31 Mart 2016 Perşembe

31.03.2016 Genel Gündem


31.03.2016

GÜNDEM

Eylemden Önce Aracı Avm Garajına Saklamış
Kızılay'da 36 kişinin yaşamını yitirdiği bomba yüklü araç eylemini planladığı gerekçesiyle aranan Vahit Ayçil'in, Ankara'dan ayrılırken kullandığı aracı, eylemin gerçekleştiği yere çok yakın olan AVM'nin garajına park ettiği ortaya çıktı. Milliyet, Ayçil'in eylemden önce kiraladığı ve Şanlıurfa'ya gidişinden sonra terk ettiği aracın kamera görüntülerine ulaştı. Ayçil'in, Kızılay'daki AVM'nin kameralarına yansıyan görüntüleri de bulundu. Terör örgütü PKK'nın kolu TAK'ın üstlendiği ve kamuoyunda büyük tepki çeken Kızılay'daki bombalı araç saldırısıyla ilgili soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, önemli delillere ulaştı. Olayın ardından Ankara Emniyet Müdürlüğü ile koordineli biçimde araştırmalarını yürüten savcılık, saldırının planlayıcısı olduğu belirlenen Vahit Ayçil'le ilgili yeni bilgi ve görüntüler elde etti. Milliyet'in aldığı bilgiye göre, olay yeri çevresindeki güvenlik kameralarında yapılan detaylı incelemeler sonrasında, olayın planlayıcısı ve organizatörü olan Ayçil'in görüntüleri olay yeri yakınındaki büyük bir AVM'deki kamera kayıtlarında bulundu. Güvenpark'ın hemen dışında Atatürk Bulvarı üzerinde saat 18.45 sıralarında gerçekleştirilen eylemden bir gün önce bir araç kiralama şirketinden 06 FG 6531 plakalı aracı kiralayan Ayçil'ın kiralık aracı kullanarak saat 14.15 sıralarında Kızılay'daki AVM'nin garajına girdiği belirlendi. Ayçil'in aracını park ettikten sonra 14.20 sıralarında AVM içine girip bir telefoncudan alışveriş yaptığı ve saat 14.30 sıralarında Kızılay'daki metro çarşısına girdiği belirlendi. Ayçil'ın daha sonra aracıyla 15.30 sıralarında yine kendi kullandığı kiralık araç ile AVM'den ayrıldığı ve saat 16.00 sıralarında kenti terk ettiği belirlendi. Patlama, Ayçil, kenti terk ettikten sonra diğer iki canlı bombanın kullandığı araçla gerçekleştirildi. Yapılan araştırmalarda Ayçil'ın, Şanlıurfa merkez nüfüsuna kayıtlı İbrahim Halil Türkmen adına hazırlanmış sahte kimlik kullandığı da belirlendi. Ayçil'ın Ankara'dan Şanlıurfa'ya geçtikten sonra terk ettiği araç, kent merkezinde bulunmuş ve krimnal inceleme yapılmıştı. Araçta Ayçil'e ait olduğu değerlendirilen parmak izleri de bulundu. Kızılay saldırısının ardından başlatılan soruşturmada gözaltına alınan şüpheliler Velat Cin, Uğur Ayçil, Mehmet Veysi Dolaşan, İbrahim Halil Demirer, Hüsamettin Batar ve Baran Ergün tutuklanmıştı. Savcılıkça, nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edilen şüphelilerden Viranşehir Belediye Başkanı DBP'li Emrullah Cin'in kardeşi Velat Cin, saldırıyı organize eden firari şüpheli Vahit Ayçil'in kardeşi Uğur Ayçil, patlayıcıları Ankara'ya getiren Mehmet Veysi Dolaşan ve Dolaşan'a yardım eden İbrahim Halil Demirer ve Baran Ergün tutuklanırken, Hüsamettin Batar adli kontrol kararıyla serbest bırakılmıştı.
Milliyet

30 Mart 2016 Çarşamba

30.03.2016 Genel Gündem


30.03.2016

GÜNDEM

Önde Barikat Arkada Ypg
Güvenlik kaynakları, Mardin Nusaybin'de terör örgütü PKK'ya karşı yürütülen operasyonların diğer bölgelere göre daha ağır gitmesinin arkasında, terör örgütünün yeni taktikleri olduğunu söyledi. Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Emniyet güçleri, örgütün yeni taktiklerine yeni yöntemlerle karşılık vererek operasyonu sürdürüyor. PKK'nın, Nusaybin'deki yeni taktiklerinden biri de beton bariyeler. Özellikle Suriye sınırı yakınındaki mahallelerde 2 metre yüksekliğinde, 1.5 metre genişliğindeki beton bariyerler zırhlı araçların ilerleyişini durduruyor. Geçmişte bina inşaatı süsü verilerek oldukça güçlü inşa edilmiş bu bariyerlerin ortadan kaldırılması zaman alıyor. Hendeklerin, tankların bile geçişini engelleyecek şekilde geniş ve derin kazılmış olması da operasyonları yavaşlatan bir başka neden. Sur ve Cizre'de ağır yenilgi alan PKK, Nusaybin'de daha fazla ve daha farklı (çaydanlık, parke taşı gibi) el yapımı patlayıcılarla (EYP) tuzaklama yapıyor. Bu nedenle güvenlik birimleri, kendileri ve halkın güvenliği için daha titiz çalışma yürütüyor. Nusaybin, Kamışlı'nın karşısında olduğu için PKK, Suriye kolu PYD'nin silahlı gücü YPG'den diğer bölgelere göre daha rahat destek alabiliyor. Sur ve Cizre'deki operasyonlardan deneyimler kazanan PKK'nın Nusaybin'e dağ kadrosundan daha fazla terörist geçirdiği de alınan istihbaratlar arasında.
Hürriyet

29 Mart 2016 Salı

29.03.2016 Genel Gündem


29.03.2016

GÜNDEM

Raporluyken bile askerini yalnız bırakmadı
Mardin'in Nusaybin ilçesinde önceki gün şehit olan Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Etiz, Jandarma Uzman Çavuş Vedat Aykut ve Özel Harekat Polisi Coşkun Nazilli için dün gözyaşları arasında toprağa verildi. Nusaybin'de şehit olan Jandarma Yüzbaşı Halil Özdemir'in birkaç gün önce ayağından yaralandığı, kendisine istirahat raporu veren doktora tepki gösterip, raporunu komutanlarından gizleyerek çatışmalara katıldığı ortaya çıktı. Şehit Özdemir, bugün Tarsus'ta son yolculuğuna uğurlanacak. Jandarma Yüzbaşı Halil Özdemir (36), önceki gün Nusaybin'de şehit düştü. Özdemir, daha önce de Diyarbakır Sur'da yürütülen operasyonda görev almıştı. Özdemir'in şehit düşerken ardında bir kahramanlık hikayesi bıraktı. Alınan bilgilere göre, şehit düşmeden üç gün önce 24 Mart'ta Nusaybin'de çıkan çatışmada, ayağına isabet eden şarapnel parçasıyla yaralanan Özdemir, aynı çatışmada bölüğünden Jandarma Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır ve Jandarma Uzman Çavuş Yıldırım Oflaz'ı şehit verdi, iki askeri de yaralandı. Özdemir, hastanede tedavisi yapıldıktan sonra istirahat raporu verilerek taburcu edildi. Arkadaşlarının anlatımına göre Özdemir doktora, "Şimdi istirahat zamanı mı? Biraz evvel kardeşlerimi şehit verdim. Hâlâ kollarımdalar sanki, bana bakıyorlar; diyorlar ki 'Komutanım kanımızı yerde koymayasın, buraları sana emanet edip yürüyoruz Hakk'a. Keşke birkaç gün daha ömrümüz olsa idi de seninle birlikte çarpışabilseydik bu şerefsizlerle. 'İstirahat bana haramdır, lütfen iptal edin" diyerek tepki gösterdi. Ancak doktor istirahat raporunu verdi. Özdemir, birliğine döndükten sonra da komutanlarına, "Çok iyiyim, küçük bir demir parçasıydı, hemen çıkardılar, pansuman yaptılar, sapasağlamım" diyerek raporlu olduğunu söylemedi. Ertesi sabah pansumanlı ayağına bir numara büyük bot giyen Özdemir, silah arkadaşlarının yanına döndü ve yeniden bölüğünün başına geçti. Yarasının verdiği acıya aldırmadan çatışmalara girdi. Silah arkadaşları, kahraman yüzbaşının şehit düşmeden önceki son anlarıyla ilgili olarak şunları söyledi: "Biraz topallıyordu sadece ama arada bir gözlerini yaşlı görüyorduk, kendisine sorduğumuzda 'şehitlerimize üzülüyorum' diyordu. Evet çok üzülüyordu ama bu tür acıları içine gömen bir komutandı, ağlamazdı. Sur'da da çok üzüldü ama hiç ağlamadı. Gözündeki o yaşlar şimdi anlıyoruz ki ayağındaki yarasının acısındandı." Şehit Özdemir'in Mersin'in Tarsus ilçesinde yaşayan annesi Hürü Özdemir, acı haberi alınca baygınlık geçirdi. Çamlıyayla İlçesi Fakılar Mahalle Muhtarı olan baba Necmi Özdemir ise oğlunun şehadet haberini bir seminer için gittiği Antalya'da aldı. Özdemir'den geriye bu kahramanlık hikayesi ile yedi ay önce düzenlenen düğün töreninde eşi Pınar ile çekilen mutluluk kareleri kaldı.
Milliyet

28 Mart 2016 Pazartesi

28.03.2016 Genel Gündem


28.03.2016

GÜNDEM

 Cizre Dökümü
Cizre'de, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 14 Aralık 2015 tarihinden 3 Şubat 2016 tarihine kadar Kaymakamlık İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 5 bin 338 adet gıda kolisi, 700 adet ekmek, 90 çuval (25 kg) un, 550 adet mum, bin 339 adet 1 litrelik süt, 212 adet çocuk bezi, 83 adet çocuk maması ve çocuklar için 1130 adet çikolata-çikolatalı gofret dağıtımı yapıldı. Cizre ilçe merkezinden çevre köylere geçici olarak göç eden vatandaşlara yaklaşık 1200 koli gıda yardımı yapıldı. Diyarbakır'da Sur Kaymakamlığı'nca 6 mahallede toplamda 5 bin civarındaki aileden telefonla ulaşılabilinenlerle düzenli aralıklarla irtibat kuruluyor. Geçici olarak yerlerini terk eden ailelerin yeni adresleri tespit edilip evlerine nakdi ve ayni yardımlar ulaştırılıyor. Diyarbakır'da 11 bin adet ekmek dağıtıldı, 12 bin adet 28 kg'lik gıda paketi verildi, bölgeden ayrılmak zorunda kalan 4 bin 677 aileye 7 milyon 921 bin 462 TL nakdi yardım verildi. Bölgede bulunan bin 138 esnafa 3 milyon 264 bin TL nakdi yardım yapıldı. Kalacak yeri olmayan 709 kişi Sur Kaymakamlığı'nca otellerde misafir edilerek her türlü temel ihtiyaçları ücretsiz karşılandı. Sur ilçesinin sokağa çıkma yasağı uygulanan mahallelerinde ambulans ekiplerince 21 Şubat 2015 tarihi itibariyle 678 medikal, 518 travma vakası olmak üzere toplam 1196 vakaya müdahale edildi. 112 Acil Servis merkezine yapılan ambulans taleplerinde öncelikle olay yeri güvenliği için emniyet birimlerinden bilgi alınarak yönlendirme yapıldı. Bazı vakalarda ambulans ekiplerine saldırılar oldu, ambulanslara mermi isabet etti. Terörden zarar gören vatandaşlara Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında 2014 yılında 101 milyon 753 bin 990 TL, 2015 yılında 100 milyon TL ödendi. Kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılından 2015 yılı sonuna kadar bu kanun kapsamında terörden doğan zararların karşılanması amacıyla ödenen tutar 3 milyar 438 milyon 785 bin 486 TL."
Hürriyet

27 Mart 2016 Pazar

27.03.2016 Genel Gündem


27.03.2016 Pazar
GÜNDEM

Siz Kimsiniz Ya 
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, MİT TIR'ları haberleri nedeniyle yargılanan Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün duruşmasına katılan yabancı ülke temsilcilerine sert tepki gösterdi ve "Siz kimsiniz ya? Burası Türkiye. Konsolosluk binası veya sınırları çevresinde hareket edebilirsin, diğerleri izne tabi" dedi. İstanbul'da Dünya Türk Girişimcileri Kurultayı'nın açılışında konuşan Erdoğan özetle şöyle konuştu: "Bugün yaşadığımız sıkıntıların sebeplerinden birinin de Türkiye'nin 2023 hedeşeri doğrultusunda sürdürdüğü kararlı yürüyüşü ve bundan kaynaklanan endişeler olduğunu gayet iyi biliyoruz. Biz ne zaman yeni Türkiye dedik, büyük Türkiye dedik, işte o zaman akılla, mantıkla izah edemeyeceğimiz hadiselerin seyrine aykırı bir sürü sorunu önümüzde bulduk. Allah aşkına soruyorum sizlere; Türkiye'nin güney sınırındaki ilçelerinde terör örgütünün başlattığı kalkışmanın mantıklı bir izahı var mı? En başta bölgede yaşayan insanlarımıza zarar veren, sıkıntı veren bu eylemleri hayatın doğal akışına uygun saymak mümkün mü? Sen yol yapacaksın, birileri gelecek oranın müteahhitlerini tehdit edecek. Sen havalimanı yapacaksın, havan topuyla vuracak. Bunu kime yapıyoruz? Orada yaşayan Kürt kardeşlerimize. Böyle bir vicdansızlık olabilir mi? İnsanilikten nasibini almamış mahlûklar bunlar. Bunlara methiyeler düzen bir kısım sözde akademisyenlerin ilimden bir nasibi olabilir mi? Suriye'deki gelişmelerin böylesine mahiyetle yön değiştirmesi, bölgenin kendi dinamikleriyle açıklanabilir mi? DAİŞ bahanesiyle oynanan oyunların gerisindeki niyetleri, hedeşeri görmemek için herhalde kör olmak lazım. Bölücü terör örgütüne kucak açanların, kol kanat gerenlerin endişesi herhalde bu her taraşarından zavallılık akan teröristlerin kendileri değil. Türkiye'yi 1959 yılından beri AB kapısında bekletenlerin bilhassa son 10 yılda kabul ettikleri üyelere baktığımızda meselesinin kriterler olmadığını gayet iyi anlıyoruz. İşte dün (önceki gün) malum bir gazetecinin mahkemesi vardı. Bu yargılamaya katılanların durumu çok önemli. İstanbul'daki konsoloslar mahkemeye geliyor. Siz kimsiniz ya? Sizin ne işiniz var orada? Yani diplomasinin de bir edebi var, adabı var. Burası senin ülken değil. Burası Türkiye. Sen konsolosluk binası veya konsolosluk sınırları çevresinde hareket edebilirsin, diğerleri izne tabi. Bunlar kalkıp bu ülkenin içerisinde bir gövde gösterisini yapabilecek kadar haddi tecavüz edebiliyor. Değerli arkadaşlar, oynanan oyunun tarzını göstermesi bakımından bu çok önemli.
Hürriyet

26 Mart 2016 Cumartesi

26.03.2016 Genel Gündem


26.03.2016 Cumartesi
GÜNDEM

MİT Tır'ları Davasında Gizli Duruşma 
Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, MİT TIR'ları haberleri nedeniyle yargılandıkları davada dün ilk kez hâkim karşısına çıktı. Mahkeme, 'duruşmaların kapalı yapılması' kararı aldı. Duruşmayı izlemeye gelen CHP ve HDP'li vekiller mahkeme salonunu terk etmeyince, heyet duruşmayı 1 Nisan'a erteledi. MİT TIR'ları haberleri nedeniyle haklarında 'ağırlaştırılmış müebbet, müebbet ve 2.5 yıldan 35 yıla kadar hapis cezası istenen Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül'ün yargılanmasına İstanbul 4'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün başlandı. İki gazeteciyi 50'yi aşkın avukat temsil etti. İddianamede müşteki olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile MİT Müsteşarlığı'nı da birer avukat temsil etti. Mahkeme başkanı Canel Rüzgar, duruşmaların tamamen kapalı yapılmasının talep edildiğini hatırlatarak duruşma savcısı Evliya Çalışkan ile taraf avukatlarına söz verdi. İki gün önce davanın görüldüğü mahkemede görevlendirilen savcı Evliya Çalışkan, MİT TIR'larının durdurulmasına ilişkin Adana'da görülen dava dosyasına MİT Müsteşarlığı'nca gönderilen yazılarda milli güvenliği içeren bilgi ve belgeler olduğunun belirtilmesi ve sanıklara atılı suçun 'siyasi casusluk' olması nedeniyle duruşmaların tamamının kapalı yapılmasını talep etti. Sanık avukatlarından Tora Pekin ise kapalı duruşma talebine itiraz etti ve "Kapalı oturum yapılmasını gerektirecek hiçbir sebep yok. Eğer kapalı oturum kararı verilirse müvekkillerimizin adil yargılanma hakkı engellenecektir. Dosyada gizli belge varsa o belgenin irdelendiği celseyi kapalı yapalım. Dört duvar arasında kalacak duruşma" dedi. Mahkeme heyeti ise 'MİT Müsteşarlığı'nca Adana'da görülen dava dosyasına gönderilen yazılarda devlet güvenliğini ilgilendiren gizli kalması gereken bilgi belgelerin bulunmasını, MİT TIR'larına ilişkin Yargıtay 16'ncı Ceza Dairesi'ndeki yargılamanın ve birleştirilmesi talep edilen Selam Tevhid davasının da kapalı yapılmasını, sanıkların siyasal ve askeri casuslukla suçlanmasını' gerekçe göstererek duruşmaların tamamen kapalı yapılmasına karar verdi.
Hürriyet

25 Mart 2016 Cuma

25.03.2016 Genel Gündem


25.03.2016 Cuma
GÜNDEM 

Şırnak, Nusaybin ve Sur'da 8 Şehit 
Mardin Nusaybin'deki operasyonda jandarma özel harekât timleri dün bir binaya girdikleri sırada PKK'lı teröristler binada tuzaklanan patlayıcıyı infilak ettirdi. Patlamada, Astsubay Başçavuş Gökhan Bakır (38), Uzman Onbaşı Ulaş Açıkgöz (28) ve Uzman Çavuş Yıldırım Oşaz (25) şehit oldu, 7 asker de yaralandı. Şırnak'ın Gazipaşa Mahallesi'ndeki operasyonlar sırasında da teröristlerin keskin nişancı ateşiyle 3 özel harekât polisi yaralandı. Hastaneye kaldırılan polislerden Cemil Koç (52) ve Osman Belkaya (23) kurtarılamayarak şehit oldu. Dün gece de Sur ilçesinde, Diyarbakır Bingöl karayolu üzerindeki Mermer Jandarma Karakolu'na PKK'lı teröristlerce bombalı araçla saldırı düzenlendi. Karakol önündeki şiddetli patlamanın ardından teröristler uzun namlulu silahlarla ateş açtı. Askerlerin karşılık vermesiyle çatışma çıktı ve teröristler kaçtı. Çatışmada 3 asker şehit oldu, 22 asker yaralandı. Evli ve 2 çocuk babası şehit Astsubay Gökhan Bakır'ın Balıkesir Altıeylül'de yaşayan ailesi acı haberle yasa boğuldu. Şehit Ulaş Açıkgöz, cumartesi günü Çanakkale Biga'da çocukluk arkadaşının düğününe katıldı. Pazartesi gittiği Nusaybin'de dün şehit düştü. Açıkgöz'ün Kalafat köyünde yaşayan ailesi acı haberle gözyaşlarına boğuldu. Yıldırım Oşaz'ın acı haberini Bolu'nun Alemdar köyünde alan baba Dilaver ile anne Serap Oşaz'ın feryatları yürek dağladı. Nişanlısı Merve Abak baygınlık geçirdi. Şehit Cemil Koç'un acı haberini İzmir Bergama'da alan Saniye Koç, "Yatkılar bizi. 14 gün önce uğurlamıştım. Şimdi cenazesini alacağım" diye feryat etti. Osman Belkaya'nın şehit olduğu haberini Yozgat Şefaatli'de alan polis memuru baba Yakup Belkaya yıkıldı. Son 6 günde toplam 24 güvenlik görevlisi şehit oldu.
Hürriyet

24 Mart 2016 Perşembe

24.03.2016 Genel Gündem


24.03.2016 Perşembe
GÜNDEM

Yeni Delil Villası 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör ve Örgütlü Suçlar Bürosu Savcılığı'nca Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılanacağı İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'ne 21 Mart'ta gönderilen yazıda, Dündar'ın MİT TIR'ları haberini, 'FETÖ/ PDY silahlı terör örgütü'nün mensuplarından temin edilen maddi menfaat karşılığında' yayımladığı öne sürüldü ve yeni bir belge sunuldu. Yazıda, Dündar'ın Ankara'daki villasını 2012'de 1,5 milyon dolar bedelle satışa çıkardığı, ancak 3 yıl satamadığı ifade edildi. Yazıya göre, 29 Mayıs 2015'de MİT TIR'ları görüntülerinin Cumhuriyet'te yayınlamasından sonra Dündar, 25 Haziran 2015'de tapu kayıtlarına göre villayı 1,5 milyon TL bedelle, devam eden soruşturmada tutuklanan avukat Bekir Mustafa Yılmaz'a sattı. Yazıda, Yılmaz'ın soruşturmada tutuklanan avukat Sönmez Ahi'yle ortak olduğu ve villayı birlikte aldıkları belirtildi. Soruşturmada tutuklu Adana Jandarma Bölge Komutanı Hamza Celepoğlu'nun avukatı olan Ahi'nin tutuklu avukat Atilla Tarık Çilekçi ile de bacanak olduğu bilgisine yer verildi. Çilekçi'nin de Fethullah Gülen'e yakın olduğu ve elini öperken fotoğraflarının bulunduğu anlatıldı. Bu arada DW Türkçe'ye konuşan Dündar, "Bir ülkenin cumhurbaşkanı bu kararı tanımayın diye hâkimlere talimat verirse, o hâkimin ne yapacağından emin olamazsınız. O yüzden, tutuklama da gelebilir" dedi.
Hürriyet

23 Mart 2016 Çarşamba

23.03.2016 Genel Gündem


23.03.2016 Çarşamba
GÜNDEM 

Teröre Karşı Omuz Omuza 
ABD Başkonsolosu Charles Frederick Hunter, İsrail Başkonsolosu Shai Shabtai Cohen, Arjantin Başkonsolos Yardımcısı Alicia Barone, Panama Başkonsolosu Andres Gregorio Nunez Sanchez, Hırvatistan Başkonsolosu Ana Knezevic Kruc, Makedonya Başkonsolosu Zerrin Abaz, Katar Başkonsolosu Khalid Hamad Al Sulaıtı, Belçika Başkonsolosu Henri Marc Jose Vantieghem, Hollanda Başkonsolosu Robert Schuddeboom, Avusturya Başkonsolosu Christine Wendi, İtalya Başkonsolosu Federica Ferrari Bravo, Fransa Başkonsolosu Muriel Myriam Domenach, Yunanistan Başkonsolosu Evangelos Sekeris, İngiltere Başkonsolosu Robert Leigh Turner, Malta Başkonsolosu Franklin Aquilina, Kore Başkonsolos yardımcıları Hyun Sik Cho ve Ok Sok Ko, İsveç Başkonsolos Yardımcısı Renee Johansson, Kuveyt Başkonsolosu Mohammad Almohammad, İsviçre Başkonsolosu Monika Caroline Schmutz Kirgöz, Brezilya Başkonsolos Yardımcısı Jose Wilson Moreira dün Beyoğlu Belediye Başkanı Misbah Demircan'ı makamında ziyaret etti. Demircan ve başkonsoloslarla birlikte Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir, Esenler Belediye Başkanı M. Tevfik Göksu ile AK Parti İl Başkanı Selim Temurci İstiklal Caddesi boyunca kol kola yürüyerek geçen cumartesi günü 4 kişinin yaşamını yitirdiği canlı bomba saldırısının meydana geldiği noktaya yürüdü ve karanfil bıraktı. Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, "Brüksel'de de 30'a yakın can kaybı var. Acılarını paylaşıyoruz. Kendiliğinden gelişen bir şekilde 19 ülkenin başkonsoloslarıyla hep birlikte bu inisiyatişe bu yürümeyi kendileri arzu ettiler. Küresel olarak 'teröre hayır' demek için birlikte hareket ediliyor" dedi. Belçika'nın İstanbul Başkonsolosu Vantieghem da "Türk insanından aldığım destek, birlik ve beraberlik mesajları için çok teşekkür ediyorum" dedi. ABD İstanbul Başkonsolosu Hunter ise "Hem Türkiye'nin hem de Belçika'nın başı sağolsun" diye konuştu. Başkonsoloslar ve belediye başkanları Belçika Başkonsolosluğu'na yürüdü ve orada da terörü kınadı.
Hürriyet

22 Mart 2016 Salı

22.03.2016 Genel Gündem


22.03.2016 Salı
GÜNDEM

Korkmak Yakışmaz 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Türkiye tarihinin en büyük ve en kanlı terör saldırıları dalgalarından biriyle karşı karşıya" dedi ve ekledi: "Bize korkmak yakışmaz." Erdoğan, '5 Bin Köye 5 Bin Orman Eylem Planı ve Türkiye Çınar Yılı / 2016 Projesi ile Dünya Ormancılık, Su ve Meteoroloji Günlerini Kutlama Merasimi'nde özetle şunları söyledi: "Nevruz, coğrafyamızda tabiata duyulan sevgi ve hoşgörünün ortak simgesi olan bir bayramdır. Nevruz vesilesiyle bütün vatandaşlarımızın birlik ve kardeşliğimizin pekişmesine vesile olmasını temenni ediyorum. Hepinizin Nevruz Bayramı'nı tebrik ediyorum. Tabii ki Nevruz'u bayram olarak değil, kan dökmek olarak telakki edenleri huzurlarınızda lanetliyorum. Bugün burada yeni projelerin müjdelerini veriyoruz. Bir taraftan da yüreğimiz yanıyor. Türkiye bir süredir tarihinin en büyük ve en kanlı terör saldırıları dalgalarından biriyle karşı karşıya. Temmuz ayından bu yana bir yandan PKK ve onunla birlikte hareket etme kararı alan çok sayıda terör örgütü DAEŞ gibi insani ve ahlaki hiçbir ölçü tanımayan saldırılarıyla ülkemizi ve milletimizi hedef almaktadır. Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizden verdiğimiz şehitlerin ve şehirlerimizdeki canlı bomba saldırılarında hayatlarını kaybeden masumların acısını her zerremizde hissediyoruz. Terör örgütlerinin ülkemizi kanlı gündemlerine hapsetme amacıyla bu eylemleri gerçekleştirdiğini biliyoruz. Onun için bir yandan acımızı yaşar terörle mücadelemizi sürdürürken, aynı zamanda hedeflerimizden kopmuyoruz. Terör musibetinin üstesinden mutlaka geleceğiz. Bize korkmak yaraşmaz, bize korkmak yakışmaz. Biz korkuyu korkutanlardan olacağız. Terörün yeni yöntemlerine karşı biz de yeni mücadele yöntemleri geliştirerek kısa sürede neticeye ulaşacağımıza inanıyorum. Bölgede istediğini elde edemeyen terör örgütleri, büyük şehirlerimizdeki rastgele eylemleri ile doğrudan sivil halkımızı hedef almaya başladı. Buradan milletime çağrıda bulunuyorum. Terör örgütlerine karşı, bu örgütler vasıtasıyla ülkemizi terbiye etmeye çalışanlara karşı Malazgirt ruhuyla, Anadolu Selçuklu ruhuyla, Sulu Osmanlı çınarının azametiyle, Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı azmiyle yeni bir seferberlik çağrısı yapıyorum. Terör örgütlerine ve çeşitli kisveler altında onları destekleyen kesimlere karşı yürüttüğümüz mücadelede sürekli Batılı ülkelerin itirazlarıyla karşılaşıyoruz. Neymiş, Türkiye'de demokrasi, insan hakları, özgürlükler konusunda sıkıntı varmış. Biz demokrasi ile değil terörle, özgürlüklerle değil teröristlerle, insan hakları ile değil terör eylemleri ile mücadele ediyoruz.
Hürriyet

21 Mart 2016 Pazartesi

21.03.2016 Genel Gündem


21.03.2016 Pazartesi
GÜNDEM

Canlı Bomba DEAŞ'lı 
İçişleri Bakanı Efkan Ala, İstiklal Caddesi'nde canlı bomba saldırısı yapan kişinin 1992 doğumlu Mehmet Öztürk olduğunu açıkladı. Teröristin DEAŞ (IŞİD) terör örgütüyle bağlantılı olduğunu belirten Ala, teröristin arama kaydının bulunmadığını söyledi. Bakan Ala, Bakanlık'ta düzenlediği basın toplantısında özetle şöyle dedi: "Terörist 1992 doğumlu Gaziantep nüfusuna kayıtlı Mehmet Öztürk'tür. Bulgular teröristin DEAŞ terör örgütüyle bağlantılı olduğunu göstermektedir. Başka bağlantılarının ve arkasında başka güçlerin olup olmadığı hususu titizlikle araştırılıp soruşturmaya konu edilmektedir. Şahsın emniyet veya jandarmamızda, bana verilen bilgi herhangi bir arama kaydının bulunmadığı yönündedir. Şu ana kadar 5 gözaltı olmuştur."
Hürriyet

20 Mart 2016 Pazar

20.03.2016 Genel Gündem


20.03.2016 Pazar
GÜNDEM 

Kızılay'dan Sonra İstiklal 
Terör kanlı yüzünü Ankara'dan sonra İstanbul'da gösterdi. Aynı Kızılay'da olduğu gibi İstanbul'un kalbi İstiklal Caddesi hedef alındı. Canlı bomba günde 3.5 milyon kişinin kullandığı caddede kendini patlattı Hain saldırıda 4 kişi can verdi, 39 kişi de yaralandı. Ölenlerden üçünün İsrail, birinin İran vatandaşı, yaralıların da 24'ünün yabancı olduğu açıklandı. Saldırının erken saate olması facianın büyümesinin önledi. Terör vahşeti Ankara'dan sonra bu kez İstanbul'da can aldı. Aynı Kızılay'da olduğu gibi kentin kalbinde; İstiklal Caddesi'nde dün gerçekleştirilen canlı bomba eyleminde 4 kişi yaşamını yitirdi; 7'si ağır, 12'si turist, 39 kişi yaralandı. Hayatını kaybeden 4 kişiden 3'ünün İsrailli, 1'inin de İranlı olduğu açıklandı. İstiklal Caddesi'nde dün saat 10.58'de gerçekleştirilen canlı bombalı saldırıda etraf adeta kan gölüne dönerken, canlı bombaya ait ceset parçaları çevreye dağıldı. Gergin bir bekleyişin yaşandığı ve önlemlerin en üst seviyeye çıkarıldığı kentte terör saldırısı şok etkisi yaratırken, patlamanın İstiklal Caddesi'ndeki yoğunluğun daha az olduğu sabah saatlerinde facianın boyutlarının büyümesini önledi. Patlamada yaralananlar arasında 24 turistin bulunması saldırının turistlere yönelik olduğu iddialarını da gündeme getirirken, 6 İsrail, 2 İrlanda, 1 Alman, 1 İzlanda, 1 İran ve 1 Dubai uyruklu turist saldırıda yaralanarak çevre hastanelere kaldırıldı. İstiklal Caddesi'ni kana bulayan canlı bombanın kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülere yansıyan kapuşonlu mont giyen 30'lu yaşlardaki bir erkeğin canlı bomba olduğu öne sürülürken, bazı kaynaklar da son anda bu kişinin arkasında görüntüye giren erkek şahsın canlı bomba olduğunu belirtti.
Milliyet

19 Mart 2016 Cumartesi

19.03.2016 Genel Gündem


19.03.2016

GÜNDEM

Teröriste Üç Pasaport
Ankara'da 35 kişinin katledildiği terör saldırısı soruşturmasında, saldırıyı organize eden Vahit A.'nın Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğü'nden 1 Şubat 2016'dan 25 Ağustos 2021'e kadar geçerli olan pasaport kaydının bulunduğu anlaşıldı. Vahit A.'nın Edirne Emniyet Müdürlüğü'nden de 22 Ağustos 2014'ten 25 Ağustos 2021'e kadar geçerli ikinci bir pasaport daha aldığı bildirildi. Vahit A.'nın diğer pasaportunun ise 25 Ağustos 2011'den 25 Ağustos 2021'e kadar geçerli olduğu belirlendi. Vahit A., Edirne'den aldığı iki pasaportla 2013, 2014 ve 2015'te Habur'dan Irak'a 8 kez giriş-çıkış yapmış. Soruşturma kapsamında gözaltına alınan ve dün savcılığa sevk edilen 9 şüpheliden 6'sı ise 'Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak, nitelikli insan öldürme, nitelikle insan öldürmeye teşebbüs'ten tutuklanmaları talebiyle Ankara 6. Sulh Ceza Hâkimliği'ne sevk edildi. Sevk yazısında, saldırıyı organize ettiği belirtilen firari şüpheli Vahit A.'nın patlayıcıyı terör örgütü PKK / KCK'dan aldığı talimatla temin edip, sakladığı belirtilerek, özetle şöyle denildi: "Şüpheli Vahit A.'nın kardeşi şüpheli U.A. ile şüpheliler B.E ve H.B. kaldıkları evde, canlı bomba Seher Çağla Demir'i 21 Şubat'tan sonra sakladı. Vahit A. saldırıda kullanılan 34 HGH 44 plakalı aracı 24 Şubat'ta şüpheli M.V.D.'yle birlikte Urfa'dan satın aldı. Vahit A. önceden temin ettiği patlayıcıları M.V.D. ile birlikte Urfa'da DSİ kanalı yanında boş bir araziye gömdü. Vahit A. bu araçla bombalama planını yapmak üzere Ankara'ya geldi. Eylem hazırlığı sırasında kalacakları daireyi 6 aylığına kiraladı. 28 Şubat'ta şüpheli M.V.D.'yi arayarak 'Gelebilirsin' şifresiyle canlı bomba Seher Çağla Demir'i göndermesini istedi." 34 HGH 44 plakalı aracın ilk Plaka Tanıma Sistemi (PTS) kaydının 27 Şubat'ta Ankara'da olduğu, saldırı günüyse kayıt çıkmadığı belirtildi. Vahit A.'nın kaçtığı kiralık aracın ise saldırı öncesi 14.34 ve 14.38'te Ankara Kolej Kavşağı ve Ziya Gökalp Caddesi'nde, olay sonrası 21.26'da Mevlana Bulvarlı Akpınar İlköğretim Okulu önünde PTS kaydının düştüğü belirlendi. Şüphelilerden Velat Cin, Mehmet Veysi Dolaşan, Halil İbrahim Demirer, Baran Ergin ve Uğur Ayçil tutuklandı.
Hürriyet

18 Mart 2016 Cuma

Robocopy ile İki Dosya Arası Senkronizasyon

Merhaba Dostlar;

Gördüm ki iki dosya arası dosya senkronizasyonu ile alakalı ciddi sorunlar yaşanıyor.

Özellikle bilgisayar ile mp3 player ya da araçta kullanılan usb arasındaki müzik parçalarını senkronize etmek için uğraştırıcı olabiliyor. Bu nedenle her defasında yeniden yeniden hafızasını formatlayarak zaman kaybetmek yerine daha basit bir yöntem var.

Python ile FM transmitter shuffle sorunu çözme

Sevgili Dostlar,

FM transmitter hepimizin bir şekilde hayatına girdi. Arabanızın orijinal teybine dokunmak istemiyorsanız en efektif çözüm yolu. Arabanızın çakmaklığınıza takacağınız bir mp3 uyumlu cihaz ile sorununuza bir son verebiliyor, usb içerisine atacağınız mp3ler ile sürüş keyfinize devam edebiliyorsunuz. Ancak bu cihazların bir sorunu var "shuffle".

Hemen hemen bu cihazların tamamına yakını shuffle özelliğine sahip değil. Sırası ile çalışıyor, karışık gitmiyor. Bu nedenle benim uyuz olduğum bir durum ortaya çıkıyor. Bir şarkı çalarken bir sonraki şarkının hangisi olduğunu biliyorsunuz. Bu nedenle değişik araştırmalar yapmaya başladım. Farklı çözümlere eriştim. Çözümler için devam edin:

18.03.2016 Genel Gündem


18.03.2016

GÜNDEM

Kanlı Saldırıyı 'Tak' Üstlendi
Ankara Kızılay'daki saldırıyı PKK'nın yan kolu Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK) üstlendi. Soruşturmada yeni bilgiler ortaya çıkarken PKK'lı terörist Seher Çağla Demir ve Özgür Ünsal'ın saldırıda kullandıkları bombalı BMW'yi Şanlıurfa'daki galeriden satın alıp, Demir'in sevgilisi olduğu belirtilen kişiye veren V.C.'nin de gözaltında olduğu anlaşıldı. Saldırıyı PKK'nın yan kolu Kürdistan Özgürlük Şahinleri (TAK), "Eylemi örgütümüze bağlı Doğa Jijan (Seher Çağla Demir) yoldaşımızın komutasında bir birimimiz gerçekleştirmiştir" açıklamasıyla dün üstlendi. TAK, 17 Şubat'ta Merasim sokakta 29 kişinin öldüğü eylemi de üstlenmişti. Soruşturma kapsamında operasyonlar düzenleyen güvenlik güçleri 14 şüpheliyi gözaltına almıştı. Gözaltına alınan dört kişi emniyetteki işlemlerin ardından serbest bırakıldı. Serbest bırakılan kişilerin saldırıda kullanılan 34 HGH 44 plakalı BMW aracın satışıyla ilgili Şanlıurfa'da gözaltına alınan kişiler olduğu belirtildi. Savcılık kaynaklarından alınan bilgiye göre, saldırıyı Demir ile planladığı öne sürülen kişinin temas kurduğu bir LPG satıcısı daha gözaltına alındı. Gözaltındaki şüpheli sayısı böylece 11'e yükseldi. Soruşturmanın kilit isimlerinden birinin de gözaltında olduğu kaydedildi. Şanlıurfa'daki galeriden BMW'yi satın alan kişinin, Demir'le Ankara'ya gelen ve saldırıdan sonra kaçmayı başaran kişi ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı. BMW'yi satın alan ve gözaltına alındığı ortaya çıkan V. C.'nin sorgusunda vereceği bilgiler doğrultusunda, soruşturmanın şekillenebileceği belirtildi. Demir ile birlikte eylem için Ankara'ya gelen kişinin Vahit Kılıç olduğu basına yansımıştı. Bu kişinin Kılıç değil Vahit A. olduğu dün netleşti. Demir'le sevgili olduğu iddia edilen Vahit A.'nın saldırıdan birkaç saat önce önce BMW'den indiği ve kiraladığı Golf marka araçla kaçtığı, şu an Suriye'de olabileceği değerlendiriliyor. Vahit A.'nın babası ve kardeşi ile M.D. isimli bir başka kişinin de gözaltında olduğu, tüm çalışmalara rağmen bulunamayan A.'nın da aralarında bulunduğu beş kişi ise aranıyor.
Milliyet

17 Mart 2016 Perşembe

17.03.2016 Genel Gündem


17.03.2016 Perşembe
GÜNDEM

'Türkiye Huzura Kavuşacak' 
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Türkiye'nin şer odaklarına karşı sürdürdüğü mücadeleye kimsenin engel olamayacağını belirtti. Kahraman, Kamu Denetçiliği Kurumu ile İspanya ve Fransa ombudsmanlık kurumlarının işbirliğinde yürütülen "Kamu Denetçiliği Kurumunun Desteklenmesi Projesi" eşleştirme bileşeninin TBMM'deki kapanışında konuştu. Kahraman, Kızılay'daki terör saldırısını nefretle kınarken, "Türkiye, büyük devlettir ve buna benzer hadiselerin üstesinden gelecektir, gelişmesini, ilerlemesini durdurmaları mümkün olmayacaktır. Bunlar mevzii hadiselerdir, geçicidir ve Türkiye huzura kavuşacaktır. Bunun inancı içindeyiz ve bu inancı milletçe yaşadığımızın da bilinmesini isteriz" dedi. Konuşmasında Kamu Denetçiliği Kurumu'nun etkinliğinin AB ülkelerindekine benzer seviyeye çıkarılması ve bu doğrultuda iyi uygulamaların Türkiye'ye kazandırılmasına yönelik ortak faaliyetlerin düzenlenmesinin önemli olduğunu vurgulayan Kahraman, kurumun çalışmalarının, başta AB olmak üzere uluslararası kurum ve kuruluşlar tarafından yakından takip edildiğini kaydetti. Kahraman, sözlerini şöyle tamamladı: "Bu nedenle kurumun çalışmalarının verimliliğini arttırmak ve faaliyetleri hakkında ulusal düzeyde farkındalığın arttırılmasına ilişkin çalışmalara öncelik verilmesi önem arz etmektedir. TBMM Başkanlığı'na bağlı olarak faaliyet gösteren Kamu Denetçiliği Kurumumuzun etkinliğinin artırılması adına gerekli olan her türlü desteğin sağlanacağını dile getirmek isterim."
Milliyet

16 Mart 2016 Çarşamba

16.03.2016 Genel Gündem


16.03.2016

GÜNDEM

Vatandaş Araçlarıyla Bağlar Barıkatı
Terör örgütü PKK'nın Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi Kaynartepe Mahallesi'ndeki Sunay Caddesi'nde önceki gece yolu trafiğe kapatıp bazı araçları ateşe vermesi sonucu oluşan tahribat, gün ağarınca ortaya çıktı. Teröristlerin saldırısı sonucu bir ticari araç devrildi, 5 otomobil ve bir minibüs yakıldı, iki araç tahrip edildi. Dün saat 03.00'ten itibaren mahallede sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Kaynartepe'de oturanlar yanlarına alabildikleri eşyayla evlerini terk etti. Mahallenin giriş ve çıkışlarınd önlem alan polis, sık sık anons yaparak sokağa çıkma yasağını duyurdu. Sokağa çıkma yasağı dün 09.00'dan itibaren genişletildi. Diyarbakır'ın en önemli geçiş noktalarından Koşuyolu Caddesi de yasak kapsamına alınarak araç ve yaya trafiğine kapatıldı. Sokağa çıkma yasağının önceki gece 23.00'te başladığı Şırnak'ta dahendek ve barikatların bulunduğu Yeşilyurt Mahallesi'ndeki hâkim tepelerde konuşlandırılan tanklar, tespit edilen mahallelere top atışı yaptı. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde dün saat 20.30 sıralarında Esendere Yolu üzerindeki Efeler Taburu ile Dağlıca yolu üzerindeki Kamışlı Karakolu'ndan top sesleri geldi. Top atışları, patlayıcı düzenekli hendek ve barikatların bulunduğu mahallelere yönelik yapılırken, mahallelerden de patlama sesleri duyuldu.
Hürriyet
 

15 Mart 2016 Salı

15.03.2016 Genel Gündem


15.03.2016

GÜNDEM

Halkın Yanıtı
Başkentin en yoğun noktası Kızılay'da, otobüs duraklarının olduğu bölgedeki terör örgütü PKK'nın canlı bomba saldırısında hayatını kaybeden Milli Eğitim Bakanlığı personeli Sibel Çetinkaya (55), üniversite öğrencisi Feyza Acısu (20) ve güvenlik görevlisi Murat Gül (27), Ankara Karşıyaka Mezarlığı'nda öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından defnedildi. Törene, Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı da katıldı. 20 yaşındaki Feyza Acısu, Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi İngilizce Bölümü 4. sınıf öğrencisiydi. Kızılay'da kurstan çıkmış evine gidiyordu. 26 yaşındaki güvenlik görevlisi Murat Gül Hazine Müsteşarlığı'nda çalışıyordu. Kurumda fazla mesaiye kaldıktan sonra Etlik'teki evine gitmek üzere otobüs beklerken patlamada can verdi. Cenazesi Türk bayrağa sarılarak cami avlusuna getirildi. Gül'ün yakınları, teröre tepki göstererek cami avlusunda Türk bayrakları açtılar, "Vatana feda olsun şehidimiz. Al bayrak uğruna hepimiz şehit olmaya hazırız. Bu bayraklar asla inmeyecek" dediler. Bazı vatandaşlar, "Gözlerimizden akan yaş bile ellerinizdeki kanı temizleyemeyecek" diye tepki gösterdi. 15 Şubat'ta 20 yaşına giren Eskişehirli Berkay Baş, ODTÜ Malzeme ve Metalurji Mühendisliği öğrencisiydi. Eskişehirspor taraftarıydı ve ODTÜ Es Es üyesiydi. Ağabeyi Volkan Baş, "ODTÜ yurtlarına gitmek için Kızılay'da inmiş. Babamla konuşmuş, Kızılay'da olduğunu haber vermiş" dedi. Berkay Baş dün Polatlı ilçesindeki Ulu Cami'de yapılan törenle uğurlanırken cenazeye Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım da katıldı. Ayşe Bilgilioğlu (65) ve eşi Bahattin Bilgilioğlu akrabalarının evindeki söz töreninden dönüşte otobüs bekliyorlardı. Patlamada eşi ağır yaralanan, kendisi hayatını kaybeden Ayşe Bilgilioğlu için Dikmen Cemevi'nde tören düzenlendi. Cenaze, CHP Ankara Milletvekilleri Necati Yılmaz, Şenal Sarıhan ve Murat Emir'in de katıldığı törenin ardından Sivas'a gönderildi. Saldırı, bir dramı da tesadüfen ortaya çıkardı. Katliamın ardından akrabaları, Ankara'da yaşayan Bozoğlan Ailesi'nden haber alamadı. Bunun üzerine eve gidilince baba Sinan Bozoğlan, anne Canan, 7 yaşındaki Mustafa ve 3 yaşındaki Masal'ın cumartesi gecesi doğalgazdan zehirlendikleri ortaya çıktı. Aile, terör kurbanlarıyla birlikte Karşıyaka'dan uğurlandı.
Hürriyet

14 Mart 2016 Pazartesi

Bir Varyag Gemisi Geçmişti Boğazdan? Hatırlayan Var Mı?


Varyag uçak gemisi:

Boğazdan geçişini istemediğimiz ancak turist gelecek vaadi ve geminin "gazino" olacağı bilgisi ile müsaade ettiğimiz gemi.

Aradan yıllar geçti ve görüyoruz ki Varyag uçak gemisi olmuş hem de Çin'in ilk yerli uçağının denenmesinde de kullanılmış.

Dönemin pazarlıklarını yapan "Türk" diplomatları ve "Türk" siyasetçilerini ayrı ayrı teker teker tebrik etmek gerek...

14.03.2016 Genel Gündem


14.03.2016 Pazartesi
GÜNDEM

Halk Düşmanları 
Başkent'te Başbakanlık Merkez bina, Milli Eğitim ve Adalet bakanlıklarına yaklaşık 100 metre mesafede, saat 18.43'te bombalı araçla terör saldırısı düzenlendi. Saldırıda, beyaz renkli BMW marka otomobille Güvenpark'taki çevik kuvvet polisinin bulunduğu nokta hedef alındı. Saldırgan, bariyer nedeniyle polis noktasına ulaşamayınca belediye otobüsleri ve duraklarının bulunduğu noktada aracı patlattı. Olayda en az 34 kişi hayatını kaybederken, 19'u ağır 125 kişi yaralandı. Saldırının iki kişi tarafından düzenlendiği ihtimali de araştırılıyor. Emniyet birimlerinden edinilen bilgiye göre, bomba yüklü araç, polis noktasına giderken fark edildi. Çevik kuvvet ekibi, havaya uyarı atışı yaptı. Bunun üzerine bomba yüklü araç, manevra yaparken belediye otobüsüne çarptı. Patlamanın etkisi çok büyük bir alanda hasara neden olurken, Esertepe-Bakanlıklar hattında çalışan 284 numaralı belediye otobüsü ile 5 otomobil tamamen yandı. Bölgedeki binaların camları kırılırken, yoldan geçen 20'ye yakın araçta da hasar oluştu. Ankara'da vatandaşların en yoğun olduğu, dünkü üniversiteye giriş sınavından sonra öğrencilerin de akın ettiği bölgede meydana gelen terör saldırısından sonra büyük panik yaşandı. İşyerleri tamamen boşaltıldı. Sokaklarda sinir krizleri geçirenlerin, ağlayanların, yakınlarını arayanların feryatları yükseldi. Patlamanın duyulmasının ardından yüzlerce ambulans, itfaiye ve polis ekibi bölgeye sevk edildi. Kızılay'a çıkan tüm yollar trafiğe kapatılırken, yüzlerce metre alanda delil toplanmaya başlandı. Yaralılar dakikalar içerisinde ambulanslarla hastanelere gönderildi. Patlamadan sonra Kızılay'da büyük panik yaşanırken, polis olay yerini güvenlik çemberine almakta ilk dakikalarda güçlük çekti. Vatandaşlar olası ikinci bir saldırıya karşı megafonlarla uyararak alandan ayrılmaları çağrısı yapıldı. Olay yerinde yapılan ilk incelemede, saldırının, yanan ve parçalanarak demir yığınına dönen beyaz renkli BMW marka bir araçla yapıldığı belirlendi. Bombalı saldırıda kullanılan aracın Şanlıurfa'nın Viranşehir ilçesinden Ankara'ya geldiği öne sürüldü. Görüntülerden aracın, Genelkurmay kavşağından Kızılay istikametine doğru indiği, Sıhhiye meydanından dönüş yaparak patlama noktasına geçtiği de ortaya çıktı. Saldırıda kullanılan araçtaki bomba ve araç içindeki patlama düzeneğinin de 17 Şubat'taki Merasim Sokak'taki saldırıyla aynı olduğu öğrenildi. İlk bulgulara göre saldırıyı terör örgütü PKK'nın uzantısı TAK'ın yaptığı değerlendiriliyor. Saldırının hedefinin ise Başbakanlık Merkez bina ile birçok bakanlık ve Genelkurmay'ın bulunduğu bölgede güvenlik önlemleri alan çevik kuvvet polisi olduğu belirlendi. Kızılay Meydanı'nın toplantı ve gösteri yürüyüşlerine yasaklanmasının ardından Güvenpark'ta yaklaşık 8 yıldır çevik kuvvet polisi sabit görev yapıyor. Olay yeri incelemesi için Kızılıay Meydanı'na çıkan Atatürk Bulvarı bugün kapalı.
Hürriyet
 

13 Mart 2016 Pazar

13.03.2016 Genel Gündem


13.03.2016
GÜNDEM 

Kilis'e Suriye'den 4 Katyuşa Roketi 
Kilis kent merkezine yine Suriye tarafından Katyuşa füzesiyle ateşlenen 4 roket duştu. Olay, dun saat 15.00 sıralarında meydana geldi. Suriye tarafından ateşlenen roketlerin biri Askerlik Şubesi bahçesine, diğeri Jandarma Lojmanlarının üçüncü katına isabet etti. İki roket de patlamazken, isabet alan lojmanın duvarında hasar oluştu. Roketlerin patlamaması şans eseri faciayı önlerken, Suriye tarafından ateşlenen üçüncü roket ise Adliye binası arkasındaki boş araziye düşerek patladı. Saat 17.30 sıralarında Suriye tarafından ateşlenen bir roketatar mermisi de Yavuz Sultan Selim Mahallesi'ndeki marul tarlasına düşerek patladı. Kimsenin yaralanmadığı olayın ardından güvenlik güçleri bölgede inceleme başlattı. Patlamayan roketler, imha edilmek üzere götürüldü. Kilis Valiliği de konuya ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, Suriye tarafından geldiği tahmin edilen 2 roket mermisinin hafif hasara yol açtığını belirtti.
Milliyet

12 Mart 2016 Cumartesi

12.03.2016 Genel Gündem


12.03.2016

GÜNDEM

Operasyon Göçü
Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile Emniyet güçlerinin terör örgütü PKK'ya yönelik operasyonları Hakkâri - Yüksekova'ya kaydırılıyor. Operasyon hazırlıkları kapsamında Bitlis-Tatvan 6. Zırhlı Tugayı'ndan aralarında çok sayıda tankın da bulunduğu 90 zırhlı araç ile taktik tekerlekli araçlar Yüksekova'ya sevk edildi. Tanklar ve diğer zırhlı araçlar Yüksekova 3. Taktik Piyade Tümen Komutanlığı'nda konuşlandı. Yüksekova'ya ayrıca Bolu ve Kayseri Komando Tugayları da dahil olmak üzere Jandarma Özel Harekât (JÖH) ve Polis Özel Harekat'tan (PÖH) yaklaşık 8 tabur güç kaydırıldı. Yüzlerce hendek ve barikatın bulunduğu ilçede yaşayan çok sayıda aile de çatışmalarda zarar görmemek için köylerdeki yakınlarının yanına, Van'a ve Hakkâri'ye göç etti. Yüksekova'nın girişindeki Yeni Mahalle'de bulunan Ahmedi Hani, Anadolu Meslek ve Teknik Lisesi, Anadolu Şemsettin Onay Lisesi, Kız Meslek Lisesi ile l İMKB İlkokulu ve Ortaokulu'na asker ve polisler yerleştirildi. İlçe girişinde zırhlı araçlarla kontrol noktaları oluşturan güvenlik güçleri, Van ve Esendere yönünden gelen araçların kontrollü şekilde ilçeye girmelerine izin verdi. Şemdinli ve Dağlıca bölgesinden gelen araçların ise geçişine izin verilmedi. Araçlar girişte durdurularak, yolcuların yürüyerek ilçeye girmeleri istendi. Yüksekova'nın çevresinde PKK'lı teröristlerin sızabileceği muhtemel noktalara zırhlı araçlar ve askerler yerleştirildi.
Hürriyet

11 Mart 2016 Cuma

Star Wars'da Kabala Alt Metin

çok uzun zaman önce, çok uzak bir galakside. evrenin her yerine yayılmış olan farklı türler bir araya gelebilmeyi başarabilmiş. yani türler arası çatışmayı bırakın galaksiler arası bile çatışma söz konusu değil mitiyle başlıyor hikaye.

hikayemize göre iyi ve kötü her zaman savaş halinde. bu olağan bir durum, mutlak iyimserlik yok. iyi varsa kötü de var olacaktır.doğulu bir fikir olan " seçilmiş insan " fikri hikayenin ana konusu. eşitlik diye bir durum söz konusu değil, bilakis eşitsizlik şart. bu eşitsizlik ise güce sahip olanların niyetleri ile bağlantılı. doğuştan gelen süper güçler, post-modern cadılık, seçilmiş insan, eşitsizliğe övgü, tapınaklar, öğretiler, evreni yönetme, ölümsüzlüğe giden yol, ışık, aydınlanma, karanlık, güç mistisizmi, kapalı öğretiler, ezoterizm, okültizm, gücün genetik olarak aktarımı, üst irade ve kehaneti görüyoruz. tüm bu ifadeler kabala kökenli ifadeler.

dolayısıyla kabala olmadan star wars anlaşılması mümkün bir hikaye değil.

peki kabala nedir ?.

11.03.2016 Genel Gündem


11.03.2016

GÜNDEM

Sur'da Ateş Açan 7 Pkk'lı Öldürüldü
Diyarbakır'da önceki gün operasyonların tamamlandığı merkez Sur ilçesinde dün Vali Yardımcıları ile Emniyet Müdürü Adnan Taşdan inceleme yaparken, yaklaşık 1 kilometre uzakta güvenlik güçleri arama tarama faaliyeti yaptığı sırada bir eve gizlenen PKK'lı teröristler ateş açtı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle çıkan çatışmada 4 terörist öldürüldü. Geniş çaplı operasyon başlatan güvenlik güçleri, 3 PKK'lıyı daha etkisiz hale getirdi. Sur'da hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için 2 Aralık günü bazı mahallerde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından bordo bereliler, jandarma ve polis özel harekat timlerinin katıldığı operasyonlar önceki gün sona erdi. Tarihi Dört Ayaklı Minare çevresinde Vali Yardımcıları ve Emniyet Müdürü Adnan Taşdan inceleme yaptığı sırada, yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta arama tarama faaliyetini sürdüren güvenlik güçlerine öğle saatlerinde bir eve gizlenen PKK'lı teröristler tarafından otomatik tüfeklerle ateş açıldı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışmada 4 PKK'lı terörist öldürüldü. 1 teröristin yaralı olarak kaçarak başka bir eve sığındığını tespit eden güvenlik güçleri geniş çaplı operasyon başlattı. Operasyonlarda 3 PKK'lı terörist daha daha etkisiz hale getirildi.
Milliyet

10 Mart 2016 Perşembe

10.03.2016 Genel Gündem


10.03.2016

GÜNDEM

Sur'da Operasyonlar -Bitti-
Diyarbakır Sur'da, PKK'lı teröristleri etkisiz hale getirmek, hendekleri kapatmak, barikatları kaldırmak için güvenlik güçlerinin düzenlediği operasyonlar dün 99. gününde tamamlandı. Yetkililer, Sur'daki bütün evlere girildiğini ve operasyonel faaliyetlerin dün saat 16.00'dan itibaren sona erdiğini belirterek, arama tarama faaliyetlerinin ve 6 mahalledeki sokağa çıkma yasağının bir süre daha devam edeceğini söyledi. İçişleri Bakanı Efkan Ala da dün, "Yürütülen müşterek operasyonlar çerçevesinde 243 çukur ve barikat kaldırıldı. 354 bomba düzeneği de imha edildi" dedi. Ala, çok sayıda uzun namlulu ve ağır silah ile roketatar, roketatar mermisi, el yapımı patlayıcı, elbombası ve mühimmatın ele geçirildiğini de söyledi. 2 Aralık günü Sur içinde kalan 15 mahalleden Fatihpaşa, Hasırlı, Dabanoğlu, Savaş, Cevatpaşa ve Cemal Yılmaz'da sokağa çıkma yasağı ilan edilmişti. Bu sürede yapılan operasyonlarda, aralarında 2 yüzbaşı ve teğmenin de bulunduğu 53 asker ile 17 polis ve 1 korucu olmak üzere toplam 71 güvenlik görevlisi şehit oldu. 392'si asker, 128'i polis, 3'ü korucu olmak üzere toplam 523 güvenlik mensubu yaralandı. Operasyonlar sırasında 17'si çocuk toplam 74 de sivil yaralanarak hastaneye kaldırıldı. Operasyon bölgesinde yaşayanların büyük çoğunluğu evlerini terk etti. Güvenlik güçleri, son günlerde dar alana sıkışan örgüt mensuplarının saldırılarından endişe duyarak evlerinden ayrılmak isteyen vatandaşları güvenli şekilde dışarı çıkardı. Sur'un operasyonların sürdüğü bölgelerinden son 10 gün içinde aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 60 kişi tahliye tahliye edildi. Bu arada Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, Sur ilçesinde 3 Mart günü bir evden çıkarılan 23 kişiden 8'inin tutuklandığını açıkladı. Sur'da operasyonların tamamlanmasının ardından mahallelerde 5 güvenlik noktası ve karakol oluşturulacak. Hakkâri Yüksekova'da özel harekât polisleri ile askeri birlikler, Esentepe Mahallesi'nde hendekleri kapatıp, barikatları kaldırmak için operasyon başlattı. Mahallede yoğun şekilde silah ve patlama sesleri duyuldu. Çatışmalar sırasında yoldan geçen ve kurşun isabet eden bir kargo şirketine ait araç araçta bulunan İlhan Engin (25) öldü. Sürücü Ferhat Gülsever yaralandı.
Hürriyet

9 Mart 2016 Çarşamba

09.03.2016 Genel Gündem


09.03.2016

GÜNDEM

Yine IŞİD
Suriye'de IŞİD tarafından ateşlendiği belirlenen çok namlulu silah Katyuşa'nın 8 roketi Kilis'te kent merkezindeki 4 mahalleye düştü. Şarapnel parçalarının isabet ettiği Sıdıka Mavzer (54) ile Mert Özkan (5) yaşamını yitirdi. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, dün saat 14.00 sıralarında Kilis'e 8 Katyuşa roketi düştü. Suriye'den IŞİD denetimindeki Bab bölgesinden atılan roketlerden 2'si Ekrem Çetin Mahallesi'ndeki Vali Konağı yakınına, 3'ü Kazım Karabekir Mahallesi'ne, 1'i Turgut Özal Mahallesi'ne ve 2'si Tibilevler Mahallesi'ne düştü. Dede Korkut Caddesi'ne roket düştüğü sırada dışarıda bulunan Sıdıka Mavzer, Mert Özkan, Utku Özkan ve bir kişi daha yaralandı. Sıdıka Mavzer ve Mert Özkan, yaşamını yitirdi. Güvenlik güçleri, Anadolu Lisesi ile Hasan Sünnüoğlu İlk ve Ortaokulu'ndaki öğretmen ve öğrencileri okullardan tahliye ederken, kent halkı roket düşen bölgeleri terk etmeleri için uyarıldı. Sınırda konuşlu Türk topçu birliği, IŞİD mevzilerini Fırtına obüsleriyle vurdu. Bab bölgesinden geçen 18 ve 23 Ocak'ta da ateşlenen Katyuşa roket mermileri Kilis'e düşmüş, 2 kişi ölmüştü. Başbakan Ahmet Davutoğlu, olayla ilgili şunları söyledi: "Kilis'te üzücü bir olay yaşadık. İki vatandaşımızı kaybettik. Angajman kuralları çerçevesinde misliyle ve daha fazlasıyla mukabele edildi. Bu da Suriye'deki ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor." Bu arada IŞİD karşıtı koalisyonun Suriye'deki hava saldırısında, IŞİD'in savaş bakanı olarak anılan komutanı, Ömer eş-Şişani'nin (Çeçen Ömer) öldürüldüğü iddia edildi.
Hürriyet

8 Mart 2016 Salı

08.03.2016 Genel Gündem


08.03.2016

GÜNDEM

Helal Olsun Oğluma
Diyarbakır Sur'da dün erken saatlerde çıkan çatışmada, keskin nişancı PKK'lı teröristin ateşi sonucu ağır yaralanan Jandarma Uzman Çavuş İbrahim Tetik kaldırıldığı Asker Hastanesi'nde kurtarılamayarak saat 05.15'te şehit oldu. Ağrı Patnos'tan geçici görevle Sur'a giden Tetik'in şehit haberi Kütahya Yenibosna Mahallesi'ndeki annesi Vasfiye ve hazır beton şirketinde işçi olarak çalışan babası Necmi Tetik'i gözyaşlarına boğdu. İkisi lise öğrencisi üç erkek çocuk sahibi Necmi Tetik, "Oğlum şehit olmak istiyordu ve oldu da. Şehit olmayı da hak etti, helal olsun oğluma. Vatan sahipsiz mi kalacak? Birileri mutlaka gidecek ve şehit olacak" dedi. Fenalaşan anne Vasfiye Tetik'i ise yakınları ve komşuları teselli etmeye çalıştı. Şehit İbrahim Tetik'in cenazesi Diyarbakır Asker Hastanesi'nde düzenlenen törenin ardından Kütahya'ya gönderildi. Sur'da teröristlerle girilen çatışmada ağır yaralanan Uzman Çavuş Gürsel Demir (27) de kaldırıldığı hastanede saat 19.10'da şehit oldu. Eskişehir Sütlüce Mahallesi'ndeki baba ocağında acı haberi alan şehidin babası Mehmet ve anne Döndü Demir fenalaşınca hastaneye kaldırıldı. Şırnak İdil'de de çatışmalarda yaralanan ve hastanede şehit olan Astsubay Üstçavuş Mehmet Uygun (28) için dün ilk tören 23'üncü Jandarma Sınır Tümen Komutanlığı'nda düzenlendi. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz'ın da katıldığı törende şehidin babası Hayri Nadi, annesi Behiye ve eşi Birgül Uygun tabuta sarılarak ağladı. Şehidin cenazesi Ankara'ya gönderildi. Şehidin 2 yıllık eşi Birgül, babasının adını taşıyan 6 aylık bebeğiyle tabutunun başına giderek, "Bak baban, babanı görüyor musun oğlum. Hadi babanın elini tut" diyerek gözyaşı döktü. Şehit Uygun Cebeci Şehitliği'nde toprağa verildi.
Hürriyet

7 Mart 2016 Pazartesi

Darth Maul: Apprentice


07.03.2016 Genel Gündem

07.03.2016

GÜNDEM

Yavuz'un Günü
Üzerinde raylı sistem bulunan dünyanın en uzun ve en geniş asma köprüsü unvanlı Yavuz Sultan Selim'in son tabliyesi dün törenle yerleştirildi. Son tabliyenin kaynağını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Ahmet Davutoğlu ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, törende yaptığı konuşmada üçüncü köprüyü 'yıldız proje' olarak nitelendirirken özetle şunları söyledi:"Heyecan dolu olduğumuz bir günde, özellikle de Dünya Kadınlar Günü'nün hemen öncesinde İstanbul için 'yıldız' diyebileceğimiz bir projenin son tabliyesini koymanın onurunu yaşıyoruz. 29 Mayıs 2013'te temeli attığımız gün birileri 'Olmaz canım' dediler. Hele hele Gezi olayları başladığı zaman 'İşte bu iki tane beton yığınıyla kalır' diyorlardı. Bunlar yazıldı, çizildi, hatta hatta buralara kadar zahmet edip geldiler, denizde gösteriler yaptılar. Ama onlar onu yaparken biz dedik ki 'Hayır, biz bunları birleştireceğiz. Avrupa ile Asya'yı Yavuz Sultan Selim Köprüsü ile birleştireceğiz ve bu bizim dünyaya en önemli mesajımız olacak'. İşte hemen sağ tarafımız Karadeniz ve Boğaz'dayız, Marmara'ya açılıyoruz. Böyle bir yerde ancak büyük düşünenler bu tür büyük projeleri gerçekleştirirler ve bizler de bu yola böyle çıktık. Dünyada asma köprüler içerisinde en geniş dört gidiş, dört geliş, iki de hızlı trenle raylı sistemin olduğu böyle bir proje yok. Asma köprü olarak bu uzunlukta bir başka köprü de yok. Bunlar bizim iftihar vesilemiz ve inşallah ağustos ayında, viyadükleriyle her şeyiyle tamamlanacak, hep birlikte açılışını gerçekleştireceğiz. Şu ana kadar yaklaşık 130 milyon yolcu Marmaray'dan geçti. Avrasya Tüneli tamamlanıyor. Onun da bitişi bu yıl sonu. Böylece Avrupa-Asya arasındaki gidiş gelişlerimizde bir rahatlama meydana gelecek. Bütün zorluklara rağmen, bu zorları kolay kılıcı adımlar atılıyor. Körfez geçişi, İstanbul-İzmir arasını yaklaşık 3.5 saate indiren dev bir projedir. Körfez hattındaki köprü, şu anda hızla devam ediyor. Şimdi onun da bu ay sonu birleşeceğini bakanımız söylüyor. Bütün bunların Başbakanımızın ifade ettiği gibi gönülleri birleştirmenin ötesinde ekonomik yanı da var. Nakliyedeki düşüşler, maliyetlerin düşüşü. Bir diğer yandan kaza risklerini de ciddi manada düşürüyoruz. İşte bütün bunlar dertlerimiz. Yola çıktığımızda biz 'her şey insan için' demiştik, 'önce insan' demiştik, 'insanımızın huzuru' demiştik. Hamdolsun artık bunları teker teker gerçekleştirmenin bahtiyarlığı içindeyiz."
Hürriyet

6 Mart 2016 Pazar

06.03.2016 Genel Gündem



06.03.2016

GÜNDEM
  
Kayyum Eylemine Gazlı Müdahale
Feza Gazetecilik'e bağlı Zaman gazetesi, Aksiyon ve Today's Zaman'a kayyum atanmasını protesto etmek için dün gazete binası önünde toplanan gruba polis biber gazıyla müdahale etti. İstanbul 6. Sulh Ceza Hakimliği'nce, "Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/PDY) faaliyetleri kapsamında ve örgüt faaliyetlerine destek olacak şekilde kullanıldığı yönünde kuvvetli deliller bulunduğu" iddiasıyla Zaman gazetesini de bünyesinde bulunduran Feza Gazetecilik'e atanan kayyumlar, önceki gece şirketin Yenibosna'daki binasına geldi. Polis, bina önünde bekleyen grubu önce dağılmaları yönünde uyardı. Ancak grubun dağılmaması üzerine polis tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti. Daha sonra itfaiye ekipleri, binanın ana giriş kapısına kilitlenen zincirleri kesti. Bu işlemin ardından kayyumlar Tahsin Kaplan, Metin İlhan ve Sezai Şengönül polis eşliğinde binaya girdi. Kısa bir süre sonra da çalışanlar dışarı çıkarıldı. Gazete binasına, dün sabah da kamyonlarla emniyete ait bariyerler getirildi ve binanın ana kapı girişine dizildi. Gazeteye gelmeye başlayan çalışanlar ise polis tarafından kimlik kontrolünden geçirildikten sonra içeriye alındı. Önceki geceki müdahalenin ardından dün öğle saatlerinde destek için Zaman gazetesi binası önünde toplanmaya başlayan grup, Türkçe ve İngilizce dövizler ile Zaman gazetesinin son sayısını ellerinde tutarak sloganlar attı. Polis ekipleri, içerisinde kadın ve çocuklarında olduğu grubu yolun açılması için uyardı. Grubun dağılmaması üzerine polis ekipleri, biber gazıyla grubu dağıttı. Gazdan kaçan vatandaşlardan yaralanan ve bayılanlar oldu. Olay yerine gelen ambulanslarla yaralılar hastaneye götürüldü. Gazete binasının olduğu yerde TOMA ve polis ekipleri geniş güvenlik önlemlerini gün boyu devam ettirdi. Görevden alınan Zaman Gazetesi Genel Yayın Müdürü Abdülhamit Bilici, dün öğle saatlerinde gazete binasına geldi. Yaklaşık 2 saat içeride kalan Bilici, gazetenin yazarı Mehmet Kamış ve Today's Zaman eski Genel Yayın Yönetmeni Bülent Keneş ile birlikte gazete binasından ayrıldı. Müdahaleden önce gazete binasından çıkan Bilici ve yanındakiler, alkışlar eşliğinde araçlarına binerek uzaklaştı. Kayyumun atanmasının ardından gazetede ilk olarak özel güvenlik görevlilerinin işten çıkarıldığı öğrenildi.
Milliyet

5 Mart 2016 Cumartesi

05.03.2016 Genel Gündem



05.03.2016 Cumartesi
GÜNDEM

'Kuzeyde Bir Şehir Kuralım' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda Yeşilay tarafından düzenlenen Zümrüdüanka Ödül Töreni'nde yaptığı konuşmada, gerek Başbakanlığı döneminde, gerekse Cumhurbaşkanı olarak, Yeşilay'ın toplumu bilinçlendirme, farkındalık oluşturma ve bağımlılığı önleme mücadelesine daima güçlü destek verdiğini, bundan sonra da vermeye devam edeceğini söyledi. Mültecilerle ilgili konuşan Erdoğan şunları söyledi: "Dünyada biz ilk 3'ün içindeyiz. Biliyorsunuz, Amerika, İngiltere, Türkiye Yardım eden ülkeler arasında biz 3. sıradayız. Fakat olayı milli gelire oranla değerlendirdiğiniz zaman, Türkiye 1. sırada Çünkü biz onların baktığı gibi bakmıyoruz ki. Sadece şu 5 senede, Suriye'den gelen mültecilere harcadığımız para 10 milyar dolar, sadece 5 senede. Biz olaya homoekonomikus anlayışıyla bakmıyoruz. Bizim medeniyetimizde, bizim değerler silsilemiz içerisinde olay farklı. 'Veren el alan elden hayırlıdır.' Bize Batı ne diyor, 'Size yılda 3 milyar euro vereceğiz.' Bakınız bu sözü vereli 4 ay oldu, hala verecekler, hala verecekler. Bugün AB Konseyi Başkanı ziyaretimdeydi. 'Bakın, verseniz de vermeseniz de biz bu mültecilere kapımızı kapatmadık Batılılar gibi. Açık tuttuk, yine açık tutacağız ama biraz da vicdan' dedik. 'Bunu beraber paylaşalım istiyoruz sizinle ama siz, 'Türkiye kapıları Batı'ya açıyor, oraya yönlendiriyor' gibi bir yanlışın içerisindesiniz, bakın bunu bırakın, gelin el ele verelim.' Ben size bir şey söylüyorum, formül nedir? Suriye'nin kuzeyine biz bir şehir kuralım. Yaklaşık 4 bin 500 kilometrekarelik bir şehir kuralım ve bu şehirde biz altyapısıyla, üstyapısıyla her şeyi uluslararası camia paylaşalım. Biz biliyorsunuz inşaat sektöründe iyiyiz, başka ülkeler de buna girebilir. Yerel mimari ile biz Suriye'nin kuzeyinde, Türkiye'ye yakın bir bölgede bu şehri kuralım. Dolayısıyla Suriye'den çıkacak olanları orada iskan edebiliriz, Türkiye'dekileri de aynı şekilde orada iskan etme imkanımız olabilir. Bunu karşılıklı konuştuğumuz zaman 'haklısın' diyorlar.
Milliyet