16 Ocak 2016 Cumartesi

16.01.2016 Genel Gündem


16.01.2015

GÜNDEM

Tabut Küçük Acı Büyük
Çınar ilçesinde bombalı saldırının düzenlendiği emniyet lojmanında hayatını şehit olan polis memuru Mehmet Şenol Çiftçi (29) ve kızı Mevlüde İrem için ilk tören Diyarbakır'daydı. Törene Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Mehdi Eker, AK Parti Diyarbakır milletvekilleri Mehmet Galip Ensarioğlu ile Ebubekir Bal, 7'nci Kolordu Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz, Emniyet Müdürü Adnan Taşdan, Cumhuriyet Başsavcısı Ramazan Solmaz, kamu müdürleri, polisler ve yakınları katıldı. Saldırıda yaralanan şehidin eşi İpek Çiftçi'nin yoğun bakımda tedavisi sürdüğü için törene katılamadı. Tören, şehit ve kızının cenazelerinin ambulanstan alınarak katafalka konulmasıyla başladı. 4 yaşındaki İrem'in katafalka konulan küçük tabutunu gören yakınları, gözyaşlarına boğuldu. İrem'in anneannesi Kamile Sönmez, her iki tabuta bakarak, "İrem ciğerim, canlarım benim, kuzum yakışmıyor, yakışmıyor sana bebeğim, yanıyorum, ciğerim yanıyor. Mehmet'im" diyerek feryat etti. Törenin ardından baba ve kızı memleketleri Hatay'a gönderildi. 2 polisin omuzda taşıdığı İrem'in tabutunun, şehit babasının hemen arkasından ambulansa taşınması sırasında duygusal anlar yaşandı. Saldırıda yaşamını yitiren polis eşi Esra Başaran (31) için Malatya'nın Doğanşehir ilçesinde tören düzenlendi. Polis memuru Cengiz Başaran ile 2 yaşındaki oğlu Yiğit'in yaralandığı saldırıda ölen Esra Başaran için ilçedeki Merkez Camisi'nde cenaze namazı kılındı. Törene Başaran'ın yakınları, yerel yöneticiler, askeri erkân ve binlerce vatandaş katıldı. Cenazeye katılanlar, cami avlusu yetersiz kalınca sokağa taştı. Esra Başaran'ın annesi Sümbül ile babası Gazi Köse ile kayınvalidesi Emine Başaran tabuta sarılarak ağıtlar yaktı. Gelininin, düğününün ardından ikinci kez gelinlik giydiğini söyleyen Emine Başaran, "Sen ölmeyeydin, ben öleydim. Ben şimdi kuzuna ne diyeceğim? Seni soranlara ne diyeceğim?" diyerek ağıtlar yaktı. Kayınvalide Emine Başaran, AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık'ın taziyede bulunması sırasında tüm milletvekillerine tepki göstererek, "Onlar için vatan sağ olsun demeyeceğim. Onlar kaç tane anneleri yaktı kül ettiler, hepimizi yaktılar. Ben ulaşamıyorum onlara, siz ulaşın söyleyin" diye ağladı. Esra Başaran, gözyaşları arasında toprağa verildi.
Hürriyet


İmza Operasyonu!
"Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı 1128 imzalı bildiriyle ilgili üniversitelerde idari soruşturmalarla görevlerinden uzaklaştırılırken, savcılık soruşturmaları kapsamında da onlarca öğretim üyesi gözaltına alınarak adliyelere sevk edildi. Ancak Kocaeli ve Bursa'da 15 akademisyen savcılık sorgusunun ardından bırakıldı. "Bu Suça Ortak Olmayacağız" başlıklı barış bildirisine imza atan akademisyenlerden 24'ü hakkında gözaltı kararı çıktı. Düzce'de bir okutman hakkında yakalama kararının çıkmasından ve Hakkari'de bir akademisyenin gözaltına alınmasından sonra dün de düğmeye Kocaeli'nde basıldı. Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı, Kocaeli Üniversitesi'nde görevli Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin bildirisine imza atan 7'si profesör 21 akademisyen hakkında soruşturma başlattı. 15 akademisyen dün sabah evlerine düzenlenen operasyon sonucunda gözaltına alındı. 2 akademisyen ise İstanbul'dan gelerek teslim oldu. Gözaltına alınan 15 akademisyen yoğun güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi. Akademisyenler polis minibüsleri ile adliyeye getirilirken, adliyenin önünde toplananlar alkış ve ıslıklarla destekte bulundu. Destek için gelenler nedeniyle adliyenin önündeki yol kapandı. Bir araç sürücüsü korna çalarak tepki gösterince bazı kişiler aracı tekmeledi. Bu sırada da 4 kişi gözaltına alındı. Kocaeli Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında gözaltına alınan akademisyenler savcılıkta ifadelerinin alınmasının ardından serbest bırakıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden Doç. Dr. Gökhan Yavuz Demir, Tıp Fakültesi'nden Şule Akköse Aydın ve Tarih Bölümü'nden Araştırma Görevlisi Aylin Çakı dün üniversitedeki odalarında gözaltına alındı. Emniyetteki sorgularının ardından adiliyeye sevk edilen üç akademisyen savcılık sorgularının ardından serbest bırakıldı. Öte yandan İstanbul'da da savcılık 82 akademisyen hakkında resen soruşturma açtı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 106, 6952-106, 8265
ABD Doları 3, 0469-3, 0502/ Euro 3, 0502-3, 3272/İngiliz Sterlini 4, 3469-4, 3496

Kamuya 97 Bin Yeni Memur
Maliye Bakanı Naci Ağbal, 2016 yılında kamuya 97 bin yeni personel alınacağını, bunun 41 bininin emniyet, doktor, hakim ve savcı gibi atamalardan oluşacağını, 56 bin açıktan atama yapılacağını, bunun da 30 bininin şubatta öğretmen atamasından oluştuğunu söyledi. Ağbal'ın verdiği bilgiye göre 2016 yılında vergi gelirleri 407 milyar liradan yüzde 12.7 artışla 459 milyar liraya çıkacak. Oransal olarak en yüksek artış, ithal ürünlerden alınan KDV'de olacak. İthal KDV'nin 74 milyar liradan 87 milyar liraya çıkacağı öngörüldü. Bu tahmin içinde BOTAŞ'ın yükümlülüklerini tam olarak yerine getireceği varsayıldı. Ağbal, 2016 bütçe tasarısı ile ilgili düzenlediği basın toplantısında, giderlerin 570.5 milyar lira, gelirlerin 540.8 milyar lira, bütçe açığının da 29.7 milyar lira olarak tahmin edildiğini söyledi. 459.2 milyar lira olarak gerçekleşmesi beklenen vergi gelirleri ile ilgili bilgi veren Ağbal, gelir vergisini 98.9 milyar lira, kurumlar vergisini 36.8 milyar lira, ÖTV'yi 116.3 milyar lira, dahilde alınan KDV'yi 51.2 milyar lira, ithalatta alınan KDV'yi 86.9 milyar lira öngördüklerini bildirdi. Ağbal, 2015 bütçe gerçekleşme sonuçlarını da açıkladı, bütçe giderlerinin 506 milyar lira, gelirlerinin ise 483.4 milyar lira, bütçe açığının da 22.6 milyar lira olduğunu bildirdi. Bütçe görüşmeleri sırasında muhalefetin gelir hedefinin gerçekçi olmadığına ilişkin değerlendirmelerde bulunduğunu belirten Ağbal, "Her yıl bütçe gelir gerçekleşmemiz hedefimizin üzerinde oldu. Bu kapsamda 2015 bütçe gelir performansına baktığımızda da olumlu bir yıl olduğunu söyleyebiliriz. 2015'te vergi gelirleri tahsilatı 2014'e göre yüzde 15.6 oranında artarak 407.5 milyar lira oldu. Bu sonuç vergi gelirleri tahsilatının bütçe hedefinin yaklaşık 18 milyar lira üzerinde gerçekleştiğini gösteriyor. Bu bütçenin finanse edilmesine destek olmuştur" dedi.
Hürriyet

Düşüremeyiz Kur Yükselır
AK Parti'nin geçen hafta sonu yaptığı Afyonkarahisar Kampı'nda, milletvekilleriyle Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek arasında, faiz oranları, katılım bankacılığı ve sigorta şirketleriyle ilgili görüş ayrılıkları yaşandı. Şimşek, aldıkları kararların gerekçelerini ısrarla savunarak, milletvekillerinden farklı görüşler dile getirdi. Kamptaki dört oturumdan ekonomi ile ilgili olanını yöneten Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'e uygulamalarla ilgili sorular soruldu. AK Parti'nin özellikle iş insanı kökenli milletvekilleri, faiz oranlarıyla ilgili kararı eleştirdiler. Milletvekilleri, yüksek faizlerin Türkiye'de üretim ve yatırımları olumsuz etkilediğini dile getirerek, "Biz sahada dolaşıyoruz. Esnaf ve küçük üreticiler faizlerden yakınıyor. Sayın Cumhurbaşkanı da özellikle kamu bankalarının faiz politikası ve katılım bankacılığına geçmeleri konusunda talimat vermişti. Ama 3-4 yıldır bir gelişme olmadı. Sadece Ziraat Bankası geçti katılım bankacılığına" dediler. Şimşek ise bu eleştiriler karşısında kamu bankalarının da kâr amacı güttüğünü, bu nedenle yüzde 11'le topladıkları mevduatları yüzde 16-17 ile sattıklarını anımsattı. Aksi halde bankaların zarar edeceğini belirten Şimşek, "Faizleri düşüremeyiz. Düşürürsek, bu kez döviz kuru yükselir" dedi. Enflasyon hedefinin tutturulamaması yönünde gelen eleştirilere ise Şimşek, "Maalesef enflasyonu düşüremiyoruz. Asgari ücretteki artış da 2016 enflasyonunu olumsuz etkileyecek" yanıtını verdi. Toplantıda, bazı milletvekilleri Şimşek'e, zorunlu trafik sigortasındaki yüksek primler nedeniyle vatandaşın mağdur olduğunu dile getirdiler.
Hürriyet

Ekmeğe Yüzde 25 'Gizli' Zam Geldi
Dünya gen elinde gıda fiyatları düşüş seyrini devam ettirirken Türkiye'de meyvesebzeye kadar uzanan yeni yıl zammı ekmekte ise 'tavandan' uygulanıyor. Geçen yıl 1 lira 25 kuruş yapılması planlanan ekmek fiyatı, gelen eleştiriler üzerine 1 lirada tutulmuş ancak tavan fiyat 1 lira 25 kuruş olarak belirlenmişti. Yılbaşının hemen ardından ise İstanbul Fırıncılar Odası ekmeğe yüzde 25 zam yaparak fiyatı 1 lira 25 kuruş olarak belirledi. Yıl içinde ticaret odasına bağlı fırınların 1 lira 25 kuruş olarak uyguladığı fiyatlara karşı Fırıncılar Odası'na bağlı fırınlar 1 lira uygulamasını sürdürüyordu. İstanbul Fırıncılar Odası Başkanı Fahri Özer, "Evet zam yaptık ama yeni fiyatları duyurmamıştım. Aslında geçen yıl yapılması gereken bir zamdı ancak Vali Bey'in itirazı üzerine geri çekmiştik" dedi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 2015'in son günlerinde yaptığı açıklamada ekmeğe zam iddialarının gerçeği yansıtmadığını, yıl içinde söz konusu olmayacağını söylemişti. 1 lira 25 kuruşun artık geçerli fiyat olduğunu vurgulayan Özer, bu fiyatın iki yıldır uygulanması gereken fiyat olduğunu anlattı. 'Daha iyi semtler' olarak gösterilen Sarıyer, Beşiktaş, Üsküdar gibi bölgelerdeki fiyatlarda ise 1.5 liranın telaffuz edildiğini söyleyen Özer, "Fırıncılar Odası ne fiyat belirlediyse bu odaya bağlı fırınlar buna uymak durumdadır ancak Ticaret Odası'na bağlı olan fırınlar başka. 1.5 lirayı onlar telaffuz ediyor" diye konuştu.
Milliyet

İzni Olmayan Suriyeli Artık Çalışamayacak
Türkiye'de bulunan Suriyelilere çalışma izni verilmesini içeren yönetmelik dün Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Buna göre artık Suriyeli sığınmacılar, Türkiye'de çalışma izni olmaksızın çalışamayacak ve çalıştırılamayacak. Çalışmak isteyen Suriyeliler, kayıt yaptırdıkları tarihten 6 ay sonra çalışma izni almak için Çalışma ve sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurabilecek. Başvurulan işyerinde çalışan Suriyeli sayısı işyerinde çalışan Türk vatandaşı sayısının yüzde 10'unu geçemeyecek; asgari ücretin altında ücret de ödenemeyecek. Suriyeliler, kamu yararına çalışan dernek statüsüne sahip dernekler ve vergi muafiyeti tanınan vakıflarda "insani yardım hizmeti faaliyetlerinde" çalışmak için de başvurabilecek; İçişleri Bakanlığı'nın onayı ile yabancı derneklerde de çalışabilecekler. Suriyelilere çalışma izni verilmesine ilişkin yönetmelik, dün Resmi Gazete'de yayımlandı. Yönetmelikte yer alan düzenlemeler özetle şöyle: Geçici koruma sağlanan yabancılar, Türkiye'de çalışma izni olmaksızın çalışamayacak ve çalıştırılamayacak. Bu kişiler, kayıt yaptırdıkları tarihten 6 ay sonra çalışma izni almak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurabilecek. Başvurular, söz konusu yabancıları çalıştıracak işveren tarafından e-devlet üzerinden yapılacak. Bağımsız çalışma iznine başvurma hakkı olan yabancılar ise kendi adlarına başvuru yapacak. Mevsimlik tarım ve hayvancılık işlerinde çalışacaklar çalışma izninden muaf olacak. Ancak çalışma izni muafiyeti için valiliklere başvuruda bulunacak bu kişilerin başvuruları, valilikler tarafından bakanlığa bildirilecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, mevsimlik tarım ve hayvancılık işlerinde çalışacak yabancılara ilişkin il ve kota sınırlaması getirebilecek. Çalışma izni başvurularının değerlendirilmesi için kriterleri bakanlık belirleyecek. Kanunlarda yalnızca Türk vatandaşları tarafından icrasına izin verilen iş ve meslekler için yapılan başvurular ise değerlendirme yapılmaksızın işlemden kaldırılacak. Bakanlığa izin başvurusu için sağlık meslek mensuplarının Sağlık Bakanlığı'ndan, eğitim meslek mensuplarının Milli Eğitim Bakanlığı'ndan veya YÖK'ten ön izin almaları gerekecek. Ön izin belgesi olmayan başvurular değerlendirme yapılmaksızın işlemden kaldırılacak.
Milliyet

Putin Gevşiyor
Suriye sınırında bir Rus uçağının Türk jetleri tarafından düşürülmesinin ardından Türkiye'yi hedef alan bir dizi ekonomik tedbir ve ambargo kararını uygulamaya başlayan Rusya, bu yaptırımlarını gevşetmeye hazırlanıyor. Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı, bazı şirketlerin yaptırımlardan muaf tutulması, bazı şirket ve iş alanlarında istisnalar ve muafiyetlerin belirlenmesi için bir kararname tasarısı hazırladı. Bu istisna ve muafiyetlerin özellikle tekstil, inşaat ve turizm sektörlerinde olması bekleniyor. Ayrıca Sberbank gibi birçok Rus şirketin yaptırımlardan muaf tutulmak için bakanlığa başvurduğu belirtiliyor. Rusya, petrol fiyatlarının düşmesi ile birlikte ekonomide daralmaya girerken, 2016 bütçesinde de revizyonla kesinti yapmanın planlarını yapıyor. Petrol fiyatlarının düşüşü, rublenin değer kaybetmesi ile birlikte Türkiye'ye uygulanan yaptırımlar da Rus ekonomisini olumsuz etkiliyor. Bu yüzden önceki gün, bazı Rus şirketlerinin, Türkiye'ye yaptırımlardan muaf tutulmak için hükümete başvurdukları ortaya çıktı. Rusya'nın en büyük bankalarından olan Sberbank ve bazı büyük şirketlerin, Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı'na Türkiye'ye yönelik yaptırımlardan hariç tutulan şirketler listesine kendilerinin de dahil edilmesini istediği belirtildi. Maliye Bakanı Yardımcısı Aleksey Likhaçyov, önceki gün, "Çok sayıda Rus şirketi yaptırımlardan hariç tutulmak için başvuruyor, buna Sberbank da dahil" açıklamasında bulunmuştu. Yaptırımların bir nebze gevşemesi anlamına gelecek bu adımın ardından dün tekstil ve inşaat sektörlerinde yaptırımlar için istisnalar olabileceği açıklandı. Rus İzvestiya Gazetesi'nde yer alan habere göre Rusya Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Türkiye'den tekstil ithal eden firmalar için "beyaz liste" oluşturma kararı aldı. Rusya Federal Gümrük Servisi, 'beyaz liste'de yer alan şirketlerin getireceği Türk tekstil ürünlerinin ülkeye girişine izin verecek. Bakanlık, izin verilecek firmaların belirlenmesi için Rusya Tekstil Hafif Sanayi Ürünleri Firmaları Birliği'ne bir form gönderdi ve doldurulmasını talep etti. "Beyaz listeye" sadece kumaş ve yarı işlenmiş tekstil ürünleri ithal eden firmalar dâhil olacak. Hazır giyim ithalatçılarının listeye alınması ise bakanlığın gündeminde yer almıyor. Geçtiğimiz günlerde turizmde bazı gevşemeler olmuş Türk vatandaşlarının kurduğu turizm şirketlerinin Rusya'da pazarlama ve satış yapmalarına yeniden izin verilmişti.
Vatan

16 Bin Yatırımcı Borsada Havlu Attı
2015'te dolar bazında yüzde 30 değer kaybeden Borsa İstanbul'da (BİST) yerliler ağırlığını artırırken, yaklaşık 16 bin yatırımcı kaybı yaşandı. 2 seçim, jeopolitik gelişmeler, terör olayları ve küresel dalgalanma yatırımcının iştahını azalttı. Borsada bankacılık sektörü eridi, teknoloji yatırımcılarına kazandırdı. Türkiye Yatırımcı İlişkileri Derneği (TÜYİD) ve Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) tarafından hazırlanan 'Borsa Trendleri 2015' raporuna göre, Çin ekonomisindeki yavaşlama, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz kararlarıyla ilgili piyasalara hakim olan spekülasyonlar, geçtiğimiz yıl yatırımcının risk iştahını frenleyen unsurlar oldu. Küresel ölçekte zor bir yıl olarak değerlendirilen 2015, BİST yatırımcıları üzerinde de etkisini gösterdi. Rapora göre, 2014 yılı ile kıyaslandığında Borsa İstanbul'da 16 bin 55 yatırımcı kaybı yaşandığı görüldü. Borsa İstanbul'daki toplam yatırımcı sayısı 2015'te 1 milyon 59 bin 313 oldu. 2015 yılı ile ilgili önemli noktalardan biri, ikinci çeyreğin son 2 ayı hariç olmak üzere, yerli yatırımcıların risk iştahının yabancı yatırımcıların iştahından biraz daha yüksek olması. 2015'te BIST'te işlem hacminin yüzde 78'i yerli yatırımcılar tarafından yapıldı. BIST'te sadece ikinci çeyrekte net yabancı girişi görülürken, yılın tamamında 2.5 milyar dolar net çıkış gerçekleşti.
Vatan

DÜNYA

Kerkük'ü De Hendeğe Aldılar
Irak Türkmen Cephesi (ITC) Başkanı Erşad Salihi, Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi'nin hendek kazarak Kerkük vilayetinde Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı bölgeleri IKBY bölgesinin içine dahil etme endişelerinin gerçekleştiğini söyledi. Hürriyet'e konuşan Salihi, "Kerkük'ü Irak'ın bütününden ayıran hendek kazma çalışması tamamlandı. Kazma işlemi yine Türkmenlerin yoğun olduğu Tuzhurmatu'yu da içine alacak şekilde Süleyman Berk bölgesine doğru devam ediyor" dedi. Salihi şunları söyledi: "(IKBY Başkanı Mesut) Barzani yönetimiyle IŞİD'e karşı alınması gereken önlemleri her fırsatta konuştuk. Ancak bu görüşmelerimizin hiçbirinde hendek kazılması gündeme gelmedi. Kuzey Irak'ta yaşayan Türkmenlere, Araplara, Şiilere ve diğer hiçbir gruba haber vermeden hendek kazmaya başladıklarını gördük. IŞİD bahane edilerek hendek kazılan yerlere bakıldığında, bir Kürt bölgesi haritasının çizildiğini görüyoruz. Arapların, Şiilerin yoğun olduğu yerler dışarıda tutuluyor. Türkmenlere hiçbir şey sorulmadan, Türkmen nüfusun yoğun olduğu bazı bölgeler Kürt bölgesine dahil ediliyor, bazıları edilmiyor. Örneğin Şii Türkmenlerin yoğun olduğu Amirli'yi almıyorlar. Kerkük, Türkmenler için son derece hassas bir kenttir. Kerkük'ün etrafında hilal şeklinde hendekler kazılarak işlem tamamlandı. Bize göre Kerkük'ü Kürt bölgesine katma işlemini hayata geçirdiler. Hendek kazma işlemi Kerkük'ten sonra yine Türkmenlerin yoğun olarak yaşadığı Tuzhurmatu'yu da içine alacak şekilde Süleyman Berk bölgesine doğru devam ediyor. Irak hükümetine durumu bildirdik. Kimse bu krize yanıt vermiyor. Hendeklerle Türkmen bölgelerinin yüzde 80'e yakını Kürt bölgesine dahil edildi. Suriye sınırındaki Rabia'dan başlayıp, İran sınırındaki Hanakin'e kadar gidecek bu hendeklerle Irak'ın artık sahada fiilen bölündüğünü söyleyebiliriz." Bu iddialara ilişkin IKBY, IŞİD'le cephe hattını güçlendirdiklerini kabul ettiğini ancak siyasi amaç gütmediğini ileri sürmüştü.
Hürriyet

Rusya'da El Ele Tutuşanları Hapse Atma Tasarısı!
"Geleneksel değerleri koruma" adına son yıllarda LGBTİ hakları karşıtı düzenlemelerin hayata geçtiği Rusya'da, şimdiye kadar ki en sert yasa tasarısı gündemde. Gelecek hafta cuma günü Rus parlamentosunun alt kanadı Duma'da oylanacak tasarı, eşcinsel çiftlerin kamuya açık alanda öpüşmesinin, hatta el ele tutuşmasının bile yasaklanmasını öngörüyor. Yasağa uymayanlar ise para cezasına ya da iki haftalık hapis cezasına çarptırılacak. 2013'te Rusya, "eşcinsel propogandasını" yasaklayan bir yasayı kabul etmişti. Yasa, eşcinsellerin düzenlediği etkinliklerin tanıtımının yapılmasını propaganda olarak tanımlıyor. Yeni yasa ise daha ileriye giderek, "kendi çarpık cinsel tercihini sergileyecek şekilde, kamuya açık alanlarda geleneksel olmayan cinsel ilişki dışavurumunda bulunan kişilere" 5 bin ruble (195 TL) para cezası kesilmesini öngörüyor. Eylem, okullar ya da çocukların bulunduğu diğer alanlarda gerçekleşirse ceza 15 gün hapse dönüşüyor. Tasarı tartışma yaratırken, Meduze haber sitesinden gazeteci Daniil Turovsky, yasa tasarısının sponsorlarından Komünist Parti üyesi Ivan Nikitçuk'a "Öyleyse ne olacak? İnsanlar sokakta yürürken el ele tutuşursa ya da öpüşürse, polis gelip onları gözaltına mı alacak" dedi. Nikitçuk ise "Doğal olarak. Aynen bu şekilde olması gerekiyor" yanıtını verdi. Duma'nın yasal komitesi tasarının "belirsiz" olduğunu ve nasıl uygulanacağının net olmadığını belirtti.
Milliyet

İtalya'nın Kavgasında Türkiye Arada Kaldı
Bir dönem kendi ülkelerindeki sıkıntılar karşısında Brüksel'i sığınacak bir liman olarak gören ve Avrupa Birliği'ne (AB) büyük destek veren İtalyanlar, yıllar süren ekonomik kriz ve kesinti paketlerinin ardından Birlik içindeki en büyük muhaliflerden biri haline geldi. Bu öfkeyi besleyen Başbakan Matteo Renzi, son bir aydır AB kurallarına yönelik saldırılarda bulunuyor. Roma'nın, Brüksel ve Almanya ile yaşadığı gerilim, Türkiye'yi de etkiledi. AB ile Türkiye arasında sığınmacı akınının önüne geçilmesi konusunda kasım ayında varılan anlaşma ile, Türkiye'ye ülkedeki 2 milyondan fazla Suriyelinin ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla 3 milyar euro yardım yapılması kararlaştırılmıştı. Ancak, İtalya'nın itirazı nedeniyle mali yardım konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı. Uzun yıllardır Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen Roma yönetiminin itirazının ardındaki neden, Brüksel ve Almanya ile farklı konularda yaşadığı anlaşmazlıklar AB maliye bakanları dün Brüksel'de konuyu ele alırken, Euro Bölgesi Başkanı Jeroen Dijsselbloem, "Artık para konusunda tartışmayı bırakıp bu parayı nasıl bir araya getireceğimize odaklanmalıyız" dedi. İtalya Maliye Bakanı Piercarlo Padoan ise, Türkiye'ye verilecek fona karşı olmadıklarını, sadece bunun kaynağının ne olacağının açıklığa kavuşturulmasını istediklerini söyledi. Padoan, "İtalya, göç akışının yönetiminde Türkiye'ye yönelik yardım planına tam destek vermektedir. Önemli boyuttaki bu kaynağın, bu amaca ayrılması önemlidir. İtalya hiçbir şeyi bloke etmiyor, ancak bu 3 milyarlık yardımın, ülke bütçelerinden katkı sağlanmadan Avrupa bütçesinden karşılanmasının uygun olup olmadığının açığa kavuşturulması gerektiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Brüksel'de dün basın toplantısı düzenleyen AB Komisyonu Başkanı Jean- Calude Juncker, İtalya'ya yüklendi. Juncker, "Türkiye'ye bu 3 milyar euronun sağlanmasında İtalya'nın şaşırtıcı bir şekilde ihtiyatlı davranmasını anlamakta zorluk çekiyorum, çünkü bu paralar Türkiye'ye değil, Suriye'deki sığınmacılara gidecek. Bu 3 milyar euronun sağlanması, AB'nin güvenilirliğiyle ilgili bir konudur" dedi. İtalya Başbakanı Renzi'nin tavrını eleştiren Juncker, "Renzi AB'yi suçlamayı bırakmalı. Renzi'nin, ki kendisini çok severim, AB Komisyonu'nu her fırsatta aşağılaması yanlıştır. Komisyon ve İtalya arasındaki ilişki çok iyi gitmiyor. Bu nedenle muhtemelen Şubat ayı sonunda bu ülkeye gideceğim" dedi. Renzi'yi İtalya'da popülerlik kazanmak için AB'ye saldırmakla suçlayan Juncker, "İç siyaset tiyatrosu oynanıyor olabilir" şeklinde konuştu. Renzi geçen hafta, "Avrupa'nın bize ders ya da ev ödevi verdiği günler sona erdi. İtalya geri döndü ve sesini tekrar duyuracak" ifadelerini kullanmıştı.
Milliyet

Trump'ı Yıkarsa Ted Cruz Yıkacak
ABD'de Kasım ayında gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin adayı olmak için kampanya yürüten Donald Trump'a ilk ciddi rakip Ted Cruz oldu. Perşembe akşamı başkan aday adayları arasında gerçekleşen altıncı televizyon münazarası öncesinde NBC kanalık ve Wall Street Journal gazetesinin ortaklaşa yaptığı ankete katılan muhafazakar seçmenlerin yüzde 51, bire bir yarışta Trump'a karşı Cruz'u destekleyeceklerini belirtti. Buna karşın ankete katılanların yüzde 33'ü, halen yarışta olan 6 aday arasından Trump'ın başkan adaylığını destekleyeceğini belirtti. Trump, Marco Rubio ve Cruz'la üçlü yarışa girmesi halinde de Cumhuriyetçi seçmenlerin yüzde 40'ından destek alıyor. Anketin en çarpıcı sonucu ise Trump'ı destekleme olasılığı bulunduğunu söyleyen Cumhuriyetçi Parti seçmenlerinin oranı. Mart ayında yüzde 23 seviyesinde olan bu oran son ankette yüzde 65'e çıktı. Önceki akşam gerçekleşen 2016'nın ilk televizyon tartışmasının yıldızları da Trump ile Cruz oldu. Program süresince Twitter'da Trump'ın ismi yüzde 38, Cruz'unki ise 22 oranında zikredildi.
Vatan

İtalya Türkiye'ye Yardımı Engelliyor
Avrupa'ya mülteci akınını durdurmak amacıyla AB ile Türkiye arasında varılan 3 milyar Euro'luk anlaşmanın İtalya'nın itirazıyla karşılaştığı ortaya çıktı. Yerel basında çıkan haberlere göre İtalya'nın tavrında en önemli etken, söz konusu 3 milyar Euro'nun büyük kısmının AB üyesi ülkelerin ulusal bütçesinden karşılanacak olması. Roma yönetiminin, yardımın tamamının AB'nin ortak bütçesinden karşılanmasını istediği belirtiliyor. Ancak taslak planda sadece 1 milyar Euro'nun ortak bütçeden, kalan 2 milyar Euro'nun ise AB üyesi devletlerin ulusal bütçelerinden karşılanması öngörülüyor. İtalya'nın üzerine düşen payınsa yaklaşık 300 milyon Euro olacağı tahmin ediliyor. Euro Bölgesi maliye bakanları başkanı Jeroen Dijsselbloemtold, üzerinde anlaşılan 3 milyar Euro'luk yardımın karşılanması için üye ülkelerle görüşmeleri sürdüreceğini belirtti. Bu arada İtalyan Corriere della Sera gazetesi, Almanya'nın İtalya'yı 'Türkiye ile varılan anlaşmayı bloke eden tek ülke olmakla ve Ankara ile ilişkileri riske atmakla suçladığını' yazdı. Diplomatik kaynaklar Roma yönetiminin, Türkiye'ye yardıma karşı olmadığını, ancak İtalya Ekonomi Bakanlığı'nın, Almanya'ya yönelik göçmen akını sorununu çözmek için ulusal bütçeye yeni bir yük getirmek istemediğini kaydediyor.
Vatan

Daeş Oyununu Türkiye Bozuyor
Halep'in kuzeyindeki Suriyeli muhaliflere destek olmak için DAEŞ'e karşı fırtına obüslerini kullanan Türkiye, Sultanahmet saldırısından sonraki 48 saatte sınırdan gerçekleştirdiği tank ve top atışlarını arttırarak terör örgütüne 200'den fazla kayıp verdirdi. ABD'nin "mükemmel" dediği operasyon bölgedeki PYD gibi diğer terör örgütleri ile aranan ittifakların yersizliğini gösterirken, "DAEŞ'e karşı bütün ülkeler nasıl başarılı olamıyor?" sorusunu da akla getirdi. Sultanahmet'te gerçekleşen DAEŞ saldırısı sonrası Türkiye terör örgütüne karşı hâlihazırda Halep'in kuzeyinde tank ve top atışlarıyla gerçekleştirdiği operasyonları Irak'a da kaydırarak sıklaştırdı. Türkiye geçen ay da DAEŞ'e karşı Peşmergeleri eğitmek için Irak'ın Musul ilinde bulunan Başika kampındaki askeri gücünü arttırmış, bu sayede terör örgütünün bölgede gerçekleştirdiği 3 saldırı savuşturulmuştu. Bu hamle Türkiye'nin K.Irak'taki varlığından rahatsız olan Irak yönetimini Ramadi'nin DAEŞ'ten kurtarılması için de teşvik etmişti. Öyle ki DAEŞ operasyondan sonra 3 gün yas ilan etti. O zaman da soru "Irak ne bekliyordu?" olmuştu. Batı ülkeleri ve Rusya DAEŞ'e karşı operasyon bahanesiyle Suriye'de PYD'ye, Irak'ta da Şii milislere hareket alanı açarken, Türkiye hem Başika hamlesiyle hem de sınırdan başlattığı obüs atışlarıyla terör örgütüne karşı büyük başarı kaydetti. Bu başarı bir yandan büyük ülkelerin DAEŞ'e karşı başarısızlığını sorgulatırken, bir yandan da DAEŞ'in bir anahtar gibi kullanıldığı şüphesini getirdi. Bu arada Türkiye neredeyse sadece bir haftada 'Rusya'nın DAEŞ Başarısı'nı aştı.
Star

POLİTİKA

Mevlüde'yi Nereye Koyacaklar
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'Bu suça ortak olmayacağız' bildirisine imza atan akademisyenleri sert sözlerle eleştirip "Bunlar zalimdir, alçaktır. Çınar'da olan hadisede babasıyla birlikte şehit olan 3 yaşındaki Mevlüde'yi bu kapkaranlık akademisyenler nereye koyacaklar?" dedi. Cuma namazını Sultanahmet Camisi'nde kılan Erdoğan, çıkışta yaptığı açıklamada özetle şunları söyledi: "Milletimizin kimin kim olduğunu çok daha yakından anlamalarını, yani önünde bir profesör, doçent bilmem ne olması kimseyi aydın yapmaz, bunlar kapkaranlık insanlardır. Bunlar zalimdir, alçaktır, çünkü zalimlerle birlikte olanlar zalimdir. Katliam yapanlarla beraber olanlar katliam içerisinde oldukları için onlar da aynı suçu işlemişlerdir. Çınar'da olan hadisede o yavrular, o babasıyla birlikte şehit olan 3 yaşındaki Mevlüde'yi acaba bu kapkaranlık akademisyenler nereye koyacaklar? Onun katillerinin yanında yer almayı bunlar nasıl vicdanlarına sığdırıyorlar? Bütün yargı makamlarını, üniversitelerin senatolarını Anayasamız ve yasalara ters bu hareketleri sebebiyle, dün (önceki gün) yaptığım konuşmada göreve davet ettim, atılması gereken adımların süratle atılması gerektiğini Siyaset yapmak isteyenler parlamentoda siyasetlerini yapsınlar ama yok parlamentoda bunu yapamıyorlarsa bunlar da gitsinler hendek kazsınlar veya dağa çıksınlar. Bu kadar açık ve net konuşuyorum. Şu anda Güneydoğu, Doğu Anadolu bölgesinde başta olmak üzere yapmış olduğumuz temizlik harekâtı, sıradan bir harekât değildir. Kuzey Suriye'den, Irak'tan gelecek olan tehditleri de göz önünde bulundurarak, orada da koalisyon güçleriyle başlattığımız harekât var. Oradaki harekâtı da DAEŞ'in hazmedemediğini görüyoruz. Türkiye böyle bir teröre asla müsaade etmeyecek. Tabi DAEŞ, bunu kabullenemiyor. DAEŞ'in bu zamana kadar 10 saldırısı oldu. Ülkemizi, çevre ülkelerde olduğu gibi bir sıkıntılı duruma sokabilme gayretinde olan birçok terör örgütüyle şu anda mücadele içerisindeyiz. Bu terör örgütlerinin başında, bölücü terör örgütü PKK geliyor. Aynı şekilde Suriye'nin kuzeyinde PYD, yine ilintili olan YPG ki PYD'yle beraber çalışıyor. Bir diğer terör örgütü, El Kaide'den daha sonra ayrılan DAEŞ (IŞİD) terör örgütüdür. Bizim tarih, medeniyet kokan, adeta bir barış meydanı olan Sultanahmet Meydanı'nda hele hele Alman Çeşmesi'nin yakınında böyle bir eylemde 10 tane Alman dostumuzun ölmüş olmasından dolayı üzüntülerimizi Alman Cumhurbaşkanı'yla ve Şansölye'yle paylaştık. Birçok devlet başkanı acımızı paylaştı. Hepsine şükranlarımı iletiyorum."
Hürriyet

Bilime En Büyük İhanet
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün İstanbul'da Yükseköğretim Kurulu üyeleriyle bir araya geldi. Davutoğlu, Dolmabahçe'deki çalışma ofisindeki toplantıda yaptığı konuşmada, Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi'nin hazırladığı bildiriye imza atanları bilime ihanetle suçladı, özetle şöyle konuştu: "Eğer bilim adamları, gerçeklikleri saptırırlarsa, gerçekliğin dışındaki spekülasyonları, ideolojik tabuları o gerçekliğin yerine ikame etmeye çalışırlarsa, bilime en büyük ihaneti yaparlar. Her türlü fikri savunabilirsiniz ama şiddeti ama nefreti ama terörü ama diğer insanların onurunu zedeleyecek herhangi bir düşünceyi fikir özgürlüğü çerçevesinde meşru kılamazsınız. Bu bildiride olgusal gerçeklik olarak ne Ecrin var, ne Efe var, ne İrem var. Bunlara bakarsak bunları da devlet öldürdü. Eğer bu bildiriye bakarsak halkları katleden bir devlet var. Peki olgusal gerçeklik bu mu? Ellerinizi vicdanınıza koyamıyorsanız, lütfen akıllarınızı bari böylesine dumura uğratmayın. Cizre'de Silopi'de tablo bu mu? Şimdi soruyorum bu aydınlara, neden resmi tek yanlı çizersiniz? Neden zihninizdeki ideolojiyi hatta sizin zihninizdeki değil, Kandil'in zihnindeki ideolojiyi bilimsel bir metin gibi altına imza atarak toplumsallaştırmaya çalışırsınız. Önce resmi doğru çekelim. Türkiye'de bir terör saldırısı vardır. Türkiye'de bebekleri, çocukları katleden bir terör örgütü vardır. Hangi ilkesel çerçeve? AK Parti 7 bölgede en büyük partidir. Her yerde bize oy veren Kürt seçmenlerimizin iradesi bizde tecelli eder, onlarda değil. Böyle bir rekabet içerisinde de değiliz ama böyle bir literatür kullanan bir metne eğer bir siyaset bilimi profesörü, demokrasiye önem veren birisi imza atmışsa açık söylüyorum ben onu siyaset bilimine giriş dersinden bile sınavda bırakırım. Metnin Türkçesi de felaket, Türkçeden hiç geçemez de Allah aşkına bu akademisyen dostlarımız okumadan bir metne niye imza atarlar? Niye 'Madem şu arkadaşım da atmış ben de atayım' derler. Öncelikli atmamamız gereken adımlardan birisi, YÖK sistemini bugün kendi ekseninde reformcu bir anlayış ile fikir özgürlüğüne, akademik özgürlüklere dayalı yeniden inşa etmek. Yüksek öğrenim reformunu mutlaka gerçekleştirme çabası içinde olmamız lazım."
Hürriyet

Terörü Yapanla Destek Verenin Bir Farkı Yok
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, PKK'nın ABD, Avrupa Birliği ve diğer pek çok ülkenin terör listesinde olduğunu hatırlatarak, bildiri imzalayan akademisyenleri teröre destek vermekle suçladı. Çavuşoğlu, dün 8. Büyükelçiler Konferansı'nın Ankara ayağının sona ermesi nedeniyle basın mensuplarına değerlendirmelerde bulundu. Çavuşoğlu, bu sene yakın coğrafyada ortaya çıkan insani sorunlar ve bunların çözüm yollarına ilişkin değerlendirme yapma fırsatı bulduklarını dile getirdi. İstanbul'daki saldırının ardından Irak ve Suriye'de DAEŞ hedeflerinin vurulmasına yönelik soru üzerine Çavuşoğlu, saldırının DAEŞ tarafından yapıldığı bilgisi gelince Türkiye'den yapılan atışlarla 200'den fazla DAEŞ unsurunun öldürüldüğünü söyledi. "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin yayımladığı bildiride imzaları bulunan akademisyenlerin gözaltına alınmasıyla ilgili soru üzerine Çavuşoğlu, o bildiriye imza atmanın teröre destek niteliğinde olduğunu savunarak şunları söyledi: "Bu kadar şehit verirken, terör örgütüne destek veren kişilerle terör faaliyetini gerçekleştirenler arasında fark yok. Teröre mali destek veren de aynıdır, siyasi güç veren de. Teröre güç veren, destek veren aynıdır. Çok hassas bir dönemden geçiyoruz. Şunu söyleseler tamam: 'Operasyonlar yapılırken insan haklarına en üst düzeyde riayet edilsin ve siviller etkilenmesin. Bir an evvel de bu terör bitsin, eski günlere dönülsün' dense ben de altına imza atarım ama şimdi terör örgütünü doğrudan destekleyen ve şehir içinde çukur kazan, insanların hayatını zindan eden, insanları haraca bağlayan terör örgütlerine yönelik operasyon yapıldığında bunu katliam olarak değerlendirmek terör örgütüne apaçık bir destek."
Milliyet

Kılıçdaroğlu Rakipsiz Gibi
CHP'de 35. Olağan Kurultay bugün başlayacak. Kurultayın ilk gününde genel başkanlık seçimi yapılacak. Genel başkanlık için mevcut Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun karşısına rakip çıkıp çıkmayacağı bu sabah saatlerinde belli olacak. İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın genel başkan adayı olabilmek için gerekli olan 128 imzayı toplamak için kurultay saatine kadar delegelerle dirsek temasını sürdürmesi bekleniyor. Kılıçdaroğlu'nun 4. seçimli kurultayı olacak kurultay öncesinde bazı il başkanlarına, "Yeterli imza toplayamazsa, yardımcı olun, tek adaylı bir yarış doğru olmaz" dediği iddia edildi. "Kurultaylar Partisi" olarak anılan CHP'nin 35. Olağan Kurultayı bugün ve yarın Ankara Arena'da yapılacak. Bin 275 kurultay delegesi, kurultayın ilk gününde genel başkanı seçecek. 1 Kasım seçimlerinin ardından bazı partililerin başlattığı genel başkan değişikliği girişimine karşın, kurultay delegelerinin önemli bir bölümü genel başkanın değişmesinden yana görünmüyor. Kulislerde Kılıçdaroğlu'nun bini biraz aşkın bir oyla genel başkan seçilmesine kesin gözüyle bakılıyor. Böylece Mayıs 2010'da genel başkanlık koltuğuna oturan Kılıçdaroğlu'nun 4. genel başkan seçimli kurultayından da zaferle ayrılması bekleniyor. Muharrem İnce ve Umut Oran'ın aday olmayacaklarını açıklamasından sonra adaylık iddiasını sürdüren tek isim olan İzmir Milletvekili Mustafa Balbay'ın adaylık için gereken 128 imzayı toplayıp toplamayacağı bu sabah saatlerinde belli olacak. Balbay'ın son üç gündür aralıksız delegelerle temas ettiği, ancak genel merkez baskısı nedeniyle kendisine daha önce söz veren delegelerin imza vermekte tereddüt ettiğini yakın çevresine ilettiği öğrenildi. Balbay'ın dün gece itibarıyla yeterli imzayı toplayamadığı, eksik imzası bulunduğu ve imzasını tamamlaması durumunda sabah saatlerinde eski Başbakan Yardımcısı Murat Karayalçın'ın başkanlığını yaptığı Kurultay Divanı'na imzaları sunacağı öğrenildi. Kılıçdaroğlu'nun bazı il başkanlarına, "yeterli imza toplayamazsa, yardımcı olun, tek adaylı bir yarış doğru olmaz" dediği de iddia edildi. Kurultayın ilk günü, ayrıca üç maddelik bir tüzük değişikliği de oylanacak. Alınan bilgilere göre ön seçim ve kontenjan hükümlerine ilişkin olarak delegelere, "Seçimleri bir yasama yılı tamamlanmadan yenilenirse ön seçime ilişkin hükümler uygulanmaz. Bir kez kontenjan hakkından yararlanan milletvekili bir daha bu haktan yararlanamaz" maddesi oylatılacak. Ayrıca, "MYK genel başkan, genel başkan yardımcıları ve genel sekreter olmak üzere en az 17 kişiden oluşur" hükmü, "MYK genel başkan, genel başkan yardımcıları ve genel sekreterden oluşur" biçiminde değiştirilerek, sayı sınırlaması kaldırılmış olacak. Böylece, 17 kişilik mevcut MYK'nın 10-12 arasına düşürülmesinin hedeflendiği ifade ediliyor. Oylanacak üçüncü maddenin ise yürürlük maddesi olduğu belirtiliyor.
Milliyet

Bahçeli'ye Kalp Operasyonu
MHP Genel Merkezi'nde muhalif kanat olağanüstü kongre için topladıkları 543 imzayı teslim ederken, MHP lideri Devlet Bahçeli'nin sağlık sorunları nedeniyle operasyon geçirdiği ortaya çıktı. Gizli tutulan operasyonun Gebze Anadolu Sağlık Merkezi'nde gerçekleştirildiği kaydedildi. Kulislerde Bahçeli'nin geçirdiği operasyon konusunda ilginç iddialar ortaya atıldı. Özellikle konuşurken ara ara öksürmesi başta olmak üzere son günlerde kendini iyi hissetmeyen Bahçeli, kontrolden geçti. Haftalar önce yapılan kontrol sonrası Bahçeli'nin "Mitral kalp kapakçığı"nın değişmesi gerektiğine karar verildi. Bu amaçla özel bir ekip oluşturulurken, bu alanda güvenilir bir hastane olan Gebze Anadolu Sağlık Merkezi tercih edildi. Operasyon için Ankara'dan özel bir ekip de Gebze'ye gitti. Bir yabancı doktor da operasyona katıldı. Kulislerdeki diğer bir iddiaya göre de kendini kötü hisseden Bahçeli'nin düşük yoğunluklu "kalp krizi" geçirdiği tespit edildi. Derhal sağlık kontrolüne sokulan Bahçeli'ye anjiyo yapılması kararı verildi. Bu konuda iyi bir ekibe sahip olan Gebze Anadolu Sağlık Merkezi'ne götürülen Bahçeli'nin, tıkalı olduğu belirlenen iki damarı anjiyo ile açıldı. MHP Genel Merkez yönetiminden yapılan açıklamada, "Genel Başkanımız Sayın Devlet Bahçeli, rutin sağlık kontrolleri çerçevesinde özel bir klinikte kontrol anjiyosu yaptırmıştır. Sayın Genel Başkanımızın sağlık durumu iyi olup, istirahat halindedir. Medyada yer alan spekülasyona dayalı haberlerin gerçekle bağı olmayıp, bu tip haberlerin dikkate alınmaması önemle rica olunur" denildi.
Milliyet
SPOR

Üç İstanbul temsilcisinin aynı grupta olduğu TOP 16'daki derbilerin ilkinde gülen Darüşşafaka Doğuş'u 84-71'le geçen Anadolu Efes oldu. Maç boyu rakibini durdurmakta zorlanan Daçka, boyalı alanda Efes'e ezildi. Grupta F.Bahçe ile zirve mücadelesi vermesi beklenen Efes, Kuban yenilgisinin yarasını sararken, gözü 4. sıradaki Darüşşafaka, TOP 16'ya 3'te sıfırla başladı. 7 Dakika skoru 8-8 olan kısır ilk çeyrek bittiğinde Daçka, 15-14 öndeydi. 2. periyotta 5 buçuk dakikayı 25-22 ile geçen Efes, odaya giderken rahattı: 36-27. Cedi etkisinin savunma ve hücumda hissedildiği 3. çeyrekte 4 dakika geçilirken 51-33'e gelen skor, periyot sonu 61-51'di. Kader çeyreğinde de sürpriz olmayınca Efes, Daçka'yı 84-71'le aştı.
Hürriyet

Beşiktaş'ta sezona Mersin İY deplasmanında hat-trick yaparak giren Cenk Tosun, Mario Gomez'in gelmesiyle yedeğe düşse de sergilediği performans ve attığı gollerle kalitesini gösterdi. Son olarak ikinci yarısında görev yaptığı 1461 Trabzon maçının uzatma dakikalarında attığı golle Siyah-Beyazlılar'ı kupadaki grubunda liderliğe taşıyan 24 yaşındaki gurbetçi futbolcu, bu sezon ligde G.Antep ve Antalya maçlarında olduğu gibi yine kenardan gelerek takıma önemli katkı yaptı. İkinci yarıya girilirken, ligde 14 maçta 5 gol, 3 asist, kupada 4 karşılaşmada 4 gol ve Avrupa Ligi'nde 6 müsabakada 2 gol, 1 asistlik performans ortaya koyan Cenk, A Milli Takım'ın Euro 2016 kadrosu için "Ben de varım" mesajı verdi. Beşiktaşlı yıldız, Burak ve Umut'un formsuzluğu yüzünden lejyoner forvetin tartışıldığı bir dönemde Ay- Yıldızlılar'ın umudu olduğunu ortaya koydu. Terim'e mesaj veren Cenk böyle devam ederse Milliler'in Fransa'daki en büyük silahı olacak.
Star

CİM-BOM, savunmaya Linnes, orta sahaya Donk takviyesi yaptıktan sonra forvet transferine kilitlendi. Sarı-Kırmızılılar, "Yeni bir Ribery olur" gözü ile baktıkları Martin Benitez'e yoğunlaştı. Teknik Direktör Mustafa Denizli'nin 22 yaşındaki Arjantinli futbolcu için verdiği rapor yönetimi harekete geçirdi. Deneyimli hocanın "Benitez 22 yaşında. Tekniği ve fiziği çok iyi. Geleceği olan bir futbolcu. Şimdi onu 5-6 milyon euroya alabiliriz. Bizde oynadığı dönemde dikkatleri de üzerine çeker ve gelecekte onu 2-3 katına satabiliriz. Oynadığı süre içinde de Galatasaray'a çok şeyler katacak bir oyuncu"' dediği öğrenildi. Denizli'nin raporu üzerine Arjantin'e giden yönetici Fatih İşbecer, Benitez'in kulübü Independiente ile pazarlığa oturdu. Başkan Dursun Özbek'in direktifi ile Bounes Aires'e giden İşbecer'in Arjantin kulübü yöneticileri ile yaptığı görüşmelerin olumlu ilerlediği ve tarafların büyük oranda anlaştığı bildirildi. Sarı- Kırmızılı yöneticinin Benitez ve ailesini ikna etmek için girişimlerde bulunduğu da belirtildi. 2011'den beni Independiente forması giyen Benitez geçen sezon 26 maçta 7 gol kaydetti.
Star

Ligin ikinci yarısının ilk maçında pazartesi günü Eskişehirspor ile deplasmanda karşılaşacak Fenerbahçe'de futbolculara kaptan Volkan Demirel'den uyarı geldi. Deneyimli futbolcu arkadaşları ile yaptığı toplantıda rehavete kapılmama ikazında bulundu. Volkan'ın "Eskişehirspor son sırada diye sakın hafife almayın. Kaliteli futbolcuları ve iyi bir hocaları var. Kolay lokma değiller" dediği öğrenildi. Son sırada yer alan Eskişehirspor'un ikinci yarıya iyi bir başlangıç yapmak istediğini dile getiren Fenerbahçe kaptanı "Bu nedenle can havliyle üzerimize gelecekler. Dikkatli olmazsak canımızı yakarlar. Eskişehirspor deplasmanı her zaman zordur. Hem saha koşulları, hem taraftar baskısı bize sorun çıkarabilir. Orada oynayacağımız 90 dakika çok zor geçecek. Maçın hiçbir anında oyundan kopmadan ve disiplini elden bırakmadan mücadele etmeliyiz" uyarılarını yaptı. Volkan'ın takım arkadaşlarına "Hem şampiyonluk yarışında kayıp yaşamamak hem de ikinci yarıya iyi başlamak için bu maçta koşun, savaşın ve kazanın. Daha önceki maçlarda olduğu gibi yüreğimizi ortaya koyarak sahada 90 dakika mücadele ederek hedefe ulaşabiliriz" şeklinde hitap ettiği belirtildi. Tecrübeli Volkan'ın konuşmasından sonra Sarı-Lacivertli futbolcuların da galibiyet için söz verdikleri kaydedildi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme