23 Ocak 2016 Cumartesi

23.01.2016 Genel Gündem


23.01.2016

GÜNDEM

Karneye Bomba 
Türkiye'de dün ilk, orta ve lise öğrencilerinin karne sevinci vardı. Ancak sokağa çıkma yasakları nedeniyle Şırnak'ın Cizre ve Silopi ilçelerinde 80 bin öğrenci bu sevince katılamazken, Diyarbakır'ın Bağlar ilçesindeki bir okula da bombalı saldırı düzenlendi. Karne almaya giden öğrencilerden 5'i yaralandı, çocuklar büyük korku yaşadı. 17 milyon 535 bin 236 öğrenci dün yarıyıl tatiline başladı. Ancak terör örgütü PKK'ya yönelik düzenlenen operasyonlar nedeniyle sokağa çıkma yasağının uygulandığı Şırnak'ın Cizre ve Silopi ilçesinde yaklaşık 80 bin öğrenci, bu sevince ortak olamadı. Diyarbakır'da ise öğrencilere terör örgütü üyelerinin saldırısı vardı. Bağlar ilçesi Lezgin Avcı Caddesi'nde bulunan Çelebi Eser Ortaokulu'nda öğrenciler karne almak için bahçede beklemeye başladı. Saat 08.24'te PKK'lılar bahçe duvarından içeri el yapımı patlayıcı attı. Patlayıcının infilak etmesi sonucu 5 öğrenci yaralandı, okulun bazı camları kırıldı. Panik yaşayan öğrenciler kaçmaya çalışırken, yaralı öğrencilere ilk müdahale öğretmenleri tarafından yapıldı. Yaralı öğrencilerden 2'si ilk müdahalenin ardından Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edildi. Öğrencilerin kırılan cam parçalarının isabet etmesi sonucu yaralandığı ve basınç etkisiyle kulak zarlarında hasar olduğu açıklandı. Yaralıların hastaneye kaldırılmasının ardından okulda karneler dağıtıldı. Diyarbakır İl Milli Eğitim Müdürü Adnan Hurata, Çelebi Eser Ortaokulu'nda 2 bin 500 öğrencinin eğitim gördüğünü belirterek, "Yaralı öğrencilerimizin genel sağlık durumları iyi ancak çoğunun kulak zarında da hasar oluştu" dedi.
Hürriyet


 
Akademisyenlere Açık Destek 
Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkan Yardımcısı Joe Biden, İstanbul'da dün aralarında milletvekilleri, sivil toplum temsilcileri, gazeteciler ve tutuklu ailelerinin de bulunduğu çok sayıda kişi ve grupla özel görüşmelerde bulundu. Biden, görüşmeye annesiyle birlikte gelen Can Dündar'ın oğlu Ege'ye de, 'babası ile gurur duyması gerektiğini' söyledi. Biden, Türkiye'deki sorunları yakından takip ettiğini, bu konuları bugün bir araya geleceği Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na da ileteceğini belirtti. Biden'ın konakladığı İstanbul Beşiktaş'taki Conrad Otel, dün sabah saatlerinden itibaren hareketliydi. Buradaki görüşmelerini yoğun güvenlik önlemleri altında yapan Biden'in görüşeceği tüm isimler ABDli yetkililer tarafından seçilmişti. Yapılan görüşmeler basına kapalıydı. Biden'ın ilk temas kurdukları arasında öldürülen gazeteci Hrant Dink'in eşi Rakel ve kızı Delal vardı. Öldürülen Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi ile de baş başa görüştü. HDP'den Leyla Zana, Ayhan Bilgen ve Altan Tan, AK Parti'den Galip Ensarioğlu ve Orhan Miroğlu ile CHP'den Fikri Sağlar ile Sezgin Tanrıkulu, Biden'in diğer temas kurduğu kişilerdendi. Amerikan yönetiminin 2 numarası olan Biden'ın topluca kabul ettiği bir başka grupta gazeteciler Kadri Gürsel, Aslı Aydıntaşbaş, Ceyda Karan ile Prof. Dr. Yaman Akdeniz, Anadolu Kültür Yönetim Kurulu Başkanı Osman Kavala ve Dağ Medya'dan Funda Dağ vardı. Silivri'de tutuklu bulunan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar'ın eşi Dilek ve oğlu Ege Dündar, Biden'la kısa bir görüşme yaptı. Görüşmenin ardından Ege Dündar, "Çok cesur bir babam olduğunu, gurur duymam gerektiğini söyledi. Gereken her şeyi yaptıklarını, basın özgürlüğü için konuşmaya devam edeceklerini söyledi" dedi. Joe Biden, yaptığı görüşmeler öncesinde gazetecilere kısa bir açıklamada bulundu. Basın ve ifade özgürlüklerinin herkesin özgürlüğü olduğunun altını çizen Biden, "Yalnızca Türkiye'ye değil, bütün ülkelere özgürce eleştirebilmenin, özgürce nefes almak kadar gerekli olduğunu anlatmaya devam edeceğiz. İfade özgürlüğü temel özgürlüklerden biri. Basın ve ifade özgürlüğü yalnızca Amerikan değerleri değil tüm insanlığın değerleridir. Bizim sözünü ettiğimiz özgürlükler Türk halkı için yeni değildir; onlar sizin anayasanızda vardır" dedi. Güçlü Türk demokrasisindeki ifade özgürlüğünün sadece Türkler değil ABD için de önemli olduğunu vurgulayan Biden, "Biz Amerikalılar ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün en önemli iki temel hak olduğuna inanıyoruz" diyerek, "korku ve misilleme endişesi olmadan fikirlerin ifade edilmesi" gerektiğini kaydetti. Türkiye'nin tüm bölge için güçlü bir örnek teşkil etmesini arzu ettiklerini dile getiren Başkan Yardımcısı, "İnternet özgürlüğünün sınırlandırılması ve YouTube ve Twitter gibi sosyal medya siteleri kapatılması, 1000'den fazla akademisyenin sadece dilekçe imzaladıkları için ihanetle suçlanması bölge için sergilenmesi gereken örnek değil" ifadesini kullandı.
Hürriyet

Veda Etti 
Pankreas kanseri nedeniyle İstanbul Gayrettepe'deki Florance Nightingale Hastanesi'nde tedavi gören Genç, dün akşam 17.10 sıralarında yaşamını yitirdi. CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da dün öğle saatlerinde Genç'i hastanede ziyaret ederek, "Allah şifalar versin, sağlık versin demenin ötesinde bir şey söylemek çok zor" demişti. Genç, 28 Ekim 2015'te pankreas kanseri teşhisiyle bir süre ABD'de tedavi görmüştü. 23 Şubat 1940'ta Tunceli Nazimiye'de doğan Genç, 1966'da Ankara İktisadi Ticari İlimler Akademisi'ni bitirdi. Yüksek lisansını Paris Uluslararası Amme İdaresi Enstitüsü'nde tamamladı. 14 Aralık 1987'de SHP Tunceli milletvekili seçilen Kamer Genç, 6 Kasım 1991'de yine SHP'den, 8 Ocak 1996'da DYP'den, 18 Nisan 1999'da DYP'den, 23. ve 24. dönemlerde de CHP'den milletvekili oldu. Genç, 1993-1995, 1996-1999, 2001-2002 yıllarında TBMM Başkanvekilliği yaptı. Çalkantılı dönemlerdeki sözleriyle adından hep söz ettiren Genç, Çin Büyükelçiliği'nin resepsiyonunda, dönemin Cumhurbaşkanı Demirel için "Kurtuluş, Demirel'in kısa sürede ölümüne bağlı" sözlerinden, KKTC'de 22 Temmuz 1996'da Başbakan Necmettin Erbakan onuruna verilen yemekte protokol masasında içki içen ilk kişi oldu. 28 Şubat döneminde oğlunun evinden çıkarken, çapkınlık iddialarıyla karşılaşan Genç, "Oğlum seyahatte, çiçekleri sulamaya gidiyorum, ne var bunda?" sözüyle de siyasete yeni bir deyim kazandırmış oldu. 27 Kasım 2013'te Japonya'nın Milli Gün Resepsiyonu'nda dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'a "Sen burada ne sıfatla konuşuyorsun" sözleri, uzun süre tartışılmıştı.
Hürriyet
 
EKONOMİ 

Gram Altın 105, 9524-105, 9999
ABD Doları 3, 0016-3, 0024 
Euro 3, 2421-3, 2440
İngiliz Sterlini 4, 2761-4, 2876


Belirsizliği Arttırdı 
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch, Merkez Bankası'nın para politikasını sadeleştirmeyi geciktirmesinin Türkiye'nin ekonomi politikalarında uzun zamandır süregelen tutarlılık ve kredibilite zayıflığını yansıttığını belirtse de ülkenin ana göstergelerinin Eylül ayına göre daha iyi olduğunu açıkladı. Fitch'in yayımladığı kısa değerlendirmede, "Para politikasında daha basit çerçeve yetkiler dış kırılganlıklara karşı gelebilme kapasitesini artıracaktır. Dış kırılganlıklar Türkiye'nin ülke notu profilinin önemli unsurları olarak varlığını sürdürüyor. Ancak Türkiye'nin kırılganlıklarına dair ana göstergeleri kredi notunun gözden geçirildiği eylül ayına kıyasla daha iyi durumda" denildi. Raporda Merkez Bankası'nın ağustostaki açıklamasında bile zamanlamanın "belirsiz olduğu" belirtilerek, "Merkez Bankası başkanının görev süresinin dolmasına yaklaşıldığı da göz önüne alındığında para politikasının daha tutarlı ve tahmin edilebilir olmasını sağlayabilecek sadeleşmenin ne zaman başlayacağı belirsiz" denildi. Değerlendirmede "Güçlü ve kredibilitesi olan" maliye politikasının Türkiye'nin kredi notu için temel desteği oluşturduğu ifade edilirken, gayrı safi yurtiçi hasılanın yüzde 1.4'ü kadar maliyet oluşturduğu değerlendirilen seçim vaatlerinin mali disiplin hakkında soru işaretleri yarattığına dikkat çekildi. Türkiye'nin borçlarının GSYH'ya oranının düşük ve gerilemekte olduğu ancak bu oranın gerilemesinde kısmen yeni orta vadeli program kapsamındaki 2017 ve 2018 için "iddialı" yüzde 5 büyüme tahminlerinin rol oynadığı belirtildi.
Hürriyet

 
İlaca Zam 
Sağlık Bakanlığı ve sanayiciler arasında ilaç fiyatlarına yönelik görüşmeler sona erdi. Buna göre Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK), bir liraya kadar olan ilaçlarda yüzde 20, bir ila 2 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 18, 2 ila 3 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 16, 3 ile 4 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 14, 4 ile 5 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 12, 5 ile 6 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 10 zam yapılmasına karar verdi. Bazı ilaçlarda kamu kurum iskontosu da azaltılacak. Eczacılar, piyasada bulunmayan ilaçlar için döviz kurunun güncellenmesi gerektiğini savunuyorlardı. Kur güncellemesine rağmen Türkiye'de ilaç, en ucuz Avrupa ülkesindekinden bile yaklaşık yüzde 80 daha ucuza satılmaya devam ediyor. Bu nedenle ilaç firmaları kar etmedikleri bir ürünü Türkiye'ye getirmemeye ilacı başka ülkelerde satmaya başlamıştı. Bu da ülkede bulunamayan ilaçlar listesi oluşmasına neden olmuştu. EKK da Sağlık Bakanlığı ve sanayiciler arasındaki görüşmelerden sonra bir liraya kadar olan ilaçlarda yüzde 20, bir ila 2 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 18, 2 ila 3 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 16, 3 ile 4 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 14, 4 ile 5 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 12, 5 ile 6 lira arasındaki ilaçlarda yüzde 10 zam yapılmasına karar verdi. Bazı ilaçlarda kamu kurum iskontosu da azaltılacak. Tüm Eczacı İşverenler Sendikası Genel Başkanı Nurten Saydan, ilacın bulunabilir olmasının ucuz olmasından daha da önemli olduğunu vurgulayarak, artışın 10 lira altındaki ilaçlarda olduğunu, bunun da ortalamada kutu başına 1 liranın altında bir fiyat artışına neden olacağını belirtti. Saydan, şunları söyledi: "Türkiye'de ilacı üreten veya ithal eden firmalar kar etmiyor. İlaç çok önemli bir ürün. Ancak en nihayetinde bir ticari ürün. Üretici bu üründen kar etmiyorsa yapacağı tek şey üretmemek ve ithal etmemektir. Ülkemizde ilaçta yaşanan sorun da budur. Bulunamayan, hastanın ulaşamadığı ilaç bedava olsa neye yarar."
Hürriyet

 
Milli Gelir Revizyonuyla 1-2 Ülkeyi Geçeriz 
Türkiye İstatistik Kurumu, milli gelir revizyonundaki çalışmaları sona getirdi. TÜİK Başkanı Birol Aydemir, haziran ayında yeni metodolojiye göre hesaplanmış milli geliri açıklayacaklarını belirten Aydemir, "Şu ana kadar çalışmalarda ciddi bir aşama geçtik. Şöyle düşünün bir tünelde gidiyoruz. Kaya çıkarsa çalışmalar durur. Yoksa haziran ayında açıklarız" diye konuştu. Yeni milli gelir revizyonunun yukarı doğru olacağını söyleyen Aydemir, "Dünya ekonomileri içinde 17. sıradayız. 1 veya 2'sini geçme ihtimalimiz var" dedi. Aydemir gazetecilerle yaptığı sohbet toplantısında, şu anda metodoloji olarak ESA 95'e göre milli gelir hesabı yaptıklarını söyledi. Ama artık ESA 2010'a geçildiğini belirten Aydemir, "Birçok ülke geçmişti. ESA 2010'a geçmememiz bizim eksikliğimizdi. Artık o kalkacak. 2016 yılının ilk çeyreği yeni sisteme göre yayınlanacak. Haziran ayında bunların yayınlanmasını bekliyoruz. Kendi verilerimiz de yenilendi. Ayrıca artık dönemliklerin toplamından farklı bir yıllık milli gelir hesaplayacağız. Şu ana kadar sadece 4 dönemin toplamından oluşan bir milli gelir hesabı yapılıyordu. Bu ortadan kalkacak. 2009- 2014 dönemi milli gelirini de yeni yöntemle hesaplayacağız. Tasarruflardan, katma değere kadar birçok unsur yer alacak." diye konuştu. Revizyonun yukarı doğru olmasının nedenini de anlatan Aydemir, "Çünkü yeni veriler geliyor. Kayıtdışılık azalıyor. Mesela turizmden 5.9 milyar dolar geldi. O girecek rakamlara. Böyle detaylar var. Yukarı doğru olacak, ancak oranını söyleyemiyoruz" açıklamalarında bulundu. Yılın sonuna doğru da çok boyutlu bir yoksulluk çalışması yapmayı öngördüklerini açıklayan Aydemir, bu konudaki çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını söyledi. Aydemir, "Siyasi otorite tamam derse yıl sonuna doğru yayınlayacağız" dedi. Bir parasal yoksulluk bulunduğunu, bir de parası olduğu halde bazı hizmetlere ulaşamayan yoksunlar bulunduğunu belirten Aydemir, "Tüm bunların yer aldığı bir çalışma olacak. Önemli bir çok boyutlu yoksulluk ölçümü olacak" dedi.
Hürriyet

 
'Altay'ı Konuştuk Kilo İçin Şakalaştık 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Koç'la vefatından bir gün önce Ankara'da bir araya geldiklerini belirterek, "Sabah kalktım, televizyonu açtım. Tabii bu haberi görünce hakikaten ben de doğrusu şok oldum" dedi. Erdoğan, Cuma namazını eski evinin bulunduğu Üsküdar Emniyet Mahallesi'ndeki Akabe Camisi'nde kıldı. Cuma namazı çıkışı habercilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan, Mustafa Koç'un ölümünden bir gün önce kardeşi Ali Koç'la birlikte Ankara'da ziyaretine geldiği bilgisini doğrulayarak şunları söyledi: "Kader planı işliyor. Kader planından kurtuluş yok. Bu yaşa filan bakmıyor. Ne bir an ileri, ne bir an geri. Olay bu. Bir gün önce 2 kardeş, Mustafa Bey ve Ali Bey bendeydiler. Akşam saatlerine kadar oturduk. Hatta şakalaştık. Hatta bu kilo verme sürecini kendisiyle paylaştık. Sayın hanımefendinin kilo verme olayını aynı şekilde konuştuk. Hatta latife yaptık, 'Ne yaptın, alkolü azalttın mı' diye. 'Azalttım' dedi. 'Hepten bırak' dedim. Bunları da konuştuk." Erdoğan, Mustafa Koç ve Ali Koç'la yaptıkları görüşme hakkında da şunları söyledi: "Koç grubunun gerek savunma sanayine yönelik, gerek diğer sanayide attıkları adımlar, komşu ülkelerle yapılacak bazı ticari ilişkiler, bunları aramızda konuştuk. Ve bu sürece yönelikte daha neler yapılabilir, yatırımlar noktasında Özellikle bu Altay tankı projesini biz onlara vermiştik. Başbakanlığım dönemiydi. Onlar geliştirdiler. Onu kendileriyle konuştuk. Buna benzer birçok konuları iki kardeşle beraberce değerlendirdik. Sabah kalktım, televizyonu açtım. Tabii bu haberi görünce hakikaten ben de doğrusu şok oldum. Hemen anında Ali Bey'i telefonla aradık. Başsağlığı diledim. Rahmi Bey de yanındaydı. Babasıyla da görüşmeyi yaptık. Kendilerine Allah'tan rahmet diliyorum. Ailelerine sabırlar diliyorum. Türk sanayiinde özellikle son 12 - 13 yıl içerisinde Koç grubu içerisinde ciddi bir performans sergilediler. Önemli bir atak vardı."
Milliyet

 
Konutta Rekor Geldi Yeni Hedef 1.5 Milyon 
Türkiye'de son üç yıldır rekor kıran konut satışları, 2015'te de rekor yeniledi. Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre, bir önceki yıla göre yüzde 10'luk artışla 2015 yılında 1 milyon 289 bin 320 adet konut satışı gerçekleşti. Konut satışlarında, İstanbul 239 bin 767 ile en yüksek payı aldı. İstanbul'u, 146 bin 537 konutla Ankara, 77 bin 796 konut satışıyla İzmir izledi. En az satış ise 139 konut ile Hakkari'de görüldü. Yıl içindeki seçimler, iç meseleler ve yakın coğrafyada yaşanan olayların etkisiyle ilk tepki olarak bazı aylarda azalan ya da önceki dönemle benzer çıkan satışlar, yılın ilk çeyreği ve son döneminde hızlı artışlarla rekoru getirdi. 2014 yılında toplam konut satışı 1 milyon 165 bin 381 olmuştu. Sektörün önde gelen isimleri 2016'da da satışlarda rekor beklediklerini, 2015 yılına oranla yüzde 10 artış tahmin ettiklerini belirtti. Buna göre, 2016 yılı için 1.5 milyon satış hedefi var. Konut satış rakamları son 3 yılda sırasıyla 1 milyon 157 bin 190, 1 milyon 165 bin 381 ve 1 milyon 289 bin 320 şeklinde gerekleşti. İstanbul İnşaatçılar Derneği Yönetim Kurulu Başkanı (İnder) Nazmi Durbakayım, 2015 yılı konut satışlarındaki rekorun TÜİK verileriyle resmileştiğini ve beklentilerinin doğru çıktığını söyledi. Artış çıtasının 2015'de oldukça yükseldiğine dikkat çeken Durbakayım, "Seçim yılı olarak değerlendirdiğimiz 2015'teki bu rekor ve artış oranı, içinde bulunduğumuz 2016'ya daha umutlu bakmamızı sağladı. Sağlanan ekonomik istikrar ve alternatif yatırım araçlarındaki dalgalanmaların etkisiyle bu yıl konut satış rakamının yaklaşık yüzde 10 artarak 1 milyon 420 bin seviyelerine çıkmasını bekliyoruz" dedi. Konut satışları, 2015 Aralık ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5.9 oranında artarak 142 bin 599 oldu. Yıl içindeki toplam satışları 1 milyon 287 bin olarak tahmin ettiklerini hatırlatan Dap Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ziya Yılmaz, "2 bin adetlik fazla sürpriz oldu" diyerek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Bu müthiş bir rakam. Şu anda 2016 yılında da yüzde 10 üzerinde büyüme bekliyoruz. 2015'de 2 seçim oldu ama Türkiye ekonomisi sürekli büyüyor. Durağan dönem olmasına karşın konut kazandırıyor. Bunun nedeni de konut stoğu çok eski. Konut yatırımı dolar ve borsadan iyi görünüyor. Artık kimse kazancını yastık altında tutmuyor, konuta yatırıyor. Yaşadığımız evlerden daha iyi ev talebimiz var. Dünyanın en iyi projeleri zaten ülkemizde yapılıyor." Türkiye genelinde ipotekli konut satışları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6.6 oranında azalış göstererek 434 bin 388'i oldu. Toplam konut satışları içinde ipotekli satışların payı yüzde 28.2 olarak gerçekleşti. İpotekli satışlar yıl içinde sürekli sert düşüşler yaşamıştı. Nedenin konut kredi faizlerinin yüksek oranı olduğunu belirten Nazmi Durbakayım, "2015'te daralma gösteren tek rakam ise ipotekli satış oldu. Hem adetsel hem de oransal olarak gerileyen ipotekli satışlardaki tek gerekçe ise konut kredi faiz oranlarının yüzde 1 seviyelerinin üzerine çıkması olarak gösterilebilir" dedi. Diğer konut satışları ise gayrimenkul firmalarının yaptığı kampanya ve ödeme fırsatlarının da etkisiyle Türkiye genelinde bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 11.8 oranında artarak 102 bin 316 olarak gerçekleşti.
Milliyet

  
Kadınlar İyi Bir Askerini Kaybetti 
Dünya çapında bir dayanışma hareketi olan "He ForShe"nin Davos'taki etkinliğine katılmayı planlayan ve ölümü Türkiye'de büyük üzüntü yaratan Koç Holding'in Başkanı Mustafa Koç için programın başında bir anma düzenlendi. Toplantı başlamadan önce söz alan Birleşmiş Milletler Kadın Birimi Direktörü Phumzile Mlambo-Ngcuka, Koç anısına katılımcıları 1 dakika sessiz duruşa davet etti ve şunları söyledi: "Bu konuşma sabah bizimle olması beklenen birisi için.. Mustafa ile Aralık'ta İstanbul'da bu toplantıyı konuşmak için birlikteydik. Çok heyecanlıydı. Bölgede kadın erkek eşitliği konusunda şirketinin bir rol model olduğunu, bu konudaki zorlukları konuştuk. Kadın-erkek eşitliği konusunda iyi bir askerimizi, savunucumuzu kaybettik. Onu çok özleyeceğiz. Onunla gurur duyuyoruz. Huzur içerisinde uyusun." Ardından Mustafa Koç'un konuşma metni okundu. Koç'un konuşması şöyle: : "Cinsiyet eşitliği gelişmiş dünya için bile halen bir rüya, ama yine de gelişmekte olan ülkelerde cinsiyet boşluğunun daha geniş olduğunu biliyoruz ve bu boşluğu doldurmak hiç kolay değilken, cinsiyet eşitliği hakkında konuşmak daha da zor. Ben gelişmekte olan bir ülkeden bu kampanya için seçilen tek kişi olmaktan gurur duyuyorum. Bu güçlükle baş etmeyi kabul ettim çünkü diğer ülkelerdeki liderlere ilham olup, benzer kültürlere sahip ülkelerin de böyle kurumlara katılmalarını istiyorum. Cinsiyet eşitsizliğine karşı durmak bizim görevimizdir. Özellikle de sosyal hayat ve iş dünyasındaki baskın erkek gücüne karşı durmalıyız. Karşı geldiğimiz bu zor durum ne kadar büyükse, sonunda aldığımız ödülün de aynı derecede büyük olacağını unutmamalıyız. Dünyamız liberal ve eğitimli kadınlar olmadan gelişemez özellikle de gelişmekte olan ülkelerin bunun farkına varması gerekir. Bizler dünyadaki cinsiyet eşitliği kavramını gerçeğe dönüştürebiliriz ve ben bu vesileyle dünyadaki diğer liderlerin de bunun için çabalamalarını istiyorum. Gerçek bir eşitlik şart"
Vatan

 
İnterneti Ucuzlatacak Uydu Teslim Alındı 
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Kazakistan'daki Baykonur uzay Üssü'nden 16 Ekim'de gönderilen Türksat 4B uydusunun Türksat AŞ'ye yörüngede teslim edildiğini söyledi. uydunun, Türkiye'nin yanı sıra Avrupa, Afrika, Ortadoğu, Orta Asya ile Türk Cumhuriyetleri'ni kapsayan bölgede iletişim ve geniş bant hizmetleri vereceğini dile getiren Yıldırım "Tam kapasite hizmet vermeye başlayan uydu sayesinde, uydudan daha uygun maliyetle yüksek hızlı internet erişimi sağlanacak. Özellikle zor coğrafi şartlar nedeniyle karasal altyapının götürülmesinde zorlanılan bölgelere hızlı ve genişbant interneti uydu üzerinden verilecek" diye konuştu. Bakan Yıldırım "Halihazırda 5 bini aşkın sayıda terminalden vSAT (küçük çaplı uydu antenleriyle uydu üzerinden veri haberleşmesi) hizmeti sunulmaktayken Türksat 4B uydusunun sağladığı kapasite sayesinde ilave 20 bin vSAT terminaline daha 10 Mbps uplink, 50Mbps hızlarına kadar hizmet verilebilecek" dedi.
Star

 
DÜNYA 

Türkiye Söz Verdi 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Almanya ile ilk kez düzenlenen Hükümetlerarası Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi için dün Davos'tan Almanya'nın başkenti Berlin'e geçti. Mülteci krizinin çözümü için Türkiye'den büyük beklentileri olan Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Davutoğlu'nu başbakanlık binasında askeri törenle karşıladı. İki taraftan bakanların katılımıyla İşbirliği Konseyi toplantısı düzenlenirken görüşmelerde Suriye'deki kriz, Avrupa'ya sığınmacı akını ve terör örgütü IŞİD ile mücadele ön plana çıktı. Davutoğlu ve Merkel, çalışma yemeği sonrası ortak basın toplantısı düzenledi. Sözlerine Almanca başlayan Başbakan Davutoğlu, 10 Alman turistin öldüğü İstanbul saldırısıyla ilgili olarak "Terör saldırısı bizi derinden yaralamıştır, 10 Alman dostumuzu kaybettik Risk ve tehditler karşısında da Türkiye ve Almanya omuz omuzadır" dedi. Davutoğlu, Merkel'in krizlerden kaçan mültecilere sınırları açmasıyla ilgili olarak, "Merkel'e bir teşekkür borcumuz var. O da dünya ve Avrupa'da mülteciler konusunda tam bir sessizlik hâkimken, üç-dört senedir süren bu insanlık trajedisine dönük olarak herhangi bir tedbir düşünülmezken, Sayın Merkel bu konuda Avrupa'da ciddi bir farkındalık oluşmasını sağladı" diye konuştu. Mülteci krizinin ne Türkiye'nin ne de Almanya'nın krizi olduğunu söyleyen Davutoğlu, iki ülke olarak Cenevre'de haftaya yapılması planlanan Suriye barış görüşmelerinin başarılı olmasını istediklerini söyledi. Davutoğlu, "Suriye'den gelen mültecileri barbar bir rejimden kaçan masumlar olarak görüyoruz. Mülteciler krizi Suriye ve Ortadoğu'da çıkan krizin bize yansımasıdır. (Suriye Devlet Başkanı) Esad Şam'dayken mülteciler dönmez" diye konuştu. Merkel ise Başbakan Davutoğlu'nun Avrupa Birliği'ne yönelik mülteci sayısını azaltmak için Türkiye'nin elinden geleni yapacağına dair ortak bir uzlaşmaya imza attığını söyledi. Türkiye'nin Suriyeli sığınmacılar için çalışma izni verilmesinin ön şartlarını oluşturduğunu belirten Merkel, "Biz de bu konuya ilişkin AB'nin destek olarak vereceği 3 milyar euro'nun hazır edilmesini vadettik. Burada tekrar taahhüt ettim" dedi. Davutoğlu, Alman haber ajansı DPA'ya verdiği röportajda ise "3 milyar euro bile yeterli olmayabilir. Kimse bu krizin ne kadar süreceğini bilmiyor. Biz AB'den para dilenmiyoruz. Fakat yükü paylaşmak gibi bir taahhüt varsa, oturup krizin tüm detaylarını konuşmalıyız" dedi. Türkiye'nin düzensiz göçmenlerin geri kabulü için söz verdiği buna karşılık Almanya'nın Türk vatandaşlarına yönelik AB vizesi uygulamasının ekim ayı itibariyle kolaylaştırılması konusunda destek vereceği kaydedildi.
Hürriyet

 
Bir Üs De ABD Mi Kuracak 
Bir Rus askeri heyetinin Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke vilayetindeki Kamışlı kentine Esad rejiminin denetimindeki havalimanını incelemek üzere 16 Ocak'ta gitmesinden sonra, ABD'nin de vilayetteki Rimelan kasabasında bir hava üssü kurmak için zemin yokladığı iddia edildi. Amerikan New York Times gazetesi dün, bölgedeki yerel kaynaklara dayanarak ABD'nin Rimelan'ın güneyinde normalde tarım uçakları için yapılmış eski bir havaalanının kontrolünü aldığını yazdı. ABD'nin IŞİD'e karşı operasyonlarda PYD'nin silahlı kanadı YPG ile bu üssü kullanma konusunda anlaştığı ileri sürüldü. İngiliz BBC sitesi ise ABD'nin uçak pistini genişletmekte olduğunu gösteren uydu görüntülerine ulaştığını duyurdu. Düşünce kuruluşu Stratfor'un elde ettiği görüntüler, Rimelan'daki uçak pistinin 700 metreden 1300 metreye çıkarıldığını gösteriyor. Bu, Herkül uçaklarının inmesi için yeterli bir alan. Dünya genelindeki çatışmaları izleyen Conflict News sitesi ise, YPG'ye yakın haber sitelerinin de bir süredir bölgede aidiyeti bilinmeyen helikopterlerin uçtuğunu rapor ettiğine yer verdi.
Hürriyet

 
Terör Somali'yi Vurdu: 20 Ölü 
Somali'nin başkenti Mogadişu'da bir kafenin otoparkında bomba yüklü araçla düzenlenen saldırıda en az 20 kişi öldü. Saldırganlardan 4'ü güvenlik güçlerince etkisiz hale getirildi. Polis, 10 saatlik çatışmanın ardından kafenin kontrolü sağlayabildi. Ölenlerden çoğunun kadın ve çocuk olduğu kaydedildi. Terör saldırısını Eş-Şebab örgütü üstlendi.
Türkiye

 
Peşmergeler Alman Silahlarını Satıyor 
Almanya'nın önde gelen yayın kuruluşları Batı Almanya Radyo Televizyonu (WDR) ve Kuzey Almanya Radyo Televizyonu (NDR), Berlin yönetiminin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarıyla savaşta kullanmaları için Peşmerge'ye gönderdiği silahların Erbil ve Süleymaniye'deki pazarlarda satıldığını yazdı. Alman hükümeti Peşmerge'ye destek amacıyla 2014'ün ortalarında Kuzey Irak'a, Milan tipi anti tank füzelerinin yanı sıra, 20 bin adet G3 ve G36 tüfeği ile 8 bin tabanca ve yüklü miktarda mühimmat göndermişti. Haberde Erbil yakınlarındaki silah pazarında Kalaşnikof ve G3 tipi tüfeklerin bin 450 ile bin 800 dolar arasında satıldığı belirtildi. Silahların üzerinde Alman Ordusu 'Bundeswehr'in kısaltması 'BW' yazısı ile üretici firma olan Heckler&Koch'un kısaltmasının 'HK' yazdığı kaydedilen haberde, Süleymaniye'deki silah pazarında ise P1 tipi tabancaların orijinal paketinde bin 200 dolara satıldığı bilgisi yer aldı. Haberde silahların geçim sıkıntısı çeken Peşmerge tarafından satıldığı tespitine yer verildi. Kerkük Valisi Necmettin Kerim, bölgesel yönetimin yetersiz mali kaynaklardan ötürü aralarında Peşmergelerin de bulunduğu kamu görevlilerine düzenli maaş ödeyemediğini kaydetti.
Vatan

 
Tunus Yeniden Yanıyor 
2010'da Muhammed Buazizi'nin kendini yakmasıyla Arap Baharı'nın ilk kıvılcımının ateşlendiği Tunus'ta protestolar yeniden başladı. Geçen gün, işsiz bir genç, günlerdir gösterilerin odağı haline gelen Kasrin kentinin Ez-Zuhur Mahallesi'nde kendini yakma girişiminde bulundu. Bir grup genç, 2014'te "iş talebi" gösterileri düzenlemiş valilik tarafından ilk işe alınacaklar listesine isimlerini yazdırmıştı. Geçen hafta sonu açıklanan listede adı olmayan bir göstericinin protesto amacıyla tırmandığı direkte elektrik akımına kapılması sonucu ölümü, hükümet karşıtı protestoları başlatmıştı. Kasrin'de başlayan gösteriler 10 vilayete yayıldı. Tunus'ta resmi veriler, işsizlik oranının yüzde 15 olduğunu gösteriyor.
Star

 
Kırımlı Lidere Yakalama Kararı 
Kırım Tatarlarının eski lideri Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu hakkında gıyâbi tutuklama kararı çıktı. Kırım Başsavcısı Natalia Poklonskaya, Kırım'daki bir mahkemenin eski lider Abdülcemil'in aranlar listesine alındığını söyledi. Poklonskaya, Kırım'ın eski lideri hakkında çeşitli suçlardan soruşturma başlatıldığını ifade ederek bu suçların neler olduğuna dair bir açıklamada bulunmadı. Kırım'ın Rus Parlamentosu Başkanı Konstantnov, Ukrayna milletvekili de olan Abdülcemil'in ülkede yönetimin değişmesinden sonra tutuklanabilir dedi. Kırım'ın Rus savcısı Natalya Poklonskaya, Kırım savcılığının, "Kırımoğlu'nun Ukrayna'nın Kırım'a ablukasının organizatörlerinden biri olduğu" iddiasıyla mahkemeye başvurduğunu ve başvurunun kabul edildiğini açıkladı. Fakat bahsedilen 'organize suçlar'ın neler olduğuna dair tam bir açıklama yapmadı. Karadeniz'de stratejik bir yarımada olan Kırım, 2014'te yapılan ve yaklaşık 250 bin Müslüman'ın boykot ettiği referandum sonucuna dayanarak Rusya tarafından ilhak edilmişti. Kararı açıklayan Kırım Başsavcısı Poklonskaya geçen Ağustos ayında Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu ve onun yerine Kırım Tatar millî meclisi Başkanı olan Rıfat Çubarov hakkında "sahte liderler" açıklamasında bulunmuştu. Poklonskaya, iki lider Ankara'da 1-2 Ağustos'ta düzenlenen Dünya Kırım Tatar Kongresi'ne katılınca "Kırım Tatarları, sorunlarının dışarıdan çözülmesine ihtiyaç duymuyor. Kırım Tatar topluluğu temsilcileri bana başvurarak, Tatar meclisinin eski liderleri Abdülcemil ile Çubarov'un zarar verici açıklamalarından onları korumamı istedi" açıklamasında bulunmuştu.
Star

POLİTİKA 

Zana İle Görüşebilirim 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, HDP Ağrı milletvekili Leyla Zana'nın görüşme talebine olumlu yaklaşarak, "Kanaatim kabulden yanadır. Kabul edip kendisiyle görüşebiliriz" dedi. Erdoğan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, İstanbul Valisi Vasip Şahin ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'la birlikte cuma namazını Üsküdar'daki Akabe Camii'nde kıldı. Erdoğan cami çıkışında karnelerini alan öğrencilerle sohbet edip, fotoğraf çektirirken Cumhurbaşkanlığı korumaları da çocuklara oyuncak dağıttı. Gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan, Diyarbakır'daki okula yapılan terör saldırısına ilişkin bir soru üzerine, "Bu çok çok üzüntü verici bir olay. Bu terör örgütünün ne denli ahlaksız, ne denli alçak, ne denli adi girişimler içinde olduğunu açık ve net ortaya koyuyor. Bugüne kadar okullarımızı, camilerimizi, hastanelerimizi, yaktılar bombaladılar. Bugünkü olay da adeta bunun bir zirvesi. Tek tesellimiz şu an itibarıyla o yavrularımızdan şehidimiz yok. Durumlarının iyi olduğuna dair haberi aldım" yanıtını verdi. Okula yönelik saldırının "Barış İçin Akademisyenler İnisiyatifi"nin imzaladığı bildiriye de bir yanıt olduğunu dile getiren Cumhurbaşkanı sözlerini şöyle sürdürdü; "Bu sözde akademisyenler, kimlerin yanında olduklarını çok açık ve ortaya koydular. Karnelerini alan öğrencilere yapılan bu adice saldırının arkasında olanlar bunlar. Bunların öğrenciyle, talebeyle, ne denli ilgi ve alakalarının olduğu ortada. Bunlar da bir şey ortaya koyuyor; 'Biz buyuz, bizim aslımız bu. Biz öğretmen, muallim böyle bir derdimiz yok. Biz terörün yanındayız, teröristin arkasındayız'. Bugünkü olay bunun aslında yaşama bir kez daha geçtiği bir olaydır." Erdoğan, önceki gün Beştepe'de akademisyenlerle yapılan görüşmede "Barış ve Kardeşlik Bakanlığı" kurulması yönünde öneri gelip gelmediğine yönelik soruya ise şu yanıtı verdi: "Öneri geldi. Buna karşı hocalarımıza şunu söyledim; Zaten milli birlik ve kardeşlik projesinin içeriği ne ise kuracağınız böyle bir bakanlığın içeriği de bu olacak. Sadece adı ne olacak, bir bakanlık kurduk olacak. Hükümetimizin de gündeminde böyle bir şey kulağıma gelmedi. Bana da istişare edildiği zaman söyleyeceğim, gerek yok. Bakanlık sayısını çoğaltmak ülkede yürütmeyi güçlendirmeyi getirmez. Bizde bir ara 35 bakanlık vardı. Başbakan olduğumda ilk işim onu 25'e indirmek oldu. 25'e indirdik, çok daha başarılı olduk." Rus askerlerinin Kamışlı'ya konuşlandığı ve PYD'nin Fırat'ın batısına geçtiği yönündeki iddiaları da Erdoağan şöyle yanıtladı: "Rusya'nın 100 askerinin olduğu kulağımıza geliyor ama bölgede bizim hassasiyetlerimiz aynı şekilde devam ediyor. Bu konuda hassasız ve sürekli olarak bizim koalisyon güçlerine söylediğimiz, 'PKK, PYD, YPG, DAEŞ, bunların hiçbirinin birbirinden farkı yok, bunlara karşı da tavrımız aynı olacaktır'. Yarın da bunları Sayın Biden'la çok açık görüşeceğiz. PYD'nin Fırat'ın batısına geçmesi hepsi dedikodu. Böyle zaman zaman bu tür şeylerin olduğu söyleniyor. Bunlara şu ana kadar müsaade etmedik, etmeyeceğiz. Kısmi şeyler olsa bile bunları zaten biliyorsunuz yaptığımız operasyonlarla, özellikle Mare-Hercele hattındaki operasyonlarla buna zaten fırsat vermedik. Koalisyon güçleriyle de fırsat vermemeye devam ediyoruz." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Leyla Zana'nın kendisi ile görüşme talebi olduğuna dair iddialar konusunda da "Böyle bir talebi oldu. Dün Beştepe sofrasında bunu da arkadaşlarımızla paylaştık. Şu anda arkadaşlarımızla bu konuyla ilgili değerlendirme ve bu değerlendirme neticesinde kanaatim kabulden yanadır. Kabul edip kendisi ile görüşebiliriz" diye konuştu.
Milliyet

 
'Almanya Ve Şansölye Merkel Yalnız Değildir!' 
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Türkiye- Almanya Hükümetlerarası İstişare Mekanizması'nın ilk toplantısına katılmak üzere gittiği Berlin'de Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile mülteci krizini masaya yatırdı. Göç krizinde üstlendiği yük nedeniyle Türkiye'nin desteğine ihtiyaç duyan Almanya'nın, oldukça az sayıda ülkeye sunduğu bu mekanizmayı Ankara ile de kurması, ikili ilişkiler ve işbirliği adına önem teşkil ediyor. Davutoğlu ve Merkel, Türkiye ile Almanya arasındaki hükümetler arası işbirliği toplantısının ardından ortak basın toplantısı düzenledi. İki lider de açıklamalarını kendi dilinde yaparken Davutoğlu, "Konuşmamın başında Almanca konuşmak istiyorum" diyerek sözlerine başladı ve Sultanahmet saldırısında hayatını kaybeden alman vatandaşlara taziye dileklerini sundu. Merkel ise, Avrupa'ya ulaşan göçmenlerin sayısını azaltmak için "Türkiye'nin her şeyi yapacağına" dair söz aldığını belirtti. Merkel, Başbakan ile ortak bir bildiriye imza attıklarını, bu bildiri ile "Türk hükümetinin AB'ye geçen göçmenlerin sayısını azaltmak için her şeyi yapacağını bildirdiğini" söyledi. "Başbakan, Türkiye hükümetinin, yakın gelecekte düzensiz göçmenlerin sayısını büyük ölçüde azaltmak için mümkün olan tüm çabayı sarf edeceğine olan bağlılığını vurguladı" diyen Merkel, "Türkiye'nin, korumaya ihtiyacı olmayan düzensiz göçmenlerin geri kabulünü kolaylaştırma sözü verdiğini" belirtti. İmza atılan bildiriye göre, karşılığında ise Almanya, Türkiye'ye Ekim 2016'da vize muafiyeti konusunda tam destek sunuyor. Bildiride, iki ülkenin Türkiye'ye Schengen bölgesi vizesinin kaldırılması için çalışmak konusunda mutabık kaldığı, Ekim 2016'da vize muafiyetinin sağlanmasının planlandığı yer alıyor. Merkel ayrıca, basın toplantısında Türkiye'ye söz verilen ancak henüz ödenmeyen 3 milyar euroluk mali yardımın da 'hazır edileceğini' söyledi. 29 Kasım'da yapılan Türkiye-AB zirvesinde Türkiye'ye mülteciler için 3 milyar euro yardım yapılacağı sözü verilmişti. Ancak AB ülkeleri bu kaynağın finansmanı konusunda anlaşmazlığa düşmüştü. Bu paranın 1 milyar euroluk bölümünün AB bütçesinden, kalanının ise AB üyesi ülkeler tarafından karşılanması kararlaştırılmış, İtalya'nın kendi payını ödemek istememesi kriz yaratmıştı. Basın toplantısının soru-cevap kısmında bir Alman gazetecinin "Almanya yalnız mı kaldı?" sorusu üzerine Merkel, "Hayır, değiliz. Öyle düşünmüyoruz. Yasal bir göç konusunda çözüm birlikte çalışma ile elde edilebilir. Göç nedenlerini konuşmalıyız, Avrupa'nın çıkarlarını da korumak zorundayız. 29 Kasım'da Türkiye-AB eylem planı imzalandı, birlikte de çalışmaya devam edeceğiz. Yılbaşı gecesi Köln'de olan (taciz olayları) endişeye yol açtı. Bu yasa dışı göçler devamlı hale gelmeyecek" diye konuştu. Bu soru üzerine söz alan Davutoğlu da, "Almanya ve Merkel yalnız değildir. Türkiye yanındadır. Siyasi liderler tarihe zor dönemde aldıkları insani tavırla geçerler. Merkel, insanlık vicdanı adına tarihe geçecek adım atmıştır. Almanya bu tavrı dolayısıyla insani tavra muhatap olan Suriyeli mülteciler nezdinde unutulmayacak bu tavrı tarihe geçecektir. Bütün bu mücadelede kritik süreçte el ele yol yürümeye kararlıyız" dedi. Türkiye'de de kendilerinin çok eleştirildiğini anlatan Davutoğlu, "2 milyon Suriyeliyi göndereceğiz dediler. Gitselerdi birçoğu öldürülmüş olurdu. İnsanları ölüme gönderen ülke olarak anılırdık. Birçok para, harcanan 10 milyar dolar bize de soruldu ama biz tarihi tecrübelerle biliyoruz ki insani tavır alan ülkeler unutulmaz. Küçük hesap yapanlar da tarihe kötü şekilde geçerler" dedi.
Milliyet

 
2 Uzman Çavuş Yaralı 
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 2 Aralık günü 6 mahallede hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için konulan sokağa çıkma yasağı sürüyor. Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı Özel Kuvvetler ile polis ve jandarma özel harekat timlerinin katıldığı operasyonlarda bugün ilçeden sık sık silah ve patlama sesleri yükseldi. Çatışmaların yaşandığı Hasırlı Mahallesi'nde teröristlerin düzenlediği roketatarlı saldırıda 2 uzman çavuş yaralandı. Yaralı askerler bölgede bekletilen ambulanslarla Diyarbakır Asker Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alınırken, birinin durumunun ciddi olduğu belirtildi.
Vatan


SPOR 

THY Avrupa Ligi Top 16 E Grubu'ndaki Türk derbisinde Fenerbahçe, deplasmanda Darüşşafaka Doğuş'u 106-100 yendi. Kanarya 4'te 4 yapıp grupta liderliğini sürdürürken; Daçka 4'te sıfırla son sırada kaldı. İki takım da tamamen hücuma odaklanınca, yemeyen değil atan kazandı! Fener, farkı bir ara 18 sayıya kadar çıkardığı maçın son periyodunda zorlandı ama rakibinin yakalamasına izin vermedi. Yeşil-Siyahlılar'dan 6, Sarı-Lacivertliler'den 5 olmak üzere 11 oyuncu çift haneli sayı üretirken; double double yapan isim 16 sayı 13 ribauntla Vesely oldu. 51-62 biten ilk yarı; 113 ile "Avrupa Ligi Top 16'da bir devredeki sayı rekoru" olarak tarihe geçti. Kanarya, Kupa 1'de en çok sayı attığı ikinci maçı; Obradoviç yönetiminde en çok sayı yediği maçı oynadı. İki takımın Spor Toto Basketbol Ligi'nin ilk yarısındaki maçını Fener 80-75 kazanmıştı.
Star

 
Devre arası transferinde kaleci Boyko'nun yanı sıra Getafe'den Alexis Delgado'yu renklerine bağlayan Beşiktaş'ta Shanghai Shenhua'nın ısrarla istediği Ersan Adem Gülüm için ayrılık çanları çalıyor. Çin kulübünün Başkanı Bruce Zhuo'nun kar yüzünden ertelenen Mersin İdmanyurdu maçında izlemeye geldiği milli stoperin gitmek için yönetimden izin istediği ortaya çıktı. Siyah-Beyazlı takımda yıllık 1.2 milyon euroya oynayan Ersan'ın yöneticilerle yaptığı görüşmede, "Shanghai Shenhua bana burada aldığımın neredeyse 3 katı para teklif etti. Beşiktaş'ı çok seviyorum. Ancak insan her zaman böyle bir teklifle karşı karşıya kalmaz. Bu benim kariyerimdeki en iyi fırsat olabilir. Önümü açın hem ben hem de kulüp kazansın" diyerek izin istediği öğrenildi. Ersan Gülüm'le prensip anlaşmasına varan Shenhua'nın Beşiktaş'a da bonservis için 4.5 milyon euro teklif ettiği belirtiliyor. Yönetimin Çin kulübün teklifi 5.5 milyon euroya çıkarması durumunda Ersan'a ayrılık vizesi vereceği iddia ediliyor. Bu arada Siyah-Beyazlılar, Ersan'ın ayrılma ihtimaline karşı Bayern Münih'ten Badstuber'in yanı sıra Bursaspor'dan Serdar Aziz için düğmeye bastığı kaydedildi.
Star

 
Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek, geçmiş 3 yılda oluşan zararların UEFA'nın uyarılarına rağmen gerçekleştiğini söyleyerek, eski Başkan Ünal Aysal ve yönetimini eleştirdi. Özbek "Ünal Aysal döneminde çalışan, finansmanı yöneten arkadaşlar var. Onların kim olduğu belli. Bu kişilere sormak lazım. UEFA'nın bu uyarısına rağmen ne yaptınız? Hadi 2012-13'de ihlal edip 34 milyon euro zarar etmişin. 2013-14'de 70 milyon zarara göz yumdun? 2014-15 niye devam ettin?" dedi. Başkan "3 yıl men cezasından söz ediliyordu. Ancak savunmamızın etkili olduğunu düşünüyorum ki önerilen ceza 1+1 şeklinde. Biz asıl savunmamızı Şubat'ta yapacağız. Rakamlar ortada. Savunulmayacak hatalar var. Neyi savunacaksın? UEFA'nın uyarısına rağmen 134 milyon ekstra zarar var. Komisyon bize 'Size ceza daha ağır olacaktı ama siz de ciddi bir çaba gördük' dedi. Bu yüzden ceza önerimizi 1+1 olarak sunduk" açıklamasında bulundu. Komisyonun "Zararı 10 milyon ve altına indirirsen 2. men cezasını askıda tutarım" dediğini aktaran Özbek "Bir iyileşme trendi gördüler ve şartlı ceza yoluna girdiler. Yüzde yüz ceza gelecek diye bir durum yok. Taraftar karamsarlığa kapılmasın. Bu 1+1 bir teklif, yargılama kurulu bizi dinleyecek. Ben hala ikna edebileceğimize de inanıyorum" dedi. Özbek, Adnan Polat'ın tablo için Aysal'ı suçlamasına ise "Bu tartışmanın içinde olmak istemiyorum" diye yorumladı.
Star

 
Sezon başında kiralık gittiği Al Ain'den gönderilen Emmanuel Emenike'nin Fenerbahçe'ye dönüp dönmeyeceğiyle ilgili dedikodular sürerken, Jose Fernandao Sarı-Lacivertli forma içindeki performansı ile buna gerek olmadığını gösterdi. Bursaspor'dan lig öncesi kadroya katılan Brezilyalı futbolcu, 6 aylık futbolu ile selefi olan ve İngiliz ekibi Westham'ın istediği Emenike'yi tarihe gömdü. Fenerbahçe'yi "Süper Lig Gol Kralı" unvanı ile gelen Fernandao, şu ana kadar oynadığı resmi maçlarda 16 gol attı. Sambacı ligde 8, Avrupa Ligi'nde 6, Ziraat Türkiye Kupası'nda da 2 kez fileleri sarstı. Emenike ise Sarı-Lacivertli forma ile ilk sezonunda 12, geçen sezon ise 4 gol kaydetmişti. Fenerbahçe'deki 6 ayında gösterdiği performansla Nijeryalı forveti geçen Fernandao, Teknik Direktör Vitor Pereira'nın da vazgeçilmezi olmayı başardı. Ligde Çaykur Rizespor ile yarın oynanacak maçta da Portekizli hoca, Fernandao'ya güveniyor. Sakatlığı bulunan Robin van Persie'nin yarın forma giymesi zor. Pereira'nın elindeki tek forvet olarak kalan Brezilyalı futbolcu Rize karşısına ilk 11'de çıkacak. Fernandao ile idmanda özel bir görüşme yapan Pereira, oyuncusunu yarınki mücadeleye motive etmeye çalıştı. Rize maçında Fernandao'nun sağında Markoviç, solunda da Nani görev yapacak.
Star

 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme