11 Ocak 2016 Pazartesi

11.01.2016 Genel Gündem

11.10.2015

GÜNDEM

Türkmenler Işid’den 4 Köyü Aldı
Türkiye - Suriye sınırında Türk topçu birliğinin 40 kilometre menzile sahip ‘Fırtına’ olarak bilinen Obüs toplarının desteğini alan Türkmen birlikleri, IŞİD’den 4 Türkmen köyünü geri aldı. Suriye Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa, Azez’in doğusundaki Karaköprü, Karamezra, Kızıl ve Haraba’nın önceki gece geri alındığını söyledi. Mustafa, Sultan Murad Tümeni’nin bundan sonraki hedeflerinin Cerablus istikametindeki Bahvarto, Düden ve Ceke olduğunu söyledi. Mustafa, IŞİD’in geri çekildiği köyleri tuzakladığını, bu nedenle yavaş ilerlediklerini ve kayıplar verdiklerini belirtti. Esad rejimiyle muhalif güçler arasında 25 Ocak’ta Cenevre’de başlaması beklenen görüşmelerde Türkmenler de masada yer alacak. Mustafa, Suriyeli muhaliflerin pozisyonlarına son şeklinin verileceği toplantıya katılmak için dün Suudi Arabistan’a gitti. Mustafa, “Yaklaşık 60 muhalif grup içinde Türkmenler de var. Türkmenlerin daha iyi pozisyonda yer alması gerektiği mesajını verip, bunun için çaba göstereceğiz. Amacımız muhalif güçler içinde ilk sıralarda yer almak” dedi.
Hürriyet
 
Sur’da Üç Şehit
Diyarbakır’ın merkez Sur İlçesi’nde operasyonlar devam ederken, çıkan çatışma ve teröristlerin el yapımı patlayıcıları infilak ettirmesi sonucu bir polis ve iki asker şehit oldu, 14 güvenlik görevlisi yaralandı. Sur ilçesindeki 6 mahallede, 2 Aralık 2014 tarihinde başlayan sokağa çıkma yasağıyla birlikte, başlayan operasyonlar aralıksız sürüyor. Dün sabah saatlerinden itibaren yoğun silah ve patlama seslerinin geldiği Sur İlçesi’nden patlama ve silah sesleri duyuldu. Kurşunlu Cami yakınlarındaki Yıkıkkaya Sokak’ta saat 14.00 sıralarında çatışmalar yoğunlaştı. Bu bölgedeki çatışmada PKK’lı teröristlerin el yapımı patlayıcıları infilak ettirilmeleri ve suikast silahı Kanas ile ateş etmeleri sonucu bir polis ile iki asker şehit oldu, 14 güvenlik görevlisi de yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralılar tedaviye alınırken, bölgede çatışmaların sürdüğü belirtildi. Şehit olan polis memuru Buhari Ağçelik’in Malatya’daki babaevi yasa büründü. Saldırıda şehit olan Ağçelik’in Yeşilyurt ilçesi Bostanbaşı Mahallesi’ndeki babaevine gelen yetkililer, anne Aynur ve şehidin kardeşi Nasuhi Ağçelik’e acı haberi verdi. Acılı anne, küçük oğlu Nasuhi Ağçelik ile Diyarbakır’a gitti. Yaklaşık 1,5 ay önce evlendiği öğrenilen şehit Ağçelik’in babasını ise küçük yaşta kaybettiği belirtildi. Öte yandan operasyon sırasında çıkan çatışmada ağır yaralanan bir asker kaldırıldığı Hastanede tüm müdahalelere rağmen şehit oldu. Sur’da güvenlik güçlerinin operasyonları sürüyor.
Vatan
  
EKONOMİ

Gram Altın 107,2109-107,3643                                                                                         
ABD Doları 3,0205-3,0240
Euro 3,2995-3,3065
İngiliz Sterlini 4,3871-4,3937                      

Tazmınat Oyunu
Manisa’nın Soma ilçesinde 301 kişinin yaşamını yitirdiği faciadan 36 gün sonra, ocağı işleten Soma Kömür İşletmeleri AŞ’nin, işçi ailelerinin tazminat alacaklarına karşı hileli (muvazaalı) yönteme başvurduğu iddiası Sayıştay raporunda yer aldı. Şirketin, Türkiye Kömür İşletmeleri’nden gelecekte çıkartacağı kömür için aldığı 182 milyon 134 bin 867 lirayı, bir bankaya temlik gösterdiği, bankanın da buna dayanarak başlattığı icra takibiyle, ‘öncelikli alacaklı’ olduğu öne sürüldü. TKİ’nin 2014 hesaplarına yönelik Sayıştay’ın denetim raporları, TBMM’ne ulaştı. Bu raporlara göre, facianın yaşandığı ocağı rödövans sistemiyle işleten Soma Kömür İşletmeleri AŞ’nin, madenci ailelerinin tazminat alacaklarına karşılık hileli bir yönteme başvurduğu tespiti yapıldı. Sayıştay raporuna göre; şirket, faciadan 36 gün sonra Soma 2’nci Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ihtiyati haciz kararlarının uygulanmasını engellemek için harekete geçti. Şirket, kazadan sonra kapatılan ve ne zaman açılacağı belirsiz ocağa dair tahakkuk etmiş bir alacağı olmamasına rağmen, ileride yapacağı kömür üretimi için 182 milyon 134 bin 867 TL’yi devretmek (temlik) için TKİ Genel Müdürlüğü’ne yazı yazdı. TKİ’den de gerekli onay yazısının gelmesi ile Soma Kömür İşletmeleri AŞ, 182 milyon 134 bin 867 TL tutarındaki alacak yazısını, bankaya devretti. Banka da, haciz işlemiyle öncelikli alacaklı durumuna geldi. Bu durumu Sayıştay denetçileri, hileli (muvazaalı) olarak değerlendirdi. Sayıştay raporuna göre faciadan sonra, şirket alacakları için toplam 348 ihtiyati haciz kararı oluştu, TKİ Genel Müdürlüğü, bunlar için sıra cetveli oluşturdu. Bu haciz kararlarından 334’ünün, ölen madenci ailelerinin, 30 bin TL ile 500 bin TL arasındaki haciz kararları. Şirketin, kurumdan aldığı onay sonrasında bankaya devrettiği temlikin, alacağın da, yine 25’inci sırada olduğu raporda yazıldı. Bu işlem sonucunda, sıra cetvelindeki 334 madenci yakınının, paralarını çok geç ya da hiç alamayacakları ileri sürüldü.
Hürriyet


Şoför Krızı
Türkiye ihracatının en büyük çatı örgütlerinden Akdeniz İhracatçı Birlikleri’nin (AKİB) Koordinatör Başkanı M. Bülent Aymen, parite, emtia fiyatlarındaki düşüş gibi faktörlerden dolayı geçen yıl kan kaybeden ihracatın, bu yıl da düşebileceğine dikkat çekti. Aymen “Mevcut konjonktürde 2015 yılı ihracat seviyesini korumamız başarı sayılır” dedi. Başkan Aymen, geçen yılın Türkiye ekonomisi ve ihracatı için iyi bir dönem olmadığını, AKİB ihracatının da bir önceki seneye göre yüzde 14.8 azalarak 11 milyar dolara düştüğünü vurguladı. Türkiye’nin, içinde olduğu bölge coğrafyasında yaşanan siyasi ve ekonomik krizlerden olumsuz etkilendiğine değinen Aymen, sorunların aşılması yönünde çaba sarf ettiklerini anlattı. Aymen, “Gerek AKİB gerekse Türkiye ihracatında Irak’ın önemi büyük. Bu konuda son birkaç gündür Bakanlık düzeyinde temaslarda bulunuyoruz. Habur Kapısı’nın kapanmasıyla birlikte her iki tarafta bekleyen tır sayısı 10 bin civarında idi. Habur’un açılmasıyla sayı 300-400’lere kadar düştü. Ancak şimdiki sorun; şoförlerin terör korkusu nedeniyle bölgeye gitmek istememesi. Bu noktada şoförlerden duyarlılık bekliyoruz. Bu sorunun da ocak sonuna kadar aşılması ve Irak’la olan ticaretimizin düzelmesi çok iyi olur” şeklinde konuştu. Bülent Aymen, İran ile Suudi Arabistan arasında son günlerde tırmanan siyasi krizin de Türkiye’yi olumsuz etkileyeceğine dikkat çekerek “Irak pazarında kaybettiğimiz İran ile telafi ederiz diyorduk ki şimdi de İran ile Suudi Arabistan arasında kriz çıktı. Umarız Türkiye iki ülke arasında arabuluculuk vasfını elde eder ve sorunun çözümünde etkili olur. İki ülke arasında yaşanacak bir gerginliğin Türkiye’nin tüm katmanlarına, ekonomiden ihracata, işverenden işçilere her alanda olumsuz etki yapacağı muhakkak” dedi.
Hürriyet


Binyıl Gerideyiz
Türkiye son 25 yılda ekonomisini 4’e katladı, kişi başı milli geliri 2.655 dolardan 10.390 dolara çıktı, yoksulluk göstergesi gini katsayısı 0.51’den 0.39’a indi. Gini katsayısı 1’e yaklaştıkça yoksulluğun arttığını ortaya koyuyor. Peki rakamlar bunu gösterirken gerçekçi bir kalkınma sağlayabildik mi? Hazine Başkontrolörü Ergül Hasçelik Birleşmiş Milletler’in 2005’te 192 ülkede hayata geçmesi için çalıştığı Binyıl Kalkınma hedeflerinde Türkiye’nin yerini araştırdı. Hasçelik bunun için 1990’dan 2015’e kadar büyüme, gelir dağılımı, yoksulluk gibi 44 gösterge, 19 hedef ve 8 amacın ağırlıklı ortalamalarını baz alarak, İnsani Kalkınma Endeksi’nde yer alan 187 ülkenin 1990-2015 dönemi için çok boyutlu Binyıl Kalkınma Hedefleri (BKH) Endeksi’ni oluşturdu. Bu çalışmasını “Binyıl Kalkınma Hedefleri ve Yoksul Odaklı Büyüme” başlığı altında kitaplaştıran ve Gazi Kitapevi’nden yayımlanan Hasçelik’in ulaştığı sonuçlar çok parlak değil. Binyıl Kalkınma Hedefleri yoksullukla mücadele, herkesin ilköğretim eğitimi alması, cinsiyet eşitliği, çocuk ölümlerini azaltmak, anne sağlığını iyileştirmek, salgın hastalıklarla mücadele, çevresel sürdürülebilirlik ve kalkınma için küresel ortaklıklar geliştirilebilme olarak belirlenmişti. Hasçelik Türkiye’nin bu amaçların her birindeki gelişimini değerlendirdi. Ulaştığı sonuçlara göre Türkiye BKH Endeksi’nde 0.8419 endeks değeri ile kendisine 187 ülke arasında 97’nci sırada yer bulabildi. BKH Endeksi 1 ile 0 arasında değer alıyor, puanı 1’e doğru yaklaşan ülkelerin başarı oranları da artıyor. İnsanı Kalkınma Endeksi’nde Türkiye 188 ülke arasında 72’nci sırasıyla yüksek kalkınma gösteren ülkeler arasında. Ancak daha kapsamlı olan Binyıl Kalkınma Hedefleri Endeksi’nde ise orta kalkınma düzeyinde kaldı. Yoksulluğun ortadan kaldırılması konusunda Türkiye’nin kırık not aldığı alanlardan. Türkiye’nin bu amaçtaki puanı 0.813 ve 188 ülke arasında sırası 100’üncülük. Eğitim amacında ise kalkınma düzeyi çok yüksek ve 0.977 puanla Türkiye 37’nci sırada. Bu en iyi olduğumuz alan. Cinsiyet eşitsizliği ise düşük kalkınma düzeyine getiriyor bizi ve puanımız 0.681, yerimiz ise 141. Çocuk ölümlerini azaltmak, anne sağlığını iyileştirmek, salgın hastalıklarla mücadele hedeflerinde ise yüksek kalkınma düzeyindeyiz. Çevresel sürdürülebilirliği sağlamada orta kalkınma düzeyi ile 109’uncu sırada kendimize yer bulurken, küresel ortaklıklar geliştirmede ise 110’uncu sıradayız. Hasçelik ayrıca hedeflerin gerçekleşmesinde Türkiye’nin durumunu ortaya koyuyor. Türkiye tüm hedeflerdeki yüzde 79.5’lik başarısı ile 88’inci sırada ve ‘kısmen başarılı’ olarak değerlendiriliyor. Yoksullukta ise ‘kısmen başarısız’ olan ve hedefi gerçekleştirme oranı olan yüzde 76.8 ile 160’ıncı sırada yer alan Türkiye eğitimde ve çocuk ölümlerini azaltma hedefinde ise çok başarılı ve ilk 50 ülke arasında bulunuyor.
Hürriyet


Bağ-Kur’lu Da Asgari Ücret Teşviki İstedi
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda asgari ücretin 1300 TL’ye çıkarılmasının ardından işverenlerin yükünü azaltmak amacıyla hazırlanan teşvik düzenlemesi görüşülürken, Bağ- Kur’lulardan ilginç bir talep geldi. Komisyon’da Bağ-Kur’luları temsil eden Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu Genel Sekreteri Naci Sulkalar, asgari ücretin net olarak yüzde 30 artışla 1300 TL’ye brüt olarak da 1647 TL’ye çıkması sonucunda en düşük Bağ- Kur sigorta priminin 439.36 TL’den 568.22 TL’ye çıktığını, Bağ-Kur’lu esnafa 128.86 TL’lik ek yük getirdiğini dile getirdi. Sulkalar, “Nüfusu 20 bini aşmayan ilçelerde esnafların ayda 568,22 TL olan primleri ödemeleri mümkün değil. Ödeyemeyecekler, ödeyemeyince 10 binlerce Bağ-kur’lu esnaf ve sanatkâr sistemin dışına itilmiş olacak” dedi. Sulkalar, işverenlere yapılan teşvik uygulamasının Bağ-Kur’lular için de uygulanmasını istedi. İşverenler için hazırlanan “asgari ücret teşviki” uygulaması kapsamına girmek isteyen Bağ-Kur’lular TBMM’deki yasa görüşmeleri sırasında yaptıkları ilk hamlede başarılı olamadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, Bağ-Kur’luların asgari ücretin artışından 80.6 TL düzeyinde etkilendiklerini, buna yönelik çalışma yapabileceklerini belirtti. Soylu “Bağ-Kur’lu esnaf ekonominin, milletin belkemiği” dedi. 1 TL’nin bile esnaf için önemli olduğuna vurgu yapan Soylu “Asgari ücretin 1300 TL’ye çıkması için özellikle yapılan tüm değerlendirmelerde ve hesaplamalarda yaklaşık yüzde 0.8 ile yüzde 1 arasında bir büyüme etkisi olacaktır. Eğer biz, emeklimizin seyyanen aldığı 100 TL’yi de ortaya koyarsak bunun da piyasanın tümüne bir katkısı kadar esnafımıza da bir katkısı var. 2016 kendi ticari hacimlerinin yükseldiği hem de çok daha rahat ettikleri bir yıl olacaktır. Esnaf temsilcilerimiz bize de ulaştılar, biz onlara ulaştık, karşılıklı konuştuk. Tabii, bütçemiz ne ortaya koyar, nasıl bir değerlendirme yapılır Bunu yaklaşık 80 lira olarak, yani bir fark olarak nitelendirdiğimizde ne ortaya koyabiliriz, bunu gene bir genel bütçe dengemiz içerisinde, önümüzdeki günlerde ortaya koyacağız.” Soylu, 2 milyon 800 binin üzerinde Bağ-Kurlu bulunduğunu belirtirken, daha önce 3 milyonun üzerinde olan bu kesim için yapısal reformları içeren bir çalışma yapılması gerektiğini ifade etti. Bağ-Kur’lular düzenlemenin TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmelerinde kapsama alınmaları için tekrar mücadele verecek.
Milliyet


Cebimizde 1.222 Kamyon Yükü Bozuk Para Taşıyoruz
Geçen yıl tedavüle verilen 847 milyon 915 bin adet madeni para ile birlikte Türk halkının cebindeki “bozukluklar” yaklaşık 313 milyon lira daha arttı. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2015 yılında tedavüle verilen madeni ufaklık para sayısı 847 milyon 915 bin olurken, bu paraların değeri 313 milyon 208 bin 290 lira olarak hesaplandı. Buna göre, dolaşımdaki madeni para sayısı 5 milyar 222 milyon 385 bin 112’ye yükseldi. Tedavüldeki madeni paraların toplam değeri 1 milyar 814 milyon 763 bin 290 lira oldu. Bu paraların ağırlığı da yaklaşık 24 bin 444 ton olarak hesaplandı. Buna göre, madeni paraların tamamını 20 tonluk 1.222 kamyon taşıyabiliyor. Tedavüldeki madeni ufaklık para ile asgari ücretle çalışan 1 milyon 394 bin kişinin maaşları ödenebiliyor. Piyasadaki madeni ufaklık paraların sayısı 5 milyar 222 milyon 385 bin 112. Buna göre nüfusu yaklaşık 75 milyon olan Türkiye’de, kişi başına ortalama 69 adet “bozuk para” düşüyor. Mevcut durumda piyasada en çok bulunan madeni para 10 kuruş, en az bulunan ise 1 kuruş. Şu anda tedavülde 1 milyar 147 milyon 283 bin 612 adet 1 lira, 548 milyon 594 bin 400 adet 50 kuruş, 786 milyon 562 bin 250 adet 25 kuruş, 1 milyar 334 milyon 884 bin 750 adet 10 kuruş, 1 milyar 234 milyon 81 bin 750 adet 5 kuruş, 170 milyon 978 bin 350 adet de 1 kuruş bulunuyor.
Vatan


Talih Kuşu İlk Çeyrekte Uçacak
Yapısal reformların ve mega projelerin hız kazanacağı 2016’da özelleştirmeler de devam edecek. Bu yıl içinde Milli Piyango, Türkiye Petrolleri Petrol Dağıtım AŞ (TP), Türkiye Elektromekanik sanayi AŞ’nin (TEMsAN) gibi üç kritik özelleştirmenin tamamlanması hedefleniyor. Ekonomi yönetiminden edinilen bilgilere göre bu kapsamda ilk olarak Milli Piyango ihalesi sürecinin yılın ilk çeyreğinde tamamlanması öngörülüyor. Küresel gelişmelerin de göz önünde bulundurulacağı ihalenin en geç ilk yarıda tamamlanması hedefleniyor. Yeniden satışa çıkacak Milli Piyango ile hem yerli hem de yabancı yatırımcıların ilgilendiği belirtiliyor. Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun 12 Eylül 2003 tarihli kararıyla şans oyunlarının özelleştirilmesi için işlemler başlamıştı. Bu kapsamda ilk ihale Mayıs 2009’da yapılmasına rağmen henüz satış gerçekleşmedi. Kritik özelleştirmelerden biri de TP olacak. son yıllarda önemli başarılar elde eden kurumun vizyon özelleştirmelerden biri olacağı ifade ediliyor. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Genel Müdürlüğü’ne bağlı TP’de kamuya ait hisseler geçen yıl özelleştirme kapsam ve programına alınmıştı. Kamu kuruluşu olmasına rağmen TP, hem bayi sayısını artırıyor hem de ürün çeşitliliğine gidiyor. lPG sektöründe faaliyet lisansı alan TP, kısa süre içinde müşterilerini otogazla da buluşturacak. TP, bayi sayısında da rekor artış gerçekleştirdi. 2015’te bünyesine toplam 80 bayi eklendi. Firma 364 olan bayi sayısını bu yıl 450’ye çıkarmayı hedefliyor. TEMsAN’ın Hazine’ye ait yüzde 100 hissesinin özelleştirmesinin de yıl sonuna kadar tamamlanacağı ifade ediliyor. ÖİB tarafından gerçekleştirilecek özelleştirme hem Maliye Bakanlığı hem de Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından yakından takip ediliyor. TEMsAN, küçük hidroelektrik santrallerin üretim faaliyetlerini de yapıyor.
Star


DÜNYA

Aynı Gün Toplandılar
Kendilerine “Sürgünde Mısır Parlamentosu” adını veren ve Müslüman Kardeşler’in başını çektiği sürgündeki Mısırlı muhalifler, Mısır Parlamentosu’yla eşzamanlı olarak dün İstanbul’da toplandı. Mısır’da 2013 yılında dönemin Genelkurmay Başkanı General Abdülfettah el Sisi yönetimindeki ordunun, Müslüman Kardeşler’e yakın Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi yönetimini görevden uzaklaştırması sonrasında ülkeden ayrılan eski Mısırlı parlamenterler, ikinci kez yıllık toplantılarını İstanbul’da yaptılar. Muhaliflerin düzenlediği toplantıya; Mısır’da yasaklı olan Müslüman Kardeşler’in siyasi kanadı ‘Hürriyet ve Adalet Partisi’ başta olmak üzere ABD’den Sudan’a kadar farklı ülkelerde yaşayan farklı Mısırlı siyasi partilerin temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan “Sürgünde Mısır Parlamentosu” Başkanı Cemal Haşmet, Mısır’daki parlamentonun tüm Mısırlıları temsil etmediğini, bu nedenle de tanımadıklarını söyledi. Haşmet, “Mısır’ın meşru ve yasal parlamentosu Mısır’da değil, burada (İstanbul’da) toplanan parlamentodur. Mısır’da devrimden sonra düzenlenen özgür seçimler sonucunda 32 milyon insan bu parlamentoyu seçmişti. Amacımız, askeri darbe tarafından Mısır halkının elinden alınan haklarının ve isteklerinin yeniden elde edilmesidir” dedi. Hüsnü Mübarek’in devrilmesiyle sonuçlanan 2011 Mısır Devrimi sonrasında 2011-2012 yıllarında gerçekleştirilen ilk parlamento seçimlerinde meclise girmiş olan eski parlamenterlerden Dr. Abdulmawgoud Dardery ise İstanbul’daki toplantının amacının; Mısır’da cezaevinde bulunan yaklaşık 45 bin siyasi tutuklu ve hükümlüyle dayanışma mesajı vermek olduğunu söyledi. Dardery, “Malezya, Katar, Sudan, Avrupa ve ABD’den sürgündeki parlamenterler burada topladık. Demokrasi, insan hakları ve hukuk devleti mesajı vermek amacıyla buradayız” diye konuştu. Mısır hükümeti, Müslüman Kardeşler’i 2013 yılında terörist grup ilan etmişti. Ordunun 2013’te eski Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi görevden indirmesinin ardından, Müslüman Kardeşler başta olmak üzere birçok muhalif gruba yönelik açılan davalarda binlerce kişi tutuklandı, yüzlerce kişi hakkında da idam cezası kararı verildi.
Hürriyet


Kuzey Kore’ye B-52’li Gözdağı
Kuzey Kore'nin çarşamba günü hidrojen bombası denediğini duyurmasının ardından, ABD'ye ait nükleer silah taşıma kapasiteli bir B-52 bombardıman uçağı, Güney Kore hava sahasında uçtu. Büyük Okyanus'taki Guam Adası'nda bulunan hava üssünden kalkan B-52 bombardıman uçağına ABD'ye ait bir F-16 ile Güney Kore'ye ait bir F-15 savaş uçağına eşlik etti. Güney Kore'deki Osan Hava Üssü civarında alçak uçuş yapan B-52, daha sonra Guam'a geri döndü. ABD Deniz Kuvvetleri'nden Amiral Harry B. Harris, bu uçuşun ABD'nin Güney Kore ve Japonya'daki müttefiklerine verdiği taahhütlerin göstergesi olduğunu vurguladı ve "Kuzey Kore'nin hidrojen bombası denemesi, uluslararası yükümlülüklerin açık ihlalidir" dedi. Japonya Başbakanı Şinzo Abe, Kuzey Kore'nin hidrojen bombası denediği iddialarının kabul edilemez olduğunu ve güvenliklerine yönelik ciddi tehlike oluşturduğu için buna izin verilemeyeceğini açıklamıştı. Punggye-ri bölgesinde 5.1 büyüklüğünde deprem meydana gelmesinin ardından Kuzey Kore, hidrojen bombası denemesi yaptığını açıklamıştı.
Türkiye


Trump’a İnat Suriyeli Profesörü Davet Etti
ABD Başkanı Barack Obama’nın yarın Temsilciler Meclisi’nde yapacağı geleneksel ‘Birliğin Durumu’ konuşmasını izleyecekler arasında, sıra dışı bir isim de yer alacak. Obama ailesinin konuşmayı izlemeleri için davet ettiği isimler arasında, geçen ay internette yayınlanan hayat hikayesiyle uluslararası kamuoyunda adından söz ettiren Suriyeli Profesör Refai Hamo da bulunuyor. 55 yaşındaki akademisyenin konuşmayı first lady Michelle Obama’ya ayrılan bölümden izleyeceği açıklandı. Suriye’de iç savaşta evine bir füzenin isabet etmesi sonucu eşini, bir kızını ve 5 akrabasını kaybeden Hamo, 2013’te oğlu Muhammed ve kızları Runahi, Riham ve Rama’yla birlikte Türkiye’ye sığınmıştı. ABD’ye sığınma başvurusu yapan Hamo, başvurusunun kabul edilmesinin ardından kendisiyle röportaj yapan ‘Humas of New York’ internet sitesine hayat hikayesini anlatmıştı. Mimarlık mezunu olan ve çok sayıda icadı bulunan Profesör Hamo, mide kanserine yakalandığını, ancak sigortasız olduğu için tedavi göremediğini belirtmişti. İstanbul’daki bir üniversitede yazdığı kitabın müfredatta bulunduğunu, buna karşın çalışma izni olmadığı için o üniversitede görev alamadığını kaydeden Hamo, geçinebilmek için Türk mimarlara tasarımlarını sattığını kaydetmişti. İcatlarından birisinin İstanbul Metrosu’nda hareket eden trenlerden elektrik üretmek için kullanıldığını vurgulayan Suriyeli Profesör, 48 saat yakıtsız uçabilecek bir uçak tasarladığını, ayrıca depremlere karşı bir erken uyarı cihazı geliştirmeye çalıştığını söylemişti.
Vatan


Psikiyatri Kliniğinde Silaha İzin
ABD Başkanı Barack Obama’nın idari kararlarla silah denetimlerini artırmaya çalıştığı son dönemde Teksas eyaletinden gelen bir haber, silah karşıtı grupların tepkisine yol açtı. 1 Ocak’ta yürürlüğe giren yeni yasa kapsamında, eyaletin güvenlik kursunu tamamlayarak sertifika alan herkes, aralarında psikiyatri kliniği ve üniversite kampüslerinin de bulunduğu kamusal alanlarda silahla dolaşma hakkına kavuştu. Eyalet yetkilileri, yeni yasanın kamu güvenliğini artıracağını savunurken güvenlik uzmanları, uygulamanın şiddet olaylarını artıracağı görüşünde birleşiyor. Obama, Kongre’den sıkılaştırılmış silah denetim yasalarını geçiremeyince çareyi idari kararlar almakta bulmuştu. Yeni kararlar kapsamında psikiyatristler, federal kurumlara hastalarının kayıtlarını yollayacak, bu sayede psikolojik sorunları bulunan kişilere silah satışına izin verilmeyecek.
Vatan


Köln Olayları Planlı Olabilir
Almanya’nın Köln kentinde yılbaşı gecesi yaşanan 397 cinsel taciz vakasının ardından Avrupa’daki ırkçı ve göçmen karşıtı tavır sertleşirken Adalet Bakanı Heiko maas konu ile ilgili dün yaptığı açıklamada “plan” imasında bulundu. Almanya Başbakanı Angela merkel’in ‘göçmenler suça karışırsa sınırdışı ederiz’ açıklamasının ardından, aşırı sağcı PEGıDA hareketi üyeleri taciz bahanesiyle sokaklara dökülmüş, gösterilerde kullanılan pankartlara mültecilerin “tecavüzcü” olduğu ve Almanya’nın açık-kapı politikası ile kabul ettiği 1.1 milyon sığınmacının ‘ülkeden atılması’ gerektiği yazılmıştı. Köln kentinde yılbaşı gecesi yaşanan taciz vakaları bahanesiyle ırkçı PEGıDA hareketinin gösterileri sürerken Almanya Adalet Bakanı Heiko maas Bild am Sonntag gazetesine ana tren garında yaşanan olayların planlanmış olabileceğini söyledi. maas, açıklamasında, “Bir sürü insan suç işlemek için bir araya gelmişse bu bir şekilde planlanmış gibi geliyor. Kimse bana bunun ayarlanmamış olduğunu anlatamaz” dedi ve işlenen suçları yabancıların uyum sağlamadığının kanıtı olarak göstermenin saçmalık olduğunu belirtti. Almanya’da çok sayıda cinsel taciz suçu işlendiğini anımsatan maas, “Suçun kimden geldiği fark etmez” ifadelerini kullandı. yılbaşı gecesi Köln tren garı çevresinde çok sayıda taciz ve gasp vakaları yaşanmış, olayla ilgili 379 suç duyurusu olduğu açıklanmıştı. İçişleri Bakanlığı da olaylara karıştıkları belirlenen 31 şüpheliden 18’inin sığınmacı olduğunu kaydetmişti.
Star


Fırtına Vurdu, Muhalifler Aldı
Suriye’de muhalif gruplar, Halep kentinin kuzeyinde yer alan bazı köyleri Türkiye’nin desteğiyle terör örgütü DAEŞ’in elinden aldı. Türkiye sınırına çok yakın olan bölgelerin DAEŞ’den alınması için Sultan murat ile mutasim Tugayları DAEŞ güçlerinin elindeki Kara mezra, Karaköprü ve Harbe köylerine operasyon düzenledi. muhalifler 1200 kişi ile saldırı yaparken Türkiye sınırdan DAEŞ mevzilerini fırtına obüslerle vurdu. Ele geçirilen köyler Türkiye’nin güvenli bölge oluşturmayı düşündüğü bölgede bulunuyor. Öte yandan, Rusya Türkmen bölgesine kara ve denizden atılan füzeler ile saldırdı, bölgede İHH’nın Türkmenler için kurduğu insani yardım depoları zarar gördü.
Star


Suriye Barışında Çatlak Sesler
Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin (BMGK) Aralık 2015’te yaptığı oturumda onayladığı ve Suriye’de ocak ayının başında ateşkes sağlanmasını hedefleyen barış planı çıkmaza girdi. Ülkedeki en büyük muhalif gruplardan İslam Ordusu, Beşar Esad rejiminin hava saldırılarına karşı örgüte uçaksavar füzeleri gönderilmesini talep ederken, Esad rejiminin savaşarak uzlaşmaya zorlanması gerektiğini belirtti. BM tarafından yürütülen barış görüşmelerinden çekinceleri bulunduğunu açıklayan muhalif grup, “İnsanların açlıktan ve bombaların altında öldüğü bir savaşa siyasi bir çözüm kabul edilebilir değil” açıklamasında bulundu. ABD, muhalif gruplara, IŞİD ve El Nusra gibi örgütlerin eline geçmesi korkusuyla uçaksavar füzesi dağıtmayı reddediyor. BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura ise dün İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif’le görüştü. Zarif, Suudi Arabistan’ın İran’la yaşanan diplomatik krizi Suriye’deki barış görüşmelerini olumsuz bir şekilde etkilemek için kullandığını söyledi. Zarif, “Suudi Arabistan’ın tansiyonu yükseltmek yönündeki yaklaşımı Suriye krizini olumsuz şekilde etkileme niyetinde. Suudi’lerin bu eylemlerinin olumsuz etkileri olmasına izin vermeyeceğiz” dedi. Suudi Arabistan, Şii lider Nimr el-Nimr’i idam etmesinin ardından Tahran’daki S. Arabistan Büyükelçiliği’nin ateşe verilmesi üzerine İran’la diplomatik ilişkilerini kestiğini açıklamıştı. İran ve Suudi Arabistan arasındaki krizin Suriye görüşmelerini olumsuz etkilemesinden endişe ediliyor. Ocak ayında hedeflenen ateşkese rağmen ülkede saldırılar devam ediyor. El Kaide’nin Suriye bağlantısı El Nusra dün İdlib’de Hadi el Abdallah ve Raed Fares isimli Suriyeli tanınmış iki gazeteciyi kaçırdı. ‘Fresh FM’ isimli radyo istasyonunda görev yapan gazeteci ‘seküler’ görüşleriyle tanınıyor. Esad rejimi ve Hizbullah’ın kuşatması altındaki Medaya kasabasında açlık çeken halka BM tarafından gönderilecek yardımın ise ertelendiği açıklandı. 40 bin kişilik Medaya’da şu ana kadar açlık nedeniyle 23 kişi öldü.
Star

POLİTİKA

‘Bu Mücadelemiz Yarım Kalmamalı’
HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Türkiye’de yeniyi, iyiyi, doğruyu temsil eden siyasi hareketleri tarihte ilk defa bu kadar güçlü bir şekilde bir araya getirmiş ve bütün farklılıkları eşitlik temelinde bir araya getirmeyi başarmış bir parti” olduklarını iddia ederek, parti tarihi açısından da çok kritik dönemlerden geçtiklerini söyledi. HDP İstanbul İl Konferansı’nın açılışında konuşan Demirtaş, Türkiye’deki hiçbir partide böylesine tarihsellikle mücadelenin, konjonktürel gelişmelerin iç içe ele alındığı bir yaklaşımın olmadığını öne sürdü. Yeni dönemde, siyasetin kolay olmayacağını ifade eden Demirtaş, “Madem bu kadar sarsıcı bir etki yaratmak üzere görev üstlendik, ciddi bir hamle yaptık, bunun yarım kalmaması lazım. HDP’nin başladığı işi büyüterek sonuna doğru götürmesi lazım. Bu yarım bırakılırsa çok daha büyük bir trajediyle karşılaşırız ve on yıllarca bir daha bu sahalarda demokrasi ve özgürlük mücadelesi yara almış olur” dedi. Demirtaş, HDP’nin en son kitlesel parti olma kararı aldığı kongreden bu yana 4 seçim geçirdiğini belirterek, seçimin yoğunluğu ve yarattığı gündem nedeniyle partinin içine dönemediğini ifade etti. Bu süreçte çok önemli deneyimler edindiklerini, 4 seçimde HDP’yi test ettiklerini dile getiren Demirtaş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Hiç de sıradan bir zafer elde etmedik. O dönemde nasıl bir adaletsizlik karşısında kampanya yürüttüğümüzü biliyorsunuz. Şöyle yanlış bir değerlendirme yapılıyor; ‘1 Kasım seçim ortamına giderken şiddet vardı, 7 Haziran’a giderken Türkiye güllük gülistanlıktı.’ Hayır. Biz 7 Haziran’a giderken 146 yerde saldırıya uğramış bir partiyiz. Zannediyorlar ki ‘Barış Süreci vardı, ortam son derece çalışmaya elverişliydi ve HDP’liler bu fırsatla sonuç elde ettiler’. Hayır, yok öyle bir şey. Adaletsiz bir seçimdi çünkü hiçbir medya desteği, hazine yardımı almadık. Bürokrasi tümüyle aleyhimize çalıştı. TRT dahil olmak üzere kamusal kaynakların tamamı aleyhimize kullanıldı.” Demirtaş, HDP’nin seçimlerde yüzde 10-13 oylar aldığını ancak bunun nitelik olarak çarpan etkisinin çok yüksek olduğunu öne kaydetti.
Milliyet
Basın Ne Derece Özgürse Demokrasi O Denli Güçlüdür
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Medya bağımsız olmalıdır, basında çalışanlar, gazeteciler, haberciler ne derece özgür olursa, ülkenin demokrasisi de o denli güçlü olur” dedi. Erdoğan, 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla yayımladığı mesajda, farklı seslerin, özgün düşüncelerin kendini ifade imkanı bulduğu medyanın, sağlıklı bir kamuoyu için önemine işaret etti. Erdoğan, mesajında şu ifadelere yer verdi: “Medya bağımsız olmalıdır, basında çalışanlar, gazeteciler, haberciler ne derece özgür olursa, ülkenin demokrasisi de o denli güçlü olur. Fakat basının özgürlüğü, hiçbir zaman sorumsuzluk olarak da algılanmamalıdır. Aslolan halkın tarafsız ve doğru biçimde haber alabilmesinin sağlanmasıdır. Demokratikleşme ve şeffaflaşma politikalarında kilit rol oynayan basının, meslek ahlakına, tarafsızlık ilkesine, kişi hak ve özgürlüklerine saygı göstermesi, eleştirilerinde yapıcı bir tutum sergilemesi, vatandaşlarımızın haber alma ve bilgi edinme ihtiyacının da doğru biçimde karşılanmasına vesile olacaktır. Türk basın tarihi, sayısız başarılara imza atarken, maalesef ‘fikrin namusu’nu zedeleyen, kendi bağımsızlığını hiçe sayan, ülke demokrasisini sekteye uğratan uygulamalara destek veren yayınlara da sahne olmuştur.” Çeşitlenen medya teknolojilerinin özellikle son yıllarda sosyal medyanın aktif kullanımının doğru ile yalan haberin ayrımını zorlaştırdığına dikkati çeken Erdoğan, şunları kaydetti: “Sosyal medya hızlı haber alma, kamuoyu oluşturma açısından olduğu kadar ‘kara propaganda’ bakımından da istenmeyen yayınların platformu haline geldi. Doğru haber vermek kadar bu kara propaganda malzemelerini ayıklamak da habercilerimizin yükümlülükleri arasına girdi. Demokratik kültürümüzün en önemli parçalarından birisi olan medya kuruluşlarımızın sorumluluklarının bilincinde olarak, hem demokrasimizin gelişmesine hem de birlik ve beraberliğimizin pekişmesine katkılarını sürdüreceğine inanıyorum..”
Milliyet
Chp’de Kurultay Öncesi Yoğun Hafta
CHP’de 16-17 Ocak tarihlerinde Ankara Arena’da yapılacak 35. Olağan Kurultay’a 1 haftadan kısa bir süre kaldı. Kurultayın ilk günü yeniden genel başkan seçilmesine kesin gözüyle bakılan Kemal Kılıçdaroğlu, bu hafta hem kurultaya sunacağı Parti Meclisi anahtar listesine son şeklini vermek amacıyla hem de konuşmasını tamamlamak üzere yoğun bir çalışma sürdürecek. CHP kulislerinde yoğun trafik nedeniyle Kılıçdaroğlu’nun hem yarınki grup toplantısını hem de çarşamba günkü MYK toplantısını iptal edebileceği belirtiliyordu. Ancak Kılıçdaroğlu, her iki toplantıyı da iptal etmedi. Grup toplantısına kamuoyuna yeni anayasa ile Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu’daki son duruma ilişkin mesajlarını verecek olan Kılıçdaroğlu, çarşamba günü çoğu MYK üyesi için “son toplantı” olacağı belirtilen MYK toplantısında kurultay çalışmalarını gözden geçirecek. Aynı toplantıda, kurultaya sunulacak faaliyet raporu ile kurultayın sonuç bildirgesine de son şeklinin verilmesi bekleniyor. Kulislerde “değişim” ve “yenilenme” parolasıyla kurultaya gideceğini ilan eden Kılıçdaroğlu’nun, iki seçim yenilgisi alan MYK üyelerinin yarıdan fazlasıyla yollarını ayırabileceği konuşuluyor. Kulislerde yeni dönemde de Kılıçdaroğlu’nun MYK listesinde yer vermeyi istediği mevcut genel başkan yardımcıları olarak Bülent Tezcan, Selin Sayek Böke, Haluk Koç, Tekin Bingöl, Mehmet Bekaroğlu ve Veli Ağbaba’nın isimleri öne çıkıyor. Kılıçdaroğlu’nun bazı MYK üyelerini anahtar listesine alarak PM’ye taşımak istediği ancak MYK’da bu isimlere yer vermeyebileceği de konuşulanlar arasında yer alıyor. Kılıçdaroğlu, haftalık mesaisini Parti Meclisi’ne girme niyeti olan milletvekilleri, partililer ve il başkanları ile birebir temas kurarak tamamlayacak. Kılıçdaroğlu’nun Parti Meclisi’ne girme niyeti olduğu bilinen Ankara Milletvekili Murat Emir, İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek ve Ankara Milletvekili Necati Yılmaz’ı da anahtar listesinde değerlendirebileceği, geçen dönem parlamentoda olan ancak, 26. Dönem’de parlamentoya giremeyen bazı eski milletvekillerini de PM’de değerlendirebileceği belirtiliyor.
Milliyet
Operasyonların Yarıda Kesileceği Düşünülmesin
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti 24. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı’nın kapanışında yaptığı konuşmada, Doğu ve Güneydoğu’daki operasyonlara değindi. Bazı gazetelerde çıkan operasyonlarla ilgili belli bir süre tayin edildiği haberlerini yalanlayan Başbakan, “Terör operasyonlarımız için süre söz konusu değildir. Dağlarımız, ovalarımız, şehirlerimiz bu canilerden temizlenene dek terörle mücadelemizi büyük bir kararlılıkla sürdüreceğiz. Kimse başladığımız huzur ve demokrasi operasyonunun yarıda kesileceğin, başka istikametlere gideceğini düşünmesin” dedi ve özetle şunları söyledi: “Felaket senaryosu yazanlar vatandaşımız ile devletimiz arasına giremeyecek. Fırat’ın ötesi berisi, Dicle’nin altı üstü diyenler mahçup olacak. Diyarbakır’ı yeniden inşa edeceğiz. Bu belediyelerin kaynakları nereye aktardıkları araştırılacak. Bu ülkede şiddet ve terör son noktaya kadar bitirilinceye kadar yolumuza devam edeceğiz. Er ya da geç mutlaka muvaffak olacak ve milletimizi tekrar huzura ve emniyete kavuşturacağız. Felaket senaryosu yazanlar, insan canına kıyan, çocukların eline silah veren cellatlar, vatandaşımız ile devletimiz arasına giremeyecekler. Bizi demokrasiden, hukuktan, insan onurunu esas alan, her vatandaşımızı sahiplenen siyasetten de kimse geri çeviremeyecek. Bizim gözümüzde her vatandaşımızın hakkı, hukuku birdir. Her vatandaşımızın hakkını korumak bize bir namus borcudur. Türk, Kürt, Sünni, Arap, Alevi ayrımı bize yasaktır, haramdır. Ayrımcılık yapan hiç kimseyle bir arada, birlikte olmayız, olmayacağız.” “Biz birbirimizin hukukunu, mezhepçiliğe, ırkçılığa, şiddete, nefrete feda etmeyeceğiz. Adalet ve merhamet üzere olmak bizim Allah’a, millete ve tarihe ahdimizdir, sözümüzdür. Her vatandaşımızın sadece kendi ülkemizdeki değil, yeryüzündeki her insanın can ve mal emniyetini korumak, hayat hakkını korumak ve savunmak devletimizin ve bizim temel görevimizdir. Devletimiz sadece ve sadece suç işleyenlerin yakasına yapışacak ve asla sürüklendiği o eski tuzaklara düşmeyecektir. 90’lı yıllarla bugünleri karşılaştıranlar da bilsinler ki halk ile teröristi ayırt edecek halkımıza Türkiye’nin her köşesinde en derin merhametle yaklaşarak, halkımıza düşman olan teröristlere ise en kararlı mücadeleyle karşı koyacağız. Kimse endişe etmesin, bu ülkede kalbi kırık, mahsun hiç bir vatandaşımız kalmayıncaya kadar azimle, kararlılıkla çalışacak bir kadro Türkiye’yi yönetiyor. Kimsenin endişesi olmasın. Bu sıkıntılı günler mutlaka geride kalacak.”
Vatan
‘Ypg Terörü Fırat’ın Batısına Geçmiştir’
MHP’nin Cumartesi günü Kızılcahamam’da başlayan iki günlük kampı dün sona erdi. Toplantılar sonrasında açıklama yapan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin konuşmasında yeni Anayasa ile Doğu ve Güneydoğu’daki olaylar ön plana çıktı. AK Parti’nin politikasızlığa, iktidarsızlığa mahkum olduğu kadar çaresiz olduğunu söyleyen ve “eli kolu BOP zincirleriyle, eşbaşkanlık zorbalığıyla düğümlenmiştir” iddiasında bulunan Bahçeli, YPG terörü geçen hafta Fırat’ın batısına geçmiş, Teşrin Barajı’nı ele geçirmiştir. Buna karşılık hem Erdoğan hem Davutoğlu ısrarla bu terör kuşatmasını inkar etmiş, bölgeden haberlerin doğruları yansıtmadığını vurgulamışlardır. Gerçekler saptırılmış, milletimiz kandırılmıştır” dedi. Bahçeli’nin konuşmasının satırbaşları şöyle: “Daha düne kadar kamu düzenini ihlal edip devletin egemenlik haklarına meydan okuyan teröristlerle masaya oturup Türkiye’yi pazarlık malzemesi yapan Davutoğlu’nun başında bulunduğu AKP hükümeti değil miydi” diye sordu ve devam etti: “Daha düne kadar Kandil’e kriptolu telefon gönderip Türk askerine PKK’ya operasyon yapmayın emri veren bu işbirlikçi AKP hükümeti değil miydi? Hem süreç ihanetiyle PKK’nın şehirlere konuşlanmasına göz yumarlar, hem de operasyon derler. Hem PKK’nın süreç ihanetinden istifade edip silah ve mühimmatları il ve ilçelere doldurmasını seyrederler hem de kamu düzenini savunurlar. Hepsinden mühimi ise, hem Oslo’da özerklik ve öz yönetim sözü verirler hem de üniter devlet ahkamı kesip Türk milletinin aklı ve onuruyla alay ederler. Bunlar yalancı, korkak, nankör ve ikiyüzlüdür. Bunlar Türklüğün hasmı, Türkiye’nin iktidardaki muhalifidir. Türkiye AKP’den ibaret değildir, AKP’ye, kaçak saraya bırakılamayacak kadar da büyük ve muazzam bir ülkedir.”
Vatan

SPOR

Teknik direktör Mustafa Denizli’nin onayı ile 2.5 milyon Euro bonservis bedeli karşılığında alınan Ryan Donk, ‘Melo’nun boşluğunu doldurur mu’ soruları içinde geldiği Galatasaray’da ilk 90 dakikada alkış aldı. Sezon başında Melo’nun Inter’e gitmesi ile Rodriguez, Bilal, Emre, Jem Karacan ve Chedjou’nun ilaç olamadığı ön liberoda Donk, ilk raundu başarı ile geçti. Galatasaray’ın yeni ‘Pitbull’ yerine koyduğu Ryan Donk, aslında Melo’yu geçen yıl imza attığı istatistiklerle de geride bıraktı. Lig maçlarının esas alındığı değerlendirmede Ryan Donk, geçen sezon Felipe Melo’dan daha fazla
Hürriyet


Spor Toto Basketbol Ligi’nde 15. hafta mücadelesinde Pınar Karşıyaka, sahasında konuk ettiği Akın Çorap Yeşilgiresun’u 87-83 yenmeyi başardı, galibiyet sayısını 9’a çıkardı. İki takımın yüksek temposuna alışan ekipler için ilk çeyrekteki skor şaşırtıcıydı. Bunun ana nedeni de özellikle Pınar Karşıyaka’nın bir atıcı bulamamasıydı. Buna rağmen kenardan gelen Kerem ve Soner’in katkısıyla ilk periyodu ev sahibi 17-14 galip tamamladı. Yeşilgiresun’un boyalı alanda daha çabuk oluşuna Kerem Gönlüm ile çare bulan Karşıyaka, 4 numaralı pozisyonda Gabriel’e üstünlük kuran Hosley’i durduramayıp, Dulkys’ten arka arkaya üçlükleri potasında görünce, farkı 5’e çıkardığı devrede rakibine yakalandı, devre 42-42 tamamlandı. İkinci yarıda guard pozisyonunda aradığı skor katkısını Wright ile buldu Karşıyaka. Justin Carter’ın sakatlanarak çok kısa süre sahada kaldığı maçta Kenan’ın da daha aktif oluşu, ev sahibini maçta tuttu, konuk takım ise boyalı alanda Jackson-Hosley ikilisinin kurduğu üstünlük ile son çeyreğe girilirken de skora denge getirmeyi başardı: 64-64. Takımın iki tecrübeli ismi Wright ve Kerem ile kritik sayılar bulmaya devam eden, rakibin boyalı alandaki üretkenliğini de alan savunması ile azaltmayı deneyen Karşıyaka, 79-72 ile 36. dakikada farkı 7’ye çıkardı. Ancak Karadeniz ekibi sadece 1 dakika içinde dış şutlarla 80-79 öne geçti. Ancak oyunun neredeyse tamamını 6 oyuncuyla oynayan Giresun, yorgunluğun da etkisiyle kader atışlarında doğru tercihler yapamayınca, ev sahibi, salondan 87-83 galip ayrılmayı bildi.
Milliyet


Beşiktaş, Türkiye Kupası’nda 1461 Trabzon’a konuk oldu. 3’te Franco’nun müdahalesiyle yerde kalan Ali penaltı bekledi, hakem ‘devam’ dedi. 24’te Sosa’nın şutunda top direk dibinden dışarı gitti. 27’de Oğuzhan vurdu, top İbrahim’de kaldı. 30’da Kerim’in şutu auta çıktı. Cenk Tosun’un 34 ve 37’deki şutlarında top çerçeveyi bulmadı. 42’de Cenk penaltı bekledi, hakem oralı olmadı. 45’te Hamza’nın kafayı vurdu, Günay kurtardı. 45+1’de Kerim’in pasında Sosa topu ağlara gönderdi: 0-1. 57’de Ali’ye kalkan yanlış bayrak 1461 Trabzonlu oyuncuları çıldırttı.63’te bu kez Hamza’ya kalkan yanlış bayrak tepki topladı. 65’te Gökhan Töre’nin kaptırdığı topta Yüksel nefis vurdu: 1-1. 71’de Cenk’in şutunda savunma tehlikeyi uzaklaştırdı. 72’de Cenk’in vuruşunda top az farkla dışarı gitti. 76’da Gökhan’ın şutunu İbrahim iki hamlede kontrol etti. 89’da Hamza ceza alanı çizgisi üzerinden vuracakken Necip son anda ayak koyup tehlikeyi savuşturdu.
Star


Fenerbahçe, kupada Giresunspor engelini aşmayı başardı: 0-2. 21. dakikada savunmanın arkasına atılan topu Josef de Souza önce kaleciden kurtardı, sonra açısı dar olmasına rağmen sıfıra yakın noktadan kaleye yolladı: 0-1. 26’da Souza’nın uzaktan şutu yandan auta çıktı. 30’da Giresunspor atağında Volkan boşa çıktı. Seken topa gelişine Abwo sert vurdu, aut. 32’de Waldison’un cepheden sert şutu kaleci Volkan'da kaldı. 37’de Fernandao sol çaprazdan auta vurdu. 42’de Vedat Murigi soldan şutunu çekti, Volkan gole izin vermedi. 50’de Abwo’nun vuruşu farklı dışarıya çıktı. 53’te kornerden gelen topa kafayı Kjaer vurdu, aut. 58’de Ozan sağdan ceza alanına girdi, şutunu çekti ama isabet bulamadı. 59’da Rıdvan uzaktan şansını denedi ama top dışarıya çıktı. 89’da Volkan Şen’in nefis pası sonrası Fernandao ceza alanı içinde topa dokundu, direğe de çarpan top ağlara gitti.: 0-2.
Star



Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme