1 Şubat 2016 Pazartesi

01.02.2016 Genel Gündem


01.02.2016

GÜNDEM

Onurlu Gururluyum
Diyarbakır Sur'da PKK'lı teröristlere yönelik operasyonda şehit düşen Uzman Çavuş Selçuk Paker (25) için dün önce Diyarbakır Asker Hastanesi'nde tören düzenlendi. Törene şehidin annesi Sevgi, babası Seyit ve kardeşi Sertaç Paker katıldı. Anne Paker, oğlunun tabutu ambulansa konulurken asker selamı verdi. Anne Paker "Niye ağlayacağım? Şehit vermişim bu topraklara. Onurluyum, gururluyum. Rabbim her anneye böyle bir şey nasip etsin. Selçuk'um gibi, nicesi kanını döktü bu topraklara. O kanlar boşa gitmedi, hepsi geri gelecek" dedi. Törene Vali Hüseyin Aksoy, 2. Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti, 7. Kolordu Komutanı Korgeneral İbrahim Yılmaz, Bölge Jandarma Komutanı Tümgeneral Musa Çitil de katıldı. Paker'in cenazesi törenin ardından Ankara'ya uğurlandı. Kocatepe Camisi'nde düzenlenen törene ise şehidin yakınlarının yanı sıra TBMM Başkanı İsmail Kahraman, kuvvet komutanları, askeri erkân, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ve CHP Ankara Milletvekili Murat Emir ile çok sayıda vatandaş katıldı. Şehidin annesi Sevgi Paker, babası Seyit Paker, kardeşleri Seda ve Sertaç ile iki aylık hamile eşi Sedef Paker kola kola girerek ayakta durmaya çalıştı. Baba Seyit Paker ve kardeşi Sertaç Paker, cenazenin geçişi sırasında şehitlerini asker selamı vererek uğurladı. Daha önce ülkü ocaklarında görev alan şehit Paker'in İstanbul'dan ülkücü arkadaşlarının cenaze namazında protokolün arkasında saf tutmak istemeleri üzerine polisle aralarında kısa süreli gerginlik oluştu. Ankara Valisi Mehmet Kılıçlar'ın talimatıyla güvenlik şeridi kaldırıldı. Namazdan sonra şehit Paker'in naaşı, omuzlarda top arabasına götürülürken arkadaşları 'Şehitler ölmez vatan bölünmez', 'Şehidim hakkını helal et bize' sloganları atarak son yolculuğuna uğurladı. Şehit Uzman Çavuş Selçuk Paker, vasiyeti üzerine Ankara'da Cebeci Askeri Şehitliği'nde defnedildi.
Hürriyet


Cizre'de Teröre 3 Şehit Daha
Şırnak'ın Cizre ilçesinde PKK'lı teröristlere yönelik operasyonda bir asker ile iki polis memuru şehit düştü. İlçede bir evin bodrum katında bulunduğu iddia edilen yaralıların hastaneye sevkine yönelik operasyonda da teröristlerce yapılan roketatarlı saldırı sonucu 5 güvenlik görevlisi yaralandı. Cizre'de terör örgütü mensuplarınca kazılan çukurların kapatılması, kurulan barikatların kaldırılması, yollara tuzaklanan el yapımı patlayıcıların etkisiz hale getirilmesi ve bölgenin teröristlerden temizlenmesi amacıyla başlatılan "Şehit Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Burak Demirci Operasyonu" sürüyor. Cudi Mahallesi Reyhan Sokak'ta dün teröristlerce düzenlenen roketatarlı saldırıda yaralanan bir asker ile iki polis Cizre Devlet Hastanesi'nde yapılan müdahaleye rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Cizre'de dün Cudi Mahallesi Bostancı Sokak'taki 23 numaralı apartmanın bodrum katında bulunduğu ileri sürülen yaralıların alınmasına için de operasyon düzenlendi. Bu sırada bölgeden güvenlik güçlerine roketatarlı saldırı yapıldı. Saldırıda 2'si asker 5 güvenlik görevlisi yaralandı. Yaralılar, Cizre Devlet Hastanesi'ne kaldırıldı. Şehit olan güvenlik güçlerinin Jandarma Astusubay Kıdemli Çavuş Ahmet Semerci, özel harekat polisi Ömer Güney ve özel harekat polisi Taner Cinpolat'ın olduğu öğrenildi. Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş Ahmet Semerci'nin nişanlı olduğu ve evlilik hazırlıkları yaptığı öğrenilirken, şehit özel harekat polisi Ömer Güney'in bekar olduğu öğrenildi.
Milliyet

Patriot Sistemi Geri Geliyor
Ankara, Rusya'nın hava sahası ihlaline karsı, geçtiğimiz yaz geri çekilen Patriot Bataryaları'nın yeniden konuşlanması için harekete geçiyor. Özellikle İncirlik'te askeri personel ve uçakları bulunan ABD ve Almanya'nın envanterindeki Patriot Hava Savunma Sistemleri'nin, Ankara'nın yapacağı çağrının ardından Türkiye Suriye Sınır hattına yerleştirilmesi bekleniyor. 24 Kasım'da hava sahası ihlali yapan Rus uçağının, angajman kuralları kapsamında düşürülmesinin ardından, NATO, tehdit oluşturan ihlallerin sürmesi halinde, "Patriot Sistemlerinin" yeniden Türkiye'ye konuşlandırılması kararı vermişti. Hali hazırda Türkiye'de sadece İspanya'ya ait füze bataryaları bulunuyor. Bunun dışında ABD, Doğu Akdeniz'de konuşlu, TAAHD füze sistemleriyle koruma sağlıyor. Ancak Patriot bataryalarının bölgeden çekilmesinin ardından Rusya'nın cesaret kazandığı ve bölgedeki hareket serbestliğini artırdığı dile getiriliyor.
Akşam

Kurtarma Operasyonunda 5 Yaralı!
Şırnak'ın Cizre ilçesinin Cudi Mahallesi Bostancı Sokak'taki 23 numaralı apartmanın bodrumun katında 10 günden bu yana çıkamadıkları belirtilen yaralılar hâlâ alınamadı. Ambulansların bekleyişi sürerken, Şırnak Valiliği yaralıların alınması için güvenlik güçlerinin operasyon yaptığını açıkladı. Açıklamada şöyle denildi: "İlimiz Cizre ilçesinde bölücü terör örgütü mensuplarının yakalanmasına, açılan çukurların kapatılmasına, patlayıcı tuzaklı barikatların kaldırılmasına ve bölgede bulunduğu iddia edilen yaralıların varsa alınarak hastaneye sevk edilmesine yönelik yapılan operasyon sırasında, 5 güvenlik görevlimiz yaralanmıştır. Güvenlik kuvvetlerimiz bölgedeki çalışmaları büyük bir titizlik ile sürdürmektedir." Valilik önceki geceki açıklamasında ise, yaralıların bulunduğu evin yakınlarına kadar 10 ambulans ile hasta nakil araçları gönderildiğini ancak saatlerce beklemelerine rağmen gelen olmadığını bildirdi. Açıklamada, şöyle denildi: "Yaralıların yanından aradığını iddia eden ve ambulansların gelmesi halinde bulundukları bodrumdan çıkarak ambulanslara geleceklerini ifade eden kişinin talebi üzerine, bahse konu yerin yakınına kadar 10 ambulansın yanı sıra Cizre ve Şırnak Belediyelerine ait 2 hasta nakil aracı gönderilmiş, gelmeleri halinde kendilerinin sağlıklı bir şekilde hastaneye intikal ettirilecekleri söylenmiş ancak önceki günlerde olduğu gibi saatlerce beklenmesine rağmen gelmemişlerdir. Konu ile ilgili her türlü çalışma yapılmış ancak iddia edilen yaralılardan olumlu bir cevap alınamamıştır."
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 106, 1158-106, 2285
ABD Doları 2,9525-2,9550/Euro 3,2002-3, 2023/İngiliz Sterlini 4,2090-4,2123

İhracatta İlk Şok
Türkiye, Orta Vadeli Program'da 2016 yılı için ihracat hedefini 155.5 milyar dolar olarak belirledi. Geçen yıl iki kere revize edilen ihracat yılın ilk ayından itibaren 2014 yılına göre gerilemiş ve yılı yüzde 8.6 düşüşle 143.9 milyar dolardan kapatmıştı. Rusya ambargosunun da ilk ayı olan ocak ihracatçıya umut vermedi. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine göre 2016 Ocak ayı ilk 29 gün verileri sadece 9 milyar 22 milyon dolarlık ihracata işaret ediyor. Bugün TİM'in yazılı açıklayacağı ihracat verileri 9 milyar dolarda kalırsa geçen yıl ocak ayına göre yüzde 12.6'lık kayıp yaşanacak gibi görünüyor. Geçen yıl ocak ayında ihracat TİM verilerine göre 10.8 milyar dolardı. Altın ihracatının da eklenmesiyle ocak ayı ihracatı 12.3 milyar dolara çıkmıştı. Türkiye İhracatçılar Meclisi her ay ihracat verilerini ayrı bir ilde düzenlediği basın toplantısıyla açıklıyor. Ancak TİM 2016 Ocak ayı ihracat rakamlarını yazılı açıklayacağını duyurdu. Bu durum geçen yıl ocakta başlayan ve bir türlü durdurulamayan ihracat kaybının süreceğinin de habercisi gibi. Türkiye İhracatçılar Meclisi internet sitesinde her gün o gün yapılan ihracat rakamlarını açıklıyor. En yüksek rakamlı ihracat ise cuma günleri yapılıyor. Sitede hafta için 150-300 milyon dolar civarında olan ihracat verisi cuma günü yükseliyor. Nitekim perşembe günü 361 milyon dolar olan günlük ihracat haftanın son günü 785.5 milyon dolara yükseldi. Ve haftanın bu son günü gelen atak aylık ihracatı 6 milyar dolardan 9 milyon dolara yükseltti. Ancak bu atak geçen yılın gerileyen ihracat verisine bile ulaşmaya yetmedi. İhracatta yeni sorun Rusya. Uçak krizi sonrasında Rusya, Türkiye'den mal alımını neredeyse durdurdu. Ocakta düşen ihracat verilerinde bu krizin de etkisi görülecek. Geçen yıl ocak ayında Rusya'ya 313.2 milyon dolarlık ihracat yapılmıştı. 2015'in tamamında ise Rusya'ya yapılan ihracat 3.6 milyar dolardı. Geçen yıl ayrıca Euro/dolar paritesi nedeniyle kayıp yaşayan ihracatçının bu yıl geçen yıla göre kaybı çok olmayacak.
Hürriyet

Yerli İnsülin Üretecek
Türkiye'nin özellikle biyoteknolojik yerli ilaç üretimini teşvik etmek için başlattığı "Sağlıkta Dönüşüm Programı" yerli ve yabancı ilaç üreticilerini hareketlendirdi. Fransız ilaç devi Sanofi, diyabet alanındaki önemli ürünlerinden insülini Türkiye'de de üretme talebiyle görüşme ve temasların sürdürüyor. Türkiye'ye gelen Sanofi'nin iki numaralı ismi Suresh Kumar, Türkiye'de daha fazla yenilikçi ilaç üretimi için çalıştıklarını açıkladı. Türkiye'nin 2023'te ilk 10 ülke arasına girmek ve 500 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirmek hedefinde en önemli unsur katma değeri yüksek ürünler üretmek. İlaç endüstrisi de bu konuda en önemli sektörlerden biri. Hükümetin yakın zamanda açıkladığı 10'uncu Kalkınma Planı'nda ilaç sektörüne yönelik üretimin yüzde 60'ının yerli üretimle karşılanması hedefi yer alıyor. Bu programın ana hedefi de biyoteknolojik ilaç, biyomalzemeler, biyomedikal ekipman alanlarında araştırma altyapılarının geliştirilmek. Bu da sektöre ilginin yeniden artmasını gündeme getirdi. Diyabet, kardiyovasküler hastalıklar, nadir görülen hastalıklar ile hayvan sağlığı alanlarında ilaç, aşı üreten Sanofi de bu gruplardan biri. Türkiye'deki tarihi 1953 yılına uzanan Sanofi, Lüleburgaz üretim tesisleriyle ikinci büyük ilaç üreticisi konumunda. Sanofi'nin iki numaralı ismi Sanofi İcra Komitesi ve Kıdemli Liderler Takımı Üyesi, Dış İlişkiler Kıdemli Başkan Yardımcısı Suresh Kumar, İstanbul'a geldi ve Türkiye CEO'su Fabrizio Guidi birlike yeni hedeflerini anlattı. Suresh Kumar, Sanofi'nin başarılı bir örnek olduğunu söylüyor ve Lüleburgaz'daki ilaç üretim merkezinde Ar-Ge, inovasyon ile klinik çalışmalar yürüttüklerini söylüyor. Sanofi Türkiye, grup bünyesinde bulunan diğer ülkelerdeki Sanofi şirketleri ile kıyaslandığında Avrupa'da 6. sırada, dünyada ise 16. sırada yer alıyor. Türkiye'ye ilişkin vizyonlarının uzun soluklu yatırımlar ve projelere dayandığını belirtiyor Kumar. Yatırımlarını büyüterek sürdürmeyi hedeflediklerini ekleyerek şunları söylüyor: "Devletin politikalarını yakından izliyoruz ve özellikle maddi manevi maliyeti yüksek olan diyabet gibi hastalıkları önlemek istediğini görüyoruz. Türkiye'de her 6 kişiden biri diyabetten etkileniyor ve bunun 2030'da 5'te 1'e kadar yükselebileceği öngörülüyor. Bu açıdan Sanofi'nin diyabet alanındaki global tecrübesini Türkiye'ye aktarmanın oldukça faydalı düşünüyoruz. Diyabet alanındaki önemli biyoteknolojik ürünlerimizden insülin ürünümüzü Türkiye'de üretmeyi hedefliyoruz. Bu konudaki görüşme ve temaslarımız sürüyor."
Hürriyet

Ortak Ar-Ge İçin Özel Sektöre Kapımız Açık
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBITAK) Marmara Araştırma Merkezi (MAM) 'Açık Kapı' uygulamasıyla, MAM bünyesinde oluşturulan bilgi ve teknoloji birikiminin özel sektöre daha etkin transferini sağlamayı hedeflediklerini belirterek "Ortak "Ar-Ge için özel sektöre kapımız açık" dedi. Işık, merkezde yas ortalaması 30 olan, yüzde 50'den fazlası doktoralı, 900'ün üzerinde personelin görev aldığını bildirdi. Uygulama hakkında bilgi veren Işık, "Açık Kapı uygulamasında, firmalar 'mam.tubitak. gov.tr' web sitesinde yer alan basit ve anlaşılır bir anketle yetkinlik alanlarına göre ortak Ar-Ge yapabilecekleri enstitüleri seçebilecekler. Toplanan veriler sınıflandırılarak, ilgili araştırma enstitüleriyle paylaşılacak ve ihtiyaçlarına göre firmalarla iletişime geçilecek" diye konuştu.
Akşam

Uçak Bileti Fiyatlarını Düşürecek Müzakere
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, Avrupa Birliği (AB) yetkililerinin, Türkiye ile Avrupa havacılığının entegre olması için anlaşma teklif ettiklerini belirterek, "Anlaşmanın Türkiye'nin istediği kapsamda gerçekleşmesi durumunda, AB ile Türkiye arasında hizmet veren havayolu şirketleri sınırsız uçuş gerçekleştirebilecek. Böylece, havayolu şirketleri arasındaki rekabet artacağından uçak bilet fiyatları da düşecek" dedi. Bakan Yıldırım, 2014 yılında Türkiye'nin, AB ülkelerine Amerika'dan sonra en fazla yolcu taşıyan ülke olduğunu ifade ederek, "Türkiye ile AB ülkeleri arasında 30 milyon yolcu tasındı. Böylece, AB'ye 50 milyon yolcu taşıyan Amerika'dan sonra en fazla yolcu taşıyan ikinci ülke oldu" diye konuştu. 2003 yılından beri havacılıkla ilgili alınan kararların ve yapılan yatırımların ne kadar isabetli olduğunun ortaya çıktığını anlatan Yıldırım, "Eurocontrol'ün araştırmasına göre, 2014-2021 arasında Avrupa'ya en fazla sefer artısı yapacak ülkeler kategorisinde Türkiye 1. sırada. Türkiye'nin havacılıkta her yıl yüzde 6'dan daha fazla büyüyeceği tahmin ediliyor" dedi. Yıldırım, AB yetkililerinin, Türkiye'yi "havacılıkta AB'nin en büyük partneri" olarak gördüklerini ve ilişkilerin özel hale getirilmesini istediklerini dile getirerek, bu amaçla AB tarafından "Kapsamlı Havacılık Anlaşması" önerildiğini kaydetti.
Akşam

Piyasalar Kırmızıdan Yeşile Dönecek Mi?
Tüm varlık fiyatları (buna endüstriyel emtia ve hatta altın/gümüş de dahil) yükselirken, BIST'in geride kalması söz konusu değildi. Bu yükselişte gelinen 73.506 tepesi, geçen yılın son gününden bu yana görülen en yüksek seviye oldu. Haftalık kapanışın da bu seviyeye yakın gerçekleşmesi, 73.900-74.400 seviyesinin test edilmesi olasılığını artırıyor. Teknik analiz açısından bakıldığında BIST 100'ün geçtiğimiz haftaki kapanışının TL ve dolar bazında 50 günlük BHO'nın üzerinde (Sırasıyla 73.048'e karşın 73.481 ve 2.47'ye karşın 2.49) olması, yükseliş devam edeceğinin bir başka ipucu. Belirtmiş olduğum yakındaki hedefler aşılacak olursa yükseliş nereye kadar devam eder derseniz, 76.300 seviyesi yeni hedef olarak karşımıza çıkıyor. Ancak geride fazlasıyla "boşluk" bıraktığımızı da unutmayalım. 21-22 Ocak'ta 68.567-69.255 arasındaki özellikle 27-28 Ocak'ta 72.052- 72.320 arasındaki ve 28-29 Ocak'taki 72.427- 73.080 arasındaki boşluklar kapanmadan "sağlıklı" bir yükseliş olması zor.
Vatan

Tüketici Kredilerinde Kişiye Göre Limit
Bankalar tarafından kullandırılan kredilere yeni bir standart getiriliyor. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme kurumu (BDDK) tarafından yürütülen çalışma ile kredilerde tek limit dönemi başlayacak. Bankalar her bir kişi için gelir, borç ve varlıklarına göre toplam bir kredi üst limiti belirleyecek. Belirlenen limit taşıt, konut, ihtiyaç ve kredi kartı harcamalarının tümünü kapsayacak. Örneğin evi, arabası ve sabit geliri olan bir kişiye sahip olduğu varlıkların değerine göre 500 bin Türk Lirası kredi limiti belirlenecek. Bu limit tüm bankalar tarafından görülebilecek. Tüketici kredi kartı limitini artırmak istediğinde konut, ihtiyaç ve taşıt kredisi borç miktarı azaldı ise bu talebi karşılanacak. Bankalar tarafından belirlenecek limitte kişinin kiracı ya da ev sahibi olmasının yanı sıra düzenli gelire sahip olup olmadığı da belirleyici olacak. Örneğin aynı iş yerinde çalışıp aynı maaşı alan iki kişinin kredi limiti sahip olduğu taşıt ve gayrimenkullerin değerine göre farklı olabilecek. Çalışmaların devam ettiği ve önümüzdeki günlerde netleşmesinin beklendiği yeni model ile kredilerin takibe dönüşme oranın artmasının önlenmesi de amaçlanıyor. BDDk tarafından yürütülen çalışmalarda Türkiye Bankalar Birliği ile merkez Bankası da yer alacak. üst düzey bir ekonomi yetkilisi, BDDk'nın altyapı hazırlama sürecinin devam ettiğini ifade ederek bankaların tüketicilerin tüm gelir ve borçlarını görebileceğini söyledi. 2016'da çalışmanin bitirilmesinin planlandığını aktaran yetkili "yeni sistem sayesinde bankalar müşterinin gelir gider borç ve varlıklarını görebilecek. Belirlenen limite göre kredi kullandırılacak" dedi.
Star

Pakistan Toki'nin Kapısını Çaldı
Pakistan Pencap Hükümeti Konut, Kentsel Gelişim ve toplum Sağlığı mühendisliği Bakanı Tanveer Aslam malik, Pakistan'a yapılması planlanan 4.5 milyon konut inşası için Başbakanlık toplu Konut İdaresi'nden (TOKİ) teknik destek ve tecrübe paylaşımı istedi. Pakistan ve Türkiye arasında başka ülkelerde benzeri olmayan işbirliği ve yakın ilişkilerin sürdürüldüğüne dikkat çeken Bakan malik "TOKİ'nin gösterdiği yüksek başarı bizi gerçekten etkiledi. Bu nedenle deneyimlerinizi paylaşmak açısından büyük bir sabırsızlık duyuyoruz. 4.5 milyon konut açığımız var. 2 yıl içinde düşük ve orta gelir grubu için 50 bin konut yapmak istiyoruz. Lahor'da gündeme gelen teknik destek ve tecrübe paylaşımı konularının gerçekleşmesi bizi mutlu edecektir." diye konuştu. Kardeş ülke Pakistan ile TOKİ arasında işbirliği sürecinin devam ettiğini söyleyen TOKİ Başkanı Mehmet Ergün turan ise "Pakistanlılar, özellikle alt gelir grubuna yönelik ürettiğimiz konut modelimizi öğrenmek istiyorlar" dedi. idarenin planlama prosedürü, finans modeli, kentsel dönüşüm modeli ve projeler, uygulama prosedürü, inşaat izleme ve yapım süreci, toplumsal yönlerin araştırılması ve yasal çerçeve konularında bilgi aktardıklarını belirten turan şunları kaydetti "Özellikle gelişmekte olan Suudi Arabistan, Afganistan, Kazakistan, İran, Pakistan, Gana gibi ülkelerin TOKİ'yi ziyarete gelip, işbirliği yapmak ve TOKİ modelini öğrenmek istiyorlar. Konut üretimindeki tecrübelerimizi, uygulamalarımızı yurtdışında da paylaşıyoruz." turan, 2 yıl içinde Pencap'ta düşük ve orta gelir grubundaki ailelere yönelik gerçekleştirilmesi planlanan toplam 50 bin konutun üretimi konusunda teknik ve uygulama tecrübelerini Pakistan'la paylaşacağını söyledi.
Star

DÜNYA

Kıbrıs'ta 'Kolay' Konular Aşıldı Toprak Ve Garantiler Kaldı
Kıbrıs'ta Türk ve Rum liderler Mustafa Akıncı ile Nikos Anastasiadis arasında "2016'da çözüm" sloganıyla 9 aydır devam eden müzakerelerde "kolay" olarak adlandırılan konular aşıldı, zor olarak adlandırılan toprak ve mülkiyet konularında sert pazarlıklar başladı. Rum tarafı, Güzelyurt kenti dahil daha fazla toprak verilmesini, anlaşmanın ilk günü 20 bin Türk askerinin çekilmesini ve garantörlüğün kaldırılmasını şart koştu. Müzakerelerin gizli yürütülmesine rağmen Rum medyası detayları yayınlamaya başladı. Politis, Fileleftheros ve Kathimerini gazetelerinde yayınlanan haberlere göre, 6 ana başlıkta yürütülen müzakerelerde, yönetim ve güç paylaşımı, AB ile ilişkiler ve ekonomi ve mülkiyet başlıklarında büyük ilerlemeler kaydedildi. Türk tarafı ise, özellikle garantiler konusunun müzakerelerin sonunda, garantör ülkeler Türkiye, Yunanistan ve İngiltere'nin de katılacağı bir toplantıda kararlaştırılacağını belirtiyor.
Hürriyet

Mursi'nin Davası Yine Ertelendi
Mısır'da askeri darbeyle görevinden uzaklaştırılan Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin "Katar adına casusluk yapmak" suçlamasıyla yargılandığı dava ertelendi. Yargı kaynaklarından alınan bilgiye göre, Kahire Ceza Mahkemesi'nde, Mursi'nin de aralarında bulunduğu 11 sanığın yargılandığı davanın duruşması görülmeye devam edildi. Mahkeme, tutuklu olan şahit Ahmet İsmila'in ifadesinin dinlenmesi için duruşmanın yarına ertelenmesine karar verdi. Temmuz 2013'te ordunun yönetime el koymasının ardından görevinden uzaklaştırılan Mursi ile darbe karşıtı 10 kişi, "Katar adına casusluk" davasında "ülkenin istihbarat birimleri, İçişleri Bakanlığı ve Devlet Güvenlik Kurumu'ndan çıkan çok gizli raporları ele geçirmek ve bunları Katar ile paylaşmakla" suçlanıyor.
Türkiye

Filistin Yönetimiyle Şartsız Müzakere Yapmaya Hazırız
Fransa'nın İsrail ile Filistin arasındaki barış görüşmelerinin yeniden başlatılması için yaptığı çağrıya İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'dan cevap geldi. Haftalık kabine toplantısı öncesi konuşan Netanyahu, "Fransa barış görüşmeleri için uluslararası bir konferans düzenlenmesi teklifinde bulundu. Teklifin son kısmında, görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanması halinde Fransa'nın Filistin davasını üstleneceği tehdidi var. Aslında müzakereler pazarlıklar üzerinde kuruluyor. Ancak bu teklifte Filistinliler için öyle bir şey söz konusu değil ve dolayısıyla bu Filistinlileri konferansa katılmaya teşvik etmiş oluyor" dedi. Duruşlarının çok net olduğunu aktaran Netanyahu, "Filistin yönetimi ile ön şartsız bir şekilde müzakereleri başlatmaya hazırız" dedi. Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, ülkesinin Filistin ve İsrail arasındaki barış görüşmelerinin yeniden başlaması için uluslararası konferans düzenlenmesi konusunda gelecek haftalarda girişim başlatacağını açıklamıştı. Konferansın iki devletli çözümü hedef alacağını belirten Fabius, "Eğer bizim bu çözüm yolundaki girişimlerimiz engellenirse, bizim de Filistin'in tanınması konusunda sorumluluğumuzu üstlenmemiz gerekebilir" değerlendirmesinde bulunmuştu.
Türkiye

'Esad Rejimi Hak İhlallerine Devam Ederse Çekiliriz'
Suriye'de 2011 yılında başlayan iç savaşı bitirmek için Birleşmiş Milletler'in (BM) başlattığı Cenevre görüşmelerinde, muhalif kanadı temsil eden Müzakere Yüksek Komisyonu (HNC), BM Suriye Özel Temsilcisi Steffan de Mistura ile resmi olmayan bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmenin ardından açıklama yapan de Mistura, "İyimser ve kararlıyım çünkü bu kaçırılmaması gereken tarihi bir fırsat" dedi. Cuma günü başlayan görüşmeler için Cenevre'ye giden delegasyonun içinde yer almayan HNC koordinatörü Riyad Hicab, dün Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüştü. Davutoğlu ile yaptığı görüşmenin ardından açıklama yapan Hicab, "Esad rejimi ve müttefiklerinin Suriye halkının haklarının ihlal etme konusunda ısrarı nedeniyle, HNC delegasyonunun Cenevre'de kalması için bir gerekçe görünmüyor ve HNC müzakere takımını çekebilir" dedi. Hicab, Suriye rejimi üzerinde uluslararası baskının artırılması gerektiğini söyledi. HNC'den Bassma Kodmani ise, Cenevre'ye gelmeden önce insani krizde iyileştirmeler yapılması için bazı garantiler ve taahütler aldıklarını belirtti. Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Beşar el-Caferi ise Esad rejiminin Suriye'de akan kanı durdurmak istediğini söyledi. Cenevre'ye gelen muhaliflerin ciddi olmadığını söyleyen Caferi, hükümetle müzakere edecek muhaliflerin kim olduğunun hâlâ belli olmadığını öne sürerken, kuşatma altındaki bölgelere insani yardımın değerlendirmeye alınacağını ifade etti.
Milliyet

Obama'nın İlk Cami Ziyareti
ABD Başkanı Barack Obama'nın başkanlık döneminde ilk defa bir camiyi ziyaret edeceği açıklandı. Beyaz Saray tarafından yapılan açıklamada Baltimore'daki İslam toplumuna ait camiyi bu hafta içerisinde ziyaret edecek olan Obama'nın ABD'li Müslümanların ulusa katkısına ve din özgürlüğünün önemini vurgulayacağı belirtildi. Cumhuriyetçi Parti'nin başkanlık aday adayı Donald Trump'ın Müslümanların ABD'ye alınmaması uyarısından beri konuyla ilgili sessiz kalan Obama'nın hoşgörü, bağnazlık ile toplumsal ilgisizliğe karşı tavır almaya ve ülkenin dini özgürlükler geleneğini korumanın önemine değineceği öğrenildi.
Milliyet

Ab 10 Bin Mülteci Çocuğu Kaybetti
Avrupa Birliği'nin (AB) güvenlikten sorumlu polis teşkilatı Europol, geçen yıl birlik üyesi ülkelere giriş yapan mülteciler arasında bulunan en az 10 bin çocuğun ortadan kaybolduğunu duyurdu. Europol Direktörü Brian Donald, İngiliz The Observer gazetesine verdiği röportajda, bahsi geçen çocukların yanlarında ebeveynleri ya da hamileri olmadan AB'ye giriş yaptıklarını, kayıt altına alınmalarının ardından da kayıplara karıştıklarını söyledi. 5 bine yakın çocuğun İtalya'da, yaklaşık bin çocuğun ise İsveç'te kaybolduğunu vurgulayan Donald, "Bazılarının aileleri bulunabilir. Ancak şu anda nerede ve kimlerle olduklarını bilmiyoruz" dedi. Donald, çocukların kaybolmasının arkasında, AB geneline yayılmış organize bir suç şebekesinin bulunabileceğini düşündüklerini belirtti. Yetkililer, öksüz kalan ya da ailelerinden ayrı düşen mülteci çocukların organ mafyasının, fuhuş çetelerinin veya terör örgütlerinin pençesine düşmelerinden endişe ediyor. AB üyesi ülkelerin polis teşkilatları, mültecilerin Avrupa'ya ulaşmasını sağlayan insan kaçakçılarının, Avrupalı suç şebekeleriyle işbirliği yaptıklarını gösteren delillere ulaşıldığını söylüyor. Buna göre Avrupalı çeteler, mültecileri fuhuş ve köle işçi olarak pazarlıyor. 'Save the Children' adlı kurul, geçtiğimiz yıl AB ülkelerine gelen mülteciler arasında en az 26 bin öksüz ya da hamisi bulunmayan çocuk olduğunu belirlemişti. Europol verilerine göre geçen yıl Avrupa'ya giriş yapan mültecilerin yüzde 27'si çocuk, bu da 270 bin civarında bir rakama denk geliyor.
Vatan

'11 Eylül'ü Bile Unutacaksınız'
Irak Şam İslam Devleti (IŞİD), son propaganda videosunda İspanya'yı tehdit etti. Sosyal medya üzerinden paylaşılan videoda yüzü maskeli IŞİD üyelerinin, koalisyon güçleri için ajanlık yaptığını iddia ettikleri 5 kişiyi, bombardımanlarda yıkılan bir binanın önünde başlarından vurarak infaz ettiği görülüyor. Videoda Fransızca konuşan IŞİD üyesi, örgütün Avrupa ülkelerini hedef alan yeni saldırılar düzenleyeceği tehdidinde bulunuyor. Fransız vatandaşı olduğu tahmin edilen militan, "Size öyle şeyler yapacağız ki, 11 Eylül ve Paris saldırılarını unutacaksınız" ifadesini kullanıyor. Militan, İspanya'nın, 500 yıl Endülüs bölgesini Müslümanların elinden almalarının bedelini ödeyeceklerini de söylüyor. Örgütün Arapça yayın yapan gazetesi El Naba'nın son sayısında ise, militanların İngiltere'de düzenleyecekleri saldırıların dehşeti karşısında, 'çocukların bile saçlarının beyazlayacağı' iddia edildi.
Vatan

POLİTİKA

4 Halkalı Terör Zinciri Kırıldı
Başbakan Ahmet Davutoğlu, devam eden terör operasyonlarında sonuca doğru gelindiğini, olayları organize eden "çekirdek kadroya" yaklaşıldığını söyledi. Çok sayıda "yabancı uyruklu keskin nişancı" belirlendiğine dikkati çeken Davutoğlu, "1980'li yıllardan itibaren Cizre'de ilk kez mahallelere giriliyor. Bu çapta bir operasyon yapılıyor. Burada kararlı durmak gerekiyordu" dedi. Yeni bir güvenlik yapılanmasına gidildiğini açıklayan Davutoğlu, ilk detayları Mardin'de açıklayacağını söyledi. Suudi Arabistan'ı ziyaret eden Başbakan Davutoğlu, başkent Riyad'da ikametine ayrılan devlet misafirhanesinde, beraberindeki gazetecilerin sorularını yanıtladı. Davutoğlu, gündemdeki konularla ilgili şu değerlendirmeleri yaptı: 23 Temmuz'da Operasyonların başlaması doğru bir karardı. Şimdi yakalanan malzemelere baktığımızda Sur'da 11 ton mühimmat, Cizre ve Silopi'de yakalananların niçin buraya sokulduğu aşikar. Amaçları Türkiye'yi de bir ateş çemberinin içine sürüklemek. 23 Temmuz'da aldığımız kararda hedef 4 halkadan oluşan terör zincirini kırmaktı. Önce Kuzey Irak'taki teröristlere ağır bir darbe vuruldu. Aynı zamanda DEAŞ'a yönelik operasyon yapıldı. Ardından kırsalda etkili bir mücadele başlattık. Sonra şehrin etrafında mezarlık görüntüsü ile halkın üzerinde baskı kurulan yerler tümden yıkıldı. Sona doğru yaklaştıkça terör olaylarını organize eden çekirdek kadroya yaklaşıyorsunuz. Burada bir çok yabancı keskin nişancı da tespit edildi. 80'li yıllardan itibaren Cizre'de ilk kez mahallelere giriliyor. Bu çapta bir operasyon yapılıyor. Burada kararlı durmak gerekiyordu. Bütün şehirler temizleninceye kadar bu silahların tümü yakalanıncaya kadar bu mücadele sürecek. (Mahallekollar mı kurulacak?) Yeni bir güvenlik planlamasına gidiyoruz. Detaylarını Mardin'de açıklayacağım. Var olan güvenlik yapılanmasıyla bu şeylerin aşılamadığı ortada. Ama yeni planlama güvenlik önlemlerinin artırılacağı anlamına gelmiyor. Sadece şartlara uygun tedbirler geliştiriyoruz. Burada klasik güvenlik yöntemleri ile başarılı olmanız çok zor. Ayrıca kapsamlı bir sosyal destek başlayacak. 15 bin öğrenciyi Batman'da eğitime aldık..
Milliyet

'Halk Seni Seçse De İstediğini Yapamazsın'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, dün Essen'de Almanya Yeşiller Partisi Eşbaşkanı Cem Özdemir ile bir araya geldi. Akşam da "Nazım Hikmet 114 Yaşında" etkinliğine katıldı. CHP lideri özetle şunları söyledi: Parlamenter sistemimiz şu anda çok iyi çalışıyor mu hayır. Çünkü 12 Eylül döneminde çıkan yasalar parlamenter sistemin iyi çalışmamasını ana nedenini oluşturuyor. Almanya'da Japonya'da, Amerika'da, Fransa'da ne varsa demokrasi insan hakları özgürlükler adına ne varsa kendi ülkemizde aynısını gerçekleştirelim. O zaman parlamenter sistem zaten kendiliğinden çalışır. Siyasi Partiler Yasası. Türkiye'de seçimler yapılıyor. Milletvekillerini halk mı seçiyor. Hayır halk seçmiyor. Milletin önüne bir liste konuyor. Deniyor ki kendi ülkemizde de aynısını getirelim diyorsanız ancak o zaman parlamenter sistem çalışır. Halkın önüne liste konulursa böyle demokrasi mi olur Milletvekilini millet seçer. Gelin bunun hukuki altyapısını oluşturalım, kendi ülkemize demokrasiyi getirelim diyoruz. Dolayısıyla biz parlamenter sistemden şikayetçi değiliz. Parlamenter sistemi çalıştırmayan yasalardan şikayetçiyiz. Gerekirse Cumhurbaşkanı halk değil yine eskiden olduğu gibi parlamento tarafından seçilebilmeli. Arzu edilirse ille parlamento değil halk tarafından da seçilebilir. Yani bir cumhurbaşkanının halk tarafından veya parlamento tarafından seçilmesi o cumhurbaşkanına anayasayı ihlal etme hakkı vermez. Cumhurbaşkanı kim tarafından seçilirse seçilsin anayasa sınırları içinde görev yapmak zorundadır. 'Halk beni seçti istediğimi yaparım' olmaz. Halk seni seçse de istediğini yapamazsın. Böyle bir kural dünyanın hiçbir tarafında yok. Bugün Amerika'da başkanı halk seçiyor. Obama istediğini yapıyor mu? Hayır. İngiltere'de kraliçe var. İstediğini yapıyor mu Hayır. Yarı başkanlık sistemi Fransa'da var istediğini yapıyor mu Hayır. Almanya'da Alman Cumhurbaşkanı istediğini yapıyor mu? Öyle bir şey yok. Sayın Davutoğlu 'bir erken seçimden söz etmek vatana ihanettir' diye bir cümle kullandı. Hangi gerekçeyle kullandı bilmiyorum. Ama Türkiye'nin eğitimden ekonomiye dış politikaya toplumsal uzlaşmaya kadar her alanda dünya kadar sorunu var. Bütün bu sorunlar ortadayken seçim neyi çözecek. Tek başına bir iktidar var. Parlamentoda istediği yasayı çıkarabilecek bir hükümet var. Bir kişinin egosunu tatmin etmek için sürekli seçim anlayışı olabilir mi. Biraz da insan vatandaşlara acısın. Benim dediğim olacak. Oluncaya kadar ben toplumu sürekli seçime götüreceğim.
Milliyet
Özgürlüğe Dayalı Bir Barış İstiyoruz
HDP Genişletilmiş İl Başkanları toplantısı dün Ankara'da düzenlendi. Toplantıya HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, bazı milletvekilleri ve il başkanları katıldı. Demirtaş, Türkiye partisi olduklarına vurgu yaparak, "Türkiye'de bizim dışımızda Türkiye partisi yok. Keşke olsaydı. Çünkü, Türkiye'nin gerçek toplumsal yapısını, kendi siyasal organları bünyesinde barındıran, taşıyan temsil gücünü kendi parti organlarında taşıyan, Türkiye gerçekliğini, parti programına, söylemine, eylemine taşıyan başka hiçbir parti yok" ifadelerini kullandı ve şunları kaydetti: "Adalete, demokrasiye, özgürlüğe dayalı bir barışı istiyoruz. Bizler emekten yanayız. Alın teriyle üretip, çalışan, ekonomiyi var eden, toplumu omuzlarında taşıyan çalışan, üreten kesimin hakkını, özgürlüğünü savunuyoruz. Kadın özgürlükçü bir bakış açısıyla Türkiye siyasetine yeni bir soluk, gerçekçi bir hamle ile müdahale eden bir partiyiz. Bir köprü kurabilecek olan biz olduğumuz için, bu köprü için üst üste koyduğumuz her tuğla bu yüzden büyük bir öfkeyle yıkıyorlar, yıkmaya çalışıyorlar." Yüksekdağ ise başkanlık tartışmalarına değinerek şöyle konuştu: "Onlara sorarsanız eğer bir başkan seçerse türkiye halkı, başkanın sihirli değneği ile Türkiye'de birikmiş, kemikleşmiş ve çürümüş bir dizi sorunu şipşa sözecekler. Bizler gerçeğin bu olmadığını çok iyi biliyoruz."
Vatan

SPOR

Spor Toto Basketbol Ligi'nde Rönesans TED Kolejliler'e konuk olan Fenerbahçe, nefes kesen maçı 71-70 kazandı, 12. galibiyetine ulaştı. Sloukas ve Antic'ten yoksun oynayan Fenerbahçe, ilk dakikalarda sıkıntı yaşadı, 5. dakikada 14-7 geriye düştü. Barış'tan gelen üçlükle, rakip savunmayı açan ve 14-14'te denge sağlayan sarı-lacivertli ekip, Gecevecius'un iki üçlüğüne engel olamayınca ilk çeyreği 20-16 geride bitirdi. Eski takımına karşı çok etkili bir oyun sergileyen Marko Tomas ile arayı açan Ankara ekibi, 18. dakikada 33-25 öne geçti. Sakatlığın etkisini tam atamayan Vesely'nin yakın atışları kaçırması ile hücumdaki sıkıntısı artan Fenerbahçe, soyunma odasına 35-30 geride girdi. 22. dakikada farkı çift hanelere çıkaran Kolejliler, 25. dakikayı da 50-40 önde geçti. Ancak bu dakikadan sonra rakibin hücum silahı Gecevicius'u Melih'in savunmasıyla etkisiz hale getiren, Datome'yi de 4 numarada kullanarak, boyalı alanda sert oynayan Sanikidze'yi potadan uzaklaştıran Fener, son çeyreğe girilirken öne geçti. Seriyi 14-0'a taşıyan Fenerbahçe'ye Erol Can'ın 5 sayısıyla yanıt veren TED, ilk yarıyı 2 sayıyla bitiren Datome'yi savunamasa da maçtan kopmadı bitime 58 saniye kala 67-66 öne geçti. 10 saniye kala Udoh ile öne geçen Fenerbahçe, galibiyete ulaştı.
Milliyet

Sezonun ilk grand slam tenis turnuvası Avustralya Açık'ta 1 numaralı seribaşı Novak Djokovic, 2 numaralı seribaşı Andy Murray'yi 6-1, 7-5 ve 7-6'lık setlerle 3-0 mağlup ederek, Melbourne'de 6. şampiyonluğunu kazandı. 28 yaşındaki Sırp raket "Avustralya Açık'ı teklerde 6 kezle en fazla kazanan erkek tenisçi" ünvanını elinde bulunduran Roy Emerson'u yakaladı. Djokovic 2 milyon 650 bin dolar ödülün de sahibi oldu. Avustralya Açık'ta daha önce 2008, 2011, 2012, 2013 ve 2015'te mutlu sona ulaşan Novak Djokovic, Murray önünde fırtına gibi başladığı ilk seti 6-1, büyük çekişmeye sahne olan ve karşılıklı servislerin kırıldığı ikinci seti ise 7-5 alarak 2-0'ı yakaladı. Sırp raket, üçüncü seti tiebreak'le 7-6, 2 saat 52 dakika süren final mücadelesini de 3-0 kazanarak şampiyonluğa ulaştı. Kariyerindeki 61. tekler, grand slam turnuvalarındaki 11. zaferine ulaşan 28 yaşındaki raket, bu alanda Rod Laver ile Björn Borg'u yakaladı. Teklerde 17 şampiyonlukla Roger Federer zirvede yer alıyor. Bu arada Barcelona'da forma giyen Arda Turan maç başlarken, "Gönül isterdi ki Federer'i izleyelim. Djokovic alır, demedi demeyin" twiti atması dikkat çekti.
Star

F.Bahçe'de Teknik Direktör Pereira'nın gözü rekorda. Sarı-Lacivertli takım 27 Eylül 2015'te Beşiktaş'a 3-2 kaybettikten sonra, lig, Avrupa ve Türkiye Kupası'nda 25 resmi karşılaşmada yenilmedi. Bu alanda Kanarya'nın rekoru ise 48 yıl öncesine ait. 1967-68 sezonunda Molnar yönetiminde Can Bartu, Ziya Şengül, Ogün Altıparmak gibi yıldızları kadrosunda barındıran Fener üst üste tam 29 maçta mağlup olmamıştı. 210 günlük dönemde Sarı-Lacivertli ekip 20 galibiyet alırken, 9 kez de berabere kalmıştı. Pereira ile 25 maçlık seride ise 18 galibiyet alınırken 7 kez de berabere kalındı. F.Bahçe ligde Antalyaspor, Kasımpaşa, Bursaspor, kupada çeyrek final ilk maçı (rakip belli değil) ve Avrupa Ligi'nde Lokomotiv Moskova'ya yenilmezse Pereira seriyi 30'a çıkartarak rekoru kıracak. Rekoru kırmaya en çok yaklaşan isim olan Aykut Kocaman 2011'de 27 maçlık bir seri yakalamıştı. Öte yandan Pereira, kupadaki Kayserispor maçı sonrasında soyunma odasında futbolcularıyla bir konuşma yaptı. Oyunculara teşekkür eden Kanarya'nın teknik patronu, "İyi yoldayız. Çok iyi mücadele ettiniz. Seri galibiyetler elde ettik bu bize güç vermeye devam ediyor. Bu onur mücadelesi bize şampiyonluklar getirecek. 120 dakika gol atmak için hiç durmadan mücadele etmek kolay değildir. Ben sizlere inanıyorum ve güveniyorum" şeklinde konuştu.
Star

Galatasaray, Türkiye Kupası'nda Gaziantepspor'u devirip, çeyrek finale çıktı: 3- 1. 13'te Selçuk ceza alanının köşesinden kazanılan serbest atışta, topu doğrudan kaleye yolladı. Kalecinin müdahale ettiği top kornere çıktı. 20'de Olcan rakip yarı alanda topu sürdü, ceza alanına gelmeden şutunu çekti. Kaleci çaresiz kaldı: 1-0. 25'te Sinan Gümüş, Olcan gibi topu sürdü ve ceza alanına girmeden vuruşunu yaptı: 2-0. 31'de Selçuk'un uzaktan vuruşu auta çıktı. 34'te sağdan yapılan ortada Habibu'nun kafa vuruşu Muslera'da kaldı. 38'de Sinan'ın "Al da at" pasında Umut'un yakın mesafeden vuruşu, Alperen'den döndü. 53'te Umut Bulut'un aşırma vuruşunda top az farkla üstten auta çıktı. 56'da kornerden gelen topa Sinan dokundu, Burak topuğuyla fileleri havalandırdı: 3-0. 63'te Larsson'un vuruşu Muslera'nın kontrolünde auta çıktı. 70'te Sneijder serbest vuruşta kaleyi düşündü, yerden seken top kalecide kaldı. 74'te Habibu topu Abdülkadir'e kazandırdı. Onun vuruşu Muslera'dan döndü ancak Habibu tamamladı: 3-1. 80'de Selçuk'un frikik atışı autla sonuçlandı.
Star

Karşılaşmanın 28. dakikasında saha içinde gergin anlar yaşandı. Oğuzhan'ın bir pozisyon sonrası hakeme itiraz etmesi üzerine Abdülkadir Bitigen bu futbolcuya sarı kartını çıkarttı. Bu karar Beşiktaş yedek kulübesini bir hayli sinirlendirdi. Pozisyona itiraz eden Teknik Direktör Şenol Güneş, 4. hakem Özkan Çeliker ile tartıştı. Bu arada yedek kulübesinde oturan oyunculardan Cenk Tosun da tepkisini sert bir şekilde dile getiririp bağırırken, Siyah-Beyazlı futbolcuyu ise araya giren Şenol Güneş, sakinleştirdi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme