11 Mart 2016 Cuma

11.03.2016 Genel Gündem


11.03.2016

GÜNDEM

Sur'da Ateş Açan 7 Pkk'lı Öldürüldü
Diyarbakır'da önceki gün operasyonların tamamlandığı merkez Sur ilçesinde dün Vali Yardımcıları ile Emniyet Müdürü Adnan Taşdan inceleme yaparken, yaklaşık 1 kilometre uzakta güvenlik güçleri arama tarama faaliyeti yaptığı sırada bir eve gizlenen PKK'lı teröristler ateş açtı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle çıkan çatışmada 4 terörist öldürüldü. Geniş çaplı operasyon başlatan güvenlik güçleri, 3 PKK'lıyı daha etkisiz hale getirdi. Sur'da hendeklerin kapatılması, barikatların kaldırılması ve PKK'lıların etkisiz hale getirilmesi için 2 Aralık günü bazı mahallerde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından bordo bereliler, jandarma ve polis özel harekat timlerinin katıldığı operasyonlar önceki gün sona erdi. Tarihi Dört Ayaklı Minare çevresinde Vali Yardımcıları ve Emniyet Müdürü Adnan Taşdan inceleme yaptığı sırada, yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta arama tarama faaliyetini sürdüren güvenlik güçlerine öğle saatlerinde bir eve gizlenen PKK'lı teröristler tarafından otomatik tüfeklerle ateş açıldı. Güvenlik güçlerinin anında karşılık vermesiyle çatışma çıktı. Çatışmada 4 PKK'lı terörist öldürüldü. 1 teröristin yaralı olarak kaçarak başka bir eve sığındığını tespit eden güvenlik güçleri geniş çaplı operasyon başlattı. Operasyonlarda 3 PKK'lı terörist daha daha etkisiz hale getirildi.
Milliyet


Merkel, Plana İtiraz Edenleri Tek Tek Eledi
Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye'nin 7 Mart'ta gerçekleşen zirvede göç krizinde prensipte anlaşmaya varmasının ardından tartışmalar sürerken, Reuters haber ajansı Brüksel'de 6 saat süren toplantının perde arkasına ulaştı. Reuters'a göre, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun Brüksel'de sunduğu yeni plan Avrupalı liderleri şaşırtırken, Almanya Şansölyesi Angela Merkel anlaşmaya daha hızlı varma amacıyla Fransa ve AB kurumlarının liderlerini sürecin dışına itti. Reuters'a konuşan Alman yetkililere göre Davutoğlu, pazar gecesi Merkel ve Hollanda Başbakanı Mark Rutte ile Brüksel'de yaptığı görüşmede, önerdiği "cesur planla herkesi şaşırttı". Bir Alman yetkiliye göre Merkel, derhal Davutoğlu'nun önerdiği planın "tüm dinamiği değiştirebileceğini ve AB'nin elde edeceği kazancın verdiği tavizlerden fazla olacağını hissetti". Davutoğlu, kaçak yollarla Türkiye'den Yunanistan'a geçen Suriyeli mülteciler dahil tüm göçmenlerin Türkiye'ye geri gönderilmesini önermişti. Karşılığında, geri yollanan her bir Suriyeli için, AB'nin Türkiye'deki mülteci kamplarında bulunan bir Suriyeli'yi kabul etmesini istenmişti. Türkiye'ye söz verilen 3 milyar euro'nun iki katına çıkarılması ve vize muafiyetinin hazirana çekilmesi de talep edilmişti.
Milliyet

'Tahir Elçi'yi Biz Öldürdük!'
Diyarbakır'ın Sur ilçesinde kurulan barikatları ve el yapımı patlayıcıları etkisiz hale getirmek için başlatılan operasyon 103 gün sürdü. 14 kişinin güvenlik güçlerine teslim olması ise operasyonun kırılma noktası oldu. Güvenlik güçlerine teslim olan kişilerin sorguları ise güvenlik güçleri tarafından yapıldı. Terör örgütüne üye oldukları tespit edilenler ise çapraz sorguya alındı. Yapılan sorguda ise PKK'lı teröristlerin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi ile Doktor Abdullah Biroğul'u öldürdüklerini itiraf ettikleri iddia edildi. Ahaber'de yayımlanan iddiaya göre teröristler 28 Kasım 2015 tarihinde Tahir Elçi'nin 4 Ayaklı Minare'de yaptığı basın açıklaması sırasında vurulmasını ve 31 Ağustos 2015 tarihinde Lice'de yol kesme eylemi sırasında Abdullah Biroğul'un ölümünü üstlendi. Elçi, basın açıklaması yaptıktan sonra polisle teröristler arasında çıkan çatışmada isabet eden kurşunla hayatını kaybetmişti. Kulp ilçesinde Toplum Sağlık Merkezi'nde doktor olarak çalışan Biroğul da Lice'de PKK'lıların yol kestiğini görünce geri dönüp aracıyla birlikte kaçmaya çalışmıştı. Aracın geri döndüğünü gören PKK'lılar uzun namlulu silahla ateş açmıştı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 116,5106-116,5857
ABD Doları 2,8900-2,8917
Euro 3,2296-3,2316
İngiliz Sterlini 4,1259-4,1300

Süper Marıo Uçtu
Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Mario Draghi yani piyasaların verdiği isimle Süper Mario elindeki tüm barutu piyasaların önüne serdi. Büyüme sancılarını bir türlü dindiremeyen Avrupa ekonomisini desteklemek, bankaların likidite sıkıntısını aşmasını sağlamak ve enflasyonun çok düşük seviyelerde takılmasını önlemek için faiz, varlık alımı, likidite ihaleleri için kritik kararlar aldı. Beklenildiği gibi bankaların ECB'de tuttuğu mevduata uyguladığı negatif faiz oranını yüzde 0.30'dan yüzde 0.40'a çeken Draghi, "Bende paranızı tutarsanız üstüne fazla para verirsiniz, piyasaya sürün" mesajı verdi. Ayrıca bankalara gecelik borçlanmaları için verdiği paranın faizini de yüzde 0.30'dan yüzde 0.25'e düşürdü. Yani daha rahat likiditeye ulaşmalarını sağladı. Ayrıca Mart 2017'ye kadar uzattığı 60 milyar Euro'luk varlık alım programını 20 milyar Euro arttırdı ve 80 milyar Euro'ya çıkardı. Valık alım programının kapsamını da genişleten Draghi Euro cinsinden yatırım yapılabilir nota sahiplerse banka dışı kesimlerin yani özel sektör tahvillerinin de alınabileceğini açıkladı. Draghi bununla da yetinmedi ve bankalar için 5 yıllık uzun vadeli kredi sağlayacak ve haziranda başlanacak TLTRO ihaleleri düzenleneceğini belirtti. Piyasa ECB'den beklentisini fazlasıyla karşıladı, şimdi sıra Amerika Merkez Bankası'nın (FED) toplantısına geldi. Şayet Draghi gibi FED Başkanı Janet Yellen de faiz artırımlarını öteler belli bir süre telafuz ederse piyasaların bahar havası yaşaması muhtemel. Draghi düzenlediği basın toplantısında ise "Aldığımız önlemlerin ekonomik büyüme ve enflasyona verdiği desteği göze aldığımızda faizlerin daha da indirilmesi gerekeceğini düşünmüyoruz" dedi. Draghi Euro Bölgesi için 2016 enflasyon tahminini ise yüzde 1'den yüzde 0.1'e düşürdü. Draghi bankalara verilecek dört yıl vadeli kredilerin, kaynağın reel ekonomiye aktarılmasını özendirecek şekilde yapılandırıldığını belirterek, "Reel ekonomiye kredi verme konusunda aktif bankalar diğer aktivitelere odaklanan bankalara kıyasla daha fazla kaynak kullanabilecek" dedi. Kararlar sonrası Euro dolar karşısında önce yüzde 1 değer yitirdikten sonra yükseldi. Türk Lirası da dolara karşı güçlendi ve dolar gün içinde 2.87 liraya kadar gerilerken serbest piyasada 2.8940 liradan kapandı. Avrupa borsalarında yüzde 1'i aşan düşüşler görüldü, Borsa İstanbul günü yüzde 0.36 yükselişle 79 bin 24 puandan kapattı. Altının ons fiyatı 1.269 dolara kadar çıktı, yurtiçinde gram altın yüzde 1.34 değer kazandı, 117.70 liradan günü tamamladı.
Hürriyet

İhtiyaç Kredisine Sınırlama Geliyor
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK), tüketici kredilerinde, "Ayağını yorganına göre uzat" dönemi için geri sayıma başladı. Konut ve taşıt kredilerinde zaten teminat olduğundan hareket eden BDDK, ihtiyaç kredileri için bir sınırlama getirmeyi planlıyor. Kişinin geliri dikkate alınarak bir katsayı belirlenecek ve katsayıya göre kişiler ihtiyaç kredisi çekebilecekler. BDDK bir süredir kişilerin çektiği kredilerde gelire oranlı bir sisteme geçmek için hazırlık yapıyor. Son aylarda bu çalışmalar hızlandı. Bu yılın ocak ayında Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek de, "Tüketici kredi limitlerine dair kuralların değiştirilmesi düşünülüyor. Tüketici kredi limitlerinde gelir bazlı sisteme geçişe çalışılıyor. Bu hamle sermaye yeterlilik rasyoları üzerindeki baskıyı azaltabilir" açıklamasını yapmıştı. BDDK'nın hazırlıklarını tamamlamak üzere olduğu ve nisan ayında düzenleme için harekete geçebileceğini belirtiliyor. Mart sonunda Basel raporlarının açıklanacağını dile getiren BDDK'dan bir yetkili, daha sonra düzenlemeler için harekete geçilebileceğini dile getirdi. BDDK, geçen yıl Basel Bankacılık Denetim Komitesi tarafından oluşturulmuş Düzenleme Tutarlılığı Değerlendirme Programı kapsamında yönetmelik ve tebliğ değişikliklerini yayınlamıştı. Raporun mart ayından sonra açıklanması bekleniyor. Raporun açıklanmasını takiben de tüketici kredileri için mevzuatın yayımlanabileceği kaydedildi. İhtiyaç kredilerinde kişinin aylık maaşının belli bir katsayısına kadar ihtiyaç kredisi alabilmesine ilişkin düzenleme yapılacak. 2014 yılında kredi kartlarında kişinin kredi kartı limiti aylık maaşının 4 katını geçemiyor. BDDK verilerine göre, bu yılın ocak ayı itibariyle tüketici kredilerinin büyüklüğü 305.7 milyar lira oldu. Bunun 155.5 milyar lirası ihtiyaç, 143.8 milyar lirası konut ve 6.3 milyar lirası da taşıt kredilerinden oluştu. Geçen yıl ocak ayında toplam tüketici kredileri 284 milyar liraydı. Bunun 151.3 milyar lirası ihtiyaç, 126 milyar lirası konut ve 6.6 milyar lirası da taşıt kredilerinden oluşuyordu.
Hürriyet

Turiste Yakın Markaj
Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, turizmde yeni istihdam paketinin detaylarını açıkladı. Turist uçaktan indiği andan itibaren başlayacak hizmet kapsamında 1000 kişinin istihdam edileceğini söyleyen Ünal, "400 kişi havaalanında gelen turisti karşılayacak, turizm elçisi olacak. 600 kişiyi ise ören yerleri ve müzelerde istihdam edeceğiz" dedi. Ünal, Türkiye'nin güvenlik açısından sorununun olmadığının altını çizerek, "Turizm bölgelerimizde bu hassiyeti 2 - 3 katına çıkarıyoruz" diye konuştu. Berlin Turizm Borsası'da (ITB) gerçekleştirilen basın toplantısında konuşan Ünal, şu mesajları verdi: "Türkiye'ye gelen ziyaretçilere daha çok dokunmak istiyoruz. Uçaktan indikleri anda başlayacak, ören yerlerini ziyarette bulundukları illere de destek olunacak. Yaklaşık bin kişiyi istihdam edeceğiz. 400 kişi, havaalanında gelen turisti karşılayacak, turizm elçisi olacak. 600 kişiyi ise ören yerleri ve müzelerde istihdam edeceğiz. SGK primleri konusunda devletin destek sağlamasına ilişkin talepler vardı. SGK prim desteği olarak değil ama daha kapsayıcı, hem çalışan, hem işveren açısından daha esnek bir model üzerine mubataka vardık. Bunu Bakanlar Kurulu'nda konuştuktan sonra açıklayacağız."
Milliyet

İhracatı Artırırsak Hiçbir Sıkıntı Kalmaz
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı İbrahim Çağlar, Türkiye'nin dünya ihracatındaki payını binde 12'ye çıkarması halinde bütün ekonomik sıkıntıların çözüleceğini söyledi. Gündemdeki konuları değerlendirmek için basın toplantısı düzenleyen Çağlar, şunları söyledi: "Türkiye'nin dünya ticaretindeki payını artırması gerek. Türkiye son yıllarda yüksek büyüme oranlarını yakaladı. 22 trilyon dolarlık dünya ihracat hacmindeki payımız binde 8 seviyesinde. Bu payı yükseltmeliyiz. Mesela payımızı binde 10'a yükseltebilirsek rahatlarız. Binde 12'ye yükseltebilirsek inanın hiçbir sıkıntımız kalmaz. Bakın, Çin ihracatta çok büyüdü, iç piyasası yok. Çin'de daralma başladı. Çin'e gittik 'Bize mal satar mısınız?' dediler. İthalat fuarı düzenliyorlar. 'Firmalarınız gelsin masraflarını karşılayacağız bize mal satsınlar' dediler. İç piyasalarını canlandırmak mecburiyetindeler. Bizim çok canlı bir iç piyasamız var, dış piyasamızı güçlendirmemiz gerekiyor" dedi. Çağlar, çevre ülkelerde yaşanan olayların ihracatın performansını etkilediğini söyledi. Ancak ihracatta kaybedilen pazarlar kadar düşüş yaşanmadığını dile getiren Çağlar, hızla yeni pazarlara yönelerek kayıpların telafi edildiğini, Orta Amerika ve Afrika'da çalışmalarını artırdıklarını anlattı.
Milliyet

Ekonomi '1' Küçülürse Taşımaya '4' Yansıyor
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım, ekonomide 1 birim küçülme yaşandığında taşımacılıkta 4 birim küçülme olduğunu söyledi. TOBB'da düzenlenen Deniz Ticaret Odaları Konsey Toplantısı'nda konuşan Yıldırım, ekonomide 1 birim küçülme yaşandığında taşımacılıkta 4 birim küçülme olduğunu belirtti. 2008 öncesi sunulan arz kapasitesinin bugün talebin üzerinde kaldığını belirten Yıldırım, "Bu yüzden de navlun fiyatları giderek düşmeye devam ediyor, yakıt fiyatları düştüğü halde, burada bir çelişki var. Çelişkinin sebebi yeterli emtianın olmaması, piyasada fiyatların düşmesidir. Bu bir nevi 2003'te Türkiye'nin içinde bulunduğu kara taşımacılığı sektörünün durumu gibi" diye konuştu. Yıldırım, sektördeki arz kapasitesinin talebin iki katından fazla olduğuna dikkati çekerek, dolayısıyla taşımacıların hiçbirinin hak ettikleri navlun gelirlerini elde edemediğini belirtti. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci ise belirli bölgelerde lojistik üslerin kurulmasının ülkede deniz yolu taşımacılığının gelişimine katkı sağlayacağını ifade ederek, "Ülkenin üç tarafı denizlerle çevirili ve bu bizim için aynı zamanda fırsatları da içinde barındırmaktadır. Coğrafi konumumuz ve tarihten gelen birikimimizle dünyanın en önemli aktörlerinden biri olabiliriz" diye konuştu. Tüfenkci, Türkiye'deki ihracatın yüzde 54.3'ünün, ithalatın ise yüzde 60,1'inin deniz yoluyla yapıldığını belirterek, "İhracat ve ithalatın yarısından fazlası deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir. Dünyada ise uluslararası ticaretin yüzde 90'ından fazlası deniz yoluyla gerçekleştirilmektedir. Ülkemizin bu pastadan daha fazla pay alma zarureti de ortaya çıkmaktadır. Bu hedefi yakalayabilmemiz için limanları, deniz taşımacalığını ve gemi inşa sanayimizi el birliği ile geliştirmemiz ve büyütmemiz gerekiyor" dedi.
Milliyet

İyimserlik Kısa Sürdü
Dolar/TL, gelişmekte olan ülkelere yönelik genel risk iştahının yanı sıra beklentilerden iyi gelen cari açık verisi ve Avrupa Merkez Bankası'nın (ECB) varlık alım tutarını artırmasıyla 3 ayın en düşüğü olan 2.88'in altını gördü. Dolar dün 3 Aralık'tan sonraki en düşük seviyesi olan 2.8750'ye kadar geriledi. Ancak ECB kararlarının ardından gelen kâr realizasyonları nedeniyle dolar/TL bu seviyelerde kalıcı olamayarak yönünü tekrar yukarı çevirdi ve yeniden 2.9070'e çıktı. Euro da keskin çıkışla 2.2480 TL'ye ulaştı. Borsa İstanbul, ECB rüzgarıyla birlikte 79 bin puanı geçerek Kasım 2015'ten sonraki en tepe noktaya yükseldi. BIST günü yüzde 0.36 artışla 79 bin 24 puandan kapattı. Denizbank Özel Bankacılık Yönetmeni Orkun Gödek, ECB kararlarının piyasalarda iyimserliği artırdığını söyleyerek, şu değerlendirmeyi yaptı: "Başkan Mario Draghi'nin açıklamalarında daha düşük faiz oranı seviyesi düşünmediklerini belirtmesi ve alınacak tahvillere komitenin karar vereceğini söylemesinin ardından paritede gerçekleşmenin satıldığı durum ile karşılaşıldı ve 1.11 seviyesinin üzeri test edildi. Kısa vadede 1.0830/40 seviyesi aşağı yönde kırılmadıkça paritede yukarı yönde tepki gelebilir. Yurtiçi piyasalarda satın alınan iyimserlik ECB hikayesinin azalmaya başlaması ile azalarak TL'de kâr satışı gündeme gelebilir. Dolar/TL kısa vadede 2.88-2.90 bandında dalgalanabilir. ncak Fed öncesi kalıcı TL değerlenmesi beklemiyorum."
Vatan

Emekliye Banka Promosyonunda 500 Lira Taban Fiyat Göründü
Yaklaşık 11 milyon emekliyi ilgilendiren bankaların maaş promosyonlarında önemli bir aşamaya gelindi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlığı tarafından yürütülen pazarlık sürecinde asgari ödeme tutarını belirlemek için bankalarla sıkı bir pazarlık yürütülüyor. Pazarlık masasına 3 yıl için 200 TL ile oturan bankaların rakamı 300 liranın üzerine çıkardığı öğrenildi. bakanlık ise öncelikli olarak rakamın 500 liranın altına düşmemesini planlıyor. Sonrasında rakamın 500 liranın üzerine çıkarılması hedefleniyor. bankalarla yapılan her toplantıya anlaşma sağlanacak şekliyle girdiklerini ifade eden bakanlık kaynakları "3 yıl süreyle bir emeklinin maaşının aynı banka tarafından ödenmesindeki taban fiyatı belirlemeye çalışıyoruz. bankalar kıyasıya rekabet etse de bizim amacımız emeklinin 1 lira daha fazla promosyon alabilmesi için pazarlık sürecini yönetmek. bunun için asgari bir rakamı belirleyip üzerindekini bankaların kendi arasındaki rekabetine bırakmak" dedi. Edinilen bilgilere göre bankalar ile yapılan pazarlıkta taban fiyat formülü işletilecek. Örneğin belirlenecek 500 liralık rakamı bütün bankalar asgari fiyat olarak uygulayacak. bankalar daha fazla emekliye maaş ödeyebilmek amacıyla ayrıca kendi arasında sıkı bir rekabet süreci işletecek. Sosyal güvenlik uzmanları bankaların '500 TL + bir çeyrek altın' gibi cazip kampanyalar ile 11 milyon civarındaki emeklinin maaşı alabilmek için kıyasıya bir rekabet yürütebileceğini ifade ediyor. Özel ve kamu bankaları ile ayrı ayrı yürütülen görüşmelerde Çalışma Bakanlığı'nın yanı sıra Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) bürokratları da yer alıyor. Asgari promosyon tutarına ilişkin anlaşma yapmayan bankalara emekliler yönlendirilmeyecek.
Star

DÜNYA

Sarkozy Vizenin Kalkmasına Karşı
Fransa'nın eski cumhurbaşkanı ve Halk Hareketi Birliği (UMP) partisinin lideri Nicolas Sarkozy, Le Monde gazetesine yaptığı açıklamada AB ile Türkiye arasında pazarlığı süren mülteci anlaşmasını yorumladı. Sarkozy, "80 milyon Türk için vizelerin kalkmasına tamamen karşıyım" dedi. Avrupa Parlamentosu üyesi ve eski Belçika Başbakanı Guy Verhofstadt ise İngiliz gazetesi Guardian'a Avrupa ile Türkiye arasındaki anlaşmayı eleştiren bir yazı yazdı. "Bu Türk anlaşması yasadışıdır ve Avrupa'nın değerlerine ihanet ediyor" başlıklı yazıda, Verhofstadt, "Avrupa'nın ufalanan Schengen bölgesinde vizesiz seyahat hakkı sunduğumuzda, Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ülke içindeki siyasi zaferine yardım etmede suç ortağı olacağız" ifadelerini kullandı. Verhofstadt, "Türkiye'yle tehlikeli bir anlaşma imzalayıp sorunlarımız için dışarıdan destek almaya çalışmak yerine meseleleri kendimiz çözmek için birlikte çalışıyor olmalıyız" diye konuştu.
Hürriyet

Büyük Tatbikata Kalabalık Kapanış
Yemen'de ve Suriye'de hedeflerine ulaşamayan Suudi Arabistan; Ortadoğu, Afrika, Asya'dan 20 ülkenin katılımıyla düzenlediği, dün sona eren "Kuzeyin Gök Gürültüsü" adlı tatbikata gösterişli bir final yaptı. Suudi Arabistan'ın liderliğinde 20 ülkenin katılımıyla 27 Şubat'ta başlayan Ra'du'ş Şimal (Kuzeyin Gök Gürültüsü) tatbikatı, 'bölgenin en büyük askeri tatbikatı' oldu. Tatbikatta, Birleşik Arap Emirlikleri , Ürdün, Bahreyn, Senegal, Sudan, Kuveyt, Malezya, Fas, Pakistan, Çad, Tunus, Komorlar Birliği, Cibuti, Umman, Katar, Maldivler, Mısır, Moritanya ve Mauritius'tan 150 bin asker katıldı. Türkiye ise tatbikata iki gözlemci subay ile katıldı. Ülkenin kuzeyindeki, Irak sınırına yakın Hafer el-Batın'da Kral Halid askeri bölgesinde gerçekleşen dünkü kapanış töreninde Kral Selman bölgedeki birçok ülkenin liderlerini ağırladı. Törene Mısır'da darbeyle iktidara gelen Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Sudan Devlet Başkanı Ömer el-Beşir, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, Yemen Cumhurbaşkanı Mansur Hadi'nin, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif'in de olduğu ülke liderleri katıldı. Liderler, Kral Selman'la birlikte savaş uçakları, saldırı helikopterleri, tankların yer aldığı savaş tatbikatını izledi.
Hürriyet

Avrupa'dan Para Yağacak
Son aylarda piyasaların canlanması ve enflasyonun yükselmesi için mücadele eden Avrupa Merkez Bankası'ndan (AMB) sürpriz adımlar geldi. AMB, politika faizini yüzde 0.05'ten yüzde 0'a çekti. Mevduat faizini de yüzde -0.30'dan, yüzde -0.40'a indirdi. Banka, aylık varlık alım tutarını da 60 milyar avrodan 80 milyar avroya yükseltti. Banka ayrıca haziranda, 4 yeni uzun vadeli "yeniden finansman imkânı" da (LTRO) başlatacak. AMB'nin bu adımları, hem bölgede hem de küresel piyasalarda "daha bol ve ucuz para" anlamına geliyor. ABD Merkez Bankası'nın (FED) sıkılaşmaya gittiği bu dönemde Avrupa'nın para musluklarını açması, Türkiye'nin de aralarında bulunduğu gelişmekte olan piyasalarda coşkuyla karşılandı. Son dört haftadır yükseliş trendini sürdüren Borsa İstanbul, 80 bin seviyesine oldukça yaklaştı. Dolar da haftalar sonra 2.8750'ye kadar çekildi. Gösterge tahvilin faizi ise yüzde 1.5 gerileyerek yüzde 10.44'e düştü. AMB Başkanı Mario Draghi, "Varlık alımları Mart 2017'ye kadar sürecek, ihtiyaç olursa daha da uzayabilir. Enflasyon, hedefe doğru tutarlı şekilde yükselene kadar devam edecek. Faizler, varlık alımları sona erdikten sonra da düşük seviyelerde uzunca süre kalacak" açıklamasında bulundu.
Türkiye

Işid'in 'İşe Alım' Belgeleri Türkiye'de
İngiliz Sky News televizyonu, aralarında Türkiye'nin de olduğu 51 farklı ülkeden gelen 22 bin Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) militanının kişisel bilgilerinin yer aldığı dosyaları ele geçirdi. Belgeleri kanala, 'taraf değiştirdikten' sonra Suriye'den Türkiye'ye kaçan 'Ebu İbrahim' kod adlı eski bir IŞİD militanı verdi. Sky News, daha önce Özgür Suriye Ordusu saflarında savaşan Ebu İbrahim'in belgeleri Türkiye'deki 'gizli bir yerde' teslim ettiğini, bilgileri İngiliz güvenlik birimleriyle de paylaştıklarını açıkladı. Televizyonun eline geçen bin 736 dosyadan çoğu, militanların IŞİD'e katılmadan önce doldurduğuna inanılan anketlerden oluşuyor. Anketler, iş başvurusu için doldurulan formlara benziyor ve içlerinde kişisel sorular da yer alıyor. Nitekim formdaki sorulardan birinde 'müstakbel' militanlardan kendilerini kimin tavsiye ettiğini yazmaları, yani bir tür 'referans' vermeleri isteniyor. Terörle mücadele uzmanları, bu 'referans' bilgileri sayesinde IŞİD'e eleman toplayan kişilerin tespit edilmesinin kolaylaşacağını belirtiyor. Adaylar formda, IŞİD'de hangi pozisyonda 'çalışmak' istediklerini de yazıyor. Örneğin çatışmalara katılacak bir 'savaşçı' mı yoksa 'intihar bombacısı' mı olmak istediklerini belirtiyorlar. Klasörlerden birisinin 'şehitler' başlığını taşıdığı, bu listede intihar bombacısı olmak isteyenlerin yer aldığı kaydedildi.
Vatan

Merkel'in 'Anti-Tezi'
Mültecilere yönelik açık kapı politikası nedeniyle iktidarı dönemindeki en büyük oy kaybını yaşayan Almanya Başbakanı Angela Merkel'in, bu hafta sonu 3 büyük eyalette gerçekleşecek yerel seçimlerde de kan kaybına uğramasına kesin gözüyle bakılıyor. Merkel, iktidar cephesini bir arada tutmaya çalışırken, 2013'te kurulan 'Almanya için Alternatif' (AfD) partisinin genç lideri Frauke Petry, Şansölye'nin göçmen politikasına oluşan tepkiden güç alarak oylarını artırıyor. Sınır polisinin gerektiğinde göçmenlere silah doğrultmasını savunan 40 yaşındaki Petry, Merkel gibi Doğu Almanya kökenli bir siyasetçi. Petry'nin Merkel'le bir diğer ortak özelliği ise doktora diplomasının bulunması. Luteryen Kilisesi'yle bağları olan iki siyasetçinin ortak noktaları bunlarla sınırlı kalırken, iç ve dış siyaset konularında tamamen zıt fikirlere sahipler.
Vatan

Milyonlar Değil 10 Binler Gelecek
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci volkan Bozkır, AB ile geri kabul anlaşması olması durumunda Türkiye'ye iade edilecek göçmen sayısında yüz binler ya da milyonlar değil, binler, belki on bin rakamının telaffuzunun doğru olacağını söyledi. Anadolu Ajansı (AA) Editör Masasında gündeme ilişkin soruları cevaplayan Bozkır, AB'nin, Türkiye'den yasal yollarla mülteci alma işlemi sırasında "10 mühendis, 7 doktor seçeyim" şeklinde bir tabloyu kabul etmediklerine dikkati çekti. Mülteci seçimini BM Mülteciler Yüksek Kurulu sistemi içinde değerlendireceklerini kaydetti. AB Bakanı 2017'nin sonunda kalkması söz konusu olan vizenin, 29 Kasım Zirvesi'yle birlikte bir yıl öne çekildiğini, 7 Mart Zirvesi'yle de tarihin Haziran ayına çekildiğini vurguladı. B ülkeleri içerisinde ekonomisini büyüten yegane ülkenin Türkiye olduğuna dikkat çeken Bozkır, "vizeler tamamen kalktıktan sonra çalışma müsadeli bir vize haline gelse belki biz Avrupa ülkeleri vatandaşlarına vize koymak mecburiyetinde kalacağız. Çünkü esas akım Türkiye'den Avrupa'ya doğru değil, Avrupa'dan Türkiye'ye doğru olacak." ifadelerini kullandı. vizenin kalkması için Türkiye'nin üzerine düşen bazı yükümlülüklerin 1 Mayıs'a kadar yerine getirileceğini belirten Bozkır, "Şartın yerine gelmesiyle de birlikte varılan mutabakat çerçevesinde Türk vatandaşlarının Schengen bölgesine girişte vize almaksızın seyahatleri mümkün olacak. Bu çok önemli bir olay" değerlendirmesinde bulundu. Bozkır, "Bunun milletimize karşı bir armağan olduğunu düşünüyoruz. O yüzden bunu muhalefetle işbirliği halinde veyahut da işbirliği olmadan gerçekleştireceğiz" dedi.
Star

Pyd-Esad İkilisinden Pkk'ya Klor Gazı
Türkiye düşmanlığı konusunda her gün yeni bir yol deneyen Esad rejimi bu kez de PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'ye kimyasal silah klor gazı sağladı. Türkmenler tarafından tespit edilen kirli ittifakın PYD tarafından PKK'ya ulaştırılarak Türkiye'deki terör eylemlerinde kullanılabileceği öngörülüyor. Suriye'de ve Irak'ta DAEŞ ile PYD birlikte hareket ederken DAEŞ'in Türkmenlere karşı Irak'ın Tazehurmatu'da sivillere karşı klor gazı kullandığı kanıtlandı. Aynı gün PYD lideri Salih Müslim, ÖSO'nun Halep'te Şeyh Maksut mahallesinde sivillere yönelik kimyasal silah kullandığı iddiasını ortaya attı. Suriyeli Türkmen Lider Samir Hafez, "Bu bir oyun çünkü PYD, ABD başta olmak üzere Batı'dan hangi önemli silahı alsa ilk olarak ÖSO'nun kullandığını söyleyip ardından kendi bu silahı kullanıyor. Tespit ettik ki Esad rejimi bu kez PYD'ye kimyasal sağladı. Şimdi PYD'nin bu kimyasalı PKK'ya vermeyeceğinin; Türkiye'de PKK'nın bunu büyük bir şehirde kullanmayacağının garantisi var mı?" diye konuştu. Esad rejimiyle PYD'nin ilişkilerinin arttığını ifade eden Hafez, " tespitimize göre hardal ya da sarin gazı değil ama klor gazı PYD'ye verildi. Bu diğer iki gaz verilmedi ki işten Esad rejimi sorumlu tutulmasın" ifadelerini kullandı.
Star

POLİTİKA

3 Formülle Dokunma
Hükümet, haklarında terör dosyası bulunan HDP'lilerin dokunulmazlıklarının kaldırılması durumunda, yargılama sürecinin nasıl olması gerektiğine ilişkin tavrını netleştirmeye çalışıyor. 1994'te HEP'lilerin gözaltına alınması ve tutuklanmasına benzer görüntülerin yaşanmaması için tutuksuz yargılamaya ilişkin üç formül üzerinde tartışılıyor: TBMM karar versin, yasa değişsin ya da mahkeme kararına bırakılsın HDP'li vekillerin dokunulmazlıklarının kaldırılması talebiyle hazırlanan fezlekeler TBMM Genel Kurulu'na gönderilirken, 1994 yılında dokunulmazlıkları kaldırılan HEP'li vekillerin Meclis'te gözaltına alınmaları, bir kısmının günlerce TBMM'de kalmaları anımsatılarak, bu tür görüntülerin yaşanmaması için neler yapılabileceği değerlendiriliyor. Parti içinde yapılan değerlendirme toplantılarında, ortaya çıkan üç seçenek şöyle: TBMM'de dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili süreç tamamlanıp, Genel Kurul'da oylama aşamasına gelindiğinde, 'tutuklulukla' ilgili işlem yapılabileceğini iddia edenler bulunuyor. Bu görüşe göre, milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılması oylaması yapılırken, 'yargılamanın tutuksuz yapılacağına dair' karar alınacak. Buna ilişkin daha önce hiçbir uygulama yapılmadığı biliniyor. 1960'ta Metin Kıratlı'nın 'parlamenter muafiyetler' başlıklı çalışmasında bunun yapılabileceğinin belirtildiği, ancak sonraki süreçte buna benzer bir kararın alınmadığı ifade ediliyor. Bir başka seçenek olarak ise Ceza Muhakemesi Kanunu'nda (CMK) değişiklik yapılması öneriliyor. Bunun için dokunulmazlıklarla ilgili görüşmelerden önce yasa değişikliğiyle, 'milletvekilleri tutuksuz yargılanır' hükmünün getirilebileceği belirtiliyor. Ancak bu durumun Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı olacağına dair tartışma yaratacağı ve hükmün iptalinin gündeme gelebileceği belirtiliyor. Bu görüşü savunanlar, Anayasa'da milletvekilliği dokunulmazlığıyla zaten 'ayrıcalık' verildiğini, yapılan bu değişikliğin de bu ayrıcalığın kapsamı içinde değerlendirilebileceğini iddia ediyor. Konuşulan son seçenek ise bugünkü yapının aynen devam etmesi yönünde. Bu seçenekte dokunulmazlığı kalkacak milletvekilinin davasına bakacak mahkemenin, 'tutuksuz yargılama' talebinde bulunması beklenecek. Ancak, mahkemenin böyle bir karar vermesinin garanti olmadığı ifade ediliyor.' Terör örgütünün propagandasını yapmak' gibi suçların tutuksuz yargılama kapsamına girdiği, farklı suç iddiaları için mahkemenin farklı bir yol izleyebileceği, bunun da aynı tartışmalara yol açabileceği değerlendiriliyor. Tartışılan bu seçeneklerle ilgili olarak henüz karar verilmedi.
Hürriyet
Cemaat Tsk'da Gizleniyor
TSK içindeki paralel yapılanmaların bir an önce bitirilmesi gerektiğini belirten CHP'li Dursun Çiçek, "Sözleşmeli alınan özellikle askeri hâkimlerde, dışarıdan üniversiteyi bitirip sınavla alınan sınıflarda bu örgütün sızma, soru çalma, kendi militanlarına soruları verme gibi başarılarını biliyoruz. Cemaat mensubu militanların en büyük özelliği kendilerini gizleme, ortama uymalarıdır" dedi. ALBAY olduğu dönemde Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılanan CHP İstanbul Milletvekili Dursun Çiçek, Türk Silahlı Kuvvetleri içindeki paralel yapılanmanın bir an önce bitirilmesini istediklerini belirterek, "Yıllardır mağdur olduğum bir konu. Cemaat mensubu militanların en büyük özelliği kendilerini gizleme, ortama uymalarıdır. Ayrıca Silahlı Kuvvetler şu anda terörle mücadele ve Suriye krizi nedeniyle büyük bir mücadelenin içindedir. Bunlara olumsuz yansımaları olabilir. Bu nedenle Silahlı Kuvvetler'in bu konuda daha dikkatli ve yavaş gittiğini biliyorum" dedi. TBMM'de bir gazetecinin TSK'daki paralel yapılanmanın yüzde 40'larda olduğunu ve o dönem Hava Kuvvetleri'nin hedef alındığı iddialarını sorması üzerine Dursun Çiçek şu yanıtı verdi: "Ben Silivri'den çıktığımda yüzde 10 demiştim. Aynı görüşteyim. Silahlı Kuvvetler'in omurgasını Harbiye'lerden deniz, kara, hava mezun olan, daha sonra kurmay olan personel teşkil eder. Bu omurgada yüzde 10'u geçmez. Ama sözleşmeli alınan özellikle askeri hâkimler, dışarıdan üniversiteyi bitirip sınavla alınan sınıflarda bu örgütün sızma, soru çalma, kendi militanlarına soruları verme gibi başarılarını biliyoruz. O sınıflarda var. Gölcük'teki en büyük olaydır mesela. Bir harddiske suç içeren verilerin yüklenmesi; bunu bir muhabere casusu yapabilir. Öyle çıktı sonunda, görevi hatları kontrol etmek olan bir teknik astsubay yaptı. Silahlı Kuvvetler'in eğitim anlayışı, dünya görüşüyle cemaatin dünya görüşü cennet ve cehennem kadar farklı. Hava Kuvvetleri hedef alındı o dönem."
Hürriyet

Devletin Gündemi Terörle Mücadele
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devlet günü kapsamında Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Orgenaral Hulusi Akar, MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile görüştü. Davutoğlu da öğleden önce İçişleri Bakanı Efkan Ala ile bir araya gelirken, görüşmede Sur'da biten Yüksekova'da başlayan operasyonların değerlendirildiği kaydedildi. Erdoğan, dün Akar, Fidan ve Davutoğlu'nu kabul etti. Davutoğlu da Başbakanlık Konutu'nda Akar ve Fidan ile ayrı ayrı görüştü. Davutoğlu, öğleden önce de İçişleri Bakanı Ala ile görüştü. Görüşmelerin ana çerçevesinin Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da devam eden terör operasyonları, Suriye sınırındaki güvenlik önlemleri, Kilis'e düşen IŞİD füzeleri oluşturdu. Sur'da biten operasyonların yanı sıra Yüksekova'da başlayan operasyon ile Nusaybin'de de hendek ve barikatların kapatılması için başlayacak olan operasyonların da görüşmelerde kapsamlı olarak değerlendirildiği kaydedildi.
Milliyet

'337'yi Bulur Millete Gideriz'
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, yeni anayasa konusunda tartışmanın başında 'kırmızı çizgi' konulmasını eleştirirken, "Millet bir tek çizgi çekmiştir anayasa konusunda, bu 1982 anayasası Türkiye'ye artık dar geliyor" dedi. Kurtulmuş, dün NTV'de katıldığı programda, hiç kimsenin peşinen "Benim söylediğim şu konu olursa olur ya da sizin söylediğiniz şu konu olursa ben olmam" denilemeyeceğini ifade eden Kurtulmuş, bu tutumun adının da "Anayasa kaçkınlığı" olacağını söyledi. Kurtulmuş özetle şöyle konuştu: "Biz 4 yıl daha önümüzde anayasa yapacağız diye bekleyemeyiz, ipe un serilmesine müsaade edemeyiz. Belli bir süre otururuz, çalışırız uzlaşmaya samimiyetle gayret ederiz. Uzlaştık ne ala, uzlaşamazsak biz AK Parti olarak anayasa teklifimizi Meclis'e sunarız. Bu, Meclis'te 367'yi bulursa kabul edilmiş olur, bulmazsa 337'yi bulur, millete gideriz. Dolayısıyla sürekli olarak anayasa meselesini konuşan, tartışan ama adım atamayan bir Türkiye görüntüsü içerisinde kalmamız doğru bir görüntü değildir. Bu nihayetinde hiçbir partinin grup kararı almadan yürütülecek açık bir süreçtir. Ben diğer partilerin içerisinden de özgürlükçü, demokratik, sivil, katılımcı bir anayasaya oy alınabileceği kanaatindeyim. İnşallah parlamentoda 330 ya da 367 bulunur ve bu süreç tamamlanmış olur diye düşünüyoruz. Sonuçta, nihayetinde kararı verecek millettir."
Vatan

SPOR

Turkish Airlines Euroleague TOP 16 E Grubu'ndaki temsilcimiz Fenerbahçe, Rusya'da Lokomotiv Kuban'ı 55-52 yendi, 10. maçında 9. galibiyetine ulaşıp, çeyrek finali garantiledi. Temsilcimiz maça sakat olan Udoh'u kenarda tutarak başladı. Ev sahibi de boyalı alana topu geçirerek Randolp ve Claver'dan sayılar buldu, 5. dakikada skoru 11-4 yaptı. Bogdanovic'in çembere gidişleriyle rakibin dengesini bozan temsilcimiz, büyük bir özveriyle oyuna giren Udoh ile boyalı alanı da rakibe kapatınca kontrolü ele aldı, ilk çeyreği 17-13 önde bitirdi. Alan savunmasına zorlanan Fenerbahçe, buna rağmen savunma sertliğinden ödün vermedi. Udoh, seke seke oynasa da, savunma bilgisiyle rakibi potaya yaklaştırmadı, devre de 30-25 temsilcimizin galibiyetiyle tamamlandı. Temsilcimiz, rakibin yıldızı Delaney'i savunabilmek için bu oyuncuya ekstra yardımlar götürürken, Kuban'ın takım halinde 12'de 1 ile hücum etmesi de işimize yaradı. 5-0 seri ile ikinci yarının başında skora denge getiren Kuban, hücum ribauntlarıyla etkili olduğu, hakemlerin ilginç düdükleriyle ritim bulduğu 3. çeyreği 44-43 önde bitirdi. Son çeyrekte Ekpe Udoh- Vesely ikilisin orta mesafe şutunun olmamasını avantaja çeviren ve boyalı alana gömülerek etkili olan Kuban, Fenerbahçe'nin savunma sertliğine çare bulamadı. 8 dakikası 5-3 Fenerbahçe üstünlüğüyle geçilen 4. çeyreğin sonunda Delaney'den arka arkaya basketler bulup son dakikada öne geçti Kuban ama son haftaların formda ismi Bogdanovic, rakibe yanıt vermekte gecikmedi. Boby Dixon'ın kritik üçlüğü ise rakibin fişini çekti, Fenerbahçe Rusya'da destan yazarak geldi.
Milliyet

Beşiktaşlı futbolcular, açılış gününü iple çektikleri Vodafone Arena'yı ilk kez gezdiler ve hayran kaldılar. Yeni mabetlerinin her yerini dolaşan oyuncular "Bu stada şamiyonluk yakışır" diyerek birbirlerine sezonu zirvede bitirmek için bir kez daha söz verdiler. Oğuzhan Özyakup "Muhteşem bir stat olmuş. Artık şampiyon olmamak için bir sebep kalmadı. Taraftarla burada kutlama harika olacak" diye konuştu. Kartal'ın Alman golcüsü Mario Gomez "Bu sezon bu stattan şampiyon çıkmamız, burada taraftarla birlikte kupayı kaldırmamız gerekir. Vodafone Arena harika olmuş. Atmosferini çok merak ediyorum" dedi. Quaresma ise "Ben buranın atmosferini çok iyi biliyorum. O heyecanı yaşadım. O muhteşem taraftar bizi inanılmaz motive ediyor" açıklamasını yaptı. Cenk Tosun ise "'Bu statta gol atma şansımız başka statlara göre 50 kat fazlalaşacak" görüşünü paylaştı. Atiba, stadın bitmeden heyecan verdiğini dile getirerek "Avrupa'nın sayılı statları arasına girecek Vodafone Arena'da olmak mutluluk verici" dedi. Olcay ise Twitter'dan "Uzun zaman sonra mutluluk, sevgi, gurur, özlem dolu bir mabed ziyareti. Çok şükür hasret bitiyor" mesajını paylaştı. Öte yandan; Hollanda'dan gelen çimlerin serim işlemi 18 Mart Cuma günü başlayacak. Dün gelen skorbordun montajına da gelecek hafta başlanacak.
Star

Galatasaray Yönetimi UEFA'dan gelen Avrupa Kupaları'ndan 1 yıl men cezasını kaldırmanın yollarını ararken, eski Başkan Durgun Yarsuvat'ın açıklamaları olaya yeni bir boyut kazandırdı. Başkan Dursun Özbek Divan'da "UEFA'dan aldığımız cezayı inatla CAS'a taşıyacağız" derken, Türkiye'nin önde gelen hukukçularından Yarsuvat, "CAS'a gidilirse ceza artar" açıklamasını yaptı. Ancak Yarsuvat'ın öngürüsünün yanlış olduğu belirtildi. CAS'ın yapılan başvurularda ceza arttırma yetkisi spor dünyasında bir zamanlar korku yaratıyordu. Ancak birkaç yıl önce CAS'la ilgili talimat değişti ve ceza arttırım yetkisi ortadan kalktı. Bu durumda Galatasaray'ın başvurusundan sonra CAS'ın resen cezayı arttırma yetkisi bulunmuyor. Ancak Galatasaray'ın CAS'a başvurma hakkı olduğu gibi UEFA Finansal Fair Play Kurulu'nun da karara itiraz etme hakkı bulunuyor. Kurul da Galatasaray'ın cezasını az bulup CAS'a başvururak cezanın artmasını talep edebilir. Hem Cim-Bom hem de UEFA, karara ayrı ayrı itiraz ederse, cezanın artması mümkün olabilir. Galatasaray yönetimi şimdi hukukçularla hem bu ayrıntıları görüşüyor hem de başvuru halinde yapılacak savunmayı hazırlıyor. Öte yandan yönetim, teknik direktör arayışlarında Ersun Yanal ile temasa geçildiği haberlerini yalanladı.
Star

Fenerbahçe, Avrupa Ligi'nde Braga'yı devirdi: 1-0 1'de Van Persie'nin yerden seken şutu kalecide kaldı. 17'de Luiz Carlos'un uzun pasını alan Ahmed Hassan'ın şutunu Volkan iki hamlede önledi. 27'de Goiano, sol kanattan kaleyi görüp şutunu çekti, üstten auta çıktı. 31'de Vukcevic ceza alanı dışından şansını denedi, ama Volkan için kolay top oldu. 38'de Volkan Şen, altı pasa doğru ortasını kesti, ancak Van Persie dokunamadı. 50'de Ahmed Hassan'ın kafa vuruşu az farkla dışarıya çıktı. 51'de Van Persie uzaktan sert vurdu, kaleci kurtardı. 59'da Alper kaleyi gördüğü anda vurdu, aut. 62'de Ozan'ın havadan uzun pasında Van Persie Kafayı vurdu, top dışarıya gitti. 76'da Josue, ceza alanı dışından vuruşunu yaptı, Volkan son anda kornere çeldi. 82'de Mehmet Topal orta sahadan aldığı topu ceza sahasına kadar sürdü, şutunu çekti: 1-0.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder