3 Nisan 2016 Pazar

03.04.2016 Genel Gündem

03.04.2016

GÜNDEM

Bir Günde 8 Acı Haber
Mardin'in Nusaybin ilçesinde operasyonlar devam ederken, dün Dicle Mahallesi Akay Sokak üzerinde güvenlik güçlerinin operasyon düzenlediği binaya girişleri sırasında PKK'lılar tuzakladığı patlayıcıyı uzaktan kumanda ile infilak ettirdi. Şiddetli patlamada 1'i özel harekat polisi, 5'i de asker olmak üzere 6 güvenlik görevlisi şehit oldu. Şehit olan 22 yaşındaki Uzman Çavuş Aycan Özdil, 25 yaşındaki Uzman Çavuş Bekir Kelleci, 27 yaşındaki Özel Harekat Polisi İsrafil Kargı ve 26 yaşındaki Uzman Çavuş Mehmet Polat'ın baba evlerine acı haber ulaştı. Hakkari'nin Yüksekova ilçesinde ise PKK'lı teröristlerin etkisiz hale getirilmesi için 13 Mart'ta ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından başlatılan operasyonda dün sabah saatlerinde güvenlik güçleri ile PKK'lı teröristler arasında çatışma çıktı. Çatışmada ağır yaralanan Özel Harekât'ta görevli Komiser Yardımcısı Mustafa Sezgin (40) kaldırıldığı hastanede şehit oldu. Sezgin'in eşi Bedia Sezgin'in de Van'ın merkez Edremit ilçesinde komiser yardımcısı olarak görev yaptığı belirtildi. Sezgin'in şehadet haberi, Kayseri'deki babaocağında annesi Elif Sezgin'e (78) verildi. Haberi alınca bayılan acılı anne hastaneye kaldırıldı. Törenle memleketine uğurlanan şehidin bugün Kayseri'nin Tomarza ilçesinde toprağa verileceği ifade edildi. Şırnak'ta da, operasyonların yoğunlaştığı Dicle Mahallesi'nde dün güvenlik güçleriyle teröristler arasında çıkan çatışmada bir uzman çavuş şehit oldu. Dicle Mahallesi'nde operasyonlar devam ederken, sık sık silah ve patlama sesleri duyuldu. Öte yandan Genelkurmay Başkanlığı, Şırnak, Mardin ve Hakkari'nin Yüksekova ilçelerinde yürütülen operasyonlarda 11 PKK'lı teröristin etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Milliyet

Öldürülen Pkk'lı Okul Müdürü Çıktı!
Hakkari Yüksekova'da 30 Mart'ta güvenlik güçleri Cumhuriyet Mahallesi'nde düzenledikleri gece operasyonunda bir teröristi etkisiz hale getirdi. PKK'nın şehir yapılanması olan YPS içinde 'Kamuran Amed" kod adını kullanan teröristin resmi kimliğine ulaşıldığında ise Yüksekova Mehmetçik İlköğretim Okulu'nda 2015 yılına kadar müdürlük yapan Ahmet Akdeniz olduğu anlaşıldı. Akdeniz'in bölge halkının şikayetleri üzerine hakkında soruşturma açılıp, terör örgütü PKK'ya üyelik, yardım ve yataklıktan görevden alındığı öğrenildi. Yüksekova'da öğretmenlik yapan Akdeniz, 2010 yılında eğitimle ilgili yaptığı açıklamalar ve 'Nilüfer çiçeği' projesiyle medyada yer almıştı. Kendisinin öğretmensizliğin acısını çok çektiğini ve bundan dolayı öğrencilerinin de çekmesini istemediği şeklinde yaptığı açıklamalar basında yer almıştı. Bunun yanında 2012 yılında Yaptığı çalışmalarla Milli Eğitim Bakanlığı Toplam Kalite Yönetimi (TKY) tarafından ödül almıştı.
Vatan

Kalleş Saldırının Kilit İsmi Yakalandı!
Diyarbakır'ın Bağlar ilçesi, Bağcılar Mahallesi'nde geçen perşembe günü PKK'lı teröristler bomba tuzakladıkları otomobili, zırhlı polis servis midibüsü geçerken uzaktan kumanda ile patlattı. Saldırıda polis memurları Alper Zor, Necdet Alıcı, Fatih Mehmet Ertuğrul, Mustafa Yiğitalp, Serkan Talan, Mustafa Karakaya ve İlyas Kaygusuz, şehit olurken 15'i polis 30 kişi de yaralandı. Saldırının ardından Diyarbakır Emniyet Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı soruşturma başlattı. Olay yerindeki detaylı inceleme ile kentteki tüm MOBESE kameralarının görüntüleri inceleyen polis, bugüne kadar toplam 11 kişiyi gözaltına aldı. Polisin gözaltına aldığı kişiler arasında yer alan, önceki gece Diyarbakır'ın Kocaköy ilçesinde yakalanan PKK'lı A.Ç.'nin, terör saldırısının kilit isimlerinden biri olduğu belirlendi. Polis, yaptığı çalışmada saldırıda kullanılan araçlardan birinin Kocaköy'ün kırsal kesiminde olduğunu belirleyerek operasyon düzenledi. İlk anda bomba yüklü beyaz renkli otomobili olay yerine park edip ardından patlatan, çevredeki güvenlik kameralarınca tespit edilen terörist olduğu sanılan yakalanan A.Ç.'nin, soruşturma sonunda ise terörist eylemde kullanılan araçlardan birini kullandığı belirlendi. A.Ç.'nin saldırıyı gerçekleştiren teröristlerle birlikte olay yerinde keşif yaptığı, PKK'lıları olay öncesinde bölgeye götürüp, saldırıdan sonra da kendi kullandığı araçla başka yere götürdüğü tespit edildi. A.Ç'nin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü'ndeki soruşturması devam ediyor.
Vatan

'Askeri Casusluk'ta Milyonluk Tazminat Hesabı
10 Ağustos 2010 tarihinde başlatılan Askeri bilgi ve belgeleri ele geçirme soruşturması için 10 Mayıs 2012 tarihinde düğmeye basıldı. Gözaltına alınıp tutuklananlar arasında askerlerle arkadaşlık yaptığı belirlenen Narin Korkmaz, işadamı Bilgin Özkaynak, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kurmay Başkanı Koramiral Veysel Kösele ile 49'u muvazzaf 79 kişi yer aldı. Tutuklanan en üst rütbeli asker olan Veysel Kösele daha sonra itiraz sonucu serbest bırakıldı. Bir süre sonra da 357 sanık hakkında iddianame hazırlandı. Sanıklar hakkında, 2 yıl ile ömür boyu arasında değişen hapis cezaları istendi. Özel yetkili İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Nisan 2013'te başlayan duruşmaların dosyası ÖYM'lerin kapatılmasıyla, HSYK tarafından İzmir 5. Ağır Ceza Mahkemesi'ne verildi. 2014 Nisan ayında tutuklu yargılanan sanıkların tamamı tahliye edildi. 26 Şubat'taki karar duruşmasında da sanıkların tamamı beraat etti.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 110,8550-111,0524   
ABD Doları 2,8211-2,8255 /Euro 3,2150-3,2199 /İngiliz Sterlini 4,0135-4,0200

Çin Ve Türkıye'nin Kobi'lerı Ortak Oluyor
Türkiye ile Çin KOBİ'lerinin e-ticaret kanalıyla birlikte çalışmasını sağlayacak proje hayata geçiyor. Kasım ayında Antalya'da yapılan G-20 toplantılarında kararlaştırılan ve mutabakat zaptı imzalanan işbirliği çerçevesinde, "Çin- Türkiye sınır ötesi e-ticaret pilot projesi" oluşturuldu. Projenin Çin lansmanı 31 Mart'ta Dünya KOBİ Forumu CEO'su Tunç Uyanık'ın katılımıyla gerçekleşti. Projenin uygulanmasına yönelik detaylı Eylem Planı'nın hazırlanması konusunda Türk tarafında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Çin tarafında Makroekonomik Araştırma Ulusal İşbirliği Ofisi (OIC, AMR) görevlendirilmiş bulunuyor. Projenin özel sektör uygulayıcı kuruluşları olarak ise Dünya Kobi Forumu (WSF), ve Çin'in önde gelen elektronik ticaret platformlarından DHgate şirketi yetkili. 31 Mart 2016'da, Çin'in Chongqing şehrinde NDRC, Chongqing Yerel İdaresi, DHgate ve WSF üst düzey yöneticilerinin katılımı ile projenin Çin tarafındaki lansmanı gerçekleştirildi. WSF CEO'su Tunç Uyanık, açılış konuşmasında pilot projeyi Türk ve Çinli KOBİ'ler arasında elektronik ticaret (e-ticaret) alanında işbirliği; e-ticaret ve lojistik altyapısını güçlendirmeye yönelik ortaklıklarının oluşturulması ve e-ticaret endüstrisinin gelişimi bakımından çok önemli bir fırsat olarak değerlendirdi. Uyanık, pilot projenin yeni ortaklıkların önünü açarak Türkiye-Çin ikili ekonomik ve ticaret ilişkilerine yeni bir dinamizm getireceğini ifade etti. Eski bir Çin atasözüne atıfta bulunan Uyanık "Tek ağaçtan orman olmayacağı gibi, tek bir telden de müzik çıkmayacağını" belirterek projenin başarısı için sorumluluk ve dayanışma ruhu ile ortak çalışmanın önemine atıfta bulundu. WSF, proje kapsamında piyasa geliştirmeden kapasite artırımına, e-ticaret yoluyla pazara erişimden küresel tedarik zincirlerine entegrasyona, sertifikasyon ve standartlardan dış ticarette lojistik konularına uzanan geniş bir yelpazede proje bağlantılı etkinlikleri koordine edecek ve KOBİ'lere teknik destek sağlayacak. Projenin kapsamının zaman içerisinde farklı ülkeleri de içine alacak şekilde genişletilmesini sağlamayı hedefleniyor.
Hürriyet

'Avrasya'da Gündem İklim Değişikliği
Bu yıl 19'uncusu yapılacak Avrasya Zirvesi'ne, güncel konular damga vuracak. Terörizm ve istemsiz göç konularının yanısıra kadının ekonomideki rolünün ele alınacağı zirvede Çin'le ilgili ayrı bir oturum da yapılacak. Ancak zirvenin asıl ilgi çeken konusunu, iklim değişikliği oluşturacak. Marmara Vakfı Başkanı Akkan Suver, "Paris'te imzalanan iklim değişikliği anlaşmasının şartlarının hiçbirine uyulmadığını ve kolay kolay uyulmayacağını görüyoruz. Halbuki Türkiye dahil hepimiz o anlaşmanın altına imza koyduk. İmzacı ülkelere birkaç yıl verdiler; hidrokarbon hesaplamalarını iyi yapmaları gerekiyor. Ama böyle bir şey yaptıklarını ya da yapmaya niyetleri olduğunu pek sanmıyorum" dedi. Artık gelenekselleşen Avrasya Zirvelerinde katılımcı ülkelerde rağbet görmeyen konuları ele almaktan çekinmediklerini belirten Suver, şu değerlendirmeyi yaptı: "2000'li yılların başında tahkim konusunu gündeme getirince 'Olur mu öyle şey' demişlerdi. Konuya hiç itibar etmemişlerdi ama yıllar sonra gelip bu konuda katkımızı istediler." Terör nedeniyle pek çok toplantı iptal edilirken, Avrasya zirvesinin planlandığı gibi 5-7 Nisan'da yapılacağını belirten Suver, bazı iptallere rağmen çok sayıda devlet adamını konuk edeceklerini söyledi. Bosna Hersek Cumhurbaşkanı Mladen Ivanic, Bosna Hersek Federasyonu Cumhurbaşkanı Marinko Cavara, Makedonya Cumhurbaşkanı Gjorge Ivanov'un yanı sıra Azerbaycan Meclis Başkanı ve Arnavutluk, Hırvatistan, Letonya Romanya'nın eski cumhurbaşkanları da zirve için İstanbul'a gelecekler. Suver, Türkiye'den de eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun da katılacağını bildirdi.
Hürriyet

E-Ticarete Yabancı Kancası
Türkiye'deki aktif e-ticaret sitelerinin sayısı 11 bine ulaştı. Bunların bin 200'ü, e-ticaret pazarının yüzde 95'ninden fazlasını oluşturuyor. Toplam e-ticaret hacmi ise yıllık 20 milyar TL'ye yaklaşmış durumda. Hal böyle olunca sektöre yabancı yatırımcıların da ilgisi artıyor. Morhipo Genel Müdürü Şule Kuban Arditti, büyüyen hacmi sebebiyle yabancı yatırımcıların Türkiye'deki e-ticaret pazarıyla yakından ilgilendiğini söyledi. Arditti, Türkiye'de e-ticaretin halen gelişen bir sektör olduğuna işaret ederek, şunları kaydetti: "Sektör içerisinde halen hatalı veya hasarlı ürün teslimi, uzun kargo süresi, site altyapılarından kaynaklanan teknik sıkıntılar, iade ve değişim meseleleri, yetersiz bilgi ve görseller, elektronik ödemelerde ortaya çıkan aksaklıklar gibi birçok temel problem devam etmekte. E-ticaret şirketleri için kolaylaştırıcı ve teşvik edici düzenlemelerin yapılması, yeni açılımlar sağlayacak ve yatırımcı ilgisi de artacaktır." Online alışverişte güven unsurunun da önemine dikkati çeken Arditti, "Eticarette yaşanan gelişmelere rağmen, online alışveriş ve bu doğrultuda kredi kartı bilgileri gibi önemli kişisel bilgileri şirketlere vermek, henüz Türk müşterisi için yeni uygulamalar ve alışkanlıklar olmaktan çıkabilmiş değil" ifadelerini kullandı.
Türkiye

Piyasaların Gözü Faiz İndiriminde
Piyasada işlem gören hisseler, yılın ilk çeyreğini zirve seviyelerinde kapatırken ikinci çeyreğe kâr satışları ile girdi. Merak edilen ise bahar havasının ikinci çeyrekte de devam edip etmeyeceği. Açıklanan veriler; dolar kurunun seyri ve enflasyonda düşüş beklentisi, ikinci çeyreğin ilk ayında yani nisan ayında da canlılığın devam edeceğini gösteriyor. Faiz indirimine duyarlı olan hisse senetlerinde önümüzdeki ay hareketliliğin devamı görülebilecek. Bunların başında da banka hisseleri geliyor. Nisan sonuna doğru da birinci çeyrek mali tablolarının yayınlanmaya başladığını göreceğiz. Geçtiğimiz yılın ilk çeyrek verilerine göre bankacılık sektöründe yaklaşık yüzde 20 net kâr artışı bekleniyor. Sektöre yönelik kâr beklentisi ister istemez bankalara olan yatırımcı ilgisini de artıracaktır. Şüphesiz bu durum seçiciliği beraberinde getirirken banka hisseleri arasında da geçişler yaşanmasına neden olabilecektir. Aracı kurumların önerileri incelendiğinde ise; Garanti Bankası, Yapı Kredi Bankası, Vakıfbank ve Akbank için 'Endeksin üzerinde getiri' tavsiyesinin öne çıktığını görüyoruz. Nisan ve mayıs aylarını önemli kılan bir başka unsur ise şirketlerin genel kurullarıyla birlikte temettü ödeme tarihlerinin de netlik kazanıyor olması. Nisan ve mayıs ayları ağırlıklı olarak temettü ödeme ayları olarak öne çıkıyor. Bu nedenle endekste kâr realizasyonları yaşansa dahi piyasalardaki iyimserlik korunmaya devam edecektir. Otomotiv, beyaz eşya, gayrimenkul yatırım ortaklıkları da faize duyarlı diğer sektörler arasında yer alıyor. Bu hisselerde de seçici hareketlenmeler gözlenebilir.
Milliyet

3. Havalimanı İçin Çalışmalar Son Sürat
Dünyanın en büyük şantiyelerinden Üçüncü Havalimanı'nda ilk etabın 2018'in başına yetiştirilmesi için 16 ülkeden 13 binin üzerinde personel, çalışmalarını sahanın farklı bölgelerinde eş zamanlı ve aralıksız sürdürüyor. İlk etabı 2018'in şubat ayında açılacak havalimanı projesini Anadolu Ajansı havadan görüntüledi. Uçaktan indikten sonra, çıkışın çok kısa sürede olacağı havalimanında çalışmaların ivme kazanması için gerekli bütün personel ve ekipman sağlanmış durumda. Projenin kısa süreli iş programından dolayı projelendirme, altyapı ve üst yapı işlerinin, sahanın farklı bölgelerinde eş zamanlı yürütülmesi tercih edildi. Bu sayede tasarım, toprak işleri, terminal binası ve diğer destek tesislerinin inşası tüm hızıyla devam ediyor. Terminal binasında kaba inşaat, elektro mekanik sistem montajları, çatı montaj çalışmaları başlarken, bu faaliyetler eş zamanlı yürütülüyor. Her geçen gün terminal binasının ortaya çıktığı hava limanında personel sayısı da artıyor. Projede an itibarıyla 7 gün 24 saat 13 binden fazla kişi çalışıyor. Türkiye'nin her yerinden ve dünyanın 15 ülkesinden işçinin çalıştığı havalimanı inşaatında en çok yabancı personel Vietnam ve Pakistan'dan.
Milliyet

Çin Kabusu
Türkiye'de çelik sektöründe, dampingli fiyatlarla satılan ithal ürünlerin yanı sıra enerji maliyetleri ve cevherden üretimin daha avantajlı hale gelmesi gibi nedenlerle sıkıntı yaşanıyor. Son dönemde bazı çelik firmalarının işçileri ücretsiz izne ayırma ve iflas erteleme başvurusu gibi durumlarla karşı karşıya kalmaları sektörde yaşanan sıkıntıları yeniden gündeme getirdi. Türkiye Çelik Üreticileri Derneği (TÇÜD) verilerine göre, Türkiye'nin ham çelik üretimi son olarak 2012 yılında bir önceki yıla göre yüzde 5.2 artış gösterirken, söz konusu yıldan itibaren sürekli geriledi. Bu açıdan bakıldığında 2011-2015 döneminde üretim yüzde 7.6 daralarak 34 milyon 107 bin tondan 31 milyon 520 bin tona düştü. Son 5 yılda üretimdeki azalmaya karşın, nihai mamul tüketimi yüzde 27.5 artarak 27 milyon tondan 34.4 milyon tona yükseldi. Türkiye, söz konusu dönemde 91.6 milyar dolarlık çelik ürünleri ihracatı gerçekleştirirken, bu dönemde yapılan ithalat ise 72.2 milyar dolar oldu. Buna karşın 2011-2015 döneminde miktar bazında çelik ihracatı yüzde 9 azalırken, ithalat yüzde 78 arttı. Bunun sonucunda da önceki yıllarda net çelik ihracatçısı olan Türkiye, ithalatçı ülke konumuna düştü. Son yıllarda yerli üreticinin en fazla sıkıntı çektiği konuların başında Çin, Rusya ve Ukrayna'dan yapılan ithalat geliyor. Avrupa Kömür Çelik Topluluğu ile imzalanan serbest ticaret anlaşması gereği hiçbir devlet desteği alamayan yerli firmalardan bazıları, Çin ürünleri ile rekabet edemediklerinden vardiya azaltma, işçilerini süresiz izne çıkarma ve iflas erteleme başvurusu gibi durumlarla karşı karşıya kalıyor. Sektörün dış ticaret rakamlarına bakıldığında 2011-2015 döneminde toplam 70.3 milyon ton çelik ürünleri ithal edildi. Söz konusu dönemde Çin'den yapılan ithalat 6.5 katına çıkarak 464 bin 112 tondan 2 milyon 992 bin 553 tona yükseldi. Bu dönemde Rusya'dan yapılan ithalat 2 milyon 140 bin 916 tondan 4 milyon 303 bin 996 tona çıktı. Ukrayna'dan yapılan ithalat aynı dönemde yüzde 27 artışla 2 milyon 57 bin 690 tondan 2 milyon 606 bin 93 tona ulaştı. Çin'in uyguladığı fiyat politikasının yanı sıra yurt içindeki enerji maliyetleri de çelik sektörünün üretim yapmak yerine ithalatı tercih etmesinin nedenleri arasında yer alıyor. Son yıllarda çelik üreticilerinin karşı karşıya kaldığı en büyük problemler arasında ham madde olarak kullanılan hurda fiyatlarının cevher fiyatlarına göre daha yavaş düşmesi ön plana çıkıyor.
Vatan

Fırsatçı Değil Vatandaş Alacak
Milyonlarca vatandaşı ilgilendiren 'Torba Yasa Tasarısı'nın Meclis Plan ve Bütçe Komisyonu süreci tamamlandı. Zorunlu trafik sigortası, 65 yaş aylıkları, Kanal İstanbul ve terörizmin finansmanı suçuyla mücadelede yeni düzenlemeleri içeren 'Torba Kanun' tasarısı komisyondan geçti. Komisyonda 16.5 milyon taşıt sahibini ilgilendiren zorunlu trafik sigortasında fahiş fiyatı bitirecek düzenlemeye ekleme yapıldı. Buna göre trafik kazasında yakınını kaybeden, tazminat için öncelikli olarak sigorta şirketiyle anlaşma yoluna gidecek. Sigorta şirketi 15 gün içinde cevap vermezse sonrasında mahkeme aşamasına geçilecek. Sigorta şirketi ile vatandaş öncelikli olarak anlaşma yoluna gideceği için kazada yakınını kaybedenin daha fazla tazminat alması sözkonusu olacak. Tasarıya eklemenin sigorta şirketlerinden gelen talepler üzerine yapıldığı öğrenildi. Sigorta şirketleri mahkeme sürecinden 1 yıl sonra haberdar olduklarını ifade ederek, "Haberimiz olsa vatandaşla anlaşırdık" önerisinde bulunmuştu. Yeni düzenleme ile birlikte sigorta şirketi ile vatandaş arasındaki aracılar da çıkarılmış olacak. Örneğin herhangi bir kaza sonrasında sigorta şirketi 100 bin TL öderken, mahkemeye gidilmesinde rakam 300 bin liraya çıkabiliyordu. Ancak aradaki farkın büyük bölümü ise aracılara gidiyordu. Bazı fırsatçı avukatların trafik kazası sonrasında taziye çadırına giderek vekalet alıp yargı sürecini başlattığına dikkat çeken bir sektör temsilcisi, yeni uygulama ile vatandaşın daha fazla tazminat alabileceğini, sigorta şirketlerinin de yüksek rakam ödemediği için trafik sigortası primlerini indirebileceğini ifade ediyor.
Star

DÜNYA

Mare-Menbic Pazarlığı
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Washington'da ABD Başkanı Barack Obama ve Başkan Yardımcısı Joe Biden ile yaptığı toplantıların en önemli konusu Suriye meselesinde, iki taraf arasında Menbic ve Mare bölgeleri için kıran kırana bir pazarlık yaşandığı ortaya çıktı. Hürriyet'in Türk kaynaklardan aldığı bilgiye göre müzakereler, Türkiye-Suriye sınırında IŞİD'in elinde kalan 98 km'lik son dilim üzerinde düğümlendi. Amerikalılar, bu hattın güneydoğu ucundaki Menbic'in örgütün elinden alınması için büyük bir harekâta hazırlanırken, Türkiye'nin desteğini istedi. Türkler ise yardımın sağlanması için iki şart öne sürdü. Buna göre Erdoğan, Menbic operasyonuna katılacak Suriyeli Arapların, YPG'nin kontrolündeki Suriye Demokratik Güçleri'nden ayrılıp Türk güvenlik birimlerinin yürüteceği sicil taramasına girmesini, ABD'nin de 98 km'lik cebin güneybatı ucundaki Mare'de Türkiye'ye yakın gruplara daha fazla hava desteği vermesini talep etti. Türk kaynaklar, Erdoğan'ın görüşmelerde terör örgütü saydığı YPG konusundaki endişelerini hem Biden hem de Obama'ya dile getirdiğini belirtirken, üst düzey bir yetkili "Bizim için YPG meselesi yok PKK var. YPG ve PKK aynı" diyerek Ankara'nın bu konudaki çizgisinin değişmediğini, YPG konusundaki tavırda bir yumuşama yaşanmasının söz konusu olmadığını vurguladı. Başka bir Türk yetkili, asıl şimdiye kadar YPG'yle IŞİD'e karşı yoğun bir işbirliği içinde olan Amerikan tarafının söylemlerinde bir yumuşama olduğunu savunarak görüşmelerde aşama kaydedildiğini ve Washington'daki temasların ardından şimdi toplantıların teknik seviyede Ankara'da devam edeceğini söyledi. Bir Türk yetkili, Türkiye'nin Menbic operasyonu için yardıma hazır olduğunu ama öncelikle sayıları tam olarak bilinmeyen ve YPG'nin kontrolündeki SDG komutasında savaşan Arap aşiretlerin bu şemsiyenin altından çıkmaları gerektiğini ifade etti. Şammar Aşireti gibi bölgenin önde gelen Arap gruplarının SDG'den ayrıldıklarını beyan etmelerinin ardından da, hangi grupların Türkiye üzerinden yardım alacağının belirlenmesi için bu grupların geçmiş kontrollerinin Türkiye tarafından yapılması gerektiğini söyledi. Yetkiliye göre Ankara'nın diğer bir şartı ise 98 km'lik IŞİD cebinin güneydoğusundaki Menbic'ten bastırırken güneybatısındaki Mare'den de örgüte karşı yoğun bir saldırıya girişilmesi ve ABD'nin burada Türkiye'nin birlikte çalıştığı, sayılarının yaklaşık 3 bin kişi olduğu belirtilen Arap ve Türkmen muhaliflere güçlü bir hava desteği sağlaması. Türk kaynaklar, ABD tarafıyla yürütülen görüşmelerin olumlu geçtiğini ve bir plan üzerinde ilerlendiğini aktarırken, bu kapsamda pazartesi günü Türkiye'ye Amerikalı askeri ve istihbarat yetkililerinden oluşan geniş bir heyetin gideceğini söylediler. Heyetlerin görüşmelere hızla başlayacağını ifade eden kaynaklar, ABD'lilerin YPG'nin Menbic'e doğru ilerlemesini de önleyeceğini belirtiyorlar.
Hürriyet

Alman Büyükelçi Üç Kez Çağrılmış
Alman Spiegel dergisinin haberine göre Türkiye, yılbaşından bu yana Alman Büyükelçi Martin Erdmann'ı iki değil, üç kez Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı. Büyükelçi Erdmann'ın 19 Şubat'ta da bir ders kitabında 1915 olaylarından 'Ermeni soykırımı' diye söz eden bir ön sözden dolayı Türk Dışişleri'ne çağrıldığı ortaya çıktı. Derginin haberinde "Saksonya Anhalt Eyaleti'nde öğretmenler için hazırlanan ön sözde, Birinci Dünya Savaşı esnasında yaşanan, Türkiye'nin reddettiği Ermeni soykırımı üzerine geniş bilgi yer alıyor. Ön sözde ayrıca Türk Cumhurbaşkanı'nı kafatasları üzerinde yürürken resmeden bir karikatüre yer veriliyor" denildi. Erdmann, son iki haftada Almanya'da Erdoğan'ı hicveden bir video klip ve Can Dündar ile Erdem Gül davasını izlemek üzere adliyeye gitmesi nedeniyle iki kez Dışişleri'ne çağrılmıştı. Alman televizyon kanalı ZDF, Erdoğan'a hakaretler içeren bir şiirin yer aldığı sunucu Jan Böhmermann'ın söz konusu programını internet sayfasından kaldırdı. ZDF sansürle suçlanırken sözkonusu yayın kurumu, Böhmermann'ın şiirinin kanalın kaliteli hiciv anlayışına uymadığını belirtti. Daha önce NDR kanalının yayınladığı bir video iki ülke arasında krize yol açmıştı.
Hürriyet

Eğit-Donat Yeniden Başladı
ABD öncülüğündeki DAEŞ karşıtı uluslararası koalisyonun sözcüsü Amerikalı Albay Steve Warren, Pentagon'daki gazetecilerin sorularını Bağdat'tan video konferans yoluyla cevaplandırdı. Warren, daha önce de denenen ancak ara verildiği açıklanan eğit-donat programının yenisi kapsamında onlarca Suriyeli muhalif savaşçıya eğitim verildiğini söyledi. Eğitimin nerede ve kimlere verildiği hakkında ayrıntı paylaşmayan Warren, grubun nispeten küçük olduğunu söyledi. Albay Warren, yeni program çerçevesinde muhalif gruplara topluca eğitim verilmediğini, her birlikten birkaç kişinin eğitime alınıp tekrar birliklerine gönderileceğini, böylece diğerlerinin eğitim almış kişiden faydalanacağını belirtti. Warren, "Eğer program işe yararsa daha fazlasını düzenleyeceğiz. İşe yaramazsa yeniden değiştireceğiz" derken programın henüz hiçbir mezun vermediğini de aktardı. ABD Savunma Bakanlığı, geçen yıl 500 milyon dolar bütçe ayırarak DAEŞ ile mücadelede ılımlı Suriyeli muhalifler için eğit-donat programına başlamıştı. Ancak az sayıda muhalif savaşçı bu eğitimi almış, programın ekim 2015'te başarılı olmadığı için durdurulduğu açıklanmıştı. Pentagon'un, DAEŞ'e karşı savaşacak 3 bin ılımlı muhalifi eğitmeye yönelik oluşturulan 4 kamptan 2'sinde eğitim hiç başlamazken, eğitime alınan muhaliflerin büyük bir kısmı DAEŞ karşıtı mücadelede yer almadı.
Türkiye

Hamas: Dört İsrail Askeri Elimizde
Gazze'deki Hamas hareketinin silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, ellerinde 4 İsrail askerinin bulunduğunu açıkladı. Söz konusu askerlerin resimlerinin önünde konuşan Ebu Ubeyde, "İşgal güçlerine bir bedeli olmadan esir askerler hakkında bilgi vermeyeceğiz. Kimse bizimle iletişime geçmedi" dedi. Netanyahu geçen hafta düzenlediği basın toplantısı sırasında bir gazetecinin kayıp İsrail askerleriyle ilgili sorusu üzerine, bu konuda gayretli çabaların sürdüğünü, kendisinin birkaç günde toplantılar gerçekleştirdiğini ve önemli gelişmeler yaşandığını öne sürmüştü. İzzeddin el-Kassam Tugayları, İsrail'in Temmuz 2014'te Gazze'ye yaptığı saldırıda Oron Şaul isimli bir askeri esir almıştı. İsrail ise Şaul'un çatışmada ölmüş olabileceğini bildirmişti. İsrail ayrıca Hamas'ı, 1 Ağustos 2014'te Refah şehrinin doğusunda çatışmada öldürülen Hadar Goldin isimli askerinin cesedini vermemekle suçlamıştı.
Türkiye

Dağlık Karabağ'da Korkutan Çatışma
Azerbaycan ve Ermenistan arasındaki Dağlık Karabağ sorunu dün yaşanan yoğun çatışmalar ile tekrar dünya gündemine taşındı. Azerbaycan Savunma Bakanlığı, Ermenistan ile sınır hattında çıkan çatışmalarda dün geceden bu yana 12 Azeri askerinin öldüğünü ve Ermenistan'a ait 6 tankın imha edildiğini açıkladı. 100 Ermeni askerinin ölü ya da yaralı olduğu belirtildi. Bakanlık, stratejik öneme sahip tepe ve yerleşim yerlerinin 'özgürleştirildiğini' duyurdu. Ermenistan, Azerbaycan tarafından açıklanan ölü ve yaralı sayılarının doğru olmadığını belirtti. İki taraf da sivil ölümleri yaşandığını doğrularken, ateşkesi bozdukları gerekçesiyle karşılıklı suçlamalarda bulundu. Yaşananlar üzerine Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, iki ülkeye itidal çağrısında bulunup 'bir an önce' ateşkese uymalarını istedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, telefonla aradığı Azerbaycan Cumhurbaşkanı Aliyev'e, Azerbaycan askerlerinin hayatını kaybetmesi dolayısıyla taziye dileğinde bulundu. Azerbaycan ve Ermenistan Cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Serj Sarkisyan'ın geçtiğimiz yıl İsviçre'de yaptıkları görüşmede, iki ülke arasında tartışma konusu olan Dağlık Karabağ bölgesinin geleceğiyle ilgili hiçbir sonuç alınamamış; Ermenistan Savunma Bakanlığı Sözcüsü Artsrun Hovhannisyan, "Bugün bir savaşın içerisindeyiz" şeklinde açıklamada bulunmuştu. Almanya Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, ateşkese saygı duyulması için çatışmaların derhal durdurulması gerektiğini söyledi. Yaklaşık 30 bin kişinin ölümüne neden olan çatışmaların ardından, 1994 yılında ateşkes anlaşması imzalanmış, anlaşma bugüne kadar birçok kez ihlal edilmişti.
Milliyet

İlk Mülteciler Yarın Dikili'ye Gönderiliyor
Türkiye ile Avrupa Birliği (AB) arasında varılan mülteci anlaşmasına göre, 20 Mart tarihinden itibaren Türkiye'den Yunanistan'a geçtikten sonra gözaltına alınan yüzlerce mülteci yarından itibaren Türkiye'ye iade edilecek. Atina-Makedon Haber Ajansı'nın (Ana-Mpa) bildirdiğine göre, yarın sabah saatlerinde Midilli'ye yanaşacak iki Türk gemisi, Yunanistan'da gözaltında bulunan mültecileri Dikili'ye getirmeye başlayacak. Haberde, pazartesi ve çarşamba günleri arasında 750 mültecinin Türkiye'ye iade edilmesinin planlandığı belirtildi. Geri kabul anlaşması gereği Yunanistan'ın Sakız adasından Çeşme'ye gelecek sığınmacılar için yapımına başlanan transfer alanındaki çalışmanın önemli bölümünün tamamlandığı belirtiliyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, savaştan kaçan mültecilerin Avrupa'ya girdikten sonra sığınma başvurusu yapma hakkı tanınmadan alıkonulmasını uluslararası hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle sertçe eleştiriyor.
Milliyet

Her Gün Yeni Bir Aşk
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in (63), Avustralyalı medya patronu Rupert Murdoch'ın eski eşi Wendi Deng ile birlikte olduğu iddiasının ardından çarpıcı bir iddia daha ortaya atıldı. İddiaya göre Putin'in adı 23 yaşındaki Alisa Kharcheva ile de aşk dedikodularına karışmış durumda. Magazin basını Moskova Devlet Üniversitesi öğrencisi Karcheva'nın adını ilk kez 2010 yılında Putin'in doğum gününü kutlamak için bir blog sayfası satın almasıyla duymuştu. İddiaların dün yeniden gündeme gelmesinin sebebi ise İş adamı Grigory Baevsky'nin Kharcheva'ya ev hediye ettiği ya da sattığı haberi. Baevsky'nin Putin'in yakın arkadaşı Arkady Rotenberg ile birlikte çalıştığı, Rotenberg'in de Putin'in yakın arkadaşı olduğu biliniyor. Kırım'ın ilhakı sürecinde Batılı ülkelerin yaptırım uyguladığı Rus iş adamlarının arasında Rotenberg de vardı. Putin'in önceki gün de Avustralyalı medya patronu Rupert Murdoch'ın eski eşi Wendi Deng ile birlikte olduğu iddia edilmişti. ABD basınında çıkan iddiaya göre Putin ve Deng, hafta başında, Rus oligark Roman Abramoviç'in St Bart's Adası'na demirleyen mega yatında buluştu.
Vatan
POLİTİKA

Gıyabımda Konuşması Beni Üzdü
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Nükleer Güvenlik Zirvesi nedeniyle yaptığı ziyaretin son gününde Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği rezidansında kendisine eşlik eden gazetecilerin sorularını yanıtlarken ABD Başkanı Barack Obama'ya sitem etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Kendisiyle Nükleer Zirve vesilesiyle buluştuğumuzda 1 saate yakın görüştük. Ertesi gün gıyabımda yaptığı açıklamayı duyunca üzüldüm" dedi. Erdoğan, soruları özetle şöyle yanıtladı: Obama görüşmesinin detaylarını sizden alabilir miyiz? Obama, zirve sonrası basın toplantısında soru üzerine sizinle birçok alanda verimli ortaklıkları olduğuna değindikten sonra basın özgürlüğü ve demokrasi konularında eleştirilerini dile getirdi. Bunları size de bizzat ifade etmiş olduğunu söyledi. Değerlendirmeniz nedir? Gıyabımda o tür bir açıklama yapıldığını duyunca üzüldüm. Sayın Obama'yla görüşmemizde o konular gündeme gelmedi. Bana o türden bir şey söylenmiş değil. Kaldı ki bizler daha önceki telefon görüşmelerimizde, basın üzerinden konuşmak yerine karşılıklı konuşmanın daha faydalı olacağını da konuşmuştuk. Brookings Enstitüsü'ndeki konuşmamda da belirttiğim gibi, eleştiri ile hakareti birbirinden ayırmak lazım. Burada kanaat önderleriyle buluşmamda, kendilerine örneklerle izah ettim. Türkiye'deki bazı gazetelerde, Cumhurbaşkanı için 'katil, hırsız' biçiminde manşetler atılıyor. Başlıklarda tehditler savruluyor. Bu hakaretleri yapan gazeteler ve dergiler, halen yayın hayatına devam ediyor. Türkiye'de iddia ettikleri türden bir diktatörlük olsa, o tür yayınlar nasıl yapılabilir? Hakaret ve tehdide Batı'da da müsaade edilmez. Daha geçenlerde Obama'yı Facebook üzerinden tehdit eden biri tutuklandı, tutuklu yargılanıyor. Merkel'e Almanya'da biri benzer bir şey yaptı, yine ceza aldı. ABD yasaları başkana tehdidi 5 yıla kadar hapisle, yüklü tazminatla cezalandırıyor. Hakaret veya tehdit nedeniyle cezalandırma örnekleri, Almanya, Fransa, Hollanda gibi ülkelerden de verilebilir. Hakaret ve tehdit, basın özgürlüğü ya da eleştiri diye değerlendirilemez. Obama, görüşmemizde bu konuları gündeme getirmiş olsaydı, tüm bu örnekleri önüne koyar, bunları ona da söylerdim. ABD yönetimi ülkesindeki bariz olaylara rağmen benzeri örneklerde niçin Türkiye'ye karşı ısrarla basın ve ifade özgürlüğü konusunu bir baskı unsuru olarak kullanıyor? Kanaat önderleriyle Adalet Bakanlığımızın açıklamasını paylaştım. Dinlediklerinde, aslında söyleyecek sözleri kalmıyor. Ama farklı bir söz de söyleyemiyorlar. 'Ülkenin Cumhurbaşkanı bunların çoğunun terörle bağlantılı olduğunu açıklıyor, peki bu durumda neyi savunuyoruz' diyemiyorlar. Üst akıl dediğim olay da bu zaten. Üst akıl, Türkiye üzerinde oyun oynuyor. Türkiye'yi bölmek, parçalamak güçleri yeterse yutabilmek. Diyarbakır'da 7 kardeşimiz şehit oldu. Ama burada konuştuklarımızdan Türkiye'deki terör saldırılarına değinenler sadece bir-iki kişi. Lahor'a değinen de sadece bir kişi oldu. Diğerlerinin tümü sadece Paris ve Brüksel'deki saldırıları konuşmakla yetiniyor. Halbuki biz terör nedeniyle 40 bin can kaybı yaşamış bir ülkeyiz. Bunun adeta görmezden gelinmesi kabul edilemez.
Hürriyet

Beştepe-Çankaya Elektrik İletim Hattı
Ak Parti'nin bir süre önce başlayan 'yeni anayasa' yazım çalışmaları, daha çok metnin içeriği açısından gündem oluşturdu. Biz, bu kez, farklı bir yerden bakacağız ve 12 kişilik komisyonda yer alan isimlerin, AK Parti içindeki karşılıklarını inceleyeceğiz. Üstelik, bu irdelemeyi yaparken, komisyonda yer alan bazı sürpriz isimler için yapılan, "O arkadaşlar elektrik iletim hattı görevi üstleniyor" esprisinin ne anlama geldiğini de yazacağız. Parlamento Büro Şefi Nuray Babacan'ın analizlerine göre, AK Parti'nin, Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik başkanlığında oluşturduğu 'Yeni Anayasa Yazım Komisyonu'nda Çelik'in yanı sıra, Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Taha Özhan, Hayati Yazıcı, Şeref Malkoç, Ahmet İyimaya, Abdülhamit Gül, Mustafa Şentop, Burhan Kuzu, Mehmet Uçum ve Mücahit Arslan yer alıyor. Komisyondaki isimlerin siyasi çizgilerine bakıldığında, 'Cemil Çiçek, Mehmet Ali Şahin, Hayati Yazıcı ve Ahmet İyimaya'nın' denge unsuru olacağı yorumları yapılıyor. Bu 4 ismin, ortaya atılan önerilerin rejim sıkıntısı yaratmaması ve hukuki altyapı konusunda 'supap' görevi üstleneceği konuşuluyor. Orkestra şefi olan Ömer Çelik'in Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında mekik diplomasisi yürüteceği belirtiliyor. Hukukçu olmamasına rağmen komisyona alınan Mücahit Aslan'ın da Çelik'le beraber 'ikna ekibi' görevini üstleneceği kaydediliyor. Ayrıca Aslan'ın, komisyonun yeni fikirlere en açık üyesi olduğu anlatılıyor. Komisyonda, Başbakan Ahmet Davutoğlu'na en yakın isim olarak da Taha Özkan görülüyor. Komisyonun diğer üyelerine gelince; üç üye halen fiilen Cumhurbaşkanlığı'na danışmanlık yapan isimlerden oluşuyor. Bu durum siyasette tartışma yaratmadı değil. Mehmet Uçum, Şeref Malkoç gibi resmen danışmanlık görevi bulunan iki ismin, parti çalışmasında bizzat yer almalarının doğru olmadığını söyleyenler bulunuyor. Burhan Kuzu'nun durumu diğer ikisinden biraz farklı. Kuzu, Saray'a danışmanlık görevini fahri olarak yapıyor. Anayasa Komisyonu Başkanı Mustafa Şentop ile Abdülhamit Gül ise Saray danışmanlarından daha fazla Saray'a yakın isim olarak biliniyor. AK Parti'nin anayasa yazım komisyonundaki bu tablo, çalışmanın nasıl yürüyeceği ve son kertede kararı kimin vereceğiyle ilgili de fikir oluşturuyor. Başlıkta kullandığımız 'elektrik iletim hattı' esprisini yapan AK Partili siyasetçiler de tam da bu noktaya parmak basıyorlar. Saray danışmanlarının komisyondaki görevlerini 'elektrik iletim hattına' benzeten siyasiler, komisyonda oluşacak her görüş ve önerinin bu isimler aracılığıyla Saray'a iletileceğini, Saray'ın önerilerinin de aynı iletim hattı üzerinden komisyona ulaştırılacağını belirtiyorlar. Komisyonun çalışma sistemine göre, yapılan çalışmaların bir kısmı daha önce Saray ve Başbakanlık'taki görüşmelerin ışığında toplantının gündemine gelecek. Bir kısmı ise yazım komisyonunda seçenekli hazırlanarak iki makama sunulacak. Anlaşılan, komisyon üyelerini saatler süren toplantılardan daha çok, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasında gidip gelmek yoracak.
Hürriyet

Türkiye'yi Kan Gölüne Çevirdiler
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle yapacağı toplantı için karayoluyla İstanbul'dan Tekirdağ'a geldi. Hükümet Caddesi üzerindeki Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi'ni ziyaret eden Kılıçdaroğlu daha sonra STK temsilcileriyle bulaşacağı otele geçti. Kılıçdaroğlu, "Ankara'da sivil toplum örgütleriyle 'büyük buluşma' adını verdiğimiz bir toplantıyı gerçekleştirmiştik. Bu toplantıda Türkiye'nin içinde bulunduğu koşullar değerlendirilmiş ve 16 madde halinde sivil toplum kuruluşlarına, meslek odalarına, sendikalara bildirilmişti. Ama orada sadece ben konuşmuştum. Şimdi Türkiye genelinde belli bölgelerde gerçekleştiriyoruz. Bu kez sivil toplum kuruluşlarının, meslek kuruluşlarının sendikaların temsilcileri konuşacak biz onları dinleyeceğiz. Amacımız tam demokrasiyi Türkiye'ye getirmek, Türkiye'ye yerleştirmek. Ama zorluklarını biliyoruz, bu zorlukları hep birlikte mücadele ederek, aşacağız" dedi. Yaşanan terör saldırıları nedeniyle hükümeti eleştiren Kılıçdaroğlu, ülkedeki en büyük sorunun terör olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye'nin gündeminde terör sorunu var. Üzülerek şunu ifade edeyim. Türkiye'de terörün bu noktaya gelmesinin tek sorumlusu Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Türkiye Cumhuriyet'ini yani meşru bir organı, yani Birleşmiş Milletler de temsil edilen meşru devleti, gayri meşru organla muhatap kıldılar. Terör örgütleriyle masaya oturdular. Şimdi 'mücadele ediyoruz' diyorlar. Terör örgütleri kentleri, illeri, ilçeleri silah deposu haline getirirken, 14 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyordu. Her gün şehitlerimiz geliyor, şehit yakınlarının sitemlerini de dinliyoruz. Asıl sorgulanması gereken, 14 yıldır Türkiye Cumhuriyeti'ni hangi siyasi parti yönetiyor ve Türkiye'yi bu noktaya kimler getirdi. Bunun sorgulanması lazım. 2002 terörsüz bir Türkiye devraldılar, ama bugün Türkiye kan gölüne dönmüş durumda. Bunun altını özenle çizmek isterim." Gazetecilerin Amerika Birleşik Devletleri'nde tutuklanan işadamı Reza Zarrab'ın soruşturmasını sorması üzerine konuşan Kılıçdaroğlu, "Daha düne kadar tutuklanan Reza Zarrab ile ilgili olarak pek Türkiye'yi ilgilendirmez havası içindeydiler. Ama 4 ana konuda soruşturma açıldığını biliyoruz. Büyük bir kısmı Türkiye ile ilgili önümüzdeki süreçte herhalde daha ayrıntılı bilgiler Türkiye'ye gelecek ve hep beraber bu süreci takip edeceğiz" dedi. Kılıçdaroğlu, açıklamalarının ardından sivil toplum örgütlerinin temsilcileriyle basına kapalı olan toplantıya geçti.
Milliyet

SPOR

Bayanlar Voleybol CEV Cup finalinde temsilcimiz Galatasaray Daikin hüsrana uğradı. İlk maçta 3-2 mağlup ettiği Rus rakibi Dinamo Krasnodar'a rövanşta 3-0 mağlup olunca ikincilikle yetindi. Krasnodar üst üste 2. kez kupayı müzesine götürürken, Cim-Bom ise 2. finalini de kaybetti. Büyük bir mücadeleye sahne olan ilk sette oyun dengede gitti. İlk molaya 8-7 önde giren Galatasaray, ikinci molada üstünlüğü 16-15'lik skorla rakibine kaptırdı. Setin son ataklarında ortadan iyi hücum eden Krasnodar, 25-23 ile 1-0 öne geçti. Sarı-kırmızılılar, ikinci sette basit hatalar yapınca, ev sahibi bunları iyi değerlendirdi ve bir anda 8-4 öne geçti. Güldeniz'in etkili oyunuyla toparlanan Cim-Bom 9-9'da skoru eşitlese de Krasnodar ikinci molaya da 16-12 önde girdi. Temsilcimiz seti çevirmek için bir atak daha yapıp 22- 21'de farkı bir sayıya indirse de ev sahibi bu seti de 25-22 kazandı. Son şampiyon üçüncü sete etkili hücumlarla başladı. Ancak Galatasaray Daikin pes etmedi. Rakibinin arayı açmasına izin vermeyen sarı-kırmızılılar ikinci molaya 16-14 üstün girdi. Cim-Bom molanın ardından gösterdiği yüksek dirence rağmen, seti 29-27 maçı da 3-0 kaybetti. Galatasaray Daikin bu kupada 2012'de de final oynamış, ancak İtalyan rakibi Yamamay'a altın sette boyun eğerek ikincilikle yetinmişti.
Milliyet

Beşiktaş iki senedir uygulanan mali disiplin ve Vodafone Arena'nın bitmesi nedeniyle gelecek sezon UEFA'nın mali fair-play kriterlerine takılmayacak. Siyah-beyazlılar buna rağmen transfer politikasında değişiklik yapmayacak. kriterleri nedeniyle iki sezondur harcamalarına çok dikkat eden Beşiktaş Yonetimi başarıyla uyguladığı mali disiplin sayesinde gelecek sezon bu sıkıntıları yaşamayacak. UEFA denetimi altında olduğu sure boyunca; Demba Ba, Atınç ve Ersan'ın bonservislerinden 25 milyon euro kazanarak rahat bir nefes alan siyah-beyazlılar buna rağmen kemer sıkma politikasına devam edecek. Vodafone Arena'nın bitmesiyle borçları kapatma dönemine girecek olan yönetim, transfer politikasında değişikliğe gitmeyecek. Başkan Fikret Orman'ın, yönetim kurulundaki arkadaşlarıyla yaptığı sohbetlerde mali disipline vurgu yaptığı öğrenildi. Orman'ın, "Şampiyonlar Ligi için tabii ki önemli transferler yapacağız ama borçlarımız azalacak ve UEFA denetiminde rahatladık diye bütçemizi boşa harcamayacağız. Mali anlamda rakiplerimizden avantajlıyız ve bu avantajımızı korumaya devam etmeliyiz. Bir futbolcu bize gelmek istemiyorsa fiyat yükseltmeyeceğiz. Hemen o oyuncunun alternatifl erine yöneleceğiz. Eğer bu sezon şampiyon olursak avantajımız daha da buyuyecek" diye konuştuğu belirlendi. Bugünkü mali ve sportif noktaya kolay gelmediklerini de dile getiren Başkan Orman'ın, "Son uç senede transferde uyguladığımız politika UEFA kriterleri açısından bizi düzlüğe çıkardı. Hem uygun rakamlara kaliteli oyuncular almalıyız hem de kadromuzdan her sene birkaç futbolcuyu cazip teklifler gelmesi durumunda satmalıyız. Sürekli alma donemi artık bitmiştir" ifadelerini kullandığı aktarıldı.
Milliyet

Galatasaray, ertelenen Fenerbahçe derbisi ve milli takım arasından sonra lige Eskişehirspor yenilgisi ile döndü: 4- 3. 10. dakikada Bilal Kısa, 30 metreden nefis bir vuruşla kaleci Boffin'i avladı: 0-1. 23'te Nadir savunmanın arkasında topla buluştu, vuruşunu Muslera kontrol etti. 30'da Bokila, Nadir'in şık topuk pasında sert vurdu, top Muslera'da kaldı. 35'te Hadzic auta vurdu. 38'de Dossa'nın şutu yan ağlarda kaldı. 40'ta Kaan ortaladı, Bokila kafayla dokunup ağları sarstı: 1-1. 49'da Linnes'in sağdan getirip ortaladığı topu Yasin kafayla ağlara gönderdi: 1-2. 53'te Engin'in sağdan yaptığı ortada topla arka direkte buluşan Nadir, Muslera'yı avladı: 2-2. 56'da Bilal'in frikiği kalecide kaldı. 57'de Donk arka direkte kafayı auta vurdu. Aynı dakikada Nadir'in şutunu kaleci 2 hamlede kontrol etti. 58'de Bokila soldan ortaladı, Hadzic gelişine sert vurdu: 3-2. 68'de Kaan soldan topu süretli getirdi, çaprazdan füze gibi vurdu: 4-2. 90+3'te Yasin ortaladı, Semih skoru belirledi: 4-3.
Star

Trabzonspor, deplasmanda Gaziantepspor'u yenerek dış sahada 9 maç sonra kazandı: 0-1. l4'te Orkan'ın vuruşu Esteban'da kaldı. 23'teki hızlı atakta Putsila'nın yay içinden sert şutunu Esteban kornere çeldi. 24'te Orkan'ın kornerinde Erdem kafayı vurdu, kaleci yine başarılıydı. 34'te Marin'in ceza alanı dışından sert şutunu kaleci Karcemarskas çıkardı. 38'te Özer'in vuruşunda top auta çıktı. 54'te Abdülkadir'in şutu, direği sıyırarak auta çıktı. 60'ta Mehmet Ekici'nin serbest vuruşundan gelen topa kafayı Mustafa çaktı: 1-0. 63'te Mehmet Ekici'nin sert şutunda Karcemarskas başarılıydı.65'te Orkan'ın pasında sol çaprazda kaleci ile karşı karşıya kalan Putsila'nın şutunu Esteban çıkardı. 82'de rakip ceza alanı sağ çaprazında önüne aldığı topa sert vuran Putsila, auta yolladı.
Star


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder