28 Ocak 2016 Perşembe

28.01.2016 Genel Gündem

28.01.2016

GÜNDEM

Sur'dan Kaçış Göçü
Terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonların sürdüğü Diyarbakır'ın Sur ilçesinde, kaleiçinde kalan 15 mahalleden Cevatpaşa, Fatihpaşa, Dabanoğlu, Hasırlı, Cemal Yılmaz ve Savaş mahallelerinde hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması için 2 Aralık'ta sokağa çıkma yasağı getirilmişti. Sur Kaymakamlığı, bu mahallelere dün 5 mahalle daha ekledi. Abdaldede, Alipaşa, Lalebey, Süleyman Nazif ve Ziya Gökalp mahalleleri ile Melikahmet Caddesi'nde de dün saat 11.30'dan itibaren sokağa çıkma yasağı getirildi. 5 mahallede yaşayanların büyük bölümü, yasak başlamadan önce evlerinden ayrıldı. Sabahın erken saatlerinden itibaren yaşadıkları mahallelere hendek kazılıp, barikat kurulduğunu gören birçok aile, yanlarına alabildikleriyle evlerini terk etti. Sur ilçesinin Urfakapı bölgesinden ayrılanlar yaşanan duruma isyan etti. Vatandaşlar, "Perişan bir haldeyiz, gidecek yerimiz yok. Olan bize oluyor. Hendekler kazıldıktan sonra bize burayı boşaltın dediler. Yeter artık bu savaşın bitmesini istiyoruz" dedi. Bu arada dün sokağa çıkma yasağı ilan edilen 5 mahalleye giren güvenlik güçleri hendek ve barikatları kaldırmak için çalışmalarına başladı. Sur ilçesinde halk, sokağa çıkma yasağına kısa süre kala alabildikleriyle evlerini terk ediyor. Kimileri evlerinden alabildikleri eşyasını otomobil, traktör ve el arabasına yüklerken kimi vatandaş da sırtlayabildiklerini götürdü. Hasta yakınlarını tekerlekli sandalyeyle ilçeden çıkaran da var, beslediği kuşunu götüren de, buzdolabını, çamaşır makinesini sırtlayan da halılarını alan da. Bir vatandaşın eşyasının yanısıra evinden aldığı Kuran'ı Kerim'i boynuna asarak çıkması da dikkat çekti.
Hürriyet


4 Şehit
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde dün bombalı tuzakları kaldırmayı sürdüren güvenlik güçleri ile PKK'lı teröristler arasında çatışma çıktı. Çatışmada PKK'lıların keskin nişancı tüfeği Kanas'la açtığı ateşte 2 asker ile roketatarlı saldırıda 6 asker olmak üzere 8 güvenlik görevlisi yaralandı. Diyarbakır Asker Hastanesi'ne kaldırılan yaralılardan Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa, Astsubay Üstçavuş Özgür Erdoğan ve Uzman Çavuş Osman Ateş (27) tüm çabalara karşın kurtarılamayarak şehit oldu. Yaralı askerlerin tedavileri ise sürüyor. Teröristler, operasyona katılan Komiser Yardımcısı Zekeriya Bilgen'i (43) de keskin nişancı tüfeği Kanas'la ağır yaraladı. Hastaneye kaldırılan Bilgen, şehit oldu. Kayseri 1'inci Komando Tugayı'ndan geçici görevle Diyarbakır'a giden Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa'nın eşine acı haber verildi. Kayseri'deki anne ve babasının yanında kalan Nadiye Çiğa'nın 2 ay önce Ahsen adında bir kız dünyaya getirdiği için doğum izninde olduğu öğrenildi. Şehit Astsubay Üstçavuş Özgür Erdoğan'ın Kayseri'nin Talas ilçesinde 4 yaşındaki kızı Eylül Ada ile yaşayan eşi Öznur Erdoğan acı haberle yıkıldı. Kayseri 1. Komando Tugayı'ndan geçici görevle Diyarbakır'a giden Erdoğan'ın İzmir'de yaşayan annesi Mübeccel ve babası Sait Erdoğan Kayseri'ye gitmek üzere yola çıktı. Erdoğan'ın memleketi Sivas'ın Divriği ilçesindeki yakınları da büyük üzüntü yaşandı. Yeğeninin şehit haberini alan halası Zehra Kale, "Keşke ben gitseydim onun yerine. Gencecik çocuktu. 'Kendi gönüllü olarak orayı seçti' dediler. Vatanını, bayrağını çok seviyordu. Terör yaktı bizi. Türkiye'de artık barış olsa, böyle canlar yanmasa daha iyi olur. Olan gençlerimize, çocuklarımıza oluyor" dedi. Şehit Erdoğan'ın cenazesi bugün Divriği'de toprağa verilecek. Uzman Çavuş Osman Ateş'in şehitlik haberini Tokat'ın Pazar ilçesi Çiftlik köydeki evlerinde alan anne Resmiye ve baba Mustafa Ateş gözyaşlarına boğuldu. Şehidin halası Zeynep Aslan da acı haber üzerine ağıtlar yakarak gözyaşı döktü. Şehidin 3 kardeşi olduğu belirtildi. Özel harekât polisi Komiser Yardımcısı Zekeriya Bilgen'in Balıkesir Susurluk'ta yaşayan babası Yusuf ve annesi Kadriye Bilgen acı haberle yıkıldı. Haberi alınca fenalaşan kayınpeder Necmettin Sağ ise hastaneye kaldırıldı. 4 çocuk babası olan Bilgen bugün Susurluk'ta toprağa verilecek. Genelkurmay Başkanlığı, Şırnak'ın Cizre ilçesinde devam eden operasyonda 11, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde ise 9 PKK'lı teröristin öldürüldüğünü açıkladı.
Hürriyet

Terörle Mücadelede Kararlılık Vurgusu
Milli Güvenlik Kurulu'nun (MGK) 2016 yılındaki ilk toplantısı dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde yapıldı. MGK ve Yüksek Askeri Şura (YAŞ) toplantılarının ağustos ayına rastlaması nedeniyle, takvimde sıkışıklık yaşanmaması için için daha önce şubat ayında yapılan toplantı ilk kez ocak ayında yapıldı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da MGK öncesinde toplantıya katılacak bakanlarla hazırlık toplantısı yaptı. 6 saat 40 dakika süren toplantının ardından yayımlanan 6 maddelik MGK bildirisinde, şunlar kaydedildi: Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği ile kamu düzeninin sağlanması amacıyla yürütülen faaliyetler kapsamlı olarak görüşülmüştür. Bu çerçevede; milli güvenliğimize yönelik iç ve dış tehditler ile bölücü terör örgütüne, paralel devlet yapılanmasına ve DEAŞ'a karşı yurt içinde ve yurt dışında sürdürülen mücadele etraflıca değerlendirilmiştir. Kimden ve nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, terörün her türü bertaraf edilene kadar, kararlı ve ilkeli şekilde mücadeleye devam edileceği belirtilmiştir. Milletin temel değerlerini ve birlikte yaşama arzusunu hedef alarak, eğitim yuvalarını, sağlık kuruluşlarını, camileri tahrip edip kullanılamaz hâle getiren, baskı ve şiddet ile vatandaşlarımızı göçe zorlayan, bebekleri bile öldüren bölücü terör örgütüyle mücadelenin, aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır. Suriye'de yaşanan gelişmeler değerlendirilmiş; bu ülkeden kaynaklanan tehditlerin, ülkemizin ve bölgenin güvenlik ve istikrarına etkileri ile siyasi çözüm konusundaki son gelişmeler üzerinde durulmuştur. Muhalif gruplarla birlikte Suriye Türkmenlerine olan desteğimizin devam edeceği yönündeki kararlılığımız teyit edilmiştir. Mülteci konusu başta olmak üzere, sınır güvenliğimizi etkileyebilecek hususlar ele alınmış, son günlerde sınırlarımıza yakın bölgelerde meydana gelen hadiselerin tekerrürüne mani olmak maksadıyla, alınan ve alınabilecek ilave tedbirler gözden geçirilmiştir. Suriye'nin geleceğinin inşasında ne mevcut rejimin, ne DEAŞ, ne de PYD-YPG başta olmak üzere herhangi bir terör örgütünün yer almaması gerektiği ifade edilmiştir. Rusya'nın Suriye'deki rejimle birlikte yürüttüğü faaliyetler hakkında Kurul'a bilgi verilmiştir. Irak'ta yaşanan son gelişmeler değerlendirilmiş, terörle mücadelesinde yanında olduğumuz Irak'la ikili ilişkilerimizi geliştirecek unsurlar hakkında Kurul'a bilgi sunulmuştur. Ayrıca, Libya ve Yemen ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmeler ele alınmıştır. Avrupa Birliği ile yeniden olumlu bir ivme kazanan ilişkilerimizdeki son gelişmelerden duyulan memnuniyet ifade edilmiştir. Siber saldırılar, siber güvenlik ve siber güvenlik faaliyetlerine dair Kurul'a bilgi sunulmuştur.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 107,9507-108,0733
ABD Doları 2,9991-3, 0013
Euro 3,2680-3, 2720
İngiliz Sterlini 4, 2776-4, 2820

Tarifeli Model Turizmi Kurtarır
Rusya'da yaşanan ekonomik krizin ardından yaşanan Rus uçağının dürüşürülmesi olayı sonrası, Rusya'dan Türkiye'ye yönelik ardı ardına yaptırımlar geldi. Ekonomik kriz sebebiyle Türkiye'ye gelen Rus turist sayısı 4.5 milyondan 3.8 milyona kadar gerilerken, yaptırımlarla beraber bu sayının çok daha fazla düşeceği ifade edildi. Turizmciler de özellikle yılda 3 milyona yakın Rus turist ağırlayan Antalya için pazarı çeşitlendirme arayışına girdi. Yapılan çalışmaların daha fazla etki göstermesi için özellikle Antalya'ya dünyanın birçok noktasından tarifeli uçuşlar konulması gerektiğinin altını çizen ETS Tur Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Ersoy, gerekirse havayolu firmalarının sübvanse edilmesi gerektiğini söyledi. Başlayacak tarifeli uçuşlarla Antalya turizminin sınıf atlayacağına vurgu yapan Ersoy, "Çünkü Avrupalı zengin turist charter uçuşlarla tatile gitmek istemiyor. Direkt gideceği yere uçmak istiyor. Hatta business koltuklarda seyahati tercih ediyor. Eğer sıkıntılar atlatılmak isteniyor ve pazar çeşitlendirilmek isteniyorsa bu işe eğilmek gerekiyor. Böylelikle Türkiye'ye daha fazla para harcayan, zengin turisti getirebiliriz" dedi. Türkiye'nin ağırladığı toplam turist sayısının yüzde 60'ının Avrupalı yüzde 20'sinin BDT ülkelerinden, yüzde 20'sinin ise yerli turistlerden oluşması gerektiğine dikkat çeken Ersoy, sektörün en başta Rusya'ya bağımlı ve yanlış bir şekilde geliştiğini belirtti. Ersoy, "Antalya charter seferler ile bugünlere gelerek bir mucize yarattı. Tarifeli seferle başarılabilirse her koşulda hem kişi sayısı, hem de gelirde artış yaşanabilir. Tarifeli uçuş yapan havayollarına destek verilmeli. Turizm bölgelerine direkt uçuşlar yapılmalı. Bugün Dubai'yi yaratan Emirates ve tarifeli seferleridir. İlk başlarda Emirates de devlet tarafından desteklendi. Ancak şimdi dünyanın en çok kazanan havayollarından biri oldu. Dubai turizm destinasyonu haline getirdi. Belki bugünden yarına başaramayız ama bu krizden ders çıkarırarak tarifeli seferlere başlarız" ifadelerini kullandı.
Hürriyet

Yolsuzlukta Kötüleşme Var
Türkiye yolsuzluk algı endeksinde düşüşünü geçen yıl da sürdürdü. Uluslararası Şeffaflık Örgütü'nün Yolsuzluk Algı Endeksi 2015 sonuçlarına göre Türkiye 42 puan alarak geçen yıla göre 2 sıra gerileyerek 168 ülke arasında 66'ncılığa düştü. Yolsuzluk algı endeksinde ülkeler 0 ile 100 arasında puan alıyor. En yüksek puan 91 ile Danimarka'nın olurken en düşük puan Kuzey Kore ve Somali aldı. Türkiye bu puanı ile G-20 ülkeleri arasında 10'unculuktan 12'nciliğe geriledi, Avrupa Birliği ülkeleri arasında ise sonuncu oldu. Uluslararası Şeffaflık Örgütü (Transparency International), 1995'ten bu yana her yıl yayınladığı Yolsuzluk Algı Endeksi'nin bu yılki sonuçlarını açıkladı. 168 ülke arasında yapılan endeks çalışmasına göre 2015 sonuçlarında, Türkiye 3 puanlık düşüşle 2014'te aldığı puanın da altında kaldı. Türkiye'nin Yolsuzluk Algı Endeksi'ndeki notu, bu yıl 3 puan birden düştü. Açıklamaya göre Türkiye tüm Avrupa Birliği ülkelerinin gerisinde kalırken Bulgaristan'ın ardından en kötü ikinci oldu. Türkiye, G-20 ülkeleri arasında ise 10'uncu sıradan 12'nci sıraya geriledi. Türkiye geçen yıl skandalla sarsılan ülkelerle beraber en fazla puan kaybeden ülkeler arasında yer aldı. Uluslararası Şeffaflık Derneği Başkanı Oya Özarslan yolsuzluğu önlemek için çok uzunca bir süredir herhangi bir reform yapılmadığını hatırlatarak "Bu toplumsal umarsızlık ve ilgisizlik durumunu birleştirirsek, bu durum yolsuzluk konusunda herhangi bir şekilde mücadele etmek için olumsuz ön koşulları oluşturmaktadır" diye konuştu. Dernek'ten yapılan açıklamada ise 1995'ten bu yana açıklanan yolsuzluk algı endekslerinde Türkiye'nin yeri ve puanının son 21 yıldır gelişme göstermediği belirterek "Türkiye sıralamada, kurumsallaşmış köklü demokrasilere sahip olmayan ya da otoriter rejimlerle yönetilen Umman, Gana, Kuveyt, Malezya, Namibya, Ruanda, Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Suudi Arabistan gibi ülkelerin gerisinde kalmıştır. Bu uluslararası verilerin Türkiye'ye yapılan ekonomik yatırımlar açısından olumsuz anlamda etkisinin sürmeye devam edeceği düşünülmektedir. Bu bağlamda her geçen yıl 2001 krizinde ve sonrasında alınan puanlara yaklaşan bir düşüş sergilenmesi düşündürücüdür" denildi.
Hürriyet

Doğalgazda Zam Yok, İndirim Var
Kışın yüksek doğalgaz fiyatlarından şikayet eden vatandaşlara müjde niteliğindeki açıklama Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak'tan geldi. Albayrak, "Doğalgaza zam yapmak yerine enerji fiyatlarındaki düşüşle beraber indirime gidebiliriz" dedi. NTV canlı yayınında Albayrak, "Kış aylarında doğalgaz elektrik ve akaryakıt konusunda ne durumdayız" sorusunu da şöyle yanıtladı: "Büyük manada bir kriz yaşayacağımızı düşünmüyoruz. Kış şartlarında ısınmaya bağlı tüketimin yoğun olduğu aylarda bu talebi karşılama noktasında çok yoğun bir çaba sarf edip vatandaşlarımız ihtiyaçlarını karşılamak için tam teşekküllü 7 gün 24 saat çalışan bir Enerji Bakanlığı ekibimiz var." Albayrak, "Son elektrik kesintileri İstanbul'da meydana gelmişti bunun altyapıyla ne kadar bağlantısı var ve bu konuda üyesi olduğunuz hükümet neler planlıyor" sorusuna karşılık, "Vatandaşımızdan genellikle aldığımız şikayet doğalgazda iyi ama elektrikte kaliteli hizmeti alamıyoruz. Birincisi altyapılarının ömür itibari ile ikisi arasında ciddi bir fark var. Doğalgazın 15 yıllık bir ömrü varken, elektrik şebekeleri 30-40 yıllık. 5 yıl içinde tüm Türkiye'de 21 bölge ve elektrik dağıtıcıları derneği ile bir toplantı yaptık ve Türkiye'nin ihtiyacı olan bu teknik altyapı yatırımlarıyla ilgili yaklaşık 18 milyar TL'lik bir yatırım bütçesi belirledik. Özelleştirme sonrası yüzde 10-15 iyileştirme olan altyapı sisteminde, bu oranı yüzde 70-80'e çıkarmak için mutabık kaldık. Mahalle mahalle, semt semt bunun haritası çıkarıldı. Bu da beraberinde daha az kesinti ve dalgalanmaları getirecek" yanıtını verdi. Haziran 2014'ten bu yana düşen petrol fiyatlarının akaryakıt fiyatlarına neden aynı oranda yansımadığının sorulması üzerine, bu süreçte benzinde 90 kuruş motorinde ise 115 kuruş indirim meydana geldiğini hatırlatan Albayrak, sabit vergiye ve fiyatların dövize endeksli bir şekilde oluşmasına dikkat çekti.
Hürriyet

Gaz Yağı Satışına 'Akaryakıt' İncelemesi
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, gaz yağının amacı dışında, araçlarda akaryakıt olarak kullanılmaya başlandığı şüphesiyle bu ürünü dağıtıcılar arası ticaret kapsamından çıkartarak, inceleme başlattıklarını bildirdi. Gaz yağından alınan Özel Tüketim Vergisi'nin (ÖTV) motorin ve benzin gibi diğer akaryakıt türlerine göre daha düşük olduğunu anlatan Yılmaz, şöyle devam etti: "2016 yılında gaz yağı ticaretiyle ilgili olarak satış projeksiyonlarının, bir önceki yıla göre piyasanın büyümesinden kat ve kat fazla olduğunu belirledik. Bu durum akaryakıt piyasasında gaz yağının amacı dışında araçlarda, akaryakıt olarak kullanılmaya başlandığı şüphesini iyice arttırıyor. Bu kapsamda, ticaret takibinin etkin bir şekilde yapılabilmesi amacıyla, 2016 yılından itibaren gaz yağı dağıtıcılar arası ticaret kapsamından çıkarıldı." Litresi yaklaşık 2.62 liradan satılan gaz yağından 0.93 lira ÖTV alınırken, litresi yaklaşık 3.43 liradan işlem gören motorinden ise 1.59 lira ÖTV tahsil ediliyor. Bu veriler ışığında, motorin yerine kullanılan her 1 litre gaz yağında yüzde 42'ye karşılık gelen 66 kuruş vergi kaybı söz konusu oluyor.
Türkiye

Et İsyanı
Kıyma fiyatının 45 liraya dayanması vatandaşı isyan noktasına getirirken, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş da fiyatları disipline etmek amacıyla et ithalatına başlanacağını açıkladı. Tarım ve hayvancılıkla ilgili kuruluşların başkanları ise ithalatın, fiyatları düşürmek bir yana artıracağını söyledi. Türkiye, 2010 yılında 3 milyar dolarlık et ithal etti, rekabete ve maliyet baskısına dayanamayan küçük üreticiler iflasa sürüklendi, Koç-Ata çiftliği bile kapandı. Ette fiyat artışı yine de durmayınca, devlet ithalat defterini kapattı. 2015'in yaz aylarında et fiyatları yine anormal zamlanınca Ekonomi Bakanlığı, Avrupa Birliği anlaşması gereğince ithalata izin verdi ve ithalat et fiyatlarını kısa bir süre 1 TL ucuzlattı. Kurban Bayramı'nın ardından fiyatlar yeniden yükselmeye başladı ve her ay 1 lira artarak bugünkü seviyeye geldi. Türkiye Ziraatçiler Derneği (TZD) Başkanı İbrahim Yetkin, et fiyatları artınca 'ithal et lobisi'nin harekete geçtiğini belirterek, şunları söyledi: "Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, et ithaline karşı olduklarını açıklamıştı. Bakanın sözleri ithalatçıları hayal kırıklığına uğratmıştı. Et ithal edilmeyeceği açıklanınca spekülatörler bu durumdan faydalanmak için fiyatı yukarı çekti. Bu ikili yapı adeta bir kısır döngü. Fiyatlar yükselince ithalat gündeme geliyor. İthalat başlayınca fiyatlar geçici olarak düştüğü için hayvanlar kesiliyor, küçük üretici iflasa sürükleniyor. Bunun sonucunda verilen teşvikler boşa gidiyor. Ve et fiyatları yeniden yükseliyor. Ancak bu kez insanlar yeniden yüksek fiyatla, bu kez ithal et yemek zorunda kalıyor." Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Başkanı Şemsi Bayraktar, et ithalatının hayvancılığı olumsuz etkileyeceğini belirterek, şunları söyledi: "2010'da kırmızı et fiyatlarının çok yükselmesi gerekçe gösterilerek ithalat kapılarını açılmış, ilk olarak kasaplık canlı hayvan, daha sonra besilik hayvan, kurbanlık ve küçükbaş hayvan ithal edilmişti. Buna rağmen et fiyatında istenen oranda düşüş sağlanamayınca karkas et ithalatına da izin verilmişti. Bu kararı izleyen 3 yılda et ithalatına toplam 3 milyar dolar harcanmış, ithal edilen sübvansiyonlu etler nedeniyle rekabet imkanlarını kaybeden küçük üreticiler rekabet edemedikleri için iflasa sürüklenmişti. Zarar eden birçok işletme kapanmış veya el değiştirmişti. Koç-Ata Çiftliği gibi büyük işletmeler de sektörden çekilmişti. Sorun yalnız burada kalmamış, maliyetlerin yükselmesinin esas nedeni olan yem fiyatlarındaki yükselme devam ettiği ve bugün olduğu gibi çiğ süt fiyatları da düştüğü için süt inekleri de kesime gönderilmişti. Sonunda, bu yolun çıkışının olmadığı görülerek et ithalatını fiilen durduracak önlemler alınmış ve hayvancılığa verilen teşviklerle hayvan ve kırmızı et üretimi yeniden artışa geçirilmişti.
Milliyet

En 'Ağır' Kavga
İzmir'de inşaatçılar ile çimentocular arasındaki zam kavgası büyüyor. Ege bölgesinde çimento üreticilerinin 1 metreküp hazır betonun fiyatına yüzde 35 zam yaptıkları gerekçesiyle yılda 5 bin konutun üretildiği Torbalı'da 200 müteahhit 15 gün boyunca beton dökmeme kararı almış, Rekabet Kurulu da Ege Bölgesi'ndeki 6 çimento şirketini, anlaşarak fiyatları yükselttikleri gerekçesiyle 4.5 milyon TL ila 15.5 milyon lira arasında cezalandırmıştı. İzmir'in Torbalı Ticaret Odası Başkanı Abdulvahap Olgun ile EBSO Meclis Üyesi ve Batıçim Genel Müdür Yardımcısı Feyyaz Ünal zam yüzünden tekrar kapıştı. Çimentoda yüzde 35-40 olduğu belirtilen zam oranının gerçeği yansıtmadığını belirten Feyyaz Ünal, "Dünyada 80-85 dolar bandında olan çimentonun Türkiye'de 50 dolara satılıyor olması, en azından çimento sektöründeki rekabetçiliği anlatmada yeterli olacaktır. Daire maliyetlerinin 630 TL ile 675 TL arasında artması gerektiği hesabı ortaya çıkıyor" açıklamasını yaptı.
Vatan

3 Liranın Altını Denedi
Petrol fiyatlarının seyri risk iştahı üzerinde etkili olmaya devam ederken, TL dün gelişmekte olan ülke para birimleri arasında en iyi performansı gösterdi. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) dünkü faiz kararı öncesi para politikasında hızlı bir sıkılaşma yapmayacağı yönünde mesajların algılanması, TL'nin değerlenmesini sağladı. Dolar/TL en son 8 Ocak'ta gördüğü 2.9875 seviyesine kadar geriledi. Gün içinde yeniden 2.9950 düzeyine çıktı. Bankacılar, "Fed öncesi bir iyimserlik hakim piyasada. Gün içinde herhangi bir haber olmamasına karşın TL'nin diğer gelişmekte olan ülke para birimlerinden daha iyi performans gösterdiğini gördük. Fed'in faizleri sabit tutup güvercin açıklamalar yapması bekleniyor. Bu beklentinin karşılanması halinde gelişmekte olan ülke para birileri de değerlenecek. Dolar/TL'de 2.9950 önemliydi ve bu seviye kırıldı. Bu seviyenin altında hareketin devam etmesi halinde 2.96'ya inebilir" değerlendirmesinde bulundu. Dolar 24 Eylül 2015'te 3.0752'ye tırmanarak tüm zamanların rekorunu kırmıştı. Borsa İstanbul da ABD borsalarının düşüşle açılmasının ardından satış baskısı altında kalmasına rağmen yüzde 0.34 artışla 72.052 puandan kapandı. BIST-100 endeksi gün içinde yüzde 1.2 artıya kadar geçti.
Vatan

DÜNYA

Pyd'ye Davet Yok
Suriye'de beşinci yılını doldurmaya hazırlanan savaşa çözüm bulunması için Cenevre'de yarın yapılması planlanan görüşmeler için terör örgütü PKK bağlantılı PYD'ye davet gitmediği kesinleşti. Ancak PYD'nin görüşmelere ilerleyen günlerde katılıp katılmayacağı konusu hala belirsizliğini koruyor. France Culture Radio'nun Cenevre müzakereleriyle ilgili sorularını yanıtlayan Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, Birleşmiş Milletler (BM) Suriye Özel Temsilcisi Staffan De Mistura'nın kendisine PYD'ye davet mektubu göndermediğini söylediğini bildirdi. Interfax ajansına konuşan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Gennadiy Gatilov, "Suriye görüşmelerinin ilk aşaması için PYD'ye davetiye gönderilmedi ancak Mistura onlar için yer ayırdı. Bu da PYD'nin ileriki aşamalarda davet edileceği anlamına geliyor" dedi Öte yandan Suudi Arabistan ve Türkiye'nin desteğini alan muhalefetin Cenevre'ye katılıp katılmayacağı belirsizliğini koruyor. Fransız AFP ajansına konuşan muhalif Müzakere Komitesi Sözcüsü Salim el-Mislet, katılımlarının BM'nin kendilerine verecekleri yanıta bağlı olduğunu kaydetti. Mislet, BM'den Cenevre'deki masaya oturan tek muhalif grup olmalarına dair açıklama beklediklerini kaydetti. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner ise Washington yönetiminin, muhaliflere Cenevre görüşmelerine 'önkoşulsuz' katılmaları için baskı yaptığını söyledi. Öte yandan İsviçre'nin Cenevre kentindeki BM binası önünde buluşan yaklaşık 50 kişilik grup, PYD'nin görüşmelere katılması talebiyle eylem yaptı. Eylemde Türkiye ve BM, PYD kararı nedeniyle protesto edildi.
Hürriyet

Teröre Destek Çıkmakla Suçladı
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ve Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Ban Kimun arasında Filistin konusunda söz düellosu gerçekleşti. İsrail Başbakanı Netanyahu, Yahudiler için açılan yeni yerleşim yerlerini eleştiren ve Filistinlileri savunan BM Genel Sekreteri'ni sert ifadelerle kınadı. Ban, BM Güvenlik Konseyi'nde önceki gün düzenlenen "Ortadoğu ve Filistin sorunu" konulu toplantıda yaptığı konuşmada, İsrail'in işgal ettiği Filistin topraklarında yerleşim birimi kurmaya devam etmesini eleştirdi. İsrail'in geçen hafta da Batı Şeria'da Filistinlilere ait bin 540 dönümlük araziye el koyma kararı aldığını hatırlatan Ban, "Yerleşim birimi faaliyetlerinin sürmesi, Filistin halkı ve uluslararası topluma karşı hakarettir. Provokatif bir eylemdir. Bu faaliyetler İsrail'in iki devletli çözüme olan inancının temelden sorgulanmasını haklı olarak gerektiriyor Ezilen halklarda asırlardır görüldüğü gibi, işgale tepki vermek doğal bir insan eylemidir. Bu genellikle nefret ve aşırılık potansiyeli de barındırır" dedi. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise önceki gün BM'ye ağır sözlerle yüklenerek, "BM Genel Sekreteri'nin sözleri teröre destek çıkmaktır. Terörün hiçbir gerekçesi yoktur. İnsanları katleden bu Filistinliler bir devlet kurmak istemiyor. Aksine bir devleti yıkmak istiyor ve bunu da açıkça söylüyorlar" dedi. Netanyahu, BM'nin uzun zaman önce tarafsızlık ve etik gücünü kaybettiğini de öne sürdü.
Hürriyet

Ab'den Atina'ya 'Sınır Kontrolü Yetersiz' Uyarısı
Uzun süredir göçmen akını konusunda üzerine düşeni yapmamakla eleştirilen Yunanistan'ın etrafındaki çember daralıyor. Avrupa Birliği tarafından hazırlanan bir değerlendirme raporu Yunanistan'ın sınır kontrolü konusundaki yükümlülüklerini ciddi şekilde ihmal ettiğini ortaya koydu. Yunanistan için Schengen değerlendirme raporunun olumsuz çıkması Brüksel'in ek önlemleri devreye sokmasına yönelik sürecin başlangıç aşamasını oluşturuyor. Atina üzerine düşeni yapmazsa bazı ülkeler sınırlarında Schengen'i uzun süreli olarak askıya alabilecek. AB uzmanları tarafından Türk-Yunan sınırında ve Chios ile Samos adalarında habersiz yapılan denetimlerde Atina'nın göçmenlerin kimliğini belirleme ve kayıt altına alma, parmak izlerini alarak veri tabanına işleme, seyahat belgelerinin gerçekliğinin tespiti ve ilgili kişinin güvenlik durumunun veri tabanlarından kontrolü konusunda yetersiz kaldığı belirlendi. Yunanistan'ın dış sınırları etkili kontrol etmediği ve üstesinden gelinmesi gereken ciddi sorunlar bulunduğu da raporun vurguları arasında yer alıyor. AB Komisyonu, değerlendirme raporu taslağını ilgili komiteye iletti. Raporun bu komiteden onay alması durumunda Schengen kuralları gereği AB Komisyonu'nun önerisi ve üye ülkelerin nitelikli çoğunlukla vereceği onayla Yunanistan'dan ek önlemler alması ve bunları üç ay içinde yerine getirmesi istenebilecek. Bu önlemler arasında AB ülkelerinden sınır koruma ekiplerinin Yunanistan'a gönderilmesi de yer alıyor.
Hürriyet

'Sadece Mülteci Kriziyle Anılmak İstemiyoruz'
Yunanistan'a bağlı Midilli adasının Belediye Başkan Yardımcısı Astirakakis Konstantinos, Midilli'yi tanıtma toplantısı için İstanbul'a geldi. Konstantinos mülteci krizi konusunda Milliyet'in sorularını yanıtladı. Yüzölçümü bakımından Yunanistan'ın en büyük belediyesi Midilli, Türkiye'den Avrupa'ya gitmek isteyen mültecilerin Avrupa'da adım attığı ilk yerlerin başında geliyor. Konstantinos, adanın sadece mülteci kriziyle anılmak istemediğini vurguladı. Mülteci krizi nedeniyle adaya gelen turist sayısının azalmadığını söyleyen Konstantinos, aksine adaya turistlere yardım etmek için farklı ülkelerden binlerce gönüllünün geldiğini, bu kişilerin uzun süreliğine adada konakladığını belirtti. Konstantinos, "Mülteci krizi, Midilli'deki turist sayısını olumsuz şekilde etkilemedi çünkü turistler bu işte bizim bir sorumluluğumuz olmadığını biliyorlar. Aksine ülkeye, mültecilere yardım etmek için ilave 'turistler' gelmeye başladı. Midilli'ye kendi başlarına gelen bin kadar 'turist', mültecilere yardım etmek için gönüllü olarak görev alıyor. Bunun yanı sıra 60 kadar sivil toplum örgütü var. Adada kalıyorlar. Çok trajik bir durum. Adaya gelen birçok normal turist ise Türkiye'den gelen mültecileri botların üzerinde görüyor" dedi. Adaya gelen on binlerce mülteci bölgede kısa bir süre kaldıktan sonra önce Atina'ya gidiyor, daha sonra ise Makedonya üzerinden Almanya'ya doğru yürümeye başlıyor. Avrupa ülkelerinin Türkiye ve Yunanistan'ı suçlayarak kolaya kaçtığını söyleyen Konstantinos, sorunun asıl kaynağı olan Suriye'deki savaşın çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Milliyet

İsveç Emniyet Müdürü'nden Katile Anlayış Çağrısı!
İsveç, 22 yaşındaki Alexandra Mezher'in cinayetini tartışmaya devam ediyor. Mezher'e önce tecavüz etmeye çalıştığı, sonrasında ise bıçaklayarak öldürdüğü tespit edilen 15 yaşındaki Somalili mülteci için İsveç Emniyet Müdürü Dan Eliasson anlayış çağrısında bulundu. Polislerin ülkede işlenen mülteci suçlarıyla başa çıkamadığını kabul eden Eliasson, 15 yaşındaki mültecinin psikolojisi hakkında endişeli olduğunu dile getirdi. Açıklamasında, "Onun da yaşadıklarını ve hangi şartlar altında büyüdüğünü göz önünde bulundurmamız lazım", "Nasıl bir travma yaşıyor bilmiyoruz" ifadelerine yer veren Eliasson, büyük tepki topladı. Birçok vatandaş sosyal medyada "Bizi korumakla görevliyken sen bizi öldürenleri savunuyorsun", "Seni görmeye tahammül edemiyorum" gibi Eliasson'ı hedef alan yorumlar yazıldı. 15 yaşındaki Somalili mültecinin ise 'gerçek kimliği' halen bilinmiyor. Hollanda'da politikacılar mülteci saldırılarından korunmaları için kadınlara boyalı biber gazı dağıtırken, Danimarka'da ise bir genç kadın onu taciz eden mülteciye biber gazı sıktığı için hakkında 'silah bulundurmak' suçlamasıyla soruşturma açıldı. Danimarka'da biber gazı bulundurmak yasal değil.
Milliyet

Terör Yasası İstifa Getirdi
Fransa'da yeni terör yasasında 'vatandaşlıktan çıkarma' maddesine karşı çıkan Adalet Bakanı Christiane Taubira görevinden istifa etti. Elysee Sarayı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Cumhurbaşkanı François Hollande'ın Fransa Adalet Bakanı Taubira'nın istifasını kabul ettiği duyuruldu. Açıklamada, anayasa reformunun Ulusal Meclis'te tartışmaya açılacağı bir günde Taubira'nın istifasının gerekliliği konusunda Hollande ve Taubira'nın görüş birliğine vardığı belirtildi. Taubira'nın yerine Adalet Bakanlığı görevine Jean- Jacques Urvoas getirildi. Taubira, Twitter'daki kişisel hesabından paylaştığı mesajında, "Direnmek bazen kalmak, bazen de gitmektir" ifadesini kullandı. Taubira, terör zanlısı Fransızların vatandaşlıktan çıkarılmasının terörle mücadeleye hiçbir faydası olmayacağını savunuyordu.
Vatan

Türkmenler 'Sınır'a Geldi
Geçenhafta, Rusya'nın havadan Esad rejiminin ise karadan saldırıları nedeniyle 'Türkmendağı'nın son kalesi' olarak görülen Rabia'yı kaybeden Suriyeli Türkmenler 'soykırım' tehlikesi ile karşı karşıya. Türkmendağı'nın büyük bölümü Rusya destekli rejime geçince bölgeden sürülen Türkmenler, 'abluka' ve 'soykırım' tehlikesi yaşıyor. Bugün hala Lazkiye kırsalı ile İdlib arasında sıkıştıkları bölgede yoğun top atışlarına maruz kalan Türkmenler, en son çare Yamadı köyündeki çadır kente sığınıyor. Suriye Türkmen Meclisi Hatay Şubesi Sorumlusu Usame Solak Türkmen köylerine yoğun saldırılar yapıldığını belirtti. Türkmenlerin ellerinde kalan köyleri savunduğunu aktaran Usame Solak, "evleri, yolları, seyyar hastaneleri her şeyi hedef alıyorlar. Şu an elimizdeki köylerde sivil kalmadı. Hepsi sınırdaki çadırlara yerleşti" dedi. Bölgeden gelen haberlere göre Türkmenler son 10 günde 20 köy kaybetti. Kalan son köyleri korumak için direnen Türkmenler, öbür yandan bölgeden çıkışlar kapatıldığı için Madaya'daki gibi açlık ve hastalıkla karşı karşıya. Bölgedeki demografik yapıyı değiştirmek isteyen Esad rejimi, 50 bine yakın Türkmen'e "ya gidin, ya ölün" diyor.
Star
POLİTİKA
'İndirenin Gözünün Yaşına Bakmam'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, 35. Olağan Kurultay'ın ardından oluşturduğu yeni MYK'sını dün ilk kez topladı. Yaklaşık 3 saat süren toplantının tanışma niteliğinde geçtiği öğrenildi. Toplantıda, yeni MYK üyeleri ile görev alanı değişen genel başkan yardımcıları da yapılacaklar konusunda kısa bir sunum yaptı. Alınan bilgilere göre MYK'sını daralttığını anımsatan CHP lideri Kılıçdaroğlu, "Ortak bir dil oluşturmalıyız. Örgütlenmeye özel önem vermeliyiz. Sadece kendi alanınızla ilgili sorumlu değilsiniz. Görev dağılımı yapılmayan alanlarla ilgili de çalışmalar yürütebilirsiniz" dedi. Kılıçdaroğlu'nun, toplantıda farklı açıklamalarla derinlik kazanan bir milletvekilinin TBMM'deki odasından Atatürk portresini indirdiği iddialarına ilişkin tartışmalara da değindiği belirtildi. Alınan bilgilere göre, "Atatürk'ün kurduğu bir partide, Atatürk portresinden rahatsız olan milletvekili olamaz. Kim indirdiyse gözünün yaşına bakmayacağım. Konu tüm ayrıntılarıyla soruşturulacak" mesajı veren Kılıçdaroğlu, önceki gün bir heyet oluşturulduğu anlattı. Kılıçdaroğlu'nun, "Böyle bir olay varsa o milletvekili CHP'de barınamaz ancak incelemenin de hakkaniyetle yapılması gerekir" dediği öğrenildi. Soruşturmayı Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, Sakarya Milletvekili Engin Özkoç ve Kocaeli Milletvekili Haydar Akar'dan oluşan heyet yürütecek. Heyetin, olayı bir grup milletvekiline anlattığı belirtilen Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ile olayı anlattığı yerde bulunan Yalova Milletvekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Mehmet Bekaroğlu ve İzmir Milletvekili Aytun Çıray'ı dinleyeceği, alınan ifadeler doğrultusunda başka diğer kişileri de dinleyeceği kaydedildi. İncelemenin en geç önümüzdeki hafta Grup Yönetim Kurulu'na sunulması bekleniyor. Alınan bilgilere göre toplantıda Genel Başkan Yardımcısı Öztürk Yılmaz, pazartesi ve salı günü gerçekleştirdiği KKTC temaslarına ilişkin bir brifing sundu. Toplantıda ayrıca yarın Cenevre'de başlaması öngörülen Suriye toplantısına ilişkin Kılıçdaroğlu'nun, "Önemli olan sürecin barışa evrilmesidir. Masada kimin olup olmadığı tartışmalarından ziyade barış adımlarını konuşmamız gerekir" dediği öğrenildi. Ak Parti hükümetinin yürüttüğü PYD tartışmalarına ilişkin olarak da toplantıda, "AKP'nin PYD'ye yönelik çelişkilerinin kamuoyuna anlatılması" mesajı çıktı. PYD Eşbaşkanı Salih Müslim'in Ankara'ya davet edilmiş olması ve Süleyman Şah Saygı Türbesi'nin taşınması sırasında PYD ile yapılan işbirliğinin kamuoyuna aktarılması gerektiği konuları değerlendirildi.
Milliyet

'Pkk Silah Bırakmak İçin Gelen Fırsatları Tepti!'
Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, dünkü basın topantısında, "Cumhurbaşkanımızın 2016 programı da yoğun bir tempo ile devam edecektir. Kendisinin koşturan, terleyen cumhurbaşkanı tanımına layık performans 2015 yılında gösterildi, 2016'da bundan çok farklı olmayacak" dedi. Terörle mücadeleye dair de mesajlar veren sözcü Kalın, "Zaman zaman bize yapılan 'çatışmalar dursun, operasyonlar durdurulsun, şu yapılsın bu yapılsın' türü çağrıların doğru adresi 'terör örgütüne silah bırakma' çağrısıdır" diye konuştu. Kalın, sürecin geleceğinin bundan sonra terör örgütü PKK'nın silahlarını tamamen koşulsuz bırakmasına bağlı olduğunu da söyledi ve şöyle devam etti: "Maalesef terör örgütü silah bırakmak için önüne gelen pek çok fırsatı tepmiştir. Zemin oluştuğu halde silahı bırakıp bu anlamsız savaşı bitirtmek yerine tek bildiği şey teröre sarılmayı tercih etmiştir. DAİŞ terörü vahşettir. PKK terörü direniştir tarzı terör güzellemelerine hiçbir şekilde prim vermeyeceğiz. Terör terördür." Kalın, Erdoğan'ın kaymakamlara "Gerekirse mevzuatı bir kenara koyun" demesiyle ilgili ise şunları söyledi: "Özellikle son aylarda Doğu ve Güneydoğu'da belli belediyelerin ne tür yasa dışı faaliyetler içinde olduğunu biz gördük. Bunu yasal çerçeveye, kılıfa uydurmaya çalışıyor olabilirler. Ama bu hendeklerin çukurların hangi makinalarla ne tür imkanlarla kazıldığı artık herkes tarafından biliniyor. Dolayısıyla burada Cumhurbaşkanımızın yaptığı çağrı doğrudan bununla ilgilidir, yani devletin verdiği imkanları devlet aleyhine kullanmaya çalışanların önüne geçmek amacıyla yapılmış bir çağrıdır. Devlet elbette tedbir almak zorundadır. Yasa dışına çıkmak gibi bir durum söz konusu değil."
Vatan

Yılın İlk Mgk'sı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan yılın ilk Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında terörle mücadeleye devam mesajı çıktı. Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda 6 saat 40 dakika süren toplantı sonrası yapılan yazılı açıklamada, "Bebekleri bile öldüren bölücü terör örgütüyle mücadele, aynı azim ve kararlılıkla sürdürülecektir" denildi. Suriye'de muhalif gruplarla birlikte bölgedeki Türkmenlere desteğin süreceği belirtilirken, "Suriye'nin geleceğinin inşasında ne mevcut rejimin, ne DEAŞ, ne de PYD-YPG başta olmak üzere herhangi bir terör örgütünün yer almaması gerektiği ifade edilmiştir" denildi. Yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği ile kamu düzeninin sağlanması amacıyla yürütülen faaliyetler kapsamlı olarak görüşülmüştür. Bu çerçevede; milli güvenliğimize yönelik iç ve dış tehditler ile bölücü terör örgütüne, paralel devlet yapılanmasına ve DEAŞ'a karşı yurt içinde ve yurt dışında sürdürülen mücadele etraflıca değerlendirilmiştir. Kimden ve nereden kaynaklanırsa kaynaklansın, terörün her türü bertaraf edilene kadar, kararlı ve ilkeli şekilde mücadeleye devam edileceği belirtilmiştir. Milletin temel değerlerinin ve birlikte yaşama arzusunu hedef alarak, eğitim yuvalarını, sağlık kuruluşlarını, camileri tahrip edilip kullanılamaz hale getiren, baskı ve şiddet ile vatandaşlarımızı göçe zorlayan, bebekleri bile öldüren bölücü terör örgütüyle mücadelenin, aynı azim ve kararlılıkla sürdürüleceği vurgulanmıştır. İnsanlık dışı terör eylemleriyle, milletin birlik ve beraberliğine kasteden örgütle mücadelenin, hukuk kuralları içerisinde, vatandaşlarımızın can ve mal güvenliği konusunda hassasiyet gösterilerek yürütülmekte olduğu, zarar gören vatandaşlarımızın mağduriyetlerinin giderilmesine yönelik tedbirlerin alınacağı ifade edilmiştir. Bölücü terör örgütüne karşı, yakın işbirliği ve koordinasyon içerisinde başarılı operasyonlar icra eden güvenlik kuvvetlerimizin üstün gayretleri takdirle karşılanmış, şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dilenmiştir. Suriye'de yaşanan gelişmeler değerlendirilmiş; bu ülkeden kaynaklanan tehditlerin, ülkemizin ve bölgenin güvenlik ve istikrarına etkileri ile siyasi çözüm konusundaki son gelişmeler üzerinde durulmuştur. Muhalif gruplarla birlikte Suriye Türkmenleri'ne olan desteğimizin devam edeceği yönündeki kararlılığımız teyit edilmiştir. Mülteci konusu başta olmak üzere, sınır güvenliğimizi etkileyebilecek hususlar ele alınmış, son günlerde sınırlarımıza yakın bölgelerde meydana gelen hadiselerin tekerrürüne mani olmak maksadıyla, alınan ve alınabilecek ilave tedbirler gözden geçirilmiştir. Suriye'nin geleceğinin inşasında ne mevcut rejimin, ne DEAŞ, ne de PYD-YPG başta olmak üzere herhangi bir terör örgütünün yer almaması gerektiği ifade edilmiştir. Rusya'nın Suriye'deki rejimle birlikte yürüttüğü faaliyetler hakkında kurula bilgi verilmiştir. Bölgede istikrarın tesis edilmesinde, müttefiklerimiz ve uluslararası toplumla birlikte hareket edilmekte olduğu belirtilmiştir. Irak'ta yaşanan son gelişmeler değerlendirilmiş, terörle mücadelesinde yanında olduğumuz Irak'la ilişkilerimizi geliştirecek unsurlar hakkında kurula bilgi sunulmuştur. Ayrıca, Libya ve Yemen ile Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmeler ele alınmıştır. Avrupa Birliği ile yeniden olumlu bir ivme kazanan ilişkilerimizdeki son gelişmelerden duyulan memnuniyet ifade edilmiştir. Siber saldırılar, siber güvenlik ve siber güvenlik faaliyetlerine dair kurula bilgi sunulmuştur."
Vatan

Muhaliflere Yazılı Yanıt Verilecek
MHP'de Meral Akşener, Koray Aydın ve Sinan Oğan, olağanüstü kongre için topladıkları 543 imzayı, avukatlar aracılığıyla genel merkez yazı işleri müdürlüğüne 15 Ocak'ta teslim etmiş, imzaları teslim almayacağı iddia edilen genel merkez, muhalif delegelerin isimlerini öğrenebilmek için imzaları kabul etmiş ve inceleme başlatmıştı. MHP Genel Merkezi'nde, imza veren delegelerin isimleri ve imzaları üzerindeki inceleme tamamlandı. Bazı isimlerin parti üyesi olmadığı, dolasıyla imza veremeyeceği belirlendi ancak bu kişiler açıklanmadı. Muhaliflerin mahkemeye başvurması halinde söz konusu isimlerin mahkemeye sunulması kararlaştırıldı. Kocaeli'de geçirdiği operasyonun ardından Ankara'ya dönen Genel Başkan Devlet Bahçeli, kurmayları ile bir araya geldi ve son durum hakkında brifing aldı. MHP üst yönetimi, muhaliflere yazılı bir yanıt vermeyi kararlaştırdı ancak yanıtın ne zaman verileceği açıklanmadı. Muhaliflerin, genel merkeze, olağanüstü kongre talebine yönelik karar için verdikleri 15 günlük süre 29 Ocak'ta dolacak. Muhaliflere göre olağanüstü kongrenin, yeterli imzaların tesliminden itibaren en geç 30 gün içinde toplanması gerekiyor.
Vatan

SPOR

Eurocup N Grubu'ndaki 4. maçına Macaristan deplasmanında Szolnoki Olaj karşısında çıkan Galatasaray Odeabank, İstanbul'da 28 sayı farkla yendiği rakibini bu kez 74-54 ile geçti, 3. galibiyetini elde etti. İstanbul'da çok rahat devirdiği rakibi karşısında oyuna tutuk başlasa da, savunmasıyla üstünlüğünü kabul ettiren ve farkı 8 sayıya kadar çıkardığı ilk periyodu 18-13 galip bitiren Galatasaray, soyunma odasına da 35-32 üstün girdi. İki takımın da hücumda sıkıntılı geçirdiği 3. çeyrek sonunda farkı 2'ye indiren Macar ekibi karşısında temsilcimiz son çeyrekte gerçek gücünü gösterdi. Savunmada aynı başarısını devam ettirirken, hücumda müthiş bir tempo bulan, ribauntları Dorsey ile toplarken Micov'un sayılarıyla arayı açan Galatasaray, yeni transferlerinden Jerrells'tan da skor katkısı alınca iyice rahatladı. Schilb'den de art arda üçlükler bularak 35. dakikada farkı çift hanelere çıkaran Galatasaray, son periyottaki 27-9'luk serisiyle salondan farklı galip ayrıldı. Bu galibiyet ile gruptan çıkma yolunda büyük avantaj yakalayan temsilcimizin iki yeni transferi ilk kez sarı-kırmızılı formayı giydi, Chuck Davis 3 sayı, 3 ribaunt, 4 asist, Curtis Jerrells ise 12 sayı, 2 ribaunt, 2 asist ile mücadele etti.
Milliyet

Devre arası Denys Boyko, Alexis Delgado ve Aras Özbiliz'i renklerine bağlayan Beşiktaş'ta transfer harcamaları düşmeye devam ediyor. UEFA'nın 2010 yılında kabul ettiği Finansal Fair-Play Kriterleri'nden etkilenen ilk Türk kulüplerinden olan Siyah-Beyazlılar, son 6 sezonda 63 transfer için 71.8 milyon euro harcarken, futbolcu satışından da 25.2 milyon euro kazandı. Göreve geldiğinde "FEDA" diyerek giderleri kısmaya başlayan Başkan Fikret Orman, Samet Ayba'nın takımın başında olduğu ilk yılında 12 oyuncu için 4 milyon euro ödedi. Sezon başında takımın başına geçen Şenol Güneş'le 10.85 milyon euroluk oyuncu alan Başkan Orman, en çok harcamayı ise 2 sene görevde kalan Hırvat çalıştırıcı Slaven Bilic'le yaptı. Bilic'le 29.9 milyon euro harcayan Orman, Güneş'le transfer bütçesini yüzde 50 düşürdü. Futbolculara 27.8 milyon euro garanti ücret ödeyen Siyah-Beyazlılar'da en çok parayı sezon başında satın alma opsiyonuyla Fiorentina'dan kiralanan Mario Gomez alıyor. Alman forvet 3.5 milyon euroya oynarken, en az parayı 175 bin euroyla Günay Güvenç alıyor.
Star

Galatasaray'ın son haftalardaki yükselen yıldızı Sinan Gümüş, A Milli Takım forması altında Euro 2016'da yer almak istediğini söyledi. Daha önce A Milli Takım'ın teklifini reddeden ve Almanya U21 Takımı'nda 3 kez forma giyen Sinan Gümüş, geçen sürede Panzerler'den beklediği ilgiyi bulamadı. Genç oyuncu da Almanya'dan herhangi bir teklifin gelmemesinden dolayı rotasını Türkiye'ye çevirdi. Sarı-kırmızılı oyuncu, "Daha önce Almanya'dan teklif almıştım ve bu nedenle Almanya U21 takımı adına oynadım. Ama hâlâ bir tercih yapma hakkım var. Almanya'da doğup büyümüş olsam da ben bir Türküm. Türkiye'den bir teklif aldığımda tabi ki Türkiye'yi seçerim" açıklamasını yaptı. Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim ve ekibine bu sözlerle milli forma için haber yollayan Sinan, Ay-Yıldızlı cepheden gelecek olan cevabı beklemeye başladı. A Milli Takım'da şu anda forvet sıkıntısı olduğu için Sinan'ın aday kadroda kendisine yer bulabileceği belirtiliyor.
Star

Ara transferin sessiz kulübü Fenerbahçe'nin yıldızı Robin van Persie için sürpriz bir iddia ortaya atıldı. İngiltere Premier Lig takımlarından Chelsea'nin Sarı-Lacivertliler'in Hollandalı yıldızını B planı olarak gündemine aldığı iddia edildi. İngiltere'de kötü bir sezon geçiren Maviler, gol yollarındaki sıkıntıyı aşmak için, bonservisi Corinthians'ta olan ancak geçen sezon Sao Paolo'da kiralık forma giyen Alexandre Pato için atağa kalktı. Daily Express gazetesi, Chelsea'nin transferi hala bitiremediğini; Pato ile anlaşma olmaması halinde Maviler'in Fener'in kapısını çalacağını duyurdu. Sezon başında Manchester United'dan ayrılan Van Persie'nin İngiltere'ye dönmek istediği de ileri sürüldü. Daily Express "Van Persie, Türkiye'de sefilce zaman geçiriyor. Chelsea'nin ilgisi onun için de umut oldu. Fenerbahçe'de yedek kaldığı için mutsu. Bu fırsatı değerlendirmek isteyebilir" yorumunu yaptı. Ancak Pato, Chelsea önceki gece geç saatlerde transferi bitirdi, 26 yaşındaki Pato da Londra'ya ulaştı. Böylece Van Persie'nin mavi formayla Ada'ya dönüş hayali suya düştü.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme