19 Ocak 2016 Salı

19.01.2015 Genel Gündem


19.01.2015

GÜNDEM

6 Şehit Hain Tuzak
Şırnak'ın İdil ilçesi Alanya Caddesi'nde önceki gece saat 23.30 sıralarında devriye görevi yapan polisleri taşıyan zırhlı aracın geçişi sırasında PKK'lı teröristler, yola önceden döşedikleri patlayıcıyı infilak ettirdi. Araçtaki 7 polis yaralandı. Polisler İdil Devlet Hastanesi'ndeki müdahalenin ardından helikopterle Şırnak Asker Hastanesi'ne kaldırıldı. Mahmut Bilgin (23), Ersin Yıldırım (25) ve Gültekin Tırpan (26) tüm çabalara karşın kurtarılamayarak şehit oldu. Olay yerine gönderilen polislere ateş açılınca, çatışma çıktı. Bu sırada teröristler, Turgut Özal Mahallesi'nde bulunan İlçe Jandarma Komutanlığı'na da roketatar ve otomatik silahlarla saldırdılar. Çatışmalar sabaha kadar sürdü. Patlamanın meydana geldiği noktada büyük bir çukur oluşurken, 30 metre uzaklıktaki İdil Belediyesi, Cumhuriyet ilk ve ortaokulu başta olmak üzere çok sayıda ev ve işyerinin camları kırıldı. PKK'lı teröristler Yenimahalle'de de dün saat 18.30'da, polis servis aracının geçişi sırasında roketatarla ateş açtı. Roketatar mermisinin isabet ettiği araçtaki 12 polis yaralandı. Şırnak Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı polislerden Ali Can Öztürk (25) ve Çorumlu Mustafa Yaşar kurtarılamayarak şehit oldu. Gece yarısı bir acı haber de Diyarbakır'dan geldi. Sur'daki operasyonlar sırasında PKK'lı teröristlerin uzun namlulu silahlarla açtığı ateş sonucu 1 asker şehit oldu. Cenazeler memleketlerine gönderildi. Şehit Gültekin Tırpan'ın babası Hüseyin Tırpan'a (52) acı haber, görev yaptığı Amasya Müzesi'nde verildi. Bilgisayar öğretmenliği mezunu yeğeninin atanamayınca polis olduğunu anlatan amcası Servet Tırpan, "Bu teröristlere destek verenlere lanet olsun. Oy verenlerin de elleri kırılsın" dedi. 5 çocuklu ailenin tek erkek çocuğu olan Ersin Yıldırım'ın şehit haberi babası Cevdet Yıldırım'a Gaziantep'te verildi. 3 yıllık polis Yusuf Bilgin, 2 yıl önce Şırnak'a tayin olmuştu. Şehidin, 30 yıllık polis memuru babası Yusuf Bilgin (45) ve annesi Günnur Bilgin acı haberi haberi Ankara Beypazarı'nda aldı. 5 yıllık polis olan şehit Ali Can Öztürk'ün Karabük'teki annesi Emine ve babası Ali Öztürk acı haberle sinir krizi geçirdi.
Hürriyet


Pkk Roketi, Kenti Karanlıkta Bıraktı
Diyarbakır merkez Yenişehir ilçesinde PKK'lı teröristler, gece saatlerinde devriye gezen zırhlı polis aracına roketli saldırı düzenledi. Saldırıda, roket mermisinin polis aracını ıskalayarak bölgeye elektrik sağlayan trafoya isabet etmesiyle patlama meydana geldi. Elektriklerin kesildiği saldırıda can kaybı ve yaralanan olmadı. Şehitlik Semti'ndeki Lise Köşesi ile Eski Hal arasında uzanan caddede devriye gezen zırhlı polis aracına saat 00.30 sıralarında teröristler tarafından roketli saldırı düzenlendi. Şans eseri zırhlı aracın hemen arkasından geçen roket mermisi, Şehitlik Semti'ne elektrik enerjisi sağlayan trafo merkezine isabet etti. Trafo merkezinde büyük bir patlama meydana geldi. Can kaybı ve yaralının olmadığı saldırıda semtin tamamında elektrikler kesildi. PKK'lı teröristler, Van'ın İpekyolu ilçesinde önceki gece rögar kapağı altına yerleştirdikleri el yapımı patlayıcıyı zırhlı polis aracının geçişi sırasında infilak ettirdi. Patlamada polis aracı hasar görmedi. Patlayıcının yol açtığı tahribat ise, gün ağarınca ortaya çıktı. 20 evin hasar gördüğü saldırıda çevrede bulunan birçok ev ve işyerinin kapı ve pencereleri yerlerinden fırladı. Öte yandan Şırnak'ın Silopi ilçesinde 14 Aralık'tan bu yana uygulanan sokağa çıkma yasağının bugünden itibaren gündüz saatlerinde kaldırılacak. Valilikten yapılan açıklamada yasağın 05.00-18.00 saatleri arasında kaldırılacağı bildirildi.
Milliyet

Kilis'teki Okula Işid Roketi: 1 Ölü
Suriye'den IŞİD ile muhalif grupların çatıştığı bölgeden ateşlenen 3 Katyuşa roketinden biri Kilis şehir merkezindeki Eyüp Gökçeiman Ortaokulu'nun bahçesine, 2'si ise boş araziye düştü. Okul bahçesinde büyük bir çukur oluşurken, okulun temizlik görevlisi Ayşegül Polat(32) yaşamını yitirdi, 7'nci sınıf öğrencisi G.C. yaralandı. Suriye'den Türkiye'ye ilk kez Katyuşa roketi atıldığı belirtilirken, Türkiye tarafından da angajman kuralları gereği misliyle karşılık verildiği açıklandı. Patlamayla camları kırılan ve hasar gören okul boşaltılarak eğitime ara verildi. Olay, dün saat 09.30 sıralarında Suriye sınırına 8 kilometre uzaklıkta bulunan Mehmet Saraç Çavuş Mahallesi'nde meydana geldi. Suriye'den ateşlendiği belirtilen çok mermili Katyuşa tipi roketlerden biri Eyüp Gökçeiman Ortaokulu'nun bahçesine, 2'si ise 4 okulun bulunduğu bölgedeki boş araziye isabet etti. Roketin düştüğü okul bahçesindeki temizlik işçisi Ayşegül Polat yaşamını yitirirken, aynı okulun 7'nci sınıf öğrencisi G.C. ise yaralandı. Polat'ın cesedi, otopsi için morga konuldu, yaralı öğrenci kısa sürede sevk edilen ambulansla Kilis Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Acil serviste ilk müdahalesi yapılan kız öğrenci ameliyata alındı. Olay yerine çok sayıda güvenlik, sağlık, itfaiye ve kurtarma görevlisi sevk edildi, öğretmenler öğrencileri tahliye ederek bölgeden uzaklaştırdı. Olay sırasında öğrencilerin sınıflarda derste bulunması, facianın büyümesini önlerken, okulun camlarının tamamının kırıldığı ve merminin düştüğü alanda büyük bir çukur oluştuğu görüldü. Ayrıca roketin düştüğü okulun bahçesindeki bazı ağaçlar devrildi, park halindeki lüks cip de kullanılamaz hale geldi. Aynı bahçede bulunan Nazlı Ömer Çetin İlkokulu'nun camları ve duvarları da büyük hasar gördü. Güvenlik güçlerinin olay yerindeki ilk incelemesi ardından Katyuşa roketi olduğu belirlenen merminin düştü okulun bahçesinde ve çevresindeki parçalar toplandı. Olay sonrası Kilis Valisi Süleyman Tapsız, roketin isabet ettiği okulun bahçesinde incelemelerde bulunarak güvenlik güçlerinden bilgi aldı. Vali Tapsız'ın, olay sonrası okula akın eden velilerle görüştüğü bölgedeki eğitim kurumlarında eğitime güvenlik nedeniyle ara verildi. Kilis Valiliği, yaptığı açıklamada Suriye'den atılan 3 roket mermisinden 1'inin okula isabet ettiğini duyurarak, 1 kadın görevlinin öldüğünü, 1 öğrencinin de yaralandığını açıkladı. Açıklamada şöyle denildi: "18.01.2016 tarihinde saat: 09.30 sıralarında Suriye'den geldiği tahmin edilen 3 roket mermisinden 2'sinin boş araziye düştüğü, 1 roket mermisinin ise 4 okulun bulunduğu okullar bölgesindeki Nazlı Ömer Çetin İlkokuluna isabet ettiği anlaşılmıştır. Patlama sonucunda okulda görevli olan 1 bayan hizmetli hayatını kaybetmiş, diğer okuldaki 7'nci sınıfta okuyan bir kız öğrencimiz yaralı olarak hastaneye kaldırılarak ameliyata alınmıştır."
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 106, 0408-106, 1868
ABD Doları 3, 0362-3, 0387Euro 3, 3058-3, 3083
İngiliz Sterlini 4, 3274-4, 3324

İran'ın Ayak Sesleri
Petrol devi İran'ın dünya piyasalarıyla yeniden entegrasyonu başlıyor. Yaptırımların kaldırılmasının ardından Brent türü ham petrolün varil fiyatı, 2003 yılından bu yana en düşük seviyelere gerileyerek 28 doların altını gördü. Bugün dünyada, tüketilenden günlük 1.5 milyon varil daha çok petrol üretilirken, İran önümüzdeki bir yıl içerisinde bu rakama 1 milyon varil daha eklemeye hazırlanıyor. İran Petrol Bakanı Namdar Zengene, "Yaptırımlar kalktıktan kısa süre sonra petrol ihracatını günlük 500 bin varil, 6-7 ay sonra ise günlük 1 milyon varil artırabileceğimizden eminiz" şeklinde konuştu. Bloomberg ise yaptırımlar kalkar kalkmaz İran'ın petrol gelirini aylık 2.35 milyar dolar artıracağını kaydediyor. Petrol fiyatları, İran'a uygulanan uluslararası yaptırımların kaldırılması ve küresel arz fazlası ortamında, ülkenin petrol ihracatının yolunun açılmasının ardından, son 13 yılın en düşük seviyesine gerileyerek, 28 doların altını gördü. İran'ın petrol arzının, varili 30 doların altına düşen petrol fiyatlarını daha da düşürmesi muhtemel. İran'ın bugün günlük 1.1 milyon varil civarında olan ham petrol ihracatı, 2011 yılında, yani yaptırımlar devreye girmeden önce günlük 3 milyon varili aşıyordu. Yaptırımların kaldırılmasıyla birlikte Shell ve Total gibi enerji devleri İranlı yetkililerin kapısını çalarken, otomotiv gibi diğer sektörlerde faaliyet gösteren uluslararası şirketler de yatırım olanaklarını araştırıyor. Petrol ve doğalgaz zengini İran, artık petrolünü dünya çapında satabilecek. Halihazırda Türkiye'nin de içinde olduğu bir grup ülkeye ihracat yapabilen İran'ın, ilk etapta Yunanistan, İspanya ve İtalya'ya günlük 200 bin varil petrol ihraç etmeyi hedeflediği kaydediliyor.
Hürriyet

Fırıncıdan Kâr Zammı
İstanbul'da ekmeğe zam geldiği yönündeki haberler son günlerin en çok konuşulan konularından biri oldu. Ekmek tavan fiyat içinde kalmak kaydıyla serbest fiyatla satılabiliyor. İstanbul için belirlenen tavan fiyat ise 1 kilogram ekmek için 5 TL idi. 250 gr. ekmek ise 1.25 TL'lik tavan fiyata kadar satılabiliyordu. Ancak İstanbul'un birçok yerinde 250 gramlık ekmek fırıncıların insiyatifiyle 1 liraya satılıyordu. Ekmeği 1 TL'ye satan fırıncılar maliyet artışlarını öne sürerek 1 TL'lik ekmeğin fiyatını 1.25 TL'ye kadar çıkardı, yani zam yaptı. Ekmeğin 5 TL'lik kilogram satış fiyatına resmi zam yapılmadığı için yetkililer, bu fiyat artışının zam sayılmayacağı iddiasında. Yetkililer konunun açıklamasını ise şöyle yaptı: "İstanbul'da 1 kilogram ekmeğin satış fiyatı için yaklaşık iki yıl önce 5 liralık tavan fiyat belirlendi. Fırıncılar da bu fiyata göre satış rakamlarını belirledi. Burada da devreye satış noktalarının bulunduğu bölgeler girdi. Kira giderlerinin çok olduğu, bölgedeki insanların alım gücünün yüksek olduğu yerlerde 250 gramlık ekmek zaten 1.25 liradan satılıyordu. Bazı bölgelerde ise satış fiyatı 1 liraydı. Buralarda bazı fırıncılar satış fiyatını 1.25 liraya çıkardı. Aslında yaşanan fiyat yükselişi 5 liralık kilogram fiyatına uygun." İstanbul'da ekmeğe zam geldiği yönündeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını ifade eden Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, "250 gramlık ekmek zaten İstanbul'da 1.25 liradan satılıyordu. 1 liradan da satanlar vardı. Hatta bazı yerlerde daha ucuza bulunabiliyordu. Bu fiyatlar yeni olmuş gibi söyleyen ya kasıtlı olarak yapıyor, ya da yanlış bilgiye sahip. Bu fiyatların 2016'nın sonuna kadar devam etmesi için elimizden geleni yapacağız" dedi. İstanbul için geçmişte 250 gramlık ekmeğin 1.5 lira olacağı yönünde spekülasyonlar yapıldığına dikkat çeken Balcı, "Bunun olmayacağını söylemiştik. Şimdi de böyle bir söylenti çıkarıldı. Ankara'da da buna benzer bir durum yaşanmıştı. Orada da ekmeğin kilogram fiyatı 4 lira. 250 gram ekmeği 75 kuruştan satan da var, 1 liradanda. 75 kuruştan satan 1 liraya çıkarınca zam yapıldı diyorlar" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Bölgesel Farklar Bakk'la Bitecek..
Avrupa Birliği-Türkiye ortaklığında desteklenen ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabetçi Sektörler Programı'nda yer alan Büyüyen Anadolu'ya Kredi Kolaylıkları (BAKK) Projesi, 2011 yılından bugüne 43 ilde yaklaşık 10 bin işletmeye 650 milyon avro kredi kolaylığı sağladı. Proje ile toplamda 1 milyar avrodan fazla kredi hacminin oluşturulması hedefleniyor. BAKK Projesi bir yandan ekonomik gelişmişliği sağlarken, diğer yandan da bölgeler arası gelişmişlik farkını gidermede etkin bir rol oynuyor. Sağlanan kredi desteği işletmelere doğrudan Avrupa Yatırım Bankası Grubu tarafından değil, proje sürecinde anlaşma sağlanan aracı bankalar tarafından ulaştırılıyor. BAKK Projesi hem mikro işletmeleri hem de KOBİ'leri desteklemek üzere tasarlandı. Mikro işletmelere mikro krediler için Kredi Garanti Fonu (KGF) garanti sağlarken, Rekabetçi Sektörler Programı, Avrupa Yatırım Fonu (EIF) aracılığıyla KGF'ye 13.5 milyon avro kontr-garanti desteği sağlıyor. Böylelikle bölgelerde faaliyet gösteren mikro işletmelerin, işletme ve yatırım sermayesi ihtiyaçları için yapacakları kredi başvurularına kolaylık sağlanıyor. KOBİ'ler için ise Rekabetçi Sektörler Programı'ndan sağlanan ve EIF kanalıyla aracı bankalara ayrılan 40.5 milyon avro garanti ile bölgelerde faaliyet gösteren KOBİ'lerin işletme ve yatırım sermayesi ihtiyaçları için yapacakları kredi başvurularına teminat sağlanıyor. BAKK Projesi kapsamında bugüne kadar aracı bankalar yoluyla sağlanan kredilerle, aynı bankaların aynı dönemlerde sağladıkları KOBİ kredilerine kıyasla 8 ila 22 ay arasında vade artırımı, Türk Lirası kredi taleplerinde yüzde 1 ila yüzde 4 arasında faiz oranı indirimi ve avro kredi taleplerinde yüzde 2'ye varan faiz indirimi sağlandı. Bununla birlikte, KGF kefalet ücreti de yüzde 0.5'e indirildi.
Türkiye

Yerli Teknolojiye Doping
Araştırma ve geliştirmenin (Ar- Ge) yanı sıra tasarımı da teşvik kapsamına alan yasa tasarısı TBMM'ye sunuldu. Tasarı, yüksek katma değerli ürünlerin üretilmesini destekleme, Ar-Ge insan kaynağı kapasitesini artırma, yenilikçi şirketlerin ortaya çıkmasını destekleme, Ar-Ge ve yenilik ekosistemini güçlendirmeyi amaçlıyor. Tasarıda öne çıkan düzenlemeler özetle şöyle: - Tasarım kazancı için 2023'e kadar gelir ve kurumlar vergisi ödenmeyecek. - Yeni oluşturulacak ihtisas teknoloji geliştirme bölgelerinde bulunan girişimciler KDV'den istisna tutulacak. - Ar-Ge'de önemli seviyedeki yabancıya süresiz çalışma izni verilelecek. - Yatırımcılara teknoloji geliştirme bölgeleri firmalarına doğrudan girişim sermayesi sağlamaları durumunda, vergi indirimi desteğinden yararlanma imkanı getirilecek. Tutar yıllık 500 bin TL'yi aşamayacak. rakam dört kat artabilecek. - Teknolojide orijinal fikri olan ancak bunu hayata geçirecek yeteri kadar finansmana sahip olmayan girişimcilerin finansmana erişimi kolaylaştırılıyor. Girişimcilere tahsis edilen desteklerin belirli bir bölümü gelir ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde indirim konusu yapılabilecek.
Milliyet

'Türkiye, Güvenli Liman Haline Geldi'
Londra'da yabancı yatırımcılarla bir araya gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'nin potansiyeli ve geleceğine vurgu yaptı. Global ekonomi perspektifinde konuşan Davutoğlu, "Temelde 3 olumsuz trendin ekonomide etkilerini görüyoruz. Bunlar tabii ki Türk ekonomisini de etkiledi" dedi ve şöyle devam etti: "İlki dünya ekonomisindeki büyük oynaklık ki bu Türkiye de dahil olmak üzere bütün ekonomileri etkiliyor. Diğer yandan gelişmekte olan piyasalardaki yavaşlama, ekonomik büyümedeki yavaşlama da aynı zamanda geleceğe dair bütün ekonomik öngörülerimizi etkiliyor. Geçen yıl G-20 başkanı olarak bu noktalara odaklandık ve dünya ekonomik büyümesiyle ilgili yeniden dengelenmenin bazı zorluklara gebe olduğunu söyledik, bir takım jeopolitik zorluklar nedeniyle. Türkiye ve etrafındaki jeopolitik riskler komşularımızda bir takım zorlukta olan ülkeler var bunların ekonomisi artık işlevsel değil fakat bir takım olumlu gelişmeler de var." Türkiye'nin güvenli bir liman haline geldiğini söyleyen Davutoğlu, "En önemlisi siyasi istikrar" dedi. Türkiye'ye komşu ülkelerde yaşanan siyasi çalkantılara da değinen Davutoğlu, aynı yıl içinde iki kez genel seçime gidildiğini belirterek, "Bu seçimleri bir aşı gibi görüyorum. Eğer doğru zamanda yapılırsa olumlu etkisi oluyor ancak popülist davranırsanız risk kaynağı olabiliyor. Seçimlerden önce ve sonraki aşamaları atlatmamızdan sonra 7 Haziran'dan 1 Kasım'a belli bir istikrarsızlık söz konusu oldu" dedi.
Milliyet

Bir Otobüs Dolusu Zengin Dünyanın Yarısına Bedel
İngiliz yardım kuruluşu Oxfam'ın raporuna göre dünyanın en zengin yüzde 1'lik kesiminin serveti, geri kalan yüzde 99'luk kesimin servetinin toplamına eşit. En zengin 62 milyarderin serveti de dünya nüfusunun 3.6 milyarlık en yoksul yüzde 50'lik kesiminin servetine denk geliyor. En yoksul yüzde 50'nin varlıkları, 2010 ila 2015 yılları arasında nüfus 400 milyon artmasına rağmen yüzde 41 oranında düştü. Aynı zaman diliminde dünyanın en zengin 62 kişisinin varlıkları da 500 milyar dolardan 1.76 trilyon dolara çıktı. Kuruluşun raporunda, 2010 yılında dünyanın en zengin 388 kişisinin varlıklarının en yoksul yüzde 50'ye denk geldiği belirtilirken bu oranın 2014 yılında 80'e düştüğü, 2015 yılında da düşmeye devam ettiği belirtiliyor. Oxfam'ın raporuna göre, dünya nüfusunun yüzde 20'si, aşırı yoksulluk sınırı olan günlük 1.90 dolar gelir ile yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bu rakamın 1988 ile 2011 yılları arasında neredeyse hiç değişmediği belirtilirken, 'servet piramiti'nde en tepede yer alan yüzde 10'lük kesimin, gelir düzeyinin bu zaman diliminde yüzde 46'yi geçen bir artış olduğu gözden kaçmıyor. Credit Suisse'in Ekim verilerine dayandırılan rapor, bu hafta düzenlenecek Davos Dünya Ekonomik Forumu öncesi dünya liderlerine eşitsizlik konusunda harekete geçme uyarısında bulunuyor. Rapor, lobi faaliyeti yürütenleri ve 'vergi cennetlerini' de eleştiriyor. Oxfam'ın raporunda "Herkesin refahı için işleyecek bir ekonomi yerine, gelecek kuşaklar ve gezegen için, yalnızca yüzde 1'lik kesim için bir ekonomi yarattık" deniyor.
Vatan

Yıldırım: 4.5g'de Ortak Yatırıma Olumlu Bakıyoruz
Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım iletişim sektöründe 4.5G teknolojisine geçiş aşamasında operatörlerin ortak hareket etmesine ve beraber altyapı yatırımı yapmasına olumlu baktıklarını söyledi. Yıldırım NtV'de katıldığı bir programda, 4.5G konusunda GSm şirketlerinin ortak yatırım yapmalarını desteklediğini söyledi. Yıldırım "Beraber yatırım yapmalarına olumlu bakıyoruz ama iş başa gelince ortak hareket etmeye karar veriyorlar, bu da kolay olmuyor.. Baştan hepsi ayrı ayrı altyapı yatırımları yaptıkları için zorluk mevcut ama zararın neresinden dönülse de kârdır. Ben destekliyorum bunu, zaten ayrı yatırım kaynak israfı" diye konuştu. Nisan ayında geçilmesi planlanan 4.5G teknolojisiyle ilgili operatörlerin ortak 16.5 milyar dolarlık altyapı yatırım ihtiyacının, ortak gerçekleştirilmesi durumunda 12.5 milyar dolar düşerek, 4 milyar dolara gerileyeceği hesaplanıyor.
Star

Dünya
Pyd'ye Etnik Temizlik Ve Hak İhlali Suçlaması
Suriye İnsan Hakları Örgütü'nün (SNHR) dün yayımladığı raporda 2012'de rejimin ülkenin kuzey ve kuzeydoğusundan çekilmesiyle PYD'nin ele geçirdiği bölgelerde 'etnik temizlik amaçlı katliam' yaptığı belirtildi. Rapora göre, 2013 ve 2014'te Haseke iline bağlı Arap nüfusun yoğun olduğu el- Ağabeş, Tel Brak, el-Haciye ve Tel Halil'de yapılan katliamlarda 7'si kadın, 17'si çocuk 91 sivil öldürüldü. Raporda 'keyfi tutuklamalar' ve 'zorla kaybolmaların' da yaşandığı belirtildi. Buna göre, PYD güçleri, Haseke'nin çeşitli yerlerinde en az bin 651 kişiyi keyfen tutukladı. 14 ve 16 yaşlarında bazı çocukların evlerinden alınarak, PYD'ye katılmaya zorlandıkları ve akıbetlerinin bilinmediği ifade ediliyor. Raporda kadınlara yönelik ihlallere de yer verilerek, mart 2011'den beri 42 kadının rastgele ateş açılarak ya da direkt olarak hedef alınarak öldürüldüğü ifade ediliyor. Rapora göre, 2014'ün başından Ekim 2015'e kadar 34'ü çocuk yaşta 88 kadın YPG tarafından örgüt için kaçırıldı. SNHR'nin raporunda PYD güçlerinin 31 Aralık 2015'e kadar 51 çocuğu rast gele açılan ateş ya da keskin nişancı kurşunuyla katlettiği belirtiliyor. Rapora göre, 20 Kasım 2015'e kadar 111 çocuk keyfen tutuklandı, bin 876 çocuğun da YPG güçlerine zorla katılımı sağlandı. Raporda, PYD'nin Haseke vilayetinde çoğunluğu Arap yaklaşık 30 belde ve köyü yerle bir ederek, binlerce kişiyi zorla yerinden ettiği ifade ediliyor.
Hürriyet

Kadın Mülteci Tehdit Altında
Uluslararası Af Örgütü'nün son çalışmasına göre kadın mülteciler yolculuklarının her aşamasında fiziki saldırıya, istismara ve cinsel tacize maruz kalıyor. Örgüt, sitesinde yayınladığı raporda hükümetin ve yardım kuruluşlarının da kadın mültecileri korumakta başarısız olduklarına dikkat çekti. Çalışma için geçen ay Türkiye ve Yunanistan üzerinden çeşitli Avrupa ülkelerine geçerek Almanya ve Norveç'e giden 40 kadınla görüşüldü. Kadınların tümü yolculukları sırasında kendilerini tehdit altında ve güvensiz hissettiklerini söylediler. Mültecilerin vurguladıkları bir diğer nokta da geçtikleri hemen hemen tüm ülkelerde; insan kaçakçılarıyla, güvenlik görevlileriyle ya da diğer mültecilerle cinsel ilişkiye girmeleri yolunda baskı gördükleri oldu. Af Örgütü'nün Krize Yanıt direktörü Tirana Hassan, "Irak ve Suriye'deki savaşların dehşetini yaşadıktan sonra bu kadınlar kendileri ve çocuklarının güvenliğini sağlamak için her şeyi riske ettiler. Bu yolculuğa başladıkları andan itibaren onlar yeniden çok az koruma veya destekle şiddete maruz kaldılar" dedi. Rapora göre tek başına hareket eden kadınlar ve kızlar ile sadece çocukları kendilerine eşlik edenler Avrupa'da özellikle Macaristan, Hırvatistan ve Yunanistan'daki yüzlerce mülteci erkekle yan yana uyumak zorunda kaldıkları kamplarda kendilerini tehdit altında hissediyorlar. Bazı kadınlar güvenli bulmadıkları tuvaletlere gitmek zorunda kalmamaları için yeme ve içmeyi kesmek gibi aşırı tedbirler de almış.
Hürriyet

'Ukrayna'nın Doğusunda Maaşları Rusya Ödüyor'
Alman Bild gazetesi, Ukrayna'nın doğusunda Rusya yanlısı silahlı grupların elinde tuttuğu bölgelerde, maaş ödemeleri ve sosyal yardımların Rusya tarafından bölgeye gönderildiğini yazdı. Habere göre, Rusya ayda yaklaşık 6 milyon 800 bin rubleyi (261 milyon 350 bin TL) 'yardım adı altında' isyancıların elindeki bölgeye gönderiyor. Ukrayna'nın doğusundaki bölgeler için Rusya'da yaygın olarak 'Novorossiya' (Yeni Rusya) ismi kullanılıyor. Ukrayna'nın doğusundaki isyancıların Nisan 2014 tarihinde bağımsızlık ilan etmesinin ardından Ukrayna hükümeti aynı yılın Temmuz ayında, emekli maaşları hariç, bölgedeki devlet çalışanları için maaş ödemelerini kesmiş, bankacılık sistemini durdurmuştu. Ukrayna'da yaşanan iç savaştan önceki dönemde de ekonomisi oldukça kötü durumda olan Donetsk ve Luhansk'ta bağımsızlık ilanının ardından isyancılar tarafından Temmuz 2014'ten Nisan 2015'e kadar sadece iki kez maaş ödemesi yapıldığı belirtildi. Bölgedeki devlet çalışanları ise Nisan 2015 tarihinden itibaren maaşlarını 'ruble' üzerinden almaya başladı; daha önce ödenmeyen maaşlar ise peyderpey çalışanlara teslim edildi. Horlivka kentinde yaşayan Alina isimli bir ilkokul öğretmeniyle görüşen Bild gazetesi, bankaların kapanması nedeniyle öğretmenlere maaşların isyancılara bağlı 'Eğitim Bakanlığı' tarafından elden dağıtıldığını aktardı. Antratsyt kentinde yaşayan Maria isimli bir kadın ise 'Yeni basılmış ruble banknotlarıyla yapılan' ödemelerin gecikmesi durumunda kendisine paranın Rusya'dan geldiğini ve bu nedenle bir süre beklemesi gerektiğinin söylendiğini belirtti.
Milliyet

Bm, Medaya'daki Kıtlığı Aylar Öncesinden Biliyordu
Suriye'de altı aydır rejim güçleri ve Hizbullah'ın kuşatması altında olan Lübnan sınırındaki Medaya kasabasında yaşanan kıtlığın Birleşmiş Milletler (BM) tarafından önceden bilindiği ancak kamuoyuna açıklanmadığı ortaya çıktı. Suriyeli yardım görevlileri, BM'yi Beşar Esad rejimi ile aralarını bozmamak adına yaşananları görmezden gelmekle suçladı. Foreign Policy dergisinin haberine göre, ekim ayında Medaya kasabası sakinleri insani felaket yaşandığına dair alarm vermişti. Aralık ayında altı çocuk ve 17 yetişkin açlık nedeniyle öldü. BM ise bu yaşananlardan haberdar olmalarına rağmen yardım için girişim başlatmadı. Foreign Policy'nin ele geçirdiği Birleşmiş Milletler İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) memorandumunda, Medaya'da yaşananlar aktarılırken, ekim ayında en az 1000 çocuğun yetersiz beslendiği yazılmıştı. Ancak bu memorandumun kamuoyuna açıklanması ve BM yetkililerinin metinden alıntı yapması yasaklandı. Medaya'da yaşananlar, kasabadaki aktivistlerin sosyal medyada paylaştıkları açlık görüntülerinin tüm dünyada haberleştirilmesiyle ortaya çıkmış, 7 Ocak günü Şam yönetimi kasabaya yardıma izin vereceklerini duyurmuştu. BM'nin tavrı, Suriyeli yardım görevlilerinin öfkesine neden oldu. 112 insani yardım çalışanı 13 Ocak'ta BM'ye hitaben kaleme aldıkları mektupta, "Şam'daki BM yetkilileri ya rejime çok yakın ya da bizi kuşatan güçler tarafından vizelerinin iptal edilmesinden korkuyorlar. Sevdiklerini yetersiz beslenme ya da sağlık hizmetine erişemedikleri için kaybedenler; birkaç dakika mesafede, bombardıman seslerini duyabilecek kadar yakında lüks otellerde kalan BM çalışanlarını asla unutmayacak" diye yazdı.
Milliyet

Bağdat'ta 3 Abd'li Kaçırıldı
Nükleer uzlaşma kapsamında İran'ın hapiste tuttuğu 5 vatandaşını kurtarmayı başaran ABD, Irak'ın başkenti Bağdat'tan gelen bir kaçırma haberiyle sarsıldı. Irak medyası, Bağdat Havalimanı'nda faaliyet gösteren Amerikan şirketleri için çalışan 3 ABD'li güvenlikçinin çevirmenleriyle birlikte cuma günü kaçırıldığını duyurdu. Amerikan Büyükelçiliği, haberi doğrularken ABD Dışişleri, kayıp güvenlikçilerin bulunması için Iraklı yetkililerle ortaklaşa çalışma başlatıldığını açıkladı. Rus haber sitesi Sputnik'in 'asker' olduklarını iddia ettiği 3 Amerikalının, cuma günü tercümanlarının Bağdat'ın Dora semtindeki evine gittiklerini belirtti. Amerikalıların silahlı grup tarafından Dora'da kaçırıldığı kaydedildi. Olayın ardından semtteki bazı caddelere kontrol noktaları kurulurken, Amerikan helikopterlerinin bölgede keşif uçuşları gerçekleştirdiği ifade edildi. Geçtiğimiz eylül ayında Bağdat'ta çalışan 18 Türk işçi, Şii bir grup tarafından kaçırılmış, birkaç hafta sonra da serbest bırakılmışlardı. ABD'li güvenlikçilerin fidye için kaçırılıp kaçırılmadığı netlik kazanmadı.
Vatan

Avrupa Nazi Almanya'sını Aratmıyor
Avrupa göçmen krizi ile bir türlü baş edemezken sunulan çözüm önerileri Nazi Almanyası'nın uygulamalarını hatırlatıyor. en son örnekler Danimarka, Norveç, Çek ve İngiltere'de yaşandı. Sığınmacıların değerli eşya ya da nakit paralarına el konulmasını öneren Danimarka'da önceki gün mültecileri arabasına alan bir kişi 5 bin kron (2 bin 200 Tl) para cezası aldı. Çek Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Milos Zeman ise Avrupa'ya sığınmacı akını ile ilgili olarak Müslüman Kardeşler'i suçlayarak "Avrupa'ya sığınmacı akınını bu grup organize ediyor" iddiasında bulundu. Norveç'te de rusya'ya gönderilme korkusu yaşayan aralarında çocukların da bulunduğu 70 Suriyeli mülteci, ölüm orucuna başladı. İngiltere Başbakanı David Cameron da ülkesine göç eden mülteci kadınların 2.5 yılın ardından yapılacak İngilizce testinde başarısız olmaları durumunda sınırdışı edileceklerini açıkladı.
Star

POLİTİKA

Kılıçdaroğlu'na Soruşturma
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, CHP 35. Olağan Kurultay konuşmasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında "diktatör bozuntusu" diyen Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında, "Cumhurbaşkanı'na alenen hakaret" suçundan soruşturma başlattı. Erdoğan'ın avukatı da Kılıçdaroğlu aleyhine 100 bin liralık tazminat davası açtı. Basında çıkan haberler üzerine Basın Suçları Soruşturma Bürosu'nda görevli Cumhuriyet Savcısı Kürşat Kayral tarafından başlatılan soruşturma, TCK'nın, "Cumhurbaşkanı'na hakaret" başlıklı 299. maddesi kapsamında açıldı. Maddede, "Cumhurbaşkanı'na hakaret eden kişi, 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Suçun alenen işlenmesi halinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır" deniliyor. Soruşturma dosyasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı Parlamenter Suçlar Bürosu'na gönderilmesi bekleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın avukatları da Ankara Asliye Hukuk Mahkemesi'ne başvurup Kılıçdaroğlu'na 100 bin TL manevi tazminat davası açtı. Manevi tazminat için tüm şartlarının oluştuğu öne sürülen dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun müvekkillerinin şahsiyet haklarına saldırı kastıyla fevkalade ağır hakaretlerde bulunduğu, onur ve saygınlığına yönelik sözler sarf ettiği belirtildi. CHP Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu hakkında soruşturma başlatmasına tepki gösterdi. Tezcan, "Cumhuriyetin savcısı olun. Siz Cumhurbaşkanı'nın savcısı değilsiniz. Siz cumhuriyetin savcısısınız. Bu cumhuriyet Cumhurbaşkanı'nın cumhuriyeti değil" dedi. Tezcan, soruşturma başlatan savcıyı HSYK'ya şikayet edeceklerini kaydetti.
Milliyet

Mhp'de Adım Adım Kongre Stratejisi
MHP'de olağanüstü kongre talep eden muhalifler ile genel merkezin taktik hamleleri art arda geliyor. MHP Genel Merkezi, muhalif kanadın 15 Ocak'ta teslim ettiği 543 imzayı tek tek masaya yatırdı. 420 imzaya düştüğü dile getirilen imzalardan bazılarının delege olmadığı, bazılarının partiye üyeliğinin bulunmadığı tespiti yapıldı. Muhalefetin elindeki delege listesinin geçmiş tarihe ait olması nedeniyle bazı delegelerin ölmesi, ihraç edilmesi veya partiden istifa etmesine ilişkin güncel bilgilerin bulunmadığı bildirildi. MHP Genel Merkezi güncel son resmi üye listesiyle imzaları tek tek karşılaştırıyor. Genel merkezin ayıklama işlemini raporlaştırıp halen Kocaeli'nde hastanede yatmakta olan Bahçeli'ye ileteceği ifade edildi. Muhalifler ise olağanüstü kurultay konusunda genel merkezin atacağı adımını tahmin etmeye çalışırken, sonrasında kendilerinin yapacağı hamleyi hesaplıyor. Muhalefetin partiyi olağanüstü kurultaya götürmek için belirlediği yol haritası şu unsurlardan oluşuyor: Delegelerin 5'te 1'inin imzasıyla genel merkezin kongre toplamakla yükümlü olduğu tezi işlenecek. Bunun 'yükümlülük' olduğu, 'partiyi kapatma yetkisi bile bulunan' MYK'nın, genel başkandan daha yetkili olduğu ifade edilecek. Siyasi Partiler Yasası'nın 121. maddesinin, "Bu kanunda eksik, öngörülmeyen, açıklanmamış hususlar varsa Dernekler Kanunu ve Medeni Kanun hükümleri uygulanır" hükmü gereği, Dernekler Yasası'nın geçerli olduğu iddia edilecek. Parti tüzüğünde ve Siyasi Partiler Yasası'nda süre belirtilmemesine rağmen, Dernekler Yasası ve tüzüğünün, '30 gün içinde kongre toplanır' hükmü gerekçe gösterilerek kongrenin toplanması için kamuoyu baskısı oluşturulacak, emsal kararlar delil olarak gösterilecek. 2009'da MHP Genel Merkezi'nin kongre çağrısında bulunmaması üzerine 17. günde mahkemeye başvurulması ve mahkemenin de, 'davayı erken açtın, 30 günü beklemedin' dememesi emsal gösterilecek. 15 gün içinde olağanüstü kurultay çağrısı yapılmazsa, mahkemeye gidilecek. 30 günlük süre beklenmeyecek. 3 ay içinde sonuç alınabilecek bir taktik izlenecek. 30 günlük süre içinde sonuç alınamazsa, sulh hukuk mahkemesine başvurularak kayyum istenecek. Kayyum sadece kurultayı düzenlemekle görevli olacak, kurultay tarihini ilan edecek, salonu bulacak, ve seçimi gerçekleştirecek. Genel merkez kayyum atama kararını temyiz ederek bir üst mahkemeye taşıyabilecek. Ancak muhalefet, kayyum konusunda bir temyiz talebi beklemiyor. Kurultay toplanması başarılırsa, 611'in üzerinde oy bulunup, parti tüzüğü değiştirilecek. Tüzük değiştirilebilirse aynı gün delegenin 20'de 1'inin imzasıyla (40 delege) genel başkanlık seçimi yapılabilecek. Bu ismin kim olacağına ise salondaki delege karar verecek.
Milliyet

Cizre Ve Yüksekova İl Merkezleri Olacak
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Londra yolunda uçakta gazetecilere terörle mücadele operasyonları hakkında bilgiler verdi ve atılacak adımları anlattı. Davutoğlu, operasyon sonrasının da planlandığını belirterek, şunları söyledi: "Yani eskiden olduğu gibi operasyonlarda sokaklar temizlenip geri çekilmeyecek, oralarda daha düzenli işleyen bir güvenlik varlığı söz konusu olacak. Sonraki aşama hayatın normale dönmesi, okulların açılması, diğer şeyler bunlar da Silopi için mesela planlandı. Cizre'de de büyük ölçüde bu aşamaya doğru geliniyor. Sur'da da aynı şekilde. Mesela bugün normalleşmenin bir önemli göstergesi olarak Habur açıldı. Bugün 2 bin tır, Silopi'den eskiden by pass yoluyla geçiyordu bugün rahat şekilde seyrüsefer sağlanıyor. Sonrasında bir kere esnafın kayıpları karşılanacak. Buraya çıkmadan önce Sur'a tekrar 5 milyon Türk lirası gönderdik." Başbakan Davutoğlu, örgütün ilçelerde belli yoğunlaştıkları yerlerde izole edildiğini, halktan da destek bulamadıklarını söyledi. Asker-polis işbirliği ve koordinasyonunun mükemmel olduğunu da söyleyen Davutoğlu, şöyle devam etti: "Şimdi yapacağımız hayat akışını normalleştirmek, ekonomik hayatı canlandırmak, bu yerlerdeki yeni güvenlik unsurlarıyla hiçbir mahalleyi, mesela Cizre'nin Nur mahallesi zaten 80'li 90'lı yıllardan beri girilmezdi. Şimdi yok. Her mahallede bunu gerçekleştireceğiz. Orada yeni karakollar, gerekirse yeni güvenlik şeyleriyle bunu yapacağız. Gereken yerde kentsel dönüşüm yapacağız. Yalnız bu kentsel dönüşüm denilince akla hemen imar dönüşümü falan gelmesin. Hayır" "Mesela Sur'da tarihi doku niteliği taşımayan, virane şeklindeki yapılar tasfiye edilip o tarihi dokuya uygun yapılar söz konusu olacak. Sur, kadim medeniyetin en önemli mekanlarından biri terör ve virane odağı haline geldi. Bütün o tarihi eserler restore edilecek. Hiçbir rant unsuru girmeyecek. " "İdari bazı tasarruflarımız olabilir. Cizre'nin ve Yüksekova'nın il merkezi haline dönüşmesi gibi, çünkü dokuları buna çok uygun. Şırnak'ta Cizre'nin Hakkari'de Yüksekova'nın bu anlamda Yüksekova havaalanı ve şehrin yayılması da dahil olmak üzere, bunları da çalışıyoruz. Şırnak'a gidenler bilir, ben gittiğimde de çok dar bir şeyin içinde. Halbuki Cizre çok geniş bir alan. Aynı şekilde Hakkari'nin genişlemesi zor, Yüksekova genişliyor fakat vilayet yapılanması haline dönüşmediği için de o genişlemeye uygun bir güvenlik ya da hizmet alt yapısı olmuyor. Operasyon sonrasında inşaat şeyleri başlamış olacak. Cizre'nin de eski mahalleleri, bu göçlerle viraleneleşmiş getto, varoş şekline dönüşmüş yapıları tümüyle düzenlenecek."
Vatan

SPOR

Galatasaray ile UEFA arasında uzun süredir devam eden mali fair play konusundaki görüşmeler, sarı- kırmızılıların aleyhine sonuçlandı, izleme birimi Cim- Bom'u yargı komisyonuna sevk etti. UEFA'dan yapılan yazılı açıklamada, "Galatasaray'ın 2015- 2016 sezonunda finansal fair play kurallarını yerine getirmekte başarısız oldu. Galatasaray, UEFA Finansal Kontrol Kurulu (CFCB) Yargı Komisyonu'na sevk edildi. Galatasaray hakkında karar şubat sonunda belli olacak" ifadeleri yer aldı. Başa baş bütçe konusunda UEFA kriterlerine uyamayan, ancak gelecekteki gelirleriyle zarar hanesinin düzeleceğini belirterek, UEFA yetkililerini ikna etmeye çalışan Galatasaray amacına ulaşamadı ve bütçesi yeteri kadar inandırıcı bulunmadı. Artık yargı biriminin kararını bekleyecek olan sarı-kırmızılılara Avrupa kupalarından men, transfer yasağı veya para cezası verilecek. UEFA Finansal Kontrol Kurulu Soruşturma Komisyonu, Hapoel Tel-Aviv (İsrail), Ruch Chorzow (Polonya), Rostov (Rusya) ve Kardemir Karabükspor'un soruşturmasının devam ettiğini açıkladı. Galatasaray ile birlikte incelemesi tamamlanan Hull City (İngiltere), Panathinaikos (Yunanistan) ve Sporting (Portekiz) takımlarının ise finansal fair play ile uyumlu oldukları için soruşturmalarının ceza gerektirmeyecek şekilde tamamlandığı ifade edildi.
Milliyet


BBC ve ABD merkezli internet sitesi BuzzFeed, tenis dünyasını ayağı kaldırdı. Haberde, en prestijli Grand Slam olan Wimbledon'dan maçların da aralarında yer aldığı bazı karşılaşmalarda, şike vasıtasıyla yüz binlerce dolar kazanan bahis şebekeleri bulunduğu iddia edildi. Son 10 yılda dünya sıralamasında ilk 50'de bulunan 16 tenisçi hakkında şike yaparak maçtan çekildikleri şüphesi ortaya çıktı. Bu isimler arasında şampiyon raketlerin de yer aldığı ileri sürüldü. Avustralya Açık'ta Chung Hyeon'u yendiği ilk tur maçından sonra iddialar hakkındaki görüşü sorulan erkekler dünya 1 numarası Novak Djokoviç de kendisine 2007'de şike teklif edildiğini itiraf etti. Sırp raket, "Benimle doğrudan temasa geçilmedi. Ekibimde yer alan kişiler aracılığıyla ulaştılar. Elbette reddettim. Ne yazık ki o yıllarda bu tarz işlerle ilgilenen kişiler ve benzeri söylentiler vardı. Fakat 6-7 yıldır bu gibi şeyler duymadım" diye konuştu. Şike iddiaları ile sarsılan ATP'nin başkanı Chris Kermode, sezonun ilk Grand Slam'i Avustralya Açık'ta düzenlediği basın toplantısında, "TIU ve tenis otoriteleri olarak şike delillerinin herhangi bir nedenle kapatıldığını veya derinlemesine bir şekilde araştırma yapılmadığını kesinlikle reddediyoruz" dedi. Şike yapıldığı iddia edilen, Davydenko-Arguello arasında 2007'deki maçtan sonra yeterli delil bulunamadığını hatırlatan Kermode, "18 kişi yargılandı ve içlerinden 6'sı men edildi" dedi.
Star

Kaleci ile birlikte stoper transferi için birçok aday üzerinde duran Beşiktaş'ta Cristian Zapata ön plana çıktı. Siyah-Beyazlılar'ın uzun süredir kadroya katmak için çalıştığı Dniprolu Douglas, kısa süre önce dizinden menüsküs ameliyatı geçirdi. Bu nedenle Brezilyalı'nın transferini askıya alan yönetim, Kolombiyalı Zapata için Milan ile temasa geçti. İlk görüşmelerdeki olumlu hava üzerine Başkan Fikret Orman İtalya'ya uçtu. Orman'ın Kırmızı-Siyahlı kulübün yöneticileri ile masaya oturarak 29 yaşındaki futbolcu için 1 milyon euro önerdiği öğrenildi. Milan'ın, yedek bekleyen ve yıllık 1.5 milyon euro alan Zapata'nın maliyetinden kurtulmak için teklife sıcak baktıkları belirtildi. Zapata ve menajeri ile de görüşen Fikret Orman'ın pazarlık masasına yıllık 2.5 milyon euro ücret karşılığında 2.5 senelik sözleşme önerisiyle oturduğu ifade edildi. İtalya'dan ayrılmaya sıcak bakmayan Zapata'nın düşünmek ve konuyu ailesine danışmak için süre istediği bildirildi. Başkan Fikret Orman'ın da birkaç gün bekleme sözü verdiği kaydedildi. Beşiktaş, Douglas ve Zapata'ya alternatif olarak Bordeaux'da forma giyen Lamine Sane ve Chelsea'nin kadrosunda yer alan Papy Djilobodji ile bağlarını koparmadı. Kartal'ın İspanya'dan ismi gizli tutulan bir stoperle de ilgilendiği duyumu alındı.
Star

Fener, Eskişehir'i deplasmanda yıktı: 0-3. 6'da Josef'in şutunda top dışarı gitti. 23'te Markovic indirdi, Ozan topu dışarı attı. 29'da Fernandao'nun şutunda Sezgin'e çarpan topta Fenerli oyuncular penaltı bekledi, hakem devam dedi. 30'da Markovic son çizgiden ortaladı, Sezgin ayak koydu. 45'te Nani'ye yapılan harekete hakem penaltı kararı verdi. Atışı Fernandao gole çevirdi: 0-1. 63'te Markovic'in ortasında Fernandao topa yetişemedi. 65'te Alparslan, Mehmet Topal'a hareketi sonrası atıldı. 70'te Nani'nin şutunda top yandan dışarı çıktı. 74'te Nani vudu, Boffen'in sektirdiği topu Fernandao ağlara yolladı: 0-2. 85'te Volkan Şen Toko'yu geçip ortaya çıkardı, V.Persie boş kaleye gönderdi: 0-3. 90'da Volkan Şen'in pasında Van Persie topu ayağından açınca kaleci Boffin mutlak bir golü önledi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme