6 Ocak 2016 Çarşamba

06.01.2016 Genel Gündem

06.01.2016

GÜNDEM

3 Oğlum Kaldı Vatan Sağ Olsun
Diyarbakır’ın Sur ilçesinde PKK’lı teröristlerin saldırısında şehit olan Nuh Özdemir’in (26) Ordu Akkuş’ta tek katlı sıvasız bir evde yaşayan annesi Esme Özdemir (69), acı haberi aldığında gözyaşlarına boğuldu. Kar nedeniyle yetkililerin 4 saatte ulaşabildikleri evden Esme Özdemir’le şehidin kardeşi Erol Özdemir’in (23) çığlıkları yükseldi. Anne Esme Özdemir, oğlunun şehit olmadan 4 gün önce helallik alarak evden ayrıldığını ve kendisine de giderken çoraplarını verdiğini belirtti. Oğlunun çoraplarını elinden hiç bırakmaya Esme Özdemir şöyle konuştu: "Çoraplarını bile bana bıraktı giderken, 'Hep izin alıyorlar yavrum, sen de al' dedim. Onu doya doya kucakladım. 'Anam hakkını helal et, ben gideyim' dedi. 'Bir hafta ertele' dedim. Gitti, duramadı. 4 oğlum vardı, 3 oğlum kaldı. Vatan sağolsun, ne diyeyim yavrum senin için." Şehidin babası Mehmet Özdemir (63) ile eşi Leyla Özdemir (24) acı haberi, Nuh Özdemir’in ağabeyinin Samsun’daki evinde aldı. Şehit Özdemir’in cenazesi askeri uçakla dün akşam Samsun Çarşamba Havalimanı’na getirildi. Törenin ardından şehidin 5 aylık erkek çocuğuna hamile olan eşi Leyla Özdemir, tabuta dokunarak, “Hoş geldin aşkım. Vatan sağolsun. Sen gittin, senin yerine oğlun geliyor” diye ağıt yaktı. Özdemir, bugün cenaze töreninin ardından toprağa verilecek. Akkuş ilçesi Atatürk Caddesi’nde dün akşam yaklaşık 150 kişi, Türk bayrağı ve Atatürk posterleriyle slogan atıp tekbir getirerek teröre tepki yürüyüşü düzenlendi. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Kenan Karabacaklı (29) için Aydın Karacasu’da tören yapıldı. Eşi Gülşah, babası Avni ve annesi Meryem Karabacaklı, tabuta sarılarak gözyaşı döktü. Eşinin tabutunu, künyesini, yüzüğünü öpen Karabacaklı’yı, kadın askerler teselli etmeye çalıştı. Şehidin babası ise, “Sarı gözlüm, oğlum” diyerek, tabutun başında ağladı. Şehidin baba evini CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan ve Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu da ziyaret ederek başsağlığı diledi. Şehit Karabacaklı, Cuma Mahalle Mezarlığı’nda toprağa verildi. Özel Harekât polisi Musa Yüce (23) dün ilk olarak, Kayseri Bünyan’daki baba evine götürüldü. Yüce’nin 3 yaşındaki kızı Zehra ile 10 aylık oğlu Muhammed Ali de yakınlarının kucağında babalarını son yolculuğuna uğurladı. Zehra’nın eline çiçek ve babasını hatırlatması için polis telsizi verildi. Minik Zehra’nın, telsize bakarak “Baba” demesi çevresindekileri ağlattı. Şehidin cenazesi Büyüktuzhisar Mezarlığı’ndaki aile kabristanında toprağa verildi.
Hürriyet



Ege Sahilleri Ceset Tarlası Gibi
Onların tek isteği insanca bir yaşamdı Ülkelerindeki savaştan, yoksulluktan, işkenceden kaçıp medeniyete yelken açmak istediler. Bunun için ölümü de göze alarak Ege’nin buz gibi sularına üç kuruşluk plastik botlarla daldılar. Ve göze aldıkları ölüm onları çok bekletmedi. Alabora olan botlarının altında sulara gömüldüler. Cansız bedenleri sahillere vurdu. Dün İzmir’in dikili ve Ayvalık’ın Altınova sahilleri, adeta mezarlık gibiydi. Aralarında çocuklar ve hamile bir kadının da olduğu cesetler, kumların üzerine sıralandı. Kıyıya vuran çocuk cesetleri geçen yıl dünyayı ayağa kaldıran minik Aylan’ın acısını onlarca kez katladı. Sahil Güvenlik ekipleri 12 kişiyi kurtarmayı başardı. 6 mülteci de yüzerek mendireği çıktı. Sağ kurtulan göçmenler Ayvalık Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alınırken, jandarmaların gözleri yaşararak topladığı cesetler aynı hastanenin morguna kaldırıldı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 103, 3352-103, 4882
ABD Doları 2, 9868-2, 9894/Euro 3, 2157-3, 2197/İngiliz Sterlini 4, 3796-4, 3875

Rezerv Çıkmazı
Pazartesi Bakanlar Kurulu’na ekonomi brifingi veren Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın 75 sayfalık sunumunda önceki sunumlardan farklı olarak daha fazla, 10’a yakın sayfada döviz rezervleri konusuna yer ayrıldığı görülüyor. Döviz rezervlerinin yeterliği üzerine uluslararası standartlar çerçevesinde oranlar ve karşılaştırmalar yapılmış. Geriye doğru Merkez Bankası’nın ne kadar döviz aldığı, ne kadar sattığı verileri bakanlara gösterilmiş. Son üç yılda TL karşılığında yaklaşık 43 milyar dolarlık döviz satıldığı görülüyor. Sunumda 67 milyar dolarlık zorunlu karşılık dövizi girişi sağlandığı da gösterilmiş. İçeride nasıl anlatıldı bilemeyiz; ancak sunumun bütününden çıkan sonuç şu; döviz rezervlerimiz azalıyor, emanet dövizle oluşan rezervler büyük bir güvence değil. Başçı’nın bakanlara yaptığı bu sunumda, 25 Aralık tarihli döviz rezervlerinin 113 milyar dolar olduğu gösterilse de, düşüş devam ediyor; 31 Aralık tarihli Merkez Bankası bilançosundan hesapladığım döviz rezervi 110 milyar 513 milyon dolar gösteriyor. Olasılıkla orada bu seviyeden bahsedilmiştir. Böylece, Merkez Bankası 2015 yılını 17 milyar dolara yakın rezerv kaybı ile kapamış oluyor. Merkez Bankası’nın mali sistemde döviz likiditesi ihtiyacı olduğunda ister borç vererek, ister TL karşılığı satarak sağlaması normal. Normal olmayan, kendi parasındaki hızlı değer kaybına karşı başka ülkelerin bastığı paraların faizini değil, yine kendi bastığı paranın faizini yerinde, zamanında ve yeterince yükseltemiyor olması.
Hürriyet


Merkez’den Botaş’a 10.5 Milyar Ucuz Dolar
Merkez Bankası, piyasaya girerek doları artırmaması için BOTAŞ’a 2015 yılında 10.5 milyar dolar sattı. Merkez Bankası Erdem Başçı’nın, önceki gün Bakanlar Kurulu’na yaptığı sunumda, Merkez Bankası’nın BOTAŞ’a ne kadar döviz sattığı bilgisine de yer verildi. 25 Aralık 2015 tarihi itibariyle piyasaya 12.13 milyar dolar satış yapan Merkez Bankası, bunun 10.5 milyar dolarını BOTAŞ’a sattı. BOTAŞ doğalgaz alımı için dolara ihtiyaç duyuyor. İhtiyacı için piyasadan yüklü alım gerçekleştirdiğinde dolar fiyatı artıyor. Bu nedenle 2014 yılının sonundan itibaren Merkez Bankası, BOTAŞ’a doğrudan döviz satıyor. Merkez Bankası 2014 yılının aralık ayında BOTAŞ’a doğrudan döviz satmaya başladı. İlk ay yaptığı satış 1.3 milyar dolar oldu. 2015 yılının ocak ayında 1 milyar dolar, şubatta 1.5 milyar dolar, martta 1.8 milyar dolar ve nisan ayında da 1.4 milyar dolarlık satış yapıldı. Mayıs ayından sonra satış miktarı düştü. Kasım ayında 431 milyon dolarlık satış yapan Merkez Bankası, Bakanlar Kurulu’na yaptığı sunumda 25 Aralık 2015 tarihi itibariyle toplam satışı 10.5 milyar dolar olarak açıkladı. Bu durumda aralık ayında da 659 milyon dolarlık satış yaptığı anlaşıldı. Merkez Bankası’nın rezervlerini olumsuz etkilediği için BOTAŞ’ın döviz ihtiyacının kamu bankaları tarafından karşılanmasına yönelik bir çalışma istediği gündeme gelmişti.
Hürriyet


Meslek Kriteri ‘Plaka’yı Bitirdi
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) 12 Mart 2015’te aldığı kararı doğrultusunda, taksi plakası sahibi olmak isteyenlerde “şoförlük mesleğini geçim kaynağı seçmesi ve sürekli icra etmesi” şartı aranması, özelikle doktor, futbolcu, sanatçı, kuyumcu ve gurbetçilerce yatırım aracı olarak tercih edilen plakanın değer kaybetmesine yol açtı. Değeri 2014'te yaklaşık yüzde 18 artış gösteren ve aynı yıl sonunda da 1 milyon 600 bin liraya varan satış rakamıyla taksi plakası, yatırımcısının yüzünü güldürürken, kararla meslek dışından kimselerce alınamayan taksi plakası, 2015 Aralık'ta da aynı fiyatta kalarak yatırımcısını üzdü. Taksi plakası alım satımı yapan Gürsoy Atlı, UKOME'nin kararıyla plaka fiyatlarının yerinde saydığını belirterek, “Plaka fiyatlarının daha da düşeceğini düşünüyorum” dedi.
Türkiye


Rusya’nın Geri Çevirdiği Sebzeye Yüzde 40 Zam
Rusya’nın Türkiye’den gıda ithalatını yasaklaması, beklendiğinin aksine, Türkiye’de sebze ve meyve fiyatlarını ucuzlatmadı. Rusya’nın yasaklama kararını ilan ettiği 30 Kasım’dan itibaren Türkiye’deki sebze meyve fiyatlarında yüzde 40’a varan oranda artış meydana geldi. Rusya Başbakanı Dmitriy Medvedev’in 30 Kasım’da yaptığı açıklamayla fiilen başlayan ve 1 Ocak’tan itibaren de resmen yürürlüğe konan ithalat yasağı, Türkiye’de sebze ve meyve fiyatlarında beklenen ucuzluğu getirmedi. Aralık ayı başından itibaren Rusya’nın sebze-meyve yüklü TIR’ları geri çevirmeye başlamasıyla kamuoyunda fiyatların düşeceği beklentisi hakim olmuştu. Önceki yıllarda fiyat artışlarına gerekçe olarak ileri sürülen, “Rusya’ya ihracat yapılıyor, fiyat o nedenle artıyor” gerekçesinin ortadan kalktığını gören vatandaş filesini daha ucuza doldurmayı beklerken, yüzde 40’a varan fiyat artışıyla şoke oldu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği’nin (TZOB) her ay açıkladığı üretici-hal-pazar-market fiyatları istatistiklerine göre, gıda fiyatlarına yine zam üstüne zam yağdı. Bir aylık sürede, kabak fiyatı yüzde 37, patlıcan yüzde 26, sivri biber yüzde 16, salatalık yüzde 15, karnabahar fiyatı yüzde 13 yükseldi. Rusya’ya ihraç edilen gıda maddelerinin başında domates yer alıyor. Türkiye Rusya’ya her yıl ortalama 350 milyon dolarlık domates ihraç ediyor. Yasaktan önce Rusya’ya 2015’in ilk 9 ayında 280 milyon dolarlık domates ihraç edildi. Rusya’nın Türk ürünlerine gümrükleri kapatmasıyla domates ihracatının bıçak gibi kesilmesine rağmen, iç piyasada fiyatları artmaya devam etti. 30 Kasım’da 3.60 TL olan bir kilo domatesin market fiyatı, 5 Ocak’ta ortalama 3.90 TL’ye yükselerek 4 liraya yaklaştı. Domatesin fiyatı bir ayda yüzde 8 oranında artış gösterdi. Rusya’nın ithalat yasağı koyduğu ürünlerden olan narenciyede fiyat artışı durmadı. Rusya’da giden narenciye TIR’larının geri çevrilmesine rağmen portakal ve mandalina fiyatları, Türkiye marketlerinde artmaya devam etti. 30 Kasım’da markette 2 liraya satılan bir kilo portakalın fiyatı 2.25 TL’ye çıktı. Rusya’ya ihracatı olmamasına rağmen portakal fiyatı bir ayda yüzde 7.5 arttı. Elma fiyatı yüzde 7.6 zamlanarak, 3 liradan 3.25 TL’ye çıktı. 30 Kasım’da 2.10 TL olan mandalinanın fiyatı, bir ayda yüzde 2 zam görerek, 2.15 TL’ye yükseldi.
Milliyet


‘Ev’lilik Göründü
Hükümetin geçtiğimiz yıl Ocak ayında inşaat sektörüyle bir araya geldiği zirvede açıkladığı ve 64’üncü Hükümet Eylem Planı’nda 3 ay içerisinde gerçekleştirilecek vaatler arasına aldığı ‘konut hesabı’ yani ev alacaklara verilecek teşvik için çalışmalarda sona gelindi. Hazırlanan yönetmeliğe göre, konut hesabı açanlara verilecek azami 15 bin liralık devlet katkısında bir değişiklik yok. Geçtiğimiz yıl Ocak’ta açıklanan yüzde 15’lik katkı oranı Mart’ta Meclis’te kabul edilen torba kanunda yüzde 20 olarak belirlenmişti. Hazırlanan yönetmeliğe göre, verilecek desteğin tutarı yüzde 15 değil yüzde 20 oldu. Buna göre, daha önce 15 bin lira destek alabilmesi için hesabında 100 bin lira biriktirmesi gereken bir vatandaş, 75 bin lira biriktirdiğinde bu teşvikten yararlanabilecek. Geçen yıl 8 bakanıyla birlikte inşaat sektörünün temsilcileriyle bir araya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, bu zirvenin sonunda sürpriz bir şekilde ev alacaklara teşvik verileceğini açıklamıştı. Davutoğlu, ilk kez konut alacakları kapsayan ve kademeli olarak uygulanacak teşvik hakkında bilgi verirken, “Kanun yürürlüğe girdikten sonra bir bankada hesaba yatırılan para 5 yıl tutulup daha sonra kullanıldığında yüzde 15 de devlet verecek. 5 yıl için yüzde 15, 4 yıl için yüzde 12, 3 yıl için yüzde 10 gibi kademelendirilmiş bir şekilde düzenleme getireceğiz. Böylece en az 3 yıl o tasarruf teşvik edilmiş olacak ama erken çekimlerde de yüzde 15’ten daha aşağı inen bir kademelendirme uygulanacak” demişti. Bu açıklamanın üzerinden geçen bir yıllık sürede “konut hesabı” uygulamasına ilişkin yönetmelik çalışmalarında son aşamaya gelindi. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, ev sahibi olmayan vatandaşların konut edinmesini amaçlayan “konut hesabı” uygulamasına ilişkin ipuçlarını verdi. Yönetmelik taslağının ilgili kurum ve kuruluşların görüşüne sunulduğunu ve kısa süre içinde Başbakanlığa sevk edileceğini belirten Şimşek, yönetmelikle ilgili şu bilgileri verdi:
Vatan


Zamlardan Hazine’ye 3.6 Milyar Tl Gidecek
Yeni yıldan itibaren geçerli olan içki, sigara ve cep telefonlarındaki vergi artışı ile 3 Ocak’tan geçerli olan köprü ve otoyol zammından 2016’da bütçeye 3.6 milyar liralık gelir beklendiği bildirildi. Reuters’a bilgi veren üst düzey ekonomi yetkilisi, alkol ve sigaradaki vergi artışından bütçeye 3 milyar lira, cep telefonlarındaki vergi artışından 300 milyon lira gelir elde edileceğini kaydetti. Hükümet tüm alkollü içkilerde asgari maktu vergi tutarını yüzde 12-15 arasında artırırken, tütün ürünlerinde asgari maktu vergi yüzde 5, maktu vergi yüzde 25 oranında yükseltildi. Cep telefonlarında adet başına uygulanan 120 liralık vergi de 160 liraya çıktı. Aynı yetkili, aynı kararnameden farklı olarak köprü ve otoyol geçişlerine yapılan zamdan da bütçeye 300 milyon liralık gelir elde edileceğini söyledi. Karayolları Genel Müdürlüğü, 3 Ocak’tan itibaren köprü ve otoyol geçişlerine zam yapıldığını açıklamıştı. Bu kararla İstanbul’da köprü geçiş ücreti otomobiller için 50 kuruş artışla 4.75 liraya yükseltildi. HGS ve OGS’deki yüzde 20’lik indirim kaldırıldı.
Vatan


Suudi-İran Gerilimi Türkiye’nin Enerji Maliyetlerini Düşürecek
Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilim petrol fiyatlarını etkilerken, gelişmelerin Türkiye’ye iki açıdan olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Enerji uzmanları hem İran hem de Suudi Arabistan’ın enerji politikalarında Türkiye’ye daha fazla önem vereceğine dikkat çekiyor. Bu kapsamda artan rekabetin Türkiye’nin hem petrol hem de doğalgaz faturasının düşmesine katkı sağlayacağı ifade ediliyor. Türkiye’nin dünya enerji merkezi (hub) olmasına yönelik katkısının da artması bekleniyor. uluslararası Enerji Ekonomisi Birliği (IAEE) Başkanı Prof. DR. Gürkan Kumbaroğlu, Rusya gelişmesinin ardından alternatif pazarlar arayan Türkiye’nin enerji sektöründeki gelişmelerden olumlu yönde etkileneceğini söyledi. Kumbaroğlu, Türkiye’nin Rusya ile yaşadığı gelişmelerin ardından enerji kaynaklarını çeşitlendirmesine yönelik çalışmalarını artırdığını belirterek Suudi Arabistan’dan gelebilecek sıvılaştırılmış Doğalgaz’ın İran ile fiyat pazarlığına da olumlu yansıyacağını söyledi. Alternatif pazarların çeşitlenmesinin rekabeti artıracağını dile getiren Kumbaroğlu “Pazar çeşitlendirmesi fiyatlara yansır. Alıcı en ucuz nereden gelirse oradan alacak. Ayrıca Türkiye hem İran hem de Suudi Arabistan gibi Körfez ve Ortadoğu ülkelerinin petrol ve doğalgaz ihracında en ekonomik rota. Avrupa pazarına mal satmak isteyenler Türkiye üzerinden ticaret yapmak istiyor. Yaşanan tüm bu gelişmeler Türkiye’ye katkı sağlar” diye konuştu. Prof. DR. Erdal Tanas Karagöl ise Türkiye’nin süreci dengede götürmesi gerektiğini belirterek “İran’la yakınlaştığınızda Suudi Arabistan, Suudi Arabistan ile yakınlaştığınızda İran açısından problem olabilir. Türkiye meseleye enerji arz güvenliği açısından bakmalı. Gelişmeler Türkiye’nin enerji merkezi olma yolundaki sürece de katkı sağlayacaktır. Türkiye denklemi iyi yönetirse bundan yararlanabilir. iki ülkenin de Türkiye’ye ihtiyacı var” dedi.
Star


DÜNYA

Almanya’da Kitlesel Tacız Depremi
Almanya’nın Köln ve Hamburg kentlerinde meydanlarda yeni yılı kutlayan genç kadınların Kuzey Afrikalı ve Arap kökenli olduğu öne sürülen gruplar tarafından ağır taciz ve gaspa uğraması Almanya’da deprem yarattı. Sadece Köln’de 90 kadın cinsel saldırı ve tacize uğradıkları gerekçesiyle polise suç duyurusunda bulundu. Kurbanların sayısının gün geçtikçe artması nedeniyle olay kamuoyuna gecikmeli yansıdı. Birçok kadının utandığı için polise gitmediği sanılıyor. Güvenlik birimlerinden alınan bilgiye göre Köln’de bin civarında Arap ve Kuzey Afrikalı mülteci gruplar halinde ana tren garı önündeki meydana girerek, kalabalığı taciz etti ve aynı zamanda çantalarından cüzdan ve cep telefonlarını çaldı. Köln Polisi özel bir soruşturma komisyonu kurdu. Olay akşamı gözaltına alınan 10 şüpheliden üçü serbest bırakılırken, olaylar yaşandığı sırada meydanda olan güvenlik güçlerinin olayları fark- etmemesi yoğun eleştiri konusu. Almanya’nın uyumdan sorumlu Bakanı Aydan Özoğuz, ‘kadınlara yönelik saldırı beni dehşete düşürdü’ dedi. Özoğuz, olayın aydınlatılmasının, her fırsatta suçlanan yabancılar için de büyük önem arzettiğini söyledi.
Hürriyet


Eleştirinin Yanıtı Kafa Kesme Değildir
Suudi Arabistan’ın ülkenin önde gelen Şii din adamlarından Şeyh Nimr Bakır el-Nimr’in de bulunduğu 47 kişiyi idam etmesine gerekçe olarak terörizmi göstermesiyle ilgili olarak İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, ‘rejimin eleştirilmesine kafa keserek yanıt verilemeyeceğini’ söyledi. Danimarka Dışişleri Bakanı Kristian Jensen’i kabulünde konuşan Ruhani, “İnsan hakları meselelerini daima gündeme getiren Avrupa ülkelerinin yükümlülüklerini yerine getireceğini ümit ediyorum” dedi. Ruhani şöyle devam etti: “Suudi hükümeti tuhaf bir davranış sergilemiş, ülkesinde dini bir liderin başını kesme suçunu örtmek için İran ile diplomatik ilişkilerini kesmiştir. Şüphesiz böyle tutumlar bu büyük suçun üzerini örtemez.” İranlı yetkililer Nimr’in idam cezasının nasıl infaz edildiğini açıklamadı. Ancak ülkede kılıçla infaz yaygın. Suudi Arabistan’ın BM Daimi Temsilciliği, BM’nin, idam kararlarının verildiği yargı süreçlerine ilişkin kaygı açıklamasına tepki gösterdi. Temsilcilikten yapılan açıklamada “Suudi Arabistan, tüm hükümlülerin entelektüel, mezhebi ya da etnik kökenlerine bakılmadan adil bir yargı sürecinden geçtiklerini vurgular. Söz konusu kişiler işledikleri suça göre ceza almışlardır” ifadesi kullanıldı. BM Güvenlik Konseyi ise Suudi diplomatik misyonlarına yönelik saldırıları kınayarak, İran’dan uluslararası hukuk altındaki yükümlülükleri uyarınca diplomatik misyonlarını korumasını istedi. İran’ın Mizan Haber Ajansı’na konuşan İran Devrim Muhafızları komutanlarından Tümgeneral Muhsin Kazemeyni de elçilik binasına yapılan saldırı için “Hiç bir sebep bu çirkin eyleme gerekçe gösterilemez” dedi. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, Suudi Arabistan’ın İran’daki diplomatik temsilciliklerinin uğradığı saldırılarıyla ilgili İran’daki büyükelçisini geri çağırdığını bildirdi. Böylece Kuveyt, Suudi Arabistan, Bahreyn, BAE ve Sudan’dan sonra İran’a sert tepki gösteren beşinci ülke oldu.
Hürriyet


Putin’in 2 Haftada 2 Generali Hayatını Kaybetti
Rusya Askeri İstihbarat Teşkilatı (GRU) Başkanı İgor Sergun (58) Moskova'da hayatını kaybetti. Rusya Savunma Bakanlığından yapılan açıklamada, 2011 yılından beri GRU Başkanlığını yürüten Sergun'un ölüm sebebi hakkında bilgi verilmedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de yayımladığı taziye mesajında Rus Generalin "ani" ölümü sebebiyle yakınlarına başsağlığı diledi. Rus Genelkurmayının karakutusu sayılan GRU Başkanı İgor Sergun, ABD ve AB'nin "kara listesinde" yer alıyordu. Aralık ayı sonunda ise Rusya Ordusu Havadan İndirme Birlikleri (VDV) Komutanı Aleksandır Şuşkin, 53 yaşında hayatını kaybetmişti. Ukrayna basını Şuşkin'i "Kırım'ın ilhakı operasyonunu yöneten komutan" olarak tanıtmıştı. Rus ordusunun iki üst düzeyli generalinin iki hafta arayla ölmesinin ardından Rus basında ölümlerin şüpheli olduğuna dair haberler yer aldı.
Türkiye


Kararı Gözyaşlarıyla Açıkladı
ABD Başkanı Barack Obama, ülkede en çok tartışılan konulardan biri olan silah satışı konusunda, Kongre’yi ‘bypass’ eden “başkanlık yetkisini” kullanarak bir dizi karar çıkardı. ABD’nin adı sık sık silahlı saldırılarla anılırken Obama, uzun süredir silah satışını zorlaştıran düzenlemelerin Kongre’de geçirilmesini talep ediyordu. Ancak, güçlü silah lobisi ve Cumhuriyetçilerin karşı çıkması nedeniyle bu mümkün olmamıştı. Amerikan basını, Obama’nın bu adımını, iki dönemdir yürüttüğü başkanlığı sırasında aldığı en önemli kararlardan biri olarak niteledi. Obama’nın başkanlık yetkisini kullanarak çıkardığı özel kararnameye göre, silah satışında sabıka kaydı ve akıl sağlığı taraması genişletilecek, silah satış ruhsatı olmayan iş yerleri kapatılacak. Sabıka kaydı kontrolü, internetten ya da silah fuarlarındaki satışlar dahil olacak şekilde genişletilecek. Basın toplantısında kararını açıklayan Obama, silah lobisini Kongre’yi esir almakla suçlarken, “ancak Amerika’yı esir alamayacaklar” dedi. Obama, Anayasa’da silah taşımayı hak kabul eden maddeyi kaldırmadan da silahlı saldırıların engellenebileceğini söyledi. Başkan, “Bu herkesin elinden silahını alacağımız bir senaryo değil. Geçmiş taramasını geçecek ve silah alacaksınız. Sorun, silah satanların kendi kurallarıyla hareket etmesi” dedi. Obama, silahlı saldırı kurbanlarını anarken ise kameralar önünde göz yaşlarına boğuldu. Beyaz Saray, silah alımlarında yapılacak kontrollerin sağlanması için Federal Araştırma Bürosu (FBI) ile 230 müfettişin görev yapacağını açıkladı. Ayrıca, silah alımlarında sabıka kaydı temiz olmasına rağmen akli dengesinde sorun bulunan kişilerin kontrolü için de Kongre’den 500 milyon dolar bütçe talep edilecek.
Milliyet


Gözaltına Rağmen Suriye’ye Kaçmış
IŞİD terör örgütünün ortaya çıkan son katliam videosunda sesi duyulan ve maskeli olarak görülen kişinin kimliği ortaya çıkarılmak üzere. İstihbarat çalışanları, İngiliz aksanıyla konuşan teröriste dair araştırmalarını sürdürürken, şüpheli listesinin ilk sırasında, Ebu Rumaysah adıyla tanınan Siddhartha Dhar isimli İngiliz vatandaşının olduğu aktarıldı. İngiltere’de radikal İslami hareketlere olan ilgisiyle tanınan Dhar’ın, Suriye’ye Fransa ve Türkiye üzerinden ulaştığı, daha önce 2014’te İngiltere’de gözaltına alındığı bilgisi verildi. İngiliz basınında yer alan haberlerde, sonradan Müslümanlığa geçen Hint kökenli Dhar’ın, bu gözaltıdan hemen sonra ailesiyle birlikte Suriye’ye kaçtığı ifade edildi. Londra doğumlu 32 yaşındaki adamın terör şüphesine rağmen ülkeden rahat biçimde çıkmış olması ise, İngiltere’deki sınır kontrolüne dair eleştirileri tekrar basının gündemine taşıdı.
Milliyet


Sisi İhvan’a Baskıyı Sürdüremeyecek
Mısır Temyiz Mahkemesi ‘Rehberlik bürosu olayları’ olarak bilinen davada müebbet hapse çarptırılan Müslüman Kardeşler Teşkilatı Rehberlik Konseyi Başkanı Muhammed Bedii’nin de aralarında olduğu 13 sanığın itiraz başvurusunu kabul etti ve başka bir mahkeme tarafından yeniden yargılanmalarına karar verdi. İhvan yöneticilerinin yeniden yargılanma tarihinin belirlenmesi için davayla ilgili dosyaların İstinaf Mahkemesi’ne gönderildiği öğrenildi. Kahire Ceza Mahkemesi, 28 Şubat 2015’te söz konusu davadan yargılanan İhvan yetkilisi 4 kişinin idamına, Bedii ve 3 yardımcısının da bulunduğu 14 kişinin müebbet hapsine hükmetmişti. Konuyla ilgili Star’a değerlendirmede bulunan Sakarya Ünv. Ortadoğu Enstitüsü’nden İsmail Numan Telci, yeniden yargılanma kararının başlıca nedeninin rejim ile İhvan arasındaki ilişkinin normalleştirilmesi ihtiyacı olduğunu söyledi. Telci, “Sisi yönetimi ‘Müslüman Kardeşler’ sorununu çözmek zorunda olduğunun farkında. Bunun en önemli nedeni ülkedeki istikrarsızlık. İkincisi, özellikle Türkiye ve Suudi Arabistan’ın yakınlaştığı bir dönemde Sisi’nin Türkiye’ye yakın olan İhvan’a baskıyı sürdürmesi zor. Ankara ile Riyad ilişkilerinin de normalleşebilmesi için Mısır’daki Müslüman Kardeşler rejim ilişkisinin normalleşmeli” diye konuştu. Star’a konuşan uluslararası Rabia Platformu Koordinatörü Cihangir İşbilir ise 5 Ocak devriminin arifesinde darbeci Sisi’nin tansiyonu düşürmek istediğinin altını çizdi. İşbilir, “Darbe karşıtı koalisyon ile de darbeci yönetimin ‘demokratik süreç’ başlatma ihtimali var. İkincisi, dış işler; Sisi, Türkiye-İsrail- Suudi Arabistan yakınlaşmasından çekiniyor. Dolayısıyla darbeci yönetim bölgedeki gerilim, kutuplaşma ve Türkiye’nin Suudi Arabistan ve İsrail ile yakınlaşmasından dolayı tavizler verebilir. Buradan yakın zamanda Mursi’nin durumunun etkileneceği sonucuna da varabiliriz” ifadelerini kullandı.
Star

POLİTİKA

Türkiye İçin En Doğru Sistem Başkanlık
Başbakan Ahmet Davutoğlu, bugünkü sistemin parlamenter sistemden sapmış olduğunu belirterek, “Sistemin ürettiği sorunları göz önünde bulundurarak, Türkiye için en doğru siyasal sistemin başkanlık sistemi olduğunu düşünüyoruz” dedi. Davutoğlu, partisinin dünkü Meclis grubunda özetle şunları söyledi: “(Liderlerle görüşme) Mutabık kaldığımız husus da gerekli gördüğümüzde her zaman kapılarımızın birbirine açık olmasıdır. En olumlu sonuçlardan biri de her birimizin 12 Eylül Anayasası’ndan memnun olmadığımızı ifade etmemizdir. Kimse bize, bugüne kadar parlamenter sistemin mükemmelen işlediği iddiasında bulunamaz. ‘140 yıldır Türkiye’da parlamenter sistem var. Dolayısıyla bu sistemi devam ettirelim’ diyenler, parlamenter sistemin doğasını ve dokusunu bilmiyorlar demektir. Tek parti döneminde, milli şef kavramının olduğu dönemde parlamenter sistemden bahsetmek mümkün müydü? Biz cari parlamenter sistemin, yani parlamenter sistemden de sapmış olan bugünkü sistemin ürettiği sorunları göz önünde bulundurarak, Türkiye için en doğru siyasal sistemin başkanlık sistemi olduğunu düşünüyoruz. Neden herkes eteğindeki taşı dökerek bütün bu konuları bugünkü konjonktürün dışına çıkarak mütalaa ve müzakere etmesin? Kimse hiçbir teklifi baştan reddetmesin. Bir sistemi otoriter yapan şekli değil, nasıl uygulandığıdır. Tabuları bir kenara bırakıp konuşmalıyız. Aklı selim içerisinde en doğruyu bulabileceğimize samimiyetle inanıyorum. Milli iradeye duyduğumuz saygı dolayısıyla (yeni anayasa için) yaptığımız randevu talebini HDP yetkililerin sorumsuz tavırları nedeniyle iptal ettik. Randevu talebinden sonra ‘Sayın Başbakan gelirse Cizre’de neler olduğunu ona soracağız’ diyerek sanki biz hesap vermek için onların huzuruna gidiyormuşuz gibi bir tavır. Onlar hesap sorma makamında değil, hesap verme makamındalar. Biz, bu hesabı 1 Kasım öncesi millete verdik. Bir yol ayrımındalar. Kandil’in kanlı diline kendilerini teslim ederler, terörün, hendeğin, şiddetin savunucusu olmaya devam ederlerse, kendilerini muhatap almayız. Meclis’te meşru siyaset yapmaya kalkarlarsa o zaman kendileri muhatap alınacak konuma gelirler. Türkiye’de özyönetim yok, demokrasi, milli irade var. Asla bu tür gayrimeşru uygulamalara müsaade etmeyeceğiz. HDP, savunduğu bu hendek siyasetinin bedelini kendi ödeyecek, kazdığı hendeğe düşecektir. Onca insanın canına kastetmenin, evinden etmenin teröristlere bir bedeli olduğu gibi onu savunan HDP’ye de siyasi bir maliyeti olacaktır. Diyarbakır’ın geleceği Moskova’dan değil Ankara’dan şekillenir. İnsanların kanları üzerinden özyönetim hayali kuranlara sesleniyorum; Niye oturduğunuz lüks sitelerin önünde yok o hendekler? Niye hiçbirinizin çocukları yok o hendeklerde? Başkalarının çocukları üzerinden onların geleceğini çalarak yürüttüğünüz mücadele mi bu özgürlük? Onları okullar yerine hendeklere göndermenin bedelini sizler ödeyeceksiniz.”
Hürriyet


Olamayacaksın Kardeşim
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu grup toplantısında, başkanlık tartışmalarına ilişkin, ‘Ülke ateş yerine dönmüş, gencecik fidan gibi çocuklar şehit oluyor, o tutturmuş illa başkanlık. Olamayacaksın kardeşim, bunu bil” dedi. Kılıçdaroğlu konuşmasında özetle şunları söyledi: Yılbaşı gecesini kana bulayacak olan canlı bombalar yakalandı. O canlı bombalar hangi atmosferde bu noktaya geldiler? 70 ilden IŞİD’e katılan fidan gibi çocuklarımız var. Diyanet İşleri Başkanlığı ne yapıyor? Binlerce camimiz var, orada görev yapan imamlarımız var. Biz kendi ülkemize, vatandaşlarımıza Müslümanlığı anlatamamışsak kime anlatacağız? Doğuda, Güneydoğu’da ne oluyor? Bulunduğunuz şehri, Ankara’yı, İzmir’i, Muğla’yı, Rize’yi düşünün. 10 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Önce sen isyan edersin. Neden bu sokağa çıkma yasağı, hukuki temeli nedir? ‘Kabahat PKK’da’ diyecekler, ‘bizi kandırdı.’ Kandırılan bir hükümetten bu ülkeye hayır gelmez. Analara yalancı bir bahar yaşattılar çözüm süreciyle. Sokağa çıkma yasağından etkilenen insan sayısı 1.3 milyon. 200 bin kişi mülteci konumunda. 783 kamu kurumu ağır hasar gördü. 19 okul yakıldı, 7 bin kişi valiliğe başvurup yardım istedi. TİHV verilerine göre 151 sivil vatandaş, 193 güvenlik görevlisi şehit oldu. Ülkeyi yönetenler bunun hesabını vermek zorundalar. Kahvaltıda öldürülen Melek Anne’yi düşünün. O kadının ne günahı var? Kim sorumlusu bunun? Çatışmalar, PKK’nın ekmeğine yağ sürüyor. Bu ülkeye huzuru getirmek için bizim üstümüze hangi görev düşüyorsa, o görevi yerine getirmeye hazırız. CHP’nin tavrı çok açık ve net; kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıklar kalksın. Allah büyüktür. ‘Başkanlık, başkanlık’ diye yanıp tutuşan en sonunda Hitler örneğini verdi. Pes yani. Bir dönem de, ‘Ben evlatlarıma bugüne kadar helal lokma yedirmedim’ demişti. Hitler örneği veriyor, birileri uyarmış, ‘felaket olur’ diye. Sonra çıkmış ‘Beni yanlış anladınız.’ Hadi biz yanlış anladık, dünya da mı yanlış anladı? İçinden o geçiyor ki Hitler örneğini verdin. Ülke ateş yerine dönmüş, gencecik fidan gibi çocuklar şehit oluyor, o tutturmuş illa başkanlık. Olamayacaksın kardeşim, bunu bil. İsrail ile Mavi Marmara dolayısıyla kanlı bıçaklı oldular. Astı, kesti, kıyameti kopardı, ‘ablukayı kaldıracak’ dedi. Şimdi diyor ki, ‘İsrail’e ihtiyacımız var. İsrail’e muhtacız’. Bu bir teslimiyet, mahkûmiyet ifadesidir. Sözde İslamcılara da seslenmek istiyorum. Neden sesinizi çıkarmıyorsunuz? Vicdan yok mu, ahlakın kırıntısı yok mu sizde? Neden İsrail’e muhtaç hale geldi 21. yüzyılın Türkiyesi? Bu soruyu sormuyorsan adam değilsin. (TÜRGEV’e Suudi Arabistan’dan bağış iddiası) Geçen hafta GÖTÜRGEV’den bahsetmiştim, belge açıklamıştım. TÜRGEV’e bağış yapan bütün şirketlerin ve kurumların listesini açıklayın. Bu kamu yararına bir vakıf, milletten neyi gizliyorsunuz?
Hürriyet


Cüzzamlı Muamelesi Yaparlarsa Biz Yokuz
Eşbaşkan Figen Yüksekdağ’ın hava muhalefeti nedeniyle Ankara’ya gelememesi üzerine grup toplantısını iptal eden HDP’de HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş tarafından basın toplantısı yapıldı. Demirtaş, anayasa, dokunulmazlık, çözüm süreci ve Güneydoğu’da süren çatışmalı süreci değerlendirdi. Görüşme olmadan Anayasa Komisyonuna girmeye sıcak bakmayan Demirtaş’ın açıklamalarından satır başları şöyle: Şimdi tek maddeye ihtiyaçları var o da başkanlık. ‘Kabul etmeseniz bile tartışalım’ diyorlar. Peki biz özerkliği tartışalım dediğimizde niye vatan haini oluyoruz? Sizinki de model bizimki de model. Başkanlık önermek size hak da özerklik önermek bize niye suç? Hitler modelini önermek serbest, ama İsveç modelini önermek suç; ilginç! Demokratik ülkelerin tamamında özerkliği bir model olarak benimsemişler. Bize öyle ayrımcı bir edayla yaklaşıp cüzzamlı muamelesi yaparak anayasa yapamazlar. Bize parlamentonun kötü çocuğu yaparak kimse anayasa yapamaz. Teklif gelirse değerlendiririz. Meclis Başkanı usulen iki satırlık yazıyla HDP’yi davet ederse kusura bakmasınlar. AKP’nin dümen suyuna girmeyiz. Bize, ‘tarafınızı seçin’ diyorlar. Biz tarafımızı çoktan seçtik, biz halkın yanındayız. Biz, ne başka örgütün uzantısıyız ne silahlı bir örgütüz ne şiddeti destekleriz ne de arkasından gideriz. Vekillerin kürsü dokunulmazlığı dışında dokunulmazlığı olmamalı. Evet demeye hazırız. Biz de yargılanalım, onlar da yargılansın. Bugün akıl almaz yaklaşımlar gösterilirse biz bu işin içinden çıkamayız. Türkiyelileşme tam da budur. (Başbakan) Bir saat basın toplantısı yapıyor. ‘Bölge halkı’ diyor. Kürtün ismini bile söyleyemiyor. Türkiye’de bir bölge halkı bir de Türk halkı mı yaşıyor? HDP, Türkiye’de biricik Türkiye partisidir. Geri kalan tekçidir, milliyetçidir, ırkçıdır. Cumaya gitmek isteyenlerin ibadetlerini rahat yerine getirmelerini biz de destekleriz. Ama bunu yaparken cemevine hakaret edeceksiniz, Hıristiyan’ın, Yahudi’nin ibadethanelerini aşağılayacaksınız, bu olmaz. Diyanet İşleri Başkanı, ‘cemevleri kırmızı çizgimizdir’ sözünü düzeltmeli.
Milliyet


Biz Evet Demesini De Biliriz
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun başkanlık sistemini getirmek için yeni anayasayı kılıç ve koz olarak kullanacaklarını öne sürdü. Bahçeli, Erdoğan’a, “Hitler Almanyasını arzuluyorsa; gitsin neo-Nazilerin avukatlığını yapsın, gitsin Hitler’in anılarını yad etsin” dedi. Bahçeli, dün MHP’nin grup toplantısında özetle şöyle konuştu: 2015’in en unutulmayacak yalan ve aldatması bizim hayırcı olduğumuz iddiasıdır. Biz hayır demesini de evet demesini de iyi biliriz. Türk milletinin yararına, Türkiye’nin yüksek menfaatlerine, Türklüğün hayrına itirazlarımız hayırcılıkla suçlanıyorsa, evet biz hayırcıyız, hayırda da hayır var diyoruz. Suriye politikası enkazdır. Irak politikası çöplüktedir. Mısır politikası rehinlidir. Rusya politikası kriz geçirmektedir. Neredeyse dost ve komşu ülke kalmamıştır. Erdoğan’ın sivri dili, hayalci ve omurgasız politikaları Türkiye’yi boğmuş, eski hakimiyet havzalarımızda acıklı ve utanılacak durumlara taşımıştır. Sanki yeni bir anayasa yapılınca Türkiye kanatlanacak, bir çırpıda sorunlarından sıyrılacak, yeryüzü cenneti haline gelecektir. AKP heyetine çekincelerimizi de açık yüreklilikle dile getirdik. Yeni anayasada AKP’nin gündeminde olan Türk kimliğinin dışlanması, Türklüğün tasfiye planı bir PKK talebidir ve MHP’nin buna çanak tutması asla düşünülemeyecektir. Türk’süz bir anayasa, kansız damar, kalpsiz vücut, cansız beden demektir. Bu ise yıkımdır. Erdoğan, yeni anayasa derken asıl amacının başkanlık olduğunu da gizlememektedir. İşin özü şudur; Erdoğan ve Davutoğlu, başkanlık sistemini getirebilmek için muhtemel yeni anayasayı kılıf, fırsat, koz olarak kullanmanın peşindedir. Başkanlık diye tutturan, bununla yatıp bununla kalkan tek kişi aslında Erdoğan’dır. Davutoğlu da gönülsüz bir şekilde Erdoğan’ın koltuk ve makam sevdasına hizmet etmektedir. Suudi Arabistan dönüşü Erdoğan, herkesin gözü önünde gerçek niyetini ele vermiş ve şöyle demiştir: ‘Üniter sistemde başkanlık sistemi yoktur diye bir şey yok. Hitler Almanyasına baktığınızda orada bunu görürsünüz’. Erdoğan, Hitler’i örnek alıyorsa, Hitler Almanyasını arzuluyorsa; gitsin neo-Nazilerin avukatlığını yapsın. Ama aklından çıkarmasın ki, tarihin hiçbir döneminde Türk milletinin sinesinden Hitler çıkmamıştır. Barış ve özgürlük dolandırıcısı HDP’li siyasetçi ve belediyeler PKK’lı tetikçilere kuryelik yapmakla meşguldür. Biz HDP’yi flu görüyoruz dediğimizde, eleştiri oklarını yönelten demokrasi bezirgânları, PKK’nın kurşun askerleri niye suspus? Evet biz dün solumuza baktığımızda flu görüyorduk, bugün ise sağımıza baktığımızda bomboş sıraları görüyoruz. HDP’li sözde siyasetçilerin dokunulmazlıkları kaldırılacaksa, engel yoktur, buyursunlar TBMM’de bu sorunu kökten çözelim, hukukun işini kolaylaştıralım.
Milliyet

Mesaiye Cuma Ayarı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, cuma namazı saatlerinde memurlara Başbakanlık genelgesi ile esneklik sağlanacağını açıkladı. Davutoğlu, “Bundan sonra herkes huzur içinde cuma namazına gidecek, isteyen gidecek, istemeyen gitmeyecek, herkesin kendi inancına göre ama gitmek isteyenin huzur içinde gitmesini sağlayacak şekilde gerekli esneklik gösterilecek” dedi. Davutoğlu, partisinin grup toplantısında memurlara cuma namazı saatlerinde esneklik sağlanacağını açıkladı. Cuma günleri ile öğle tatilinin ibadet hürriyetini engellemeyecek şekilde kullanılabilmesi için Başbakanlık Genelgesi Taslağı hazırladıklarını bildiren Davutoğlu, “Bu, hepimizin bütün hayatı boyunca karşı kaşıya kaldığı bir zorluktu, güçlüktü” dedi. Davutoğlu, düzenlemeye ilişkin, “Huzurla, sakin bir şekilde, bir kalp huzuruyla gidilmesi gereken namaza nasıl telaşla gidilip nasıl telaşla tamamlayıp hatta bazen imamlardan ‘aman hutbeyi kısa tutun da öğrenciler, memurlar işlerine dönebilsin’ diye ricada bulunduğumuzu hatırlarız” ifadesini kullandı. Davutoğlu, “Bundan sonra herkes huzur içinde cuma namazına gidecek, isteyen gidecek istemeyen gitmeyecek, herkesin kendi inancına göre ama gitmek isteyenin huzur içinde gitmesini sağlayacak şekilde gerekli esneklik gösterilecek ve cuma günleri bir bayram günü kutlaması şeklinde bütün Türkiye’ye kardeşliğimize daha da fazla katkı sağlayacak bir ortam gerçekleşmiş olacak” diye konuştu. Davutoğlu, mesaiden de hiçbir kayıp yaşanmayacağını, hem mesainin tam olarak gerçekleşeceğini hem de ibadet etmek isteyenlerin ibadet etme imkanlarını en iyi şekilde kullanacaklarını söyledi. Yayımlanacak Başbakanlık genelgesinde belli saat aralığı belirtilmeyecek ve cuma günleri namaza gidenlerin mesaiye dönüşlerinde makul çerçevede, “esneklik” sağlanması istenecek. Bazı devlet dairelerinde 12:00-13:00 bazı devlet dairelerinde ise 12:30-13:30 olarak uygulanan mesai saatleri cuma namazına göre düzenlenecek. Ağrı’da cuma namazı 11:20’de İstanbul’da 12:18’de kılınıyor. Bu nedenle her ilde valiliklerin kontrolünde memurlara; kadın ve erkek ayırımı yapılmaksızın cuma saati için izin verilecek.
Vatan

SPOR

Filenin Sultanları 2016 Rio Olimpiyat Oyunları Bayanlar Voleybol Avrupa Kıtası Elemeleri’nde Almanya’yı 3-1 yenerek 2’de 2 yaptı, yarı final biletini kaptı. Pasör Naz takımını çok iyi yönlendirdi, Kübra ve Eda’nın blokları, Neslihan’ın bir star olduğunu gösteren servis ve plaseleri Almanya’nın sonunu getirdi. Maçın en skorer ismi 18 sayı(8 blok) üreten Kübra olurken, Eda 16, Neslihan ve Neriman 13’er sayı yaparak galibiyetin mimarları oldular. Birinci set çekişmeli geçti. 15-15, 18-18 ve 23-23 geçilen skorlar sonrası pasör Naz’ın kısa pasını Eda ikiden sayıya çevirdi. Ardından oyuna giren Güldeniz’in attığı taktik servisler rakibi oyundan düşürdü. Kübra’nın aktif bloğu ise çok çekişmeli seti 27-25 Türkiye’ye getirdi. İkinci seti 25-23 Almanya kazanınca durum 1-1 oldu. Üçüncü set karşılıklı sayılarla sürdü. Neslihan’ın smacı ile ilk teknik molayı 8-5 önde geçen Sultanlar, Kübra’nın oyunu ateşlemesinin ardından Neslihan’ın smaç servisleriyle üstünlüğü ele geçirdi. İkinci teknik molaya 16-10 önde giren ay-yıldızlı ekibimiz Neriman’ın plaseleri ve köşelerden yaptığımız ataklar ile rakip takımı bunalttı. Neslihan’ın smaç servisi de sayı olunca, seti Türkiye 25-16 kazanarak 2-1 öne geçti. Dördüncü sette Sultanlar çok etkili servis atarak rakibin oyun düzenini bozdu ve çok rahat bir oyun sergiledi. Teknik molalara 8-2 ve 16-9 gibi açık ara önde giren Bayan Milli Takımımız, Neslihan’ın smaçları ve Eda’nın ikiye kaçarak ürettiği sayılarla farkı korudu. Millilerimiz seti 25-17, maçı da 3-1 kazanmayı başardı.
Milliyet


SÜPER Lig’de en güzel 3 gol: Beşiktaşlı Oğuzhan’ın Konya maçında kale sahası içinde 3 kişiyi çalımlayarak attığı gol. 2- Beşiktaşlı Sosa’nın Kayseri maçındaki jeneriklik vuruşu. 3- Fenerli Persie’nin Kayseri maçında 25 metreden attığı frikik. En orantısız gol: 1.70’lik Olcan’ın, 1.97’lik Ba ve 1.88’lik De Souza’nın üzerinden attığı kafa. En dürüst futbolcu: Bursa maçında hakem Arslanboğa G.Saray lehine korner verirken, Burak “top benden” çıktı deyip hatayı düzeltti. En iyi çıkış yapan futbolcu: Fenerli Hasan Ali, kulübede canı sıkılırken, Caner’den formayı kaptı. En isyankar futbolcu: Rizeli Kweuke, G.Birliği maçında hocası Karaman penaltıyı Deniz atsın demesine rağmen kendisi attı, sonra da hocasının üzerine yürüdü. Kweuke Fener maçında hocası penaltıyı “Sen kullan” derken, bu kez topu Deniz’e verdi. En çekişmeli maç: G.Saray, Rize deplasmanında öne geçti. Bu arada 3 sakat verdi Ardından yenik duruma düştü. Yılmadı maçı çevirdi. 10 kişi kaldı 90+2’ye galip girdi ama; dakikalar 90+5’i gösterdiğinde mağlup durumdaydı. O arada 3 gol yedi En garip transfer: G.Saray, Dortmund’lu Grosskreutz’u transfer etti ama; gönderdiği eksik imza yüzünden, bu futbolcuyu oynatamadı. Grosskreutz ülkesine kaçtı, “Dönmem” diyor. En talihsiz futbolcu: 3-0’lık Bursa maçında Sabri 2 asist yaptı ama yuhalandı. En iyi arkadaş: Gomez, UEFA’nın Avrupa Ligi Facebook sayfasına verdiği röportajda “Türkiye’de en iyi arkadaşın” kim sorusuna “Kulübün aşçısı Recep Akkoyun” diye cevap verdi. En zayıf derbi: Beşiktaş, ilk yarıda evindeki F.Bahçe derbisi için 50 bin bilet bastırdı ancak, 5 bini satılabildi.
Star


Kulüplere soluk aldıracak hamlelerle ilgili müjde Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç’tan geldi. Bakan Kılıç, Süper Lig kulüplerinin başkanları ve TFF Başkanı Yıldırım Demirören ile bir araya gelirken, amatörlerle ilgili önemli bir haberi açıkladı. Kılıç, “Süper Lig ekipleri amatör branşlarda da faaliyet gösteriyor. Kulüplerin uluslararası alanda güçlü olması ve yetiştirdikleri sporcuların uluslararası arenada başarılar elde etmesini istiyoruz” dedi. Kılıç şöyle devam etti: “Bu alandaki çalışmalarımızın artarak devam etmesini istiyoruz. Maliye Bakanı ile yaptığımız ve artık yürüme noktasına geldiğimiz konuda amatör branşlardaki vergi yükünün kaldırılması konusundaki çalışmalara hız veriyoruz. Buradan bu müjdeyi de paylaşmış olalım. Kulüpler Yasası’nın da ortak mutabakatla bir an önce hayata geçirilmesini amaçlıyoruz. Bu anlamda da çok iyi bir yol katettiğimizi söyleyebilirim.” Kulüplerin mali yapısıyla ilgili olarak kendilerini ileriye taşıyacak, maddi gelirlerin idaresi, yapacakları harcamalar kulüpler açısından çok ciddi anlamda önemli. Şu anda bulunduğumuz nokta, istediğimiz nokta değil. Şu anda geldiğimiz noktada mali tablolar sürdürülebilir yapı olmaktan çıkmıştır. Bunun için atmamız gereken adımlar var.” Euro 2016’ya da değinen Bakan, “Dileğimiz Milli Takımımız’ın Fransa’da büyük başarılar elde etmesi” ifadesini kullandı.
Star


Ligin ilk yarısında hayal kırıklığı yaratan Galatasaray’ın ara transfer dönemindeki ilk transferi, 2.5 yıllık imza atan Ryan Donk olurken; Hollandalı oyuncu kulüp televizyonuna iddialı açıklamalar yapıp, takımın jokeri olacağını söyledi. İşte Donk’un sözleri: “Kafamda hep Galatasaray vardı. Türkiye denince ilk tercih, her zaman sarı-kırmızıydı. Kariyerim adına çok olumlu bir adım attım. Resmi teklif 2-3 hafta önce geldi. Teklifi aldığımda, kafamda bir soru işareti olmadan kabul ettim.” “Topla oynamayı severim. O yüzden hem defansif orta saha ve hem de oyunun kurulumu anlamında faydalı olabileceğimi düşünüyorum. Ancak stoper mevkisinde de oynayabiliyorum. Bu takım için avantaj olacaktır. Camiaya ve taraftara yüzde 100’ümü vermek için sabırsızlıkla bekliyorum. Diğer taraftan sakin, rahat bir insanım. Sosyal medyadaki yazılanlardan ne kadar büyük bir camiaya geldiğinizi anlıyorsunuz.” “Takım arkadaşlarımla ilk buluşmamız gayet sıcak ve iyi geçti. Şu ana kadar gözlemlediğim, Carole en komik arkadaşlarımdan biri. Sneijder’i çok iyi tanıyorum. 5 kez ona karşı oynadım ama şimdi artık beraberiz, aynı hedef için mücadele edeceğiz. Onunla beraber oynayabilmek benim için büyük bir zevk olacak. Derbilerin çok önemli olacağını şimdiden biliyorum. Ancak her zaman hedefim şahsen gol atmak yerine, 3 puanı alabilmek. Gol atmak çok önemli değil”
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme