." Çağlar, asgari ücrette artışın, asgari ücretle çalışanlar dışında diğer çalışanlarında zam talebine yol açacağını, bunun da çok normal olduğunu belirterek, bunun dışında asgari ücretle hesaplanan bazı girdiler de olduğunu anlattı. İTO Başkanı Çağlar'a seçim öncesi iş dünyasına 2.70'ten dolar verilmesi talebi de hatırlatıldı. Bu taleplerin hâlâ devam edip etmediği sorulan Çağlar, şunları kaydetti: "Bu talebi geçici süre için istemiştik. Fakat 1 Kasım'da vatandaş bunun cevabını verdi. Vatandaş burada bizim talebimize çok duyarlı davrandı. Dolar/TL'de 2.75'leri falan gördük. İnanıyorum ki, hükümet kurulduğu zaman döviz fiyatları biraz daha aşağı gelecek. Dolar/ TL'de 2.70 talebimizi vatandaş karşıladı."
Vatan

2023 Hedefleri İçin Otomotivden Olumlu Sinyal
Türkiye'nin2023 hedeflerinin gerçekleştirilmesinde önemli sektörlerden olan otomotiv sektöründeki beklentiler bu hedeflere ulaşmanın çok da zor olmayacağı sinyalini veriyor. Türkiye'de toplam araç üretiminin ve ihracatının 2016'da da yeni yatırımlar ve Avrupa pazarındaki toparlanma sayesinde bu yıl ulaşacağı öngörülen rekor seviyelere yakın düzeyde olacağı tahmin ediliyor. Taşıt Araçları yan Sanayicileri Derneği (TAySAD) Genel koordinatörü Süheyl Baybalı "Gelecek yıl toplam araç üretiminin yaklaşık 1.3 milyon adet, ihracatın ise yaklaşık 900 bin adet olacağını tahmin ediyoruz" dedi. Otomotiv pazarının 900 bin ile 950 bin adet aralığında olması beklenirken OSD'nin temmuzda açıkladığı tahminlere göre yeni yatırım projeleri ve modellerin yanı sıra Avrupa'daki canlanmanın etkisiyle ihracatın bu yıl 925 bin, üretimin ise 1 milyon 225 bin adetin üzerine çıkarak rekor kırması bekleniyor. Otomotiv sektörü Türkiye'nin 2023 hedefleri açısından önemli bir sektör olarak değerlendiriliyor. Sektörün 2023 yılında yıllık 4 milyon üretim ve 3 milyon adet ihracat yapması hedefleniyor.
Star

DÜNYA

Sincar'da Dev Harekat
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) ordu gücü Peşmerge, Musul'un merkezinin 120 kilometre batısındaki Sincar (Şengal) ilçesini IŞİD'den kurtarmak için dün sabahın erken saatlerinde "Şengal'e Özgürlük Operasyonu" adlı geniş çaplı operasyon başlattı. Kentin geçen yıl ağustos ayında IŞİD'in eline geçmesi, binlerce Ezidi'nin öldürülmesi, dağlara sığınması ABD'nin IŞİD'e karşı eylülde hava saldırılarına başlamasının en büyük nedenlerinden biriydi. Operasyon, önceki akşam ABD öncülüğündeki koalisyon güçlerine ait savaş uçaklarının IŞİD militanlarının bulunduğu ilçe merkezine yönelik yoğun bombardımanıyla başladı. Bombardıman ve roket saldırısının ardından saat 07.00 sıralarında ise Peşmerge güçleri, karadan harekete geçti. Büyük bir direnişle karşılaşmayan Peşmerge, Sincar çevresine ve Sincar Dağı'na konuşlandıktan sonra üç koldan şehre girdi. Operasyona, bin 500'ü hafif silahlı Ezidi milisleri, 6 bini Peşmerge olan 7 bin 500 kişilik bir güç katıldı. ABD'li yetkililer bölgede 600 kadar IŞİD militanı olduğunu tahmin ediyor. Sincar'daki kaymakamlık binasını ele geçiren Peşmerge güçleri buraya IKBY bayrağını astı. Şehrin ana caddeleri kontrol altına alınırken sokak çatışmaları ise sürüyor. Örgütün döşediği mayınlarla, bubi tuzakları ise yer yer Peşmerge'nin ilerlemesini yavaşlattı. Kürt güçleri IŞİD'e ait 8 bombalı aracı patlattı. IKYB güçleri Sincar'ın batısındaki Gabara köyünü ele geçirdi. Kürt güçleri ayrıca, 47 no.'lu otoyolu ele geçirerek IŞİD'in iki ana kalesi Suriye'deki Rakka ile Irak'taki ülkenin ikinci büyük kenti Musul arasında ulaşımı sağlayan, örgüt için 'can damarı' olan hattı kesti. Bu otoyolun ele geçirilmesiyle IŞİD'in Irak-Suriye bağlantısı kesildi, örgütün yakıt ve lojistik sevkiyatına darbe vuruldu. Kürdistan Demokrat Partisi'nin Dışilişkiler Sorumlusu Hemin Hawrami, Twitter'dan, Peşmerge'nin hızlı ilerlediğini, Sincar'ın doğusundaki çoğu köyün ele geçirildiğini belirtti. IŞİD militanlarının Rakka'ya doğru kaçmaya başladığını kaydeden Hawrami, örgütün moral olarak çöktüğünü iddia etti. Erbil merkezli Rudaw kanalına konuşan Peşmerge komutanlarından Kasım Sımer ise "Şengal'in yüzde 70'i Peşmerge'nin kontrolünde" dedi. Akşam saatlerinde açıklama yapan Peşmerge Komutanlığı ise bölgede 150 kilometrekarelik bir alanın IŞİD'den kurtarıldığını ve operasyonun yüzde 75'inin tamamlandığını bildirdi. IŞİD'in kontrolündeki Musul'un Valisi Nevfel Hamadi, "Bu, Musul'u kontrol etmek için ilk adım" dedi. Sincar'ın düşmesi 40 km doğuda IŞİD'in elinde bulunan Telafer'in kurtarılması için önemli bir kapı açıyor. Türkmen halkın yaşadığı Telafer'in Irak güçlerinin eline geçmesi ise Musul'un batı yönünden tamamen kuşatma altına alınması anlamına geliyor. Bu şekilde Musul'a düzenlenecek bir operasyonda Irak ordu güçleri ve Peşmerge batı yönünden Musul'u tamamen kuşatma altına alabilecek.
Hürriyet

Muhaliflerin Listesi Hazırlanmaya Başlandı
Suriye'de geçiş dönemini görüşmek üzere Avusturya'nın başkenti Viyana'da başlatılan görüşmelerin yeni turu yarın gerçekleşecek. 20 ülke ve uluslararası kuruluşun katılacağı görüşmede, ilerleyen turlara katılması planlanan muhalifler görüşülecek. AFP'ye konuşan Beyrut'ta bulunan Batılı bir kaynağa göre, her ülke katılmasını istediği isimleri sunuyor. Bu isimlerin 20 ya da 25'e indirilmesi planlanıyor. Katılacak muhalifler biri siyasi reform biri de güvenlik olmak üzere iki komisyona bölünecek. Uluslararası delegeler dün isimler üzerinde çalışmaya başlarken Rusya'nın sunduğu listede 38 isim bulunuyor. Bu isimler arasında, Suriye Ulusal Koalisyonu'nun üç eski başkanı Ahmed Carba, Ahmed Muaz el- Katib ve Hadi el-Bahra'nın yanı sıra şu an koalisyonun başında olan Halit Hoca da var. Rusya'nın listesinde iki Müslüman Kardeşler üyesi ve rejimin tolere ettiği muhalefetten de iki isim bulunuyor. Suudi Arabistan 20, Mısır ise 10 isim sunarken, İran ve Rusya'nın isteği üzerine, hangi grupların terörist olduğu da belirlenecek
Milliyet

Ab'den Çipras'ı Türkiye İle Anlaşmaya İkna Planı!
Avrupa Birliği'nin (AB) 'yürütme organı' Avrupa Komisyonu'nun Malta'da gerçekleşen mülteci zirvesinde, bazı üye ülkelerin delegasyonlarına dağıtılan, Türkiye ve Yunanistan konulu belge, Yunan basınına sızdı. Belgede, AB'nin, Atina'nın Türkiye ve Yunanistan sahil güvenliğinin Ege Denizi'nde ortak devriye gezme konusunda ikna edilmesi gerektiği belirtiliyor. Delegasyon üyelerine, Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras'ın Türkiye ile imzalanması planlanan "ortak eylem planına" nasıl ikna edileceği yönünde tavsiyeler veriliyor. 6 Kasım tarihinde hazırlanan belgenin hangi AB üyelerine verildiği ise belirtilmedi. Euro2day.gr haber sitesinde yayınlanan belgenin detayları şöyle: Delegasyon üyelerine, "Başbakan Aleksis Çipras, Yunanistan'da (mülteciler konusunda) kaydedilen ilerlemeyi vurgulamak isteyebilir. Size destekleyici görünmenizi, ancak aşağıda belirtilen hususlarda baskı yapmaya devam etmenizi tavsiye ediyoruz" denliyor. "Atina, doğu Ege kıyılarına akın eden mülteciler nedeniyle, Yunanistan'daki krizin ana sorumlusunun Türkiye olduğunu düşünüyor. Bu nedenle Yunanistan sürekli olarak Türkiye'ye karşı sert bir tutum takınılması ve AB'nin Ankara'ya mülteci krizi karşılığında 'hediyeler' vermemesi gerektiğinde ısrar ediyor. Yunanistan'ın yaklaşımı, Türkiye'nin üstlendiği büyük insani yükü görmezden geliyor. Bu durum da Yunanistan'ın Türkiye-AB ortak eylem planının tartışıldığı zirvede işbirliği yapmaması ile sonuçlanıyor. Bizim pozisyonumuz ise, Türkiye'nin mültecileri bilinçli ve kasıtlı olarak Yunanistan'a göndermediği şeklindedir. Tıpkı Yunanistan'ın mültecileri bilinçli ve kasıtlı olarak Makedonya'ya göndermediği gibi." Gelecek haftalarda iki hususta Yunanistan'ın yardımına ihtiyacımız olacak: Türkiye'nin AB üyelik sürecindeki şartlara ilişkin bazı fasıllarda oybirliği ile karar alınmalı. Mültecilerin girişlerini yönetebilmek için Yunanistan ve Türkiye sahil güvenlikleri arasında daha fazla işbirliği yapılmalı.
Milliyet

Lübnan'ın Kalbine Çifte Bombalı Saldırı
Lübnan'ın başkenti Beyrut'ta düzenlenen çifte intihar saldırısında en az 41 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Saldırıların Hizbullah'ın kalesi konumundaki bölgede bulunan bir alışveriş merkezinin önünde birkaç dakika arayla meydana geldiği, en az 200 kişinin de yaralandığı ifade edildi.
Akşam

İspanya Tehdit Etti
Katalonya Meclisi'nde pazartesi günü kabul edilen bağımsızlık önergesi, İspanya Anayasa Mahkemesi tarafından askıya alındı. İspanyol hükümetinin yaptığı başvuruyu değerlendiren mahkeme, oy birliğiyle Katalan Meclisi'nin kararını geçici olarak durdurdu. Anayasa Mahkemesi'nin, bağımsızlık önergesinin anayasaya uygun olup olmadığına karar vermesi için 5 ay süresi bulunuyor. Katalonya Özerk Yönetimi Geçici Başkanı Artur Mas ve Meclis Başkanı Carmen Forcadell dahil 21 Katalan yetkili, mahkeme kararına uymazsa ve bağımsızlık girişiminde bulunurlarsa, görevleri askıya alınacak. Katalonya yerel polisi ve jandarma da Katalan Parlamentosu'nda bağımsızlık deklarasyonu ile bağlantılı bir girişim olması halinde bunu hemen Başsavcılığa bildirecek. Bu durumda, mahkeme kararına uymayan ve bağımsızlık girişiminde bulunan Katalan yetkililer ve memurlar 'itaatsizlik ve isyan' suçlarından 25 ila 30 hapis cezasına çarptırılabilir. Katalonya özerk yönetim hükümetinin başkan yardımcısı Neus Munte, "Katalonya hükümetinin siyasi iradesi, önergenin sürdürülmesi yönünde" dedi. Katalonya'nın bağımsızlığını savunan liderlerden Oriol Junqueras da Twitter hesabından "Katalan halkının iradesi askıya alınamaz. Demokratik yetkimizi devam ettirmekte kararlıyız" mesajını paylaştı.
Vatan

Hükümete Karşı Greve Hükümet Desteği
Yunanistan'da 20 Eylül erken seçimleri sonrasında kurulan 2. SYRIZAANEL koalisyon hükümeti ilk büyük grev sınavını dün verdi. Yunanistan ile kreditörler arasında imzalanan 3. kurtarma paketinin protesto edilmesi için Yunanistan İşçi Sendikaları Konfederasyonu (GSSE) ve Kamu Çalışanları Sendikası (ADEDY) tarafından organize edilen 24 saatlik genel greve, SYRIZA da destek verdiğini açıklamıştı. Ülkede bir günlüğüne hayatı durduran greve, postane çalışanları, öğretmenler, mühendisler, doktorlar, noterler, eczacılar, banka çalışanları, basın çalışanları, otobüs şoförleri, metro ve tren yolu çalışanları ile liman ve denizyolu çalışanları destek veriyor. Greve destek veren Olympic Hava Yolları'nın 36 uçuşu iptal edilirken, müzeler de dün kapalı kaldı. Başkent Atina genelinde dün 25 bini aşkın çalışan 3 büyük gösteri düzenledi. Protesto gösterileri sırasında bazı eylemcilerle polis arasında çatışma çıktı. Anarşistler Yunanistan Merkez Bankası'nın ofisine molotof kokteyli attı. Polis ayrıca aşırı sağcı 'Altın Şafak' partisinin binasına doğru yürümek isteyenleri engellemek için bazı yolları kapattı.
Vatan

POLİTİKA

Kılıçdaroğlu'na 77 İlden Destek
CHP'li 77 il başkanı, dün Holiday Inn Hotel'de bir araya geldi. Toplantı sonrası yayımlanan ve Ankara İl Başkanı Adnan Keskin tarafından okunan ortak deklarasyonda, "1 Kasım seçim sürecinin başlaması karşısında Genel Merkezimiz tarafından 28 Ağustos 2015'te gönderilen genelge ile 35'inci Olağan Kurultay sürecimiz seçim sonrası açıklanacak yeni takvime kadar durdurulduğu bildirmiştir. Bu süreçte, birçok ilçede Muhtarlık Bölgesi Delegeleri ve Parti İçi Önseçmen seçimleri ile 149 ilçemizde kongreler yapılmıştır. Ayrıca, 12 ilimizde kongreler tamamlanmış, yeni il yönetim kurullarımızın ve kurultay delegelerimizin seçimi tamamlanmıştır. 1 Kasım seçiminin sonuçları, demokratik laik cumhuriyetin, hukuk devletinin, iç barışımızın ve parlamenter demokrasinin geleceği açısından CHP'ye büyük bir görev yüklemiştir" ifadesi kullanıldı. Deklarasyonda, şunlar kaydedildi: "Büyük bir özveriyle uzun süredir görev yapan ve bu süre içerisinde bir yerel seçim, cumhurbaşkanlığı seçimi, önseçim ve iki genel seçim yöneterek yorgun düşen il ve ilçe yönetimlerimizin hızla yenilenmesi gerekmektedir. Bugün sürmekte olan kurultay takvimi ile tüm il ve ilçe örgütlerimiz yıl sonuna kadar yeni yönetimlerine kavuşmuş olacaktır. Son günlerde kurultay sürecimizle ilgili olarak kamuoyunda yer bulan 'Kapalı kapılar arkasında delege seçimleri yapılıyor' iddiaları, il başkanlığı görevini yürütmekte olan bizleri üzmekte. Parti içi demokrasinin gereği milletvekili adaylarını hakim denetiminde üyelerinin katıldığı önseçimle seçmenin onurunu yaşayan il başkanları olarak iddiaları reddediyoruz. Olağan kurultay takviminin işlediği bu süreçte, CHP kurultayının olağanüstü olarak toplanması isteklerinin dile getirildiği görülmektedir. CHP Olağan kurultayı en geç 2 ay sonra ocakta toplanacaktır. Bu kısa süreçte ilçe ve il kongrelerimizin tamamlanması ve olağan kurultayımızın toplanması olanağı varken, bu sürecin durdurularak benzeri bir tarihte yapılabilecek olağanüstü kurultay isteğini anlamlı bulmuyoruz. 35'inci Olağan Kurultay takvimi gereği il ve ilçe seçimlerinin bir an önce tamamlanması ve olağan kurultayımızın ocakta yapılması gerektiğini düşünüyoruz." Deklarasyona daha önce olağanüstü kurultay talep ettiğini açıklayan Edirne, Kırklareli ve Yalova il başkanları ile Bilecik İl Başkanı imza atmadı.
Milliyet
3 Mekanizmayla Ab'ye Adım Adım
AB'nin hazırladığı "2015 İlerleme Raporu" nun bazı kısımlarına tepki gösteren Türkiye, 2016'yla birlikte tam üyelik süreci için gaza basıyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun üç alanda kuracağı "mini kabine" mekanizmaları, AB sürecini de hızlandıracak çalışmalar yürütecek. Ankara'nın önceliği, mülteci krizinin gölgesinde "Vize Muafiyeti Diyalogu ve Geri Kabul Anlaşması'yla ilgili adımların 2017'ye kalmadan, önümüzdeki yılın ilk çeyreğinde tamamlanması. Altı baslıkta müzakerelere başlanması için de çalışma yapılacak. Sadece ülke liderleri değil, kamuoyları nezdinde de girişimlerde bulunulması planlanıyor. Türkiye ile AB arasında 2005'te başlayan katılım müzakereleri sürecinde şimdiye kadar 14 baslık açıldı, sadece 1'i geçici olarak kapandı. Ankara bazı müzakere baslıklarının vakit geçirilmeden açılmasını talep ediyor. Başbakan Davutoğlu'nun daha önce açıkladığı "Ekonomi", "güvenlik ve dış politika", "reform" alanında oluşturulacak mekanizmaların, AB sürecine de olumlu yansıması bekleniyor. Türkiye'nin önceliği ise "mülteci krizi" gölgesinde yürüyen "Vize Muafiyeti Diyalogu ve Geri Kabul Anlaşması'yla ilgili sürecin hızlandırılması. Ankara, "vize serbestisi" tanınmadan, Geri Kabul Anlaşması'nın uygulamaya konulmayacağının altı çiziliyor. İki sürecin de, 2016 basında hayata geçmesi isteniyor.
Akşam
'Ortamı Yumuşatacak Anlayışla Yürüyeceğiz'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ile Çankaya Köşkü'ndeki makamında 'bundan sonrası'nı konuştuk. 7 Haziran ve 1 Kasım sonuçlarının analizini yapan Kurtulmuş hem Ak Parti'nin üzerine düşenleri anlattı hem de muhalefet partilerinden beklentilerini. "7 Haziran'da seçmen AK Parti'ye bir sarı kart gösterdi. Ak Parti de bu uyarıyı doğru okuyup, gereğini yaptı. Evet, yüzde 49.5 büyük bir orandır ama ben konuya şöyle bakıyorum: Bu Süper Lig'di, Ak Parti Süper Lig'de şampiyon oldu ama sonuçta bir de Milli Takım var. Milli Takım da Türkiye Büyük Millet Meclisi. Şimdi bizim bir Milli Takım ruhuyla, Parlamento'ya girmiş olan bütün diğer partilerle beraber, Türkiye'nin temel meselelerini halledebilecek bir programla işe başlamamız lâzım." "Ak Parti'nin bundan sonra hiçbir mazereti olamaz. 'Ama'sız, 'fakat'sız, bir saniye bile beklemeden milletin bize yüklediği sorumluluğun gereğini, hiçbir kibir ve gurura kapılmadan yerine getirmemiz gerekiyor. Refahın topluma yayılması, orta direğin ve alt gelir gruplarının alım gücünü artıracak mikro politikaları da hayata geçirmemiz lâzım. Bunun farkındayız. Bize oy vermemiş, hatta Ak Parti'ye kurumsal, kategorik olarak karşı olmuş yurttaşlarımızın da iktidarıyız. Türkiye'de bu anlamda ortamı yumuşatacak, ülkenin bütün toplumsal kesimlerini kucaklayacak ve herkesi bir arada tutabilecek bir anlayışla yolumuza devam edeceğiz." "Evet, seçim öncesinde belki bir takım gerginlikler, kutuplaşmalar yaşandı ama bu sürdürülebilir bir durum değil, doğru da değil. Siyasetin bütünleştirici, kapsayıcı, herkesi ortak değerler etrafında toparlayıcı; ötekileştirmeyen, kamplaştırmayan, kutuplaştırmayan bir dille yoluna devam etmesi gerekiyor. Burada bütün partilere büyük görev düşüyor. Biz, karşılığını bulamasak da, ısrarla bu dili kullanmak durumundayız." "7 Haziran'da oyunu artıran özellikle iki partinin (MHP ve HDP'yi kastederek) oylarının 1 Kasım'da ciddi oranda düşmesinin temel nedeni güvenlik ve istikrar konusunda onlara yönelik duyulan endişelerdir. Her partinin 7 Haziran ve 1 Kasım sonuçlarından gerekli dersleri çıkardığını ve bundan sonra ona göre davranacağını umuyoruz ve diğer partilerden de katkı bekliyoruz. İlk 100 gün çok önemli. Sonrasında ilk 6 ay içerisinde ana eksen ortaya çıkmış olacak. Bir yıl içinde herkes hükümetin reformlar konusundaki samimiyet ve kararlılığını net bir şekilde görmüş olacak." "İşin Türkçesi, 7 Haziran'da vatandaş bize, 'Böbürlenme padişahım, senden büyük Allah var' dedi. 1 Kasım'da da diğer partilere 'Uzlaşmaz tutumlarınızı bırakın, demokrasi dışı arayışları bırakın' dedi. 7 Haziran Ak Parti'ye sarı kartsa, 1 Kasım da CHP, MHP ve HDP'ye çok koyu bir sarı karttır. Belki kırmızı kart değil ama çok koyu bir sarı karttır. Bir turuncu kart gibi Dolayısıyla, onların da buradan ders almalarının, üçünün de öz eleştiri yapmalarının zorunlu olduğu kanaatindeyim. Nasıl iktidar gücünü elinde bulunduranın dayatması kabul edilemezse, aynı şekilde muhalefetin de her şeyi reddetmesi kabul edilemez. Bu gerçeği bütün partilerin bundan sonra görmesi ve bu anlayışı göstermesi lazım ki sonuç alabilelim ve Türkiye yol alabilsin. Bu olursa, Türkiye sorunlarını sistematik olarak çözmüş olacak. CHP, MHP ve HDP bu sürece destek olursa, biz katkılarına hazır olduğumuzu ifade ediyoruz."
Vatan

Meclis'in Toplanma Tarihi 17 Kasım
Yüksek Seçim Kurulu'nun kesin sonuçları açıklamasının ardından 26. Dönem Parlamentotakvimi işlemeye başladı. TBMM Genel Kurulu, milletvekili genel seçimi kesin sonuçlarının YSK tarafından TRT kanallarında ilanını takip eden 5'inci gün saat 15.00'te çağrısız toplanıyor. Buna göre TBMM Genel Kurulu, 17 Kasım Salı günü toplanacak. En yaşlı üye sıfatıyla 77 yaşındaki CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Geçici Meclis Başkanı olacak. Geçici Başkan Baykal'a, en genç 6 milletvekili, katip üye olarak eşlik edecek. Meclis'in yeni döneminde en genç milletvekilleri HDP Van Milletvekili Tuğba Hezer Öztürk, HDP Şanlıurfa Milletvekili Dilek Öcalan, AK Parti Antalya Milletvekili Sena Nur Çelik, CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, HDP Muş Milletvekili Burcu Çelik Özkan ve HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran olacak. Yasama Yılı, yemin töreninin yapılacağı 17 Kasım'da başlamış olacak. Meclis'in 27. Başkanı için de takvim, 17 Kasım Salı günü işlemeye başlayacak. Yemin sonrası ilk 5 günde TBMM Başkanlığı adaylık başvuruları yapılacak, ikinci 5 günde de seçimler gerçekleştirilecek. Buna göre, seçim turları, 22 Kasım Pazar ya da 23 Kasım Pazartesi gerçekleştirilebilecek.
Vatan

SPOR

Anadolu Efes, normal süresi 76-76 biten maçta Olimpiakos'a 91-87 yenilerek iki galibiyetle başladığı Turkish Airlines Euroleague B Grubu'nda art arda 3. yenilgisini aldı. Maçın başı ve sonu kâbus gibi geçti temsilcimiz için. Olimpiakos savunmasını aşmak için maça Heurtel'li beş başladı ama ne yazık ki hücumda hiç varlık gösteremediğimiz gibi, savunmada da ona giden yardımlarda çok iyi organize olup boş adamı bulan konuk takım, ilk periyodu 20-13 üstün bitirdi. Hakemlerin sertlik standartını çok yukarıya çektiği maçta, Granger da ilk yarıda bekleneni veremedi, başta Saric olmak üzere uzunlar boş şutları kaçırınca fark 12'ye yükseldi. Kenardan gelen Birkan ile Ahmet'in hücumda çaktığı kıvılcım, 36-30 konuk takım üstünlüğüyle girilen 2. yarı öncesinde umut vericiydi. Ve o kıvılcım 3. çeyrekte alev topuna dönüştü. Saric'in müthiş mücadelesi, çift guardlı düzende Granger'ın hücum resitali temsilcimizin öne geçmesini sağladı, aynı ikili 35. dakikada 72-61 ile farkı çift hanelere de taşıdı. Ancak o alev topunun soğuması için Olimpiakos'un yapamadığını Efes benchi gerçekleştirdi. Son 1.5 dakikaya 9 sayı önde giren ekibimizde, lise takımlarının uyguladığı savunma takımı/hücum takımı değişkenliğiyle oyuncular da şaşkına döndü, Olimpiakos da fırsatı kullandı, mucize gibi döndü. Son dakikadaki taktik faullerde de Granger 2'de 1, Heurtel 2'de 0 ile oynayınca, Olimpiakos fırsatı kullandı, maçı uzattı. Heurtel ile Lojeski arasındaki üçlük yarışı ile başlayan uzatma periyodunda Fransız oyuncu abartıp maçın yıldızı Granger'ı tamemen safdışı bırakınca, Olimpiakos affetmedi, Efes art arda 3. kez son dakikalar sendromuyla maç kaybetti.
Milliyet

Jose Fernandao Fenerbahçe'nin yüreğini ağzına getirdi. Brezilyalı futbolcu dünkü antrenmanın ardından Samandıra'dan Acarkent'teki evine döndü. Sambacı evine girerken fenalaşıp yere düştü. Fenerbahçe kulübü internet sitesinden yaptığı açıklamada "Sabah yapılan antrenman sonrası evine giderken tansiyonu düşen ve fenalaşan futbolcumuz Jose Fernandao hastaneye götürülmüştür" denildi ve bilincinin yerinde olduğu duyuruldu. Futbolcunun durumunu netleştirmek için Samandıra Tesisleri'nden hemen Liv Hospital'a giden Fenerbahçe Kulüp Doktoru Profesör Doktor Burak Kunduracıoğlu'nun gözetiminde çeşitli tetkikler yapıldı. Düşerken kafasını yere vurduğu belirlenen Fernandao'nun bu nedenle MR'ı çekildi. Kan testleri de uygulanan Sambacı'da ciddi bir yaralanma ve travma meydana gelmediği anlaşılınca, Sarı- Lacivertliler rahat bir nefes aldı. Fernandao, testler ve kontrollerin ardından taburcu edildi. FBTV'ye açıklamada bulunan Brezilyalı oyuncu, iyi olduğunu belirterek, "Korkulacak bir şeyim yok" diye konuştu. Sambacı, 3 Eylül akşamı da yediği bir yemekte zehirlendiği için hastanelik olmuştu. Sağlık ekibi tarafından sürekli gözlem altında tutulan Fernandao'nun Mersin İdmanyurdu karşılaşmasında oynayabileceği belirtildi.
Star

Fiorentina'da kariyerinin en kötü dönemini geçiren Mario Gomez, Beşiktaş'ta kıymetlendi. 6 ay önce yüzüne bakılmayan Alman golcü, Beşiktaş'taki performansı sonrasında Manchester United'ın radarına girdi. İngiliz ekibinin teknik patronu 2009-2011 yıllarında görev yaptığı Bayern Münih'te birlikte çalıştığı Siyah-Beyazlı oyuncuyu, form düzeyindeki yükselişin ardından kadrosunda görmek için yönetime başvurdu İngiliz basınında da yer alan haberlere göre, ManU, Gomez'i kadrosuna katabilmek için 14 milyon euroluk bir miktarı gözden çıkarmış durumda. Ancak Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, astronomik bir rakam gelmedikçe Gomez'i bırakmayacaklarını açıklamış ve bu astronomik rakam da 20 milyon euro olarak gösterilmişti. İngiliz yöneticiler, Van Gaal'in istediği yıldızı almak için bu parayı gözden çıkartırsa, transfer gerçekleşecek. Öte yandan Beşiktaş, Gomez'i sezon başında kadrosuna katarken 2+1 yıllık anlaşma yapmış ancak bu sezon kiralık olarak göstermişti. Mali Fair-Play nedeniyle golcünün bonservisini almamış görünen Beşiktaş, Fiorentina ile yaptığı anlaşma gereği mayıs ayından sonra bu kulübe 8 milyon euro bonservis bedeli ödeyecek. Bu yüzden Gomez şu anda Fiorentina'da görünse de tüm hakları Beşiktaş Kulübü'nün elinde.
Star

Kongre sürecine giren ve teknik direktör değişikliği yaşayan Trabzonspor'da, Mustafa Denizli ismi ön plana çıktı. Başkan Hacıosmanoğlu'nun teknik direktör değişikliğine Avni Aker'de 2- 2 biten Gaziantep maçından sonra karar verdiği ve İstanbul'da Mustafa Denizli ile bir görüşme yaptığı öğrenildi. Hacıosmanoğlu, "Takımın başında seni görmek istiyoruz. 2.5 milyon euro da yıllık ücret vereceğim. Trabzonspor'u çalıştırır mısın?" teklifini yaptı. Denizli, bu teklife "hayır" demedi ama, "Şu anda zaten bir hoca var. O görevdeyken konuşmamız doğru olmaz. Ayrıca seçim sürecindeyiz. Kongreyi kazan, sonra gel konuşalım" yanıtını verdi. Yeniden başkanlık yarışına soyunan Hacıosmanoğlu Mustafa Denizli kozu ile yarışta avantaj sağlamak isterken, Bordo- Mavili kulüp için ayrıca son olarak Eintracht Frankfurt'u çalıştıran Thomas Schaaf'ın da isminin geçtiği öğrenildi. Schaaf dışında Tayfun Korkut ismi de gündemde. Fenerbahçe ve Beşiktaş gibi kulüplerde oynayan Korkut, geçen sezon Bundesliga'da Hannover takımını çalıştırdı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme