27 Aralık 2015 Pazar

27.12.2015 Genel Gündem

27.12.2015

GÜNDEM

Dedesiyle Vurdular
Cizre’de önceki akşam bahçede annesinin kucağında bulunan üç aylık Miray İnce’nin başına kurşun isabet etti. Dede 73 yaşındaki Ramazan İnce ile hala Rukiye İnce ağır yaralanan bebeği hastaneye götürmek için yola çıktı. Arkalarından açılan ateşte vurulan dede İnce yaşamını yitirdi. Hala ise yoğun bakımda. Şırnak’ın sokağa çıkma yasağının devam ettiği Cizre ilçesinin Sur Mahallesi’nde Sukanalı Sokak üzerindeki çatışmalar yoğunlaşırken, önceki akşam saat 22.45 sıralarında evinin balkonunda hala Rukiye İnce’nin kucağında bulunan 3 aylık Miray İnce’nin başının sağ arka tarafına kurşun isabet etti. Ağır yaralanan bebeği hastaneye götürmek için ailesi 112 Acil Servis ile 155 Polis İmdat’ı arayarak durumu bildirdi. Sokakta hendek ve barikat olduğu için ambulans yakındaki caddeye geldi. Miray bebeği, dedesi 73 yaşındaki Ramazan İnce ile halası Rukiye İnce, ambulansın beklediği bölgeye götürürken, görgü tanıklarının ifadesine göre arkadan ateş açıldı. Açılan ateşte dede Ramazan İnce ile hala Rukiye İnce yaralandı. Cizre Devlet Hastanesi’ne götürülen 3 yaralıdan Miray bebek tüm çabalara karşın yaşamını yitirdi. Cizre Devlet Hastanesi’nde ilk müdahalenin ardından durumları ağır olan Ramazan İnce ve Rukiye İnce, ambulans uçakla Adana’daki Aşkın Tüfekçi Devlet Hastanesi’ne sevk edildi. Burada yapılan tedaviye karşın dede Ramazan İnce de yaşamını yitirdi. Ameliyat edilen Rukiye İnce daha sonra yoğun bakıma alındı. Anadolu Ajansı, Miray bebeğin ölümüyle ilgili haberi şu bilgilerle geçti: Sur Mahallesi’ndeki evlerinin balkonunda halasının kucağında bulunan 3 aylık Miray İnce, teröristlerce açılan ateş sonucu başından yaralandı. Miray bebeği kucağına alan hala Rukiye İnce ile bebeğin 73 yaşındaki dedesi Ramazan İnce, evlerinden çıkarak 50 metre mesafedeki ambulansa yöneldi. Bu sırada teröristlerin arkadan ateş açması sonucu Rukiye ve Ramazan İnce yaralandı.
Hürriyet



‘Felaket Yolundan Bir An Önce Dönülmelidir’
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Genişletilmiş Olağanüstü Genel Kurulu dün Diyarbakır’da yapıldı. Sabahat Tuncel, Ahmet Türk, Sırrı Süreyya Önder, Selma Irmak, İdris Baluken, Hatip Dicle, Gülten Kışanak ve bölge belediye başkanlarının katıldığı kongrede Güneydoğu’da “öz yönetim” ve “özerklik” talepleri masaya yatırıldı. Kongrenin açılışı DTK Eş Başkanı Selma Irmak’ın Kürtçe konuşmasıyla başladı. Irmak, “Çözüm sürecinden sonra AKP, ‘Kürt sorunu yoktur, Dolmabahçe mütabakatı yoktur’ dediği için yine savaş konumuna dönüldü” derken, Dicle de, “Acaba biz siyasetçiler olarak sorunun çözülmesi yolunda hangi adımları atalım ki Kürt siyasetçileri olarak halklarımıza duyduğumuz sorumluluğun gereğini yerine getirelim diye toplandık. Amacımız budur” ifadesini kullandı. Tuncel ise konuşmasında, “Biz, Türkiye halklarına ‘gelin yaşamı yeniden kuralım’ diyoruz, yeni bir ortaklık kuralım. Bu zor dönemden çıkış mümkün. Bu zor dönemden çıkış, Kürt halkının mücadelesini bastırmak değil, Kürt halkıyla yeni bir hukuk oluşturmaktır” dedi. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, “Barikat ve hendek sonucunda öz yönetim talebi oluştu” yönündeki iddiaları yalanlayarak öz yönetimin yeni bir talep olmadığını söyledi. Demirtaş, “Bu tarih bir kez daha tekerrür etsin istemiyoruz. Bu felaket yolundan bir an önce dönülmelidir. Devlet aklını bir kez daha diyaloğa müzakereye davet ediyoruz. Bütün çabamız bu yangının büyümeden söndürülmesidir” dedi. Demirtaş, “Dolmabahçe’de bunu dile getirdik işte orada kıyamet koptu. Oysa Sayın Öcalan, iğneyle kuyu kazar gibi sabırla o aşamaya getirdi. ‘Tarihi bir müzakere yapıyoruz bunu Ankara’ya anlatın’ demiştir. 2,5 yıl bizim yapmadığımız şey kalmadı. Ne oldu? Sonunda bizi barajın altında bırakmak için ellerinden ne geldiyse yaptılar. Bombalar, katliamlar, tutuklamalar yaptılar. Siyasetçilerimizi yok saydılar, hor gördüler” dedi. Kürtlerle ilgili Kürtler dışında herkesin söz söyleme hakkına sahip olduğunu ama bir tek Kürt halkının kendisini konuşamadığını söyleyen Demirtaş, “Bedeli ağır olacak diye onurumuzu yitirmeyeceğiz. Ankara’da görüşmeye açık bir hükümet var da biz bunu değerlendirmiyor, hendek kazıyoruz mu sanıyorlar. Yok böyle bir şey. Yaşanan ölümlerden, kentlerin tarihinin yok olmasından en fazla biz sorumluyuz siyasetçiler olarak. Biz bunlardan memnun muyuz? Bizim eksikliğimiz, mahcubiyetimiz Ankara’ya karşı değil halkımıza, direnenlere karşıdır. Varsa eksikliğimiz onlara karşıdır” diye konuştu. Ortadoğu’da tarihin yeniden yazıldığını söyleyen Kamuran Yüksek ise tekçi merkeziyetçi idari sistemin lağvedilmesi gerektiğini, yasama yetkilerinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sırrı Süreyya Önder de Öcalan’ın ihanetten daha çok kızdığı konunun ciddiyetsizlik olduğunu belirterek, “Biz de siyaset yapacağız ve herkes görecek nasıl siyaset yapıldığını” dedi. Kongre sonrası bölgedeki tüm Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) olan belediyelerin öz yönetim ilan etmesi bekleniyor.
Milliyet


Dört İlde 221 Pkk’lı Terörist Öldürüldü
Güneydoğu’da operasyonları sürdüren güvenlik güçleri çatışma bölgelerine yakın yerlerde oturan vatandaşları da talepleri doğrultusunda güvenli bir şekilde bölgeden uzaklaştırıyor. Bu kapsamda Cizre’de operasyonların başladığı günden bu yana 100’e yakın aile, güvenlik güçlerinden talep etmeleri üzerine güvenli bölgelere taşındı. Evlerinden çıkan aileler, güvenlik güçlerince zırhlı araçlarla yakın bölgelerden alındı. Aileler, daha sonra buralardan yakınlarının yanına gönderildi. Genelkurmay Başkanlığı, operasyonların sürdüğü Şırnak’ın Cizre ilçesinde 145, Silopi’de 11, Diyarbakır Sur’da 40, Mardin’in Dargeçit ilçesinde 18, Nusaybin’de 3, Bitlis’te 4 PKK’lı olmak üzere toplam 221 PKK’lının etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Cizre’de çatışmalar Cudi Mahallesi’nde yoğunlaştı. Tepelerde konuşlanan tanklar, bombaların tuzaklandığı barikatları vurdu. Cizre’nin Nur Mahallesi’nde yaşayan 25 kişilik Tutar ailesi de ilçeden son tahliye edilenler arasında yer aldı. Telefonla güvenlik güçlerine ulaşan aile üyeleri, güvenli bir bölgeden zırhlı araçlarla taşındı. Araçlarla ilçe dışına kadar çıkarılan aralarında çocukların da bulunduğu aile, buradan yakınları tarafından alındı. Mesut Tutar, ilçe çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, operasyonlar başlamadan önce ilçeden çıkmak istediklerini ancak gidecek yerleri olmadığı için evlerinde kaldıklarını söyledi. Operasyonlar sürerken Nur Mahallesi’ndeki evlerinde kaldıklarını ifade eden Tutar, “Çatışmalar arttıkça özellikle çocuklarımız korkmaya başladı. Bunun üzerine çıkmaya karar verdik. Polisi aradık bizi zırhlı araçlarla bölgeden çıkardı” diye konuştu. Şırnak’taki yakınlarının yanına gideceklerini anlatan Tutar, yaşananlardan özellikle çocukların olumsuz etkilendiğini kaydetti. Aralarında 7 çocuğun bulunduğu aile bireyleri, daha sonra gelen bir kamyonete binerek ilçeden ayrıldı. Ailenin yanlarına az sayıda eşyanın yanı sıra evlerindeki Kuran’ı aldıkları da görüldü. Cizre’de çatışmalar dün Cudi Mahallesi’nde yoğunlaştı. Sur Mahallesi’nin hakim tepelerinde konuşlandırılan tanklar, bombaların tuzaklandığı barikatları vurdu. Tank Tabur Komutanlığı’ndan çıkan tankların da ilçe merkezindeki mahallelere girdikleri görüldü. Alibey Mahallesi’nde ise roketatarın isabet ettiği bir evde hasar meydana geldi.
Milliyet


391 Metre Kaldı
Yapımına 2013 yılında başlanan 3 milyar dolar maliyetli 3. Boğaz Köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu projesinde iki yakanın birleşmesine 391 metre kaldı. Önümüzdeki Nisan veya Mayıs aylarında açılması beklenen Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde geçtiğimiz aylarda önce kuleler arasına kılavuz kablo çekilmiş, daha sonra ana kablonun döşenmesinde kullanılacak (Cat Walk) kedi yolu tamamlanmıştı. Bir süredir montajına devam edilen ana taşıyıcı kablo ise geçtiğimiz günlerde tamamlandı. Araçların ve trenlerin geçeceği çelik tabliyelerin yerleştirilmesine de devam ediliyor. Bugüne kadar Avrupa yakasında 20 ve Asya yakasında 20 olmak üzere 40 standart çelik tabliye segmenti ve 2 geçiş segmenti ile birlikte toplam 42 çelik tabliye segmenti yerlerine yerleştirilip kaynaklama işlemi tamamlandı. İki yakanın birleşmesi için kalan 17 tabliyenin Tuzla ve Altınova tesislerinden deniz yoluyla getirilerek ana kablolara bağlanacağı belirtildi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 100, 9097-101, 1591                                                              
ABD Doları 2, 9196-2, 9206/ Euro 3, 2016-3, 2042/İngiliz Sterlini 4, 3574-4, 3599                  

Borsa 80 Bin Puana Çıkar Mı
Piyasalarda temkinli iyimserlik korunuyor. ABD Merkez Bankası (FED) toplantısının ardından Türkiye Merkez Bankası toplantısı da geri kaldı. Faiz artışı olmamasına rağmen döviz kurlarındaki yükselişin sınırlı kalması, dış borsalardaki toparlanma çabaları, Rusya ile ilişkiler ve bölgedeki gerilimin azalması, yılı olumlu kapatma isteği piyasalarda kısa dönemli iyimserliğin devamında etkili olan gelişmeler. Ancak piyasaları taşıyacak beklenti ihtiyacının sürüyor olması, hisse ve borçlanma senetlerindeki yabancı satışları, fiyatlamaya konu olmazsa da Güneydoğu’daki yüksek tansiyon gibi gelişmeler de iyimserliği zayıflatan etkenler. Bu aşamada fiyatlamalar daha çok kısa dönemli. Orta ve uzun dönemli bakışta gerek içeride gerekse dışarıda fazlaca bir değişim görülmüyor.
Hürriyet


Kârları Düşse De Fiyatları Artıyor
Hisse senetlerinde rüzgar, sanayi hisselerinden yana esiyor. Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşlarının, dolar bazında toplam kârlılıkları gerilemesine rağmen piyasa değerleri ve getirileri yükselmeye devam ediyor. Kârlılıktaki düşüşe rağmen fiyatlarının artması her şeye rağmen yatırımcının ilgisini eksiltmediğini gösteriyor. Sektör bazında bakıldığında ise son beş yıllık zaman diliminde bankaların yatırımcısına kaybettirdiği gözleniyor. Takip edilen fiyat verilerine göre banka hisseleri bu süre zarfında dolar bazında ortalama yüzde 54 geriledi. Buna karşın piyasa değeri yüksek 20 sanayi ve hizmet şirketi ise dolar bazında yüzde 25 kazandırdı. Tabii daha iyi bir değerlendirmede bulunabilmek için endeksin hareketini de gözlemlemekte fayda var. Bakıldığında bu süredeki BİST 100 Endeksi’nin dolar bazındaki kaybı da yüzde 40’ları bulmakta. Piyasa değeri en yüksek 20 sanayi ve hizmet şirketine baktığımızda; telekomünikasyon, perakende, gıda, otomotiv devlerinin listede ağırlıkta olduğunu görüyoruz: Ford Otosan, Tofaş Otomobil, Türk Traktör otomotiv sektöründe yer alırken gıda sektöründen Anadolu Efes, Coca Cola İçecek ve Ülker dikkat çekiyor. Haberleşme ve telekomünikasyon alanında Turkcell ve Türk Telekom; ulaştırmada TAV ve Türk Hava Yolları; inşaatta Enka; cam sektöründe Şişecam; dayanıklı tüketimde Arçelik; demir çelikte Ereğli; savunma sanayiinde Aselsan; perakende ticarette; Migros, Carrefoursa, BİM; petrol ve kimyada; Tüpraş ve Petkim öne çıkan diğer şirketler. Bu şirketler içerisinden son beş yıl içerisinde BİM, Ereğli, Türk Hava Yolları, Arçelik, Tofaş Oto, TAV dolar bazında artan kârlılıkları ile de dikkat çekiyor. Genel eğilimlere baktığımızda ise likit hisse olmaları, kurumsallaşmaları, yatırımcıyı bilgilendirme noktasındaki şeffaflıkları bu şirketlerin tercih edilmelerinde sayılabilecek diğer etkenler olmakta. Fed’in faiz artışından sonra gözlerin çevrildiği TCMB, faizi artırmadı. Beklentilerin aksine dolar düştü. Borsa ise 74 binin üzerine çıktı. Yılın son haftasına girilmesi nedeniyle kurda düşüş, Borsa İstanbul’da yükseliş oldukça önemli. Zira yılın son günü oluşacak rakamlar 2015 yılı performanslarının değerlendirilmesi için referans oluşturacak. Bu nedenle son haftada iyimserliğin izlerini görebiliriz. Günlük hareketler takip edildiğinde ise BİST 100 Endeksi’nin her yukarı yöneliminin satışlarla karşılaştığı gözleniyor. Dolar kuru 2.9135’lere gerilemesine rağmen BİST 100 hâlâ 75.000 sınırını aşamadı. Yurt dışı piyasaların Noel tatili nedeniyle kapalı olması Borsa İstanbul’da işlemlerin yerli yatırımcılara kalmasına neden olmuş görünüyor.
Milliyet


İş Adamına Yatırımda Fazla Eziyet Ediyoruz
Yerli ve yabancı işadamlarının yatırımlarında özellikle yer temini ve izin konusunda yaşadığı bürokratik sıkıntılara Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan da tepki gösterdi, bu duruma son verileceği mesajını verdi. Yatırımcıların en önemli sıkıntılarından birinin yatırım yeri tahsisi olduğunu vurgulayan Elvan, bunun dışında çok fazla kurumdan izin alma zorunluluğunun da sıkıntılar arasında yer aldığını kaydetti. Elvan, örnekle şöyle anlattı: “Örneğin turizmle ilgili bir yatırım yapacaksınız. Belki 10-15 kurumdan, 3-5 bakanlıktan izin almanız gerekiyor. Bir bakanlıktan izin alıyorsunuz, o izni aldıktan sonra diğer bakanlığa gidiyorsunuz ve izin alıyorsunuz, sonra üçüncü bakanlığa gidiyorsunuz. Bir bakmışsınız ki bir yıl çalışmışsınız. Bir yılın sonunda üçüncü bakanlık size demiş ki ‘Hayır, uygun değil.’ Bu anlayışı ortadan kaldıracağız.” Bu sorunu, karar alma süreçlerini hızlandırıcı ve dinamik mekanizmalarla aşacaklarını belirten Elvan, “Eğer 3 bakanlığı ilgilendiriyorsa 3 bakanlığın ilgili yöneticileri bir araya gelecekler, o meseleyi konuşacaklar, tartışacaklar ve neticelendirecekler” dedi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yaptığı dönemde de bu tür durumlarla karşılaştığını anlatan Elvan, “Düşünün, 4 yıl uğraşıyor, tüm izinleri alıyor, en son bakanlıktan iznini alamıyor. Bunu kabul etmemiz mümkün değil. Biz bu iş adamını 4 yıl niye uğraştırdık? Yazık değil mi? Biz o insana eziyet ediyoruz. Bunun anlamı yok” ifadesini kullandı.
Vatan


Makro İhtiyati Tedbirler Kalkmazsa Büyüyemeyiz
Gelecek yıl bankacılık sektörüne ilişkin öngörülerini paylaşan, seçimlerin tamamlanması ve siyasi belirsizliğin geçmesi ile sektörde 2015’te gözlenilen yavaşlamanın ortadan kalkmasının beklenebileceğini ifade eden DenizBank Genel Müdürü Hakan Ateş, yeni yılda ertelenen projelerin, yatırım planlarının hayata geçirilmeye başlanacağını söyledi. Ateş, “Bunun bankacılık sektörüne olumlu yansıması olacaktır. 2016 yılında hacimlerde iyileşme görülebilir ancak makro ihtiyati önlemler kaldırılmadıkça büyüme sınırlı kalacaktır” dedi. Makro ihtiyatı tedbirlerin etkisiyle kurdan arındırılmış kredi büyüme hızının yılın 11 ayında yüzde 11’e gerilediğini ifade eden Ateş, bankacılık sektörü öz kaynak kârlılığının 2014 sonundaki yüzde 11.6 seviyesinden, Ekim 2015’te yüzde 10.4 seviyesine gerilediğine dikkati çekti. Ateş, kârlılıktaki gerilemeyle beraber bankaların sermayesinin de erimeye başladığına, 2014 sonunda yüzde 16.3 olan sektör sermaye yeterlilik oranının da Ekim ayında yüzde 15.3 seviyesine gerilediğine işaret etti. Son dönemde beyaz eşya, mobilya ve eğitimde taksit sayıları ile ilgili yeni düzenlemeler yapıldığını anımsatan Ateş, bunların sektörü rahatlatmak için tam anlamıyla yeterli olmadığına dikkati çekti. Türkiye’de risk ağırlıklı kalemlerin karşılık oranlarının çok yüksek olduğunun altını çizen Ateş, şöyle devam etti: “Basel kriterlerine konut kredileri için karşılık oranı yüzde 35 iken bu oran Türkiye’de yüzde 50. Bireysel kredilerde Basel kriteri yüzde 75 karşılığı zorunlu tutuyor. Türkiye’de yüzde 200’lere kadar çıkıyor. Eğer makro ihtiyati tedbirler gevşetilmezse bankacılık sektörünün kârlılığı düşük seyrine devam edecek (yüzde 10-11 arası öz kaynak getirisi). Buna paralel sermaye yeterlilik oranı da gerileyecek ve bankacılık sektörünün ekonomiye desteği azalacak.” Yeni yılda da sektörde rekabetin yoğun olacağı bir yıl beklediklerini anlatan Ateş, Türkiye açısından 2015’e kıyasla 2016’nın biraz daha olumlu bir yıl olabileceğini ifade etti.
Vatan


Yeni Dönemde Tersine ‘Beyin Göçü’ Hızlanacak
Türkiye, uyguladığı destek programları ve teşviklerle beyin göçünü tersine çevirmeye başladı. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun açıkladığı 64. Hükümet Eylem Planı’nda da bir yıl içerisinde yurt dışında yaşayan nitelikli insan gücünün Türkiye’ye kazandırılması teşvik edilerek tersine beyin göçünün hızlanması bekleniyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu da yurtdışında yaşayan Türk bilim adamlarıyla özel toplantıda “ülkenize dönün” çağrısı yaptı. Türkiye’den yurtdışına giden ‘süper beyin’leri geri döndürebilmek için başlattığı programlar çerçevesinde, 2010 yılından itibaren yoğun bir geri dönüş başladı. TÜBİTAK’ın uyguladığı özel programlar ve etkinliklerle 2 binin üzerinde araştırmacıya ulaştı. 2010 yılından itibaren 696 araştırmacı başvuruda bulundu ve bunun 408’i Türkiye tarafından desteklendi. TÜBİTAK Bilim İnsanı Destekleme Daire Başkanlığı (BİDEB) tarafından yurtdışında çalışmalarına devam etmekte olan Türk araştırmacıların Türkiye’ye dönmelerini teşvik etmek amacıyla 2010 yılında uygulamaya konulan TÜBİTAK 2232 yurda Dönüş Araştırma Burs Programı kapsamında, araştırmacıların istihdam edilmeleri durumunda burslarının tam olarak ödenmesine devam ettirilmesine karar verildi. Ayrıca, doktoralı araştırmacıların yanı sıra lisans ve yüksek lisans mezunlarının da programdan yararlanması sağlandı. Araştırmacılara sağlanan 25.000 TL’ye kadar araştırma desteği de 30.000 TL’ye çıkarıldı. 2010 yılından itibaren 696 araştırmacının başvurduğu program kapsamında 408 araştırmacı desteklendi. Bu başvuruların 166’sı 2015 yılında alındı ve sadece 2015 yılında, 48 başvuru desteklenmeye hak kazandı. 118 başvurunun değerlendirme süreci devam ederken, program kapsamında 2015 yılı kasım ayı itibariyle desteklenen araştırmacı sayısı 367’ye yükseldi.
Star


Terörden Etkilenen Esnaf Etkin Sicil Affı İstedi
Terör olayları nedeniyle işyerlerini kapatmak zorunda kalan ve kepenklerini günlerdir açamayan esnaf ve sanatkarların sorunlarına çözüm aranıyor. Ekonomi yönetiminden dört Bakan esnafın sorunlarını dinledi. Esnaf temsilcileri ekonomi yönetiminden öncelikli olarak ‘etkin sicil affı’ talebinde bulundu. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yanı sıra toplantıda, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ile TESK Başkanı Bendevi Palandöken yer aldı. önceki gün yapılan toplantıda, terör olayları başta olmak üzere farklı sebeplerle sicili bozulan esnafın iş yapmakta zorlandığına dikkat çeken birlik temsilcileri “Bu işler bankaların keyfiyetine bırakılmamalı. Terör nedeniyle ortaya çıkan zararlar tazmin edilse, vergi ve prim borçları yapılandırılsa bile bizim sicilimiz bozuk görünüyor. Hem bankalardan kredi çekmekte zorlanıyoruz hem de sicil bozulduğu için devletin sıfır faizli kredilerinden yararlanamıyoruz. Etkin bir sicil affı olmalı” dedi. Esnaf temsilcilerinin toplantıda terör bölgesinde işyerleri yıkılanların yeniden inşa edebilmeleri için hibe desteği istedikleri de öğrenildi. Esnaf temsilcilerinin Motorlu Taşıtlar Vergisi’ne yönelik talebi de oldu. Edinilen bilgilere göre Bakanlar sorunlarını tek tek not aldı. Konuya ilişkin ilgili bürokratlar da çalışma yapacak.
Star


Dünya
‘Alluş’un Ölümü Sürece Darbe’
Suriye’de en güçlü muhalif gruplardan İslam Ordusu’nun lideri Zehran Alluş’un(44) önceki gün füze saldırısı sonucu başkent Şam’ın Doğu Guta bölgesinde öldürülmesinin yankıları sürüyor. Amerikan Wall Street Journal (WSJ) gazetesi Alluş’un öldürülmesinin Birleşmiş Milletler’in (BM) desteklediği barış görüşmelerini başlatmayı öngören kırılgan planını tehlikeye düşürdüğünü yazdı. Gazete, bir Suriye ordusu generalinin, Alluş ve yanındakilerin rejimin hava saldırısında öldürüldüğünü açıklarken onlardan ‘terörist’ diye söz etmesine dikkat çekti. Bununla beraber WSJ, Esad rejiminin yanında savaşan Hizbullah’ın, Alluş’un Rus hava saldırısında öldürüldüğüne dair açıklamalarına da yer verdi. Moskova suikastı üstlenmemişti. Geçtiğimiz hafta BM Güvenlik Konseyi oybirliği ile beşinci yılında olan Suriye’deki iç savaşı sonlandıracak siyasi bir çözüm için bir yol haritasının taslağına dair kararı kabul etmişti. BM gözetimindeki görüşmeler ocak ayı sonlarında başlayacaktı. Karar ülke genelinde bir ay içinde uygulanacak ateşkes için çağrı öngörüyordu. Daha sonra 6 ay içinde bir geçiş hükümeti kurulacak. Yeni seçimler de 18 ayda yapılacaktı. Ancak Suriye Muhalif ve Devrimci Güçler Ulusal Koalisyonu’nun Halid Hoca’dan önce başkanlığını yapan Hadi el Bahra, Alluş’un öldürülmesiyle ilgili WSJ’ye yaptığı açıklamada, “Elbette bu, büyük bir gecikmeye yol açacak ve tüm süreci yok edebilir de. Bu suçu kim işlemişse askeri çözüm peşinde, siyasi çözüm değil” dedi. WSJ, kısa süre önce Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da düzenlenen Suriyeli muhalifler toplantısına İslam Ordusu’ndan iki yetkili katıldığına ve Esad’sız, laik, demokratik olarak seçilmiş bir hükümeti öngören bir nihai belgeye imza attığını da belirtti. Riyad’daki toplantıya da katılan Hadi el Bahra, Alluş’un liderliğindeki İslam Ordusu’nun da ocakta Esad rejimi ile Cenevre kentinde sürdürülecek müzakerelerde yer alacak muhalif heyetin içinde olmasının planlandığını kaydetti. Analist Karim Bitar “Alluş’ın ölümü Riyad görüşmelerine ağır bir darbe” dedi. BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura’nın ofisinden yapılan açıklamada ise Suriye müzakerelerinin 25 Ocak’ta Cenevre’de düzenlenmesinin hedeflendiği belirtilirken “Sahadaki gelişmelerin süreci rayından çıkarmasına izin vermemek gerekir” denildi.
Hürriyet


Korsıka’dakı Irkçı Saldırı Korkuttu
Fransa’ya bağlı Korsika’da, başkent Ajaccio dışındaki bir mescide saldırı düzenlendi. Saldırı, artan mülteci ve göçmen karşıtlığının tartışıldığı Avrupa’da büyük dikkat çekti. Yetkililer tarafından yapılan açıklamada, 250- 300 kişilik bir grubun bölgede Müslümanlar tarafından kullanılan mescide saldırdığı ve binada bulunan Kuranları yakmaya teşebbüs ettiği belirtildi. Olayın, adada perşembe gecesi itfaiyecilere yapılan saldırıya bir misilleme olduğu sanılıyor. Fransız medyasına göre itfayiciler bazı maskeli gençlerin saldırısına uğramıştı. İki itfaiyeci ve bir polisin yaralandığı saldırıyı protesto etmek isteyen grubun daha sonra saldırının düzenlendiği bölgeye yürüyüşe geçtiği ve “Araplar dışarı”, “Burası bizim evimiz” gibi sloganlar attığı öğrenildi. Mescidde bulunan bazı Kuranların kısmen zarar gördüğü ifade edildi. Fransa Başbakanı Manuel Valls olayı “Kutsala karşı kabul edilemez bir saldırı” olarak niteledi. İçişleri Bakanı Bernard Cazeneuve her iki saldırının faillerinin de bulunup tutuklanacağını söyledi. Bakan, Fransa’da ırkçılık ve yabancı düşmanlığının yeri olmadığını da belirtti. Fransa’daki terör saldırılarının ardından tırmanışa geçen göçmen karşıtlığı ülke gündemindeki yerini korumaya devam ediyor.
Milliyet


Çin, Fransız Gazeteciyi Kovdu
Çin’in Sincan eyaletinde Uygur Türklerine uygulanan şiddet hakkında yazı yazan Fransız gazeteci Ursula Gauthier, ülkeden kovuldu. Fransa’da yayımlanan L’Obs dergisi için çalışan gazetecinin pasaportu 2016 yılı için yenilenmedi. Gauthier, “Yazmadığım şeyler için benden kamuoyu önünde özür dilememi istiyorlar” dedi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lu Kang ise Gauthier’in terörizmi desteklediğini öne sürdü. Gauthier’in 18 Kasım’da yayımlanan makalesinde, Çin’in, Fransa’daki saldırıların ardından Sincar’daki Müslüman azınlığın uluslararası terörizmin parçası olarak kabul edilmesi için Batı ile dayanışma içine girmek istediğini yazmıştı. İsrail basınında yer alan haberlere göre, İsrail Turizm Bakanlığı tarafından Rusya’nın başkenti Moskova’da yeni bir kampanya başlatıldı. Kampanya kapsamında 350 dolara Kudüs’te üç yada dört gecelik oda kahvaltı konaklama yapmak mümkün. İki milyon dolar harcanarak hayata geçirilen kampanya, düşürülen Rus uçağı sebebiyle gerilen ilişkilerden sonra Türkiye’ye gelmeyecek olan Rus turistlerin çekilmesini hedefliyor. Özellikle Kudüs, Tel Aviv ve Ölüdeniz’deki otellerde hazırlık yapıldığı ifade ediliyor. Bununla beraber turizm uzmanları, uygun fiyatlarla herşey dahil otellerde konaklamak isteyen Rus turistleri İsrail’e çekmenin zor olduğu görüşünde.
Milliyet


Yarmuk’ta Anlaşmaya Hava Saldırısı Engeli
Suriye’nin başkenti Şam’da düzenlenen hava saldırısında Selefi isyancı örgüt İslam Ordusu’nun lideri Zahran Aluş’un öldürülmesinin ardından, Yarmuk mülteci kampındaki militanların kampı terk etmesini öngören anlaşma durduruldu. Anlaşmaya göre, Suriye hükümeti Filistinli mültecilerin kaldığı Yarmuk kampındaki militanların bölgeyi terk etmesine izin verecekti. Yarmuk’u El Nusra ve IŞİD militanları ve ailelerinden oluşan 4 bin kişinin terk etmesi bekleniyordu. Aluş’un öldüğü hava saldırısının Beşar Esad rejimi tarafından yapıldığı bildirildi. AFP’ye konuşan bir kaynak, İslam Ordusu yeniden organize olana kadar planın beklemeye alındığını söyledi.
Milliyet


Abd’de Silahlı Saldırılar Yüzünden 13 Bin Kişi Öldü
ABD’de silahlı saldırı olaylarının 2015 yılında da ardı arkası kesilmedi. Ülkede “özgürlük” gerekçe gösterilerek verilen haklardan biri olan silah edinme hakkı, çok sayıda insanın hayatına veya yaralanmasına neden olmaya devam ediyor. Kar amacı gütmeyen bir kuruluş olan ‘Silahlı Şiddet Arşivi’ (Gun Violence Archive), ABD’de yaşanan silahlı saldırıları 2013 yılından bu yana federal kuruluşlardan elde ettiği bilgiler doğrultusunda listeliyor. Buradaki rakamlara göre, ülkede 2014 yılında meydana gelen 51 bin 775 silahlı saldırıda 12 bin 574 kişi hayatını kaybederken, 23 bin 38 kişi de yaralandı.
Vatan


Thy Uçağı Rusya’ya Acil İniş Yaptı
Türk Hava Yolları’nın Boeing 737-900 uçağı Irkutsk havaalanında planlanmamış bir iniş yaptı. İstanbul’dan havalanan uçak Bişkek - Ulan Bator seferi sırasında olumsuz hava koşulları nedeni ile Ulan Bator havaalanı yerine İrkutsk havaalanına inmek zorunda kaldı. 150 yolcusu olan uçaktan kimse inmedi, yakıt ikmali yapıldıktan sonra tekrar havalanan uçak Ulan Bator’a hareket etti.
Star

POLİTİKA

Başbakanlık Açıkladı: Hdp İle Görüşme İptal Anlamı Kalmadı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, HDP ile 30 Aralık’ta yapacağı görüşmeyi iptal etti. Başbakanlık’tan yapılan açıklamada, son bir hafta içinde yöneticilerinin yaptıkları açıklamalar nedeniyle HDP ile aynı masayı paylaşmanın anlamı kalmadığı vurgulandı. Açıklamada özetle şöyle denildi: “1 Kasım seçimlerinden sonra da Sayın Başbakanımız, 47.8 milyon geçerli oyun 23.6 milyonunun oyunu almış güçlü bir tek başına iktidar süreci başlamış olmasına rağmen demokrasi kültürüne saygı ve uzlaşmaya verdiği önem sebebiyle yine TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi parti genel başkanlarından ayrım yapmaksızın randevu talebinde bulunmuştur. Meclis’in ve ülkenin önünde başta yeni anayasa olmak üzere gerçekleştirilmesi gereken önemli reformlar, meclis içtüzüğü ve bütçe konuları bulunmaktadır. Türk siyasi hayatında yeni bir gelenek tesis etmek için başlatılan bu süreç, uzlaşma kültürünü hâkim kılmak için bir şanstır. Bu talep, tüm siyasi partilere oy veren vatandaşlarımızın demokratik tercihlerine saygının da bir sonucudur. Ancak, son bir hafta içinde, HDP yöneticileri tarafından yapılan açıklamalar, bu anlayış ile taban tabana zıt, ülkeyi kutuplaştırmayı amaçlayan, asgari siyasi nezaketten uzak, milletimizin birlikte yaşama yönündeki kadim kültürü ile bağdaşmayan, çatışma ve gerilimden medet uman sığ bir siyasi tutumun yansımasıdır. Bu yaklaşım ile HDP yöneticileri siyaseti sorun çözme aracı olarak değerlendirecek bir siyasi olgunluğa sahip olmadıklarını bir kez daha ortaya koymuşlardır. Bu üslupsuz yaklaşımla görüşmenin, aynı masayı paylaşmanın anlamı kalmamıştır. Tüm bu süreç son derece şeffaf bir şekilde kamuoyunun gözleri önünde gerçekleşmiştir. Kamuoyunda oluşturulmaya çalışılan algının tersine Sayın Başbakanımızın görüşme talebi asla terörle mücadeledeki kararlı tutumu tartıştırmak değildir. Ülkemizin ve milletimizin huzuru ve refahı için yürüttüğümüz terörle mücadele süreci, kesinlikle pazarlık konusu değildir. Güvenlik güçlerimiz bu hedef doğrultusunda kararlı bir mücadele yürütürken, ilgili bakanlarımız ve kurumlarımız da, vatandaşlarımızın mağduriyetini gidermek için fedakâr bir çaba içerisindedirler. Milletimizi arkaik anlayışlarla; anti-demokratik, baskıcı söylemlerle ve silah tehdidi ile sindirmeye dönük eylemler içindeki tüm terör örgütleri ile mücadele kesintisiz devam edecektir. Sayın Başbakanımız ayak basmadık il bırakmadığı yurdumuzda aziz milletimizin tüm ‘çay ikramı’ davetlerini tereddütsüz kabul etmiş, gönlü geniş Anadolu insanının misafirperverliğinin simgesi olan bu daveti asla geri çevirmemiştir. Bu kültürle bağını koparmış kişilerle bu anlamda yürütülecek bir diyalog ortamı bulunmamaktadır. Yüce milletimizin desteği ve duası yegane dayanağımızdır.”
Hürriyet
‘Odtü İçin Yök Gereğini Yapmalı’
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Merkezi Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan Suudi Arabistan haber kanalı El Arabiya’ya konuştu. Erdoğan, Ortadoğu’nun, bölgeyi bölme amaçlı mezhepçi komplolardan zarar gördüğünü söyledi. İran ve Türkiye ilişkileri hakkında konuşan Cumhurbaşkanı, “Türkiye ile İran arasında anlaşmazlıklar var. Fakat bu farklılıkların bizim iyi komşuluk ilişkilerimizi etkilemesini istemiyorum. Mezhepçilik bizi düşman olmaya yönlendirmemeli. İslam, bizim referansımız olmalı” dedi. Irak’ın Başika bölgesine Türk askeri gönderilmesinin uluslararası krize dönüşmesi hakkında konuşan Erdoğan, Musul’a gönderilen askerlerin Irak hükümetinin bilgisi dahilinde olduğunu söyledi. Erdoğan, asker sevkiyatının Irak hükümetinin talebiyle gerçekleştiğini belirti; Başika’daki askerlerin çekilip çekilmeyeceği konusunda ise bir yorum yapmadı. Irak ve Türkiye’nin ilişkilerinin iyi olduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı, “IŞİD Irak’a girdiğinde, Irak bizden yardım istedi ve biz onlara bunun için hazır olduğumuzu söyledik. Onlara üssümüzü kurmak için uygun bir site düzenlemelerini istedik, onlar da yaptı” dedi. Irak Savunma Bakanı Halid el Obeidi’nin askeri eğitim kampını ziyaret ettiğini söyleyen Cumhurbaşkanı, “Fakat Suriye’deki gelişmelerin Irak’taki durumu etkilediği görülüyor. Suriye, İran, Irak ve Rusya Bağdat’ta dörtlü bir ittifak oluşturdu ve Türkiye’nin de katılmasını istedi fakat (Rusya Devlet Başkanı Vladimir) Putin’e yasallığı kuşkulu bir başkanla (Beşar Esad) aynı yerde bulunamayağımı söyledim” dedi. Akşam saatlerinde ise “Asım’ın Neslinden Bir Usta Recep Tayyip Erdoğan Programı”nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan ODTÜ’deki gerginlik için ise şu ifadeleri kullandı: “Utanmak yok, sıkılmak yok. ODTÜ’de namaz kılan gençlerin üzerine saldırıyorlar. Ben buradan sesleniyorum. Yönetici kadrolar lafa geldiği zaman ‘Özgürlükçüyüz’ diyorlar. Sizin neyiniz özgürlükçü? Ellerine geçirdikleri bir dokunulmazlık zırhını bunlar maalesef bu tür aleyhte kullanma gayreti içine giriyorlar. Böyle bir şey olamaz, olamaz. Gereği neyse bunun da YÖK tarafından yapılması gerekir. Tabii ki Cumhurbaşkanlığı makamı olarak bizler bunun da takipçisi olacağız.”
Milliyet
Mhp’de İnce Hesap
MHP’de olağanüstü kurultay için yola çıkan muhalefet kanadı son hamlesine hazırlanırken, genel merkezin detaylı hukuki inceleme yaptığı ortaya çıktı. 1 Kasım sonrasında MHP içinde yönetimin değişmesine yönelik oluşan eleştiri dalgasının zayıflayacağını düşünen muhalif kanat, imzaları ocak ayının ilk yarısında genel merkeze sunacak. İmza sayısını 400’ün üzerine çıkaran muhalefet kanadından en fazla imzayı yaklaşık 300 imza ile Meral Akşener toplamış gözüküyor. Geri çekildiği iddia edilen 62 imza konusunda farklı düşünceye sahip muhalif kanat, sadece üç imzanın geri çekildiğini savunuyor. Bazı delegelerin genel merkeze, “haberleri yokken, kendileri adına dilekçe hazırlandığı” şikayetlerin ise algı operasyonu olduğunu düşünen muhalif kanat, iddia edildiği gibi bir çözülmenin yaşanmadığını öne sürüyor. Genel merkez kanadı ise geçmiş kongre deneyimlerinden de yola çıkarak muhalefet kanadının atacağı her adıma yönelik ince hesap yapıyor. Muhaliflerin, “imzalar genel merkeze teslim edildikten 15 gün sonra olağanüstü kongre takviminin MYK tarafından açıklanması gerekiyor” iddiasını hukuki incelemeye tabi tutan genel merkez, böyle bir yasal hükmün bulunmadığını belirledi. Ne siyasi partiler yasası ne de parti tüzüğünde 15 günlük bir süre sınırı bulunmadığını belirleyen genel merkez, imzaların genel merkeze verilmesinde olduğu gibi verilen imzaların incelenmesinde de süre sınırı konulamayacağını savunuyor. Genel merkezin imzaların verilmesiyle atacağı ilk stratejik adımı “oyalama” olacak. Muhalif kanadın, “15 günlük süre sınırı var” deyip mahkemeye giderek kayyum yolunu açmaya çalışmasını da dikkate alan genel merkez, yargı aşamasında ilk olarak delegelerin imzalarının gerçekliğini tek tek tartışmaya açacak. Fotoğrafın son 6 ayda çekilmiş fotoğraf olması gerektiği gibi birçok teknik kriteri arayacak olan genel merkez, belki aylar sürecek zamana yayma politikasını hayata geçirecek. Genel merkez, 18 Mart 2018 olarak açıkladığı olağan kurultay için de ilçe kongrelerini 2016’nın sonu veya 2017’nin başında başlatacak. İlçe kongrelerinin başlamasıyla mevzuat gereği olağanüstü kongre çağrısı otomatikman düşecek. İlçe ve il kongrelerinde delege yapısını değiştirmeyi hesaplayan Genel merkez, muhalif imzacı delegeleri ayıklayacak.
Milliyet


SPOR

Spor Toto Süper Lig’de ilk yarının sonu olan 17. haftada Trabzonspor, Kasımpaşa deplasmanında 1-1 berabere kaldı. Kasımpaşa deplasmanına çıkana kadar arka arkaya 3 dış saha maçından yenilgiyle ayrılan Trabzonspor, yeni yıla yeni hedefler koyma bakımından çok kritik bir mücadele oynadı. Sadi Tekelioğlu ile bir kadro istikrarı kuran bordo- mavililer, Kasımpaşa’da 4-6-0 ile farklı bir taktik denedi. Cardozo ve N’Doye’un yokluğunda Muhammet’i kenarda bırakan Tekelioğlu, cezalı Donk’u orta sahada kullanamayan rakibine karşı Mbia-Aytaç-Okay’ı monte etti. İyi kapanan rakibini tek paslarla açmak isteyen Trabzonspor, 13’de Özer ile şut şansı buldu. 17’de Cavanda’nın hamledeki zamanlama hatası penaltıyı getirdi, Kasımpaşa’da Eren Derdiyok affetmedi: 1-0 Konsantrasyonunu bozmayan konuk ekip, 20’de cevabı Mustafa Yumlu’nun altın kafasıyla verdi: 1-1. Dinamik oynayan iki takımın mücadelesinde 35’de Kasımpaşa rakip savunmayı Scarione ile delmeye çalışsa da direklerden vize çıkmadı. 38’de Scarione bu kez frikikten denedi, Onur çok güzel çeldi. 55’de forvetli oyuna dönen Trabzonspor, 58’de maçın hızlı ismi Cavanda ile kaleci Ramazan’ı zorladı. Hızlanan oyunda Kasımpaşa da Castro’nun pasına koşan Scarione ile boş kaleyi bulamadı. 80’de maçın kırılma anı yaşandı. Topu elinden kaçıran Ramazan, adeta Mehmet Ekici’ye asist yaptı. Ancak Ekici, klasına yakışmayan bir vuruş çıkardı.
Milliyet


Beşiktaş’ta devre arası transferi için çalışmalar sürerken, Brezilya’dan müjdeli bir haber geldi. Ülkede yayın yapan Radio Tupi, Fluminense’de forma giyen 29 yaşındaki stoper Welington Pereira Rodrigues (Gum) ile Beşiktaş’ın 3 yıllık anlaşmaya vardığını duyurdu. Menajer Moraes de, “İki taraf için iyi anlaşma” dedi. 2009 yılında bu yana Fluminense forması giyen Gum, kulübünde 300 maça çıkarak istikrar abidesi olduğunu kanıtladı. 1986 doğumlu başarılı savunmacı geçen sezon 29 maça çıktı, 1 gol atarken, 1 de asist yaptı. Yönetim, Dnipro’dan Douglas ısrarını da sürdürüyor. Douglas’ın kulübü Dnipro ile yapılan görüşmelerin iyi geçtiği öğrenildi. Menajerler vasıtasıyla başka isimlerde Beşiktaş’a öneriliyor. Bonservisi Chelsea’de bulunan Middlesbrough’da kiralık olarak forma giyen Çek Kalas için kiralama formülü üzerinde duruluyor. Basel’de forma giyen Çek savunmacı Marek Suchy de listede var.
Star


Galatasaray’ın ara transferdeki ilk takviyesini, Kasımpaşa Başkan vekili Hilmi Öksüz açıkladı. Trabzonspor maçından sonra basın mensuplarının bu konudaki sorularını yanıtlayan Öksüz, “Donk ile ilgili konuşulanlar doğru. Galatasaray ile prensipte anlaştık ama imzalar atılmadığı için net bir şey söylemiyorum. Anlaşma sağlandı ama imzalar atılmadı” diye konuştu. Öksüz, “Donk’un dışında da bizim başka bir oyuncumuz ile ilgilenen olursa gelmesinler, dükkan kapalı” diyerek, Eren Derdiyok’u ima etti ve bu oyuncuyu göndermeyeceklerinin altını çizdi. Kasımpaşa Teknik Direktörü rıza Çalımbay da “6 ay sonra mukavele bitiyordu. Bizden istediği rakamla, vereceğimiz arasında büyük fark vardı. Gitmeseydi iyiydi” diyerek şöyle konuştu: “Donk üstüne koya koya geldi ve transferin en flaş ismi oldu. Galatasaray'da faydalı olur, böyle bir oyuncuya ihtiyaçları var.” Dursun Özbek ile Turgay Ciner’in bizzat sürdürdüğü görüşmelerde, iki başkanın 1 milyon euro bonservis bedeline anlaşma sağladığı, Galatasaray’ın da 29 yaşındaki Hollandalı ön liberoya 2.5 yıllık imza attırıp, sezon başı 1.8 milyon euro ödeyeceği öğrenildi.
Star


Aziz Yıldırım, 2015’in son günlerinde camiaya mesajlar verdi. Kulüp çalışanları için düzenlenen geleneksel yılbaşı kutlamasında konuşan Fenerbahçe’nin patronu, “2015’te hepimiz başarılıyız. Dünyada rekorlar kıran sporcular, takımlar yarattık. Bu kongre üyelerinin, Divan Kurulu üyelerinin bize verdiği destek ve güven, taraftarın bize güveni ve siz emekçilerin çalışmasıyla olmuştur. Onun için hepinize teşekkür ediyorum” ifadesini kullandı. Başkan şöyle devam etti: “Biz Fenerbahçe Kulübü olarak, siz çalışanları olarak, 2016’da daha çok çalışacağız. Hedefler büyük. Futbol takımı ve amatör tüm branşlarda hem Türkiye’de hem yurt dışında şampiyonluklar yaşamak istiyoruz. Bireysel olarak sporcularımızın Avrupa ve dünyada başarılı olmasını arzu ediyoruz ve bunun için çalışıyoruz. Geldiğimde 16 milyon dolar olan bütçeyi 250 milyon dolarlara çıkardık.” “18 yıldır bu kulübün başkanlığını yapıyorum. Geldiğimde 200 kişilik bir ordu vardı, bugün 1400 kişilik bir orduyla Fenerbahçe markasını yükseltmek, ileri taşımak için hep beraber çalışıyoruz. Yeni yılı hepimize hayırlı olsun. Bunu dilerken, barış içerisinde yaşayan bir ülkede yaşamak şartıyla diyorum. Savaşlardan uzak, birbirimizi seven bir toplum olarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin toprağında yaşayan insanlar olarak”
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme