4 Mart 2016 Cuma

04.03.2016 Genel Gündem


04.03.2016 Cuma
GÜNDEM

Çevik Kuvvete Saldırı 
Bayrampaşa'da çevik kuvvet polislerinin bulunduğu midibüse, DHKP-C'li iki kadın terörist el bombası ve otomatik silahla saldırdı. Saldırganlar Çiğdem Yakşi ve Berna Yılmaz saklandıkları binaya düzenlenen operasyonla öldürüldü. 3 polis de hafif yaralandı. Polisin canlı bomba listesindeki DHKP-C terör örgütü üyesi Çiğdem Yakşi (27) ile Ankara Üniversitesi Antropoloji Bölümü 4. sınıf öğrencisi Berna Yılmaz (27) dün saat 09.45 sıralarında Bayrampaşa Vatan Mahallesi'ndeki Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün önüne geldi. Polislerin görev değişim saatiydi. Şubenin C Kapısı önünden bir polis midibüsü geçerken iki kadın teröristten biri elbombası attı. Elbombası patlamadı. Diğer terörist ise otomatik silahla midibüse ateş açtı. Bu sırada ikinci terörist bacaklarının arasına sıkıştırıp, pimini güçlükle çektiği el bombasını midibüse fırlattı. O da patlamadı. Çantasından tabancasını çıkaran terörist diğeriyle birlikte ateş açtı. Midibüsün camlarının parçalandığı saldırı sırasında bir polis memuru koluna gelen cam kırıkları nedeniyle hafif yaralandı. Bu sırada Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü'nün önünden geçen İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde görevli bir başkomiser ile şoförü iki teröriste ateş açarak karşılık verdi. Teröristlerden biri başkomiser tarafından bacağından vuruldu. Bir taksiyi durdurarak kaçmaya çalışan teröristleri başkomiser ve şoförü takip etti. Nur Sokak'tan Vatan Caddesi Bağlantı Yolu'na kaçmaya çalışan teröristler, taksiden inip bir apartmana sığındı. Teröristler binanın merdiven boşluğunda kıstırıldı. Saat 10.30 sıralarında binaya girmeye hazırlanan özel harekât polislerine teröristler elbombası attı. Bomba, polis aracı ile bir minibüsün arasında patladı. İki polis hafif yaralandı. Patlamanın ardından çatışma çıktı. Silahlar saat 12.15'te sustu. Polis, iki teröristin öldürüldüğünü açıkladı. Bu arada çatışmanın yaşandığı 14 numaralı apartmandaki Zekiye Yıldırım öldürülmeden önce 2 teröristle karşılaşmasını şöyle anlattı: "Apartmanın koridorunda duran bisikleti gösterip 'Bisiklete bakmaya geldik' dediler. Dışarıdan polislerin sesi gelince paniğe kapıldılar. Çantalarından silah ve elbombası çıkardılar." Terör örgütü DHKP-C polislere saldırıyı üstlendi. Saldırının Dilek Doğan, Berkin Elvan ve Hasan Ferit Gedik için düzenlendiği öne sürüldü.
Hürriyet


Sur'da Beyaz Bayraklı Tahliye 
Diyarbakır Sur'da güvenlik güçleri günlerdir sivillere, 'bölgenin kendileri için emniyet altına alındığını, kendilerini, Cumhuriyet İÖO bölgesinde ve Dört Ayaklı Minare bölgesinde sağlık ekipleri ile beklediklerini' belirten anonslar yapıyordu. Bu anonsların ardından önceki gece saat 22.50 sıralarında aralarında 4 aylık bebeğin de bulunduğu 3'ü kadın 8 kişi gelerek güvenlik güçlerine teslim oldu. Bunun ardından Diyarbakır Valiliği'ne 3 kişinin daha teslim olmak istediği bildirildi. Saat 00.45'te aynı bölgeden 10 kişi daha gelerek güvenlik güçlerine teslim oldu. 13'ü çocuk 18 kişi emniyetli bölgeye alındı. Yaralı bir kişi ise güvenlik güçleri tarafından zırhlı araçla alınarak 112 Acil Servis ambulansına teslim edildi. Operasyon bölgesinden tahliye edilen diğer 9 kişi ile 4 aylık bebeğin ihtiyaçları karşılandığı ve sağlık kontrollerinin yapılmasının ardından adli ve idari işlemleri için Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerine teslim edildiği öğrenildi. Güvenlik kaynakları teslim olanların PKK bağlantısının olup olmadığının araştırıldığını ifade ettiler. Sur'da mahallelerinden çıkmak isteyenler olunca tahliyeler dün de gün boyu sürdü. Son 24 saatte, çocuklar ve kadınların da bulunduğu 43 kişi tahliye edildi.
Vatan

'Muhalefet Yine Kaçtı' 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Batı Afrika turunun dördüncü durağı olan Gine'de Devlet Başkanı Alpha Conde, Türkiye Cumhuriyeti Konakri Büyükelçisi Nur Sağman ve diğer yetkililer tarafından resmi törenle karşılandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, "Grand Croix" şeref madalyası takdim edildi Gine ziyareti sırasında düzenlenen basın toplantısında yeni anayasa konusunda açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklamalarında CHP'ye eleştirilerde bulunarak şöyle konuştu: "Ana muhalefet partisinin yaptığı ipe un sermektir. "İktidar partisi 'Üzümü yiyelim, bağcıyla işimiz yok' anlayışından hareketle bu işi bitirelim diyor. Muhalefet yine kaçtı. Sorun meydana getirmek için varlar. Şu andaki durum bundan ibarettir. Diğerleri nasıl tavır takınır bilmiyorum. Asıl karar verecek olan millettir. İktidar partisi üzerine düşeni herhalde yapacaktır.TBMM başkanımızın parti başkanlarına yaptığı davet yeni bir anayasanın görüşülmesi ile ilgiliydi, şahsımla ilgili değil. Ana muhalefet partisi ipe un seriyor. İktidarın 317 milletvekili var ama 3 kişi ile temsil ediliyor bunun karşısında ise 233 vekil var onlar 9 vekil ile temsil ediliyor. Bu adil bir yaklaşım değil. İktidar partisi benim döneminde de bunu uyguladık, çözelim dedik ama yine kaçtı gittiler. Sorun çözmek için değil sorun meydana getirmek için varlar. Şu anki durum da bundan ibarettir ama son sözü söyleyecek olan iktidar partisi vasıtası ile millettir."
Vatan

EKONOMİ 

Gram Altın 117, 7092-117, 7806
ABD Doları 2, 9103-2, 9112
Euro 3, 1870-3, 1910
İngiliz Sterlini 4, 1232-4, 1268

Nükleere Paris Örneği 
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, Sinop, Akkuyu ve İğneada'da nükleer santral yapılmasına tepki gösteren muhalefete, "Dünyada 442 adet nükleer santral var, 100'den fazla inşaat hâlinde. Diyorlar ki birileri: 'Dünyadaki ülkelerde yok.' Fransa, elektrik enerjisinin yüzde 70'inden fazlasını nükleerden karşılıyor" dedi. Paris'in 60-70 kilometre dibinde, New York'un da 100 kilometre etrafında nükleer santral olduğunu söyleyen Albayrak, TBMM Genel Kurulu'ndaki bütçe görüşmelerinde şunları kaydetti: "Bir ateş çemberi içinde çok şükür ülkemizin ve milletimizin enerji ihtiyacını karşıladık, ihtiyacı olan enerjiyi sağladık. Çevreyle birlikte bir diğer hassasiyetimiz de işçi sağlığı ve güvenliği meselesi olacak. Bu çerçevede, önümüzdeki dönemde, özellikle madenlerde iş güvenliğini daha da artıracak yasal düzenlemeleri Meclisimize getireceğiz. Bu düzenlemelerin bir iki tanesinden bahsetmek istiyorum. Kömür Kanunu. Mevcut Maden Kanunu'muz daha çok ruhsat işletmesiyle alakalı konuları içeriyor. Gelişmiş ülkelerdeki gibi, biz de kömürü ayrı bir kanun içerisinde ele alacağız ve bununla ilgili çalışmalarımız devam ediyor. Metan drenajı. Bu konu ülkemizde meydana gelen maden facialarının ana nedeni olan grizuyla bire bir alakalı bir konu. Bu vesileyle, ülkemizdeki maden kazalarının ana nedeni grizu patlamaları çerçevesinde, metan gazın kömür üretiminden önce ve üretim esnasında metan drenajını drene edecek şekilde, aynı zamanda, ülkemizin ekonomisine de kazandıracağız. Karot ve veri bankası. Bu konuyla ilgili de madencilikteki karotları millî varlık olarak görüp madencilik veri bankasıyla ilgili çalışmaları yürütüp bunu da yasal düzenlemesiyle Meclis'e getireceğiz
Hürriyet

8 Ay Sonra Eksi Enflasyon 
Ocak ayında ücret zamları ve harcamalardaki artışın tetikleyip, çift haneye yaklaştırdığı enflasyon, şubatta sevindirdi. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre şubat ayında enflasyon bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 0.02 düştü. Yıllık enflasyon ise bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 8.78 ve 12 aylık ortalamalara göre ise yüzde 7.97 olarak gerçekleşti. Aylık enflasyon, en son 2015 haziranında negatif çıkmıştı. Düşüşte, hükümetin yem ve gübrede KDV'yi sıfırlamasının ardından düşen maliyetlerin azalttığı fiyatların etkisi dikkat çekti. Piyasa beklentisi, yüzde 0.3 aylık, yüzde 7-9 aralığında yıllık artış seviyesinde olduğundan, eksi enflasyon 'sürpriz' olarak değerlendirildi. 8 ay sonra gelen sürpriz düşüş, yıl sonuna dair "çift haneli enflasyon" endişelerini de gidermiş oldu. Verilere göre aylık en yüksek artış sağlık hizmetlerinde yaşandı. En fazla düşüş de indirimli satışlar sebebiyle giyim ve ayakkabıda gerçekleşti.
Türkiye

Zirveye Ulaşacak 
Başbakanlık Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanı Mehmet Ergün Turan, TOKİ'nin konut hedefini yükselttiğini ve yeni rekorlar kırdığını belirterek, bu yıl 60 bin konut üreteceklerini söyledi. TGRT Haber'de yayınlanan "Neler Oluyor" programına konuk olan TOKİ Başkanı Ergün Turan, İhlas Haber Ajansı ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın sorularını cevapladı. Türkiye'de üretilen konutların yüzde 7 ile 8'inin TOKİ tarafından inşa edildiğini söyleyen Turan, "Bizim bu yıl hedefimiz 60 bin konut üretmektir. Toplu Konut İdaresi'nin en zirve yılını hedefliyoruz. Geçmişteki arkadaşlarımız gerçekten çok büyük işler yapmışlar, büyük emek ortaya koymuşlar, zor imkânlarla bunu başarmışlar ama biz bu yıl Toplu Konut İdaresi'nin zirve yılını yaşıyoruz. Bu 60 bin konut hedefi bu yıl başladı, 2 ay geçti. Bu 2 ayda 11 bine yakın konut ihalesi yaptık. Her ay ortalama 5 bin konut yapıyoruz. Türkiye'de yıl içinde üretilen toplam konutun yaklaşık yüzde 7 ile 8 arası Toplu Konut İdaresi olarak tek başımıza üretiyoruz. Ürettiğimiz konutların yaklaşık yüzde 90'ı alt ve orta gelir grubuna yönelik sosyal konutlardır. Bizim sadece yaklaşık yüzde 5, yüzde 8'lik konutlarımız gelir elde etmeye yöneliktir" dedi. Turan, TOKİ'nin 2016-2019 yılları arasında hedeflerinin asgari 250 bin sosyal konut inşa etmek olduğunu vurgulayarak, "2023 hedefimiz de asgari 500 bin konut inşa etmektir. Kamuda yaklaşık 250 işgünü var. Bu şu demektir; biz her gün yaklaşık 250 konut inşa ediyoruz. Toplu Konut İdaresi, dünkü gücü ve birikimiyle bugün çok daha büyük hedeflere yelken açmıştır. Önümüzdeki 7-8 yıllık hedefimizle birlikte 1 milyon 200 bin konuta ulaşacağız. 2023 yılına gelindiğinde Türkiye'deki toplam nüfusun asgari 5 ile 6 milyon arası Toplu Konut İdaresi'nin konutlarında yaşayacak" ifadelerini kullandı.
Türkiye

Otomotiv Satışlarında Yüzde 5'lik Gerileme 
Geçen yılı rekorla kapatan Türkiye otomotiv pazarı, bu yılın ilk iki ayını düşüşle tamamladı. Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin (ODD) verilerine göre, bu yılın ilk iki ayında toplam otomobil ve hafif ticari satışları, geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 4.9 azalarak 85 bin 538'e geriledi. Geçen yılın ocak-şubat döneminde 65 bin 315 civarında olan otomobil satışları, bu yılın aynı döneminde yüzde 2.1 düşüşle 63 bin 946'ya, hafif ticari araç satışları ise yüzde 12.34 daralmayla 21 bin 592'ye geriledi. Şubat ayında satışlar, yüzde 4.5 küçülürken, 52 bin 825 adet araç satıldı. Otomobil satışları şubatta yüzde 0.56, hafif ticari araç pazarı da yüzde 15.69 daraldı. ODD Genel Koordinatörü Hayri Erce, bu yıl pazarın 900-950 bin aralığında gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti. Toplam satışlarda ilk iki ayın lideri, 12 bin 682 adetle Volkswagen olurken, onu sırasıyla 10 bin 710 adetle Ford, 10 bin 681 adetle Renault, 9 bin 345 adetle Fiat ve 5 bin 402 adetle de Hyundai izledi. Yılın ilk iki ayında toplam 95 adet Porsche, 45 adet Jaguar satışı gerçekleşti. Bununla birlikte yine ilk iki ayda Maserati'nin toplam satışı 7 adet, Ferrari'nin 4 adet, Aston Martin'in 3 adet, Bentley ve Lamborghini'nin de birer adet oldu. Bu dönemde, 4 adet de elektrikli otomobil satıldı.
Milliyet

Romanyalı Bile Orada 
Türk iş dünyası, uluslararası ambargoların kaldırılmasının ardından İran pazarı için atağa geçti. Rifat Hisarcıklıoğlu başkanlığındaki TOBB heyeti, Tahran'ı ziyaret ederek, "Komşu ülkenin iş dünyası olarak daha fazla ekonomik işbirliğine varız" mesajını iletti. İran Cumhurbaşkanı Müsteşarı Muhammed Nahavandian, İran Ticaret, Sanayi, Madenler ve Tarım Odası Başkanı Mohsen Jalalpour ile görüşen Hisarcıklıoğlu, "İran hem komşumuz hem de doğal ticari partnerimiz. Türk ve İran şirketleri daha fazla ticaret, yatırım ve üçüncü ülkelerde birlikte iş yapabilir. Bir yol haritası hazırlamak istiyoruz. Bu amaçla bu hafta TOBB Yönetim Kurulu Üyesi Memiş Kütükçü'nün başkanlığında bir heyet, Tahran'da gidecek'' dedi. Türkiye-İran ekonomik ilişkilerinin ambargonun kalkmasıyla önemli bir ivme kazanacağına inancını dile getiren Hisarcıklıoğlu, görüştüğü İran heyetlerinin Türkiye ile ekonomik ilişkilerin daha fazla gelişmesine pozitif yaklaştıklarını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, "Türkiye ile İran iki dost ve kardeş ülkedir. Ambargo dönemlerinde Türkiye'nin yardımları, dostluğu ve kardeşliği pekiştirmiştir. İran'la Türkiye arasında hiçbir sorun yoktur'' diye konuştu.
Vatan

150 Bin Taşeron İşçiye Kadro Çalışması Hazır 
Uzun süredir kadro bekleyen taşeron işçilere yönelik takvim netlik kazanıyor. Maliye Bakanı Naci Ağbal, taşeron konusunu çalıştıklarını ifade ederek, "Bu hafta içerisinde bu konuda bakanlık olarak çalışmalarımızı bir konuya getirdik. Asıl işlerde çalışanlarla ilgili kamuya alma konusunda yaptığımız çalışmada belli konuya geldik. Önerilerimizi hazırladık EKK ile paylaşacağız. oradan da karar çıkacak. Kararları, Bakanlar Kurulu'na götüreceğiz. Bakanlar Kurulu'na sunulan öneriler kabul görürse geçiş düzenlemesiyle ilgili yasa taslağını Meclis'e sevk edeceğiz" dedi. Taşeron işçilerle ilgili olarak 120-150 bin dediğini hatırlatan Ağbal, kabaca bir sayı hedefinin olmadığını kaydetti. Hali hazırda çalışanların geçişinin sağlanacağını dile getiren Ağbal, kamuya geçişi sağlanacak kişilerin taşımaları gereken şartlar olacağını ifade etti. Maliye Bakanı Naci Ağbal, Ekonomi Muhabirleri Derneği'nin toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Ağbal, yılbaşından itibaren 1.300 TL olan asgari ücretten yapılacak 70 liralık kesintinin sorulması üzerine sorunun mutlaka tarife ile çözülmesinin gerekli olmadığını söyledi. farklı bir çözüm üretilebileceğini ifade eden Ağbal "sadece vergi tarifesi üzerinden konuşmak doğru olmaz. Çalışma Bakanı ile çalışıyoruz" dedi.
Star

İstanbul'un İki Yakası Pazar Günü Birleşiyor 
Ulaştırma, denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali yıldırım, İstanbul'da devam eden mega projelerden 3. köprü, kanal İstanbul ve Hızlı Tren konularında açıklamalar yaptı. 6. Uluslararası demiryolu Hafif raylı Sistemler Altyapı ve Lojistik Fuarı'na katılan Bakan Binali yıldırım, 3. Köprü'nün son tabliyesinin pazar günü koyulacağını belirterek, "köprü üstünde yürüyerek ve araçla ilerlemek mayısta mümkün olacak" dedi. Kanal İstanbul için belirlendiği iddia edilen güzergahta tarihi mağaralar olduğu gerekçesiyle güzergahın değişeceği yönündeki iddiaları da yalanlayan yıldırım, kanal İstanbul'un güzergahını hiç bir zaman açıklamadıklarını belirtti. Yıldırım "Zaman zaman dedikodular yapılıyor. Geçen hafta dedim ki kanal İstanbul ile ilgili 5 güzergah üzerinde çalışılıyor. Bir güzergah varmış gibi düşünüp yanlış hesap yapmayın. dediğimiz budur. Önümüzdeki bir kaç ay içinde bu çalışmalar bitmiş olacak güzergahı da resmen ilan edeceğiz" diye konuştu. Bakan Binali yıldırım, önümüzdeki 10 yıl içinde demiryolu alt yapısına, üst yapısına sadece Türkiye'de yapacakları yatırımın 40 milyar doların üzerinde olduğunu da belirterek "Bugüne kadar demiryoluna yaptığımız yatırım miktarı da aşağı yukarı 20 milyar doları bulmuştur" dedi. Mevcut demiryolu hatlarına ilave 10 bin kilometrelik demiryolu hattı yapacaklarını söyleyen yıldırım, 14 şehri demir ağlarla birbirine bağlamayı hedeflediklerini söyledi.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Hükümete 'Teröre Yardım'dan Suç Duyurusu 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, hükümeti terör örgütlerine yardım ve yataklık yapmakla suçlayarak, "Önümüzdeki günlerde il başkanlarımız gerekli suç duyurusunu yapacaklar. Meşru bir iktidar, gayri meşru bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapamaz, bu suçtur. Ama bu suç Türkiye'de işlendi ve devam ediyor" dedi. Çevre eylemi yapan köylülere destek vermek için gittiği Düzce'de konuşan Kılıçdaroğlu özetle şunları söyledi: "2002'de iktidar olduklarında terör yoktu. Bugün Türkiye kan gölüne döndü. Valilere talimat verdiler, 'Sakın teröristlere dokunmayın' diye. Silah deposu haline getirdiler Doğu'yu, Güneydoğu'yu. Her gün şehitlerimiz geliyor. Sorumlusu kim? Ülkeyi yönetenlerdir sorumlu olanlar. Türkiye felaketin eşiğindedir. Bu ve bundan önceki hükümetler terör örgütüne yardım ve yataklık yapan iktidarlardır. Önümüzdeki günlerde il başkanlarımız gerekli suç duyurusunu yapacaklar. Meşru bir iktidar, gayri meşru bir terör örgütüne yardım ve yataklık yapamaz, bu suçtur. Ama bu suç Türkiye'de işlendi ve devam ediyor. 'Ben devletin ve hükümetin temsilcisi olarak açıklama yapıyorum' diyor, diğeri de diyor ki 'sen devletin temsilcisisin, ben hükümetin temsilcisiyim'. Daha kendi aralarında anlaşamıyorlar. Bunlar nasıl ülkeyi yönetecekler."
Hürriyet

Lider Erdoğan 
AK Parti milletvekilleriyle Meclis'te üç gündür gruplar halinde görüşmeler yapan Davutoğlu, vekillerin yerel ve genel sorunların çözümü konusundaki değerlendirmelerini aldı. Edinilen bilgiye göre, bazı milletvekilleri, Cumhurbaşkanı ile Başbakan arasında görüş ayrılığı ve tartışma olduğu iddialarını gündeme getirerek, "Bu dava geçmişte de MSP döneminde çok travmalar yaşadı. Artık bu tür travmaları yaşamak istemiyoruz" dediler. Bazı vekiller de Türkiye'nin kaderi ile AK Parti'nin kaderinin ortak olduğu, tartışma görüntüsünün zarar vereceği değerlendirmesi yaptılar. Davutoğlu da bu sözler üzerine şunları söyledi: "Ben Meclis'teki konuşmamda da buna vurgu yaptım. Ortada konuşulan iddialar doğru değil. Karakter ve üslup farklılığından kaynaklanan şeyler olabilir ama ben doğduğumdan beri bu davanın içindeyim. Geçmişte, Erbakan D-8'i kuruyordu, 'gel' dedi ben hastanede yeni doğan prematüre çocuğumu bırakıp o toplantıya gittim. Bu davanın içinden geliyorum. Sayın Cumhurbaşkanı çok karizmatik ve siyasi birikimi olan biri. Türkiye'nin dönüşümüne katkı sağladı. Üslup farklılığı var diye bu bizim karşı karşıya geleceğimiz anlamına gelmez. O bu davanın lideridir." Davutoğlu, Alevilik ile ilgili değerlendirmeler yapılınca da, "PKK, Alevileri kullanmak istiyor. PKK'nın Alevi vatandaşlarımızı kullanmasına izin vermeyelim. Alevi nüfusun yoğun olduğu illerin milletvekilleriyle ayrı toplantı yapacağım. Siz de illerinizde Alevilere yakın durun. İl ilçe yönetimlerine Alevilerden arkadaşlardan getireceğiz. Aleviler İslamın bir parçasıdır aslında. Şimdi Cafer-i Sadık'ı nasıl yok sayalım? Aleviler İslamın içindedir" dedi.
Hürriyet

'Gezi' Gerilimi 
İçişleri, Sağlık, Kültür ve Turizm bakanlıklarının 2016 bütçelerinin görüşüldüğü Genel Kurul'da Ak Partili ve CHP'li milletvekilleri arasında, "Gezi" gerilimi yaşandı. İçişleri Bakanı Efkan Ala çözüm sürecine değinerek "Bütün görüşmelerimizde de iki tane temel şeyimiz vardır bizim, kiminle ne görüşüyor olursak olalım: Teröristler, terör silahı bırakacak, üzerine betonu gömecek, Türkiye'de çözümünü üretecek, demokrasimiz gelişecek, kalkınmamız gelişecek. 8 Mayıs 2013 geri çekilme başladı mı? Başladı. Ne zaman durdu? Gezi olayları başladığında durdu. Şimdi, bana diyorsunuz ki: 'söylemeyin'. Gezi olaylarının göbeğinde kim vardı? Sizin Genel Başkanınız, 'ben Taksim'e çıkacağım' dedi, çıktı da. Yani Gezi olaylarından sonra durdu" dedi. Ala konuşurken araya giren CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "Her şeyi CHP yaptı yani öyle mi? Yani, 'Çözüm sürecini CHP bitirdi' demeye getiriyorsunuz" dedi. Gök, "Yazıklar olsun size. Türkiye'yi böyle mi yöneteceksiniz?" diye sordu. Ala, "Beyefendi, Türkiye Cumhuriyeti'nin İçişleri Bakanı olarak söylüyorum, Gezi olayları başladı, çekilme durdu" dedi. Gök, "Yazıklar olsun size" diye bağırarak tepkisini sürdürürken Ala, "Gezi olayları durdurmuştur, bu kadar. Daha ayrıntısını da verebilirim. Bunu da yeni duyuyorsanız size yazıklar olsun" dedi. Ala'nın sözlerini Ak Partili vekiller alkışlarken, CHP'li vekiller tepki gösterdi. Bahçekapılı, gerilim üzerine birleşime ikinci kez ara verdi. Aranın ardından kürsüye gelen Gök, şöyle konuştu: "Neymiş? Çözüm sürecinde PKK çekilmek üzereyken silahları bırakmamış, meğer o zaman Gezi olayları varmış, başında da Genel Başkanımız bulunuyormuş, Gezi olaylarından sonra PKK silah bırakmaktan vazgeçmiş ve terör bundan dolayı azmış. İçişleri Bakanı, bu sözlerinizi düzelteceksiniz. Cumhuriyet Halk Partisi'ne bu sözleri söylemek sizin haddiniz değildir. Siz eğer bu kafayla İçişleri Bakanlığı yapmaya devam ederseniz Türkiye'nin kafasını her zaman duvarlara toslatırsınız. Şunu bilin ki siz daha Gezi'nin hesabını veremediniz. Daha siz Ethem Sarısülük'ün, Ali İsmail Korkmaz'ın, Abdullah Cömert'in, Berkin Elvan'ın, Mehmet Ayvalıtaş'ın, Medeni Yıldırım'ın ve diğerlerinin hesabını veremediniz. Onların kanları yerde kaldı. O kanların da hesabını soracağız. Türkiye'yi PKK terörüne teslim ettiniz diye, onun da hesabını soracağız. CHP'yi ağzınıza alamazsınız. Siz kimsiniz? Haddini bil, haddini. Ülkeyi kan gölüne döndürdünüz." Hükümet sırasında oturan Ala, Gök'e, "Sen kimsin? Kimsin sen? Yuh olsun sana" diye bağırdı. Oturduğu sıradan tepki gösteren Çam, "8 ay önce sen müsteşardın, devlet memuruydun, devlet memuru. Sen haddini bileceksin" dedi.
Milliyet

MHP'den Beş Ayaklı Savunma 
MHP Genel Merkezi, olağanüstü kongre çağrısında bulunan muhalif kanadın açtığı davada savunmasını verdi. Genel Merkez Avukatı Yücel Bulut tarafından hazırlanan 45 sayfalık savunmada MHP'nin savunma dayanakları şöyle sıralandı: Savunmada yargı uygulamalarından örnekler veren MHP, siyasi partiler yasasının 104. maddesini dile getirerek 12. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin "görevli olamayacağı"nı savundu. MHP yargı yolu sorunu nedeniyle davanın usulen reddine karar verilmesi gerektiğini ifade etti. MHP'nin ikinci itiraz noktası ise kayyım talebine ilişkin oldu. Yargıtay onayından geçmiş siyasi partilere kayyım atamasına ilişkin herhangi bir örnek bulunmadığını ifade eden MHP, "MHP tüzel kişiliğinin organları ile görev başında olduğu" vurgulandı. İlk derece mahkemeleri ve Yargıtay'ın 2011 yılındaki CHP kararına atıf yapılan savunmada, parti organları işbaşında olduğu için kayyım atamasına karar verilemeyeceğini, Anayasa Mahkemesi tarafından ihtar çekilme suretiyle emredici kurallara aykırılığın giderilmesi gerektiği ifade edildi. MHP'nin 3. itiraz noktası olağanüstü kongre talebine ilişkin olarak verilmiş bir ret kararının henüz bulunmadığı yönünde gerçekleşti. Muhalefetin 30 gün içinde kongrenin yapılamayacağının anlaşıldığı iddiasında bulunduğu ifade edilen savunmada, Genel Merkez'in hangi sürede olağanüstü kongre talebine yanıt vereceği konusunda kanuni bir boşluk olduğu öne sürüldü. MHP, davacılara olağanüstü kurultayın toplanması konusunda ret yanıtı vermedikleri için açılan davanın da reddedilmesi gerektiğini kaydetti. Savunmada MHP tüzüğünün 63. maddesi gereğinde Genel Merkez'in taktir yetkisi bulunduğu ifade edildi. Parti tüzüğünde "çağrılabilir" ifadesinin kullanıldığına dikkat çekilen savunmada, muhalefetin Saadet Partisi'ne ilişkin yargı kararı dayanağının da geçersiz olduğu iddia edildi. Savunmada, hem konunun Anayasa Mahkemesi'nin görev alanına girdiği hem de Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevli olduğu düşünüldüğünde bile, MHP ile Saadet Partisi Tüzükleri arasında aynı konuya ilişkin farkın gönünde bulundurulması gerektiğini belirtildi. Savunmada, Olağan Büyük Kurultay'ın toplanmasına ilişkin MYK'nın takvimini açıkladığı ve 18 Mart 2018 tarihinde gerçekleştirileceğinin ilan edildiği dile getirildi. 21 Mart 2015 tarihinde yapılan MHP'nin Olağan Kongresi'ne katılan delegelerin tüzük hükümlerinin değiştirilmesine ilişkin herhangi bir taleplerinin olmadığına da dikkat çekilen savunmada, 10 ay sonra böyle bir taleple ortaya çıkıp konuyu yargıya taşımalarının "hakkın kötüye kullanımı" olduğu ifade edildi. Sonuç bölümünde "Yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları ışığında 'davaş şartı yokluğundan davanın usulden reddine. Bu itirazımız yerinde görülmez ise, davanın, dilekçemiz içeriğinde açıklanan gerekçeler ışığında esastan reddine karar verilmesini arzı ve talep ederim" denildi.
Milliyet

DÜNYA 

Göçmen Sayısında Sıfırı Görebilmeliyiz 
AB Dönem Başkanı Hollanda'nın Başbakanı Mark Rutte, Türkiye'den Yunanistan'a deniz yoluyla geçiş yapan mülteci ve göçmenlerin sayısının, "sıfırın görülebileceği bir seviyeye çekilmesi gerektiğini" söyledi. Bazı medya organlarına konuşan Rutte, "Sayıları, sıfırı görebileceğimiz düzeye çekmemiz gerekiyor. Sıfırı görmeliyiz, şu anki seviyeden sıfırı göremiyorum" dedi. Göç akınının haftalar boyunca düşük seviyede tutulmasının AB'ye yasal göçü teşvik etmek amacıyla Türkiye'den doğrudan mülteci alma olanağı sağlayacağını belirten Rutte, "Tamamen sıfıra indiremezsiniz ama en azından rakamı şu anda olduğu seviyeden belirgin şekilde aşağı çekmemiz lazım" diye konuştu. Zirvede en azından üçüncü ülke vatandaşlarının ve ekonomik göçmenlerin Türkiye'ye geri gönderilmesinin hızlandırılması konusunda anlaşma sağlanmasını umduğunu kaydeden Rutte, bunun "asgari sonuç" olacağını söyledi. Türkiye'den geçiş yapan mültecilerin sayısı konusunda AB içindeki tartışma sürüyor. Tüm AB üyeleri şu anki sayının çok yüksek olduğu görüşünde. Sayının üç haneli rakamlara çekilmesi en önemli beklenti durumunda. Türkiye ile anlaşmayı tehlikeye atmak istemeyen Almanya bu konuda biraz daha esnek davransa da sayının üç haneli olmasını tercih ediyor. Hollanda, çok daha sert bir duruşa sahip.
Hürriyet

Amerika, Esad'ı Yargılamak İçin Harekete Geçti 
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi, Suriye'de rejim ve müttefiklerinin işledikleri savaş suçlarıyla ilgili yargılama yapacak mahkemenin kurulması için harekete geçti. Cumhuriyetçi Parti'nin New Jersey milletvekili Christopher Smith tarafından hazırlanan karar tasarısı oylanarak Komite'de kabul edildi. Tasarı, özellikle Esad rejimi başta olmak üzere rejimin müttefikleri ve çatışmanın diğer taraflarınca işlenen suçlar için bir savaş suçları mahkemesi kurulması talebini kapsıyor. Tasarıda bu suçların "savaş suçları ve insanlığa karşı işlenen suçlarla" aynı olduğu belirtilerek, uluslararası yasaların ihlalini oluşturduğu ve Temsilciler Meclisi'nin bunları şiddetle kınadığı ifade ediliyor. Tasarı, Suriye'de devam eden insan hakları ihlallerinin belgelenmesi çabalarını ve bu suçlara ilişkin gelecekteki davalarda kullanılabilecek delillerin toplanmasına öncelik verilmesini talep ediyor. Ayrıca tasarıda diğer ülkelerden de Suriye insanlığa karşı işlenen suçlar ve soykırımla suçlanan kişilerin yakalanarak mahkemeye teslim edilmesi çağrısında bulunuluyor.
Türkiye

Eğitimli Suriyelileri Almanya Kaptı 
İç savaşın yaşandığı Suriye'den kaçan ailelerin dramı yürek yakarken eğitim seviyesi yüksek Suriyelilerin Türkiye'den Avrupa'ya gittiği ortaya çıktı. Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmalar Merkezi'nce yapılan bir araştırmada, Almanya ve Türkiye'deki mültecilerin eğitim durumları irdelendi. Araştırmaya göre, Almanya'da üniversite mezunu Suriyelilerin oranı yüzde 70, okur yazar olmayanların oranı da yüzde 5 civarında. Türkiye'de ise okur-yazar olmayan Suriyelilerin oranının yüzde 50 civarında. Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Murat Erdoğan, "Türkiye'de 'üniversite mezunuyum' diyenlerin sayısı sadece 40 bin. Facia bir durum, kaymak tabakayı kaybettik" dedi. Erdoğan, TBMM Mülteci Hakları İnceleme Alt Komisyonu'na Türkiye'deki Suriyelilere ilişkin yaptığı çalışmalarla ilgili bilgi sundu. Türkiye'nin 1,5 yıldır dünyanın en fazla mülteci barındıran ülkesi durumuna geldiğini hatırlatan Erdoğan, "2 milyon 688 bin 686 kayıtlı Suriyeli var. Diğer ülkelerden gelenlerle birlikte 3 milyon 200 bin mülteci" dedi. Türkiye'deki kamplarda 272 bin, şehirlerde 2,5 milyon mültecinin yaşadığını ifade eden Erdoğan, "Kamplardaki yaşamın güzel olduğuna ilişkin reklamlar bize gelen yardımların başka yerlere gitmesine neden oldu. Kamplar bir an önce boşaltılmalı, kamp anlamında iyi durumdayız ama bu sürdürülebilir değil" dedi. Erdoğan, kamplar yerine yerel yönetimlerin desteklenmesi gerektiğini ifade etti. Erdoğan, Suriyelilerin eğitimlerine yönelik çalışmaların yetersiz olduğunu, en az 800 bin Suriyeli çocuğun iyi bir eğitim görmesi yönünde planlama yapılmaması halinde gelecekte büyük problemler yaşanacağına dikkat çekti.
Milliyet

Ne Olur Bizi Bırakma Ramzan 
Çeçenistan'da Nisan ayında görev süresinin dolmasının ardından cumhurbaşkanlığı koltuğunu bırakacağını açıklayan Ramzan Kadirov'un yönetimde kalmasını isteyen vatandaşlar, sosyal medya üzerinden kampanya başlattı. 39 yaşındaki Kadirov son röportajında, görevden ayrılmasıyla birlikte Rusya'nın düşmanlarına karşı kuracağı milis gücüyle birlikte savaş açacağını söylemişti. Açıklamanın ardından binlerce Çeçen, Twitter ve Instagram'da 'Ramzan gitme' etiketiyle yayınladıkları mesajlarda, Kadirov'a görevde kalması çağrısında bulunmaya başladı. Babası Ahmad Kadirov'un suikaste kurban gitmesinin ardından 2004'te devlet başkanlığı koltuğuna oturan Ramzan Kadirov, Rusya lideri Vladimir Putin'in en sıkı destekçileri arasında yer alıyor.
Vatan

Bulgaristan'da Camiler Harabeye Dönüyor 
Bulgaristan'da Osmanlı döneminden kalma camiler, kaderlerine terk edilmiş durumda. Ülkede bulunan 1500 caminin kimi şu an müze ya da sanat merkezine dönüştürülmüş, birçoğu tamamen bakımsız ve terkedilmiş durumda. Kuzey Haber Ajansı'nda yer alan haberde, milli kültür anıtı statüsüne sahip camilerin restorasyonuna dahi izin verilmediği vurgulandı. AB fon kaynaklarıyla tarihi eserler onarılıp korunurken, şehrin merkezlerindeki camilerin dahi yıkılma tehlikesi altında olduğu ifade edildi. Habere göre, Bulgaristan ile Türkiye arasında mabedlerin tamiratı için varolan anlaşma kapsamına alınsa da, camilerin tadilatı ile alakalı herhangi bir adım atılmıyor. Yıllarca define avcılarının kazılarına maruz kalan camiler bulunurken bazı camiler harabeye dönmüş durumda. Ajansa konuşan Bulgaristan kültür Bakanı Vecdi Raşidov, kaynak eksikliğinden şikayet ederken "Camilerin yanı sıra diğer kültür anıtlarının restorasyonu için de kaynağa ihtiyacımız var. Ancak, ne devlet bütçesi, ne de Avrupa fon kaynaklarında bütçe yok." açıklamasında bulundu.
Star

SPOR 

Kadınlar Türkiye Kupası yarı final maçları dün oynandı ve finalde iki dev eşleşti: Fenerbahçe-Galatasaray. Kayseri'deki organizasyonun yarı final maçında Abdullah Gül Üniversitesi'ni 83-64'lük skorla mağlup eden Fenerbahçe adını finale yazdıran ilk ekip oldu. Sarı-lacivertliler ilk yarıyı 8 sayı önde tamamladı: 43-35. Son çeyreğe 11 sayı farkla (60-49) giren Fenerbahçe zorlanmadığı final bölümünün ardından mücadeleden 83-64 galip ayrılarak finaldeki rakibini beklemeye başladı. Yarı finalin son maçında ise Galatasaray ile BGD karşı karşıya geldi. Sarı-kırmızılılar baştan sona üstün bir oyun ortaya koydu. İlk çeyreği 17-12, devreyi de 31-28'le önde geçen Galatasaray final bölümüne de 50- 36 üstün girdi. Son çeyrekte farkı koruyan Galatasaray mücadeleden 69-56 galip ayrılarak finalde Fenerbahçe'nin rakibi oldu. Galatasaray ile Fenerbahçe arasındaki dev final yarın 16.00'da oynanacak.
Türkiye

Son yıllarda yurt içi ve yurt dışında gösterdiği üstün performansla dikkat çeken Cüneyt Çakır, Suudi Arabistan Ligi'nde Al Ahli ile Al Shabab takımları arasında oynanacak maçı yönetecek. TFF'nin resmi internet sitesinde yer alan açıklamada, Suudi Arabistan Merkez Hakem Kurulu'nun başında bulunan eski FIFA kokartlı hakem Howard Webb'in özel daveti üzerine Çakır'ın davet edildiği belirtildi. Al Ahli ile Al Shabab takımları arasındaki maç pazar günü 20.45'te başlayacak.
Türkiye

Ziraat Türkiye Kupası çeyrek finalinde 3-3'ün rövanşında Fenerbahçe, Amed Sportif'i evinde 3-1 yendi, yarı finale yükseldi. Arka arkaya gelen Lokomotiv Moskova ve Beşiktaş zaferleriyle birlikte Türkiye'nin 3 kulvarda mücadele eden takımı hüviyetini alan Fenerbahçe, beklenenden daha konsantreydi. Vitor Pereira'nın Amed Sportif karşısında mutlak galibiyet beklemesi; Nani, Fernandao, Alves ve Hasan Ali gibi as isimlerin kadroda olmasından anlaşılıyordu. Meireles, Kadlec ve M.Topuz'lu orta saha tam anlamıyla çift yönlü oyuna uygundu. Koşu ve mücadelesiyle rakibi durdurmak isteyen Amed karşısında Fenerbahçe, henüz 39. saniyede Nani'nin uzun oynadığı, Fernandao'nun indirdiği topa dokunamayan Meireles ile heyecanlandı. Maçı ciddiye alan sarı-lacivertlilerde Nani önce 11'de kafa vuruşuyla, 15'te de uzaktan şutuyla kaleyi yokladı. Nani, 20'de bu sefer pasıyla Kadlec'i gole yaklaştırdı. 22'de Amed'in sürpriz kontrasında ilk maçın yıldızı Yusuf gole çok yaklaştı. 32'de Mehmet Topuz eski günlerini andıran bir uzaktan şutla golü buldu: 1 - 0. Rahatlayan ev sahibi 40'ta Nani ortasında Fernandao'nun şutuyla 2-0 yaptı, turu aldı. Temposuz ikinci yarıda 57'de Amed adına Ercan'ın şutu Ertuğrul'un kurtarışına takıldı. 74'te sarı-lacivertliler Fernandao ve Nani'nin arka arkaya çizgiden çıkan şutlarıyla ikinci yarıda ilk defa atak buldu. 77'de Amed kornerinde boşa çıkan Ertuğrul adeta Kamil'e gol ikramı sundu: 2-1. Günün finalini 88'de Ramazan'ın asistini iki vuruşta bitiren Nani yaptı: 3-1.
Milliyet

Milli tenisçi Çağla Büyükakçay kariyerinde ikinci kez bir WTA turnuvasında çeyrek finale çıktı; Malezya'nın başkenti kuala Lumpur'da son 8'e kaldı. açılış turunda dünya 79 numarası alman Laura Siegemund'u geçen Çağla, 2. turda Tayvanlı Chang kai-Chen'i 7-5 ve 6- 3'lük setlerle 2-0 yenerek çeyrek final biletini cebine koydu. Çağla yarı final için, bir ara 5 numaraya kadar çıkan, halen dünya 52.si olan Kanadalı Eugenie Bouchard ile karşılaşacak.
Star

Beşiktaş, Torku Konya'ya yine yenildi ve kupaya veda etti: 1-0. 18'de Holmen'den pası alan Meha, yaklaşık 30 metreden sert vurdu, aut. 28'de Meha'nın şutunu Boyko kontrol etti. 33'te Meha bu kez üstten auta attı. 37'de Gökhan Töre'den pası alan Tosic, sol çaprazdan dar açıdan sert vurdu. Kaleci Kaya topu çeldi. 41'de Gökhan'ın şutu savunmadan sekti, kaleci Kaya son anda topu uzaklaştırdı. 45'te Holmen sol çaprazdan vurdu, yandan aut. 47'de Tosic, soldan dar açıdan sert vurdu. Kaleci Kaya topu çeldi. 66'da Sosa sağdan ortaladı, Gomez kafayı vurdu, aut. 81'de Quaresma sağdan ortaladı, Marcelo kafayı çaktı. Kaleci iyi yer tuttu. 84'te Tosiç'in uzaklaştırmak istediği top Meha'ya geldi. O da ceza alanı çizgisi önünden şutunu çekti. Boyko'nun müdahalesine rağmen top ağlara gitti: 1-0.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder