28 Mart 2016 Pazartesi

28.03.2016 Genel Gündem


28.03.2016

GÜNDEM

 Cizre Dökümü
Cizre'de, sokağa çıkma yasağının ilan edildiği 14 Aralık 2015 tarihinden 3 Şubat 2016 tarihine kadar Kaymakamlık İlçe Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı tarafından 5 bin 338 adet gıda kolisi, 700 adet ekmek, 90 çuval (25 kg) un, 550 adet mum, bin 339 adet 1 litrelik süt, 212 adet çocuk bezi, 83 adet çocuk maması ve çocuklar için 1130 adet çikolata-çikolatalı gofret dağıtımı yapıldı. Cizre ilçe merkezinden çevre köylere geçici olarak göç eden vatandaşlara yaklaşık 1200 koli gıda yardımı yapıldı. Diyarbakır'da Sur Kaymakamlığı'nca 6 mahallede toplamda 5 bin civarındaki aileden telefonla ulaşılabilinenlerle düzenli aralıklarla irtibat kuruluyor. Geçici olarak yerlerini terk eden ailelerin yeni adresleri tespit edilip evlerine nakdi ve ayni yardımlar ulaştırılıyor. Diyarbakır'da 11 bin adet ekmek dağıtıldı, 12 bin adet 28 kg'lik gıda paketi verildi, bölgeden ayrılmak zorunda kalan 4 bin 677 aileye 7 milyon 921 bin 462 TL nakdi yardım verildi. Bölgede bulunan bin 138 esnafa 3 milyon 264 bin TL nakdi yardım yapıldı. Kalacak yeri olmayan 709 kişi Sur Kaymakamlığı'nca otellerde misafir edilerek her türlü temel ihtiyaçları ücretsiz karşılandı. Sur ilçesinin sokağa çıkma yasağı uygulanan mahallelerinde ambulans ekiplerince 21 Şubat 2015 tarihi itibariyle 678 medikal, 518 travma vakası olmak üzere toplam 1196 vakaya müdahale edildi. 112 Acil Servis merkezine yapılan ambulans taleplerinde öncelikle olay yeri güvenliği için emniyet birimlerinden bilgi alınarak yönlendirme yapıldı. Bazı vakalarda ambulans ekiplerine saldırılar oldu, ambulanslara mermi isabet etti. Terörden zarar gören vatandaşlara Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun kapsamında 2014 yılında 101 milyon 753 bin 990 TL, 2015 yılında 100 milyon TL ödendi. Kanunun yürürlüğe girdiği 2004 yılından 2015 yılı sonuna kadar bu kanun kapsamında terörden doğan zararların karşılanması amacıyla ödenen tutar 3 milyar 438 milyon 785 bin 486 TL."
Hürriyet


Dağa Kaçırılanların Cenazeleri Geliyor
Türkiye yaklaşık iki yıl önce günlerce PKK tarafından kandırılarak dağa çıkarılan çocukları konuştu. Çocukların anne ve babaları Diyarbakır'da günlerce eylem yaparak PKK'dan çocuklarını serbest bırakmasını istedi. Aileler başta Başbakan Ahmet Davutoğlu olmak üzere bir çok yetkili ve siyasiyle görüştü. O dönem çocukların bazıları eve dönerken, çok sayıda çocuk dağda kaldı. Çocukların çoğundan hâlâ haber alınamıyor. Dilber Bozkurt Mayıs 2014'de kaybolduğunda 17 yaşındaydı. Annesi Hamide Bozkurt kızını bulmak için çalmadık kapı bırakmadı. Temmuz 2014'te Ankara'ya giden anneler arasında yer alan Hamide Bozkurt, elinde kızı Dilber'in fotoğrafıyla herkese yalvardı. PKK'ya çağrı yaparak kızını bırakmalarını istedi. Ancak geçtiğimiz hafta Diyarbakır Sur'dan gelen haber Hamide Bozkurt'un gözyaşlarını daha da artırdı. Sur'da operasyonlar sona erdikten sonra 13 Mart'ta bir binada bulunan 'Adar Kerboran' kod adlı Dilber Bozkurt, önce DİHA'yı arayarak, "Eğer bugünde kepçeler çalışırsa enkazın altında kalacağız. Belki sadece 5 dakikamız kaldı" dedi. Bozkurt daha sonra saat HDP Diyarbakır Milletvekili Nursel Aydoğan'ı arayarak yanındakilerin isimlerini verdi. Bozkurt'un yanındakilerden biri Tahir Elçi cinayetinde polislere ateş açarak kaçan iki teröristten Mahsun Gürkan'dı. Dilber Bozkurt ile Mahsun Gürkan'ın da aralarında bulunduğu 7 terörist öldü. Gözü yaşlı anne Hamide Bozkurt geçen hafta kimliği Erzurum Adli Tıp Kurumu'nda DNA testiyle belirlenen kızının cenazesini aldı. Dilber Bozkurt geçtiğimiz Çarşamba günü Mardin'in Dargeçit ilçesinde toprağa verildi.
Vatan

Şehit Arkadaşının Naaşını Götürmüştü
Mardin Nusaybin'de teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için operasyonlar devam ederken, Özel Harekat Polisi Coşkun Nazilli (40) patlamada, Uzman Çavuş Vedat Aykut (28) keskin nişancı ateşiyle şehit düştü. Şehit Nazilli'nin, Midyat'ta 8 Ağustos 2015'te şehit olan polis Abdullah Ümit Sercan'ın arkadaşı olduğu ve arkadaşının cenazesini Alanya'ya taşıyan uçakta gönüllü olarak görev yaptığı ortaya çıktı. 7 ay arayla şehit olan Coşkun Nazilli ile Abdullah Ümit Sercan'ın, Konya'nın Dedemli Köyü nüfusuna kayıtlı olduğu, hem aileleri hem de kendilerinin uzun süredir görüştüğü kaydedildi. Coşkun Nazilli'nin şehit olduğu haberini alan Alanya'daki anne ve babası fenalaştı. Ayşe Nazilli ile evli olan şehidin 10 yaşında Göktürk adında oğlu, 5 yaşında Gökçe adında kızı var. Nazilli'nin Alanya'nın ilk triatlon sporcularından biri olduğu da belirtildi. Şehit Uzman Çavuş Vedat Aykut'un Diyarbakır'daki babaevinde de büyük acı yaşandı. Fenalaşan şehit yakınlarına sağlık ekiplerince müdahale edildi. Şehit Aykut'un biri 40 günlük diğeri 3 yaşında iki çocuk sahibi olduğu öğrenildi. İki şehidin cenazesi törenin ardından memleketlerine uğurlandı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 111,9984-112,1644
ABD Doları 2,8749-2,8788/Euro 3,2088-3,2128/İngiliz Sterlini 4,0609-4,0680

Yuvarlak Masa Zirvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Washington'daki Nükleer Güvenlik Zirvesi'ne katılmak üzere gittiği 5 günlük ABD ziyareti yarın başlıyor. Zirve kapsamında ABD Başkanı Barack Obama ile de ikili bir görüşme yapması beklenen Erdoğan, 'Fortune100' olarak adlandırılan dünyanın en büyük 100 şirketinden 25'inin başkan veya CEO'ları ile biraraya gelecek. Dünya çapında etkili bu 25 yatırımcıyla gerçekleşecek toplantının ana gündemini, AB ve ABD arasında yakında imzalanması beklenen serbest ticaret anlaşması TTIP (Transatlantik Ticaret ve Yatırım Ortaklığı) oluşturuyor. Türkiye'nin yatırım ortamını ve potansiyelini Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bizzat anlatması beklenen toplantıda, TTIP'nin Türkiye ekonomisine ve dolayısıyla Türkiye'de yatırımları bulunan ABD'li şirketlere etkileri aktarılacak. ABD'li şirketlere, AB ile olan Gümrük Birliği ve ABD ile olan Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerinde Türkiye'ye destek vermeleri çağrısında bulunulacak. Türkiye'nin ABD'de iş dünyasına yönelik ilk kez yuvarlak masa formatında bir toplantı organize ettiği, toplantıda Erdoğan ve heyetinin 25 başkan veya CEO'nun Türkiye'ye dönük planlarının yanı sıra talep ve şikayetlerini de dinleyecekleri belirtildi. Bu toplantıya hazırlık kapsamında Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş geçen hafta İstanbul'da ABD'li şirketlerin temsilcileriyle bir araya geldi. ABD'deki toplantıya katılacak 25 şirketin yaklaşık 20'sinin temsilcisinin katıldığı toplantıda hali hazırda Türkiye'de yatırımları bulunan veya yeni yatırım planlayan şirket temsilcileri görüşlerini aktardı. DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, toplantıyı Dış Ekonomik İlişkiler (DEİK), Türk Amerikan İş Konseyi (TAİK) ve Türkiye Yatırım Destek ve Tanıtım Ajansı'nın (Yatırım Ajansı) birlikte organize ettiklerini belirterek, "Cumhurbaşkanı ve Başbakan'ın ülke temaslarında her zaman iş dünyası temsilcileri olarak çeşitli etkinlikler düzenliyoruz. Ancak ilk kez çok farklı bir format tercih ettik. Sınırlı ve son derece üst düzeyde bir katılımın olduğu yuvarlak masa formatı karşılıklı diyalog imkanı oluşturmasından dolayı oldukça etkili. Başlangıçta Fortune100'den 15 şirketi hedeflemiştik. Sadece CEO ve başkan seviyesinde katılımı kabul etmemize rağmen talep o kadar fazla oldu ki şirket sayısını 25'e çıkardık" diye konuştu.
Hürriyet

1.300 Lira Zorluyor
Türkiye'de asgari ücret oldukça tartışmalı bir dönemin ardından 1300 liraya yükseldi. Asgari ücret tespit komisyonu üyesi Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) artışa 'şerh' koymuştu. Peki, karşı çıktıkları asgari ücret üç aydır işvereni nasıl etkiledi? Bu sorunun yanıtını TİSK Başkanı Yağız Eyüboğlu'ndan aldık. Eyüboğlu işverenlerin işçilerinin yüksek ücret almasını elbette istediğini dile getirerek, "Ancak nasıl ki çalışanlar kendi kazandığına bakıyorsa biz de kendi ödediğimize bakıyoruz. Asgari ücretin toplu iş sözleşmesinin olmadığı yerlerde işveren maliyeti 1935 lira, toplu sözleşmenin olduğu işyerlerinde 3512 lirayı buluyor. Türkiye satın alma gücü paritesine endekslendiğinde asgari ücret düzeyi bakımından 16 Avrupa ülkesini geride bırakıyor. Asgari ücretin işverene maliyeti yönünde ise OECD ülkeleri arasında 8'inci sırada" diye konuştu. Eyüboğlu ile Kurumsal Sosyal Sorumluluk ödülleri öncesinde bir araya geldik. Eyüboğlu, Avrupa Birliği'nin istatistik kurumu Eurostat'ın verilerinden örnek vererek satın alma gücü paritesine göre Türkiye'de asgari ücretin aylık 947 Euro olduğunu belirtti. Bunun Türkiye'nin birebir rekabet içinde olduğu ve Türkiye'den yatırım çeken ülkelerin başında gelen Macaristan, Çek Cumhuriyeti ve Polonya'ya göre oldukça yüksek olduğunu belirten Eyüboğlu şöyle konuştu: "Nominal ücret düzeyi olarak da aylık 518 Euro'luk asgari ücret yine bu rekabet ettiğimiz ülkelerin üzerinde. Bu ülkelerin kişi başına milli gelir düzeyi de Türkiye'den yüksek. Ancak asgari ücreti düşük olan bu ülkelerde rekabet etmek için mevcut asgari ücret düzeyi işvereni zorluyor." Asgari ücret üzerinde sadece vergi değil direkt ve dolaylı olarak bir çok yük bulunduğunu söyleyen Eyüboğlu, "OECD ortalamasıyla karşılaştırdığınızda Türkiye'de istihdam üzerindeki yükler 9-10 puan daha yüksek. Bu uzun vadede rekabetçiliğimiz üzerinde çok büyük bir sıkıntı. Herkes çalışanının daha iyi koşullarda çalışmasını ister bizim sıkıntımız rekabetçiliği düşürecek noktaya gelmemiz. Sadece reel işgücü maliyetlerindeki artışa değil verimliliğe de odaklanmamız lazım. Ki verimlilikte de işler iyi gitmiyor. Uzun vadede bunun yaratabileceği sorunlar var. İnşallah önümüzdeki dönemde bu konuda çözüm bulunur" diye konuştu.
Hürriyet

İş Mahkemesi'nde Dava 3 Haftada Sonuçlanacak
Adalet Bakanlığı, süre kısıtlaması ve ara buluculuk müessesesi ile mahkemelerin iş yükünü azaltmak istiyor. Bakanlık tarafından hazırlanan İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı Taslağı ile, iş mahkemelerinde dava açılmadan önce ara bulucuya gidilmesini zorunlu hale getiriyor. Eğer davacı kişinin bulunduğu yerde ara buluculuk bürosu yoksa, ilk derece mahkemesi, adalet komisyonu tarafından görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvuru yapacak. İşçi ve işveren, hazır olarak listelenmiş olan bir ara bulucu üzerinde anlaşacak. Ardından görevlendirilen ara bulucu, 3 hafta içerisinde dosyayı sonuçlandıracak. Bu sayede tahminen 500 bin dava, yargı yoluna gitmeden çözülebilecek. İşçilerinde yıllarca süren alacakları ile ilgili süreç kısa sürede karara bağlanacak. İş Mahkemeleri Kanunu Tasarısı Taslağıyla iş mahkemelerinin kuruluş, görev ve yargılama usullerine ilişkin hükümlere yeni düzenlemeler geliyor. Buna göre tasarıyla, iş mahkemeleri, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görüşüyle, tek hakimli ve asliye mahkemesi derecesinde Bakanlığın ihtiyaç gördüğü yerlerde olacak. İş mahkemesi kurulmamış olan yerlerde ise davalar asliye hukuk mahkemelerince görülecek. Ayrıca iş mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilecek. Yani alanlarına göre işe iade davaları, işçi alacağı davaları veya hizmet tespiti davalarında ihtisas mahkemesi şeklinde görevlendirilebilecekler.
Türkiye

'Güçlü Tl' İçin Yeni Bir Piyasa
Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Borsa İstanbul bünyesinde 6 ay içinde yeni teminatlı organize para piyasası oluşturacaklarını bildirdi. Şimşek, "Reform niteliğindeki bu çalışma ile gösterge niteliğinde uzun vadeli lira faiz oranlarının oluşturulmasını hedefliyoruz" dedi. Bu piyasa ile gösterge niteliğinde uzun vadeli TL faiz oranlarının oluşturulmasını hedeflediklerini belirten Şimşek, şunları kaydetti: "Borsa İstanbul bünyesinde organize para piyasasının hayata geçmesi ile gecelik vadeye sıkışan TL işlemlerin vadesinin uzaması ve TL cinsinden uzun vadeli borçlanma aracı ihraçlarının artması bekleniyor" ifadelerini kullandı. Şimşek, yeni uygulama ile yerli ve yabancı kuruluşların güven duyacağı bir piyasa altyapısı sağlayacaklarını anlattı. Şimşek, bir ülkede para ve sermaye piyasalarının derinleşmesi ve gelişmesi için ihtiyaç duyulan en önemli finansal araçlardan birisinin o ülkenin yerel parası cinsinden referans teşkil edecek faiz oranlarının bulunması olduğunu ifade etti.
Milliyet

95 Bin Ürüne 9 Milyon Tl Ceza
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü'nün (SÜGDGM) geçen yıl 95 bin 29 farklı marka ve modelde ürün denetlediğini ve 9 milyon 160 bin 712 lira idari para cezası uygulandığını açıkladı. Tüketiciler tarafından yaygın olarak kullanılan pek çok sanayi ürünü piyasa denetiminin, Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü'nce yapıldığını anlatan Işık, bu faaliyetlerin merkez ve taşra teşkilatında görevli 700 personelle etkin şekilde sürdürüldüğünü söyledi. Işık, Sanayi Ürünleri Güvenliği ve Denetimi Genel Müdürlüğü'nün, sanayi ürünlerinin teknik mevzuatına uygunluğunu ve piyasa güvenliğini sağlamayı, insan sağlığı, can ve mal güvenliği ve çevreyi korumayı, işletmeler arasında haksız rekabeti önlemeyi ve ihraç pazarında Türk ürünlerinin imajını yükseltmeyi hedeflediğini vurguladı. Denetçi gruplarına ürünler hakkında yoğun teknik eğitimler verildiğini dile getiren Işık, bu kapsamda geçen yıl 95 bin 29 farklı marka ve modelde ürün denetlendiğini ve bunlardan 24 bin 722'sinde uygunsuzluk tespit edildiğini bildirdi.
Milliyet

Türkiye'ye İlgiye Aklımız Şaştı
Global Menkul Değerler'in Körfez bölgesinde Türk gayrimenkul piyasasını tanıtım çalışmaları meyvesini verdi. Ulusal ve uluslararası arenada yatırımcılara sunulmak üzere Türkiye'de hayata geçirilmesi planlanan gayrimenkul yatırım fonuna ilişkin Mazaya Qatar ile Global Mekul Değerler arasında stratejik iş birliği anlaşması imzalanırken, fonun kısa sürede 250 milyon dolarlık büyüklüğe ulaşması bekleniyor. Global Menkul Değerler Yönetim Kurulu Başkanı Erol Göker, kısa süre içerisinde SPK'dan ilk gayrimenkul yatırım fonunun izninin çıkmasını beklediklerini, bundan sonra yurt dışından Türkiye'ye sermaye akışı sağlanmasının gerektiğini söyledi. Göker, Körfez sermayesini yönlendirme etkisine sahip Mazaya'nın Türkiye'ye girmesinin çok önemli olduğunu belirtti. Son 2 yıldır yurt dışında Türkiye'yi tanıttıklarını aktaran Göker, "Körfez'de, Avrupa'da, Uzak Doğu'da, Amerika'da Türkiye'ye çok büyük ilgi var. Buralardan öylesine büyük gruplar, para sahipleri Türkiye'ye girmek istiyor ki son 2 yılda aklımız şaştı. Böyle büyük bir kaynağın ve potansiyelin olduğunu şaşkınlıkla tespit ettik" dedi. Katar'ın en büyük gayrimenkul yatırım şirketlerinden Mazaya Qatar'ın CEO'su Hamad el-Hedfa, Katarlılar'ın Türkiye'ye büyük bir ilgisi olduğunu söyledi. Hedfa, "İstanbul'daki gayrimenkul fiyatları Avrupa'daki birçok metropolün gerisinde. İstanbul'a yatırım yapanın kaybetmesi mümkün değil. Çünkü bir tane İstanbul var. Mutlaka kazançlı çıkılacaktır" diye konuştu.
Vatan

Pasaport Harcı Kalkıyor
AB Bakanı Volkan Bozkır, AB ile vize serbestisi sonrasında yeni alınacak pasaportlar için önemli açıklamalar yaptı. Bozkır katıldığı bir televizyon programında, pasaportlarını son bir iki yılda değiştirmiş ve on yıllık pasaport almış kişilerin yeniden pasaport harcı ödemeyeceğini açıkladı. Bozkır sadece defter bedeli ödeyeceğini söyledi. AB ile vizelerin kaldırılması ile ilgili de konuşan Bozkır "Vizeler iki ay içinde ya kalkacak ya da kalmayacak" ifadesini kullandı. Bozkır vizelerin belirlenen tarihte kaldırılmasının yüksek bir ihtimal olduğunu da sözlerine ekledi. Volkan Bozkır, pasaport harçlarının yüksek olduğu şeklindeki yorumlara ise katılmadığını söyledi.
Star

DÜNYA

Belçika Bakraouı'yı Hırsız Diye Arıyormuş
Güvenlik yetkilileri, Türkiye'nin Haziran 2015'te Gaziantep'te yakaladığı Brahim El Bakraoui hakkındaki detayları Hürriyet'le paylaştı. Buna göre Bakraoui, yakalandıktan sonra Belçika polisine yakalanan şahsın IŞİD'le ilgili olduğu bildirildi ve iade prosedürünün başlaması istendi. Ancak Belçika hükümeti "Bizde hiçbir kaydı yok, IŞİD bağlantısı konusunda emin misiniz" ifadesini içeren bir yanıt verdi. Türkiye ısrarcı oldu ve Bakraoui Hollanda'ya gönderildi. Bu gelişmeden 6 ay sonra Brahim El Bakraoui'nin kardeşi Halid El Bakraoui hakkında Paris saldırılarıyla bağlantılı olduğuna dair bir bilgiyi içeren bir uluslararası difüzyon yayınlandı. Brahim El Bakraoui'yle ilgili gelişme ise ocak ayında yaşandı. Belçika polisi 13 Ocak 2016 günü Bakraoui hakkında "nitelikli hırsızlık" suçlamasıyla kırmızı bülten yayınladı. Hürriyet'e bilgi veren kaynaklar, Türkiye'nin IŞİD bağlantısı nedeniyle iade ettiği 3 binden fazla zanlının 250'sinin Fransa, Almanya, Belçika, Hollanda, İngiltere gibi Avrupa ülkelerine gönderildiğini, Fransa dışındaki ülkelerin işbirliği konusunda istekli olmadığını anlattılar. Belçika'nın ilgisizliğine dikkat çeken bir yetkili, 2012 yılında El Kaide üyesi Davide De Angelis'i Belçika'ya iade ettiklerini, ancak Belçika polisinin serbest bıraktığını anlattı. Avrupa'daki El Kaide ağının en önemli isimlerinden biri olan De Angelis 26 Eylül 2014'te İspanya ve Fas'ın ortak operasyonu ile Fas'ta yakalanmıştı. Kaynaklar, Türkiye'nin bugün Fransa ve Belçika'yı kana bulayan IŞİD hücreleri konusunda 3 yıldır çalıştıklarını ve Avrupalıları işbirliğine zorladıklarını ama başarılı olamadıklarını söyledi. Bir yetkili, "Havaalanında bir pizza fırınının içinde 174 pasaport yakaladığımızda söz konusu Avrupa hücreleriyle ilgili en büyük ipucunu da yakalamıştık. Ancak yetersiz işbirliği, Avrupa'nın bitmez tükenmez bürokrasisi, durumu bu noktaya getirdi" yorumunu yaptı.
Hürriyet

10 Ay Sonra Geri Alındı
Suriye'de ordu güçleri, Rus hava desteği altında IŞİD'in 26 Mayıs 2015'te ele geçirdiği antik kent Palmira'yı dün sabah geri aldı. Dün başkent Şam'da Fransa'dan gelen bir delegasyonla görüşen Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, kentin geri alınmasının, Suriye ordusu ve müttefiklerinin terörle mücadeledeki stratejilerinin başarısını gösterdiğini kaydetti. BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da dün Ürdün'de yaptığı açıklamada, Palmira'nın geri almasının kendilerini memnun ettiğini kaydetti. Dünya Kültür Mirası listesindeki Palmira kentinin tarihi değerinin yanında Suriye'deki savaş için stratejik önemi de bulunuyor. Kent, başkent Şam ile ülkenin doğusunda bulunan ve IŞİD'in kuşatması altındaki Deyr ez-Zor vilayeti arasındaki yol üzerinde bulunuyor. Suriye ordusu da yaptığı yazılı açıklamada bu noktaya işaret ederek, "Palmira, başta Deyr ez Zor ve Rakka olmak üzere çeşitli yerlerde IŞİD'e karşı operasyonları genişletmek için merkez üssü olacak" ifadelerini kullandı. Açıklamada "Bu başarı terör örgütüne ölümcül bir darbe" denildi. Suriye ordusunun Palmira'nın ardından tarihi bir Süryani kasabası olan Karyatyn'a yöneleceği belirtiliyor. İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi Başkanı Rami Abdülrahman, IŞİD militanlarının Palmira'nın doğusuna çekildiğini söyledi. Çekilme emrinin IŞİD'in yüksek komuta kademesi tarafından verildiğini ifade eden Abdülrahman, Palmira'ya yönelik operasyonda IŞİD'in 400 militanının öldürüldüğünü, buna karşılık Suriye ordusunun ve Esad yanlısı milislerin 188 kayıp verdiğini kaydetti. Gözlemevi'nin Başkanı, bunun, IŞİD'in halifelik ilan ettiği 2014 yılından beri en ağır kayıp verdiği muharebe olduğunu da sözlerine ekledi. IŞİD'in çekilmesinin ardından Palmira'daki müzelerin yağmalandığı ve bir çok heykelin tahrip edildiği görüldü. Ancak Suriyeli yetkililer, antik kentteki durumun 'Beklenenden iyi olduğunu' belirtiyor. Öte yandan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Basın Sözcüsü Dmitri Peskov, Putin'in Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad ile telefon görüşmesi yaptığını ve Suriye ordusunun Palmira'yı tamamen geri alması sebebiyle Esad'ı kutladığını bildirdi.
Hürriyet

Rejim, Işid'i Palmira'dan Tamamen Çıkardı
IŞİD'in kontrol ettiği 2 bin yıllık antik Palmira kenti, Rus hava desteğiyle ilerleyen Suriye rejimi ordusu tarafından dün tamamiyle ele geçirildi. 'Çölün Gelini' olarak bilinen antik kente giren rejim güçlerinin görüntüsü devlet televizyonunda gösterilirken, birliklerin sıradaki görevinin IŞİD tarafından yerleştirilen patlayıcı tuzakları etkisiz hale getirmek olduğu aktarıldı. Kentin ele geçirilmesi ile IŞİD'in Irak'taki Anbar ile kuzey Suriye arasındaki ikmal hattı engellenmiş oldu. IŞİD güçlerinin kentin kontrolünü kaybetmeden önce de tüm Palmiralıları kendi kontrolündeki bölgelere götürdükleri belirtildi. Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi müdürü Rami Abdurrahman, Palmira'da yaklaşık 3 haftadır devam eden çatışmalarda 400 IŞİD militanı ile 180 rejim ordusu mensubunun hayatını kaybettiğini aktardı. Suriye ordusunun elde ettiği zaferin hükümet için sembolik bir öneme sahip olduğu da aktarılıyor. Kendisini terörizmle mücadele ettiği yönünde konumlandıran Esad rejiminin, bu galibiyeti batılı ülkelere karşı teröre karşı mücadelesine örnek olarak kullanacağı düşünülüyor. Devlet Başkanı Beşar Esad da dün yaptığı açıklamada, "Palmira'nın geri alınmasının, Suriye ordusu ve müttefiklerinin teröre karşı savaşta izlediği stratejinin başarısını ortaya koyduğunu" belirtti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Esad'ı tebrik etti. Geçen mayıs ayında Palmira'yı ele geçiren IŞİD aralarında 1.800 yıllık iki tapınağında bulunduğu ve UNESCO dünya mirası listesinde olan birçok eseri yok etmiş ya da zarar vermişti. Tapınaklardan Bel, M.Ö. 21 yılında yapılmış, Baalşamin ise 6 taşıyıcı sütunu ile büyük bir girişi olan taştan yapılmış bir eserdi. IŞİD'li militanların zarar verdiği başka bir eser ise Roman İmparatoru Septimius Severus'un yaptırdığı Zafer Anıtı'ydı. Palmira'daki eserlerin durumuyla ilgili açıklama yapan Şam'daki müzeler ve antik eserler bölümü başkanı Maamoun Abdulkarim , Palmira'daki sütünların az bir zarar gördüğünü ifade ederek, "Onların yok ettiği şeyleri tekrar inşa edeceğiz" dedi.
Milliyet

Demokrat Sosyalist Clinton'a Fark Attı
ABD'de 8 Kasım'da gerçekleşecek başkanlık seçimlerinde yarışacak adayları belirlemek için yarış sürerken, kendini 'd emokrat sosyalist' olarak niteleyen Vermont Senatörü Bernie Sanders, Demokrat Parti'nin Washington, Alaska ve Hawaii eyaletlerinde yapılan ön seçimlerinde, rakibi eski dışişleri bakanı Hillary Clinton'ı geride bıraktı. Sanders, Washington'da yüzde 73, Alaska'da yüzde 82, Hawaii'de ise yaklaşık yüzde 71 oy alarak Clinton'a fark attı. Demokratların favori adayı olarak görülen Clinton, bu eyaletlerde yüzde 30'u geçemedi. Sanders, "Aday olamayacağımızı ya da seçimi kazanamayacağımızı söyleyenlere kulak asmayın, zira her ikisini de yapacağız" diye konuştu. Demokrat Parti'nin adayı olabilmek için 2 bin 383 delegenin oyunu almak gerekiyor. AP ajansına göre Clinton 1,712 delegeye ulaşırken, Sanders aldığı zaferlere rağmen 1,004 delege ile geriden geliyor. AP'ye göre, Sanders'ın Clinton'ı geçmesi için geri kalan delegelerin yüzde 67'sinden fazlasını elde etmesi gerekiyor.
Milliyet

Adalar Hızla Boşalıyor Yeni Güzergah: İtalya
Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasındaki sığınmacılara ilişkin anlaşmanın yürürlüğe girmesinin üzerinden bir hafta geçerken, Yunan adalarına varan sığınmacı ve göçmen sayısında da belirgin düşüş yaşandığı görüldü. Yunanistan'ın resmi verilerinden derlenen bilgilere göre, adalara gelen göçmen sayısı Cuma ve Cumartesi için sırasıyla 78 ve 73 ile sınırlı kaldı. Perşembe günü ise 61 kişi adalara gelmişti. Geçtiğimiz yıl kimi zaman bir günde 10 bini aşkın sığınmacının akın ettiği adalara, anlaşmanın yürürlüğe girdiği gün bin 600'ün üzerinde sığınmacı ve göçmen varmıştı. Alman basınının haberlerine göre ise kaçakçıların İtalya üzerinden yaptığı yeni planlarda ise fiyat artırdığı, numaralarını ise Facebook üzerinden 'umut yolcuları' yla paylaştığı belirtiliyor. Adalarında anlaşma öncesi 8 binin üzerinde sığınmacı ve göçmenin biriktiği Yunanistan, bu sayıyı 4 bin 668'e indirdi. Şu an Midilli'de 2 bin 463, Sakız'da ise bin 296 sığınmacı ve göçmen bulunuyor. Ülke genelinde ise, yaklaşık bir ay önce Balkan ülkelerinin sınır geçişlerini durdurmasının ardından önemli bir kısmı Makedonya ile sınır bölgesi olan İdomeni'de olmak üzere 50 bini aşkın sığınmacı ve göçmen bulunuyor. AB ve Türkiye arasında varılan anlaşma 20 Mart Pazar günü yürürlüğe girmişti. Anlaşmaya göre, bu tarihten itibaren Türkiye üzerinden Yunan adalarına geçiş yapan sığınmacılar kamplarda tutulacak ve 4 Nisan itibarıyla iltica taleplerinin reddedilmesi halinde Türkiye'ye geri gönderilebilecek.
Vatan

'İnfazcı' Asker Krizi
El Halil kentinde geçtiğimiz hafta askeri devriyeye silahlı saldırı düzenlerken yaralı olarak ele geçirilen bir Filistinliyi, başından vurarak öldüren İsrail askeri hakkında açılan soruşturma, kabinede tartışmalara neden oldu. Adı açıklanmayan asker, ağır yaralı saldırganı ortada bir gerekçe bulunmamasına karşın başından vurarak öldürmüştü. Olay, o sırada bölgede bulunan bir insan hakları eylemcisi tarafından cep telefonuyla kaydedilmiş, ardından görüntüler internette yayınlanmıştı. Ordu, askeri tutuklayarak mahkemeye sevk ederken, Başbakan Benjamin Netanyahu askerin eylemini kınamıştı. Dün Kudüs'te gerçekleşen kabine toplantısında sağcı 'Yahudi Evimiz' Partisi lideri olan Eğitim Bakanı Naftali Bennett, askere yönelik eleştirilere tepki gösterdi. "Bu askerin akıbetine biz karar veremeyiz" diye konuşan Bennett, askerin cinayetle yargılanmasına da karşı olduğunu söyledi. Bennett'in çıkışına sinirlenen Başbakan Netanyahu, bu tür eylemlerin İsrail Ordusu'nun 'ahlakının' sorgulanmasına neden olduğunu belirterek, askerin yargılanmasından yana olduğunu ifade etti. Kamu Güvenliği Bakanı Gilad Erdan, Bennett'i olaydan siyasi çıkar sağlamaya çalışmakla suçlarken, İçişleri Bakanı Aryeh Deri de, "Filistinliler zaten ordumuzu katiller gibi göstermeye çalışıyor. Olayla ilgili bağımsız bir soruşturma yürütülmeli" diye
Vatan

Irak'tan Türkiye'ye Başika Teşekkürü
Irak Cumhurbaşkanı yardımcısı Usame Nuceyfi, DAEŞ terör örgütüne karşı Türk Devleti'nin rolü ve çabaları için Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na teşekkür ettiğini söyledi. Türkiye'deki görüşmeleri ile ilgili gazetecilere açıklama yapan Usame Nuceyfi, konuşmasına, Başika'da şehit düşen Türk askeri için başsağlığı dileyerek başladı. Türkiye'nin Musul'un kurtarılması için yaptığı çabaları takdir ettiğini söyleyen Nuceyfi, "Bugün ABD, AB ve bütün dünyaya tehdit oluşturan DAEŞ terör örgütüne karşı Türk Devleti'nin rolü ve çabaları için Sayın Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na teşekkürlerimi iletme fırsatı buldum. Türkiye'nin yardımları çok önemlidir. Bunların önümüzdeki dönemde devam edeceğini düşünüyoruz. Bu konuda Türkiye'nin desteğine güveniyoruz" dedi.
Star

POLİTİKA

Daeş, Pkk, Ypg Bölgeye Saldırıyor
Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ürdün ziyaretinde Başbakan Abdullah Ensour tarafından resmi törenle karşılandı. Ziyarete Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Ekonomi Bakanı Mustafa Elitaş, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım ile MİT Müsteşarı Hakan Fidan da katıldı. İki ülke arasında çeşitli alanlarda 9 işbirliği anlaşması imzalandı. Davutoğlu, Suriye kriziyle ilgili iki ülkenin benzer zorluklarla karşı karşıya olduğunu hatırlatarak şöyle dedi: "Kuzeye giden sığınmacılar Türkiye'ye, güneye gidenler Ürdün'e doğru hareket ediyor. Suriye'nin istikrarı Suriye'nin komşusu olarak bizler için giderek daha da önemli oluyor. Suriye'deki rejim güçlerinin ve DAEŞ, YPG, PKK gibi terör örgütlerinin vahşeti, sadece bizim ülkelerimize değil aynı zamanda bölgenin istikrarına saldırıyor. Irak ve Suriye'deki DAEŞ tehdidi karşısında omuz omuzayız." Davutoğlu, iki ülke arasında Filistin meselesini de ele aldıklarını belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: "Filistinli kardeşlerimizin hakları ve Mescid-i Aksa'yı korumak ortak dava. Türkiye, her zaman Kudüs ve Mescid-i Aksa hakkında özel bir konuma sahip Ürdün'ün yanında olacaktır. Filistin halkının haklarını korumak ve Kudüs'teki Mescid-i Aksa üzerindeki ortak mirasımızı korumak için elinden geleni yapacaktır."
Hürriyet

Tartışmalı 2 Tasarı Meclis'ten Çekildi
Hükümet yaklaşık 9 yıldır TBMM'nin gündeminde bulunan iki tasarıyı Meclis'ten geri çekti. CHP ve MHP'nin Irak'a sınır ötesi operasyonları engelleyebileceğini iddia ettiği "Irak'a Komşu Devletler Hükümetleri ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Terörizm, Sınırlardan Yasa Dışı Sızmalar ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Konularında Güvenlik İşbirliğine İlişkin Protokol"e dair kanun tasarısını ve İngiltere'de kapandığı anlaşılan Uluslararası Tarım ve Teknolojileri Merkezi ile Tarım Bakanlığı arasında işbirliği öngören anlaşmaya ilişkin tasarı da geri alındı. Hükümetin kararı geçtiğimiz hafta TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın'ın açıklamasıyla Meclis Genel Kurulu'nun bilgisine sunuldu. Söz konusu tasarılardan "Türkiye Cumhuriyeti Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile İngiltere Uluslararası Tarım ve Teknoloji Merkezi Arasında Tarım Alanında Teknik, Bilimsel ve Ekonomik İşbirliği Konusunda Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı", ilk olarak 2007 yılında TBMM'ye sevk edildi. Ancak bir türlü yasalaştırılamadı. O tarihten bu yana her dönem kadük kalıp, bir sonraki parlamento döneminde yenilenen tasarı, 1 Kasım seçimlerinin ardından bir kez daha Meclis'e gönderildi. TBMM Dışişleri Komisyonu Ocak ayındaki toplantısında düzenlemeyi gündemine aldı. Ancak işbirliği öngörülen İngiltere'deki merkezin kapandığının ortaya çıkması üzerine, tasarının görüşmeleri ertelendi. Toplantıda Komisyon Başkanı Ak Parti Malatya Milletvekili Taha Özhan, bu duruma isyanını "Karşı taraftaki kurum kapanmış. Yani, ısrarla Tarım Bakanlığı bu gerçekle herhalde yüzleşemiyor, bize bunu gönderip gönderip duruyor" sözleriyle dile getirdi. Hükümet, TBMM Başkanlığı'na başvurarak tasarıyı geri çektiğini bildirdi. Hükümet, "Irak'a Komşu Devletler Hükümetleri ile Irak Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Terörizm, Sınırlardan Yasadışı Sızmalar ve Örgütlü Suçlarla Mücadele Konularında Güvenlik İşbirliğine İlişkin Protokolün Onaylanmasına" ilişkin tasarıyı da geri çekti. Tasarıya konu protokol Irak'ta devam eden istikrarsızlık ve güvensizlik ortamının komşu ülkeler ve bölge güvenliğine de zarar verdiği düşüncesinden hareketle Eylül 2006'da Türkiye'nin yanı sıra, Ürdün, İran, Bahreyn, Suudi Arabistan, Suriye, Kuveyt, ve Mısır'ın da katılımıyla imzalanmış, tasarısı da 2007'de TBMM'ye sevk edilmişti.
Milliyet

SPOR

Beşiktaş Başkanı Fikret Orman, Avcılar İ.B.B. Sosyal Tesisleri'nde, Avcılar Beşiktaşlılar Derneği'nin öncülüğünde birçok Beşiktaş Derneği'ni bir araya getiren kahvaltıya katıldı. Orman'ın buradaki konuşmaları şöyle: "4 yıl önce göreve geldiğimizde, 'Kayyuma mı gideceğiz, Avrupa'dan men mi edileceğiz' ortamı vardı. Bunları anlatmamın sebebi nereden nereye geldiğimizi bilelim diyedir." "Bir Kızılderili atasözü, 'Kartalı öldüren okun tüyleridir' der. Yani kendi tüyleridir. Camiamızın içindeki insanlardan çok ok yedik." "Stadı yıkarken, 'Burayı elinizden alacaklar' dediler. Onları tek tek açılışa çağıracağım. Şimdi beni herkes arayıp, 'Fikretçiğim açılışa geleceğiz, yer var mı' diyor. 'Daha önce maça geldin mi' diye soruyorum, 'Hayır' cevabını alıyorum. 'Yine gelme, evinde seyret' diyorum. Konya'ya, Ankara'ya, Olimpiyat'a, Başakşehir'e gelmemişsin. Boğaz'da yalı yapacağız, gelip kahve içeceksin. İçme, git evinde iç."
Hürriyet

Fenerbahçe Yönetimi'nin sözleşmesi sezon sonu bitecek olan Gökhan Gönül, Mehmet Topal ve Caner Erkin ile henüz sözleşme imzalamaması birçok spekülasyonu beraberinde getirse de sarı-lacivertli kulübün bu konuda henüz adım atmamasının farklı nedenlere dayandığı ortaya çıktı. Yurtiçi ve dışından birçok önemli teklif alan bu üç oyuncu, bir an önce kulüpteki durumlarının netleşmesini isterken, yönetim sezon sonunu bekliyor. Bunun temel sebebi sözleşmesi bitecek diğer oyuncular ve şampiyonluk mücadelesiTakımda Gökhan Gönül, Mehmet Topal ve Caner Erkin'in dışında mukavelesi sona erecek 9 oyuncu daha bulunuyor. Fenerbahçe Yönetimi doğal olarak bu isimlerin tamamıyla yeni sözleşme yapmayacak. Ancak Gökhan, Caner ve Mehmet Topal ile şimdiden masaya oturulması halinde diğer futbolcuların bu durumdan etkilenmesi ve takım içinde sıkıntı çıkması ihtimalini gözönünde tutan yönetim adım atmıyor. Konunun şampiyonluk yarışı veren takımı etkileyebileceğini düşünen yönetim, üç önemli yıldızdan mayıs ayını beklemelerini istedi. Fenerbahçe'de Bruno Alves, Kadlec, Meireles, Mehmet Topuz, Uygar ile kiralık anlaşmaları olan Markovic, Ba ve Fabiano'nun mayıs sonunda sözleşmeleri sona erecek. Ayrıca kadro dışı olan Serdar Kesimal da söz konusu. Yönetim tüm bu isimlerle ilgili kararın bir plan ve program çerçevesinde ilerlemesi gerektiğini düşünerek, devam etmek istediği veya göndermeyi planladığı isimler için lig bitimine kadar hamle yapmayacak. Aslında sarı - lacivertli yönetim son yıllarda sözleşmesi biten oyuncuların tamamı için benzer yol izliyor. Futbolcularla ilgili planlar yapılsa da resmi görüşmeler, imzalar ya da kontrat uzatma durumu sezon sonu netlik kazanıyor.
Milliyet

Türkiye'nin EURO 2016 finallerinde karşılaşacağı ilk rakip olan Hırvatistan'ı Macaristan hazırlık maçında izleyen Milli Takım Teknik Direktörü Fatih Terim, önlem alınacak isimleri de belirledi. 1-1 biten karşılaşmada Hırvatlar'ı öne geçiren golü atan Mario Mandzukic, Ay-Yıldızlı hocayı en çok endişelendiren isim oldu. Juventus forması giyen yıldız oyuncunun, savunmanın arasına ve arkasına yaptığı koşular, stoperleri korkutan fiziği ve yüksek top tekniği ile etkili oldu. Mandzukic kadar, attıkları paslarla onu pozisyona sokan, yaptıkları koşularla boş alan yaratan ve fırsat bulduklarında kaleyi yoklayan Real Madrid'li Luka Modric ve ikisi de İnter'de oynayan İvan Perisic ile Marcelo Brozovic de Terim'in dikkatini çeken isimler oldu. Bunun yanı sıra Terim'i umutlandıran oyuncular da vardı. Bir dönem Beşiktaş'ta oynayan stoper Schildenfeld'in ağırlığı, geri dönüşlerde zorlanması, Lokomotif Moskovalı sağ bek Corluka'nın sık sık adam kaçırması, sol bekteki Shakhtar'lı Drijo Srna'nın ağır kalması Terim'in oyun planını bu isimler üzerine kuracağı sinyallerini verdi.
Star

Wesley sneijder, gündeme bomba gibi düşecek açıklamalarda bulundu. İngiltere'nin Mirror gazetesine konuşan Galatasaray'ın Hollandalı yıldızı takımdan ayrılmak istediğini söyledi. sneijder, "Cesur olabilirim ama ailemi düşünmeliyim. Şu an İstanbul'da değiller. son patlama benim yaşadığım, günlük hayatta çıkıp yürüdüğüm yerlere çok yakın. Terör dünyanın her yerinde olabilir ama bu size çok yakın bir yerde gerçekleşebiliyorsa bu sizin hayatınızı etkileyebilir" dedi. Maçka'da oturan sneijder, olayların ailesini çok etkilediğini belirtirken, Galatasaray'daki duruma da değindi. sarı-Kırmızılı takımda çözüm bekleyen birçok sorun olduğunu dile getiren Hollandalı "Gelecek sezon Avrupa kupalarına da katılamayacağız. Mali sıkıntılar var. Teknik direktör belirsiz. Bu ortamda futbola konsantre olmak zor. Bu nedenle İstanbul'dan ayrılabilirim" diye konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder