18 Aralık 2015 Cuma

18.12.2015 Genel Gündem


18.12.2015

GÜNDEM

 Terör Dehşeti Mobese Kamerasında
Sokağa çıkma yasağının sürdüğü yaklaşık 10 bin askerin de zırhlı araçlarla destek verdiği Şırnak'ın Silopi ve Cizre ilçelerinde PKK'lı teröristlere yönelik operasyonda iki günde 25 terörist etkisiz hale getirildi. Silopi'deki operasyona "Şehit Polis Muhammet Onur" adı verilirken Cizre'deki operasyon "Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Burak Demir" olarak adlandırıldı. Güvenlik güçleri iki operasyonda şu ana kadar biri Silopi'de, 14'ü Cizre'de olmak üzere 25 teröristi etkisiz hale getirdi. Cizre'de, jandarma komando timlerinin, tankların eşliğinde süren operasyon, ilçenin daha çok Cudi, Nur, Sur ve Yasef mahallelerinde yoğunlaştı. Güvenlik güçleri çatışmalarda gece aydınlatma fişeği attı. Cudi Mahallesi'nde barikat kuran teröristlerle çıkan çatışmada dört çocuk annesi Hediye Şen (45) yaşamını yitirdi. Askerler kontrol altına aldıkları sokaklarda, evlere de girerek arama yaptı. Dün gündüz süren operasyonlarda da bomba tuzaklı barikatlar tank atışlarıyla yıkılırken, zırhlı kepçeler yolları temizledi. Silopi ilçesinde de çatışmalar daha çok Başak ve Yenişehir mahallelerinde yoğunlaştı. Silopi'deki operasyona, Cizre'de olduğu gibi jandarma komandolar tank ve zırhlı araçlar eşliğinde katıldı. Güvenlik güçlerinin Yenişehir Mahallesi'nde evlerde aramalar yaptı. Patlama ve silah seslerinin yankılandığı ilçe, Başak Mahallesi'nde oturan 70 yaşındaki Hüseyin Güzel'in de kalp krizinden öldüğü belirtildi. Cizre'de teröristlerin halka uyguladığı baskı, MOBESE kameralarınca kaydedildi. Sokağa çıkma yasağına saatler kala teröristlerin bir araca yönelik silahlı saldırısını anbean görüntüledi. Yasef Caddesi'nde seyir halindeki araca teröristler silahlı saldırıda bulundu. Araç olay yerinden kaçmaya çalışırken bu sefer bir başka terörist araca doğru yaklaşarak ateş açtı. Araçta 15 yaşındaki Mevlüde İğdi başından ağır yaralandı. Hastaneye kaldırılan genç kızın sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu öğrenildi. Bir başka görüntüde ise ilçeyi terk etmek isteyen vatandaşlara engel olan teröristler yer aldı. Sokağa çıkma yasağı başlamadan önce ilçeden ayrılmak isteyen vatandaşların bulunduğu bir araç terör örgütü üyelerince durduruldu. Silahla tehdit ettikleri sürücüyü araçtan indiren teröristler, vatandaşların ilçeden ayrılmalarını engelledi. Teröristlerin, operasyonlara karşı vatandaşları "kalkan" olarak kullanmak istedikleri belirtildi. Şırnak esnafı sokağa çıkma yasağını proteste için kepenk açmadı, şehir içi ulaşımı sağlayan belediye otobüsleri ve minibüsler de sefere çıkmadı. Diyarbakır'ın Sur ilçesin 2 Aralık günü alınan, 11 Aralık'ta 17 saat ara verildikten sonra tekrar ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürüyor. Yasağın uygulandığı 6 mahalle ve 1 caddede, PKK'ya yönelik operasyon sürerken yasağın 15'nci gününde de çatışmalar devam etti. İlçede Diyarbakır'daki 7'nci Kolordu Komutanlığı'na bağlı özel kuvvetler askeri araçlarla, polis ve jandarma özel harekat timleriyle birlikte ortak operasyonu sürdürüyor. Tunceli'de PKK'ya yönelik başlatılan operasyonlar devam ederken, Pülümür İlçesi Kızılmescit Deresi bölgesinde, örgüte ait 4 sığınak bulundu. Sığınaklarda çok sayıda mermi, mühimmat, gıda ve sağlık malzemesi ele geçirildi.
Milliyet


Müsiad'dan Sürpriz Eleştiri
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MGenel Başkanı Nail Olpak'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmesinde 64. Hükümet programına yönelik eleştirilerde bulunurken, "Hükümet programının üreticiyi rahatlatacak yanı zayıf" değerlendirmesinde bulunduğu öğrenildi. Olpak'ın asgari ücretten CHP'nin vaadinin daha doğru olduğunu, yüklerin kamuya yüklenmesi gerektiğini belirttiği öğrenilirken, Kılıçdaroğlu'nun da, "Sermayeden vergi almamayı seçen bir ülke asgari ücretten de vergi almamayı seçebilir" değerlendirmesinde bulunduğu belirtildi. Kılıçdaroğlu, önceki gün CHP Genel Merkezi'nde MÜSİAD Genel Başkanı Nail Olpak ile görüştü. Görüşmeye CHP Genel Başkan yardımcıları Faik Öztrak ve Selin Sayek Böke de katıldı. Alınan bilgilere göre görüşmede Olpak, hükümet programından duyduğu endişeyi paylaştı. "Bu programın üreticiyi rahatlatacak yanı zayıftır" değerlendirmesinde bulunan Olpak'ın, "İyi olana iyi demeye, eksik olana eksik demeye devam edeceğiz. Ancak kaygı duyduğumuz hususlar var" ifadesini kullandığı kaydedildi. Olpak'ın, "Asgari ücrete ilişkin sizin yaptığını öneri daha doğruydu çünkü yükleri kamunun yüklenmesini öngörüyordu. Bunu şimdi Ak Parti önerisi gündemdeyken bir kere daha dile getirmenizi isteriz çünkü Ak Parti hükümetinin önerisinde yük, işverene yükleniyor" dediği öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun da, "Asgari ücretin artması gerekliliği artık bir tartışma konusu değil. Bin 300 TL'den daha da yüksek olması gerekiyor emeğin karşılığını alması için. Bu yükün önemli bir kısmı da kamu tarafından giderilmeli Sermayeden vergi almamayı seçen bir ülke, asgari ücretten de vergi almamayı seçebilir" diye konuştuğu belirtildi. Kılıçdaroğlu'nun Güneydoğu'daki mevcut tabloyu da eleştirirken, "Toplumsal barış zedelendi. Salt güvenlikçi yaklaşımlarla konuya odaklandığınızda ağır insan hakları ihlalleri de yaşanıyor" dediği öğrenildi.
Milliyet

Tikad'dan Dört Bakana Ziyaret
Türkiye İşkadınları Derneği (TİKAD) yeni kabinede yer alan bakanları ziyaret amacıyla bir Ankara turu gerçekleştirdi. Nilüfer Bulut başkanlığındaki heyette Tİ- KAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Demet Sabancı Çetindoğan'ın yanı sıra, Başkan Yardımcısı Sema Güral Sürmeli ve Meltem Demirören Oktay ile Ayşe Cevahir ve Hediye Güral Gür yer aldı. Heyet gün boyu süren ziyaretler kapsamında, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu ve Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı ile de bir araya geldi. TİKAD Başkanı Bulut yaptığı açıklamada, kabinede iki kadın bakanın yer almasından büyük memnuniyet duyduklarını, bu sayının giderek artacağını umduklarını söyledi. Nilüfer Bulut, "Kadınların öncelikli meselelerini ve karşılıklı çözüm önerilerimizi konuşma ve TİKAD'ın çalışmalarından bahsetme fırsatımız oldu, ortak hedeflerin bizlere daha kısa sürede daha fazla yol aldıracağına inanıyorum. Çevre ve şehircilik bakanımızın Türkiye'nin çevre politikalarına kadın perspektifiyle getireceği avantajların büyük olacağına inanıyoruz. Bakanlarımızla bunları konuşma fırsatımız oldu" dedi. Heyetin Avcı'yı ziyaretinde mesleki eğitim ve ara eleman yetiştirilmesi konuları ele alındı. TİKAD heyeti, Soylu'yla görüşmesinde ise işverenlerin beklentileri ve iş güvenliği konusunun çalışma hayatının en temel önceliği olması gerektiği dile getirildi. Kadınların statüsünün yükseltimesi, kadınların iş ve sosyal yaşamda güçlendirilmesi konularında yaptığı çalışmalarla da tanınan TİKAD, evhanımlığının bir statüye kavuşturulması konusunda çalışma başlattıklarını ve bunun projelendirilmesiyle ilgili olarak Çalışma Bakanı ile görüştüklerini belirtti.
Vatan

Işid-Pyd Savaşı İstanbul'a Sıçradı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaki IŞİD dosyasına göre örgütün İstanbul lideri 26 yaşındaki Ebu Ubeyde kod adlı İ.A Dosyada aralarında Fransız, Fas ve Tunus vatandaşlarının da olduğu 67 şüpheli var. Al Jazeera'nin ulaştığı soruşturma dosyasında IŞİD ile PKK arasında Suriye'de yaşanan çatışmaların, şehirlerde hatta İstanbul'da yaşandığı belirtildi. Soruşturma dosyasının şüphelileri arasında yer alan E.K. isimli şüphelinin Eylül 2014'te İstanbul Sancaktepe'de PKK elemanları tarafından silahla vurularak yaralandığı belirtildi. Suriye'de Esad ve PYD'ye karşı savaştığını belirten E.K., "PKK benimle birlikte dört kişiyi infaz listesine aldığını duydum. Bu nedenle olayı PKK yandaşlarının yapmış olduğunu düşünüyorum" dedi. Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre yapılan telefon dinlemelerinde örgüt lideri İ.A.'nın ve E.K.'nın vurulmasının ardından nasıl ifade vermesi konusunda elemanlarına talimat verdiği de tespit edildi. IŞİD'in Türkiye kolu olarak hareket eden Ebu Ubeyde kod adlı İ.A liderliğindeki 67 kişilik grubun eylemleri ise dosyada dört başlık altında sıralandı. a) Sözde mescitlerde dersler verdikleri şahısları çatışma bölgelerine göndermek b) Terör Örgütünün adlarını kullanarak baskı, cebir, şiddet ve tehdit uygulamak c) IŞİD Terör Örgütüne eleman ve lojistik destek sağlamak d) Şüpheli İ.A'nın sözde şeriat mahkemesinde, insanların öldürülmesi için karar vermek. Dosyaya göre Bursa'da yaşayan sekiz kişilik bir aile IŞİD'e katıldı. Babaanne G.P., oğulları, gelini ve torunlarından oluşan sekiz kişi ile birlikte Suriye'ye gitti. IŞİD'e katılanlar arasında eşinin bileziklerini alarak gidenler de tespit edildi. Bileziklerini alarak IŞİD'e katılan kocasından şikâyetçi olan H.K, müşteki olarak verdiği ifadede kocasının yakalanmasını istedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 99, 3530-99, 4288                                                                   
ABD Doları 2, 9289-2, 9303/ Euro 3, 1741-3, 1741/İngiliz Sterlini 4, 3639-4, 3707                  

Aman Dolar Kaçmasın
FED kararından sonra bizim Merkez Bankası'nın 'koşa koşa' yaptığı ilk iş ne oldu dersiniz? Kendisinde tutulan dolarların faizini yukarı çekmek oldu. Zorunlu karşılıklar için bankalar Merkez Bankası'nda dolar tutuyorlar; bu, Merkez Bankası'nın toplam döviz rezervlerinin yarısı ediyor. 116 milyar dolarlık altın ve döviz rezervinin kabaca 60 milyarı, dolar cinsi karşılıklardan oluşuyor. Bu dövizlere Merkez Bankası faiz ödüyor. FED kararı ertesinde dün sabah, ödenen faizi yüzde 0.24'den yüzde 0.49'a yükseltti. Amaç ne derseniz oldukça basit; faiz farkı ortaya çıktığından eldeki dolarların kaçmaması. Peki ya TL ile açılan faiz farkı ne oluyor? İlk iş olarak 'koşa koşa' dolar faizini yükseltmek, ilk ağızda içeriye 'dolarlarıma sahip çıkıyorum' mesajı vermekten başka bir sinyal etkisi vermez. Merkez Bankası kendi evine kira rayici belirlemek yerine, komşu eve kira rayici tayin ederek nemalanmak isteyen ev sahibine benziyor. Bir merkez bankasının, 'koşa koşa' yapacağı iş kendi bastığı paranın değeri ile ilgili konular olmalıydı. FED kendi bastığı paranın faizini ayarlıyor. Dün faiz artırımından sonra bizim merkez bankasından başka bir merkez bankası örneği yok; kendi parasından önce, başkalarının bastığı paranın faizini kendi ülkesinde ayarlayan. İşin dramatik tarafı şu; içeride yıllık çekirdek enflasyonun ana eğilimi yüzde 9'ların üzerinde seyrediyor, Merkez Bankası'nın uyguladığı resmi faiz yüzde 7.50, piyasaya sürdüğü paranın ortalama faizi yüzde 8.75 civarında. Ağustos ayından bu yana, 'para politikasını normalleşeceğiz' denilen şey de; resmi faizi yüzde 7.50'den ortalama faiz yüzde 8.75'e getirmek. Merkez'in ima ettiği 'normalleşme', cari enflasyon koşullarında hala normalden uzakta. Ayrıca, FED'in faiz artırımını, 'önce FED yapsın da biz de öyle normalleşelim' tarzında beklemek, hâlâ araya 5 gün koymak kadar anlamsız bir rahatlık 'normalleşmenin' ruhuna uygun olabilir mi? Resmi faizi efektif fonlama faizine getirecek iseniz; FED açıklamasından sonra perşembe sabahı bunu ilan eder geçer giderdiniz. Çok belli ki; faizi, fiili olarak bulunduğu seviyeden tabelaya taşımak bile ciddi biçimde 'sendrom' yaratıyor. FED başladığı sıkılaştırmayı, ilerleyen zaman içinde olası bir güçlenen enflasyon görünümünde daha da sıkılaştırırsa bizim gibi buna ayak uydurmada geride kalanlar etkilenecek. Sorun şu ki; uzun vadeli sermaye girişi yerine kısa vadeli sermayeye dayalı bir finansman modeline kaldık, bunu kırmak için gereken reform gayretlerini de temenni bulutuna gömdük. Kısa vadeliye kaldık ama bunun asgari gereklerini bile faiz takıntısına heba ediyoruz. Sonuç yine aynı 'dersi' tekrarlamaya gelecek, iniş çıkışlı bir ekonomik büyüme ve çalkantılı bir mali piyasayı konuşmaya devam edeceğiz. Bedeli, reel kesim şirketlerine ve girişimcilerin başına patlayacak.
Hürriyet

Vize İçin Önce Paket
Vizesiz AB için ilgili bakanlıklara talimat veren Başbakan Ahmet Davutoğlu önümüzdeki günlerde görüşeceği muhalefet partilerine de "Bu adım herkesin yararına. Onun için takvimde gecikme yaşanmaksızın hep birlikte bu düzenlemeleri çıkaralım" mesajı verecek. Vize serbestliği uygulamasının hayata geçirilmesi için sıkışık bir 4 maddelik takvim bulunuyor. Türkiye'nin mart ayına kadar yasal düzenlemeleri tamamlaması gerekiyor. Mart ayında Avrupa Birliği'nin raporu yazması, temmuz ayından itibaren ilk pilot uygulamaların başlaması, ekim ayında da vize muafiyetine tam geçişin sağlanması bekleniyor. Vize serbestliği için Türkiye'den 72 beklenti bulunuyor. Bu çerçevede kişisel verilerin korunmasına ilişkin kanun ile birlikte 9 madde yerine getirilmiş oluyor. Bu yasanın ardından ise 10 yasal düzenlemenin tercümesi AB komiserlerine gönderildi ve AB'den görüş istendi. Siyasi Etik Kanunu, İnsan ticaretinin önlenmesi ve mağdurların korunmasına ilişkin düzenleme, Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan Üçlü Temas Merkezi Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun, Kişisel Verilerin Otomatik İşleme Tabi Tutulma Sürecinde Bireylerin Korunması, İnsan Ticaretine Karşı Eyleme İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin onayı, Kara para ile mücadeleye ilişkin düzenlemenin uygun bulunduğuna dair kanun, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne Ek 7 No.lu Protokol'e taraf olunması, Hükümlülerin Nakline Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi'nin uygunluğuna dair kanun, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanması Yönetmeliği, Biyometrik veriye sahip kimlik kartlarına geçişin tamamlanması, Suriye vatandaşlarının iş piyasasına erişimlerini sağlayacak karar, Cezai konularda adli yardımlaşma, Siber suçlarla mücadele düzenlemesi, Ayrımcılıkla Mücadele Kanunu, Suçluların İadesine Dair Avrupa Sözleşmesi'ne Ek protokollerin onayı, Velayet Sorumluluğu ve Çocukların Korunmasına Yönelik Tedbirlere ilişkin kanun, Çocuğun Desteklenmesi ve Aileyle İlgili Diğer Nafaka Alacaklarının Milletlerarası Tazmini ile İlgili Lahey Sözleşmesi'nin onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun.
Türkiye

Rusya'ya İhracat Artıyor
Rus uçağının düşürülmesinin ardından Türkiye'nin ihracatında düşüş yaşanmadığı açıklandı. Gümrük kapılarını kapatmadıklarını ve Rusya'dan gelen mallara ambargo uygulamadıklarını anımsatan Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, "Ancak Rusya farklı bir yöntem seçti ve sebzemeyve başta olmak üzere bazı mallarımızın girişini engelleme, geri gönderme gibi işlemlere tabi tuttu. Bugüne kadar geri gelen veya iptal edilen beyanname sayımız 203. Son aldığım rakam buydu. Bu da 8.5 milyon dolar seviyesinde bir büyüklüğe tekabül ediyor. Bizi etkileyecek veya ekonomimizi sarsacak durum değil" dedi. Öte yandan Rusya'nın, Türkiye'den bazı ürünlerin ithalatına kısıtlama getirmesine karşın, aralarında ayakkabı, çamaşır ve bulaşık makineleri ile fırınların bulunduğu hafif sanayi ürünlerini kapsam dışında bıraktı.
Milliyet

Gazda Olumsuzluk Yok!
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin doğalgaz arz güvenliği açısından bu kış ve önümüzdeki dönemlerde bir sıkıntı yaşanmaması için her türlü senaryonun çalışıldığını belirterek, "Türkiye'nin en önemli gaz tedarikçisi olan Rusya ile bu süreçte şu ana kadar olumsuz bir yansıma olmadı. Türkiye gaz tedariki özelinde sıkıntılara karşı her türlü çalışmanın tedbirlerini almaya başladı" dedi. A Haber canlı yayınında soruları yanıtlayan Bakan Albayrak, Fed'in gösterge faizini yüzde 0 - 0,25 aralığından 0,25 - 0,50 aralığına yükseltmesinin 'satın alınan bir karar' olduğu için piyasalarda çok fazla dalgalanma beklemediğini dile getirdi. Albayrak, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinin ardından iki ülke ilişkilerine yönelik soru üzerine yaşanan krizin haklı olarak endişeyi de beraberinde getirdiğini söyledi. Türkiye'nin Rusya'nın en büyük ikinci doğalgaz müşterisi olduğunu anımsatan Bakan Albayrak, sözlerine şöyle devam etti: "Özellikle en önemli gaz tedarikçisi olan Rusya ile bu süreçte, bizim açımızdan şu ana kadar olumsuz bir yansıma olmadı. Rusya'dan en büyük ikinci gaz alan ülke olarak, ticari anlaşmalara dayalı olarak bugüne kadarki işbirliğini devam ettiriyoruz. Türkiye gaz tedariki özelinde sıkıntılara karşı her türlü çalışmanın tedbirlerini almaya başladı. Resmi olarak göreve başladığımız günden beri ciddi çalışmalar yürütüyoruz. Önümüzdeki kış dönemi ve diğer kışlarda oluşabilecek herhangi bir sıkıntıya karşı her türlü senaryoyu çalışıyoruz. Şu ana kadar Rus yetkililerle bu konularda bir temasımız olmadı." Yaşanan krizin farklı senaryolarla ilgili bir süreci doğurduğunu ve muhtemel herhangi bir sıkıntı durumunda doğacak enerji ihtiyacının farklı pazarlarla dengelenmesi konusunda senaryoların çalışıldığını anlatan Albayrak, "Süreci, farklı pazarlarla, farklı ülkelerle eş zamanlı yönetiyoruz. Azerbaycan, İran bu ülkeler arasında. Bununla ilgili de görüşmelerimiz devam ediyor. Muhtemel bir krizin boyutuyla alakalı en iyiden en kötüye kadar farklı senaryolarımız var, gazla ilgili bir kriz yaşamamayı umuyoruz" ifadesini kullandı. Albayrak, Türkiye'nin aynı zamanda hidrolik, kömür ve sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) ile ilgili devreye alabileceği kaynakları olduğunu da söyledi.
Vatan

2016'da Çarklar Yeniden Dönecek
İnşaat ve inşaat malzemeleri sektörü 2015 yılını yaklaşık yüzde 1 büyüme ile yılsonu beklentilerinin altında tamamlamaya hazırlanırken; her iki sektörün 2016 yılında yüzde 2.5-3 büyümesi öngörülüyor. Ancak sektör temsilcileri, 2016'da anayasa ile yönetim sisteminde değişikliği içeren bir referandumun gündeme gelmesi ve yeni bir bekle-gör dönemine girilmesinin büyüme öngörülerini baskılayabileceğini de göz ardı etmiyor. İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) Başkanı Fethi Hinginar, "2015 yılında sektörün frene bastığı görülüyor. 2015'te yavaşlayan çarkların 2016'da tekrar hızlanmasını bekliyoruz" dedi.
Vatan

Yurt Dışına Odaklanıp 2.5 Milyar $ Yatıracak
Türkiye Petrolleri (TP) Genel Müdürü Besim Şişman, 2016'da 2.5 milyar dolar yurt dışı, 677 milyon lira da yurt içi yatırım yapılacağını belirtti. Türkiye'de arama çalışmalarına devam ettiklerini anlatan Şişman, "Ancak biz petrol ve doğal gaz ülkesi değiliz. Bu gerçekten hareketle stratejimizi değiştirdik. Yurt dışı odaklı büyümeyi stratejimizin merkezine yerleştirdik. Yıllarca gereği kadar agresif olmamış, olamamışız. Kaybedilen zamanı kapatmamız gerekiyor. 2016'da yatırım miktarımız daha yüksek olacak, yurt dışında 2.5 milyar dolar, yurt içinde 677 milyon lira yatırım yapacağız" diye konuştu.
Vatan

Gazda % 10 İndirim Yolda
Döviz kurundaki artışı doğalgaz fiyatlarına zam olarak yansıtmayan enerji yönetimi, şimdi indirime hazırlanıyor. Petrol fiyatlarında meydana gelen radikal düşüşün ardından doğalgaz fiyatlarının da gerilemesi üzerine indirim yapılabileceği belirtiliyor. BOTAŞ'ın 2016 yılı ilk çeyreğinde doğalgaz fiyatlarında yüzde 10-15 civarında indirim yapabileceği dile getiriliyor. Konuya ilişkin son kararı hükümet verecek. Enerji yönetiminden edinilen bilgilere göre BOTAŞ'ta aralık ayı başından itibaren doğalgaz fiyatlarına indirim yapılıp yapılamayacağı konusu masaya yatırılıyor. Petrol fiyatlarının doğalgaz fiyatlarına yansıması teknik verilerle analiz ediliyor. Petrol fiyatlarının 50 dolarda tutunması beklenirken, 40 doların altını görmesi ve bu gelişmenin de doğalgaz fiyatlarına yansıması üzerine indirim yapılabileceği dile getiriliyor. Çalışmalar hakkında bilgi veren Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'ndan üst düzey bir yetkili "Uluslararası piyasalarda petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte doğalgaz fiyatlarında da indirim meydana geldi. BOTAŞ fiyat pahalıyken aslında piyasada fiyatların yükselmesini önleyecek bir strateji yürüttü. Şimdi geçmişteki zararları telafi etme süreci var. Artık ciddi ciddi indirim konusu da gündeme gelebilir" dedi. BOTAŞ her ayın son günü, izleyen ayda doğalgaz fiyatlarının ne olacağına karar veriyor. BOTAŞ'ın yıl başında doğalgazda indirim yapması planlanırken, elektrik fiyatlarında ise tersi bir durum yaşanması bekleniyor. Kurlardaki artışın elektrik fiyatlarına zam olarak yansıyabileceği ifade ediliyor. Sektör temsilcileri yüzde 15-20 oranında bir zam rakamı telaffuz ederken, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) konuya ilişkin son kararı verecek. EPDK üçer aylık dönemlerde elektrik fiyatlarını belirliyor. Tarife dairesinin konuya ilişkin çalışması sürüyor.
Star

DÜNYA

İsrail İle Yeni Dönem
İsrail komandolarının 2010 yılında Gazze'ye insani yardım taşıyan Mavi Marmara gemisine yaptığı baskında 9'u Türk 10 kişinin öldürülmesinin ardından bozulan ikili ilişkilerin onarılması için iki ülkenin heyetleri İsviçre'nin Zürih kentinde bir araya geldi. İsrail'in Haaretz gazetesi, görüşmede Türkiye'yi Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun başkanlığındaki bir heyetin temsil ettiğini, İsrail tarafında da istihbarat teşkilatı Mossad'ın gelecekteki şefi Yossi Cohen ve Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Türkiye ile ilişkilerden sorumlu danışmanı Joseph Ciechanover'ın bulunduğunu yazdı. İsrail basınına yansıyan iddialara göre taraflar ikili ilişkilerin yeniden başlatılması için imzalanacak nihai anlaşma öncesinde beş maddelik bir yol haritasında mutabakata vardı. Haaretz'e konuşan İsrailli bir yetkili, henüz nihai anlaşmanın imzalanmadığını belirterek, "Hala bazı detaylar üzerinde çalışmak durumundayız. Ancak kriz çözülme yoluna girdi" diye konuştu. İddia edilen beş madde şöyle: İsrail, Mavi Marmara saldırısındaki mağdur ve kurbanlar için 20 milyon dolarlık bir tazminat fonu oluşturacak. Türkiye ve İsrail, karşılıklı olarak büyükelçiler atayacak. Mavi Marmara baskını için İsrail askerlerine yönelik suçlamalar düşürülecek. Türkiye, Hamas liderlerinden Salih el-Aruri'yi sınır dışı edecek. Örgütün Türkiye'deki faaliyetleri kısıtlanacak. Türkiye ve İsrail doğalgaz sahalarında işbirliğine gidecek. Türkiye'nin İsrail'den doğalgaz satın alacak. İsrail, Türkiye'de inşa edilecek boru hattıyla Avrupa'ya doğalgaz satacak. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bir süre önce yaptığı açıklamada İsrail'in Türkiye'ye doğalgaz satışı konusunda Ankara ile görüşme halinde olduğunu söylemişti. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da iki ülke arasındaki ilişkilerin normalleşmesinin bölge için hayati önem taşıdığını kaydetmişti.
Hürriyet

Türk Hava Sahasına Nato 'Kontrolü'
NATO'nun bugün gerçekleşecek oturumda, Türkiye'ye hava desteği paketine onay vermesi bekleniyor. 24 Kasım'da Türkiye'nin Rusya uçağını düşürmesinin ardından gündeme gelen pakette; erken uyarı uçakları AWACS'lar, önleme uçağı, gemisavar ve uçaksavar füzeleri bulunan fırkateyn ve komuta gemisini barındıran donanma birimi yer alıyor. Paketin resmiyet kazanması öncesinde gazetecilere açıklama yapan üst düzey NATO yetkilileri, AWACS uçaklarının amacının, "Türkiye'nin bir Rus uçağı daha düşürmesini engellemek olduğunu" söyledi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye'nin hava savunma kapasitesini güçlendirecek NATO misyonu için 10 aydır hazırlık yapıldığını ve Rusya uçağının düşürülmesi ile bağlantısı olmadığını söyledi. Misyonun hem Türk savunmasına hem de IŞİD'e karşı koalisyona katkıda bulunacağı belirtildi. Ancak adlarının açıklanmaması şartıyla konuşan NATO kaynaklarına göre, 'uçağın düşürülmesi, şoke olan İttifak üyelerini, Türk hava sahasını yönetme yoluyla, Moskova ve Ankara arasındaki gerilimi azaltmak için daha fazla destek sunmaya itti'. Üst düzey NATO kaynaklarından biri, "NATO'nun angajman kuralları, Türkiye'ninkinden çok daha temkinli" dedi. Kaynak, "NATO'nun kamu önünde Türkiye'yi desteklemekten başka şansı yok, çünkü (bir üyeye yapılan saldırıyı tüm İttifak'a yapılmış kabul eden) 5'inci maddeyi çok ciddiye aldığımızı göstermemiz lazım. Ancak özel görüşmelerde müttefikler artan şekilde Türkiye'ye olan desteğin kayıtsız şartsız olamayacağına işaret ediyor ve bazıları 'Neden Baltık'ta bizim yaptığımız gibi Rus uçağına hava sahanızın dışına çıkaracak şekilde eşilik etmediniz' diye soruyor" şeklinde konuştu. Rus uçakları Baltık bölgesinde NATO üyeleri Estonya, Letonya ve Litvanya'nın hava sahalarını da ihlal ediyor. NATO kaynağı AWACS uçaklarının Türkiye'deki rolü hakkında ise şu yorumda bulundu: "NATO, giderek artan şekilde Türk hava sahasının kontrolünü ele alacak. Böylece Türkler, bizim gökyüzünde gözümüzün olduğunun ve herhangi bir durumda onlara ikinci bir fikir sunabileceğimiz gerçeğinin farkında olacaklar." 400 km menzile sahip AWACS uçakları, dijital veri bağlantıları ile kara, deniz ve hava merkezli komutalara bilgi aktarabiliyor. AWACS'lar, Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanı (SACEUR) komutası altında faaliyet gösteriyor. Reuters haber ajansına açıklamaları yorumlayan İngiltere merkezli RUSI savunma düşünce kuruluşundan Justin Bronk, "Büyük ihtimalle şu olacak; hava kaynaklı temas NATO'nun AWACS'ları tarafından takip ediliyorsa, SACEUR, Türklerin gerçekleştireceği her eylemi NATO komutanları ile koordine etmesini isteyecek ve NATO'nun kırmızı kartı olacak" dedi. Reuters'a konuşan Türk yetkililer ise Ankara ve NATO'nun, Türk ve NATO hava sahasındaki problemleri çözmek için bir sistem geliştirmeye çalıştığını, henüz bunun hakkında konuşmak için erken olduğunu söyledi.
Milliyet

İsrail'le 4 Yıl Sonra Normalleşme Sinyali
Türkiye ile İsrail arasında Mavi Marmara baskınının neden olduğu krizin aşılmasına yönelik temaslar ve uzlaşma arayışları dikkat çekici nitelik kazandı. İsrail basınında Türkiye ile İsrail arasında "Mavi Marmara" mağdurlarına tazminat ödenmesi ve Hamas'ın bazı isimlerinin sınır dışı edilmesini de içeren bir anlaşma imzalandığı iddiası yer alırken, Başbakanlık ve Dışişleri yetkilileri, bu maddelerin ana hatlarıyla İsrail'in tekliflerini içerdiğini dile getirdi. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu, İsrail'den bazı yetkililerle Roma'da temaslarda bulunmuştu. Sinirlioğlu'nun, İsrail'den bazı isimlerle İsviçre'nin Zurih kentinde de görüştüğü belirtildi. Bu görüşmelerde, bir on mutabakatın sağlandığı dile getirildi. İsrail Gazetesi Haaretz'e konuşan İsrailli yetkiliye göre, Başbakan Netanyahu'nun Turkiye danışmanları, Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu ile İsviçre'de taslak anlaşmaya imza attı. Bu taslağa göre; İsrail kaynaklı bilgiler çerçevesinde şu mutabakatın sağlandığı ileri sürüldü: Mavi Marmara baskınıyla ilgili olarak İsrail Türkiye'ye 20 milyon dolar ödeyecek. Karşılıklı geri çekilen büyükelçiler yeniden gönderilecek. Türkiye baskını gerçekleştiren İsrail askerlerine açtığı davalardan vazgeçecek. Karar, TBMM'den kanun olarak geçirilecek. Hamas'ın askeri kanadının önemli isimlerinden, İsrail'in askerlerinin kaçırılıp öldürülmesiyle ilgili suçladığı Salih El Aruri Türkiye'den sınır dışı edilecek. Hamas'ın Türkiye'deki aktiviteleri sınırlandırılacak. Doğalgaz odaklı enerji alanında işbirliği. Türk yetkililer, bu maddelerin ana hatlarıyla İsrail'in tekliflerini içerdiğini dile getirdi. İki ülke arasında görüşmelerde önemli bir aşamaya gelindiği ancak henüz nihai mutabakatın sağlanmadığı ifade edildi.
Milliyet

Abd: Turkiye Acilen Başika'dan Cekilmeli
ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Irak'ın Musul kenti yakınlarındaki Başika Kasabası'nda bulunan Türk askerlerinin 'bir an önce' bölgeden çekilmesi gerektiğini söyledi. Irak Şam İslam Devleti'nin (IŞİD) Başika'da düzenlediği ve 4 Türk askeri dahil, 10 kişinin yaralandığı saldırı sonrası Irak Başbakanı Haydar el Abadi ile telefonda görüşen Biden, Türk askerlerinin Irak'a Bağdat'ın rızası alınmadan girdiğini belirtti. Biden'ın ofisinden yapılan açıklamada ise, "Türkiye ve Irak'ın diyaloğu artırıp gerilimi düşürmesi her zamankinden daha önemli. ABD, Irak'ın toprak bütünlüğüne saygı duyuyor. Türkiye'den de aynısını bekliyoruz" ifadeleri yer aldı. Türkiye, Başika'daki askerlerin peşmergeye eğitim veren birliklerin görev değişimi olduğunu açıklamıştı.
Vatan

Başını Örttü, İşinden Oldu
Paris ve San Bernardino terör saldırılarının ardından ABD'deki Müslüman toplumuna yönelik artan tepkileri protesto için başını örten bir öğretmen, çalıştığı okuldan uzaklaştırılınca öğrencileri öğretmene sahip çıktı. Yerel basında çıkan haberlere göre Evanjelik kökenli Wheaton Üniversitesi'nin siyaset bilimi bölümünde ders veren Profesör Larycia Hawkins, geçtiğimiz hafta Müslüman toplumuna destek vermek için okula başörtüsüyle geldi. Hawkins, kişisel Facebook sayfasından yayınladığı açıklamada, "Müslümanlara destek veriyorum, çünkü bir Hristiyan olarak, onlarla aynı tanrıya inanıyorum" diye yazdı. Hawkins mesajında Katoliklerin ruhani lideri Papa Françesko'nun da Hristiyanlarla Müslümanların aynı tanrıya ibadet ettiklerini söylediğini hatırlattı. Profesör Hawkins, eyleme başlamasından kısa süre sonra sömestr sonuna kadar okuldan uzaklaştırıldığını öğrendi. Okul yönetimi yayınladığı açıklamada, İslamiyet ve Hristiyanlık'ın tek tanrılı dinler olmalarına karşın, inanç bağlamında son derece önemli ayrımlar barındırdığını gerekçe göstererek Hawkins'in eylemine tepki gösterdiklerini duyurdu. Öğretmenlerinin okuldan uzaklaştırılmasından rahatsız olan bir grup öğrenci de, okul yönetimine tepki için kampüste protesto eylemlerine başladı. Öğrenciler, derhal görevine dönmesini istedikleri öğretmenlerinden okul yönetiminin resmi olarak özür dilemesini talep ediyor. Okul yönetiminin Hristiyan değerlerine sahip çıkma konusunu fazla ciddiye aldığını düşündüğünü söyleyen 43 yaşındaki akademisyen, bir öğrencisinin önerisi üzerine başladığı eylemini yeni yıla kadar sürdürmekte kararlı olduğunu açıkladı.
Vatan

Kırmızı Çizgimiz Değişmedi
Rusya savunma Bakanı sergey Şoygu'nın 'Fırat' açıklaması ile ABD Başkan yardımcısı Joe Biden'ın 'Başika' açıklaması dün Ankara'ya damgasını vururken, Dışişleri Bakanlığı kaynakları Star'a, "Fırat'taki Kırmızı Çizgilerimizi ve Başika'daki haklı pozisyonumuzu koruyoruz" açıklaması yaptı. Rusya savunma Bakanı Şoygu, önceki gece Rusya Parlamentosu kapalı oturumunda "Suriye'de, Suriye askerinin çizmesi Fırat Nehri'ne ulaşana kadar kalacağız" dedi. Türkiye, ABD'nin, PyD'ye yönelik destek politikası ve PYD'nin Tel Abyad'da etnik temizliğe varan operasyonları nedeniyle, Haziran'da, Fırat Nehri'nin Batısı'nı 'Kırmızı Çizgi' olarak belirlemişti. Kırmızı Çizgi, aBD ile varılan mutabakata ilişkin yapılan siyasi ve resmi açıklamalarla da uluslararası kayıtlara geçmişti. Bu mutabakata karşın, Şoygu'nun açıklamasına, Washington sessiz kaldı. abD'ye duyulan tepkiyi, Biden'ın Başika açıklaması körükledi. Biden, Irak Başbakanı abadi ile telefon görüşmesi sonrası Türkiye'den askeri gücünü Irak'tan çekmesini istemişti. Dışişleri kaynakları ise STAR'a "Kuzey Irak ve Başika'daki askerlerimizin sayısı, askeri gereklilik ve ihtiyaca göre düzenleniyor, TSK telkinleriyle de adım atılıyor. DAEŞ'in, Biden'ın açıklamalarıyla aynı saatlerdeki Başika saldırısı, askeri varlığımızın haklılığını bir kez daha ortaya koydu. Irak Ordusu ya da Şii milisler, Türk danışmanları koruyacak kapasitede değil. askerimiz, Başika'da caydırıcı ve koruyucu rolünü oynaması gerektiği sürece, orada kalacak" diye konuştu
Star

POLİTİKA

Sorumluluğum Da Milletime Karşı
Hazreti Mevlana'nın 742. Vuslat Yıldönümü Anma Töreni için dün Konya'ya giden Erdoğan, ilk olarak Konya 3. Ana Jet Üs ve Garnizon Komutanlığı'nı ziyaret etti. Burada Hava Pilot Tümgeneral Haluk Şahar tarafından askeri törenle karşılanan ve ardından Türk Yıldızları'nı ziyaret eden Erdoğan, Mevlana Meydanı'nda raylı sistem açılışı ile 72 adet tramvayın hizmete alınma törenine katıldı. Meydana Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun fotoğrafının olduğu 'Memleket Sevdalıları' yazılı afiş asıldı. Halka hitap eden Erdoğan, özetle şöyle dedi: "Türkiye'nin topyekün bir değişime ihtiyacı var. Önümüzdeki dönem inşallah başta anayasa olmak üzere yeni Türkiye'nin adım adım inşası dönemi olacaktır. Cumhurbaşkanı olarak benim görevim her alanda ülkemin ileriye gitmesi için yol açmaktır. Bu gayretlere destek olmaktır. Benim yetkimin sınırını anayasa belirliyor, ama sorumluluğum da milletime karşıdır. Her kim ülkeme ve milletime zarar verecek tavır, eylem içine girerse, söz söylerse onun karşısında yer almak en öncelikli görevimdir. Bunu yapanın şu veya bu parti, örgüt, şahıs olması benim sorumluluğumu ortadan kaldırmaz. Aynı şekilde 40 yıllık bir siyaset tarzım, üslubum var. Milletimle bu şekilde iletişim kurdum, halkımdan da desteği bu şekilde aldım. Kimse şu saatten sonra benden başka biri gibi hareket etmemi beklemesin. Biz yeni Türkiye, yeni anayasa, başkanlık sistemi tartışılmalı derken asla kendi kişisel ikbalimizi düşünerek bunları söylüyor değiliz. Hamdolsun milletim bu fakiri, bir faninin bu ülkede gördüğü görebileceği tüm makamlara getirdi. Bu sistemle Türkiye yoluna daha fazla devam edemez. Bunu anlamak için siyaset dâhisi, yönetim gurusu olmaya gerek yok. Şu anda ben Cumhurbaşkanıyım. Kurucusu olduğum parti iktidar partisi. Yıllardır yol arkadaşlığı yaptığım Ahmet Bey, Başbakan. Buna rağmen biz dönüşüm, değişim, yeni Türkiye diyoruz. Milletimiz yeni anayasa talebini güçlü şekilde ortaya koyduğunda buna hiçbir partinin, hiçbir siyasetçinin uzun süre kayıtsız kalabilmesi mümkün değildir. Şayet kayıtsız kalırlarsa bedelini öderler. İnşallah Türkiye'yi 2023 hedeflerine hep birlikte kavuşturacağız."
Hürriyet

Sorunlarımız Ve Çıkarlarımız Ortak
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Brüksel'de gerçekleşen, "Fikirdaş Ülkeler Toplantısı" öncesi Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras ile bir araya geldi. Çipras'ın talebi üzerine gerçekleşen görüşme, 30 dakika sürdü. Görüşmede yasadışı göç karşısında ikili işbirliği, ikili ilişkiler ve Kıbrıs müzakereleri konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Yunan mevkidaşı ile ortak açıklama yapan Davutoğlu, şunları söyledi: "Önümüzde çok önemli bir gündem var. Siyasi ilişkilerimizde istikrar var. Umuyoruz yakın zamanda Yüksek Düzeyli İşbirliği toplantısını yaparız. Bu toplantıda ortak projelerin yanısıra ortak konuları ve çıkarları konuşacağız. Ortak kelimesi önemli çünkü birlikteliği ve karşılaştığımız zorluklar karşısında bilincimizi gösteriyor. Bu toplantıyı dört gözle bekliyorum. Aynı zamanda sığınmacı krizi ve ortak sorunlar var. İki hafta önce Brüksel'de yaptığımız zirvede Türk vatandaşlarına vize serbestisi ve geri kabul anlaşması, Türkiye-AB Eylem Planı için önemli kararlar alındı. Bu Türkiye ve Yunanistan arasındaki uzun süreli gündem, bu ortak kader farkındalığı Ege'deki ve Doğu Akdeniz'deki parlak geleceğimiz için büyük fırsat. Bu mini fikirdaş zirvede eminim Yunanistan ve Türkiye birlikte çalışma konusunda başarı sağlayacaktır. Türkiye ve Yunanistan dost olarak Avrupa'da beraber çalışacak bu da Avrupa'nın yararına olacak. Bu ayrıca Doğu Akdeniz'de istikrar için de önemli. İkili ilişkiler konusunda etkin yaklaşımınız için teşekkür ederim. Birlikte Ankara, Selanik ve Atina'da pek çok toplantı yapacağız." Çipras da Türkiye ve Yunanistan arasında önümüzdeki üç ay boyunca yoğun bir program olduğunun ifade ederek, "Birlikte olmak ve fikir paylaşmak çok önemli bir fırsat oldu. Bildiginiz gibi önümüzdeki üç ay boyunca Türk-Yunan temasları kapsamında yoğun bir programımız var. Öncelikle sığınmacı akışının azaltılması kapsamında işbirliği var. Özellikle Ege'deki göçmen akını çok kritik. Bölgemiz için, Avrupa için uluslararası hukuk çerçevesinde fikir alışverişi önemli" dedi.
Milliyet


SPOR

İki takımdan bir tanesinin TOP 16'ya yükseleceği, diğerinin ise Euroleague'e veda edeceği maçta, Darüşşafaka Doğuş, sahasında konuk ettiği Maccabi Tel Aviv'e 70-66 yenilse de ikili averajla bileti aldı. Maça Mehmet Yağmur ile başlayarak son dönemin formda ismi Rochestie'yi yıpratmayı hedefleyen Oktay Mahmuti, istediğini aldı. Hücumda da ilk maçın etkili ismi Semih'i durdurmak için boyalı alana gömülen savunmayı Harangody'nin üçlükleriyle cezalandırdı, kenardan gelen Furkan'ın da katkısıyla ilk periyodu 23- 19 galip tamamladı. Farkı 6 sayıya çıkarsa da, kısa bir beşle sahada kalan rakibine karşı sıkıntı yaşamamak için onların sistemine ayak uyduran ancak bu kez de hücumda ritmini yitiren Daçka, Farmar'a engel olamayınca devre sonunda 38-35 geriye düştü. 2. yarının başında 6 sayılık farka engel olamayan Daçka, Wilbekin'in 5 sayısıyla krizden çıkarken, 3. çeyreğin sonunda ilk kez gittiği faul çizgisinde Bjelica ile 2'de 2 attı, 3. çeyrek 50-49 Maccabi üstünlüğüyle tamamlandı. Son çeyreğin başında Mahmuti'nin Ender ile Wilbekin'i aynı anda sahaya sürmesi maçı değiştirdi. İki hareketli guard ile krizi bitiren Daçka, boyalı alanda da Furkan'ın uzun süre sonra tekrar oyuna girişiyle rahatladı, 62-52'de 10 farkı yakaladı. Ancak Maccabi pes etmedi, Ender'in kenarda olduğu anlarda geri geldi. Son dakikaya 65-65 girilirken, Maccabi hücumda bilerek atmamaya ve savunmada da yememeye çalıştı. Daçka rakibi sık sık faul çizgisine gönderse de, Maccabi bunları bilerek kaçırdı. Ancak bitime 19 saniye hücum ribaundunu alan Redding'e yapılan faul ve ABD'linin ilkini atıp ikinciyi kaçırmasıyla avantaj ekibimize geçti. Daçka 10 sayıyla bile kaybetse tur atlayacağı için maçın uzamasını engellemek adına savunma yapmadı, Maccabi 'bari galibiyetle bitireyim' diye son iki hücumda skor bulup maçı 70-66 kazansa da, temsilcimiz tur atladı.
Milliyet

Jose Mourinho da kovulur! Dünyanın en iyi teknik adamları arasında ilk sıralarda yer alan Portekizli hoca, Chelsea son 36 yılın en kötü sezon başlangıcını yapınca, Londra takımı ile yollarını ayırdı. İngiliz medyasında yer alan iddialara göre "Maviler" in patronu Roman Abramoviç, 2-1'lik Leicester City mağlubiyetinin ardından dün kulüp yöneticilerini toplantıya çağırdı. Yaklaşık 9 saat süren toplantıda tüm seçenekler masaya yatırıldı ve "Mourinho'yu gönderelim" kararı çıktı. Portekizli çalıştırıcının sözleşmesinin 37.5 milyon sterlin (Yaklaşık 52 milyon euro) karşılığı feshedileceği belirtildi. Mou, sezon başında 50 milyon euro'ya 4 yıllık sözleşme yenilemişti. Chelsea, Haziran 2011'de gönderilirken; 13.3 milyon sterlin tazminat almıştı. Yönetici Bruce Buck ve Direktör Eugene Tenenbaum, dün öğleden sonraki antrenmanı yönettiği sırada 52 yaşındaki teknik adama kararı iletti. Bu görüşme 10 dakika sürdü. Mourinho, 2007 yılında da Chelsea ile yollarını ayırırken, 16 milyon sterlin tazminatla sözleşmesini feshetmişti. Mou, Chelsea'deki 2. dönemine 2 kupayla veda etti. İlk kez bir takımı ikinci kez çalıştıran Portekizli hoca, geçen sezon Premier Lig ve Lig Kupası şampiyonluğu kazandı. Mourinho, bu sezon kadın kulüp doktoru, basın ve hakemlerle girdiği polemiklerle gündemden düşmedi; futbolcularını ihanetle suçladı. Pep Guardiola, Guus Hiddink, Brendan Rodgers ve Juande Ramos, İngiliz medyasında Mou'nun koltuğu için gösterilen adaylar. Roman Abramoviç daha önce de Ranieri, Grant, Hiddink, Ancelotti and Benitez, Scolari, Villas-Boas ve Di Matteo gibi isimleri göndermişti.
Star

Beşiktaş, Ziraat türkiye kupası C Grubu'ndaki ilk maçında Ptt 1. Lig temsilcisi kardemir karabükspor'u istanbul'da devirdi. ilk tehlikeli atak 13'te geldi. tosiç ortaladı, Mustafa'nın cılız vuruşu kalecide kaldı. 19'da ilhan ceza alanı dışından vurdu, Günay'da kaldı. 23'te Necip'in kafasını ercüment kontrol etti. 33'te Mustafa'nın şutunu kaleci kornere tokatladı. 34'te Recep kale ağzına kesti, Günay'ı geçen meşin yuvarlağı tosiç uzaklaştırdı. 43'te Cenk'in vuruşunu kaleci çıkardı, Mustafa tamamladı ama top yan ağlarda kaldı. 45+1'de Cenk tosun soldan ceza alanına girip sert vurdu: 1-0. 53'te soldan giren alexe'nin vuruşun Günay çeldi. Recep topu boş kaleye yuvarladı, Pedro çıkardı, Recep bir daha denedi ama bu sefer direğe takıldı. 60'ta Mustafa'nın pasında kerim ağları sarstı: 2-0. 67'te tosiç'in ortasını kontrol eden Cenk, fileleri gördü: 3-0. Maçta başka gol olmayınca 3 puanı Beşiktaş aldı.
Star

Galatasaray Ziraat Türkiye Kupası'nda Akhisar galibiyetiyle moral buldu. 8'de Bilal'in sert vuruşu yön değiştirdi kaleci son anda kurtardı. 9'da Douglao'nun inanılmaz hatasını Umut değerlendirdi ve topu ağlarla buluşturdu: 1-0. 19'da Umut Bulut ceza sahasında topu önünde buldu ve müsait pozisyonda auta gönderdi. 22'de Sinan Gümüş sert vurdu, top az farkla auta çıktı. 24'te Yasin'in etkili ortasına Bilal düzgün vurdu ve fark 2'ye çıktı: 2-0. İlk devre bu skorla sona erdi. 49'da Mervan'ın harika pasında LuaLua hareketlendi ve düzgün bir vuruşla topu ağlarla gönderdi: 2-1. 66'da LuaLua'nın sert vuruşu az farkla auta çıktı. 85'te İbrahim yerden düzgün vurdu; top Cenk'te kaldı. 88'de Custodio'nun kafa vuruşu, üstten az farkla auta çıktı. 90+2'de İbrahim'in vuruşu sonuçsuz kaldı. Karşılaşmanın kalan dakikalarında başka gol çıkmadı ve Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası'na galibiyetle start verdi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme