23 Şubat 2016 Salı

23.02.2016 Genel Gündem


23.02.2016

GÜNDEM

Katliam Böyle Planlandı
Ankara'da 28 kişinin öldüğü, 81 kişinin yaralandığı saldırıyı terör örgütünün nasıl planladığı en ince ayrıntısına kadar ortaya çıktı. Eylem talimatı, PKK/KCK terör örgütü adına firari Hasan A., Baran kod adlı Mehmet D., Erhan kod adlı İshak Ö. (Porsıpi) ile Hoca ve Şirin kod adlı teröristler tarafından verildi. 17 Şubat'ta 28 cana mal olan saldırının ardından 10 ilde eş zamanlı operasyon yapılmış, 21 şüpheli gözaltına alınmıştı. 21 Şubat Pazar sabahı Ankara Adliyesi'ne getirilerek sorgulanan şüphelilerden 14'ü tutuklanma talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hâkimliği'ne sevk edildi, 7 kişi ise serbest bırakıldı. 13 saat süren sorgunun ardından Ankara 5. Sulh Ceza Hâkimliği, 04.00 sıralarında biten sorgulama işlemi sonucunda, şüpheli 14 kişinin tutuklanmasına karar verdi. Şüphelilerin ifadesinin, mahkeme kararı uyarınca sesli ve görüntülü sistemle alındığı anlaşıldı. Sesli ve görüntülü kaydın önümüzdeki günlerde tutanağa dönüştürüleceği öğrenildi. Tutuklananlar arasında, olay yerinde bulunan parmak izinden tespit edilen Salih Neccar ile saldırıyı üstlenen TAK'ın açıklamasında yer alan Abdulbaki Sönmez'in (Somer) aynı kişi olduğunu belirten ve saldırgana bombalı aracı teslim eden Kutbettin O. ile Metin A., Ahmet K., Muharrem C., Mustafa B., Turgut K., Metin C., Hüseyin G., İsmail İ. ve Murat K. da yer aldı. Anayasal Suçlar Soruşturma Bürosu'nca tutuklamaya sevk yazısında, eylemin nasıl planlandığı şöyle anlatıldı: "Sahte belgeler düzenleyerek araç kiralama işi yapan Turgut K. ve Mustafa B.'nin ortak oldukları Serdar B., Murat K., Hüseyin G. ve Metin C., İzmir'den Tuncay U.'ya ait Rent A Car firmasından sahte kimlik belgesi düzenleyerek araç kiraladı. Kiraladıkları araca sahte evrak ve sahte plaka çıkaran şüpheliler, Metin C. aracılığıyla önce İsmail İ. ile irtibat kurdu. İsmail İ.'nin eylem talimatını verenlerden firari Hasan A. ile de irtibatı vardı. PKK/ KCK terör örgütü adına faaliyet yürüten şüpheli Metin A., kırsaldaki PKK/KCK terör örgütü adına firari Hasan A., Baran kod adlı Mehmet D., Erhan kod adlı İshak Ö. (Porsıpi) ile Hoca ve Şirin kod adlı teröristlerden aldığı talimatla aracı temin etmekle görevlendirildi. İsmail İ. vasıtasıyla Volkswagen Scirocco marka 34 KK 0340 plakalı aracı önce eylem talimatını veren firari Hasan A. çeteden satın aldı. Hasan A., daha sonra aracı piyasa bedelinin çok altında Metin A.'ya sattı. Metin A., aracı aldığı talimat uyarınca Lice kırsalına götürdü. Burada İshak Ö.'den aldığı talimat uyarınca Ankara'da Ulus meydanında bir marketin önünde şüpheli Kutbettin O.'ya teslim etti. İkiz plakayı temin edemeyen Metin A., tekrar İstanbul'a giderek, Hasan A. ile irtibat kurdu. Temin edilen 06 FB 3157 plakayı alarak, şehirlerarası otobüsle Ankara'daki Kutbettin O.'ya gönderdi. Kutbettin O., Hüseyin K. ve Hayrettin T. vasıtasıyla eylemden önce kırsalda bulunan ve bombalama eylem talimatını veren firari şüpheliler Mehmet D., İshak Ö. ile Hoca ve Şirin kod teröristlerle tanıştırılıp irtibatlandırılmıştı. Kutbettin O.'ya, Ankara'ya yanına bir şahıs gönderileceği de söylenmişti. Somer veya Neccar, AŞTİ'den Ahmet Ç.'den emaneten aldığı cep telefonu ile Kutbettin O.'yu aradı. Eylemci ve Kutbettin O., 15-20 gün Ankara'da Eskişehir yolundaki şantiyede birlikte kaldı. Şüpheliler Ahmet K. ve Muharrem C., bomba yapmakta kullanılan malzemeleri 45 B 4865 plakalı araçla kırsaldan aldıkları talimat uyarınca şüpheli Kutbettin O.'nun çalıştığı şantiyeye getirdi. Eylemci, şantiyede kaldığı sürede bomba ve bomba düzeneklerini hazırlayarak suça konu 34 KK 0340 plakalı araca yerleştirmek suretiyle bombalı saldırı eylemine hazır hale getirdi. Şüpheli Kutbettin O. ve eylemci, olay tarihi ve öncesinde de olay yeri ve yakınında Kutbettin O.'ya ait Peugeot 308 marka araçla çok sayıda keşif yaptı. Bu keşifler Plaka Tanıma Sistemi kayıtlarında da yer aldı. Bombacı, 17 Şubat'ta Merasim sokağa giderek eylemi gerçekleştirdi. Saldırıdan sonra hem 35 EA 9526 plakalı Peugeot araçta hem de şantiyedeki eşyalar üzerinde yapılan incelemede, Kutbettin O. ve kardeşi Metin O.'ya ait birden fazla parmak izi tespit edildi.
Milliyet


Evli Öğretmenin Tecavüzü Ağır Geldi Çığlığını Mezardan Duyduk
Kayseri Melikgazi ilçesi Demokrasi Mahallesi'nde geçtiğimiz Çarşamba günü saat 18.00 sıralarında meydana gelen olayda Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi'ne bağlı bir polis merkezinde görevli polis memuru M.K.'nın kızı Cansel Buse K. babasının beylik tabancasıyla başına bir el ateş etti. Silah sesini duyan evdekiler, genç kızı odasında kanlar içinde buldu. İhbar üzerine sevk edilen 112 sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ağır yaralanan kız kurtarılamadı. Soruşturma sürerken, M. Eminoğlu Anadolu Lisesi'ndeki arkadaşları, Cansel Buse K.'nın intiharına aynı okuldaki evli matematik öğretmeniyle duygusal ilişkisi ardından uğradığı cinsel istismarın neden olduğunu, okul yönetiminin konuya kayıtsız kaldığını öne süren paylaşımları sosyal medyada, yoğun biçimde duyurdu. İddialar üzerine, olayı çok yönlü olarak araştıran Cinayet Büro ekipleri öğretmen Bayram Ö.'yü cinsel istismar gerekçesiyle gözaltına aldı. Matematik öğretmeni, cumartesi günü tutuklandı. Okul yöneticileri, konuşmak istemedi. Kız öğrenci ailesinin intiharla ilgili açılacak davada okul yönetimi hakkında da şikayetçi olacakları ileri sürüldü. Kız öğrencinin intiharı ardından sınıf arkadaşlarından ikisinin fenalık geçirdiği ve olay günü sınıfta ders yapılamadığı ifade edildi. İntihar eden lise öğrencisinin ablası C.K. de, "Şikayet edilmesi gereken her yer ve kişiler hakkında şikayette bulunacağız. Okul yönetimi de bununla ilgili hesap verecek. Bu olayla ilgili suçu bulunan herkes adalet önünde hesap verecek. Halen kardeşimizin acısını yaşıyoruz. Kimseyle görüşecek durumumuz yok" diye konuştu.
Vatan

Sur Ve İdil'de 14 Pkk'lı Öldürüldü
Sur'da neredeyse sona gelen operasyonlarda PKK'lı teröristler kapana kıstırıldı. Önceki gün 2 şehit verdiğimiz ilçede, Hasırlı Mahallesi'nde bulunan PKK'nın ana karargahının top atışlarıyla yerle bir edildiği öğrenildi. Genelkurmay'ın açıklamasında Sur'da 4 teröristin, İdil'de de 10 PKK'lının etkisiz hale getirildiği bildirildi. Açıklamada Diyarbakır ve Şırnak'ta yürütülen operasyonlarda toplam etkisiz hale getirilen terörist sayısının Sur'da 223 ve İdil'de 20 olduğu belirtildi. Genelkurmay Başkanlığı'nın internet sitesinde ayrıca "Cizre'de devam eden arama faaliyetleri esnasında; üç ayrı evde, daha önceden etkisiz hale getirildiği değerlendirilen beş bölücü terör örgütü mensubu terörist cesedi (erkek) bulunmuş, 14 Kalaşnikof piyade tüfeği, 70 Kalaşnikof 1.964 adet fişeği, bir adet M-16 piyade tüfeği ve iki şarjörü, 56 adet fişeği, bir adet MP-5 makineli tabanca, bir şarjörü ve 21 adet fişeği, bir adet tabanca, üç adet el yapımı patlayıcı, altı adet el bombası, iki adet dürbün, 13 adet hücum yeleği, üç adet el telsizi ele geçirilmiştir" denildi.
Vatan

Saman Balyalarında Cephane!
Suriye sınırındaki Harran'ın Karatepe Mahallesi'nde ismi açıklanmayan bir çiftçi, evinin yakınındaki arazisine istiflediği ve üzerini naylonla kapattığı saman balyalarını gece kontrol etti. Kontrol ettiği saman balyalarının altına gizlenmiş çuvalları fark eden ve içinde silah olduğunu gören çiftçi, durumu jandarmaya bildirdi. İhbar üzerine gelen ekipler, çuvallarda çok sayıda tüfek, tabanca, el bombası, roket atar başlığı ve mermi olduğunu görünce mahalleye Şanlıurfa'dan takviye ekipler çağırıldı. Çevreyi muhafaza altına alan ekipler, saman balyalarının altındaki çuvalları çıkardı ve içindekilere el koydu. İncelenmek üzere el konulan silah ve mühimmatların bulunduğu çuvallarda ayrıca not kağıtları bulundu. Güvenlik güçleri notlardan silah ve mühimmatların sınırın diğer tarafındaki Suriye'nin PYD denetimindeki Tel Abyad'tan getirildiğini ve sokağa çıkma yasağı ile operasyonların sürdüğü Mardin'in ilçelerindeki PKK'lılara gönderilmek istendiğini belirledi. Jandarma ekipleri, silahlar ve mühimmatı temin ettiği iddiasıyla R.K'nın yakalanması için çalışma başlattı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 114, 7857-114, 9534
ABD Doları 2, 9350-2, 9393/Euro 3, 2414-3, 2463/İngiliz Sterlini 4, 1449-4, 1502

Başçı İçin Son İki Para Kurulu
Merkez Bankası Para Politikası Kurulu (PPK) bugün toplanacak. PPK'da faizlere ilişkin herhangi bir karar beklenmiyor. PPK, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı için tekrar atanmazsa son toplantıdan bir önceki olacak. Toplantıdan sonra Başçı, son kez 24 Mart tarihindeki PPK'ya katılacak. Başçı'nın görev süresi de 19 Nisan 2016 tarihinde sona erecek. Nisan ayındaki Para Politikası Kurulu toplantısı ise 20 Nisan'da. Amerikan Merkez Bankası'nın (FED) aralık ayında faizi artırmasının ardından Merkez Bankası'nın sadeleşme adımlarına başlayabileceğine ilişkin güçlü bir beklenti olmuştu. Aralık ayını pas geçen Para Politikası Kurulu, daha sonra ocak ayından itibaren sadeleşme adımlarına başlayabileeceği mesajını vermişti. Ocak ayının da pas geçilmesinin ardından 26 Ocak tarihinde düzenlenen yılın ilk Enflasyon Raporu'na ilişkin basın toplantısında Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, piyasada merakla beklenen faizle ilgili olarak, "Tek faize geçebilir miyiz? Geçmeli miyiz? O sorunun cevabı; henüz değil. Çünkü bu geniş faiz koridoru, geçmişte küresel oynaklıkların yüksek olduğu dönemlerde bize oldukça faydalı oldu, yardımcı oldu" demişti. Bugün toplanacak Para Politikası Kurulu toplantısında da faizlere ilişkin herhangi bir adım atılması beklenmiyor. Para Politikası Kurulu'nun ardından yarın Merkez Bankası ekonomistlerle bir araya gelecek. Piyasa uzmanları bu toplantıda Merkez Bankası'nın küresel piyasalara ilişkin değerlendirmede bulunması bekleniyor. Son dönemde FED'in faiz artırımını ötelemesine yönelik tahminler, Japonya'nın negatif faize geçmesi, böylece Türkiye'ye sermaye akımının hızlanabileceğine yönelik verilecek mesajların faiz koridorunun üst bandında indirimine sinyal olabileceği yönünde bir beklenti bulunuyor.
Hürriyet

9 Maddelik Nefes
Başbakan Ahmet Davutoğlu, 9 maddelik 'Turizm Acil Eylem Planı'nı açıkladı. Davutoğlu, turizm sektörüne 255 milyon TL hibe desteği sağlanacağını belirterek, 288 milyon TL ödeme kolaylığı getirileceğini söyledi. Turizm faaliyetlerine yüksek ve özel bütçe ayırdıklarına değinen Davutoğlu, söz konusu giderlerin Maliye Bakanlığı'nın yedek ödeneğinden karşılanacağını, ekonomiye ek yük teşkil etmeyeceğini belirtti. Bundan sonra hedef ülkelerin de değişeceğine vurgu yapan Davutoğlu, Türkiye'nin birkaç ülkeye odaklı turizm yaklaşımı olmayacağını söyledi. Açıklanan destek paketinin daha çok telafi edici tedbirler içerdiğinin altını çizen Davutoğlu, yapısal tedbirler üzerine çalışmaların devam ettiğini ifade etti. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş ve Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal da katıldığı toplantının katılımcıları arasında TÜRSAB Başkanı Başaran Ulusoy, TÜROB Başkanı Timur Bayındır, TYD Başkanı Murat Ersoy ve TÜROFED Başkanı Osman Ayık da bulunuyordu. İçe kapanmayarak, dünyayla daha çok bütünleşileceğini ifade eden Başbakan Davutoğlu, "Kimse Türkiye'nin eksenini, miğferini değiştireceğini düşünmesin. Türkiye'nin zarar görmesinden medet uman bölücü örgütler amaçlarına ulaşamayacak. Turizme zarar vereceklerini düşünenler, hayata, hukuka, özgürlüğe, müdahale edeceklerini sanıyorlarsa yanılıyorlar. Hiçbir kara propaganda dünyanın göz bebeği olan İstanbul, İzmir, Aydın, Bursa, Mardin'i gözden düşüremeyecektir" dedi. Rusya ile olan gerilim ve çevre bölgelerdeki yaşanan sorunlar nedeniyle turizmde bazı sorunlar yaşandığının altını çizen Başbakan Davutoğlu, "Bu nedenle bir eylem planı hazırladık. Devletlerarası sorunlarda Turizmi bir yaptırım aracı olarak kullanmak doğru değildir" diye konuştu. Sorulan bir soru üzerine Rus turistlerin Türkiye'ye bir anda gelmediğine değinen Başbakan Ahmet Davutoğlu, "10 sene önce çocukken gelen bir Rus çocuk, şimdi genç olarak geliyor. Bu durumu tek bir siyasi kararla değiştiremezsiniz. Rus turistler bir şekilde yolunu bularak Türkiye'ye geleceklerdir. Türkiye'ye gelen Rus turist sayısının azalmayacağını düşünüyorum" dedi.
Hürriyet

İstanbul'u 402 Bin Kişi Terk Etti
Türkiye'de 2014-2015 döneminde 2 milyon 720 bin 438 kişi yaşadığı şehri değiştirirken, rakamsal olarak en fazla göç alan ve veren şehir yine İstanbul oldu. Söz konusu dönemde 81 ilin 50'si net göç verirken, hayat pahalılığı ve trafik sıkıntılarının hat safhaya ulaştığı mega şehir İstanbul'u 402 bin kişi terk etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, yaklaşık 78.7 milyon kişinin yaşadığı Türkiye'de 2014-2015 döneminde nüfusun yüzde 3.45'i göç etti. Göç alan şehirler arasında ekonomik gelişmişliği, yaşam standartları ve iş imkanları daha yüksek olan büyük şehirler başı çekerken, bu illerin başında her zaman olduğu gibi İstanbul geldi. İstanbul'u sırasıyla Ankara, İzmir, Antalya, Bursa ve Kocaeli takip etti. Oransal olarak incelendiğinde en fazla net göçü binde 28.6 ile Kars verdi. Kars'ı binde 28.1 ile Ağrı, binde 26.8 ile Muş ve Bayburt, binde 27.9 ile Yozgat, binde 24.3 ile Şırnak, binde 21.6 ile Ardahan ve binde 20 ile Bitlis izledi. Oransal olarak en fazla net göçü ise binde 22.1 ile Tekirdağ aldı. İstanbul'daki sanayi kuruluşlarının da gelmesiyle insanlar için iş kapısı olan Tekirdağ bir yıl içinde 54 bin 482 kişi göç aldı. Tekirdağ'ı binde 19 ile Karabük, binde 18 ile Gümüşhane, binde 17 ile Kocaeli, binde 12.3 ile Antalya ve binde 10.1 ile Yalova takip etti. Söz konusu dönemde rakamsal olarak en fazla göçü her zaman olduğu gibi İstanbul aldı. İstanbul'a 2014-2015 döneminde 453 bin 407 kişi yerleşirken, 402 bin 864 kişi de bu kentten gitme kararı aldı. İstanbul'un net göç rakamı 50 bin 543 kişi oldu. Başkent Ankara'nın aldığı göç 204 bin 48 kişi, verdiği göç 153 bin 1 kişi olurken, net göç rakamı 51 bin 47 olarak gerçekleşti. Böylece Ankara net göç rakamında İstanbul'u geçmiş oldu. Rakamsal olarak en fazla göç alan şehirler arasında üçüncü sırada yer alan İzmir'e 126 bin 238 kişi yerleşirken, 105 bin 389 kişi İzmir'den başka bir kente taşındı. İzmir'in net göç rakamı 20 bin 849 olarak belirlendi.
Türkiye

Koç Holding'in Kaptanı Ömer Koç
Koç Holding Yönetim Kurulu tarafından Ömer Koç Yönetim Kurulu Başkanı, Ali Koç Yönetim Kurulu Başkan Vekili olarak atandı. Ömer Koç, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, şunları söyledi: "Sevgili ağabeyim ve Yönetim Kurulu Başkanımız Mustafa Koç'u çok erken ve zamansız kaybetmenin derin acısını içimizde taşırken, kendisini bir kez daha rahmetle anıyorum. Bizlere emanet ettiği bayrağı daha da ileriye taşımayı hem bir sorumluluk hem de bir görev olarak görüyorum. Önümüzdeki dönemde de Koç Topluluğu olarak, Türkiye ekonomisinin lokomotifi olmayı sürdürürken, küresel arenada ülkemizi yeni başarı hikâyeleri ile buluşturacağımıza yürekten inanıyorum." Ömer Koç, Robert Kolej'deki lise eğitiminin ardından, Columbia Üniversitesi'nde Yunan Filolojisi üzerine lisans eğitimini 1985'te tamamladı. 1989'da Columbia Üniversitesi İşletme Fakültesi'nden MBA derecesi aldı. İş yaşamına 1985'te İsviçre'deki Kofisa Trading'de Satış Elemanı olarak başladı. 1989'da New York merkezli Ramerica'da Satış Elemanı olarak görev yaptı. 1991-2004 arasında Gazal AŞ'de Müdürlük, Koç Holding'de Finansman Koordinatörlüğü, Enerji Grubu Başkan Yardımcılığı ve Enerji Grubu Başkanlığı görevlerinde bulundu. Koç, 2004'te Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi, 2008'de ise Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili oldu. 2006'da Tüpraş Yönetim Kurulu Üyesi olan Ömer Koç, 2008'den bu yana da şirketin Yönetim Kurulu Başkanı.
Milliyet

Bireysele Yoğunlaşacak
Türkiye ve Brezilya başta olmak üzere kötü performans gösterdiği ülkelerdeki perakende bankacılık faaliyetlerini bitirme kararı alan HSBC, yapılan tekliflerin hiçbirisinin hissedarların çıkarlarına tam olarak uymadığı sonucuna varmasının ardından Türkiye'deki operasyonlarını devam ettirme kararı aldı. İngiltere merkezli HSBC, Brezilya'daki birimini 5.2 milyar dolara Banco Bradesco'ya satmak için anlaşmış, Türkiye´deki birimi için de görüşmeler yapmıştı. Ancak alınan tekliflerin hiç birinin hissedarların çıkarına uygun olmayacağının görülmesinin ardından, HSBC bu kararını değiştirdi. HSBC CEO'su Stuart Gulliver dün yaptığı açıklamada, "Türkiye'deki operasyonlarımızı devam ettirerek ve yeniden yapılandırarak, kurumsal bankacılığı olduğu gibi devam ettirme ve bireysel bankacılık ağımıza yeniden yoğunlaşma kararı verdik" dedi. Gulliver, Kasım ayında yaptığı bir açıklamada Türkiye'deki operasyonlarını sonlandırmalarının biraz daha uzun sürebileceğini söylemişti.
Vatan

Kredi Borcu Olan 25 Milyonu Geçti
Türkiye'de banka ve banka dışı kredi kurumlardan bireysel kredi kullanarak borçlananlar 25 milyon kişiyi aştı. Türkiye Bankalar Birliği (TBB) verilerine göre, bireysel kredi kullanan kişi sayısı 2015 yılında 2 milyon artarak 25 milyon 800 bin kişiye çıkarken, ortalama bireysel kredi miktarı 16 bin lira düzeyinde gerçekleşti. Bankalar ve banka dışı kredi kurumları tarafından kullandırılan bireysel krediler geçen yıl yüzde 9.5 artarak 413 milyar liraya yükseldi. Bireysel krediler içinde en yüksek artış yüzde 21.5 ile taşıt kredilerinde görülürken, en düşük artış yüzde 2.0 ile ihtiyaç kredilerinde yaşandı. 2015 yılı itibarıyla bireysel kredilerin yüzde 38'ini ihtiyaç kredileri, yüzde 36'sını konut kredileri, yüzde 19'unu kredi kartları ve yüzde 7'sini taşıt kredileri oluşturdu. TBB'nin verilerine göre, 2015 yılı sonu itibarıyla ortalama konut kredisi 67 bin 600 lira, ortalama ihtiyaç kredisi 8 bin 700 lira oldu. Kredi kartlarındaki ortalama borç 3 bin 500 lira olarak hesaplandı. Türkiye'de banka ve banka dışı kredi kurumları tarafından doğruda kullandırılan nakit krediler 2015'te yüzde 23.4 artarak 1 trilyon 773 milyar liraya yükseldi.
Vatan

Türkiye'nin Not Görünümü Negatife İnebilir
Bank of America Merrill Lynch (BofA), Türkiye'nin kredi notuyla ilgili bu hafta Cuma günü açıklama yapması beklenen uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch'in, Türkiye'nin not görünümünü durağandan negatife düşürmesini beklediğini açıkladı. BofA, Fitch'in Türkiye'nin durağanda bulunan not görünümünü negatife çevirebileceğini kaydetti. Fitch, 26 Şubat Cuma günü Türkiye'nin yatırım yapılabilir seviye olan "BBB-"deki kredi notuyla ilgili gözden geçirmesine dair sonucu açıklayacak. BofA, Türkiye'nin özel bir durum teşkil ettiğini belirterek, "Türkiye her ne kadar enerji ithalatçısı olması nedeniyle düşük emtia fiyatlarından faydalansa da, gelişmekte olan piyasaların zayıfladığı bir ortamda finansman ihtiyacı nedeniyle korunmasız kalıyor" dedi. BofA, Türkiye'de son dönemde iç politika ve jeopolitik risklerin kayda değer bir biçimde artarken, kurumların itibarıyla ilgili soru işaretlerinin arttığını kaydetti. BofA, Fitch'in S&P ve Moody's gibi Türkiye'nin kredi notuna dair görünümü negatife çevirebileceğini beklediğini belirterek, "Fitch'in Türkiye'nin kredi görünümünü negatife çevirmesi durumunda gözler Moody's'in 8 Nisan'daki gözden geçirmesine çevirilecek" değerlendirmesini yaptı.
Vatan

DÜNYA

Bulgaristan İle Ataşe Krizi
Bulgaristan'da Türklerin kurduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin (HÖH) Onursal Başkanı Ahmed Doğan'ın parti Genel Başkanı Lütfi Mestan'ı görevden almasıyla Ankara ile Sofya arasında başgösteren kriz doruk noktaya çıktı. Türkiye ve Bulgaristan, karşılıklı iki diplomatı 'istenmeyen adam (persona non grata)' ilan etti. Bulgaristan Dışişleri Bakanlığı, Ankara'ya bir nota vererek Diyanet İşleri Başkanlığı mensubu olan ve Türkiye'nin Burgaz Başkonsolosluğu'nda Sosyal Hizmetler Ataşesi olarak görev yapan Uğur Emiroğlu'nun diplomatik görevle bağdaşmayan şekilde Bulgaristan'ın içişlerine karıştığının tespit edildiğini öne sürüp, söz konusu kişiyi 'istenmeyen adam' ilan ederek ülkeden ayrılmasını talep etti. Ankara ise Sofya'nın bu iddialarının doğru olmadığını ve 'istenmeyen adam' ilanına bir anlam verilemediğini bildirdi. Bulgaristan, tutumundan vazgeçmeyince Türkiye misillemede bulundu ve Bulgaristan'ın İstanbul Başkonsolosluğu'nda görevli Konsolos Zorrnitsa Petrova Apostolova'yı 'istenmeyen adam' ilan edildi. Her iki diplomatın da ülkeleri terkettikleri öğrenildi. İki ülke arasındaki kriz, Türkiye'nin geçen yıl 24 Kasım'da Suriye sınırında Rus savaş uçağını düşürmesiyle başladı. HÖH lideri Lütfi Mestan, Türkiye'yi destekleyince partinin onursal başkanı Ahmet Doğan tarafından görevinden alınarak partiden ihraç edildi ve kendisine verilen devlet koruması geri çekildi. Bu olaydan sonra Mestan geçen Aralık sonunda, can güvenliği olmadığı gerekçesiyle çocuklarıyla birlikte kısa bir süreliğine Türkiye'nin Sofya Büyükelçiliği'ne sığındı.
Hürriyet

İki Hafta Süre
Alman birinci kanalı ARD'de katıldığı bir programda konuşan Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, sığınmacı krizine karşı Türkiye ile işbirliği halinde hayata geçirilen önlemlerin etkili olup olmadığının anlaşılması için 14 günlük süre kaldığını belirtti. Gelecek iki haftanın belirleyici olduğunu kaydeden bakan, bütün AB üyesi ülkelerin AB'nin dış sınırlarının korunmasında Türkiye ile işbirliğinin öncelikli olduğu konusunda hemfikir olduğunu söyledi. Bakan bu işbirliğinin, AB sınır koruma ajansı Frontex, Ege sularında NATO misyonu ve Türkiye'den geldiği tespit edilen sığınmacıların geri gönderilmesi gibi önlemleri kapsadığını ifade etti. Bakan, gelecek iki hafta içinde bu önlemlerin sığınmacı krizi ile mücadelede yetersiz kaldığının görülmesi halinde diğer "Avrupa çözüm önerileri" üzerinde durulacağını belirtti. de Maiziere, "Böylesi bir durumda Schengen Bölgesi, diğer sınırlarda alınacak önlemlerle korunur" diye konuştu. Brüksel, Ankara ile Ortak Eylem Planı'nın uygulanması için baskılarını arttırırken, Türkiye ile 28 AB üyesi arasında yapılacak Göç Zirvesi öncesinde Türkiye'den Ege'ye geçişlerde artış kaydedildiği ortaya çıktı. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne (BMMYK) göre geçen hafta Yunan adalarına Türkiye'den 11 binden fazla mülteci geçti. Hatta, Ege'nin güneydoğusunda sadece 250 kişinin yaşadığı Kastellorizo adasına bile sığınmacı ulaştığı bildirildi. BMMYK, yılbaşında adalara geçen mülteci sayısının günde 1740'a kadar düştüğünü belirtirken geçen perşembe günü 4 bin 600, cuma günü ise 4 bin 800 kişi geçiş yaptı.
Hürriyet

Ortadoğu'da Silah İthalatı Patladı
Stockholm Uluslararası Barış Araştırma Enstitüsü (SIPRI), 2011-2015 arasında dünyadaki silah ticareti raporunu yayımladı. Raporda, uluslararası silah ticareti hacminin 2011-2015 yılları arasında, 2006-2010 yıllarına göre yüzde 14 oranında arttığı açıklandı. Dört yıllık periyodlar şeklinde yayınlanan rapora göre, silah alımında en fazla artışın yaşandığı bölge Ortadoğu oldu. Ortadoğu, 2006-2010 yılları arasında dünyadaki silah ithalatının yüzde 18'lik dilimine sahipken, bu oran 2011-2015 yılları arasında yüzde 25'e yükseldi. Buna göre, Ortadoğu'nun silah ithalatı sekiz yılda yüzde 61 oranında arttı. Silah ithalatını azaltan tek bölge ise Avrupa oldu. Bir önceki dönemde dünyadaki silah ithalatının yüzde 21'ini yapan Avrupa ülkelerinin payı, 2011-2015 arasında yüzde 11'e geriledi. Avrupa, silah ithalatında yüzde 41 düşüş yaşadı. Dünyada en çok silah ithal eden bölge ise yüzde 46'lık oranla Asya ve Okyanusya oldu. Asya ve Okyanusya bölgesi 2006-2010 döneminde de yüzde 42'lik payla ilk sıradaydı. Yemen'de Şii kökenli Husilere karşı savaşan ve bölgede İran'la sorun yaşayan Suudi Arabistan, 2011 ila 2015 yılları arasında silah ithalatını yüzde 275 oranında artırdı. Suudi Arabistan, son dört yılda dünyada en çok silah ithal eden ikinci ülke oldu. Ortadoğu'da Birleşik Arap Emirlikleri yüzde 35, Katar ise yüzde 279 oranında silah ithalatını artırdı. Irak'ta ise silah ithalatı yüzde 83 oranında artış gösterdi. En çok silah ihraç eden ülkeler ABD, Rusya, Çin, Fransa ve Almanya olurken, en çok silah ithal eden ilk beş ülke Hindistan, Suudi Arabistan, Çin, Birleşik Arap Emirlikleri ve Avustralya oldu. Rusya ve ABD dünyadaki silah ihracatının yüzde 58'ine sahip olurken, ABD yüzde 33'lük ihracat oranıyla dünyanın en çok silah satan ülkesi konumunda. ABD'nin en çok silah sattığı ülke ise Suudi Arabistan. Çin ise ABD'nin düzeyine ulaşamasa da silah ihracatını yüzde 88 oranında arttırdı.
Milliyet

Benim Oğlum Şehit '141' Diyemezsiniz
Soma'da 301 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasında yaşamını yitirenlerin ölü muayene ve otopsi tutanakları okunurken bazı madenci yakınları, tutanakların facia kurbanlarının isimleri söylenmeden, sıra numarasıyla okunmasına tepki gösterdi. Faciada oğulları Sami ve İlkay'ı kaybeden Senem Yıldırım, "Benim oğlum şehit oldu, nasıl adına '141' dersiniz?" diye tepki gösterdi Soma'daki maden faciasıyla ilgili davaya, faciada hayatını kaybedenlerin ölü muayene ve otopsi tutanaklarının okunmasıyla devam edildi. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın 39'uncu oturumunda, önceki duruşmada başlanan tutanakların okunması işlemi sürdürüldü. Oturum başında söz isteyen duruşma salonundaki madenci yakınlarından Elmas Kaya, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı'nın talebini kabul etmesi üzerine kürsüye çıktı. Kaya, 2008 yılında, facianın yaşandığı madenin yakınında arazi aldıklarını belirterek, "Aldığımız yerin kenarına madenden çıkan külleri dökmüşler. Sigara dumanı gibi zayıf bir duman tütüyordu. Yaz, kış, hiç geçmedi o duman. Bir keresinde uzun bir çubukla biraz içine bakayım dedim, altından öyle bir şey fırladı ki. 10 metre. Hiçbir şeye benzemeyen bir koku. Zeytin ağaçları tutuştu, itfaiye gelip söndürdü. Ben bayılmışım. Anladım ki ben bayıldıysam bizim çocuklarımızın ölmemesinin imkanı yok" dedi. Kaya'nın konuşmasının ardından ölü muayene ve otopsi tutanaklarının okunmasına devam edildi. Maden kazası sonrasındaki korbonmonoksit gazı zehirlenmesiyle hayatlarını kaybettikleri yazılı olan raporların okunması sırasında, acılarına dayanamayan bazı aileler, salonda fenalık geçirdi. Otopsi raporları okunduğu sırada faciada oğulları İlkay Yıldırım ve Sami Yıldırım'ı kaybeden anne Senem Yıldırım, can veren madencilerin isimleri yerine, kod numarasıyla okunması üzerine, "Benim oğlum şehit oldu, nasıl adına '141' dersiniz" diye tepki gösterdi. Kriz geçiren anne Senem Yıldırım dışarıya çıkarıldı ve ilk müdahaleyi sağlık ekipleri yaptı. Bunun üzerine aileler, otopsi raporlarında, madencilerin isimlerinin okunmasını istedi.
Milliyet

Sen De Mi Boris?
İngiltere kamuoyu, aylar süren spekülasyonların ardından, Londra Belediye Başkanı Boris Johnson'ın, 23 Haziran'da düzenlenecek AB referandumunda birlik üyeliğine karşı olan cephede yer alacağını açıklamasının şokunu yaşıyor. Başbakan David Cameron'la lise yıllarından bu yana arkadaş olan Johnson uzun süredir, Muhafazakar Parti'nin ve başbakanlık koltuğunun halefi olarak görülüyordu. Cameron, Brüksel'in geri vereceği bazı yetkiler ve ülkesine tanınacak imtiyazlar karşılığında, 23 Haziran'da düzenlenecek Avrupa Birliği (AB) referandumundan üyeliğin devamına yönelik karar çıkması için kampanya yürüteceğini açıklamıştı. Ancak son AB zirvesinden çıkan kararlar, ülkedeki birlik karşıtlarını memnun etmemişti. Cameron, kabinesinde ve partisinde güç kazanan 'hayırcılara' karşı Johnson'ın kendisini desteklemesini bekliyordu. Ancak Johnson, aylar süren sessizliğin ardından pazar akşamı kararını açıkladı. Ülkesinin AB'den ayrılması yönünde kampanya yürüteceği kararını basına duyurmasından sadece 9 dakika önce Cameron'ın cep telefonu mesajıyla bilgilendiren Johnson, "Amacım Başbakan Cameron'a veya hükümete karşı tavır almak değil" diye konuştu. Bu kararı almanın kendisi için çok zor olduğunu vurgulayan Johnson, birlikten ayrılmanın İngiltere'nin geleceği için daha iyi bir sonuç vereceği yorumunu yaptı. AB içinde kalma konusunda Johnson'a güvenen Cameron'ın, yakın arkadaşının kararına büyük tepki gösterdiği söyleniyor. Cameron'ın son dakika hamlesi olarak Johnson'a önce dışişleri, ardından da içişleri bakanlığı teklifini götürdüğü, buna karşın Johnson'ın kararını değiştirmediği öne sürülüyor. İngiliz basını, Johnson'ın AB karşıtlarına katılma kararını manşetlerine taşıdı. Daily Mail gazetesi Johnson'ın kararını Cameron'a yönelik 'öldürücü darbe' olarak nitelerken, bulvar gazetesi The Sun, haberi 'Sarışın Bomba' başlığıyla duyurdu. İngiliz gazetelerinin büyük bölümünde, Johnson'ın kararı destekleyen nitelikte haberler olması dikkati çekti.
Vatan

Gocun Yeni Rotası Meis
Yunan yetkililer, kış aylarının gelmesiyle birlikte Ege'de bozulan hava şartlarından etkilenen Türk insan kaçakçılarının, Suriyeli ve Iraklı mültecileri Kaş'ın karşısında yer alan Meis Adası'na bırakmaya başladığını açıkladı. Kaş Limanı'yla Meis Adası arasındaki mesafe yaklaşık 8 kilometre. 250 kişinin yaşadığı Yunan adasına son 72 saatte çıkış yapan mülteci sayısının bini geçtiği kaydedildi. Bunlardan 350 kadarının kadın ve çocuklardan oluştuğu söyleniyor. Yaşanan göçmen akını karşısında ada sakinlerinin barınak ve gıda yardımı yapmaya başladığı belirtiliyor.
Vatan

'Ap'nin Muhatabı Örgütler Değildir'..
Avrupabirliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye raportörü Kati Piri'nin Diyarbakır'da görüşmelerde bulunmasına sert tepki gösterdi. Bozkır, Piri'nin tarafsızlığını yitirdiğini belirterek, "Bu yaklaşımında ısrarcı olması halinde Piri'nin Türkiye'de kendine bundan sonra Diyarbakır'da ziyaret ettiği örgütler dışında muhatap bulması da çok zor olacaktır" ifadesini kullandı ve ziyaretten sonra Piri'nin kendisine ait websitesinde yayımladığı metinde PKK için "terör örgütü" ifadesi kullanmadığına dikkati çekti. Bakan Bozkır, Piri'nin, "Ankara'daki terörist saldırıda hayatını kaybeden vatandaşların cenaze töreninin ertesinde, Sur'da 7 şehidin verildiği günü PKK destekçileriyle geçirmesini, Türkiye'nin acısına ve can kayıplarına saygısızlık" olarak nitelendirdi. Piri'nin, Türkiye'yi anlamaktan uzak ve tarafgir davrandığını vurgulayan Bakan Bozkır, "Avrupa Parlamentosu'nda görüşülmeye başlanmış raporun ne kadar sağlıklı olabileceğini AB'deki dostlarımızın takdirlerine bırakıyoruz." dedi. Avrupa Parlamentosu'ndan aralarında AP Türkiye raportörü Kati Piri'nin de olduğu 5 kişilik bir heyet, Diyarbakır'da 19 Şubat Cuma günü görüşmelerde bulunmuştu. Heyet, Diyarbakır'ın sokağa çıkma yasağı süren merkez ilçesi Sur'da mahsur kalan 6 kişinin tahliye edilmesi için Diyarbakır Valisi Hüseyin Aksoy ile bir görüşme yapmıştı.
Star

POLİTİKA

Gerçeği Değiştirmez
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Ankara saldırısı failinin Abdulbaki Sömer olduğu yönündeki iddialara, "İsminin başka olması meselenin gerçeğini değiştirmez. Bu eylem, PKK-PYD bağlantılı olarak eylem ortaya konmuştur" dedi. Bakanlar Kurulu sonrası açıklama yapan Kurtulmuş özetle şunları söyledi: (Ankara patlaması ile ilgili DNA sonuçları) "İlk anda, kendi ibraz ettiği kimlik bilgileri bakımından, şahsın kimlik bilgileri o şekilde tespit edildi. Bizdeki kayıtlı bilgiler Salih Neccar olduğu yönünde. Mardin'den girdiği, YPG bölgesinden giriş yaptığı çok açık ve net. İsminin başka bir isim olup olmadığı savcılığın görev alanı içinde. Savcılık resmi açıklama yapacaktır. Aracın İzmir'den kiralanması, oradan Diyarbakır kırsalına götürülmesi, Ankara'ya getirilerek patlatan kişiye teslim edilmesi açıkça ortaya konmuştur. İsminin başka olması meselenin gerçeğini değiştirmez. Bu eylem, PKK-PYD bağlantılı olarak eylem ortaya konmuştur. Saptırma sözkonusu ise, art niyetli, hesaplı kitaplı olduğunu ortaya koyan resmi bilgileri ortaya koymak sorumluluğumuz vardır. Türkiye'nin enerji bakımından kendisine yeterli hale gelmesi güvenlik meselesi haline gelmektedir. Yenilenebilir enerji kapasitesinin arttırılması, doğalgazda tedarik eksikliğinin arttırılması, yüzde 71 oranında enerji kaynakları bakımından iki yakın komşumuza bağlıyız. Kömür üretiminin arttırılması, enerji yatırımlarının arttırılması, yabancı yatırımların Türkiye'ye çekilmesi için düzenlemelerin yapılması Enerji Bakanımızca paylaşıldı. (Suriye'de ateşkes süreci) Ümit ediyoruz ki DAİŞ'le mücadele çerçevesinde Rusya sivil ve masum insanları öldürmez. Bütün bunlara rağmen ateşkesi olumlu karşılıyoruz. Biz ABD'nin de Esad'sız bir Suriye yönünde kanaati olduğunu biliyoruz. Umarız bu süreçten sonra halkına karşı suç işlemiş olanlar cezasız kalmazlar. Yine ümit ederiz ki barışın gelmesiyle yurtdışında yaşayan Suriyeliler de kendi ülkelerine kasabalarına dönme imkanına kavuşurlar. (Yeni güvenlik konsepti) Gerekli tedbirleri alacağız. Korunması öncelikli olan binalar tabii ki var, şahıslar tabii var. Teröre karşı alınan önlemlerin görünür olmaması teknik meselelerdir. (Cerattepe'deki tepkiler) Artvinliler rahat olsunlar. Çevreye zarar vermeyecek şekilde izin verilmiştir. Madencilik alanında bütün imkanların kullanılması lazım. Terazinin bir kefesinde imkanların iyi kullanılabilmesi, kefenin diğer tarafında ise çevreye zarar verilmemesi. Bu dengenin sağlanacak olmasından hiç kimsenin şüphesinin olmamasını arz ederiz."
Hürriyet

İsminin Başka Olması Gerçeği Değiştirmez
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Kurtulmuş, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığındaki yapılan Bakanlar Kurulu toplantısının ardından basın toplantısı düzenledi. 64. Hükümet'in, Erdoğan başkanlığındaki ilk toplantısının yapıldığını belirten Kurtulmuş, özetle şunları söyledi: Türkiye içindeki terör ve terörizmle mücadele kapsamındaki gelişmeler ele alındı. Kararlılık içinde terörle mücadelenin sürdürülmesi, bu sürdürülürken birlik, huzur ve demokrasi eylem planından hiç taviz verilmeden bu süreçte yapılması gereken bütün restorasyon çalışmalarının da yapılması bir kere daha müzakere edildi. Terörün sınır ötesi kaynakları ve bu kaynakların Türkiye'ye karşı oluşturduğu tehditler üzerinde duruldu. Patlama yerinde bir baş parmak ve bir el bulundu. Buradaki parmak izlerinden, şahsın kimlik bilgileri o şekilde tespit edildi. Mardin'den 2014 yılı yaz ayında girdiği, daha önce PYD bölgesinden Türkiye'ye giriş yaptığı, PYD bölgesinde bulunduğu ve oradan geldiği çok açık çok net olan bir durumla karşı karşıyayız. Bizim elimizdeki bilgi buydu, olay anında ve olay sonrasındaki araştırmalar sırasında. Şimdi bu kişinin aslında isminin başka bir isim olup olmadığı şu anda devam etmekte olan tahkikat çerçevesinde savcılığın görev alanı içerisindedir. Kimlik bilgilerinin teyit edilmesi bakımından DNA testleri yapıldı. Savcılık bununla ilgili resmi açıklamayı yapacaktır. Ama sonuçta net olan şey şudur, bu bombayı patlatan kişi PYD bölgesinden girmiştir. Bu arabanın temin edilmesi, İzmir'den kiralanması, arkasından İstanbul'a, oradan da Diyarbakır kırsalına ve daha sonra Ankara'ya getirilerek bu bombayı patlatan kişiye teslim edilmesi, bütün bunlar ondan sonraki soruşturma safhasında açıkça ortaya konulmuştur. Yaklaşık 20'nin üzerinde kişi gözaltına alınmıştır, bunların içerisinden bir kısmı da tutuklanmıştır.
Milliyet

Teröre Karşı Desteğe Hazırız
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu dünkü sohbetimizde hükümeti terör eylemleri konusunda eleştirirken, "Sayın Davutoğlu, farklı önlemlerin alınacağını söyledi. Somut bir şey ortaya konulmuş değil. Eğer gerçekten terörü önleyebiliyorlarsa ve bize de düşen görevler varsa, her türlü desteği veririz. Normalde Sayın Başbakan'ın siyasi parti liderlerine bilgi vermesi, görüşlerimizi alması gerekir. Biz böyle bir görüşmeye açığız" dedi. CHP'siz yeni anayasa olamayacağını vurgulayan Kılıçdaroğlu, eski CHP lideri Deniz Baykal'ın son çıkışları için de "O defter kapandı" diye konuştu. Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle: Terör konusunda hükümetin beceriksizliğini artık sadece biz değil bütün dünya kabul ediyor. Hükümet gerçekten de yapılması gereken hiçbir şeyi yapmadı. Alınması gereken hiçbir önlemi almadı. İşi zamana bıraktı. Bu çerçevede geldiğimiz nokta gerçekten dramatik. Bakın en son bombayı arabasıyla getirip patlatan kişi; kimlik var, adres var, çalınan araba var, her şey var ama yakalanamıyor. Birilerinin bunun sorumluluğunu üstlenmesi lazım. Sorumlu kim? Sorumlu yok. Ortada sorumlu yoksa bu ülkeyi kim yönetiyor. O nedenle ben hep Türkiye'de bir yönetim boşluğu var diyorum. Türkiye'nin asıl sorunu bir yönetim boşluğu olması. Böyle bir durumda siz ülkeyi sağlıklı yönetemezsiniz.
Milliyet

SPOR

Galatasaray-Trabzonspor maçındaki yönetimiyle büyük tepki toplayan FIFA kokartlı hakem Deniz Ateş Bitnel'in gösterdiği kırmızı kart sonrası Aykut Demir tarafından tehdit edildiği, tünelde ise bordo-mavili futbolcunun saldırı girişimine maruz kaldığı ortaya çıktı. Karşılaşmanın 69. dakikasında ceza alanı içinde Podolski ile yaşadığı gerilim sonrası ikinci sarıdan kırmızı kartla ihraç edilen ve haksızlığa uğradığını savunan Aykut'un, hakem Bitnel'i, "Ayaklarına sıkacağım. Seni dışarıda döverim. Vuracağım seni" ifadeleriyle tehdit ettiği ve bu sözlerin raporlara da girdiği öğrenildi. Bitnel ve olaylara şahit olan dördüncü hakem Murat Özcan'ın disiplin raporlarının dün TFF Hukuk Müşavirliği'ne ulaştığı belirlendi. Maç bitiminde ise soyunma odası koridorunda hakemin üzerine yürüyerek saldırmak isteyen, ancak araya giren futbolcular ve görevliler tarafından engellenen Aykut Demir'in bugün tedbirli olarak Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu'na sevk edileceği kaydedildi. Aykut'un bu eylemi maçın temsilcileri Yaşar Çatal ve Selçuk Küçükoğlu tarafından da rapor edildi. Daha önce "Meskûn mahâlde ateş etmek" ve "Hastanede doktoru darp etmek" gibi vukuatları olan Trabzonsporlu futbolcunun çok ağır bir ceza ile karşı karşıya kalacağı vurgulandı. Profesyonel Futbol Disiplin Talimatı'nın, "Kişilik haklarına saldırı, hakaret, tehdit ve tükürme" başlıklı 41. maddesine göre işlem görecek olan Aykut Demir, koridordaki eylemi "Saldırı" başlıklı 44. madde kapsamında değerlendirilirse toplamda alacağı ceza, çift rakamlı sayılara yükselebilecek.
Milliyet

Antalyaspor yenilgisi ve Bursaspor beraberliğinin yanı sıra Teknik Direktör Pereira ile golcü Van Persie arasında yaşanan sorunlar Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ı harekete geçirdi. Dün yönetim kurulu üyeleriyle birlikte Samandıra'ya gelen Yıldırım, hem idmanı izledi, hem özel görüşmeler yaparak uyarılarda bulundu, hem de yemekte takıma hitap etti. Pereira ile odasında konuşan Fenerbahçe başkanının özellikle Van Persie'den tam verim alınmasını istediği öğrenildi. Yıldırım'ın Portekizli hocaya "Huzursuzluğun hakim olduğu bir takım şampiyon olamaz. Şampiyonluğa odaklanmamız gerekirken suni gündemlerle uğraşmayalım. Elindeki yıldızlardan en iyi verimi alman gerek. Beşiktaş maçında kaza yaşamayalım. Sana güvenimiz sonsuz" dediği belirtildi. Van Persie ile de bir araya gelen Yıldırım'ın "Sen bu takımın yıldızısın. Seni başarılar kazandırman için aldık. Moralini bozmadan çalış ve takım için oyna. Hocana da saygılı ol" diye moral verdiği bildirildi. Nani'yle kısa görüşmesinde de Başkan'ın "İyi futbolcusun, kendini ispata gerek yok. Takım için oyna" dediği kaydedildi. Antrenmanın ardından Yıldırım ve yöneticiler, tüm teknik ekip ve futbolcularla birlikte öğle yemeği yiyerek kısa bir konuşma yaptı. Birlik-beraberlik mesajları veren Başkan, "Hafta sonunda taraftarımız önünde Beşiktaş'ı yeneceğinize eminim. Size inanıyoruz" diye seslendi.
Star

Beşiktaş haftanın kapanış maçında Gençlerbirliği'ni devirdi: 1-0. 17'de soldan İsmail ortaladı, Olcay uçarak kafayı çaktı ama top direkten döndü. 19'da Quaresma'nın ceza sahasına havalandırdığı topa Gomez kafayı vurdu. Ahmet Çalık kaleye giden topu son anda uzaklaştırdı. 21'de Atiba'nın kafa vuruşu üstten auta çıktı. 26'da Gomez kafayı vurdu, top Hopf'un üzerine gitti. 35'te Olcay vurdu, kaleci gole izin vermedi. 45+1'de El Kabir'in ceza alanı dışından şutu yandan az farkla auta gitti. 53'te Quaresma sağdan nefis ortaladı, Gomez'in kafa vuruşunu kaleci kurtardı. 64'te Cenk'in pası ile son çizgide buluşan Sosa topu Gomez'e verdi. Alman yıldız önünü boşaltıp şutunu çekti: 1-0. 65'te Q7 ortaladı, Cenk'in kafa vuruşu kalecide kaldı. 71'de Oğuzhan'ın frikiği yandan auta çıktı. 76'da Uğur'un 25 metreden çektiği sert şut direkten döndü. 80'de Cenk yerden sert vurdu, kaleci parmaklarının ucuyla çeldi. 90+2'de Sosa'nın ceza sahası dışında sağ ayağı ile çektiği şutu Hopf iyi bir refleksle kurtardı.
Star

Teknik Direktör Şenol Güneş, Türk futbolundaki gelişmelerin iyi olmadığını vurguladı. Deneyimli hoca, Galatasaray- Trabzon maçındaki olaylarla ilgili soruya İşlerin bu boyuta gelmesi, Türk futbolunun batağa gittiğini gösteriyor. Bu iyi bir şey değil. Hakem hatasıyla bir maç kazandığım zaman benim de içim cız eder. Çünkü o hak ettiğin oyun değildir" dedi. Güneş, "Trabzonlular üzülmekte ve isyanda haklılar ama bu böyle çözümlenmez. Hata çabuk düzeltilirse, toplum bağışlayıcıdır ama hata düzeltilmezse öfkelenir" diye konuştu. Gençlerbirliği maçı için ise deneyimli hoca "Hak ettiğimiz bir karşılaşmaydı. Performanslarından ötürü oyuncularımı alnından öpüyorum" yorumunu yaptı. "Bu galibiyete ihtiyacımız vardı" diyen Güneş, Fenerbahçe ile oynayacakları derbi için de "Biz de iyi takımız, onlar da iyi takım. Güzel bir maç oynanması için iyi bir ortam gerekiyor. İyi bir hakem, adaletli bir şekilde Kıran kırana, güzel bir maç olsun. Hak eden kazansın. Derbide kazanan da kaybeden de yarışı devam ettirecek" diye konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme