5 Aralık 2015 Cumartesi

05.12.2015 Genel Gündem

05.12.2015

GÜNDEM

Musul’a 600 Asker
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK), iki yılı aşkın süredir Musul’un 32 kilometre kuzeyindeki Başika’da peşmerge güçleri ve diğer IŞİD karşıtı grupları eğiten komando birliği ve tank gücünde nöbet değişimi, Kuzey Irak yönetimi ile varılan bir mutabakatı ortaya çıkardı. Bölgede görev yapacak asker sayısı 600’ü bulurken Başika’ya Siirt 3. Komando Tugayı’ndan 400 komando gönderildi. Kampta daha önce 80-90 kadar komando bulunuyordu. 25 tanktan oluşan zırhlı birlikte de nöbet değişimi yapıldı. Tanklar Trakya’daki zırhlı birliklerden sevk edildi. Başika’ya yerleşen asker sayısı 600’ü buldu. Bölgedeki askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre Başika’daki görev değişimi 2 gün önce yapıldı. Takviyeli görev değişimine ilişkin mutabakata, geçici hükümet döneminde Dışişleri Bakanı olan Feridun Sinirlioğlu’nun Kuzey Irak’a yaptığı ziyaret sırasında Irak Kürdistan Bölgesel Yönetim Başkanı Mesud Barzani ile görüşmesinde varıldı. Başika’daki Türk askeri gücünün Dohuk’un Bamerni kentindeki Türk üssü gibi kalıcı olacağı da bildirildi. Başika kampının, terör örgütü IŞİD’in konuşlandığı bölgeye 10 kilometre uzaklıkta olduğu biliniyor. Suriye ve Irak’ta IŞİD’e yönelik hava operasyonları yapan koalisyon güçleri görev değişimiyle ilgili bilgilendirildi. Başika’daki görev değişiminin takviye yapılarak gerçekleşmesi, “Musul’da IŞİD’e yönelik bir kara operasyonunun ön hazırlığı” olarak da değerlendiriliyor. Komando sayısının artırılmasıyla birlikte eğitilen peşmerge sayısının da artması bekleniyor. ABD: KOALİSYONLA İLGİSİ YOK Reuters ajansına konuşan iki ABD Savunma Bakanlığı yetkilisi, bu faaliyetlerin, ABD liderliğindeki IŞİD’e karşı uluslararası koalisyonun faaliyetlerinin bir parçası olmadığını açıkladı.
Hürriyet


Sur’da Olağan Bir Gün!
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde önceki gün 6 mahalle ve 1 caddede ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından, PKK’lı teröristlere yönelik polis ve jandarma ekiplerinin katılımıyla başlatılan hava destekli operasyon sürüyor. İlçeden teröristlerin temizlenmesi, kurulan barikatların kaldırılması, kazılan hendeklerin doldurulması, patlayıcı tuzakların temizlenmesi amacıyla yapılan operasyonlarda, sivillerin zarar görmemesi için Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahalleleri ile Gazi Caddesi’nde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürüyor. Araçla sokaklara getirilen ekmeklerin dağıtımı sırasında polis ekiplerince geniş güvenlik önlemi alınıyor. Muhtarların bilgilendirilmesinin yanı sıra zırhlı araçlardan ekmek dağıtımı yapıldığı belirtilerek, ihtiyacı olanların sokak başına gelmeleri konusunda anons yapılıyor. Ailelere birey sayısına göre ekmek dağıtımı yapılırken, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı’na (SYDV) gelen talep doğrultusunda ekmek üretimine devam ediliyor. Bir seferde 2000’e yakın ekmek dağıtılan mahallelerde ihtiyaca göre günde 3 kez de dağıtım yapıldığı belirtildi. İlçeden ayrılmak isteyen vatandaşlar, güvenlik noktalarında üst araması ve kimlik kontrolü yapıldıktan sonra ilçeden ayrılıyor. Evlerinde zor şartlarda yaşamlarını sürdürdüklerini, evdeki temel gıda maddelerinin tükenmek üzere olduğunu belirten vatandaşlar, mağdur olduklarını belirtti. Sık sık patlama ve silah seslerinin yükseldiği Sul ilçesinde dün akşam saatlerinde güvnelik güçleri ile PKK’lılar arasında çatışma çıktı. Çatışmada 1’i ağır olmak üzere 4 polis yaralandı. Yaralı polisler ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı. Çatışma yaşanann mahallelerde göç eden vatandaşların evlerinde yangınlar çıktığı, ancak itfaiyenin müdahale edemediği öğrenildi. Soruşturma kapsamında olay yerinden delil, görüntü ve tanıkların ifadesi doğrultusunda krokiler oluşturuldu. Delillerin bir kısmı, mermi çekirdekleri, kovanlar, polislerin kullandığı silahlar ile teröriste ait silah, balistik ve DNA incelemesi için Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı ile Emniyet Genel Müdürlüğü Kriminal Daire Başkanlığına gönderildi. Özel kurye ile Ankara’ya gönderilen deliller arasında Elçi’den alınan kan örnekleri, olay yerinden elde edilen bazı vücut sıvıları da bulunuyor.
Milliyet


Yargıya Paralel Merceği
Anayasa referandumu ile 2010’da yapısı değiştirilen ve “paralel yapının etkisinde olduğu iddia edilen” HSYK, 2014’te yeniden düzenlendi. 4 yıllık görev süresi biten üyelerinin yerine seçilen ve atanan yeni üyelerin göreve başlamasıyla, HSYK Teftiş Kurulunda çalışan müfettişlerin tamamına yakını, “Gülen grubuna yakın olmaları nedeniyle” kuruldan uzaklaştırıldı. Bu yeni dönemde görev alan müfettişler, Türkiye’nin hemen her yerinden gelen şikayetlerin yanı sıra resen de harekete geçerek, “yargıdaki paralel devlet yapılanmasıyla ilişkili oldukları” öne sürülen isimler hakkında çalışma başlattı. Bu kapsamda, müfettişlerce kamuoyunu yakından ilgilendiren dava ve soruşturmalarda rol oynayan pek çok hakim ve savcı hakkında inceleme, soruşturma, açığa alma ve ihraç istemli raporlar hazırlandı. Kurul, müfettiş raporları doğrultusunda yapılan incelemelerin ardından yargıdaki paralel yapılanmaya ilişkin iddialar nedeniyle şu ana kadar “mesleğin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozdukları” gerekçesiyle beş hâkim ve savcıyı meslekten ihraç etti. “Görevde kalmalarının yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceği” kanısına varılan 69 hâkim ve savcı da tedbiren görevden uzaklaştırıldı. HSYK müfettişleri, İzmir’deki Askeri Casusluk Davası’nda görev yargı mensuplarından Selam Tevhid soruşturmasında usulsüz dinleme yaptıkları iddia edilenlere kadar, “paralel yapının etkisinde oldukları” iddiasıyla yüzlerce hakim ve savcı hakkındaki çalışmalarını sürdürüyor. Kurul’un yeni üyeleri, 28 Ekim 2014’te göreve başlamalarının ardından ilk olarak Balyoz, Ergenekon, Şike gibi kamuoyunun yakından ilgilendiği soruşturmalarda görev alan eski İstanbul Savcısı Zekeriya Öz ile ilgili karar verdi. HSYK 2. Dairesi, 30 Aralık 2014’te müfettiş raporları doğrultusunda, Cumhuriyet savcıları Zekeriya Öz, Celal Kara, Muammer Akkaş ve Mehmet Yüzgeç’in görevde kalmalarının, “yargı erkinin nüfuz ve itibarına zarar vereceği” sonucuna vararak, haklarındaki soruşturma sonuçlanıncaya kadar görevlerinden uzaklaştırılmalarını kararlaştırdı. Kurul, 12 Mayıs 2015’te de bu savcılar ile hakim Süleyman Karaçöl’ü, “17- 25 Aralık soruşturmasında yasal yetkilerini aştıkları, Ceza Muhakemesi Kanunu’na aykırı karar verdikleri, mesleğin şeref ve onuru ile memuriyet nüfuz ve itibarını bozdukları” gerekçesiyle meslekten ihraç etti.
Vatan


Pakistan Mültecileri Geri Gönderdi
Pakistan yönetimi, Yunanistan’ın sınır dışı ettiği 31 Pakistan vatandaşını, Avrupa Birliği topraklarından yasa dışı şekilde çıkarıldıkları gerekçesiyle Atina’ya geri gönderdi. İslamabad’a tarifeli bir uçakla gönderilen 50 Pakistan kökenli mülteciden 19’u polis tarafından gözaltına alınırken, geri kalan 31 mülteci, sınır dışı edilme belgelerinin yanlış hazırlandığı gerekçesiyle bir sonraki uçaklara Yunanistan’a geri gönderildi. Pakistan içişleri Bakanı Nisar Ali Han uzun zamandır Avrupa Birliği üyesi ülkelerin Pakistan kökenli mültecilere yönelik muamelelerinden şikayetçi. Han, kasım ayında AB ile yasa dışı göçmenlerin iadesine yönelik anlaşmayı askıya aldığını açıklamıştı. Han, Pakistanlı mültecilerin ‘temelsiz’ terör suçlamalarıyla AB’den sınır dışı edildiklerini öne sürmüştü.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 100, 9989-101, 1251                                                              
ABD Doları 2, 8902-2, 8932/ Euro 3, 1424-3, 1475/İngiliz Sterlini 4, 3678-4, 3713                  


Rusya’ya 3 Aşamalı Tedbir
Rusya’nın Türkiye’ye karşı alınacak ekonomik tedbirleri belirlemesinden sonra Başbakan Ahmet Davutoğlu da, Rusya’ya karşı alınabilecek tedbirler hakkında açıklamalarda bulundu. Telafi edici tedbirler, caydırıcı tedbirler ve yapısal tedbirler olarak üç kategoride tedbir düşündüklerinin altını çizen Başbakan Davutoğlu, caydırıcı tedbir almak istemediklerini ancak karşılıklı bu tutum devam ederse, Türkiye’nin tedbirlerinin ne olacağını da düşündüklerini bildirdi. Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilere açıklamalarda bulunan Davutoğlu, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerinde karşılıklı bağımlılık olduğunu söyledi. Davutoğlu, “Burada yaş sebze ve meyve ile ilgili daha sonra kapılar açıldı. Ciddi bir sıkıntı şu ana kadar yaşanmadı ama yaşanmış olsaydı, son Bakanlar Kurulu’nda hem ticaret, hem ulaştırma ve enerji açısından olabilecek durumları değerlendirdik. Tedbirleri ele aldık. Üç kategoride tedbir düşündük. Dosyaları da mevcut. Telafi edici tedbirlerin, bu ticarette Türkiye’ye herhangi bir zarar olacak olursa o kesimleri, yaş ve meyve sebze ihracatçılarını, turizmcileri nasıl destekleyeceğimizi kapsıyor. Mesela, 30 Kasım’da daha önce turizmcilere verdiğimiz desteği uzattık. Gerektiğinde bu destekleri açıklayacağız” dedi. Caydırıcı tedbir almak istemediklerini vurgulayan Davutoğlu, ancak karşılıklı bu tutum devam ederse, Türkiye’nin tedbirlerinin ne olacağını da düşündüklerini bildirdi. Türkiye’nin enerji alanında herhangi bir ülkeye büyük ölçekte bağımlılığını azaltacak tedbirleri de ele aldıklarını anlatan Davutoğlu, “TANAP Projesi’ni Sayın Aliyev’le görüşmemizde olabilecek en erkene çektik. 16 milyar metreküpün 6 milyarı Türkiye, 10 milyarı Avrupa iken, Türkiye’nin ihtiyacı olması durumunda bu kompozisyon da değişebilir” diye konuştu. Enerjide alınabilecek tedbirlerin uluslararası hukuk boyutu olduğuna da dikkati çeken Davutoğlu, şöyle devam etti: “Türkiye her türlü olumsuz etkiye, yan etkiye hazırlıklı olmak için her türlü çalışmayı yapıyor. Ambargolar öyle bir şeydir ki döner ambargoyu yapanı da bulur. Ayrıca Ukrayna konusunda, Rusya’ya uygulanan ambargo konusunda, Türkiye bu konulara katılmadı. Biz ekonomik ambargoların fayda getireceğine inanmıyoruz.
Hürriyet


Millî Tankta Seri Üretime Geçiliyor
Koç Holding’in şirketlerinden Otokar’ın üstlendiği millî tank projesi “Altay”da sona gelindi. Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç, “Altay” ile ilgili çalışmaların 7-8 yıldır sürdüğünü belirterek en kısa zamanda seri üretime geçileceğini bildirdi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye İnovasyon Haftası’da “Türk İş Dünyası” başlıklı panelde konuşan Koç, Koç Topluluğu’nun sanayi şirketinden teknoloji şirketi olma yolunda ilerlediğini söyledi. Türkiye’nin de 2023 hedeflerine ulaşabilmesi için inovatif olmaya mecbur olduğunu vurgulayan Koç, “Türkiye olarak önce bölgede sonra dünyada markalar çıkarmamız gerekiyor. Global İnovasyon Endeksi’nde 141 ülke arasında 58. sıradayız. Üç yıl önce 74. sıradaydık. Bu doğru yolda olduğumuzun göstergesi. İnovasyonda en büyük iş devlete düşüyor. Bunun ülkenin DNA’sına girmesi lazım. Bunu teşvik programları için de söylüyorum, sadece inovasyon için değil. Bölgesel teşvik iyi güzel de, Türkiye’nin TİM ile dünyada nerede rekabet edebileceği yerlerin belirlenip, oraya odaklanmamız lazım. Her konuda herkesle yarışamayız. Dolayısıyla özetlemek gerekirse, devletin üretimi çok doğru yönde” diye konuştu. Koç Holding’in teknoloji alanındaki yatırımlarından da bahseden Ali Koç, protez el için Amerika’da yatırım yaptıkları bilgisini verdi. Yatırımın meyvesini yakın zamanda almayı umduklarını ifade eden Koç, “Bir santimetre kareye 240 sensör koyabiliyoruz. Yani bugün becerebilirsek dünyada geliştirilmiş insan eline en yakın dokunma hissi veren robotik eli geliştireceğiz” dedi. Çin pazarında kendi ürettikleri kamyonla yer aldıklarını, Otokar ile askeri araç üretimi gerçekleştirdiklerini dile getiren Koç, milli tank projesinde ise sona gelindiği kaydetti. Koç şunları söyledi: “Bugün Ford markalı yerli kamyon üretiyoruz. Çin pazarına kendi ürettiğimiz hem kamyonu, hem de kamyonun motorunu lisanslıyoruz. En gurur duyduğumuz çalışmalarımızdan bir tanesi da milli tank projesi Altay. Ülkemizin yerli tankını üretme sorumluluğu 7-8 senedir bizde. Prototipler üretildi, inşallah en kısa zamanda da seri üretime geçilebilecek. En inovatif şirketlerimizden birisi de Arçelik. Burada her şeyin tüm cihazların birbirine ve internete bağlı olduğu bir dünya var. Dünya buraya doğru gidiyor”
Türkiye


Yeraltı Depolarında 16 Günlük Gaz Kaldı
Rusya’da yaşanan krizde en çok merak edilen konu olası bir doğalgaz krizi oldu. İthal doğalgazın kesilmesi halinde ilk olarak stoklarını kullanacak olan Türkiye’nin LNG de dahil toplam gaz stoğu geçen seneye göre azalmış durumda. Doğalgaz depolamasını artıracak en erken tesis ise tam haliyle 2019’da tamamlanacak. Türkiye’de yeraltı doğalgaz depolama lisansına sahip dört şirket bulunuyor. TPAO harici diğer depolar henüz faaliyete geçmedi. TPAO tarafından işletilen İstanbul’un Silivri ilçesinde yer alan depolama tesisi 2014’te beşi ithalat lisansı sahibi, dördü toptan satış lisansı sahibi olmak üzere dokuz adet tedarikçiye hizmet verdi. Bu depolama alanının kapasitesinin 2019’da artırılması planlanıyor. TPAO, Trakya ve Güneydoğu’da da yeni depolama alanları bakıyor. Mersin’in Tarsus ilçesinde özel sektör eliyle gerçekleştirilecek doğalgaz depolama tesisleri için ise toplam 10.5 milyar liralık iki ayrı yatırım yapılması öngörülüyor. Ne zaman tamamlanacağı şu anda belirsiz olan bu yatırımların faaliyete geçmesi ile toplam 4 milyar metreküplük ilave yeraltı doğalgaz depolama kapasitesi oluşacak ve Tuz Gölü’nde yapımı devam etmekte olan depolama tesisi ile birlikte yüzde 10’luk depolama hacmine ulaşılabilecek. Hükümetin yaptırmayı planladığı yeni depoların hayata geçişi için ise henüz bir netleşmiş takvim bulunmuyor. 2019 için toplam doğalgaz depolama kapasitesi hedefi 5.3 milyar metreküp. Yüzde 65’i tamamlanan Tuz Gölü Yeraltı Depolama Projesi’nin tamamının 2019’da devreye alınabileceği belirtiliyor. Toplam 12 depoluk projenin altı depoluk ilk bölümü 2017’de devreye alınacak. Tuz Gölü’ndeki tesisin tamamlanmasıyla 1 milyar metreküp gaz depolanabilecek. Ancak, Rusya krizi öncesi yapılan bu plan uyarınca ancak yıllık tüketiminin yüzde 10’u kadar doğalgaz depolanabilecek. Asıl hedef ise yüzde 20. 2014’te Türkiye günde 131 milyon metreküp doğalgaz tüketti. 2015 Eylül ayında 3 milyar metreküp doğalgaz harcandı, bunun 900 milyon metreküpü elektrik üretiminde kullanıldı. LNG de dahil eylül ayı sonu itibarıyla toplam gaz stoğu 2.1 milyar metreküp. Mevcut stoklar gaz ihtiyacını ancak 16 gün karşılayabiliyor. EPDK verilerine göre stok gaz da geçen seneye göre azalmış durumda. Eylül 2014’te 2.3 milyar metreküp olan stoklar, Eylül 2015’te 1.9 milyar metreküpe düşmüş durumda. LNG terminalleri de gözönüne alındığında, doğalgaz stoklarında geçen seneye göre 400 milyon metreküpten fazla düşüş var.
Milliyet


Bahanesi Kalmadı
Piyasalar Amerika Merkez Bankası’nın (Fed) faiz kararına kilitlenirken, ABD ekonomisinden güçlü sinyaller gelmeye devam ediyor. ABD’de tarım dışı istihdam Kasım’da beklentilerin üzerinde artarak Fed’in Aralık’ta faiz artırması için elini güçlendirdi. Gelen veri, Fed Başkanı Janet Yellen’in ABD ekonomisinin faiz artışını kaldıracak güçte olduğu inancını doğrulamış oldu. ABD’de tarım dışı istihdam Kasım’da 211 binle beklentinin üstünde gerçekleşti. Fed’in faiz artışı için büyük önem taşıyan veriye ilişkin piyasa beklentisi 200 bin seviyesindeydi. Tahminlerin üstünde açıklanan tarım dışı istihdamda, inşaat, sağlık ve ticari hizmetler sektörlerindeki işe alımlar etkili oldu. Veriler ABD’deki ülkedeki işsizlik oranının, Kasım’da yüzde 5 ile son 7.5 yılın en düşük seviyesinde sabit kaldığını ortaya koydu. Analistler, beklentileri aşan Kasım ayı istihdam verilerinin, faiz artışına hazırlanan Fed’e ‘yeşil ışık’ yaktığını ifade etti. Ekonomistler, “Bu veriden sonra artık Aralık’ta faiz artışı oluyor diyebiliriz. Faiz artışının önünde hiçbir engel kalmadı. İstihdam verisi büyük ölçüde beklentiler çerçevsinde gerçekleşti. Artık Aralık’ta faiz artışı olacak gibi görünüyor” yorumunu yaptı. Fed Başkanı Janet Yellen, ABD Kongresi’nde Perşembe günü yaptığı sunumda faiz artırımının dolardaki yükselme nedeniyle yavaş ve kademeli olacağını söylemişti. Yellen, Fed’in Ekim ayı toplantısından bu yana alınan ekonomik verilerin beklentileriyle uyum gösterdiğini belirterek, faiz artışını ertelemenin bazı riskleri beraberinde getireceğinin altını çizmişti. Fed’in bu yılki son Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı 15-16 Aralık’ta gerçekleşecek.
Vatan


Rus Otomotivciler Panikte
Türkiye’ye getirilen ekonomik yaptırımların ardından Rusya’da, olası misillemenin otomotiv sanayiine ciddi darbe vurabileceği endişesi başladı. Rus basını, otomotiv sektöründe üretim yapan fabrikalardan, Türkiye’den olası bir yaptırıma hazırlıklı olmalarının istendiğini yazdı. Kommersant gazetesinin haberine göre, Rusya Sanayi Bakanlığı, şirketlere Türk malı otomotiv yan sanayi ürünlerinden vazgeçmeleri tavsiyesinde bulundu ve olası bir karşı yaptırımın sonuçlarına karşı kendilerini garantiye almalarını, yeni tedarikçiler bulmalarını istedi. Rus Vedomosti gazetesine göre, AvtoVAZ-Renault-Nissan ittifakı, Rusya’da resmi makamlarla uzun süren görüşmelerin ardından Türkiye’den yan sanayi ithalatını normale döndürmeyi başardı. Ancak günlerdir gümrüklerde bekletilen ürünlerin teslimatının yapılamaması nedeniyle Valeo, DSK gibi üreticilerin zor durumda oldukları belirtiliyor. Türkiye’den geçen yıl 403.5 milyon dolar tutarında otomotiv yan sanayi ithalatı yapıldı.
Vatan


Yaptırımdan Zarar Gören Türk Firmalarına Destek
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, Rusya’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik kararlarına ilişkin Ekonomi Bakanlığı’yla çalışmalar yaptıklarını belirterek, “Rusya’ya ihracat yapan firmaların zararını tespit etmeye, onunla ilgili ne gibi destekler verebiliriz bu yönde çalışmalar yapıyoruz” dedi. Hava sahasını ihlal eden Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından Rusya’nın Türkiye’ye yönelik ekonomik kararlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Tüfenkci “Gündemde Rusya krizi, Suriye ile yaşananlar var. Bizim bakanlığı da ilgilendiren kapılardaki gümrüklerin işleyişiyle ilgili birtakım sıkıntılar var. Bu konuda özellikle ihracatçılarımız mağdur olmadan veya mağduriyetlerini en aza indirecek şekilde tedbirler alıyoruz” dedi. Kapıdan dönen malları, ‘geri gelen mal statüsüne’ sokacaklarını kaydeden Tüfenkci “Yaş sebzelerin bozulmamasını sağlamaya çalışıyoruz. Ekonomi Bakanlığı ile yaptığımız çalışmalar var” ifadelerini kullandı. Krizin geçici olduğuna inandığını belirten Tüfenkci “Önümüzdeki günlerde bu krizin ekonomik etkisinin azalacağını düşünüyorum” dedi.
Star


DÜNYA

Bağdadi’ye Biat Etmiş
ABD’nin California eyaletine bağlı San Bernardino kentinde kamu çalışanlarının düzenlediği bir etkinliği karısı Tashfeen Malik (27) ile beraber silahlarla basarak 14 kişiyi öldüren sağlık memuru Syed Rizwan Farook’un (28) radikal İslamcılarla temasta olduğu belirlendi. Amerikan istihbaratından ve hükümetinden yetkililer, Syed Rizwan Farook’un sosyal medyada İslamcı aşırılıkçılarla temasta olduğunu tespit ettiklerini söyledi. Tashfeen Malik’in ise Facebook’ta takma isimle terör örgütü IŞİD’in lideri Ebubekir Bağdadi’ye biat ettiği belirlendi. Saldırı öncesi bu mesajın silindiği anlaşıldı. Farook’un temasta olduğu kişilerden en az birinin de ‘potansiyel terör şüphelisi’ olarak ABD güvenlik birimlerinin gözetimi altında olduğu belirtildi. FBI Los Angeles Direktör Yardımcısı David Bowdich, saldırıyı “terör eylemi” olarak soruşturduklarını açıkladı. Bowdich, Malik’in Facebook’tan IŞİD liderine bağlılık bildirdiği iddialarını incelediklerini belirtirken, “Çiftin terör hücresinin üyeleri ya da büyük bir terör grubunun parçası olduğuna dair elimizde henüz kanıt yok” dedi. Farook’un 2014 yılında Pakistan ve Suudi Arabistan’a yaptığı ziyaretler mercek altına alındı. IŞİD bağlantılı haber ajansı Amak ise saldırganların örgütün “destekçileri” olduğunu yazdı. Saldırganın iş arkadaşlarıyla kısa süre önce İslam üzerine hararetli tartışmalar yaşadığı belirlendi. Mesai çevresinden edinilen bilgilere göre restoranları sağlık açısından denetlemekle görevli Syed Farook, kendisiyle aynı pozisyondaki Nicholas Thalasinos’la siyaset ve din üzerine tartışıyordu. Thalasinos ise sosyal medyada İsrail yanlısı ve Müslümanları aşağılayıcı paylaşımlar yapan biriydi. Kanlı eylemden iki hafta önce de ikili arasında sert bir tartışma yaşandığı ortaya çıktı. Saldırıda Thalasinos’un da öldürülenler arasında olduğu açıklandı. Altı aylık bebekleri olan çiftin ailesinin avukatları, saldırganın son aylarda sakal bırakmaya başladığı için iş arkadaşlarının aşağılayıcı yorumlarına maruz kaldığını anlattı. Yetkililer, Pakistan kökenli Farook’un eşinin de Pakistan pasaportu taşıdığını ve çiftin önce internetteki bir çöpçatan sitesinde iletişime geçip daha sonra S. Arabistan’da hacda görüştüğünü kaydetti.
Hürriyet


Abd Askeri İstemiyoruz Düşman Gibi Davranırız
ABD’nin, DAEŞ’e karşı baskın ve rehine kurtarma operasyonları düzenlemeleri için özel kuvvet birliklerinin Irak’a gönderileceğini açıklamasına Irak’tan tepki geldi. Irak Başbakanı Haydar el İbadi, hiçbir ülkeden kara birliği talebinde bulunmadıklarını ve buna ihtiyaç da duymadıklarını söyleyerek, “Kara harp birliklerinin gönderilmesini düşmanca bir davranış olarak kabul ederiz. Askerler gelirse ona göre davranırız” diyerek rest çekti. İbadi’nin açıklamalarından önce konuşan ABD Başkanı Barack Obama, özel kuvvetlerin DAEŞ’i Irak’ta ‘köşeye sıkıştıracağını’ savunarak, 100’e yakın özel kuvvet birliğini Irak’a göndereceklerini duyurmuştu. Obama, söz konusu askerlerin Irak’a gitmesinin 2003 yılındaki gibi bir işgal olmadığını da vurgulayıp, “Kara birlikleri olmayacak dediğimde taburlar dolusu askerin Suriye ya da Irak’a gönderilmeyeceğini ifade etmiştim” dedi.
Türkiye


İsrail, S-300 Sistemini Yunanistan’dan Öğreniyor
İsrail’in, Rusya tarafından ‘baş düşmanı’ İran’a satılan S-300 hava savunma sisteminin zayıf noktalarını bulmak için Yunanistan’la bu yıl düzenlenen ortak tatbikatta denemeler yaptığı iddia edildi. Reuters haber ajansının ismi açıklanmayan askeri yetkililere dayandırdığı haberde, mayıs ile haziran ayları arasında Akdeniz’deki tatbikatta, Girit adasında bulunan S-300 sisteminin ABD’nin isteği üzerine İsrail uçaklarına karşı aktif hale getirildiği ve İsrail’in bu sayede sistemin nasıl atlatılabileceğine yanıt aradığı ifade ediliyor. S-300 hava savunma sistemi, Rusya tarafından 1997’de Güney Kıbrıs’a satılmış ve bu olay Türkiye ile Güney Kıbrıs arasında büyük bir krizin yaşanmasına yol açmıştı. İngiltere ve NATO’dan gelen baskı üzerine sistem Girit’e gönderildi ve Yunanistan’a devredildi. Rus askeri uzman Igor Sutyagin, İsrail uçaklarının Girit’teki S-300’lere karşı denenmesinin, sistemin radar aralığının öğrenilmesi ve yanıltılması için ‘tam olarak yapılması gereken hareket’ olduğunu ifade ediyor. Rusya’nın İran’a sattığı S-300 sisteminin teslimatına bu ay başlanmıştı. İran’ın nükleer bomba geliştirmesinden endişe eden İsrail, bunu engellemek için Tahran yönetiminin nükleer tesislerini vurabilme kapasitesine sahip olmak istiyor. S-300 sistemi ise İsrail uçaklarını engelleyebilmesi açısından kilit önemde.
Milliyet


Almanya’nın Savaş Jetleri İncirlik Üssü’ne Geliyor
Almanya’da meclis, ordunun IŞİD’le mücadele operasyonlarına katılmasını öngören tezkereyi muhalefetin itirazlarına rağmen dün onayladı. 598 milletvekilinin katıldığı oylamada, 445 ‘evet’, 146 ‘hayır ‘ve yedi çekimser oy çıktı. Paris’teki terör saldırıları nedeniyle Fransa’nın IŞİD ile mücadelede yardımını istediği Almanya, Suriye’deki uluslararası koalisyonu desteklemek amacıyla bölgeye 1200 asker, bir fırkateyn ve Tornado tipi askeri keşif uçakları gönderecek. Başbakan Ahmet Davutoğlu dün Alman uçaklarının İncirlik hava üssüne konuşlandırılacağını açıkladı. Almanya altı keşif uçağıyla koalisyon ortaklarının Suriye, Irak’taki operasyonlarına destek olacak. Alman savaş uçakları bombardımana katılmayacak. ‘Augsburg’ fırkateyni Doğu Akdeniz’deki Fransız uçak gemisi ‘Charles de Gaulle’yi korumak amacıyla bölgeye gönderilecek. Alman yakıt ikmal uçağı da müttefik bombardıman uçaklarının daha uzun süre havada kalabilmesine yardımcı olacak. Muhalefetteki Sol ve Yeşiller partileri, hükümetin kararı aceleye getirdiği ve mantıklı bir strateji geliştirmeksizin hesaplanamaz risk aldığı gerekçesiyle Almanya’nın destek misyonuna karşı çıkıyor.
Milliyet


Internet Avrupa’dan Modem Hatay’dan
Alman haber dergisi Der Spiegel, IŞİD’in hakimiyetindeki bölgelerde kablolu telekomünikasyon altyapısının büyük zarar görmesine rağmen, örgütün nasıl ‘multimedya propoganda savaşı’ yürütmesine imkan sağlayacak kadar güçlü bir internet bağlantısına sahip olduğunu araştırdı. Buna göre, IŞİD, Suriye ve Irak’ta kontrolü altındaki bölgelerde Avrupalı firmaların ürettiği, uydu üzerinden internet erişimini mümkün kılan cihazlar sayesinde dünyayla bağlantısını sağlıyor. IŞİD’in, alıcı-verici anten ve modemi içeren bu cihazları ise Türkiye’den satın aldığı ifade ediliyor. Derginin sitesi Spiegel Online’da yayınlanan habere göre, Avrupalı firmalar, satın alınan ürünlerin kurulduğu bölgeleri uydu üzerinden görebiliyor. Uydu kayıtları ise, bu ürünlerin IŞİD’in kontrolü altındaki birçok bölgede kullanıldığını ortaya koyuyor. Haberde, “Kim Irak ve Suriye’de internet bağlantısına ihtiyaç duyarsa, gereken teknik aletleri Hatay’dan temin edebiliyor” ifadesine yer verildi. Uydu internet sistemi ile kablo hattına ihtiyaç duyulmazken, kullanıcılar alıcı anten ve modem yardımıyla yüksek hızda internet erişimine sahip oluyor. IŞİD, bu cihazlar sayesinde sosyal medya faaliyetleri ve propaganda videolarını dünyaya yayıyor. Habere göre, birçok Suriyeli ve Iraklı cihazları Hatay’daki Uzun Çarşı’dan temin ediyor. Uzun Çarşı’daki iki tüccar dergiye, Suriyelilere ayda 2 bin 500 satışla yaklaşık 100 bin dolarlık ciro yaptıklarını söyledi. Tüccarlar sattıkları ürünleri kimlerin aldığı sorusuna ise cevap vermekten kaçındı. IŞİD’in internet bağlantısına eriştiği ürünlerin büyük kısmı Avrupalı firmalar tarafından üretiliyor. Bu firmalar arasında, Fransa devletinin yüzde 26 hisse sahibi olduğu Eutelsat firması da bulunuyor. Haberde, Avrupalı firmaların ürünlerini kullanan kişilerin yerini uydu vasıtasıyla tespit edebildiği ve uydu görüntülerinin IŞİD’in kontrolü altındaki alanlarda uydu internet sisteminin kurulu olduğunu ispat ettiği ifade edildi. Haberde, Aleppo24 ve Deirezzor24 basın platformlarında çalışan medya aktivistleri, IŞİD’in kontrolü altındaki bölgelerde yaşayan insanların bu tip ürünleri kendi başlarına satın almasını yasakladığını aktardı. Buna karşın örgüt, güçlü olduğu Rakka ve Deyrizor’da ise belirlenen alanlarda bu tip cihazların kurulmasına izin veriyor. Aktivistler, IŞİD’in satın aldığı modem ve verici antenlerin medya merkezleri ve örgüt destekçilerinin evlerinin çatısına kurduğunu belirtti.
Milliyet


Ekim’den Beri 112 Sivil Katledildi
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil şehrinde, “bir askeri bıçakladığı” iddia edilen 2 Filistinliyi silahla vurarak öldürdü. İsrail ordusundan yapılan yazılı açıklamada, “Gece saatlerinde El Halil şehrinde iki kişi bir askeri bıçakladı. Olay yerindeki askerler saldırganları vurarak öldürdü. Bıçaklanan asker hafif yaralandı ve tedavi altına alındı” ifadelerine yer verildi. Geçen gün de İşgal altındaki Doğu Kudüs’te bir Filistinli “bıçaklı saldırı”, başka bir Filistinli de “silahlı saldırı” düzenlediği iddiasıyla vurularak öldürülmüştü. Ekim ayının başından bu yana öldürülen Filistinlilerin sayısı son olayla 112’ye ulaştı. Aynı dönemde 21 İsrailli de olaylarda hayatını kaybetti.
Star

POLİTİKA

Birinci Gündem Maddesi Bu Değil
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Azerbaycan dönüşü uçakta gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, şunları kaydetti: Ümit ederiz ki müdahalemiz gibi bir ihtiyaç hasıl olmaz. Ama hasıl olursa Türkiye’nin ulusal güvenliğini ilgilendirecek bir durum, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da gerekli adımları atarız. Türk uçakları, Ukrayna’nın davetlisi olarak doğu Ukrayna’da operasyon yapıyor olsaydı ve Rusya hava sahasını ihlal etseydi, acaba Rusya kendisine gösterilmesini beklediği anlayışı, Türk uçaklarına gösterir miydi? Herkesin empati yapması lazım. Suriye’nin kantonlaşmasına prensip olarak olumlu bakmayız. Ortadoğu’da sınırları sarsmak isteyenler kantonlaşma fikrine yakın duruyor. Etnik ve mezhebi temelli her parçalanma, kardeşi kardeşten ayırır. Suriye’nin birliğini kollayan yeni bir siyasal anlayışa ihtiyaç var. Bu Suriyelilerin karar vereceği bir husus. Türkiye olarak Suriye’yi daha fazla parçalamaya dönük çabalara uyanık olmak lazım. Ama bir grup, ‘Ben kanton kuracağım’ derse karşı grup kendinde bu hakkı görmeye başlar. Dışişleri bakanlarının görüşmesi, medeni görüşlerin paylaşıldığı bir toplantı olmuş. Bundan sonra atılacak adımlar önemli. İlk görüşme sonrasında iletişim kanallarının açık tutulup, görüşmelerin devam etmesinde fayda var. Bir görüşmede her meselenin çözülmesi zor, psikolojik boyutu gittikçe artan dozda bir krizle karşı karşıyayız. Cumhurbaşkanımıza soruldu. 12 Eylül’le ortaya çıkan sistemin yetki ve sorumluluk karmaşası doğurduğunu söyledik. Bunun düzeltilmesi için anayasa reformuna ihtiyaç duyulduğunu söyledik. Yetki kimdeyse sorumluluk onda olmalı. 12 Eylül’ün şartları öylesine keşmekeş doğurdu ki sıkıntılar yaşandı. Türkiye’de tekrar tekrar değişmeyecek kalıcı ve net bir sistem başkanlık diyoruz. Bunu da muhalefetle konuşalım. Türkiye karma sistemleri kaldırmıyor. Bu sistem içindeki aksaklıklar, Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamında birbirini anlayan ve ona göre davranan insanlar olduğu için yürüyor. Türkiye’nin birinci gündem maddesi bu değil. Bunu tartışabilmemiz için muhalefetle hep beraber AK Parti’nin yapabileceği matematik söz konusu değil. Sürekli bu konuları konuşarak ayrılık noktası olarak görmemek lazım. Şimdi, Suriye krizi ile uğraşıyoruz. Rusya ile gerilim yaşıyoruz, arkasından vaatlerimiz var. Öncelikle bunları süratle çözüme kavuşturmamız, oturup Türkiye için en doğru sistemi tartışıp çözmemiz lazım Bu konu, kesin bir çözümle gündeme gelmeli. Yoksa var olan sistemi işletemez duruma düşeriz. Halkın şu anki sistem için yüzde 49,5’la verdiği güçlü bir destek var. Meclis matematiği izin vermiş olsa önce bunu çözerdik. İzin vermediğine göre, acil sorunları çözeceğiz. Muhalefete de çağrıda bulunuyorum. Gelin, hiçbir ön yargı olmadan oturalım, konuşalım. Çocuklarımıza nasıl bir Türkiye bırakacağımızı ve Türkiye’nin 100, 200 yılı bir anlamda sürdürebilir, hangi sistem Türkiye’yi ileriye taşırsa onu hep beraber konuşup çözelim. Cumhurbaşkanı’nın dediği doğru. Prensipte yetki ve sorumluluk ilişkisinin doğru kurulması lazım. Anayasanın bu çerçevede tanımlanması lazım. Bir idari, yönetim ve yürütme meselesi değil sadece. anayasanın yapısı, felsefesi ve dokusu bozuk. Hepimiz bağlılık yemini ettik. Bunu işletmeye çalışıyoruz. Bütünüyle yeniden yazımına ihtiyaç var. Muhalefet partilerini dolaşacağım, Türkiye için en uygun nedir, tartışalım. Halk bize güçlü bir yetki vermiş olsaydı, bugün ilk yapacağımız iş o olurdu. O durumda dahi muhalefetle konuşmayı tercih ederdim. Partili cumhurbaşkanlığı için de anayasa değişikliği gerekiyor. Tüm anayasal sistemin bütününü değiştirmek gerekiyor. Şu anki anayasa çerçevesinde bunu yapmak mümkün değil. Ama o dahi Cumhurbaşkanının dediği gibi, geçici bir formül gibi. Kılıçdaroğlu, ‘Bu barikatları ve hendekleri kazan arkadaşlar bunları yapmasınlar’ dedi. Herhalde sehven söylenmiş bir sözdür. Kimse kamu düzenini bozan, günlük hayatı tarumar edenler için ‘arkadaş’ ifadesini kullanmaz. Kesinlikle bunlara göz yumulmayacak. ‘Sanki masum iş yapmışlar’ gibi bunlardan ricacı olunması ve ‘arkadaşlar’ ibaresi de kullanılması da anamuhalefet partisi liderinin kullanmaması gereken bir dil olduğunu düşünüyorum. Elçi’nin karşı çıktığı hususlardı bunlar. Ümit ederiz ki bu anlamda yargı olumlu neticelere ulaşır.
Milliyet


Mhp’de ‘Cemaati Ayıklayın’ Talimatı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, olağanüstü kongre çağrısında bulunarak genel başkanlık için aday olduklarını açıklayan muhaliflere yönelik karşı atağa geçiyor. 1 Kasım seçimi ve muhalif hareketlenme sonrasında ilk kez sahaya inecek olan Bahçeli, 12 Aralık ve sonrasında il ziyaretlerini başlatacak. Bahçeli’nin partisinde cemaatle ilişkili olanlara dönük dikkatli olunması talimatı verdiği öğrenilirken, bir cemaat temsilcisinin taleplerini reddettiği bildirildi. Olağanüstü kongre çağrısı yaparak genel başkanlık için aday olduğunu açıklayan eski TBMM Başkanvekili Meral Akşener’i, “cemaatin siyasi figürü” olarak suçlayan Bahçeli’nin ardından, partiden cemaate yakın isimlerin ayıklaması için talimat verdiği öğrenildi. Cemaatin MHP içinde fiziki bir yapılanmaya bürünme çabasında olduğunu düşünen Bahçeli, merkez ve taşra teşkilatlarında cemaatle ilişkili olanların belirlenmesi ve dikkatli olunmasını istedi. Bahçeli, araştırma sonucu partiyi cemaat menfaatlerine yönelik kullanmaya kalkanlara disiplin yolu açılarak yaptırım işlemlerinin uygulanmasını iletti. Bu kapsamda bazı isimlerin belirlendiği öğrenilirken, üst düzey iki ismin cemaatle bağlantısının tespit edildiği ve izlemeye alındığı dile getirildi. Parti kurmayları, cemaatin MHP’ye sızma girişimlerine ilişkin geçmişte ciddi takipler yapıldığını ve birçok defa engellemeye gidildiğini kaydetti. Bahçeli’nin bu konuda, “Savunduğumuz değerlere bağlı her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı MHP’de siyaset yapabilir ama MHP hiçbir grubun hedefleri için kullanacağı bir yer olamaz. Buna müsaade etmeyiz” değerlendirmesinde bulunduğu ifade edildi. Bu arada Bahçeli’nin kendisini ziyaret eden bir cemaat temsilcisinin bazı taleplerde bulunması üzerine, “MHP’nin bütün cemaatlere eşit mesafede” olduğunu dile getirerek talepleri reddettiği bildirildi. Bu arada olağanüstü kongre çağrısı yapıp genel başkanlık için adaylıklarını açıklayan ve il il dolaşarak imza toplamaya başlayan eski TBMM Başkanvekillleri Meral Akşener ve Koray Aydın ile eski Iğdır Milletvekili Sinan Oğan’ın etkisini daraltmayı hedefleyen Bahçeli, 1 Kasım seçimi sonrasında da ilk kez sahaya inmiş olacak. 12 Aralık ve sonrasında il il ziyaretler gerçekleştirecek olan Bahçeli, Türkiye’nin bölünmesinin önündeki engel olarak görülen MHP’nin itibarsızlaştırılarak TBMM dışında bırakma oyununun sahnelendiğini dile getirecek. Öte yandan Akşener, Aydın ve Oğan’ın bugüne kadar yaptıkları açıklamalar, görüşmeler ayrı ayrı dosyalanıyor. Parti tüzüğüne aykırı iş ve işlemlere ilişkin tespitler yapılmak üzere dosyalar Merkez Disiplin Kurulu tarafından incelemeye alınacak. Bu arada muhalif kanadın 4 gün içinde topladığı imza sayısının 200’ü bulduğu öğrenildi.
Milliyet


‘Tek Adam Olayım Diyor’
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partili cumhurbaşkanı formülüyle çift başlılığın ortadan kaldırılabileceği yönündeki sözlerini eleştirdi. Gök, şöyle konuştu: “Çift başlılık derken, başın biri olarak Cumhurbaşkanı herhalde kendisini tarif ediyor, diğer başın sahibi Başbakan bu konuda ne diyor? Aranızda bizim daha önce ifade ettiğimiz halde reddettiğiniz bir sıkıntı mı vardır? Nedir bu sıkıntı? Sayın Başbakan böyle bir tarif içinde siz kendinizi nereye oturtuyorsunuz? Üzerinizde bir vesayet makamı kurulmasına neden izin vermek istiyorsunuz?” Başbakan Davutoğlu’nun bu tartışmalara ilişkin hiçbir açıklama yapmadığını kaydeden Gök, başbakanlık alanının terk edildiğini savundu. Yaşananların bütün yetkilerin bir kişiye verildiği bir başkanlık sisteminin yanlışlığını bir kez daha ortaya koyduğunu söyleyen Gök, “Halkımız parlamenter sistemin güçlendirilmesini ve herkesin anayasal sınırlar içinde kalmasını istiyor. Aslında ‘çift başlılık ortadan kalksın’ diyen onu söylemek istemiyor. Sadece, ‘ben tek adam olayım’ diyor. Parlamenter demokrasiyi, güçler ayrılığını güçlendirecek modelleri tartışmamız gerekirken Cumhurbaşkanı’nın suni gündem yaratmasına izin vermeyeceğiz” şeklinde konuştu.
Vatan

SPOR

Turkish Airlines Euroleague D Grubu’nda mücadele eden Darüşşafaka Doğuş, sahasında İspanyol Unicaja Malaga’yı 63-57 yenmeyi başardı, 8. maçında 4. galibiyetine ulaştı. Daçka’nın, kağıt üzerinde Malaga’ya en ağır basacağı alan boyalı alandı ve ilk periyotta Semih Erden bu bölgeyi mükemmel kullandı. Topla buluştuğu her pozisyonda bir şeyler üretmeyi başaran dev oyuncu, rakip uzunları hem yıprattı, hem de faul problemine soktu, 20-15’lik ilk çeyrek galibiyetinin mimarı oldu. Ancak Daçka için kritik nokta, daha önceki maçlarda olduğu gibi Semih Erden kenara geldikten sonra nasıl bir performans sergileyeceğiydi. Hücumda bir şey üretemedi temsilcimiz 2. çeyrekte ama savunmasıyla ayakta kalmayı bildi, rakip sadece dışarıdan bulduğu şutlarla oyunda kalsa da devre 30-28 Daçka lehine bitti. İkinci yarıya Malaga hızlı başladı, Nedovic’in kısa süren resitali konuk takımın 44-37 öne geçmesini sağladı. Neyse ki, rakibe aynı şekilde karşılık verecek bir isim buldu Daçka, sezon başından bu yana belki de en verimli oyununu oynayan Redding, art arda üçlükleriyle arayı kapadı, 48-45 Malaga üstünlüğüyle girilen son periyotta, 52-51 öne geçmemizi sağlayan basketi de attı. Slaughter’ın mükemmel savunma performansı, rakibin hücumda düşük yüzdeyle oynadığı günde Bjelica’nın savunma zaaflarının hissedilmemesi ve skor potansiyelinden daha fazla faydalanılması, ön alanda da Gordon’ın en iyi yaptığı şey olan top çalmalarla, kolay basketler bulduğumuz pozisyonları başlatması, 37. dakikada 61-51 ile farkı çift hanelere çıkardı. Son dakikalarda küçük bir kriz yaşadı Daçka ama savunma performansı onu da atlatmayı sağladı, temsilcimiz çok önemli bir maçı 63-57 kazandı.
Milliyet


Akhisarspor maçında yediği ikinci gol nedeniyle, önce protesto edilen sonra tribünler tarafından çağrılarak teselli edilen Beşiktaş’ın tecrübeli file bekçisi Tolga Zengin, yaşadığı bu tatsız olayla ilgili arkadaşlarına dert yandı. Bu sezona daha iyi bir başlangıç yaptığını dile getiren deneyimli kalecinin, “Zaman zaman Volkan ve Muslera da hatalı goller yiyor ama bu kadar yerden yere vurulmadılar” ifadelerini kullandığı ortaya çıktı. Tribünlerin protesto hakkına her zaman sahip olduğunu da belirten Tolga’nın, “Sağolsunlar basında bu konuda yapıcı eleştiriler oldu. Ama Akhisar kalecisiyle benim karşılaştırılmam çok enteresan. Lukac geçtiğimiz sezon iki maçta bizden 6 gol yedi. Partizan’da oynarken yedi bu golleri. Demek ki bazı maçlarda kaleciler formsuz olabiliyor. Tek bir maçla, tek bir pozisyonla bir futbolcu ne övülmeli, ne de ağır eleştirilerin hedefi olmalı” ifadelerini kullandığını öğrenildi. Ligin uzun bir maraton olduğunu da takım arkadaşlarına anlatan tecrübeli file bekçisinin, “Ligin devre arasına kadar hem Avrupa’da hem de Türkiye’de çok zor maçlarımız var. Bu engelleri aşmak için sadece futbolcuların kenetlenmesi yeterli olmaz, tribünlerin de desteğini arkamıza almalıyız. Bu sene şampiyonluğu kimseye kaptırmamalıyız. Yeter ki hem takım içerisinde, hem de camia olarak bölünmeyelim” diye konuştuğu kaydedildi.
Milliyet


Galatasaray ve Fenerbahçe kulüpleri, Finansal Fair Play Kuralları çerçevesinde dün UEFA’ya hesap verdi. UEFA Kulüp Finansal Kontrol Komitesi başkan ve üyeleri ile UEFA İdari Yönetim Komitesi Üyeleri’nin de katıldığı zirvede Galatasaray, Başkan Dursun Özbek yönetimindeki heyetle sunum yaptı. Sarı-Kırmızılılar’dan yapılan açıklamada “Toplantıda UEFA’dan 2 yıl ek süre alındıktan sonra, o dönemdeki yönetimlerce imza atılan icraatlar sorgulandı” denildi. Ayrıca “Gelişmelerin sebepleri ve kulübün mali tablosu üzerindeki etkileri tek tek ele alındı. Mevcut durumun nasıl ve hangi vadede düzeltileceği detaylı olarak aktardı” bilgisi verildi. Galatasaray heyetinin, Dumankaya ile forma reklamı, Coca-Cola ile şortlara, A Bank ile formaların kol bölgesine isim yazdırma ve THY ile ulaşım sponsorluğu anlaşmalarından elde edilecek gelirler konusunda bilgi verdiği öğrenildi. Cim-Bom ile UEFA arasında bir sonraki görüşmenin şubatta olması bekleniyor. Gelir-gider dengesini tutturamadığı için UEFA’nın görüşmeye çağırdığı Fenerbahçe ise Asbaşkan Şekip Mosturoğlu yönetiminde sunum yaptı. Sarı-Lacivertliler, transfere harcanan 75 milyon euro’ya karşılık, Saracoğlu Stadı’nın isim hakkı için Ülker ile 90 milyon dolarlık anlaşma yapıldığını, bilet ve ürün satışları ile yayınlardan elde edilen gelirleri masaya yatırdı. Kulüpten yapılan açıklamada “Dosyamız önümüzdeki günlerde incelenerek karara bağlanacak” denildi.
Star


Galatasaray, Türk Telekom Arena’da Bursaspor’u devirdi, yeni Teknik Direktör Mustafa Denizli yönetimindeki ikinci maçında ilk galibiyetini aldı: 3- 0.İlk tehlikeyi Aslan yakaladı. 14’te Yasin soldan ortaladı, Burak dokundu, üstten aut. 25’te Traore’nin vuruşu Muslera’dan döndü. 26’da Necid, karşı karşıya kaldığı pozisyonda topu Muslera’ya teslim etti. 30’da Traore’nin pasını Emre dışarı attı. 44’te Sneijder’in sol çaprazdan şutunu kaleci Mert ayakla uzaklaştırdı. İkinci yarıda ilk atak Bursa’dan geldi. 48’de Erdem’in ceza alanından vuruşu auta gitti.63’te Podolski zor pozisyonda ortaladı, Burak kafayla dışarı attı. 68’de Sabri kafayla Podolski'ye indirdi. Alman oyuncu göğsüyle indirdi, döndü, vurdu: 1-0. . Galatasaray maçtaki ilk isabetli şutunda golü buldu. 80’de Sabri sağdan ortaladı, Burak dokundu, Yasin tamamladı: 2-0. 90’da Podolski’nin pasında Burak topu filelere gönderdi ve maçı noktaladı: 3-0.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme