15 Ocak 2016 Cuma

15.01.2016 Genel Gündem


15.01.2015

GÜNDEM

Kaldığı Otelin Kayıtları Silinmiş
Sultanahmet'teki canlı bomba eyleminin faili Nabil Fadli'nin Aralık ayında Şanlıurfa'dan Türkiye'ye giriş yaptıktan sonra Ankara'da bir otelde 4 gün kaldığı, oteldeki kamera görüntülerinin ise yılbaşının ertesi gününde silindiği ortaya çıktı. Patlamanın ardından başlatılan operasyonlarda gözaltına alınan yedi kişi arasında bulunan ve aynı evi paylaşan dört kişiden üçü Suriye İstihbarat Servisi El Muhaberat ile irtibatlı. Soruşturma çerçevesinde Fadli'nin bu üç kişiden biri ile buluştuğu birbirleri ile görüşmek için telefon hatları aldığı da tespit edildi. Bu hatlardan birinin Şanlıurfa'dan sinyal verdiği de elde edilen bulgular arasında yer alıyor. Fadli'nin İstanbul Sultanahmet'teki eylemden önce Ankara Ulus'ta dört gün kaldığı da ortaya çıkarıldı. Otelin kamera kayıtlarının ise yılbaşının ertesi günü silindiği belirlendi. Fadli'nin şüphe çekmemek için 5 Ocak 2016'da İstanbul Zeytinburnu'ndaki göçmen idaresine başvurarak sığınma talebinde bulunduğu ortaya çıkmıştı. Fadli, Suriye'deki IŞİD teröründen kaçtığını, ailesinin öldüğünü, Avrupa'ya mülteci olarak geçmek istediğini anlattığı kamuoyuna yansımıştı.
Milliyet


Pkk Uykuda Katletti!
PKK terörü bu kez Diyarbakır'ın Çınar ilçesini hedef seçti. Bir grup PKK'lı terörist gece 23.45 sıralarında İlçe Emniyet Amirliği ve yanındaki Emniyet lojmanları önüne 1 ton tahrip gücü yüksek patlayıcı yüklü kamyonetin infilak ettirip, roketatar ve uzun namlulu silahlarla binalara ateş açtı. Bir başka PKK'lı grubu da ilçe çıkışındaki Jandarma Komutanlığı'na da otomatik silahlarla saldırdı. Emniyet Amirliği ve Emniyet lojmanlarının iki girişinden, lojman girişi önünde bomba yüklü kamyonetin infilak ettirilmesiyle birlikte, sarsıntı ve toz bulutuyla ortalık cehenneme döndü. Patlamada Emniyet binası hasar görürken, lojmanlarla yanındaki Açıkgöz ailesine ait iki katlı evin duvarları yıkıldı. Bölgedeki bir çok binada büyük hasar meydana geldi. Teröristlere, güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle çıkan çatışma ise yaklaşık 40 dakika sürdü. Çatışmadan sonra teröristler kaçtı. Patlamadan yaklaşık 500 metre uzaklıktaki ev ve işyerleri de etkilendi. Saldırının ardından Diyarbakır Valiliği Kriz Masası kurdu. Merkeze 32 kilometre uzaklıktaki ilçeye takviye güvenlik güçleri ambulanslar, AFAD ve UMKE ve itfaiye ekipleri sevk edildi. İlçenin giriş ve çıkışları tutulurken, yangın söndürüldü. İlk anda enkaz altından kurtarılan altı kişi hastanelere sevk edildi. Lojmanda enkaz altında kalan 35 yaşındaki Mehmet Şenol Çiftçi şehit olurken, 4 yaşındaki kızı Mevlüde İrem'in de cenazesine ulaşıldı. Duvarları yıkılan evde ise enkaz altında ölen Lokman Açıkgöz ile oğlu Sadık Efe'nin cansız bedenleri çıkarıldı. Açıkgöz ailesinin ağır yaralı olarak Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne kaldırılan bebeği Ecrin ise doktorların tüm çabasına karşın kurtarılamadı. Dün sabah ekipler duvarları yıkılan lojmanlardan birinde, polis eşi Esra Köse Başaran'ın cesedine ulaşıldı. Yaşamını yitirenlerle ilgili bilgiler dün akşam saatlerinde netleşirken şehit Çiftçi ile yaşamını yitiren ve daha önce 5 aylık olduğu söylenen kızı Mevlüde İrem'in 4 yaşında ve ailenin tek çocuğu olduğu belirtildi. Şehit polisin eşi İpek Çiftçi'nin de saldırıda ağır yaralandığı ve hayati tehlikeyi atlattığı belirtildi. Polis lojmanlarının yanında çöken iki katlı evde yaşamını yitiren Lokman Açıkgöz ile birlikte yaşamlarını yitiren çocukları Sadık Efe'nin 10 yaşında, Ecrin Açıkgöz'ün de 2 yaşında olduğu açıklandı. Açıkgöz, çocuklarının cenazeleri adli tıptaki otopsinin ardından ailelerine teslim edildi ve gözyaşları arasında yan yana toprağa verildi. Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz şehit memuru ile birlikte toplam altı kişinin yaşamını yitirdiğini, 39 kişinin de yaralandığını açıkladı. Savcı iki şüpheli hakkında işlemlerin devam ettiği kaydedildi.
Milliyet

Trabzon İstihbarat'a Dink Baskını Yapılmış
Hrant Dink suikastıyla ilgili kamu görevlileri hakkında açılan soruşturmada çarpıcı bir gelişme daha yaşandı. Al Jazeera Turk'ten Selahattin Günday'ın haberine göre; Emniyet İstihbarat Dairesi tarafından Şubat 2015'te oluşturulan özel ekip, Trabzon İstihbarat Şube Müdürlüğü arşivinde arama yaptı. Ancak arşivdeki evrâkın imha edilmesi ihtimaline karşı bu aramadan Trabzon'a haber verilmedi. Bu çerçevede daire başkanlığı ekipleri, Ağustos ayında Trabzon İstihbarat Birimi'ne bir nevi 'baskın' yaptı. Bu aramada '12 Ekim 2006' ve '12 Kasım 2006' tarihlerinde haber elemanı Erhan Tuncel ile yapılan ve bugüne kadar ortaya çıkmayan görüşmelerin ıslak imzalı raporları bulundu. Trabzon İstihbaratı'ndan çıkan yeni bilgi ve belgeler 20 Ağustos 2015'te soruşturma savcısı Gökalp Kökçü'ye İstanbul'da iletildi. Emniyet İstihbarat Daire Başkanı Engin Dinç ise, 26 Ağustos'ta adliyeye gelerek bizzat ifade verdi. Bu ifadede Trabzon'da bulunan evrakların nasıl gönderileceğine ilişkin talimat da savcı tarafından Dinç'e verildi. 2 Eylül günü, savcı Kökçü'nün tarif ettiği şekilde Trabzon'da bulunan evrak, 61 sayfalık rapor halinde gönderildi. Savcı Kökçü hazırladığı Hrant Dink cinayeti iddianamesinde; '12 Ekim 2006' ve '12 Kasım 2006' tarihlerinde haber elemanı Erhan Tuncel ile yapılan ve bugüne kadar ortaya çıkmayan görüşme raporlarının, "Engin Dinç'in ifadeye geldiği sırada kendisine verildiğini, bunların bugüne kadar soruşturma makamlarından gizlendiğini" belirtmişti. Bu raporlar ne savcılıkta, ne Trabzon istihbaratının ne de Ankara'daki İstihbarat Daire Başkanlığı'nın bilgisayarlarında bulunuyordu. Zira her iki şehirdeki polis istihbarat merkezlerinde bu konuya dair dijital kayıtlar da silinmişti.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 105, 1661-105, 2555
ABD Doları 3, 0291-3, 0313
Euro 3, 2921-3, 2984/
İngiliz Sterlini 4, 3616-4, 3693

Vizesiz Ab İçin Önemli Adım
1976'dan bu yana 40 yıldır taşıdığımız nüfus cüzdanları tarih olurken, yerine "akıllı" kimlik kartları geldi. Avrupa Birliği'ne (AB) uyum ve vizesiz AB için (Schengen üye ülkeleri dahil) kritik öneme sahip bir dizi düzenleme Meclis Genel Kurulu'nda kabul edildi. 10 yıl süreyle geçerli olacak kısken pasaport yerine de geçecek kredi kartı boyutunda olacak bu kartlarda kadın ve erkeklere farklı renkli kimlik uygulaması da tarihe karışırken, nüfus cüzdanlarıyla ilgili en önemli tartışmalardan biri olan din bilgisi ise isteğe bağlı olarak kartın çipinde yer alacak. Bu konudaki düzenlemeleri içeren torba tasarının Meclis Genel Kurulu'ndaki görüşmeleri sürüyor. Genel Kurul'da önceki gece kabul edilen maddeleriyle, mevzuattaki "nüfus cüzdanı" ifadesi "kimlik kartı"na dönüştürüldü. Bu yeni kimlik kartları 31 Aralık 2016 tarihine kadar değerli kağıt bedeli adı altında 8 liralık ücret karşılığı verilecek. Yasal bildirim süresi dışında doğum ya da değiştirme nedeniyle düzenlenen kimlik kartları için 15'er lira, kayıp nedeniyle düzenlenen kimlik kartı için ise 30 lira ödenecek. Tasarıda, kayıp kart bedeli olarak 50 lira öngörülüyordu. Maddenin görüşmeleri sırasında AK Parti'nin de onay vermesiyle MHP'nin bu konudaki değişiklik önergesi kabul edildi ve bu ücret 30 liraya çekildi. TÜBİTAK tarafından geliştirilen ve 10 yıl süreyle geçerli olacak bu çipli kimlik kartları, damar, parmak izi ve avuç içi güvenlik yöntemlerini de içeren 8 güvenlik özelliğiyle sahteciliğe karşı üst düzey korumalı olacak. Kart üzerinde ad, soyad, anne-baba adı, doğum yeri, cinsiyet, geçerlilik tarihi ve veren makam bilgileri olacak. Nüfus cüzdanının arka yüzünde yazan bilgiler ise çip bölümünde olacak. Kişiye ait biyometrik veriler de yine çipte yer alacak. Vizesiz gidilen ülkelere gidişlerde seyahat belgesi (pasaport) olarak da kullanılabilecek bu kartlar, sistemlerine entegre olacağı hastane, eczane, okul, emniyet ve bankalarda hayatı kolaylaştıracak. Kadınlara pembe, erkeklere mavi kimlik uygulamasını da sonlandıracak uygulamayla kadın ve erkekleretek renk kimli kartı verilecek.
Hürriyet

Peki Ya Sscb Göçmenleri
Bugünlerde göçmen deyince aklımıza hemen Suriyeliler geliyor ama onlardan önce Türkiye bir göçmen akımına daha ev sahipliği yapmıştı. Çalşıma izni verilmesi planlanan Suriyelilerden önce SSCB'nin dağılmasından sonra eski Sovyet ülkelerinin vatandaşları Türkiye'ye akın etti. Yıllar geçti ve büyük bir çoğunluk halen daha Türkiye'de çalışıyor. Bu göçmenlerin çalışma şartları Suriyeli göçmenler için de örnek oluşturuyor. İnsan Kaynağını Geliştirme Vakfı (İKGV) işte bu göçmenlerin Türkiye'deki çalışma hayatına ışık tuttu. 'Türkiye'de göçmen olmak' başlığıyla yayımlanan araştırmanın hedef grubu Orta Asya'dan gelen göçmen kadınların durumu. 90'ların başıyla beraber bavul ticaretiyle başlayan rota kayıtdışı sektörlerde ucuz işgücü olarak devam ediyor. Araştırma sonuçlarına göre öne çıkan sektörler ev işi hizmetler, eğlence sektörü, merdiven altı atölyeler ve fuhuş. Çalışmaya gelen kadınlarda orta yaşlılar ağırlıkta olsa da çoğu lise ve üzeri eğitimli. Türkiye'ye göç etmeden önce de çalışan kadınların hemen hepsi işsizlik sorunu yaşadılar. Kadınlar arasında haftada 7 gün izinsiz çalışanlar olsa da çoğunluğu 6 gün çalışıyor ve kadınların üçte birinden fazlası şiddet türlerinden birine maruz kaldılar. Çoğunluk sözel şiddete maruz kalsa da cinsel tacize ve az da olsa tecavüze uğradılar. Yönetim kurulu başkanlığını Turgut Tokuş'un yaptığı İKGV, Avrupa Birliği Demokrasi ve İnsan Hakları için Avrupa Aracı kapsamında aldığı mali destek ile "Belgesiz göçmen işçilerin insan haklarının korunması ve desteklenmesi" projesi kapsamında göçmen işçiler araştırması yürüttü. Uluslararası Göç Örgütü'nün raporu dünyadaki göçmenlerin yüzde 50'sini kadınların oluşturduğunu ortaya koyuyor. Projenin hedef grubu ise bu araştırmanın referansıyla Orta Asya'dan gelen göçmen kadınlar oldu. Hedef seçilmesinin arka planında ise cinsiyet eşitsizliği belirleyici oldu. Araştırmada SSCB'nin dağılmasıyla işsiz ve çalışma hayatı dışında kalan kadınların yaşam yükündeki artışı göçmen işçilikle çözmeye çalıştığına dikkat çekiliyor. Raporun konusu olan göçmenler ise çalışma izinleri olmadan kayıtsız, belgesiz çalışan göçmen kadın ve erkekler. Mayıs 2013-Temmuz 2014 arasında göçmen işçilerle birebir görüşme yapılarak hazırlanan raporda 249 göçmenle görüşüldü. Rapora göre kadınların çoğu Türkiye'ye gelmeden önce çalışıyordu ve yüzde 76'sı işsiz kaldı. Göç kararını vermelerine ise en çok ekonomik nedenler etken olurken bunun dışında kalan sorunların başında aile içi şiddet ile etnik ayrımcılık geldi. Kadınlar yüzde 78'i ev işinde çalışmayı planlayarak Türkiye'ye gelirken yüzde 53'ü ev işinde çalıştı. Yalnız korkunç gerçek var ki kadınların yüzde 8'inin fuhuş yapmaya zorlandılar. Haftada 7 gün çalışan kadınların oranı yüzde 12 olurken günlük çalşıma süresi belirsiz olan kadınların oranı da yüzde 53'e ulaştı. Kaçak çalıştırılan kadınların yüzde 28'i aylık 550-700 dolar arasında kazanırken yüzde 86'sı bu kazancını memleketine yolladı. Kadınlar sorunlara rağmen Türkiye'de kalma nedenini 'Daha çok para kazanılması' olarak gösterirken sınır dışı edilen kadınların yarısından fazlası tekrar gelmek istediklerini belirttiler.
Hürriyet

Teknoloji İçin Çalışana Ücret, Hibe Ve İndirim
Türkiye'nin teknolojide atağa kalkmasını amaçlayan Ar-Ge Reform Paketi açıklandı. Paketle tasarım faaliyetleri destekleme kapsamına alınırken, Ar-Ge personeli çalıştıran şirketlerin işçi maliyetlerinin bir bölümünü devlet üstlendi. Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ar-Ge Reform Paketi'ni TÜBİTAK'ta düzenlen toplantıda açıkladı. Hedefi Ar-Ge harcamalarının milli gelire oranını yüzde 3'e yükseltmek olan proje ile, araştırmacı sayısı 115 binden 200-300 bin ve daha yükseğe çıkarılacak. Bu hedefe ulaşmak için Ar-Ge ve mükemmeliyet merkezleri, teknoloji geliştirme bölgeleri, üniversiteler, öğrenci ve girişimcilere destek, burs ve teşvik veren devlet, teşviklere yenilerini ekleyecek. Proje ile öncelikle tasarım merkezlerinin de Ar-Ge merkezlerinin yararlandığı destek ve muafiyetlerden yararlanması sağlanıyor. Buna göre tasarım harcamalarının tamamı vergi indirimine tabi olacak. Sigorta primi işveren hissesinin yarısı, 2023'e kadar devlet tarafından karşılanacak. Tasarım merkezlerine gelir vergisi stopajı desteği ve damga vergisi istisnası sağlanacak. Ayrıca teknoloji geliştirme bölgelerinden gerçekleştirilecek bütün tasarım faaliyetleri destek kapsamına alınıyor. Ar- Ge ve tasarım çalışmalarını sipariş yoluyla yapan firmaların da yüzde 50 vergi indiriminden faydalanması sağlanıyor. Başbakan Davutoğlu, ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinin kurulmasının önünü açtıklarını, bu odak yapıları, stratejik sektörler olan bilişim, sağlık, savunma ve uzay gibi sektörlerde kurmayı planladıklarını belirtti. Teknoloji geliştirme bölgelerinde çalışan personelin lisans üstü eğitimleri için yurt dışında geçirdikleri süre, vergi muafiyeti kapsamında değerlendirilecek. Yüksek lisans için 1.5, doktora için ise 2 yıllık süre muafiyet kapsamına alınacak.
Türkiye

Yılın Başkanı Başçı
Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, "centralbanking. com" sitesi tarafından yapılan değerlendirmede "Yılın Merkez Bankası Başkanı" seçildi. Söz konusu site tarafından yapılan açıklamada, Erdem Başçı'nın, gelişmiş ülke politikalarının etkilerinin görüldüğü, seçimlerin yaşandığı ve Ortadoğu'ya çatışmaların damgasını vurduğu çalkantılı bir dönemde Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'na liderlik ettiği için ödüle layık görüldüğü belirtildi. Açıklamada, "Başçı, bir yandan Türkiye'de enflasyon beklentileri karşısında yenilikçi bir yaklaşım benimserken, bir yandan da ABD'de faizlerin normalleşmesi sonrasındaki dönemi planladı" denildi. Başçı'nın, Türkiye'nin G-20 başkanlığı kapsamındaki çalışmalarına da yoğun şekilde dahil olduğu ve destek verdiği kaydedilirken, şirket finansmanı konusuna büyük önem verdiği ifade edildi. Başçı'nın, Türkiye Merkez Bankası'nın enstrümanlarını genişleterek, finansal istikrarın sağlanmasının mümkün olabileceğine işaret ettiğine değinilirken, İrlanda Merkez Bankası Başkanı Philip Lane ile benzer görüşleri paylaştığına dikkat çekildi. Nitekim İrlanda Merkez Bankası da, site tarafından "Yılın Merkez Bankası" seçildi. Başçı da, yorumunda , TCMB'nin finansal dengesizlikleri bertaraf etmede geniş çaplı enstrümanlar kullandığını belirterek, "İç ve dış kaynaklı dengesizlikleri önemli ölçüde azaltmayı başardık. Böylelikle 2015 yılında da daha dengeli bir büyüme performansı elde ettik. Hayli rekabetçi ve zorlayıcı bir dönemde başarılı performans elde etmemizin arkasında da, makro düzeyde ihtiyatlı enstrümanlara ilaveten yine ihtiyatlı para politikaları ve maliye politikaları geliştirip, hayata geçirmemiz yatıyor" ifadesini kullandı.
Milliyet

Kaldıramazsın
Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) kaldıraçlı alım satım (foreks) ve tezgah üstü türev işlemler olmak üzere, yatırım hizmet ve faaliyetlerine ilişkin ilke ve esaslarda yenilikler getiren düzenlemeler, dünkü 29593 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Aracı kurumların yatırım bankacılığı faaliyetlerine yönelmelerini teşvik etmek amacıyla, yatırım ve kalkınma bankalarının mevcut aracı kurumlarından birini devir ya da satın almaları kaydıyla, paylar üzerinde Borsa İstanbul'da işlem yapabilmelerine imkan tanındığı belirtilen açıklamada kaldıraç oranları da yeniden belirlendi. Yeni düzenleme Resmi Gazete'de şu şekilde yer aldı: "Türk Lirası, Amerikan doları ve euronun birbirlerine karşı olan değişim oranlarını esas alan varlıklar ile altına dayalı kaldıraçlı işlemlerde kaldıraç oranı azami 100:1, bunlar dışındaki varlıklarda azami 50:1 olarak belirlenmiştir. Ayrıca, profesyonel yatırımcılar dışında kalan ve düşük miktarlarla işlem yapan yatırımcıların risklerini sınırlamak amacıyla hesap açılışı sırasında başlangıç teminat tutarı 20 bin TL veya muadili döviz tutarının altında olan müşteriler için yukarıdaki kaldıraç oranlarının yarısının uygulanması esası getirilmiştir. Buna göre bu gruba dahil olacak yatırımcılar için TL, Amerikan doları ve euronun birbirlerine karşı olan değişim oranlarını esas alan varlıklar ile altına dayalı kaldıraçlı işlemlerde kaldıraç oranı azami 50:1, bunlar dışındaki varlıklarda azami 25:1 olacak."
Vatan

Yeter Ki Tasarla
Türkiye'nin üretimde niteliksel sıçramasına katkıda bulunacak araştırma geliştirme (Ar-Ge) reform paketi, Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklandı. Davutoğlu, TÜBİTAK'ta düzenlenen Ar-Ge Reform Paketi konulu toplantıdaki konuşmasında, "2023 hedeflerine ulaşmamız için muhakkak bir suretle daha yenilikçi, ileri teknolojili ve yüksek katma değerli bir üretim anlayışına, yapısına geçmemiz gerekiyor. Bu nedenle bilim, yenilik ve teknoloji ekosistemini her yönüyle güçlendirmemiz, geliştirmemiz gerekiyor" dedi. Paket hakkında bilgi veren Davutoğlu, "Tasarım faaliyetlerini destek kapsamına alıyoruz. Tasarım merkezlerinin tamamının harcamalarını vergi indirimi kapsamında değerlendireceğiz. Sigorta prim destekleri de 2023 yılına kadar maliye bakanlığı tarafından karşılanacak. Amacımız ekonomide yüzde 1 paya sahip olan Ar-Ge harcamalarını yüzde 3'e çıkarmak" dedi. 2014 yılında 17.6 milyar Türk lirasına çıkan Ar-Ge harcamasının yarıdan fazlasını gerçekleştiren reel sektör temsilcilerine teşekkür eden Davutoğlu, pakette yer alan düzenlemelerin en kısa zamanda Meclis gündemine getirileceğini bildirdi. Davutoğlu, Bilim Teknoloji ve Sanayi Bakanlığı'nın bir üretim reform paketi üzerinde çalışmakta olduğunu da duyurdu.
Vatan

Enerji Verimliliği Çalışmaları Harcamalardan Yüzde 20 Tasarruf Edeceğimizi Gösteriyor
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Ankara'daki 99 Baraj ve Hidroelektrik Santrali'nin Toplu Açılış Töreni'nde yaptığı konuşmada, yerli ve yenilenebilir enerji kaynaklarının arz güvenliği açısından vazgeçilmez olduğunu belirtti. Törenin ardından İstanbul'da düzenlenen 7. Enerji Verimliliği Forumu ve Fuarı'nın açılışına katılan Bakan Albayrak, enerji verimliliğinin en yerli, temiz ve milli kaynak olduğunu belirterek, "Enerji verimliliği üzerine yaptığımız çalışmalar, enerji harcamalarımızdan en az yüzde 20 oranında tasarruf edebileceğimizi ortaya koyuyor. 50 milyar doları bulan ithalatımız olduğu gerçeğinden hareket edersek bu rakamın büyüklüğünü fark etmiş oluruz" dedi. Albayrak, AK Parti hükümetleri döneminde yenilenebilir enerji noktasında ve kurulu güç noktasında 32 bin megavatlardan bugün itibariyle 73 bin megavatlara ulaştıran önemli yatırımlar yapıldığını belirterek, şunları kaydetti: "Bu yeterli değil. Sanayi, ekonomi ve nüfus anlamında bu büyümenin devam etmesi için yatırımlar da sürecek. Enerji konusunda zengin bir ülke değiliz. Bu hususta enerji açısından dışa bağımlılığımız yüzde 75'lerde. Kendi kaynaklarımızla bu talebin yaklaşık 4'te birini karşılayabiliyoruz. Gelişen büyüyen bir ülkeyiz ve enerji ihtiyacımız da aynı şekilde artıyor." Albayrak, enerji verimliliği ile hem makro hem de mikro ölçekte enerji faturasını düşüreceğini vurgulayarak, "Niyetimiz bilgilendirme, bilinçlendirme, eğitim ve teşvik noktasını daha ileri taşımak. Enerji verimliliği üzerine yaptığımız çalışmalar enerji harcamalarımızdan en az yüzde 20 oranında tasarruf edebileceğimiz ortaya koyuyor. 50 milyar doları bulan ithalatımız olduğu gerçeğini düşündüğümüzde rakamın büyüklüğünü farketmiş oluruz" diye konuştu. Önümüzdeki 10 yılda enerji talep artışının yıllık yüzde 5 olacağını öngördüklerinü söyleyen Albayrak, bu süreçte yerli kaynaklardan en üst düzeyde yararlanılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının tamamından faydalanılması, arama faaliyetlerinin artarak sürdürülmesi ve özel sektörün de bu yönde önünün açılması gerektiğini vurguladı. Albayrak, Ar-Ge'ye yatırım yaparak yeni enerji biçimleri için adımlar atılması gerektiğine dikkati çekerek, şunları söyledi: "Mevcut enerjinin daha verimli kullanılması için seferber olunmalı. Enerjimizin heba olmaması, verimsiz üretim süreçlerinde kaybolmaması için hepimiz gayret göstermeliyiz. Enerji verimliliği daha az enerji ile aynı yaşam ve üretim kalitesini tutturmak demektir."
Star

DÜNYA

Abd'li Asker İran'dan Özür Dilerken
ABD'nin Basra'da yakalanan 10 askerini önceki gün serbest bırakan İran'dan resmen özür dileyip dilemediği tartışma konusu olurken Tahran, askerlerin özür dilediği videoyu yayınladı. Videoda, yerde oturan ABD askerlerinden biri "Bu bir hataydı. Bizim hatamız. Özür dileriz" diyor. Amerikan basını, görüntülerin ABD'yi küçük düşürdüğünü, ayrıca kadın askerin başını örtmeye zorlandığını yazdı. Cumhuriyetçi Parti'nin başkan aday adaylarından Senatör Marco Rubio, ABD'nin bu görüntülerin ardından İran'la imzalanan nükleer anlaşmayı iptal etmesi gerektiğini söyleyerek "Gerçekten korkunç görüntüler. Amerikan denizcileri diz çözmüş, elleri kafalarında, bir kadın askere zorla başörtü takılmış" dedi.
Hürriyet

Işid Güney Asya'da
Endonezya'nın başkenti Cakarta'da düzenlenen eş zamanlı terör saldırılarında iki sivil öldü, 20 kişi yaralandı. IŞİD hem Twitter hem de kendi haber ajansı üzerinden saldırıyı üstlendi. Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Türk Büyükelçiliği ve Birleşmiş Milletler ofisinin yakınlarında gerçekleşen saldırılara yedi teröristin karıştığı; bunlardan beşinin öldürüldüğü, ikisinin de canlı yakalandığı açıklandı. Emniyet Müdürlüğü, saldırıların planlayıcısının IŞİD'in başkent ilan ettiği, Suriye'nin Rakka kentinde yaşayan Bahrun Naim adlı Endonezyalı olduğunu açıkladı. Fransa'nın başkenti Paris'te 130 kişinin öldürüldüğü saldırılara benzer bir yöntemle gerçekleştirilen terör eylemleri, IŞİD'in Endonezya'da düzenlediği ilk saldırı oldu. İlk olarak Sarinah Alışveriş Merkezi'nin karşısındaki Starbucks kahve dükkanında yaşanan patlamanın ardından iki terörist, Kanada ve Cezayir uyruklu oldukları açıklanan iki sivili rehin aldı. Cezayirli sivil yaralı halde kaçarken, Kanada vatandaşı ve rehinelere yardımcı olmak isteyen bir Endonezyalı sivil, teröristler tarafından vurularak öldürüldü. Görgü tanıklarına göre toplamda 6 büyük patlama gerçekleşti. Starbucks'a yönelik saldırıyla aynı anda, iki canlı bomba motorsikletle karakola daldı, patlama sonucu 4 polis ağır yaralandı. ABD merkezli Starbucks kahve zinciri, 'ikinci bir duyuruya' kadar ülkedeki şubelerini kapattı. Emniyet sözcüsü Anton Charliyan, "Bugün gördüklerimizden hareketle, bu grup Paris saldırılarının yöntemini takip ediyor" dedi.
Milliyet

Mit Ajanlarının Sofya'da Kulakları Çalınmış!
Bulgaristan'da yetkililerin, iki ülke arasında diplomatik krize neden olabilecek bir skandalı aylardır kamuoyundan gizledikleri ortaya çıktı. Vatansever Cephe Meclis Grubu Başkanı ve milliyetçi 'Bulgaristan'ın Kurtuluşu için Ulusal Cephe' (NFSB) partisinin Genel Başkanı Valeri Simeonov'un Bulgar meclisine taşıdığı iddiaya göre, 4 MİT ajanı, Türkiye plakalı Audi Q7 marka bir ciple Bulgaristan'ın başkenti Sofya'ya gitti. Bulgaristan göçmeni bir işadamına ait cipi kullanan Türk ajanlar, beraberlerinde ultra modern bir dinleme cihazını da getirdi. Türk ajanlar Sofya'nın Dragalevtsi semtinde bulunan ve Türk kökenli olan Savunma Bakan Yardımcısı Orhan İsmail'in kardeşine ait bir otelde konakladı. Dinleme cihazı ve cip otelin kapalı garajına bırakıldı. Ancak hırsızlar gece garaja girerek aracı içindeki dinleme cihazıyla birlikte çaldı. Olay ortaya çıkınca Bulgar siyasetçiler, polis, gizli servis ve mafya seferber oldu. İlk olarak aracın bulunması için Bulgaristan'ın büyük mafya babalarından 'Mityo Ochite' lakaplı Dimitar Zhelyazkov ile irtibata geçildi. Bulgar mafya babası bütün kanalları kullanarak aracı kimin çaldığını tespit etti ve içindekilerle birlikte iade edilmesi için girişimde bulundu. Aracı çalanlar durumdan şüphelendi ve 20 bin euro fidye istedi. Yapılan görüşmelerin ardından Bulgar polisi aracı ve dinleme cihazını Sofya yakınlarında terk edilmiş olarak buldu. Bulgar basını, mafya babası Zhelyazkov'un 20 bin euro'yu kendi cebinden ödediğini ve daha sonra da bu parayı Bulgar siyasetçilerden tahsil edemediğini öne sürdü. Bulgar basınının İçişleri Bakanlığı ve polis kaynaklarına dayandırdığı habere göre, hırsızlık olayı gizlenerek iki ülke arasındaki gerilimin tırmanması engellendi. Siyasi analistler MİT ajanlarının Türkiye üzerinden Bulgaristan'a sokulan kaçak sigaralar için Sofya'ya dinleme cihazıyla geldiğini ve bu skandal sonrasında Bulgaristan hükümetiyle bir anlaşma yapıldığını öne sürüyorlar.
Milliyet

Charlie Hebdo Bu Kez Çok Mu İleri Gitti?..
Fransız hiciv dergisi Charlie Hebdo, cesedi Bodrum sahiline vuran 3 yaşındaki Suriyeli Aylan Kurdi karikatürü nedeniyle bir kez daha tartışma yarattı. 'Riss' takma adını kullanan Laurent Sourisseau imzalı karikatürde, Aylan'ın büyüdüğünde 'Almanya'daki tacizcilerden biri olabileceği' ima ediliyor. "Göçmenler" başlıklı karikatürde Aylan'ın kıyıya vuran cesedi bir balon içinde görünüyor ve yanında "Küçük Aylan büyüdüğünde ne olurdu?" diye soruluyor. Sorunun altında da koşarak kaçan bir kadını, elleri açık halde kovalayan iki erkek görülüyor, karikatürün altında da Fransızca'da arkadan elle tacizde bulunanlar için kullanılan 'Tripoteur' kelimesi kullanılıyor. Karikatür, Almanya'nın Köln kentindeki yılbaşı kutlamalarında, göçmenlerden oluşan 1000 kişilik bir grubun, yüzlerce kadını taciz etmesinin ardından yayınlandı. Twitter'da birçok kullanıcı "iğrenç", "zevksiz", "hastalıklı" yorumlarında bulundu; Charlie Hebdo ırkçı ve İslamofobik olmakla suçlandı. Charlie Hebdo'ya radikal İslamcıların gerçekleştirdiği ve 12 kişinin öldürüldüğü saldırı sonrasında slogan haline gelen "Je Suis Charlie" sloganına atıfta bulunarak, "Biz Charlie değiliz" etiketiyle paylaşımlar yapıldı. İngiliz gazetesi Guardian'ın yazarı Oliver Burkeman, "Karikatürün aşırı derecede ırkçı olmadığını savunan (yetkili biri) var mı? Gerçekten bilmek istiyoruz" yazdı. Financial Times'tan Christopher Thompson ise, "Belki de (karikatür) mültecilere yönelik stereotipleri hicvediyordur ve hiç de ırkçı değildir. Bu da bir ihtimal" diye yazdı. Avustralyalı haber sitesi "News.com.au" da, "Burada niyet, AB'nin sağ kanatçılarının takındığı, 'tüm mülteciler suçludur' tavrını hicvetmekmiş gibi görünüyor" diye yazdı.
Milliyet

Geert Wılders'i Kızdıran Başkan
Hollanda'da İşçi Partisi Milletvekili Khadija Arib meclis başkanlığına seçildi. Aynı zamanda Fas vatandaşı da olan Arib, seçimin dördüncü turunda 83 oy aldı. Böylece Hollanda tarihinde ilk kez çifte vatandaşlığı olan bir kişi meclis başkanı oldu. Aşırı sağcı Özgürlük Partisi (PVV) lideri Geert Wilders, çifte pasaport sahibi Arib'in meclis başkanı seçilmesini, 'ülke tarihi açısından kara bir gün' diye değerlendirdi. Liberal Sağ Parti üyesi eski parlamento başkanı Anouchka van Miltenburg, 12 Kasım'da görevinden istifa etmişti. İstifaya, Güvenlik ve Adalet Bakan Yadımcısı Fred Teeven hakkında, devlet adına bir uyuşturucu kaçakçısının parasını akladığı iddialarına ilişkin bir ihbar mektubu yol açmıştı. Meclis Başkanı van Miltenburg'un, bir kopyası araştırma komisyonuna da gönderilen ihbar mektubunu imha ettiği ortaya çıkmıştı. Basına yansıyan bu olay üzerine van Miltenburg görevi bıraktığını açıklamıştı.
Vatan

Sosyalist Liderin Bisiklet Hayali
İngiltere'de muhalefette bulunan İşçi Partisi'nin başkanı Jeremy Corbyn, son röportajında 'en büyük hayalini' açıklayınca binlerce İngiliz Sosyalist siyasetçinin hayalini gerçekleştirmek için harekete geçti. İşe giderken bisiklete binmeyi tercih eden Corbyn, 'Stylist' dergisine verdiği röportajda, en büyük hayalinin ünlü İngiliz bisiklet firması Raleigh'in 475 Sterlin (2 bin 72 TL) değerindeki 'Criterium' model bisikletine sahip olmak olduğunu söyledi. Bahsi geçen modelin son derece hafif ve hızlı olduğunu, bu nedenle şehir içi uzun sürüşlerde büyük rahatlık sağladığını kaydeden Corbyn, "Ancak değiştirmek yerine tamir etmeye inanan birisiyim" şeklindeki sözleriyle yakın zamanda bisikletini değiştirmeyi düşünmediğini vurguladı. Haberi duyuran Telegraph gazetesi, Corbyn gibi bir sosyalist için 475 Sterlin'lik bir bisikletin pahalı bir tercih olduğu yorumunu yaparken, destekçileri İngiliz siyasetçiye istediği bisikleti almak için internette kampanya başlattı. Kampanyaya kısa sürede binlerce kişi destek verirken, bisiklet alındıktan sonra kalan paranın Corbyn'in seçeceği bir hayır kurumuna bağışlanacağı açıklandı.Kampanyanın internet sayfasında, Corbyn'in hayalinin diğer İngiliz siyasetçilerin harcamaları yanında son derece küçük bir meblağ olarak kaldığına dikkat çekildi.
Vatan

Pyd Akdeniz'e İnmek İstiyor
Suriyeli Türkmenlerin liderlerinden Samir Hafez, Bayırbucak'taki son durumu Star'a anlattı. "ABD ve Rusya'nın desteğiyle PYD ile onun diğer yapılanması Demokratik Suriye Güçleri her gün bir mevzi kazanıyor. Bayırbucak'ta savaşan bir sinema salonunu bile doldurmayacak kadar mücahit kaldı. Elimizdeki birkaç yer de giderse, PYD Akdeniz'e ulaşacak" dedi. Suriye'de çatışmalar Bayırbucak'ta yoğunlaşarak sürüyor. Esad güçleri, THKP-C'nin Reyhanlı'nın faili Mirhaç Ural'a bağlı teröristleri ile İran destekli milisler karadan, Rusya ise havadan Türkmenleri vuruyor. Samir Hafez, "Mücahit sayımız çok az. yaralı çok. Zor şartlar altında çarpışıyoruz" derken son bilgileri şöyle verdi: "11 köy elimizden gitti. Esad, 'O bölgelerden Türkmenleri gönderin yerine siz yerleşin' dediği için Mihraç ural canla başla saldırıyor. Kendisine Rusya'dan büyük destek var. Şimdi Türkiye'de de DAEŞ Sultanahmet'i bombalarken, PKK Diyarbakır Çınar'da çıldırmışçasına saldırıyor. Tüm hesaplar Suriye için." PYD'nin alanları dış güçlerin yardımıyla değil de bir kaybedip bir kazanarak alıyormuş gibi göründüğünü anlatan Hafez, "Niyetleri Rusya ile birlikte Cenevre görüşmelerine gitmek. ABD, Türkiye'yi kızdırmamak için hayır diyor. Fakat ilerleyen günlerde Salih Müslim bu görüşmelere girecektir. Aslında ABD de destekliyor, DAEŞ'e karşı savaştığını söylüyorlar. PYD'nin en nihai hedefi Akdeniz'e açılmak. Önce Azez'e girmeliler. Kürt Dağı'nı almalılar. Orada tek bir köy kaldı. Bayırbucak'ta da bir yamaç kaldı. Fakat bu uzun vadeli bir plan, Cenevre 3'e Akdeniz'e girmiş olarak gitmeyecekler" ifadelerini kullandı. Bayırbucak'ta Türkmenlerin 400 şehit verdiğini anlatan Samir Hafez, "Kürt dağı ile Türkmen Dağı'ndaki Türkmen sayısı 700 ile 800 bin kişi idi. Şimdi 22 bin kişi kaldı. Bu bölgeye Türkiye maalesef bir şey yapamıyor. Ama PYD Fırat'ın Batı'sında Türkiye'nin kırmızıçizgi dediği yeri delmeyecek. ABD buna şimdilik müsaade etmiyor. PYD de aşağıdan dolaşıyor. Zaten Türk obüsleri geçen gün orada kim varsa vurdular. Bunun farkındalar. Yavaş yavaş Bayırbucak'ta ilerleyecekler" dedi.
Star

POLİTİKA

Mhp'de İmzalar Bugün Teslim
MHP'de parti içi muhalefetin, olağanüstü kurultayı toplama yönünde, 1 Kasım seçimlerinin ardından yaptıkları hazırlıklarda sona gelindi. Genel başkanlığa aday olduğunu açıklayan eski MHP milletvekilleri Meral Akşener, Koray Aydın ile Sinan Oğan'ın birlikte olağanüstü tüzük kurultayının yapılması için delegelerden topladıkları imzaları bugün genel merkeze teslim etmesi bekleniyor. Muhalif kanat, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin, "Ne kadar imza toplarlarsa toplasınlar, kabul olmayacak. Mahkemeye gitsinler" açıklamasının ardından imza sayısının arttığını ve 500'e yaklaştıklarını öne sürüyor. Ancak net sayı, bugün noterde yapılacak tasnifin ardından ortaya çıkacak. Akşener, Aydın ve Oğan'ın ortak bir bildiri üzerinden topladıkları imzalar, bugün her üç adayın avukatı aracılığıyla genel merkeze götürülecek ve noter onaylı dilekçeler bizzat MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman'a teslim edilecek. Muhalefet, Bahçeli'nin olağanüstü kurultay için karar almaması durumunda mahkemeye gidecek. Muhaliflerin dayanak noktasını da Medeni Yasa ile İdare Yasası oluşturacak. Buna göre MHP'nin 30- 45 günde olağanüstü kurultay kararını açıklaması gerektiğini savunan muhalifler, aksi halde genel merkezin olumsuz yanıt verdiğini baz alarak, Sulh Ceza Mahkemesine dava açacak.
Hürriyet

Kurşun Sıkmakla Hiçbir Farkı Yok
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiriyi "Terör örgütü adına, elinize silah alıp kurşun sıkmanızla, onun propagandasını yapmanız arasında hiçbir fark yoktur" sözleriyle ağır şekilde eleştirmeye devam etti. Erdoğan, dün Ankara Arena Spor Salonu'nda gerçekleştirilen, "Kamu-Özel Sektör Tarafından Tamamlanan 99 Baraj ve Hidroelektrik Santrali'nin Toplu Açılış Töreni"ne katıldı. "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiriyi Türkiye'de bulunan 151 bin akademisyenden sadece bin 200'ünün imzaladığına dikkati çeken Erdoğan, ortaya çıkan durumun çok düşündürücü olduğunu söyledi. Bir hususu özellikle belirtmek istediğini ifade eden Erdoğan, itirazının akademisyenlerin farklı düşüncelerine olmadığını belirtti. Bildirinin ifade özgürlüğü olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Erdoğan, "Buradaki mesele kendilerine 'akademisyen' diyen bu kitlenin tamamı yalandan, saptırmadan, propagandadan oluşan terör örgütünün dilini, üslubunu kamuoyuna duyurmasıdır. Terör örgütü adına, elinize silah alıp kurşun sıkmanızla, onun propagandasını yapmanız arasında hiçbir fark yoktur Bütün bu olanları, bildiri imzaları, hadi bunları sineye çektik, peki kendi ülkesine yabancıları davet etmek neyin nesidir?" dedi. Erdoğan bildiriyi imzalayan akademisyenlere tepkisini şöyle sürdürdü: "Bu sözde aydınlar aydın değil, bunlar karanlıktır karanlık, bunu böyle biliniz. Zira bunların vatan diye bir meselesi yoktur, bunların millet diye bir meselesi yoktur. Bunlar sadece şu güzel ülkemizi, şu güzel vatanımızı nasıl karıştırırız, bu milleti nasıl birbirine düşürürüz, bunun gayreti içindeler Şimdi bu tablo karşısında terör örgütünün yanında yer almak için ancak o bildiriye imza atan 'sözde akademisyenler' gibi ruhunuzun kirlenmesi, kararması, her türlü insani hasleti yitirmiş olmanız lazımdır. Bu mümkün mü? Milletimizin bu mandacı artıklarına hak ettikleri cevabı vereceğinden ben şüphe duymuyorum." Erdoğan, ilgili kurumlara seslenmek istediğini ifade ederek, "Dün seslendim, bugün de sesleniyorum: İlgili kurumlarımızın da anayasamıza ve yasalarımıza göre açık suç teşkil eden bu ihanet karşısında, anayasal ve yasal gereklerini yapacaklarına inanıyorum. Buradan asla taviz verilemez" dedi.
Milliyet

200 Işid'li Öldürüldü!
Başbakan Ahmet Davutoğlu, büyükelçiler konferansı katılımcılarına verdiği yemekte, Sultanahmet saldırısı sonrası terör örgütü IŞİD'e sert karşılık verildiğini anlattı. Davutoğlu şunları söyledi: "Bu alçakça saldırının DEAŞ tarafından yapıldığının tespit edilmesine müteakip, silahlı kuvvetlerimize verdiğimiz talimatla o andan bugüne kadar yaklaşık 48 saat içinde, DEAŞ mevzilerine, Suriye ve Irak'ta 500'e yakın kara atışı vasıtasıyla, top ve tank atışıyla taarruzda bulunulmuş ve DAEŞ mevzileri, sığınakları hem Başika'da hem Suriye'de sınır boyumuzda bütün imkanlarımızla vurulmuş, 200'e yakın DAEŞ mensubu, aralarında bazı bölge sözde yöneticilerin de olduğu DEAŞ mensubu, son 48 saat içinde etkisiz hale getirilmiştir." "Bir kez daha ifade ediyorum, bundan sonra da Türkiye'ye yönelecek her el, misafirlerine yönelecek her tehdit misliyle mukabeleyle cezalandırılacaktır. İstanbul saldırısının, Londra, Madrid ve Paris saldırılarından farkı yoktur. Bu evrensel bela, her an herhangi bir dünya metropolünde o çirkin yüzünü gösterebilir ve gösteriyor. İnsanlığa yönelen bu aşağılık cinayet şebekelerine karşı ülke olarak tam bir kenetlenmeyle cevap vermeli, insanlık camiası adına terörün her türüne karşı durmalıyız."
Vatan
Kılıçdaroğlu'na Tek Rakip Balbay Olacak
CHP'de genel başkan seçiminin yanı sıra yönetimde de önemli değişikliklerin gerçekleştirileceği 35. Olağan Kurultay hafta sonu Ankara Spor Salonu'nda yapılacak. Bugüne kadar 18'i olağanüstü olmak üzere 52 kurultay gerçekleştiren CHP'de, 35'inci Olağan Kurultay için hazırlıklar büyük ölçüde tamamlandı. Kongrelerini 940 ilçe ve 81 ilde tamamlayan CHP'de, İstanbul'da Cemal Canpolat, İzmir'de eski Parti Meclisi (PM) üyesi Alaattin Yüksel, Ankara'da da mevcut başkan Adnan Keskin il başkanlığına seçildi. Kongrelerde, genel başkan ve PM üyelerini seçecek bin 100 kurultay delegesi de belirlendi. CHP'de milletvekilleri ve milletvekili olmayan PM üyeleri de doğal delege sayılıyor. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun yeniden aday olacağı kurultayda, başkanlık yarışına girmek isteyenlerin, 120'den fazla delegenin imzasını divan başkanlığına sunması gerekiyor. Mevcut delege yapısı dolayısıyla, Kılıçdaroğlu'nun yeniden genel başkan seçilmesine kesin gözüyle bakılırken, Kılıçdaroğlu'na tek rakip ise adaylık için yeterli 120 imzayı topladığını belirten CHP izmir Milletvekili Mustafa Balbay. Balbay, 200 delegenin imzasıyla, genel başkanlığa aday olacağını bildirdi. Seçimli bir olağanüstü kurultay toplamak isteyen ancak başarılı olamayan Yalova Milletvekili Muharrem İnce ve eski CHP Milletvekili Umut Oran ise "aday olmayacaklarını" açıkladı. Kurultay tarihini Basketbol Ligi'nin devre arasına göre planlayan CHP, salonunun dizaynı, partililere dağıtılacak kumanya, ses ve ışık sistemleriyle ilgili hazırlıkları tamamladı. "Demokrasi, değişim ve kardeşlik" vurgusunun yapılacağı kurultayda, "birlik" ve "özgürlük" temalı afişler yer alacak. Parti kulislerinde Kılıçdaroğlu'nun, 10 isim hariç 60 kişilik PM'nin tamamını değiştirmeyi düşündüğü konuşuluyor.
Vatan

SPOR

Dünya Anti Doping Ajansı (WADA), dün geniş kapsamlı bir rapor yayınladı. Kasım ayında ajans tarafından ilk bölümü yayınlanan rapor atletizm dünyasını sallamış, Rus atletlerin müsabakalardan men edilmesine kadar varan ciddi sonuçlara yol açmıştı. Raporun ikinci bölümündeyse Londra Olimpiyatları'nda 1500 metrede altın madalya kazanan Aslı Çakır Alptekin ile ilgili bulgular yer aldı. Buna göre yıldız atletin, dopingi gizlemek adına rüşvet vermeyi kabul ettiği belirtildi. IAAF eski başkanı Lamine Diack'ın oğlu Papa Massada Diack (PMD) ve Khalil Diack'ın da (KD) dahil olduğu olaylar rapora şu şekilde yansıdı: Aslı Çakır Alptekin'in kulübünden iki yetkili Monaco'ya giderek PMD ile görüşür. PMD başlangıçta 650 bin euro talep eder ardından sorunu çözmek için 300 bine iner. Yetkililer ödemeyi reddeder ve kentten ayrılır. PMD İstanbul'a gelir, Alptekin, eşi ve kulüp yetkilisi ile Maçka'daki bir otelde buluşur. Türk tarafı kendisinin konaklama masraflarını karşılar. Garanti verilmesi durumunda 100 bin ile 250 bin euro arasındaki bir ücreti Alptekin cephesi ödemeyi kabul eder. 35 bin euroluk ödeme PMD'ye nakit olarak yapılır. IAAF'in Anti Doping Departmanı'nın başında olan Dolle tarafından da imzalanan bir mektubu IAAF, Türkiye Atletizm Federasyonu'na (TAF) gönderir. Alptekin'in açıklamasının kabul edilmediği, ömür boyu men önerildiği belirtilir. Beş gün sonra PMD'nin maili gelir, cezanın olimpiyat madalyasını koruyacak şekilde 2013 Mart'ına ertelenmesini tavsiye eder. KD'nin eşiyle birlikte Alptekin ile görüşmek üzere, İstanbul'a geldiği belirtilir. Bu hareket, TAF'ın yaptığı "Aslı doping yapmamıştır" açıklamasının ardından gelir. Eski bir federasyon başkanı, Aslı ile KD arasında bağlantı kurar ve PMD'nin dümen yaptığını iletir. KD, ceza alınmayacağı garantisini verir. Bu sefer para konuşulmamıştır ama gerekli hamlelerin yapılması için bir miktarın zorunlu olduğu açıktır. KD Nice ve İstanbul arasında bir çok kez seyahat eder. Kendisi ve eşinin 20-25 bin euro dolayında tutan konaklama, yeme-içme ve seyahat masrafları Alptekinler tarafından karşılanır. KD, Nice'e yaptığı seyahatlerde yetkilileri Alptekin kararına itiraz edilmemesine ikna etmeye çalışır. KD İstanbul'dan ayrılır, IAAF itirazı sunar KD daha sonra Aslı Çakır'a Whatsapp mesajı gönderir ve itirazın sunulmasıyla ilgili özür diler. Durumun adil olmadığını, kendisinin elinden bir şey gelmediğini aktarır.
Milliyet

Ziraat Türkiye Kupası'nda dördüncü grup maçını 1461 Trabzonspor ile oynayan Beşiktaş, ilk yarısı 0-0 biten karşılaşmada sahadan 1-0 galibiyetle ayrıldı. Hafta sonunda ligde Mersin İdmanyurdu ile karşılaşacağı için, takımın son halini görmek isteyen Şenol Güneş as oyuncularını bu maçta da sahaya sürdü. İlk yarısı zevksiz geçen maçta, Gomez'in, 14. dakikaki şutu auta gitti. Aynı şekilde, 1461 Trabzonlu Yüksel'in, 18. dakikada çaprazdan çektiği şut da kimseye değmeden dışarı gitti. Oğuzhan'ın 28'de yaptığı orta üst direkten ceza sahasına düşerken, topa hiç bir Beşiktaşlı dokunamadı. Karşılaşmanın 35. dakikasında sakatlanarak oyundan çıkan İsmail ise yerini Quaresma'ya bırakmak zorunda kaldı. İkinci yarının başında Cenk Tosun, Mustafa Pektemek'in yerine oyuna girerken, Beşiktaş hücumda daha etkili olmaya başladı. 84. dakikada arka direkte Olcay'ın çektiği şut çok az farkla auta gitti. 90. dakikada Quaresma'nın trivela ortasında terste kalan kaleci İbrahim, topu neredeyse kendi kalesine çeliyordu. Tam maç berabere bitti denildiği sırada ise 90+1'de sahneye çıkan Cenk Tosun, skoru ilan eden golü attı: 1-0
Milliyet

Robin Van Persie, kupadaki Giresunspor maçından sonra yaptığı açıklamalarla yine Teknik Direktör Vitor Pereira'ya mesaj gönderdi. Hollandalı futbolcu, takıma daha fazla katkıda bulunmak istediğini, bunun için de daha fazla maçta 90 dakika oynaması gerektiğini söyledi. Pereira'dan daha fazla süre isteyen Van Persie'nin "İlk yarıda 3-4 maçta 90 dakika oynayabildim. Bu benim için yeterli değil. Gücümü arttırmak için daha fazla 90 dakika oynamalıyım" sözleri dikkat çekti. Sezonun ilk yarısında kendisini yedek bıraktığı için Pereira ile zaman zaman sorunlar yaşayan Hollandalı golcü, krizin devam ettiği sinyalini de verdi. Van Persie, daha fazla gol atarak Fenerbahçe'ye katkı sağlamak istediğini de belirtirken, "Bunları yapamadığım zaman kendimi mutsuz hissediyorum. Daha iyi performans sergilemem gerektiğini biliyorum" açıklamasında bulundu. Giresunspor maçında daha fazla topla buluşan ve bunlardan ikisinde ağları havalandıran Van Persie, takım arkadaşları ile uyumunun arttığını da belirtti. Sarı- Lacivertli yıldız, "Pas aldıkça, daha fazla topla buluştukça, daha çok gol pozisyonuna giriyorum, daha fazla gol atma şansı buluyorum. Bu da sahada daha istekli oynamamı sağlıyor. Oynadığım futboldan daha fazla keyif alıyorum" diyerek beklentilerinin altını çizdi.
Star

Galatasaray'ın hocası Mustafa Denizli, şampiyonluk için umutlu ama temkinli konuştu. Denizli, "Önümüzde sadece bir rakip olsaydı, daha sağlıklı bir süreçten bahsedebilirdik ancak iki rakibimizin puan farklarıyla önde olması daha iddialı konuşmamızı engelliyor. Ancak büyük camiaların hedefleri hep bellidir. Zorluk derecesi de ona göre artar. Bizi zorlayacak tüm koşulları ortadan kaldırmaya gayret ediyorum. Bu yarış bizsiz olmaz" dedi. Mustafa Hoca şöyle devam etti: "Biz hep kazanmak, işimizi doğru yapmak mecburiyetindeyiz. Ondan sonraki süreç bize farklı tablolar sunacaktır. Geldiğim günden bu yana hem çizgi içi hem de çizgi dışında bizi zorlayacak tüm sorunları ortadan kaldırmaya çalışacağız. 35 günde 9 maç oynadık. Şu anda tesislerimizde çok ciddi bir yapılanmaya gittik. Hem fiziki hem de mental değişimin içerisindeyiz. Sağlıksız bulduğum her şeyi değiştirmek için çabalıyorum." "Kariyerimde ilk kez 1 yılın üzerinde kontrat imzaladım. 30 yaş ortalaması bir oyuncu grubu ile oynuyoruz. Tecrübeden fayda sağlamak ve araya genç oyuncuları sokmamız lazım. Şampiyon olamazsak başarısız oluruz ancak bizim ilk hedefimiz bu takım gelecekte neler yapacak sorusuna cevap bulmak. Şampiyon olan takımların bir sonraki senelerde yaşadığı bazı tablolar var. Mesela Chelsea bu sezon düşme hattında."
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme