2 Şubat 2016 Salı

02.02.2016 Genel Gündem


02.02.2016 Salı
GÜNDEM

Sur'da 5 Şehit 
Diyarbakır Sur'da terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonlar sırasında teröristlerin silahlı saldırısı sonucu dün sabah saatlerinde 3 asker ve 2 polis yaralandı. Hastaneye kaldırılan yaralı askerlerden üçü şehit oldu. Öğle saatlerinde çıkan çatışmalarda da üç asker ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Yaralılardan ikisi kurtarılamayarak şehit oldu. Jandarma Teğmen Recep Erdoğan'ın (26) şehitlik haberi Gümüşhane Hasköy'deki ailesini yasa boğdu. Baba Vahittin Erdoğan, "Sana kurşun işler miydi oğlum" diye ağladı. Şanlıurfa'dan geçici görevle Sur'a giden Erdoğan'ın özel harekât tim komutanı olduğu belirtildi. Şehit Astsubay Üstçavuş Nusret Atmaca (36) Yozgat'ın Sorgun ilçesindendi. Amca İrfan Atmaca, "Bir hafta önce görüştük. 'Silopi'yi temizledik, şimdi nereye gideceğiz bilmiyorum' demişti" dedi. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Bekir Şimşek (25) ise Yozgat'ın Aydıncık ilçesinde yaşıyordu. Ağabeyi Adem Şimşek, "4'ü erkek 8 kardeşiz, hepimiz cepheye, çatışmaya gitmeye hazırız" diye konuştu. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Sercan Bulak'ın (27) Ankara Şereflikoçhisar'daki baba ocağına ateş düştü. Bulak'ın 2 aylık bir kızı vardı. Şehit Jandarma Uzman Çavuş Hüseyin Şerbetçi'nin (27) Hatay'ın merkez Antakya ilçesindeki baba evine acı haber ulaştı. Oğlunun şehit olduğu haberini alınca fenalaşan anne Filiz Şerbetçi'ye (45) sağlık ekipleri müdahale etti. Taziyeleri kabul eden baba Mehmet Şerbetçi (53) ise "Oğlumla cumartesi günü telefonda konuştuk. Geçen çarşamba bölük komutanının ve silah arkadaşlarının şehit olduğunu ve onların cenaze törenine katıldığını anlattı bana. Mobilyasını, eşyalarını almıştık. İzne geldiğinde kız bakacaktık ona, nişanlayacaktık" diye konuştu. Şehit Şerbetçi Facebook'ta 28 Ocak'ta, "Önce komutanım, sonra silah arkadaşlarım şehit oldu. Soruyorum şimdi kendime; kime ağlayacağım" mesajını paylaşmıştı.
Hürriyet


'Şahit Olduklarımın Çok Azını Anlattım' 
Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Taha Akyol'un CNNTürk'teki programında yaptığı açıklamalara ilişkin gelen eleştirilere yanıt verdi. Arınç, "Programda, bildiğim ve bizzat şahit olduğum olayların çok küçük bir bölümünü, en doğru şekilde anlattım. Söylediğim her sözün sonuna kadar arkasındayım" dedi. Arınç'ın, Twitter'dan paylaştığı 6 sayfalık açıklama özetle şöyle: 'Program sonrasında pek çok kişiden tebrik, takdir ve teşekkür mesajları aldım. Bazı dostlarımız ise söylediklerimin birileri tarafından suiistimal edilerek partimiz aleyhinde kullanılacağı endişesini taşıdıklarını ifade ettiler. Beklediğim üzere birkaç kişi de çirkin ifadelerle sosyal medyayı kullandılar. Bunları yapanların amaçlarını, kişiliklerini ve karakterlerini çok iyi biliyorum. Onlar da kendilerine yakışanı yaptılar. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, yaklaşık iki saat süren programda, bildiğim ve bizzat şahit olduğum olayların çok küçük bir bölümünü, en doğru şekilde anlattım. Söylediğim her sözün sonuna kadar arkasındayım. 'Bunları neden şimdi ve neden kamuoyu önünde konuşuyorsunuz?' diye eleştirenlere sadece bir kaç cümle ile cevap vermek isterim. Biliniz ki, hiç bir gerçek 'Neden şimdi?' sorusunun muhatabı değildir Program sırasında 'troliçe' sözleriyle kimi kastettiğimi herkes çok iyi biliyordu. Nitekim yarası olan gocundu ve daha program bitmeden şahsıma hakaret etti. Bu kadın yazara birisinin cevabı gibi 'Taraf'ın Lawrencesi' demek istemem. Onu, bu hakareti ve yargı süreci ile başbaşa bırakıyorum. Programdan sonra, belki de aldıkları talimatla 'eski çınarı yıkmak' hevesiyle manşetlerden, tv programlarından, gazete köşelerinden, sosyal medya ve diğer mecralardan şahsıma yönelik başlatılan linç kampanyası, heves sahiplerinin kursaklarında kalabilir. Unutulmamalıdır ki, yıkmaya çalıştığınız çınarın gölgesinde, güneş görmemiş daha bir çok hakikat gölgeleniyor. 'Tövbe etsin, özür dilesin', 'artık güvenmeyiz' gibi beyanlarda bulunanlara da şunu söylemek isterim: Aklım, vicdanım neyi emrediyorsa o şekilde konuşurum. Tövbeyi arınma, özür dilemeyi erdem bilirim ve gerekliliğine inanıyorsam hiç çekinmeden yaparım.
Milliyet

'Gülen İçin İade Prosedürü İşletilecek' 
Bir televizyon kanalına konuşan Bekir Bozdağ, Fethullah Gülen ile ilgili iade yolunu kullanmayı tercih ettiklerini bildirerek şunları söyledi: "Bunların hepsini, toplu bir şekilde yapmayı planlıyoruz ve iade yolunu kullanmayı tercih ediyoruz. Çünkü Amerika Birleşik Devletleri ile Türkiye arasında yer alan sözleşmeler ve iki ülke arasındaki ilişkiler bunun iade usulünün daha doğru olduğunu bize gösteriyor. Kırmızı bültende konuşuluyor ama kırmızı bülten daha ziyade adresi, yurdu, kimliği belli olmayanlarla ilgili işletilen bir prosedür. Ama adresi, yeri kimliği belli olanlarla ilgili iade prosedürüdür. Onun için biz bu konuda iade prosedürü işletmeyi planlıyoruz. Onun içinde evrakların tercümesi, bütün dosyaların İngilizceye tercümesi konusunda çalışmalar sürüyor. Adli dosyaları ekleyerek bir iade noktasına bunların hepsinin tercümesi bittikten sonra geçmiş olacağız. Onun da sonuna yaklaştık. Tercüme çalışmaları biter bitmez hemen süreci başlatacağız."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 106, 9992-107, 0871
ABD Doları 2, 9505-2, 9524
Euro 3, 2162-3, 2192
İngiliz Sterlini 4, 2560-4, 2585

Elektrik Faturası Davalık Oldu 
Elektrik Mühendisleri Odası (EMO), elektrik fiyatlarını yüzde 6.8 artıran tarifenin yürürlüğünün durdurulması ve iptal edilmesi istemiyle Danıştay'a dava açtı. EMO'dan yapılan yazılı açıklamada, yeni tarifenin maliyet kalemlerini gizlediği savunularak, "1 Ocak 2016'dan itibaren geçerli olan tarifeye ilişkin Enerji Piyasası denetleme Kurumu (EPDK) kararının, Elektrik Piyasası Yasası'nın şeffaflık ilkesi ve tüketicinin korunmasına ilişkin mevzuata aykırı olduğu belirtilerek, iptali ve yürütmesinin durdurulması istendi" denildi. EMO yaptığı açıklamada, daha önce 1 kilovat saatlik enerji için, kayıp-kaçak bedeli, dağıtım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, iletim bedeli ile perakende tek zamanlı enerji bedelinin kaç kuruş olduğunun ayrı ayrı belirtildiği; sayaç okuma bedelinin de maktu bir bedel olarak tanımlandığının altını çizdi. Yeni tarife ile tüm tarife bileşenlerinin "Enerji Bedeli" ve "Dağıtım Bedeli"ne indirgendiği kaydedilen Danıştay'a başvurulan dilekçede, şu ifadelere yer verildi: "Dava konusu tarife tablosu, 6446 sayılı Yasa, bu yasaya göre oluşturulmuş ikincil mevzuat ile tüketicinin korunması hakkında mevzuata aykırı bir şekilde, elektrik tüketim bedellerini oluşturan her bir bedelin tarife içerisindeki ağırlığını ve miktarını içermemesi nedeniyle hukuka aykırılık taşımaktadır."
Hürriyet

'İhracat Kötü Başladı Yılı Artışla Kapatacak' 
Türkiye'nin ihracatı ocak ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 14.4 düşerek 9.21 milyar dolara geriledi. Son 12 ayın ihracat toplamı da bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 9.8 azalma ile 140 milyar 640 milyon dolar olarak gerçekleşti. Ocak ayında en fazla ihracatı, 1.5 milyar dolarla otomotiv sektörü yaparken, bu sektörü 1.3 milyar dolarla hazır giyim, 1 milyar dolarla da kimyevi maddeler ve mamulleri sektörü izledi. İhracatını en fazla artıran sektör yüzde 19.4 ile savunma ve havacılık sektörü oldu. Rusya ile yaşanan uçak krizi, Avrupa ülkelerinde talebin daralması, Irak ve Suriye'deki çatışma ortamı gibi olumsuzlukların etkilediği ihracatta en fazla gerileme Irak'ta yaşandı. Bu ülkeye ihracat yüzde 47.9 azaldı ve 441 milyon dolar olarak gerçekleşti. Irak'ın yanı sıra Almanya, İngiltere, İtalya, ABD'ye ihracatta da gerileme görüldü. Ocak ayında, en fazla ihracat yapılan 30 ülke arasında en yüksek artış, yüzde 30.5 ile Suudi Arabistan'da yaşandı. Mısır'a ihracat yüzde 15.1 ve İsrail'e ihracat yüzde 9 arttı. Ocak ayında 220 ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirildi. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mehmet Büyükekşi, İran'a uygulanan yaptırımların 17 Ocak 2016 itibarıyla kaldırılması sayesinde bu ülkeye yönelik ihracatta önemli bir gelişme sağlanacağına inandığını ifade etti. Büyükekşi, "82 milyonluk nüfusu ve 417 milyar dolarlık gayri safi yurtiçi hasılasıyla İran, bundan sonraki süreçte istikrarlı bir pazar olma kimliğiyle ön planda yer alacak. 'Ambargo Sonrası İran Ekonomisi Etki Analizi' yürütüyoruz. Mart ayında çalışmanın sonuçlarını paylaşarak, ihracatçılarımıza bir yol haritası sunacağız. İhracatçılarımıza bu pazarda etkin olmanın yolunu sunacağız. Ayrıca bu ülkede bir Türk Ticaret Merkezi açacağız" dedi. Büyükekşi, hükümet tarafından yürütülen Ar-Ge reform paketinin yanı sıra girişimciye getirilen desteklerin, ekonominin bütününde olduğu gibi, 2016 ihracatında da ciddi atılım gerçekleşmesini sağlayacağını ifade etti.
Türkiye

'Hazırgiyim'de Suriyeli Çocuk Çalıştırmıyoruz 
Türkiye'nin ihracatına önemli katkı sağlayan ve ciddi istihdam üreten hazırgiyim sektörü, kendisiyle rekabet edemeyen rakip ülkelerin karalama kampanyalarına maruz kalıyor. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, H&M ve Next'e üretim yapan firmalarda Suriyeli çocuk işçi çalıştırıldığına ilişkin haberlerin Türkiye'nin rakipleri tarafından kasıtlı çıkarıldığını vurgulayarak, bu kurgu habere imza atanları kınadıklarını söyledi. Hikmet Tanrıverdi, yaptığı açıklamada Türkiye'de çocuk işçi çalıştırılmasının kanunen mümkün olmadığını, iki global marka olan H&M ve Next'in de bu böyle bir üretimi kabul edebileceklerine inanmadığını ifade etti. "Bu uydurma haberlerle Türkiye'nin üretim, istihdam ve ihracatta lokomotifi olan hazırgiyim sektörüne zarar verilmeye çalışılmasını içime sindiremiyorum" diyen Tanrıverdi, şu görüşleri dile getirdi: "Uluslararası markaların hepsi çok fazla denetim yapıyorlar. Bu firmalar, Uzakdoğu'daki üreticilere kıyasla Türkiye'de çok daha aşırı denetim mekanizmaları uyguluyorlar. Bu denetimlerde en ufak bir problem tespit edildiğinde, üretici firmalarımız bir daha o markalara ihracat yapamıyorlar. Türkiye'de 35 bin konfeksiyon üreticisi var. Bunların 14 bini ihracat gerçekleştiriyor. İhracat yapan hazır giyim üreticileri, denetimler ve yaptırımlar sebebiyle son derece sıkı bir iş disiplini uyguluyorlar. Bu anlamda Türkiye'de en düzenli çalışan sektör konumunda olduğumuzu söyleyebilirim. Çocuk işçi çalıştırma noktasında kim bilgi istiyorsa gelsin verelim. Biz, 14 bin ihracatçı firmamızı tek tek gezdirmeye hazırız. 'Çamur at izi kalsın' yöntemiyle Türkiye'nin lider ihracat sektörüne zarar vermeyi amaçlayanları, kınıyorum."
Türkiye

İş Bankası'nın 2015 Kârı 3 Milyar Tl'yi Aştı 
İş Bankası'nın 2015 yılı bilançosu açıklandı, bankanın 3 milyar 83 milyon TL kâr elde ettiği bildirildi. Kredilerini yüzde 14.2 büyüterek 178 milyar TL seviyesine yükselten bankanın aktif toplamı 275.7 milyar TL'ye ulaştı. Özkaynak büyüklüğü ise 32 milyar TL oldu. Toplam mevduat hacmi önceki yıla göre yüzde 15 artarak 153.8 milyar TL seviyesine ulaştı. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 15.6'ya işaret etti. Türkiye İş Bankası Genel Müdürü Adnan Bali, "Gerek yurtiçi gerek yurtdışında belirsizliklerin yoğun olarak yaşandığı ve bölgesel jeopolitik sorunların ülkemizi de olumsuz etkilediği 2015 yılında, sürdürülebilir ve sorunsuz büyüme politikamızdan ödün vermeyerek, bilançomuzun şüzde 64.5'ini oluşturan kredilerimiz vasıtasıyla ülke ekonomisine destek olmayı sürdürdük. Yılsonu itibarıyla ekonomiye nakdi ve gayri nakdi krediler aracılığıyla sağladığımız toplam kaynak 229 milyar TL'ye ulaştı" dedi. Kaynakların tahsisinde verimliliğe odaklanan ve sorunsuz büyümeyi ilke edinen bankanın, yüzde 2 seviyesinde gerçekleşen takipteki alacaklar oranı, önceki dönemlerde olduğu gibi sektör ortalamasının altında kalmaya devam etti. Hizmet ağını genişletmeye devam eden İş Bankası, 2015 yılında yurtiçi ve yurtdışı şube sayısını 1.377'ye yükseltti. 6.582 adet Bankamatik ile Türkiye'de en geniş ATM ağına sahip olan İş Bankası, dijital bankacılık alanındaki yenilikçi uygulamalarını da sürdürdü.
Milliyet

Zorlu, İsrail'in Leviathan Sahasından Gaz Alacak 
Zorlu Enerji ve Edeltech, Israil'in Leviathan sahasından 6 milyar metreküp gaz alacaklar. Israil'in en büyük offshore doğalgaz sahası Leviathan'ı gelistiren konsorsiyum, Edeltech Group ve ortagı Zorlu Enerji'ye gelecek 18 yılda 6 milyar metreküp doğalgaz sağlamak için 1,3 milyar dolar büyüklüğünde anlaşma imzaladı. Anlaşma haberiyle birlikte Zorlu Enerji hisseleri de hızla yükselişe geçti. Edeltech ve Zorlu, Israil'de iki santral inşa etmeyi planlıyorlar. Şirketlerin şu an Dorad Energy santralı ve Ashdod ve Ramat Negev ortak üretim santrallarında ortaklıkları bulunuyor.
Akşam

İstanbul'da Gıda Fiyatları Yüzde 4 Arttı 
İstanbul'da Ocak'ta perakende fiyatlar yüzde 1.24, toptan fiyatlar yüzde 1.23 oranında arttı. İstanbul Ticaret Odası'nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksi 2016 Ocak ayı itibariyle yıllık ortalama yüzde 9.27, Toptan Eşya Fiyatları İndeksi yıllık ortalama yüzde 8.48 arttı. Perakende fiyatlar 2016 Ocak ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.68, toptan fiyatlar yüzde 7.21 arttı. Ocak'ta perakende fiyatlar bir önceki aya göre; diğer harcamalar grubunda yüzde 4.58, gıda harcamalarında yüzde 4.17, ev eşyası harcamalarında yüzde 1.57, konut harcamalarında yüzde 1.08, sağlık ve kişisel bakım harcamalarında yüzde 0.06 arttı.
Vatan

Şimşek: Türkiye Melek Yatırımcılıkta Süper Ligde 
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, 'bireysel katılım sermayesi' olarak bilinen melek yatırımcılığa destekte Türkiye'nin, birçok gelişmiş ülke arasında ilk sırada yer aldığını belirterek, "Türkiye, melek yatırımcılıkla son iki yıldır tanışmış olmasına rağmen bu alana verdiği destekle süper lige girdi" dedi. Henüz başlangıç aşamasında olan bir iş fırsatına yatırım yaparak girişimin büyümesi ve gelişmesi için sermaye ve bilgi birikimi sağlayan melek yatırımcılığın Türkiye ve dünya genelindeki durumuna ilişkin açıklamalar yapan Şimşek, melek yatırımcılığa sağlanan destekle, Türkiye'nin İngiltere, İtalya, İspanya, Almanya, Fransa, Singapur, İsrail ve ABD'nin bazı eyaletlerini geride bıraktığını açıkladı. Melek yatırımcılığın yerli yatırımları desteklemekte lokomotif rol üstlenmeye başladığını belirten Şimşek, sistemin desteğini alarak iç yatırımı hareketlendirmeye başladıklarını kaydetti. Melek yatırımcılığa Türkiye'de ilginin her geçen gün arttığın söyleyen Şimşek, ocak ayı itibariyle 347 melek yatırımcının lisans aldığını belirtti. Hazine'nin ilk 5 yılda 625 lisanslı yatırımcıya ulaşmayı hedeflediği dikkate alındığında bu kadar kısa bir sürede 347'ye ulaşılmasının memnuniyet verici olduğunu belirten Şimşek "Toplam yatırım hacmi 7 milyon liraya yaklaştı. Bu yıl Avrupa Yatırım Fonu ile ortak yatırım fonunu devreye sokacağız" dedi.
Star

SİYASET/POLİTİKA

330'u Sağlarız Referanduma Sunarız 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, resmi ziyaret için bulunduğu Şili'nin başkenti Santiago'da ilk akşam Büyükelçi Naciye Gökçen Kaya'nın rezidansta onuruna verdiği yemeğe katıldı. Erdoğan, yemek sonrası yolculukta kendisine eşlik eden gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı. Erdoğan, Güneydoğu'da terörle mücadele konusunda gelinen aşamayı, "Terör örgütüne ağır bedel ödetiyoruz" diye yorumladı. Erdoğan'a sorular ve yanıtları şöyle: Terörle mücadelede şu an hangi noktadayız? Şu anda Güneydoğu'daki gelişmelerde, gidişat iyi yönde. Vatandaş güvenliği sağlansın istiyor. Nitekim özellikle de Güneydoğu'daki vatandaşlarımız, "Aman bu işi bırakmayın. Bu işe kararlı bir şekilde devam edin" diyor. Bölgeye giden bakan arkadaşlarım da, "Hava eskiye kıyasla çok çok farklı" diyor. Elbette sıkıntı da yaşanıyor, şehit de veriliyor. Canımız dağlanıyor, yüreklerimiz parçalanıyor. Ama bu sıkıntıların arkasından bölgeye huzur gelecek. Terör örgütüne tüm bunların bedelini ağır ödetiyoruz. Ödemeye de devam edecekler. HDP'li milletvekillerinin bölgede yaptıkları görülüyor. Onlara karşı ne yapılacak? Kesinlikle Anayasa neyi amirse, bunlar için bunu uygulamamız gerekiyor. Yasalar neyi amirse, bunlar için uygulamamız gerekiyor. Yani, "Milletvekili oldum, yasaları tanımaz istediğimi yaparım" anlayışı kabul edilemez. Ben parti kapatılmasına karşıyım. Ancak, partinin yöneticileri, milletvekilleri, belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, kim olursa olsun, suç irtikap eden bunun bedelini ödemelidir. İşlenen suçlar ortada. Savcılar şimdi bunların dosyasını tutuyor. Yargı gereğini yapacaktır. Neticede de fezlekeler parlamentoya gelecek. Parlamentoya geldiği zaman partilerimizin gereğini yapması lazım. Suç irtikap edenin dokunulmazlığının kalkması, ardından da yargılanması gerekir. Kürsü dokunulmazlığı suiistimal edilmemelidir. Ama bakıyorsun çıkıyor, Meclis'te konuşuyor. Öbür tarafta milletvekiliyle telefon bağlantısı kuruyor. Böyle bir şey olur mu ya? Parlamento'nun tarihinde böyle bir şey yok. Yani, bunlar kürsüyü bile terörize ediyorlar. Böyle bir şey olabilir mi? Kendi terörist amaçları için kürsüyü kullanıyorlar. Bunlara karşı gereğinin yapılması lazım. Aynı şekilde belediye başkanları var. Düşünün o belediyelerin araç gereçlerini o çukurları açmak için kullandılar. Bunun gereğinin de yapılması lazım. Şu anda içeride olan belediye başkanları var, davası sürenler var, aynı şekilde belediye meclis üyeleri var. Onlar için de bunların yapılması lazım. Belediye Meclis üyeleri içerisinden seçim yapılmasına fırsat vermeyecek yöntemleri hükümetin geliştirmesi lazım. Hemen gerekli atamayı İçişleri Bakanlığı yapar, süreç de bu şekilde devam eder. Bunun yöntemleri var. Terörle mücadelede başarıya ulaştıktan sonra ne olacak? Bir defa kentsel değişim-dönüşüm süratle olmalı. Bunları hükümetimiz şu anda kim neyi yapacak, Ulaştırma Bakanlığı altyapı ve yolları, DSİ atık su kanallarını, içme suyu v.s. yapacak. TEDAŞ iletim hatlarını düzeltecek. Bölgede elektrikte ciddi sıkıntı yaşanıyor, kesintiler oluyor. Bunları minimize edecek, belki de ortadan kaldıracak bazı adımların atılması lazım. Tarihi eserlerin süratle aslına uygun olarak yapılması lazım. Bir de karakol ve kalekolların yapılması lazım. Bunlar sıradan ev gibi olmayacak. Ciddi güçlü karakol ve kalekollar olması lazım. Ki, vatandaş "Ben artık güvendeyim" diyebilmeli. Diğerlerine karşı da en önemli görev MİT, Emniyet İstihbarat, Askeri İstihbarat'a görev düşüyor. Ayrıca bölge halkının da hükümetiyle, devletiyle el ele vermesi lazım. Ben hep muhtarlarımıza bunu söylüyorum. Bu ülke böyle kalkıp da teröristlere, Allah'ın izniyle kalmayacak. Yeni anayasanın esası ne olacak? Kısa bir ifade ile söyleyecek olursam, bu bir sistem değişikliğidir. Öyle bir sistem değişikliği yapalım ki, Türkiye'nin geleceği şekillensin. Farklı yerlerde farklı başkanlık sistemleri var. Benim gönlüm şunu istiyor; biz öyle bir milletiz ki tarih boyunca bu işi yapmışız, biz kendi gelenek, göreneklerimizi, birikimlerimizi masaya yatırarak, dünyayı da inceleyerek, bunu yapabiliriz. Bununla ilgili her türlü kadromuz var. Başka ülkelerdeki tecrübelerden de yararlanarak, kendimize ait bir anayasa yapabilecek kapasitedeyiz.
Hürriyet

'Ne Toledo'su, Sur'u Cehenneme Çevirdiniz' 
HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun, "Masaya dönüş olmayacak", "Sur'u Toledo (İspanya'nın turistik kenti) yapacağız" açıklamasına, "Başbakan hayal dünyasında yaşıyor. Masaya dönüş yok ne demek. Masaya dönüldüğü zaman ölümler duruyor. Masaya dönülmez demek savaşta ısrardır. Sur'u yakıp yıkan kendileridir. Cehenneme çevirdiniz ne Toledo'su" sözleri ile karşılık verdi. MYK toplantısı öncesinde gazetecilere açıklama yapan Demirtaş, Cizre'de bir evin bodrumunda mahsur kalan ve bir bölümü yaralı olan grupla irtibatın kesildiğini söyledi. Demirtaş'ın açıklamaları şöyle: Evrensel hukukun ülkenin iç hukukunun bu kadar aleni devlet tarafından ihlal edilmesi, AKP'nin bu kadar yasadışına çıkmaları çok vahim bir durumdur. Cizre, Sur'da tam olarak elde edilmek istenen zafer nedir? Onu da anlamış değiliz. Geride bu kadar enkaz, ölü yaralı bırakmak bir zafer midir? Bu tam bir siyasi hezimettir. Ortada siyasi bir başarısızlık vardır. Ülke kaosa sürüklenme noktasına getirilmiştir. Bu ölüm kan ortamında sağlıklı bir anayasa tartışmasının yürütülmesinin imkanı yoktur. Hükümet çözüme kapalıdır. Hükümet, tek bir kişinin rejim değişikliğini anayasal güvenceye almak çabasındadır. Hani tek başınıza iktidar olursanız ülke kaostan kurtulacaktı? Her gün cenazeler geliyor… Savaş politikasına boyun eğmeyeceğiz. Diyalog ve müzakereden yanayız.
Milliyet

Topyekün Seferberlik 
Güvenlik güçlerinin Silopi'nin ardından Sur ve Cizre'de de son aşamasına getirdiği operasyonları takiben Doğu ve Güneydoğu'da "topyekün rehabilitasyon ve restorasyon" süreci başlayacak. Bakanlar Kurulu, dün Eylem Planı'nın detayları üzerinde son rötuşları yaptı. Başbakan Ahmet Davutoğlu da, toplantının ardından, bundan sonraki çalışmalarda muhatap alınacak "sivil toplum"la istişare süreçlerini başlattı. Davutoğlu, Eylem Planı'nın detaylarını, Cuma günü Cuma Namazı'nı da kılmayı planladığı "Mardin"de açıklayacak. Önümüzdeki günlerde 300 civarında adımdan oluşan Eylem Planı devreye girmiş olacak. Tüm bakanlıklara görevler verildi. "Sosyal yardımlar" konusunda Aile Bakanlığı destekleri sürdürecek. Evlerini terk eden ailelere bin TL'lik yardım aktarılmaya devam edilirken, geri dönüşler için de imkan sağlanacak.
Akşam

'Terör Parantezini Kapatacağız' 
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulu'nun ardından konuştu. Operasyonların PKK tamamen etkisiz hale getiriline kadar süreceğini kaydeden Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları şöyle: "Başbakan'ın açıklaması vardı. Bölgede operasyonların sonuna gelindiğiyle ilgili. Teröristlerle ilgili çekirdek kadroya ulaşıldığı yönünde açıklaması vardı. Yeni bir güvenlik önlemleri paketinden bahsetti. Neler olacak? Master planı açalım, terörle mücadelenin ekonomik ve sosyal boyutu. Terör örgütü tamamen etkisiz hale getirildikten sonra bütün olumsuzlukların telafi edilmesi. Maddi ve manevi zararların karşılanması, bölgede bahar havası içinde ekonomik ve sosyal kalkınma için tedbirlerin alınması. Bendenizin koordinasyonunda çalışmalarımız sürüyor." "Bakan arkadaşlarımızla iki toplantı yaptık. İlgili güvenlik birimleriyle toplantı yaptık ve mesele son noktaya geldi. İnşallah bu Cuma Mardin ziyaretinde Sayın Başbakanımız bu eylem planını teferruatlı olarak halkımızla paylaşacak. Çok kısa bir sürede hem terörü bitireceğiz, yani parantezi kapatacağız, hem de halkımızın zararlarını telafi edip hızlı bir restorasyon sürecine gireceğiz. Esnaflarımızın, binaların, şehirlerin, sivil toplumun, çarşının telafi edilmesi için her türlü tedbirlerimizi alacağız. En kısa zamanda bölge terör örgütünden kaynaklanan bu ağır tahribatın faturasını kenara bırakıp yoluna devam edecek."
Vatan

DÜNYA 

Moskova İhlali Reddetti Ankara'yı Suçladı 
Suriye'de uçuş yapan Rusya'ya ait bir savaş uçağının cuma günü Türkiye sınırını ihlal etmesiyle ilgili olarak Moskova'dan yeni açıklamalar geldi. Sınırı ihlal etmediklerini savunan Rusya, Türkiye'yi ise Suriye tarafındaki bir sınır köyünü top ateşine tutmakla itham etti. Moskova, Türk ordusunun Suriye topraklarındaki sivil yerleşimlere ateş açtığı anları gösterdiğini öne sürdüğü bir video da yayınladı. Görüntülerin 'vatansever muhalif bir gruptan' geldiğini kaydeden Konaşenkov, bu olayla ilgili Türk ordusu, Pentagon ve NATO'dan açıklama beklediklerini söyledi. Rus sözcü, SU-34 bombardıman uçağının Türkiye sınırını ihlali konusunda ise "Bizim 'temeli olmayan propaganda' dediğimiz Türk tarafının yaydığı histeri, önceden hazırlanmış bir provokasyona çok benziyor" açıklamasını yaptı. Öte yandan Rusya Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada Türkiye'nin ihlal iddiasıyla ilgili kanıt sunmadığını savundu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ihlal bilgisini askeri kanallardan Rusya ile paylaştıklarını açıklamıştı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in basın danışmanı Dmitri Peskov, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Putin'le görüşme talebinin Rus lidere iletildiğini duyurdu, ancak Putin'in buna ne cevap vereceği konusunda bir açıklama yapmadı.
Hürriyet

Obama'nın Temsilcisi PYD İle El Sıkışıp Bağdat'a Gitti 
ABD Başkanı Barack Obama'nın uluslararası DAEŞ'le mücadelede koalisyonu özel temsilcisi Brett McGurk, İngiliz ve Fransız diplomatlarla birlikte Kobani'de PYD, YPG ve Suriye Demokratik Güçleriyle bir araya geldi. Daha sonra Irak'ın başşehri Bağdat'a giden McGurk, önce Irak Başbakanı Haydar İbadi, ardından da Bağdat'ta bulunan Irak Kürdistan Bölgesel Yönetimi Başbakanı Neçirvan Barzani ile görüştü. Konuyla ilgili resmi bir açıklama yapılmadı ancak McGurk'un hem Kobani'de hem de Irak'ta yaptığı görüşmelerde askeri alanda atılacak adımları ele aldığı öğrenildi. Washington'un DAEŞ'le mücadele kapsamında desteklediği YPG militanlar, ekim ayında bir askeri ittifak kurmuştu. PKK'nın Suriye kolu PYD'nin silahlı kanadı YPG ve YPJ'nin başını çektiği 'Suriye Demokratik Güçleri' adlı oluşuma Suriye Arapları İttifakı (Devrimciler Ordusu, Burkan el Furat Operasyonu Bileşenleri, Sanadid Birlikleri, Yiğitler Birlikleri, Cezire Tümenleri Birliği), Süryani Askeri Konsey, YPG, YPJ katılmıştı. ABD, Suriye'nin kuzeyinde DAEŞ'le savaşan YPG militanlarına hava bombardımanıyla ve cephane dağıtarak destek oluyordu. Daha sonra bu desteği Suriye Demokratik Güçleri'ne vermeye başlamıştı.
Türkiye

Türkiye'den Avrupa'ya Giden Göçmen Sayısı Arttı 
Yüksek Komiserliği (BMMYK), 2016'nın ilk ayında 58 bin 600 mültecinin Türkiye üzerinden Yunanistan'a gittiğini açıkladı. BMMYK, Temmuz 2015'de Türkiye'den Yunanistan'a bir ayda varan mülteci sayısının 55 bin olduğunu hatırlatarak, kötü hava koşullarına rağmen Ege Denizi üzerinden tehlikeli deniz yolculuğuyla Avrupa'ya varan mülteci sayısının azalmadığını söyledi. Türkiye ile Avrupa Birliği (AB), Yunanistan'a geçen mültecilerin engellenmesi konusunda geçen yılın sonunda bir anlaşma imzalamıştı. Öte yandan Avusturya'nın ORF kanalına konuşan Avrupa Komisyonu'nun Komşuluk Politikası ve Genişleme Müzakarelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn, Türkiye'nin Avrupa'ya gelen mültecileri ülkeye geri kabul etmesi durumunda, önümüzdeki aylarda Türk vatandaşlarının Avrupa'ya vizesiz seyahat edebileceğini söyledi. Hahn, Türkiye'nin AB'nin söz verdiği 3 milyar dolara ek olarak 2 milyar dolar ödeme istediği iddiası için, AB'nin 3 milyar eurodan fazla bir ödeme yapmayacağını söyledi. Almanya'da koalisyon ortağı Hıristiyan Sosyal Birliği'nden (CSU) milletvekili Stephan Mayer ise, Türkiye'nin Kuzey Afrika ülkeleri Fas, Tunus ve Cezayir'e vize uygulamasını talep etti. Mayer, Kuzey Afrika ülkelerinden gelen ve Türkiye üzerinden Avrupa'ya gitmek isteyen mülteci sayısının arttığına dikkat çekti.
Milliyet

FARC Siyasete Girecek 
Geçen yıl Eylül ayında, Kolombiya yönetimiyle uzlaşan Kolombiya Devrimci Silahlı Kuwetleri (FARC) örgütünün lideri Rodrigo Londono, nihai barış anlaşmasının imzalanmasıyla birlikte silah bırakıp siyasete atılacaklarını açıkladı. 'Semana' adlı yerel dergiye uzun bir röportaj veren 'Timoçenko' lakaplı Londono, "Anlaşmanın yerine getirilmesini güvence altına almak için mümkün olduğunca çok güç toplamanın önemli olacağı siyasi bir senaryoya adım atacağız" ifadelerini kullandı. Silah bırakmalarının ardından siyasi parti kurarak, 2018'deki parlamento ve başkanlık seçimlerinde yer alabilecekleri mesajını veren Londono, örgüt içindeki tek kaygının, silah bırakmalarının ardından ülkedeki sağcı paramiliter grupların saldırılarına uğramak olduğunu söyledi. FARC lideri, örgütün siyasi kanadı olan 'Vatansever Birlik'in 5 bine yakın üyesinin, 1980'lerde askeri yetkililerin de yardımıyla öldürüldüğünü hatırlatırken, hükümetin bu kaygıları gidermesi halinde mücadeleye siyasi arenada devam edeceklerinin altını çizdi. Eski Devlet Başkanı Alvaro Uribe gibi barışa şiddetle karşı çıkanlar olmak üzere Kolombiya toplumunun tüm kesimlerinin anlaşmanın uygulanmasına bağlı kalması gerektiğini vurgulayan Londono, 'Kolombiya'ya bir şans verelim' çağrısı yaptı.
Vatan

BM Garantili Katliam 
Cenevre'de Birlemiş Milletler (BM) gözetiminde Suriye görüşmeleri devam ederken Suriye'de de Putin destekli Esad katliamı sürüyor. Görüşmelere katılan Suriye muhalefeti, dün insani konularda ilerleme olacağına dair uluslararası toplumdan garanti aldıklarını açıkladı. Ancak, Suriye'de siviller kuşatma altında tutmaya ve katliama uğramaya devam ediyor. BM, Rusya ve Esad rejimini sivil ölümleri durdurmaya ikna edemiyor. Suriye rejimi, Şam'da kuşatma altında tuttuğu muhaliflerin denetimindeki Muaddamiyet eş-Şam bölgesine ''zehirli gaz'' içeren varil bombasıyla saldırdı. 90 kişinin hastanede tedavi altına alındı. Rus ordusuna ait savaş uçakları da Halep'in kuzeyindeki muhaliflerin denetiminde olan Anadan ilçesine 20 hava saldırısı düzenledi, 4 kişi öldü 60 kişi yaralandı. Öte yandan, Suriye'de Hizbullah milislerinin de başkent Şam'ın kuzeybatısında yer alan ve 8 aydan bu yana abluka altındaki Madaya beldesinde bir ilkokula düzenlediği saldırı sonucu 5'i ağır 15 öğrenci yaralandı.
Star

SPOR 

Kupada son 16 turu maçında Akhisar'ı ağırlayan bordo mavililer, 21'de Douglao'nun golüne engel olamadı. Yeni hoca Hami Mandıralı, 2. maçında ilk yenilgiyi tattı. Ziraat Türkiye Kupası son 16 turunda evinde Akhisar ile karşılaşan Trabzon rakibine 1-0 mağlup olarak kupaya veda etti. Ligde zirveden bir hayli uzak kalan bordo mavililer bir sonraki sezon Avrupa'ya vize almak için tek hedef olarak gördüğü Türkiye Kupası'nda da havlu attı. Bordo mavililerin yeni hocası Hami Mandıralı, takımla çıktığı 2. maçta yenilgiyle tanıştı. Cezalı ve sakatlar nedeniyle stoperde zorunlu olarak Musa-Salih ikilisine görev veren teknik direktör Hami Mandıralı çeyrek final vizesini alamadı. 21'de Douglao'nun golüyle avantajı eline geçiren Akhisar, Trabzon'un baskısına rağmen skoru korudu ve Karadeniz ekibini evinde yenerek adını çeyrek finale yazdırdı.
Hürriyet

Euroleague'de yoluna İspanya'da aldığı Unicaja Malaga galibiyetiyle devam eden Anadolu Efes, lige 85-52'lik Torku Konyaspor galibiyetiyle döndü. 97-96 kaybettiği Royal Halı Gaziantep maçı sonrası oynadığı altıncı maçtan da galibiyetle ayrılan Efes'te Thomas Heurtel 15 sayı, 2 ribaunt ve 3 asistle takımının en etkili ismi oldu. Konyaspor'da ABD'li oyun kurucu J.R. Bremer 16 sayı, 4 ribaunt ve 5 asisti yenilgiyi önlemeye yetmedi. Bu sonucun ardından 13. galibiyeti alan Efes, hafta için Euroleague'de misafir edeceği Fenerbahçe'nin önünde liderliğini sürdürdü. Son üç maçından da yenilgiyle ayrılan Konyaspor ise 10 mağlubiyetle 13. sırada kaldı.
Türkiye

Özellikle bu sezon oynadığı futbolla parmak ısırtan Atiba Hutchinson, kulübün dergisine verdiği röportajda başarı hikayesini ve hayat felsefesini anlattı. Orta sahanın dinamosu gibi çalışan Atiba, "Fazla kilolu olmadığım için çok koşmakta sorun yaşamıyorum. Ancak işin püf noktası kendine özen gösterebilmekte. Ben, birkaç yıl daha üst seviyede oynayabilmek için, özellikle son zamanlarda kendime iyi bakmaya ve her daim sıkı çalışmaya gayret gösteriyorum" diye konuştu. Sahada her zaman "garantici" olduğunu söyleyen Atiba, "Hep şunu düşünürüm; Eğer topu kaptırırsan geride o topu kesecek kimse olmayacak. Savunma hattı mayın tarlası gibidir, orada en ufak bir hata bütün takımı mahveder, adımını yere sağlam bas ve arkadaşlarına doğru, net ve risksiz pas at!" ifadelerini kullandı. Baba olduktan sonra hayata bakış açısının değiştiğini ve kendini artık daha sorumlu hissettiğini söyleyen Kanadalı oyuncu, "Daha önce birçok kişi 'Baba olunca her şey değişecek hayatında' dediğinde bu kadar etki edeceğini hiç tahmin etmiyordum. Oğlum beni öylesine olumlu etkiliyor ki, bunu kelimelerle tarif etmek zor. Değişik bir ruh haline büründüm baba olunca. Bu kadar değişebileceğimi daha önce hayal bile edemezken, şimdi en ufak bir moral bozukluğumda hemen ona koşuyorum ve adeta bir terapi gibi oluyor ona sarılmak" dedi. Çocukluğunda sıkı bir Manchester United taraftarı olduğunu söyleyen Atiba, "Onlara karşı oynadım. Bu bir rüyanın gerçeğe dönüşmesi gibiydi. 90 dakika boyunca çok heyecanlıydım ve o maç benim için 20 dakika gibi geçmişti" dedi.
Türkiye

Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, kulüp dergisinin şubat sayısındaki yazısında 15 Şubat'ta görevde 18. yılını dolduracağını hatırlatıp "Beni bu göreve layık gören üyelerimiz başta olmak üzere taraftarlarımıza, yönetici arkadaşlarıma ve aileme teşekkür ediyorum" dedi. Yıldırım şunları söyledi: "İkinci yarıya başarılı başlangıç yapan futbol takımımız, şampiyonluğun en büyük adayıdır. Bu ay içinde oynayacağımız Lokomotiv Moskova maçları da Avrupa Ligi'ndeki kaderimizi belirleyecektir. Takımın bu sınavlardan başarıyla geçeceğine inanıyorum. Kadınlarda ve erkeklerde, basketbol ile voleybol takımlarımız da başarılı şekilde mücadelelerini sürdürüyor. 2016 olimpiyat yılı. İnanıyorum ki Fenerbahçe olimpiyatlara en çok sporcu gönderen kulüp olacaktır."
Star

Teknik Direktör Mustafa Denizli, Türkiye Kupası'ndaki Gaziantepspor maçıyla birlikte yediğinden çok fazlasını atan bir takım üzerine yoğunlaştığını gösterdi. Denizli bu düşünce çerçevesinde sahaya 3 golcü ile çıkıp Sinan, Burak ve Umut'u birlikte oynattı. Arkadan da Sneijder ve Selçuk forvete destek oldu. Denizli'nin oynattığı hücum futbolu taraftarda heyecan yarattı. Umut ve Burak'ın hücum presi, Sinan ve Linnes'in sağda iyi anlaşması deneyimli hocayı umutlandırdı. Denizli'nin özellikle Türk Telekom Arena'daki maçlarda artık böyle oynamayı planladığı, güçlü rakipler karşısında ise ikili forvetle başlayıp, maçın gidişatına göre üçlemeyi düşündüğü öğrenildi.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme