2 Aralık 2015 Çarşamba

02.12.2015 Genel Gündem

02.12.2015

GÜNDEM

Çevik Kuvvet Ekibi Kılpayı Kurtuldu
İstanbul Bayrampaşa’da dün saat 17.30 sıralarında Çevik Kuvvet ekiplerini taşıyan otobüsün Sağmalcılar Metro istasyonu yakınındaki üst geçidin altından geçişinden birkaç saniye sonra parça tesirli bomba patladı. Görev dönüşünde oldukları öğrenilen ekip otobüsünün hemen arkasından gelen beyaz ‘Ford Connect’ markalı araç patlama sonucu hasar görürken, sürücü hafif şekilde yaralandı. Yaralı sürücü Adnan Yalçın’ın Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığı bildirildi. Çevik Kuvvet polislerinden ise yaralanan olmazken, ekip aracının arka bölümündeki koruma telinin düştüğü öğrenildi. Metro istasyonunda, ‘Seferlerimiz teknik aksaklıktan dolayı gecikmeli yapılacaktır’ açıklaması yapılarak vatandaşların endişelendirici bir olayın önüne geçilmek istendi. Çevik Kuvvet otobüsünün geçişinden saniyeler sonra patlatılan bombanın el yapımı ve parça tesirli bir bomba olduğu öğrenilirken, polis ekiplerinin hedef aldığı belirlendi. Şüphelinin eşkâlinin belirlendiği öğrenilirken, ekiplerin şüpheliyi yakalamak için çalışmalara başladığı bildirildi. Vali Vasip Şahin ise yaptığı açıklamada olayda can kaybı yaşanmadığını belirtti.
Milliyet
 


Mit, Erdoğan’ı Yanlış Yönlendirdi
Adana ve Hatay’da durdurulan MİT TIR’larına ilişkin İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında geçtiğimiz gün Ankara Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral İbrahim Aydın, Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu tutuklanmıştı. Tutuklanarak Hasdal Askeri Cezaevi’ne gönderilen Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun mahkemede verdiği ifade TIR’ların durdurulmasından sonra yaşananları ortaya çıkardı. İfadesinde ilk olarak TIR’ların durdurulması ile ilgili Adana Cumhuriyet Başsavcılığı ve Genelkurmay Başkanlığı tarafından hakkında soruşturma açıldığını belirten Celepoğlu, bu soruşturmalardan da takipsizlik aldığını söyledi. Celepoğlu adli kolluk amiri sayılan Cumhuriyet savcısının talimatı olmadan emir veremeyeceğini belirterek, “Vermem durumunda da savcılığın adli yönden soruşturma açacağı bana bildirilmiştir” diye konuştu . TIR’ların durdurulduğu gün evinde olduğunu söyleyen Celepoğlu, “Konutum MİT bölge başkanlığı ile bitişiktir. Giriş çıkış saatim bellidir. Olaydan haberim olmamıştır” dedi. TIR’ların durdurulduğunu televizyondan öğrendiğini ve hemen Alay Komutanı Albay Özkan Çokay’ı aradığını belirten Celepoğlu, Çokay’ın valinin yanında olduğunu için konuşamadığını söyledi. Olay yerine gittiğine dair bilginin MİT tarafından devletin üst makamlarına iletildiğini söyleyen Celepoğlu, “Ancak bu tamamen yanlış anlaşma nedeni ile oluşmuş bilgidir. Alay komutanlığı aracındaki generaller geldiğinde kullanılmak üzere önceki plakanın üzerinde bulunan yıldızların kılıfı düşmüştür. Bunu görenler benim oraya geldiğim şeklinde yorumlarda bulunmuştur” ifadesini kullandı.
Milliyet


‘Bütün Delillerin Tespiti Yapıldı’
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Diyarbakır’da çıkan çatışmada hayatını kaybeden Baro Başkanı Tahir Elçi’nin eşi Türkan Elçi’ye evinde ve baroda başsağlığı ziyaretinde bulundu. Adalet Bakanı Müsteşarı Kenan İpek, Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz ile birlikte ziyarette bulunan Bozdağ, 3 defa yapılmak istenen olay yeri inceleme çalışmalarında teröristler tarafından saldırı yapıldığını söyledi. Bozdağ, şöyle konuştu: “Olay yerinde 83 noktada delil tespiti yaptı, işaretlemeler yapıldı. Olay yeri görüntüleri çekildi, krokisi çizildi ve oradaki 83 delilden 43’ünün içerisinde ayrı nüve toplandı. Şu aşamada yapılan soruşturma kapsamında, olay yerindeki bütün delillerin tespiti yapılmıştır. O gün orada bulunan polis, avukatlar, baro personeli ayrıca görgü tanıklarının ifadeleri alınmıştır. Bütün kamera kayıtlarının incelenmesi için tedbirler alınmış. Olay yerinde bulunan basın mensuplarının görüntü kayıtları alınmıştır. Soruşturmanın her aşamasında Diyarbakır Barosu’nun değerli avukatları bulunmaktadır. Soruşturma gayet açık ve net, şeffaf bir şekilde yürütülecektir. Herhangi bir gizlilik kararı alınmamıştır. Bundan sonraki süreçte de aynı açıklıkta yürütüleceği söz konusu olacak. Savcılar soruşturmayı bir gizlilik kararı almayı düşünmüyorlar.” “Olay yerini incelemeyi engellemek isteyenler, gerçeğin de ortaya çıkmasından korkanlardır. Biz olayın aslını ortaya çıkarılması için devletin imkan ve kabiliyetleri çerçevesinde yapılması gereken ne varsa, hepsini kararlı bir şekilde bundan sonra yapmaya devam edeceğiz. Vatandaşlarımızın ellerindeki bilgi, belgeyi cumhuriyet başsavcılığımıza getirmelerinde fayda var.” “Şu an bulunan deliller arasında 2 tane kovan var. 1 tane de deforme olmuş mermi çekirdeği var. Bunların balistik incelemeleri devam ediyor. 1 tane de kaçan teröristlerin kullandığı tespit edilen silah var. O silahın içerisinde de mermiler var. Bunların da incelenmeleri devam ediyor. Şu an kesin bir bilgi verme imkanımız yok. Devletin yaptığını söyleyen kim varsa, elindeki bilgiyi, belgeyi, delili saklamasınlar. İhtimallerin hepsi araştırılacak.”
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 99, 2940-99, 3840                                
ABD Doları 2, 8890-2, 8906
Euro 3, 0694-3, 0714
İngiliz Sterlini 4, 3547-4, 3576                  

Önce Takvim Sonra
Hükümet seçim vaatlerinin ne zaman uygulamaya gireceğini takvime bağlıyor. Başta asgari ücret zammı, emekliye 100 lira seyyanen zam gibi vaatlerin yer alacağı takvim için 100 gün, 6 ay ve 1 yıllık programlar oluşturulacak. Böylece hangi vaadin ne zaman gerçekleşeceği takip edilebilecek ayrıca hükümetin planladığı reformlar da bu takvimlendirmede yer alacak. Ekonomi bürokrasisi de vaatleri takvimlendirmek için gece gündüz çalışıyor. Sona gelen çalışmalarla oluşturulan program önce Bakanlar Kurulu’na sunulacak ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanacak. Başbakan Davutoğlu da Brüksel dönüşünde gazetecilerle yaptığı görüşmelerde de takvimin hazırlandığını ve gelecek hafta bunu açıklayacağını dile getirdi. Davutoğlu muhalefet liderleriyle görüştüklerini ve güzel bir başlangıç yaptıklarını dile getirerek “Bu ülkenin geleceği bağlamında iktidar ve muhalefet görüşmeleri önem taşıyor. İlk adım bütçeydi. Bütçe konusunda bir uzlaşı sağlarsak kalıcı bütçe bağlamında” diye konuştu. Bütçenin ardından diğer reform ve yasaların geldiğini ve bir çoğuna muhalefetin itiraz etmeyeceğini düşündüğünü vurgulayan Davutoğlu şöyle devam etti: “Daha önce bizim iktidarın ilk yıllarında AB ve demokratikleşme bağlamında reform ve yapılan çalışmaları da birlikte yürütmüştük. Muhalefet liderlerinden randevu isteyeceğim. Gelecek hafta bir programda ayrıca zikredeceğim. Özel konuda, 3 aylık 6 aylık, 1 yıllık reform ve vaatler takvimini hayata geçirip ele alacağız. Geçen seneden kalan bazı reformlar var. Kişisel bilgilerin korunması gibi. İnsan hakları alanında atılacak reformlar ve kalan reformlar var. Şeffaflık, siyasi etik, bunlar yetişmediği için kalan reformlar. Alevi vatandaşlarımızın hakları ile ilgili düzenlemeler ver. Bunlara herhangi bir itiraz geleceğini düşünmüyorum. Şeffaflıkla ilgili, siyasi etikle ilgili düzenlelemeler, yargı reformu. Mutabık kaldığımız birçok husus var. Mesela Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun ikiye bölünerek hakimler ve savcılar kurulunun ayrı olması. Anayasa değişiklikleri içinde Meclis’te mutabık kalınan 60 madde var, bir de CHP ile koalisyon görüşmelerinde mutabakat içinde olduğumuzu gördüğümüz maddeler var.” Yasal düzenlemelerle yapılacak reformları arka arkaya getireceklerine dikkat çeken Davutoğlu “Hemen yapılabilecek bütçe bir, reformlar ve vaatler iki, içtüzük değişikliği üç. Biraz daha orta vadede gündeme getireceğimiz reformlar var. Gelir vergisi, vergi usül kanunu, vergi kanununda yapılabilecek reformlar gibi yine ekonomik anlamda yatırım ortamını iyileştirmek için yapılacak reformlar var. Bunları bir hafta 10 gün sonra açıklayacağım” dedi.
Hürriyet


Doğalgaz Bavul Ticareti Değil
Başbakan Davutoğlu, Habertürk’te gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Davutoğlu, özetle şu mesajları verdi: Rusya arayıp ‘Biz şu bölgede operasyon yapacağız DEAŞ’e karşı, bunu koordine edelim’ denseydi bu olay yaşanmayabilirdi. Eğer bu uçaklar durdurulmamış olsaydı ve bir şehrimize saldırmış olsaydı şu anda herhalde Türkiye’de herkes ‘Niye Türk Silahlı Kuvvetleri görevini yapmadı, hükümet neredeydi, niye Türk Silahlı Kuvvetlerine gerekli talimatı vermedi’ diye sorulurdu. Bu uçaklar Suriye uçağı ya da başka bir uçak olabilirdi. Ve Türkiye’de bir yere füze fırlatabilir, birçok şey yapabilirdi. O yüzden bizim tutumumuz açık. (Rusya’nın Türk ürünlerine yönelik ambargosu) Hemen alacağımız bazı tedbirler var. Öncelikle zarar gören ihracatçılarımızın, turizmcilerimizin ve Türk ekonomisinin bundan etkilenmemesi için neler yapacağımız, kısa vadede alacağımız telafi edici tedbirleri yakında kamuoyuyla paylaşacağım. Biz ümit ederiz ki Rusya, iki tarafın da zararına olacak olan bu tür suçlamalar ve bazı ambargolar ilan etme yerine, oturup masaya beraberce konuşma yolunu dener. Sebze, meyve için Türkiye’nin dünyada pazar sıkıntısı yok, başka yerlere de satar. İlk alacağımız karar, yarın tabii arkadaşlarla detaylarını konuşacağım ama Rusya gümrüklerinde bekleyen sebze ve meyve, orada bozulmasını engelleyecek şekilde geri çekmemiz. (Rusya’nın Türkiye’ye ihraç ettiği doğalgazı kesme ihtimali) Her türlü tedbiri almakla birlikte özgüven içinde olmamız gerektiren husus şu, Türkiye’nin coğrafyasında olan bir ülkesinin kapısı kapanmaz. Çok güzel kampanya başlamış Arap dünyasında, ‘Ruslar, Türk ürünlerini ambargo ediyorsa biz Türk ürünleri alacağız, bundan sonra’ diye. Bunlar da gösteriyor ki Türkiye’nin önünde alternatifler daralmaz. Enerjide ben Rusya’nın böyle bir yola tevessül edeceğini düşünmüyorum çünkü çok ciddi karşılıklı angajmanlar, ikinci müşterisiyiz hem de uluslararası hukuktan kaynaklanan karşılıklı haklarımız, taahhütlerimiz var. Yani bu bir bavul ticareti değil. Ama en kötü ihtimale de hazırlıklı olmamız lazım. Onun için de Enerji Bakanlığı’na, değişik alternatifleri çalışma talimatı verdim. İran’dan doğal olarak gelen gazımız var. Azerbaycan’da olacağım, perşembe günü. Azerbaycan’dan gelen doğalgaz miktarını, LNG imkanlarını değerlendireceğiz, başka imkanları da ama öncelikle Rusya’nın böyle adım atmaması yönünde beklentimi ifade etmek istiyorum. Yani bunun için gerekli görüşmeleri yaparız. Geçen Erzurumlulara sormuşlar, “Gerekirse tezek yakarız ama sınırlarımızı çiğnetmeyiz” gibi bir ifade kullanıyor bir Erzurumlu. Biz tabi böyle bir şey olacak değil Allah’ın izniyle elimizdeki bütün imkanları kullanacağız. Öyle bir hava estiriliyor ki geri kabul anlaşması sanki mülteciler için geliyor. Hayır. Bütün Avrupa Birliği vize muafiyeti anlaşmalarında, geri kabul anlaşması var. Şimdi mülteciler gündeme gelince, AB açısından bu süre daha da önemi kazandı, doğru. Ama o olmamış olsaydı da zaten 2017’de bu hayata geçecekti. Mülteciler krizi, bunun 2016’ya alınmasını sağladı. İnşallah mart ayında ilk rapor çıkacak. Haziran ayında geri kabul anlaşması devreye girecek. Ondan sonra da senkronize şekilde en geç ekim ayında da vize muafiyeti, yani vatandaşlarımızın amasız, fakatsız, vizesiz, beklemesiz Avrupa’ya seyahatleri gerçekleşecek. Türkiye, mülteci kampına mı dönüşecek, hayır. Bu da söz konusu değil. Eğer bu anlaşma olmamış olsaydı, Türkiye mültecilerle ilgili ne kadar uğraşması gerekiyorsa yine uğraşmaya devam edecekti. Bu anlaşma, bize gelen mültecilerin sayısını artıran anlaşma değil. Bu anlaşmayla bizim üzerimizdeki mülteci yükünün külfeti paylaşılacak. 3 milyar avro bu anlamda sağlanacak. Ayrıca da birlikte düzenleme ile yasal olmayan mülteci akını yerine yasal bir kotayla Avrupa ülkeleri mülteci alacak.
Milliyet


Kentsel Dönüşüme ‘Marley’ Freni
Eski binalarda marley, parke altları ve borularda bulunan asbest maddesinin kanserojen etkisi nedeniyle bina yıkılmadan ayıklanması işlemi, kentsel dönüşüm çalışmalarının hızını kesti. Kadıköy Belediyesi’nin başlattığı uygulamayı Tuzla, Kartal ve Ataşehir de devreye almaya hazırlanıyor. Asbestli maddeyi insan sağlığı ve çevreye zarar vermeden bertaraf etmek için bina yıkılmadan önce maddeyi içeren ürünlerin tespit edilip ayrıştırılması gerekiyor. Yönetmeliğe göre asbestin tespiti, binadan uzaklaştırılması ve yok edilmesi süreciyle ilgili olarak bakanlık tarafından yetki verilen bir kurum olmadığı için süreç belirsizliğini sürdürüyor. Kadıköy Belediyesi’nde ise meclis kararıyla yapılan düzenleme yönetmelik olarak hazırlandı ve çalışmalara başlandı. Belediyenin takibinde olan 8 firma inşaat şirketleri ya da bireylerin gerçekleştireceği yıkım öncesinde binayı denetleyerek, asbesti tespit ediyor. Asbest varsa sökümü yapılarak, zararlı maddeler İstaç’a gönderiliyor. Belediye yetkilileri yıkım yoğunluğundan dolayı çevre ve insan sağlığı için bu uygulamaya hızla başladıklarını dile getiriyor. Daha önce işlemlerin ‘gelişi güzel’ yapıldığını belirten belediye yetkilileri, Bakanlığın da net ve yaptırımı olan düzenlemeleri il özel idareler bünyesinde tamamlamak üzere olduklarına dikkat çekti. Binaların güvenli yıkılması ve çevrenin zarar görmemesi için ilk kez Kadıköy Belediyesi’nin başlattığı binalardan asbest gibi kanserojen maddelerin temizlenmesi zorunluluğunu ‘takdirle’ karşıladıklarını belirten İnder Başkanı Nazmi Durbakayım, güvenli bina yapmak kadar çevreye zarar vermeyen bina yapmanın da çok önemli olduğunu söyledi. Durbakayım, “İnder olarak yıllardır sektöre disiplin getirilmesi için çaba harcıyoruz. Gerek inşaat aşamasında gerekse inşaat öncesinde Bu nedenle eski binaların yıkımı için zorunlu tutulan asbest durum raporu uygulamasını destekliyoruz. Ancak bu raporu almak, sadece bir prosedür olmamalı. Denetimler ciddi ve sağlıklı olmalı. Bürokrasiyi artırıcı bir işlemden daha çok sağlıklı ve güvenli inşaatların diğerlerinden ayrışmasını sağlamalı” dedi. Bölgede pek çok dönüşüm projeleri yapan Aydoğan İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Aydoğan, asbest uygulamasının önemli olduğunu vurgularken, bu işlemi yapan firma sayısının az olmasının işleri yavaşlattığını belirtiyor. Bu raporu veren 3 firma olduğuna dikkat çeken Aydoğan, “İki binada da karşıma çıktı. Firma gelip bakıyor, asbest olan yerler ayıklanıyor ve götürülüyor. Sorun, bölgede pek çok dönüşüm çalışması yapılması ancak buna rağmen bu üç firmanın talebe yetişememesi. Bu da işlerimizi uzatıyor, resmen sıra bekliyoruz” dedi. Uygulamanın yerinde bir çalışma olduğunu anlatan Koç Yapı İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Hamit Cenk Koç, “Daha önce bir zorunluluk yoktu şimdi daha sağlıklı hale geldi. Ancak işi uzatıyor. Fakat belediyenin iş yükünün azaltılması için de çalışmalar yapılması gerekiyor” diye konuştu.
Milliyet


Vatandaşın Mutfak Bütçesine Yarar Mı?
Türkiye-Rusya krizi, iki ülke arasındaki milyarlarca dolarlık ticaret ve yatırımları tehlikeye soktu. Rusya, turizmden inşaata, ithalattan yatırımlara kadar birçok alanda Türkiye’nin işlerini zora koşuyor. 1 milyar dolarlık sebze-meyve ithalatına yönelik ilk ambargo Rusya Başbakan Dmitri Medvedev tarafından imzalanarak, yürürlüğe girdi. Ancak tüm bu olumsuzluklara rağmen vatandaşın yüzünü güldürebilecek gelişmelerin de yaşanması bekleniyor. Rusya’nın Türkiye’den gıda ürünlerine ambargo uygulaması, Türk halkının mutfak bütçesini rahatlatacak. Rusya’nın yaptırımlarının gıda enflasyonuna olumlu katkı sunması öngörülüyor. Rusya’nın Türkiye’den giden gıda ürünlerini geri çevirmesi, bu ürünlerin Türkiye’nin iç piyasasında bollaşmasına neden olacak. Ekonomistler bu yüzden Türkiye’nin gıda enflasyonunun düşüş göstereceğini belirtiyor. Eczacıbaşı Yatırım Menkul Değerler Başekonomisti Sertan Kargın, Rusya’nın gıda ürünlerine ambargo uygulamasının Türkiye’de enflasyona mutlaka olumlu etkide bulunacağını söyledi. Kargın, “Rusya’nın geri çevirdiği gıda ürünlerinin Türkiye’de arz edilmesi gıda enflasyonunu düşürecek. Bunun tam etkisini ölçmek zor. Ama gıda enflasyonundaki düşüş etkisinin hâlâ yüksek seviyelerde olan kurdan daha önde olacağını söylemek mümkün” diye konuştu. Kargın, Rusya’nın Türkiye’den sağladığı tedariği, enflasyonunun yükselmesinden çekindiği için 3-4 hafta daha sürdüreceğini belirtti ve ekledi: “Ancak 2016’nın başında Rusya’nın yaptırımları Türkiye’deki gıda enflasyonu üzerinde etkisini göstermeye başlayacak.”
Vatan


Yüzü Hiç Gülmedi
İhracatta düşüş yeniden hızlandı. Ekim’de yüzde 1.5 gerileyen ihracatta kayıp, Kasım’da yüzde 10.5 ile tekrar çift haneye çıktı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerinde göre ihracat Kasım ayında 11 milyar 437 milyon dolara geriledi. Ocak-Kasım döneminde yüzde 8.6 azalışla 131 milyar 942 milyon dolar oldu. Son 12 aylık ihracat yüzde 7.8 kayıpla 145 milyar 211 milyon dolara indi. Verileri Niğde’de açıklayan TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, euro/dolar paritesindeki gerilemenin ihracata etkisinin Kasım ayında 750 milyon dolar, 11 aylık dönemde ise 11.9 milyar dolar olduğunu bildirdi. Otomotiv endüstrisi, 1 milyar 920.6 milyon dolarla en fazla ihracata imza atan sektör olarak kayıtlara geçti. Hazır giyim ve konfeksiyon sektörü 1 milyar 409.7 milyon dolarlık ihracatla ikinci, kimyevi maddeler ve mamülleri sektörü 1 milyar 301 milyon dolarlık ihracatla üçüncü sırada yer aldı. Kasım’da Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 79.9’unu gerçekleştiren sanayi grubu, yıllık yüzde 10.4’lük azalışla 9 milyar 135 milyon dolarlık ihracat yaptı. Güvenoyu olan hükümetin ülkeye hayırlı olmasını dileyen TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, ihracat odaklı bir büyüme modelinin kurgulanmasını istedi.
Vatan


‘Yazar Kasa Ve Asgari Ücret Market Kapattırır’
Asgari Ücret Komisyonu, 1.300 TL’ye çıkarılması gündemde olan asgari ücret için bugün ilk toplantısını yapacak. Komisyon toplanmadan yerel perakende zincirleri asgari ücret artışına ilişkin sıkıntılarını dile getirdi. Türkiye Perakendeciler Federasyonu (TPF) Başkanı Mustafa Altunbilek; 2016’da asgari ücrette gerçekleşmesi planlanan artış, yeni yılla değişmesi gereken minimum 10 bin yazar kasa ve gıdada KDV oranları nedeniyle artan yükü sektörün tek başına taşıyamayacağını ifade etti. Altunbilek, “Önlem alınmazsa perakendede cirosu düşük marketler kapanabilir ve istihdam azaltma yoluna gidilebilir” dedi. TPF üyelerinin 72 bine yakın çalışanı olduğunu ve bunların yüzde 80’inin asgari ücrete tabi çalıştığını belirten Altunbilek, şöyle konuştu: “Asgari ücrette gerçekleşmesi beklenen artışın kişi başı maliyetinin 456 TL. Kârlılığın minimum seviyelere indiği sektörümüzün, bu artıştan olumsuz etkileneceği ortada. Perakendecinin sırtındaki yükü azaltmaya yönelik hükümetimizce bir adım atılmaz ise korkarım ki maliyetleri dengelemek ve ayakta kalabilmek çok zor olacak ve sektörümüzde yaprak dökümü yaşanacak. Beklentimiz; asgari ücrette kişi başı 456 TL’lik ek maliyetin bir kısmını devletin üstlenmesi, KDV oranlarında indirim ve yeni nesil yazar kasalarda ek süre.”
Vatan


Avrasya Geçiş Projesi’nin Büyüklüğü Tescillendi
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım “Uluslararası Tünel ve Yeraltı Yapıları Birliği’nce yılın projesi seçilen Avrasya Geçiş Projesi’nin dünya çapında büyüklüğü tescillendi” dedi. Bakan Yıldırım, tünelcilik alanında dünyanın en önemli birliği olan Uluslararası Tünel ve Yeraltı Yapıları Birliği tarafından, Uluslararası Tünelcilik Ödülleri’nin verildiğini anımsatarak, Avrasya Geçiş Projesi’nin de tünelcilik alanında dünyanın önde gelen 110 projesi arasında Büyük Projeler kategorisinde ödüle layık görüldüğünü söyledi. Projede, İstanbul Boğazı altında tünel açma makinası ile geçilen 3.344 metrelik kısmın ağustosta tamamlandığını belirten Yıldırım, toplam 14.6 km.lik üç ana bölümden oluşan Avrasya Geçişi Projesi’nin en önemli aşamasını da bu kısmın oluşturduğunu kaydetti. Avrasya Geçiş Projesi’nin dünya çapında da büyüklüğünün tescillendiğine dikkati çeken Yıldırım, projeyi gerçekleştiren bakanlık olarak tüm çalışma arkadaşları adına gurur duyduklarını söyledi. Projenin daha önce de ödüller aldığını hatırlatan Yıldırım “Bu ödül proje için ilk değil, son olacağını da düşünmüyorum” dedi.
Star


DÜNYA

Rusya, Suriye’de İkinci Hava Üssü Kuruyor
Rusya’nın Suriye’nin Lazkiye kenti yakınlarında kullandığı ‘Himeymim’ üssüne ek olarak Humus yakınlarında ‘Şairat’ üssünü de kullanmaya başlayacağı iddia edildi. Rusya’nın İran, Irak ve Suriye yönetimiyle ortaklaşa kurdukları enformasyon merkezindeki kaynaklara dayandırdığı haberinde Kuveyt gazetesi El-Rai, “Ruslar Humus şehrine 35 km mesafedeki Şairat hava üssünü de kullanıma hazırlıyor. Şam’dan aldığımız bilgiye göre 45 zırhlı hangara sahip bu havaalanını, Rus Genelkurmayı uzun süredir değerlendiriyor. Uçaklarını bu hangarlarda korumayı hedefleyen Ruslar, ayrıca çift piste sahip alanın her türlü uçağın iniş ve kalkış yapmasına uygun olmasını da avantaj olarak görüyor” dedi.
Hürriyet


Tarihî Tokalaşmayı Komorlar Engelledi
BM İklim Değişikliği Zirvesi’nde İsrail ile Filistin liderleri arasındaki tarihi ana Komorlar Cumhurbaşkanı Ikililou Dhoinine damga vurdu. Zirveye katılan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas aile fotoğrafı çekimi sırasında el sıkıştı. Böylece, iki lider 2010’dan bu yana ilk defa tokalaşmış oldu. Ancak bu anın görüntülenmesini istemeden de olsa engelleyen kişi ise Afrika kıtasının doğusundaki ada ülkesi Komorlar’ın Cumhurbaşkanı Dhoinine oldu. İki liderin önünde duran Dhoinine, birkaç saniye içinde gerçekleşen bu tarihi anı görüntülemeye çalışan gazetecilerin görüş açısını da kapatmış oldu.
Türkiye


Lübnan, El Bağdadi’nın Eski Eşini El Nusra’ya Teslim Etti
El Kaide’nin Suriye bağlantısı El Nusra, elinde esir olan 16 Lübnan askerini sınırdaki Arsal kasabasında Lübnan’a teslim etti. Lübnanlı askerlerin karşılığında ise 13 mahkum El Nusra’ya verildi. Değiş-tokuşta El Nusra’ya teslim edilen mahkumların arasında beş kadının olduğu; bu kadınlardan birinin ise IŞİD lideri Ebubekir el Bağdadi’nin altı yıl önce evlendiği Saja el Dulaymi olduğu öğrenildi. El Bağdadi ile 3 ay evli kalan el Dulaymi’nin, elinde taşıdığı çocuğun IŞİD liderinden olduğu iddia ediliyor. Yetkililer, 2009 yılında evlenen ikilinin ilişkilerinin 2005’e dek uzandığını ifade ediyor. El Cezire’ye konuşan ve artık Türkiye’de yaşamak istediğini söyleyen el Dulaymi geçtiğimiz yıl yeni eşi ile Lübnan’a sahte kimlikle giriş yaparken yakalanmıştı. Katarlı yetkililerin yoğun çalışması sonunda varılan anlaşma, özellikle Lübnanlı askerlerin yakınları tarafından büyük sevinçle karşılandı. Katar merkezli El Cezire televizyonundan canlı olarak yayınlanan görüntülerde, el Dulaymi olduğu iddia edilen ve elinde çocuk taşıyan bir kadın görüldü. Değiş-tokuş sonrasında konuşan Lübnanlı askerler, kendilerine iyi davranıldığını ifade etti.
Milliyet


İngiltere Işid’e Operasyonu Oyluyor
İngiltere Başbakanı David Cameron, İngiliz hükümetinin Suriye’ye hava saldırıları düzenlenmesini öngören planı oy birliği ile kabul ettiğini açıkladı. Cameron’un askeri planı bugün İngiltere meclisinde oylamaya sunulacak. İngiltere, ABD liderliğinde yürütülen IŞİD’e karşı koalisyon adına sadece Irak’ta hava saldırıları düzenliyordu. Muhalefetteki İşçi Partisi’nin lideri Jeremy Corbyn, hava saldırılarına karşı tutum alsa da, parti içinde birçok kişinin oylamada Cameron’un planını desteklemesi bekleniyor. Bu sebeple, Cameron’un Suriye planının mecliste kabul edilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Cameron, Suriye’de Beşar Esad rejimine karşı askeri operasyon düzenlenmesini öngören bir planı 2013 yılında meclise taşımış, ancak plan kabul edilmemişti. Almanya’da ise hükümet IŞİD’e karşı askeri planı kabul etti. Plana göre, Alman hükümeti keşif uçakları, savaş gemisi ve yaklaşık bin 200 askeri IŞİD’e karşı savaş için bölgeye gönderecek. Askeri plan Almanya’ya 142 milyon dolara mal olacak. Kararın Alman federal meclisinde oylamaya sunulması bekleniyor.
Milliyet


Ny Times’a Tayland Sansürü
Amerikan International New York Times gazetesi, cunta yönetimini eleştiren bir makalesinin Tayland’daki baskısından çıkarıldığını duyurdu. Gazetenin dün satışa çıkan baskısında birinci ve altıncı sayfasında yer alan ‘Tayland ekonomisi ve ruhu çöküyor’ başlıklı haberin bulunduğu yerde Tayland baskısında, “Bu alandaki makale Tayland’daki yayıncımız tarafından çıkarılmıştır. Gazetenin ve editörlerin haberin çıkarılmasıyla alakası yoktur” ifadesi yayınlandı. Gazetenin yerel yayıncısı Eastern Printing PCL firması açıklama yapmaktan kaçındı. New York Times yöneticileri geçtiğimiz aylarda, gazetenin 2016’da Tayland’da basılmayacağını duyurmuştu. Gazete, kararına gerekçe olarak operasyonel masrafların artmasını gösterse de, cuntanın artan baskılarından duyulan rahatsızlığın kararda etkisi olduğu yorumu yapılmıştı.
Vatan


Türkiye İçin Geliyorlar
Brüksel’de NATO Dışişleri Bakanları toplantısı öncesi basın toplantı düzenleyen NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, NATO’nun yıllarca Türkiye’ye destek verdiğini ve savunma planları olduğunu söyledi. Geçtiğimiz yıllarda Türkiye’ye Patriot de konuşlandırıldığına değinen ve bu önlemlerin Rus uçağının düşürülmesiyle bağlantılı olmadığını savunan Jens Stoltenberg, Türkiye’de halen İspanya’ya ait Patriot ile ABD savaş uçakları olduğunu belirtti. Stoltenberg, Türkiye’nin savunmasına destek için İngiltere’nin İncirlik’e uçak, Damimarka‘ nın da Akdeniz’de konuşlandırılmak üzere gemi göndereceğini söyledi. İttifakın Türkiye’nin hava savunmasını da artırdığına değinen Stoltenberg, “28 üye ek önlemler almakta kararlı ve müttefikler diğer olası katkılarını hazırlamakta” diye konuştu Rusya’nın S400 füzeleri ve Doğu Akdeniz’deki yığınaklarıyla başka askeri güçlerin yaklaşmasına engel olduğunu kabul eden Stoltenberg “İşte NATO’yu harekete geçiren nedenlerden biri de tam olarak bu. Bu yüzden, güçlerimizin hazır olma kapasitesini artırdık. Bu yüzden, daha iddialı bir Rusya’ya karşı askeri kapasitemizi ve caydırıcılığımızı güçlendirmeye devam ediyoruz” dedi.
Star

POLİTİKA

Bana Mert Derdi
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, düşürülen uçakla ilgili Rusya’yla çıkan kriz konusunda tüm ülkelerin Türkiye’yi haklı bulduğunu belirterek, “Daha önce benimle ilgili Putin’in beyanları hep mert ve cesurluğum üzerinedir. Dürüst devlet adamlığım üzerine de birçok sözü vardır” dedi. Erdoğan, BM İklim Değişikliği Konferansı’na katıldığı Fransa’dan Katar’a giderken uçakta gazetecilerle sohbetinde özetle şunları söyledi: İkili görüşmelerde hâkim olan konu Rusya-Türkiye arasındaki gelişmelerdi. İlk gün, Hollande, Merkel ve Poroşenko ile ikili görüşmeler yaptım. Paris’ten ayrılmadan önce Obama ile de bir ikili görüşme yaptım. Bütün bu görüşmelerde dört ülkenin de yaklaşımı Türkiye’nin haklılığı noktasında ve ‘NATO olarak da biz her zaman Türkiye’nin şu anda yaşadığı olayda da yanındayız. Bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz’ dediler. Sayın Obama’nın basın toplantısında yaptığı açıklama zaten çok net. Sayın Putin’e yaptığımız görüşme davetine malumunuz icabet olmadı. Merkel, Obama ve Hollande kendisi ile yaptıkları görüşmelerde bu konunun gerilimle çözülemeyeceğini belirtmişler. Sorunları diplomatik yollarla çözmek gerekir yaklaşımını dile getirmişler. Bizler de aynı kanaatteyiz. Bu tür konular, diplomatik yollarla çözülmelidir. Rus pilotun naaşını, askeri törenle kendilerine teslim ettik. Kendilerine, piloton naaşını kendi uçağımızla götürüp kendilerine Rusya’da teslim etmeyi de teklif ettik. Ama bunu kabul etmediler. Kendi uçaklarını göndererek almak istediklerini belirttiler. Silahlı Kuvvetlerimiz karşı tarafın bu arzusunu da tabii ki yerine getirdi. Naaşla ilgili olarak bir Ortodoks din adamı çağırılarak, dini kurullara da riayet edildi. Bu üzücü olayla ilgili olarak her hususta azami düzeyde hassasiyet gösterildi. (Rusya’da yetkililer ve medya organlarının Türkiye aleyhtarı üslubu hakkında) Eteklerindeki taşları dökmekle meşguller. Tabii böyle bir konuda, hemen kara propagandaya başvurmaları üzücü. Ciddi bir iftira kampanyası yapıyorlar. Ancak bu iftiralara dünya liderleri tabii ki inanmıyor. Görüştüğüm liderlerden edindiğim izlenim bu. Tam tersine Rusya bu tür iftira kampanyaları ile kendi inandırıcılığını yitiriyor. Mesela Sayın Putin’in, Türkiye’nin DAİŞ’ten petrol aldığından söz etmesinin hiçbir inandırıcılığı yok. (Putin’in bugün size karşı cephe almasını nasıl değerlendiriyorsunuz?) Bu soruyu aslında Sayın Putin’e sormanız lazım. Yani 11 ay önce değil, daha öncesinde de benimle ilgili Putin’in beyanları hep mert ve cesurluğum üzerinedir. Dürüst devlet adamlığım üzerine de birçok sözü vardır. Hele hele bizim Berlusconi, Schroder ve kendisi ile üçlü- dörtlü bir araya geldiğimizde benimle ilgili söyledikleri hep bu istikamettedir. Rusya ile hava sahası ihlalleri daha önce her düzeyde ele alındı. Hava sahası ihlali ilk kez olmuş değil. Bunun belgeleri de var. 3-5 değil, yüzlerce ihlal var. Karadeniz’de geçen sene yaptığı hava sahası ihlali 15 dakika. Uyardığımızda “Pilotlar, İngilizce tam bilmiyorlar, yanlış anlaşılma var” gibi ifadeler kullandılar. Suriye’de ilk yapılan ihlalde de aynı sıkıntılar yaşandı. G- 20’de (Putin) bana ‘Şunu bir misafirlik gibi düşünseniz’ dedi. Ben de ‘Davetsiz misafirlik olmaz dedim. Bunlar bizi stratejik ortak olarak üzüyor’ dedim. Bununla da kalınmadı. Örneğin Akdeniz’de Moskova adlı kruvazörleri gemilerimizi taciz etmeye başladı, bunu söyleyince ‘Haberim yok gerekli uyarıyı yapacağım’ dedi. Akdeniz bir çözüme kavuştu ama ardından malum uçak meselesi patlak verdi. Egemenlik haklarına sahip çıkmak, duyarlı davranmak, her ülkenin meşru hakkıdır. (Rus uçağı olduğunu bilseydik farklı olurdu, sözünüzü açar mısınız?) Uyarının şekli değişebilir, süresi uzatılabilirdi anlamında söyledim. Bölgede yaşananlardan sonra angajman kurallarının hassasiyeti artmıştır. Suriye’den hava sahası ihlallerine karşı müteyakkız olmak durumundayız. Ancak, bu hassas ortamda milliyeti tam belli olmayan, ikazlara aldırmayan bir uçağa müdahale edilmesi akabinde Rusya’nın sergilediği tavır pek diplomatik değil. Olaya duygusal yaklaşıyorlar. Hemen yaptırımlardan söz etmeleri de hoş değil. Rusya’ya herkesin yaptırım uyguladığı tarihlerde Türkiye yaptırım uygulamamıştır. Stratejik ortağımızdır, gıda dahil ürünleri vermeye devam edeceğiz dedik. Şu anda ise onların yaptığına bir bakın. Bu gıda ürünlerini almayacağız diyor, işadamlarımıza eza ceza çektiriyorlar. Bunlar devlet ciddiyetiyle bağdaşmıyor. Türkiye bu hususta asilliğini koruyor. Biz onlarla aynı dili kullanmıyoruz. Biz diplomatik dili kullanmak suretiyle kendimize yakışanı yapıyoruz. Onların da dillerinin değişmesini bekliyoruz. (Ortalama vatandaş doğalgaz konusunda bir sıkıntı yaşar mıyız diye endişeleniyor, ne diyeceksiniz?) Biz hayat boyu doğalgazla yaşamadık biliyorsunuz, doğalgazla tanışalı ne kadar zaman olduğu belli. Bu millet çileye alışık bir millettir. Kaldı ki Rus doğalgazı olmazsa biz yandık bittik diye bir durum yok. Rusya dışında birçok ülkeden doğalgaz aldığımızı zaten dile getirdim.
Hürriyet


Gülen Hareketinin Siyasi Figürü!
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dün MHP’nin TBMM grup toplantısı sonrasında gazetecilerin Akşener’in adaylığını açıklamasına ilişkin sorusu üzerine MHP’nin parti tüzüğünün öngördüğü kurallar çerçevesinde yönetildiğini söyledi. İsmini vermeden Akşener’i Fethullah Gülen hareketinin siyasi figürü olmakla suçlayan Bahçeli, şöyle devam etti: “Şu an üç arkadaşımız genel başkanlığa talip olmuştur. Bunlardan bir tanesinin zaten aday olma imkanı yoktur. Çünkü ihraç edilmiştir. Davası Yargıtay’dadır. Yargıtay sonuçlanıncaya kadar üyelik özelliği taşımamaktadır. Bazıları ise gündeme gelmiştir ve MHP’yi CHP’lileştirme gibi bir kötü alışkanlığı partimize de yaşatmak istemektedir. Bunların içerisinde birisi vardır ki gelecekte hep beraber göreceksiniz. Fetullah Gülen hareketinin siyasi figürü olarak MHP’de görevlendirilme meselesidir. Bu da ne ona ne de bir başkasına fayda getirmez. Herkes aklını başına alsın.” Bahçeli, grup toplantısında konuşmasında ise özetle şu mesajları verdi: 664. Hükümet’le birlikte allame damatlar Türkiye’yi enerji cenneti yapmak için bakanlık makamına oturtulmuşlardır. Bakir petrol kuyularını açacak olan, çıkarılmayı bekleyen doğal gaz kaynaklarını arayıp bulmayı kafaya takan parlak yüzler enerji de sanıyorum devrim yapacaklardır. Nasılsa devir evlatlar, damatlar, dünürler, hısımlar, yandaşlar devridir. Nasılsa yalan devleşmiş, aldatma derinleşmiştir. Demokratikleşme diyen iktidarın yönettiği ülkeye bakınız ki, Adana’da kime gittiği belli olmayan MİT TIR’larını manşete taşıdıkları gerekçesiyle gazeteciler demir parmaklıkları boylamışlardır. Bazı asker şahsiyetler casusluk iddiasıyla tutuklanmıştır. Bu TIR’ların içinde, ‘silah olsa ne olur olmasa ne olur’ sözleriyle herkese meydan okuyan, ‘yanına bırakmam’ tehditleriyle gazetecileri hedef gösteren bir zihniyetin hâkim olduğu ülkede demokratikleşme iddiaları, Cibali Karakolu’ndaki Başkomiser Cafer’in gayri meşru ilişkilerinde kendisini Necip Zoka olarak tanıtma kurnazlığına tıpa tıp benzemektedir. Türkiye’nin geleceği, rejim ve sistemin akıbeti Erdoğan’ın keyfiliğine emanettir. Davutoğlu, sandıktan çıkmıştır çıkmasına ama, Saray kasırgasından, Saray yörüngesine uydu gibi sabitlenmekten çıkamamıştır. İnsan onurunu konuşacaksak, insan onuruna sahip çıkacaksak Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi öğrencisi Fırat Yılmaz Çakıroğlu evladımızı 20 Şubat’ta katleden hainlere açık tavır gösterilmesini beklemek en doğal hakkımızdır. Sayın Erdoğan, Cumhuriyet gazetesi Genel Yayın Yönetmeni’nin yanına bırakmıyorsun da Fıratımızın katillerinin yanına bırakmayı, onların ellerini kollarını sallayarak gezmelerini nasıl onaylayabiliyorsun?
Milliyet

Alan’a 1.3 Milyon Tl Hapis Tazminatı!
Balyoz Eylem Planı davası kapsamında 3 yıl 8 ay tutuklu yargılandıktan sonra beraat eden eski MHP İstanbul Milletvekili emekli korgeneral Engin Alan’ın açtığı davada karar verildi. Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, Alan’ın avukatı Erhan Tokatlı katıldı. Cumhuriyet Savcısı Alper Türközmen, mütalaasında Alan’ın sahte delillerle gözaltına alındığını, deliller ve bilir kişi raporlarıyla da mağduriyetinin ispat edildiğini belirtti. Mahkeme, yargılamanın bittiğini, davanın kısmen kabulü kısmen de reddine karar verildiğini bildirdi. Mahkeme Başkanı Afak İlleez, Alan’a 63 bin 650 lira maddi, 1 milyon 300 bin lira da manevi olmak üzere 1 milyon 363 bin 650 lira tazminat ödenmesine karar verdi. Alan’ın avukatı Erhan Tokatlı, müvekkilinin tutuklu kaldığı sürede 5 yakınını kaybettiğini, bunlardan bazılarının cenaze törenlerine katılmadığını söyledi. “Engin Alan, insani acısını yaşayamadı, cezaevinde tecrit edildi” diyen Tokatlı, şunları kaydetti: “Dört yıllık milletvekili döneminin 3 yıl 1 haftasını cezaevinde tutuklu geçirdi. Dava dilekçemizde de belirtiğimiz gibi Alan ile aynı dönemde seçilen tutuklu 8 milletvekili kendisinden önce tahliye edilmişti. Milli irade hiçe sayıldı, yasama görevi yapması engellendi. Müvekkilime yönelik ciddi bir ayrımcılık, ötekileştirme yapıldı. Balyoz yargılamasını yapan polisler, bilirkişiler, özel yetkili savcılar, hakimler ve Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı ve üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunmuştuk. Bu şahısların çoğu yurt dışına kaçtı. Biz de onların bağımsız, tarafsız Türk adaleti tarafından yargılanıp cezalarını çektiklerini görmek istiyoruz.” Engin Alan, “Balyoz Planı davasında hak ihlali yapıldığı” gerekçesiyle açtığı davanın dilekçesiyle 175 bin lira maddi, 2 milyon 325 bin lira manevi tazminat talep etmişti.
Vatan

SPOR

Eurocup F Grubu’nda mücadele eden Galatasaray Odebank, 8. maçında İsrail deplasmanında Hapoel Jerusalem karşısında 86-82’lik skorla 2. yenilgisini tattı. Karşılaşmaya üç sayı çizgisinin gerisinden etkileyici bir yüzde ile başlayan ve 6’da 5 isabetle oynadığı 8. dakikada 17 sayı bulan temsilcimiz, boyalı alanı devreye sokamasa da, ilk periyot 19-19 tamamlandı. 2. çeyrekte McCollum sahne aldı, Galatasaray’ı hücumda sırtlamaya başladı. Kenardan geldiği ilk periyodu 13 sayıyla bitiren ABD’li temsilcimizi öne geçirip, farkın 5 sayıya çıkmasını sağlasa da, hücumdaki kötü tercihleri çok kolay hızlı hücum sayılarına çeviren ev sahibi, ilk çeyrekte hiç isabet bulamadığı üç sayılık atışları da devreye sokunca, ilk yarı sonunda yeniden skora denge getirmeyi başardı: 43-43. Hapoel, geçtiğimiz yıl Banvit forması giyen Rowland’ın skordaki etkinliğiyle 60-54 ile geçerken, boyalı alana yapılan penetrelerden yüksek isabet çıkarmayı başardı, son çeyreğe 68-64 önde giren taraf oldu. 34. dakikada 77-70 ile sayıya yükselten Hapoel karşısında savunmasını sertleştiren ve rakibi durdurmayı başaran Galatasaray, buna karşın hücumda çok basit top kayıpları yapınca skorda denge kuramadı. Son dakikaya girilirken 79-78 önde olan ev sahibi, temsilcimizin taktik faullerde Mc- Collum ile 2’de 0 isabette kalmasını da değerlendirdi, farkı 4 sayıya yükseltip, salondan galibiyetle ayrılmayı bildi. Maça 6’da 5 üç sayı isabetiyle başlayan Galatasaray, 2. yarıda bu alanda etkisini kaybetti, maçı 27’de 10 isabetle bitirdi.
Milliyet


Galatasaray Başkanı Dursun Özbek, kadın basketbol takımının Fenerbahçe derbisinde hükmen yenik sayılmasıyla ilgili basın toplantısı düzenledi. TBF Başkanı Harun Erdenay’ı görevini bırakmaya davet eden Özbek, “Geçen cumartesi günü Fenerbahçe ile kadın basketbol maçında mücadele ettik, onları 4 sayı farkla yendik. Muazzam alın teri” ifadeleriyle sözlerine başladı. Özbek şöyle devam etti: “Sahada galip gelebilirsiniz ama yeterli mi? Başka güçler devreye giriyor. G.Saray, F.Bahçe'yi yenerse bu TBF”nin kabul edebileceği bir şey değil. Öyle de oldu. Sen bu işi bırak! ‘Bizim çocuk kim kardeşim? Federasyon sahada alınteri dökerek, Galatasaray'ın bileğinin hakkıyla kazandığı galibiyete bir şeyler yapması lazımdı.” “G.Saray'ın hakkını kimse yiyemez, gasp edemez. Federasyon Başkanı’na sesleniyorum, ‘Sen bu işi bırak!’ G.Saray'ın gücünün bedelinin kudretini ödeyecek gücün var mı? Sen kimsin? Bırak o görevi. Fenerbahçe'nin "emir eli" pozisyonunu terk et. Basketbol sahalarda oynansın, masada değil. Eğer orada oynanacaksa biz orada oynamasını da biliriz.”
Star


Kartal’ın Arjantinli futbolcusu Jose Sosa, yeni statları Vodafone Arena'da sahaya çıkmanın hayalini kurduklarını söyledi. Beşiktaş Dergisi’ne konuşan deneyimli futbolcu, kulübün her anlamda iyiye gittiğini ifade etti. Vodafone Arena'nın bitmek üzere olduğunu anlatan Sosa “Beşiktaş'ın kendi gerçek sahasında oynayacak olmasının heyecanını yaşıyorum. Arjantin’de kendi evimizde oynarken yaşadığım heyecanın benzerini yaşayacağımı düşünüyorum” dedi. Maç sırasında adrenalin seviyesinin en üst noktaya çıktığını belirten Arjantinli yıldız, Konsantrasyon had safhadadır benim için. Vodafone Arena'da kendimi futbol oynarken düşünüyorum da. Muhteşem. Bence harika olacak” açıklamasını yaptı. Siyah-Beyazlı futbolcu, geçen sezon takımın golcüsü olan Demba Ba’nın gidişinden sonra takımda yaşanan süreci de paylaştı. Sosa “Futbolcularda da beklenti yükselmişti, çünkü çıta yukarıya çıkmıştı. Ba ile iyi işler yapmıştık. Dünya ölçeğinde bir futbolcu ile oynamak herkesi iyi motive eder. Mario Gomez geldiğinde hepimiz çok mutlu olduk” dedi. Yıldız oyuncu, Arjantin’nin efsane futbolcularından Diego Maradona konusundki düşüncelerini “Maradona, Arjantin demek” ifadesi ile dile getirdi.
Star


Nani önce sahada, sonra dışarıda konuştu. Trabzonspor maçında mükemmele yakın oynayan ve 1 gol atıp, 1 asist yapan Portekizli futbolcu, taklalarının devam edeceğini söyledi. Nani, “Geldiğim günden bu yana zaman zaman eleştiriliyorum. Bu eleştiriler son zamanda biraz arttı. Psikolojik baskı yapılmaya başlandı. Beni kötüleyenlere en iyi cevabı sahada vereceğimi biliyordum ve bunu gerçekleştirdim” diye konuştu. Transfer olduğu dönemde “Saracoğlu’nda takla atmak için sabırsızlanıyorum” ifadesini kullanan Nani, daha önce de gol kaydetmesine rağmen ilk taklasını Trabzonspor maçında atarken, “Bu taklamın sebebi herkesin haddini bilmesini ve eleştiri yapılırken dikkat edilmesini istememdir. Beni 1-2 maçla yargılamak çok yanlıştır. Her maç mükemmel oynanmaz ama bundan sonra çok kötü bir maçım olmayacak” dedi. Hafta içinde Teknik Direktör Vitor Pereira’nın özel bir görüşme yaparak “Bir an önce toparlan” uyarısında bulunduğu Nani, hocasının beklentilerini boşa çıkarmazken, sözlerini şöyle sürdürdü: “Asıl taklalarımı sezon sonunda Fenerbahçe şampiyon olduğunda atacağım. Takım olarak her hafta daha iyiye gidiyoruz. Ben de arkadaşlarıma katkımı artıracağım ve bu ekip taraftarlarının tüm beklentilerini yerine getirecek.”
Star





Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme