4 Aralık 2015 Cuma

04.12.2015 Genel Gündem

04.12.2015

GÜNDEM

Duygularıyla Oynandı
6. Kolordu Komutanı emekli Korgeneral Ayhan Taş, Balyoz davası kapsamında 11 Şubat 2011 tarihinde tutuklandı. Taş, 3 yıl 4 ay 7 gün cezaevinde kaldıktan sonra Anayasa Mahkemesi’nin ‘adli yargılama hakkının ihlal edildiği’ yönündeki kararı üzerine 19 Haziran 2014’te tahliye edildi. Yeniden yargılama sonucunda beraat eden Taş, ‘haksız tutuklama’ nedeniyle Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tazminat davası açtı. Mahkeme, Taş’a 1 milyon 250 bin TL manevi tazminat ödenmesine hükmetti. Mahkemenin gerekçeli kararında özetle şöyle denildi: “Korgeneral rütbesinde emekli olmuş bir kişinin duygularıyla oynanmış ve ruhsal varlığına karşı bir saldırı niteliğinde iddialarda bulunulmuştur. Dava neticesinde verilen mahkûmiyet kararı, tutuklanması ve serbest bırakılması sebebiyle kişilik hakları ihlal edilmiştir. Kişilerin onur, şeref ve saygınlığı kapsamında yapılan değerlendirmede de mesleki yaşam çerçevesinde kamuoyunda küçük düşürülmesi, ifa etmekte olduğu görev çerçevesinde ahlaki değerlerini hiç sayan iddiaların ortaya konulmuş olması gibi hususların manevi tazminat değerlendirmesinde esas alınması gerekmektedir. Davacının dava süresince, medya organlarında hakkındaki dava konusu iddialar çerçevesinde olumsuz olarak gündeme gelmesi, yazılı ve görsel basında bu konuya ilişkin yayımlar yapılması, davacının ifa etmiş olduğu görevin devlet görevi olması, Türk milleti tarafından kutsal kabul edilen askerlik görevini ifa etmiş olması da göz önüne alındığı medyada yapılan yayımların davacı hakkında kamuoyunda son derece olumsuz karşılanmasına ve davacının itibarının olumsuz yönde etkilenmesine neden olmuştur. Davacının yargılanmasına sebep olan mahkeme kararında adil yargılama hakkının ihlal edildiği, hem Anayasa Mahkemesi kararıyla hem de AİHM’in emsal kararları değerlendirildiğinde açıkça anlaşılmaktadır. Manevi tazminat talebine ilişkin kriterler göz önüne alındığında, kişilik haklarının ihlal edilmesi, onur ve şerefiyle oynanması, mesleki kariyerinin engellenmesi, ailesi üzerindeki etkisi Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki vazifesi itibarıyla kamuoyu önünde küçük düşürülmüştür.
Hürriyet

Özlenen Karar!
Türkiye’yi ayağa kaldıran Özgecan Aslan cinayeti davasında üçüncü duruşmada tarihi karar çıktı. Özgecan Aslan’ı öldüren sanıklar herhangi bir indirim yapılmadan en ağır cezalara çarptırıldı. Kadın örgütleri, barolar ve sivil toplum örgütlerinin izlediği davada karar ayakta alkışlandı. Mersin’in Tarsus ilçesinde 11 Şubat 2015’te bindiği minibüste tecavüz girişiminde bulunulup direnince öldürülen ve cesedi yakılan, üniversite öğrencisi 20 yaşındaki Özgecan Aslan’ın katil zanlıları minibüs şoförü Ahmet Suphi Altındöken ağırlaştırılmış müebbet ve 27 yıl, babası Necmittin Altındöken ağırlaştırılmış müebbet, arkadaşı Fatih Gökçe de ağırlaştırılmış müebbet hapis ve 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Bir kadın üyenin de bulunduğu mahkeme heyeti cezalarda hiçbir indirim uygulamadı ve karar salonda alkışlandı. Karar duruşması için Tarsus Adliyesi kapatıldı. Bu davadan başka hiçbir duruşmanın görülmediği adliyede polis geniş güvenlik önlemi aldı. Adliyenin önündeki yol trafiğe kapatıldı, 1 TOMA ve 1 zırhlı araç ile Mersin Büyükşehir Belediyesi’nin iki itfaiye aracı da hazır bekletildi. İlk duruşmada Ahmet Suphi Altındöken’in “Fatih arabadan inerken kemerini sıkıp fermuarını çekti. Cinsel bir şey yaptı mı yapmadı mı bilmiyorum ama yeltendiğini biliyorum” diye savunma yapmasının ardından Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan ek iddianame ile “Nitelikli cinsel saldırı” suçundan da yargılanmaya başlanan Fatih Gökçe ile birlikte Altındöken ve baba Necmittin Altındöken, mahkeme salonuna getirildi. Sanıkların arkasında jandarma kordonu oluşturuldu. Aileden Özgecan’ın amcası Yaşasın Aslan’ın ve birçok baronun avukatının katıldığı duruşmada, Ahmet Suphi Altındöken’den boşanan eşi Neslihan’ın avukatı davaya müdahil olmak istedi. Aile avukatları ise sanığın eski eşinin avukatı olduğunu belirterek itiraz etti ve mahkeme heyeti itirazı kabul etti. Cumhuriyet Savcısı Mehmet Dilan, geçen duruşmada verdiği mütalaasını tekrar ederek sanıklardan Ahmet Suphi Altındöken’in ’Nitelikli adam öldürme, cinsel amaçlı alıkoyma, nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçlarından’, arkadaşı Fatih Gökçe’nin ’Nitelikli adam öldürme ve nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs’ suçlarından, babası Necmittin Altındöken’in ’Nitelikli adam öldürmeye iştirak’ suçundan ağırlaştırılmış ömür boyu hapis ile cezalandırılmalarını, iyi hal indirimi uygulanmadan cezaların en üst sınırdan verilmesini talep etti.
Milliyet

‘Askeri Casusluk’ İçin İkinci Paralel Dalga!
İzmir merkezli olarak 16 ilde yapılan ’paralel yapı’ operasyonunda, aralarında polis şeflerinin de bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı. Operasyon, İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Okan Bato’nun talimatı ile Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri tarafından, İzmir merkezli olarak Ağrı, Antalya, Bingöl, Eskişehir, İstanbul, Kilis, Kırklareli, Kocaeli, Mardin, Muğla, Niğde, Siirt, Sivas, Şanlıurfa ve Van’da yapıldı. Gözaltına alınanlar arasında ’askeri casusluk’ operasyonunun düzenlendiği dönemde, Mali Suçlarla Mücadele Büro Amiri olan ve şu an Kilis’te görev yapan emniyet müdürü M.E.Ç., dönemin Bilişim Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürü ve şu an Niğde’de görevli olan H.A., başkomiser, komiser ve polis memurlarının olduğu öğrenildi. Ayrıca operasyon kapsamında, İstanbul’da ’paralel yapı’ iddialarına yönelik düzenlenen bir başka operasyonda yakalanıp tutuklanan başkomiser A.A. hakkında da gözaltı kararı olduğu bildirildi. Operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen TÜBİTAK görevlileri Y.Ç. ve S.M.K.’nın bir süre önce Rusya’ya, bir diğer TÜBİTAK görevlisi B.A.’nın ise Birleşik Arap Emirlikleri’ne gittikleri belirtildi. Yine operasyon kapsamında haklarında gözaltı kararı verilen dönemin emniyet müdürlerinden E.G., M.E. ve H.Ç.’nin de yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Gözaltına alınanların, ’askeri casusluk’ adıyla bilinen, gizli bilgi ve belge bulundurma davasındaki sanıklar hakkında sahte delil üretmekle suçlandıkları öğrenildi. ’Askeri casusluk’ davasıyla ilgili ilk operasyon geçen 3 Kasım’da yapılmıştı. 18 ilde gerçekleştirilen ilk dalgasında hakkında gözaltı kararı verilen 57 kişiden 49’u gözaltına alınmış, 13’ü ifadelerinin ardından savcılık talimatıyla serbest bırakılmıştı. Aralarında eski İzmir Emniyet Müdürü Ali Bilkay’ın da bulunudğu 27 kişi tutuklanmıştı.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 98, 5401-98, 6775                                                                  
ABD Doları 2, 8851-2, 8884/ Euro 3, 1511-3, 1548/İngiliz Sterlini 4, 3652-4, 3690                  

Enerjide Yeni Oyun
Rusya ile gerilen ilişkiler sonucu uygulanan yaptırımlar, henüz iki ülke arasındaki ilişkilerin temelini oluşturan enerji ticaretine dokunmadı. Ancak gündemdeki yeni projelerin akıbetini siyasi krizin çözümü belirleyecek. Rus enerji şirketi Gazprom, dün Türk Akımı görüşmelerinin durduğunu açıkladı. Açıklamanın zamanlaması ise adeta ‘nereden nereye’ dedirtecek cinsten. Zira geçtiğimiz yıl tam da aynı günlerde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, sürpriz bir hamle ile 40 milyar dolarlık ‘Güney Akım Projesi’ni iptal ettiklerini ve yerine ‘Türk Akımı Projesi’ni başlatacaklarını Ankara’dan duyurmuş, açıklama dünya çapında geniş yankı bulmuştu. Bu açıklamanın tarihi 2 Aralık 2014. Şimdiyse, tam bir yıl sonra enerjide oyun değişti. Rusya Enerji Bakanı Alexander Novak, Rusya’nın Türk Akımı projesinin hazırlık çalışmalarını askıya aldığını söyledi. Novak, dün “Şu anda Türk Akımı çalışmaları durdu” dedi. Novak, Akkuyu nükleer santrali hakkındaki görüşmelerin ise devam ettiğini ifade etti. Gazprom’un Başkanı Aleksey Miller de Türkiye’nin ‘Türk Akımı’ doğalgaz projesi konusunda kendilerine herhangi bir şekilde başvurmadığını ve görüşmelerin durduğunu açıkladı. Aynı saatlerde Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacını karşılayan diğer ülke Azerbaycan’daydı ve TANAP Projesi’nin 2018’den önce bitirilmesi için anlaştıklarını duyurdu. Türkiye, Rus gazına alternatif arayışlarını hızlandırdı. Gerilen ilişkiler, Rusya’dan doğalgaz akışında olası bir kesinti ihtimalini gündeme getirirken, Türkiye’nin Rus gazına bağımlılığını azaltmanın yolları tartışılıyor. Alternatif planlar hazırlayan Türkiye, Katar ve Azerbaycan gibi çeşitli doğalgaz kaynağı girişimlerini hızlandırdı. Durdurulan Türk Akımı’nın akıbeti ise artık siyasi krizin çözümüne bağlı. Proje, doğalgazın, yeni boru hatlarıyla Türkiye’den Avrupa’ya taşınmasını öngörüyor. Böylece Rusya Ukrayna’yı by-pass edebilecek. Türk Akımı’na yönelik ilk tartışma, Rusların gazdaki yüzde 10.25’lik indirimi, projenin onayı için pazarlık unsuru olarak masaya getirmesiyle başladı. Rusya’nın, indirimi yürürlüğe koymayıp pazarlıkta diretmesiyle projede anlaşma sağlanamamıştı.
Hürriyet


Avrupa, Zaten Negatif Olan Faizi Daha Da İndirdi
Avrupa Merkez Bankası (ECB), mevduat faizini 10 baz puan düşürerek, yüzde eksi 0.30'a indirdi. Yapılan açıklamada, bankanın politika faizini ise değiştirmeyerek yüzde 0.05'te, marjinal borç verme faizini de yüzde 0.30'da sabit tuttuğu belirtildi. ECB Başkanı Mario Draghi, çok düşük enflasyonla uzun süredir mücadele ettiklerini, yeni tedbirlerin bu amaçla alındığını açıkladı. Varlık alım programının büyüklüğünün artırılmasına da karar verdiklerini belirten Draghi, şunları söyledi: "Bu programı Mart 2017 sonuna kadar uzattık. Enflasyonda sürdürülebilir yukarı yönlü hareket görülene kadar alımlar sürecek. Ekonomik görünüm üzerindeki riskler aşağı yönlü ancak bütün enstrümanları kullanarak adım atmaya hazırız." Bu arada Draghi'nin açıklamalarının ardından avro değer kazandı. Düne 3.05 civarından başlayan avro, 3.13'e kadar çıktı.
Türkiye


Enflasyonun İmdadına Sebze Meyve Yetişecek
Yıllık enflasyon son bir yılın rekorunu kırarak yüzde 8.10 olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre yıllık enflasyon Tüketici Fiyatları Endeksi’nde (TÜFE) yüzde 8.10, üretici fiyatları endeksinde (Yİ-ÜFE) yüzde 5.25 artış gösterdi. 2014’ün kasım ayında yıllık TÜFE yüzde 9.15, aralık ayında ise yüzde 8.17 oranında artmıştı. Verilere göre, özel kapsamlı TÜFE göstergelerinden ‘H’ kasımda yıllık olarak yüzde 8.74’ten yüzde 8.94’e, ‘I’ ise yüzde 8.92’den yüzde 9.22’ye yükseldi. Kasım ayında en yüksek fiyat artışı domateste gerçekleşti. Kasımda, domates yüzde 40.7, salatalık 27.6, kadın kabanı 26.8, dolmalık biber 24.5, patlıcan 23.6, kadın çizmesi 22.8, erkek kabanı 22.7, kabak 19.0 zamlandı. Harcama gruplarında aylık bazda en yüksek artış yüzde 5.37 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. Gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 1, ev eşyasında yüzde 0.66, konutta yüzde 0.54 ve haberleşmede yüzde 0.35 artış görüldü. TÜFE’de yıllık bazda ise en fazla artış yüzde 13.44 ile lokanta ve oteller grubunda görülürken, eğlence ve kültür yüzde 11.74, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 11.37, ev eşyası yüzde 10.50, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 9.51 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama grupları oldu. TÜFE kasımda giyim ve ayakkabı ile gıda kalemlerindeki artışla beklentilerin üzerinde, yüzde 0.67 artarken, Rusya’ya gıda ihracatının yasaklanmasının ardından gıda ürünlerinde başlayan fiyat düşüşlerinin aralık itibariyle enflasyon üzerindeki etkisi izlenecek. Ekonomistler fiyat düşüşlerinin aralık itibariyle enflasyona olumlu yansıyabileceğini belirtirken, yine de enflasyonun TCMB’nin yıl sonu beklentisi olan 7.9’un üzerinde gerçekleşeceğini öngörüyor. Rusya’nın ithalat yasağının ardından ihracat için alternatif pazar arayışları gündeme gelirken; dayanıklılığı diğer ihraç mallarına göre çok daha düşük olan yaş meyve sebzede ise ihraç ürünleri iç pazara sürülmeye başlandı. Odeabank tarafından yapılan enflasyon değerlendirmesinde, “Rusya’nın yaptırımları ile gıda fiyatları üzerindeki yukarı yönlü baskının kısa vadede azalabileceğini düşünüyoruz. Oluşan arz fazlası şimdiden fiyatları aşağı çekmeye başlarken, aralık ve devamındaki birkaç ayda enflasyonda yıllık bazda toplam 0.5 puana ulaşabilecek aşağı yönlü etki gözlenebilir” denildi.
Milliyet


‘Çok Gerildik, Çok Yorulduk’
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi (YİK) toplantısında konuşan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Cansen Başaran Symes, siyaset gündeminin ekonomik gündemin önüne geçtiği, beklenen kararların siyasi zorunluluklar nedeniyle alınamadığı bir dönemin sonuna gelindiği günleri ümit ettiklerini söyledi. Toplumun bu dönemde çok gerildiği ve yorulduğunu belirten Symes, “Gerilimlerin düşmesini, doğal hayat tempomuza dönmeyi, terörün değil barışın, kaygıların değil geleceğe güvenin hakim olduğu bir ortamı arzuluyoruz” diye konuştu. İçerideki kaygılar ne olursa olsun Türkiye’nin küresel gündemden kopmaması gerektiğini belirten TÜSİAD Başkanı, şunları söyledi: “Önümüzde siyasi, ekonomik ve sosyal reformlar üzerine yoğunlaşabileceğimiz kesintisiz bir 4 yıl var. Bu, kaçırılmaması gereken değerli bir fırsattır. Bu fırsatları kullanabilme ortamını ne kadar bozduğumuzun farkında mıyız? Siyasal bünyemizdeki yaraları sarmamız ve toplumsal barışı yeniden tesis etmek için hukukun üstünlüğü, yargı bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile adil yargılanma konularındaki eksiklerimizi süratle gidermemiz gerekiyor. Süratle diyorum, aslında yarın demek istiyorum.”
Milliyet


Türk Akımı Dondu
Rusya beklendiği gibi Türk Akımı görüşmelerinin durdurulduğunu açıkladı. Açıklama, Rus gazına alternatif olarak Katar ile imzalanan anlaşmanın hemen ardından geldi. Rusya’nın doğalgaz tekeli Gazprom, Türkiye ile Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesinin durdurulduğunu duyurdu. Gazprom Başkanı Aleksey Miller, Türk Akımı için ilk önce Türkiye’nin bize başvurması gerek. Tabii eğer bu projeyle ilgileniyorsa. Ancak şu ana kadar bize böyle bir teklifle gelmedi” dedi. Miller, Türkiye’nin Rusya’ya başvurması halinde Türk Akımı görüşmelerinin yeniden başlamasının mümkün olup olmadığına dair bir soruya, “Eğer Türkiye bu projenin kendisi için gerekli olduğunu düşünüyorsa, bize başvurabilir” diye yanıt verdi. Rusya Enerji Bakanlığı da gelişmeyi doğruladı. Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Türk Akımı hükümetlerarası görüşmelerinin durdurulduğunu bildirdi. Novak gazetecilere açıklamasında şunları söyledi: “Şu anda Türk Akımı görüşmeleri donduruldu. Zaten hükümetin kararnamesi ile ticari ve ekonomik işbirliği komisyon çalışmaları durdurulmuştu. Bu yüzden bunun çerçevesinde Türk Akımı çalışmaları da durduruldu.”
Vatan


‘Tanap’ 2018 Yılı Öncesine Yetişecek
Enerjide Rusya’ya olan bağımlığı azaltmak isteyen hükümet, Katar’dan sonra Azerbaycan’la da işbirliğini büyütüyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı Projesi’nin (TANAP) planladığı gibi 2018’de değil daha tez vakitte daha önce gerçekleşmesi için bir mutabakata vardık” dedi. Azeriler görüşmede Apşeron sahasında üretilecek ek gazı TANAP’a vermeyi teklif etti. Başbakan Davutoğlu, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile başkent Bakü’deki Zugulba Sarayı’ndaki görüşmesinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, toplantıda şunları kaydetti: “Yaptığımız müzakerelerde TANAP Projesi’nin planladığı gibi 2018’de değil daha tez vakitte daha önce gerçekleşmesi için bir mutabakata vardık. Gece gündüz çalışacağız. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde TANAP Projesi için ne gerekiyorsa yapılacak. Aynı şekilde Azerbaycan için de geçerli.” Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev de, “TANAP’ın gerçekleşmesinde hiçbir sorun yok. 2018’de belki de daha erken inşaat tamamlanacak ve böylece Azerbaycan Türkiye ve Avrupa’ya doğalgaz ihraç edecektir” diye konuştu.
Vatan


Janet Yellen Doların Ateşini Yükseltti
Geçen haftadan beri Rusya krizi merkezli seyreden borsa, kayıpları biraz olsun telafi etmişken ABD Merkez Bankası’nın (Fed) açıklamaları ve Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) adımları sonrası artan satışlarla karşılaştı. Endeks günü yüzde 1.23 kayıpla 75 bin 452 puanda tamamladı. Analistler, ECB’nin varlık alım programının tutarına ilişkin piyasa beklentilerinin karşılanmadığını belirterek, bunun da son günlerde düşüş trendinde olan Euro’ya talebi artırdığını ifade ediyor. Fed Başkanı Janet Yellen ise ABD Kongresi’ne ülke ekonomisi hakkında yaptığı açıklamada olumlu değerlendirmelerde bulundu. Yellen, ABD’de işsizliğin düşük seyrettiğini, büyümenin ılımlı olduğunu ve enflasyonun zaman içinde Fed’in hedefine ulaşacağına inandığını söyledi. Yellen, faiz artırımı olasılığına atıfta bulunmamasına karşılık açıklanan ekonomik verilerin faizlerin artırılması için belirlenen kriterler ile ‘uyumlu’ olduğunu söyledi. Gün içinde 2.87’ye gerileyen dolar, açıklamalar sonrası 2.89’a yükseldi.
Star


DÜNYA

Suriye’de Savaş Kızışıyor
Terör örgütü IŞİD’e karşı Suriye’deki operasyonlar genişliyor. İngiltere, Kraliyet Hava Kuvvetleri’nin Irak’ta sürdürdüğü hava operasyonlarının Suriye’yi de kapsayacak şekilde genişletilmesini öngören tezkerenin önceki gün parlamentoda kabul edilmesinden sadece 57 dakika sonra dün sabaha karşı Suriye’de IŞİD’i vurdu. Güney Kıbrıs’taki Akrotiri Askeri Üssü’nden havalanan İngiliz savaş uçakları, IŞİD’in kontrolü altında olan Ömer petrol sahalarını bombaladı. Savunma Bakanı Michael Fallon operasyonun amacının IŞİD’in ayakta kalmasını sağlayan petrol satışlarının sonunu getirmek olduğunu dile getirdi. Şu an sadece 8 savaş uçağı olan Güney Kıbrıs’taki üsse, 8 savaş uçağı daha gönderdiklerini açıkladı. Almanya da Suriye’de IŞİD mevzilerini belirleyecek 6 Tornado keşif uçağı, Fransa’nın Akdeniz’deki uçak gemisi Charles de Gaulle’i korumak için bir fırkateyn, bir yakıt ikmal uçağı ve bin 200 asker göndermeye hazırlanıyor. Görev süresi bir yıllık olan tezkere bugün parlamentoya geliyor ve büyük koalisyon hükümetinin oylarıyla geçmesine kesin gözüyle bakılıyor. 2 Tornado keşif uçağının İncirlik Hava Üssü’ne konuşlandırılması bekleniyor. Almanya Savunma Bakanı Ursula von der Leyen, bu konuyu görüşmek üzere dün Ankara’ya geldi. ABD Başkanı Barack Obama ise hem İngiltere’de tezkerenin kabul edilmesinden hem de Almanya’nın girişimlerinden memnuniyet duyduğunu açıkladı. Uluslararası koalisyonun Irak’taki saldırılarına geçen yıl katılan Fransız savaş uçakları, eylül ayında Suriye’deki IŞİD hedeflerini de vurmaya başlamıştı. Suriye yönetimi de Batılı ülkelerin Rusya gibi Suriye hükümetiyle işbirliği içinde hava operasyonu düzenlemesi gerektiğini söylüyor. Suriye lideri Beşar Esad, Çek kanalına verdiği demeçte ABD öncülüğündeki hava saldırılarının IŞİD’i geriletmediğini, aksine ilerlettiğini öne sürdü.
Hürriyet


Rum Liderden Fotoğraf İtirafı: Juncker’in Yerini Aldım!
Güney Kıbırs Rum Yönetimi Başkanı Nikos Anastasiadis, Brüksel’deki Avrupa Birliği (AB)- Türkiye zirvesinde aile fotoğrafı çekimi sırasında yaptığı “diplomatik kurnazlığı” itiraf etti. Milliyet, Anastasiades’in fotoğraf çekimi sırasında yerini değiştirerek Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanına geçtiğini yazmıştı. Demokratik Seferberlik Partisi’nde Kıbrıs bilgilendirmesi yapan Anastasiadis, aile fotoğrafında yer aldığı yerin kendisine ait olmadığını söyledi. “Bulunduğum yerde aslında AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker duracaktı” diyen Anastasiadis, “Ama Başbakan Davutoğlu’nun yanında durmak için Juncker’den yerini istedim” dedi. AB Komisyonu Başkanı Juncker’in bu yöndeki ricasına itiraz etmediğini anlatan Anastasiadis, “Juncker yerini bana verdi” diye konuştu. Rum Yönetimi Başkanı Anastasiadis, “Başbakan Davutoğlu’nun yanında durarak, ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği üyesi bir devlet mesajı vermek istediğini” söyledi. Avrupa Birliği Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, toplantı sırasında Anastasiadis’in koluna girerek, Davutoğlu’nun yanına gitmişti. Üçlü kısa bir sohbet etmiş ve sıra fotoğraf çekimine geçilmişti. Toplu fotoğraf çekimine geçildiğinde ise Anastasiadis, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun yanına gelmişti.
Milliyet


Rusya-Türkiye Arasında 40 Dakikalık İlk Temas
Türk F16’larının 24 Kasım’da Suriye sınırında bir Rus jetini düşürmesinin ardından iki ülke arasında ilk doğrudan temas gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile Belgrad’da düzenlenen Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) çerçevesinde bir araya geldi. Görüşme 40 dakika sürerken, basın mensuplarının fotoğraf almasına izin verilmedi. Lavrov, Çavuşoğlu’ndan Rus uçağının düşürülmesi konusunda ‘yeni bir şey duymadığını’ belirtti. Türkiye-Suriye sınırının kapatılmasının gerekliliğine vurgu yapan Lavrov, “Sınırın kapatılması ancak havada ve karada faaliyet gösteren tüm tarafların çabalarını birleştirmesiyle mümkün olabilir” dedi. Toplantının içeriğine ilişkin bilgi veren Çavuşoğlu, “İlk görüşmede sorunlar aşıldı demek doğru olmaz. Farklı görüşler olması normal, açıklıkla konuştuk. Rus pilot için başsağlığı diledik. İki taraf da gerginliği tırmandırmak istemiyor. Umarım aklıselim kazanır” dedi. Çavuşoğlu, Rusya’nın suçlamalarından vazgeçmesi ve sıcağı sıcağına alınmış kararları gözden geçirmesi temennisinde olduklarını belirterek, “Şu anda Rusya’ya karşı aldığımız ya da öngördüğümüz bir karar yok. Sabırla ilişkilerin düzelmesini bekliyoruz ama ömür boyu da böyle gitmeyeceğini bilmemiz lazım” ifadelerini kullandı. Görüşmenin ardından katılımcılara hitap eden Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu bu konuşmasında da “24 Kasım’da Türk hava sahasının ihlali sonucunda meydana gelen olay, ortak düşmanımız DAEŞ ve terörizme karşı mücadele ile karıştırılmamalı. Terörizm siyasi amaçlar için suistimal edilmemeli” dedi. Ukrayna’daki krize siyasi çözüm bulunması gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, Türkiye’nin Ukrayna’nın bağımsızlığına, siyasi birliğine, egemenliğine ve Kırım dahil toprak bütünlüğüne saygı duyan bir siyasi çözümü desteklediğini dile getirdi. Lavrov ve Çavuşoğlu, 24 Kasım’da Rus uçağının Suriye sınırında düşürülmesinden 1 gün sonra telefon görüşmesi yapmış ancak yüz yüze görüşmemişti. Lavrov ve Çavuşoğlu’nun görüşmesine basın kabul edilmezken protokol olarak bilinen, görüşen yetkililerin el sıkıştığı bölümde de foto muhabirlerinin görüntü alınmasına izin verilmedi. Görüşme öncesinde yaptığı açıklamalarda ise Lavrov, Su-24 uçağının Türkiye tarafından düşürülmesini “teröristleri korumak için gerçekleştirilmiş bir eylem” olarak tanımlarken, “terörle mücadele çabalarını engelleme girişimlerinin hiçbir şekilde haklı gösterilemeyeceğini” savundu. Lavrov, AGİT toplantısı çerçevesinde ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ve AB Dış İlişkiler Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini ile de bir araya geldi.
Milliyet


Berlin, İncirlik Talebiyle Geldi
Almanya Savunma Bakanı Ursula Von Der Leyen, İncirlik pazarlıkları için dün Ankara'da temaslarda bulundu. Ankara'ya önerilen plana göre Almanya, Türkiye'nin İncirlik Hava Üssü'ne toplam 6 Tornado kesif uçağı gönderecek. İncirlik’e 400 asker ve bir yakıt ikmal uçağı da konuşlandırmak isteyen Almanya, Akdeniz'e de fırkateyn ve bin 200 asker yollayacak.
Akşam


Brezilya Devlet Başkanı’na Soruşturma
Brezilya’da adı yolsuzluk iddialarına karışan Devlet Başkanı Dilma Rousseff için yargılama yolu açıldı. Parlamento, Rousseff’in görevden alınması amacıyla bir soruşturma komisyonu kurulması talebini kabul etti. Brezilya Ulusal Kongresi’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi Başkanı Eduardo Cunha, Devlet Başkanı Rousseff’in görevden alınması için muhalif partilerin kurduğu koalisyon tarafından sunulan taleplerden ikisini kabul etti. Rousseff hakkında görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle dava açılabileceğini açıkladı. Brezilya’da kamunun gelir ve giderlerinin denetiminden sorumlu mahkeme de usülsüzlükleri gerekçe göstererek 2014 bütçesinin yasalara aykırı olduğuna karar vermişti.
Vatan


Müslüman Çift Katliam Yaptı
California’nın San Bernardino Kasabası’nda engellilerin hizmet aldığı bir sosyal hizmetler kurumuna düzenlenen saldırı, ABD’de son 3 yılın en kanlı katliamı oldu. 14 kişinin öldüğü 17 kişinin de yaralandığı saldırıda uzun namlulu yarı otomatik tüfek ve tabanca taşıyan çelik yelekli, askeri giyimli bir kadın ile bir erkek olay sonrası siyah bir 4x4 araçla kaçarken polisle çatışmaya girdi. Aracın camından boru tipi bombalar da atan çift sonunda 21 polisin arabaya attığı yüzden fazla kurşunla öldürüldü. California polisi çatışmada öldürülen katliamcıların isimlerini Sayid Rizvan Faruk (28) ve Taşfin Malik (27) olarak açıkladı. ABD doğumlu olan Faruk’un San Bernardino Belediyesi’nde çalıştığını söyleyen Emniyet Müdürü, sosyal hizmetler kurumunda düzenlenen bir partiye katılan Faruk’un partiden ayrıldıktan sonra binaya eşiyle geri döndüğünü ve içeridekilere ateş açtığını söyledi. Faruk’un belediyede restoran ve havuzların sağlık standartlarına uygun olup olmadığını denetlediği açıklandı. Saldırganın bu yılın başında online olarak Taşfin ile tanıştığı, Suudi Arabistan’a gidip onunla evlenerek ABD’ye geri döndükleri ve 6 aylık bir bebekleri olduğu belirtildi. Faruk’un partide biriyle sözlü kavga içine girdikten sonra etkinliği aile fotoğrafı çekilecekken terk edip geri geldiği açıklansa da polise göre üniformalar, silahlar ve çelik yelekler saldırının önceden planlandığı izlenimi veriyor. Çiftin evlerinde yapılan aramada 12 boru tipi bomba bulundu.
Vatan

POLİTİKA

Partili Cumhurbaşkanıyla Da Yapısal Tıkanıklık Aşılabilir
Terör saldırılarının şokunu üzerinden atmaya çalışan Paris’teki İklim Zirvesi’ne katılan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, buradan resmi ziyaret için geçtiği Katar’da ikili ilişkiler açısından verimli bir ziyaret gerçekleştirdi. Erdoğan’a çok sayıda bakanın eşlik ettiği ziyaret çerçevesinde Katar’la 16 anlaşma imzalandı. Çok yakında, Katar yönetiminin Türkiye’de farklı sektörlerde flaş yatırım hamlelerine imza atacağını da duyacağımız anlaşılıyor. Erdoğan, Katar’dan Türkiye’ye dönüş yolunda hem temaslarına ilişkin bilgi verdi hem de Türkiye gündemine dair kritik açıklamalarda bulundu. Bunların başında partili cumhurbaşkanlığı sistemine ilişkin açıklamaları geliyor. Erdoğan’ın değerlendirmeleri şöyle: Katar’la 15 anlaşma yaptık. Çalışma yemeği sırasında 16. anlaşmayı da karara bağladık. O da iki ülke arasında vizelerin kaldırılması olayı. Katar, bizden nitelikli, niteliksiz eleman istiyor. İşgücü anlaşmasını İŞKUR vasıtasıyla yapabiliriz. İş arayan vatandaşlarımız açısından çok önemli. Hangi sektörlerde talep var, bunun tespiti yapılacak. Ardından da peyderpey vatandaşlarımızı göndermeye başlayacağız. Ülkemizdeki Suriyeli mültecilerle ilgili olarak da G20 zirvesi sırasında Kanada da bizden 25 bin mülteci istedi. Ancak bunların tümünü bizim kamplardan mı alacaklar, yoksa Lübnan ve Ürdün’dekiler de mi dahil mi, bu şu an için net değil. Kanada’ya bunun bilgisini geçeceğiz. Benzer talepler başka ülkelerden, Arap ülkelerinden de gelebilir. (Katar’da kurulması tasarlanan üsle ilgili gelişme var mı?) Burada herhangi bir engel söz konusu değil. Askeri üs noktasında tahsis edilen bölgelerde bu yerleşim yapılacak. Katar’la ortak askeri tatbikatımızın ardından 94 personelimiz orada çalışmalarını sürdürüyorlar. Katar, Türkiye’de çeşitli sektörlerle ilgileniyor. Katar, doğalgaz konusuna zaten açık. LNG noktasında, kapasitelerimizi Katar’ın doldurması bakımından bir sıkıntı yok. Şimdi belki de, stoklama ve depolamayla ilgili yeni bazı yerlerin inşası için adımlar atılacak. Hatta özel sektöre ait bir firma ile çalışabilirlerse onu satın alacaklar ya da yeni bir tesis kuracaklar. Cezayir’den de LNG alıyoruz. Stoklama konusunda atılacak yeni adımlar 2-3 yıl içinde tamamlandığında, rahatlayacağımızı düşünüyorum. 2020’de dünya futbol şampiyonası var Katar’da. Buradaki tüm alt yapı - üst yapı çalışmalarda zaten Türk firmaları var. (Suriye konusunda yeni kararlar alındı mı?) Ilımlı muhalifleri destekleme konusunda sıkıntı yok, Katar da baştan beri işin içinde zaten. Suriye’de siyasi geçiş sürecini sağlamak üzere DAİŞ ile mücadele sürecek. Paris’te Sayın Obama’nın yaklaşımı da son derece olumluydu. Koalisyon güçleriyle birlikte, mücadelemizi aralıksız devam ettireceğiz. Fransa da katılmakta kararlı. (Rus Dışişleri Bakanı Lavrov-Çavuşoğlu görüşmesi konusunda) Lavrov ile Çavuşoğlu geçenlerde bir telefon görüşmesi yapmışlardı. Belgrad’da görüşme hususunda olumlu cevap söz konusuydu. Ben şuna inanıyorum; Rusya ile Türkiye arasındaki bu durumu süratle aşabilmek mümkün. Diplomatik yollarla çözülebileceğini düşünüyorum. Temenni ederim ki çok uzamadan bunları birlikte aşalım. Bunlar masada aşılır. Medya üzerinden, sosyal medya üzerinden aşılmaz; aşılmayacağı gibi taraflara bir şey de kazandırmaz, tam tersine kaybettirir. Biz tarafların kaybetmesini değil, kazanmalarını istiyoruz. “Her olanda da hayır vardır” diyerek, aşmaktan, yola öyle devam etmekten yanayız. (Rusya ile işbirliği toplantısı vardı, 15 Aralık’ta bu toplantı olacak mı?) Bu toplantının ev sahipliği sırası Rusya’da. Dolayısıyla, davet onlardan gelecek. Ne gelir ne gider bilmiyorum. Belki Belgrad’da yapacakları görüşmede gündeme gelebilir. (Düşürülen uçaktaki Rus pilota düzenlenen tören konusunda) Hayatını kaybeden pilotun naaşının tüm hassasiyetlere riayet ederek Rusya’ya en iyi biçimde tevdi edilmesi gerekiyordu. Bu hususta hükümetimiz ve silahlı kuvvetlerimiz bize yakışanı yaptı. Genelkurmay Başkanımız ile ilk etapta kendi uçağımızla göndermeyi konuştuk. Ama karşı taraf istemedi. İkinci kez sorduğumuzda da hayır dediler. Uçaklarıyla almak istediklerini söylediler. Ayrıca Türkiye’de dini ritüeller de yerine getirildi. Bu konuya da özen gösterdik. Ortodoks bir rahip tarafından ifa edildi. (Akkuyu Nükleer Santrali süreçten nasıl etkilenir?) Rusya’nın olumsuz bir açıklaması yok. Tam tersine bir süreç var. Rusya’nın nükleer santral yapımında kullanmak üzere banka hesaplarına yatırdığı ciddi bir rakam var. Süreç devam ediyor, durmuş olan bir şey yok. 300 civarında mühendisimiz Rusya’da eğitim alıyorlar. Sadece Türk Akımı konusunda rakamlar ve benzeri konularda bazı görüş ayrılıkları vardı. Bu da projenin rafa kaldırılmasına neden oldu. (Hükümet programını nasıl buldunuz? Başkanlık sistemi meselesinin programda yer alış biçimini nasıl değerlendiriyorsunuz?) Hükümet programını 6-7 başlık çerçevesinde ben de gördüm. Gördüğüm kadarıyla 2002 çıkışımız burada daha da güçlenerek devam ediyor. Güncellenirken ülkemizin mevcut ihtiyaçları da göz önüne alınmış. Yeni anayasa tabii ki önemli bir ihtiyaç. Yeni anayasa, şüphesiz ki başkanlık sistemiyle güç kazanacaktır. Başkanlık sistemine de hükümet programında yer verilmiş vaziyette. Şu anda tabii ki hükümetin gücü tek başına buna müsait değil. Ama parlamentodaki diğer partilerin desteği ya da anayasa değişikliği için referanduma destek vermeleri halinde, pekala mümkün olabilir. Anayasa değişikliği yapılsa bile değişiklik referanduma götürülmeli. Zira parlamento bunu başarsa bile işin asıl sahibi millettir. Milletin bu işi sahiplenmesi buna ayrı bir güç katar. Milletin sahiplendiği böyle bir idari yapılanma, ülkeyi tabii ki çok daha farklı bir yere taşıyacaktır. Hukuki altyapıda sıkıntı olacağını sanmıyorum. Çünkü partiler “götürelim bunu millete” dediği zaman, bu iş millete gider. Başkanlık sisteminin, Türkiye’ye çok ciddi bir sıçrama kazandıracağına inanıyorum. (Başkanlık sistemi konusunda parlamentoda bir konsensus sağlanamadığı takdirde partili cumhurbaşkanlığı sayesinde Türkiye mevcut yapısal tıkanıklığını aşabilir mi?) Tabii ki aşar. Zaten bu konuyu gündeme getirmiş olmamın sebebi de, o tıkanıklığın bu yöntemle de aşılabileceğine inanmamdan kaynaklanıyor. Çift başlılığı ortadan kaldırmak lazım. Aksi taktirde, birbirinizi ne kadar sevseniz de, geçmişte ne kadar beraber olsanız da, zaman zaman sıkıntılar söz konusu olabilir. Ama partili cumhurbaşkanlığı olduğu zaman, Fransa’daki sistemin farklı bir versiyonu söz konusu olacak demektir. Bunun da ayrı bir güç katabileceğini düşünüyorum. (Uzlaşma sağlanması daha kolay bir seçenek gibi geliyor herhalde size?) Evet tabii. Ben de öyle düşünüyorum.
Milliyet


Sovyetik Propaganda Makinesinin Yalanları
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rusya’nın Türkiye’nin terör örgütü IŞİD’ten petrol aldığına ilişkin iddiaları konusunda, “Yapılan açıklamalar bana gençliğimi hatırlatıyor. Soğuk Savaş döneminde Sovyet propaganda makinesi vardı. Her gün değişik yalanlar üretir, önce kendileri inanır sonra da dünyanın inanmasını beklerlerdi. Bunlar, ‘Pravda yalanları, palavraları’ diye anılırdı. Rusya’nın son 20-25 yıl içerisinde, soğuk savaş sonrasında unuttuğunu zannettiğimiz özellikleri, Sovyetler’den kalan Sovyetik özellikleri birer birer ortaya çıkıyor. Bu Sovyetik propaganda makinesinin yalanlarına kimse itibar etmez” değerlendirmesinde bulundu. Davutoğlu, yeniden Başbakan olarak görevine başladıktan sonra Türk dış politikasındaki teamüller çerçevesinde KKTC’nin ardından ikinci yurtdışı gezisini Azerbaycan’a yaptı. Davutoğlu, Bakü’ye hareketinden önce Esenboğa’da yaptığı basın açıklamasında “Azerbaycan’ın işgal altındaki toprakları konusunda, Dağlık Karabağ başta olmak üzere, tutumumuz açık ve nettir. Uluslararası hukuk açısından Azerbaycan toprağı olan bütün toprakları özgürlüğe kavuşturma anlamında, Türkiye Azerbaycan’ın yanında yer alacaktır” dedi. Bir gazetecinin, “Katar’da doğal gaz anlaşması imzalandı, Azerbaycan’dan talep artırımı olacak mı” sorusu üzerine Davutoğlu, Türkiye’nin entegre bir enerji politikası bulunduğunu belirtti. Davutoğlu’nun Türkiye’nin IŞİD petrolünü aldığına ilişkin Rusya’dan yapılan açıklamaların ve ABD’nin de bu iddiayı yalanlamasının sorulması üzerine; son bir haftada Rus basınında ve Rus yetkililerince yapılan açıklamaların kendisine gençliğini hatırlattığını belirtti. SSCB döneminde sosyalist rejimin yayın organı Pravda gazetesine göndermede bulunan Davutoğlu, “Soğuk savaş döneminde Sovyet propaganda makinesi vardı. Her gün değişik yalanlar üretir, önce kendileri inanır sonra da dünyanın inanmasını beklerlerdi. Bunlar, ‘Pravda yalanları, palavraları’ diye anılırdı. Rusya’nın son 20-25 yıl içerisinde, soğuk savaş sonrasında unuttuğunu zannettiğimiz özellikleri, Sovyetler’den kalan Sovyetik özellikleri birer birer ortaya çıkıyor” diye konuştu. Davutoğlu, şunları söyledi: “Doğrudan kendileriyle ilgileri olmayan alanlarda ‘proxy war’ denilebilecek savaşlara girmek, yayılmacı bir etki görüntü içinde komşu ülkelerle sorunlar yaşamak ve nihayet bütün bu sorunları örtmek için bir propaganda makinesini çalıştırmak, bu eskiden olan bir gelenekti ama bir anda tekrar kendini gösterdi. Bu Sovyetik propaganda makinesinin yalanlarına kimse itibar etmez. Çok açık bir dünyada yaşıyoruz. Kimin ne yaptığı o kadar ayan beyan ortada ki.”
Milliyet


Avrupa’ya Tepki: Biz Toplama Kampı Mıyız!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Türkİş’in 22. Olağan Genel Kurul toplantısında konuştu. İktidarın Suriye politikasını eleştiren Kılıçdaroğlu, Avrupa’nın göçmenler konusundaki yaklaşımına da tepki gösterdi. Sendikaları da tepkisiz kalmakla suçlayan Kılıçdaroğlu, özetle şunları söyledi: “Türkiye’nin en temel sorunu işsizlik, işsizlik konusunda size ne vaat ettiler? Gerçek işsizlik oranı yüzde 16,5. Bunlar yetmiyormuş gibi 2,5 milyon Suriyeli var. 81 ile dağılmış Suriyeliler, kimin nerede olduğunu kimse bilmiyor. Siz böyle bir devlete tanık oldunuz mu? Parlamentoya Yabancıların Çalıştırılması Hakkında Kanun geldi. CHP dışında itiraz eden olmadı. Sanki sendika biziz, niye itiraz etmiyorsunuz.” “Global Economy Journal diye saygın bir dergi var. 208 ülkede İslamilik Araştırması yapıyorlar. İslamın birinci kaynaklarından yola çıkarak belli ilkeleri belirliyorlar. İslami kurallara en çok uyan ilk 3 devlet, Yeni Zelanda, Lüksemburg ve İrlanda. Malezya 38., Kuveyt 48., Türkiye 103., İran 163., Suudi Arabistan 131. sırada. Neden Türkiye bu halde? Ortadoğu bataklığında bizim ne işimiz var? Bana ne Ortadoğu bataklığından, niye silah gönderiyoruz. 40 binin üzerinde çocuk öldü, 2,5 milyon Suriyeli burada. Avrupalılar Suriyeliler gelmesin diyorlar. ‘Size 3,5 milyar euro verelim, siz bakın.’ Türkiye, toplama kampı mı? Bu göç iki şekilde engellenir. Suriye’de iç savaşı bitireceksiniz. Elinizi cebinize ataacaksınız, Suriye’yi onaracaksınız. Avrupa’daki beyler rahat edecek, biz sıkıntısını yaşayacağız. Biz, toplama kampı mıyız? Dış politikanın milli olması lazım, iktidar ve muhalefetin beraber olması lazım. Bir hata yaparsanız, bedelini 78 milyon kişi öder. Dış politika hamaset kaldırmaz.”
Vatan


SPOR

Fenerbahçe’nin Süper Lig’de yeniden liderliğe yükselmesi; yönetim kurulundan, teknik heyete; futbolculardan, taraftarlara kadar herkesin yüzünü güldürdü. Elde edilen başarılı sonuçların yanı sıra özellikle son üç resmi maçta sergilenen iyi futbol, takımı ve camiayı kenetledi. Bu birliktelik son dönemde saha dışında da görülüyor. Sadece oyuncular arasında değil, futbolcuların eşleri ve aileleri arasında oldukça iyi bir iletişim oluştu. Bu başarının arkasındaki gizli kahramanlar olan futbolcu eşleri de alınan güzel sonuçlardan sonra bir araya geldi. Yapılan yemek organizasyonuna, Kaptan Volkan’ın eşi Zeynep Demirel, Nani’nin eşi Daniela Martins, Kjaer’in eşi Elina Gollert, Meireles’in eşi İvone Meireles, Bruno Alves’in eşi Rute Alves ve Robin Van Persie’nin eşi Bouchra Van Persie katıldı. Sarı-lacivertli takımın sahada aldığı başarılı sonuçları ve oynadığı futbolun bir anlamda kutlamasını geçtiğimiz günlerde bu yemekte yapan oyuncu eşlerinin görüntüsü, takımda işlerin yolunda olduğunu net şekilde ortaya koydu. Trabzonspor galibiyeti sonrası yenen yemek bir anlamda eşlerin liderlik kutlaması olarak geçti. Yemeğe katılan isimler en yakın zamanda daha kalabalık bir organizasyonda buluşmak için sözleşti.
Milliyet


THY Avrupa Ligi’nde A Grubu’nda mücadele eden ve turu (Top 16) daha önce garantileyen Fenerbahçe, İspanyol rakibi için hayati önem taşıyan maçta Real Madrid’e deplasmanda 80-73 yenildi. Sarı-Lacivertliler’in 5 maçlık galibiyet serisi Madrid’de sona ererken, Kanarya sekizinci maçında ikinci yenilgisini aldı ama grup liderliğini sürdürdü. Haftaya girerken grubun dibine demir atan, Fener’e yenilmesi durumunda Top 16 şansını kaybedip, Avrupa Kupası’na gidecek olan Real Madrid, temsilcimizi ikinci yarıda durdurdu ve üçüncü ama en kritik galibiyetini aldı. Sahanın en iyi ismi, 20 sayı 7 ribauntla oynayan Vesely oldu. Sakatlıklarla boğuşan İspanyol devinde Rudy Fernandez de forma giymedi; ilk yarıda sayısı olmayan Llull ikinci yarıda 17 sayı attı.
Star


İngiliz basını devre arasında kaleye takviye yapacak olan Beşiktaş’ın David Ospina transferinde elinin güçlendiğini ileri sürdü. Daily Star’da yer alan bir habere göre Arsenalli oyuncu, Beşşiktaşlı taraftarların Twitter üzerinden kendisine gönderdiği mesajlardan sonra bu transfere daha sıcak bakmaya başladı. Haberde, Kolombiyalı file bekçisinin ocak ayında İstanbul’a gitme ihtimalinin çok yüksek olduğu vurgulandı. Ospina’nın menajerinin öncelikle Arsenal Teknik Direktörü Wenger ile bir görüşme yapacağı ifade edildi. Arsenal’den gerekli iznin alınmasının ardından Beşiktaş ile masaya oturacak olan Kolombiyalı’nın menajeri anlaşmaya varırsa, transfer gerçekleşecek. 27 yaşındaki file bekçisi bu sezon ligde hiç forma giymedi, Şampiyonlar Ligi’nde 2, Lig Kupası’nda ise 1 kez oynadı. Kalesinde 6 gol gördü. Fazla forma şansı bulamadığı için ayrılmak isteyen David Ospina’nın piyasa değeri 8 milyon euro. Ancak Beşiktaş’ın rakamı en azından yarıya düşürmek istediği belirtiliyor.
Star


Galatasaray’da yönetimin görevine son verdiği Teknik Direktör Hamza Hamzaoğlu yaşananları tek tek anlattı. Astana maçı sonrasında yönetimin kendisinden rapor istemesini tezgah olarak nitelendiren Hamzaoğlu, “amaçları beni taraftar ve futbolcuların gözünden düşürmekti” dedi. Başarılı teknik adam, görevinin başındayken yerine hoca arandığını hatta bir isimle görüşüldüğünü duyduğunu da söyledi. İşte Hamzaoğlu’nun açıklamaları: “Astana maçı sonrası rapor istenince şaşırdım. ‘Bu zamanda nedir bu, rapor mu istenir? Yazmıyorum’ dedim. Üstelik bu rapor olayını medyadan duydum. Hedef belli, medyaya sızdırıp herkesin duymasını sağladılar. Tribünlere ‘Bakın hocadan hesap soruyoruz’ mesajını verirken, futbolculara da ‘sizin hiçbir suçunuz yok. Tek suçlu hocanız. Rahat olun’ mesajını verdiler. Rapor olayı ile yapratıldım. medyanın belli bölümü de bana operasyon yaptı..” “Görevdeyken yönetimin benim yerime bazı isimlerle görüştüğü bilgisi kulağıma geldi, şaşırdım. Rize’de her türlü şanssızlığı yaşadık. 3-3’te oyunculara ‘Saldırın’ dedim, olmadı. Tablo bu maçla geriye gitti. Yıpratıldım. Yönetimin tamamını suçlamak istemem ama bazen yalnız kaldığımı hissettim. Pişman olduğum bir şey yapmadım. Transferde biraz daha katı olabilirdim. Sosyal medya benim için vizyonsuz diyor. Vizyon biraz da imkanla sınırlıdır.”
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme