28 Aralık 2015 Pazartesi

28.12.2015 Genel Gündem

28.12.2015

GÜNDEM


Kobra’ya Bombalı Saldırı: 3 Asker Şehit
Şırnak’ın Cizre ilçesinde dün saat 14.40 sıralarında PKK’lı teröristlerin yerleştirdikleri patlayıcıyı infilak ettirmesi sonucu patlama meydana geldi. Patlamada, 3 asker şehit oldu, 1 asker ve 1 polis de yaralandı. Genelkurmay Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada olayla ilgili şu bilgiler verildi: “27 Aralık 2015 tarihinde Şırnak ili Cizre ilçesi Nur Mahallesinde devam eden operasyonda, saat 14.40’ta Zırhlı Kobra aracının geçişi sırasında bölücü terör örgütü mensuplarınca önceden yerleştirilen el yapımı patlayıcı düzeneğinin patlatılması sonucu üç kahraman silah arkadaşımız şehit olmuş, biri polis olmak üzere iki kahraman silah arkadaşımız hayati tehlikeleri olmayacak şekilde yaralanmıştır. Bizleri derin bir acı ve üzüntüye boğan bu saldırıda hayatını kaybeden aziz şehitlerimize Allah’tan rahmet, şehitlerimizin değerli ailesine, yakınlarına, Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarımıza ve Yüce Türk Milletine başsağlığı ve sabır; yaralanan Kahraman silah arkadaşlarımıza acil şifalar temenni ediyoruz.” Şehit Jandarma Uzman Çavuş Kadir Kayveni’nin (26) evli ve bir çocuk babası olduğu ve Erzurum nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenildi. Kayveni’nin acı haberi alınca fenalaşan üvey babası Zeki Atu oğlunun kendisini önceki akşam aradıını belirterek, “Bize, ‘hele bir kalkın, sizden bir içtima alayım da sonra yatın’ dedi” diye konuştu. Şehit Uzman Çavuş Faruk Gezen’in babası Fatih Gezen “6 ay sonra bölgeden ayrılacaktı, sözleşmesi doluyordu. Vatan sağolsun” dedi. Şehit Necati Yenikapı’nın ise Şırnak’a gönderildiğini üzülmesinler diye ailesinden gizlediği öğrenildi.
Milliyet




Çok Tartışılacak Kararlar
Doğu ve Güneydoğu’daki bazı belediyeler başta olmak üzere ağırlıklı olarak HDP’li belediyelerin ve HDP’ye yakın sivil toplum örgütlerinin katılımıyla oluşturulan Demokratik Toplum Kongresi’nin (DTK), Diyarbakır’da gerçekleştirdiği iki gün süren kongresinden bölgedeki gerilimi artırabilecek kararlar çıktı. Açıklanan deklarasyonda, DTK’ın yol haritasında, komşu şehirlerin biraraya gelerek özerk bölgeler oluşturması, yereldeki asayişin resmi yerel güvenlik birimlerince sağlanması, eğitim faaliyetlerinin özyönetimlere bırakılması gibi maddeler sıralandı. DTK’nın çatışmalı ortam nedeniyle genişletilmiş olarak olağanüstü gerçekleştirdiği kongresinde önemli kararlar alındı. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Ortadoğu’nun son derece önemli bir süreçten geçtiğinin hatırlatıldığı deklarasyonda, “Artık silahlar susacak, fikirler konuşacaktı. Ancak bu gerçekçi ve doğru çözüm yolu AKP Hükümeti tarafından oyalama ve tasfiye politikasına dönüştürülmüştür. 28 Şubat’ta hükümet yetkililerinin de hazır bulunduğu Dolmabahçe Sarayında kamuoyuna sunulan mutabakat belgesi Cumhurbaşkanı tarafından reddedilmiştir. Maalesef tarihi bir fırsat kaçırılmıştır” denildi. Deklarasyonda mutabakatın sona erdirilmesiyle Kürt halkının en meşru ve demokratik taleplerinin şiddet yöntemleriyle bastırılmaya çalışıldığı, bunun sonucunda, bazı il ve ilçelerde halk meclislerinin özyönetim kararı aldığı, bu özyönetim alanlarını da hendekler ve barikatlarla savunma durumunu ortaya çıkardığı savunuldu. Bölgede yaşanan olayları “meşrulaştırılan devlet terörü” ne karşı, “meşru direniş” olarak açıklayan deklerasyonda “Özünde kendi kendini yerelden yönetme, yerel demokrasiyi inşa etme talebi ve mücadelesidir” ifadelerine yer verildi. Kürtlerin hukuki, siyasi ve statü talebi kabul edilmediği için kendi öz gücüne dayanan bir mücadele sürdürdüğünün belirtildiği deklerasyonda, “Yaşadığımız bütün sorunların aşılabilmesi için diyalog ve müzakere kanallarının yeniden devreye girmesi önemlidir” denildi. Deklerasyonda sürecin sağlıklı ve istikrarlı yönetilebilmesi için de Öcalan’ın özgürlüğünün sağlanması istendi.
Milliyet


Cizre’de 148 Pkk’lı Öldürüldü
Şırnak’ın Şırnak’ın Cizre ve Silopi ilçelerinde güvenlik güçlerinin teröristlere yönelik operasyonları sürüyor. Cizre’deki “Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Burak Demirci” ve Silopi’deki “Şehit Polis Muhammet Onur” operasyonları kapsamında güvenlik güçleri ile teröristler arasında sık sık “sıcak temas” sağlanıyor. Resmi verilere göre operasyonların bilançosu şöyle: Cizre’de 53 ve Silopi’de 102 barikat yıkıldı. Silopi’de 88 ve Cizre’de 36 el yapımı patlayıcı etkisiz hale getirildi. Güvenlik güçleri, Cizre’de 399, Silopi’de bin 168 olmak üzere bin 567 evi kontrol etti. 15 terörist yakalandı. Silopi ilçesindeki Başak, Nuh, Cudi ve Yenişehir mahallelerinde teröristlerce kullanıldığı belirlenen 12 evde yapılan aramada ikisi zırh delici özelliğe sahip 10 roket başlığı, 9 pompalı tüfek, 3 kalaşnikof, 941 fişek, 24 şarjör, tıbbi malzemeler ve örgütsel dokümanlar ele geçirildi. Güvenlik güçleri, Nuh Mahallesi’nde bulunan evdeki aramada bomba yapımında kullanılan 3 bin 500 kilogram amonyum nitrat ile çok sayıda değişik şekil ve ebatlarda patlatılmaya hazır düzenekli tüpler ele geçirdi. Cizre’de devam eden operasyonda toplam etkisiz hale getirilen terörist sayısı 148. Silopi’de bir RPG-7 Roketatar, dört av tüfeği, üç dürbün, bir dürbünlü tüfek ele geçirildi. Ayrıca Mardin Dargeçit’te devam eden operasyonda beş PKK’lı öldürüldü bir Bixi Makinalı Tüfek, üç Piyade Tüfeği, bir Roketatar, 19 şarjör, altı el bombası, beş roket mühimmatı, muhtelif cins ve miktarda 513 adet hafif silah fişeği, bir dürbün, iki el telsizi, bir cep telefonu, bir ses kayıt cihazı, iki flash bellek ve 33 pil ele geçirildi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 100, 9097-101, 1591                                                              
ABD Doları 2, 9196-2, 9206/ Euro 3, 2016-3, 2042/İngiliz Sterlini 4, 3574-4, 3599                  


Zamlar Yolda!
2016 yılı maktu vergileri belli olurken, sıra bütçeyi kurtaracak vergi hamlesi geldi. Yılbaşından itibaren bazı mallarda yüklü vergi artışları beklenirken, bunun da etkileyeceği, birçok mal ve hizmete de yüklü zamlar yolda. Hükümetin 2016 yılı bütçesinin denk yapılacağı açıklaması, verilen taahhütlerin yerine getirilmesinin yanında asgari ücrete verilecek devlet katkısının belli olmasıyla, bu harcamaların kaynağını oluşturacak zamlar da kesinleşmiş olacak. Her şeyden önce, her yıl ocak ayında enflasyonun üzerinde zam gören sigara ve alkollü içkiler sektöründekiler, büyük bir merakla çıkacak yeni faturayı bekliyor. Ancak bu kez sadece sigara ve içkiyle yetinilmeyeceği, otomobil ve akaryakıt gibi yüklü gelir getirecek kalemlere de yeni vergiler gelmesi bekleniyor. Bu yolla 2015’de altın yılını geçiren otomobil sektörünün biraz yavaşlatılması, ithalatın azalmasıyla cari açığın azalmasına katkı yapılması hedeflenebilir. Akaryakıt için vergi zammı eğer tercih edilirse bu da iç talebi kısacaktır. Bu arada bütçe ile ilgilisi olmasa da, özellikle doğalgaz ve elektrik fiyatlarına yılbaşında önemli zamların gelmesi bekleniyor. Çünkü uzun zamandır zam yapılmadığı için özellikle elektrik dağıtım şirketleri zor durumda. Özelleştirme için geri ödeme döneminin başlamasıyla, hükümetten yüklü zam talep ettiklerini, bu yolla rahatlayacaklarını söylediklerini biliyoruz. Hükümet seçim taahhütlerin maliyetini 22.5 milyar TL olarak açıklamıştı. Buna 2016 yılı için memurlara verilecek yüzde 6 artı 5’lik zammın 12.5 milyar TL’lik yükünü de eklemek gerekiyor. Asgari ücrete verilecek devlet katkısı ile birlikte 2016 yılı ek harcamaları ve dolayısıyla bunların karşılanması için gereken vergi zamları da netlik kazanacak. Bu hafta olamasa da, gelecek hafta belli olur. Maliye Bakanı Naci Ağbal’ın sektör yetkililerine de, denk bütçe yapılacağını, harcamaların netleşmesiyle vergilerin belli olacağını söylediğini öğrendik.
Hürriyet


Düzenli Ödeyene 0.5 Puan İndirim
Vergisini düzenli ödeyenlere vergi indirimi, yükümlülüklerini yerine getirmeyenlere teşvik vermeme düzenlemesi geliyor. Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı Vergi Usul Kanun Tasarı Taslağı’nda vergisini düzenli ödeyen gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine bu vergiler için yarım puan vergi indirimi verilecek. Taslakta, vergi mahremiyetinin basın yayın yoluyla ihlali halinde gazete patronundan, yayın yönetmenine, editörden basın danışmanına kadar ceza getiriliyor. Mevcut Vergi Usul Yasası’nda vergi mahremiyeti ve ihlali 362’nci maddede düzenleniyor. Maddede bu mahremiyeti ihlal edenlerin Türk Ceza Kanunu’nun 239’uncu maddesine göre cezalandırılması hükmü yer alıyor. TCK 239’uncu maddesi de kişileri 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ve 5 bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılıyor. Yeni taslakta ise vergi mahremiyetini ihlal açık bir biçimde ifade edilerek, “Vergi mahremiyetine uymaya mecbur olan kimselerden bu mahremiyeti ihlal edenler 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu kişiler hakkında ayrıca 150 günden az olmamak üzere adli para cezasına hükmolunur” deniliyor. Taslakta maddeye ayrıca vergi mahremiyetinin basın ve yayın yoluyla işlenmesi halinde de ne yapılacağına ilişkin yeni bir düzenleme eklendi. Buna göre vergi mahremiyetinin basın ve yayın yolu ile işlenmesi halinde ceza basın ve yayın organının sahibi hakkında uygulanacak. Basın ve yayın organının sahibi tüzel kişilikse kanuni temsilcileri ile duruma göre eser sahibi, sorumlu müdür, yayın yönetmeni, genel yayın yönetmeni, editör veya basın danışmanı gibi sorumlu müdürün bağlı olduğu kişiler hakkında da uygulanacak. Vergi mahremiyetinin ihlali nedeniyle ortaya bir zarar çıkması halinde buna sebebiyet veren zararı ödemekle yükümlü olacak. Taslakla vergisini düzenli ödeyene vergi indirimi geliyor. Ayrıca mükellefin uyumuna göre teşviklerden yararlama şartı getiriliyor. Vergi uyumu başlıklı maddede uyum, “vergiye ve mükellefiyete ilişkin ödevlerin, vergi kanunlarına ve ilgili mevzuata uygun olarak süresinde ve eksiksiz yerine getirilmesidir” şeklinde tanımlanıyor. Bakanlar Kurulu mükelleflerin uyum derecelerine göre gelir ve kurumlar vergisi oranlarını yarım puan indirebilecek. Kurumlar vergisi oranı yüzde 20 olarak uygulanıyor. Bu yetki yarım puan kullanılırsa yüzde 19.5’a düşebilecek. Gelir vergisi oranları da yüzde 15, 20, 27 ve 30 olarak uygulanıyor. Yarım puan düşerse yüzde 14.5, 19.5, 26.5 ve 29.5 olarak uygulanabilecek.
Hürriyet


Tüketicileri Aldatan Yandı
Yeni yılda Tüketici Kanunu'na aykırılıklarda ödenecek para cezaları da yüzde 5.58 artırılarak uygulanacak. 1 Ocak'tan itibaren aidatsız (yalın) kredi kartı çıkarmayan bankalara verilecek ceza, 5 milyon 812 bin 706 liraya yükseltildi. Tüketici Hukuku Enstitüsü Başkanı Hakan Tokbaş, "Yapı ruhsatı alınmadan tüketicilerle ön ödemeli konut sözleşmeleri kuran satıcılara ceza miktarı 116 bin 254 liraya yükseldi. Tüketici kredileri ve konut finansmanı sözleşmeleriyle ilgili ceza miktarları bin 162 liraya çıkarıldı. 36 ay içinde teslim edilmeyen konut başına ceza miktarı 23 bin 250 lira olarak uygulanacak. Kanuna aykırı olarak menfaat karşılığında tüketici ödülü satan kişilere de 116 bin 254 lira para cezası verilecek" dedi. Aldatıcı ticari reklam ve ilanlara 232 bin 508 lira ceza kesileceğini hatırlatan Tokbaş, şöyle devam etti: "Tam ve etkili bir denetim sisteminin oluşturulması halinde bazı hususlarda oldukça caydırıcı bir idari para cezası tablosu mevcut. Ancak yeterli denetimin yapılmaması birçok kuruluşun haksız uygulamalarına devam etmelerine sebep olabiliyor. Aldatıcı reklamlar için öngörülen idari para cezası, ne yazık ki yine caydırıcılıktan uzak. Nitekim büyük ölçekli şirketlerin bir reklam kampanyası için milyonlarca bütçe ayırdığı dikkate alındığında, muhtemel bir para cezasını en baştan reklam bütçesi kalemine dahil etmesi defalarca gözlemlenmiştir."
Türkiye


Meyve-Sebze Üretiminin Beşte Biri Çöpe Gidiyor
Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, hesaplamalara göre, 45.7 milyon ton yaş sebze meyve üretiminin en az 9 milyon tonunun sofraya ulaşmadan çöpe gittiğini bildirdi. Bayraktar, Türkiye’de tarımsal ürünlerin, tarladan sofraya ulaşıncaya kadar önemli kayıplara uğradığını belirtti. Kayıpların önemli kısmının hasat ve depolama aşamasında gerçekleştiğini vurgulayan Bayraktar, zamanında ve uygun araç gereçlerle yapılmayan hasat işlemleri ve yeterli şartları sağlamayan depolama sistemleri sonucu ürünlerin önemli miktarının ziyan olduğuna dikkati çekti. Bayraktar, 2013-2014 döneminde pirinç hariç 36.6 milyon ton olan tahıl üretiminin 2.9 milyon tonunun üretim ve kullanım aşamasında kaybedildiğini belirterek, “Kaybın, 1.9 milyon tonu üretim, 1 milyon tonu kullanımda meydana geliyor. Bu çok fazla ve kabul edilebilir bir durum değil” dedi. Yaş sebze ve meyvede kaybın tahıla göre çok daha yüksek boyutlara ulaştığına işaret eden Bayraktar, rakamın, 11 - 11.5 milyon tona kadar ulaşabileceğini de söyledi. Kayıpların tahıldaki maddi karşılığının 2.5 milyar liraya yaklaştığını, yaş sebze ve meyvede ise en az 11 milyar lira olduğunu bildiren Bayraktar şunları söyledi: “Binbir emekle üretilen tarımsal ürünlerindeki kayıpların en aza indirilmesi temel politika olmalıdır. Milyarlarca doların tüketim ve ihracatta yöneleceğine, çöpe gitmesine neden olan kayıplar en aza indirilirse, milyonlarca ton tarımsal ürünün ithalatı da önlenmiş olur.” Bayraktar, tahılda, hasatta biçerdöverlerden kaynaklanan kayıpların önemli boyutta olduğuna da dikkat çekti.
Milliyet


Stoklar Tükendi
2015’te ‘altın’ yılını yaşayan Türk otomotiv sektörü, 4 alanda birden rekora hazırlanıyor. Otomotiv üretim, ihracat, satışlar ve istihdamda rekor kıracak. Üretim 1 milyon 350 bin adetle, ihracat 970 bin adetle, istihdam 50 bin kişiyle tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşacak. Yılın ilk 11 ayında toplam üretim yüzde 17 artışla 1 milyon 233 bin adede çıktı ve şimdiden rekoru garantiledi bile. Şimdi tüm gözler iç pazarda yılların hayali olan 1 milyon adetlik satışta. Aralık ayı temposuna bakılırsa, ‘1 milyon’ çok yakın duruyor. Ocak-Kasım döneminde kamyon dahil otomotiv pazarı 847 bin 720 adet oldu. 1 milyon adetlik satışı yakalamak için bu ay 152 bin 280 adetlik satış gerekiyor. Geçen yılın aynı döneminde 153 bin 941 araç satılmıştı. Aynı performansın tekrarlanması halinde Türkiye de ‘milyonlar kulübüne’ girmiş olacak. Otomotiv sektörü yetkilerinin verdiği bilgiye göre, yılın son günleri çok hareketli geçiyor. Hatta bazı markaların elinde satacak otomobil kalmadı. Otomotiv Distribütörleri Derneği’nin (ODD) Genel Koordinatörü Hayri Erce, kampanyaların desteğiyle Aralık’ta pazarın hareketli geçtiğini, kamyon dahil 160 bine yakın satış beklediklerini söyledi. Erce, “Markalar yeni yıla 2015 model stokuyla girmek istemiyor. Kampanyalarla satışları hızlandırdılar. Bazı markalarda stok kalmadı, bazılarında sayılı araç var. Yeni yıl öncesi daha da hareketli geçecek. 2015’te yılların hayali 1 milyonluk satış yakalanacak” dedi. Hyundai Assan Genel Müdürü Önder Göker de 2015’in sürprizlerle geçtiğini, yılbaşında 800-850 bin adetlik bir pazar beklentisine karşın 1 milyon adetlere koşulduğunu belirtti. Göker, “Türkiye 2 seçim atlattı, döviz kuru fırladı, jeopolitik birçok gelişme oldu Tüm bunlara rağmen satışlar rekora gidiyor. Bu Türkiye ekonomisinin güçlü olduğunu gösteriyor” diye konuştu.
Vatan


Turizmin Davos’u İstanbul’da Duayenleri Buluşturacak
Turizmin Davos’u World Tourism Forum 4-6 Şubat tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek. Sektörün dünya çapında duayenlerini buluşturacak olan zirveye 5 bin katılımcının gelmesi bekleniyor. World Tourism Forum Başkanı Bulut Bağcı, yapılacak olan etkinlik nedeniyle sadece misafirler için İstanbul’da özel bir organizasyon düzenlediklerini söyledi. Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek olan etkinliğe Avrupa Komisyonu Eski Başkanı Jose Manuel Barroso, Mama Shelter Hotels CEO’su Serge Trigano, TAV Holding CEO’su Sani Şener, İngiliz Seyehat Acentaları Birliği (ABTA) CEO’su Mark Tanzer, Meksika Turizm Direktörü Patricia Everbuch, İngiltere Turizm Direktörü Christoper rodrigues, Facebook Seyehat Sektörü Başkan Yardımcısı Terry Kane ve Katara Hospitality CEO’su Christoper Knable gibi sektörün önde gelen 125 ismi konuşmacı olarak katılacak. Bu yıl ki zirveyi 3 konu başlığı altında toplayacaklarını söyleyen Bağcı şöyle devam etti: Bunlardan biri ‘Online Turizm’. Turizm sektörünün değişiminin ve geleceğinin ana kaynağı bu konu. Bir diğer konu başlığımız ‘Sınır Güvenliğinin Turizme Etkisi’ diyebiliriz. Bu ve bunun gibi olayların sektöre yansımalarını bu konu başlığında işleyeceğiz. Bir diğer konu başlığı ise ‘Dış Politikanın Turizme Etkisi’. Turizm sektörü oldukça hassas bir yapıya sahip. En ufak bir siyasi krizden etkileniyor. Bu konuyu tüm ayrıntıları ile Avrupa Komisyonu Eski Başkanı Jose Manuel Barroso’nun ağzından dinleyeceğiz” dedi. Zirveye katılımın beklenenin üzerinde olduğunu da söyleyen Bağcı “Sadece misafirleri ağırlamak için İstanbul’da 3 oteli kapattık” diye konuştu.
Star


Uyanık Patrona 500 Milyon Tl
Asgari ücretin yılbaşında 1.300 TL olacağı netleşirken, kaçak işçi denetimleri de hız kazanıyor. Kayıtdışı istihdamla mücadele kapsamında Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) şirketleri yakından takip edecek. Türkiye’nin farklı şehirlerinde görev yapan yaklaşık 1.500 denetmen kaçak işçi tespitinin yanı sıra sahte sigorta denetimi de gerçekleştirecek. Yeni yılda söz konusu bu denetimler hız kazanacak. SGK’nın kayıt dışı istihdam kontrolünü yapan Sosyal Güvenlik Denetmenleri geçen yıl başından itibaren 70 bine yakın işyerinde denetim gerçekleştirdi. 2014 yılından bu yana, yapılan denetimler neticesinde kayıt altına alınan sigortasız işçilerin yaklaşık yüzde 95’i denetmenlerce tespit edildi. Bu kapsamda 45 bin sigortasız işçi sosyal güvenlik kapsamı altına alındı. Usulsüzlüklere ilişkin olarak ise işverenlere yaklaşık 500 milyon Türk lirası para cezası uygulandı. Kayıtdışı istihdama yönelik yapılan denetimler sonrasında son yıllarda önemli başarılar elde ediliyor. 2007 yılında yüzde 45 civarında olan kayıt dışı istihdam oranı 2015 yılı içerisinde yüzde 32’ye kadar geriledi. Kayıt dışı istihdamın azalmasıyla birlikte her yıl milyarlarca TL Hazine’nin kasasına kaynak giriyor. Kayıt dışı istihdam bir kişinin sigortasız çalıştırılması, sigortalı olduğu halde ücretlerinin SGK’ya eksik bildirilmesi veya işçinin çalıştığı gün sayısından daha az gün sigortalı olarak bildirimde bulunması anlamına geliyor. SGK verilerine göre kayıt dışı istihdamın Türkiye için yıllık maliyeti yaklaşık 30 milyar lira olarak hesaplanıyor. Söz konusu rakam Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 2015 yılı için öngördüğü bütçe açığının üzerinde bulunuyor. Kayıtdışı istihdamın engellenmesi halinde sosyal güvenlik sistemi açık vermeyecek. Kayıt dışı istihdam oranında 1 puanlık azalma devletin kasasına yaklaşık 1 milyar Türk Lirası para girmesi anlamına geliyor.
Star


DÜNYA

Teşrin Eşiği
Suriye sınırında Mare-Cerablus hattında hassas olan Ankara’nın, PYD’nin silahlı gücü YPG’nin Arap müttefikleri ile birlikte oluşturduğu Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) stratejik açıdan büyük öneme sahibi Fırat Nehri üzerindeki Teşrin Barajı’nı ele geçirmesine abartılı tepkiler vermekten kaçınması dikkat çekti. Kürt siteleri YPG güçlerinin Fırat’ın batısına geçtiğini iddia etseler de, Ankara’daki güvenlik birimleri bölgeden gelen istihbaratlar arasında bu yönde bir bilgi olmadığı iddiasındalar. Bir yetkili Hürriyet’e “Kendi istihbarat kaynaklarımızdan gelen bilgiler YPG güçlerinin barajın doğusunda olduğu yönünde. YPG’nin Fırat’ın batısına geçmesi durumunda müdahale edilip edilmeyeceği siyasi otoritenin tasarrufunda” dedi. Başkent kulislerinde Teşrin bölgesinde yaşanan gelişmelerle ilgili şu değerlendirmeler öne çıkıyor: Cerablus-Rakka bağlantısı kesildi: Ankara’nın özellikle Karkamış sınır kapısının karşısında yer alan Cerablus ile IŞİD’in Suriye’deki merkezi Rakka arasındaki bağlantı kesileceği, dolayısıyla Rakka’dan Cerablus’a takviye güç gelmesi zorlaşacağı için Teşrin bölgesinin IŞİD’den temizlenmesini olumlu gördüğü öne sürülüyor. Cerablus’un güneydoğusunda: Teşrin Barajı Fırat’ın ortasında ve Türkiye’nin hassasiyet gösterdiği Cerablus’un güneydoğusunda kalıyor. Stratejik önemi var: Barajın ele geçirilmesi bölge halkının enerji güvenliğini sağlamak için hayati önemde. ABD desteği: Bu operasyona Türkiye’nin de içinde bulunduğu ABD liderliğindeki koalisyon güçleri hava taarruzlarıyla destek verdi. ABD’den söz: ABD ile yapılan görüşmelerde Türkiye’nin Azez-Cerablus hattındaki hassasiyeti hatırlatıldı. ABD yetkilileri, Türk makamlarıyla temaslarda özellikle YPG güçlerinin Ankara’nın hassasiyetini zedeleyecek bir girişimde bulunmayacağını öne sürdüler. Koalisyonun hava desteği de Sarrin’den Türkiye’nin hassas olduğu kendi sınırına yani kuzeye doğru değil, Teşrin Barajı’nın bulunduğu güneye doğru oldu. Araplarla birlikte: Operasyonu sadece YPG güçleri yapmadı. SDG içinde Arap muhalifler de var. SDG’yi PYD’nin yanısıra Burkan El Fırat, Suwar Ek Reqa, Süryani Askerlik Konseyi, Liva El Selçuki, Şems El Şimal ve El Cezire Tugayları’nın oluşturduğu biliniyor.
Hürriyet


Filistin Diye Ülke Olmayacak!..
İsrail Refah ve Sosyal Hizmetler Bakanı Haim Katz, gelecekte bir Filistin devletinin kurulmasına karşı olduğunu açıkladı. İsrail’in Kanal 7 televizyonunun haberine göre Katz, “İsrail toprakları bir bütündür. Filistin diye bir şey yok. Filistinliler Ürdün’e, Gazze’ye, Suudi Arabistan’a, Kuveyt’e, Mısır’a veya Irak’a gitsin. Filistinliler zayıflıklarımızı manipüle ediyor ve oyun oynamayı iyi biliyor” ifadelerini kullandı. Bakan Katz, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu liderliğindeki Likud partisinden milletvekili olarak meclise girmişti. Filistinlilerin yarıdan fazlası, 1948’de İsrail’in işgal ettiği Filistin topraklarında bağımsızlığını ilan etmesi ve kendilerinin zorunlu göçe tabi tutulması sonucu vatanlarından sürüldü. BM’nin 1950 yılında yayımladığı rapora göre, dönemin Filistin nüfusunun yarısından fazlası (957 bin kişi) vatanını terk etmek zorunda kalarak sığınmacı konumuna düştü. Filistin topraklarının yüzde 85’i İsrail’in kontrolünde bulunuyor. Filistin halkı ise topraklarının ancak yüzde 15’ini kullanabiliyor. Filistinlileri göçe zorlayan İsrail, 1967 yılında işgal ettiği Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da Yahudi yerleşim yeri inşaatlarına devam ediyor. Doğu Kudüs’te 200 bin, Batı Şeria’da ise 400 bin civarında Yahudi yerleşimci bulunuyor. Uluslararası hukuka göre buralardaki bütün Yahudi yerleşim birimleri yasa dışı kabul ediliyor. İsrail inşa ettiği ayrım duvarı ile Batı Şeria’da yaşayan Filistinlilerin Kudüs’e girişlerini engelliyor.
Türkiye


Awacs’lar Almanya’dan Konya’ya Geliyor
Almanya’da yayımlanan Bild am Sonntag gazetesinin haberine göre, Almanya Geilenkirchen kentinde konuşlu NATO’ya ait erken uyarı uçağı Boeing E-3 tipi AWACS’ları Alman askerleri ile birlikte Konya’daki Konya 3’üncü Ana Jet Üssü’ne gönderecek. Türkiye’ye gelecek Alman askerlerinin sayısı açıklanmadı. Bir Savunma Bakanlığı yetkilisi, NATO bünyesinde çalışan AWACS personelinin yüzde 30’unun Alman askerlerden oluştuğunusöyledi. Dışişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı’nın, AWACS’ların geçici olarak Türkiye’ye gönderileceği konusunda Alman meclisini bilgilendirdiği ifade edildi. Bu eylemin muharebe görevi olmaması nedeniyle asker sevkiyatı için Alman meclisinin onayına ihtiyaç duyulmadığı açıklandı. Her AWACS uçağında farklı milletlerden 16 personel bulunurken, Türkiye’ye gelecek asker sayısı gönderilecek uçak sayısına bağlı olacak. NATO’nın AWACS’ları Rusya uçağının düşürülmesi gibi bir krizin bir daha yaşanmaması için Türkiye’ye gönderdiği iddia ediliyor. AWACS’ların faaliyete başlamasının ardından Avrupa Müttefik Kuvvetler Başkomutanlığı’nın (SACEUR) Türkiye’nin hava faaliyetlerini kendisiyle koordine etmesini talep edecek.
Milliyet


‘İslam’ın İmajını Biz Düzeltmeliyiz’.
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, başkent Tahran’da düzenlenen ‘İslam Birliği’ konferansında, Müslümanların dinlerinin imajını düzeltmekle yükümlü olduğunu söyledi. Ruhani, devlet televizyonunda yayımlanan konuşmasında, “En büyük vazifemiz, dünya kamuoyunda İslam’ın imajını düzeltmektir” dedi. İslam kelimesinin öldürme, şiddet, kırbaçlama, gasp ve adaletsizliği çağrıştıran bir pozisyona sokulduğunu söyleyen İran Cumhurbaşkanı, Müslüman ülkeleri de Suriye, Irak ve Yemen’deki katliam ve cinayetlere sesiz kalmakla suçladı.
Milliyet


Amerikan Polisi Bin Sivili Öldürdü
Amerikan Washington Post gazetesinin topladığı verilere göre ABD’de bu yıl polis tarafından vurularak öldürülen sivil sayısı bine yaklaştı. Gazetenin Ağustos 2014’te Ferguson Kasabası’nda Michael Brown adlı silahsız sivilin polis tarafından öldürülmesinin ardından başlattığı araştırmanın sonuçlarına göre, ülke genelinde bu yıl polis tarafından öldürülen siviller içerisinde silahsız siyahi kökenli vatandaşların oranı yüzde 4’ten bile az. Araştırmaya göre ölenlerin çoğunluğunu, silah taşıyan şüpheliler, intihara meyilli ya da akli dengesi bozuk kişiler ve polisten kaçan siviller oluşturuyor. Öldürülen silahlı kişilerin büyük bölümü beyazlardan oluşurken, tehdit oluşturmadığı halde vurulanların neredeyse yüzde 60’ının siyahiler ve Latin kökenlilerden olması dikkati çekiyor. Gazete ellerinde, polis kaynaklı sivil ölümlerin kayıtlarını tutan Federal Soruşturma Bürosu’ndan (FBI) daha fazla sivil ölüm kaydının bulunduğunu vurguladı.
Vatan


Avrupa’da Yeni Terör Alarmı
Fransa’nın başkenti Paris’te yüzlerce kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırılarının yarattığı şoku üzerinden atmaya çalışan Avrupa ülkeleri, Avusturya’dan gelen yeni bir terör uyarısıyla yeniden alarma geçti. Viyana polisi, Avrupa başkentlerinde yılbaşına kadar Paris’tekilere benzer saldırılar düzenleneceği yönünde istihbarat bulunduğunu duyurdu. Polisten yapılan açıklamada; uyarının, ismi verilmeyen bir ‘dost’ istihbarat servisinden geldiği ve buna göre yılbaşından önce Avrupa başkentlerinde muhtemel bir terör saldırısı düzenlenebileceği belirtildi. Açıklamada, uyarının, alışveriş merkezleri, etkinlikler ve kalabalık bölgelerde bombalı veya silahlı saldırı şeklinde gerçekleştirilebileceği yönünde olduğu kaydedildi. Yerel güvenlik güçleri, özellikle şüpheli çanta ve bisikletlere karşı uyarıldı. İstihbaratın bütün Avrupa başkentlerine gönderildiği belirtilen açıklamada, bazı potansiyel saldırganların isimlerinin belirlendiği, ancak şimdiye kadar yapılan incelemelerde somut bir sonuca ulaşılmadığı ifade edildi. Açıklamada, terör saldırısı ihtimaline karşı güvenlik önlemlerinin artırıldığı vurgulandı. Fransa ve Belçika, Paris saldırılarının ardından kayıplara karışan terörist Salih Abdeslam’ın yakalanması için haftalardır operasyonlar düzenliyor. Rusya Başbakan Yardımcısı İgor Şuvalov, yeni yıl ve Noel nedeniyle Avrupa ülkelerine giden Rus vatandaşlarının, olası terör saldırıları tehdidi konusunda dikkatli olması gerektiğini söyledi.
Vatan


İran’a Tahran’da Mezhep Uyarısı
Diyanet işleri Başkanı Prof. Dr. Mehmet Görmez Tahran’da katıldığı 29. uluslararası Vahdet Konferansı’nda DAEŞ’e karşı mücadelede İslam dünyasına iş birliği çağrısı yaptı. Görmez, “Hiçbir strateji Müslüman kanının dökülmesini önlemekten daha değerli değildir, mezhep ve meşrep farkını öne sürerek Müslüman öldürmek cihad değil, terördür” dedi ve sorunları ‘İslam kimliği’ çatısı altında buluşarak, Şii - Sünni ayrımı yapmadan diyalogla çözebileceğimizi belirtti. DAEŞ’in islamofobiyi doğurduğu için İslam’a verdiği zararın düşmanın verdiği zarardan daha fazla olduğunun altını çizen Diyanet işleri Başkanı, Müslümanların cihadının cahilliğe karşı olması gerektiğini, özellikle İslam alimlerinin üzerine bu noktada çok fazla görev düştüğünü söyledi. Görmez, “Geliniz fitneyi savaştan beter görelim ve yeryüzünden fitnenin kalkması için elbirliği ile emek verelim. Şehitlerin kanı sarık ve cübbelerimize sıçramışken zulme sessiz kalırsak, şiddete, teröre ‘dur’ diyemezsek bu en büyük vebal olarak defter-i amelimize işlenecektir” dedi ve kin ve nefret eken konuşmalardan vazgeçmeyi önerdi. Türkiye’nin ilk defa dâhil olduğu “İslam Dünyasında mevcut krizler” başlıklı konferansta, İran Cumhurbaşkanı Hasan ruhani, Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el- Caferi, Suriye Müftüsü Bedrettin Hassun ve Lübnan Hizbullahı Genel Sekreteri Naim Kasım da konuşmacı olarak katıldı. Ruhani de konuşmasında ‘islam kimliği’ne vurgu yaparak İran’ın Şii propagandası yaptığı yönündeki iddiaları yalanladı.
Star

POLİTİKA
Rusya Çocukları Öldürüyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Rusya’nın son haftalarda Suriye’de 600’ü aşkın sivili öldürdüğünü, bunların 150’den fazlasının çocuk olduğunu belirtti. Davutoğlu, Kuzey Irak’taki Türk askeri varlığının DEAŞ (IŞİD) tehdidi bitene kadar bölgede olacağını da söyledi. ‘Yeni Türkiye Yolunda’ programıyla vatandaşlara seslenen Davutoğlu, özetle şöyle dedi: “Tüm komşularımızın toprak bütünlüğüne saygılıyız, bölgemizde sadece ve sadece barış istiyoruz. Suriye’deki bütün tarafların orada bulunmak için ileri sürdükleri gerekçe DEAŞ’tır. Ancak görüyoruz ki yaşananlar DEAŞ’la mücadeleyi aşan müdahalelerdir. Rusya’nın son zamanlarda yaptığı 4198 uçaktan sortiden sadece 191’i DEAŞ mevzilerine yönelik saldırılar olmuştur. Diğer bombalamalar birçoğu Türkiye’ye yakın bölgelerde bulunmak üzere ılımlı muhaliflerin mevzilerine ve hatta sivil insanlara yönelik olmuştur. Son saldırılar ise özellikle Bayırbucak Türkmenlerini hedef almıştır. Rusya’nın alana girmesiyle sivil ölümlerde de kayda değer artış yaşandı. Bu sayı son haftalarda 600’ün üzerine ulaştı ve her gün artıyor. Bu bilançoda 150’den fazlasının çocuk olduğunu tüm dünyanın bilmesini istiyoruz. Rusya’nın siviller ve ılımlı muhalifleri hedef almaktan bir an önce vazgeçmesi gerekiyor. Aksi takdirde Suriye ihtilafı yıllarca sürecek, terör de bitmeyecektir. Irak makamlarının talepleri doğrultusunda, gerek Peşmerge, gerekse Musullu yerel gönüllülere eğitim ve donanım desteği sağlıyoruz. Bu desteğimiz, Musul kurtarılıncaya kadar devam edecektir. Bölgeye gönderdiğimiz askerimizin temel amacı, DEAŞ’a karşı orada görev yapan eğiticilerimizi ve eğitilen Musulluları daha iyi koruyabilmektir. Terör tehdidi olduğu sürece oradaki varlığımızı hiçbir şekilde tehlikeye atmayacak tarzda teyakkuz halinde olmaya devam edeceğiz. Terörle mücadeleden asla taviz vermeyecek, bu illeti bu topraklardan temizleyeceğiz. Terörle yürüttüğümüz mücadelede sivillere zarar gelmemesi için kılı kırk yaran bir dikkatle hareket ediyoruz. Hiçbir vatandaşımızı terörün, şiddetin kucağına, insafsızlığına terk etmeyeceğiz. Türkiye darbe dönemi imalatı bir anayasayla yönetilmenin ayıbını daha fazla taşıyamaz. Her adımı diğer siyasi partilerle uzlaşma içinde atmak istiyoruz. Hafta başında yeni anayasa çalışmaları başta olmak üzere önümüzdeki dönemde yapacaklarımızı görüşmek üzere siyasi partilerden randevu talep ettik. 30 Aralık ve 4 Ocak’ta CHP ve MHP genel başkanlarıyla bir araya geleceğiz.”
Hürriyet


Deaş-Pkk-Pyd-Ypg Truva Atları
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “DEAŞ, PYD, YPG gibi örgütler, Suriye’deki küresel güç mücadelesinin sadece bir aracıdır, bizdeki PKK ile aynıdır. Hiçbir farkı yoktur. Bu karanlık yapılar, bölgedeki kirli hesapların birer Truva atına dönüşmüştür” dedi. Erdoğan, dün Birlik Vakfı’nın İstanbul’daki 30’uncu yıl kutlamalarında özetle şunları söyledi: “İlk gençlik dönemlerimden itibaren, Milli Türk Talebe Birliği’nden beri, benim bu kutlu yolda, hamdolsun, uzun bir geçmişim var. Bu sahne çok hatıralarla dolu. Buradaki münazaralarda, çok şampiyonluklar yakaladık. Türkiye’de geçtiğimiz 13 yılda her alanda tarihi bir dönüşüme şahit olduk. Altyapıda, sağlıkta, sosyal yardımlarda, sanayide, ticarette, turizmde ve daha pek çok alanda ülke olarak çok önemli mesafe katettik. Ancak, eğitimde ve kültürde hedeflediğim ilerlemeyi kaydedemediğimizi üzüntüyle ifade etmek istiyorum. Paralel Devlet Yapılanması adı verilen ihanet ve şer şebekesinin milletimizin gönül dünyasında açtığı yaraları da iyileştirmenin, eksikleri telafi etmenin, yanlışları düzeltmenin çabası içinde olmalıyız. Bu şer şebekesinin en çok yoğunlaştığı alanlar olan eğitim ve kültür, bu bakımdan da çok önemlidir. Suriye’de kirli bir savaş yürütülüyor. Bir yandan Esed ve onunla birlikte hareket eden Rusya, İran gibi ülkeler, diğer yandan DEAŞ ve PYD gibi kukla terör örgütleri, masumları acımadan katlediyor. Masumları öldüren her ülke, her rejim, her örgüt, benim gözümde zalimdir, Belhüm Adal’dır (Zalimler, adam öldürenler için ‘hayvanlardan da aşağı’ anlamında kullanılan söz). DEAŞ, PYD, YPG gibi örgütler, Suriye’deki küresel güç mücadelesinin sadece bir aracıdır, bizdeki PKK ile aynıdır. Hiçbir farkı yoktur. Bu karanlık yapılar, bölgedeki kirli hesapların Truva atına dönüşmüştür. DEAŞ’ı, PKK’yı, PYD’yi, YPG’yi ortaya çıkaran da besleyip büyüten de hâlâ varlığını sürdürmelerini sağlayan da rejimin ve onun arkasındaki güçlerin ta kendisidir. Bize şimdi birileri akıl veriyor ‘Başika’da ne işiniz var’ diyor. Tamam da bu olaylar bir aylık olay değil. Bir yıllık, bir buçuk yıllık olay. Irak merkezi hükümetinin üst düzey yöneticileri, Başika’da eğitim veren subaylarımızı ziyaret edip teşekkür ederken, şimdi dörtlü olarak (Rusya, İran, Irak ve Suriye) Bağdat’ta ofis kurdular. Sonra da ‘Türkiye orada niye duruyor’ diyorlar. Durmamızın sebebi oradaki eğitim veren kardeşlerimizin korunması olayıdır. Bunu yapmaya da mecburuz. Yapıyoruz, yapacağız.”
Hürriyet


‘Feryadı Bırak Kendine Gel’
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, olağanüstü kurultay için imza toplayan muhalifleri Mehmet Akif’in “Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki: Telafi edecek bunca zarar var” şeklindeki dizeleriyle uyardı. Bahçeli’nin Twitter mesajı özetle şöyle: “Tertemiz vicdanlı hiçbir milliyetçi- ülkücü Türkiye’nin böylesi bir döneminde çelişki yaşamamalı, aklını çelen kurgulara aldırmamalıdır. Hiçbir dava arkadaşım dışarısı ateş altındayken evinin içini karıştırmaya, direnci kırmaya, gücü zayıflatmaya fırsat vermez, vermemelidir. Yarın vefatının 79. Seneyi devriyesini rahmetle anacağımız vatan şairimiz Mehmet Akif bakınız ne diyor, bizlere nasıl sesleniyor: ’Feryadı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar. Uğraş ki: Telafi edecek bunca zarar var.’ ’Bir külah kapmaksa şayet bunca hırsın gayesi; kendi namusun olur er geç onun sermayesi.’ Allah muhafaza, vatan yanarken biz nasıl siyasi çıkar peşinde koşalım? Nasıl ikbal çetelesi tutalım? Bu samimi bir hal ve sonuç mudur? ’Fakat bu maskaralıklar devam edip gidemez; ’Adam, benim neme lazım’ demekle iş bitmez.’ Evet bitmez, Türkiye sevdalıları da bitirilemez.” “Yine bizlere sesleniyor ahlak kahramanı Akif: ’Nedir bu meskenetin, sen de kımıldasana! Niçin kımıldamıyorsun? Niçin, ne oldu sana?’ ’Nasıl tahammül eder hür olan esaretine? Kör olsun ağlamayan, ey vatan, felaketine!’ Siyaset karaborsacılarına teslim olmamak adına gelin ağlamak için felaket beklemeyelim, pişmanlıklar içinde oyalanmayalım. Karamsarlık aşılayıp birlik ve beraberliğimizi bozmayı planlayanların tuzağına kananları bırakılalım da vatan şairimiz ikaz etsin: ’Ye’s öyle bataktır ki: Düşersen boğulursun. Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar. Me’yus olanın ruhunu, vicdanını bağlar.’ Mahvımıza hizmet edenlere Akif’in uyarısı muhteşemdir: ’Hüsrana rıza verme, çalış, azmi bırakma; kendin yanacaksan bile, evladını yakma.’ Merhum şairimizin şu haykırışına hücrelerimize kadar sahip olduğumuzu ifade ediyorum: ’Cehennem olsa gelen, göğsümüzde söndürürüz; Bu yol ki Hak yoludur, dönme bilmeyiz, yürürüz!’
Milliyet
‘Yüzde 10 Oyu Kandil’e Ciro Eden İhanet Eder’
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, HDP yöneticilerinin, kullandığı dille demokrasiye karşı meydan okuduğunu savundu. Sosyal paylaşım sitesi Twitter üzerinden paylaştığı mesajlarında Akdoğan, çözüm sürecini sabote eden anlayışın demokratik siyaseti zehirlediğini ifade etti. Başbakan Yardımcısı Akdoğan’ın mesajları şöyle: “HDP yönetiminin ayrılıkçı, ırkçı, şiddet yanlısı bir dile savrulması, demokrasimize ve birliğimize karşı meydan okumadır. PKK’nın 80’li yıllardaki ayrılıkçı tezlerini hortlatmak, bölücü bir dil kullanmak, şiddeti savunmak büyük bir yanılgıdır. Terörün avukatlığına soyunanlar şiddeti körüklüyorlar. Çözüm sürecini sabote eden anlayış şimdi de demokratik siyaseti zehirliyor. Terörü şantaj olarak kullanarak siyaset yapmak demokrasiye hizmet etmez. Yüzde 10 oyu Kandil’e ciro edenler seçmenlerine ihanet ederler.”
Vatan

SPOR

Kanarya’da Meireles krizi büyüdü. Portekizli futbolcu F.Bahçe yönetiminin sözleşme feshi konusunda kendisine yaptığı teklife “hayır” dedi. Sağ dizinden sakatlanan ve ülkesinde operasyon geçiren Sarı-Lacivertli oyuncu sezonu kapatmıştı. Yönetim de sözleşmesi mayıs ayında bitecek oyuncunun sözleşmesini fesih için harekete geçti. Yönetim yıllık 2.7 milyon euro garnati paraya oynayan ve şu ana kadar bu ücretin 500 bin euroluk bölümünü alan Raul Meireles’e “500 bin euro daha verelim ve sözleşmeni dostça bitirelim” teklifini yaptı. Ancak Meireles, kendisine yapılan 500 bin euroluk teklife olumsuz yanıt verdi. Meireles, merajeri aracılığıyla yönetimle yaptığı pazarlıklarda, “Ben durup dururken sakatlanmadım. Bu formaya hizmet ederken sakatlandım. O yüzden paramın tamamını almadan feshetmem. Ya ödememin tamamı yapılır, mukaveleyi bitiririz, ya da sezon sonuna kadar beklerim ve normal ödemeli bu şekilde alırım” diyerek rest çekti. Fenerbahçe yönetiminin Meireles’i ikna için görüşmelere devam ettiği ve 2. yarı öncesi bu krizi çömeye çalışıtığı belirtildi.
Star


G.Saray, Kayseri deplasmanında 1 puanı zor kurtardı: 1-1. 3’te Furkan'ın arka direğe doğru yaptığı ortaya Deniz bomboş durumda kafayı vurdu, aut. 7’de Deniz yakın mesafeden auta yolladı. 11’de Biseswar, ceza alanı çjzgisi önünde önünü boşaltıp vurdu, Muslera son anda kornere çeldi. 16’da Ömer’in kullandığı kornerde Mabiala, Chedjou’ya rağmen kafayı vurdu: 1-0. 32.dakikada Rodriguez’in pasında Umut’un topuğuyla yaptığı vuruş az farkla dışarı çıktı. 36’da Biseswar’ın şutu, Muslera’da kaldı. 57’de sağdan gelen ortaya Selçuk İnan kafayı vurdu, aut. 61’de Sinan sağdan ceza alanına girdi, önündeki Kayserili oyuncuyu geçti, kaleyi cepheden gördüğü anda vurdu, savunmaya çarpan top havalanıp kaleciyi aştı: 1-1. 65’te Yakubu ceza alanı dışından sert vurdu, direğin dibinden dışarı. 74’te Umut kaleciyle karşı karşıya vurdu, Abdülaziz’den döndü. Yasin bir daha vurdu, savunmaya çarpan top kornere çıktı. 81’de Olcan son çizgiden geriye çıkarttı, Selçuk’un vuruşunda kaleci gole izin vermedi. 89’da Sinan soldan vurdu, aut.
Star


Teknik Direktör Mustafa Denizli Galatasaray’ı “Yamalı Bohça”ya benzetti. Kayserispor karşısında 1 puanın kötünün iyisi olduğunu belirten Aslan’ın hocası “İlk yarıdaki futbolla puanı haketmedik. İkinci devre dönüşümüz oldu. Biraz kıpranış, biraz istemek 3 puan getirebilirdi ama olmadı. 1 puan kötünün iyisi. Bu görüntü ve şartlara göde yamalı bohçaya döndük. Oradan alıp oraya koyuyoruz” dedi. Denizli, şöyle devam etti: “Kullanamadığımız aklımız, zekamız, pozisyonlarımız var. Ama değişiklik yaşayacağız. İçerde ve dışarda kazanacak bir takımı mutlaka ortaya çıkaracağız. Yaş ortalamamız yüksek. Tercihimiz gelecek yılları da kurtaraca. 9-10 futbolcuyla alternatifli olarak görüşüyoruz. Galatasaray’da kimse ilk yarıda şampiyonluktan umudu kesmez. Ben de kesmedim.” Transfer düşündükleri her bölge için birkaç alternatif belirlediklerini söyleyen Aslan’ın hocası “İsimler medyaya yansıdı ama yansımayan bölümü daha fazla. Bir tane 25 yaş üzerinde oyuncu alacağız. Diğerleri 25 yaş altı olacak” dedi. Denizli, Beşiktaş’ın hocası Şenol Güneş’in göndermelerine ise “Hakem hatasıyla maç kazandık da maç kaybettik de. Şenol 40 yıllık arkadaşım. Öyle esprileri vardır” yanıtını verdi.
Star


Beşiktaş, devrenin son maçında Torku Konyaspor’u dağıttı: 4-0. 15’te Ömer Ali Şahiner ön direğe doğru ortasını yaptı. Bajic, topun gelişine sol topuğuyla şık bir vuruş yaptı ancak top direğe çarpıp oyun alanını terk etti. 20’de Gökhan ön direğe ortaladı, Rhordolfo kafayı vurdu. üstten dışarı. 29’da Quaresma ortaladı, yine Rhodofo’nun kafa vuruşu auta gitti. 50’de Oğuzhan, Gomez’in ayağından seken topla ceza alanı içinde buluştu, iki savunmacıya rağmen şutunu çekti: 1-0. 55’te Quaresma ortaladı, Gomez kafayı vurdu, kaleciden seken top direkten döndü. 62’de Olcay’ın pasında, Gomez ceza alanı içinde vuruşunu yaptı: 2-0. 69’da Gökhan, Gömez’in pasında ceza alanı dışından sert vurdu: 3-0. 72’de Sosa’nın ortasında, Olcay röveşatayı yaptı, ama top kalecide kaldı. 80’de Sosa’nın güzel ortasında Kerim’e arka direkte sadece topa dokunmak kaldı: 4-0.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme