9 Mart 2016 Çarşamba

09.03.2016 Genel Gündem


09.03.2016

GÜNDEM

Yine IŞİD
Suriye'de IŞİD tarafından ateşlendiği belirlenen çok namlulu silah Katyuşa'nın 8 roketi Kilis'te kent merkezindeki 4 mahalleye düştü. Şarapnel parçalarının isabet ettiği Sıdıka Mavzer (54) ile Mert Özkan (5) yaşamını yitirdi. Askeri kaynaklardan edinilen bilgiye göre, dün saat 14.00 sıralarında Kilis'e 8 Katyuşa roketi düştü. Suriye'den IŞİD denetimindeki Bab bölgesinden atılan roketlerden 2'si Ekrem Çetin Mahallesi'ndeki Vali Konağı yakınına, 3'ü Kazım Karabekir Mahallesi'ne, 1'i Turgut Özal Mahallesi'ne ve 2'si Tibilevler Mahallesi'ne düştü. Dede Korkut Caddesi'ne roket düştüğü sırada dışarıda bulunan Sıdıka Mavzer, Mert Özkan, Utku Özkan ve bir kişi daha yaralandı. Sıdıka Mavzer ve Mert Özkan, yaşamını yitirdi. Güvenlik güçleri, Anadolu Lisesi ile Hasan Sünnüoğlu İlk ve Ortaokulu'ndaki öğretmen ve öğrencileri okullardan tahliye ederken, kent halkı roket düşen bölgeleri terk etmeleri için uyarıldı. Sınırda konuşlu Türk topçu birliği, IŞİD mevzilerini Fırtına obüsleriyle vurdu. Bab bölgesinden geçen 18 ve 23 Ocak'ta da ateşlenen Katyuşa roket mermileri Kilis'e düşmüş, 2 kişi ölmüştü. Başbakan Ahmet Davutoğlu, olayla ilgili şunları söyledi: "Kilis'te üzücü bir olay yaşadık. İki vatandaşımızı kaybettik. Angajman kuralları çerçevesinde misliyle ve daha fazlasıyla mukabele edildi. Bu da Suriye'deki ateşkesin ne kadar kırılgan olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor." Bu arada IŞİD karşıtı koalisyonun Suriye'deki hava saldırısında, IŞİD'in savaş bakanı olarak anılan komutanı, Ömer eş-Şişani'nin (Çeçen Ömer) öldürüldüğü iddia edildi.
Hürriyet


Dokunma Kriteri 'İnfial Yaratma'
Meclis dokunulmazlık dosyalarına 'dokunma' için yöntemini belirledi. Karma Komisyon, "alt komisyon" kuracak. Alt Komisyon 452 dosya arasından "kamuoyunda infial yaratanları" işleme alacak Bugün tamamlanacak bütçe görüşmelerinden sonra tatile girecek olan TBMM'nin önümüzdeki dönemdeki en önemli gündem maddesi dokunulmazlıklar olacak. Kısa tatilden sonra Anayasa-Adalet Karma Komisyonu toplanarak gündeminde bekleyen dokunulmazlık dosyalarının kapaklarını açacak. Komisyonun dokunulmazlıklar ile ilgili ilk işi ise hangi vekillerin dokunulmazlığının, nasıl kaldırılacağına ilişkin kriteri belirlemek olacak. Karma Komisyon yapacağı ilk toplantıda, bu kriteri ve hangi dosyaların hazırlık komisyonuna gönderileceğini belirlemek amacıyla bir "alt komisyon" kuracak. Alt komisyona tüm partiler milletvekili sayılarına göre üye verecek. AK Parti, tek kriter üzerinden gidilmesini, bunun da "eylemin toplumda infial yaratması" olmasını önerecek.
Sabah

'Güvenli Bölge' İlk Kez Ab Metinlerinde
Mülteci krizinin ele alındığı Brüksel'deki Türkiye-AB Zirvesi'nde bu kapsamda Suriye'de atılacak adımlar da ele alındı. Türkiye'ye dönüş yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Başbakan Davutoğlu, Türkiye'nin teklifi olan Azez-Cerablus hattındaki güvenli bölgenin ilk kez AB metinlerine girdiğini açıkladı: "İki önemli gelişme oldu. Tam bunlar toplantıya girdiklerinde bir ara verdiler, kendi aralarında toplandılar. Merkel'in Putin'le görüşmeleri oldu. Merkel, İtalya Başbakanı, İngiltere Başbakanı, Fransa Başbakanı ve Putin, video konferans yaptılar. Onun detaylarını anlattı Merkel. Obama ile görüşmüşler onu da anlattı. Onun üzerine, Merkel 5 ülke Suriye'deki durumu da konuşmak istedi. Toplantı yaptık, bunları konuştuk. Metne de… Bazıları tam güvenli bölge ifadesine itiraz etti ama güvenli bölge anlamı veren bir yazımı oraya ekledik. Bu da ilk defa AB metinlerine girdi. Merkel de güvenli bölgeyi savundu." Başbakan Davutoğlu, gündeme damga vuran Brükesl Zirvesi'ndeki stratejiyi de anlattı: "Bu tür durumlarda beklenmedik hamle karsı tarafı normalde alamayacağı kararlara yöneltebilir. Arkadaşları giderken burada topladım. 12 maddelik bir plan söyledim. AB'nin yapacakları, bizim yapacaklarımız Aslına bakarsanız normal Sartlarda bakıldığında kabulü zor olan unsurlar da vardı içinde. Aksam 9'dan gece 3'e kadar altı saat görüştük, önce biz üçümüz bas basa, sonra onlar çekildi, kendi aralarında müzakereye, sonra tekrar üçümüz tekrar baş başa geldik. Böyle bir hamle beklemiyorlardı."
Akşam

İki Şehit Polisin Büyük Kahramanlığı
Şırnak'ın İdil ilçesinde 18 Şubat'ta başlatılan "Şehit Özel Harekat Polisi Ersin Yıldırım Operasyonu" devam ediyor. Dünkü operasyonlarda Turgut Özal Mahallesi'nde sıkıştırılan teröristlerle yaşanan çatışmada, 2 polis memuru şehit oldu. Edinilen bilgiye göre, PKK'nın dağ kadrosundan 6 teröristin bitişik olan iki evde bulunduğu tespit edildi. Evlerden atılan roket sonucu 6 güvenlik görevlisi hayati tehlikeleri olmayacak şekilde yaralandı. Bu sırada polis memurları Hakan Yılmaz ve Muzaffer Tufaner, arkadan dolaşarak evlerden birinin içine girdi ve 2 teröristi etkisiz hale getirdi. Ancak bir delikle diğer eve bağlanan noktadan iki teröristin açtığı ateş sonucu polis memurları ağır yaralandı. Kahraman polisler aldıkları yaralara rağmen bu iki teröristi de etkisiz hale getirdi. İki polis, hastaneye götürülürken yolda şehit oldu. İki bitişik evdeki 6 teröristin hepsi öldürüldü.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 117,6243-117,7149
ABD Doları 2, 9153-2,9169
Euro 3,1974-3, 2090
İngiliz Sterlini 4,1378-4,1403

Komşuyla Artık Daha Yakınız
Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras dün İzmir'de bir araya geldi ve Türkiye-Yunanistan 4. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı'na katıldılar. Toplantı sonrası iki başbakan yeni işbirliklerini açıkladı, yeni ulaştırma projeleri ile iki ülke artık birbirine daha yakın olacak. Başbakan Davutoğlu Ege Denizi'nde İzmir ile Selanik arasında feribot seferlerinin başlaması konusunda anlaştıklarını dile getirerek Selanik ile İstanbul'un ise birbirine hızlı tren hattı ile bağlanacağını vurguladı. Davutoğlu ve Çipras iki ülkenin başkentleri Ankara ile Atina'yı ise doğrudan uçuşla bağlanacağı müjdesini beraber verdi. 95 yılın ardından İzmir'e ilk gelen Yunanistan Başbakanı olan Çipras ile "değerli dostum Ahmet" diye hitap ettiği Başbakan Davutoğlu bir sonraki Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı'nı Selanik'te yapmak için de anlaştı. İki başbakan 6 milyar dolar olan ülkeler arasındaki ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkarılmasında hemfikir. 4. Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi Toplantısı'nın ardından açıklama yapan Davutoğlu iki ülke arasında çok iş imkanı olduğunu belirterek çok önemli ulaştırma projelerini kararlaştırdıklarını söyledi. Davutoğlu "Ege'nin iki yakasını yakınlaştırmak için güçlü bir irademiz var. Öncelikle İzmir-Selanik feribot seferleri için altyapı tamamlanıyor. Selanik ile İstanbul arasındaki hızlı tren çalışması da gerçekleştirilecek. Çipras ile başbaşa görüşürken iki başkent arasında doğrudan uçuş olmadığını fark ettik ve hemen THY yetkilileri ile temas kurduk. Ankara ile Atina arasını birleştireceğiz. Turizmde ortak turlar dahil kapsamlı bir işbirliği yapacağız. Enerji alanında da ortak projelerimiz bulunuyor. Hazarı Atlantik'e bağlayan iki ülkeyiz. Enerji bakanlarımız mayısta Tanap/Tap projesinin töreni için bir araya gelecekler. Biz de 5'inci toplantımız öncesi Selanik'te mayısta buluşabiliriz" dedi. Siyasi alanda atılan adımların ve iki ülke hükümetleri arasındaki anlaşmanın aynı şekilde iş adamları arasında olması gerektiğini kaydeden Davutoğlu, "Kıran kırana rekabet için değil ortak gelecek için bizim size ihtiyacımız var. Buradan sesleniyorum, Sayın Çipras da bütün bürokrasisine eminim aynı talimatı verirdi. Ben de Türkiye'ye gelecek olan Yunan işadamlarının işlerini kolaylaştırın talimatı veriyorum. Sınır tanımayın, her tür destekle arkanızdayız mesajı veriyoruz" diye konuştu. Yunanistan Başbakanı Çipras ise İzmir'in sembolik bir anlamı olduğunu belirtirken "Bu şehrin kötü anılardan anılmamasını istiyoruz. İki ülke arasında kalkınma ve ilişkilerin daha ileriye götürülmesi için çok ortak yönlerimiz olduğunu tespit ettik. Ve İpsala Sınır Kapısı'na ikinci bir kapı açma konusunda anlaştık. Özellikle konfeksiyon, turizm, bilişim, sağlık, gıda, plastik ve ilaçta çok iyi işbirliklerimiz var. Yunanistan ve Türkiye'de özellikle turistik altyapı ve bilişimdeki adımlar önemli. Yunanistan'da yatırım fırsatları açılacaktır. Türkiye'de de Yunan iş adamlarının yatırım yapacağı alanların olacağından da eminim. Yunanistan çok vahim ekonomik bir krizi yaşadı ve bu dönem boyunca Türk halkının Yunan halkına gösterdiği dayanışma, duygulandırıcı, sevindiricidir" diye konuştu.
Hürriyet

Üretime Asgari Ücret Dopingi
Sanayi üretimi yeni yıla yükselişle başladı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir Aralık 2015'e göre yüzde 1.0, takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5.6 arttı. Özellikle giyim ve ayakkabı gibi dayanıksız tüketim malları üretimi ile ara malı üretimindeki artış dikkat çekti. Gıda imalatında aylardır yüksek ölçekli gerileme azaldı, giyim, tekstil üretimi çift hanelere taşındı. İhracatçı sektörlerden kimya yine yüzde 8.3 artış gösterirken ihracatın lokomotifi otomotiv sektöründe yüzde 4.2'lik gerileme yaşandı. Ocak ayı yılın ilk çeyreği için de öncü oldu, büyümenin yeni iç tüketimden destek alacağını gösterdi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık ocakta sanayi üretiminin güçlü gelmesinin iç tüketimin hareketli olmasına bağlarken harcama eğilimi yütksek grupların alım gücündeki artışın bu canlanmaya katkıda bulunduğunu vurguladı. Bakan Işık'ın da işaret ettiği gibi alım gücü artışında en önemli etki ise asgari ücret zammından geldi. Asgari ücret zammıyla çalışanlar en temel ihtiyaçları gıda ve giyime yönelince canlılık sağlandı. ALB Forex Araştırma Uzmanı Enver Erkan yüzde 5.6 artışın sanayide güçlü bir momentuma işaret ettiğini belirterek "Beklentiden yüksek gelen Ocak ayı verileri, 2016'nın ilk çeyreği için şimdilik olumlu büyüme sinyalleri vermektedir, ancak devam eden kırılganlıklar neticesinde ekonomide aşağı yönlü risklerin devam ettiğini düşünüyoruz" dedi. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, imalat sanayindeki artışın, büyümenin sürükleyici gücünün imalat sanayi olacağını gösterdiğini belirterek, "Türkiye 2016 yılında da hızlı büyümesine devam edecektir. Büyüme hem iç tüketim hem de dış tüketim eliyle desteklenecektir" ifadesini kullandı.
Hürriyet

Ekonomik Kalkınmada Kadınlar Umuttur
İş dünyasını toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmeye ve kadınların ekonomik hayatta güçlenmesini desteklemeye çağırmak amacıyla Borsa İstanbul'da gong töreni düzenlendi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen etkinliğe; Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Sema Ramazanoğlu, BIST Başkanı Talat Ulussever, BIST Genel Müdürü Tuncay Dinç, Koç Holding CEO'su Levent Çakıroğlu, BM Kadın Birimi Türkiye Temsilcisi Ingibjörg Gisladottir ve Uluslararası Finans Kurumu Türkiye Direktörü Aisha Williams katıldı. Burada konuşan Emine Erdoğan, şunları söyledi: "İş dünyamızın liderlerinin toplumsal cinsiyet eşitliğini ilerletecek şirket politikaları geliştirmesi, geleceğimiz için bir umuttur. Kadının Güçlenmesi Prensiplerinde yer alan 7 ilkeye imza koyan liderleri tebrik ediyorum. Şirketlerin yönetim kurullarında kadınlara daha çok yer verilmesi, bütün kadın ve erkeklere adil davranılması gibi ilkeler, daha iyi bir dünyanın müjdecisidir."
Türkiye

Asgari Ücret Dopingi
Ekonominin temel göstergeleri 2016'ya ümit vererek başlangıç yaptı. Merkezi bütçenin Ocak'ta 4.2 milyar lira fazla vermesinden sonra büyümenin en önemli öncü göstergelerinden sanayi üretimi beklentileri aştı. Yılbaşında asgari ücretin yüzde 30 zamlanarak 1.300 liraya çıkması tüketimi tetikledi ve sanayi üretimine adeta doping oldu. TÜİK'in verilerine göre, sanayi üretimi Ocak'ta arındırılmamış olarak yüzde 3.64, takvim etkisinden arındırılmış olarak yüzde 5.6 ile güçlü artış kaydetti. Sanayi üretimi böylelikle 5 ayın en yüksek artışına imza attı. Sanayi üretimi en son Ağustos 2015'te yüzde 6.9 artış göstermişti. Ekonomistler, Ocak'ta takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin yüzde 4.45 artacağını, mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretim endeksinin Aralık 2105'e oranla yüzde 1.03 düşeceğini tahmin ediyordu. Finansinvest Başekonomisti Burak Kanlı, güçlü sanayi verisinin tek bir açıklaması olduğunu ve bunun asgari ücret artışı olduğunu açıkladı. Kanlı, mevsimsellikten arındırılmış veriye bakıldığında Aralık'a kıyasla sermaye malı üretiminin ve enerji üretiminin zayıfladığını, dayanıklı tüketim malı üretiminin gerilediğini dile getirdi. Kanlı, buna karşılık dayanıksız tüketim malı üretiminin yüzde 4.3 gibi aylık bazda yüksek oranda arttığını belirtti. Aylık bazdaki yüzde 1'lik artışın tamamının bu kalemden geldiğini ifade eden Burak Kanlı, şunları söyledi: "Dayanıksız tüketim malı üretimine bağlı olarak da ara malı gereksinimi arttığı için ara malı üretimi bir miktar artıyor. Asgari ücret artışı ile alt gelir grubu, eline geçen parayı ilk olarak temel tüketim malı ihtiyaçlarını karşılamak için kullanmış. Gıda ve giysi almış, evinin eksiklerini tamamlamış. Bu eğilim bir süre devam eder. Ardından dayanıklı ve yarı dayanıklı tüketim malı talebine yansıyabilir."
Vatan

3 Kıtayı Fiberle Bağlayan Türk Telekom, Türkiye'yi Veri Üssü Yapacak
Grup şirketlerinden Türk Telekom International ile SeA-Me-We-5 konsorsiyumuna üye tek Türk şirketi olan Türk Telekom, bu kapsamda uluslararası denizaltı fiber kablolama sistemine Marmaris istasyonunu ekledi. Deniz altında kablo döşemek üzere özel olarak tasarlanan Teliri isimli gemi ile Marmaris Limanı'nda gerçekleştirilen fiber ağ kablolama çalışması sonucunda, Asya'dan Afrika ve Avrupa'ya, 20 bin kilometreden uzun bir mesafeye uzanan sistem Türkiye'ye bağlanmış oldu. Singapur'dan Bangladeş'e, Birleşik Arap Emirlikleri'nden Mısır'a, İtalya'dan Fransa'ya kadar, toplam 17 ülkeyi deniz altı fiber hattı ile birbirine bağlayan sistem kasım 2016'da hizmete girecek. Firmanın 40 bini yurt dışında olmak üzere toplam 253 bin km'lik fiber altyapısı bulunduğunu söyleyen Türk Telekom kurumsal iş Birimi CEO'su Mehmet Ali Akarca "Bugün İstanbul hava trafiğinde nasıl bir merkez olduysa Türkiye'nin bilişim merkezi olması da çok önemli. Önce veri trafiğinin geçtiği, sonra dağıldığı en son ise içerik sağlayan bir veri üssü olacağız. Bu 1 günde olmaz ancak bizim çok önem verdiğimiz bir vizyon. Olabildiğince çok yerden veri sağlamak istiyoruz. Türkiye üzerinden çeşitli içerikleri bölgeye sağladığımızda çok farklı bir noktaya gelmiş olacağız" diye konuştu. Projenin, Avrupa-Asya hattında kurulan ilk fiber denizaltı bağlantısı olduğuna dikkat çeken Akarca, şunları söyledi: "Bunun yanı sıra en kaliteli ses ve veri trafiğinde en az gecikme oranı ile de oldukça üst düzey bir teknolojiye sahip. Ayrıca bu sistemle, Türkiye'nin dünya ile dijital iletişimini güçlendirecek, hızla artan veri ihtiyacına 24Tbps başlangıç kapasitesi ile en yüksek seviyeden karşılayabilecek altyapı inşa edilmiş olacak."
Star

Vize İçin 9 Kanun İhtiyaç
Kritik Brüksel zirvesi sonrası Başbakan Ahmet Davutoğlu ile Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras 4. Yüksek Düzeyli işbirliği Konseyi toplantısı için İzmir'de buluştu. Baş başa ve heyetler arası görüşmenin ardından işbirliği anlaşmaları imzalandı. İki başbakan daha sonra kameraların karşısına geçti. Verimli görüşmeler yaptıklarını anlatan Davutoğlu, Atina ile Ankara arasında havayolu ulaşımının başlayacağının müjdesini verdi. Davutoğlu, "Ulaştırma anlamında Ege'nin iki yakasına yatırımlar yapılacak. İzmir ile Selanik arasında feribot seferleri olacak, hızlı tren geliştirilecek. THY ile temas kurduk. Ankara ile Atina arasında hava ulaşımı en kısa sürede başlayacak" dedi. Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin doğasının değiştiğini belirten Davutoğlu, "22 bakan masa etrafında oturdu ve kendi aralarında görüştü. Bütün konular konuşuldu. Türkiye ile Yunanistan arasında en önemlisi psikolojik eşiği aştık. Var olan konuları da rahatça konuşabilir olduk. Gerek deniz ve gerek havada riskin ortaya çıkmaması için her iki tarafta silahlı kuvvetlere yaptığımız telkinler var. Sorunları minimize edip çözmemiz gerekiyor" ifadelerini kullandı. 'Casus Belli'ye de değinen Davutoğlu, şöyle konuştu: Casus Belli olayı için ise 1996 yılında Yunan parlamentosu karar almış. Sonra Türkiye bir karar alıyor. Gelin iki kararı da kaldıralım. Doğu Akdeniz ve Ege'yi dostluk denizi haline getirmek istiyoruz. (Yunanistan Başbakanı Alexix Çipras da "Bizim sözlüğümüzden bu kelimeleri çıkarmamız lazım. Uluslararası hukuk çerçevesinde bu konulara çözüm bulabiliriz. Diyalog yoluyla çözebiliriz" dedi.)
Star

DÜNYA
Anlaşmadan Endişeliyiz
Brüksel'deki Türkiye-AB zirvesinde Avrupa'ya kaçak geçişlerin durdurulması konusunda anlaşmaya varıldı. Türkiye'nin tekliflerini görüşen AB devlet ve hükümet başkanları, Batı Balkan güzergâhı boyunca düzensiz göçmen akışının şimdi sona erdiğini açıkladı. Ancak anlaşmaya BM'den tepki geldi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği AB Direktörü Vincent Cochatel, AB-Türkiye anlaşmasından 'endişeli' olduklarını bildirdi. Bu anlaşmayla mültecilerin güzergâhlarının 'parçalanacağını' savunan Cochatel, AB'nin gelen yabancıları toplu şekilde sınırdışı etmesinin AB İnsan Hakları Konvansiyonu'nunda yasaklandığına vurgu yaptı.
Türkiye

Kuzey Kore Tehdidine Karsı Seul'den En Büyük 'Fi L Yürüyüşü'
Güney Kore'nin Kunsan Hava Üssü, hava kuvvetleri yetkililerinin deyisiyle gelmiş geçmiş en büyük 'fil yürüyüşüne (elephant walk) sahne oldu. Güney Kore Hava Kuvvetleri'ne ait 100'e yakın F-16 savaş uçağı, tam yüklü olarak Kunsan Hava Üssü'nün pistinde hazır olarak sıralandı. Bu "fil yürüyüşü", bazı çevreler tarafından, son zamanlarda artan Kuzey Kore tehdidine karsı bir tür gövde gösterisi olarak nitelendirildi. "Fil yürüyüşü", askeri terminolojide, tehlike söz konusu olduğunda savaş uçaklarının mümkün olan en kısa sürede havada olmaları için tam yüklü olarak pist basında hazır olmaları anlamına geliyor.
Akşam

Avrupa'da Faciadan Dönüldü
Fransa'nın Alsas bölgesinin Fessenheim Kasabası'ndaki en eski nükleer santralın, 2014 Nisan'da yaşanan kazayı örtbas ettiği ortaya çıktı. Her yıl farklı teknik kazalara yol açan santralın derhal kapatılması istenirken, kazaların örtbas edilmesi ve reaktörlerin yeniden elektrik üretimine geçmesi üç komsu ülkeyi korkutuyor. Fransız Atom Enerji Denetleme Kurumu (ASN), Uluslararası Atom Enerji Kurumu'na kazanın riskli olmadığını belirtirken, santral kazası komsu ülke medyalarında son bir hafta içinde ana konu oldu.
Akşam

Abd, Ypg'nin Toprakları Geri Vermesini İstiyor
Amerikan yönetimi, terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'nin ele geçirdiği toprakları yerel yönetimlere bırakmasını istiyor. Rus Sputnik internet sitesine konuşan ABD Dışişleri Sözcüsü Mark Toner, Kürt grupların Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanlarından kurtardıkları toprakları yerel yetkililere teslim etmesi gerektiğini, böylece sığınmacıların evlerine dönebileceğini söyledi. Toner, "Kürtlerin toprakları yerel yetkililere, yerel idareye verdiğini görmek istiyoruz ki böylece sığınmacılar evlerine geri dönebilsin" dedi. Toner, ABD'nin PYD'nin askeri kanadı olan YPG güçlerine, IŞİD'den kurtardıkları toprakları kendi ellerinde tutmamaları gerektiğini açıkça ifade ettiğini vurguladı. Washington'un YPG ile irtibat halinde olduğunu belirten Toner, ancak Kürtlerin şu ana dek Türkiye'nin bombardımanları karşısında yardıma ihtiyaçları olduğuna ilişkin herhangi bir kaygı dile getirmediğini sözlerine ekledi.
Vatan

Netanyahu, Obama İle Görüşmeyi Reddetti
Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Ned Price, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'nun 18 Mart'ta yapılması beklenen ABD ziyareti kapsamında Beyaz Saray'a davet edildiğini, ancak medyadan davetin kabul edilmediğini öğrendiklerini açıkladı. Price, yaptığı yazılı açıklamada, Netanyahu'nun Obama'dan randevu alamadığı yönündeki haberlerin doğruyu yansıtmadığını kaydetti. İsrail liderinin Obama ve yönetimiyle görüşmesi için Beyaz Saray'a davet edildiğini vurgulayan Price, "İkili görüşmenin yapılmasını bekliyorduk. Başbakan Netanyahu'nun daveti kabul etmek yerine, ABD ziyaretini iptal ettiğini medya aracılığıyla sürpriz bir şeklinde öğrendik" ifadesini kullanıldı. Netanyahu 18 Mart'ta Yahudi lobi kuruluşu Amerikan- İsrail Halkla İlişkiler Komitesi'nin (AIPAC) toplantısı için ABD'ye gelecekti. İsrail liderinin toplantıda gerçekleştireceği konuşmayı video konferans yöntemiyle yapacağı açıklandı.
Vatan

Bm Ve Abd Çözüme Karşı!
Türkiye'nin Avrupa'ya yönelik göç dalgasının durdurulması amacıyla Brüksel'deki Avrupa Birliği (AB) zirvesinde sunduğu köklü öneriler Birleşmiş Milletler (BM) ve ABD medyasında rahatsızlık yarattı. Suriye sorununun çözümünde sorumluluk almayan ve ABD ile Rus baskısıyla hiç adım atmayan BM'ye bağlı Mülteciler Yüksek Komiserliği'nin (UNHCR) Avrupa Direktörü Vincent Cochetel, "İnsanları hiçbir güvence olmadan Türkiye'ye geri gönderme planı, hukuk açısından birçok sorun barındırıyor" dese de, rahatsızlığın 'Suriye içinde insani amaçlı "güvenlikli alanların" oluşturulması için AB ile işbirliği yapılması' maddesinden kaynaklandığı tahmin ediliyor. ABD gazetelerinden New York Times da Avrupa baskısında geniş yer verdiği zirve haberine "Türkler göçmen krizi konusunda AB'ye yardım için taleplerini sertleştiriyor" başlığını verdi. BM ve ABD medyası rahatsız olsa da önceki gün Brüksel'de gerçekleştirilen zirvede Türkiye'nin mülteci sorununa karşılık getirdiği öneriler AB tarafında memnuniyet yarattı. Şimdi, 10 gün boyunca, yapılacak AB Liderler Zirvesi'ne kadar AB içinde çalışmalar devam edecek. Türkiye'nin mülteci sorununa karşı tezi 'Güvenli bölge' manası taşıyan 'Suriye içinde insani amaçlı "güvenlikli alanların" oluşturulması için AB ile işbirliği yapılması' dışında Türkiye'nin getirdiği öneriler şu şekilde: Türk vatandaşları için vizelerin en geç haziran ayı sonuna kadar kaldırılması, AB'nin 2018 sonuna kadar ek 3 milyar avro daha sağlaması, Türkiye'nin Yunan adalarından geri kabul ettiği her bir Suriyeli için başka bir Suriyelinin bir AB ülkesine yerleştirilmesi, Türkiye'nin AB üyelik müzakere sürecinde yeni fasılların açılması kararına hazırlık yapılması.
Star

Sen Sömürge Valisi Değilsin Bass!
ABD yönetimi, Zaman gazetesine kayyum atanmasının ardından sanki bir sömürge valisiymiş gibi açıklama yaparak büyük tepki alan Ankara Büyükelçisi John Bass'a sahip çıktı. ABD Dışişleri Bakanlığı sözcüsü John Kirby, günlük basın toplantısında konuyla ilgili sorular üzerine, Başkan Barack Obama ve Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, Büyükelçi Bass'ın, Türkiye'de yürüttüğü çalışmalara desteklerinin ve güvenlerinin tam olduğunu söyledi. Büyükelçi Bass'ın Türk halkının gerçek bir dostu olduğunu, Türkiye'nin gelecekte başarılı olmasını ve Türk halkını çok önemsediğini belirtti. Bass, Türkiye Cumhuriyeti'nin kılcal damarlarına sızmaya çalışmış bir terör örgütü ile ilgili davanın hukuki süreci devam ederken, sanki bir sömürge valisi gibi açıklama yaparak basın özgürlüğü ve hukuka uygun yargılamaya dikkat çekmeye çalışmıştı. edward snowden tarafından ABD Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (nsA) milyonlarca insanın özel hayatını ihlal eden faaliyetleri deşifre edilince İngiliz Guardian gazetesi kapatılmakla tehdit edilmiş ve belgeler zorla imha ettirilmişti.
Star

POLİTİKA

Dağdaki Kızların Onuru Çiğneniyor
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, "Cinsel tacize karşı yürüttüğümüz mücadeleye örgüt elebaşları elinde onuru çiğnenen kadınları da eklemeliyiz. Ben onlara üzülüyorum. Bunlar kaçırılarak dağda eğitilen Kürt vatandaşlarımızın kızları" dedi. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü nedeniyle Türk Metal Sendikası Kadın İşçiler 21. Büyük Kurultayı'na katılan ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda çeşitli kesimlerden temsilcileri ağırlayan Erdoğan, özetle şu mesajları verdi: "KADINLARLA ilgili birtakım yanlış anlayışların, uygulamaların faturasını kimse dine çıkarmasın. Her şey değişirken, kadınlarla ilgili algıların ve uygulamaların aynı kalmasını beklemek adaletsizliği savunmaktır. Türkiye geçmişte kadınları sadece cinsiyetlerine değil, kılık kıyafetlerine göre de tasnif eden bir çarpık zihniyetin, nobran, incitici, kadını aşağılayıcı uygulamalarına da şahit oldu. Bizi bugüne kadar yaşam biçimi üzerinden eleştirenler, bu konuda en küçük örnek ortaya koyamaz. Dertliyim. Damdan düştüm. Kızlarımı bu ülkede, başörtülü olduğu için okutamadım. Amerika'da okuttum. Açık söylüyorum, bana göre kadına en büyük zararı, hayatı 'ekonomik özgürlük parantezine' mahkûm eden anlayış vermiştir. Hangi annenin yaptığı iş, paraya tahvil edilebilir? Kadınlar inayet değil, adalet bekliyor. Kota değil, adil bir yarış talep ediyor. İstismar edilmek değil, saygı görmek istiyor. Kimse kadınların bu isteklerine kulak tıkayamaz. Benim için kadın annedir. Anacığım, ayağının altını öperken 'Oğlum ne ediyosun' derdi. Ben de 'Bana cenneti çok mu görüyorsun? Cennetin kokusunu almak istiyorum' derdim. Birilerinin ısrarla kendi ülkesinin kadınlarını yok sayıp, sadece Batılı kadını idealize etmesini art niyetli buluyorum. Birileri inatla Doğu toplumlarını, geleneği, hatta dini sadece ezilmekle, ötekileştirmekle, zulümle özdeş hale getirmeye çalışıyor. Bunlar için aile ve din kadının özgürleşmesinin önündeki en büyük engeldir. Bu kesimlerin gözünde İslam, kadını yücelten, değer veren baştacı eden değil, bilakis onu kişiliksiz hale getiren bir unsur. Bu iddianın sahipleri kadını özgürleştirmek ve medenileştirmek adına, yıllarca bu ülkenin kadınına zulmetmişlerdir. Kürtaj itirazlarında, 3 çocuk ısrarında ailenin korunmasıyla ilgili attığımız adımlarda da bu zihniyet kendini ele veriyor. Bu ülkede, nüfus planlaması, aile planlaması adı altında doğum kontrolleri yapıldı. Niye biliyor musunuz? Bu milletin neslini kurutmak için. Şu anda Batı, dünya tutuştu, nüfusları yaşlanıyor. Nüfusu arttırmamız gerekiyor. Burada da bir numaralı aktör annelerimizdir, sizsiniz. Bazısı anne olmak istemeyebilir. Ama kadını birinci derecede en yüksek seviyeye çıkaran o makamdır. Son dönemlerde özellikle terör eylemlerinde kurşun sıkan, bomba atan eli kanlı teröristlere sahip çıkacak, onları kahramanlaştırmaya çalışacak kadar alçalanlar olmuştur. Bunlar aydın müsveddesi. İstanbul'da geçen hafta iki kadın terörist, polisimizi hedef alan bir eylem düzenliyor. Bunlar çatışmaya giriyor ve her ikisi etkisiz hale getiriliyor. Bazı gazeteci kılıklı terör sempatizanları ise bu olayı utanmadan sıkılmadan iki kadın öldürüldü diye haber yapıyor, iki terörist değil. Kadınlardan terörist olmaz mı? İşte tanıştık bu teröristlerle. Bunlar için mesele hiçbir zaman kadının özgürleşmesi olmadı. Bunlar kendi kör ideolojierine körpe beyinler, terör çarkını döndürecek taze kanlar bulmanın derdinde. Cinsel tacize karşı yürüttüğümüz mücadeleye örgüt elebaşları elinde onuru çiğnenen kadınları da eklemeliyiz. Ben onlara üzülüyorum. Bunlar kaçırılarak, dağda eğitilen Kürt vatandaşlarımızın kızları. Bu analar bana geldiler, ağladılar. Şu anda akıbetleri meçhul. DEAŞ, DHKP-C, PKK, PYD gibi terör örgütlerinin kadına yaklaşımında bir fark yoktur, hepsi için kadın, kullanılabilecek bir araçtır. Aynı şey paralel ihanet çetesi için de geçerlidir. Paralel ihanet çetesi ve onun elebaşı, yıllarca beyinlerini iğfal ettikleri çocukları bugün dünyanın her yerinde Türkiye aleyhine kullanıyor."
Hürriyet

İlk 4 Dede İradesi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerinde yaptığı konuşmalarda yeni anayasa tartışmalarına değindi. TBMM'de ve İstanbul Avcılar'da kadınlara seslenen Kılıçdaroğlu özetle şöyle dedi: "İlk 4 madde bizim kırmızı çizgilerimiz. Cumhuriyet'i kuran iradeyi değiştirmeye asla izin vermeyeceğiz. Birincisi 'Türkiye devleti bir Cumhuriyet'tir. Yani padişahın kulu değil, bu ülkenin onurlu bireyiyiz. Bunun nesini değiştireceksiniz. İkincisi Cumhuriyet'in temel niteliklerini sayıyor. Türkiye Cumhuriyeti toplumun huzuru ve milli dayanışma, adalet anlayışı içinde insan haklarına saygılı Atatürk milliyetçiliğine bağlı demokratik sosyal bir hukuk devleti diyor. Bunu da değiştiremezsiniz diyoruz. Bir diktatör bozuntusuna post yaratmak için yapılan değişikliğe izin vermeyeceğiz. Kimse kusura bakmasın Türkiye Cumhuriyeti bir etnisite devleti değil, bir siyasal aklın devletidir. Üçüncüsü 'Türkiye Cumhuriyeti devleti ve milleti ile bölünmez bir bütündür, dili Türkçe'dir. Bayrağın şekli ve İstiklal Marşı'ndan niye gocunuyorsunuz. Bir tek CHP'li parlementoda varsa hiçbir değişikliği yapamayacaklar. Çünkü biz gücümüzü bu ülkenin kadınlarından alıyoruz. Bizim parlamenter sistemimiz var, 200 yıldır devam ediyor, Osmanlı'dan geliyor; bu sistemi daha güzel hale getirelim. 'Hayır, oturup tamamını değiştirelim' diyorlar."
Hürriyet


SPOR

Dünyanın en çok kazanan sporcuları arasında yer alan Maria Sharapova'nın doping yaptığını itiraf etmesi kendisine pahalıya patladı. Rus raketin, Avustralya Açık'ta dopingli çıktığını açıklamasının ardından 12 saat bile geçmeden sponsorlarından darbe üstüne darbe yemeye başladı. İlk olarak 18 yıldır sponsoru olan Nike, Sharapova ile olan 51 milyon dolarlık 3 yıllık anlaşmayı askıya aldı. Nike'dan yapılan açıklamada "Soruşturma devam ederken biz de Maria ile olan ilişkilerimizi askıya alma kararı verdik" ifadelerini kullandı. Firma, Sharapova ile kendi adıyla pazara sunulan ürünlerinin satılmasından alacağı pay karşılığında sporsorluk anlaşması imzalamıştı. Nike'ın ardından İsviçreli saat üreticisi TAG Heuer de Rus tenisçi ile yürüttüğü 6 milyon dolarlık sponsorluk yenileme görüşmelerini sonlandırma kararı verdi. Sharapova'ya bir darbe de Porsche'den geldi. Rus sporcuya bu yıl içinde ödenecek 8 milyon dolarlık sponsorluk ücretinin dondurulması kararlaştırdı. Böylece Sharapova 1 gün içinde toplam 65 milyon dolarlık gelirden oldu. Yaşadığı sakatlıklar nedeniyle dünya sıralamasında 7.liğe kadar gerileyen Masha, 1 Ocak'tan itibaren yasaklı madde listesine giren "Meldonyum"u 10 yıldır kullandığını itiraf ettikten sonra ITF Rus raketin 12 Mart'tan itibaren geçici olarak men edildiğini duyurdu.
Star


Galatasaray Divan Kurulu'nun Mart ayı olağan toplantısı bugün yapılacak. Lisede İrfan Aktar başkanlığında gerçekleştirilecek toplantıda kulüp ile bağlı ortaklıklara ait 31 Aralık 2015 tarihi itibariyle düzenlenmiş mali, idari ve sportif raporlar yönetim kurulu tarafından sunulacak, denetim kurulunun raporları açıklanacak. Şampiyonluk yarışına havlu atan futbol takımının Avrupa'dan da elenmesi ve UEFA'dan gelen men cezası nedeniyle taraftarların Başkan Dursun Özbek'in istifasını istemesi nedeniyle divan toplantısının hareketli geçmesi bekleniyor. Kurulda muhalefetin etkin isimlerinden Hayri Kozak konuşacak. Kozak'ın başını çektiği grubun Başkan Özbek yönetimine kongre kararı alması için baskı yapmasına kesin gözüyle bakılıyor. Özbek'in de bu baskıya olumlu cevap verip, Haldun Üstünel, Abdurrahim Albayrak gibi isimlerle tekrar aday olabileceği belirtiliyor. Son karar 19 Mart'taki mali kongrede verilecek.
Star


Beşiktaş Teknik Direktörü Şenol Güneş, Eskişehirspor karşılaşmasında, 90 dakika sonunda yaşanan tablonun, galibiyet ve alınan 3 puandan daha önemli olduğunu söyledi. Uzun lig maratonunda bir takımı başarıya götüren en önemli etkenin birlik ve beraberlik ruhu ile hareket etmek ve kenetlenmek olduğuna dikkat çeken Güneş, "Maç sonu yaşanan tablo, Beşiktaş'ta bu ortamın oluştuğunu gösterdi" dedi. Güneş, "Taraftarlarımız be ni davet etti ve ben de buna icabet ettim. Bir takımın başarısı ve büyüklüğü, taraftarı, oyuncusu ve yönetiminin bütünleşmesinden geçiyor. Eskişehirspor karşılaşmasından sonra Beşiktaş'ta bu birlik-beraberlik ve kenetlenmeyi gördüm. Bu havayı yakalamamız çok önemli bir aşama. 90 dakikanın bitiminde yaşadığımız şov bir bakıma şampiyonluğun provası gibiydi" ifadesini kullandı. Artık, hem takım olarak oynayacakları futbolu, hem de taraftarların desteğini bir tık daha ileriye götürmeleri gerektiğini vurgulayan Güneş, "Beşiktaş taraftarı kötü gününde de takımına sahip çıkar. Ama saha sonuçları başarılı oldukça, ortaya konan futbol tribünleri tatmin ettikçe coşku da artar. Bu yolun sonu şampiyonluğa kadar uzanır. Beşiktaş artık bu yola girmiştir. Bunun dönüşü yok" şekinde
Star

Kanarya'nın rakibi Sporting Braga'yı son olarak Porto maçında yakın markaja alan Pedro Ribeiro şifreyi çözdü. Pereira'nın yardımcısının raporuna göre Portekiz ekibi ofansif anlamda gerçekten çok hızlı ve etkili oyunculara sahip. Sol kanat oyuncusu Rafa Silva, takımın yıldızı konumunda. Sol koridoru çok iyi kullanan Portekizli oyuncu, buradan yaptığı bindirmelerle topu ya arkadaşlarına asist olarak yolluyor, ya da direkt kaleye şut çekiyor. Bu sezon resmi maçlarda 9 gol atıp, 6 da asist yapan Silva'nın Avrupa Ligi karnesinde ise 2 gol ve 4 asist bulunuyor. Fenerbahçe'de sağ bek Şener'e çok iş düşecek. Hücumu seven bir oyuncu olan Şener, geriye dönmekte zorlanırsa, Kanarya'nın başı ağrıyabilir. Takımın gol silahları Ahmed Hassan ile Stojilkovic. Her iki oyuncu da bu sezon resmi maçlarda 12'şer gol atarak dikkat çektiler. Sağ kanatta Jouse ile Pedro da dikkat çekici isimler. Braga'nın kağıt üzerinde en zayıf bölgesi savunması olarak görünüyor. Defansta liderlik yapan bir isim yok. Ancak genel olarak dirençli bir savunmaya sahip olan Portekiz ekibi, Avrupa'da deplasman maçlarında çok iyi konsantre oluyor ve orta saha da bu bölgeye iyi destek veriyor. Braga bu sezon Avrupa Ligi'nde dış sahada oynadığı 4 karşılaşmada kalesinde sadece 2 gol gördü. Ancak savunmanın hücuma gol ve asist katkısı bir hayli fazla.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder