17 Aralık 2015 Perşembe

17.12.2015 Genel Gündem

17.12.2015 Perşembe
GÜNDEM

Amcamı Tanıyor Musunuz Evet, Hayatımı Kurtardı 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Nobel Kimya Ödülü sahibi Prof. Dr. Aziz Sancar’ı dün Çankaya Köşkü’nde kahvaltıda ağırladı. Davutoğlu’nun eşi Sare Davutoğlu ile birlikte ev sahipliği yaptığı kahvaltıya, Sancar’ın eşi Gwen Sancar ve manevi kızı Rose Lorraine Peifer da katıldı. Kahvaltıda, Sare Davutoğlu ile Sancar arasında ilginç bir diyalog geçtiği öğrenildi. Sare Davutoğlu, babası Hulusi Misge’nin kendisine, “Amcan 1955-1961 yıllarında Savur’da doktorluk yapmıştı. Aziz Bey belki tanıyordur” dediğini anlatıp amcası Kamil Özgür’ü tanıyıp tanımadığını sordu. Aziz Sancar’ın yanıtı şöyle oldu: “Evet. Biliyor musunuz, amcanız benim hayatımı kurtardı. 10 yaşlarındaydım. Kardeşlerimden biri zatürre olup vefat etmişti. Türkiye’ye de penisilin yeni gelmişti. Amcanız penisilin kullanarak benim hayatımı kurtardı.” Aziz Sancar, Kamil Özgür’ün vefatını ABD’de öğrenip çok üzüldüğünü de söyledi. Bu diyaloğun ardından Kamil Özgür’ün oğlu Dr. Suat Özgür de Çankaya Köşkü’ne gelerek Aziz Sancar ile görüştü. Sancar, dün ABD’ye dönerken Atatürk Havalimanı’nda aile üyeleri yolcu etti. Emekli Tuğgeneral ağabeyi Kenan Sancar’ın elini öpen Nobel ödüllü profesöre, mezun olduğu İÜ Tıp Fakültesi’nden bir grup öğretim üyesi ile öğrenci mezun olduğu yıla ait fotoğrafıyla ders bilgilerinin olduğu bir dosyayı hediye etti.
Hürriyet


Laiklik Hassasiyeti Başbakana da İletilmiştir 
Eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt, laiklik karşıtı faaliyetlere yönelik hazırladığı 27 Nisan bildirisini, “darbe veya muhtıra” şeklinde nitelendirmeyi kabul etmedi. Büyükanıt, “Böylesi bir basın açıklamasında bulunulmasının yürürlükte yasalar kapsamında TSK’nın görevleri arasında bulunduğu, hassayitemizi göstermesi açısından TSK’nın en yüksek makamında bulunan Genelkurmay Başkanı’nın kamuoyunu bilgilendirme görevi gerekleri arasında olduğu da aşikardır” dedi. Büyükanıt’ın, “Kaldı ki bu hassasiyet bilahare sayın Başbakan’a da iletilmiş olup, bu tutumun bile asıl kamuoyunu yanıltma amacıyla istismar edildiği ve değişik yorumlarda bulunulduğu da bilinen bir gerçektir” sözleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la başbakan olduğu 5 Mayıs 2007’de Dolmabahçe’de yaptığı görüşmeye atıf yaptığı şeklinde değerlendirildi. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 27 Nisan 2007’de Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinden yayınlanan ve kamuoyu tarafından “27 Nisan muhtırası” nitelendirilen açıklamayla ilgili yürütülen soruşturma kapsamında Büyükanıt’ın talimatla ifadesinin alınmasını istemişti. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Talimat Bürosu Savcısı Seyit Peker tarafından Fenerbahçe Orduevi’ndeki ikametinde 14 Aralık’ta talimatla, “şüpheli” sıfatıyla ifadesi alınan Büyükanıt, savcılığa iki sayfalık yazılı savunma sundu. Büyükanıt’ın savunması özetle şöyle: “TSK Genelkurmay Başkanlığı görevini ifa ettiğim dönemde TSK’nın özellikle laiklik konusundaki hassasiyetini vurgulama amacı taşıyan 27 Nisan 2007 tarihli basın açıklaması tamamiyle tarafımdan kaleme alınmış olup, TSK bünyesinde mahiyetimdeki hiçbir personelin katkısı, mahiyetimdeki hiçbir kuvvet komutanının, hiçbir personelin yayınladığı ana kadar haberi olmamıştır. anayasamız olmak üzere meri kanunlarla çizilmiş olup, o tarihte yürürlükte olan TSK İç Hizmet Kanun ve Yönetmeliği’nin TSK’nın görevlerini belirleyen hükümleri çerçevesinde o tarihte içinde bulunduğumuz ortamda Atatürk ilke ve inkılaplarıyla, özellikle laiklik ilkesi ile bağdaştırılması bile olanaksız birtakım faaliyetler konusunda TSK’nın hassasiyetini belirtmek, bu konuda adli, mülki makamların gereken hassasiyeti göstermeleri gerekliliğine işaret etme amacına yöneliktir. Bir noktada kamuoyunu da bilgilendirme saikiyle hareket edilmiş, devletimizin temel niteliklerine yönelik bazı irticai faaliyetlerin geldiği boyutu ve bu konudaki TSK’nın hassasiyeti, TSK’nın en yüksek komuta kademesinde bulunmam hasabiyle vurgulanmak istenmiştir.”
Milliyet

Şırnak’ta 11 PKK'lı Öldürüldü 
Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde önceki gün başlayan operasyonlarda 11 bölücü örgüt üyesi öldürüldü. Genelkurmay’dan yapılan açıklamada Cizre ve Silopi’de hendek kazıp, yol kapatan teröristlere yönelik operasyonun başlatıldığını bildirirken, Cizre’de güvenlik güçlerinin PKK’lılar tarafından açılan ateşe karşılık verilmesi sonucu 11 teröristin etkisiz hale getirildiği bildirildi. Teröristlerden birisinin roketatar diğerinin de Kanas suikast silahı kullanıcısı olduğu belirlendi. Ayrıca Tunceli'nin Aliboğazı Vadisi'nde, PKK ve TIKKO'ya karsı yürütülen operasyonda da 1 terörist öldürüldü. Öte yandan Mardin Mazıdağı'nda teröristlerin karayoluna tuzakladığı patlayıcı askeri zırhlı aracın geçişi sırasında infilak ettirdi, 3 asker hafif yaralandı.
Akşam

Dink Davasında Bir İade Daha 
İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesi, Hrant Dink cinayeti ana davasıyla birleştirilme kararı verilerek gönderilen cinayete ilişkin 26 sanıklı yeni dava dosyasını, muvafakat (uyuşma) talep edilmediği için İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti. Mahkeme heyeti, aralarında eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek, İstanbul Eski Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah, eski İstihbarat Daire Başkanlığı C Şube Müdürü Ali Fuat Yılmazer’in de bulunduğu 26 sanıklı Hrant Dink cinayetine ilişkin yeni davayla ilgili, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 16. maddesine göre uyuşma (muvafakat) istenmediği gerekçesiyle İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ne iade etti. İade yazısında, TCK’nın 314. maddesinde belirtilen “terör örgütü” suçlarına bakma yetkisi olmadığı halde, suçlamaların “terör örgütü kurma ve yönetme” suçlarını kapsadığı belirtildi. Mahkemeler arasındaki uyuşmazlık nedeniyle yeni davanın, görülmesi gereken yerin belirlenmesi için CMK’nın 16. maddesi gereğince uyuşmazlık mahkemesine (Yargıtay) gönderilebileceği belirtildi. Dava dosyasının uyuşmazlık mahkemesine gitme kararını, ana davaya bakan 5. Ağır Ceza Mahkemesi veya yeni davayı kabul eden İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’nden biri alabiliyor.
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 101, 2070-101, 3115                                      
ABD Doları 2, 9383-2, 9401/ Euro 3, 1920-3, 1974/İngiliz Sterlini 4, 3993-4, 4068                 

‘Şap Aşımız Var Panik Yapmayın’ 
Son dönemde büyükbaş hayvanlarda yeniden ortaya çıkan şap hastalığı ile ilgili yeni tip bir virüs tespit edildiğini ifade eden Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 29 Eylül’den bugüne tespit edilen mihrak sayısının 217’ye ulaştığını dile getirdi. Çelik, “Bu mihrak sayısının 117’si söndürüldü, 100 mihrak şu anda aktif durumda. Bununla ilgili de tarım il müdürlerimiz devreye girdi. Dolayısıyla paniklik bir durum yok” diye konuştu. Şap hastalığına ilişkin şimdiye kadar Türkiye’de görülmeyen yeni tip bir virüsün 29 Eylül 2015 tarihinde ilk kez Van’da tespit edildiğini belirten Çelik, bu yılın 9 ayında tespit edilen, hastalığın görüldüğü mihrak sayısının 92 olduğunu bildirdi. Konuya ilişkin tarım il müdürlerinin devreye girdiğini ifade eden Çelik, “Yetkileri çerçevesinde 10 kilometrelik alanda karantina uygulanmakta. Paniklik bir durum yok ama çok müteyakkız olmalıyız” dedi. Yeni tip virüse karşı aşı üretim çalışmalarına başlandığını vurgulayan Çelik, bu virüse karşı 4 milyon 600 bin doz aşının üretildiğini ve bütün illere sevk edildiğini ifade etti. Çelik, mücadelenin sadece hastalık olan yerlerde değil, bütün Türkiye’de gerçekleştirileceğini söyledi. Çelik, şunları kaydetti: “Veriler çerçevesinde yeni virüse karşı ilkbaharı beklemeden aralık ayında tüm yurt sathında bu aşılama faaliyetlerine başladık. Şu ana kadar ‘A’, ‘O’ ve ‘Asya 1’ tipi virüslere karşı aşılarımız mevcut ama bu yeni virüs ‘Nepal A’ tipi bir virüs, dolayısıyla 4 virüs söz konusu. Şu anda üretilen aşının bu 4 virüse karşı bağışıklık ve direnci artıran 4’lü bir karma aşı. FAO’nun Avrupa Şap Komisyonu da Türkiye’nin elde ettiği bu aşı ile ilgili 5 milyon doz talepte bulundu. O ülkelerde de bu virüsün yok edilmesi ile ilgili katkımızı sunacağız.”
Hürriyet

Fed’den Yumuşak Geçiş 
Küresel piyasalarda nefeslerin tutulmasına sebep olan aralık ayı Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısı, beklendiği gibi faiz artış kararıyla sona erdi. FOMC üyeleri, tam 7 yıldır sıfıra yakın tutulan politika faiz oranını, yüzde 0- 0,25 aralığından, yüzde 0,25-0,50 aralığına artırma kararını oy birliğiyle aldı. Fed Başkanı Janet Yellen yaptığı açıklamada faiz artış kararıyla ABD’de olağanüstü bir dönemin sonuna gelindiğini ve faiz artırımlarının kademeli olacağını vurguladı. Yellen ilk faiz artırımının önemini abartmamak gerektiğini, para politikasının hâlâ genişlemeci olmayı sürdüreceğini belirterek “Ekonomiyi yakından izliyor olacağız. Bir sonraki artış için hem enflasyon hem de işgücü piyasa verilerine bakacağız” dedi. Fed’in normalleşme süreci içinde 1 yıldır faiz artırım kararını sürekli bir sonraki toplantıya bırakan ve beklentilerin sürekli artmasına sebep olan bu karar sonrası, piyasalardaki rüzgar dindi. Uzmanlar, Fed’in ‘yumuşak’ geçişi öngördüğü ve Yellen’in ‘piyasaların gidişatına göre ‘faiz artırımının kademeli devam edeceğini açıklamasından sonra dolarda yukarı yönlü bir hareket beklemezken, küresel hisse senedi piyasalarında kısa süreli bir yükseliş beklenebileceğini kaydediyor.
Türkiye

Esnaf, Çiftçi Ve Gençlerin Müjde Paketi Yürürlükte 
Hükümetin 2016 Eylem Planı'nda açıkladığı ve "ilk 1 haftada yapılacaklar" arasında sayılan düzenleme yapıldı, 4 kararname ve 1 yönetmelik Resmi Gazete'de yayımlandı. Buna göre, esnaf ve sanatkârların makine, ekipman ve demirbaş alımları ile iş yeri modernizasyonu, ham madde ve döner sermaye ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 30 bin liraya kadar faizsiz kredi kullandırılacak. Bu imkândan, banka ve kefalet kooperatiflerine borcu olanlar yararlanamayacak. Ayrıca, KOSGEB tarafından sağlanan hibe ve faizsiz kredi desteğinden yararlananlar hariç, KOSGEB Girişimcilik Destek Programı'nı bitiren, başvuru tarihinde 30 yaşını tamamlamamış genç girişimci esnaf ve sanatkârlara KOSGEB tarafından onaylanan projelerini bankaya sunmaları durumunda 100 bin liraya kadar faizsiz kredi bugün itibarıyla kullandırılabilecek. Bakanlar Kurulu'nun, Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatiflerince Tarımsal Üretime Dair Düşük Faizli Yatırım ve İşletme Kredisi Kullandırılmasına İlişkin Kararda Değişiklik Yapılması Hakkında Kararı da yürürlüğe girdi. Buna göre, çiftçilere sera modernizasyonu kapsamında faizsiz 100 bin liraya kadar destek verilecek. Bu arada, Çeyiz Hesabı ve Devlet Katkısına Dair Yönetmelik de Resmi Gazete'de yayımlandı. Katılımcının devlet katkısına hak kazanabilmesi için evlilik tarihinden önce asgari 3 yıl boyunca hesaba para yatırması ve 27 yaşını doldurmadan ilk evliliğini yapması gerekecek. Devlet katkısı ödemesi evlilik tarihindeki birikim tutarının yüzde 20'sini ve 5 bin lirayı geçemeyecek. Çeyiz hesabı yönetmeliği 4 ay sonra yürürlüğe girecek.
Türkiye

1300 TL’de İşvereni Rahatlatan Formül 
Hükümet, asgari ücretin 1300 liraya çıkarılması kararının ardından, iş dünyasını rahatlatmak için formüller üzerinde çalışıyor. Özel sektörün, “Yükümüz alınmazsa işten çıkarmalar artar” uyarılarının ardından masaya yatırılan alternatifler arasında öne çıkanı, asgari geçim indiriminde artış. Böylece işverenler önemli bir vergi yükünden kurtulacak. Asgari Ücret Tespit Komisyonu, asgari ücretin 1300 liraya yükselmesiyle işverenin artacak maliyetinin nasıl karşılanacağı konusunda çeşitli alternatifler üzerinde durmaya başladı. İşverenin, asgari ücrette artan maliyetin bir kısmının devlete yüklenmesi talebi üzerine SGK işveren payı, işsizlik fonu payı ve asgari geçim indirimi formülleri gündeme geldi. Kalkınma Bakanlığı, TÜİK ve Hazine Müsteşarlığı, yarınki toplantıya bu olasılıklar üzerinden hazırlanıyor. Edinilen bilgiye göre, asgari geçim indiriminde (AGİ) yapılacak bir ayarlama ile işverenin rahatlatılması öne çıkan seçenek. Buna göre Bakanlar Kurulu kararıyla AGİ yükseltilebilecek, asgari ücretlilere 200 lira AGİ verilebilecek. Bunun işveren açısından en önemli artısı, vergi yükünün mümkün olduğunca sabit tutulması olacak. İşveren, 1300 liraya çıkacak asgari ücretin 200 lirasının AGİ ile doldurulmasıyla bu bölümün vergi yükünden kurtulmuş olacak. Bu şekilde, 1300 liralık net asgari ücretin işverene maliyetinin 1800 lira yerine 1600 liraya çekilmesi planlanıyor. İşsizlik Fonu payı üzerinden ise işverenlerin talebini karşılayacak bir fon yaratılamayacağı belirtiliyor. Yüzde 2 düzeyindeki İşveren İşsizlik Sigorta Fonu ödemesinin devlet tarafından yüklenmesinin, net ücretteki 300 liralık artışı telafi etmeyeceği belirtiliyor.
Milliyet

17. Fasılla Merkez Bankası Tartışmaları Artık Bitmeli 
Ekonomiden sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, "İlk defa Brüksel'de, Türkiye'ye yönelik bu kadar pozitif, kucaklayıcı atmosfer gördüm. O nedenle AB süreci şu anda canlanmıştır" dedi. Bloomberght-Habertürk TV ortak yayınında soruları yanıtlayan Şimşek, "Aslında her şeyiyle çalışan bir piyasa ekonomisi, onun ötesinde uygulamaları, politika çerçevesi ve kurumsal altyapısı, kalitesi itibarıyla AB'ye en yakın olduğumuz fasıllardan bir tanesi. Dolayısıyla Merkez Bankası'na ilişkin tartışmaların artık son bulması lazım. Merkez Bankası'nın temel görevi fiyat istikrarıdır. Fiyat istikrarı Türkiye için olmazsa olmazdır. Çünkü fiyat istikrarı olunca Türkiye büyüme potansiyelini artırabilir. Onun sayesinde Türkiye kalıcı refah artısı sağlayabilir" dedi. Reformların büyük bir kısmını ilk yıla yoğunlaştırdıklarını belirten Şimşek, "Gerekirse muhalefet iktidar tatil yapmayalım. Bu milletin sorunlarını çözmek için bu yazın tamamında birlikte çalışalım. Bize katkı verin" diye konuştu.
Akşam

Cern’den İlk İşi Dora Aldı 
Avrupa Nükleer Araştırma Örgütü (CERN) projesinden ilk siparişi Ankara’dan Dora Makina aldı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Türkiye’nin CERN’e ortak üyeliğini takiben, Türk firmalarının yaklaşık 600 milyon euroluk pazardan daha fazla pay alabilmesi için harekete geçmişti. TOBB, bu kapsamda CERN Sanayi İrtibat Ofisi ile Türk firmalarının CERN’e tedarikçi olabilmeleri konusunda çalışmalar yapıyor. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, CERN pazarının Türk iş dünyası için önemli bir çıkış alanı olacağını ve ekonominin büyümesi için katkı sağlayacağını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, “Kurduğumuz irtibat ofisi ve yaptığımız bilgilendirme toplantıları ile özel sektörümüzün önünü netleştirmeyi ve yol açmayı amaçladık. Neticesinde ilk sipariş de alındı. Bu dev pazar için ilk adım. Önümüzdeki süreçte çok sayıda Türk firmasının daha büyük paylar alacağına inanıyorum. İnovasyon ve yüksek teknoloji ekonomimizi büyütmede en büyük unsur olacak. Bu anlamda CERN’e ortak üye olmamızı çok önemsiyoruz” diye konuştu. TOBB bünyesinde kurulan CERN Sanayi İrtibat Ofisi tarafından yürütülen çalışmalara iştirak eden Dora Makina, bünyesindeki işleme hassasiyeti yüksek CNC tezgahları ile hassas parça üretiminde CERN’e tedarikçi oldu. Dora Makine’nin Genel Müdürü Bekir Sağlamyürek, modern ve hassas ölçüm ekipmanlarıyla ürettikleri parçalar ile ağırlıklı olarak yurt içi ve yurt dışı savunma sanayi, elektronik ve makina imalatı yapan firmalara çalıştıklarını belirtirken, medikal sektörde de kendi patentli ürünlerini üreten ayrı bir üretim alt yapısına da sahip olduklarını söyledi. Sağlamyürek, CERN’e tedarikçi olmanın önemli bir prestij olduğunu ifade etti. Sağlamyürek, şunları söyledi: “Bizim ihale başlangıç oldu. Bizden sonra çok daha büyük siparişler ile çok sayıda firmanın bu büyük pastada kendine yer bulacağına inanıyorum.”
Vatan

Şehit, Gazi Yakınları Ve Engellilerin İş Bayramı 
Şehit yakınları, gaziler ve engelli vatandaşların istihdamına yönelik atılan adımlara bir yenisi daha eklendi. Kamuya 1.950’si engelli, 1.670’i şehit yakını ve gazi olmak üzere 3.620 kişi atandı. Engelli atamalarının 210’u kura, 1.740’ı ise Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) sonucuyla yapıldı. Şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınlarının istihdamına yönelik düzenlenen ‘iş kurası’da katılan Başbakan Ahmet Davutoğlu, atamaların başladığı 1996 yılından bugüne toplam 30 bin 711 şehit yakını, gazi ve gazi yakınının kamuya atandığını söyledi. Atamaların en yoğun olduğu dönemin AK Parti iktidarında yaşandığını ifade eden Davutoğlu “2002’den bugüne toplam 24 bin 396 atama yapıldı. Yani bugün devlet kadrolarında bu kapsamda çalışan vatandaşlarımızın yüzde 80’nini biz atadık. Sakın yanlış anlamayın. Biz bu atamaları devletin size bir lütfu olarak değil milletçe sizlere ödenmesi gereken bir borç olarak görüyoruz” diye konuştu. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu da ‘Engelli Ataması Programı’na katıldı. Engelli istihdamına yönelik atılan adımların Türkiye’nin kalkınmışlık endeksinin de göstergesi olduğuna işaret eden Soylu, engellilere yönelik yapılanların bir iyilik ya da yardım olmadığını, toplumsal sorumluluğun gereği olarak ortada durduğunu dile getirdi. Soylu, 2002’ye kadar 5 bin 777 olan engelli memur sayısının, bugün atanacaklarla 42 bin 656’ya yükseleceğini, bunun yüzde 737’lik artışa karşılık geldiğini bildirdi. Yapılan engelli memur ataması töreniyle hükümetin reformlarının ortaya konulduğunu ifade eden Soylu, toplumun bütün kesimlerini kucaklayan politikalarını hız kesmeden devam ettirdiklerini söyledi. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu da engellilerle ilgili önce yasal zemini düzenlemeye başladıklarını, onların insani yaşam kalitesini belli noktaya getirmek için çalıştıklarını ifade ederek “Bugün geldiğimiz noktada, dokunulmamış hiçbir engelli vatandaşımız kalmadı. Artık her biri için standart bir hayat kalitesi var” diye konuştu.
Star

SİYASET/POLİTİKA

‘Tankla Çözülecek Mesele Değil’ 
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, Doğu ve Güneydoğu’da yaşananlara ilişkin olarak, “Bugünkü mesele, sokağa çıkma yasaklarıyla, şehirlere tanklar sokarak çözülebilecek bir mesele değildir. Devlet, terörle hukuk dışına çıkarak mücadele edemez” uyarısında bulundu. Koç, dün CHP MYK toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, şunları kaydetti: Bugün bölgede yaşananlar Türkiye’nin birlik ve bütünlüğü açısından kaygı verici bir hal almıştır. Türkiye, bu süreci akılla, ferasetle, geniş devlet kültürüyle aşmak zorunda. En büyük sorumluluk devleti yönetenlere düşüyor. AKP’nin şapkasını önüne koyarak değerlendirme yapması gerekiyor. TBMM, bu soruna el atmak, Meclis’te temsil edilen tüm partiler de samimi olarak bulundukları siyasi kamplar ve koşullanmalardan sıyrılarak harekete geçmek durumundadır. Bugünkü mesele sadece bir hendek kazma meselesi değildir. Bugünkü mesele, sokağa çıkma yasaklarıyla şehirlere tanklar sokarak çözülebilecek bir mesele değildir. Devlet, hukuk dışına çıkarak terörle mücadele edemez. Hukuku dolanarak gayrinizami yollarla yapılan her uygulama, teröre destek çıkan uygulamalardır. Devlet, her vatandaşının hakkını korumak, her vatandaşını mukaddes bilerek saçının teline zarar gelmesin diye azami gayreti göstermek durumundadır. Devlet kendi vatandaşına düşman unsur, kendi şehirlerine de düşman şehir statüsüyle asla bakmamalıdır. Öğretmenler SMS talimatlarıyla bölgeden tahliye ediliyor. Eğitim verdikleri çocuklar kalmaya devam ediyorlar. 300 bine yakın insanımız bölge içi ve bölge dışı göç yollarında. İktidar partisi çıkarlarına uygun olduğunda Türkiye barış süreci içine sokuluyor, güvenlikçi uygulamaların kendilerine oy getireceğini hesapladıklarında barış masası, savaş masası haline geliyor Her gün gelen hain pusularda şehit edilen polislerimizin haberleri, diğer yanda bölgede masum sivil halkın çektiği eziyetler, insan hakkı ihlalleri İkili bir dramla karşı karşıyayız.
Milliyet

Beştepe'de Terörle Mücadele Zirvesi 
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde kabul ettiği Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar'la iki saat görüştü. Görüşmede son günlerde bölgede yaşanan güvenlik riskleri, terörle mücadele ve Suriye krizi konusunda görüş alış verişinde bulunuldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, RTÜK Başkanı Prof. Dr. Ilhan Yerlikaya'yı kabul etti. Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki basına kapalı kabul, yaklaşık bir saat sürdü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rekabet Kurumu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak'ı da kabul etti.
Akşam

‘O Terör Odakları Temizlenene Kadar’ 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, şehit yakınları, gaziler ve gazi yakınları için düzenlenen istihdam töreninde, Güneydoğu’daki operasyonlarla ilgili konuştu. “Hendek barikat siyasetinden medet umanlar. Kobani olaylarından bu yana sicilini giderek bozan HDP şimdi de hendeklerle, barikatlarla kendisini var etmeye çalışıyor” diyen Davutoğlu, şöyle devam etti: “Hendek siyasetinin bir adım ötesi yer altı siyasetidir. Bütün bunlar demokrasiye, halka, vatana ihanettir. En başta da HDP’ye oy veren vatandaşlarımıza dahi ihanettir.” “Bu terörü, şiddeti, baskıyı savunanlara sesleniyorum; aldığınız demokratik yetkiyi hendeklere boca ediyorsunuz. Tablo ortada. Bir yanda öğrencilerinden ayrıldığı için yürekleri sızlayanlar, terörle mücadele edilen bölgelerde evlerinden ayrılmak zorunda kalanlar, diğer yanda ise bölge insanına eziyet edenler, devletin koruma altına aldığı öğretmenleri tehdit edenler. HDP’li bir vekil, üstelik TBMM’de başkan vekili olan bir hanımefendi, bir kadın siyasetçiye yakışmayacak üslupla yaslandıklarını iddia ettikleri siyasal tabana tehditler savurabiliyor. Twitter hesabından; ’bırakıp gitmeyeceksiniz, terk etmeyeceksin bir gün geri dönmek istersen yüz bulamayabilirsin’ diyor. Bir siyasetçi, vatandaşını, seçmenini nasıl tehdit edebilir.”
Vatan

DÜNYA 

Davutoğlu, Mini Zirve İçin Brüksel’de 
Avrupa Birliği’nin içinden çıkamadığı mülteci krizinin hafifletilmesi açısından en önemli aktörlerden biri haline gelen Türkiye, 29 Kasım’daki zirvenin ardından bir kez daha Brüksel’e davetli. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brüksel’de AB devlet ve hükümet başkanları tarafından düzenlenecek zirve öncesinde bugün göç konusunun ana konuyu oluşturacağı bir ‘mini zirveye’ katılacak. Bazı AB yetkililerinin “AB Zirvesi kadar önemli mini zirve” olarak niteledikleri göç krizi konusunda ‘aynı yönde düşünen’ ülkeler toplantısına Almanya, Fransa, Avusturya, Belçika, Hollanda, Lüksemburg, İsveç, Finlandiya ve Yunanistan’ın liderler düzeyinde katılması öngörülüyor. Avusturya Başbakanı Werner Feymann’ın başkanlığında yapılacak toplantıda AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker de bulunacak. Toplantının en önemli gündem maddesini Türkiye’de bulunan Suriyeli mültecilerden bazılarının, gönüllülük bazında Schengen Bölgesi’ne dahil ülkelere yerleştirilmesi oluşturacak. Türkiye’den hangi ülkenin ne kadar mülteci kabul edeceği konusunda henüz tam bir netlik söz konusu değil. Türkiye’den Schengen ülkelerine gönderilebilecek mülteci sayısının 40-50 binle sınırlı kalabileceğinin altı çiziliyor
Hürriyet

Türkiye Katar'da Askerî Üs Kuracak 
Türkiye, ortak düşmanlarla mücadele edilmesi için Katar ile imzalanan savunma anlaşması kapsamında bu ülkede askeri üs kuracak. İki ülke arasında 2014'te imzalanan ve TBMM'den haziran ayında onaylanan anlaşma kapsamında kurulan askeri üs, ABD'nin Orta Doğu'ya ilgisinin azaldığı bir dönemde iki ülke arasındaki iş birliğinin güçlendiğini gösteriyor. Burası, Türkiye'nin Orta Doğu'daki ilk askeri üssü olacak. Türkiye'nin Katar Büyükelçisi Ahmet Demirok, askeri üste birkaç 1000 askerin yanı sıra hava ve deniz unsurları, eğitmenler ve özel harekat birliklerinin bulunacağı belirtti. Demirok, "Türkiye ve Katar aynı problemlerle karşı karşıya. Bölgedeki gelişmeler ve diğer ülkelerin bilinmez politikaları iki ülkede de endişeye yol açıyor. Ortak düşmanlarla karşı karşıyayız. Orta Doğu için bu kritik dönemde iki ülke arasındaki iş birliği hayati önemde" dedi. Demirok "çok amaçlı" üssün ağırlıklı olarak eğitim ve ortak tatbikat için kullanılacağını, Katar'ın da Türkiye'de üs kurmayı değerlendirdiğini söyledi. ABD'nin Orta Doğu'daki en büyük üssüne de ev sahipliği yapan Katar’da 10 bin ABD askeri personeli var.
Türkiye

‘Mülteciler Irak Ve Suriye’ye Geri Gönderildi’ 
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Türkiye’de mültecilere yönelik tutumu eleştiren bir rapor yayınladı. “Avrupa’nın Bekçisi” (Europe’s Gatekeeper) başlıklı raporda, mültecilerin kendi rızaları olmadan yaklaşık 2 ay boyunca güney ve doğu illerinde kurulu merkezlerde tutuldukları; bu süre boyunca kimseyle görüşmelerine izin verilmediği iddia ediliyor. Merkezlere yerleştirilen mültecilerden Türkiye’de geçimlerini sağlayabildikleri ve kalacakları evleri olduğuna kanıt sunmalarının talep edildiği, aksi halde ülkelerine dönmeye zorlandıkları öne sürülüyor. Af Örgütü raporu hazırlarken; kendilerine ulaşan 50’den fazla mülteci, onların aileleri, BMMYK, İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü ve Başbakanlık ofisinden bir yetkili ile görüştü. Af Örgütü’nün, olayların yaşandığı iddia edilen Osmaniye’deki Düziçi kampını ziyaret etmesine izin verilirken, Erzurum Geri Gönderme Merkezi için ise izin çıkmadı.
Milliyet

Star Wars’a Terör Önlemi 
Birleşik Krallık'ta, güvenlik gerekçesiyle "Yıldız Savaşları (Star Wars)" filminde salona maske ve ısın kılıçları getirilmesi yasaklandı. Birleşik Krallık'taki sinema devlerinden Odeon ve UCI, Paris'teki terör saldırılarının beraberinde getirdiği güvenlik kaygıları nedeniyle, filmin hayranlarından, sinema salonlarına ısın kılıçlarını getirmemelerini isteyerek, "Silah ve kesici aletleri andıran eşyalarınızı evde bırakınız" çağrısında bulundu. Şirket, "Darth Vader" maskeleri de dahil, kişilerin yüzünü tamamıyla kapatan maskelerin de özellikle boyutları sebebiyle diğer seyircilerin görüsünü engelleyeceği için çıkarılması gerektiğini bildirdi.
Akşam

Başika’ya Saldıran Daeş Cevabını Aldı 
DAEŞ terör örgütü TSK’nın asker takviyesi yaptığı Musul’un Başika bölgesindeki kamp ile peşmergenin Hazır ve Naveraniş cephelerine saldırdı. Peşmerge birlikleri ile DAEŞ çatışırken, Başika’ya roket atar mermisi düşmesi üzerine kampta bulunan Türk birliği obüslerle misliyle karşılık verdi. 4 askerimiz yaralanırken DAEŞ mevzileri imha edildi. Genelkurmay’dan yapılan açıklamaya göre, DAEŞ ile Peşmerge güçleri çatışırken, 15.10 sularında, DAEŞ’in attığı Sovyet yapımı Katyuşa çok namlulu roket atar mermilerinin (Çnra) bir kısmı Başika’daki üs bölgesine düştü. Bunun üzerine DAEŞ’e obüsler ile misliyle karşılık verildi. Genelkurmay açıklamasında, “Üs bölgesine düşen mermilerden dolayı 4 kahraman silah arkadaşımız hafif şekilde yaralanmış ve süratle Şırnak Devlet Hastanesi’ne tahliye edilmişlerdir. Tespit edilen DAEŞ Terör Örgütü hedeflerine obüsler ile misliyle karşılık verilmiştir” denildi. Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada ise saldırıda kampta eğitim gören Iraklı gönüllülerden biri subay olmak üzere 2 kişinin şehit olduğu 4 kişinin de yaralandığı ifade edildi. Açıklamada, “Saldırıya gerekli şekilde mukabele edilmiş, DAEŞ mevzileri imha edilmiştir” ifadesi kullanıldı. Dışişileri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Askerinizi geri çekin” diyen Bağdat’a “70 bin Şii milis, Musul Başkonsolosluğumuzu, 2 bin kişiye karşı koruyamadığı gibi şehirden de 2 günde kaçmıştı. Bu durumda, Irak’ta sizin davetinizle bulunan gücümüzü nasıl koruyacak?” diye sormuştu. DAEŞ saldırısından Türk peşmergeyi Türk askeri korurken, Irak askeri ortalıkta yoktu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, saldırı ve sonrasında bölgede yaşanan gelişmelere ilişkin, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Genelkurmay Başkanı Org. Hulusi Akar’dan telefonla ayrıntılı bilgi aldı. ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın Ulusal Güvenlik Danışmanı Colin Kahl, “Bu saldırıyı kınıyoruz ve hayatını kaybedenler için taziyelerimizi sunuyoruz” dedi.
Star

SPOR 

Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin yaptırdığı, Bursaspor’un yeni mabedi Timsah Arena’nın açılışını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapacak. 21 Aralık Pazartesi günü yapılacak törenle kapılarını açacak olan stadın gösteri maçında Cumhurbaşkanı Erdoğan da forma giyecek. Timsah Arena’nın açılış töreni saat 15.00’te başlayacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başakşehir Fatih Terim Stadı’nın açılışında yapılan maçta da forma giymişti. Aynı zamanda eski bir amatör futbolcu olan Erdoğan, o maçta üç golle hat-trick’e imza atmıştı.
Hürriyet

Beşiktaş derbisinden mağlubiyetle ayrılarak şampiyonluk yarışında geri kalan Galatasaray’da sular durulmuyor. Başkan Dursun Özbek'in seçim kazanmasında büyük ağırlığı olan “Liseciler” derin muhalefetini artırmaya başlarken, yönetim de kendi içinde türlü türlü sorunlar ve iç çekişmeler yaşıyor. Başkan Dursun Özbek'in kardeşi Mehmet Özbek'i, Florya'ya ve futbolun başına getirmesiyle başlayan süreçte Cüneyt Tanman'ın istifası yönetimde ilk hasarı oluşturmuştu. Yönetim içindeki birçok görev paylaşımında Dursun Özbek'in öncelikle Fatih İşbecer'e birçok görevi birden yüklemesi de yine diğer yöneticilerin dışa vurulamayan tepkilerine neden olmuştu. Başkan Dursun Özbek, Yönetim Kurulu ve Sportif A.Ş. Yönetim Kurulu toplantılarının dışında yöneticilerden Fatih İşbecer, Alper Namlı ve Selim Arda Üçer ile yakın çalışma içinde olması yönetimde kutuplaştırmayı da beraberinde getirdi. Dursun Özbek yönetiminde WhatsApp grubunda olanlar ve olmayanların gizli iç çekişmesi yaşanıyor. Bu iç çekişmeler yüzünden Dursun Özbek yönetimindeki bazı isimler tarafından akıllı telefon üzerinden mesajlaşma grubu kurulduğu ve bu gruptaki yöneticilerin diğer yöneticilere bilgi vermeden kendi aralarında konuları değerlendirdikleri, yönetime çok yakın kişiler tarafından ifşa edildi. Yönetim kurulu içindeki aktif birçok yöneticinin dost sohbetlerinde başkan Dursun Özbek'i ağır bir üslupla eleştirdikleri de, Galatasaray yönetimine yakın birçok kulüp üyesi tarafından sıklıkla dile getiriliyor
Türkiye

Beşiktaş Sompo Japan, ULEB Avrupa Kupası E Grubu 10. ve son hafta maçında Rusya’nın Zenit takımını evinde 24 sayı farkla 91-67 mağlup etti. Ancak PAOK’un deplasmanda Lietuvos Rytas’ı yenmesiyle grupta Olaj takımının ardından averajla 5. olan siyah-beyazlılar turnuvaya veda etti. Temsilcimizde Nate Wolters 15 sayı, 5 asist, 2 ribaundla, Cenk Akyol 13 sayı, 3 ribaunt, 1 asistle, Maciej Lampe 13 sayı, 6 ribaunt, 1 asistle oynadı. Diğer sonuçlar: Trabzonspor Medical Park-Unics Kazan: 73-80, Nizhny-Galatasaray Odeabank: 81-75. Avrupa Kupası: Türk Telekom- Slask: 96-68.
Türkiye

Fenerbahçe, Türkiye Kupası’ndaki ilk maçında, Tuzlaspor engelini aştı: 2-1. 8’de Tuzla atağında Mehmet ortasını yaptı, Haluk kafayla topu kaleye yolladı, ancak üstten aut. 26’da Uygar’ın şutu isabetsizdi. 30’da Melih topu Uygar’a kazandırdı. Bu oyuncunun vuruşunda kaleci tehlikeyi kornerle savuşturdu. 35’te Sefa’nın pasında Mehmet penaltı noktası üzerinden vurdu, üstten aut. 41’de ileri çıkan Yasir soldan ortaladı, ama top doğrudan kaleye girdi: 0-1. 47’de Ozan’ın pasında topla buluşan Melih ceza sahası içinde sol çaprazdan vurdu. Burak Onur tokatladı, dönen topu Ramazan tamamladı: 0-2. 52’de savunma arkasına atılan topta Okan farkı 1'e indirdi: 1-2. 53’te Haluk’un vuruşu, Ertuğrul’dan döndü. Sefa bir kez daha şutladı, aut. 77’de Diego’nun serbest atışından gelen ortada Fernandao kafayı vurdu, üstten dışarı. 84’te Okan’ın şutunda Ertuğrul iyi yer tuttu.
Star

24 Şubat 2008’de yapılan Genel Kurul’da dönemin başkanı Yıldırım Demirören ve yönetiminin ibrasına ilişkin mahkemece verilen iptal kararını, Divan Başkanı Yalçın Karadeniz değerlendirdi. Karadeniz, “Ne yönde iptaller oldu, şu anda bilmiyoruz. Önce gerekçeli kararı görmemiz lazım. İtiraz ve temyiz süreleri geçip iptal kararı kesinleşirse Yönetim Kurulu ilk genel kurulda, ibra edilmeyen kısım için mahkemeye gitme kararı alınmasını isteyebilir. Alınacak karar sonucunda da dava açabilirler. Netice çıkınca da bir usulsüzlük, yanlışlık varsa Demirören ve Yönetim Kurulu aleyhine dava açma hakkına sahip olurlar” şeklinde görüş belirtti.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme