7 Ocak 2016 Perşembe

07.01.2016 Genel Gündem

07.01.2016

GÜNDEM

Farkındayız Rahatsızız
ABD Genelkurmay Başkanı Orgeneral Joseph F. Dunford, dün Ankara’da Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’la görüşürken ana gündem Suriye’deki gelişmelerdi. Türkiye, sınır hattında terör örgütü PYD’nin silahlı gücü YPG’nin IŞİD’le mücadele gerekçesiyle Fırat’ın Batı yakasına geçme girişimlerinden ve buna kimi zaman ABD liderliğindeki koalisyon güçlerinin de havadan destek vermesinden duyduğu rahatsızlığı iletti. Genelkurmay Karargâhı’nda Amerikalı komutana verilen 7 mesaj ana hatlarıyla şöyle: Fırat üzerinde stratejik açıdan öneme sahip Teşrin Barajı ve bölgesinin PYD tarafından değil Suriye Demokratik Güçleri’nce (SDG) alındığı belirtiliyor. Bizim istihbarat kaynaklarımızın verdiği bilgiler SDG’nin yüzde 85’ini PYD güçlerinin oluşturduğu yönünde. PYD’nin yanına bazı etkisiz güçleri de alarak Azez-Cerablus hattına girip Türkiye sınırında bir ‘Kürt koridoru’ oluşturma girişimlerinin farkındayız. Türkiye’nin bunu kabul etmeyeceği birçok kez dile getirildi. Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunmasından yanadır. Bu konuda hassasız. Aldığımız istihbarat bilgileri, PYD güçlerinin bölgede demografik yapıyı ciddi şekilde bozduğu yönünde. Çok sayıda Türkmen ve Arap, PYD güçleri tarafından bölgeden uzaklaştırılmış. IŞİD’le mücadelede kararlıyız. Ancak “Türkiye-Suriye sınırına IŞİD’le mücadele için 30 bin asker yığılsın” gibi düşünceler palyatif ve hayalidir. Cerablus’taki IŞİD varlığı yoğun hava harekâtıyla ortadan kaldırılabilir. Türkiye IŞİD’le mücadele koalisyonuna her türlü katkıyı verdi, verecektir. Ancak Türkiye Hava Sahası’nı ihlal eden Rus uçağının düşürülmesinden sonra Rusya’nın yaptığı açıklamalar bölgeyi yeni bir ateş çemberinin içine sokacak nitelikte. Rusya’nın tehditkar tutumları nedeniyle Türk uçakları hava taarruzlarında yer alamıyor. Rusya IŞİD’le mücadelede kararlıysa aklını başına toplamalı, Moskova’ya gereken mesaj verilmeli.
Hürriyet
 

Ateş Altında Tahliye!
Güneydoğu’daki çatışmaların ortasında kalan sivil halk bölgeden kaçmaya çalışıyor. İstihbarat birimlerinin yaptığı çalışmaya göre terör örgütü bu kaçışları durdurmak için de sivillerin üzerine ateş açıyor. Bu noktada ise güvenlik birimleri çatışma hattından çıkmaya çalışanların nakillerini gerçekleştiriyor. Bu tür bir olay 5 Ocak tarihinde Silopi yaşandı ve kaçış anı kameralar tarafından saniye saniye kaydedildi. Güvenlik güçlerinin kurtardığı kişiler arasından kundağındaki bebekten 85 yaşındaki teyze de vardı. 15 Aralık tarihinden bu yana sokağa çıkma yasağının olduğu Silopi’de güvenlik güçlerinin yaptığı kurtarma operasyonu görüntülerine göre, ellerinde poşetler, bavullar bulunan yaklaşık 20 kişilik bir gurup güvenli bölgeye götürüldü. Nakil sırasında ise özellikle askerler sivillerin zarar görmemesi için PKK’lı sniper’ların bulunduğu yerlerde çok hassas davrandı. Tahliye sırasında ilk olarak evin bulunduğu sokağın güvenliği sağlandı. Önce çocukların evden sırayla çıkmasını sağlayan güvenlik güçleri, bunu yaparken miniklerin korkmasına da engel olmaya çalıştı.
Vatan



EKONOMİ

Gram Altın 105, 8575-106, 0587
ABD Doları 3, 0031-3, 0060
Euro 3, 2478-3, 2526
İngiliz Sterlini 4, 3973-4, 4053

Yalnız Türk Lirası
Yeni yılla beraber dolarda sert hareketler yaşamaya başladık. 1 Ocak’tan düne kadar Türk Lirası karşısında yüzde 3.5 yükselen dolar psikolojik sınır olarak nitelendirilen 3 lirayı da aştı. Başta Suudi Arabistan ile İran arasındaki gerilimin yansıması, Çin’den gelen yavaşlama sinyali ve Çin piyasalarında durdurulamayan düşüş, hedefleri aşan 2015 enflasyonuna bir de Kuzey Kore’nin hidrojen bombası deneyinin gerilimi eklenince 3 lira aşıldı. Gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinde de sert hareket yaşandı. Ama Türk Lirası 1 Ocak’tan bugüne yaşadığı yüzde 3.41’lik kayıpla lider. Dün de kayıp yüzde 1’e yaklaştı. Bunun yanıtı hem içeride hem de dışarıda. Merkez Bankası’nın adım atmaya hevesli olmaması, çatışmalı ortam ile ekonomik reformlardan önce siyasi reform tartışmalarının yapılması Türk Lirası’nı olumsuz etkiliyor. Tüm bunlara bir de jeopolitik riskler eklenince Türk Lirası güç kaybediyor. Dün 3.0152 liraya kadar çıkan dolar serbest piyasada günü 3.0080 liradan tamamladı. Borsa İstanbul’da sakin bir seyir gözlendi, günü yüzde 0.72 yükselişle 71 bin 197 puandan tamamladı. İki yıllık gösterge tahvil faizinde yükseliş sürüyor. Yüzde 0.27 yükselen gösterge tahvil faizi yüzde 11.22’ye çıktı. Dolar en yüksek 3.0753 lira ile ekimde tarihi zirvesini görmüştü. Analistler bir sonraki adım olarak 3.02 lira direncini önemsiyor. 3.02’nin aşılmasıyla dolarda yeniden 3.05-3.07 liranın görülmesi muhtemel. Geriye dönüş içinse 2.9920 lira önemli. Bunun altına düşüldüğünde 2.97- 2.98 lira seviyelerine inilmesi mümkün. Piyasalarda moraller bu kadar kötüyken cuma günü yeni bir ralli görme ihtimalimiz var. ABD’den istihdam raporu beklentilerden iyi gelirse Türk Lirası’nda kayıp hızlanabilir. Gelişen ülkelerin para birimlerinin hepsi yılbaşından beri kayıpta. 1 Ocak’tan düne kadar Çin yuanında dolara karşı değer kaybı yüzde 1.32. Dolara karşı Hindistan rupeesi ise 6 günde yüzde 1.12, Güney Afrika randı yüzde 2.57, Brezilya reali yüzde 2.52, Rus rublesi yüzde 2.24 değer kaybetti. Dün ise en fazla kayıp yüzde 1.47 ile Rus rublesindeydi. Türk Lirası yüzde 0.90 kayıpla en fazla değer kaybeden üçüncü para birimi.
Hürriyet


Vida Cezası Bitecek
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, son dönemde tartışılan Hızlı Geçiş Sistemi’nde (HGS) vatandaşın lehine bir düzenleme yapılacağını açıkladı. Yıldırım, “Yakın zamanda çıkaracağız. Bu cezalarda ciddi bir rahatlama olacak. Her cezalı geçiş SMS ile de bildirilecek” dedi. Gazetecilerle biraraya gelen Yıldırım gündemdeki konulara ilişkin açıklamalar da bulundu. HGS cezalarıyla ilgili son dönemde çıkan haberlere değinen Yıldırım, şu bilgiyi verdi: “Bu HGS şikayetleri doğru. Son günlerde gündem oldu. Nedeni 2014 yılına ait hatalı kayıtlar. Bazen de yanlış okumalar oluyor. ‘Ben geçmedim’ diyor vatandaş. Biz de merak ettik. Şu ortaya çıktı; hatalı plaka uygulamaları. Normalde plakalar altta klipsleri var, plakaların yazılı olduğu asıl plakalar koyuluyor buraya. Plakada mesela sıfırın içine vida koyuluyor. Bu da sekiz gibi okunuyor ve de ilgisiz bir vatandaşın plakasına ceza kesiliyor. Bu hataların bedelini vatandaşa ödetmiyoruz. Bilhassa kırsal kesimde eski araçlarda plakaları tutturmak için kullanılan vidalar, rakamların üzerine gelince bu hata kaçınılmaz oluyor. Hiçbir şekilde hatası olmayan başka plaka sahibi böyle kötü bir sürprizle karşılaşıyor ama bunlar düzelecek. Cezalı bildirimle ilgili önce vatandaş itirazını yapsın, sonra biz gerekeni yapalım.” HGS etiketlerinden bazılarının bozuk çıktığının belirlendiğini, bunların değiştirileceğini ifade eden Yıldırım, PTT’nin de bankalarla anlaşma yaparak, eksi bakiyeye sahip kredi kartı olan sürücülerin cezaya düşmelerinin önleneceğini kaydetti. Başlangıçta HGS cezalarının en uzak mesafenin 10 katı olarak hesaplandığını anımsatan Yıldırım, şöyle devam etti: “2015 yılı ilk çeyreğinde yapılan değişiklikle söz konusu aracın kullandığı mesafenin 10 katı olarak kullanıcı lehine iyileştirme yapıldı. Ancak bu yapıldığı tarihten itibaren geçerli. Şu anda gündemde olan cezalar 2014 yılı. Dolayısıyla cezaların bu kadar yüksek olması ve tamamen bu düzenlemenin dışında kalmasından kaynaklanıyor. Bu konuyla ilgili de çalışıyoruz.”
Hürriyet


3 Günde En Çok TL Kaybettirdi
Küresel piyasalarda artan risk algısı dolara talebi artırırken, dolar/TL son 3 ayın zirvesini gördü. Yılbaşında Suudi Arabistan ile İran arasında yaşanan gerilim, Çin piyasalarındaki dalgalanmalar ve dün de Kuzey Kore’nin hidrojen bombası denemesi yaptığı haberi küresel piyasalarda tedirginliğe yol açtı. Çin’in yuanın daha çok zayıflamasına izin vererek yavaşlayan ekonomisine dair endişelerin artmasına yol açmasının ardından, tüm gelişmekte olan ülke para birimlerine paralel Türk Lirası, dolar karşısındaki kayıplarını artırdı. 3 ay sonra ilk kez 3 lirayı aşan dolar, 3.0145’e kadar yükseldi. Gelişen ülke para birimleri arasında yılbaşından bu yana dolar karşısında en çok değer kaybı yaşayan TL oldu. Yılın ilk 3 üç iş gününde Rus Rublesi yüzde 1.1, Güney Kore Wonu yüzde 2.1, Macar Fronti yüzde 2.4, Polonya Zlotisi yüzde 2.8 ve Türk Lirası yüzde 3.2 değer kaybetti.
Vatan


2016 Yılında 55 Milyar $’Lık Sukuk İhracı
Standard&Poor’s (S&P) uluslararası sukuk ihracının 2016’da 50-55 milyar dolara ulaşacağını tahmin etti. Kredi derecelendirme kuruluşunun “Küresel Sukuk Piyasası: Düzeltme devam edecek” başlıklı raporunda, sukuk piyasasının 2016’da zirve noktasının altında kalmayı sürdüreceği belirtildi. Raporda, “S&P, sukuk ihracının bu yıl 50- 55 milyar dolara ulaşmasını bekliyor. Sukuk ihracı hacmi 2014’te 116.4 milyar dolar, 2015’te 63.5 milyar dolar seviyesindeydi” bilgilerine yer verildi. S&P raporunda, en büyük sukuk ihraççısı durumundaki Malezya Merkez Bankası’nın geçen yıl sukuk ihracını durdurma kararı almasıyla piyasalarda düzeltmenin başladığı kaydedildi.
Vatan


Artı 3 Taksit Mobilya Satışını %10 Artırdı
Mobilya satışlarında taksit sayısının arttırılması satışlara doping etkisi yaptı. Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Doğan, kredi kartı taksit sınırının 9’dan 12’ye çıkarılmasının satışları yüzde 10 artırdığını belirtti. TÜYAP’ta 12-17 Ocak tarihleri arasında düzenlenecek olan İstanbul Mobilya Fuarı’nın (İSMOB) lansmanında konuşan Türkiye Mobilya Sanayicileri Derneği (MOSDER) Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Doğan, mobilya tüketicisinin kredi kartıyla 12 taksit ile satın almaya alıştığını vurgulayarak, “Taksit sayısı düşünce satışların yüzde 10-15 seviyelerinde etkilediğine inanıyorum ben. Şimdi tekrar bunun 12 taksite çıkmasıyla da bize bu yüzde 10 ile 15 arasında katkı sağlayacak. Vadeler kısalınca senetli satışların önü açılıyor, bunların da takibi kolay değil. O anlamda da sıkıntı vardı. Tüketicilerimiz de 12 taksitten keyif alıyor. Düzenlemenin etkisini hissettik, bir ayda yüzde 10 etkisi oldu” bilgisini verdi. Mobilya ihracatı hakkında da bilgi veren İsmail Doğan, Rusya ile olan mobilya ticaretinin uçak krizi öncesi de düşük seyrettiğini belirterek krizden sonra Rusya’ya mobilya satışlarında etkinin sınırlı olduğunu söyledi. Doğan, Rusya’dan ziyade 3-4 yıl öncesine kadar Türk mobilya sektörü için çok önemli bir pazar olan İran’ın gümrük sorunlarının hallolmasıyla kayıpların giderileceğine inandıklarını kaydetti.
Vatan


Katar’ın Türkiye Aşkıyla 16.4 Milyar $’Lık Evlilik
Türkiye’de 2015 yılında yaklaşık 16.4 milyar dolarlık 245 birleşme ve satın alma işlemi gerçekleştirildi. İşlem hacmi önceki yıla göre yüzde 9 düştü ancak özelleştirmeler hariç tutulduğunda son üç yılın en yüksek işlem hacmi gerçekleşti. Deloitte Türkiye tarafından açıklanan ‘2015 Birleşme ve Satın Almalar Raporu’na göre, 2015 yılına politik belirsizlik damga vurdu. Politik belirsizlik, jeopolitik riskler, Türk Lirası’ndaki değer kaybı ve yatırımcı güvenindeki azalmayla 2015’in zorlu geçtiğini belirten Deloitte Türkiye Ortağı ve Finansal Danışmanlık Bölümü Başkanı Başak Vardar, “Buna rağmen yatırımcılar Türkiye’ye olan ilgilerini kaybetmediler. Yabancı yatırımcılar pazarı domine etti ve işlem hacimleri geçmiş 2 yılın çok üzerinde gerçekleşti” diye konuştu. Rapora göre, yabancı yatırımcıların ilgisi ve orta ölçekli işlemler pazarındaki hareketlilik, birleşme ve satın almalar piyasasını zor bir yılda ayakta tuttu. Yabancı yatırımcıların toplam işlem hacmine katkısı yüzde 70 gibi yüksek bir seviyede gerçekleşirken, işlem hacmi 2014’e göre yüzde 44 arttı ve 11.5 milyar dolara ulaştı. İşlem sayısı bakımından en aktif yabancı yatırımcılar 62 adetle Avrupa, 28 adetle Kuzey Amerika, 19 adetle Uzakdoğu ve 14 adetle Körfez Bölgesi olarak sıralandı. İşlem hacmi bakımından Katar’ın başı çektiği Körfez Bölgesi yatırımcıları yüzde 39 pay ile yabancılar arasında ilk sırada yer aldı. Türk yatırımcıların işlem hacmi önceki yıla göre yüzde 51 azaldı Toplam işlem sayısının yüzde 79’una tekabül eden 50 milyon doların altındaki işlemler, işlem hacminin yüzde 12’sini oluşturdu. Finansal yatırımcılar 52 işlem ve 3.1 milyar dolar hacimle toplam işlem hacminin yüzde 19’unu, işlem sayısının yüzde 21’ini oluşturdu.
Vatan


Ücretsiz Taşıma İçin Esnafa Bin Lira Destek
Ücretsiz yolcu taşıyan özel halk otobüslerine devletten destek geldi. Bu kapsamda resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, başta 65 yaş üzeri vatandaşlar olmak üzere şehit yakını, gazi ve engelli vatandaşları taşıyan şehir içi toplu taşıma hizmeti veren her bir ulaşım aracı ile özel deniz ulaşımı aracı için bin liraya kadar devlet desteği verilecek. Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı ile Maliye Bakanlığı tarafından ortak yürütülen yönetmelik kapsamında, şehir içi deniz ulaşımı sağlayan her bir özel deniz yolu ulaşım aracı için aylık 750 tL destek verilecek. Ayrıca Ankara ve istanbul’da büyükşehir belediyelerinde toplu ulaşım hizmeti veren her bir ulaşım aracı için aylık 1.000 tL, büyükşehir belediyesi olan diğer illerde her bir araç için aylık 750 tL ve büyükşehir belediyesi olmayan diğer illerde her bir araç için aylık 600 tL gelir desteği sağlanacak. Bakanlık, ücretsiz seyahat kapsamında toplu taşıma hizmeti vermekle yükümlü işletmecilere geçmişe dönük toplu ödeme yapılacağını bildirdi. Ayrıca, 7 Nisan 2015’ten başlayarak 6 Ocak 2016’ya kadar olan dönem için geçmişe yönelik hak edilen gelir desteği ödemesi, 60 gün içinde toplu olarak ödenecek. Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı verilerine göre türkiye’de 60 yaşın üstünde 461 bin 850 vatandaş ve 100 bin 332 şehit yakını, gazi, gazi yakını ve vazife malulü ücretsiz ulaşımdan yararlanıyor.
Star


DÜNYA

Sürprız Test Küresel Öfke
Kuzey Kore, dün sabah yerel saatle 10.00’da ‘minyatürleştirilmiş termonükleer’ veya hidrojen bombası testi gerçekleştirdiğini açıkladı. Açıklama öncesinde denemenin yapıldığı ileri sürülen ülkenin kuzeydoğusundaki Punggye-ri bölgesinde 5.1 büyüklüğünde bir deprem kaydedildi. Önceden duyurulmayan deneme Kuzey Kore’nin 32 yaşındaki lideri Kim Jong-un 8 Ocak’taki doğum gününden iki gün öncesine denk geldi. Denemeye dünyadan tepki yağarken, acilen toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) denemeyi şiddetle kınadı. BMGK açıklamasında Pyogyang yönetimine yönelik yeni yaptırımların uygulanması için çalışma başlatıldığı açıklandı. Güney Kore parlamentosu istihbarat komitesinde görevli milletvekili Lee Cheol-woo, Ulusal İstihbarat Servisi’nin (NIS), yarattığı sismik dalga dikkate alındığında Pyongyang’ın denemesinin hidrojen bombası olmayabileceği, patlamanın etkisinin, hidrojen bombasının infilakında beklenenden daha düşük olduğu bilgisini verdiğini söyledi. Lee, minyatürleştirilmiş bir hidrojen bombasının zayıf depreme yol açabileceğini ama bu teknolojinin sadece ABD ve Rusya’da olduğunu ekledi. Minyatürleştirme, nükleer bombanın füze gibi araçlara monte edilebildiğini ifade etmek için kullanılıyor. Merkezi ABD’de bulunan düşünce kuruluşu Rand Corporation uzmanlarından Bruce Bennett de “Eğer gerçek bir hidrojen bombası olsaydı, Richter ölçeği okuması gördüğümüzden 100 kat daha güçlü olurdu” dedi. ABD’li uzman denemenin 10 ila 15 kilotonluk enerji açığa çıkardığını tahmin ettiğini söyledi. Bu da 1945’te ABD’nin Japon kentleri Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı atom bombalarının açığa çıkardığı enerjiye denk. Beyaz Saray Sözcüsü Josh Earnest, ilk yapılan analizlerin Kuzey Kore’nin başarılı bir hidrojen bombası denemesi yaptığı açıklamaları ile örtüşmediğini savundu. Türk Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada da nükleer deneme nedeniyle Kuzey Kore kınandı. Açıklamada “Türkiye, bu denemeyi uluslararası barış ve güvenliğe yönelik bir tehdit olarak görmekte ve şiddetle kınamaktadır’ denildi.
Hürriyet


Ruhani’den Saldırılara Soruşturma Emri
İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, Suudi Arabistan’ın geçen cumartesi günü Şii din adamı Nimr el Nimr’i idam etmesinin ardından Suudi Arabistan’ın İran’daki diplomatik temsilciliklerine yapılan saldırıya katılan kişiler ve kusuru olan güvenlik güçleri hakkında soruşturma açılması emri verdi. Dün Bakanlar Kurulu Toplantısı’nda konuşan Ruhani, “Tahran ve Meşhed’deki Suudi Arabistan misyonlarına saldıran suçludur. Yargıdan ivedilikle konuyu ele alıp incelemesini talep ediyorum. İçişleri ve İstihbarat Bakanlığı da saldırıyı önlemede kusuru olduğu olasılığı olan güvenlik görevlileri hakkında ciddiyetle işlem yapsın. Ülkemizdeki bu misyonlara yapılmış bir saldırı, İran İslam Cumhuriyeti’nin itibarına yapılmış bir saldırıdır” dedi. Ruhani, ayrıca diplomatik ilişkilerini kesen Suudi Arabistan’ı ‘çocukça’ davranmakla suçlayarak “Suudi Arabistan yönetiminden geçmişteki hata ve yanlışlıklarını telafi edip, sonucu olamayan yanlış yoldan geri dönmesini istiyorum” dedi. İran Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif ise dün başkent Tahran’da Iraklı mevkidaşı İbrahim Caferi’yle düzenlediği ortak basın toplantısında İran’ın bölgede gerilimi düşürmek için çaba gösterdiğini, buna karşın Suudi Arabistan’ın bu gerilimi sürdürdüğünü savundu. Irak Dışişleri Bakanı Caferi ise Tahran ile Riyad arasındaki gerilimin çözümünde Bağdat hükümetinin arabulucu olacağını söyledi.
Hürriyet


West Point Akademisine İlk Kadın Komutan Atandı
ABD’nin kara harp okulu West Point’e ilk defa bir kadın komutan atandı. Atamayla, ABD ordusunun 10 Süvari Birliği Bölüğü’nün ilk kadın komutanı da olan Tuğgeneral Diana Holland, bu okuldan 1990 yılında mezun olmuştu. 2004 yılında Irak’ta görev yapan Tuğgeneral, 2010 ile 2013 yıllarında da Afganistan’da görevlendirildi. Tarihi bir adım olarak değerlendirilen atama için, ‘Kadınların artık her türlü askeri görevi üstlenebileceğini gösterdi’ yorumu yapıldı. 1802 yılında kurulan West Point akademisi, ilk kadın öğrenciyi ise ancak 1976 yılında kabul etmişti. Salı günü yapılan törende Holland’a nişanını takan West Point yüksek amiri General Robert Caslen’in özellikle iki yeni mezun kadın askere başıyla selam vermesi de yaşanan değişimin bir göstergesi olarak yorumlandı.
Milliyet


‘İstediğin Almanya Bu Mu Merkel?’
Almanya’nın Köln kentinde yılbaşı akşamı, tren garı çevresinde yaşanan kadın tacizleri, göçmen politikası nedeniyle sert eleştirilere hedef olan Başbakan Angela Merkel’in bir kez daha sağcıların tepkisini çekmesine neden oldu. Görgü tanıkları, yaklaşık bin kişilik grubun çoğunluğunu Afrika ve Ortadoğu kökenli gençlerin oluşturduğunu söylemişti. Güvenlik yetkilileri, aralarında bir sivil polisin de bulunduğu 90 civarında kadının, bahsi geçen grubun sözlü ve fiziksel tacizlerine maruz kaldığını açıklamıştı. Hamburg ve Stuttgart kentlerinde de benzer saldırıların yaşandığını kaydeden polis, çok sayıda hırsızlık ve gasp vakasının da yaşandığını belirtiyordu. Merkel, tepkilere karşın mültecilerin kabulüne izin vermişti. Son olaydan sonra Berlin yönetimini eleştiri yağmuruna tutan göçmen karşıtları, göçmen akınının sürmesi halinde çok daha kötü olayların yaşanacağı uyarısında bulundu. Başbakan Merkel ise, olayların arkasında göçmenlerin bulunduğunu söylemek için henüz erken olduğunu belirtmekle yetindi.
Vatan


Kabinesi Cameron’ı Köşeye Sıkıştırdı
İngiltere Başbakanı David Cameron, ülkesinin Avrupa Birliği’nde (AB) kalıp kalmayacağı yolunda düzenlenecek referandum kapsamında, bakanlarının istedikleri gibi kampanya yapmasına izin vermesinin arkasında, bazı bakanların istifa tehdidinde bulunmasının yattığı öne sürüldü. İngiliz basını, aralarında Chris Grayling ve Theresa Villiers’in de bulunduğu birkaç bakanın Cameron’ı, AB’den ayrılma yönünde kampanya yürütmelerine izin vermemesi halinde kabineden ayrılmakla tehdit ettiğini yazdı. Cameron geçen yıl, 2017 sonuna kadar İngiltere’de AB üyeliği konusunda referandum düzenleme sözü vermişti. Cameron, referanduma gidilmeden önce, kendi ülkesinin yönetimi konusunda Brüksel’den bir takım yetkileri geri alarak İngiltere’nin AB ile ilişkilerini yeniden şekillendirmek istediğini açıklamıştı.
Vatan


İsrail’den Yargısız İnfazlar
İsrail devletinin hukuk dışı yöntemleri, son aylarda, Kudüs ve Batı Şeria’dan hemen her gün gelen “bıçaklı saldırı girişiminde bulunan Filistinlilerin sokak ortasında infaz edildiği” haberleri ile iyiden iyiye gözler önüne seriliyor. Ekim ayından bu yana en az 143 Filistinli öldürüldü ve İsrail makamları, öldürülen Filistinlilerin büyük çoğunluğunun “saldırı düzenleyenler veya buna hazırlananlar” olduğunu öne sürdü. İsrail tarafı, gösterilere verdiği orantısız karşılığı “terörle mücadele ve meşru savunma hakkı” çerçevesinde izah etmeye çalışsa da, saldırgan diye nitelediği Filistinlilerin kolayca yakalama şansı vardı. Bu anlayış doğrultusunda da her İsrailli’nin hem yargıça, hem jüriye, hem de infazcıya dönüştürüldüğü görülüyor.
Star

POLİTİKA

5. Kol Faaliyeti
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan “Kürt kardeşlerimin adını istismar ederek bu ülkeye husumet besleyen kim varsa onun eteğinin altına girmenin adı siyaset değil ihanettir. Bu gerçeğe rağmen Türkiye’nin kazanımlarına, değerlerine, imkânlarına saldırmanın adı beşinci kol faaliyetidir” dedi. Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nda muhtarlara özetle şunları söyledi: “Demokrasiyle terörün yan yana olamayacağını kabul eden her siyasetçi, her parti, Türkiye Cumhuriyeti devletinin terör örgütlerine karşı verdiği mücadeleyi kayıtsız şartsız desteklemek mecburiyetindedir. Bizim gözümüzde hendeği kazan ile hendeği savunanın, bombayı koyan ile bombayı savunanın, silahın kabzasını tutan ile onu savunanın hiçbir farkı yoktur. Türkiyelileşmek iddiasıyla yola çıkıp varlıklarını hendeklere endeksleyenleri, Kandil’in şamar oğlanına dönenleri ibretle takip ediyoruz. Kürt kardeşlerimin adını istismar ederek bu ülkeye, bu millete husumet besleyen kim varsa onun eteğinin altına girmenin adı siyaset değil ihanettir. En başta Kürt kardeşlerime ihanettir. Çünkü onlar bu ülkenin, bu milletin ayrılmaz parçasıdır. Bu gerçeğe rağmen Türkiye’nin tüm kazanımlarına, değerlerine, imkânlarına saldırmanın adı beşinci kol faaliyetidir. Siyasetin imkânlarını siyaseti imha etmek için, kendi ülkesine saldırmak için kullananlara karşı çok daha kararlı bir duruş sergilemenin zamanı gelmiştir. Artık bıçak kemiğe fazlasıyla dayandı. Şu anda yargılanıyorlar. Prensip olarak ben siyasi partilerin kapatılmasına karşıyım. Ancak bir siyasetçi suçunun bedelini şahıs olarak kendisi ödemelidir. Bu genel başkan da olabilir milletvekili de olabilir, belediye başkanı da olabilir, meclis üyesi de olabilir. Terör örgütünün diğer mensupları için hukuk neyi emrediyorsa bu kişiler için de aynı yöntemler işletilmelidir. Milletvekili dokunulmazlığı terör örgütüne perde olmak için değil millete daha iyi hizmet vermek için getirilmiş imtiyazdır. İstismarına artık parlamentomuz izin vermemelidir. Terör örgütü mensubu gibi hareket eden milletvekilleri konusunda Meclis’in ve yargının harekete geçmesi şarttır. Cumhurbaşkanı olarak miletin vicdanını yaralayan görüntülere, beyanlara daha fazla şahit olmak istemiyorum. Milletimizi ya devlet başa ya kuzgun leşe deme noktasına getirmemeliyiz.
Hürriyet

Yeni Nüfus Cüzdanı Tek Renk
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürü Ahmet Sarıcan yeni kimlik kartlarıyla ilgili detaylı bir sunum yaptı. Mevcut nüfus cüzdanlarının erkekler ve kadınlar için mavi ve pembe şeklinde ayrı ayrı olduğunu belirten Sarıcan, yeni kimlik kartlarının tek renk olacağını kaydetti. Sarıcan, vatandaşın yeni doğan çocuğunu 30 gün içinde bildirmesi halinde kimlik kartından ücret alınmayacağını, 30 gün sonra bildirmesi halinde ise 15 lira alacaklarını bildirdi. Yeni kimlik kartlarında, mevcut nüfus cüzdanında yer alan bilgilerin dışında yeni veriye yer verilmeyeceğine işaret eden Sarıcan, “Ebatları küçüldüğü için Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartı, adı, soyadı, anne ve baba adı, doğum yeri, cinsiyeti, geçerlilik tarihi ve veren makam bilgileri olacak, diğer bilgiler ise çipte olacak. Talebe göre evli veya bekar ifadesi de yer alacak. Din bilgisi ise kişinin özgür iradesine bırakılacak” dedi. TSK’da yeniden yapılanma ve birliklerin birleştirilmesine ilişkin çalışmaların sürdüğünü bu çerçevede albay sayısının da ideale düşürüleceğini anlatan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, “2017 YAŞ’ında bununla ilgili karar alınacak” dedi.
Milliyet


Dokunulmazlık Zırh Değildir
Başbakan Ahmet Davutoğlu, TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile görüşmesinin ardından şu değerlendirmelerde bulundu: Anayasa konusunda önemli girişimlerde bulunduk. Bütün partiler sivil anayasa vaadinde bulundu. ‘12 Eylül Anayasası’ndan memnunum’ diyene kimse rastlamadı. Sayın Genel Başkanlara söylediğim gibi bu metin, herkesin içine sinmesi gereken bir metin. Sayın Kılıçdaroğlu ve Bahçeli ile görüştük. Kendilerine teşekkür ediyorum. Konuları açık yüreklilikle ele aldık. Bu görüşmede Kılıçdaroğlu ile 3 konuda mutabakata vardık; 12 Eylül anayasasını kaldırmak için birlikte çalışma. Meclis’in daha etkin ve süratli aynı zamanda denetime açık şekilde iç tüzük reformların yapılması. Vize muafiyeti başta olmak üzere AB reformlarında işbirliği yapma konusunda anlaştık. Ardından Sayın Bahçeli ile görüştüm. Aynı konularda kendisiyle de mutabık kaldık. Şuanda 3 siyasi parti bu 3 konuda anlaşmış durumdadır. Şimdi artık görev Meclis’in görevidir. TBMM Başkanı ile yaptığım görüşmede, hususları aktardım. Sürecin işlemesi için TBMM Başkanı’nın devreye girmesi ve çağrı yapmasının uygun olacağını kendilerine arz ettim. (Uzlaşma komisyonunun karar alma yöntemi ile ilgili soru üzerine) Parti olarak bizim görüşümüz olabilir ama bir de uzlaşma komisyonun kendisi de uzlaşma konusu. Tek bir partinin ‘ben şunu istiyorum’ demesiyle yürüyecek değil. Hep beraber uzlaşacağız. 6 ay sonra veya arada belli aşamalarda muhalefet liderleriyle tek tek ya da topluca bir araya gelebiliriz. İtirazları olmadı bu konuda. Sizin kaygınız ne bunu nasıl giderebiliriz. Gelin konuşalım deriz. (HDP’nin anayasa komisyonuna gelmeyeceği iddialarına ilişkin) HDP sorumsuz açıklamalardan kendileri de memnun değillerdir. Aradığım iki temel şartı samimiyet ve ciddiyeti yok eden açıklamalar bugün bulundukları yere onları getirdi. Bir hata yaptılar, ondan dönüş imkanı Meclis Başkanı’nın yapacağı çağrıya verecekleri cevapta var. Gelsinler komisyonda ne derlerse desinler. Gelmezler ise kendilerine oy veren seçmene en büyük ihaneti yapmış olurlar. Terörü şiddeti barikatları savunurlarsa yanlış yolda dehlize girer çıkamazlar. Kendi bilecekleri iş. Atacakları her adımın bir bedeli seçmen nezdinde olur. Zorla bir şey empoze edemeyiz, zorla onları Anayasa komisyonuna sokacak değiliz.
Milliyet

Eski Bakan Yakış’ İhraç!
Ak Parti Sözcüsü Ömer Çelik, partiden kesin ihraç talebiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilen isimleri açıkladı. “Ak Parti’de siyaset yapmakla, Ak Partili olarak siyaset yapmak arasında fark vardır. İhraç edilenlerle ilgili gerekiyorsa suç duyurusu da yapılacaktır” diyen Çelik, şu bilgileri verdi: “Adana Ceyhan Belediye Başkanı Alemdar Öztürk, eşini belediye başkan yardımcısı yaparak özel nüfus kullanmak, imar uygulamalarında menfaate dayalı iş ve işlemler yapmak Ak Parti ilkeleri ile bağdaşmayan tutum ve davranışlar sergilemek gibi tespitler neticesinde tüzüğümüz gereği partiden kesin ihracı için Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi.” “İkincisi Kahramanmaraş Elbistan Belediye Başkanı Durmuş Küçük, genel merkez yerel yönetimler başkanlığı tarafından hazırlanan rapor neticesinde 7 Haziran ve 1 Kasım genel seçimlerinde il SKM ve ilçe SKM programlarına kasıtlı olarak katılmayarak partimiz aleyhinde sözlü ve fiili davranışlarda bulunduğundan ve Ak Parti ilkeleri ile bağdaşmayan tutum ve davranışlar sergilediğinden tedbirli olarak partiden kesin ihracı için MDK’ya sevk edildi.” “Ankara Ayaş Belediye Başkanı Bülent Taşan, Ak Parti ilkeleri ile bağdaşmayan tutum ve davranışlarda bulunduğu tespit edilmiş olup tedbirli olarak partiden kesin ihracı için Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edildi.” Yine partimizin kurucu üyesi Yaşar Yakış, devlet içine nüfus etmiş, ulusal güvenliğimizi tehdit eden legal görünümlü illegal yapının yayın organlarında yaptığı açıklamalar ile tüzüğümüz gereği, gerçek dışı haber yaymak, iftira, hakaret karalama ve küçük düşürücü beyanlarda bulunduğu için tedbirli olarak partiden kesin ihracı için MDK’ya sevk edildi.”
Vatan

‘Suriyelileşmeye Gidiyoruz’
Sanatçılardan ve Yazarlardan oluşan Barış Grubu , TBMM’de HDP’yi ziyaret etti. HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ve milletvekilleriyle HDP Grup Toplantı Salonu’nda bir araya gelen Barış Grubu’ndan Oya Baydar, “Türkiye’de ne olursa olsun üzerinde birleşmemiz gereken bir şey var. Şu ortama zulum, savaş, çatışma ortamına son verilmesi. Hepimizin ve bizim gibi düşünen pek çok insanın isteği, özlemi bu. Herkes kendisi sıkışmış hissediyor. Yola aslolan hayattır diye çıktık. Gerisi teferruattır” dedi. Demirtaş da siyasetçilerin açamadığı kapalı kapıları aydınların açabileceğini söyledi. Demirtaş Silopi’de DBP Meclis üyesi Seve Demir, Özgür Kadın Kongresi üyesi Fatma Uyar ve Silopi Halk Meclisi Eş Başkanı Pakize Nayır’ın infaz edildiğini söyleyerek, “Diyalogla sorunları çözmemiz, konuşmamız lazım. HDP ve AKP’nin diyalog kurması çözüm araması bir zorunluluktur lüks değildir” dedi.
Vatan

SPOR

Basketbolda infial yaratan Göktürk’e tokat olayına, benzer muamele ile karşılaşan Orçun Okkalı, kendisine vuran hocası istifa etse de bunun yeterli olmadığını söyledi. TBL’de 3 Ocak’ta Kayseri’de oynanan Melikşah Üniversitesi-İstanbul DSİ maçında herkesin gözü önünde oyuncusu Orçun Okkalı’ya tokat atan Melikşah Koçu Mustafa Derin önceki gün görevinden istifa etti. Derin‘in görevini bıraktığını açıklamasının ardından Hürriyet’e konuşan Orçun Okkalı, “Koçun istifa etmesi yetmez, Türkiye Basketbol Federasyonu nezdinde şikayette bulunacağım. Süreci bundan sonra avukatım takip edecek” dedi. Tokat atıldığında kendisi dahil herkesin şok olduğunu anlatan Orçun, “Olmaması gereken, kabullenilemeyecek bir olay yaşandı. Şiddet asla tasvip edilemez. Bu işin peşini bırakmayacağım” diye konuştu.
Hürriyet


Lukas Podolski, ayak bileğinde daha önceden yaşadığı sakatlığın tedavisi için Almanya’ya gitti. Yıldız futbolcu, geçtiğimiz aylarda ayak bileğinden sakatlık yaşamış ve yapılan özel tedavi sonrası sahalara dönmüştü. Podolski, düzenli olarak bileğindeki sakatlığı tamamen atlatmak için tedavi oluyordu. Galatasaray sağlık heyetinin isteği üzerine Poldi’ye, Antalya kampına yetişmesi için özel bir program uygulanacak. Yaklaşık 1 hafta sonra dönmesi hedeflenen Alman futbolcu ülkesinde bileğini güçlendirme çalışmaları yapılacak ve fizyoterapistler eşliğinde bireysel olarak hazırlıklarını sürdürecek. Sağ dış yan bağlarında esneme tespit edilen Sneijder’in yanı sıra Burak dün takımdan ayrı tempo ve kuvvet çalıştı. Sabri ve Hamit’in tedavilerine devam edildi. Burak ve Sneijder’den sonra Podolski’deki sakatlık Teknik Direktör Mustafa Denizli’yi ikinci yarı öncesi endişelendirdi.
Star


Antalya’da ikinci yarı hazırlıklarını sürdüren Beşiktaş’ta Ricardo Quaresma önemli açıklamalarda bulundu. İşte Q7’nin sözleri: “Güzel bir kamp geçiriyoruz. Fizik çalışmalarI yapıyoruz. İkinci yarıda liderliğe devam etmek için güç depoluyoruz. Yorgunluk önemli değil. Maçları sabırsızlıkla bekliyoruz. Liderlik koltuğunda olmaktan mutluyuz. Bu yarış büyükler arasında devam edecek ve son haftaya kadar sürer. G.Saray yarış dışında diyemeyiz.” “Hedefimiz başladığımız gibi lider bitirmek. Takım içinde çok iyi bir ambians var. Çok yetenekli isimler var. Onlarla oynamak zevk veriyor. Takıma yardım için saha içinde kalmak istiyorum. Kontrolsüz tepkilerim oluyor, hiçbiri kasıtlı değil. Arkadaşlarımın gösterdiği güven ve saygıdan mutluyum. Benim üzerimde baskı oluşturuyor. Bu takım için daha fazla mücadele etmem gerektiğini biliyorum. Kendi kendime baskı oluşturuyorum. Bundan da mutluyum.” “Şimdi oynanan futbol 4 sene öncekinden farklı. Ben de değişim gösterdim ama kendi özelliklerim var. Mesala çalım atmak gibi. Bunları uyguluyorum. Takım oyunu oynamam gerekiyorsa buna da uyum sağlıyorum. Takım oyun planı üzerinden devam etmem gerekir ki şampiyon olalım. Türkiye’nin en büyük takımıyız. Şampiyonluk şansımız çok yüksek. İlk yarı büyük mücadele verdik. Bireysel yetenekler de eklenirse şampiyon olacağımıza inanıyorum.”
Star


Hasret sona erdi Yaz döneminde İspanya’nın en flaş transferi olan, bonuslarla 41 milyon euro karşılığı Atletico Madrid’den Barcelona’ya geçen Arda Turan, Katalan devine FIFA tarafından getirilen yasağın sona ermesinin ardından; formasına resmen kavuştu. Milli futbolcumuz, Barça’nın Espanyol’u Nou Camp’ta ağırladığı, İspanya Kral Kupası son 16 turu ilk maçında forma giydi. Teknik Direktör Luis Enrique, Arda’ya ilk onbirde şans verirken, milli yıldızı İvan Rakitiç’in yerine oynattı. Arda; Suarez, Neymar, Messi üçlüsünün arkasında; ofansa dönük görev alırken; sağ içte ter döktü. Orta alanda ofansa dönük sol içte İniesta, ön liberoda ise her zamanki gibi Sergio Busquets yer aldı. Fizik olarak hazır görünen, takıma uyum sağlama sıkıntısı olmadığı görünen Arda’nın maç eksiği dikkat çekti. 68’de oyundan çıkan milli oyuncunun yerine Rakitiç girdi; anons edilirken büyük alkış aldı. Barcelona, 1-0 geriye düştüğü karşılaşmayı 9 kişi tamamlayan rakibini, Messi (2), Pique ve Neymar’ın golleriyle 3-1 yenerken; 12 Ocak’taki rövanş öncesi avantaj sağladı. Arda’nın, hafta sonundaki Granada lig maçında da forma giymesi bekleniyor.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme