26 Aralık 2015 Cumartesi

26.12.2015 Genel Gündem

26.12.2015

GÜNDEM

Önce Hasar Tespiti, Sonra Geçici Ev
Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki çatışmalar nedeniyle harap olan binaların hasar tespit çalışmasından geçeceğini belirterek, “Hasar tespit çalışmasından sonra da hasarlı binaların yıkımı ve temizlik yapılacak. Yıkım işini yaptıktan sonra orada mağdur olan vatandaşlarımızı geçici olarak bir yerde ikamet ettiririz, daha sonra kentsel dönüşüm bizim bakanlığımız bünyesinde de olabilir, TOKİ bünyesinde de olabilir” dedi. Gazetecilerle bir araya gelen Sarı, Güneydoğu’da çatışma sonrası oluşan görüntüler ve şehirlerin bundan ne olacağının sorulması üzerine şunları söyledi: “Tabii ki ondan sonrasında bir süreç başlayacaktır. Öncelikle biz orada Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak görev verilirse hasar tespit çalışması yapacağız. Yani bu binaların yaşanabilir konumda olup olmayacağını Hasar tespit çalışmasından sonra da hasarlı binaların yıkımı ve temizlik yapılacak. Genel bir çerçeve olarak anlatıyorum, sadece Güneydoğu’da değil, herhangi bir yerde olacak bir şey. Çalışma prensibimizi anlatıyorum, orası için de geçerli. Bu tip bir bölgede yaşanabilir şartları sağlamıyorsa hasar tespit çalışmasından sonra hasarlı binaların, özellikle tehlike arz eden binaların muhakkak yıkımı gerekiyor.” Yıkımdan sonra geçici yerleşimlerin söz konusu olabileceğini kaydeden Sarı, şöyle devam etti: “Yıkım işini yaptıktan sonra orada mağdur olan vatandaşlarımızı geçici olarak bir yerde ikamet ettiririz, daha sonra kentsel dönüşüm bizim bakanlığımız bünyesinde de olabilir, TOKİ bünyesinde de olabilir, yeni yaşam alanları sağlamak lazım. Bunu Hekimhan’da da yaptık, Van’da da yaptık, o bölgelerde de o noktada ihtiyaç doğarsa bunu yapacağız. Kentsel dönüşümle de birlikte özellikle orada daha yaşanabilir, altyapısı daha bitmiş, sosyal donatıları tamamlanmış, insanların daha kaliteli bir yaşam mekanına da sahip olmasının öne açılacaktır. Nihayetinde orası da biraz daha çarpık yapılaşmanın olduğu bölgeler oldu. Her ilimizde var bu, orada da vardı. Bu vesileyle bu çarpık yapılaşmanın mağduriyetini de ortadan kaldırmış oluruz diye düşünüyorum.”
Milliyet




Pkk, Öğrenciler İçerideyken Yaktı
Şırnak’ta, PKK’lı teröristler Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Halk Kütüphanesi’nin bulunduğu binaya girip kazan dairesine el yapımı patlayıcılar attı. Patlama nedeniyle binada yangın çıkarken kütüphane bölümünde etüt yapan öğrenciler ile personellerden 13’ü yaralandı. İçeride 17 öğrencinin bulunduğu kütüphanede çıkan alevlere polisin TOMA araçları müdahale ederken, söndürme çalışmaları sırasında da güvenlik güçlerine PKK’lılarca ateş açıldı. İçerinde bulunanlar binadan güçlükle çıkarılırken yangına geç müdahale eden itfaiye ekipleri polisin anonsuyla uyarıldı. Güvenlik güçleri, dün sabah teröristlerce yakılan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yanında bulunan hendek ve barikatları kaldırmak için operasyon düzenledi. Sabah erken saatlerde İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile İl Halk Kütüphanesi’ne gelen yüzleri kapalı PKK’lılar, binanın kazan dairesine el yapımı patlayıcılar attı. Teröristler binanın çeşitli odalarına da molotof kokteyli attı. Molotoflar ve patlayıcıların infilak etmesi üzerine binada yangın çıkarken alevler kısa sürede tüm binayı sardı. Saldırı sırasında binanın etüt ve kütüphane bölümünde bulunan 17 öğrenci, olay yerine gelen güvenlik güçlerince güçlükle tahliye edildi. Personelden bazıları binanın penceresinden çıkarılabildi. Yangında dört öğrenci ile iki personel yaralandı. Yaralılar, ambulaslarla Şırnak Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedaviye alındı. Binada bulunanların tahliye edilmesi sırasında PKK’lılar tarafından güvenlik güçlerine otomatik silahlarla ateş açıldı. Polisin karşılık vermesi üzerine bölgeden silah sesleri yükselirken bazı vatandaşlar pencerelerden binaya girerek, içeride öğrenci ve personel bulunup bulunmadığını kontrol etti. Yangın söndürme çalışmalarına, telefonla bilgi verilmesine rağmen itfaiye ekiplerinin geç geldiği de iddia edilirken, polisin TOMA araçları da alevlere müdahale etti. Bu sırada polis zırhlı aracından itfaiye ekiplerine, “İtfaiye neden müdahale etmiyorsun. Hakkınızda yasal işlem yapılacak” diye anons yapıldı. Güvenlik güçleri saldırıyı gerçekleştiren PKK’lıları etkisiz hale getirmek için geniş kapsamlı operasyon başlattı.
Milliyet



Sabancı Suikastı Davasında Son Viraj
Türk iş dünyasının önemli isimlerinden Özdemir Sabancı ve iş arkadaşları Nilgün Hasefe ile Haluk Görgün 9 Ocak 1996’da DHKP/C örgütünün üyeleri Mustafa Duyar, İsmail Akkol ve Fehriye Erdal tarafından öldürüldü. Cinayetten sonra teslim olan Duyar cezaevinde öldürülürken diğer iki kişi yurt dışına kaçtı. Türkiye 19 yıl 11 ay sonra cinayetin faillerinden olan İsmail Akkol için yeniden harekete geçti. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, Akkol hakkında 16 Aralık 2015 tarihinde kırmızı bülten istemli ‘İade Talepnamesi’ni hazırladı. Çarpıcı ifadelerin yer aldığı talepnamede, Sabancı Suikastı’nın nasıl işlendiği, İsmail Akkol’un çeşitli bağlantılar kurarak yurt dışına kaçtığı ve 20 yıldır yakalanamadığı belirtildi. Yer gösterme, fotoğraf, video görüntüleri, maktullere ait otopsi raporları ve Akkol’un kimlik fotokopisi ile kapatılan 9. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 7 Kasım 2013 tarihli yakalama emri de eklendi. Sanık hakkındaki davanın 28 Mart 2017 tarihinde zaman aşımına uğrayacağı da vurgulanarak Akkol’un acil iadesi istendi.

Vatan


Cıa’li, Mossad’lı Kpss İddianamesi Kabul Edildi
Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 10 Temmuz 2010’da yapılan KPSS sorularının sızdırılmasına ilişkin 230 kişi hakkında, FETÖ/PDY örgütüyle bağlantılı suçlardan hazırlanan iddianameyi kabul etti. Cumhuriyet Savcısı Yücel Erkman’ın hazırladığı iddianamede, ÖSYM Başkanlığı ve Maliye Bakanlığı, “mağdur kurumlar” olarak yer alırken, Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk’un da arasında bulunduğu 272 kişi şikayetçi olarak gösterildi. Sanıklar arasında eski ÖSYM Başkanları Prof. Dr. Ünal Yarımağan ve Prof. Dr. Ali Demir ile eski Fatih Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Şerif Ali Tekalan da bulunuyor. Yarımağan’a, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek, göreve ilişkin sırrın açıklanması, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği” suçlamaları yöneltilerek 27 yıla kadar hapsi isteniyor. Demir’in ise “suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme” suçunu işlediği öne sürülüyor ve 4 yıla kadar hapsi talep ediliyor.
Vatan



EKONOMİ

Gram Altın 100, 9097-101, 1591                                                              
ABD Doları 2, 9196-2, 9206/ Euro 3, 2016-3, 2042/İngiliz Sterlini 4, 3574-4, 3599                  

Yoksa ‘Ddos’t Musun?
Türkiye siber saldırıların etkisi altında. Geçtiğimiz haftalarda kamu sitelerine yönelik başlayan siber saldırılar, önceki gün ve dün bankalar başta olmak üzere birçok sektörü hedef almaya devam ediyor. Dün de bazı bankaların internet sitelerinden işlem yapılamadı. Saldırıları gerçekleştirenler ise dünyanın en büyük hacker grubu Anonymous. Şu ana kadar birçok web sitesinin fişini çekmeyi başaran Anonymous’un saldırılarının arkasında ise ’DDoS’ (Denial of service attack) taktiği bulunuyor. Peki bu DDoS taktiği nedir? DDoS saldırıları, internet sayfalarına kapasitesinin çok üzerinde trafik gönderilmesinden ibaret. Yani dünyadaki bir sürü bilgisayar aynı anda saldırı yapılan internet adresine girmeye çalışıyor. Böylece gerçekten internet sitesine girmek isteyen kullanıcılar aşırı trafik nedeniyle siteye ulaşamıyor. Yüzbinlerce bilgisayardan aynı anda saldırının yapılması ise kullanıcıların haberi olmadan bilgisayarlarına yüklenen bir yazılımdan kaynaklanıyor. Güçlü bir koruma duvarı olmayan dünyadaki tüm bilgisayarlar bu yazılımdan etkilenebilir. Bu sizin bigisayarınız bile olabilir! İnternetteki birçok farklı siteden indirilen dosyalarla beraber gelen bu yazılımlar, bigisayarlarınızı ‘zombi bilgisayar’a çeviriyor. Bu zombi bilgisayarlar Anonymous’un ‘bot-net’ adındaki ağını oluşturuyor. ‘Bot-net’ ise Anonymous’un yüzbinlerce bilgisayarı tek bir komut ile harekete geçmesini sağlıyor. ‘Saldır’ komutu geldiği an Türkiye’nin günlerdir etkilendiği siber saldırı atağı başlamış oluyor. Sizin, benim ya da farkında olmayan yüzbinlerce insanın bilgisayarı bu komut ile harekete geçiyor ve Anonymous grubunun hedefine yönelmesini sağlıyor. Anonymous’ın son saldırılarında Türkiye’ye hem yurtdışından hem de yurtiçinden ataklar yapıldı. Anonymous’un Türkiye’deki bilgisayarlara yazılım yüklediği daha önce Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’nın (TİB) yaptığı soruşturmada ortaya çıkmıştı. Geçtiğimiz kasımda tamamlanan soruşturmaya göre Türkiye’de Anonymous kontrolünde 50 bin bilgisayar var. Bu bilgisayarlarda Anonymous’un son dönemlerde yaptığı saldırılarda etkin olarak kullanılıyor. Siber savunma amaçlı yurtdışından gelen internet trafiği belli oranda kısıtlansa bile Türkiye’deki zombi bilgisayarlar Anonymous tarafından saldırıda kullanılabiliyor. Toplam zombi bilgisayarlar sayısı bakımından da Türkiye dünyada 4. sırada. Trend Micro rakamlarına göre Türkiye dünyadaki komuta kontrol merkezi bağlantılı bilgisayarların yüzde 5’ini barındırıyor. İlk 3’te ABD, Hindistan ve Japonya bulunuyor.
Hürriyet


Gücü Keşfet
Terör ve seçim atmosferinin hakim olduğu ‘kayıp yıl’ 2015’i geride bırakarak yeni yıla, yeni bir hikaye ile başlamak isteyen Türkiye, yurtiçinde ve uluslararası arenada tanıtım atağına kalkıyor. Bölge ülkelerle yaşanan sorunlar nedeniyle mevcut pazarları büyütmek, yeni ihracat pazarlarına ulaşmak ve daha fazla doğrudan yatırım çekmek amacıyla Türkiye ilk kez, endrüstriyel potansiyelini vurgulayan ulusal ve uluslararası bir tanıtım kampanyası hazırladı. 5 dilde hazırlanan reklam filmlerinin yanı sıra, yazılı ve görsel medya kuruluşlarına Türkiye’nin başarı öykülerinin yer aldığı içerik sağlanacak. İngiltere, Fransa, İtalya, Rusya ve Körfez Ülkelerinin önde gelen gazetelerinde, o ülkelerin gazetecilerinin kaleme aldığı Türkiye ile ilgili haberler hazırlanması sağlanacak. ‘Gücü ve potansiyeli keşfedin’ sloganın belirlendiği uluslararası kampanyada, ‘Biz hem Doğu’yuz, hem Batı’yız, tüm dünyaya Türkiye’de büyük bir birleşme teklifinde bulunuyoruz’ mesajı verilecek. Dün Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından resmen başlatılan kampanyanın ulusal mesajı ise, ‘Türkiye yeni logosuyla, yeni hikayesini yazıyor, gücünü ve potansiyelini keşfet’ şeklinde belirlendi. Yurtiçine dönük kampanyada tüm kesimlere Türkiye’nin yeni hedeflerini ve bu tanıtım atağını sahiplenmeleri çağırısı da yapılıyor. Davutoğlu, iş dünyasının oldukça geniş katılımı ile gerçekleşen ‘Türkiye Markası’ toplantısında, işadamlarına özgüvenli olmaları çağrısı yaptı. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen ‘Türkiye Markası’ toplantısındaki konuşmasında Davutoğlu, “Özgüven bana göre kendi gücünü, kendi imkanlarını, kendi sınırlarını keşfetmektir ve en büyük ihtiyacımız, en büyük güç kaynağımız özgüvenimizdir. 13 yılda gerçekleştirdiğimiz birçok büyük devrimlerin arkasındaki en büyük devrim özgüven devrimidir” dedi. Türkiye gibi bir ülkeyi tanıtmanın kolay ve böyle bir ülke adına konuşmanın gurur verici olduğunu ifade ederek, “Bizim kültürümüze değmemiş medeniyet yoktur. İpek Yolu’ndan bugünkü enerji hatlarına, ulaşım koridorlarından büyük küresel ekonomik network’lere kadar her yerde Türkiye var ve küresel ekonominin merkezinde de yine Türkiye olacak. Dünyaya kapanmayacağız, dünyaya açılacağız. Dünyaya açılırken de kimliğimizi, ait olduğumuz toprağın o derin kültürünü büyük bir onurla temsil edeceğiz” ifadelerini kullandı.
Hürriyet


İşte Yeni Yılın Vergileri
Yeniden değerleme oranı kapsamında düzenlenen gelecek yılın vergi, harç ve cezalarına ilişkin tebliğler, Resmi Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Motorlu Taşıtlar Vergisi (MTV) tutarları 2016 yılında yeniden değerleme oranı olan yüzde 5.58 artırılarak uygulanacak. 1-3 yaş grubunda yer alan ve motor silindir hacmi 1300 santimetreküpe kadar olan otomobillerin halen 591 lira olan motorlu taşıtlar vergisi, yılbaşında 623 liraya çıkacak. Aynı yaş grubundaki motor silindir hacmi 1301 santimetreküp ile 1600 santimetreküp arasındaki otomobillerin vergisi de 945 liradan 997 liraya yükselecek. Tarifede, 1-3 yaş arasında 4,001 cm3 ve yukarısı motor hacmine sahip binek araçlar 22,716 lira ile en yüksek MTV tutarını öderken, 1,300 santimetreküp ve daha aşağı motor hacmine sahip 16 yaş ve üzeri model binek araç sahipleri de 66 lira ile en az MTV tutarı ödeyecekler. Panelvan ve motorlu karavanların 1,900 santimetreküp ve aşağısı için 997 lira, yukarısı için de 1,508 lira MTV ödenirken, 46 kişi ve yukarısı otobüsler için de yıllık 3,019 lira MTV ödenecek. Harçlar Kanunu Genel Tebliği’ne göre ise 1 yıllık pasaport harcı yeni yılda 154,70 liradan 163,30 liraya çıkacak. Gelecek yıl, A sınıfı sürücü belgesi harcı 133,70 lira olarak belirlenirken, bu tutar B sınıfı sürücü belgesi harçlarında 402,90 lira olarak uygulanacak.
Türkiye


Turkuaz Harekat
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye’ye turist getirenlere yönelik teşviki 8 ülkeden 27 ülkeye çıkaracaklarını açıkladı. Rusya’yla yaşanan sorun nedeniyle ortaya çıkan gelişmelerden turizm sektörünün olumsuz etkilenmemesi için bazı tedbirler alındığını hatırlatan Davutoğlu, “Bu tedbirlerden biri olarak Bağımsız Devletler Topluluğu’nda bulunan 8 ülkeden 400 binin üzerinde turist getiren seyahat acentelerinin kredi garantilendirme fonu teminatıyla kredi kullanmaları sağlanarak finansmana erişim imkânları getirilmişti. Bu uygulamayı kapsamını genişlettirerek devam ettiriyoruz. Bu çerçevede turist getirilen ülke sayısını 27’ye çıkardık” dedi. Bu kapsamda belli havalimanlarına tarifesiz uçaklarla turist getiren turizm acentalarına uçak başına 6000 dolar teşvik ödemesi yapılıyordu. Davutoğlu uçak teşviklerini genişleteceklerini de söyleyerek, şunları söyledi: “Yeni yılda, Antalya, Muğla ve İzmir havalimanlarına tarifesiz uçaklarla turist getirecek olan acentelere desteğimiz artık belirli ülkelerle sınırlı olmayacak. Uçak başına verdiğimiz 6000 dolarlık teşvik, bundan sonra sadece belirli ülkeleri kapsamayacak, çıkış noktası neresi olursa olsun bütün ülkelerden gelen uçaklar için uygulanacak.” Türkiye’nin sınır ihlali yapan bir Rus jetini düşürmesinin ardından Moskova ile gerilim tırmanmış ve Rusya Türkiye’ye yönelik turizmi de kapsayan bir dizi ekonomik yaptırım kararı almıştı. Bu kapsamda Rusya Türkiye’ye yönelik charter uçuşlarını askıya alıp, tur paketi satışlarına da yasaklama getirmişti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından düzenlenen Türkiye Markası tanıtım toplantısına katılan Davutoğlu, geçen yıl Türkiye’nin yeni logosu ve sloganının tanıtıldığını hatırlatarak, ‘Turkey discover the potential’ (Türkiye, potansiyeli keşfet) sloganının ortak bir işaret olduğunu söyledi. Davutoğlu, Türkiye markasının başlatılan tanıtım kampanyası ile yurtdışında ve Türkiye’de milyonlarca kişi ile buluşacağını, Türkiye’nin gücünü ve potansiyelini keşfetme çağrısı yapacağını, Türkiye’nin yeni markasıyla binlerce yıllık medeniyetlerle yoğrulmuş hikâyesinin dünyaya anlatılmaya başlanacağını söyledi. Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ise, Türkiye’nin ihracat atağı için küresel ölçekte başlatılan Turkey Discover the Potential iletişim kampanyasına ilişkin, “Algıyı oluşturabilmek için, zihinlerde belli bir yer edebilmek için tek bir imajla, tek bir desenle ve tek bir şekille hedef kitlelere ulaşmanız gerekir. Uzaktan turkuaz bir rengi gördüğünüzde, ‘Bu Türkiye markası mıdır?’ diye bir algı oluşturmak için gayret göstermeliyiz” dedi.
Milliyet


26 Şubat 2018 Doğum Gününe Yetiştireceğiz
3. Havalimanı için yer teslimi 1 Mayıs 2015’de yapıldı ve birinci fazın inşaası için teslim tarihinden sonra 42 aylık süre tanındı. Bu süre 2018’in sonuna doğru bitecek olmasına rağmen, A380 uçaklarının dahi iniş yapabileceği uzunluktaki ilk 2 pist, ana yolcu terminali, 18 bin araçlık otopark, destek tesisleri, 311 adetlik uçak park alanlarından oluşan birinci faz 26 Şubat 2018’e yetişecek şekilde hummalı bir çalışma var. 26 Şubat’ın önemini merak edenler için de belirtelim bu tarih Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın doğum günü. Şu an dev inşaata İGA yani İstanbul Grand Airport deniyor ancak büyük bir ihtimalle açılırken adı da Recep Tayyip Erdoğan Havalimanı olacak gibi görünüyor. Önceki gün konsorsiyum ortaklarından Limak Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Nihat Özdemir ve İGA CEO’su Yusuf Akçayoğlu ile birlikte inşaat alanını helikopterle havadan inceleme fırsatı bulduk. 2 bine yakın kamyonun ve sayısız iş makinasının 24 saat boyunca adeta karınca gibi çalıştığı, çukurların doldurulurken, yükseltilerin de traşlandığı o doğaya meydan okuma faaliyetini görüp de etkilenmemek mümkün değil. Şu an 10 binin üzerinde işçi var inşaat alanında. Mart-Nisan aylarında 30 binin üzerine çıkılacakmış. İnşaat alanını havadan gösteren Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı ve İGA Yönetim Kurulu Üyesi Nihat Özdemir, İstanbul’a yapılan yeni havalimanı çalışmalarının tüm hızıyla devam ettiğini belirterek, “Havalimanının ilk etabının yüzde 15’i tamamlandı” dedi. Özdemir, havalimanının 90 milyon yolcu kapasiteli ve üç adet kuzey-güney pistini kapsayan birinci etap yatırımlarının finansmanı için ayrılan 6 milyar euroluk bütçenin 1 milyar 250 milyon euroluk hak ediş kısmının Kasım sonu itibarıyla ödendiğini söyledi. Herkes üçüncü havalimanı Silivri’ye yapılacak diye beklerken, şu an inşaatın bulunduğu bölgeye karar verildiğini ilk yazan bendim. Ancak bir endişem vardı. Orası eski kömür ocakları sahasıydı ve çok fazla çukur vardı. Şimdi o bölgede hakikaten inşaat için zor bir süreç yaşanıyor. Bazı yerler traşlanıyor bazı yerler dolduruluyor. Dolgu sonrası çökmeler olabileceği iddia ediliyordu. Çalışmaların tüm hızıyla devam ettiğini ve ince eleyip sık dokuduklarını vurgulayan Özdemir, “Sadece beton ve toprak analizlerini yapmak için kurduğumuz laboratuvara 20 milyon euro harcadık. Bu laboratuvarda dolgunun yeterli olup olmadığını da ölçüyoruz. Ben burayı 25 yıl çalıştıracağım. Bu yüzden işimi kaliteli yapmam gerekiyor” dedi. Özdemir, ihaleye girerken 5 ortak olarak 3 defa helikoptere bindiklerini belirterek, sahayı karadan ve havadan defalarca patronlar ve teknik elemanlarla incelediklerini anımsattı. Bu gezi ve toplantılarda maliyet hesabına baktıklarını dile getiren Özdemir, “Zemin beklediğimizden zor çıktı. Bunu itiraf edebiliriz. Biz başta bütün balçığı kaldıracağımızı düşünmemiştik. Yük taşımayan, sıkışmayan bozuk malzemenin bu kadar çok olduğunu tahmin etmemiştik ancak çalışma temposunu artırarak bunları ortadan kaldırdık” ifadelerini kullandı. Özdemir, şu anda maliyet hesaplarının içinde kalarak yollarına devam ettiklerini vurguladı.
Vatan


Makro Tedbirlerde Gevşeme Yok
Türkiye Bankalar Birliği Başkanı Hüseyin Aydın’ın makro önlemlerin gevşediğine ilişkin yorumlarına Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben’den itiraz geldi. Akben, makro ihtiyati tedbirlerde gevşeme olmadığını belirterek, “Sermaye yeterliliği üzerindeki baskıyı azaltacak ve Basel 3 düzenlemelerinin etkisiyle oluşabilecek etkiyi minimize edecek bir takım çalışmalarımız gündemde” dedi. Özel ve kamu bankalarının üst düzey yöneticileri, tedbirlerle birlikte son 10 yılda kâr oranlarının düşmesine rağmen bunların devamı halinde yüzde 11 oranındaki kârlılığın iyi sayılabileceğini ifade etti.
Vatan


DÜNYA

Türkiye Gazze’ye Tam Erişim İstiyor
Türkiye ile İsrail arasında olumlu ilerlediği kaydedilen görüşmelerde, daha önce basına yansıyan haberlerin aksine Hamas ve doğalgaz pazarlıklarının yapılmadığı, Türkiye’nin tazminat ve Gazze’ye abluka konusundan başka bir konuyu müzakere etmediği öğrenildi. Gazze’ye yapacağı yardımların hiçbir kısıtlama olmadan geçirilmesi dışında bir seçeneği kabul etmeyen Türkiye, doğalgaz ve boru hattı konusunda ise İsrail’in ‘ricacı’ olması gerektiğini kaydediyor. Hürriyet’in üst düzey bir hükümet yetkilisinden edindiği bilgilere göre, Türkiye ile İsrail arasındaki görüşmelerde şu unsurlar öne çıkıyor: “Türkiye’nin baştan beri üç şartı vardı ve bunlar devam ediyor. Özür koşulu yerine geldi. Şu anda iki temel konu tazminatın karşılanması ve Gazze’ye abluka. Tazminat meselesinde zaten komisyon çalışması belli bir noktaya geldi. Türkiye, Gazze’ye yapacağı yardımların hiç bir kısıtlama olmadan geçmesi koşulunu masada tutuyor. Burada hiçbir kısıtlamayı kabul etmeyecek. Hamas maddesi yok. Görüşmeleri ve üzerinde konuşulan anlaşmayı İsrail kendi sızdırdı; içeride nasıl bir reaksiyon olacağını görmek için. Hamas yöneticisi Salih el-Aruri meselesini de kendi kamuoylarına dönük, ‘Bakın biz bu sonucu aldık’ demek için gündeme getirdiler. Yoksa öyle bir durum yok. Hamas, Türkiye’nin anlaşma için İsrail’le konuşmasından rahatsız değil; tam tersine bu anlaşma olması durumunda Türkiye’nin Filistin’e daha çok ve etkin yardım yapacağını biliyorlar. Halid Meşal’in Türkiye ziyareti ilk değil. En zor günlerde de Türkiye’ye gelmişti. Bu ziyaretinin zamanlamasında özellikli bir şey yok. Bir kere artık hemen herkes (İsrail- Filistin) barış görüşmelerinde Hamas’ın olması gerektiği fikrini kabul ediyor. Ayrıca Hamas masada olmazsa anlaşma nasıl uygulanır? Başta ABD’de karşıydı ama bunu sonra onlar da kabul etti. Türkiye için iki temel öge, tazminat ve Gazze. Doğalgaz konusunun ilgisi yok. Doğalgazını dünyaya pazarlamak ve boru hattının Türkiye’den geçmesi için İsrail’in ricacı olması gerek. Türkiye’nin ricacı olmasını gerektirecek bir durum yok. Doğalgazın çıkarıldığı yerlere ilişkin aslında münhasır ekonomik bölgeleri oluştu mu? Bunlar belli olmadan nasıl olacak bu iş? Aslında anlaşmaya çok daha önce varılabilirdi. Ama 2013 başında gelen özürden hemen sonra yaşanan Gezi olayları, ardından 17-25 Aralık süreci İsrail’de, ‘AK Parti gidiyor’ görüşüne neden oldu. Mısır’da darbe de gelince kendileri açısından güçlü bölgesel bir ittifak bulduklarını sandılar. Sonra da hem orada hem burada seçim süreci yaşandı. 7 Haziran’dan sonra da ‘Tamam AK Parti bitti’ diye düşündüler, ama 1 Kasım sonrası artık 4 senelik bir AK Parti iktidari olduğunu gördüler. İsrail ilginç bir kaygısını da Türk tarafına iletti. ‘Siz bizi hep çok eleştiriyorsunuz; anlaşma olduktan sonra da devam ederse kaygısındayız’ ifadesinde bulunan İsrail tarafına, anlaşmanın yapılmış olmasının Türkiye’nin İsrail’i eleştirmeyeceği anlamına gelmeyeceği yanıtı verildi.”
Hürriyet


Muhalif Komutanı Havadan Vurdular
Suriye’nin en önemli silahlı muhalif liderlerinden Zehran Alluş, Suriye ordusu tarafından Şam’ın Doğu Guta bölgesinde düzenlenen hava saldırısında öldürüldü. Suriye ordusu sözcüsü, Şam bölgesinde aktif olan ve 15 bin kadar militanı bulunduğu tahmin edilen İslam Ordusu’nun lideri Alluş’un ‘uzun süren gözlemlerin ardından öldürüldüğünü’ açıkladı. Şam yönetimine yakınlığıyla bilinen Lübnan merkezli El Meyadin televizyonu, Alluş’un öldürüldüğü hava saldırısının görüntülerini yayınladı. El Meyadin’in haberine göre, Şam yönetimi Alluş’un başka bazı silahlı grupların komutanlarıyla el-Merc bölgesinde toplantı yapacağı bilgisini aldıktan sonra harekete geçti ve Alluş’un içinde olduğu belirlenen bina 13 füzeyle vuruldu. Saldırıda Alluş’un dışında İslam Ordusu’nun 13, El Kaide bağlantılı Ahrar’uş Şam’ın 7 üst düzey isminin de öldüğü belirtiliyor. Öte yandan Feylak er-Rahman grubu da saldırı sırasında binada bulunan liderleri Ebu en-Nasr’ın öldüğünü duyurdu. Alluş’un ardından İslam Ordusu liderliğine Ebu Hammam’ın getirildiği belirtiliyor.
Hürriyet


Abd, Esad’ı Askeri Darbe İle Devirmeye Çalışmış!
ABD’de yayımlanan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi, 2011 yılında Suriye’de iç savaşın başlamasının ardından ABD yönetiminin Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’ı devirmek için darbe planladığını yazdı. Gazetenin hem emekli hem de hâlâ görevde bulunan 20’ye yakın kaynağa dayandırdığı habere göre, Amerikan ajanları Suriye rejimi içerisinde yeterince çatlak bulamayınca darbe planı başarısız oldu. Gazeteye konuşan kaynaklar, Barack Obama yönetiminden yetkililerin hem Suriye’de halka uygulanan şiddeti kısıtlamak, hem de Amerikan ajanlarının ordu içinde Esad’a darbe yapabilecek Nusayri subaylar bulmak için Esad rejimi mensuplarıyla gizlice iletişim halinde olduğunu söyledi. Ajanlar, darbede yer alabilecek isimleri belirlese de ‘faydalanabilecekleri zayıf noktalar’ bulmakta zorlandı. ABD’li bir kaynak, ABD’nin Suriye’yle bazı belirli konularda görüşme kanallarını açık tuttuğunu, ancak ‘Suriye meselesinin’ Küba ve İran’la yaşanan sorunlarda olduğu gibi gizli ikili görüşmelerle çözülecek bir sorun olarak düşünülmediğini açıkladı. ABD Başkanı Barack Obama, Ağustos 2011 tarihinde Esad’ın görevini terk etmesi çağrısında bulunmuştu. Haberde Beşar Esad’ın Washington’a birçok kez ulaşmaya çalışarak ‘terörizme karşı destek’ istediği ifade edildi. ABD’nin ise Esad rejimi ile belirli konulardaki temaslarının bazılarını İran ve Rusya’dan üzerinden gerçekleştirdiği iddia edildi. ABD’nin darbe politikası 2012’de değişmeye başladı. Obama yönetimi, bu tarihten itibaren Esad’a karşı Suriye’deki muhalifleri desteklemeye başladı. Amerikan Merkezi Haberalma Teşkilatı (CIA) 2013 yılında yaptığı açıklamayla, 1953’te İran’da düzenlenen ve dönemin başbakanı Muhammed Musaddık’ın devrilmesiyle sonuçlanan darbedeki sorumluluğunu resmen kabul etmişti.
Milliyet


Cihatçılar Ve Şam Arasında Yarmuk Kampı İçin Ateşkes
Suriye yönetimi, başkent Şam yakınlarındaki Filistin mülteci kampı Yarmuk’tan cihatçı militanlar ve ailelerinden oluşan 4 bin kişinin ayrılmasına izin verdi. İsyancılar ile hükümet arasında varılan uzlaşıyla, aralarında El Nusra Cephesi ve IŞİD’in mensuplarının da bulunduğu militanlar, Birleşmiş Milletler’in gözetiminde Yarmuk mülteci kampından ayrılacak. Kamptan ayrılacakların Suriye’nin kuzeyinde IŞİD kontrolünde bulunan Rakka’ya ve El Nusra kontrolündeki Marea’ya geçişlerine izin verileceği belirtildi. Yarmuk bölgesini ve kampını yeniden güvenli hale getirmeyi amaçlayan anlaşmanın ardından bölgede mahsur kalan 18 bin sivile yardım ulaştırılması hedefleniyor. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi yaptığı açıklamada, ateşkesin Suriye hükümeti ve bölgedeki liderler arasında iki ay süren müzakereler sonucu ortaya çıktığını belirtti. El Kadam bölgesinde görev yapan bir yetkili AFP’ye yaptığı açıklamada, ‘savaşçılara, aileleri, silahları ve bir bavulla kamptan ayrılma izni verileceğini’ açıklarken, 18 otobüsün bölgeye vardığını belirtti. Bir Birleşmiş Milletler temsilcisi ise AFP’ye verdiği demeçte BM’nin gerçekleşen müzakereler üzerinde hiçbir rolünün olmadığını aktardı.
Milliyet


Türkiye’yi Savundu Başkanlıktan Oldu
Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi Partisi (HÖH) Genel Başkanı Lütfi Mestan, Türk hava sahasını ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinde Türkiye’ye destek vermesi nedeniyle partinin onursal başkanı Ahmet Doğan tarafından başkanlıktan uzaklaştırıldı. Mestan, aynı zamanda partisinden de ihraç edildi. HÖH basın merkezinden yapılan açıklamada, gelecek mart ayında gerçekleştirilmesi beklenen olağan kongreye kadar partinin üç milletvekilinden oluşan Başkanlık Kurulu tarafından yönetileceği belirtildi. Başkanlık Kurulu’nun, milletvekilleri Mustafa Karadayı, Ruşen Riza ve Çetin Kazak’tan oluştuğu kaydedildi. HÖH partisindeki başkanlık krizinin Doğan’ın Rusya yanlısı tutumundan kaynaklandığı savunuluyor. Ülkedeki siyasi gözlemciler, HÖH’ün kurucusu olan ve iki yıldır da partinin onursal başkanlığını yapan Ahmet Doğan’ın, Mestan’ın Türkiye ile yakın ilişkiler içinde olmasından rahatsız olduğu görüşünde. Gözlemciler, Doğan’dan farklı olarak Mestan’ın ülkedeki Türk ve Müslümanların problemlerinin çözümü için daha fazla çaba harcadığına dikkati çekiyor.
Vatan


İran, Irak’ın Petrolünü Çalıyor
İran’ın, Irak eski Başbakanı Nuri El Maliki’nin bilgisi dâhilinde sınır bölgesindeki petrol yataklarından Irak’ın petrolünü çaldığı iddia edildi. Irak Petrol Bakanlığı’nın, Irak’ın güneyinde bulunan Fekke ve El Tib petrol yataklarından İran’ın petrol çaldığına ilişkin ayrıntılı bir rapor düzenlendiği ve Irak Başbakan El Ebadi’ye teslim edildiği öğrenildi. Irak Temsilciler Meclisi Yolsuzlukla Mücadele Komisyon Başkanı Talal El Zevbei de, İran’ın Meysan, Basra ve Diyale iline bağlı petrol yataklarından petrol hırsızlığı yaptığına dair Temsilciler Meclisi Başkanlığı’na birçok rapor geldiğine dikkat çekti. Talal El Zevbei, “İran, Irak’ın güneyindeki Dehlaran, Neft Şehir, Beyder Gar ve Aban petrol yataklarından günlük 130.000 varil, Irak’ın güneydoğusunda bulunan Amara’nın El Tib ve Fekke, güneyde bulunan Mecnun yataklarından ise günlük 250.000 varil olmak üzere, toplam 380.000 varil petrol çalmaktadır. İran bu hırsızlıktan yıllık olarak 17 milyar dolar gelir elde etmektedir. Bu da Irak bütçesinin yüzde 14’üne tekabül etmektedir” ifadelerini kulandı. İran, Irak’ın petrol sahalarından elde ettiği petrol gelirini, Irak ve Suriye’deki siyasi ve askeri faaliyetlerini finansa ederek, kendi milli bütçesinden bir dolar bile harcamadığı öne sürüldü.
Star

POLİTİKA

Demir Taş’a: Rusya İle Dayanışmaya Gitti
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Çırağan Sarayı’nda yapılan ‘Türkiye Markası’ lansmanındaki konuşmasında muhalefeti eleştirdi. Bazı partilerin Türkiye’yi yurtdışında olumsuz bir imajla tanıtabilmek için bazı tavırlar içine girdiğini söyleyen Davutoğlu, şunları söyledi: “Sizler bütün vatandaşlarımızın Türkiye’yi daha ileri götürme noktasında bu çabaları sergilerken, birileriyse ülke ülke gezip Türkiye’yi şikayet etmek, Türkiye’nin tezlerini çürütmekle meşgul. Daha önce CHP, iyi ilişkiler sürdürdüğümüz dönemde Suriye ve Mısır’ı hatırlamazken kendi halklarının demokratik haklarına saygı göstermedikleri için ilişkilerimiz bozulduğunda bu ülke yönetimlerine heyetler gönderip dayanışma gösterilerinde bulunmuştu. Şimdi de HDP uçak krizinden sonra vakit kaybetmeksizin Rusya ile dayanışma göstermeye gitti. Moskova’dan bizi eleştirme cüretine kalkıştı. Rusya’nın tezlerini haklı bulduğunu, Türkiye’nin kendi egemenlik haklarının gereğini yerine getirmekle yanlış yaptığını söyledi. Muhalefetimiz maalesef hükümetimizin politikalarını milletimize eleştirmektense gidip muhalif olduğumuz ülkelerin başkentlerinde eleştiriyorlar. Onlar ne yaparlarsa, ne derse desinler, hava sahamızı, kara sınırlarımızı korumak bizim en tabii hakkımız ve en asli görevimizdir. Ve hiçbir taviz vermeden bunu yapmakta da kararlıyız.”
Hürriyet
Köprüde İntihardan Erdoğan Vazgeçirdi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ailevi nedenlerle bunalıma giren evli ve iki çocuk babası Vezir Çatraş’ı intihardan vazgeçirdi. Cuma namazını Üsküdar’daki Hz. Ali Camii’nde kılan Erdoğan, namazın ardından Cumhurbaşkanlığı’na tahsis edilen Yıldız Sarayı içindeki Mabeyn Köşkü’ne doğru yola çıktı. Cumhurbaşkanı’nın konvoyu Boğaziçi Köprüsü’nden geçerken, karşı yönde yaklaşık 1 saattir devam eden intihar girişimine denk geldi. Aştığı köprü korkuluklarına tutunan, zaman zaman kendini sarkıtan vatandaşı fark eden Cumhurbaşkanı konvoyu köprüde durdurdu. Ardından Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanı Muhsin Köse ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Mustafa Varank’ın da aralarında bulunduğu görevliler, korkuluklardan sarkan Vezir Çatraş’ı ikna etmek üzere yanına gitti. Köse ve Varank, Çatraş’a Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın makam aracında kendisini beklediğini ve görüşmek istediğini söyleyerek intihar girişimine son vermesini istedi. Ancak Çatraş, önce Cumhurbaşkanı’nın kendisini beklediğine inanmadı. Kameralara yansıyan ikna çabası sırasında, Köse’nin, “Cumhurbaşkanı’nı arabadan çıkaramayız gel. Arabada, nasıl göreceksin. Gel dikkat et düşeceksin” sözleri duyuldu. Yaklaşık 5 dakika süren çabanın ardından Köse ve diğer polisler Çatraş’ı ikna ederek korkuluklardan aldı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına götürdü. Makam aracının içinde telefonla konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan elini öpen Vezir Çatraş’la bir süre sohbet etti. Erdoğan yetkililere gerekli talimatı vererek, Çatraş’a yardımcı olunmasını istedi. Siirtli olduğu ve tekstil işinde çalıştığı öğrenilen Çatraş’ın sosyal medya profili incelendiğinde Erdoğan hayranı olduğu anlaşıldı. Sosyal medya hesaplarındaki Erdoğan ve AK Parti paylaşımları dikkat çeken Çatraş’ın yaklaşık 10 gün önce yaptığı son paylaşımlarından birinde evinden taşınırken çektirdiği fotoğraf yer alıyor. Vezir Çatraş’ın bu fotoğrafla ilgili, “Evlendim evleneli yüzümün gülmediği, evden kurtuluyorum” yorumu dikkat çekti. Çatraş’ın bir başka paylaşımında da “İstanbul beni bitirdi” yorumunu yaptığı görüldü. İki çocuğu olduğu öğrenilen Vezir Çatraş’ın ailevi problemleri nedeniyle bunalıma girdiği öğrenildi. Çatraş’ın, eski eşinin çocuklarını kendisine göstermediği iddiasıyla böyle bir girişimde bulunduğu öğrenildi. Alınan bilgiye göre, 30 yaşındaki Çatraş, bir süre önce eşinden boşandı. Eski eşi, Ateşli Silahlar ve Bıçaklar Hakkında Kanun’a muhalefet ve benzeri suçlardan emniyette kaydı bulunan
Milliyet


SPOR

Galatasaray’da Türk yapılması umuduyla transfer edilen, ancak sarı-kırmızılılarda verimli olamadığı için İsviçre’nin FC Wil takımına kiralanan Endoğan Adili’nin Menajeri Erhan Kabataş, komisyonunu alamadığı gerekçesiyle mahkemeye gitti. Buraya kadar anormal bir durum yoktu. Çünkü futbol camiasında yüzlerce futbolcu, menajer, v.s. kulüplerle mahkemelik ve alacağının tahsili için yargı yolunu tercih ediyor. Ancak bu olayda sarı-kırmızılıların bakış açısı ve diğer yaşanan olaylar ilginç İsviçre’de yaşayan Kabataş, Erdoğan Adili’nin transferini gerçekleştirdiğini, futbolcuyla resmi menajerlik sözleşmesi bulunduğunu belirten bir yazı gönderip, Galatasaray’dan 496 bin lira ister ve gerekirse hukuki olarak haklarını arayacağını belirtir. İdari menajer Cenk Ergün ise, bir mail göndererek, “Kulüp olarak maddi sıkıntılar içindeyken, oyuncu ödemelerimizi ve transfer taksitlerimizi aksatmamak için büyük mücadele verirken, bünyemizdeki 40 civarındaki bütün oyuncu temsilcilerimiz anlayışla ödeme beklerken bu tavra açıkçası inanamıyorum.  Elinizi vicdanınıza koyun ve lisans alamadan transfer bedeli ve maaş ödeyen bir kulüp ve oynayamayan bir futbolcu varken sizin şirketinizin nasıl bir maddi zarara uğradığını bize söyleyin” der. Erhan Kabataş ise transferi gerçekleştirdiğini, Galatasaray’ın da yetenekli genç bir futbolcuyu kadrosuna kattığını söyleyerek komisyonu hak ettiklerini dile getirdi. Kabataş ayrıca transfer sırasında dönemin başkanı olan Ünal Aysal ile de temasa geçerek yardım istedi. Erhan Kabataş ile temasa geçen Aysal, görevi bırakmasının ardından iki başkan görev yaptığını dile getirerek, onların da kendisine muhalif olduklarını ifade etti. Bu nedenle aracılık yapması durumunda işlerinin daha da zorlaşacağını belirten Galatasaray eski başkanı, yargı yoluna gidilmesini tavsiye etti. Adili’nin menajerinin Avukatı Cengiz Göksel de hukuksal takibe geçti.
Milliyet


Süper Lig’de 16 haftayı ikinci sırada geride bırakırken gol yollarında fazla etkili olamamakla eleştirilen Fenerbahçe’de “Nöbetçi Golcü” transferi için düğmeye basıldı. Sarı-Lacivertli takımın Portekizli teknik direktörü Vitor Pereira’nın, ülkesinin üç büyükleri Porto, Sporting ve Benfica’dan 6 ismi listesine aldığı öğrenildi. Pereira, lige verilecek arada ülkesinde bu isimler için girişimde bulunacak. Portekizli hocanın listesindeki en dikkat çekici isim 10 milyon euroluk değeri ile Porto’nun 29 yaşındaki Arjantinli golcüsü Dani Osvaldo. 30 yaşındaki Silvestre Varela ve 27’lik İspanyol Alberto Bueno’nun bonservis değerleri 4-5 milyon euro dolayında. Sporting Lizbon forması giyen Teofilo Gutierrez ise bir dönem Trabzonspor’da da oynadı. 30 yaşına gelen Kolombiyalı’nın bonservisi yaklaşık 3 milyon euro. Benfica’nın forvet hattında yer alan Raul Jimenez henüz 24 yaşında. Değerini arttıran Meksikalı golcünün bonservisi 7- 8 milyon euro civarında. Benfica, 20 yaşındaki Brezilyalı Victor Andrade Santos’u ise deneyim kazanması için kiralamayı düşünüyor. Pereira, Portekiz tatilinde futbolcuların kulüpleri ve menajerleri ile temaslarda bulunacak. Fener golcü transferini kiralama yolu ile yapmayı planlıyor.
Star


Sezon başında da gündemde olan kaleci transferini devre arasında yapmaya karar veren Beşiktaş, Ospina ve Boyko’dan sonra Rene Adler’i gündeme aldı. Tolga Zengin’in son dönemde düşen performansı ve Günay Güvenç’in de güven vermemesi üzerine arayışlarına hız veren yönetimin Bundesliga ekibi Hamburg’da forma giyen 30 yaşındaki Alman file bekçisi düğmeye bastığı bildirildi. Ospina konusunda herhangi bir ilerleme sağlanamaması üzerine rota değişikliğine giden Siyah-Beyazlılar’ın 1 hafta önce Hamburg’dan Adler’i resmen istediği ortaya çıktı. Haziran 2017’ye kadar sözleşmesi bulunan Alman eldivenin Beşiktaş'a transfer olmaya sıcak bakıyor. Ancak Bundesliga son yıllarda sıkıntı yaşayan Hamburg’un Adler’i kolay kolay bırakmayacağı ifade ediliyor. Kartal’ın Rene Adler için Hamburg’a 3 milyon euro ödemesi durumunda transferin gerçekleşme ihtimalinin bulunduğu öğrenildi. Bir taraftan Adler, diğer taraftan da Boyko için girişimlerini sürdüren Siyah- Beyazlılar’ın alternatif olarak ise İnter’den Handanovic ve kulübüyle mukavelesi 6 ay sonra tamamlanacak olan Marsilya’dan Steve Mandanda’yı da listeye aldığı ileri sürüldü.
Star


Trabzonspor, şike sürecinin yaşandığı ve Fenerbahçe’nin şampiyon olarak tamamladığı 2010-2011 sezonunun peşini bırakmıyor. Bordo-Mavililer’de Hacıosmanoğlu dönemined olduğu gibi Muharrem Usta’nın başkan seçilmesinin ardından şike süreciyle ilgili adımlar atılmaya devam ediyor. UEFA Temyiz Kurulu’nun Trabzonspor’un başvurusunun reddetmesinin ardından CAS’a başvuran kulüp, dün resmi internet sitesinde ilginç bir değişikliğe imza attı. Sitede “Başarılarımız” başlığı altındaki lig şampiyonlukları bölümüne, 2010-2011 sezonu da işlendi ve kulübün elde ettiği şampiyonluk sayısı 7 olarak düzeltildi. Usta, başkan seçilmesinin ardından 2010-2011 sezonuyla ilgili pes etmeyeceklerini söylemişti. Trabzonspor, Sadri Şener’in başkanlığı döneminde takım otobüsünün üzerinde bulunan 6 kupaya 2010-2011 sezonu şampiyonluğunu simgeleyen 7. kupayı işletmiş, ayrıca Hüseyin Avni Aker Stadyumu Protokol Tribünü önüne de 7 lig şampiyonluğu bulunan lig kupasının bulunduğu tabela koymuştu. Camia, itiraz ettikleri CAS’tan gelecek haberi bekliyor.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme