12 Ocak 2016 Salı

12.01.2016 Genel Gündem


12.01.2016

GÜNDEM


Sur'da 78 Pkk'lı Terörist Öldürüldü
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde PKK'lı teröristlerin keskin nişancı tüfeği Kanas ile açtığı ateşte iki uzman çavuş yaralandı. Diyarbakır Asker Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alınan askerlerin birinin durumunun ağır olduğu öğrenildi. Sur'da önceki gün üç terörist öldürüldü. Operasyonlarda toplam 78 teröristin öldürüldüğü, dört barikatın kaldırıldığı, bir adet el yapımı patlayıcının da imha edildiği belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı, Şırnak'ın Cizre ilçesinde de 10 Ocak pazar günü 11 PKK'lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı. Açıklamada devam eden operasyonlarda etkisiz hale getirilen toplam terörist sayısının Cizre'de 261 ve Silopi'de de 126 olduğu kaydedildi. Şırnak'ta önceki gece bir grup terör örgütü PKK mensubunca Atatürk Mahallesi Gaffar Okkan Caddesi'nden geçen polis zırhlı aracına roketatarlı saldırı düzenledi. Saldırıda teröristlerin ateşlediği roketatar mermisi, cadde üzerinde bulunan Abdullah İlçi'nin evine isabet etti. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken, binada hasar oluştu. Mardin'in Nusaybin ilçesindeki 112 Acil Servis İstasyonu önünde gizlenen bir grup PKK'lı, görevden dönen bir ambulansı durdurdu ve sağlık görevlilerini silahla tehdit ederek ambulansı gasp edip kaçtı. Ambulans bir süre sonra Can Sokak'ta terk edilmiş olarak bulundu. Yapılan incelemede PKK'lıların ambulansın içinde bulunan tıbbi malzemeleri alarak kaçtıkları belirlendi. Şırnak'ın Dicle Mahallesi'nde 8 gün önce çıkan çatışmada Orman Müdürlüğü bahçesinde vurulan ve güvenlik nedeniyle alınamayan iki kişinin cenazesi, yapılan görüşmeler sonucu HDP'li Milletvekilleri ve Belediye Başkanı tarafından bulunduğu yerden alınarak Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Sokağa çıkma yasaklarına tepki için çeşitli kentlerden gelerek Şırnak'a gitmek isteyen ve aralarında HDP'li milletvekili ile DBP'li belediye başkanlarının da bulunduğu 100 araçlık konvoy, Siirt Ziyaret-Kurtalan yol ayırımında önlem alan güvenlik güçleri tarafından durduruldu. Çok sayıda asker ve polisten oluşan güvenlik güçleri, gelen araçları durdurarak Siirt'e girişlerine izin vermedi. HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, konvoy halinde geçişlerine izin verilmesi için polis amirleriyle uzun süren bir görüşme yaptı. Ancak yapılan görüşmeye rağmen, konvoyun geçişine izin verilmedi. Ziyaret- Kurtalan yol ayırımında bekleyen grup, karlı ve soğuk havada yaktıkları ateşle ısınmaya çalışırken konvoyun bekleyişi de sürüyor.
Milliyet


Sur'da Doğdu Sur'da Şehit Oldu
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesinde çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Metin Kıldiş ile Uzman Çavuş Nazmi Ayyıldız (25) dün Asker Hastanesi'ndeki uğurlama töreninin ardından son yolculuklarına uğurlandı. Yine Sur'da Kanas ile şehit edilen 3 aylık evli, Özel Harekat polisi 28 yaşındaki Buhari Ağçelik'in cenazesi de törenle Malatya'ya uğurlandı. Ailesi Bursa'da yaşayan ve doğduğu yer olan memleketi Diyarbakır'da şehit düşen Ayyıldız, vasiyeti üzerine Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Ayyıldız'dan geriye beyaz güvercinle çektirdiği fotoğraf kaldı. Şehitler Kıldiş ile Ayyıldız için Asker Hastanesi'nde düzenlenen törene Vali Sayın Hüseyin Aksoy, 7'nci Kolordu ve Garnizon Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz, 2'nci Birleştirilmiş Hava Harekat Merkezi Komutanı Tümgeneral Atilla Darendeli, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Musa Çitil, 16'ıncı Mekanize Piyade Tugay Komutanı Tuğgeneral Savaş Beyribey, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, Vali Yardımcıları, Kaymakamlar, şehitlerin aileleri ile askeri ve mülki erkan katıldı. Diyarbakır İl Müftüsü Burhan İşliyen'in okuduğu duanın ardından şehit Kıldiş'in cenazesi toprağa verilmek üzere Hatay'ın İskenderun ilçesine gönderildi. Uzman Çavuş Nazmi Ayyıldız'ın cenazesi ise ailesine teslim edildi. Büyükşehir Belediyesi'ne ait cenaze aracıyla alınan Ayyıldız'ın cenazesi, sadece aile fertleri ve yakınlarının katıldığı sade bir törenle merkez Bağlar ilçesi Yeniköy Mezarlığı'nda toprağa verildi. Ayyıldız'ın babası Suphi Ayyıldız, törende "Barış olmasını istiyoruz" dedi. Bursa'da oturan Ağrı'da görev yaparken geçici görev ile doğum yeri Diyarbakır'a gönderilen Ayyıldız'ın oturduğu Bursa'daki evi de Türk bayraklarıyla donatıldı. Şehidin komşusu Hüseyin Yılmaz, "20 gün önce, babası böbreklerinden ameliyat olmuştu babasını ziyaret etmek için gelmişti o zaman görüştük, akşam acı haberi aldık çok üzüntülüyüz" diye konuştu. Ayyıldız'ın bir süre önce ailesine, "Eğer şehit olursam beni doğduğum yere gömün" diye vasiyeti bulunduğu öğrenildi. Şehit Ayyıldız'dan geriye beyaz bir güvercin ile çektirdiği fotoğrafları anı olarak kaldı.
Milliyet
  

Çiller Ve Yılmaz'a Yine Çağrı Kağıdı!
Toplam 103 kişinin "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini cebren devirmeye iştirak" iddiasıyla yargılandığı 28 Şubat davasını gören Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, eski başbakanlar Tansu Çiller ve Mesut Yılmaz hakkında "tanık" olarak beyanlarının alınması için yeniden çağrı kağıdı çıkarılmasını, eski Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlu'nun da "tanık" olarak dinlenmesini kararlaştırdı. Mesut Yılmaz eşi Berna Yılmaz'ın sağlık sorunlarını, Tansu Çiller ise kendi sağlık sorunlarını mazeret göstererek dünkü duruşmaya katılmadı. Çevik Bir'in avukatı Ümit Kara da, Tansu Çiller'in avukatının "getireceğim" demesine rağmen Çiller'in gelemediğini, kendisini bir yıldır oyaladığını, gerçeklerin ortaya çıkmasını istemediğini savundu. Kara, Çiller ve Mesut Yılmaz'ın yanı sıra Hüseyin Kıvrıkoğlu başta olmak üzere 1998 yılındaki diğer komutanlarında tanık olarak dinlenmesini istedi. Öte yandan eski milletvekilleri Cavit Çağlar, Işılay Saygın, Köksal Toptan ve Cefi Kamhi'nin 28 Şubat döneminde DYP'den istifalarında "baskı, tehdit, cebir ve zorlamaya maruz kalıp kalmadıklarına" ilişkin beyanlarının alınması için talimat yazılacak. Duruşmada söz alan Çevik Bir ise Batı Çalışma Grubu ile ilgili şunları söyledi: "Ben Batı çalışma grubunun başıyım ama aynı zamanda karargah subayım. Maalesef bu davada 103 sanıktan 102'si geldik. Maalesef Genelkurmay Başkanı ifade vermek istemedi bizi yalnız bıraktı. Sabaha kadar oturduk mektup yazdık. BÇG'nin yasal olduğunu ve kendisinin bildiğine dair. Bize göre genelkurmay başkanının tutuklanmaması, bizim yazımızdan sonra ifade vermeye gelmesi ve yurt dışı iznini dahi olması bizi tedirgin ediyor. Tesellimiz şu; avukatı Erol Aras Odatv'de BÇG'nin yasal olduğunu açıkladı. Kenan Paşa'ya gelince… Özel kalem müdürlüğü yaptım. Onunla iftihar ederim. Vatanseverdi. O vakitler çuvallar dolusu mektuplar geliyor. İsmi benimle mezara gidecek tanınmış siyasiler haftada 3-4 kez ziyaret edip onu etkilemeye çalışıyordu."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 106,8800-106,9600                                                                                         
ABD Doları 3, 0361-3, 0388
Euro 3,2982-3,3014
İngiliz Sterlini 4,4143-4,4195

Enerjinin Başkanından Petrolün Geleceğinde İki Farklı Senaryo
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) İcra Direktörü Fatih Birol, enerji fiyatlarındaki belirsizliğin çok büyük bir soru işareti olduğunu vurgulayarak, "Yakında Davos'ta yapılacak Dünya Ekonomi Zirvesi öncesi petrol piyasalarında öne çıkan iki farklı görüş var. Birincisi petrol fiyatlarında 30 ila 40 doların yeni normal olduğu, ikincisi ise fiyatların yakın zamanda yukarı çıkacağı ve pazarda yeniden denge sağlanacağı şeklinde. Ben, fiyatların uzun süre 30-40 dolar ya da daha düşük düzeyde kalacağını düşünmüyorum" dedi. Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) ve Sabancı Üniversitesi Uluslararası Enerji ve İklim Merkezi (IICEC) işbirliğiyle dün gerçekleşen "Paris İklim Zirvesi Ardından Dünya Enerji ve İklim Görünümü" toplantısında konuşan Birol, enerji sektöründe öngörülebilirliğin en düşük olduğu dönemden geçildiğini söyledi. Enerji piyasalarında öngörülebilirliğin neden bu kadar düşük olduğu konusunda ise şu dört nedeni aktardı: "İlki, jeopolitik durum. Dünyanın en önemli petrol üreticilerinin olduğu Ortadoğu bölgesinde ciddi sorunlar var. Rusya gibi diğer üretici ülkelerde de jeopolitik sorunlar ciddi. İkinci etken ekonomik büyüme. Yıllardır dünya ekonomisinin büyümesini sağlayan BRICS ülkelerinde, yani Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika'da durum pek iç açıcı değil. Paris anlaşması üçüncü etken, tarihte ilk defa tüm dünya ülkeleri bir metin üzerinde anlaştı ama bilinmeyen şu, gerçekten anlaşma önemli değişiklik yaratacak mı? Bence yanıtı, kesinlikle evet. Son olarak düşük enerji fiyatlarının nasıl gelişeceği konusundaki belirsizlikler öngörülebilirliği düşürüyor. Enerji fiyatlarındaki belirsizlik çok büyük bir soru işareti. 2015 ve 2016 da üst üste iki yıl enerji fiyatlarında düşüş oldu ve devam edecek. 2016 yılında İran'a olan yaptırımlar kaldırılırsa enerji fiyatlarında aşağıya doğru düşüş devam edebilir. Düşük fiyatlar elbette bizim gibi enerjisi ağırlıklı olarak ithalata dayalı ülkeler için iyi ama rehavete kapılmamalıyız."
Hürriyet

Biraz Enflasyon Büyüme
Tek başına 1 Kasım seçimleriyle iktidar olan Ak Parti hükümeti seçim öncesi açıklanan Orta Vadeli Program'ı yeniledi. 11 Ekim 2015'te açıklanan ancak 3 ay sonra değiştirilen yeni OVP'de seçimlerden önce açıklanan ve tartışmalara neden olan kişi başına milli gelir hesabı Satın Alma Gücü Paritesi yerine eskisi gibi dolar olarak açıklandı. Böylece 2015'te kişi başına milli gelirin 10 bin doların altına düşeceği net şekilde ortaya çıktı. Yeni OVP'ye göre 2015'te kişi başına milli gelir 9.286 dolar, 2016 içinse 9.364 dolar olacak. 2014'te kişi başına gelir 10.390 dolardı. 2017'de kişi başına milli gelirin yeniden 10 bin doların üstüne çıkması hedefleniyor. Büyüme hedefi de değişiklikten nasibini aldı. 3 ay önce 2015 için büyüme tahmini yüzde 3.5 idi, bu yüzde 4'e çıkarıldı, 2016 içinse yüzde 4.0 olan hedef yüzde 4.5'a yükseltildi. 2017 hedefi de bir önceki OVP'de yüzde 4.5'tu, yeni OVP'de yüzde 5.0 olarak yer aldı. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek yanında Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile birlikte yeni OVP'nin hedeflerini açıkladı. Resmi Gazete'nin mükerer sayısında da dün yenilenmiş OVP ve Orta Vadeli Mali Plan yayımlandı. Yeni OVP'de milli gelir hem Türk Lirası hem de dolar cinsinden yer aldı. Yeni OVP'deki hedeflere göre 2015'te milli gelir 722 milyar dolar, 2016'da 736 milyar dolar, 2017'de 796 milyar dolar ve 2018'de 854 milyar dolar olacak. 2014'te yılında milli gelir 799 milyar dolardı. Dolar kurunun milli gelirde etkisi net olarak hissedilecek. TL olarak ise milli gelir 2016'da 2 trilyon 207 milyar liraya yükselecek. OVP'de dolar kuru için resmi bir tahmin yer almıyor. Ancak milli gelirin hem dolar hem de TL olarak tahmini nedeniyle hükümetin öngördüğü dolar kuru hesaplanabiliyor. Buna göre hükümet hesabında 2016 için dolar kurunu 2.99 lira, 2017 için 3.12 lira ve 2018 yılı için de 3.24 lira olarak kullandı.
Hürriyet

Milyonluk Satış
Türkiye'nin büyümesinde önemli itici gücü oluşturan gayrimenkul ve otomotiv sektörü, kriz söylentilerine inat büyümesini geçen yıl da sürdürdü. Üretim ve ihracatta rekor kıran otomotiv sektörü iç pazarda da büyümeye devam ederken ve trafikteki araç sayısı 20 milyona yaklaştı. Otomotiv üretimi geçen yıl 1.3 milyon sınırını aşarak yüzde 16 büyürken, pazar yüzde 25 büyümeyle 1 milyonun üstüne çıktı. Aynı dönemde ihracat ise yüzde 12 artışla 992 bin seviyesinde gerçekleşti. Otomotiv pazarındaki büyümeye paralel konut sektörü de ivme kazandı. 200'e yakın alt sektörü besleyen ve Türkiye'nin istihdamında önemli itici güç olan sektörün son iki yılda satışları yüzde 10 artarken, 2015 yılı Kasım ayı sonu itibariyle Türkiye genelinde toplam konut satışları, geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 11.25, ipotekli konut satışları ise yüzde 14 artış gösterdi. Sektörün toplam konut satışı yılın ilk 11 aylık döneminde 1 milyon 146 bin 721'I buldu. Sektör temsilcileri bu rakamın 2016'da 1.5 milyonu aşacağını düşünüyor. Eva Gayrimenkul Değerleme Danışmanlık A.Ş.'nin gayrimenkul sektörünün nabzını tutan Periskop Analizi'nin 2015 yılı Aralık ayı raporunda, kasım ayı itibariyle son bir yıllık süreçte, konut kredisi kümülatif değişiminin yüzde 15 artış gösterdiği kaydedildi. 2015 Aralık verilerini değerlendiren EVA Gayrimenkul Değerleme Genel Müdürü Cansel Turgut Yazıcı, geçen yılın kasım sonu itibariyle bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1 daralma gösteren konut satışlarının son iki yılda yüzde 10 büyüdüğünü söylemenin mümkün olduğunu kaydetti. Yazıcı, "İstanbul'da konut satışlarında geçen senenin aynı dönemine kıyasla yüzde 7 artış oldu. Konut satışları İzmir'de yüzde 10, Ankara'da ise yüzde 12 artış gösterdi. 2015 Aralık verileri itibariyle konut satışlarının biraz daha artması veya aynı seviyelerde seyretmesini bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Türkiye

Vites Yükseltiyoruz
2016 - 2018 yıllarını kapsayan yeni Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2015 için yüzde 3 olarak öngörülen büyümenin yeni Orta Vadeli Program'da yüzde 4'e yükseltildiğini bildirdi. Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz ile 2016 - 2018 OVP'yi açıklayan Şimşek, 2016 için büyüme beklentisinin yüzde 4.5, 2017 ve 2018 için de yüzde 5 olarak belirlendiğini belirtti. 2015 için yüzde 10.5 olarak öngörülen işsizlik oranının yeni OVP'de yüzde 10.2'ye çekildiğini, program dönemi sonunda ise işsizlik oranının yüzde 9.6'ya düşmesinin beklendiğini açıklayan Şimşek, 2015 için öngörülen enflasyon oranının ise yeni OVP'de yüzde 8.8'e yükseltildiğini bildirdi. Yeni OVP'de 2016 için enflasyon beklentisi yüzde 7.5, 2017 için yüzde 6, 2018 için de yüzde 5 olarak belirlendi. Şimşek, enflasyonun geçen yıl TL'deki değer kaybı ve gıda fiyatlarındaki nispeten yüksek artışlar nedeniyle hedefin oldukça üzerinde gerçekleştiğini ifade ederek, "OVP'de de enflasyonun tekrar yüzde 5-7 aralığına ve yüzde 5'e doğru düşürülmesine yönelik çok ciddi bir çaba içine gireceğiz" dedi. OVP'nin temel amaçlarından birinin cari açıktaki azalma eğilimini korumak olduğunu belirten Şimşek, "2015'te büyümenin yüzde 4 olacağını öngörüyoruz. Yüzde 3' e çekmiştik. O dönemde çok ciddi bir siyasi belirsizlik vardı. Önümüzü göremiyorduk ama 3. çeyrek verileri beklediğimizden daha iyi geldi. 4. çeyrekteki öncü göstergelere baktığımızda momentumun, ivmenin devam ettiğini görüyoruz" diye konuştu. Cari açığın GSYH'ye oranının yüzde 5.8'den 4.4'e gerilemesini beklediklerini belirten Şimşek, 2014'te yüzde 15 olan yurtiçi tasarruf oranının 2018 yılında yaklaşık yüzde 18 civarına ulaşacağını öngördüklerini belirtti. Şimşek, işsizlikteki hedefler için de şunları söyledi: "Önümüzdeki dönemde işsizliğin azalma eğilimine gireceğini öngörüyoruz. Program döneminde istihdama katılımın artırılmasına yönelik uygulanacak politikalar sonucu işgücüne katılım oranının ve istihdamın sırasıyla 1.1 puan ile 1.3 puan artmasını bekliyoruz."
Milliyet

Programı Bozarsa 3 Harfliler Bozar
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 2015 için yüzde 3 olarak öngörülen büyümenin yeni Orta Vadeli Program'da (OVP) yüzde 4'e yükseltildiğini, 2016 için büyüme beklentisinin yüzde 4.5, 2017 ve 2018 için de yüzde 5 olarak belirlendiğini bildirdi. Şimşek, Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın da katılımıyla düzenlediği basın toplantısında Yeni Orta Vadeli Programı (2016-2018) açıkladı. 2015 için yüzde 10.5 olarak öngörülen işsizlik oranının yeni OVP'de yüzde 10.2'ye çekildiğini, program dönemi sonunda ise işsizlik oranının yüzde 9.6'ya düşmesinin beklendiğini duyuran Başbakan Yardımcısı Şimşek, 2015 için öngörülen enflasyon oranının ise yeni OVP'de yüzde 8.8'e yükseltildiğini bildirdi. Program genel itibarıyla ekonomistler tarafından dengeli bulundu. Özellikle enflasyon hedefinin daha gerçekçi bir rakama yükseltilmesi dikkat çekti. Asgari ücretteki artışın enflasyona ortalama yüzde 2.2'lik bir katkı yapacağı düşünüldüğünde yüzde 5 hedefinde ısrar edilmemiş olması ekonomistler tarafından "Daha inandırıcı olmuş" yorumlarına da neden oldu. Şimşek soru cevap bölümünde 2016'ya dönük en büyük risklerin Çin'in yavaşlayan büyümesi ve FED'in faiz artışı olacağını vurgulayıp. şu görüşlere yer verdi: "Burada 2 tane bence çok önemli konu var, bütün ülkeler için, Türkiye dahil. Çin'deki yavaşlama Bu yavaşlama yönetilebilir Çünkü Çin iç talep eksenli bir büyümeye doğru yeniden dengelenme sürecine girerken bir sert düşüş riskini yönetmek durumunda. Çin'de biz yavaşlamanın devam edeceğini ama bunun kademeli olacağını, yine Fed faiz artışı çok önemli bir risk herkes için, orada da artışın kademeli olacağını, sınırlı olacağını öngörüyoruz. Buralarda herhangi bir beklenmeyen durum çıkarsa, tabii ki diğer gelişmekte olan ülkelerde olduğu gibi Türkiye'yi de etkileyebilir."
Milliyet

2015'te Enerjimiz Düştü!
Denetim, danışmanlık ve vergi hizmetleri şirketi PwC Türkiye'nin, Türkiye enerji piyasasındaki birleşme ve satın almaların yıllık analizini gerçekleştirdiği Energy Deals-Enerji Sektöründeki Birleşme ve Satın Almalar Raporu'nun 2015 sonuçları açıklandı. Rapora göre Türkiye enerji pazarındaki toplam birleşme ve satın alma değerlerinde 2012 yılından bu yana süren daralma, 2015 yılında da devam etti. 2014 yılında 40 olan birleşme ve satın alma işlemi sayısı 2015 yılında 44'e yükselse de, toplam değer yüzde 14 oranında azaldı ve 5.6 milyar dolardan 4.8 milyar dolara geriledi. Bu da ortalama işlem değerinde yüzde 21 oranında bir düşüş anlamına geliyor. 2014 yılında işlem başına düşen değer 140 milyon dolarken, bu rakam 2015 yılında 110 milyon dolara geriledi. Rapora göre 2015 yılı, Türkiye enerji sektörü açısından bazı yeniliklerin de yaşandığı bir yıl oldu. Daha önceki yıllarda olduğu gibi birleşme ve satın almaların büyük kısmı altyapı sektöründe gerçekleşmesine rağmen, bu yıl petrol ve doğalgaz sektöründeki işlemlerde hızlı bir artış, özelleştirme işlemlerinde ise düşüş görüldü. Daha az özelleştirme işleminin gerçekleşmesi, 2015 yılında altyapı birleşme ve satın almaların toplam değerinin 2014 yılına kıyasla yüzde 40 oranında düşmesine ve 3.1 milyar dolara gerilemesine neden oldu.
Vatan

İklim Değişikliği İle Mücadele İçin Yol Haritası Belirlendi
Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı, küresel iklim değişikliği ile mücadele için 2030 yılı yol haritasının belirlendiğini söyledi. Çevre ve Enerji Verimliliği Merkezi Fizibilite Çalışması Projesi açılış toplantısı TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu'nun ev sahipliğinde, Çevre ve Şehircilik Bakanı Fatma Güldemet Sarı ile Birleşik Krallık Büyükelçisi Richard Moore'un da katılımıyla gerçekleştirildi. Açılış konuşmasını yapan Sarı "Hızla gelişen bir ekonomi olarak sera gazı emisyonlarını 2030 yılında yüzde 21'e kadar artıştan azaltmayı hedefliyoruz. Bu hedefimizi kaliteli altyapı projelerini hayata geçirerek, yeni ve temiz teknolojilerden yararlanıp, yenilenebilir enerji kaynaklarından daha fazla istifade ederek ve enerji verimliliğini sağlayarak gerçekleştirmeyi planlıyoruz" dedi. TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu da, yeni sanayi politikalarının kurgulanması gerektiğini vurgulayarak, Türkiye'nin enerji yoğunluğunun OECD ve AB ülkeleri ortalamasının üzerinde olduğuna dikkat çekti. Hisarcıklıoğlu "Zira bin dolarlık milli hasıla üretmek için 400 litre petrole eşdeğer enerji harcıyoruz. Bu rakam, OECD ülkeleri ortalaması için 200 litre. TOBB olarak, Türkiye'nin ekonomik gelişmesini, şirketler kesiminin güçlenmesini, rekabet gücünün ve istihdam artırılmasını düşünmek zorundayız. Bunu yaparken elbette, çevre, iklim değişikliği ve enerji konusunda, güçlü temelleri olan, kararlı, hem ekonomik dönüşümümüzü, hem de AB katılım sürecimizi destekleyen bir politika takip edilmesi gerektiğine inanıyoruz. Bu politikayı birlikte oluşturmalı ve birlikte kararlılıkla uygulamalıyız" dedi.
Star

DÜNYA

Iraklı Türkmenlerden Hendek Alarmı
IRAK Kürt Bölgesel Yönetimi'nin (IKBY) Musul'un kuzeyinde Rabia'dan başlayıp ülkenin doğusundaki Diyala vilayeti sınırlarına kadar uzanan hendek kazma çalışmalarını sürdürdüğü iddiaları Irak'ta tartışmalara neden oldu. AFP ajansına göre Türkmen yetkililer, IKBY'nin hendekleri genel olarak IŞİD ile Peşmerge güçlerinin çatışma hatları boyunca kazdığını ifade ediyor. AFP'ye konuşan Irak Türkmen Cephesi Başkanı Erşad Salihi, "Biz bu hendek kazma hamlesini şüpheli buluyoruz" diyerek hendeklerin Rabia'dan başlayıp Hanakin'e kadar uzandığını söyledi. Rabia kasabası Suriye sınırının kuzeybatısında yer alırken, Hanakin güneydoğu yönünde İran sınırı yakınında yer alıyor. Arada 400 km'lik bir mesafe söz konusu. Irak Başbakanı Haydar el İbadi'nin hendek konusundaki tutumunu netleştirmesini isteyen Salihi, konuyu Irak parlamentosunda gündeme getireceğini söyleyerek, "Bunu Irak'ın bölünmesinin başlangıcı olarak görüyoruz. Sahada yeniden çizilmiş jeopolitik bir haritaya gerçeklik kazandırıyor" uyarısında bulundu. Türkmen yetkililere göre planlanan hendek hattı Türkmen kenti Tuzhurmatu'yu içine alırken, Şii Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Amerli'yi dışarıda bırakıyor. Türkmenlere göre IKBY'nin denetiminde olan petrol zengini Kerkük ile İran sınırına yakın Calavla bölgelerinde hendek kazma çalışmaları başlamış durumda. Türkmen Kurtarma Vakfı adlı kuruluşun üyesi Mehdi Saadoun "IKBY tarafına dahil edilecek arazinin yüzde 70 ila yüzde 80'i Türkmen alanı. Hükümet Irak'ın birliğini muhafaza etmeyi öngören yasaları uygulamadığı takdirde Tel Afer, Kerkük ve Tuzhurmatu'yu dahil edecekler. IŞİD, Kürt güçlerin bu hendekleri kazarak dayatmaya çalıştıkları 'oldu-bitti'nin bahanesi" dedi.
Hürriyet

'Benim İçin Sınırlar Değil İnsanlar Önemli'
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Alman Bild gazetesine verdiği röportajda kendisi için önemli olanın 'ülkelerin sınırları değil insanlar' olduğunu söyledi. Putin, Kırım'ın Rusya tarafından ilhak edilmesiyle ilgili soruya cevap verirken, "Ukrayna'nın başkenti Kiev'de milliyetçilerin Şubat 2014'te yaptığı darbe, Kırım'daki 2.5 milyon Rus'u çok korkuttu. Peki biz ne yaptık? Savaşa girmedik, ateş açmadık, tek bir kişi bile öldürülmedi. Askerlerimiz sadece Kırım'daki Ukrayna güçlerinin halkın ifade özgürlüğünün önüne geçmesini engelledi. Kırım'ın eski parlamentosu tarafından yapılmasına karar verilen referandumda vatandaşların çoğunluğu Rusya'ya katılma yönünde oy kullandı. Bu demokrasidir, halkın iradesidir" ifadelerini kullandı. Kendi kaderini tayin hakkı: Putin'in bu sözlerine Bild ekibi, "Biri çıkıp Avrupa devlet sınırlarını değiştiremez" diye karşılık verdi. Putin ise "Benim için önemli olan sınırlar ve devletlerin toprakları değil, insanların kaderidir" ifadelerini kullandı. Putin, "Peki ya uluslararası hukuk" şeklinde gelen yeni soru üzerine ise BM Sözleşmesi'nde her halkın kendi kaderini tayin hakkının tanındığına işaret etti. Kosova'nın Sırbistan'dan ayrılarak bağımsızlığa ulaştığını hatırlatan Putin, "Eğer Kosovalıların kendi kaderini tayin hakkı varsa, neden Kırım'dakilerin olmasın?" dedi.
Hürriyet

Peri Masalından Sanık Koltuğuna
İspanya Prensesi Cristina, vergi kaçakçılığı suçlamaları nedeniyle dün sabah mahkemeye çıkarken, sanık koltuğunda oturan ilk kraliyet üyesi oldu. Eşi ile birlikte vergi kaçakçılığıyla suçlanan Prenses, sekiz yıla kadar hapis cezası alabilir. Kral Felipe'nin ablası Cristina, eşi Inaki Urdangarin'in direktörü olduğu Noos Vakfı'na yönelik altı yıl süren bir soruşturma neticesinde mahkemeye çıkarılan 18 sanıktan biri. Savcılar, vakfın milyonlarca euroyu hortumlamak için kullanıldığını savunuyor. Soruşturmada, Urdangarin ve eski ortağı Diego Torres'in, geçmişte yöneticisi oldukları Noos Vakfı aracılığıyla 2003-2007 yıllarında turizm ve spor alanlarında teşvik edici bazı etkinlikler için Balear Adaları özerk yönetiminin kamu bütçesinden para aldıkları ve kullanımında yolsuzluk yaptıkları iddia ediliyor. Tarihi dava Prenses'in bir dönem tatillerini geçirdiği Mayorka adasında geçekleşirken, Cristina duruşma salonuna Olimpiyat madalyalı eski hentbol oyuncusu olan eşiyle birlikte geldi. Cristina vergi kaçakçılığıyla suçlanırken, eşi daha ağır olan zimmetine para geçirme, kraliyet kaynaklarını çıkarına göre kullanma, belgede sahtecilik, kara para aklama, vergi kaçakçılığı, resmi göreve ihanet suçlamalarıyla karşı karşıya. Urdangarin'in sözde kâr amacı gütmeyen Noos Vakfı'na verilen kamu bütçesinin 6,2 milyon euro olduğu hesaplandı. Urdangarin eğer suçlu bulunursa 19 yıl hapis yatabilir. Cristina'nın yargılanması, kraliyet ailesi için büyük bir "utanç kaynağı" olarak görülüyor. Suçlamaların netleşmesiyle, Kral Felipe ve kraliyet ailesinin diğer üyeleri, Cristina ile aralarına mesafe koymuş ve Prenses ile bir daha aynı karede yer almamışlardı. Cristina'nın "düşes" ünvanı iptal edilirken, Felipe kararını kız kardeşine telefonla bildirmeyi seçmişti.
Milliyet

Blair'ın Baldızına Terör Suçlaması
İngiliz basını, eski başbakanlardan Tony Blair'ın eşi Cherie'nin kız kardeşi Lauren Booth'un, terörü destekleyen derneklerle bağlantısı bulunduğunu öne sürdü. 2010 yılında Müslüman olan 45 yaşındaki Booth'un, IŞİD militanlarını öven CAGE ve terörist ailelerine mali yardımda bulunan HHUGS gibi kuruluşlara açık destek verdiği belirtiliyor. Daily Mail gazetesi, Booth'un imam nikahlı eşi Sohale Ahmed'in halen resmi olarak evli olduğu Faiza adlı kadınla yan yana evlerde oturduklarını yazdı. Faiza, geçtiğimiz yıllarda yerel basına verdiği röportajlarda Booth'la evlenerek yuvalarını yıktığını öne sürmüştü. Booth, geçen yıl verdiği bir demeçte, Müslüman olmasında Gazze'ye yaptığı seyahatlerin ve Filistin halkının cesaretinin büyük etkisi olduğunu söylemişti.
Vatan

'18 Ay İcinde Ayrılacağız'
İspanya'da bağımsızlığını ilan etmek için yeniden harekete geçen Katalonya'nın yeni lideri belli oldu. Katalan Parlamentosu'ndan güvenoyu alan yeni Katalonya Başkanı Carles Puigdemont, selefi Artur Mas'ın 18 ay içinde İspanya'dan ayrılma sözüne bağlı kalacağını açıkladı. İspanya'da Eylül ayında yapılan seçimleri kazanan ancak Katalan Parlamentosu'nda tek başına iktidar olacak çoğunluğu yakalayamayan bağımsızlık yanlısı Junts pel Si (Evet İçin Birlik) ile parlamentoda 10 sandalye sahibi Halk Birliği Koalisyonu, hükümet kurmak için kendilerine tanınan sürenin dolmasına 1 gün kala anlaşmaya varmıştı. Anlaşma kapsamında, Aralık 2010'dan bu yana Katalonya Başkanı olan Mas geri adım atarak, Girona Belediye Başkanı Carles Puigdemont'u Katalonya Başkanı olarak aday göstermeyi kabul etmişti.
Vatan

Örgüt Binasında Şüpheli Yangın
Uzun süredir aşırı sağcıların hedefinde olan İsrailli insan hakları örgütü B'Tselem'in Kudüs'teki ofisinde yangın çıktı. Yangın sonucu ölen ya da yaralanan olmadı. Hakkında soruşturma başlatılan olayın bir saldırı olup olmadığı henüz bilinmiyor. Olayı İsrailli radikaller sevinçle karşıladı ve sosyal medya hesaplarında bunu dillendirdi. İşgal altındaki Filistin topraklarında yaşananları gözlemleyen B'Tselem gibi İsrailli insan hakları örgütlerine yönelik sağcı aktivist ve politikacıların baskıları son dönemde artmıştı. B'Tselem Sözcüsü Sarit Michaeli geçen hafta yaptığı açıklamada radikaller tarafından hedef gösterildiklerini ve haklarında karalama kampanyaları başlatıldığını söylemişti. B'Tselem "bıçaklı cinayetler" hakkında bir rapor yayımlamış, İsrail yönetiminin bütün İsrailli güvenlik görevlilerini hem yargıç hem de infazcıya dönüştürdüğünü belirtmişti.
Star

POLİTİKA

Hdp Tekel Değil
AK Parti Bingöl Milletvekili ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, terör sorunu ve ardından atılacak adımlarda HDP'nin tek muhatap alınmayacağını, bölgedeki tüm kesimlerden temsilcilerin katılacağı yeni bir yapının oluşması gerektiğini söyledi. Yılmaz, bir grup gazeteciyle sohbetinde, önceliğin halkın güvenliği ve kamu düzeni olduğunu belirterek şu görüşleri ifade etti: "Biz hiçbir zaman sadece güvenlik perspektifiyle bakmadık hadiseye. Uluslararası ilişkilerden sosyal ve kültürel boyutuna kadar, geniş çerçeveden bakıyoruz. Sanki bu sorunun tek muhatabı HDP'ymiş gibi anlayış oluştu. Bu yanlış. Bu işin muhatabı o bölgede yaşayan bütün toplum. Bir şey tartışılıp konuşulacaksa, sadece bir kesim ya da parti ile konuşulması doğru değil. Orada ne kadar siyasi görüş, mezhep, etnik yapı, sivil toplum örgütü varsa konuşulmalı. Bölge, tek tip değil. O farklığı görmeyip birileri sanki tekelmiş gibi, 'Sadece bizimle oturup konuşmalısınız' tavrını yanlış buluyorum. Çünkü bütün Kürtlerin temsilcisi değiller. Burada bence muhataplık meselesi önemli. Geçmişte bir tekel anlayış oluşturdular. HDP'ye bir eleştiri getirdiğiniz zaman, sanki bütün Kürtlere laf etmişsiniz gibi hava oluşturdular. HDP bir parti, içinde Kürt olan da olmayan da var. 'Kürtleri sadece ben temsil ederim, Kürtler adına sadece ben konuşurum' anlayışı doğru değil. HDP'nin de konuşmaya elbette hakkı var. Siyaset yaptığı sürece her türlü fikri ifade edebilir, ama muhatap bütün toplum kesimleri olmalı. Geldiğimiz noktada bir taraftan terör ile mücadeleyi, bir taraftan da demokratikleşme ve ekonomik kalkınmayı yürütmeye çalışıyoruz. Terör olsun olmasın bizim demokratikleşme ve kalkınmayı konuşup adımlar atmamız lazım. Doğru olduğu için yapmalıyız. Gayrimüslimler, Aleviler ile ilgili de çalışma yapıyoruz. Orada terör mü var, yok. Kimin sorunu varsa bunları tartışmak zorundayız."
Hürriyet

Ülkücü İrade Tecelli Edecek
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin kongre toplama girişimlerine karşı "İmzayı, kim ne kadar toplarsa toplasın. Müracaatları halinde kabulü mümkün olmayacaktır" sözleri, parti içi muhalefeti geriletmedi. 3 genel başkan adayı topladıkları imzaları genel merkeze iletmeyi, olağanüstü kurultay toplanmazsa yargıya gitmeyi planlıyor. Kızılcahamam kampının son gününde MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin yaptığı açıklamanın ardından, genel başkanlığın en önemli adayları Meral Akşener, Sinan Oğan ve Koray Aydın durum değerlendirmesi yaptı. Herhangi bir geri adım atılmayıp, ilerleyen süreçte mahkeme yolunu deneme sonucuna varıldı. Muhalifler, "Biz yolumuza devam edeceğiz. Kongreyi toplamasa da biz imzayı vereceğiz, 15 gün sonra da mahkemeye gideceğiz. Bundan sonrasını hukuk belirler. Hukuka saygısı olduğunu söyleyen bir genel başkan, imzaların gereğini yapıp olağanüstü kongreyi toplaması gerekirdi" serzenişinde bulundular. Bahçeli'nin kongre takvimini açıklaması da muhalefetin tepkisine neden oldu. Takvimin belirlenmesini, "kongreyi yaptırmamak üzerine atılmış bir adım" sayan muhalefetten, "İlçe kongrelerini öne çekerek, mahkemede savunmasını güçlendirmek istiyor. 'Zaten ekimde kongre süreci başlıyor' diyecekler. Kongrenin 9 Ekim'e çekilmesi, topladığımız imzaların geçersiz sayılması ya da olağanüstü kongre taleplerinin düşmesi anlamına gelmez. Böyle bir hukuki süreç yok. Artık yargıda hesaplaşırız" görüşleri yükseldi. Bahçeli'nin sözlerinin ardından adaylar, tepkilerini sosyal medyada ve katıldıkları programlarda da dile getirdi. Koray Aydın, "olağanüstü kurultay talebinin yasal, haklı, meşru bir demokratik talep" olduğunu belirterek, "Büyük kurultay delegesi arkadaşlarımızdan aldığımız imzaları belirlediğimiz takvime göre önümüzdeki hafta sonunda tek klasörde birleştirip, usulüne uygun olarak Genel Merkez'e sunacağız" dedi. Sinan Oğan ise kurultay salonu yerine mahkemeyi işaret etmenin, ülkücü liderlik sorumluluğuyla bağdaşmadığını savundu. Oğan, "Hiçbir kişi ya da kurum ülkücü iradeyi hiçe sayamaz. Ülküdaşlarımız müsterih olsunlar; ülkücü iradenin tecelli edeceği o an mutlaka gelecektir" dedi. Meral Akşener de "Ülkücüler, hukuk ve demokrasinin keyfilikten, sevginin benlikten güçlü olduğunu, önce kendi evleri sonra da tüm Türkiye'de ispatlayacaklar" ifadesini kullandı. Bahçeli'nin "olağanüstü kurultayı toplamama" yönünde aldığı kararın arkasında, parti tüzüğüne olan güven yatıyor. Tüzüğe göre olağanüstü kurultay için imza toplanması yönünde bir süre sınırı bulunmazken, genel merkezin de değerlendirme yapmak için bir zaman aralığı yer almıyor. Genel Merkez, önceki gün 18 Mart 2018'de yapılacak olağan kurultay sürecinin başlama tarihini, 9 Ekim ilçe kongreleri olarak açıkladı. İlçe kongrelerinin başlamasıyla mevzuat gereği olağanüstü kongre çağrısı otomatikman düşecek. İlçe ve il kongrelerinde delege yapısını değiştirmeyi hesaplayan MHP Genel Merkezi, muhalif imzacı delegeleri ayıklayacak.
Hürriyet

Suriyelilere Çalışma İzni
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu'nda reform paketlerinde yer alan konuların ele alındığını ifade ederek, "Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu kurulması konusunda karar alındı. İnsan Hakları Kurumu ve Ayrımcılıkla mücadele ile ilgili ayrı kurumlar birleştirildi. İnsan hakları ihlallerin ele alınması, ayrımcılığın giderilmesi ve işkencenin önlenmesi ana gündemidir" dedi. 2 milyon 411 bin Suriyeli'nin Türkiye'de olduğunu bunlardan da 7351'ine çalışma izni verildiğini hatırlatan Kurtulmuş, Suriyelilerin tamamına çalışma izni verilen yönetmeliğin de birkaç gün içinde çıkacağını açıkladı. Suriyelilere çalışma iznine dair detayları da açıklayan Kurtulmuş, şöyle devam etti: Suriyelilerin kayıt dışı çalıştırıldığı, kötü şartlarda çalıştırılanlar gibi şikayetler alıyoruz. Bu çalışma izni Türkiye'deki vatandaşlarımızın istihdamlarını kısıtlayacak bir alan değildir. Bunun için çok iyi hazırlanmış yönetmelik taslağı hazırladık. Geçici kimlik belgesi alanlar 6 ay sonra çalışma izni alabilecek. Herhangi bir yerde çalışma izni değil. Kendilerine kimlik belgesi verilen ikamet ettikleri illerde çalışabilecekler. Çalıştıkları iş yerinde toplam çalışanın yüzde 10'unu geçemeyecek. Bunun bir istisnası var. Başvuru tarihi itibariyle geriye dönük olarak 4 hafta sürede açık bulunan işlerin kapatılmadığı iş yerlerinde burada yüzde 10 kotasının üzerine çıkabilecek. Ayrıca geçici tarım işçileri ve hayvancılık ile uğraşacak Suriyeliler için kota sınırı dışında valilik izni aranacak. Valilik isterse il ihtiyacına göre Tarım ve hayvancılıkla uğraşan işçilerinde valilikler kotaları esnetebilecek. Suriyeli sağlık personeli, eğitimciler için çalışma bakanlığı vereceği izinler değil, Sağlık, Milli Eğitim ve YÖK'ün oluruna başvuracak. Türkiye'de iş hayatına katkı sağlayacak bir düzenleme. Suriyeli sığınmacılar çalışma bakanlığı Türk vatandaşlarının yükümlülüklerine tabi olacaklar. Yaş ve cinsiyet ile ilgili herhangi bir kısıtlama mevzu bahis değildir. İhtiyaç duyulan alanlarda daha fazla istihdam edilecek. Kategorik olarak kısıtlama yok. Samimiyetle şunu paylaşmak isterim dünyada en fazla yükü alan ülkeyiz. 8 milyar dolar harcandı Türkiye hiç 'of" falan dememiştir. Cinsiyetine okur yazar olduğuna bakmadan yardım eli uzattık. Gelip burada beyin avcılığı denilen üst düzey okumuş insanları alıp kendi ülkelerine götürenler oldu. Yeni Suriye kurulana kadar savaşın bitirilip barış sürecine kadar büyük oranda bu insanlar burada. Memleketlerine döndüklerinde hem Türkiye dostu olsunlar hem de buradaki Suriyelilerin iş dünyasına katılmalarına müsaade edelim. Mali imkan olup iş kurmak isteyenler, sokaklarda kırmızı ışıklarda mendil satan küçük çocuklar değil. İyi iş gücü almış iyi meslekleri olanlar da var.
Milliyet

'Terörle Mücadelede Süre Yok'
Başbakan Ahmet Davutoğlu, AK Parti'nin Afyon kampının ardından basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu'nun konuşmasından satırbaşları şöyle: "Türkiye'nin birlik ve bütünlüğüne her zamankinden çok önem vermemiz gereken dönemdeyiz. Milletimiz müsterih olsun. Bu tuzakları bir bir bozacağız. Bugün gazetelerde dünkü toplantılarımızda bir süre verildiği haberleri var. Ancak herhangi bir süre söz konusu değildir. Süreyi ulaşmamız gereken hedefle tayin ediyoruz. Çıktığımız bu yolun yarıda kesileceği düşünülmesin. Bölgedeki vatandaşlarımızla birlikte bu işi tamamlayacağız. Er ya da geç muvaffak olacağız ve milletimizi huzur ve emniyete kavuşturacağız. Bizim gözümüzde her vatandaşımızın hakkı, hukuku birdir. Türk, Kürt, Sünni, Alevi ayrımı bize yasak, haramdır. Bu zor günler mutlaka kolaylıkla netilenecektir. Barışın, çözümün imkansız olduğunu düşünenler başarısız olacaklar. Kimsenin endişesi olmasın bu sıkıntılı günler geride kalacak." "Belediyeye ait iş makinelerini terör için kullanan belediyeler var. Biz yanlış devlet polikaları nedeniyle, mağduriyeti gidermeye çalışırken bunlar karanlık işler peşinde. 90'lı yıllar gibi bir siyaset istiyorlar. Parklar, bahçeler yapacağı yerde hendekler, çukurlar kazıp hayatı cehenneme çeviriyorlar. Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi'nin gelirinin yüzde 83,5'i merkezden sağlanıyor. Gelirinin yüzde 20'si yatırımlara ayrılmış. Hakkari Belediyesi'nin gelirinin yüzde 79,3'ü merkezden sağlanıyor. Harcamalarının yüzde 52,6'sı personel harcamalarına gidiyor. Diyarbekır için çok kapsamlı bir kentsel dönüşüm projesini harekete geçireceğiz. Diyarbekır kadimin en büyük şehri, Paris ne ki? Böylesine çukur siyasetin içinde olanlar şehirlerimizi tarumar ediyorlar. Yatırıma dönüşmeyen bu kaynakların ne için kullanıldığı araştırılacak, hesabı sorulacaktır. Tüm belediyelerimizin ne yaptığının takibi yapılacak."
Vatan


SPOR

Türkiye'yi THY Avrupa Ligi'nde temsil eden iki takımın Spor Toto Basketbol Ligi'ndeki kapışmasını, konuk Anadolu Efes 80-76 kazandı. İlk periyodu geride kapatan ev sahibi Darüşşafaka, ikinci çeyrekte savunmayı sertleştirdi. Yeşil-Siyahlılar, 5 dakikada 17 sayı atıp rakibin sadece 3 sayısına izin verince skorda 5 sayı farkla öne geçti. Sert savunma karşısında zorlanan Efes, maçı uzun süre geride götürdü. Bitime 2:07 kala basket faul kazanan Cedi Osman serbest atışı sayıya çevirince Anadolu Efes öne geçti: 77-76. Maç sonlarını kötü oynamasıyla bilinen Daçka, top kayıpları ve etkisiz iki hücumun ardından kaybetti. Bu hafta oynanacak erteleme maçları öncesi Efes 14. maçında 11. galibiyetini, Darüşşafaka 15. maçında 6. yenilgisini aldı. İki takım cuma günü, THY Avrupa Ligi Top 16 turu E Grubu'nda karşı karşıya gelecek.
Star

Süper Lig'de ikinci yarı için geri sayım sürerken, Beşiktaş'la şampiyonluk mücadelesi verecek olan Fenerbahçe'de Abdoulaye Ba şoku yaşanıyor. Giresunspor'la önceki akşam oynanan Türkiye Kupası maçında sağ dizinden sakatlanan Senegalli savunmacının çekilen MR'ında yaklaşık 1.5 ay sahalardan uzak kalacağı ortaya çıktı. İkinci yarının ilk haftasındaki Eskişehir maçında Alves'in cezalı, Ba'nın da sakat olması sıkıntı yarattı. Alves'in cezası ve Ba'nın sakatlığı sonrası iki stoperini birden kaybeden Teknik Direktör Vitor Pereira, Giresun önünde ikinci yarıda görev verdiği Michal Kadlec'e, Eskişehir deplasmanı için de "Hazır ol" emri verdi. Pereira'nın Çek stoperle özel bir görüşme yapıp, "Ba'nın sakatlığı uzun sürecek. Lig, Avrupa ve kupada yolumuza devam ediyoruz. Bu zorlu periyotta sana ihtiyacım var. İlk yarı fazla şans bulamadın. Bunun acısını çıkartabilirsin" dedi.
Star

Galatasaray sonunda Sabri'nin yerini dolduracak sağ beki buldu. Sarı-Kırmızılı yöneticilerin transferinde sona yaklaştığı Martin Linnes çok yönlü bir sağ bek. Süratli ve çevik bir oyuncu. İleriye çıkmayı seviyor, süratli bir oyuncu olduğu için geriye de çabuk dönüyor. Ortaları vasatın üzerinde zaten asist özelliği de bu yöndeki yeteneğini ortaya koyuyor. Savunmadaki başarısının yanı sıra hücumda çok iyi katkı veren ve joker oyuncu olan Linnes, Molde forması altında 2011- 12 sezonundan bu yana oynadığı maçlarda 14 kez fileleri havalandırırken, 26 defa da asist yaptı. Çok koşmasının yanı sıra yüksek kondisyonu ile tanınan 24 yaşındaki futbolcu, aynı zamanda Norveç Milli Takımı'nda da görev yapıyor. Linnes 10 kez de Norveç Milli Takımı'nda forma giydi. Öte yandan Molde'nin hocası Ole Gunnar Solskjaer, Norveç basınına yaptığı açıklamada, "Linnes için Galatasaray ile Molde anlaştı. Transfer görüşmeleri sürecinde ben yer almadım. Oyuncu kendi karar verecek" diyerek transferdeki durumu açıkladı. Linnes bugün 17.00-17.30 arası İstanbul'da olacak; yarın sağlık kontrolünden geçtikten sonra Antalya'ya gidecek.
Star

Cenk Gönen'in Galatasaray'a gitmesinden bu yana kaleci arayışında olan Beşiktaş'ta Cassio Ramos'un transferi konusunda gelişmeler yaşanıyor. Brezilya basını, Siyah-Beyazlılar'ın tecrübeli file bekçisi için Corinthians ile el sıkıştığını ileri sürdü. Lance.com adlı internet sitesi kulüplerin 28 yaşındaki Cassio için 3 milyon euro bonservis bedeli karlığında anlaşmaya vardığını ileri sürdü. Ufak detayların netleşmesinden sonra resmi açıklamanın yapılmasının beklendiği iddia edildi. Haberde, Beşiktaş'ın maaş konusunda da başarılı kaleci ile anlaştığı ve sadece evrak işlerinin beklendiği belirtildi. Öte yandan Kartal'ın Brezilyalı stoperi Rhodolfo'nun önerisi ile Grohe isminin gündeme geldiği öğrenildi. Ancak Siyah-Beyazlılar'ın, Gremio'da eldiven giyen deneyimli kaleci için yaptığı girişimin olumsuz sonuçlandığı bildirildi. Kartal'ın yaptığı teklifi reddeden Grohe'nin, Gremio'da kalmaya karar verdiği ve kulübü ile 2020'ye kadar yeni bir sözleşme imzaladığı vurgulandı. Bu arada 10 isimden oluşan geniş bir liste üzerinde çalışan Beşiktaş'ın 4 isimle dirsek teması sürüyor. Uzun süredir gündemde olan Boyko için Ukrayna ekibi Dnipro'ya yapılan teklife cevap bekleniyor. Kartal'ın Valencialı ile de Matthew Ryan için görüşmeler yaptığı ve kiralama teklifi yaptığı belirtildi. Siyah-Beyazlılar'ın Juventuslu Murara Neto ve Defansor'da forma giyen Campa konusunda da girişimlerini sürdürdüğü ifade edildi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme