9 Şubat 2016 Salı

09.02.2016 Genel Gündem


09.02.2016

GÜNDEM

Pkk İstihbarat Kurdu
İstihbarat ve terör birimlerinden elde edilen istihbarat bilgileri doğrultusunda Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), terör örgütü PKK'nın yeni eylem planını içeren bilgilerin bulunduğu yazıyı 81 il emniyet müdürlüğüne göndererek bu konuda duyarlı olunmasını istedi. Yazıda, "Bölücü terör örgütü PKK/KCK'nın, Nevanda Legerine Politik-Politik Araştırmaları Merkezi (NLP) adıyla istihbarat birimi kurduğu, burada görevlendirdiği teröristleri Kuzey Irak'taki örgüt kamplarında istihbarat, bomba eğitimi, silahlı eylem, pusu, hendek ve halk ayaklanması gibi konularda eğittiği, teröristleri Türkiye'ye göndererek olası bir halk ayaklanması öncesi bu teröristler üzerinden istihbarat sağladığı, kamu- kurum ve kuruluşlar ile askeri ve güvenlik birimleriyle ilgili istihbari bilgiler topladıkları, özellikle şehirlere yerleştirilen bu teröristlerin terör örgütüne bilgi akışı sağladığı" belirtildi, tüm güvenlik birimlerinin duyarlı olması, örgütle bağlantılı kişileri deşifre ederek takibin yapılması istendi. PKK'nın bahar aylarında ve Nevruz'da halk ayaklanması başlatarak bazı yerlerde özyönetim ilan etmek için faaliyet yürüttüğü belirtilen yazıda, "Bölücü terör örgütünün bu amaç doğrultusunda kent merkezlerindeki KCK kadrolarına ve şehir yapılanmasına Kobani olaylarında olduğu gibi organize eylemler için hazırlıkların tamamlanması yönünde talimat verdiği, örgütün bahar aylarıyla beraber yurt genelinde eylem hazırlığında olduğu, birçok ilde aynı anda serhildan (ayaklanma) yapmayı amaçladığı, örgütün bu amaç doğrultusunda kentlerdeki kadrolarına ilkbaharda geniş çaplı savaş başlatacaklarını bildirdiği, Kürt halkının özgürlüğü için önemli bir zemin oluşturulmasında her ilde ayaklanma için bütün çalışmaların gözden geçirilip tamamlanması" uyarısı yapıldı. Bölücü terör örgütünün çatışmaları büyük şehirlere taşımayı planladığı, bu noktada fedai timi (ölüm timi) olarak adlandırılan teröristleri harekete geçirdiğine de dikkat çekilerek, "Buna göre PKK/ KCK terör örgütü, canlı bomba, bombalı eylemlerinde kullanacağı teröristleri Türkiye'ye gönderdi. Yapılan istihbari çalışmada bu teröristlerden 9'unun ocak ayında Türkiye'ye yasadışı yollardan girdiği, sözkonusu teröristlerin canlı bomba, bombalı eylem için örgütten talimat beklediği" kaydedildi.
Hürriyet


Cizre'de Saatlerce Çatışma Yaşandı
Şırnak Cizre'de yaralıların bulunduğu iddia edilen binaya müdahale edildiği ve TRT Haber'in ortaya attığı 60'a yakın PKK'lının öldürüldüğü iddiaları doğrulanmazken Şırnak Valiliği operasyonlarda 10 teröristin öldürüldüğünü açıkladı. Yaralıların bulunduğu belirtilen Bostancı Sokak bölgesinde ise şiddetli bir patlama olduğu, bugüne kadar görülenlerden daha büyük olduğu değerlendirilen patlamada birçok evin camlarının kırıldığı, patlamadan kısa süre sonra da silah ve patlama sesleri duyulduğu beilrtildi. Dün sabah Cizre Belediyesi'nden iki cenaze nakil aracının da Cudi Mahallesi'ne gönderildiği belirtildi. Şah, Kale, Dicle, Dağkapı ve Alibey mahallelerinde oturanların üç gündür kapalı olan fırın ve marketler nedeniyle sıkıntı çektikleri öne sürüldü. Cudi ve Sur mahallelerinde sıkıştırılan teröristlerle sıcak temas sağlandığı, sığındıkları evlerden güvenlik güçlerine uzun namlulu silah ve roketatarla saldıran PKK'lılarla güvenlik güçleri arasında çıkan atışmada iki asker ve beş polis memurunun yaralandığı belirtildi. İstinbarat birimlerince Cudi Mahallesi'nde güvenlik güçleriyle çatışmaya girenlerden ikisinin örgütün bölgedeki sözde yöneticilerinden "Amin Reşo" ve "Rozan" kod adlı teröristler olduğu da tespit edildi. Diyarbakır'ın Sur ilçesinde hendek ve barikatların büyük bölümü kapatılırken, özel kuvvetler, polis ve jandarma özel harekat timleri dün tuzaklanan patlayıcıları imha etmeyi sürdürdü. Savaş ve Fatihpaşa mahallelerindeki Çiftehan, Yenikapı, Muallak, Şeftali, Köprülü ve Göçmen sokak üzerinde güvenlik güçleri ile teröristler arasında çıkan çatışmalarda üç asker yaralandı. Yaralılar ambulanslarla Diyarbakır Asker Hastanesi'ne kaldırılarak tedaviye alınırken, birinin durumun ağır olduğu öğrenildi. Sur'da sokağa çıkma yasağının sona erdiği 9 mahallede yaşayan vatandaşlar ise saldırıların izlerini silmeye çalışıyor. Ziya Gökalp Mahallesi sakinlerinden U.Ö., "Her tarafı yakıp yıktılar ama bunu bilsinler ki buraları terk etmeyeceğiz" dedi. İş yeri yakılan V.E. "Hepimiz Kürt değil miyiz, niye bize eziyet yapıyorlar?" diye sordu. "Buradan Demirtaş'a sesleniyorum, gelsin, buranın halini bir görsün" ifadelerini kullanan V.E. "Biz bunları seçip Meclis'e neden gönderdik, 'Sorunumuzu orada çözün' dedik. Onlar da sokakları patlatıyor, millete ve esnafa zarar veriyor" dedi.
Milliyet


'Atatürk Fotoğrafı İddiası Gerçek Dışı'
CHP'de bir vekilin odasındaki Atatürk portresinin indirildiğine ilişkin iddiaları üzerine partiden kesin ihraç istemiyle Yüksek Disiplin Kurulu'na sevk edilen Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka dün sessizliğini korurken, Nazlıaka'nın kendisini suçladığını açıklayan Ankara Milletvekili Necati Yılmaz'dan sürpriz açıklama geldi. CHP'li Yılmaz şunları söyledi: "Bu olayın benimle ilişkilendirilmek istendiğini öğrendiğim 29 Ocak'tan itibaren partimizin yetkili organlarıyla görüşmeleri sürdürdüm. Parti Meclisinde yaklaşık bir haftalık sürede temin ettiğim Aylin Nazlıaka'nın TBMM'deki çalışma odama sadece birkaç kez geldiği ve sadece 2-3 dakikalık bir süreyle kaldığı ana ilişkin belge ve bilgileri paylaştım. PM bu olayın kesinlikle yaşanmadığına asılsız ve gerçek dışı bir iddia olduğuna karar vermiş ve kamuoyuna resmi açıklamasını yapmıştır. 100 yılın en büyük devrimcisi olarak Mustafa Kemal Atatürk'ü görürüm. Partimizin vazgeçilmezi olan Atatürk üzerinden daha fazla tartışılmasına izin veren bir anlayışta olmayacağım. Bu konuyla ilgili savunma yapmayı kendime zul görürüm. Kendimi inkar sayarım." CHP'li Yılmaz, "Nazlıaka neden sizin isminizi verdi?" sorusunu şöyle yanıtladı: "Bu sorunun cevabını ben de merak ediyorum. Parti Meclisimiz bütün görüşmeleri yaptı. 2 dakikalık benim odamda bulunduğuna ilişkin bilgi, belge ve fotoğrafları verdim. Bu iddia asılsız ve gerçek dışıdır. Böyle bir şey yaşanmamıştır. Odama gelen ziyaretçilerin fotoğraflarını sosyal medyadan indirdim ve Parti Meclisiyle paylaştım. O fotoğraflardaki resimlerde Atatürk yerli yerinde duruyordu her zamanki gibi. Parti Meclisi bütün delillere vakıf ve böyle bir olayın yaşanmadığını tespit etti."
Vatan

Külliyede Kaçak Binalar Yıkıldı
Kocaeli'nin Gebze İlçesi'nde özel bir hastanede kalp ameliyatı olan MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaklaşık bir aylık tedavi sürecinin ardından dün ilk kez MHP Genel Merkezi'ne geldi. Bahçeli, 15 Ocak'ta açık kalp ameliyatı geçirmiş, taburcu olduktan sonra 20 Ocak'ta Ankara'ya gelmiş ve istirahate çekilmişti. Dün saat 14.00 civarında, MHP Genel Merkezi'ne gelen Bahçeli için binaya giriş yolu karanfillerle süslendı. Bahçeli, parti genel merkezi önünde yöneticiler, milletvekilleri, il ve ilçe teşkilatları ile Ülkü Ocakları üyeleri ve partililerce karşılandı. "Hareketin lideri Devlet Bahçeli", "Dik dur eğilme, bozkurtlar seninle" sloganlarıyla karşılanan Bahçeli, makamına geçtikten sonra binanın avlusunda bekleyen partilileri makam katından bozkurt işaretiyle selamladı. Partililer, makamına geçen Bahçeli'ye geçmiş olsun dileklerini odasına giderek iletti. Bahçeli, binanın balkonundan bozkurt işareti yaparak kendisine destek verenleri
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 113,3937-113,4531
ABD Doları 2,9514-2,9533/Euro 3,3124-3,3181/İngiliz Sterlini 4,2594-4,2629

                       
İçten Büyüme
Sanayi üretimi dalgalı seyrini yıl sonunda da değiştirmedi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre Aralık 2015'te takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi 2014'ün aynı ayına göre yüzde 4.5 arttı ve yüzde 4 civarındaki beklentileri aştı. Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış üretim verisi ise Kasım 2015'e göre yüzde 0.8 büyüme gösterdi. Böylece sanayi üretimi son çeyrekte arındırılmış verilere göre yüzde 4.2 büyüyerek yılın en hızlı çeyreğini geride bırakmış oldu. Ekonomik büyümenin en önemli öncü göstergesi olan sanayideki bu hızlı büyüme son çeyrekte büyümenin yüzde 5'i aşabileceğinin işareti. Nitekim analistler yüzde 5-5.8 arasında bekliyor. 2015'te ise sanayi üretimi yüzde 3.1 arttı ve yılsonu için ekonomik büyümede yüzde 4 hedefinin yakalanması mümkün. TÜİK verilerine göre ana sanayi gruplarından dayanıklı tüketim mallarında yıllık artış kasımdaki yüzde 1.5'den yüzde 6.7'ya yükselerek hız kazandı. Dayanıksız tüketim malları ve ara malı imalatı sırasıyla yüzde 1.1 ve yüzde 2.8 artış gösterdi. Sermaye malı imalatı ise büyüme yüzde 10.5'den yüzde 7.3'e geriledi. Tekstil ve giyimde ise üretim toparlandı. Kasımda yüzde 0.3 gerileyen tekstil üretimi aralıkta yüzde 4.7 arttı. Giyimde yıllık artış yüzde 6.3'den yüzde 8.5'e çıktı. Rafine edilmiş petrol ürünleri imalatı artışı, TÜPRAŞ'taki kapasite artımıyla beraber yüzde 47 arttı. Otomotiv üretimi yüzde 7.3 artsa da kasımdaki yüzde 11'lik artışın gerisinde kaldı. Gıda yüzde 3.9 düşüş ile üretim azalmasını üçüncü ayına taşıdı. Makineteçhizat üretimindeki düşüşte yüzde 3.0'e ulaştı, sektördeki üretim 2015'de yüzde 1.9 düşüş gösterdi. Sanayide imalat sanayinin ve yurtiçine yönelik üretimin ağırlığı büyük. İş Yatırım Ekonomisti Muammer Kömürcüoğlu da bu duruma dikkat çekiyor. Kömürcüoğlu yüzde 4.5'lik büyümenin 3.7 puanının imalat sanayinden geldiğini vurgularken gıda, tekstil, otomotiv, kimya gibi ihracat ağırlıklı sektörlerin sanayi üretimine katkısının zayıfladığını belirtti. Sanayi üretimine ekimde 2.1 puan, kasımda 1.8 puan katkı sağlayan ihracatçı sektörlerin aralıktaki katkısı 1.5 puanda kaldı. İhracatın lokomotifi otomotivde de yılın son ayı üretime katkı 0.5 puana geriledi. Kömürcüoğlu tüm bu verilerin 2015 ekonomik büyümesinin iç tüketim kaynaklı olacağını ve ihracat katkısının zayıf kalacağını gösterdiğine işaret etti. Sanayide arındırılmış verilere göre yılın ilk çeyreğinde büyüme yüzde 1.3, ikinci çeyreğinde yüzde 1.5, üçüncü çeyrekte ise yüzde 1.1 olmuştu. Son çeyrekte ise üretim artışı yüzde 4.2'ye ulaştı. Buna paralel Türkiye ekonomisi yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.5, ikinci çeyreğinde yüzde 3.8, üçüncü çeyrekte ise yüzde 4 büyüme göstermişti. 2015'in son çeyreğinde yüzde 5-5.8, yıllık ise yüzde 4 büyüme ulaşılabilir görünüyor. 2016'nın ilk ayına ilişkin öncü veriler son dönem ortalamasının üzerinde gerçekleşen sanayi üretiminin ocakta bir miktar ivme kaybetmiş olabileceğini ortaya koyuyor.
Hürriyet

10'da 1 Fiyatına Mahkeme
İstanbul Finans Merkezi Projesi kapsamında 2009'dan bu yana kuruluş çalışmaları süren İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC-Istanbul Arbitration Center) faaliyetlerine resmen başladı. Uluslararası niteliği olan Merkez, özel hukuka tabi ticari aktörler arasındaki anlaşmazlıklara daha hızlı ve uygun maliyetle alternatif çözüm getirmeyi hedefliyor. ISTAC, iş dünyasında bireyler, şirketler ve kurumlar arasındaki uyuşmazlıklarda, yerli-yabancı tüm taraflara hizmet verecek. Bu amaçla yasal altyapısı bu alandaki uluslararası kuruluşların yapısı incelenerek hazırlanan İstanbul Tahkim Merkezi'nde Milli ve Milletlerarası olmak üzere 2 farklı divan heyeti oluşturuldu. Böylelikle tarafsızlık konusundaki soru işaretlerini de gidermeyi amaçlayan İstanbul Tahkim Merkezi'nde kararlar, bu divan heyetlerinin ya da tahkime giden tarafların seçeceği konunun uzmanı hakemler tarafından verilecek. Hakemlerin verdiği karar, mahkeme kararı ile aynı olacak ve temyize götürülemeyecek. Kurumun organizasyon yapısını ve yakın dönem hedeflerini ilk kez medya ile paylaşan ISTAC Başkanı Ziya Akıncı, ISTAC'ın Tahkim ve Arabuluculuk kurallarının dünyada genel kabul görmüş, çağdaş hukuki düzenlemelere dayanarak hazırlandığını ve devlet mahkemelerine kıyasla uyuşmazlıklarda daha hızlı ve daha düşük maliyetli çözüm vaadettiklerini söyledi. Akıncı, "Tahkime gelen tarafların anlaşmazlığı, konunun uzmanı hakemler tarafından ele alınır. Hakemlerin verdiği karar mahkeme kararı gibidir. Hatta daha etkilidir. Çünkü dünyanın her yerinde geçerli ve temyiz yolu yok. Yani hakemin kararı nihaidir. Çok istisnai durumlar hariç iptali söz konusu değildir" dedi. Merkez'in, hızlı ve uygun maliyetle çözüm üretmesi açısından da iş dünyasına önemli fırsatlar sunduğunu belirten Akıncı, şu bilgileri verdi: "Türkiye'de yılda Yargıtay'a giden dava sayısı 1 milyonun üzerinde, bu rakam Fransa'da yıllık 35 bin, Almanya ve İngiltere'de ise 10 bin. Dolayısıyla hakimlerimizin üzerinde muazzam bir iş yükü var. Biz taraflara bir 'usülü zaman çizelgesi' vererek, kim, ne zaman, hangi belgeyi hazılamak durumunda olacak bütün bunları belirliyor ve süreci hızla tamamlamayı hedefliyoruz. Özellikle büyük uyuşmazlıklarda bütün bu işlemleri şu anda geçerli olan mahkeme maliyetlerinin 10'da 1'ine yakın bir oranda düşük fiyata yapacağız. Örneğin uyuşmazlık miktarı 50 milyon olan bir davada mahkemenin maliyeti 3 milyon 415 bin 500 TL iken, ISTAC'ın ücreti 663 bin 300 TL olacak. Uyuşmazlık miktarı 100 milyon TL ise mahkemenin maliyeti 6 milan 831 bin TL iken Tahkim'in ücreti 813 bin 300 TL'de kalıyor."
Hürriyet

Yasal Yolları Açmalıyız
Almanya Başbakanı Angela Merkel, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile görüşmesinin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında Suriyeli mültecilere 3 milyon Euro'luk yardımın bir an önce yapılacağını açıkladı. Merkel şu bilgileri verdi: "Son zamanlarda birlerce insan acı içinde kıvranıyor, bombalara maruz kalıyor. Rusya da Birleşmiş Milletler bildirgesini kabul etmişti ve insani yardım konusunda da mütabık kalınmıştı. Bunun yerine getirilmesi için imzalar atıldı. Suriye'de insanların zor durumda olduğunu görüyoruz. Alman Teknik Yardım Kuruluşu da mültecilere yardım edecek. Mültecilerin yeni kamplardaki ihtiyaçlarına yardımcı olacaklar ve Almanya, bu konuda üstüne düşeni yapmaya hazır. İnsan kaçakçılığı konusunda işbirliği yapılacak. Yasadışı göçü engellemek istiyorsak yasal yollarla da bu insanları kabul etmeye hazır olmamız gerekir. Avrupa Birliği Komisyonu'nda bununla ilgili çalışmalar olacaktır. Ortak bir görevi tanımlamamız gerekir. 3 milyar Euro'luk ödeme sözkonusu olacaktır, bu konuda hızlı sonuçlar bekliyoruz. Çocuklar okula gitmek, eğitime başlamak zorunda. Paranın bir an önce akmasının sağlamak istiyoruz ama bu, Türkiye'nin bütün mültecileri kabul etmesi anlamına gelmez. Biz yasadışı göçü kabul etmiyoruz.
Hürriyet

Tasarı Meclis'te Evden Çalışma Ve Esneklikle İşsizlik Düşecek
Çalışma hayatında "özel istihdam büroları aracılığıyla geçici iş ilişkisi kurulması" ve "uzaktan mesai" gibi esnek modelleri öngören tasarı, TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Buna göre askerlik hizmetinde, mevsimlik tarım işlerinde, doğum izninde, ev hizmetlerinde, iş güvenliği bakımından acil işlerde, iş hacminin öngörülemeyen ölçüde artması gibi hallerde, istihdam bürosu adı da verilen "geçici iş ilişkisi" işleyecek. Böylece hem makul bir sebeple çalışma hayatına ara verenlerin yeri 6 ay süreyle doldurulabilecek, hem de dönemsel işler için geçici istihdam sağlanacak. Tasarı ile işsizliğin ve kayıt dışı istihdamın azaltılması amaçlanıyor. Tasarı, "çağrı üzerine çalışma" ya da "uzaktan çalışma" seçeneğini de yasal bir zemine oturtuyor. Uzaktan çalışma, "işçinin, işveren tarafından oluşturulan iş organizasyonu kapsamında iş görme edimini evinde ya da teknolojik iletişim araçları ile iş yeri dışında yerine getirmesi esasına dayalı ve yazılı olarak kurulan iş ilişkisi" olarak tanımlanıyor. Uzaktan çalışmada işçiler, esaslı sebep olmadıkça emsal işçiye göre farklı işleme tabi tutulamayacak.
Türkiye

4.5g'li Kart Seferberliği
Türkiye'de 4.5G'nin başlamasına az bir zaman kala sim kart seferberliği yaşanıyor. 1 Nisan'da start alacak bu teknolojiye geçişte ilk aşama sim kart değişimiyle başladı. Cep telefonu 4.5G'li bile olsa sim kart değiştirmeden bu teknolojiye geçilemiyor. İstatistiklere göre, Türkiye'de hat sayısına paralel olarak 74.2 milyon sim kart var. Bunların 46 milyon gibi büyük bir çoğunluğu 4.5G'yle uyumlu. Uyumlu olmayan kısım ise 28.2 milyon adet. Yani Türkiye'deki sim kartların yüzde 38'i 4.5G'ye uyumlu değil. Operatörler ve cep telefonu satıcıları bunların 15 milyonunun yeni sim karta geçeceğini öngörüyor. Tuşlu telefon kullanan ya da 4.5G'ye geçmeyen yaklaşık 8 milyon hat sahibi olacağı da belirtiliyor. 4.5G teknolojisi için iki aydan az bir süre kaldı. Bu nedenle 4.5G uyumlu sim kart değişimi de hızlandı. 4.5G için geri sayım devam ederken, geçen ay 3 milyon kişinin sim kartını değiştirerek 4.5G'li yaptığı öğrenildi. Sektör yetkilileri, gelecek 2-3 ayda 10 milyondan fazla mobil abonenin hem ses hem de data hatlarında 4.5G uyumlu sim kartlara geçeceği tahmininde bulunuyor. Abone merkezlerinde nisan ayında oluşabilecek yığılmalara karşı şimdiden sim kart değişimine gidilmesi öneriliyor. Kimlikleriyle abone merkezlerine gelenlerin 4.5G'li sim kartlarını alabiliyor. Üç operatör de sim kart değişimini hızlandırmak için düğmeye basmış durumda. Hedeflenen 15 milyon sim kart değişimi için 31 Mart'a kadar kampanyaların devam edeceği belirtiliyor. Şu anda kullanılan sim kartlar, 900 MHz, 1800 MHz ve 2100 MHz frekanslarını destekleyen 3G teknolojisi ile kullanılabiliyor. 4.5G teknolojisinin kullanılacağı frekans için yeni 800 MHz ile 2600 Mhz frekansları açıldı. Eski 3G'li sim kartların yeni frekansları desteklemesi mümkün olmayacak.
Milliyet

İstanbullu Tahkim İşi Ucuza Bitirecek
İstanbul Tahkim Merkezi (ISTAC) faaliyete başladı. Yurtdışı ve yurt içindeki ticari anlaşmazlıklara bakacak olan ISTAC, Orta Doğu ve Avrupa'nın "Tahkim Merkezi" olması amacıyla kuruldu. ISTAC, iş dünyasındaki uyuşmazlıkların kısa sürede çözümünü hedefliyor. ISTAC Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ziya Akıncı, "Ticari uyuşmazlıkların çözümünde tarafların temel beklentilerinin başında hızlı çözüm geliyor. Pahalı olmadan, uzman isimler tarafından, doğru ve adil çözümlenmesi isteniyor. İstanbul Tahkim Merkezi kuralları bütün bu temel beklentilere karşılık verecek şekilde hazırlanmıştır. Uyuşmazlıklar üç ayda çözüme kavuşturulacak" dedi. İstanbul Finans Merkezi Stratejisi ve Eylem Planı'nda kurulması belirtilen ve 1 Ocak 2015'te kanunu yürürlüğe giren ISTAC, özel dava hukuk hükümlerine tabi özerk bir kurum olarak çalışacak. Tahkim için ilk adımın, İstanbul'u finans merkezi haline getirme projesi kapsamında atıldığını belirten Akıncı, Türkiye'nin köprü konumunda olduğu bölgede ISTAC önemli bir tahkim seçeneği olacağını söyledi. Tahkimin taraflar arasındaki uyuşmazlıkların devlet mahkemeleri yerine hakem adı verilen uzmanlar tarafından çözümlenmesi anlamına geldiğini hatırlatan Ziya Akıncı, tarafların devlet mahkemeleri veya tahkim davasından önce aralarındaki uyuşmazlıkları dostane yoldan çözümleyebilmek için ISTAC'dan ara buluculuk hizmeti alabildiğini söyledi. Ticari uyuşmazlıkların çözümünde tarafların temel beklentilerinin başında hızlı çözüm geldiğini söyleyen Akıncı, "Pahalı olmadan, uzman tarafından, doğru ve adil çözümlenmesi isteniyor. Merkez bu temel beklentilere karşılık verecek şekilde oluşturuldu" dedi.
Milliyet

Elektrikte Zerre Kuruş Farkın Hesabını Sorarız
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) Başkanı Mustafa Yılmaz, son dönemde elektrik faturalarına yapıldığı iddia edilen yüksek zam oranları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Anadolu Ajansı Enerji Masası'na konuk olan Yılmaz, elektrik fiyatlarındaki yüzde 6.8 artışın ardından, elektrik faturalarında tüketilen miktarla alınan bedel arasındaki farkın belirtilen fiyat artışını aşması durumunda "Bununla ilgili her türlü şikayete açığız. Zerre kuruş farkı çıksın, biz bunun hesabını bütün dağıtım şirketlerinden sorarız" dedi. Belirli fiyat unsurlarının, özellikle zamlar gibi söylentilere ve dedikodulara sebep olacak hususların gizlenmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Yılmaz "Şunu net olarak söylüyorum. Zam yüzde 6.8. Fakat birileri çıktı yüzde 20-30 diyen oldu yüzde 250-300 diyen de oldu. Bu iddianın yalan olduğu şuradan belli, rakam veremiyorlar. Biri 20 diyor, biri 30 diyor, 250 diyen var. Bu gerçekten insafsızlık" diye konuştu. Yılmaz, EPDK'nın hesaplama sistemindeki fatura ile tüketiciye gelen faturanın farklı olması durumunda kendilerini başvurulması çağrısında bulunarak "Biz bu hususta tüketicinin tek kuruş hakkını hiçbir şirkete yedirmeyiz. Bizim varlığımız zaten biraz da tüketiciler içindir" dedi. Yılmaz, faturaların daha rahat anlaşılması için birtakım değişiklikler yaptıklarını hatırlatarak şunları söyledi: "Fatura kalemleri eskiden yukarıdan aşağı sıralanıyordu. Biz geçen sene yoğun bir şekilde çalıştık. Faturada enerji bedelinin dışında bir de vatandaşa ulaşma yolu yani dağıtım bedeli, iletim bedeli, sayaç okuması vs. var. Bütün meskenler dağıtımdan beslendiği için hepsini dağıtım bedeli altında yazdık. Kafa karışıklığını önlemek için sadeleştirdik. Fakat bunu suistimal edenler var."
Star

DÜNYA

"Varlığımız Tehdıt Altında"
Suriye'de ülkenin içsavaştan önceki en büyük kenti olan Halep'in kuzeyinde Rusya'nın havadan, İran ve Şii Hizbullah'ın karadan Esad rejimine bağlı güçlere verdiği yoğun destek muhalif grupları zora soktu. İngiliz Reuters ajansına konuşan Özgür Suriye Ordusu'nun (ÖSO) bileşenlerinden Liva el Tevhid örgütünün sorumlularından Abdülrahim el Najdavi, "Tüm varlığımız artık tehdit altında, sadece daha fazla toprak kaybetmek değil. İlerliyorlar ve biz ağır hava bombardımanı altında kayıplarımızı minimize etmek için geri çekiliyoruz" diyerek sahada durumun keskin bir şekilde aleyhlerine döndüğünü kaydetti. İngiliz Times gazetesi, Halep'teki son durumla ilgili IŞİD'in fırsat kolladığını yazdı. Gazeteye göre Halep'in kuzeyinde üç cepheden savunma yapan sadece 400 muhalif savaşçı kaldı. Times, IŞİD'in bu savaşçılara işbirliği önerisi yaptığını doğrulayan sahadaki muhalif komutanların bu teklifi reddettiğini ifade etti. Rejimin kısa süre önce 2012'den bu yana kuşatma altında olan Şii Nubul ve Zahraa köyleriyle yeniden bağlantı kurmasıyla Türkiye'den Halep şehrine kuzeyden uzanan ikmal yolu kesilmişti. Suriye İnsan Hakları Gözlemevi'ne göre, son 24 saatte Nubul ve Zahraa'nın kuzeyindeki Mayer ve Kafin'in Esad birliklerinin eline geçmesinden sonra Halep vilayetine bağlı ve Türkiye sınırına 20 kilometre mesafedeki Tel Rıfat kasabasına giden yol açıldı. Esad güçleri bu kasabaya yaklaşık 5 kilometre uzakta. Tel Rıfat düşerse Türkiye sınırı ile Şam yönetimi arasında sadece Azez kasabası kalıyor. Bab el Selam Sınır Kapısı'na birkaç kilometre uzakta olan Azez'in düşmesi muhaliflerin kuzeybatı Suriye'de ağır darbe alması anlamına gelecek. Halihazırda Halep'in kuzeyinde muhaliflerin elinde bulunan son noktalar Azez, Mare, Tel Rıfat yerleşimleri ile Miniğ hava üssünden oluşuyor. PKK ile bağlantılı PYD'nin silahlı kolu YPG'nin de Halep bölgesinde üç köyü aldığı belirtiliyor. ÖSO ve müttefiklerinin karşılaştığı sorunlar sadece kuzeydeki Halep vilayetiyle sınırlı değil. Muhalifler, rejimin güneyde başkent Şam'ın ilçelerinden Dareyya'ya taarruz hazırlığında olduğunu belirtti.
Hürriyet

'Amerikalı Askeri Danışmanlar Kobani'ye Gitti'
PKK ile bağlantılı olduğu için Türkiye'nin terör örgütü kabul ettiği PYD'ye destek için ABD'nin Kobani kantonuna 20 askeri danışman gönderdiği iddia edildi. AA'nın Suriyeli muhaliflerin Yerel Koordinasyon Komitesi'ne (YKK) dayandırdığı haberine göre bu danışmanlar Fırat Nehri üzerindeki Teşrin Barajı'nın batısında IŞİD'in elindeki Menbiç kasabasına PYD'nin silahlı kanadı YPG'nin düzenleyeceği harekât için gönderildi. YKK, mühimmat dolu iki kargo uçağının Kobani'ye intikal ettiğini de öne sürdü. Açıklamada PYD liderliğindeki Arap ve Kürt güçlerden oluşan Suriye Demokratik Güçleri'ne (SDG) mensup 250 kişinin Halep'in doğusundaki Sırrin beldesinde konuşlandığı da belirtildi. YKK açıklamasında ayrıca, Esad ordusu yetkililerinin SDG liderleriyle Afrin'de bir araya gelerek Halep'e 30, Azez'e 6 km mesafede muhaliflerin elindeki Miniğ askeri üssüne düzenlenecek operasyon için ortak hareket etmede anlaştıkları öne sürüldü.
Hürriyet

Clinton Kadınları Kaybediyor
ABD merkezli CNN ile WMUR televizyon kanallarının yaptığı ankete göre, hem genç hem de yaşlı kadın seçmenler, 2016 yarışında "ülkenin ilk kadın başkanı" olma iddiasıyla yola çıkan Hillary Clinton'ın yerine Demokrat Parti içindeki rakibi Bernie Sanders'ı tercih etmeye başladı. New Hampshire eyaletinde yapılacak ön seçimler öncesinde gerçekleştirilen ankete göre, kadınların oyu konusunda Sanders Clinton'a göre 8 puan önde. Oysa ki Clinton, geçen hafta Iowa'da gerçekleşen ön seçimlerde kadın oylarında 11 puan öndeydi. Araştırmada, desteğin kaybedilmesinin başlıca nedeni olarak, Clinton'ı destekleyen kadın liderlerin olumsuz yorumları gösterildi. Eski dışişleri bakanı Madeleine Albright, "Birbirine yardımcı olmayan kadınlar için cehennemde özel bir yer var" derken, kadın hakları savunucusu Gloria Steinem ise "Genç erkekler Bernie ile beraber olduğu için genç kadınlar da Sanders'a oy veriyor" ifadesinde bulunmuştu. Birçok kişi Clinton'ın, ABD'nin eski başkanı olan eşi Bill Clinton'la beraber katıldığı konferanslardan kazandığı milyonlarca dolar nedeniyle halktan uzaklaştığını düşünürken, destekçileri ise Clinton'ın kadın hakları için yaptığı mücadeleyi ön plana çıkarıyor.
Milliyet

'Dostluk Anlaşmasını Feshedelim'
Rusya Parlamentosu'nun alt kanadı Duma'daki muhalif partilerden Komünist Partisi ve Adil Rusya Partisi'nden iki milletvekili, Atatürk ve Lenin liderliği döneminde imzalanan, Türkiye'nin Kafkasya sınırlarını bugünkü şekliyle onaylayan ve iki ülke dostluk ilişkilerinin temelini oluşturan 1921 tarihli Moskova Anlaşması'nın feshedilmesi için teklif sundu. Milletvekilleri Valeri Raşkin ve Sergey Obuhov, bu talebi dile getiren mektubu Başkan Putin ve Dışişleri Bakanı Lavrov'a yolladılar. Mektupta 16 Mart 1921 tarihli 'TürkiyeRusya Sovyet Federatif Sosyalist Cumhuriyeti Dostluk ve Kardeşlik Antlaşması'na atıf yapılarak, 'mevcut şartlarda Rusya için kazançlı olmayan, Türkiye ile yapılmış anlaşmaların gözden geçirilmesi' önerildi ve "Ankara çatışmayı tırmandırmanın kendisine neye mal olacağını görmeli" denildi. Obuhov, Azerbaycan dışındaki diğer Kafkas ülkeleri Gürcistan ve Ermenistan'ın 1921 anlaşmasının koşullarını kabul etmediklerini savundu. Rus basını, Sovyet lideri Josef Stalin'in, 2. Dünya Savaşı'ndan hemen sonra Türkiye'den toprak taleplerini gündeme getirdiğini, ancak onun ölümünden sonra Moskova'nın bu taleplerden vazgeçtiğini hatırlattı. SSCB, Moskova Anlaşması ile Misak-ı Milli sınırlarını tanımıştı. 1921 anlaşması, Türkiye- Rusya dostluğunun temel taşı olarak büyük önem taşıyor.
Vatan

Gölge Kral
Petrol fiyatlarının hızla gerilemesi ve bölgede yaşanan çatışmalar nedeniyle zor günler geçiren Suudi Arabistan'da iktidarın başındaki asıl kişinin, Kral Salman'ın küçük oğlu Veliaht Prens Muhammed bin Salman olduğu iddia edildi. Savunma Bakanlığı görevini yürüten 30 yaşındaki Prens'in, hem iç hem de dış politikada karar merci haline geldiği, Kral Salman'ın konuşma metinlerini bile bizzat hazırladığı belirtiliyor. Suudi Arabistan'da pek çok kişi, genç yaşına karşın Salman'ın ardından tahta Prens Muhammed'in oturacağını düşünüyor. 80 yaşındaki Kral'ın 56 yaşındaki kuzeni Veliaht Prens Muhammed bin Nayif, resmi kayıtlarda sıradaki kral olarak geçse de Prens Salman'ın kuzenini safdışı bıraktığı yorumları yapılıyor. Kamuoyunda Prens Salman'ın liderliğine yönelik destek de her geçen gün büyüyor. Desteğin artmasında, Suudi nüfusunun yüzde 70'inin Salman gibi genç yaşta olması gösteriliyor. Siyasi analistler, Riyad'ın Suriye ve Yemen'de İran'a karşı yürüttüğü mücadelenin mimarı olan Prens Muhammed'in, ulusal petrol şirketi Aramco'nun da gölge yöneticisi olduğunu savunuyor. Bu denli bir gücün Prens Muhammed gibi genç bir kraliyet üyesinde toplanmasına, 1960'lardan bu yana rastlanmıyor.
Vatan

Sığınmacılara Yeni Önlemler
Avusturya'da hükümet ortakları SPÖ (Sosyal Demokrat Parti) ile ÖVP (Halkçı Parti) sığınmacı krizi nedeniyle sınır kontrollerinin genişletilmesi konusunda anlaşmaya vardı. Başbakan Werner Faymann (SPÖ) ve içişleri Bakanı Johanna Mikl-leitner (ÖVP) ortak basın açıklaması yaptılar ve burada çok sığınmacı gelmesi durumunda teknik donanım ve personel artırımına gidileceğini aktardılar. Avusturya dışişleri ve Entegrasyon Bakanı Sebastian Kurtz da Saraybosna'daki bir etkinlikte konuştu ve sığınmacı akışının Balkan ülkelerinin iş birliği ile bir yerde durdurulması gerektiğini söyledi. Bu arada Makedon ordusu, Batı Avrupa ülkelerine ulaşmaya çalışan sığınmacıların geçişlerini önlemek amacıyla Yunanistan sınırına ikinci sıra tel örgü çekmeye başladı.
Star

POLİTİKA

'600 Bin Suriyeli Gelebilir'
Başbakan Yardımcısı ve Hükûmet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında özetle şunları söyledi: Suriye'de yaşanan gelişmeler Genelkurmay başkanımız, MİT Müsteşarımız ve AFAD Başkan'ı hükûmet üyelerini bilgilendirdiler. Oradaki gelişmeler bütün detaylarıyla bakanlar kurulunda ele alınmış oldu. Sınıra yakın bölgelerde son birkaç hafta içinde ciddi olaylar gelişmektedir. Rusların savaşa fiilen müdahil olması, Rus savaş uçaklarıyla sivil yerleşim yerlerinin hedef alınması sonucunda ciddi gelişmeler yaşandı. Elimizde rakamlar var. 6 bin 200 sortinin yaklaşık yüzde 85'i ılımlı muhaliflerin mevzilerine ve sivil hedeflere yapılmış. Sadece yüzde 15'lik kısmı DAEŞ hedeflerine yapılmış. Bir taraftan Rus uçaklarının bombardımanları diğer taraftan rejimin karadan saldırıları ile sahadaki gelişmeler izlenmiş. Bunun sonucu olarak 65 bin kişinin Türkiye'ye 135 bin kişinin Suriye içerisinde bu gelişmelerden etkilenerek yaklaşık 200 bin kişinin göç ettiğini görüyoruz. Azez-Cerablus bölgesinde 770 bini Sunni Arap, 135 bini Türkmen olmak üzere yaklaşık 960 bin nüfus var. Bu nüfus da her an hareketlenmeye, göç dalgası oluşturmaya muhatap kitledir. Türkiye teyakkuz içerisinde. Bu çerçevede yakın donemde bu bölgelerde olabilecek en kotu senaryoda, 600 bine yakın mülteci dalgasının Türkiye sınırlarına gelmesinin muhtemel olduğu da değerlendirilmektedir. Türkiye sınırının karşısında yer alan AFAD kamplarında yaklaşık 77 bin kişi ikamet etmektedir. Son bir haftada 5 bin 600 Suriyeliyi de Türkiye sınırlarının içerisine almış olduk. Öncelikli hedefimiz bu gelmiş ve gelebilecek olan bu göç dalgalarını mümkün olduğunca Türkiye sınırı dışında ağırlamak, verilecek hizmetleri orada vermek. STK'ların da büyük hizmetleri oldu. Bunun devamını sağlamak. Buradan gelecek insanları Suriye sınırının dışında ağırlamak öncelikli hedefimiz olacak. Bu eylem planı, bütünüyle bitirilmiş bundan başka bir şey yapılamaz diyebileceğimiz bir plan değildir. Dinamik bir süreçtir. Bakan arkadaşlarımızla doğu Güneydoğu'da sorunları yerinden görerek, Faaliyetlere nezaret ederek bu sureci tamamlayacağız. (İdil'de öğretmenlerin eğitim seminerine çağrılması) Muhtemel operasyonların nerelerde olacağı zaten çok önceden belli. Bazı hareketliliklerin olduğu, yasadışı işlerin olduğu yerlerde operasyonların yapılacağı biliniyor. Milli Eğitim Bakanlığımız da tedbiren İdil'de öğretmenleri belli yerlerde meslek içi eğitim dolayısıyla göreve çağırdı.
Milliyet

Mülteci Göçünü Nato Durduracak
Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün dört ay içerisinde Türkiye'ye 5. kez resmi ziyarette bulunan Almanya Şansölyesi Angela Merkel ile görüşmesinde mültecilerle ilgili 10 maddelik eylem planı üzerinde anlaştıklarını açıkladı. Davutoğlu'nun açıkladığı planda, mülteci göçünü durdurmak için NATO'nun devreye girmesi amacıyla iki ülkenin ortak hareket etmesi, 3 milyar euroluk paranın serbest bırakılması kapsamında önümüzdeki hafta projelerin sunulması gibi kritik maddeler yer aldı. Davutoğlu, dün Ankara'yı ziyaret eden Merkel ile Çankaya Köşkü'nde baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Davutoğlu, son dört ayda tam 7. kez Merkel ile yüz yüze görüşme gerçekleştirdi. İki lider sık sık telefonda görüştü. Davutoğlu, basın toplantısına "Son haftalarda neredeyse haftalık olağan görüşmemizi yapıyoruz. Gelecek hafta Türkiye-AB zirvesinde fikirdaş ülkeler zirvesinde Brüksel'de bir araya geleceğiz" diye başladı. Halep'in fiilen kuşatma altına alınmaya çalışıldığını belirterek, yeni ve büyük bir trajedinin eşiğine gelindiğini belirten Davutoğlu "Bu gelişmelerden en fazla Türkiye ve Avrupa etkileniyor. Her an yeni durum ortaya çıkıyor. Sınırlarımıza yakın bölgede 30 bine yakın Suriyeli birikmiş durumda. Her zamanki gibi Suriyeli kardeşlerimizin ihtiyaçlarını karışılacağız. Gerektiğinde alacağız. Ama kimse Suriye'de etnik kıyım anlamına gelecek Rus hava saldırılarını mazur göremez. Nasıl olsa Türkiye mültecileri alıyor diye bunu tek başına üstlenmesini bekleyemez. 10 önemli konuda birlikte hareket etme noktasında mutabakata vardık. Bunları Türkiye-AB eylem planına uygun bir şekilde birlikte yürüteceğiz" dedi. Merkel de "NATO savunma bakanları toplantısında yasadışı göç konusunu ele almak istiyoruz. Özellikle de denizlerdeki izleme ve gözleme işlerinin biraz daha geliştirilmesi konusunda Türk sahil güçlerinin desteklenmesi gerek" dedi. Yunan adalarına gelen mültecilerin sadece yüzde 45'inin Suriye'den geldiğini kaydeden Merkel, "Afganistan'dan, Kuzey Afrika'dan gelenler var. Biz gerçekten yasadışı göçü engellemek istiyorsak öbür taraftan yasal yönden göçmenleri kabul etmeye hazır olmamız gerekir. Kontenjan kurmak istiyoruz. Yasal yönden göçe imkan vermek istiyoruz" diye konuştu. 3 milyar euro desteğin 5 milyara çıkarılmasına ilişkin bir soruya da Merkel, "Mali destek bir taraftan bu ama tabi Türkiye bütün göçmenleri kabul edecek anlamına gelmez. Şu anda yasa dışı göç söz konusu, arada tacirler var. Suçsuz insanlar denizde ölüyor. Sadece 300 kişi ocakta öldü. Bunu engellemek istiyoruz. Yasal bir yol olacak. Türkiye bu konuda geçici bir vatan sağlamaktadır. Suriyeliler için vatanlarına yakın yerde olmak da çok önemlidir. Bunun için de mali destek hazır. Bu parayı harcayalım diğerini konuşuruz. İlk proje için görünür bir şey olması lazım" yanıtını verdi. Merkel, Türkiye'nin mülteciler konusunda yalnız bırakılmayacağını kaydetti.
Milliyet

'Türkiye Enayi Mi!'
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, göçmen krizi konusunda Avrupa ülkelerinin tutumuna tepki gösterdi. Akdoğan şunları söyledi: "Cenevre'de güya müzakereler yapılacak. Peki katliamlar sürerken nasıl masa kurulacak, silahlar susmadan nasıl müzakere yapılacak? Bunların hepsi bir kandırmaca şeklinde ortaya çıkıyor. Bombardıman yapanlara 'bombardımanı durdurun' diyemeyenler, 'göç dalgasını durdurun' diyorlar. Peki onlar durmadan sonuç ortadan kalkar mı? Sizin bir gücünüz varsa, sözünüzün bir ciddiyeti varsa o zulmü yapanlara 'dur' deyin. Yoksa Türkiye'ye dönüp 'aman bu göçmenleri geçirmeyin' demenin tutarlı bir tarafı var mı? Bir taraftan diyorlar ki 'sınırlarınızı açın herkesi alın', öbür taraftan da diyorlar ki 'sınırları kapatın kimseyi geçirmeyin.' Sınırları açıp herkesi alacağız, sınırları kapatıp kimseyi geçirmeyeceğiz. Türkiye enayi mi?" "Dünyanın akıllısı sizsiniz, Türkiye de bütün ne kadar yük varsa çekecek. On kişi alınca bağırmaya başladılar. Türkiye'ye akıl veriyorlar. Daha üç kuruş para vermeden dilleri çözüldü konuşuyorlar. 'Aman bunları alın bu insanlığın gereğidir vicdanlı olmanın gereğidir.' Peki vicdan sadece bizde mi var? Vicdanlı ve insan olmak sadece bizim üzerimize mi yükümlülük? Sizin böyle bir sorumluluğunuz yok mu? Siz niye almıyorsunuz, ne yapıyorsunuz?"
Milliyet

SPOR

ABD'nin ve dünyanın en büyük spor organizasyonu, Amerikan futbolunun şampiyonluk mücadelesi Super Bowl'da kazanan Denver Broncos oldu. Broncos, sezonun en başarılı hücum takımı Carolina Panthers'ı 24- 10 yendi. Tarihindeki 3. şampiyonluğunu alan Broncos'un savunmacısı Von Miller, 50. yılını düzenleyen Super Bowl'un en değerli oyuncusu seçildi. 40 yaşındaki Manning, 200. galibiyetiyle rekor kırdı. Super Bowl'da 30 saniyeliğine reklam vermenin maliyetinin tam 5 milyon dolar olarak açıklandı. "Batman vs Superman" filminin başrol oyuncusu Ben Affleck'li reklam filmi, ilk kez Super Bowl'da yayınlandı. "Batman'in şehri Gotham'a uçmaya hazır mısınız? Türk Hava Yolları yeni uçuş noktasını gururla sunar" sözleri ile yayınlanan reklam, Twitter'da "Trend Topic" listesinde birinci oldu. 20 milyar doların döndüğü muhteşem finalde Lady Gaga, ABD Ulusal Marşı'nı söyledi. Coldplay, Beyonce ve Bruno Mars benzersiz bir şova imza attı. "Super Bowl Pazarı"nda yaklaşık 14.5 milyon pizza, 1.3 milyar tavuk kanadı ve 1.2 milyar litre alkol tüketildi. Ortalama bilet fiyatları 4 bin 821 dolarla ülke tarihinin en pahalısı olarak tarihe geçti. Kişi başı 82 dolar toplamda 15.5 milyar dolarlık rekor harcama yapıldı.
Star

Fenerbahçe, Türkiye Kupası çeyrek final ilk maçında bugün deplasmanda Spor Toto 2. Lig Kırmızı Grup ekibi Amed Sportif'le oynayacağı maçın hazırlıklarını tamamladı. Sarı-Lacivertliler'de Can Bartu Tesisleri'nde gerçekleştirilen antrenmanda sakatlıkları bulunan Abdoulaye Ba ve Lazar Markovic, tedavilerinin ardından takımdan ayrı, Van Persie, Nani ve ağrıları bulunan Mehmet Topal'ın ise özel program dahilinde çalıştığı kaydedildi. Antalyaspor mağlubiyetiyle şampiyonluk yolunda darbe alan Fener'de Teknik Direktör Vitor Pereia, Amed Sportif'e karşı U21 takviyeli bir kadroyla sahaya çıkacak ve başta Robin Van Persie olmak üzere Nani, Kjaer, Fernandao, kaleci Volkan Demirel, sakatlıkları bulunan Markovic, Ba, Mehmet Topal'ı Diyarbakır'a götürmeyecek. Diego, Gökhan ve Alper'in ise maç ritmini kazanması için kupada gençlerin yanında yer alacağı öğrenildi. Fenerbahçe, Amed karşılaşması için bu sabah 09.00'da Diyarbakır'a gidecek ve saat 13.00'te Diyarbakır'daki Seyrantepe DİSKİ Spor Tesisleri'nde oynanacak maçın ardından İstanbul'a dönecek. İlker Meral'in yöneteceği maç için geniş güvenlik önlemleri alınacak. Diyarbakır Emniyeti, Sarı-Lacivertli kafileyi havalimanından itibaren taşıyacak otobüsün geçiş güzergahı olan yollara çıkacak tüm ara yolları kapatacak. Kafileye Diyarbakır'dan ayrılana kadar çok sayıda polis aracı da eşlik edecek.
Star

Gaziantepspor maçındaki coşkusu, etkinliği ve arzulu futbolu ile dikkat çeken Beşiktaş, şampiyonlukla tamamladığı 2002-2003 sezonundaki Karakartal'ı hatırlattı. 4-0'lık galibiyetle 18 maçta 45 gol ve 44 puana ulaşan Siyah-Beyazlılar, 2000'lı yıllardaki en iyi performanslarından birisine ulaştı. Ligde en son 2001- 2002 sezonunun 18. haftasını 50 gole geride bırakan Beşiktaş, bu sezonki performansı son 14 yılın en golcü kimliğini sergiledi. İki maç eksiğine rağmen bu sezon ligin en golcü takımı unvanını taşıyan Kartal, topladığı 44 puanla da 2002-2003 sezonundaki başarısını egale etti. Beşiktaş, Rumen teknik adam Mircea Lucescu yönetiminde şampiyonlukla tamamlanan 100. yılda da 18. haftayı 44 puanla geride bırakmıştı. Teknik Direktör Şenol Güneş yönetiminde gösterdiği performansla 100. yıl ruhunu yakalayan Siyah-Beyazlılar, bu sezon ilk kez ligde üst üste 5 maç kazandı. Kartal, Kayserispor (2-1), Galatasaray (2- 1), Osmanlıspor (3-2) ve Torku Konyaspor (4- 0) galibiyetlerinin ardından Gaziantepspor'u 4-0'la geçti. 2 maç eksiği ile Fenerbahçe'nin 2 puan gerisinde olan "Gizli lider Beşiktaş", Şubat ayı sonuna kadar yapacağı Başakşehir, Mersin İdmanyurdu, Gençlerbirliği ve Fenerbahçe maçlarını kazanırsa serisini 9'a yükseltip 2000'li yılların en iyi performansına ulaşacak. Kartal, geçen sezon üst üste en fazla 7 maç kazanmıştı.
Star

Galatasaray'da ekonomik krizden çıkmak için hayata geçirilen "Tek Bilek Tek Yürek" kampanyasının tanıtımı, Gayrettepe'deki bir otelde yapıldı. Kampanyaya 10 bin bileklik alarak ilk katkıyı sunduğunu belirten Kulüp Başkanı Dursun Özbek, Galatasaray'ı Galatasaray yapan değerin birlik ve beraberlik olduğunu, 111 yıllık tarihinde Türkiye'yi sportif açıdan dünyada en iyi temsil eden kulüp olduklarını dile getirerek, şunları söyledi: "Bu şanlı tarih, başkan, antrenör ve sporcuların alın teriyle yoğruldu. Başkalarının mucize diye nitelendirdikleri, Galatasaraylılar'ın tek bilek, tek yürek olmasıyla vücuda gelmiştir. Bunun içinde mucize vardır. Bu mucize, Galatasaraylılığın ruhunda vardır. Bu ruhun arkasında Osmanlı İmparatorluğu'ndan gelen kudret, Çanakkale'de yazılan destan, Atatürk'ün önderliğinde verdiğimiz Kurtuluş Savaşımız ve cumhuriyeti kuran genç insanların emeği yatmaktadır." "Birlik ve beraberliğimizin pekiştiği günde hep beraber, ele ele ve sırt sırta olmalıyız. Tek bilek, tek yürek olmanın simgesi olan bu bileklikleri bileğinize takın" diyen Özbek, taraftarlar ve camiaya çağrı yaptı. Kampanya kapsamında, bileklikler 10 liradan satışa sunulacak. Tanıtımın yapıldığı salonda futbolda ve basketbolda kazanılan uluslararası kupaların yanı sıra, son lig şampiyonluklarının kupaları da sergilendi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme