21 Ocak 2016 Perşembe

21.01.2016 Genel Gündem


21.01.2015

GÜNDEM

Çorumlu Şehidi 5 Bin Kişi Uğurladı
Şırnak'ta PKK'lı teröristlerin polis servis aracına düzenlediği roketatarlı saldırıda şehit olan Çorumlu polis memuru 36 yaşındaki Mustafa Yaşar, memleketinde 5 bin kişinin katıldığı bir törenle gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Şehit polis memuru Mustafa Yaşar için dün memleketi Çorum'un Ortaköy ilçesi Aşdağul Beldesi'nde cenaze töreni düzenlendi. İlk olarak vinin önünde helallik alındı. Ardından cenazesi tören için belediye meydanına getirildi. Törene Çorum Valisi Ahmet Kara, Tokat Jandarma Bölge Komutanı Tümgeneral Adnan Arslan, Çorum İl Jandarma Komutan Vekili Jandarma Albay Metin Özbek, Çorum Emniyet İl Müdürü Murat Kolcu, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, şehidin yakınları ve vatandaşlar katıldı. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı cenaze töreninde teröre lanet yağdı. Cenazeye katılan kadınlardan oluşan yaklaşık bin kişilik grup 'Şehitler ölmez, vatan bölünmez', 'Biri gider, bini gelir' sloganları attı. Cenaze töreni süresince şehidin eşi 32 yaşındaki Rüveyda Yaşar, annesi 68 yaşındaki Adalet Yaşar ve şehidin polis ağabeyi Alparslan Yaşar gözyaşlarına boğuldu. Cenazede fenalık geçiren şehidin eşi Rüveyda Yaşar'a sağlık ekipleri müdahale etti. Şehit polisin cenazesi öğle namazından sonra İl Müftüsü tarafından kıldırılan cenaze namazının ardından Aşdağul Mezarlığı'nda defnedildi.
Milliyet


Belediyenin Cenaze Aracında Pkk Silahı
Şırnak'ın Cizre İlçesi'nde terör örgütü PKK'ya yönelik "Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Burak Demirci" operasyonu sürüyor. Türk Silahlı Kuvvetleri ve emniyet güçlerinin ortak harekatında dün teröristlerin yoğun olduğu Cudi Mahallesi'nde bir grup PKK'lı ile çatışma çıktı. Çatışmada dört terörist etkisiz hale getirildi, yedi terörist de yaralandı. Çatışma alanındaki yaralı teröristlerin Cizre Belediyesi'ne ait cenaze aracı ve ambulansla çatışma bölgesinden kaçırıldığı ortaya çıktı. Bir ihbar üzerine Dağkapı Mahallesi'nde bir cenaze aracı ve ambulansı durduran güvenlik güçleri, iki araçtaki ölü teröristlerin cenazelerini ve yaralı teröristleri Cizre Devlet Hastanesi'ne getirdi. PKK'lıların terörist cenazelerinin bulunduğu tabuta bile silah sakladığı tespit edildi. Teröristlerin revir olarak kullandıkları bir bina da ele geçirildi. Yapılan incelemede dört töröristin ateşli silahlarla öldüğü, yedi teröristin de ateşli silahlarla yaralandığı saptandı. Ölü olarak kaçırılmaya çalışılan dört teröristten birinin adının Abdülhamit Poçal olduğu saptanırken diğer üç teröristin kimliklerini tespit çalışması devam ediyor. Yaralı olarak ele geçirilen yedi terörist, kimlik tespitinden sonra götürüldükleri Cizre Devlet Hastanesi'nde tedaviye alındı. Güvenlik güçleri tarafından Cizre'de bir binaya yapılan operasyonda ise bahçede gömülü 4 terörist cesedi bulundu.
Vatan

Meclis'te Cizre Gerilimi
Şırnak'ın Cize ilçesindeki operasyon sırasında, yaralıları almak için giden ve aralarında HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız'ın da bulunduğu 10 kişiye güvenlik güçlerince ateş açıldığı ve yaralılar bulunduğu iddiası TBMM Genel Kurulu'nda tartışma konusu oldu. CHP ve HDP grupları, iddialara ilişkin hükümetin bilgi vermesini talep etti. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, devletin terör örgütüyle etkin mücadelesinden yana olduklarını ancak Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunun da unutulmaması gerektiğini söyledi. Altay, "Ülkenin bir yerinde milletvekiline ateş açıldığı söyleniyor, bu parlamento burada iş ve işlem yapacak. Böyle şey olmaz" diye konuştu. HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel ise Sarıyıldız ve beraberindekilerin durumunun vahim olduğunu öne sürerek, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Meclis'e gelerek milletvekillerine bilgi vermesi gerektiğini kaydetti. TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, Sarıyıldız'ın, kendisine "Cizre'de durumun çok ciddi olduğunu ve sivillerin ve seçilmiş kişilerin üzerine ateş açıldığını" anlattığını söyledi. Buldan, hükümet yetkililerinden birinin, Meclis'e gelip bilgi vermesi yönündeki talebe katıldığını belirterek, bu nedenle birleşime bir saat ara verdiğini açıkladı. Oturuma ara verilmesinin ardından, CHP ve HDP'li milletvekilleri ile AK Parti milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. HDP Muş Milletvekili Ahmet Yıldırım ile AK Parti Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara arasındaki tartışma büyüdü. Yıldırım, kavgayı önlemeye çalışan AK Parti Malatya Milletvekili Nurettin Yaşar'ı itti. AK Parti Grup Başkanvekili Turan ise yanına gelen Levent Gök'e "Teröristleri kaçırmaya çalışıyorlar. Buna alet olmayın" dedi.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 107, 4146-107, 4880
ABD Doları 3, 0389-3, 0407
Euro 3, 3077-3, 3093
İngiliz Sterlini 4, 3146-4, 3181

Dolar Yakıyor
Türkiye faiz tartışmalarına kilitlenmişken asıl darbe dolardan gelmeye devam ediyor. Çin'e yönelik endişelerin artması, jeopolitik risklerin sürmesi, durdurulamayan petrol fiyatları düşüşü parayı gelişmekte olan yani riskli piyasalardan kaçırıyor. Türkiye de önceki günkü Merkez Bankası Para Politikaları Kurulu toplantısı sonrasında bu türbülansa kapıldı ve dolar bankalararası piyasada Türk Lirası karşısında 3.0615'ya kadar yükseldi. Böylece doların TL karşısındaki bir yıllık değer artışı yüzde 30'u aştı. Serbest piyasada ise dolar günü 3.0500 liradan tamamladı. Borsa İstanbul yüzde 2.07 değer kaybetti ve 69 bin 603 puana kadar düştü. Türkiye'nin iki yıllık gösterge tahvil faizi de yüzde 0.72 artarak yüzde 11.26'ya çıktı. Piyasalardaki korku global çapta katlanarak çoğalıyor. 20 gündür kısa molalarla dünya piyasalarında üst üst düşüşler yaşanıyor. Avrupa borsaları hemen her gün yüzde 3'ün üzerinde değer kaybediyor. Çin'deki düşük büyüme emtia fiyatlarını ve dünya ticaretini vururken küresel büyüme risk altında. Çin para birimi Yuan'da yeni devalüasyonlarla ülkeden kaçan paraları durdurmaya çalışıyor. 2015'te Çin'den 676 milyar dolar tüm gelişen ülkelerden çıkan para ise 2015'te 735 milyar dolar oldu. 2016 için bu rakamın 448 milyar dolar olması bekleniyor. Piyasaları değerlendiren Saxo Capital Markets Strateji Uzmanı Cüneyt Paksoy, 30 doların altındaki petrol fiyatlarının dünya ekonomileri için fırsat gibi görünse de Norveç gibi sağlam bir ekonomide bile sıkıntı yaratığını belirtti. Paksoy "Biz şimdiye kadar iyi durduk ama dün sarsıldık. Doları artık iyi izlemek gerekiyor" dedi. ALB Forex Araştırma Uzmanı Enver Erkan da "Avrupa hisse senetlerindeki kayıbın derinleşmesi ve ABD vadelilerinin de yüzde 2'ye yakın satıcılı seyretmesiyle beraber; alternatif varlıkların daha çok ön plana çıktığını söylemek mümkün" dedi.
Hürriyet

Fonu Milyarder Kendisi İşsiz!
Sık sık kaynak paketi olarak akla gelen ve tartışılan işsizlik sigortası fonu, 2016 yılında 100 milyar TL'lik büyüklüğü aşarak 106 milyar TL olacak. Böylece fondan en fazla brüt asgari ücretin yüzde 80'i kadar maaş alabilen işsizler ve fona her ay prim ödeyerek katkıda bulunan çalışanlar ve işverenler, Türkiye'nin en büyük finansal varlıklarından birini oluşturmuş olacaklar. 2015 yılında ise 93 milyar liraya ulaşan Fon'dan çalışanlara işsizlik maaşı olarak yapılan ödeme 2 milyar 199 milyon TL'de kaldı. Aynı dönemde kısa çalışma ödeneği olarak da 305 milyon TL ödendi. 2017'de 117.1 milyar TL'ye çıkacak olan fonun büyüklüğü 2018'de 130 milyar 98 milyon TL olacak. 2015 Aralık ayında 93 milyar 74 milyon TL seviyesinde bulunan fondan aralık ayında işsizlik maaşı olarak 201.4 milyon TL ödenirken, kısa çalışma ödeneğine 25 milyon TL, aktif işgücü programlarına da 490.3 milyon TL aktarıldı. Büyüklüğü bu yıl 100 milyar TL'yi aşacak olan fondan ise işsizler sınırlı bir şekilde faydalanıyor. İşsizlik maaşı ödemeleri brüt asgari ücretin yüzde 80'ini geçemiyor. 2016 itibariyle işsizlik ödeneğinde alt sınır 658 TL olurken, üst sınır ise bin 317 TL olarak belirlendi. Çalışanların işsizlik maaşı alabilmesi için 120 gün içinde prim ödeyerek sürekli çalışmış olması ve son 3 yıl içinde en az 600 gün işsizlik sigortası primi ödemesi, kendi isteği dışında işsiz kalması gerekiyor. Fon'dan yararlanma koşullarının kolaylaştırılacağı yönündeki açıklamalar ise son 5 yıldır yapılıyor, ancak bu konuda bugüne kadar hiçbir adım atılmadı.
Hürriyet

İyi Halli Banka Müşterisi Düşük Faizli Kredi Alacak
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, tüketici kredi limitlerinde gelir bazlı sisteme geçiş üzerinde çalışıldığını söyledi. Mehmet Şimşek, "Bu hamle sermaye yeterlilik rasyoları üzerindeki baskıyı azaltabilir" açıklamasını yaptı. Türkiye'nin mevcut sisteminin bankaları tüketici kredileri verdikleri için cezalandırdığını, bunun da sektörü cezalandırmak anlamına geldiğini söyleyen Şimşek, planlanan sistemde kişilerin gelirlerine göre tüketici kredilerine sınırlandırma uygulanmasının planlandığını söyledi. Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Şimşek, "Bu şekilde yeterlilik oranları bizim kurallarımızı yüzünden baskı altında olmayacak" dedi. Şimşek'in bu açıklaması geçmiş dönemlerde ekonomideki ısınmayı önlemek için kredi kartı ve tüketici kredilerine yönelik alınan önlemlerde geri adım atılması anlamına geliyor. Bundan önceki AKP hükümetleri yönetimlerinde ekonomik büyümede iç talebi canlı tutup hızlandırmak için banka kredilerin hızlı büyümesine olanak verilmişti. Bankaların ihtiyaç kredisi ve kredi kartı kullanımda aşırı büyümesi üzerine vatandaşın borçlanma kriterlerine (taksit uygulama alanlarının daraltılması ve sayısını azaltma) kısıtlamalar getirilmişti. Bunun yanında bankaların verdikleri bu kredilere karşılık bilançolarında ayırdıkları karşılıklar ise artırılmıştı. Uygulanması planlanan düzenleme hakkında ekonomistler olumlu düşünüyor. Ekonomistlerin görüşleri şöyle: "Yasa gereği ihtiyaç kredisi kullandırdığınız zaman bu kredi için yüzde 150 veya yüzde 200 karşılık ayrılması gerekiyor. Bunu yaparken müşterinin kredi skoruna, gelirine bakmadan ayrımı yapıyorsunuz. Güvenli, riski az olan bir müşteriye kullandırdığınız kredi için bile yasa gereği normalin 1.5 katı sermaye ayırmanız gerekiyor. Bu müşteri bazlı olursa, mesela o müşteri için yüzde 150 yerine yüzde 50 karşılık ayırırsınız. Geliri düşük riskli müşteri için daha fazla karşılık, daha güvenli riski az olan müşteri için daha az karşılık ayrılabilir."
Milliyet

Yabancı Yatırımcıya Altı Ay Sözü!
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye'ye yatırımları çekebilmek için önce Türkiye, ardından da Londra'da gerçekleştirdiği temaslarını dün de Davos'ta sürdürdü. Yatırımcıların yoğun görüşme talepleri nedeniyle Davos'ta dün gerçekleşen "insani yükümlülük" oturumuna katılamayan Davutoğlu, Türkiye'nin istikrarlı ve güvenli bir ülke olduğunu anlattı. Yatırımcıların bazı düzenlemeler istediği, Davutoğlu'nun da yatırımcılara, bunların 6 ay içinde biteceğini vurgulayarak, "Düzenlemelerin hemen ardından da yatırımları takip edeceğim" dediği kaydedildi. Davutoğlu'nun geçtiğimiz hafta cuma günü Dolmabahçe'de kabul ettiği yatırımcılarla yaptığı toplantı ile başlayan Türkiye'deki yatırımları artırma hamlesi, Londra'da birçok yatırım kuruluşu ile devam etti. Davutoğlu, 2 gündür de Davos'ta bugün gerçekleşecek ana oturumlar öncesi çok sayıda yatırımcı ile bir araya geldi. Milliyet'in edindiği bilgiye göre yatırımcılar, başta gümrükler olmak üzere bazı yasal düzenlemeler talep etti. Başbakan Davutoğlu, yatırımcıların birçoğunun ortak talebi üzerine yasal düzenleme sözü verdiği, buna karşılık da "Düzenlemelerin hemen ardından da yatırımları ben takip edeceğim" dediği kaydedildi. Birçok yatırımcının, 2016 için yatırım sözü verdiği de öğrenildi. Davutoğlu, forum kapsamında, ABD'de kurduğu Chobani yoğurt firmasını kısa sürede büyük markaya dönüştüren işadamı Hamdi Ulukaya'nın mültecilere istihdam için başlattığı girişimlerin ele alınacağı "İnsani Yükümlülük: Küresel, Bölgesel ve Sektörel Yaklaşımlar" oturumuna katılmayı da planlamıştı. Ancak yatırımcıların yoğun talep ve ısrarı nedeniyle bu oturuma Davutoğlu yerine Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek katıldı. Bu yoğun talep, Başbakanlık cephesinde de memnuniyetle karşılanırken, talepte bulunan tüm CEO, uluslararası banka ve şirketlerin yanı sıra yatırım kuruluşları yöneticilerine randevu verildi. Davutoğlu onuruna Davos'ta verilecek yemeğe de katılımcı sayısının beş katı talepte bulunuldu. Kontenjanın sınırlı olması nedeniyle birçok talep geri çevrilmek zorunda kaldı. Davutoğlu'nun son bir haftasına damga vuran yatırımcılarla görüşmelerinde de birçok konu ele alındı. Edinilen bilgiye göre yatırımcılar, büyük yatırımlar için gümrüklerle ilgili olmak üzere birçok yasal düzenlemeyi gündeme getirdi. Özellikle sigorta ve enerji sektöründen yatırımcıların da yasal düzenlemelere dair talepleri olduğu kaydedildi. Davutoğlu, kısa sürede yatırımcıların taleplerini yasal düzenleme ya da gerekli kararlarla sağlayacaklarını vurgulayarak, "Şu anda sizin yanınızda bakanlarıma talimat veriyorum. Sizlere söz veriyorum gerekli düzenlemeler kısa sürede, 6 ay içinde hayata geçecek. Eğer yapılmaz ise hesabını sorarsınız. Ancak ben de bir söz istiyorum; düzenlemelerin hemen ardına yatırımları bekliyorum. Bunun da bizzat ben takipçisi olacağım. Tüm düzenlemelere rağmen ne kadar yatırımın artacağını da bizzat ben bakacağım" dediği öğrenildi. Yatırımcı görüşmelerinde yatırımcılar, Davutoğlu'nu seçim başarısı ve açıklanan reformlarla ilgili de tebrik etti. Türkiye'nin çevresindeki coğrafyada yaşanan sorunlar, reformların bütçeye etkisi, gelişmekte olan ülkelerde yaşanan finansal darboğaz konularında Davutoğlu'na sorular da yöneltildi. Yatırımcıların, "Türkiye, etrafındaki savaş ve gerginliklere, iki seçime rağmen ciddi büyüme gösterdi. Reformların devamı bizim için de önemli. Reform vaatlerinizi takvimlendirmenizi çok değerli buluyoruz" dedikleri kaydedildi. Yatırımcıların soruları üzerine Davutoğlu'nun, "Türkiye'de güçlü bir hükümet" olduğunu vurgularken, seçimsiz geçecek bir dört yıl olduğuna da dikkat çektiği bildirildi. Davutoğlu, şöyle devam etti: "Türkiye bazı gelişmekte ülkeler gibi enerjiye bağımlı bir ülke değil. Tam tersi, bu düşük fiyatlardan oldukça olumlu etkilenen bir ülke. Ekonomide kaynak çeşitliliğini önceliyoruz. Yapısal reformlara hız veriyoruz. AB ilişkileri çok önemli noktada ve son aylarda ciddi bir canlanmayı sizlerde fark ediyorsunuzdur."
Milliyet

İran'da 3 Yılda 1.000 Mağazaya Ulaşabiliriz
Birleşmiş Markalar Derneği (BMD) Başkanı Sami Kariyo, önümüzdeki 3 yılın sonunda İran'da toplam 1.000 kadar mağaza ve satış noktasına ulaşabileceklerini öngördü. BMD üyesi 29 markanın halen İran'da 135 mağazası bulunduğu bilgisini veren Kariyo, "Ambargoların kalkmasıyla pazara yeni girecek 20 Türk markası 3 yılda 500 mağaza açabilecek. Halen İran'da faaliyet gösteren markalarımızın açacaklarıyla birlikte önümüzdeki 3 yılın sonunda bu ülkede toplam 1.000 kadar mağaza ve satış noktasına ulaşabileceğimizi öngörüyorum" ifadelerini kullandı. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi de Türk markalarının İran'da algısının çok pozitif olduğunu belirterek, "Batı ile imzaladığı anlaşmadan sonra İran hızla dünyaya açılacak. Firmalarımızın bu büyük pazardaki fırsatları mutlaka değerlendirmeleri ve Avrupa markalarından önce İran'a yerleşmeleri gerektiğini düşünüyorum" uyarısında bulundu.
Vatan

Paralar Uçabilir
Uluslararası Finans Enstitüsü (IIF), bu yıl gelişen piyasalardan 448 milyar dolarlık çıkış beklendiğini, Türkiye'nin en hassas ülkeler arasında olduğu uyarısında bulundu. IIF'nin raporuna göre, gelişen piyasalardan 2014'te 111 milyar dolarlık çıkış yaşanırken, bu rakam 2015'te tahminlerin üzerine ulaşarak 735 milyar dolar oldu. Rapora göre bu rakamın 2016'da 448 milyar dolar olması bekleniyor. Washington merkezli grup, Çin'den yaşanan yüksek miktardaki çıkışların 2015'teki kayıpların arkasındaki ana faktör olduğunu söylerken, bunun döviz ve büyüme endişelerini yansıttığını belirtti. IIF, 2015 yılında Çin'den 676 milyar dolarlık çıkış yaşandığını bildirdi. IIF açıklamasında ayrıca makroekonomik politikalardaki zayıflık, şirketlerin yüksek seviyedeki döviz borcu ve önemli miktardaki cari açığından dolayı Türkiye, Brezilya ve Güney Afrika'nın gelişen piyasalardan çıkışlara en hassas ülkeler arasında olacağını belirtti. IIF Direktörü Hung Tran, "Gelişen piyasaların erken yaşlanması büyüme beklentileri üzerinde ağırlık oluşturmaya devam edecek ve 2016 yılının başındaki piyasa volatilitesi risk iştahı üzerinde etkili oldu" dedi.
Vatan

İran'da Rakiplerden Öndeyiz İhracatımız Yüzde 10 Artar
Türkiye ihracatçılar Meclisi (TiM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, 2015'te jeopolitik gelişmeler ve parite etkisiyle 144 milyar dolara gerileyen ihracatın bu yıl AB ülkelerine ihracatta öngörülen artış ve paritenin olumsuz etkisindeki hafiflemeyle 155.5 milyar dolara yükselmesini beklediklerini söyledi. Büyükekşi, ihracatçıların 2016 beklenti ve hedeflerini paylaştığı basın toplantısında, 155.5 milyar dolarlık ihracata ulaşmak için ambargoların kalktığı iran'ın en önemli hedef pazarlardan biri olduğunu söyledi. Cumhurbaşkanı, başbakan ve birçok bakan ile iran'da temaslar gerçekleştirdiklerini ve karşılıklı ticaret anlaşması imzalayarak ticarette avantaj sağladıklarını kaydeden Büyükekşi, "rakiplerimizin bir adım önündeyiz" dedi. Büyükekşi "iran'a bu yıl ihracatımız yüzde 8-10 artar. Uzun vadede bu daha da yükselecektir" diye konuştu. iran'a yönelik ambargonun kalkmasının ardından bu ülkenin dış ticarete etkilerini araştırdıklarını ifade eden Büyükekşi, şunları söyledi: "Sektör sektör çalışmalar yapıyoruz. Temaslar gerçekleştiriyoruz. iran'da Türkiye ticaret merkezi açmak için Tahran'da yer bakıyoruz. Bir katını ikili görüşmelerde kullanırız, diğer katında da otomotiv, hazır giyim, kimya, makine, mobilya, beyaz eşya gibi sektörlerin temsilcilikleri olur. Ayrıca burada 6 kente sefer düzenleyen THy de yerele ulaşmada fırsat sunuyor. Temsilciliğimizin bir katını da THy'ye verebiliriz. Bu şekilde rakip ülkelerin önüne geçeceğiz. iran 404 milyar dolar GSyiH olan ve 40 milyarlık ithalat yapan bir ülke. Türkiye'ye büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Ambargonun kalkmasıyla da para transferinde iyileşmeler elimizi güçlendiriyor." Büyükekşi "Ayrıca birçok Türk markası iran'da taklit ediliyor. Taklit yerine bunların aslını alma konusunda bir ilerleme sağlanabilir. Otomotiv, hazırgiyim, makine, tekstil, kimya sektörlerinde ihracatımız olabilir" dedi. Büyükekşi, Türk firmaların iranlı şirketlerle birlikte bölgede yatırımlar yapabilecekleri gibi, yurtdışından birçok firma ile joint venture yoluyla iran'da da yatırım yapabileceklerini söyledi. Aynı zamanda THy'nin yönetim kurulu üyesi de olan Büyükekşi, talep olması halinde THy'nin iran seferlerini artırmayı değerlendireceğini söyledi. 2023 hedefleri ve ihracatın artırılması için 2016'da iran'ın yanı sıra B.A.e., Almanya, ingiltere ve ABD'de Türkiye Ticaret Merkezleri'nin açılmasını hedeflediklerini vurgulayan Büyükekşi, ayrıca Singapur Serbest Ticaret Anlaşması ve Uzakdoğu pazarının da önümüzdeki dönemde Türkiye için fırsatlar sunacağının altını çizdi.
Star

DÜNYA

'Pyd Muhalefetle Birlikte Katılamaz'
Londra'daki temasları çerçevesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu önceki gün aralarında Times, Telegraph ve Guardian'ın da bulunduğu bazı İngiliz gazetelerinin temsilcileriyle bir araya geldi. Davutoğlu, 25 Ocak'ta İsviçre'nin İsviçre'nin Cenevre kentinde başlaması öngörülen barış görüşmelerinde Demokratik Birlik Partisi'nin (PYD) Suriye muhalefeti heyetinde yer alamayacağını söyledi. Times gazetesine göre Başbakan Davutoğlu, "PYD, gerçek bir muhalefet değil çünkü (onlar) ve (Esad) rejim arasında yakın bir işbirliği var. Eğer uluslararası topluluk gri bir alanda üçüncü bir tarafı tutma hatası yaparsa, bir neticeye varamayız. Eğer Ruslar (barış görüşmelerinde Kürtleri) isterlerse onlar rejimin tarafında olabilirler. Muhalefet tarafında, hayır" dedi. Guardian gazetesi görüşmede Davutoğlu'nun şu sözlerine de yer verdi: "(Suriye) Barış görüşmeleriyle ilgili Türkiye'den daha fazla söyleyecek sözü olan ülke yoktur. Çünkü, Türkiye'de iki buçuk milyon Suriyeli var. Suriye'de üzerinde iyice anlaşılmış bir barış sağlanamazsa, bu bizim için artık bir iç meseledir. Esad, Şam'da oturmayı sürdürdükçe, hiçbir Suriyeli ülkesine dönmeyecektir." Davutoğlu'nun Suriye şehirlerindeki 'Ortaçağ kuşatmalarının' kaldırılmasını da görüşmeler için ön koşul olarak ortaya koyduğunu yazan Guardian, Başbakan'ın "Bu kuşatmaların, rejim tarafından tasarlandığını ve açlık yoluyla öldürmek için bir savaş stratejisi olarak kullanıldığını" söylediğini kaydetti.
Hürriyet

Rus Askeri Kamışlı'da
Suriye'de Esad rejiminden bir heyetin Kürtlerin kontrolündeki Kamışlı'ya giderek terör örgütü PKK ve Suriye'deki uzantısı PYD'den bir heyetle görüştüğü iddialarının ardından, bu kez Rusya'nın Suriye'deki hava saldırıları operasyonunu genişletmek için Mardin'in Nusaybin ilçesinin karşısındaki bu şehre asker gönderdiği ileri sürüldü. Kamışlı, Esad rejimi ve PYD kontrolünde. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Örgütü (SOHR), önceki gün bölgedeki aktivistlere dayandırarak yaptığı açıklamada Rus askerleri ve mühendislerden oluşan teknik ekibin Kamışlı kentindeki uluslararası havaalanına vardığını bildirdi. SOHR'ın açıklamasına göre, Rus yetkililer savunmayı artırma ve havaalanının Rus savaş uçakları ve kargo jetlerinin kullanabileceği şekilde genişletilmesi için gerekli hazırlıklar üzerinde çalıştı. Suriye Yerel Koordinasyon Komitesi'nden (LCC) yapılan açıklamada ise farklı rutbelerdeki yüz Rus askerinin pazartesi sabahı Suriye'ye ait askeri uçakla Kamışlı uluslararası havaalanına gittiği iddia edildi. Açıklamaya göre, askerler buradan, PYD ve Esad güçlerinin koruması altındaki Kamışlı'nın güneyinde Terteb Tepesi'ndeki 154. Alay'a götürüldü. Radar, anti-radar sistemleri ve topçu taburlarının bulunduğu 154. Alay, Esad rejimi kontrolündeki Kamışlı havaalanını koruyor. Anadolu Ajansı'nın haberine göre Rus askerlerinin PYD kontrolündeki alanlarda değil, rejimin hakimiyetindeki bölgelerde konuşlandırılması bekleniyor. Rus uçakları halihazırda Lazkiye'nin Ceble kasabasındaki Hımeymim hava üssünde konuşlu. Hürriyet'e konuşan bölgedeki Kürt kaynakları, Rus askerlerinin Kamışlı'ya geldiği iddiasının doğru olmadığını, PYD'nin Rusya'da temasları olduğunu ancak bunun Moskova'da gerçekleştiğini söylediler.
Hürriyet

Akıncı: Türkçe Ab'de Resmi Dil Olacak
KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Dünya Ekonomik Forumu'nun özel davetlisi olarak Davos'a gitti. Devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı dünkü açılış yemeğinde yer alan Akıncı, forum öncesinde Milliyet'e konuştu. Kıbrıs'ta çözüm isteklerini dünyaya anlatacaklarını belirten Akıncı, "Kıbrıs Türk halkı olarak çözüm konusundaki kararlılığımızı dünya platformuna taşıyacağız" dedi. Kıbrıslı Türkler olarak iyi niyetle çözüm istediklerini kaydeden Akıncı, "Dünya kamuoyunun artan bir ilgisi var. Bu ilginin daha da ileri boyutlara taşınmasını bekliyorum. Bu ilgiden doğacak yararların elde edilmesini umuyorum" diye konuştu. Akıncı, Rum Yönetimi Lideri Nikos Anastasiadis'in, Türkçe'nin Avrupa Birliği'nde (AB) resmi dil olması konusunda çalışma başlatacağını açıkladı. "Anastasiadis, Türkçe'nin resmi dil olması konusunu bizimle konuştu" diyen Akıncı, "Bu çok yararlı olur. Bu keşke daha önce yapılabilseydi. Kıbrıs'ta iki halk yaşıyor. Halkların da kendi dilleri var. Çözüm olmadan da, Türkçe'nin resmi bir dil olması önemli bir gelişme olacaktır" dedi. Akıncı, "Kıbrıs sorunu Türkiye'nin AB yolunda tek engel değil ama Kıbrıs sorunu çözüldüğü zaman, üyelik bugünden daha yakın noktada olacak" dedi. Akıncı, "Çözüm ile birlikte Rumların da kazançlarının artacağını, Türkiye ile ilişkilerinin gelişeceğini" belirtti. Türkiye ile Yunanistan arasında yıllarca süren gerginliklerin sona ermesinin yolunun açılacağına işaret eden Cumhurbaşkanı, "Türkiye ile Yunanistan'ın savunma ve silahlara harcadığı paraların, beslenen orduların sona ereceğine" dikkat çekti. Akıncı, Türkiye ile İsrail ilişkilerinin yeniden gelişmeye başlamasına atıf yaparak, "Doğu Akdeniz'deki enerji yatakları bir fırsattır. İsrail gazının Kıbrıs gazı ile birleşerek Kıbrıs üstünden Türkiye'ye, oradan da Avrupa'ya sevki önemli. Bu savunduğum bir projedir. Bu da Kıbrıs sorununun çözümünü de gerektiren bir konudur" dedi. Davos'ta Kıbrıs'ta varılacak çözümün finansmanı konusunda nabız da yoklayacaklarını ifade eden Akıncı "Kıbrıs sorununda bizi çözüme taşıyacak olanlardan biri de çözümün finansmanıdır. Hibe yardımı beklentisi yok. Kıbrıs, çözüm ile birlikte bir büyük yatırım alanı olacak" dedi.
Milliyet

Almanya Ve Türkiye'den Kaçakçılara Ortak Baskın
Almanya'da, mültecileri Mersin'den Avrupa'ya götürdüğü için aranan insan kaçakçılığı mafyası üyelerine altı farklı eyalette dün sabah saatlerinde baskın düzenlendi. Türk ve Alman polisinin bir yıldır mafyaya yönelik ortak soruşturma yürüttüğü açıklanırken, İstanbul, Ankara ve Mersin'de düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda ise 30 kişi gözaltına alındı. Almanya'daki baskına yaklaşık 450 polis katıldı. İnsan kaçakçılarının eski gemileri satın alarak Mersin limanından yaklaşık bin 700 kişiyi Avrupa'ya götürdüğü belirtilirken, mafyanın 9.5 milyon dolar kâr ettiği açıklandı.
Milliyet

Gönlünde Kürdistan Varmış
Irkçı sözleri sebebiyle kabinenin tartışmalı isimlerinden olan ve 'Bayan Hitler' olarak anılan Adalet Bakanı Ayelet Şaked, bağımsız Kürt devleti kurulmasına büyük destek verdiğini ve bu yeni devletin Türkiye ve İran arasında yer alması gerektiğini söyledi. Tel Aviv'deki Ulusal Güvenlik Çalışmaları Enstitüsü (INSS) güvenlik konferansında konuşan Şaked, "Kürtleri devletsiz en büyük ulus yapan adaletsizliği düzeltecek adımlar atmalıyız. Uluslara Kürt devleti kurulması çağrısı yapmalıyız" dedi. Diğer taraftan Kürtlerle İsrail arasındaki kültürel bağlara dikkat çeken Şaked, Kürtlerin IŞİD ve diğer terör örgütleriyle mücadelede stratejik bir partner olduğunu savundu. 'Daha önce hiçbir ulusa saldırmadığını' söylediği Kürt halkını 'barış isteyen bir ulus' olarak niteleyen Şaked, "Kürtlerin mükemmel bir demokrasisi var. Kadınlara eşit haklar veriyorlar" ifadelerini kullandı. Diğer taraftan INSS Başkanı Amos Yadlin, "Devleti olmayan ve kimsenin ilgilenmediği 20 milyon Kürt, IŞİD'in yenme konusundaki en ciddi taraf. IŞİD'le birinci öncelik olarak savaşan tek taraf Kürtler" dedi. Başbakan Benyamin Netanyahu da 2014'te Kürdistan devleti kurulmasına destek vermiş ama sınır çizmemişti. Kürtleri 'savaşçı ulus' olarak tanımlayan Netanyahu, siyasi bağlılıklarını kanıtladıklarını ve bağımsızlığı hak ettiklerini söylemişti. İsrail'in ham petrolünün üçte birini Irak'ın kuzeyinden aldığı biliniyor. Yerel basına göre İsrail özel kuvvetleri 10 yılı aşkın süredir bölgede Kürt güçlere destek veriyor. Tel Aviv'den Erbil'e düzenli bir silah akışı olduğu da iddialar arasında.
Vatan

Trump'a Destek
2016 Başkanlık seçimlerinde Cumhuriyetçi Parti'nin tartışmalı adayı milyarder işadamı Donald Trump önseçimlerin kritik bölgesi olan ve kendisinin de en fazla delegenin desteğine sahip olduğu Iowa'daydı. Kürsüye Cumhuriyetçiler içinde aşırı sağcı Çay Partisi hareketinin lideri Sarah Palin'le birlikte çıktı. Daha önce yarışa Obama'ya karşı kaybeden Cumhuriyetçi aday John McCain'le birlikte giren Palin, seçimde 'Müslümanların Amerika Birleşik Devletleri'ne girişi yasaklanmalı' çıkışıyla büyük tepki toplayan Donald Trump'a destek vereceğini ilan etti. Palin, Trump'ı "ABD'nin başkomutanı" olarak görmek istediğini söyledi. Eski Alaska Valisi, "Amerika'yı yeniden büyük yapmaya hazır mısınız? Trump'a destek vermeye hazır mısınız? Ben ABD'nin bir sonraki başkanını desteklemek için buradayım" dedi. Trump da konuşmasında, "Sarah'ın desteğini aldığım için onur duyuyorum. O bir arkadaş ve çok saygı duyduğum yüksek kalitede bir insan" ifadesini kullandı.
Vatan

Kerry-Lavrov Zürih'te Görüştü
Rusya Dışişleri Bakanı sergey Lavrov ve ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin 2016'daki ilk görüşmeleri dün İsviçre'nin Zürih kentinde gerçekleşti. Görüşmede, Suriye meselesi ile Suudi Arabistan - İran gerginliğinin görüşüldüğü bildirildi. 25 Ocak'ta Cenevre'de yapılması planlanan Suriye Barış Görüşmeleri öncesinde hangi muhaliflerin terör örgütü listesinde olacağı konusunda taraflar arasında ayrılık bulunuyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Mariya Zaharova Facebook hesabından "Kerry toplantı odasına girince masanın genişliğini fark etti ve 'Heyetler arasındaki mesafeyi daraltsak iyi olurdu' dedi" paylaşımında bulundu. İkili arasında Pazartesi günü bir görüşme daha olması bekleniyor.
Star

POLİTİKA

Akademisyenlere: Tiksiniyorum
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, HDP'ye isim vermeden sert sözlerle yüklendi ve "Önümüzdeki süreçte ne bölücü terör örgütü ne de onun güdümündeki parti asla muhatap alınmayacaktır" dedi. Barış bildirisini imzalayan akademisyenler için "Bu zihniyetten tiksiniyorum" diyen Erdoğan, 19. Muhtarlar Toplantısı'nda özetle şunları söyledi: "İstedikleri kadar debelensinler, çırpınsınlar, koskoca ülkeyi, milleti bir avuç kerameti kendinden menkul seçkinin, kendine aydın, akademisyen diyen lümpenin yönettiği eski Türkiye artık yok. Sözkonusu lümpen aydın takımı geçtiğimiz günlerde bir kez daha boy gösterdi. Bu kez yüzlerindeki maskeyi biraz daha sıyırdılar. Gerçek yüzlerinin bir bölümünü çok açık gösterdiler. Hem milletin birliğini,bozmaya çalışacaksınız, değerlerine hakaret edeceksiniz hem de hiçbir bedel ödemeden elinizi kolunuzu sallayarak, üstelik devletten aldığınız maaşla veya sağladığınız kazançla hayatınızı sürdüreceksiniz. O günler geride kaldı. Bir hukuk devleti olan Türkiye'de hiç kimsenin, kendilerine akademisyen diyenlerin milletin birliğini, ülkenin bütünlüğünü hedef alan bir suçu işleme imtiyazı yoktur. Hemen düşünce özgürlüğü diye feryat etmeye başlıyorlar. Siz eleştirince düşünce özgürlüğü, ben eleştirince düşünce özgürlüğüne saldırı öyle mi? Bunlar sadece vicdansız değil aynı zamanda kusura bakmasınlar ahlak yoksunu. Birazcık aydın namusu taşıyan, eleştirdiği kadar eleştirilmeyi de hazmeder. Bu akademisyenlere ve onları destekleyenlere sormak istiyorum: Siz, Türkiye'nin birliğinden, beraberliğinden yana mısınız, değil misiniz? Önce bu soruya samimi bir cevap verin. Şayet ülkenin birliğinden yanaysanız, niçin vatandaşlarımıza hayatı zehir eden, güvenlik güçlerimize saldıran terör örgütünün jargonuyla konuşuyorsunuz? Akademisyene, aydına, ciğeri beş para etmez bir terör örgütünün maşalığını yapmak yakışır mı? İmzaladığınız metnin mahiyetini bilmiyorsanız ayrı bir felaket, bilerek imza atıyorsanız ayrı bir felaket. Bunun adı eleştiri değil ki. Bunun adı terör örgütü propagandası. Şöyle bir hastalıklı anlayış var. Terör örgütü sivilleri hedef almamalı ama polise istediği gibi saldırabilir. Bunu söyleyenler, insanlıktan nasibini almamış aşağılığın aşağısı kişilerdir. Polis, asker insan değil mi? Bunlar sizin hedef tahtanız mı. Terör örgütünün kamu görevlilerine saldırmasına kendince akademik, siyasi fetva veren sivillerin öldürülmesini 'yapmasa iyi olur' diye karşılayan bu zihniyetten açık söylüyorum tiksiniyorum."
Hürriyet

Yerim Seni Sen Ekmek İçi Bile Yiyemezsin
TBMM Genel Kurulu'nun önceki günkü oturumu, milletvekillerinin ilginç kavgasına sahne oldu. CHP Giresun Milletvekili Bülent Yener Bektaşoğlu, AK Parti İstanbul Milletvekili Yıldız Seferinoğlu'na "Seni çiğ çiğ yerim" deyince yanıt AK Parti İstanbul Milletvekili Ahmet Hamdi Çamlı'dan geldi: "Kaç tane dişin var? Sen ekmek içi bile yiyemeyecek haldesin" Vekillerin kavgası Meclis tutanaklarına özetle şöyle yansıdı: Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun hafta sonu olağan kurultayda ardından da önceki gün grup toplantısında tekrarladığı "Diktatör bozuntusu" sözü nedeniyle ikinci bir tazminat davası daha açtı. Erdoğan'ın avukatlarınca mahkemeye sunulan dilekçede, Kılıçdaroğlu'nun sözlerinin, eleştiri ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı savunularak 100 bin lira tazminat istendi. Dilekçede, özetle şöyle denildi: "Davalı, son zamanlarda tüm konuşmalarında olduğu gibi dava konusu konuşmasında ve paylaşımlarında müvekkilimize üzerine basa basa 'diktatör, diktatör bozuntusu' şeklinde hitap etmektedir. Bu mantık dışı, çirkin ve hakaret içerikli ifadeyi sarf eden davalının amacı net bir şekilde ortadadır. Kişiler objektif bilgi verme ve eleştiri ile yetinmelidirler. Eleştiride yer alan olayları anlatırken bile muhatabının onur ve saygınlığına saldırı teşkil edecek hakaretlerde bulunmamalıdırlar."
Hürriyet

Meclis'te Cizre Gerginliği
TBMM Genel Kurulu'nda da 26. dönemin ilk "toplu" kavgasının eşiğinden dönüldü. Genel Kurul, dün Meclis Başkanvekili HDP'li Pervin Buldan başkanlığında toplandı. Söz alan CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, devletin terör örgütüyle etkin mücadelesinden yana olduklarını ancak Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunun unutulmaması gerektiğini söyledi. Altay, "Ben hükümetin, Cizre'de olanlarla ilgili bilgi vermeden parlamento çalışmalarının durdurulması gerektiğini düşünüyorum. Ülkenin bir yerinde milletvekiline ateş açıldığı söyleniyor, bu parlamento burada iş ve işlem yapacak. Böyle şey olmaz. Böyle demokrasi de olmaz" dedi. Birleşime 1 saat ara verilmesini ve hükümetten bir yetkilinin parlamentoya konuyla ilgili bilgi sunmasını isteyen Altay, gerekirse kapalı oturum da yapılabileceğini söyledi. Ak Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan ise birleşime ara verilmesine gerek duyulmadığını söyledi. "Hiçbir vekilimizin, hiçbir vatandaşımızın saçına, kılına zarar gelsin istemeyiz. Bu konuda hemfikiriz" diyen Turan, İçişleri Bakan Yardımcısı'ndan bilgi aldığını ve durumun anlatıldığından farklı olduğunu söyledi. Turan, "Terör faaliyetlerinin en yoğun olduğu evlerden birinde benzer çatışmalar olduğunu ifade ettiler. Vekilimizle görüştüklerini, sorun olmadığını ifade ettiler" dedi. HDP Grup Başkanvekili Çağlar Demirel de durumun vahim olduğunu, yaralılar olduğunu, ancak ambulans gönderilmediğini öne sürüp AİHM kararlarını anımsatarak "Devlet Cizre'de suç işliyor" dedi. Demirel, İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın Meclis'e gelip bilgi vermesi gerektiğini kaydetti. Buldan da, Sarıyıldız'ın kendisini telefonla aradığını "Cizre'de durumun ciddi olduğunu ve sivillerin ve seçilmiş kişilerin üzerine ateş açıldığını" anlattığını belirterek, hükümet yetkililerinden birinin bilgi vermesi yönündeki talebe katıldığını belirtip birleşime 1 saat ara verdi.
Milliyet

Elin Oğlu Okur Atomu Böler, Bizimki Milleti
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, bazı akademisyenlerin tartışmalara neden olan bildirisini Necip Fazıl Kısakürek'ten alıntı yaparak eleştirdi. Yıldırım, "Elin oğlu okur atomu böler, bizimki okur milleti böler" dedi. TRT Haber'de önceki gün yayınlanan Haber Odası programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Yıldırım, özetle şunları söyledi: "Terör Türkiye'nin uzun yıllardır başını ağrıtan bir iş. Birliğimizi, beraberliğimizi, kardeşliğimizi zedeleyen bu beladan kurtulmak istiyoruz. Tüm bu mücadeleler yapılırken kendilerini akademisyen diye tanımlayan bir takım insanlar bir araya geliyor bildiri yayınlıyor. Bildiriye bakıyorsunuz eğer başlıkta o akademisyenleri okumasanız PKK'nın yayınlayacağı bildiriden farkı yok. İnsanın kanını donduracak bir şeydir. Vaktiyle üstad Necip Fazıl, 'Elin oğlu okur atomu böler, bizimki okur milleti böler' demiş. İşin özeti bu. Akademik özgürlükle izah edilir yanı yok. Terör örgütüne tam destek veren, mücadele eden güvenlik güçleri ve devleti katil ilan eden böyle bir anlayış kabul edilemez Yıldırım, CHP liderinin Cumhurbaşkanı'na yönelik ifadelerini "Bu ülkenin muhalefet lideri de işi gücü bırakmış malesef, ağzını bozmaya devam ediyor. Kötü söz sahibinindir. CHP, Atatürk'ün partisidir. Atatürk'e yakışır şekilde genel başkanlık yapılması gerekir. Atatürk'ün siyasi nezaketi kitaplara konu olmuştur. Hiç mi okumuyorsunuz?" diyerek eleştirdi.
Milliyet

SPOR

Alt yapılarda yetişen altın jenerasyonların başarılarıyla övündüğümüz son dönemde; 12 Dev Adam'a oyuncu yetiştirmekte zorlanıp, devşirme planlarına sarıldık ancak A Milliler bu süreçte kürsüye yaklaşamadı. Ligimize dönersek… Devşirme ya da değil toplam 104 yabancı, 111 de Türk oyuncunun formasını terlettiği Spor Toto Süper Basketbol Ligi'nde devre arası istatistikleri yerlilerimiz açısından pek de süper değil! 2014-15 sezonu öncesi TBF'nin, kulüplerin ortak isteği üzerine 2 yıllığına aldığı 6 yabancı kuralında sahadaki 5'teki sınırlamanın kaldırılması o dönemde de tartışılmıştı. Türk oyuncuların geleceğini nasıl etkileyeceği masaya yatırılmıştı. Bugün gelinen tabloda sayı ortalaması istatistiğinin ilk 65'inde tek Türk yok. 9.4 sayı ortalamasıyla Darüşşafakalı Semih Erden, kendine ancak 66.'lıkta yer bulabildi. Murat Bey Uşak Sportif'ten Harris'in 10.1'le zirvede yer aldığı ribaund sıralamasında 19. basamakta İstanbul BŞB'li Cemal Nalga var. Anadolu Efesli Heurtel'in 6.5 ortalamasıyla ilk sırada olduğu asistte ise 4.2'yle oynayan Galatasaraylı Sinan Güler 13.'lükte kaldı. Torku Konyalı Sean Williams'ın 2.6 ile zirveye yerleştiği blok kategorisinde de Daçkalı Furkan Aldemir 0.6 ortalamayla 19. sırada yer bulabildi.
Hürriyet

Türkiye Kupası H Grubu'nda bu akşam Kadıköy'de Fenerbahçe ile karşılaşacak olan Tuzlaspor sıradışı bir olaya imza atacak. Spor Toto 2. Lig ekibi 26 yıllık geçmişi bulunan ve İstanbul'un en uzun hattı durumundaki "500T" Tuzla Şifa Mahallesi-Cevizlibağ hattı otobüsüyle Ülker Stadı'na gidecek. 500T otobüsünün, Ülker Stadı'nın önünden Tuzlaspor için özel olarak geçeceği bildirildi. Basın Sözcüsü Levent Ayaz, 500T'nin Tuzla ile özdeşleşmiş bir hat olduğunu belirtip, " Tuzla Şifa Mahallesi'nden yola çıkan 500T otobüsü, 87 durağa uğrayarak ortalama 3 saat sonra Avrupa yakasındaki Cevizlibağ'a ulaşıyor. Kadıköy'e kadar 57 durak var. Sayın başkanımız Ahmet Çabuk; biz ve bizim gibi alt liglerde bulunan ve maddi sıkıntılar yaşayan kulüplere dikkat çekmek için böyle bir olaya girişti" dedi. Ayaz, "Kulüp olarak bizim otobüsümüz var ama 500T'yi seçtik. Hazır reklam potansiyelini, Fenerbahçe ile oynuyor olmamızı değerlendirip farklı bir olaya imza atacağız. Amacımız farkındalık yaratmak" diye konuştu. F.Bahçe ile Tuzlaspor arasında Ülker Stadı'ndaki kupa maçı saat 20.45'te başlayacak. Mücadeleyi Çağatay Şahan yönetecek. Fener'in yedek ağırlıklı bir kadroyla sahaya çıkması bekleniyor.
Star

Dnipro'dan kaleci Denys Boyko'yu dün İstanbul'a getiren Beşiktaş, ikinci transfer bombasını da patlattı. Siyah-Beyazlılar, İspanya'nın Getafe takımında forma giyen 30 yaşındaki stoper ile 2.5 yıllık anlaşma sağladı. Bir süredir hem futbolcuyla hem de menajeri Manuel Garcia Quilon ile paralel şekilde görüşmelerini sürdüren Beşiktaş, anlaşmayı tamamladıktan sonra Getafe ile pazarlıklarda da nihayet sona geldi. Delgado'nun bonservisi için İspanyol kulübü ile bonservis konusunda anlaşma sağlayan Siyah-Beyazlılar, gelecek yazılı onaydan sonra deneyimli oyuncuya imza attıracak. Getafe forması ile bu sezon La Liga'da 15, Kral Kupası'nda 1 maça çıkan Alexis Delgado, 11 karşılaşmaya ilk 11'de başladı. Sık sık hücumlara destek te olan deneyimli oyuncu takımı adına 1 gol kaydetti. Hırçın futbolu ile dikkat çeken Delgado, 16 maçtan 7'sinde sarı kart gördü. Tam adı Alexis Ruano Delgado olan 1.85 boyundaki futbolcu daha önce dağduğu kent olan Malaga'nın takımının yanı sıra Valencia ve Sevilla'da da forma giydi. 2011- 2012 sezonunun devre arasında Getafe'ye transfer olan Delgado'nun 1-2 gün içinde İstanbul'a gelmesi bekleniyor. Siyah-Beyazlı kulüp, deneyimli oyuncu ile 2.5 yıllık sözleşme imzalayacak. Delgado'nun Beşiktaş formasını en erken Gaziantepspor maçında giymesi bekleniyor.
Star

Mali konuda kara tablodan kurtulamadığı için UEFA'dan 1+1 yıllık Avrupa Kupaları'ndan men cezası almayla karşı karşıya olan Galatasaray Yönetimi çıkış için yollar arıyor. 1 yıl men cezası kesin gibi görünen Sarı- Kırmızılılar +1 yıllık menden kurtulmak için transfer piyasasında değeri yüksek olan futbolcularına sezon sonunda gelecek transfer tekliflerini değerlendirmeyi planlıyor. Galatasaray'ın en değerli ismi Fernando Muslera.. Yönetim özellikle İngilizler'in takibinde olan Uruguaylı kaleciyi 20 milyon euroya satmayı düşünüyor. Galatasaray, Hollandalı yıldız Wesley Sneijder'ı 15 milyon euro, golcüsü Burak Yılmaz'ı da 10 milyon euroluk bedeller karşılığında göndermeyi düşünüyor. Elde edilecek 35 milyon euro gelirle 55.8 milyon euroluk borcun 10 milyon euroya çekilmesi hesaplanıyor. Sneijder ve Burak ile özellikle Çin ve Körfez ülkelerinin liglerinden kulüpler ilgileniyor. Bu isimler için henüz gelen bir teklif olmasa da yöneticiler, oyuncuların menajerleri ile görüşerek, olabildiğince yüksek fiyat verebilecek kulüplerle temasa geçilmesi ve anlaşma zemini aranması istenecek.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme