29 Aralık 2015 Salı

29.12.2015 Genel Gündem

29.12.2015

GÜNDEM

Türkiye De Alarmda!
Suriye’de kontrolü altındaki çatışma bölgelerine yönelik koalisyon güçlerinin hava saldırıları sonrasında misilleme eylemlerine başlayan Paris’te eş zamanlı eylemlerle son yılların en büyük terör saldırısını düzenleyen terör örgütü IŞİD’in, yılbaşı ya da yeni yıla yakın günlerde Avrupa’da büyük bir eylem hazırlığı yaptığı öğrenildi. Milliyet’in aldığı bilgiye göre, IŞİD’in son dönemde eylemlerinin artırması nedeniyle çatışma bölgelerindeki faaliyetlerini yoğunlaştıran istihbarat birimleri, radikal dinci örgütün yeni planı hakkında önemli bilgilere ulaştı. Çatışma bölgelerindeki IŞİD militanlarının kimliklerine ulaşmayı hedefleyen istihbarat birimleri geçtiğimiz günlerde önemli bir bilgi edindi. Buna göre, koalisyon güçleri içinde yeralan ülkelere karşı eylemler yapmaya başlayan IŞİD’in yılbaşı ya da yeni yıla yakın günlerde “Büyük Avrupa saldırısı” hazırlığında olduğunu tespit etti. Bu eylem çerçevesinde örgütün, henüz Avrupa’da yerleri tam olarak belirlenemeyen kiliselerle eğlence amacıyla toplanılan yerleri hedef aldığı ve intihar saldırısı düzenlemeyi amaçladığı anlaşıldı. İstihbarat birimleri, IŞİD’in ABD’deki 11 Eylül saldırılarına benzer biçimde eylem yapmayı hedeflediği ve bu amaçla en az 500 kişilik IŞİD’linin çatışma bölgelerinde eğitime alındığı ve bu grubun büyük bölümünün Eylül-Ekim döneminde Libya üzerinden İtalya’ya gönderildiği bilgisine ulaşıldı. Avusturya polisi, önceki gün yılbaşına kadar Avrupa başkentlerinde olası bir terör eylemi gerçekleşebileceği uyarısını yapmıştı. Viyana polisi açıklamasında, uyarının, ismi verilmeyen bir “dost” istihbarat servisinden geldiği ve buna göre yılbaşından önce Avrupa başkentlerinde muhtemel bir terör saldırısı düzenlenebileceği belirtilmişti. Benzer istihbaratın bütün Avrupa başkentlerine gönderildiği belirtilen açıklamada, bazı potansiyel saldırganların isimlerinin belirlendiği, ancak şimdiye kadar yapılan incelemelerde somut bir sonuca ulaşılmadığı vurgulanmıştı. İstihbarat birimlerinin, geçen Kasım ayı içinde beş kişilik IŞİD grubunun Şanlıurfa’dan Mersin’e gittiğini belirlediği de ortaya çıktı. Beş kişilik grubun liderliğini IŞİD’in merkezi Rakka’da yaşayan Suriyeli Haşan Al Talab’ın (33) yaptığını belirleyen istihbarat birimleri, Al Talab’ın eşinin de yine grupla birlikte hareket ettiğini tespit etti. Güvenlik birimleri, yaşanan süreç ve yaklaşan yılbaşı nedeniyle Al Talab ve beraberindekilerin yeni yıl kutlamaları ile bağlantılı olabileceği değerlendirmesini yaparken, yurt genelindeki güvenlik birimleri arka arkaya gönderilen yazılarla uyarıldı.
Milliyet



Şırnak’ta Olduğunu Annesine Söylememiş
Şırnak’ın Cizre ilçesinde PKK’lı teröristlerce yerleştirilen el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit düşen Uzman Çavuş Kadir Kayveni (25), Uzman Çavuş Faruk Gezen (21) ve er Necati Yenikapı (21) için Şırnak 23. Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı’nda tören düzenlendi. Gözyaşlarına hakim olamayan şehit Kayveni’nin eşi Ayla Kayveni, ayakta durmakta güçlük çekti. Törenin ardında şehit Kayveni’nin cenazesi Erzurum’un Aşkale ilçesine, şehit Gezen’in cenazesi Balıkesir’in Dursunbey ilçesine, şehit Yenikapı’nın cenazesi ise İzmir’in Buca ilçesine uğurlandı. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, bölücü terör örgütü PKK’nın Cizre’deki saldırısında şehit olan üç asker için başsağlığı mesajı yayımladı. Şehit er Necati Yenikapı’nın İzmir’in Buca ilçesinde yaşayan annesi Neriman ve babası Feyzi Yenikapı’ya acı haber askeri yetkiler tarafından, sağlık ekipleri eşliğinde verildi. Evine Türk bayrağı asılan şehidin ablası Ece Yenikapı, kardeşinin Mardin’de görev yaptığını ve kısa süre önce de geçici görevle Şırnak’a gönderildiğini söyledi. Şırnak’a gittiğini yeni öğrendiğini aktaran Yenikapı, “Kardeşim, ‘annem üzülmesin’ diye Şırnak’a gittiğini sadece ağabeyine söylemiş” diye konuştu. Eşi Manisalı, kendisi Diyarbakır Silvanlı olan şehit babası Fevzi Yenikapı, artan terör saldırılarına tepki göstererek, “Anam Kürt, babam Kürt, sülalem Kürt benim. Ne istiyorsunuz Türkiye’den” dedi. Terör olaylarına katılanların ve terörü destekleyenlerin Kürt halkını temsil etmediğini ifade eden Yenikapı, gözyaşını tutamayarak HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’a da tepki gösterdi. Yenikapı, “Demirtaş mıdır nedir? Kürt halkının kanını emdiler. Ne istiyorsunuz bu ülkeden. Ben bunu yıllardan beri anlamıyorum. Anam Kürt, babam Kürt, sülalem Kürt benim. Ne istiyorsunuz Türkiye’den Yaratan Rabbim ıslah etsin. Herkes uyansın artık, neyin peşindesiniz?” diye konuştu. Şehit Uzman Çavuş Faruk Gezen’in memleketi Balıkesir’in Dursunbey ilçesine bağlı kırsal Durabeyler Mahallesi’nde yaşayan Gezen Ailesi’ne acı haberin ulaşmasının ardından şehidin evine Türk bayrakları asıldı. Dursunbey ve Durabeyler’de de ev ve işyerleri ay-yıldızlı bayraklarla donatıldı. Yaklaşık 3 yıl önce uzman çavuş olan oğlunun şehadet haberini alan baba Arif Gezen ve anne Ayşe Gezen’i yakınları ve yetkililer teselli etmeye çalıştı. Gezen çiftinin, 8 yıl önce de bir traktör kazası sonucu oğulları Ali Gezen’i kaybettikleri öğrenildi. Uzman Çavuş Kadir Kayveni’nin cenazesi de askeri uçakla Erzurum’a getirildi. Şehidin üvey babası Zeki Atuğ, lastik terlikleri ile törene katılan öz annesi Anşa Atuğ ile kız kardeşleri Merve ve Rumeysa Atuğ’u askeri görevliler teskin etmeye çalıştı. Şehidin cenazesi, doğum yeri olan Aşkale’nin Çay Mahallesi yerine eşi Rüveyde’nın isteği üzerine İspir’in Maden Mahallesi’ne helikopterle götürüldü. 2 yaşında Yasin adında çocuğu bulunan şehidin eşi Rüveyde Kayveni’nin “Ailemin yanında yaşayacağım. Kadir’den ayrı kalmak istemiyorum. Mezarının Maden’de olmasını istiyorum” dediği bildirildi. Anne Anşa Atuğ, tabuta sarılarak, “Bahtı kara yavrum, sana doyamadım” dedi. Kayveni’nin cenazesi toprağa Maden’de verildi.
Milliyet


Çifte Soruşturma Açıldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkında, “özerklik” ve 6-8 Ekim olaylarına ilişkin açıklamaları nedeniyle soruşturma başlattı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu’nun resen başlattığı soruşturmanın evrakını Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçlar Bürosuna göndereceği öğrenildi. Soruşturmanın, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar”a ilişkin maddeleri ile “halkı kin ve düşmanlığa tahrik” ve “suçu ve suçluyu övme” suçları kapsamında başlatıldığı kaydedildi. Diyarbakır Başsavcılığı ise Demokratik Toplum Kongresi’nde (DTK) öz yönetimi destekleyen açıklamalarda bulunan Demirtaş ve DTK Eş Genel Başkanı Hatip Dicle hakkında Türk Ceza Kanunu’nun “Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar”a ilişkin maddeleri kapsamında soruşturma başlattı. Demirtaş, DTK Olağanüstü Genel Kurulu’ndaki konuşmasında şu ifadeleri kullanmıştı: “Kürtlerin statüsü ve Türkiye’nin idari yönetimiyle ilgilidir. Bu ikisi özerklikle ilgilidir. Nasıl bir yönetim inşa edebiliriz bunları hatırlatmak ve dünyaya hatırlatmak için bu toplantı çok önemli olacaktır. Kürtler artık kendi coğrafyasında siyasi irade olacaktır. Şimdi tarihi kırılmanın yaşandığı bu günlerde halkımız buna karar verecek. Diktatörlük mü, öz yönetim mi? Gelecek yüzyılda Kürdistan statüsü olacak Bedeli ağır olacak diye onurumuzu mu yitireceğiz?” Siyasi partileri denetlemekle görevli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın da Demirtaş hakkında başlatılan soruşturmaya HDP yönünden dahil olabileceği iddia edildi.
Vatan


EKONOMİ

Gram Altın 100, 1785-101, 2881                                                              
ABD Doları 2, 9048-2, 9069/ Euro 3, 1889-3, 1915/İngiliz Sterlini 4, 3302-4, 3342                  

6 Ay Misafir
Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı ‘Vergi Usul Yasa Taslağı’na göre vergi kaçakçılığı gerekçesiyle aramalı yapılan defter ve belgeler üzerindeki incelemeler için yasal süre 3 aydan 6 aya çıkıyor. İncelemelerin haklı sebeplere dayanarak 6 ay içinde bitirilmesine imkan olmayan hallerde sulh ceza hakiminin vereceği karar üzerine bu süre uzatılabilecek. İhbar veya yapılan incelemeler dolasıyla bir mükellefin vergi kaçırdığına dair emareler bulunursa bu mükellef veya kaçakçılıkla ilgisi görülen diğer kişiler nezdinde ve bunların üzerinde arama yapılabiliyor. Sulh ceza hakiminin istenilen yerde arama yapılmasına karar vermesi ise şart. Mevcut Vergi Usul Yasası’nda vergi incelemelerinin maksatı, “ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamaktır” olarak açıklanıyor. Maliye Bakanlığı’nın hazırladığı taslakta da aynı ifadeler yer aldı. İncelemeye yetkili olanlar tarafından gerekli görüldüğü takdirde inceleme, işletmeye dahil iktisadi kıymetlerin fiili envanterinin yapılmasını ve beyannamelerde gösterilmesi gereken unsurların incelenmesini de kapsayabilecek. Taslakta, incelemeye yetkili olanlarca görevlerini yerine getirirken özel veya teknik bilgiye ihtiyaç duyulan hallerde bilirkişiye başvurulabilecek. Taslakla ayrıca vergi cezaları da iki katına çıkabilecek. Taslağın 14’ncü maddesinde Bakanlar Kurulu’na yetkiler veriliyor. Buna göre Bakanlar Kurulu, ödeme yapılan kişilerin mükellef olup olmamasına, ödeme yapan veya ödemeye aracılık edenlerin vergi kanunlarına göre vergi kesintisi yapmak zorunluluğu bulunup bulunmamasına, ödemenin konusunun mal veya hizmet alım satımı olup olmamasına, ödeme yapılanın bu tutarı vergi matrahının tespitinde indirim konusu yapıp yapmamasına bakılmaksızın, vergiye tabi işlemlere taraf veya aracı olanları kesinti yaptırmaya ve verginin ödenmesinden sorumlu tutmaya, sorumluluğun kapsamını belirlemeye, iş grupları, iş nevileri, sektörler ve emtia grupları itibarıyla, vergiye tabi işlemle ilgili, vergi kanunlarında belirtilen alt ve üst limitler arasında olmak şartıyla, farklı kesinti oranları tespit etmeye yetkili olacak.
Hürriyet


Aşırı Borçlanmaya Karşı Tedbirler Devam Edecek
Son dönemde bankaların kredi satmak için başlattıkları atak, BDDK'nın da gündeminde. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben, tüketicinin aşırı borçlanmasını önleyici tedbirlerin devam edeceğini söyledi. Bankalara sermaye yeterliliği üzerinde etkiye sebep olacak tedbirleri normal seviyesine getireceklerini söyleyen Akben, "Bankaların kullandırdığı kredilerde belli oranda sermaye karşılığı ayırması gerekiyor. Bu oranları Basel kriterleri seviyesine getirip makro ekonomik tedbirleri uygulamaya devam edeceğiz" dedi. Aidatsız karta taksit imkânı sağlanmasına yönelik çalışmalar yapılmasına ilişkin Akben, bu konunun şu anda taslak aşamasında olduğunu belirtti. Bu kartların taksit yapmadığı için düşük limitli olduğunu, fazla talep görmediğini söyleyen M. Ali Akben, "Ama buna alışmamız lazım. Çok uzun vadeli taksit yapan kart ya da borçluluk üzerine değil, bireylerin gelirleri oranında borçlanma stratejisini desteklememiz gerek. Bugün deseniz ki 'Kartlar 40-50 ay taksit yapıyor' bireyler daha çok borçlanacak. Ama bunu desteklememek lazım. İnsanlar gelirine göre borçlanabilmeli ve ona göre bir taksit imkânı olmalı. Yoksa bir borç sarmalı içine sokarız insanları. Kredileri bireylere değil, daha çok KOBİ'lere kullandırmamız gerekiyor" diye konuştu.
Türkiye


Ceo’ların Aklı Fikri ‘Doğu’da
Ekonomide 2016 beklentilerinin sorulduğu ankete katılan 166 CEO’ya göre, ekonomiyi en çok etkileyecek konuların başında Güneydoğu olayları geliyor. Ekonomist dergisinin yaptığı ankete yanıt veren CEO’ların görüşleri 10 kritik mesaj üzerinde yoğunlaştı. CEO’lar 2016’da ekonomiyi en çok Güneydoğu’daki terör ortamının etkileyeceğini düşünüyor. Gündemin ilk sırasında da terör ve güvenliğin olması bekleniyor. CEO’lar 2016’da ekonominin yüzde 3-4 arasında büyüyeceğini, enflasyonun yüzde 7-8 arasında olacağını tahmin ediyor. Bütçelerin ise 3.00-3.20 TL arasındaki bir dolar kuruna göre yapıldığı ifade ediliyor. 2016’da ekonomiyi etkilemesi muhtemel birçok konu var. Fed’in nihayet faiz artırımına başlaması, Güneydoğu’da terörün yeniden hortlaması ve Rusya ile süren siyasi kriz bunlar arasında gösterilebilir. Anket yanıtları, CEO’ları en çok Güneydoğu’daki terörün endişelendirdiğini gösteriyor. CEO’ların birden fazla şıkkı işaretleyebildikleri bu sorunun yanıtlarında yüzde 22.4 ile “Güneydoğu’daki terör ortamı” ilk sırada yer alıyor. Bu soruya verilen yanıtlara göre, Fed’in faiz artırımına devam etmesi, Türkiye-Rusya krizinin derinleşmesi, döviz kurlarının yeniden yükselmesi ve Ortadoğu’daki çatışmaların sürmesi de 2016’da ekonomiyi etkileyecek önemli faktörler arasında bulunuyor.
Milliyet


Putin ‘Yeni Yaptırım’ Dedi Rus Bakan Tersini İstedi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 28 Kasım 2015 tarihli Türkiye’ye yönelik turizm ve tarım ürünü ağırlıklı ekonomik yaptırımları içeren kararnamede yer alan uygulamaların genişletilmesine yönelik kararnameyi imzaladı. Yeni yaptırımların ne olduğu açıklanmadı. Kremlin’den yapılan açıklamaya göre, yaşanan uçak krizinin ardından Rusya’da, Türkiye Cumhuriyeti mevzuatları dahilinde faaliyet gösteren ve Türkiye Cumhuriyeti yargıları doğrultusunda faaliyetlerini yürüten kurum veya kişilerin, Rusya’da belirli bazı alanlarda faaliyet göstermelerine yasak veya kısıtlama getirilmesine karar verildi. Putin, ayrıca, Rusya’nın Türkiye’ye yönelik uyguladığı yaptırımların dışında kalacak anlaşmaların da liste olarak hazırlanması talimatını verdi. Rusya Federasyonu, başta meyve ve sebze ithalatı, Rusya’daki Türk charter uçuşları ve inşaat alanında bir takım önlemler olmak üzere Türkiye’ye yönelik bazı ekonomik tedbirlerin 1 Ocak 2016 tarihi itibariyle yürürlüğe girmesi konusunda kararname yayınlamıştı. Buna karşın Rusya Enerji Bakanı Aleksandr Novak, Türk Akımı doğalgaz boru hattı projesi görüşmelerine devam etmek için hazır olduklarını bildirdi. Rus haber ajansı TASS’ta yer alan habere göre Novak, Türk Akımı’yla ilgili görüşmelerin 2015 yazından bu yana ilerlemediğini belirterek, “Ancak eğer projeye ilgi mevcut ise, Rus tarafı olarak görüşmelere devam etmeye hazırız” açıklamasında bulundu. Rusya’nın, Türkiye’ye doğalgaz ihracatını da artırabileceğine işaret eden Novak, “Rusya’nın bunu gerçekleştirebilecek doğalgazı ve altyapısı bulunuyor. Bu nedenle Türkiye’ye garantili doğalgaz tedarikini artırmaya hazırız” ifadelerini kullandı.
Milliyet


Kıdem Tazminatı Masaya Geliyor
Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, daha önce birkaç kez değişiklik yapılması hatta kaldırılması gündeme gelen kıdem tazminatı konusuna ilişkin olar, “Burada memnun olmayan iki taraf var. Demek ki ortada bir sorun var. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Bir noktada inşallah hem işçi kesimini hem de işveren kesimini buluşturacağız” dedi. İş dünyasına yönelik, yatırım ortamının iyileştirilmesine dönük çok ciddi düzenlemeler yapılacağını bildiren Elvan, çalışma hayatında da esneklik konusunun gündemde olduğunu söyledi. Kıdem tazminatından işçi kesiminin de işveren kesiminin de memnun olmadığını savunan Elvan, “Demek ki ortada bir sorun var. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Bir noktada inşallah hem işçi kesimini hem de işveren kesimini buluşturacağız” dedi. Kamuda çalışanlar dışındaki işçi kesiminin kıdem tazminatını alamamaktan şikayetçi olduğunu belirten Elvan, işveren tarafının da bu konuda ciddi şikayetleri bulunduğunu aktardı. İş mahkemeleri konusunda da ciddi şikayetler bulunduğuna işaret eden Elvan, bu kapsamda iş mahkemelerine yönelik düzenleme yapılacağını bildirdi. Elvan, meslek liselerinin yaygınlaştırılması adına sanayicilerin organize sanayi bölgeleri dışında yapacağı meslek liselerine destek vereceklerini söyledi. Piyasa gözetimi ve denetimi konusunda da ciddi sıkıntılar yaşandığını dile getiren Elvan, şöyle devam etti: “Bu konuya da bir neşter vurulması mutlaka gerekiyor. Piyasa gözetimi ve denetimi hususunda ciddi eksikliklerimiz var. Belki onu tek bir şemsiye altında toplayan bir mekanizmayı oluşturmayı da düşünüyoruz.”
Milliyet


‘Kırmızı Çizgi’ye Dokunacak
Hükümetin 3 aylık eylem takvimine aldığı ‘kıdem tazminatı’ düzenlemesine ilişkin girişimler tekrar canlandırılıyor. Türk İş’in 3-6 Aralık’ta yapılan olağan genel kurulda güncellediği, ‘Tazminat hakkı kırmızı çizgimizdir, bu hakka dokunmak grev nedenidir’ mesajından sonra, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan konuya ilişkin yeni bir açıklama daha yaptı. Elvan, çalışma hayatında önemli değişiklikler düşünüldüğünü, çalışma hayatında esneklik konusunun gündemde olduğunu söyledi. Kıdem tazminatı konusunun yıllardan beri tartışıldığını, bundan işçi kesiminin de işveren kesiminin de memnun olmadığını anlatan Elvan, “Burada memnun olmayan iki taraf var. Demek ki ortada bir sorun var. Bu sorunu çözmemiz gerekiyor. Bir noktada inşallah hem işçi kesimini hem de işveren kesimini buluşturacağız” dedi. Kamuda çalışanlar dışındaki işçi kesiminin kıdem tazminatını alamamaktan şikayetçi olduğunu belirten Elvan, işveren tarafının da bu konuda ciddi şikayetleri bulunduğunu aktardı. İş mahkemelerinde yoğunluğa işaret eden Elvan, iş mahkemelerinde ağırlıklı yükün kıdem tazminatı konusu olduğunu, bu sorunun ortadan kaldırılması için de çalışma yapılacağını kaydetti.
Vatan


Irak Gazı İçin İhale
Türkiye’nin enerjide Rusya’ya bağımlılığını azaltacak Kuzey Irak doğalgazı için ilk adım atılıyor. Kuzey Irak gazını Türkiye’nin ulusal şebekesine bağlaması öngörülen Şırnak Doğal Gaz Boru Hattı yapım işi, 9 Şubat 2016’da Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.Ş. (BOTAŞ) tarafından ihale edilecek. Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin doğalgaz ihracatını ilk yapacağı ülke Türkiye olacak. Kürt gazını getirecek boru hattı 2018 yılında devreye girecek. Yılda 50 milyar metreküp doğalgaz ithal eden Türkiye, ihtiyacının yaklaşık yarısını Kürt Bölgesi’nden elde edecek. Kürt Hükümeti’nin doğalgazıyla birlikte Türkiye’nin önümüzdeki 50 yılda gaz ihtiyacını karşılacağı belirtiliyor. Türkiye, Rusya’dan yılda 26 milyar metreküp gaz alıyor. BOTAŞ’ın duyurusuna göre, Mardin Doğal Gaz Boru Hattı’nın yaklaşık 35’inci kilometresinde bulunan Serenli Pig İstasyonu’ndaki bağlantı vanasından başlayarak 185.1 kilometre uzunluğunda ve 40 inç çapında yüksek basınç doğalgaz boru hattı yapılacak. Şırnak ve Mardin’de yapılacak ve ‘Şırnak Doğalgaz Boru Hattı’ olarak adlandırılan hattın yapım işi için 9 Şubat 2016’da saat 14.00’te ihale yapılacak. Boru hattının yapımı için istekliler, ihale dökümanını 250 lira karşılığında BOTAŞ Genel Müdürlüğü Mühendislik ve Sözleşmeler Daire Başkanlığı’ndan alabilecek. Teklifler, ihale tarih ve saatine kadar BOTAŞ Genel Müdürlüğü Haberleşme Müdürlüğü’ne elden teslim edilebileceği gibi iadeli taahhütlü posta vasıtasıyla da gönderilebilecek. Ekonomik açıdan en avantajlı teklifin sadece fiyat esasına göre belirleneceği ihale, yerli ve yabancı tüm isteklilere açık olacak. İhalede işin tamamı için teklif verilecek ve konsorsiyum olarak teklif verilmesi söz konusu olmayacak.
Vatan


DÜNYA

Ailesiyle Fransa’ya Yerleşecekti
Gaziantep’te, sokak ortasında uğradığı silahlı saldırıda yaşamını yitiren; terör örgütü IŞİD katliamlarını konu alan belgesel çeken Suriyeli gazeteci 37 yaşındaki Naci el-Cerf, gözyaşları arasında dün toprağa verildi. Suriye’nin Hama kentinde gazetecilik yapan 2 çocuk babası Naci el-Cerf, ülkesindeki iç karışıklık ardından Türkiye’ye gelerek Gaziantep’e yerleşmişti. Gaziantep’te de genel yayın yönetmenliğini yaptığı ’Alhita’ adlı bir dergi çıkaran Cerf, IŞİD katliamlarını içeren belgesel çekti. IŞİD tarafından tehdit edildiği belirtilen Cerf eşi Boşra Kaşmar ile birlikte Rakka’daki insan hakları ihlallerini dünya kamuoyuna aktaran ‘Rakka sessizce katlediliyor’ adlı grupta da aktivist olarak yer aldı. Cerf, iddiaya göre Şanlıurfa’da Suriyeli 2 gazetecinin boğazlarının kesilerek öldürülmesi ardından Fransa’ya gitme kararı almıştı. Suriyeli aktivist öldürülmese dün İstanbul’da olacak, sonra da Fransa’ya geçecekti. Terör, istihbarat ve asayiş ekipleri, cinayetin ardından görgü tanıklarının bilgisine başvurup, güvenlik kameralarını mercek altına aldı. Polisin yakınlarının bilgisine başvurduğu Cerf’in kullandığı bilgisayarları ve sosyal medya hesaplarını da yakından incelediği ve cinayete ilişkin ipucu aradığı bildirildi.
Hürriyet


Çifte Baskı
Suriye’nin kuzeyinde terör örgütü PKK bağlantılı PYD’nin silahlı kanadı YPG’nin liderliğindeki Suriye Demokratik Güçleri (SDG), Türkiye’nin kırmızı çizgi ilan ettiği Fırat Nehri’nin batısına geçerken bir hamle de batıdan doğuya doğru geldi. Hatay’a sınır olan Afrin kantonundaki YPG, Arap ortaklarıyla birlikte doğudaki Azez’e doğru iki yerleşim merkezinin kontrolünü ele geçirdi. Kürt kaynaklara göre SDG, Nusra Cephesi ve Ahrar el Şam’la şiddetli çatışmalar sonrası Malikiye ve Şevarka’ya girdi. Nusra ve Ahrar el Şam ise Afrin’in merkezine havan topu atarak misilleme yaptı. SDG’nin eline geçen Malikiye, Azez’in 7 kilometre güneyinde yer alıyor. Azez, Halep ile Kilis arasındaki bölgeyi elinde tutan grupların en önemli lojistik üssü sayılıyor. Azez’in doğusunda ise terör örgütü IŞİD’in hâkimiyet alanı başlıyor. Türkiye sınırında Cerablus ve El Rai’den başlayan IŞİD bölgesi El Bab ve Menbic üzerinden Rakka’ya uzanıyor. Türkiye’nin tampon ya da güvenli bölge ilan edilmesini istediği Azez-Halep hattındaki bu gelişmeye paralel olarak SDG, 23 Aralık’ta başlattığı operasyonun dördüncü gününde Teşrin Baraj Gölü’nü IŞİD’den aldıktan sonra Fırat’ın batı yakasında Teşrin beldesinin bazı kısımlarına girdi. Operasyona ABD de havadan bombardımanla destek veriyor. Teşrin’in temizlenmesinin ardından hedefteki ilçe Menbic. SDG’nin Menbic’i ele geçirmesi halinde IŞİD’in kontrol ettiği topraklar güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölünmüş olacak. Bu durumda Türkiye ile iki sınır kapısı üzerinde yer alan Cerablus ve El Rai’nin düşmesi daha da kolaylaşacak. Ancak genel beklenti Türkiye’nin tepkisi nedeniyle Cerablus’un en sona bırakılacağı yönünde. SDG, Teşrin’e girmeden önce civardaki 7 köyü bir günde temizlemişti. IŞİD’in Teşrin Baraj Gölü ve elektrik santralını istismar ederek kendi hakimiyeti altında olmayan bölgeleri su ve elektriği keserek cezalandırdığı iddia ediliyordu. Buna göre, elektriği kesilen yerlerin başında 70 km kuzeydeki Kobani yer alıyor.
Hürriyet


Mursi’nin ‘Casusluk’ Davası Yine Ertelendi
Mısır’da askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’nin “Katar adına casusluk yapmak” suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşmasının 2 Ocak’a ertelendiği bildirildi. Mursi ile 10 sanığın yargılandığı davanın duruşması Kahire Ceza Mahkemesi’nde yapıldı. Mahkeme eski Cumhuriyet Muhafızları Komutanı Tümgeneral Muhammed Zeki, eski Cumhurbaşkanlığı Güvenlik Müdürü Tümgeneral Usame el-Cundi ve Binbaşı Tarık Muhammed Sabri’nin dinlenmesi için duruşmanın 2 Ocak’a ertelenmesine ve sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verdi. Temmuz 2013’te ordunun yönetime el koymasının ardından görevinden uzaklaştırılan Mursi ile darbe karşıtı 10 kişi, “Katar adına casusluk” davasında “ülkenin istihbarat birimleri, İçişleri Bakanlığı ve Devlet Güvenlik Kurumu’ndan çıkan çok gizli raporları ele geçirmek ve bunları Katar ile paylaşmakla” suçlanıyor.
Türkiye


Nusayri Siviller İle Militanlar Takas Edildi
Suriye’de dün, rejim ve isyancılar arasında varılan anlaşma kapsamında daha önce eşi görülmemiş bir tahliye operasyonu gerçekleşti. Anlaşma kapsamında, Lübnan sınırındaki Zabadani kasabasında ordu ve Hizbullah tarafından sıkıştırılan El Nusra ve diğer isyancı gruplar, bölgeyi terk ederek Lübnan’a geçti. 126 isyancı, uçakla Türkiye’ye geçmek üzere Lübnan’ın başkenti Beyrut’a gitti. İsyancılar Türkiye’den de, Hatay’ın karşısında bulunan ve El Nusra’nın da dahil olduğu Fetih Ordusu’nun kontrolündeki İdlib’e geçecek.Türkiye’ye gelenler arasında 60 yaralı isyancının bulunduğu açıklanırken, bu kişilerin Türkiye’de tedavi görüp görmeyeceği netlik kazanmadı. Militanların karşılığında ise, İdlib’in Nusayri kasabaları Fua ve Kefraya’da, Fetih Ordusu’nun kuşatması altındaki siviller tahliye edildi. Fetih Ordusu’nun güvenliği sağladığı yollardan geçen 338 sivil, önce Cilvegözü sınır kapısından Türkiye’ye, oradan da uçakla Lübnan’a geçti. Siviller, Lübnan’dan da Şam’ın kontrolündeki bölgelere geçecek. İnsan Hak ve Hürriyetleri İnsani Yardım Vakfı (İHH) tahliyede yer aldı. Üç kasabanın tahliyesinin, Viyana’da Eylül ayında Suriye konulu görüşmelerde varılan ‘6 aylık ateşkes’ hedefine yönelik bir adım olduğu ifade edildi. Tahliyelerin ardından kasabalara insani yardım dağıtılacak. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi’nden Rami Abdülrahman, Beşar Esad rejiminin başkent Şam çevresindeki alanları güçlendirmek için bu tip anlaşmalara istekli olduğunu söyledi. Bu hafta içinde, Suriye’nin başkenti Şam yakınlarındaki Yarmuk kampını kuşatan IŞİD ve El Nusra militanlarının bölgeyi terk etmesine yönelik bir ateşkese varılmış, tahliye Selefi isyancı örgüt İslam Ordusu’nun lideri Zahran Aluş’un öldürülmesinin ardından askıya alınmıştı. Kısa süre önce de isyancılar rejimle varılan anlaşma kapsamında Humus’u silahları ile terk etmişti.
Milliyet


Hillary Ailesiyle Sokaklara İndi
ABD’de 2016’da gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde Demokrat Parti’nin başkan adayı olmak için kampanya yürüten eski Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, eşi Bill ve kızı Chelsea, damadı Marc Mazvinsky ve 15 aylık torunu Charlotte ile pazar günü New York sokaklarında yürüyüşe çıktı. Seçim kampanyasına bir gün ara veren Clinton yürüyüşte, 2003 yılında Afganistan’dan satın aldığı desenli paltoyu giydi. Clinton’lar Manhattan semtinde dolaşırken bir kitap mağazasını gezdi ve bir dondurmacıya uğradı. Clinton’ların 35 yaşındaki kızları Chelsea’nin ikinci çocuğuna hamile olduğu açıklanmıştı.
Vatan


Oturuşuyla Mesajını Verdi
İspanya’da 20 Aralık’ta gerçekleşen genel seçimlerde meclise girmeyi başaran muhalefetteki Podemos partisinin lideri Pablo Iglesias dun koalisyon görüşmeleri kapsamında, sandıktan birinci parti çıkan Halk Partisi’nin genel başkanı, Başbakan Mariano Rajoy’la bir araya geldi. Iglesias’ın sadece protokole uymak için katıldığı görüşmede Rajoy’un karşısında bacak bacak üstüne atarak oturması tepkilere yol açtı.
Vatan


Bölgenin Eksiği Sünni Liderlik
Financial Times gazetesinde David Gardner imzası ile yayınlanan “Suriye’nin kalbindeki boşluk” başlıklı makalede Suriye’deki iç savaştan bir çıkış yolu bulunması ve radikal gruplarla mücadele edilmesi için bölgede bir ana akım Sünni liderlik eksiği olduğuna dikkat çekildi. Rusya’nın alevi azınlıklı bir iktidarı desteklemesinin mezhepsel çatışmayı ateşlediğini ve bölgeyi parçaladığını vurgulayan Gardner, uluslararası koalisyonun kara gücünün sadece Kürt gruplara dayandığını ancak Kürtlerin yalnız kendi bölgeleri için savaşacağını dile getirdi. Gardner, aBD’nin terör örgütü PYD güçlerini Sünni aşiretlerle birleştirme çabasının da Sünni liderlik boşluğunu gösterdiğinin altını çizdi.
Star

POLİTİKA

İşte Sur İçi

İstanbullular, eski İstanbul surlarının içinde kalan bölgeyi, yani Fatih ilçesini gözlerinin önüne getirsinler. Ankaralılar, bütün Çankaya ilçesini. İzmirliler, Alsancak ve Konak’ı düşünsün. İşte bu büyük şehirlerin bu merkezi ilçeleri o şehirlere ne ifade ediyorsa Sur da Diyarbakır için o demek. Bana soracak olursanız Diyarbakır Sur demek zaten. Şehrin tarihi surlarının içinde kalan bütün bölgenin adı Sur. Ve bu bölgeye diyelim ki Dağkapı’dan girdiniz, karşınızdaki dar ama aslında ana cadde olan caddenin adı Gazi Caddesi. Bu caddeyi dümdüz giderseniz taa Mardinkapı’ya, onun hemen yanındaki meşhur Kervansaray Oteli’ne ulaşırsınız. Bu ana caddenin, yani Gazi Caddesi’nin sağında solunda daracık, bazen iki insanın ancak yanyana geçebileceği genişlikte onlarca sokak var. O sokaklar başka sokaklara, başka sokaklar diğer minik sokaklara bağlanıyor. Normal zamanda gündüz vakti Sur arı kovanı gibidir; şehrin geleneksel ticari faaliyetinin tamamı burada olur. İstanbul’un Eminönü’sü ve Mahmutpaşa’sı gibidir. Sur, Diyarbakır’ın kalbidir, beynidir, Diyarbakır’ın ta kendisidir. Dün sabah zırhlı bir polis aracının içinde Dağkapı’dan Sur’a, Gazi Caddesi’ne girdiğimizde hissettiklerimi anlatmam zor. Bomboş bir cadde. Her sokak başına mevzilenmiş polisler ve etrafta yüzlerce, evet yüzlerce kedi. Caddenin sonunda, Mardinkapı’nın dibinde daha önce defalarca konakladığım tarihi Kervansaray Oteli. Kapalı duruyor. En son orada, rahmetli Tahir Elçi dahil kalabalık bir grupla yemek yemiştik, havuz kenarındaki eyvanların altında. Otelin karşısında Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin turizm merkezi var; camekanlı binaya bakıyorum, içinde masa sandalye bile görünmüyor, herhalde zarar görme ihtimaline karşı her şey kaldırılmış. Daha sonra bizim DHA muhabiri Ferit Aslan sordu, “Abi orada Sur’un maketi de var, gördünüz mü’ diye. Hayır görmedim. “Kaldırdılar herhalde” dedi Ferit, “Bir adam yıllardır o maketi yapmaya çalışıyor, yazık olmasın onca emeğe diye kaldırdılar herhalde”. Cadde üzerinde neredeyse 900 yıllık Ulu Cami var. Bir polis, ‘Geçen cuma cami açıldı, namaz kılındı’ diyor. Diyor ama son 8 gündür camiden ezan bile okunmuyor. Duralım, biraz resim çekelim istiyoruz. Caminin avlusuna girmezden önce etraftan bulunduğumuz yere doğru ateş açılıyor. Üstelik yasaklı taraftan değil, caddenin sokağa çıkış yasağı uygulanmayan öteki tarafından geliyor mermiler. Duvar diplerine sığınıp bekliyoruz, bekçi kapının kilidini açıyor, avluya giriyoruz, resimler çekiliyor ve araca binip uzaklaşıyoruz. Bu avluyu daha önce hiç boş görmediğimi hatırlıyorum sonra. Şimdi bomboş, insansız. Evet, dün Sur’daki sokağa çıkma yasağının 27. günüydü. Şu an bu satırları yazdığım otel odama zaman zaman PKK’lı teröristlerle çatışma sesleri geliyor. Daha çok uzun namlulu silahlardan gelen sesler ama arada roket veya top mermisi sesi de duyuluyor, Doçka adı verilen ağır makineli tüfeğin sesi de. Bunlar şehrin kalbinde, şehrin kendisinde oluyor. Bizim gidiş istikametimizde, yani Dağkapı’dan Gazi Caddesi’ne girince caddenin sol tarafı çatışma ve sokağa çıkma yasağı bölgesi. Sağ tarafta ise hayat bir ölçüde devam ediyor. Ama dedim ya, oradan da olduğumuz yere ateş açıldı. İşte Gazi Caddesi’nin sol tarafında bundan 28 gün öncesine kadar 24 bin civarında nüfus yaşarmış. Çok yoğun değil; çünkü bu bölge İstanbul’daki Eminönü gibi, gündüzleri ticaret bölgesi olarak kalabalık ama gece nüfus görece az. İşte bu 24 bin kişiden bugün valiliğin tahminine göre 2-4 bin kadarı hâlâ burada; kalan en az 20 bin kişi burayı terk etmiş. Çatışma bölgesine açılan her sokağın başında kum torbaları yığılmış, polis mevzileri. PKK keskin nişancıları işbaşında. Polisler sokağın önünden dikkatli ve hızlı geçiyor. İki silah sesini yanımızdaki komiser, ‘Kanas sesi’ diye ayırt ediyor. Uzun menzilli, keskin nişancı tüfeği Kanas. Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin öldürüldüğü sokağa ve dört ayaklı minareye kaçamak bakıyoruz; polisler araçtan inip o sokağın fotoğrafını çekmemize izin vermiyor, “Çok tehlikeli” diyorlar. İlerideki yüksek binalarda keskin nişancı olabilirmiş “Biz burada çevre güvenliğiyle meşgulüz” diyor bir polis, “Esas içeride polis ve jandarma özel harekâtçıları var, onların işi çok zor, çünkü çatışanlar onlar”. Valiliğe göre sokağa çıkma yasağı uygulanan bölgenin kabaca üçte birini polis ‘kurtarmış’ durumda; bize harita üzerinde polis ve jandarma tarafından ‘ileri harekât merkezi’ olarak kullanılan bir binanın yerini de gösteriyorlar, çatışma bölgesinin göbeği sahiden. 27 günde mahallelerin, sokakların, barikat, hendek ve perdelerin yarısına girilmiş. ‘Kaç tane hendek, barikat vesaire var’ diye soruyorum, cevap çarpıcı: “400 civarında” Dağkapı’da DSİ’ye ait kamyonlar bekliyor, söylediklerine göre kamyonların içi kum dolu. Bir hendek ele geçirilip güvenlik sağlandığında bu kamyonlar oraya giriyor, hendeği dolduruyor. Peki çatışmalar ve sokağa çıkma yasağı ne zaman bitecek? Kimse bir tahminde bulunmaya yanaşmıyor, ‘Bittiği zaman biter’ diyorlar. Ama bir yandan da bu sokağa çıkma yasağının, hele hele şehrin kalbine girilemiyor olması işinin çok uzadığının onlar da farkında. “Uzuyor, çünkü içeride az sayıda da olsa hâlâ siviller var ve onlar zarar görmesin diye çok dikkatli hareket ediyoruz.” Diyarbakır Valiliği birkaç gündür şehirdeki esnafın da yoğun talebiyle Gazi Caddesi’nde sokağa çıkma yasağını kaldırma çalışması yapıyor. “Hâlâ kurşun sekiyor, burası hâlâ keskin nişancıların hedefi, çok riskli ama bir dizi önlem düşünülüyor” diyor Valilik’ten yetkililer. Peki kaç kişiye karşı savaşılıyor ve kim bunlar? Bir emniyet yetkilisi, “Rakam vermek doğru değil” diyor; “Çünkü sayma imkânımız yok. Ama şunu söylemeliyim, içlerinde Kandil tarafından gönderilmiş dağ kadroları da var, gencecik küçücük çocuklar da Zaten çocukları öne sürüyorlar, onları ölüme yolluyorlar”. İlginç bir durum, içeriden dışarıya cenaze çıkmaması. Bir polis yetkilisi, “Bugüne kadar üç cenaze çıktı” dedi bize. Peki ama bunca gündür sokak çatışmaları yaşanıyor, PKK ve onun gençlik örgütlenmesi hiç mi zayiat vermiyor? “Bazı evlerde cenaze biriktirdiklerini tahmin ediyoruz” diyor yetkili, “Bir de bu bölge çok tarihi, eski dehlizler, tüneller, kanallar var Oralara gömdüklerini sanıyoruz. Her şey bittiğinde yapılacak aramanın sonunda anlayacağız, mezar yerleri de arayacağız”. Polisin verdiği bilgiye göre zaman zaman içeriden 155 Polis İmdat’a telefon geliyor ve yardım isteniyormuş. “Bunların bazılarının tuzak olduğu ortaya çıktı ama bazıları da gerçekti, gidip yardım etmeye çalıştık” diyor bir emniyet yetkilisi. Gün boyu Dağkapı’dan bazı vatandaşlar içeri girmek, sokağa çıkma yasağı olan bölgedeki evine ulaşmak istiyor. Eskiden daha kalabalık olurmuş, ama geçenlerde bir PKK’lı kadın tam burada polislere saldırınca güvenlik önlemleri artmış, içeri girmek daha zorlaşmış. “Vatandaş evine gidip eşya almak veya ilacı kaldıysa onu almak istiyor” diyorlar. Vatandaş buradan öyle apar topar kaçmış, dolaptaki ilacını veya eşyasını bile alamadan.
Hürriyet

Kandil’de ‘Çay’a Yanıt İçsin
Başbakan Davutoğlu, randevu talebine “Kaçak çayını içer gider” diyen HDP’li Sırrı Süreyya Önder’e “Gitsinler çaylarını kiminle içeceklerse içsinler. İsterse Kandil’e gitsin çayını içsin bu film senaristi” sözleriyle tepki gösterdi. Davutoğlu, dün Sırbistan’a gitmeden önce Atatürk Havalimanı’nda özetle şunları söyledi: “Sayın Kılıçdaroğlu ve Sayın Bahçeli’ye giderken herhangi bir önyargımız yok. İçerik bağlamında önemli olan anayasanın ruhudur. Şekli ve formundan önce anayasın ruhu üzerinde mutabık kalmak lazım. Özgürlükçü, insan odaklı, vatandaşı esas alan, vatandaşın devleti tamamladığı ve insan onuruna dayalı bir anayasa çerçevesini kendileri ile paylaşacağım. Zihnimde çok açık ve net bir tablo var ama bu net tablo tartışılmaz değil. (HDP’yle olan randevunun iptali) Bu randevuyu talep eden bu ülkenin Başbakanı ve yüzde 49.5’lik destekle, aslında böyle bir diyaloğu da o desteğe dayanarak yapmış bir Başbakan. Benim hayatımda kimseye nezaketsizlik yaptığım görülmemiştir. Ama bana karşı yapılan bir nezaketsizliği içime sindireceğimi birisi zannediyorsa buna da izin vermem. Anayasayı konuşmak için gideceğim, sanki böyle bir gündem yokmuş gibi benden hesap soracaklarını ima edecek şekilde, efendim Sur’da, Cizre’de şunları sunları soracağız. Bana hesap soracaklarına Sur’u, Cizre’yi hendeklerle, barikatlarla zindan yerine çevirenlerden hesap sorsunlar. Hesap soramıyorlarsa sussunlar. Benim randevu talebini reddetmem sonrasında, DTK diye hangi zemine oturduğu belli olmayan bir yapının açıklamalarını da gördünüz. Hani Türkiyelileşmekten bahsediyorduk? Hani Türkiye toplumunun bir parçası olacaklardı? 7 Haziran öncesi bu samimiyetsiz beyanlara inanan ve bu partiye oy veren vatandaşlarıma sesleniyorum: Hesap sorun bunlardan. Niyetleri ortaya çıktı. Anayasayı herkesle tartışırım ama Türkiye’nin birliğini, bütünlüğünü kimseyle tartışmam. Herkesle barış içinde nasıl bir gelecek inşa edeceğimizi konuşurum ama hendeği, barikatı savunanlarla, hendek ve barikatla mücadele edenlerin haklı mücadelesini tartışmam. Biz bir film senaryosu çeviriyor değiliz. Türkiye ateş çemberinin ortasında. Yüzlerce askerimizi, polisimizi şehit vermişiz. Yok çay içecekmişiz de, kaçak çaymış da Gitsinler çaylarını kiminle içeceklerse içsinler. İsterse Kandil’e gitsin çayını içsin bu film senaristi. Türkiye ateş içinde olacak, etrafımız ateş çemberi olacak, beyefendi kaçak çaydan bahsedecek, ben de o masaya oturacağım öyle mi? Ya samimiyetten uzak dururlar, ciddiyeti de unuturlar o zaman da onlara hadlerini bildiririz. Dolayısıyla bütün bunları 2 gün içinde dinledikten sonra onların kapısına gideceğimi düşünüyorlarsa ya beni tanımıyorlar ya bu milleti tanımıyorlar. Anayasal düzeni içerisinde HDP bir siyasi parti midir? Soru bu. Siyasi parti ise siyasi parti gibi davranacak. Yok terör örgütünün sözcüsü ise ve Türkiye’yi bir şekilde birtakım planların içerisine düşürecek tarzda bir piyon ise o zaman ona göre muamele görür.”
Hürriyet

Dağın Emrini Tekrarlıyorlar
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, özerklik ve özyönetim ifadeleri üzerinden HDP’lilere sert tepki gösterdi. Kalın, “Bunlar sadece dağdan aldıkları talimatları şehirde tekrar ederek siyaset yaptıklarını zannederler, onunla mevzi kazandıklarını zannederler. Ama Türkiye toplumunun da bir bütün olarak Türk’üyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Çerkez’iyle, neyi nasıl gördüğünü de hepimiz biliyoruz” dedi. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlediği basın toplantısında, soruları yanıtlayan Kalın, şunları söyledi: “Hiçbir ülke, vatandaşlarını bir terör örgütü tarafından terörize edilmesine, saldırıya uğramasına, evinin, barkının işgal edilmesine asla izin vermez. Hiçbir demokratik ülke adı ne olursa olsun sokaklarına hendek kazılmasına izin vermez. Gene hiçbir demokratik ülke, hiçbir toplum, terör, şiddet, siyasi hoyratlık ve şehir eşkıyalığı yaparak mevzi kazanmaya çalışanlara, terör örgütlerine ve onların uzantılarına müsaade etmez. Zaman zaman dile getirilen ve dün (önceki gün) açık ifadesi kullanılan ayrılma, bölünme, işte öz yönetim, kanton yönetim vesaire gibi fantezilerin de demokratik olgunluk ilçesinde hareket eden toplumlarda bir karşılığının olmadığını ifade etmek isteriz.” Kalın, YPG’nin Fırat’ın batısına geçtiği yönünde iddiaların sorulması üzerine de “Farklı rivayetler var. Orada demokratik Suriye birlikleri ya da güçleri adı altında bir Suriyeli farklı gruplardan oluşan bir grup yaptı bu operasyonu. DAİŞ’in buralardan uzaklaştırılması bizim için olumlu bir şeydir, buna itirazımız yok. Ama daha önce de ifade ettiğimiz gibi PYD, YPG veya benzeri bir yapının Cerablus’ta, Tel Abyad’da olsun Tışrin Barajı civarında olsun, Fırat’ın batısında veya başka noktalarda fiili bir durum yaratması asla kabul edilemez” dedi. Cumhurbaşkanlığı’nın da aralarında bulunduğu kurumlara yoğun siber saldırının püskürtüldüğünü belirten Kalın, “Gerek bizim kurumumuzla gerekse diğer kurumlarla ilgili ciddi bir sıkıntı yaşanmadı. Çalışmalar devam ediyor” dedi.
Milliyet

Yerel Özerklik Değil Yetki Azaltma Yolda!
İçişleri Bakanı Efkan Ala, Büyükşehir Yasası’nın değiştirileceğini doğruladı. Ala, dün NTV’de katıldığı porgramda, “Büyükşehir Yasası’yla ilgili bir çalışma yapılıyor şimdi. Çalışma var ama yasa çıkması için toplumsal iklim önemli” dedi. Sabah gazetesinde dün yer alan haberde, Doğu ve Güneydoğu’da HDP’li belediyelere ait araçların PKK tarafından kullanıldığı iddia edilmiş ve “HDP’li belediyelerin yetkileri tırpanlanıyor” denilmişti. Belediye yasasıyla ilgili yürütülen çalışmaya ilişkin haberde şu bilgiler yer aldı: “Yeni düzenleme ile Büyükşehir belediyelerinin yetki ve sorumluluklarına neşter vurulacak. Bir önceki düzenleme ile belediyelere verilen bazı sorumluluklar geri alınacak. Büyükşehirlerde yeniden il özel idarelerinin kurulması ya da valilklere ek sorumluluklar getirilmesi gündeme gelebilecek.Yapılacak ikinci bir düzenlemeyle merkezi bir itfaiye teşkilatı kurularak, itfaiye sisteminin belediyelerin elinden alınması planlanıyor.”
Vatan

SPOR

Spor Toto Basketbol Ligi’nde 13. haftanın kapanış maçında Galatasaray Odeabank, Beşiktaş Sompo Japan’i 90-76 yenmeyi başardı. Maça Galatasaray boyalı alan sayılarıyla başladı, Sinan’ın da katkısıyla 5. dakikada 13-0’lık skoru yakaladı. İlk sayısını Hamilton’ın üçlüğüyle bulan Beşiktaş da rakibine 10-0 ile yanıt verdi, farkı eritti, ilk periyot 20-16 sarı-kırmızılı ekibin üstünlüğüyle bitti. 2. çeyreğin başında Elonu ve Doğan ile boyalı alanını sertleştiren Beşiktaş, farkı 1 sayıya indirse de Galatasaray 4 kısaya dönerek tempoyu artırdı, alan savunmasına karşı art arda üçlükler bulup 17. dakikada 45-26 ile 19 farkı yakaladığı devreyi 47-32 üstün kapadı. İkinci yarıya Hamilton art arda üçlüklerle başlarken, bu kez Galatasaray’ın dış atışlardaki yüzdesi düştü, siyah-beyazlılar farkı tek hanelere çekti, son çeyreğe 64- 55 girildi. Galatasaray, son çeyrekte 3 sayı çizgisinin gerisinden bu kez Micov ile şov yaptı, art arda 4 üçlük bulan Sırp oyuncu, 84-59’da takımını 25 farkla öne taşırken, Galatasaray derbiden 90-76’lık skorla galip ayrıldı.
Milliyet


Ara transfer döneminde Beşiktaş formasını giymesine kesin gözüyle bakılan kaleci Denys Boyko ve stoper Douglas Silva için otoriteler geçer not verdi. Dnipro’da forma giyen her iki oyuncu ile de her konuda anlaşma sağlandığı ve kısa süre içinde resmi açıklamaların da yapılacağı öğrenildi. Peki Kartal’a can katacağı belirtilen iki oyuncunun ne gibi özellikleri var. Boyko, 197’lik boyuyla tam bir dev. Taraftarlar arasında ismi King Kong olan ve Ukrayna Milli Takımı’nda da oynayan 27 yaşındaki eldiven ceza alanına ve hava toplarına hakim bir futbolcu. Boyko aynı zamanda karşı karşıyalarda da iyi bir zamanlama ile topa sahip olabilir. En zayıf yönü ise uzatan çekilen şutlar. Reaksiyon vermekte gecikebiliyor. Kaleciler için tehlikeli olarak nitelendririlen yere çarptırılarak vurulan kafa toplarını ise kurtarmaktaki maharetiyle tanınıyor. Douglas’a gelince 1.90 boyuyla, adım genişliğiyle ve hızıyla güçlü bir savunmacı profili çiziyor. Brezilyalı savunmacı yüksek top hakimiyeti ile de öne çıkıyor. Kornerlerden gelen topları ya da kenar ortalarını çok iyi topluyor. Sırtı dönük forveti çok iyi savunarak topa sahip olmasını önlüyor. Topu kazanınca basit oynuyor, az hata yapıyor. top kapma, rakiplerin pas kanalına girerek yaptığı engellemeler ve blokaj konusunda da çok iyi. En zayıf yönü ise savunmanın arkasına atılan toplar. Bir de kornerlerde ileriye çıktığında hava hakimiyeti iyi olmasına rağmen yapıtığı isabetsiz vuruşlar.
Star


Devre arasında takıma takviye yapacak olan Galatasaray’da transfer çalışmaları bütün hızıyla devam ediyor. Sarı-kırmızılı yönetim, Teknik Direktör Mustafa Denizli’nin raporu doğrultusunda ilk olarak Ryan Donk için Kasımpaşa ile el sıkıştı. Hem stoper hem de ön libero oynayan Hollandalı yıldızın 5 Ocak itibariyle sözleşme imzalaması bekleniyor. Cim- Bom’un hedefinde sağ bek, sağ açık, forvet ve orta saha için 4 yıldız daha bulunuyor. Denizli’nin istediği isimlerin başında Tannane var. Heracles Başkanı Jan Smit, 3.5 milyon euroyu verene 21 yaşındaki sağ açığı satacaklarını açıkladı. G.Saray ise sözleşmesi biteceği için transferi 2.5 milyon euro’ya bitirmek istiyor. Hollanda’dan listedeki ikinci isim sağbek Rhijn. Ajax’la 2 milyon euro karşılığında prensip anlaşmasına varıldı. Forvet için düşünülen oyuncu ise Fener’in de istesinde olduğu iddia edilen bonservisi elinde bulunan Brezilyalı Damiao. Bu isimlerin dışında Nice’ın Fas asıllı yıldızı Hatem Ben Arfa da Cim-Bom’un radarında. Forvet arkasında oynayan 28 yaşındaki Fransız yıldızı, Denizli’nin çok istediği biliniyor. Ben Arfa’nın 1 Ocak’ta serbest kalma durumu var. Galatasaray, 5 mevki için belirlediği bu oyuncuları Finansal Fair Play’den UEFA’nın takibinde olduğu için ucuza kapatmak istiyor. Yönetimin 5 transfer için harcamayı düşündüğü rakamın 5 milyon euro olduğu öğrenildi.
Star


Fener ilk yarının kapanış maçında, Sivas’ı geçti: 2-1. 13’te Markovic, kalecinin önde olduğunu görüp ceza yayı dışından aşırtma vuruş yaptı, aut. 16’da Kjaer kafayı vurdu, top dışarıya gitti. 24’te Diego uzaklardan şutunu çekti, kaleciden seken topu Van Persie ağlara yolladı: 1-0. 30’da Markoviç sıfırdan çevirdi, Persie kafayı vurdu, Setkus son anda kornere çeldi. 33’te Alves’in frikiğinde Setkus tehlikeyi kornerle savuşturdu. 43’te Burhan çizgiden topu geriye çıkarttı. Beykan arka direkte gelişine vurdu: 1-1. 62’de Souza’nın dönerek yaptığı vuruş direğe çarpıp auta gitti. 72’de Aatıf’ın şutunu Volkan kurtardı. 73’te Persie şutunu çekti, kaleciden dönen topa Ozan vurdu, savunmadan sekti. 77’de Caner soldan ortaladı, Kjaer kafa ile topu ağlara yolladı: 2-1. 90’da Van Persie kaleci ile karşı karşıya aşırdı, ama Setkus çeldi. Markovic tamamlamak istedi. Yine Setkus kurtardı.
Star





Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme