21 Aralık 2015 Pazartesi

21.12.2015 Genel Gündem

21.12.2015

GÜNDEM

Şırnak Teftişi
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, Cizre ve Silopi ilçelerinde sokağa çıkma yasağı ve operasyonların devam ettiği Şırnak denetimleri, TSK’nın internet sitesinde fotoğraflarla birlikte yayınlandı. Açıklamada “Şırnak ve Silopi'de bulunan ve icra edilen operasyonların anlık olarak takip edildiği harekât merkezlerinde de incelemelerde bulunan Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, bu merkezlerde sürekli harekâtı takip eden vali, kaymakam, savcılar ve emniyet mensupları ile de bilgi alışverişinde bulunmuş; tüm güvenlik kuvvetlerimizin moral ve motivasyonlarının yüksek olmasından ve büyük özveri ve uyum içerisinde tek vücut halinde çalışmalarından memnuniyet duyduğunu sıklıkla ifade etmiştir” denildi. Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde uygulanan sokağa çıkma yasağı 7’nci gününe girerken, çatışmalar devam ediyor. Cizre’de operasyonların yoğunlaştığı Yafes ile Cudi mahallelerinde yaklaşık 300 ev, isabet eden mermilerle hasar gördü. İlçenin hâkim tepelerinde konuşlandırılan tanklar, belirlenen hedeflere top atışları yaptı. Yaklaşık 30 zırhlı araçtan oluşan konvoy, dün Yafes Mahallesi’ne girdi. Başak Mahallesi’ndeki çatışma sırasında 23 Nisan İlköğretim Okulu’ndan dumanlar yükseldi. İlçede birçok mahalleye içme suyu verilemezken, bazı mahallelerde ise gıda sıkıntısı başladığı ifade edildi. Bu arada Şerafettin Elçi Havalimanı’na inen uçak ve helikopterlerle askeri sevkıyat devam etti. İdil Yeni Mahalle’de meydana gelen ve LPG tüpünden kaynaklandığı belirtilen patlamada, öğretmenevi çalışanı Mehmet Latif Olgar (40), inşaatlarda kalıp ustalığı yapan Muhittin Olgar (35) ve işsiz Ömer Geçgel (35) öldü. Hendek ve barikatların bulunduğu mahallede güvenlik sağlanmadığı için olay yeri incelemesi yapılamadığı belirtildi.
Hürriyet



Balyoz Tarifesi 1 Milyon’un Üzerine Çıktı
Balyoz Davası kapsamında 3 yıl 5 ay 15 gün tutuklu yargılandıktan sonra beraat eden Albay Yusuf Kelleli’ye 225 bin TL maddi, 830 bin TL manevi olmak üzere toplam 1 milyon 55 bin TL tazminat ödenmesi kararlaştırıldı. Tutuklamanın meydana geliş şekli, süresi, talep sahibinin sosyal ve ekonomik durumunu da dikkate alan Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi haksız tutuklama nedeniyle, Kelleli’ye 225 bin TL maddi, 830 bin TL de manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Kelleli’nin Avukatı Mahir Işıkay tarafından Temmuz ayında açılan tazminat davasının dilekçesinde, müvekkilinin tutuklu kaldığı dönemde kalp rahatsızlığı geçirdiğini, halen düzenli ilaç kullandığını, hürriyetinden yoksun bırakılması nedeniyle ağır elem ve ızdırap çektiğini kaydetti. Müvekkilinin cami bombalamak gibi alçakça bir iftiraya maruz kalarak hakkında tutuklama kararı verildiğini dilekçesinde vurgulayan Avukat Işıkay, “Müvekkilim tutuklama kararı ile mesleki olarak ilerlemesi engellenmiş; suçun niteliği gereği müvekkilin asker kişiliği ciddi anlamda zedelenmiştir” dedi. Dilekçede, 226 bin 289 TL maddi tazminatın ve 1 milyon TL manevi tazminat talep edilmişti. Diğer örneklerle tazminat rakamı 1 milyon TL’nin üzerine çıktı.
Vatan


EKONOMİ


Kârın Üçte İkisi Uçar
1 Ocak’ta 1300 TL’ye çıkacak olan asgari ücretle ilgili olarak Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, çarpıcı uyarılarda bulundu. Hürriyet’in konuyla ilgili sorularını yanıtlayan ve asgari ücrette artışa da çalışana daha çok ücret verilmesine de karşı olmadıklarını vurgulayan Hisarcaklıoğlu “Böyle bir algı oluşsun istemeyiz. Ancak destek verilmeli. Destek verilmezse KOBİ’lerin kârlarının üçte ikisi gider” dedi. Böyle bir durumda KOBİ’lerin 40.5 milyar TL’lik gelirinin 25 milyar TL’sinin kaybolacağını belirten Hisarcıklıoğlu, “Destek verilmezse küçülme de kaçınılmaz olur” dedi. Hisarcıklıoğlu asgari ücretin işveren için zaten 1500 lira olduğunu ama 500 lirasını kamu aldığını hatırlatarak şöyle devam etti: “İşçiye 1000 lira kalıyor. Asgari ücretle çalışanların çok büyük bölümü KOBİ’lerde. Asgari ücretin neti 1300 liraya çıkarıldığında işverene maliyeti 1940 liraya ulaşıyor. Yani aylık net asgari ücreti 300 lira artırmak için işveren üzerine ilave 440 lira, yıllık ise 5280 lira civarında ek maliyet yükleniyor.” Asgari ücret kapsamında yaklaşık 5 milyon kişi bulunduğunu belirten Hisarcıklıoğlu bu durumda KOBİ’ler için ilave 22-26 milyar lira arasında maliyet artışı geleceğine işaret etti. KOBİ’lerin 2014 yılında 40.5 milyar lira gelir (vergi öncesi dönem kârı) ürettiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu “2015 rakamları henüz çıkmadığından 2014’ü baz aldığımızda, asgari ücret artışı KOBİ’lerin kârlılığında üçte ikilik bir kayıp ortaya çıkarıyor. Eğer asgari ücret artışından kaynaklanan yük tamamen reel sektöre yüklenirse, KOBİ’ler ürettikleri net gelirin yüzde 62’sini kaybediyor. Kârlılıklarının üçte ikisini kaybedecek KOBİ’ler ilave istihdam, yatırım, yeni pazarlara ulaşma gibi faaliyetlerinde çok büyük sıkıntılar yaşayacak” diye konuştu. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu şöyle devam etti: “Asgari ücretin artmasıyla oluşacak yükün tamamıyla KOBİ’lere yüklenmesi hem adil olmayacak, hem de pratikte çok büyük sorunlar doğuracak. Genel fiyat artış oranının 3 katının üzerindeki asgari ücret artışından kaynaklanacak ilave maliyeti pek çok KOBİ yüklenemeyecek. Rekabete açık piyasa ortamında bu artışın satış fiyatlarına yansıtılması da çok mümkün değil. Dolayısıyla özellikle emek yoğun sektörlerde faaliyet gösteren firmalar olumsuz etkilenecek ya yatırım ve istihdam harcamalarını kısacaklar ya da işlerini küçültecekler. Tüm bu nedenlerle Sayın Başbakanımız Ahmet Davutoğlu’nun da vurguladığı gibi, asgari ücretteki artışın KOBİ’lere daha az yansımasını sağlanmalı.” Hisarcıklıoğlu , destekle ilgili gerekli yasal düzenlemelerin Bütçe Kanunu içine konarak hemen çıkartılabileceğini de sözlerine ekledi.
Hürriyet


Hakem Heyetine Giden Tüketici Canından Bezdi
Tüketicinin korunması için bankaların kart ve kredilerden aldığı masraflar azaltıldı, bazıları yasaklandı ve geçmişe dönük masrafların iade edilmesine karar verildi. Bu hakkı duyan tüketiciler bankalardan 'ret' cevabı alınca tüketici hakem heyetlerine koştu. Bu akınla hakem heyetlerindeki dosyaların yaklaşık yüzde 90'ı bankaların aldığı masraflar ve aidatlarla ilgili hâle geldi. Dosyaların yoğunluğunun yanı sıra, bankaların savunma gücü altında bunalan hakem heyetlerinin çaresizliği tüketiciyi canından bezdirdi. Rakamlar, başvurunun ardından geçen 1.5 yıla rağmen sonuç alamayan tüketicilerin sayısının her geçen gün arttığını gösteriyor. Tüketici birlikleri ise çözümün, hakem heyetlerinin oluşmasındaki sistemin değişmesiyle mümkün olduğunu ifade ediyor. Tüketici Sorunları Derneği (TÜSODER) Genel Başkanı Aydın Ağaoğlu, "Hem bilgi eksikliği hem de iş yoğunluğu bir araya geldi ve hakem heyetleri artık şikayet almak istemiyor. Oysa bu suçtur. Heyetlerin evrak eksikliğini gerekçe göstererek dosyaları işleme almadığına dair şikâyet geliyor. Bunu yapanlar görevi ihmal suçu işliyor. Üyelerin ve raportörlerin önce eğitim, sonra sınavdan geçirilerek görevlendirilmesi lazım" diye konuştu.
Türkiye


‘Milyonerler Ligi’nde 1863 Kişi Küme Düştü
Hemen her ay artış gösteren milyoner mudi sayısı ekimde 1863 kişi azaldı. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden AA’nın derlediği bilgilere göre, hesabında 1 milyon lira ve üzeri bakiye olan mudi sayısı eylülde 93 bin 774 kişi olarak sayıldı. Aynı rakam ekimde 91 bin 911’e gerilerken, azalan mudi sayısı ise 1863 kişi olarak gerçekleşti. Böylece ekimde 1863 kişi ‘milyonerler ligi’nden düşmüş oldu. Analistler, geçmiş yıllarda da eylül - ekim dönemine bakıldığında benzer hareketlerin görülebileceğini belirtiyor. Yılın bu döneminde mevsimsel bir hareket gerçekleştiğini aktaran analistler, normalde çeyrek sonlarını takip eden aylardaki mevduat göstergelerinin farklılık gösterdiğini dile getiriyor. “Bunun sebebi bankaların dönem sonunda ‘bilanço makyajı’ olarak bilinen olaydır” diyen analistler, dönem sonlarında bankalarda kredi ve mevduatlarda çok yakın vadeli işlemlerle ilave hacim artışı sağlanırken, dönem sonu kapanışından itibaren yine kısa vadede normalleşme görüldüğünü ifade ediyor. Burada kurumsal mevduat ve kredilerin etkili olduğuna dikkati çeken analistler, bunlara ilaveten ekim ayında vergi takvimi etkisinden de bahsedilebileceğini, vergi ödemeleri nedeniyle hesap büyüklüklerinde değişim olabileceğini kaydediyor. Analistler, bu aylardaki hareket her yıl görüldüğü için bireylerin mevduattan kaçtıkları veya başka yatırımlara kaydıklarının söylenemeyeceğinin altını da çiziyor. Milyoner mudi sayısı ekimde 91 bin 911 olurken, bu kişilerin hesaplarındaki para 581 milyar 148 milyon liraya tırmandı. Bu meblağın 283 milyar 632 milyon lirası yerel para cinsinden mevduat, 295 milyar 915 milyon lirasını döviz tevdiat hesabı, 1 milyar 601 milyon lirasını da kıymetli maden depo hesapları oluşturdu. Buna göre milyonerlerin hesabında yaklaşık 284 milyar liralık TL cinsinden para, 296 milyar liralık döviz, 1.6 milyar liralık da altın bulunuyor. Böylece milyonerlerin ekimde ellerinde en çok döviz tuttuğu görüldü.
Milliyet


Barzani: Pyd Pişman Olacak
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesud Barzani, terör örgütü PKK'nın Suriye'deki uzantısı PYD güçlerinin "Kürdistan Bayrak Günü" töreninde yaptıkları saldırıyı kınayarak "O güçlerin yaptıklarını, işgalciler bile yapmamıştır. Bir gün pişman olup utanacaklar" değerlendirmesini yaptı. Barzani, "Bir Kürt vatandaşı olarak, Suriye Kürt UlusalKonseyi (ENKS) üyelerinin 'Kürdistan Bayrak Günü'nde' sözde Kürtler tarafından yapılan engellemeler ve saldırılara karsı direnmelerini tebrik ediyorum. Bayrağın yere düşmesine engel olmanız, takdire sayandır" ifadelerini kullandı. Suriye’nin kuzeyindeki Suriye Kürt Ulusal Konseyi üyeleri, 17 Aralık bayrak gününde, IKBY'nin kullandığı Kürt bayrağını dalgalandırarak kutlama yapmak istemişti ancak PYD'ye bağlı asayiş güçleri, bunu engelleyerek grubu dağıtmış ve bazı üyeleri de gözaltına almıştı.
Akşam


Yabancılar 100 Baz Puanlık Artış Bekliyor
Yurt Dışı “tatil havasına”girdi, girecek. Yılın sonlanmasına 9 iş günü kaldı. Yurt dışı piyasaları Fed toplantısını da ‘kazasız belasız’ atlattıktan sonra “tatil havasına” gireceklerdir. Bizim piyasalarımızın tatil havasının önündeki son engel, Salı günü yapılacak PPK toplantısı kaldı. Merkez Bankası; para politikasını “sadeleştireceğini” söylediğinden bu yana bazı hazırlıklar yaptı, minik bazı adımlar attı. Asıl hamleyi Fed’in faiz artışından sonra yapacağı yönünde piyasalara bazı mesajlar verdi. Aslına bakarsanız tıpkı Fed gibi, bizim Merkez Bankamız da faizi çok daha önceden artırması gerekirken bunu yapmadı. Her ne kadar Fed ile sebepleri farklı olsa da enflasyonla mücadele ve hepsinden önemlisi bu konuda uluslararası yatırımcılara verilecek mesajlar açısından bu artışın çok daha önceden yapılması geriyordu. Politik baskılar nedeniyle yapıl(a)madı. Yarın yapılacak toplantıdan bir faiz artışı gelmesi neredeyse kaçınılmaz. En azından Fed’i bekleme bahanesiyle yaşanan ertelemelerin de sonuna gelindi. Piyasaların beklentisi koridorun alt bandının ve politika faizinin 50 baz puan artırılması yönünde. Yüzde 7.50 olan politika faizi yüzde 8’e yükseltilmiş olacak.Aslına bakarsanız bu artış bir “vitrin” ayarlamasından öte bir şey değil. Neden derseniz MB’nin sağladığı fonlamanın ağırlıklı ortlama faizi son 2-3 ayda yüzde 8.65-8.95 bandında dalgalanıyor. Politika faizinin yüzde 8’e yükseltilmesi bu açıdan anlamlı bir hamle olmayacaktır. Bazı yabancı yatırım bankaları 100 baz puanlık bir yükseliş bekliyor. Böylesi bir hamle ile en azından politika faizi ve “işgören faiz” eşitlenmiş olacak diye düşünüyorlar. Pek haksız sayılmazlar. Nasılsa Başkan Erdem Başçı için bu “teknik faiz artışını”politikacılara açıklamak hayli zor olacak. Madem bunun için çok çaba sarfetmek zorunda kalacak, hiç değilse yapılan artışa değsin diye düşünüyorum. Belki 100 baz puan değilse de ikisinin arasını bulup alt bantta 50, politika faizinde de 75 baz puanlık bir artışa gidebilir.
Vatan


3 Katlı İstanbul Tüneli İçin İlk Adım Atılıyor
İstanbul’un trafiğini rahatlatmak amacıyla hazırlanan 3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli Projesi’nin etüt, proje ve mühendislik hizmetleri ihalesi 23 Aralık’taki yapılacak. İhale için bugüne kadar 16 şirket şartname satın aldı. İş kapsamında karada ve denizde derin sondaj çalışmaları yapılarak, zemin verileri belirlenecek. İstanbul Boğazı’nın altından geçecek 3 Katlı Büyük İstanbul Tüneli, tek tüpte hem karayolu hem de demiryolunun olduğu, ortadan geliş ve gidiş olmak üzere demiryolu, üst ve altta da iki şeritli araç geçişine uygun olacak. Projenin bir ayağı, İncirli’den başlayan ve İstanbul Boğazı’ndan geçerek Söğütlüçeşme’ye kadar uzanan hızlı metro sisteminden, ikinci ayağı Hasdal Kavşağı’ndan başlayan ve Boğazı geçerek Çamlık Kavşağı’na bağlanan 2x2 şeritli karayolu sisteminden oluşacak.
Vatan


Korkulan Olmadı En Çok Tl Kazandırdı
ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 10 yıl sonra faizleri artırmasının ardından TL, dolar karşısında 3 günde yüzde 2 değer kazandı. Fed toplantısı öncesinde faiz artırım beklentileri ile negatif seyreden TL, özellikle Kasım’da satış baskısı altında kalmıştı. Fed’in piyasa beklentileri doğrultusunda gösterge faizini 25 baz puan artırmasının ardından birçok analistin genel beklentilerinin aksine düşüşe geçen dolar/TL, 2.91’in altına kadar geriledi. Euro, yen ve sterline karşı yüzde 2’ye varan artışlar kaydeden dolar, Meksika Pesosu, Hindistan Rupisi ve Endonezya Rupisi karşısında yaklaşık yüzde 1 düştü. Son üç günlük işlemelere bakıldığında TL’nin diğer gelişen ülke para birimlerinden de pozitif yönde ayrıştığı görüldü.
Vatan


DÜNYA

Kilit İsme Suikast
Şam’ın 10 kilometre güneydoğusundaki Ceramana bölgesinde dün sabaha karşı bir binaya düzenlenen saldırıda aralarında Hizbullah üyesi Samir Kantar da olan 9 kişi öldü. 29 yılını İsrail hapishanelerinde geçiren Samir Kantar, 2008 yılında İsrail’in Hizbullah ile yaptığı takas sonucu serbest kalmış ve ülkesi Lübnan’da bir kahraman gibi karşılanmıştı. Hizbullah ve görgü tanıkları saldırıdan İsrail’i sorumlu tuttu. Saldırıyı düzenleyen İsrail uçaklarının Suriye hava sahasını ihlal etmeden, Kantar’ın bulunduğu binayı Lübnan hava sahası içinden uzun menzilli füzelerle vurdukları iddia ediliyor. Hizbullah’ın açıklamasında da iki İsrail savaş uçağının Kantar’ın kaldığı binayı 4 füzeyle vurduğu ifade edildi. Suriye resmi medyası ise ilk haberlerinde saldırıdan muhalif güçleri sorumlu tuttu, ancak daha sonra Suriye Enformasyon Bakanı Ümran ez-Zubi, “Kantar’ın öldürülmesinden en çok fayda sağlayacak taraf uzun zamandır bu tür korkakça saldırılar yapmasıyla tanıdığımız Siyonist düşmandır” diyerek İsrail’i işaret etti. İran hükümeti de saldırıyı bir suikast olarak niteledi. Hamas sözcüsü Sami Ebu Zuhri, uluslararası topluma İsrail’in yasa dışı eylemlerine karşı sorumluluğunu yerine getirme çağrısı yaptı. Tel Aviv yönetiminden ise daha önceki saldırılarda olduğu gibi olayı doğrulayan ya da yalanlayan bir açıklama gelmedi. Ancak İsrailli bakanlar, Kantar’ın ölmesinden duydukları memnuniyeti saklama ihtiyacı görmedi. İsrail Bayındırlık ve İskan Bakanı Yoav Gallant, “Samir Kantar gibi insanların bizim dünyamızın parçası olmaması iyi” dedi. İsrail medyası ise Kantar’ın ‘geçmişinden dolayı değil, İsrail’e yönelik terör saldırısı planladığından hedef alındığı’ iddialarını gündeme getirdi.
Hürriyet


İspanya’da Koalisyon Donemi
İspanya’da dün halk, diktatör Franco sonrasındaki demokrasi tarihinde onikinci kez genel seçimler için sandık başına gitti. Sandık çıkış anketlerine göre iktidardaki muhafazakar Halk Partisi (PP) oyların 26.8’ini alırken, sol görüşlü Podemos (Yapabiliriz) 21.7 oyla büyük bir zafer elde etti. Ana muhalefetteki Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) 20.5, merkez sağ Ciudadanos (Vatandaşlar) ise yüzde 15.2 oranında oy alarak parlamentoya girmeye hak kazandı. Ancak oyların Temsilciler Meclisi’nde dağılımına göre Başbakan Mariano Rajoy liderliğindeki PP’nin 114 ila 118 arasında sandalye kazanması, Sosyalist İşçi Partisi’nin ise en az 79 sandalyeye ulaşarak meclisteki ikinci parti olması bekleniyor. Podemos’un sandalye sayısının ise 70-80 arasında olması bekleniyor. İlk sonuçlara göre hiçbir parti hükümeti kurmak için gerekli olan 176 milletvekilini meclise sokamadı. Katılımın 2011’deki genel seçimlere göre artığı seçimlerin ardından merkez sağ, merkez sol ya da azınlık hükümeti seçenekleri konuşuluyor.
Vatan


Fransız Ucağında ‘Bomba’ Şoku
Geçen ay başkent Paris’i kana bulayan terör saldırılarından bu yana diken üstünde olan Fransa, dün Kenya’dan gelen bir haberle alarma geçti. Mauritius Adaları-Paris seferini yapan Air France firmasına ait Boeing 777 tipi yolcu uçağı, bir yolcunun tuvalette ‘bombaya benzeyen’ bir paket bulması üzerine, Kenya’nın Mombasa kentindeki havaalanına acil iniş yaptı. Uçaktaki 459 yolcu ve 14 personel tahliye edilirken, bomba imha ekipleri paketi incelemeye aldı. Kenya Havaalanları İdaresi, krizin ilk saatlerinde paketin içinde bomba olduğunu duyursa da haber daha sonra yerel polis kaynaklarınca yalanlandı. Kenya yetkilileri, polisin paketi bulan kişinin de aralarında olduğu 6 yolcuyu sorguya çektiğini duyurdu. Kalan yolcular, uçaktaki aramalar sürdüğü için bir süreliğine kentteki otellere yerleştirildi. Son haftalarda Air France firmasının üç uçağı, Paris saldırılarından bu yana yapılan bomba ihbarları nedeniyle zorunlu iniş yaptı.
Vatan


İngiliz Havaalanına Amerikan Koruması
Amerikan İç Güvenlik Bakanlığı’nın sunduğu yeni güvenlik planı kapsamında, İngiltere havalimanlarında ABD’li silahlı görevlilerin denetim yapması öngörülüyor. İngiltere’den onay çıkması halinde Amerikan Sınır Koruma Birimi’ne bağlı silahlı güvenlikçiler, Heathrow, Manchester gibi büyük havaalanlarından ABD’ye uçacak yolcuları kontrol edecek. Plan yürürlüğe konulursa ABD’li güvenlikçilere İngiliz topraklarındaki eylemleriyle ilgili diplomatik dokunulmazlık sağlanacak. İngiltere Başbakanı David Cameron, Paris’tekilere benzer terör eylemleriyle karşılaşmaları durumunda İngiliz polisine teröristleri vurduklarından dava açılmaması için yasal değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Mevcut yasalar, silahlı polislerin sadece kendilerini savunma amacıyla ateş etmelerine imkan tanıyor.
Vatan


İran’daki ‘Değişim Rüzgarı’ Ambargonun Kalkmasını Bekliyor
Türkiye’nin hemen yanında olan ve yaklaşık 35 yıldır uluslararası toplumla ‘sorunlar’ yaşayan ve bu nedenle içine kapanmak zorunda kalan İran’da değişim rüzgarı esmeye devam ediyor. küreselleşme rüzgarından kendisini korumakta zorlanacağı net olan İran’da değişimin motoru kadınlar ile ambargo sonrası yaşanması beklenen ticari liberalleşme olacak gibi. Ambargoların kalkması öncesi gittiğimiz İran’ın ekonomik ve sosyal hayatını ve yıllar içerisinde değişimini gözlemleme fırsatını buldum. İran’da, ‘değişim’ en fazla sözü edilen sözcükler arasında. Ekonomik ambargoların etkisiyle ticari hayatın daha çok iç pazara yönelik olduğu ve standartlar konusunda sorun yaşayan İran’da, halk, ambargoların kalkmasıyla İran’ın ekonomi başta olmak üzere birçok alanda olumlu değişim göstereceğine inanıyor. İranlı kadınlar, son 5 yılda birçok ekonomik ve sosyal haklar elde ettiklerini ifade ediyor. Daha önceleri erkeklerin mutlak hakimiyeti olan İran’da artık kadınlar iş kurabiliyor, sosyal hayatın içinde yer alabiliyorlar. konuştuğum İranlı kadınlardan aldığım genel izlenim ‘4-5 yıl öncesine göre durumlarında bir iyileşme söz konusu. kıyafet konusunda rejim biraz daha kadın üzerindeki baskıyı esnetmiş. Halk’ta bunun daha ileri bir noktada yaşamak istiyor. Türk dizileri, İran’da yaşanan bu sosyal değişimde önemli bir ‘yumuşak güç’ rolü bile oynamaya başlamış.
Star


Suriye Muhalefeti Bm Tasarısına Temkinli
Geçen hafta ABD’de gerçekleşen Uluslarası Suriye Destek Grubu toplantısında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kabul ettiği tasarıyı Suriye muhalefetinin ‘silahlı’ kanadı olumsuz karşıladı. Suriye’de muhalefeti yakından bilen aktivist gazeteci Furkan Azeri, “Riyad dâhil, bu görüşmelerde Suriye halkı yok. Suriye halkı Esad’ın, Rusya ve İran’ın bölgeden gitmesini istiyor. Ama gelecek belirsiz. 1 Ocak’tan itibaren başlayacak müzakere heyetinin başına da ya Esad’ın adamlarını ya da kim oldukları bilinmeyen ‘muhalifleri’ getirdiler” dedi. Yerel kaynaklardan alınan bilgiler de Azeri’yi doğrular nitelikte. Esad’ın geleceğinin belirsizliği, Suriye’de eline silah alan bütün grupların ‘terörist’ sayılma ihtimali ve görüşmelerin uzaması muhalefeti rahatsız ediyor. Azeri, ayrıca, “Esad rejimine karşı eline taş alanı bile ‘terörist’ olarak göstermek sadece rejimi değil DAEŞ’i de güçlendirir” değerlendirmesinde bulundu. New York’ta iki konu belirsiz kalmıştı: Esad’ın geleceği ve Suriye’de hangi grupların ‘terörist’ kabul edileceği. BMGK’nın kabul edilen tasarıda şu kararlar yer alıyordu: 18 ay içinde BM gözetiminde adil seçimlerin yapılması. Ocak ayı başından itibaren Esad ve muhalifler arasında geçiş hükümeti konusunda görüşmelerin başlanması. Sivillere yönelik saldırıların durdurulması. Tüm bölgelere insani yardım gönderilmesinin önünün açılması. New York’taki görüşme Viyana’da yapılan iki toplantının devamı niteliğindeydi.
Star

POLİTİKA

‘Müslümanlara Darbe Üstüne Darbe Vuruluyor’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, önceki akşam Sinan Erdem Spor Salonu’nda düzenlenen ’Şeb-i Arus İstanbul 2015’ programına katıldı. “Bölgemizde tüm Müslümanlarla birlikte milletimiz bakımından da çok önemli, çok hayati gelişmelerin yaşandığı bir dönemden geçiyoruz” diyen Erdoğan şöyle devam etti: “Bir yandan mezhepçilik fitnesinin güçlendiğini görüyoruz, diğer yandan ise küçük çıkarlarını tarihi sorumlulukların önünde tutma anlayışından vazgeçemeyenlere üzüntüyle şahit oluyoruz. Maalesef hem ülkemizde hem de tüm İslam dünyasında kendi inancına, kendi medeniyetine, kendi varlığına düşmanlık edenlere gönüllü hizmet edenler bulunduğunu görmenin üzüntüsü içindeyiz. Suriye’de 400 bin masum insan katlediliyor, 12 milyon masum insan evinden, yurdundan ediliyor, ’Müslümanım’ diyen birileri hala zalimin yanında yer almayı, zulmü teşvik etmeyi sürdürüyor. İslam’a ait söylemlerle, sembollerle Müslümanlara karşı tarihin en büyük savaşlarından birini yürüten DAEŞ gibi örgütler bahane edilerek, Müslümanlara darbe üstüne darbe vuruluyor. Hemen yanı başımızda Suriye’yi bombalayan bir ülkenin operasyonlarına bakıyoruz. Yüzde 10 oranında DAEŞ’i, yüzde 90 oranında içinde Türkmen kardeşlerimizin de olduğu ülkedeki rejim muhalifi diğer grupları yani Müslümanları hedef aldığını görüyoruz. Lütfen artık kimse kimseyi kandırmasın.” Erdoğan, şunları kaydetti: “78 milyon insanımızın refahına, huzuruna kastedenlere bu ülkede yer olmayacaktır. İşte o zaman yaşanan kötü gidişi tersine çevirme, yeniden huzuru, güveni, hakkı, adaleti tesis etme imkanına kavuşacağımıza inanıyorum.”
Milliyet


‘Vekil Görüntülü Terör Destekçileri’
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ak Parti’nin “Genç Kal Dünyayı değiştir” sloganıyla yapılan 4. Gençlik Kolları Kongresi’nde “Vekil görünümlü terör destekçilerine gerekli dersi vereceğiz” dedi. Davutoğlu özetle şu mesajları verdi: Terör örgütü ve onun güdümündeki bazı siyasi çevreler gençleri kuşatmak istiyor. Okula gitmesi gereken, yaşları 8-17 arasındaki çocukların, gençlerin ellerine molotofkokteyli tutuşturuyor. Kendi okullarını yaktırıyorlar, güvenlik güçlerine saldırtıyorlar. Dağa kaldırdıkları gençleri ölüme gönderiyorlar. 13-14 yaşındaki çocukların eline silah veriyorlar. Kanına giremedikleri gençleri infaz ediyorlar. Gençleri okula, camiye, kitaba, kaleme düşman hale getirmek istiyorlar. Kazdıkları hendeklerle, kurdukları barikatlarla hukuka, barışa, adalete geçit vermeyeceklerini söylüyorlar. Tam bir şımarıklık içindeler. Herkes emin olsun ki bu cüretkar küstahlığa asla geçit vermeyeceğiz. Vatandaşlar ile teröristler arasına aşamayacakları kalın bir duvar öreceğiz. Bölgeyi istikrarsızlaştırma, İslamsızlaştırma ve insansızlaştırma heveslerine fırsat vermeyeceğiz. Terör örgütü aylardır millete zulmediyor baskı tehdit şantaj yapıyor. Halk kaçarken bile zulme maruz kalıyor. Cizre’de terörist baskısından kaçan bir aileye ateş açıyor. Sabah da Şırnak kadın kolları başkanımızın arabasına ateş açtılar. Biz bu mücadeleyi yaparken HDP terör örgütünün açtığı hendekleri meşrulaştırma derdinde. Bir HDP vekili utanmadan evlerinden ayrılmak zorunda kalanları tehdit ediyor. Ben de buradan söylüyorum, bu evleri terk eden bütün vatandaşlarımız huzurla evlerine dönecekler. Terör örgütü hak ettiği muamele ile Türkiye’nin geleceğini karartma iddiasını terk edene kadar, silahları toprağa gömene kadar onlarla mücadele edecek, kardeşçe bir Türkiye’yi hep beraber inşa edeceğiz. Terör örgütü insanları tehdit edecek evinden yurdundan sürecek bu HDP Eşbaşkanı bunlara selam duracak. Terörün mağdur ettiği vatandaşlarımıza gereken maddi ve manevi desteği vereceğiz. Terör destekçisi HDP milletvekillerine de gerekli dersi TBMM çatısı altında vereceğiz. Hendek ve barikatlarla bizi istedikleri noktaya getireceklerini zannedenler büyük yanılgı içinde. Kıymetli kardeşlerimiz sınırlarımızın ardından bir ateş çemberi var. Asırlık statüko yerle bir oldu. Kartlar yeniden karılıyor. Aktörler, sistemler değişiyor. Buna karşılık birileri ülkeye zarar veriyor. Kendi ülkesine karşı başka ülke adına savaşmaktan bahseden, sarin gazı iddialarını ortaya atan milletvekili ana muhalefette siyaset yapabiliyor. Kriz yaşadığımız bir ülkeye sosyal medya üzerinden Türkiye’ye bombalama koordinatları veren hain zihniyetler dolaşıyor. Hem MİT tırları kumpasını kurup hem de hala kendisine hizmet ehli diyen ihanet odakları hala çaba gösteriyor. Bunlar var ama Türkiye’nin genel hissiyatı içinde marjinal unsurlardır. Bunlar Türkiye’ye asla zarar vermezler. Çevremizdeki yangının Türkiye’ye sirayet etmemesi için her türlü tedbiri alıyoruz. Davutoğlu’nun “gerekli dersi vereceğiz” sözleri dokunulmazlıkların kaldırılması olarak yorumlanırken Başbakan’a yakın kaynaklar, “Cevabı parlamentoda veririz’ diyerek “dokunulmazlıkların kaldırılmasını değil, çözüm yeri olarak Meclis’i işaret ettiğine” dikkat çekti.
Milliyet


Yasakçı Yaklaşımlaterör Bitirilemez
CHP Genel Başkan Başdanışmanı ve İstanbul Milletvekili Erdoğan Toprak, Güneydoğu’daki mevcut durumun düzeltilebilmesi için ekonomik ve sosyal çözümleri, önlem ve önerileri içeren bir “Eylem Programı” hazırlanmasını ve CHP’nin bu konuda öncü rol oynaması gerektiğini söyledi. Toprak tarafından hazırlanan raporda, özetle şu değerlendirmeler yapıldı: Temmuz ayından bu yana bölgede yaşanan terör ve tırmanan çatışmalar, ilan edilen uzun süreli sokağa çıkma yasakları, giriş-çıkışa yasak bölge ilanları ile uygulanan örtülü ve ismi konulmamış Olağanüstü hal, beş ayda bölge ekonomisini bitme noktasına getirdi. Bazı ilçelerde 14-15 güne uzayan kesintisiz sokağa çıkma yasakları yüzünden günlerce zorunlu olarak kepenk kapatmak zorunda kalan işyerleri, küçük esnaf, sanayi işletmeleri, iflas noktasında. Sosyal ve ekonomik hayatın büyük çöküntüye girdiği, çek ve senetlerin ödenemez hale geldiği belirtiliyor. TURSAB, bölgeye yönelik seyahat ve turların yüzde 90’a yakın düzeyde iptal edildiğini, turizmden dolayı bölgenin kaybının 300 milyon lirayı aştığını duyurdu. Turizm, sanayi, ticaret büyük çöküş içinde. Milli Eğitim Bakanlığı’nın yüzlerce öğretmene, SMS mesajıyla Cizre ve Silopi’ye terk etme talimatı göndermesi, öğretmenlerin 15 gün izinli sayılacağını iletmesi, bölgede okulların, yurtların, yatılı bölge okullarının kapanıp, boşaltılması vahim bir tablodur. Bölgedeki il ve ilçelerden göç hız kazanmış durumdadır. Doğu ve Güneydoğu’nun artık patlama noktasına gelen ekonomik ve sosyal sorunları, eğitim, istihdam, üretim sorunları, bölgeye yönelik yatırımların cazip hale getirilmesi yönünde bir çözüm önerisi hükümetin gündeminde yer almamaktadır. Terörle mücadeleyi sadece güvenlik güçlerinin takviyesi, sokağa çıkma yasaklarına indirgeyen, bölge insanının belirttiğimiz sorunlarının çözümünü geri plana iten yaklaşım, terörün bitirilmesi, teröre zemin hazırlayan sosyal, siyasal, ekonomik ve toplumsal zeminin kurutulması açısından sonuç alıcı bir yaklaşım değildir. Hükümet, bölge sorunlarına acilen el atmalıdır. Partimizce; Güneydoğu Anadolu için, ekonomik ve sosyal çözümleri, önlem ve önerileri içeren bir “Eylem Programı” hazırlanarak, kamuoyuyla ve TBMM’deki partilerle paylaşılması, bu konudaki öncülüğü üstlenmemiz, Hükümete de bir örnek olacaktır.
Milliyet

İsrail’le Kesin Anlaşma Yok, Taslakta Çalışılıyor
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik, İsrail ile ilişkilerin normalleşmesi konusunda kesin bir anlaşma olmadığını belirterek, “Bir taslak üzerinde çalışılıyor. Kuşkusuz İsrail Devleti ve İrail halkı Türkiye’nin dostudur. Türkiye ilişkilerin normalleşmesi için 3 şart ileri sürmüştür. Özür dilenmesi, tazminat ve Gazze’den ambargonun kaldırılması. Birinci şartımız yerine geldi ama diğer iki şartımız yerine gelmedi. Bizim gözlemleyeceğimiz unsur bu 3 şartın yerine gelip gelmeyeceğidir” dedi. AK Parti Sözcüsü Çelik, partisinin MKYK toplantısının ardından yaptığı basın toplantısında Doğu ve G.Doğu Anadolu’da yaşanan olaylara değindi: Diyarbakır’ın Sur İlçesi’nde, Cizre’de, Silopi’de ve Nusaybin’de terör örgütünün faaliyetlerinin bütün dünyanın gördüğü en vahşi terör örgütlerinden biri olan DAİŞ’in yaptığı birtakım yıkıcı faaliyetlerle benzerlik göstermesi de herkesin dikkatini çekmektedir. Gerek bunların yurt dışındaki lojistiği Kandil başta olmak üzere, kırsaldaki yapılanmaları, şehirde YDG-H adı altındaki yapılanmaları tam anlamıyla demokrasimizi ve bütün vatandaşlarımızı tehdit etmektedir. Bu tehdide hiçkimsenin boyun eğmesi mümkün değildir. Mücadele kararlı şekilde sürdürülecektir. Ömer Çelik’in açıklamalarından satır başları şöyle: Türkiye ve Rusya ilişkileri, Rusya’daki yönetimin yanlış yaklaşımlarından çok daha büyüktür, bunları aşacak tarihsel derinliğe ve bir gelecek perspektifine sahiptir. Bu vesileyle bir CHP milletvekilinin, bir Rus kanalında tutup da DAEŞ’in elindeki sarin gazını Türkiye’nin verdiği şeklindeki yalan ifadesini açık bir şekilde kınıyoruz. Irak’la kapsamlı görüşmeler oldu. Türkiye Irak’ta barışın sağlanması için çalışıyor. Merkezi hükümeti rahatsız edecek konuşlanma yapılmadı. Türkiye ile İsrail’in anlaştığı şeklinde haberler çıktı. Kesin anlaşma yok, henüz imza atılmış bir şey söz konusu değil. Bir taslak üzerinde çalışılıyor. Kuşkusuz, İsrail devleti ve İsrail halkı, Türkiye’nin dostudur. Şimdiye kadar ki eleştirilerimiz, İsrail hükümetinin aşırı davranışlarına, meşru görmediğimiz davranışlarına dönüktür.
Vatan


SPOR

Spor Toto Basketbol Ligi’nin 11. haftasında sahasında Trabzonspor Medical Park’ı konuk eden Fenerbahçe, rakibini 81-70 yenmeyi başardı, 8. galibiyetine ulaştı. Maça iki takım da hücumda kötü başladı. Trabzonspor, Udoh-Vesely ikilisinin şut zaafını değerlendirmek için savunmada boyalı alana gömüldü ve rakibinin düşük skorda kalmasını sağladı. Ancak bu ikilinin savunma başarısı da Trabzon’u sürekli potadan uzaklaştırdı, 5. dakikası 6-4 geçilen maçın ilk periyodu 15-9 tamamlandı. Kalinic’in boş şutları sokamaması, Fenerbahçe’nin rakip savunmayı aşmasını zorlaştırdı. Karadeniz ekibinde de Kinsey’in sakatlanarak oyuna devam edememesi, skor bulmalarını etkileyince devre de 28-24 Fenerbahçe lehine bitti. Obradovic’in rakibin gömülü savunmasını açmak için Datome’yi 4 numaraya çekmesi sonuç verdi, İtalyan oyuncu art arda üçlüklerle farkı açmayı bildi. İlk yarıda sadece 2 üçlük bulabilen Fenerbahçe, 2. yarıda 8 üçlükle, rakip savunmayı dağıttı. Dixon ile Bogdanovic de skora katkı yapınca 26. dakikada 45-32 ile 13 farkı yakaladı Fenerbahçe. Ancak rakip de uzundan şut katkısı aldı, Kulig’in arka arkaya bulduğu 3 üçlük arayı yeniden kapadı. Üçüncü çeyrek 47-43 F.Bahçe üstünlüğüyle tamamlanırken, sarı-lacivertli ekip, 3 sayı bombardımanını 4. çeyreğe de taşıdı. Vesely ve Kalinic gibi isimlerin suskun kaldığı günde, Dixon ile Datome skoru sırtlamayı sürdürdü, Melih’in basketiyle 61-51’de farkı yeniden çift hanelere çıkaran Fenerbahçe, salondan da 81-70 galip ayrılmayı bildi. Karadeniz ekibi bu sonuçla, 11. maçında 7. yenilgisini aldı.
Milliyet


Aslan, kupadan sonra ligde de Akhisar’ı devirdi: 3-2. 26’da Podolski'nin ceza sahası ön çizgisinde dönerek yaptığı vuruşta Umut topa ayak koydu. Meşin yuvarlak kaleci Lukac'ın üzerinden aşarak ağlarla buluştu: 1-0. 39’da Olcan ortaladı. Ön direkte Umut topa ayak koydu. Lukac’tan seken topu Podolski tamamladı: 2-0. 44’te Bilal serbest vuruşta topu kaleye yolladı, Lukac son anda çeldi. 48’de Nguemo ceza sahasın dışından sert vurdu. Muslera'nın parmaklarının ucuyla dokunduğu top direkten geri geldi. Dönen topla bir kez daha buluşan Nguemo, Semih’ten sıyrılıp vuruşunu yaptı: 2- 1. 56’da Yasin, Sneijder’in pasıyla soldan ceza alanına girdi, vuruşunu yaptı, kaleci kapattığı köşeden yedi: 3-1. 62’de Bruno ceza sahası dışından sert vurdu. Muslera direk dibinden çıkardı. 66’da Bruno bu kez kafayı vurdu, yandan aut. 74’te Güray’ın soldan yaptığı ortaya Rodallega kafayı vurdu: 3-2.
Star


Fenerbahçe deplasmanda Gençlerbirliği’ni tek golle geçti: 1- 0. 6’da Nani ortaladı, kafayı Fernandao vurdu, kaleci Hopf gole izin vermedi. 19’da El Kabir ceza alanı sol çaprazından vurdu, Volkan topu kontrol etti. 21’de Uğur’un serbest vuruşunda top az farkla dışarıya çıktı. 29’da Gökhan’ın uzaktan vuruşu, farklı auta çıktı. 34’te Diego, Markoviç’i kaçırdı. Onun son çizgiden ortasında Fernandao arka direkte kafayı çaktı: 0-1. 51’de Nani’nin frikiğinde kaleci topu son anda kornere çeldi. 67’de sağdan kullanılan korner atışında savunmanın uzaklaştıramadığı topa Alves vurdu, kaleciden döndü. Mehmet Topal yakın mesafeden auta attı. 68’de Nani’nin kornerinde Mehmet Topal penaltı noktasından vurdu, üstten dışarı. 70’te Uğur çaprazdan vurdu, savunmadan döndü. 85’te Nani sağ çaprazdan vurdu. Top üstten auta çıktı.
Star


Beşiktaş Başkanı Fikret Orman’ı sezon sonunda sıkıntılı günler bekliyor. Takımın omurgasını oluşturan isimlerden Ersan, Oğuzhan ve Gökhan Töre’ye birçok takımdan transfer teklifleri geliyor. Oğuzhan’ı İnter, Gökhan’ı West Ham, Ersan’ı da Çin kulüpleri transfer etmek istiyor. Finansal Fair Play nedeniyle transferde dengeli adım atmak zorunda olan Orman, bu üç isimden birisini satarsa yerini zor dolduracağı için karar veremiyor. Bu yüzden yüksek bir teklif bekliyor. Üç oyuncudan Ersan Gülüm sözleşmesinin sona ereceği 31 Mayıs 2019’da 32 yaşında olacak. Sözleşmesi yine aynı tarihte bitecek Gökhan 27 yaşına gelecek. Oğuzhan ise sözleşmesinin sona ereceği 31 Mayıs 2018’de 26 yaşına gelecek. Başkan Orman’ın yaşlarını da dikkate alarak iyi bir teklif alırsa Ersan Gülüm’ün transferine izin vermesi bekleniyor.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme