3 Aralık 2015 Perşembe

03.12.2015 Genel Gündem

03.12.2015

GÜNDEM

Polise Ateş Açan Terörist Öldürüldü
Sur ilçesinde Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürülmesi ve 2 polisin de şehit olmasının ardından dün yeniden çatışmalar başladı. Sur ilçesinde dün sabahtan itibaren altı mahalle ve bir caddede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Polis ve jandarmanın yürüttüğü ortak operasyonlarda yoğun şekilde silah ve patlama sesleri gelirken öğle saatlerinde ilçedeki yasağı protesto etmek amacıyla Dağkapı Meydanı’nda vatandaşlar toplandı. Bu sırada arama noktasına gelen bir kadın terörist, üst araması yapılırken silahını çıkarıp polislere ateş açınca polis tarafından vurularak öldürüldü. Çatışmada bir polis de sırtından yaralandı. Valilik’ten olayla ilgili olarak yapılan açıklamada “Saldırıda bir kadın polisimiz giydiği çelik yelek sayesinde yara almadan kurtulmuş, bir polis memuru sırtından yaralanmıştır. Bölücü terör örgütü mensubunun diğer polis memurlarına yönelmesi üzerine olay yerinde bulunan polisler tarafından etkisiz hale getirilmiştir” denildi Dağkapı Meydanı’ndaki olayın ardından güvenlik seviyesi en üst düzeye çıkarıldı. Meydan bariyerlerle yaya ve araç trafiğine de kapatıldı. Meydana giden HDP ve DBP’lilerin içeri alınmayınca bariyerlerin dışında bekledi.
Milliyet

Şehit Özel Harekâtçıyı Beş Bin Kişi Uğurladı
Hakkâri’nin Yüksekova ilçesinde, 10 Kasım’da düzenlenen terör saldırısında yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede önceki gün şehit olan polis memuru Mustafa Yavaş (42) dün Kocaeli’nin Gölcük ilçesinde gözyaşlarını toprağa verildi. PKK’lı teröristlerce askeri konvoya düzenlenen saldırıda yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede şehit düşen Yavaş için dün tören düzenlendi. Evli ve üç çocuk babası şehit polis memuru Yavaş’ın Türk bayrağına sarılı naaşı, Ankara’daki Gülhane Askeri Tıp Akademisi Hastanesi’nden alınarak Gölbaşı’ndaki Özel Harekat Daire Başkanlığı’na getirildi. Burada düzenlenen törene, şehidin eşi Ayşe, çocukları Ahmet Esat, Fatma Esila ve Zülal Yavaş, akrabaları, mesai arkadaşları ile İçişleri Bakan Yardımcısı Selami Altınok, Emniyet Genel Müdürü Celalettin Lekesiz ve askeri yetkililer katıldı. Törenin ardından şehit polis memurunun cenazesi, memleketi Kocaeli’ne gönderildi. Şehidin, uçakla İzmit Cengiz Topel Havaalanı’na getirilen cenazesi daha sonra Gölcük Hisareyn’de bulunan baba evnin önüne getirildi. Babası Ahmet Yavaş, annesi Şaziye Yavaş, şehidin eşi Ayşe Yavaş, çocukları 22 yaşındaki Zülal Yavaş, 21 yaşındaki Ahmet Esat Yavaş ve 16 yaşındaki Esilay gözyaşlarıyla cenazeyi karşıladı. Hisareyn Camii’nde ikindi namazının ardından düzenlenen cenaze törenine yaklaşık 5 bin kişi katıldı. Kocaeli Valisi Hasan Basri Güzeloğlu, şehidin babası Ahmet Yavaş’a sarılarak teselli etti. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, şehit polisin ailesini ziyaret etti. Yavaş’ın Hisareyn Mahallesi’ndeki babaevine giden Işık, şehide Allah’tan rahmet, ailesine başsağlığı diledi. Kuranı Kerim okunmasının ardından Bakan Işık, şehidin babası Ahmet Yavaş’a Türk bayrağı hediye etti.
Milliyet



Tazminatı ‘Kusurlu Kamu Görevlileri’ Ödeyecek
Hrant Dink’in 19 Ocak 2007’de uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybetmesine ilişkin yargı süreci, cinayetin 9. yılında devam ediyor. Sanıkların yargılandıkları davaların yanı sıra olayda kusuru bulunan kamu görevlileri hakkında yürütülen soruşturmalar da sürerken Danıştay 10. Dairesi, Hrant Dink’in öldürülmesinde ağır hizmet kusuru nedeniyle İçişleri Bakanlığının 100 bin lira tazminat ödemesine hükmeden İstanbul 10. İdare Mahkemesinin kararını onadı. Daire’nin onama kararında, hizmet kusuru nedeniyle idareden alınan tazminatın sorumlulara rücu etmesinin Anayasa gereği olduğu belirtildi. Kardeşleri Yervant ve Hasrof Dink, Hrant Dink’in ölümünde İçişleri Bakanlığının hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle 400 bin liralık manevi tazminatın kendilerine yasal faiziyle ödenmesi istemiyle dava açmıştı. Davaya bakan İstanbul 10. İdare Mahkemesi, AİHM’in, Dink’in hayatını korumadığı gerekçesiyle Türkiye’yi mahkum eden kararının ardından, 2010’da İçişleri Bakanlığının toplam 100 bin lira manevi tazminatı yasal faiziyle davacılara ödemesine karar vermişti. İdare Mahkemesi’nin kararında, “İstanbul Emniyeti’ne, Yasin Hayal’in Hrant Dink’i öldürm planları hazırladığı, bu kişinin bu eylemi yapacak özelliklerde olduğu 17 Şubat 2006 tarihli yazıyla resmi olarak bildirildiği, Dink’in hayatının açık ve yakın bir tehlike içinde olduğu, dolayısıyla idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu sonucuna varılmıştır” ifadesi yer almıştı. Tartışmalara son nokta Anayasa’nın 129. maddesinin, “memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla kanunun gösterdiği ancak idare aleyhine dava açılabileceği” beşinci fıkrasıyla konuldu.
Vatan


‘Teknik Rapor Casusluk Faaliyeti Olarak Gösterildi’
Adana ve Hatay’da MİT TIR’larının durdurulmasıyla ilgili soruşturma kapsamında iki subayla birlikte tutuklanan dönemin Jandarma Kriminal Daire Başkanı emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu adına açıklama yapan avukatı Harun Taşkın, müvekkilinin delil gösterilmeden tutuklandığını söyleyerek müvekkilinin o dönem başında bulunduğu Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı’ndan savcının, yürürlükteki mevzuat gereği bilirkişi raporu istediğini, söz konusu bu raporun tutuklamaya tek gerekçe olarak gösterildiğini ifade etti. Taşkın, yargısal faaliyet gösteren savcının gönderdiği delile ilişkin hiçbir öznel görüş içermeyen, tamamen teknik bir rapor hazırlanmasının “casusluk faaliyeti olarak gösterildiğini” söyledi. Gizli tanık ifadesiyle 250 jandarma subayının hedef tahtasına oturtulduğu ifade eden avukat Taşkın, “Orduya yönelik bu kumpas planının bir an önce açığa çıkarılması müvekkilim tarafından kendi tutuk halinden de önemli addedilmektedir” ifadeleri kullandı. Geçen hafta sorgulanan Tümgeneral İbrahim Aydın ve emekli Albay Burhanettin Cihangiroğlu “Devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasi veya askeri casusluk amacıyla temin etme, sını engellemeye teşebbüs etme, silahlı terör örgütü kurma veya yönetme”; Tuğgeneral Hamza Celepoğlu’nun ise “Silahlı terör örgütü kurma veya yönetme, hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme” suçlarından tutuklanmıştı.
Vatan


Terör Suçundan Beraat
Ankara’daki Gezi Parkı eylemleri nedeniyle 25 Haziran 2013’te düzenlenen operasyonun ardından haklarında dava açılan 26 kişinin yargılanmasına devam edildi. Cumhuriyet Savcısı Ahmet Gökay Aktaş, esas hakkındaki görüşünde, sanıklardan Hasan Koç’un EGO’ya ait bir araca zarar verdiğinin fotoğraflar ve dosya kapsamında anlaşıldığını belirterek, “kamu malına zarar verme” suçundan cezalandırılması talebinde bulundu. Aktaş; sanıkların “Görevi yaptırmamak için direnme” suçundan cezalandırılmasını istedi. Ayrıca Aktaş, tüm sanıkların, “Kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşlere katılarak ihtara rağmen kendiliğinden dağılmama” suçundan cezalandırılmasına karar verilmesini talep etti. Sanıkların üzerilerine atılı diğer suçlardan ise ayrı ayrı beraatleri istendi. Sanık avukatları, esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma yapmak için süre talebinde bulundu. Mahkeme, avukatlara mütalaaya karşı savunma yapmak için süre vererek duruşmayı erteledi. İddianamede sanıkların, “Silahlı terör örgütüne üye olma”, “Terör örgütü propagandası yapmak”, “Görevi yaptırmamak için direnme”, “Mala zarar verme”, “Kamu malına zarar verme” ve “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununa Aykırılık” suçlarından ayrı ayrı cezalandırılması talep ediliyor.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 97, 3279-97, 8986                                                                  
ABD Doları 2, 8925-2, 8954/ Euro 3, 0681-3, 0708/İngiliz Sterlini 4, 3224-4, 3279                  

İlk Alternatif Katar Gazı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Katar ziyaretinde Türkiye ile Katar arasındaki vizeler kaldırılırken Rusya ile süren gerilim nedeniyle son günlerin en büyük tartışması doğalgaz konusunda da uzun vadeli anlaşmaya imza atıldı. BOTAŞ ile Katar milli petrol şirketinin (Katar Petrol) imzaladığı, Türkiye’nin bu ülkeden uzun vadeli ve düzenli sıvılaştırılmış doğalgazı (LNG) sağlamasını garantiliyecek ön mutabakat zaptı çerçevesinde Katar, Türkiye’de LNG terminali kurmayı da değerlendirecek. Edinilen bilgiye göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Katar ziyareti sırasında imzalanan mutabakat zaptı, daha önce dönemlik anlaşmalarla bu ülkeden yapılan LNG ithalatına uzun vadeli bir perspektif kazandıracak. Dünyanın en büyük LNG ihracatı yapan ülkesi olan Katar, geçen yıl dünyadaki toplam LNG arzının yaklaşık üçte birini tek başına karşıladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan da gazetecilerin soruları üzerine Katar’la 15 anlaşma imzaladıklarını ifade ederek, “Bütün bu anlaşmalar çok önemli ama bir de adeta 16. diyebileceğimiz bir adım attık ki vizelerin kaldırılması olayıdır. Bunda böyle Katar ve Türkiye arasında vizeler de kaldırılmış oldu” dedi.
Hürriyet


Numune Tuzağı
Telefon yoluyla vatandaşların paralarını gasp eden dolandırıcılar bu defa firmalara dadandı. Uluslararası Sert Kabuklu Meyveler ve Kuru Meyveler Konseyi'nden (INC - International Nuts & Dried Fruit Council) tarafından yapılan uyarıda, İngiltere kökenli kimliği belirsiz şahıslar tarafından başta fındık ve kuru meyve sektörü olmak üzere imalatçı ve ihracatçı firmaların “numune” yoluyla dolandırıldığı belirtildi. Uyarıda, tüccarlardan dikkatli olması istenirken, "Söz konusu dolandırıcılığın Birleşik Krallık ile sınırlı kalmayabileceğini göz önünde bulundurun. Özellikle göreceli olarak yeni oluşan dış ticaret ilişkilerinde tedbirli hareket edin" denildi. Verilen bilgilere göre dolandırıcılar organize bir şekilde hareket ediyor. Büyük ve itibarlı firmaların bilgilerini ve e-postalarını taklit ederek imalatçı ve ihracatçı firmalarla iletişime geçen dolandırıcılar haftalar süren yazışmalar yapıyor. Tedarik ve sevkiyat gibi tüm aşamalar konuşulduktan sonra numune amaçlı bir kamyon dolusu mal isteniyor. Firmalar dolandırıldığını ödeme yapılmadığında anlıyor. Türk firmaları, fındıktan Antep fıstığına, bademden cevize, kuru incirden kabak çekirdeğine, kuru kayısıdan kuru üzüme kadar pek çok ürünü dünyanın dört bir yanına pazarlıyor.
Türkiye


1.300 Tl’lik ‘Asgari’ Adım Adım Geliyor!
Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2016’da geçerli olacak asgari ücreti belirlemek için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu başkanlığında toplandı. Ak Parti’nin seçim vaadi doğrultusunda 1.300 lira olarak belirlenmesi beklenen asgari ücret için patronlar endişelerini dile getirdi. TİSK temsilcisi, “Enflasyon yüzde 8 iken asgari ücretteki yüzde 30’luk ani artış tüm ücretleri yükseltecek, ortaya çıkacak domino etkisi sonucu istihdam azalacak, işsizlik artacak, ihracat gerileyecek, enflasyon yükselecek, kayıtdışı büyüyecek ve üretimin bir kısmı yurtdışına kaçacaktır” dedi. Soylu başkanlığında toplanan komisyonda, işçi tarafını Türk-İş, işveren tarafını TİSK temsil etti. Soylu, yeni asgari ücrette işveren, işçi ve mali disiplinin gözetilmesi gerektiğini belirterek, “İş aleminin, içinde bulunduğu durumu rasyonel bir şekilde gözetmeliyiz, işçimizin, emekçimizin durumunu gözetmeliyiz” diye konuştu. Soylu, asgari ücretteki 1.300 liralık rakamın gelir skalası sebebiyle 1.260 liraya düşürülmesinin söz konusu olmadığını bildirerek, “1.300 liralık taahhüt, bütün yılı kapsayan bir taahhüttür ve bunu bir mazeret olarak, ‘vergi dilimine girdiği için 30 liralık, 40 liralık veya 70 liralık düşüş olacak’ diye bir endişeye gerek yok” dedi. Soylu, komisyonu toplantılarının ardından, çalışanları ve çalışma hayatını memnun edecek bir sonucun çıkacağının gayet açık olduğunu belirterek, yeni asgari ücretin işverene maliyetinin, Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun ilerleyen toplantılarında konuşulacağını söyledi.
Milliyet


Aboneler 4,5’ye ‘Otomatik’ Geçsin
Operatörler, cepte 4.5G’ye ‘SMS talebi’ olmadan otomatik geçiş istiyor. Daha öcne 2G’den 3G’ye geçişte abonelerin SMS göndermesi zorunluluğu vardı. Ancak 1 Nisan’da başlayacak 4.5G için bu zorunluluğun kaldırılması, akıllı telefonu olan herkesin otomatik olarak bu teknolojiye geçirilmesi talep ediliyor. Üç operatör bu amaçla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’na (BTK) başvuruda bulundu. Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, 4.5G’ye ek bir sorgu olmadan geçilmesi gerektiğini belirterek, halihazırda akıllı telefon sahibi zaten mobil genişbanta sahip abonelerin mobil genişbantın yeni bir versiyonuna geçişinin daha hızlı olmasını amaçladıklarını söyledi. 2G’den 3G’ye geçişin sesten genişbanta geçiş olduğunu anımsatan Süel, “Ancak şimdi zaten bir genişbanttan daha hızlı olan bir genişbanta geçiş sözkonusu olacak. Biz SMS’le sorgulamanın ve talebin geçişi yavaşlatabileceğini düşünüyoruz. Hem devletin hem bizim amacımız topluma elde ettiğimiz frekanslarla en yaygın hizmeti vermek. Bu nedenle 4.5G’ye hızlı geçiş istiyoruz. 1 Nisan itibariyle bütün 3G abonelerinin 4.5G’ye otomatik geçişi sağlanmalı” dedi. Hasan Süel, yeni teknolojide geniş frekanslar aldıklarını ve hizmet başlar başlamaz bütün bölgelere verileceğini kaydederek, “Frekanslar daha geniş kapsama alanında daha hızlı hizmet verilmesini sağlayacak. Bütün operatörler istiyor. Otomatik geçiş için BTK’ya başvurduk” diye konuştu. 4.5G’ye geçişte tarife ve fiyat farkı olmayacağını da vurgulayan Süel, “Tüketici haklarına karşı bir durum yok. Daha hızlı hizmet daha kaliteli çözünürlükte gelecek. Ücretlere de herhangi bir zam düşünülmüyor. Otomatik geçiş için hiçbir sorun yok. Aksine 4.5G’ye geçmek istemeyen SMS atmak durumunda olmalı” ifadesini kullandı.
Milliyet


‘Seçim Beyannamesi Yeni Eylem Planına Dönüşecek’
Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, seçim beyannamesini eylem planlarına dönüştüreceklerini belirterek, “Bunu önümüzdeki süreçte Başbakanımız Ahmet Davutoğlu kamuoyuna duyuracak. Böylece 3, 6 aylık ve 1 yıllık vadeler içinde hangi konulara yoğunlaşacağımızı, önceliklerimizin ne olacağını da paylaşmış olacağız” dedi. Yılmaz, Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜ- SİAD) Başkanı Nail Olpak başkanlığındaki heyeti makamında kabul etti. Yılmaz, yeni dönemde reformlara ağırlık verileceğini belirtti. Türkiye’nin katma değeri daha yüksek bir ekonomik yapıyı inşa etmesi gerektiğini belirten Yılmaz, şöyle konuştu: “Daha fazla tasarruf yapmamız gerek. Bu tasarrufların da daha üretken alanlara kanalize edilmesi lazım. Bütün bu politikalar ortaya koyulmuş durumda. Şimdi iş yapma zamanı, bunları birer birer hayata geçireceğiz” dedi. Yılmaz, özel sektörün çok daha rekabetçi hale gelmesi için çalıştıklarının altını çizerek, şunları söyledi: “İş dünyasıyla sadece planlama aşamasında değil, uygulama bölümünde de istişare etmemiz gerekli. Bundan sonra da geliştireceğimiz uzun vadeli planlarda sektörel veya bölgesel politikalarda özel sektörümüzle yakın bir çalışma anlayışı içinde hareket edeceğiz. Bakanlık olarak iş dünyamızı bir ortağımız gibi görüyoruz.”
Milliyet


Rekor Bize Geçti
Türkiye’de konut fiyatları balon tartışmalarından etkilenmeden yükselişini sürdürüyor. Emlak danışmanlık şirketi Knight Frank’ın yayımladığı Küresel Konut Fiyat Endeksi’nin (Global House Price Index) 9 aylık sonuçları, ‘balon’ tartışmalarını yeniden gündeme taşıyacak verileri ortaya koydu. Rapora göre Türkiye, yıllık yüzde 18.9 artışla konut fiyatlarının en çok yükseldiği ülke oldu ve Hong Kong’un elinden zirveyi kaptı. Hong Kong’da fiyatlar yüzde 16.7 yükseliş gösterdi. Küresel Konut Fiyat Endeksi’ne göre dünyada konut fiyatları bu yılın 9 ayında yüzde 2.7 arttı. 55 ülkenin yer aldığı endekste, 45 ülkede konut fiyatları yükseldi. Türkiye, yıllık yüzde 18.9 artışıyla ilk kez zirveye oturdu. Raporda, Türkiye’de fiyatların yükselişiyle ilgili 3 neden sıralandı. Bunlardan ilki yabancı yatırımlardaki güçlü yükseliş, ikincisi nüfusun artması, üçüncüsü de inşaattaki yavaşlama oldu. Endekse göre, dünyada fiyatların en çok yükseldiği ülkeler Türkiye’den sonra sırasıyla yüzde 16.7 ile Hong Kong, yüzde 12.6 ile Yeni Zelanda, yüzde 11.1 ile İsveç ve yüzde 10.1 ile Lüksemburg oldu. İlk 5’i oluşturan bu ülkeler, listede çift haneli artış yaşayan ülkeler olarak da dikkati çekti.
Vatan


‘3 Ayda Tüm Sözler Yerine Gelecek’
Başbakan Ahmet Davutoğlu, “3 ay içinde, verdiğimiz bütün sözlerin gereğini yapacağız” dedi. TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi toplantısında konuşan Davutoğlu, “Yüzde 49,5 oy aldık ve çok güçlü bir kamuoyu desteği, bir halk desteğiyle şu anda önümüzdeki 4 yıl için size istikrarı vaat edebiliyoruz. Ama emin olunuz ki bize oy versin vermesin, yüzde 100’ün, 78 milyonun hükümeti olarak bu bilinçle hareket edeceğiz. Bize oy vermemiş dahi olsa, hatta en aykırı görüşlerle bize karşı çıkmış olsa dahi her vatandaşımızın sesine kulak vereceğiz. 3 ay içinde, verdiğimiz bütün sözlerin gereğini yapacağız. Türkiye bir Avrupa halkıdır, Avrupalı bir millettir ve Avrupa’nın kaderi Türkiye olmaksızın yazılamaz. Bu noktada, Türkiye’nin Avrupa’ya dışarıdan bir çevre ülkesi olarak katılacağını düşünenler yanılıyorlar” dedi. 1 Kasım seçim sonuçlarına değinen Başbakan Davutoğlu, “Dünyanın ve ülkemizin son derece kritik bir süreçten geçtiği bir aşamada, gururla ifade etmek istiyorum ki Türkiye 1 Kasım seçimleri ile demokrasi ve demokratik olgunluğunu göstermesi bağlamında dünyaya örnek teşkil eden bir sonuç elde etmiştir. Tam da bu aşamada son derece doğru bir zamanlama ile bir Yüksek İstişare Konseyi’nde sadece iş dünyamızın değil, ülkemizin de genel meselelerini ele almak bağlamında önemli bir girişime öncülük ediyorsunuz. Kritik bir aşamadayız. Dünya şu anda iki önemli kriz kaynağının kıskacı altında. Birincisi, küresel ekonomik politik alandaki hala tam olarak kontrol altına alınamayan kriz, diğeri ise Türkiye’nin etrafında yoğunlaşan jeopolitik krizler ve fay hatları. Bizim her zamankinden daha da fazla bir araya gelmek, istişare etmek ve ülkemizin potansiyelini gözden geçirmek gibi bir sorumluluğumuz var. (Rusya’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırım kararı) Şunu iş dünyamıza bir teminat olarak ifade etmek isterim, bu tür yaptırımlardan kim zarar görürse, telafi edecek tedbirlerimiz şimdiden hazırdır. İş adamlarımızın bütün zararları konusunda telafi edici ne tür adımların atılması gerekiyorsa da planladık ve gereken adımları atarız” diye konuştu
Vatan


DÜNYA

3 Metreye Bir Asker Mi Dikelim
Rusya karşısında Ankara’nın yanında yer alan ABD’nin, “Türkiye sınırını daha iyi korusun” çıkışı, Ankara’dan tepki çekiyor. Wall Street Journal Gazetesi’ne bilgi veren ABD’li kaynağın dikkat çektiği “Asker önlem alsın” önerisi, Ankara tarafından iki nedenle geri çevrilmiş. Birincisi, uygulanabilir olmayışı, ikincisi karşı tarafın asker yığınağını gerekçe gösterip düşmanca bir tavır içine girme riski. Bir yetkili, ABD’nin ‘asker yığın’ önerisine, ‘98 km’yi sizin dediğiniz yöntemle tutabilmemiz için 30 bin asker yığmamız ve 3 metreye bir asker dizmemiz lazım” karşılığını verdiklerini söyledi. Diplomatik kaynaklar, ABD’nin “Türkiye sınırlarında yabancı savaşçı ve petrol geçişi sürüyor” eleştirisine tepki gösterirken, geçmişte ABD ile Türkiye arasında geçen bir tartışmayı Hürriyet’le paylaştılar. Buna göre, ABD yönetimi, Türkiye’den sınırı daha iyi tutabilmesi için Türk Silahlı Kuvvetleri’ni daha aktif bir şekilde devreye sokmasını istedi. Türkiye’nin bölgeye asker yığması da talep edildi. ABD’li heyete yanıt veren askeri ve diplomatik yetkililer, bunun mümkün olmayacağını detaylı rakamlar vererek açıkladılar. WSJ gazetesine yansıyan 30 bin rakamının da o görüşmede Türk tarafınca telaffuz edildiği öğrenildi. ABD’nin sınırı askerlerin koruması önerisini değerlendiren Türk yetkililer, 98 km boyunca 30 bin askerin devreye sokulması, 3 metrede bir gözetleme kulesi konulması gibi önlemler almak gerektiğine dikkat çektiler. Türk yetkililer, Türkiye’nin duvar örmeye başladığı, devriyeleri ve kuleleri arttırdığı, buna karşın etkili olunamadığını vurgularken yüzde 100z başarı için entegre sınır sisteminin hayata geçirilmesinin zorunlu olduğu ifade edildi. AB ile vize müzakerelerinde gündeme gelen, ancak Türkiye’deki konjonktür nedeniyle rafa kalkan sistem, sınırlarda tam korumayı öngörüyor. Yeni bir sınır koruma birimi oluşturuluyor. Projenin maliyetinin Türkiye tarafından karşılanmasının zor olduğuna dikkat çeken yetkililer, Türkiye- Suriye sınırının artık AB-Suriye ya da NATO-Suriye sınırı olduğunu vurgulayarak, ABD ve AB ülkelerine “Maliyeti paylaşın, hızlı bir şekilde hayata geçirelim” çağrısı yapıyor.
Hürriyet


Moskova’dan Petrol Trafiği İddiası
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, Rusya’dan IŞİD’in petrol satışını Türkiye üzerinden gerçekleştirdiği iddiasını kanıtlmasını istemesi ardından Rusya Savunma Bakanı Yardımcısı Anatoli Antonov, konuyla ilgili dün basın toplantısı düzenledi. Antonov, bazı haritalar ve uydu görünüleri yayınladı. Petrol ticareti için üç rota belirlediklerini söyleyen Antonov, hatların ilkinin Deyrizor’dan Batman’a, ikincisinin Telafer’den Cizre’ye ve üçüncüsünün de Rakka’nın güneyindeki bir petrol yatağından Osmaniye’ye gittiğini öne sürdü. Kasım ayında Türkiye sınırı yakınlarında 16 bin 200 adet petrol tankeri görüldüğünü söyleyen Antanov, tankların sınırı geçtikten sonra ilerlemeye devam ettiğini iddia etti. Bazı durumlarda petrolün Türkiye’deki limanlar üzerinden üçüncü ülkelere de gittiğini öne iddia eden Antonov, geçen hafta bu yol üzerinden IŞİD ve El Nusra saflarına 2 bin militan, 120 tonun üzerinde askeri mühimmat ve yaklaşık 250 adet motorlu taşıt akışı olduğunu da öne sürdü.
Milliyet


Nato-Rusya Arasında Karadağ Gerilimi
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Brüksel’deki NATO Dışişleri Bakanları toplantısında yaptığı açıklamada Karadağ’a askeri ittifaka katılması için üyelik çağrısında bulundu. Ülkenin NATO’ya olası üyeliğini desteklemek amacıyla eylül ayında bir önergeyi de meclisinde onaylayan Karadağ, teklifi kabul ederse NATO’nun 29’uncu üyesi olacak. Konuyla ilgili bir açıklama yapan Karadağ Başbakanı Milo Djukanovic, “Karadağ, modern medeniyetin en yüksek seviyedeki çemberine dahil oluyor” dedi. Kremlin sözcüsü Dmitry Peskov ise, Arnavutluk ve Hırvatistan’ın 2009 yılında NATO’ya katılmasından sonra gelen bu davete “Moskova, NATO’nun doğuya doğru genişlemesinin karşıt eylemlerin gelmesine neden olacağını her zaman beyan etmektedir. Bu tarz girişimlerin Balkanlar’daki barış ve istikrara katkısı yoktur” dedi. 650 bin nüfuslu Karadağ devleti, yaklaşık 2 bin aktif üyeden ulaşan küçük bir orduya sahip. 2006’da Sırbistan-Karadağ Federasyon’undan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Karadağ, yüzde 70’i Ortodoks olan bir ülke olarak Rusya’ya geleneksel olarak yakın. Karadağlı Damar ajansı tarafından yapılan ankete göre, ülkenin yüzde 47’si Nato’ya girmeyi desteklerken yüzde 39’u da birlikteliğe karşı.
Milliyet


Liderleri Avlayacaklar
ABD Başkanı Barack Obama’nın IŞİD’le mücadele için Irak ve Suriye’ye göndereceği Amerikan askerleri arasında, daha önce El Kaide örgütünün üst düzey isimlerini ‘avlayan’ özel kuvvet birimleri de bulunacak. Kuzey Irak’ta konuşlanacak özel birliklerin, IŞİD’in lider kadrosunu ortadan kaldırmakla görevlendirildiği söyleniyor. Pentagon, koalisyon güçlerinin Ağustos 2014’te başlattığı hava saldırıları sayesinde IŞİD’in Irak’ta kontrolünde bulunan toprakların yüzde 40’ını, Suriye’de ise yüzde 5’ini kaybettiğini duyurmuştu. Buna karşın ABD istihbaratı örgüte halen her ay yaklaşık bin yeni militanın katıldığını öngörüyor.
Vatan


Erivan Turk Tipi Sistemi Tartışıyor
Ermenistan’da Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan’ın talimatıyla hazırlanan ve başkanlık sisteminden parlamenter sisteme geçişi öngören anayasa değişikliği, pazar günü referanduma sunulacak. Sarkisyan’ın talimatıyla yıl başında hazırlanmasına başlanan anayasal reform paketinin halktan onay alması halinde devlet başkanının yetkileri büyük ölçüde azaltılacak. Önemli başkanlık yetkileri parlamento ve başbakana devredilirken, devlet başkanlığı daha sembolik bir makama dönüştürülecek. Anayasa değişikliğiyle devlet başkanlarının halk tarafından değil meclis tarafından seçilmesi de öngörülüyor. Ayrıca başkanların görev süresinin 5 yıldan 7 yıla çıkarılması ve sadece bir dönem koltukta kalmalarına izin verilmesi amaçlanıyor. Avrupa Konseyi’ne üye ülkelere anayasa hazırlıkları konusunda tavsiyelerde bulunan Venedik Komisyonu, hazırlanan reform paketinden memnun olduğunu açıklarken muhalefet, pakete referandumdan ‘evet’ oyu çıkması halinde, bunun ülkeyi demokratikleştirmekten ziyade fiili bir ‘tek parti yönetimine’ sürükleyeceği görüşünde. Muhalif liderler, yıllardır mecliste salt çoğunluğu elinde bulunduran Sarkisyan’ın Cumhuriyetçi Partisi’nin parlamenter sistemde bütün gücü elinde toplayacağını öne sürüyor.
Vatan


Abd’de Silahlı Saldırı: 14 Ölü
ABD’nin Kaliforniya eyaletinde bulunan San Bernardino kentinde, kar maskeli ve ellerinde uzun namlulu silahlar bulunan 3 kişi saldırı düzenledi. En az 14 kişinin olduğu, 14 kişinin de yaralandığı aktarıldı. Saldırının gerçekleştiği yerin engellilere hizmet veren bir devlet dairesi olduğu kaydedildi. Görgü tanıkları ağır silahları olan saldırganların binayı bastığını aktardı. Tedavi merkezinin 670 çalışanı olduğu ve 30 kişiye hizmet verdiği biliniyor. İtfaiye departmanı en az 14 kişinin olduğunu duyurdu. AFP haber ajansı ise ölü sayısını 20 olarak açıkladı. Polis, saldırganların çok sayıda silah taşıdıkları ve çelik yelekli olduklarının tahmin edildiğini bildirdi. Olayın terör bağlantılı olup olmadığı henüz net değil.
Vatan

POLİTİKA

Kutuplaştırıcı Dilden Kaçınalım
Başbakan Ahmet Davutoğlu, TÜSİAD’a demokrasiye sahip çıkma çağrısında bulundu. TÜSİAD’ın Yüksek İstişare Konseyi kokteyline katılan Davutoğlu, “Geliniz kutuplaştırıcı bir dilden kaçınalım. Kim demokrasimizi vesayet altına almak istiyorsa ona karşı omuz omuza verelim, kim hesap vermeyeceği bir gücü kullanmaya kalkıyorsa ona karşı omuz omuza verelim. Hesap vermeden ve halkın önüne çıkmadan elde edilecek gücün hiçbir meşruiyeti olamaz” diye konuştu. BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, TÜSİAD’ın Ankara’da gerçekleştirdiği geleneksel Yüksek İstişare Konseyi kokteyline katıdı. Konuşmasında, her zamankinden daha fazla bir araya gelme ve istişare etme gerekliliği bulunduğunu söyleyen Davutoğlu, “Evet, yüzde 49,5 oy aldık, çok güçlü bir kamuoyu ve halk desteğiyle önümüzdeki dört yıl için size istikrarı vaat edebiliyoruz ama emin olunuz ki bize oy versin vermesin yüzde 100’ün, 78 milyonun hükümeti olarak, bu bilinçle hareket edeceğiz ve bize oy vermemiş dahi olsa, hatta en aykırı görüşlerle bize karşı çıkmış olsa dahi her vatandaşımızın sesine kulak vereceğiz. Kimse yüzde 49.5, yüzde 50.5 karşıtlığına dayalı kutuplaştırıcı bir siyaseti önümüze koyamaz” dedi. Yüzde 50.5’i de yüzde 49.5’i de aynı ölçüde değerli gördüklerini ve attıkları her adımda ülkenin geleceğini düşüneceklerini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, şunları kaydetti: “Bu şekilde bir yaklaşım içinde muhalefete de yaptığım çağrıyı hep beraber bütün topluma buradan özellikle de sivil toplumumuza sizin üzerinizden yapmak istiyorum. O zaman geliniz kutuplaştırıcı bir dilden kaçınalım. Kim demokrasimizi vesayet altına almak istiyorsa ona karşı omuz omuza verelim, kim hesap vermeyeceği bir gücü kullanmaya kalkıyorsa ona karşı omuz omuza verelim. Hesap vermeden ve halkın önüne çıkmadan elde edilecek gücün hiçbir meşruiyeti olamaz. Beni huzurunuzda, 78 milyon vatandaşımızla eşit olarak huzurunuza çıkaran yegane fark, halkımızdan aldığımız yüzde 49,5’luk güç ama aynı ölçüde halkımıza ve sizlere hesap verme sorumluluğu taşıyor olmamdır.” Başbakan Davutoğlu, sivil toplumun da siyasete, katılımcı bir ruhla ve yönetişim anlayışı içinde katılmasını beklediklerini ifade ederek, “Ama aynı sivil toplumdan 12 Eylül’de, 28 Şubat’ta, 27 Nisan e-muhtırasında yaşadıklarımızın aksine, kim seçilmiş bir iktidara muhtıra vermeye kalkarsa kim halka hesap verecek olanlara halktan önce hesap sormaya kalkarsa onlara karşı da sesinizi aynı ölçüde yükseltmenizi istiyorum” dedi. Bütün kuruluşlarının her türlü hak ve özgürlüklerinin hukuk devletinin teminatı altında olduğunu vurgulayan Davutoğlu, “Sadece siyasiler değil, sivil toplum da demokrasiye sahip çıkacak. Bizim en büyük gücümüz insanımızsa, insanımızın en büyük dayanağı da demokrasimizdir. Hak ve özgürlüklerin korunması, demokrasimizin yaşatılması, ekonomimizin üretken bir nitelik kazanmasının olmazsa olmaz şartıdır. Hep beraber demokrasiye ve demokrasinin dayandığı hak ve özgürlüklere sahip çıkma sorumluluğumuz var. Kim ne niteliğiyle gelirse gelsin, vesayete karşı omuz omuza durma sorumluluğumuz var” diye konuştu. Davutoğlu, “Toplumumuza da 3 ay, 6 ay ve 1 yıl içinde gerçekleştireceğimiz. 4 yıl içindeki hedeflerimizi tekrar takvimlendirilmiş bir şekilde paylaşacağız. 3 ay içinde verdiğimiz bütün sözlerin gereğini yapacağız, vaatlerimizi tek tek hayata geçireceğiz” dedi. Verdikleri vaatler içinde asgari ücretin 1300 TL’ye çıkarılmasının önemli yer tuttuğunu anımsatan Davutoğlu iş dünyasının talepleri doğrultusunda bir çalışma yapıldığını açıkladı. Davutoğlu, “Kobilere ve iş dünyasına fazla yük gelmemesi için bazı tedbirler planladık. Yakında paylaşacağız” dedi. İş dünyasından da yurtdışında itibar arttırmaya dönük çabalarda destek beklediklerini söyleyen Davutoğlu’nun, diğer bir talebi de Güneydoğu’ya yatırım yapılması oldu.
Hürriyet

‘Diktacı Anlayıştaki Teklifl Ere Kapalıyız’
CHP, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı, “mini anayasa” paketine mesafeli yaklaşıyor. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, “CHP olarak temel hak ve özgürlükler konusunda bireyin alanlarının genişletilmesini, iktidarın yetkilerinin daraltılmasını ve denetlenmesini öneren bir yaklaşımını savunuyoruz. Bunun ötesinde iktidar partisinin otoriter eğilimli, kendi diktacı anlayışlarını yansıtan tekliflere kapalıyız. Bireyin hak ve özgürlüklerini genişleten bir yaklaşım benimsiyorlarsa, bunu toplumsal mutabakatla gerçekleştiririz” dedi. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel de, “Kapımız her partiye, her lidere olduğu gibi Davutoğlu’na elbette açık. Ancak, Davutoğlu’nun net olarak nasıl bir taleple geleceğini, kapsamını, içeriğini ve yine içinde hesap içinde hesap barındıran bir hamle olup olmadığını görmemiz gerekiyor. Kendisinin ziyaretinden sonra tavrımızı belli ederiz. Şeffaflıkta yolsuzlukla mücadelede, basın özgürlüğünde insan haklarında ve kuvvetler ayrılığında her geçen gün gerileyen bir iktidarın yeni bir anayasa paketinden ne murat ettiğini biz de merak ediyoruz” değerlendirmesinde bulundu.
Milliyet

SPOR

Süper Lig’in devre arasında kaleci ve stoper transferi yapmak isteyen Beşiktaş çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Ancak siyah-beyazlıların, kaleci tercihi konusunda ikilem yaşadıkları ortaya çıktı. Kartal’da yöneticilerin büyük çoğunluğunun, Deportivo’da forma giyen 27 yaşındaki file bekçisi Fabricio’nun yeniden gündeme gelmesi nedeniyle Başkan Fikret Orman’a, Arsenal’in kalesini koruyan David Ospina için baskı yaptığı belirlendi. Fabricio’nun uzun bir sakatlık döneminin ardından sahalara dönmesinin çok büyük bir risk olduğunu dile getiren Beşiktaşlı yöneticilerin, İspanyol kalecinin, Tolga Zengin’den daha iyi olmadığı yönünde görüş bildirdikleri öğrenildi. Fabricio’nun, siyah-beyazlı takımın birinci kalecisi olamayacağını ifade eden yöneticilerin, Başkan Orman’a, “Arsenal’in yedek kalecisi Ospina sürekli oynayabileceği bir kulübe gitmek istiyor. Sezon sonuna kadar kiralama şansımız varsa, Ospina tercihi bizim için daha doğru olur” dedikleri kaydedildi. David Ospina’yı isteyen yöneticilere hak veren Fikret Orman’ın ise Arsenal ile kurulan ilişkileri daha da ileriye taşımak istediği ve sonuna kadar Kolombiyalı kalecinin transferi için uğraşacağı bildirildi. Teknik Direktör Şenol Güneş’in ise Fabricio’nun transfer edilmesine onay verdiği aktarıldı. Adeta eli kolu bağlanan siyah-beyazlı yöneticilerin, Ospina’nın kiralanması konusunda teknik heyetle bir kez daha görüşme yapacağı vurgulandı.
Milliyet


THY Avrupa Ligi C Grubu’nda Pınar Karşıyaka, 8.maçında Zalgiris Kaunas’a 74-52 deplasmanda yenildi. Kaf-Kaf maça iyi başlasa da ilk periyodu Zalgiris 22-14 üstün tamamladı. İkinci çeyrekte bir ara 17 sayı geri düşen Karşıyaka, devreyi 40- 25 yenik bitirdi. 3. periyotta farkı 18 sayıya yükselten Zalgiris, son çeyreğe 53-12 ile gitti. Son 10 dakikada aranın açılmasına engel olamayan temsilcimiz pardeden 74-52 yenik ayrıldı. Maçta hiç üçlü isabet sağlayamayan ve mağlubiyet sayısını 6’ya çıkaran Pınar Karşıyaka’nın gruptan çıkma şansı çok azaldı. Ekibimizin Top 16 turuna kalabilmesi için 8. maçını yarın oynayacak Panathinaikos’un kalan 3 müsabakasını kaybetmesi, Kaf-Kaf’ın ise son 2 maçını kazanması gerekiyor. Karşıyaka’nın kalan maçları Lokomotiv Kuban ve Stelmet Zielona Gora ile. Pana ise Barcelona, Stelmet Zielona Gora ve Zalgiris Kaunas’la mücadele edecek.
Star


Galatasaray Teknik Direktörü Mustafa Denizli, takımın eski hocası Hamza Hamzaoğlu ile görüşemediğini açıkladı. Dün basın mensuplarıyla sohbet eden Denizli, “Göreve geldiğim ilk gün Fatih Terim’i aradım. Sağolsun ertesi gün bana 1 saatini ayırdı. Bildiği her şeyi benimle paylaştı. Hamza Hoca’yı da aradım. Bir kez çaldı ulaşamadım. Yardımcısı Yıldırım hocayı aradım ve kendisine görüşemediğimi ilettim” dedi. Göreve ilk başladığı günkü heyecanının asla kaybolmayacağını da belirten Aslan’ın teknik patronu şöyle devam etti: “Planlarımı yavaş yavaş hayata geçireceğim. Yarışmaya bu camiada başladım. Bundan sonra da aynen ve daha kararlı şekilde devam edeceğim. Ekibim, yönetim, taraftarımız ve camiamız bizimle birlikte hareket ediyor. Her geçen gün düşündüğümüz şeyleri yavaş yavaş gerçekleştireceğiz.” “Burada hedefler, başladığımız gün gibi. Başladığımız günü 6 gün öncesi değil, yıllar önce hangi hedefleri belirlediysek, onların üzerine koyarak devam edeceğiz. Şu ana kadar yaptığımız çalışmalardan son derece memnunum. Söylediklerimin takımın oyunu veya skorla ilgisi yok. Bu görüntü, önümüzdeki günlerde bizim için ikinci planda kalan skorları da olumlu yönde etkileyecektir.” l
Star


Sezona Teknik Direktör Pereira yönetiminde giren Fenerbahçe, ilk haftalarda hem sonuç hem de futbol olarak taraftarlarını memnun etmese de, son 6 haftadaki performansıyla parmak ısırttı. Ligin 13. haftasında Trabzon karşısında aldığı 2-0’lık galibiyetle liderlik koltuğunu Beşiktaş’tan devralan Sarı-Lacivertliler, Avrupa’nın önde gelen ligleri göz önüne alındığında en az gol yiyen takımlar arasında yer aldı. Son 6 haftada sadece 2 gol (G.Saray ve Mersin İY’den) yiyen Kanarya, 13 haftada kalesinde gördüğü 10 golle, bu alanda İspanyol ve İngiltere liderleri Barcelona (12 gol) ile Manchester City (14 gol) gibi devleri solladı. F.Bahçe, “En az gol yiyen takımlar” sıralamasında Bayern Münih (5), Ajax (7), PSG (8) ve Napoli’nin (9) ardından kendine 5’inci sırada yer buldu. Fenerbahçe, 10 golün yanı sıra rakibe pozisyon verme konusunda da büyük başarı sağladı. 2009-2010’da Christoph Daum döneminde de 13 haftada 10 gol yiyen Fenerbahçe, Pereira ile verilen gol pozisyonu istatistiklerinde ise sadece 27 pozisyon ile son 10 yılın en iyi performansını sergiledi. Kanarya, rakiplerine ilk 13 haftalar itibariyle daha önceki teknik adamlardan Zico’yla 43, 46, Aragones’le 47, Daum’la 46, Aykut Kocaman’la 65, 57, 49, Ersun Yanal’la 45, İsmail Kartal’la 55 pozisyon vermişti.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme