31 Aralık 2015 Perşembe

31.12.2015 Genel Gündem

 31.12.2015

GÜNDEM

Sur’a Kentsel Dönüşüm
Diyarbakır’da valisinden polisine, sokaktaki vatandaşından esnafına, devlet memurundan küçük çocuğuna kadar herkesin aklında aynı sorular var: “Hendek savaşı ne zaman bitecek, bittikten sonra ne olacak?” Güvenlikçilerle konuyu konuşurken, biri döndü bir soru sordu: “Kürt siyasi hareketi, evet Diyarbakır’da güçlü, Cizre’de güçlü, Nusaybin’de güçlü, Şırnak’ta güçlü, Silvan’da güçlü Buralarda hendekler var. Ama aynı hareket Lice’de de güçlü, orada neden yok?” Bilmiyordum, hiç düşünmemiştim bu soruyu. Zaten güvenlik yetkilisi cevap vermemi beklemiyordu, kendisi söyledi: “Orada yok, çünkü caddeler bulvarlar çok geniş, hendek kazmaya, mevzi kurmaya uygun değil.” Şehir mimarisi ve yerleşimiyle siyasi ayaklanma ilişkisi bilinmeyen bir şey değil. 1848 Paris Komünü bastırıldıktan sonra Napolyon neredeyse bütün Paris’i yıktırıp bugün bilinen o geniş caddeleri ve bulvarları yaptırmış, şehri baştan sona yeniden planlatmıştı. Ne yani, diyelim Sur’da, devlet hendekleri kaldırdıktan, bölgeyi terör örgütü PKK ve YDG-H’den ‘kurtardıktan’ sonra her yeri yıkıp geniş bulvarlar mı açacak? Veya Cizre’de böyle mi olacak? Konuşmayı sürdüren güvenlik yetkilisi, “Sur için zaten kentsel dönüşüm kararı alındı. Geçmişte TOKİ buradaki kamulaştırma yetkisini Diyarbakır’da belediyeye devretti, karşılıklı uzun pazarlıklardan sonra protokol hazırlandı ama yıllardır bu protokol Büyükşehir Belediyesi’nden geçmiyor” dedi ve ekledi: “Biz zaten binası yıkılana, hasarlı olana, oturulamaz olana terör tazminatı veriyoruz. E sonra bu bölge bir de kentsel dönüşüm yüzünden kamulaştırılacak zaten. Neden iki defa verelim, vatandaşa kira yardımı yaparız, o arada kamulaştırma olur, yeni binalar yapılır.” Benzer planların Cizre için de yapıldığına, TOKİ’nin devreye girip Cizre’yi yeni baştan inşasının düşünüldüğüne dair haberler geçen hafta Milliyet gazetesinde çıkmıştı. Tabii Sur çok özel bir yer. Tarihi mimarisinden geriye neredeyse hiç sivil örnek kalmamış olsa da, bu bölge SİT alanı ve koruma altında. Eğer mevcut binalar yıkılırsa pek çoğunun yeniden yapılamayacağını herkes biliyor. Ayrıca yeni yapılacak binalar konusu özellikle mimari açıdan ama elbette sosyo-ekonomik sonuçları açısından da çok tartışmalı olacak. Bugün bu köhne bölge aslında Diyarbakır’ın yoksullarının yaşadığı bölge, dün anlatmaya çalıştım, kentin orta sınıfları Diclekent’te yeni yerleşimlerde daha lüks konutlarda oturuyor. Bizi galiba hendek savaşlarından sonra kamulaştırma savaşları bekliyor. Halkı, insanları yok sayarak uzaktan bir yerden verilen kararları, politikaları zorla uygulama en genel manada Kürt sorunun kökünü oluşturuyor zaten. Şimdi benzer bir davranışa Ankara yeniden hazırlanıyor anlaşılan.
Hürriyet


2015’e Beyaz Kapanış
Türkiye genelinde soğuk hava ve kar yağışı dün hayatı olumsuz etkilemeye başladı. Birçok il ve ilçede eğitime ara verilirken yüzlerce köy yolu da ulaşıma kapandı. Bolu Dağı geçişi başta olmak üzere birçok karayolunda da ulaşım yavaşladı. Bazı kentlerde kara hazırlıksız yakalanan sürücüler hasarlı trafik kazalarına neden oldu. Kar yağışı, sis ve poyraz nedeniyle deniz ve hava ulaşımını da olumsuz etkilendi. Denizde ve havada bazı seferler iptal edildi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü de Doğu Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun doğusunda cuma gününe kadar yoğun kar yağışı beklendiğini açıkladı. Çorum’da yoğun kar yağışı nedeniyle merkez ve ilçelerde ilk ve orta dereceli tüm okulların tatil edildiği, ayrıca tüm kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan hamile ve engelli personelede iki gün izinli verildiği ifade edildi. Bolu Dağı’nda önceki gece saatlerinde aralıkla yağan yağmur dün sabaha karşı kar yağışına dönüştü. D-100 Karayolu ve TEM Otoyolu geçişlerinde etkili olan kar yağışıyla birlikte yeşil alanlar, beyaz örtüyle kaplandı. Kar kalınlığı bazı bölgelerde 10 santime ulaştı. Tokat’ta kar nedeniyle kent merkezinde çok sayıda maddi hasarlı trafik kazası meydana geldi. 72 köy yolunun ulaşıma kapandı. Doğu Anadolu Bölgesi’nde önceki gece en düşük hava sıcaklığı, sıfırın altında 10 dereceyle Ağrı’da ölçüldü. Kayak ve kış turizminin önemli merkezlerinden Uludağ’da, “oteller bölgesi” kar yağışıyla beyaza büründü. Havanın sıfırın altında 10 derece olduğu Uludağ’da, kar yağışının cumartesi gününe kadar aralıklarla sürmesi bekleniyor. Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde yoğun kar yağışı nedeniyle araçlarının kara saplanması sonucu mahsur kalan sekiz kişi, iki saatlik çalışmanın ardından kurtarıldı.
Milliyet

Işid’li İki Canlı Bomba Yakalandı
Şanlıurfa’nın Suruç ilçesinde ve Ankara’da canlı bomba saldırıları gerçekleştiren terör örgütü IŞİD’in yeni katliam planını emniyetin ısrarlı takibi engelledi. Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi ekipleri ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturma sonucu, yılbaşında Ankara’yı kana bulayacak bir eylem hazırlığı yapan iki canlı bomba başarılı bir operasyonla yakalandı. Yakalanan iki canlı bombanın, yeni yılda eylem yapmak amacıyla Kızılay ve İstanbul yolu üzerindeki iki büyük alışveriş merkezi, Sakarya caddesindeki barlar, Caferi vatandaşların ibadet ettikleri bir cami ile bir kilise de keşif yaptıkları belirlendi. Hücre evinde, bomba düzeneği ve demir çubuklarla güçlendirilmiş canlı bomba yeleği ele geçirildi. Bir sırt çantası içine 5 litrelik zeytinyağı tenekesi ve bu tenekenin içine de 7-8 kilogram ağırlığında amonyum nitratla güçlendirilmiş el yapımı bomba konulduğu tespit edildi. Gözaltına alınarak Ankara Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ne götürülen M.C. ve A.Y. adlı iki teröristin, IŞİD’in Ankara’da faaliyet gösteren Samanpazarı grubundan olduğu öğrenilirken, bu iki ismin bağlantıları ve başka hücrelerin olup olmadığı araştırılıyor. Eylemi ise H.C.’nin yapmayı planladığı belirlendi. Uzmanlar, Ankara katliamında canlı bombaların 5’er kg.’lık patlayıcılar taşıdığına dikkat çekerken, yakalanan iki kişinin hazırladıkları düzeneğin burada kullanılandan fazla olmasına dikkat çekti. Milliyet’in aldığı bilgiye göre yakalanan canlı bombalardan M.C. (28), eşinden ayrıldıktan bir süre sonra 2012’de Suriye’ye giderek IŞID’e katıldı. IŞİD ile PYD’nin silahlı kanadı YPG arasında Suriye’nin Kobani kasabasında süren silahlı çatışmalarda PKK’ya karşı IŞİD saflarında çatışmalara girdi. Bu çatışmalar sırasında akrabalarının bir bölümü PKK tarafından Kobani’de öldürülen M.C.’nin, burada eylem yapmak istediği, ancak örgütün üst düzey yönetimi tarafından bu talebi kabul edilmediği öğrenildi. Ekim’de Ankara’ya dönen M.C.’nin, Mamak ilçesindeki Yakup Abdal Mahallesi’nde TOKİ evlerinde diğer IŞİD üyesi A.Y. (40) ile ikamet etti. Suriye’den yasa dışı yollarda Türkiye’ye girdiği tespit edilen M.C. istihbarat ve terör ekipleri tarafından adım adım takibe alındı. Aileleriyle irtibat kurmayan ve hiçbir şekilde cep telefonu gibi iletişim araçları kullanmayan iki şüpheli, ayrıca tanınmamak için spor kıyafetler giydi ve keçi sakalı bırakarak kendilerine farklı imaj verdi. M.C.’nin 23 Aralık’ta TOKİ’deki evinden çıkarak, Ankara’nın en yoğun yerlerinden, bar ve eğlence mekanlarının da bulunduğu Sakarya Caddesi’ne gittiği tespit edildi. M.C.’nin Sakarya Caddesi ve Kızılay civarındaki AVM’lerde bir süre dolaşıp, keşif yaptığı belirlendi. M.C.’nin, iki gün sonra 25 Aralık’ta bu defa, Caferi vatandaşların kullandığı Etlik’teki Muhammediye Camii’ne gittiği tespit edildi. IŞİD terör örgütünün hedefleri arasında, etnik, dinsel ve mezhepsel çatışmaları yaymak da yer alıyor. M.C.’nin de bu kapsamda Caferi vatandaşların ibadet ettikleri camide mezhepsel bir çatışmayı başlatabilmek amacıyla keşif yaptığı tahmin ediliyor. İki zanlının, ayrıca İstanbul yolu üzerindeki bir büyük alışveriş merkezi ile Ankara’daki bir kiliseye de giderek, keşif yaptıkları öğrenildi. TEM ekipleri, IŞİD üyesi olduğu belirlenen M.C. ve A.Y.’nin, IŞİD terör örgütünün hedef ve amaçları doğrultusunda, yılbaşı gecesi Kızılay ve Sakarya caddesindeki kutlamalar sırasında eylem yapmayı planladıklarını tespit etti. İki kişinin oturduğu TOKİ konutlarına dün sabahın erken saatlerinde operasyon düzenleyen TEM ekipleri, şüphelileri kıskıvrak yakaladı. Evde yapılan aramada patlatılmaya hazır vaziyette bomba düzenekleri ve canlı bomba yelekleri ele geçirildi. Bomba düzeneklerinin, daha önce eğitim alan şüpheliler tarafından bizzat, Ankara Tren Garı önünde 10 Ekim’de 102 kişinin ölümüne neden olan saldırıdan daha da güçlü nitelikte ve daha çok can kaybına neden olabilmek amacıyla hazırlandığı anlaşıldı. Bir sırt çantası içine 5 litrelik boş zeytinyağı tenekesinin konulduğu ve içine de 7-8 kg. ağırlığında el yapımı bomba konulduğu tespit edildi. Canlı bomba yeleğinin de özel olarak hazırlandığı anlaşıldı. İki şüphelinin, canlı bomba yeleğinin içine patlamanın şiddeti ve can kaybını artırmak amacıyla bizzat demir makasıyla kestikleri demir çubukları yerleştirdikleri görüldü.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 99, 7538-99, 8220                                                                  
ABD Doları 2, 9217-2, 9230/ Euro 3, 1899-3, 1934/İngiliz Sterlini 4, 3319-4, 3339                  

Destek Sınırlı
Asgari ücrete yapılan 300 TL’lik zam için işverene aylık verilecek 110 TL’lik destek, işverenlerin bugüne kadar gündeme getirdiği taleplerin gerisinde kaldı. İşverenler, asgari ücrete artışının en az yarısının kamu tarafından karşılanmasını talep ediyordu. Asgari geçim indiriminde düzenleme yapılması da işverenlerin istekleri arasında bulunuyordu. Verilecek desteğin ortaya çıkmasıyla birlikte işveren kesimi sessizliğe büründü. Hükümet tarafından önceki gece son dakika önergesi olarak verilen ancak Meclis’te uzlaşma sağlanmadığı için geri çekilen düzenlemeye göre, yarın itibariyle 1300 TL maaş alan tüm çalışanlar için günlük 3.67 TL’lik prim desteği verilecek. Söz konusu tutar Hazine tarafından karşılanacak. Bu da çalışan başına aylık 110 TL’lik bir desteğe denk geliyor. Asgari ücretin 1000 TL’den 1300 TL’ye çıkarılması çalışan başına işverene 438 TL’lik bir yük getiriyordu. 110 TL’lik prim desteğiyle birlikte ise, işverenin payına çalışan başına aylık 328 TL düşecek. Bir başka deyişle asgari ücret zammının yüzde 75’ini işveren, yüzde 25’ini ise kamu üstlenmiş olacak. Öte yandan hükümetin önergesine göre, 1300 TL’lik asgari ücret desteğinden madenler de faydalanacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, “Özel sektör maden işletmeleri için de bu geçerli olacak” dedi.
Hürriyet

Söz Tutuldu
Ak Parti’nin seçim vaadi olan 1300 TL’lik asgari ücret dün itibariyle resmileşti. İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan Asgari Ücret Tespit Komisyonu dördüncü toplantısında 2016 yılında uygulanacak asgari ücreti 1300 TL olarak belirledi. Belirlenen tutar yarın itibariyle geçerli olacak. Yılın ikinci yarısında ise asgari ücrette bir artış yapılmayacak. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu 2.5 saat süren toplantının ardından yaptığı açıklamada, verdikleri teşvikin detaylarını anlattı. Ay sonlarında bildirgelerini hazırlayan işverenlerin toplam maliyetlerden her asgari ücretli için 110 TL’yi düşeceğini belirten Soylu, “1 Kasım öncesi verdiğimiz bir taahhüdü daha gerçekleştirmenin onurunu yaşıyoruz” dedi. Soylu, asgari ücretin gelir vergisi dilimleri nedeniyle ekim ayında düşüş yaşanmasıyla ilgili olarak da konuştu. Bu konuda Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun talebi doğrultusunda Maliye Bakanı Naci Ağbal’la bir araya geleceklerini belirten Soylu, “Ağustos sonu eylül başı gelir vergisi dilimi etkide bulunmadan bir araya geleceğiz ve çalışacağız” dedi. Soylu, asgari ücretin yeni yıl itibariyle net 1300 TL’ye yükseltilmesi için yasa teklifi verileceğini ve bu artıştan kaynaklı yaklaşık 20 milyar liralık maliyetin 9.7 milyar lirasının devlet tarafından karşılanacağını söyledi. Soylu, “Yeni dönemde 3 çocuklu evli bir çalışan için asgari ücret bin 387 olacak” diye konuştu. Hükümetin açıkladığı rakamlara göre, asgari ücret artışının enflasyona 0.5-0.8 puan artırıcı, istihdama 0.5-0.9 puan azaltıcı etki yapması bekleniyor. Ancak Reuters’e konuşan analistler enflasyona etkinin 1 puana kadar ulaşabileceğine, bütçeye gelecek 9.7 milyar TL’lik yükün ise GSYH’nın yüzde 0.5’ine denk geldiğine dikkat çekiyorlar. Soylu, asgari ücretteki artışla birlikte 2016 yılı için asgari ücretli çalışan sayısının da 2015’teki 5.3 milyondan 8.5 milyona yükseleceğini belirterek “Çok az da olsa bir vergi artışı olacak. Muhakkak ki bütçeye bir yükü var Bu yük SGK tarafından değil doğrudan Hazine tarafından karşılanacak” dedi. Soylu ayrıca asgari ücretin olumsuz etkilerini giderici reformlarının hazır olduğunu söyledi.
Hürriyet

Yılın Şampiyonu Dolar
Piyasalar 2015 yılını yüksek risk primi ile tamamladı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primini gösteren CDS oranı 273.04 seviyesinde seyretti. Yılsonu fiyatlamaları nedeni ile kurda 2.90’lı seviyeler test edilirken borsa 74.000 sınırında hareket etti. Euro/ dolar paritesinde 1,0926’lar görülürken faiz çift haneli rakamlar ile yüzde 10.86’dan yılı tamamladı. Yılın kazandıranı dolar kuru oldu. Yıla 2.33’lü seviyelerden başlayan dolar kuru yıl içerisinde yatırımcılarını heyecanlandırarak 3.06’lara kadar yükseldi ise de yılı 2.90’lardan tamamladı. Doların yıllık getirisi yüzde 25’i buldu. Euro yıllık bazda yüzde 13.06 oranında getiri sağlarken cumhuriyet altını yatırımcısına yüzde 11.82 oranında getiri sağladı. Yılın kaybettireni ise borsa oldu. Özellikle banka hisselerinde yaşanan sert değer kayıpları BİST 100 Endeksi’ni aşağı doğru çekti. Borsada her yukarı hareket satış fırsatı olarak değerlendirildi. Ancak hisse bazında seçici hareketler yaşandı. 2015 yılı küresel büyüme kaygılarının öne çıktığı, merkez bankalarının izlendiği bir yıl oldu. Yurtdışında özellikle Fed’den gelen açıklamalara odaklanılırken yurt içerisinde TCMB’nin toplantıları ve seçim süreci izlendi. 2015 yılında Fed’in faiz kararına ilişkin her toplantı gelişmekte olan ülkelerin kâbusu oldu. Merkez bankalarının attığı adımlar, basın toplantıları büyük bir merakla izlendi. Türkiye’de ise seçim süreci nedeni ile fiyatlamalar diğer gelişmekte olan ülkelere göre çok daha sert oldu. 7 Haziran seçimlerinden tek parti hükümetinin çıkacağına kilitlenen piyasalar, seçim sonrası koalisyon resminin ortaya çıkması ile bir anda dalgalanırken, 1 Kasım seçimlerinde beklentilerin de üzerinde bir oy oranı ile AKP’nin tek başına iktidar olması yeniden iyimserliği getirdi.Yılboyu beklenen Fed faiz artışı ise aralık ayında geldi. Fed 10 yıl aradan sonra 25 baz puanlık faiz artışı gerçekleştirdi. Yurt içerisinde yılın son gerilimi ise Rus uçağının düşürülmesi ile yaşandı. Dünya borsalarında ise Çin korkusu yaşandı. Çin’in ekonomik büyümesine ilişkin kaygıların artması satış dalgasını beraberinde getirdi.
Milliyet

Getirmek Serbest Götürmek Beyanla
Türkiye’den nakit para çıkışında yeni kurallar getirildi. Yeni tebliğ ile yolcu beraberinde 25 bin lirayı veya 10 bin euro veya eşitini aşan para veya TL ile ödemeyi sağlayan belgeyle yurt dışına çıkışlarda gümrük idarelerine beyanda bulunulacak. Gümrük Bakanlığı’nın 15 Nisan tarihli genelgesiyle, hiçbir beyanda bulunmadan ülkeye nakit para girişi serbest bırakılmıştı. Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı karara ilişkin karara ilişkin tebliğde değişiklik yapan tebliğ Resmi Gazete’de yayımlandı. Tebliğle ilgili maddeye eklenen fıkralar uyarınca, yolcu beraberi yapılan 25 bin lirayı aşan Türk parası ve Türk parası ile ödemeyi sağlayan belge çıkışlarında gümrük idarelerine nakit beyan formu ile beyanda bulunulacak. Beyanda bulunulmaması veya yanlış ya da yanıltıcı beyanda bulunulduğunun tespiti halinde söz konusu değerler gümrük idaresince muhafaza altına alınacak ve durum şüpheli kabul edilerek Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı’na (MASAK) bildirilecek. Gümrük idareleri, yurt dışına yapılan 50 bin dolar karşılığını aşan Türk parası çıkışlarına ilişkin bilgileri aylık olarak Merkez Bankası’na bildirecekler. Bankalar, ithalat, ihracat ve görünmeyen işlemler dışındaki yurt dışına yapılan 50 bin dolar ve eşiti dövizi aşan transferlere (döviz tevdiat hesaplarından yapılan transferler dâhil) ilişkin bilgileri, transfer tarihinden itibaren 30 gün içinde Merkez Bankası’na bildirecekler. Tebliğin 10. Maddesi’nde yapılan değişikliğe göre, Türkiye’de yerleşik kişiler, yurt dışında şirket kurmak, mevcut şirketlere ortak olmak veya şube açmak için yaptıkları ilk nakdi veya ayni sermaye ihracını takip eden üç ay içinde Ekonomi Bakanlığı internet adresinde yer alan yurt dışına sermaye ihracına ilişkin bilgi formunu açıklamalar doğrultusunda doldurarak Hazine Müsteşarlığı’na ve Ekonomi Bakanlığı’na gönderecekler.
Vatan

Kesintiye Üst Sınır
Bireysel Emeklilik Sisteminde (BES) “giriş aidatı” ve “yönetim gider kesintisi”ne üst sınır getiren düzenleme yeni yıldan itibaren yürürlüğe girecek. BES kapsamında sözleşmelerin ilk 5 yılında “giriş aidatı” ve “yönetim gider kesintisi” adı altında yapılan toplam kesinti tutarı, her yıl için aylık brüt asgari ücretin yüzde 8.5’ine karşılık gelen maktu tutarı aşamayacak. Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkında Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’e göre, bireysel emeklilik hesabına ödenen katkı paylarının yanı sıra katılımcının birikimi üzerinden de yönetim gider kesintisi alınabilecek. Ödemeye ara verilmesi halinde ara verme süresi boyunca, katılımcının birikiminden ek yönetim gideri kesintisi yapılabilecek. Katkı payları üzerinden azami yüzde 2 yönetim gider kesintisi yapılabileceğine ilişkin hüküm yönetmelikten çıkarılırken, kesintilere ilişkin yeni düzenleme yapıldı. Müsteşarlıkça, Sermaye Piyasası Kurulu’nun uygun görüşü alınarak belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde, fon türleri için yapılacak performans kesintisi ve fona ilişkin zorunlu giderlerin karşılanmasına yönelik kesintiler, söz konusu iade işleminin dışında olacak. Müsteşarlık, Kurul’un uygun görüşünü alarak fona ilişkin zorunlu giderlerin karşılanmasına yönelik kesintilere üst sınır getirebilecek. Sınırlamaların aşılıp aşılmadığı şirket tarafından ilgisine göre her sözleşme yılı sonunda veya sözleşmenin sonlandırılması anında kontrol edilecek. Şirket tarafından yapılan kontrolde ilgili sınırlamaların aşıldığının tespiti halinde aşan tutar, takip eden 5 iş günü içinde ilgisine göre katılımcıya veya katılımcının bireysel emeklilik hesabına iade edilecek. İadelerin gecikmesinden kaynaklanan zararlar şirketçe karşılanacak.
Vatan

Rusya Türkler’in Çalışacağı Şirketleri Açıkladı
Rusya Başbakanı Dimitri Medvedev 1 Ocak 2016’dan itibaren Başkurdistan, Kırım, Tataristan, Krasnodar, Vladimir, Kaluga, Moskova, Nijniy Novgorod, Samara ve Tümen gibi bölgelerde iş yapan 53 şirketin, Türkiye’ye uygulanan yaptırımların kapsamı dışında bırakılarak Türk işçi çalıştırabilmelerini izin verdi. Denizbank (Moskova), Prokons (Novoivanovskoe), Rönesans İnşaat (Moskova ve Saint Petersburg), AKOM (Samara), Almar Kaspian (Mahaçkala), Renault (Moskova), Krasnaya Polyana Ticaret Bölgesi (Soçi), Amara (Tataristan), Ant Yapı (Moskova), ANTTEK (Moskova), BEKO (Vladimirskaya), BOES İnşaat (Moskova), Vira (Saint Petersburg), VirKraft Mühendislik (Moskova), Vitra Tesisat ve Vitra Fayans (Moskova), Garant İnşaat (Kırım), Gemont (Kazan), Delta İnşaat (Moskova), Delta Köprü İnşaat (Moskova), Alabuga (Tataristan), DizaynRus (Tataristan), EAE (Vladimirskaya), Eurotek (Lipetsk), Kastamonu Entegre (Tataristan), Kiparis 2 (Kırım), Marashstroy (Nijniy Novgorod), Polistroykapital (Kazan), Pro Akva (Moskova), RASEN Int. (Moskova), Rönesans Ağır Sanayi (Saint Petersburg), RenServis (Saint Petersburg), RenStroydetal (Saint Petersburg), RosTurPlast (Moskova), RM Stroy (Tataristan), SGS (Moskova), Stroyplast (Kaluga), Strateji İnşaat (Volgagrad), Trimorya (Moskova), Philip Morris (Moskova), Ford (Tataristan), Hayat Kimya (Tataristan), Energo-Stroy (Saint Petersburg), ESTA İnşaat (Moskova), Ant Yapı (Türkiye-Moskova), ENKA İnşaat ve Sanayi (Türkiye-Moskova), Monart İnşaat (Moskova), IC İçtaş İnşaat (Saint Petersburg), Yamata İnşaat (Volgagrad, Tümen ve Salehard bölgeleri) ve Pondera İnşaat (Türkiye-Başkürdüstan).
Star

DÜNYA

Irak’tan Türkiye’ye Başika Tehdidi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Türk askerinin Irak’taki Başika askeri üssünde bulunmaya devam edeceğini açıklamasının ardından Bağdat’tan bir tehdit daha geldi. Irak Dışişleri Bakanı İbrahim el Caferi, Bağdat’ın, durumu barışçıl araçlarla halletmeye çalışmayı sürdüreceğini belirterek, “Fakat başka bir çözüm kalmazsa, bize savaş dayatılırsa, egemenliğimizi savunmak için bunu düşüneceğiz” dedi. Ankara, Irak’ın tepkisinin ardından Musul yakınlarında bulunan Başika’daki gücünü azaltmış, fakat askerleri tamamen geri çekmemişti. Başika’da eğitim veren 80-90 kadar askerin ve kampın güvenliği için 4 Aralık’ta gönderilen tankçılar dahil 600’den fazla askerden yaklaşık 140’ı 14 Aralık’ta geri çekilmişti. Başbakan Ahmet Davutoğlu, özel bir televizyon programında Caferi’nin sözlerine “Eğer askeri güçleri varsa DEAŞ’a (IŞİD) karşı kullansınlar” sözleriyle yanıt verdi. Davutoğlu dün Iraklı mevkidaşı Haydar el-İbadi’yle telefonla arayarak Irak güçlerinin Ramadi kentini IŞİD’den kurtarması nedeniyle tebrik etti. Açıklamada İbadi’nin de ülkesinin egemenlik ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi beklentisini ifade ettiği kaydedildi. Irak Başbakanlığı’ tarafından yapılan yazılı açıklamadaysa Türkiye’nin askerlerini Irak’tan çekmeyerek yapılan anlaşmaya saygı duymadığı ifadelerine yer verildi.
Hürriyet

Bu Nefret Sürmesin
Rusya-Türkiye arasında süren jet krizi iki ülkeden karma evlilikleri de olumsuz etkiliyor. Rusya’da bir Türk işadamıyla evli olan üç çocuk annesi Yelena Korzhavina, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’e mektup yazarak yaptırımların kendileri gibi sıradan insanları vurduğu uyarısı yaptı. Fransız haber ajansı AFP’ye konuşan Yelena Korzhavina, “Bu nefret sürmesin” diyor. Yelena Korzhavina ile evli olan işadamı Bülent Yalın, “İki ülkeyi de kendi ülkem biliyorum, Rus televizyonlarında Türkiye karşıtı propaganda duymak çok üzüyor” diyor. Yalın’a göre Rusya’nın yaptırımlarından yaklaşık 200 bin karma aile de zarar görecek. Rusya’da Kamuoyu Yoklama Vakfı tarafından yapılan bir araştırma, Rusların, uçak krizi öncesine göre Türklere yüzde 29 oranında daha olumsuz yaklaştığını gösteriyor. İkiz kızları bulunan Korzhavina, “Gerçekten bu nefretin sürmesini istemiyorum” diye duygularını ifade ediyor. Türkiye’nin zaten ekonomik kriz yaşanan Rusya’da günah keçisi yapıldığı belirtiliyor. Mağdurlardan biri de Rusya’da tekstil işi yapan çifte vatandaş Mehmet Ali Düzcü. Türkiye’den Rusya’ya tekstil ürünü ithal eden Düzcü, ekonomik kriz yüzünden zorda olduklarını, 1 Ocak’tan itibaren alınan yaptırım kararlarının da kendileri için neredeyse ‘ölüm ilanı’ olacağını söylüyor. Yaklaşık 20 yıldır Rusya’da yaşayan Düzcü, şimdi binlerce Türk’ün Rusya’da belirsiz gelecek korkusuyla yaşadığını aktarıyor. Türkiye’den nevresim, bornoz ve diğer ev tekstillerinden ithal eden Düzcü, “Arkadaşlarım bize gelecek yıl ne olacağını soruyor, onlara söyleyecek bir şeyim yok, yalan söyleyemem” diyor. Rusya’nın Türk şirketlerine karşı sert yaptırımları 1 Ocak itibariyle yürürlüğe girecek.
Hürriyet


Ülke Krizde, Başkan Karayipler’de Tatilde
İngiltere’de sel felaketi yaşanırken, Çevre Kurumu Başkanı Philip Dilley’in Bahamalar’da iki hafta boyunca tatil yaptığı ortaya çıktı. Ülke tarihinde ilk kez iki kez kırmızı alarm verilen felakete rağmen Bahamalar’daki evine giden Dilley, dün ülkeye dönerek selden etkilenen vatandaşlarla bir araya geldi. Sel felaketinde zarar 5 milyar sterline (21 milyar TL) ulaşırken hükümet ve Çevre Kurumu yeterince önlem almadıkları için eleştirilmişti. Bronzlaşmış bir halde ülkeye ayak basan Dilley, havaalanında gazetecilere yaptığı açıklamada, ailesiyle Noel’i kutladığını belirterek, “Herkes aynı anda her yerde olamaz. İki eve sahip olacak kadar şanslıyım, bu nedenle ikisi arasında seyahat ediyorum” dedi. Dilley basında sert bir dille eleştirildi. Daily Telegraph gazetesinden Gordon Rayner, Çevre Kurumu’nun krizin ilk başında Dilley’in ülkede olduğunu iddia ederek halka yalan söylediğini belirtti. Rayner, Dilley’in göreve geldiğinde selefinin hatalarını tekrarlamama ve haftanın 7 günü çalışma sözü verdiğini hatırlatarak, “Bunun yerine Karayipler’de 30 C derece havada keyif yapmayı seçti” dedi. Birçok milletvekili de Çevre Kurumu’nun güvenilirliğini tehlikeye attığını belirterek tepki gösterdi.
Milliyet


Avrupa’ya Varan Mülteci Sayısı 1 Milyonu Geçti
Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2015 yılındaki son mülteci raporunu yayınladı. Rapora göre, 2015’te Akdeniz’i geçen mülteci sayısı 1 milyon 573 oldu; bu rakam 2014 yılında 219 bin seviyesindeydi. 1 milyon mültecinin neredeyse yarısını Suriyeliler oluşturdu. Yunanistan ve İtalya gibi ülkelere giderken denizde ölen ya da kaybolan kişilerin sayısı ise 3 bin 735 oldu. Türkiye üzerinden 844 bin mültecinin vardığı Yunanistan, mültecilerin en çok giriş yaptığı ülke olurken, İtalya’ya 152 bin mülteci ulaştı. Avrupa’ya botla varmak isteyen mültecilerin sayısı yılın son dönemlerine doğru büyük ölçüde arttı. Haziran ayında 50 bin mülteci botla Avrupa’ya gelirken, eylül ayında 150 bin, ekim ayında ise 218 bin mülteci Avrupa’ya geçiş yaptı. Ekim ayındaki mülteci sayısı 2014 yılındaki toplam sayıya ulaşmaya yetti. Avrupa’ya denizle varan kişilerin yüzde 21’inin Afgan, yüzde 8’inin Iraklı, yüzde 4’ünün ise Eritreli olduğu açıklandı. Diğer göçmenler ise Pakistan, Nijerya, Somali, Sudan, Gambia ve Mali gibi çatışma ve ekonomik krizin yaşandığı ülkelerden geliyor. BMMYK’nın açıklamasında “Tehlikeli geçişe kalkışan insanların büyük çoğunluğu uluslararası korunmaya ihtiyaç duyuyor” ifadesi yer aldı. BMMYK, Suriye’de barışı tesis etmek için gösterilen çabaların sonuç vermemesi durumunda Akdeniz üzerinden Avrupa’ya geçmek isteyen göçmen sayısında azalma olmayacağı konusunda ülkeleri uyardı. Suriye’deki iç savaşın körüklediği göç dalgası, AB ülkeleri içindeki İslam karşıtı ve aşırı sağcı siyasi hareketlerin büyük tepkisini çekmişti. 2011’de Suriye’de başlayan iç savaş nedeniyle 4 milyon Suriyeli ülkesini terk etmek zorunda kaldı.
Milliyet


Her 35 Kişiye 1 Kalaşnikof
İki yıl önce 94 yaşında ölen Sovyet general Mihail Kalaşnikof tarafından tasarlanan ve Sovyet ordusunda ilk kez 1948’de kullanılan AK- 47 Kalaşnikof dünyada en çok kullanılan silah. Silahın 200’den fazla modeli bulunuyor. Uluslararası ticaret için meşru olarak 30’dan fazla ülkede üretiliyor. En fazla üretim Çin’de yapılıyor. 1980’ler ya da öncesinde üretilmelerine rağmen Batı Balkanlar, eski Sovyet cumhuriyetleri ve Afrika’da hâlâ çalışır durumda olan on milyonlarca Kalaşnikof var. Sadece Arnavutluk’ta 1997’deki çatışmalardan sonra 750 bin Kalaknikof kayboldu. Kalaşnikoflar, dayanıklı oluşlarıyla tanınıyor. Aracılar tarafından yenilenen eski silahlar, terör grupları ve suç çeteleri tarafından kullanılıyor. İngiltere’de yaşayan Mark Mastaglio adlı bir balistik uzmanı, “Çok kolay bir silah. 12 yaşında çocuklar kullanabiliyor” diye konuştu.
Vatan


“Nsa Erdoğan’ı Dinledi”
Washinton Post gazetesinin iddiasına göre, Amerikan Güvenlik Kurumu’nun (NSA), Başkan Obama’nın müttefik ülkeler arasında casusluk faaliyetlerine son verileceği yönündeki taahhütlerine karşın İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran ile nükleer görüşmeler sırasında dinlediğini öne sürdü. Gazete ayrıca, NSA’in dinlediği liderler arasında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğunu iddia etti. Gazete Beyaz Saray’ın kapalı kapılar ardında, bazı müttefiklerin dinlenmesine devam edilmesine karar verdiğini ve Netanyahu’nun da bu listenin üst sıralarında yer aldığını ileri sürdü. Obama’nın bunu ulusal güvenliğe yönelik endişelerle gerekçelendirdiği, çünkü İsrail Başbakanı Netanyahu’nun İran ile nükleer müzakereleri engelleyebileceğinden kuşku duyulduğu belirtildi. Washington Post, NSA’in Netanyahu’nun danışmanları, Kongre’nin cumhuriyetçi kanadından üyeler ve Yahudi örgütleri ile görüşmelerini dinlediğine de yer verdi. AFP ajansının sorusu üzerine Beyaz Saray, gazetenin haberini yalanlamadı. ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nin bir sözcüsü, yurt dışında casusluk faaliyetlerinin sadece ulusal güvenliğe ilişkin özel menfaatler söz konusu olduğunda yürütüldüğünü kaydetti. Sözcü, “Başkan Obama ABD’nin İsrail’in güvenliği konusundaki çabasının dokunulmaz olduğunu defalarca söyledi” dedi. Washington’daki İsrail Büyükelçiliği ise konuyla ilgili açıklama yapmaktan kaçındı.
Vatan
POLİTİKA

135 Dakika
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dünkü 2 saat 15 dakikalık “yeni anayasa” randevusundan, devletin yönetim sistemi konusunda uzlaşma sağlanamazken, anayasanın hangi yöntemle değiştirileceğinde görüş birliğine varıldı. Davutoğlu’nun “başkanlık”, Kılıçdaroğlu’nun ise “parlamenter sistemi” önerdiği buluşmadan, yeni anayasaya ilişkin Meclis’te bütün partilerin katılımıyla uzlaşma komisyonu oluşturulması görüşü ortaya çıktı. İki lider 12 Eylül darbe yasalarının mevzuattan ayıklanması konusunda da görüş birliğine vardı. Kılıçdaroğlu, AB’ye tam uyum konusunda, fasılların açılmasını beklemeden, Türkiye’nin üzerine düşenleri yerine getirmesi konusunda gereken desteği vereceklerini de söyleyerek AB sürecine tam destek verdi. Kılıçdaroğlu, kendisini ziyaret eden Davutoğlu’nu Meclis’teki makam odasının kapısında karşıladı. Görüşmede AK Parti heyetinde, Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik ile AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı yeraldı. CHP heyetinde ise CHP Genel Başkan yardımcıları Haluk Koç, Selin Sayek Böke ve Bülent Tezcan ile CHP Grup Başkanvekili Engin Altay hazır bulundu. Görüşmeye, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile ilgili diyaloglar damgasını vurdu. Davutoğlu’nun, “Sayın Cumhurbaşkanını çok sert sözlerle eleştiriyorsunuz, bundan rahatsızız, eleştiri dozunu biraz düşürün” sözlerine, Kılıçdaroğlu, “Sert sözlerle eleştiriyorum çünkü 78 milyonun Cumhurbaşkanı olduğunu düşünmüyorum, tarafsızlığını korumuyor, Türkiye’yi diktatöryal bir noktaya taşıyor” karşılığını verdi. Bunun üzerine AK Parti heyetinden, tek parti dönemi hatırlatması gelirken, Kılıçdaroğlu da, “Ama ben bugünden söz ediyorum” dedi. Kılıçdaroğlu yargı bağımsızlığına ilişkin, “Örneğin il ilçe yönetimlerinde görev alan avukatları hâkim olarak atadınız. Bu bile yargı bağımsızlığı konusundaki eleştirilerimizi haklı kılıyor” değerlendirmesi yaptı. Kılıçdaroğlu, Kürt sorunu da dahil olmak üzere bugüne kadar tek bir partinin çözmekte zorlandığı sorunların çözümü için Meclis’te bir uzlaşma komisyonu oluşturulabileceğini söyledi. Davutoğlu görüşmede başkanlık modelini önerirken, “Türkiye’nin sorunlarını Başkanlık sistemiyle aşılacağına inanıyoruz. Başkanlık sistemiyle ilgili hazırlık yaptık. Zamanı gelince kamuoyu ile paylaşırız” dedi. Kılıçdaroğlu ise “Biz demokratik parlamenter sistemin güçlendirilesinden yanayız. Parlamenter sistem güçlendirildiği zaman sorunların çözüleceğine inanıyoruz” yanıtı verdi. Sistem konusunda anlaşamayan iki lider, yeni anayasanın Meclis’te bütün partilerin katılımıyla oluşacak bir uzlaşma komisyonunda ele alınmasında ise uzlaştı. Meclis Başkanı’nın inisiyatif alacağı ve HDP’nin de katılımının sağlanacağı komisyonun çalışma yöntemi konusunda ise net bir uzlaşı çıkmadı. AK Parti, geçen dönemki komisyonun “tam mutabakat ile karar alma” yönteminin sıkıntılarına dikkat çekerek, gerektiğinde partilerin şerh düşebileceği oy çokluğuna dayalı bir çalışma yöntemi ve komisyonun çalışma takviminin de süreli olması önerisini getirdi.
Hürriyet

Erdoğan Umre Yaptı
Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz Al Suud’un ozel davetlisi olarak onceki gun başkent Riyad’a gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, temaslarının ardından Mekke’ye geçerek umre yaptı. Önceki gece uçakla Cidde’ye geçen Erdoğan ve Turk heyeti, Cidde Kral Abdulaziz Uluslararası Havalimanı’ndaki Kraliyet Misafirhanesi’nde ihrama girerek, karayoluyla bir saat uzaklıktaki Mekke’ye geldi. Gece Mescid-i Haram’ı ziyaret eden Erdoğan ve beraberindeki heyet, Kâbe’de once umre tavafını yaptı. Erdoğan ve heyet Merve ve Safa tepeleri arasında umre sa’yini gerçekleştirdi. Erdoğan ile birlikte eşi Emine Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ve Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş da umre yaptı. Erdoğan ve heyeti için Kral Selman bir jest de yaptı. Kral Selman’ın ozel emriyle, Erdoğan ve heyeti için Kabe’nin kapısı da açıldı. Erdoğan için Suudi guvenlik guçleri ve Turk korumalar yoğun guvenlik onlemi aldı. Erdoğan, Kâbe’de umre yapan Turk vatandaşlarının da yoğun ilgisiyle karşılaştı. Umre ziyaretini tamamlayan Erdoğan, daha sonra, Mescid-i Haram’ın yanındaki Suudi Arabistan Kraliyet Konukevi’ne geçti. Erdoğan geçen yıl Kral Selman ile goruşmek için şubat ayında geldiği Suudi Arabistan ziyaretinde de umre yapmıştı. Erdoğan ve heyet, dun Medine’ye de geçti. Erdoğan ve heyet, burada Hazreti Muhammed’in kabrinin bulunduğu Mescidi Nebevi’yi de ziyaret etti.
Milliyet

‘Terör Var Diye Reformlar Durmaz’
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, gazetecilerin Ankara temsilcileriyle bir araya geldiği akşam yemeğinde, terörle mücadele, HDP ve çözüm sürecine dair mesajlar verdi. Kurtulmuş özetle şunları söyledi: “Maalesef Suruç olayları ile birlikte başlayan süreç bugün Türkiye’nin bazı il ve ilçe merkezlerinde hendek siyaseti dediğimiz son derece kaba, acımasız, saldırgan bir siyaset şekline dönüştü. Türkiye’nin bütün güvenlik birimlerinin yüksek bir koordinasyonla terör örgütüne karşı mücadele ettiğini görüyoruz. İnşallah mesele bir şekilde terör örgütünün bu yaptıklarını bir şekilde yapamayacak duruma getirilinceye kadar devam edecek. Ama bunu yapmak demek şu manaya gelmiyor, sonuçta terör örgütünün silahlı gücünün azaltılması ya da kontrol altına alınması ya da kısıtlanması başka bir şeydir, Türkiye ve hak ve özgürlüklerin artırılması, demokratikleşme sürecinin sürdürülmesi ise başka bir şeydir. Biz bunu asla birbirine karıştırmadan, ‘Evet, terör var diyerek demokratik kazanımları geri götürecek ya da bundan sonra atmayı planladığımız reform paketi içerisinde atmayı planladığımız adımları atmayacak değiliz.” “Bu mücadele başlatıldığında maalesef görüldü ki hem şehirdeki örgütlenme, ayrıca şehirdeki örgütlenmeye dağdan gelerek destek veren birtakım unsurlar, önceden bunlar tahmin ediliyordu, 12 ilçe ve 2 il merkezinde çok ciddi bir üst düzey yapılanmanın olduğu anlaşılıyor. Niye uzun sürdü? 50 metrede bir hendeğin olduğu, 50 metrede bir bombaların patladığı, bubi tuzaklarının patlatıldığı, keskin nişancılarla dar sokaklar arasından hem güvenlik güçlerine hem sivil halka ateş açıldı. Son derece çetin, zor bir süreç devam ediyor. İnşallah en kısa zamanda terör örgütü etkisiz hale getirilir ve bu ortam bir an evvel sonlandırılmış olur. Olan, o bölgede yaşayan halkımıza oluyor. Örgüt, Kürt halkına karşı çok büyük bir baskı uyguluyor.” “Bu iş, sadece silahlı mücadele ile olacak bir mesele değildir. Bu memlekette bütün vatandaşlarımızın eşit ve özgür yurttaşlar olduğu bir Türkiye’yi kurmak ‘Benim şöyle bir talebim vardır, benim şöyle bir hak iddiam vardır, bunu karşılamak istiyorum’ diyen vatandaşlarımızın makul ve insani bütün haklarını hukuklarının sağlandığı bir Türkiye kurmaktır. Ancak bu şekilde örgütün bütün toplumsal tabanında yok edilebileceği aşikardır. Bu kararlılıkla bu mücadele belli bir noktaya kadar gelir, ondan sonra da bütün Türkiye, bütün bölgede yaşayanlar işin sahibi olarak tekrar meseleye sahip olurlar. Yani milli birlik ve kardeşlik sürecine sahip olurlar.”
Vatan

‘Kumpas’ Mağdurları İçin Telafi Yasası Hazır
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Balyoz, Ergenekon gibi açılan davalar nedeniyle hak kaybına uğrayan emekli ve muvazzaf personelin mağduriyetlerinin giderilmesi için Genelkurmay Başkanlığı’nın hazırladığı taslak çalışmayı bakanlığına sunduğunu açıkladı. Yılmaz, önceki gün TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerde “kumpas” olarak nitelenen davalar neticesinde TSK’dan kaç personelin emekli olduğu, kaçının geri döndüğü ve bunların mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik bir çalışma olup olmadığı sorusuna, şu yanıtı verdi: “Bu davalar nedeniyle 366 personel emekliye ayrıldı, beraat eden toplam 205 personel ise Türk Silahlı Kuvvetleri’ndeki görevlerine devam etmektedir. Genelkurmay Başkanlığımız tarafından da bu davalar nedeniyle hak kaybına uğrayan emekli ve muvazzaf personelin kayıplarının giderilmesine yönelik bir taslak çalışma bakanlığımıza intikal etti. Bugün itibarıyla diğer bakanlıklara bu görüşleri sunuyoruz. O bakanlıklardan alacağımız görüşlerle birlikte bir mutabakata varıldığında Meclis Genel Kurulu’na getirilip gerçekten de bu olaydan dolayı, bu davadan dolayı mağdur olanların mağduriyeti giderilecektir diye düşünüyorum.”
Vatan

SPOR
Fenerbahçe, TOP 16 E Grubu’ndaki ilk maçında Panathinaikos’u 82-75 yenmeyi başardı, ikinci tura galibiyetle başladı. Temsilcimiz için maçın kilit noktası, deplasmanlarda rakiplerinin temposunu düşürmeyi çok iyi bilen Panathinaikos’a kendi temposunu kabul ettirip ettiremeyeceğiydi. Bu konuda istediğini aldı Fenerbahçe, Panathinaikos deplasmanlarda ilk kez potasında bu kadar çok sayı gördü. Zaten maça başlangıcı müthişti temsilcimizin. Başrolü Datome’nin aldığı 14-0’lık seri ile 5 dakikayı kusursuz oynadı. Ancak Diamantidis’in kenardan gelişi ve Panathinaikos hücumlarını çok iyi organize etmesi, rakibin şutör 4 numaralarına karşı ilk 5 çıkan Antic’in ayak yavaşlığının savunmada sıkıntı yaratmasına yol açtı, boyalı alanı Radulija ile iyi kullanan Panathinaikos, 28-18 biten ilk çeyrekten sonra geri dönmeyi başardı. Diamantidis ve Fotsis’ten gelen üçlüklerle ritmini bulan Panathinaikos, Pavlovic’ten de skor katkısı alınca farkı 3 sayıya kadar indirdi, Fenerbahçe devreyi 43-40 galip bitirdi. Panathinaikos, 3. çeyrekte de tempoyu düşürmeyi başardı, 28. dakikada 58-56 öne geçti. Neyse ki Fenerbahçe’yi yeniden canlandıracak hamle önce potasında nefis bir blok yapıp, ardından da güzel bir sırtı dönük oyunla skor bulan Udoh’tan geldi, temsilcimiz son çeyreğe de 62- 58 galip girdi. Dixon’ın son çeyrekte yeniden takımını koşturması, ilk yarıda savunmada aksasa da, hücumda önemli işler yapan Antic’in ‘uzun şut atarsa her şey kolay olur’ dersini arka arkaya iki üçlükle yeniden hatırlatması, temsilcimizi rahatlattı, farkı yeniden çift hanelere çıkaran Fenerbahçe, 6. iç saha maçını da kazandı.

Milliyet
Süper Lig’de kötü günler geçiren Gençlerbirliği’nde Teknik Direktör Yılmaz Vural’ın göreve gelişinin 6. gününde işine son verilmesi dünyada büyük yankı uyandırdı. Avrupa ve dünya basınının önde gelen yayın organları Başkan İlhan Cavcav’ın Vural’ı 1maça çıktıktan sonra kovmasını manşetlerine taşırken, Türkiye adeta dünyaya rezil oldu! BBC, Cavcav’ın bugüne kadar 55 teknik direktör değiştirdiğini hatırlatıp, “Yılmaz Vural, takımının Eskişehir’e 2- 0 kaybettiği maçın ardıdan görevinin 6. gününde kovuldu” diye yazıp, Vural’ın Torguay United’ta Rosenior (10 dakika), Crystal Palace’da Bassetti’den (4 gün) sonra en erken kovulan 3. isim olduğuna işaret etti. Alman Der Spiegel, “G.Birliği’nde teknik direktörlük yapmak, iş güvenliği yönünden çok yüksek risk teşkil ediyor” ifadesine yer verirken, L’equipe de “Gençler’de hoca değiştirmek sıradan hale geldi” yorumunda bulundu. ABD basınından new York Times ise Yılmaz Vural’ın 29 yıllık kariyerinde 25 takım çalıştırdığının altını çizip, “Türk futbolu sürekli teknik direktör değişikliği nedeniyle kötü bir şöhrete sahip” değerlendirmesinde bulundu.
Star

Gündemi transfer olan Galatasaray’da Teknik Direktör Mustafa Denizli, yönetimin elini çabuk tutmasını istiyor. Sarı-Kırmızılı takımın hocası, Başkan Dursun Özbek ile transfer konusunda bir görüşme yaparak hem durum değerlendirmesi gerçekleştirdi, hem beklentilerini aktardı. Denizli’nin Özbek’ten ön önemli isteğinin transferlerin kampa yetiştirilmesi olduğu öğrenildi. Denizli’nin “Başkanım, alınacak futbolcuların takıma uyum süreçlerini çabuk atlatmaları ve oyun sistemimize alışmaları için kampa katılmaları çok yararlı olur” dediği bildirildi. Galatasaray’ın hocasının transferde öncelikle Oussama Tannane, Ricardo Van Rhijn ve Leonardo Damiao’nun işlerinin bitirilmesini, olmazsa alternatiflere yönelinmesini istediği kaydedildi. Faslı Tannane için Hollanda’nın Heracles kulübü ile görüşmelerin olumlu geçtiği ve imzanın yakın olduğu öğrenildi. Van Rhijn için Ajax Teknik Direktörü Frank De Boer’in “Gidebilir” raporu verdiği belirtildi. Santos’tan ayrılan Damiao’ya yıllık 2.5 milyon eurodan 4 yıllık sözleşme önerildi. İmza parası isteyen Brezilyalı ile pazarlıklar sürüyor.
Star
Fenerbahçe’nin ağır topları takımda kalacak. Yönetim, sezon sonunda sözleşmeleri bitecek olan Gökhan Gönül, Mehmet Ekici ve Caner Erkin ile ilk görüşmeyi gerçekleştirdi ve olumlu yanıt aldı. Kulüp başkanı Aziz Yıldırım 3 futbolcunun menajerlerini görüşmek için kulübe çağırdı. Mehmet Topal ile Caner Erkin’in menajeri Batur Altıparmak ile Gökhan Gönül’ün menajeri Ahmet Bulut Yıldırım ile bir araya geldi ve teklifini sundu. Yıldırım’ın, başta Caner olmak üzere 3 isme Avrupa’dan gelen tekliflerden daha iyi önerilerde bulunduğu belirtildi. Olumlu geçen görüşmelerde iki menajer de futbolcuların kariyerlerini Fenerbahçe’de sürdürmeyi istediklerini Yıldırım’a iletti. Zirve öncesi Ahmet Bulut ile Gökhan Gönül, Batur Altıparmak ile de Caner ve Mehmet Topal buluşarak bir durum değerlendirmesi yaptı. Bu toplantıların sonrasında Yıldırım ile yapılan görüşmelerde taraflar prensipte anlaştı.
Star




Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme