23 Nisan 2016 Cumartesi

23.04.2016 Genel Gündem


23.04.2016 Cumartesi
GÜNDEM

Tahliye Çıktı 
İstanbul 13'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, 'örgüt propagandası yapma' suçundan 1.5 yıldan 7.5 yıla kadar hapis istemiyle tutuklu yargılanan Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan, Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya, Doç. Dr. Kıvanç Ersoy ve Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı katıldı. Tutuklu akademisyenleri 100'ü aşkın avukat savundu. Kimlik tespitlerinin ardından savunmalarını yapan akademisyenler özetle şunları söylediler: Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Kaya: "İddianamenin ilk üç sayfasındaki çözüm süreci anlatısının suç isnadıyla hiçbir bağlantısı yok. Kötü bir özet olduğunu söylemek zorundayım. Öğrencim bana böyle bir özet yapsa 10 üzerinden 2 bile vermezdim. Bildirimizin Bese Hozat adlı bir örgüt yöneticisi talimatıyla yazıldığını iddiası, dayanaksız ve tutarsızdır. Bence savcı kendisi örgüt propagandası yapmıştır." Yrd. Doç. Dr. Esra Mungan: "Yurttaşların devletten hesap sorabildiği bir ülke talep ediyorum. Biz devlete hitap ettik çünkü tek yasal tarafımız vardı. Devletin kulu değil yurttaşıyız. Devleti, tek bir tekme ile devrilen masayı tekrar kurmaya çağırdık." Doç. Dr. Kıvanç Ersoy: "Metnin hiçbir yerinde şiddet çağrısı yok. Örgüt ismi geçmiyor. Aydın olarak barışı savunmak vazifemizdir. Bizim gibi işinde gücünde bilim adamlarını zorla kahraman yaptı." Yrd. Doç. Dr. Meral Camcı: "14 yıldır öğretim görevlisi olarak çalışıyorum. Attığım imza ve okuduğum açıklama ile ilgili olarak örgüt propagandasından suçlanıyorum. Üniversitelerimizi sevme ve terk etmeme hakkımızı kimse elimizden alamaz. " Savcı, akademisyenlere atılı suçun TCK'nın 301'inci maddesinde düzenlenen 'Türk milletini, Türkiye Cumhuriyeti devletini, devletin kurum ve organlarını aşağılama' kapsamında kalma ihtimali olduğunu belirterek, yargılamanın durdurulmasını ve izin alınması için dosyanın Adalet Bakanlığı'na gönderilmesini, 4 akademisyenin ise tutukluluk hallerinin devamını talep etti. Kısa bir aradan sonra görüş değiştiren savcı, bakanlıktan geç cevap gelme ihtimaline dikkat çekerek, mağduriyet oluşmaması için 4 akademisyenin tahliyesini istedi. Mahkeme heyeti 4 akademisyenin tahliyesine karar verdi. Heyet, ayrıca isnat edilen suçun TCK'nın 301. maddesine girme ihtimaline binaen, bu suçtan dolayı Adalet Bakanlığı izni alınması gerektiğini hatırlatıp yargılamanın durdurulmasına karar verdi.
Hürriyet


3 Şehit 
Tunceli-Elazığ karayolu Göktepe Köyü mevkisinde, PKK'lı teröristler dün saat 10.00'da devriye görevi yapan askeri aracın geçişi sırasında yola döşedikleri patlayıcıyı infilak ettirdi. Mazgirt ilçesine bağlı Akpazar Jandarma Karakolu Komutanlığı'nda görevli Uzman Çavuş Yücel Yılmaz (37), Jandarma Onbaşı Volkan Karatepe (21) ve Jandarma Er Özkan Özden (21) şehit oldu. Yapılan incelemede, saldırıda 4 büyük mutfak tüpü içerisine plastik patlayıcı ve amonyum nitrattan oluşan yaklaşık 500 kiloluk bombanın patlatıldığı belirlendi. Patlamada karayolunda 2.5 metre derinlik, 5 metre genişlik ve 10 metre uzunluğunda çukur oluştu. Teröristlerin patlayıcıyı uzaktan kumandayla infilak ettirmek için yaklaşık 1 kilometrelik kablo döşedikleri tespit edildi. Şehit Yılmaz'ın Kırşehir'in Çiçekdağ ilçesindeki baba evindeki ailesi acı haberle gözyaşlarına boğuldu. Şehidin eşi Ömür Yılmaz fenalaşarak hastaneye kaldırıldı. Şehit Yılmaz, 2 erkek çocuğu babasıydı. Şehit Onbaşı Karatepe'nin İstanbul Esenler'deki baba ocağına ateş düştü. Karatepe'nin evi ve sokağı Türk bayraklarıyla donatıldı. Şehit Jandarma Er Özden'in İstanbul Sultangazi'deki ailesine acı haber verildi. Özden'in yakınları ağıtlar yakarak gözyaşı döktü. Mardin Nusaybin'de PKK'lı teröristlerin tuzakladığı el yapımı patlayıcının infilak etmesi sonucu 5'i asker, 2'si polis 7 güvenlik görevlisi yaralandı.
Hürriyet

Dinleme İtirafı 
İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Fuzuli Aydoğdu koordinesinde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nce gerçekleştirilen operasyonda şüpheliler arasında bulunan ve 'şike operasyonu' sırasında telefon dinlemesi yapan 2 polisin ifadelerinde, dinlemelerin yasadışı yapıldığını itiraf ettiği belirtildi. Alınan bilgiye göre polisler, ifadelerinde, dosyayı boş olarak gördüklerini, kapatmayı düşündüklerini ve amirlerine, "Bu teknik takip yasal değil" diye rapor sunduklarını anlattı. Polisler, amirlerinin "Bu dosya gizli yürütülüyor. Siz işinize bakın ve devam edin" diye emir verdiklerini ifade etti. Şüpheli polisler, dosyanın kapanacağı konuşulurken, dönemin Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Mahmut Özgener'in dinlemeye 'takıldığını' da söyledi. Bu arada operasyonun ilk günü evlerinde bulunamayan avukat Nazif Aktaş ve Orhan Erdemli İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne giderken gözaltına alındı. Savcılık, soruşturma kapsamında gözaltında alınan 46 şüpheliden 29'unu, 'silahlı terör örgütü üyeliği' ve 'haberleşmenin gizliliğini ihlal' suçlarından tutuklanmaları, 6 şüpheliyi de adli kontrol talebiyle nöbetçi İstanbul 2. Sulh Ceza Hâkimliği'ne sevk etti. Şüphelilerden 11'i savcılıkça serbest bırakıldı. Bu arada şike operasyonun beyni olarak nitelendirilen dönemin Organize Suçlar Şubesi Müdürü Mutlu Ekizoğlu ile Organize Suçlarla Mücadele Şube eski Müdür Yardımcısı Ahmet Davulcu ise halen yakalanamadı. Polis yetkilileri, Ekizoğlu ve Davulcu'nun yurt dışına yasal yollardan çıkış yaptıklarına dair bir veri bulunmadığını belirtti.
Hürriyet

EKONOMİ 

Gram Altın 112,7989-113,0386
ABD Doları 2,8473-2,8521/Euro 3,1963-3,2048/İngiliz Sterlini 4,1080-4,1146      

Asil Nadir Serbest 
İngiltere'nin önceki akşam Türkiye'ye iade ettiği Kıbrıslı Türk iş adamı Asil Nadir, adli işlemlerinin tamamlanmasının ardından tahliye edildi. Nadir'in kızkardeşi Bilge Nevzat, ünlü işadamının serbest kalmasında emeği geçen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'na teşekkür etti. Bilge Nevzat, Lefkoşa'da yaptığı açıklamada, Nadir'in (75) birkaç gün içinde Ada'ya gelmesinin beklendiğini belirterek, "Çok mutluyuz. Yurduna dönmesi kardeşim için çok önemliydi. Yıllardır savaş veriyoruz. Kardeşimin dönmesi, ülkemiz için de çok iyi olacak. Geçmiş tecrübe ve bilgisiyle bu ülkeye katkıları devam edecektir. Geçen yıl ölen annemin son dileği de buydu. Annem rahat uyuyacak" dedi. Nevzat ayrıca tahliye süreciyle ilgili olarak 4 kişiye teşekkür borçları olduğunu da kaydetti ve "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Türkiye'nin Londra Büyükelçiliği Adalet Müşaviri Ömer Altıntaş ve aile dostları iş insanı Cankut Bagana'ya teşekkür ederim" diye konuştu. Türkiye ile İngiltere arasında bir süredir gizlice süren Asil Nadir'in iadesi konusunun, KKTC Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında da ele alındığı da kaydedildi.
Hürriyet

Tasarruflar Artmazsa Ucuz Kredide Olmaz 
Merkez Bankası'nın faiz indiriminin ardından, piyasada "kredi faizi oranlarının da düşmesi" beklentileri arttı. Ancak bu konuda Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek'ten önemli uyarılar geldi. NTV'de canlı yayına katılan Şimşek, "Dünya şu anda düşük enflasyon, düşük büyüme girdabında. Böyle bir durumda bizim zaten bir sadeleşme politikamız vardı. Yani faiz koridorunun daraltılması Merkez Bankasının attığı bu adımlar, kredi faizlerini bir miktar aşağıya çekmeli, muhtemelen de olumlu etkileyecektir, ama esas olan Türkiye'ye kaynak girişinin ve iç tasarrufların artması. Bu iki değişken çok önemlidir. Zaten bu alanda da çok ciddi çalışmalarımız var. Bunun sonucunda Türkiye'ye fon girişi artmaya başladı. Yansımalarını da faizde gördük. Hızlı bir şekilde Hazinenin borçlanma faizleri yüzde 10'un altına indi. Bunu, liradaki değerlemede de görüyoruz. Bunlar, yakında enflasyona, ekonomik aktiviteye olumlu yansıyacak. Önemli olan bu havanın korunması. Tasarrufların artması konusunda BES'e otomatik katılımı öngören çalışmaları da tamamladık. İş değiştiren ve yeni işe giren kardeşlerimizin tamamı bu sisteme otomatik girecek, 6 aydan sonra tamamen gönüllülük esasına dayalı olacak" diye konuştu. Kıdem tazminatına dair de görüşlerini paylaşan Şimşek, şunları kaydetti: "Bu işi bir fon ile çözmek için uzun süredir tartışıyoruz. Burada amaç, işçimizin kıdem tazminatını bir anlamda garanti altına almak. Çünkü işveren bir prim olarak onu bir hesaba yatıracak, yatırdıktan sonra nemalanacak ve işçi kardeşimiz iş değiştirmek istediği zaman, 'Ben tazminatı alır mıyım, almaz mıyım?' Onu düşünmeyecek. İşveren de sıkıntıya girdiği zaman, 'İşe yeni eleman alayım veya işten eleman çıkartayım' meselesiyle karşı karşıya kalmayacak."
Türkiye

Bizim Hocaların Beğenmediği Proje, Dünyada Birinci Oluyor 
Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Fikri Işık, TÜBİTAK'a getirilen projeleri değerlendiren hocaları eleştirdi. Gebze Teknik Üniversitesinin düzenlediği Girişimcilik Zirvesinde girişimci adayı gençlere seslenen Bakan Işık, "Üniversite öğrencisi bir kızımız TÜBİTAK'a bir proje sunuyor. Sıvının içerisindeki su miktarını belirlemeye yarayan bir proje… Eğer siz sütün içerisindeki su miktarını bilirseniz, bunu ölçmeye yarayan bir cihazınız, aparatınız olursa, işinizi kolaylaştırır. Pek çok alanda kullanılacak şey. Petrol türevlerindeki suyu da ölçebilirsiniz. Ama bizim 5 kişilik akademisyen heyetimiz bu projeyi desteklenmeye değer görmüyor. Bu genç kızımız da projesiyle Avrupa'da yarışmaya giriyor ve dünya birincisi seçiliyor. Moralim bozuldu. Arkadaşlara 'her girdiği projede çok düşük not veren hocaları kara listeye alın, bir daha da çağırmayın' talimatını verdim" diye konuştu. Öte yandan Bakan Işık, bu yıl 79 OSB projesinde kullanılmak üzere 75 milyon lira ödenek ayrıldığını da bildirdi. Işık, "OSB'lere yönelik projelerden 8'i bu yıl tamamlanacak, 62 projede öngörülen işlerin yapımına devam edilecek, 9 projeye ise bu yıldan itibaren kaynak sağlanacak" dedi.
Türkiye

'Merkez'in Sinyalleri Doğru İletilmeli' 
Türkiye Bankalar Birliği (TBB) Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, "Faiz oranındaki düşüş bankalar açısından kısa dönemli fonlama maliyetinde düşüş yönünde bir sinyal veriyor. Bu gelişme, aracılık maliyetinin düşmesi açısından çok olumlu" dedi. Merkez Bankası'nın faiz indirimini değerlendiren Aydın, bunu olumlu gördüklerini, kararın gerekçelerine katıldıklarını söyledi. Bankacılık sektörünün Merkez Bankası'ndan gelen sinyalleri dikkatle değerlendirdiğini dile getiren Aydın, bu sinyallerin piyasalara doğru yönde aktarılmasını beklediklerini ifade etti. Faiz oranındaki indirimin, bankalar açısından kısa dönemli fonlama maliyetinde düşüş sinyali verdiğine işaret eden Aydın, "Bu gelişme aracılık maliyetinin düşmesi açısından çok olumlu. Bu nedenle diğer fon kaynaklarının maliyetinin ve buna bağlı olarak kredi faizlerinin olumlu yönde etkilenmesini bekleyebiliriz. Dikkat çekilmesi gereken diğer önemli husus, finansal aracılık işlemleri üzerindeki yüklerin azaltılmasının da kredi faizlerinde düşüşü daha da olumlu etkileyeceğidir" ifadelerini kullandı. Aydın, geçen yıla göre bu yılın daha iyi başladığını ve ilk üç aydaki gelişmelerin de bu yönde olduğunu dile getirdi. Hüseyin Aydın, sorunların, devam ettiği küresel piyasalarda kısa dönemde çok hızlı bir iyileşme beklemediklerine dikkati çekerken, "Buna karşılık Türkiye, makro dengeleri ve proaktif karar alma süreciyle sağlıklı bir yapıda. Bu durumun risk primlerine yansımakta olduğunu görüyoruz. Bütçe disiplini sürerken cari açık önemli ölçüde azalmıştır. Krediler artmaya devam etmekte. Kredilerdeki büyüme, bankacılık sektörünün ekonomik potansiyele ve büyümeye olan olumlu beklentilerini göstermekte" dedi.
Milliyet

TÜSİAD Desteği: Türkiye'nin AB Yolu Doğru 
Avrupa Birliği (AB) Bakanı ve Başmüzakereci Volkan Bozkır, bazı AB üyesi ülkelerin Türkiye'ye vize muafiyetinden çekilme kararı alacakları iddiasına ilişkin, "Böyle bir şey söz konusu değil. Çünkü bu karar, 28 ülkenin bulunduğu bir ortamda oy birliğiyle alındı. Dolayısıyla alınan bu siyasi karardan çekilme söz konusu olmaması gerekir. Şu anda da böyle bir belirti yok zaten" dedi. Bozkır, Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği'ne (TÜSİAD) nezaket ziyaretinde bulundu. Toplantı sonrasında açıklamalar yapan Volkan Bozkır, 29 Kasım zirvesiyle beraber Türkiye'nin kendisini AB ailesine daha yakın hissetmeye başladığını söyledi. TÜSİAD Başkan Vekili Ali Koç da toplantıyla ilgili olarak şu görüşleri aktardı: " "TÜSİAD için ülkemizin AB'ye üyeliği en önemli konulardan bir tanesi. Bugüne kadar yavaşlamıştı süreç. Son dönemde sürecin hızlanması ve olumlu mesajların verilmesi bizleri fazlasıyla motive etti. Burada hepimiz aynı gemideysek, biz üzerimize düşen sorumlulukları nasıl yerine getirebiliriz, ne mesajlar vermeliyiz? Bu bağlamda, görüşmelerimiz oldu. Bizler de devletimizin, hükümetimizin son dönemdeki yaklaşımıyla tamamen mutabıkız. Son raporun iade edilmesi konusunda da aynı şekildi düşünüyoruz. Sözler verilmiştir. Sayın Bakanın dediği gibi çalışmalar doğru istikamette gidiyor. AB sözlerini tuttuğu zaman, üyelik sürecinde yepyeni bir sayfa açılacak. Daha gidecek çok yolumuz var ama çok doğru istikamette olduğumuzu ve olumlu adımlar attığımızı yaşayarak görüyoruz. İnşallah bizlerin de çorbada bir tuzu olur.
Vatan

191 Gün Expo Antalya Şovu 
Olimpiyatlar ve Dünya Kupası'nın ardından en büyük organizasyon kabul edilen Dünya Botanik Expo'su, "EXPO 2016 Antalya" adıyla dün kapılarını açtı. Antalya'nın 2011'den bu yana hazırlandığı organizasyonun açılışına devletin zirvesi katıldı. Aksu İlçesi'nde oluşturulan 1120 dekarlık sergi alanında 6 ay açık kalacak Expo 2016 Antalya'nın kongre merkezindeki açılış törenine Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Ahmet Davutoğlu, bakanlar, Expo'ya katılan 52 ülkeden yabancı misyon temsilcileri ve davetliler katıldı. Törende bir konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan "Başından beri bu projeyi milli bir proje olarak gördük, çalışmaları büyük bir itina ile yürüttük. Expo 2016 Antalya, sadece Antalya'nın değil tüm Türkiye'nin ortak iradesinin, kamu ve özel sektörümüzün işbirliğinin bir ürünüdür" dedi. Buradaki sergi alanının sadece katılımcı ülkelerin bahçe kültürlerini tanıttığı büyük bir park olmadığını belirten Erdoğan, "Sergi alanımızdaki her unsurun çok özel anlamları vardır" diyerek her projenin yapacağı katkıyı anlattı. Expo 2016 Antalya'nın 1990 yılında Osaka'da düzenlenen Expo'dan sonra kendi alanında 53 ülkeyle en yüksek katılımlı sergi olarak tarihe geçtiğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ziyaretçi sayısı bakımından da benzer bir rekorun kırılacağına inanıyorum. Açılışını yaptığımız Expo için çiçek ve çocuk temasını tercih ettik. Amacımız tarih, biyoçeşitlilik, sürdürülebilirlik ve yeşil şehirler perspektifi üzerinden güçlü bir diyalog platformu oluşturmak. Çocuklarla, çiçekler arasındaki saflık, güzellik ve masumiyet ilişkisi bu sergi için bizim de ilham kaynağımız oldu. Bu temanın seçilmiş olması ülkemizin hem yeşilin ve çevrenin, hem de geleceğimizin teminatı yeni nesillerin korunmasına verdiği önemin ifadesi. Bu anlayışla yürüttüğümüz çalışmalar sayesinde 2003'te 21 milyon hektar olan orman varlığımızı 2015'te 22 milyon hektara çıkardık. 3.5 milyar fidanı toprakla buluşturduk. Tarımsal üretimin, zenginleştirilmesi için ciddi çaba harcıyoruz. 2023 de tarım üretimimizi 150 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz."
Star

Konut Satışları Martta Yüzde 1 Arttı 
Türkiye İstatistik kurumu, mart ayına ilişkin konut satış istatistiklerini açıkladı; Türkiye genelinde martta 117 bin 205 konut satıldı. Geçen ay satılan konut sayısı, bir önceki aya göre yüzde 15,2, geçen yılın aynı ayına göre de yüzde 1 arttı. Buna göre, Türkiye genelinde satılan konut sayısı şubatta 101 bin 703 iken, geçen ay 117 bin 205'e yükseldi. Konut satışlarında, İstanbul 21 bin 993 konut satışı ile en yüksek paya (yüzde 18,8) sahip oldu. Bu ili 12 bin 730 konut satışı (yüzde 10,9) ile Ankara, 7 bin 549 konut satışı (yüzde 6,4) ile İzmir izledi. Konut satış sayısının düşük olduğu iller sırasıyla 10 konut ile Ardahan, 19 konut ile Şırnak ve 20 konut ile Bayburt oldu.
Star

SİYASET/POLİTİKA

Beraberliğimizi Bozamazlar 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Başbakan Ahmet Davutoğlu, dün Antalya'da birlik ve beraberlik mesajları verdi. Birlik ve beraberliğin fitneyle bozulamayacağını söyleyen Erdoğan, "Ahlakımızı ve vicdanımızı kaybetmediğimiz sürece Allah'ın izniyle kimse sırtımızı yere getiremez" dedi. Başbakan Davutoğlu ise "Her on yılda bir dünya görüşü, mahalle, parti değiştirenler bizim dava bilincimizi de vefamızı da kardeşliğimizi de anlayamazlar. Biz her yerde omuz omuzaydık, her yerde hep beraber omuz omuza olacağız" dedi. Erdoğan ve Davutoğlu, dün Antalya'da 841 milyon TL yatırımla hayata geçirilen 41 tesisin açılışını birlikte yaptı. Erdoğan şu mesajları verdi: Gençler, biz bugüne kadar hiçbir makamın önünde eğilmedik. Sadece Allah'ın huzurunda rükuda eğildik. Başka hiçbir yerde asla. Gençler sizden isteğim şudur. Bir olun, beraber olun, iri olun, diri olun, kardeş olun, hep birlikte Türkiye olun. Bunu asla kimse fitneyle, nifakla bozmaya muvaffak olamaz. Onlara bu fırsatı vermeyin. Türkiye bölgesinde ve küresel düzeyde yaşanan tüm sorunlara rağmen demokrasi ve kalkınma hamlelerini devam ettiren bir ülkedir. Ülkemizin bu istikrarlı ve kararlı yürüyüşün hem içerde hem dışarıda birilerini rahatsız ettiğini görüyoruz. Sürekli kriz peşinde koşan, sürekli çatışma, çekişme, kavga arayışında olanlar her gün yeni ve daha sinsi oyunlarla karşımıza çıkıyorlar. Gezi olayları işte böyle bir hesabın ürünüydü. 17-25 Aralık'ta hareket geçirilen paralel yapı aynı amaca hizmet ediyordu. Bölücü terör örgütü yine bu projenin parçası olarak eylemlere başladı. Suriye'de ve Irak'ta yaşananların bir hedefinin de Türkiye'nin istikrarı ve kazanımları olduğunu kimse inkâr edemez. Hatta Rusya'nın sınırlarımızı ihlalini cümle alemin kabul ettiği bir uçağının düşürülmesine bahane ederek ülkemize karşı gösterdiği sert reaksiyonun gerisinde de aynı sebepler var. Ülkemizde mutlu şekilde tatillerini yapan Rus turistler, ülkemizden giden tarım ve sanayi ürünleriyle hayatları kolaylaşan Rus vatandaşları bu hoyrat siyasetin kurbanlarıdır. Avrupa Parlamentosu'nda ülkemize karşı giderek sertleşen ifadelerin gerisinde de aynı karın ağrısı olduğunu biliyorum. Sandılar ki Türkiye üst üste yaşadığı bu toplumsal ve siyasi sorunların altında kalır yerle yeksan olur. Çünkü 1990'lı yıllarda, 2000'li yılların başında hep böyle yaptılar ve hedeflerine ulaştılar. Fakat işler umdukları gibi gitmedi. Çünkü Türkiye, eski Türkiye değil.
Milliyet

Büyük Dramı Birlikte Yaşadık 
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Mersin'de şehit ailelerini ziyaret etti, açılışlara katıldı. Ergenekon kararıyla ilgili yorumda bulunan Kılıçdaroğlu, "Bu kadar büyük bir dramı hep birlikte yaşadık. Yüzlerce kişiyi Silivri toplama kampına topladılar. Sahte mahkeme kurup iddianame hazırladılar. Hakkımızda fezleke düzenlediler" dedi. CHP lideri Mersin'de ilk olarak 4 gün önce Şırnak'ta şehit edilen Jandarma Sağlık Astsubay Kıdemli Çavuş Murat Erdi Eker'in Toroslar ilçesi Tozkoparan mahallesindeki baba evini, ve Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 27 Ocak'ta şehit düşen Piyade Yüzbaşı Yiğitcan Çiğa'nın Mezitli ilçesindeki ailelerine taziye ziyaretinde bulundu. Kılıçdaroğlu, Mersin'deki temaslarında Büyükşehir Belediye Başkanı MHP'li Burhanettin Kocamaz, Vali Yardımcısı Ömer Eru, Yenişehir Belediye Başkanı CHP'li İbrahim Genç, MTSO Başkanı Şerafettin Aşut ile Uluslararası Mobilya Fuarı'nın açılışını yaptı. CHP lideri, ardından Mezitli İlçe Belediyesi tarafından kurulan Kadın Üretici Pazarı'nı ziyaret etti. Yoğun ilgi gören Kılıçdaroğlu, kadınların kabak tatlısı ve 'sıkma' ikramlarını kabul etti. Mezitli Kuyuluk Piknik Alanı'nda belediye işçileriyle buluşan Kılıçdaroğlu, kürsü dokunulmazlığı dışındaki tüm dokunulmazlıklara karşı olduklarını tekrarlayarak şöyle devam etti: "Merak ettiğim, Davutoğlu neden dokunulmazlığını koruyor. Davutoğlu neden korkuyorsun sen? 'Suç mu işleyelim' diyor. 'Lafa bakın. Fezlekesi olanların tamamı suçludur' diyor. Davutoğlu'na bu ifade için teşekkür ediyorum. Çünkü birinci elden suçladığı kişi, kalpazanlıktan dosyası olan Recep Tayyip Erdoğan. Şimdi bana kızacaklar 'Vay sen nasıl söylersin' diye. E söyleyen senin küçük kardeşin Davutoğlu. Ama eminim söylerken ağabeyinin haberi olmamıştır."
Milliyet

Akşener İçin Şok İddia: Dev-Sol/Paralel İşbirliği 
MHP, olağanüstü kurultay kararı veren 12. Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimi Ümran Kaptan hakkında şok iddiada bulundu. Kaptan'ın Mülkiyeliler Birliği'nde Meral Akşener'in kocasının Dev-Sol çizgisindeki arkadaşı Yakup Kepenek'le görüştüğünü ve davanın yönlendirildiğini iddia eden MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, "MHP genel başkan adayı olduğunu açıklayan ve öteden beri paralel yapıyla ilişkilerini gizlemeyen Meral Akşener'in, MHP'ye yönelik kumpas bağlamında yargı sürecine ilişkin gelişmeleri, eski Dev-Solcu olduğu söylenen eşinin kişisel bağlantıları üzerinden şekillendirdiğine dair iddialar gündeme düşmüştür" ifadelerini kullandı. Semih Yalçın, yanıtlaması için Kaptan'a şu soruları yöneltti: Ankara'daki Mülkiyeliler Lokali'nde Avukat Hasan Kepenek'in abisi eski CHP milletvekili Yakup Kepenek otururken oraya birkaç arkadaşınızla geldiğiniz doğru mudur? Bir yakınınızın Dev-Solcu olduğu ve sizin de ondan etkilendiğiniz doğru mudur? Bu sebeple Meral Akşener'in eşinin yakın dostu olan Hasan Kepenek'in ağabeyi Yakup Kepenek'le MHP davasını şekillendirmek için yan yana geldiğiniz iddiasına ne diyeceksiniz? Bir masaya geçip diğerlerinin duymayacağı bir şekilde, 'bizim gelinin işini ne yaptın?' şeklinde MHP davası hakkında soru soran eski CHP milletvekili Yakup Kepenek'e davanın seyri hakkında, 'Önceki teamül ve uygulama var, sıkıntı yok' şeklinde tarafınızdan bilgi verilmiş midir? Yakup Kepenek; size, 'sakın topu taca atma!' şeklinde istekte bulunmuş mudur? Sohbet esnasında 'bizim gelinin işi tamam!' denilmiş midir? İfade Meral Akşener için mi kullanılmıştır? Değilse bu 'çeyizi yargıdan' gelen hanımefendi kimdir? Akşener'in eşi Tuncer Akşener ile eski CHP milletvekili Yakup Kepenek'in, hem Rizeli olmaları dolayısıyla hemşeri dayanışması içine girdikleri hem de solculuk dönemlerinde arkadaş oldukları doğru mudur? 25 Mart 2016'da HSYK'nın Bölge Adliye Mahkemeleri Kararnamesi ile bin 34 hâkim ve savcının görev yeri değişmiştir. Bunun içinde sizin isminiz varken atamanız, nasıl durdurulmuş veya engellenmiştir? Sizin lehinize bu müdahaleyi yapanların paralel yapı ile ilişkisi var mıdır?
Vatan

'Dokunulmazlığı Kalkan Vekiller Tutuklanmasın' 
TBMM eski Başkanı Bülent Arınç, dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili 'gözaltına alınmama, tutuklanmama' kısıtlaması önerdi. Parlamento Muhabirleri Derneği'ni ziyaret eden Arınç, formülünü şöyle anlattı: Dokunulmazlık sadece yasama ile ilgili değildir. Buna ihtiyacımız var. Yoksa parlamento çalışamaz hale gelir. Milletvekillerinin siyasi hayatı bitirebilir. Daha dün biten bir davayı da göz önüne alırsanız farklı suçlanmış insanların 5 yıl tutuklu kaldıktan sonra 'Geçmiş olsun, pardon' sözleriyle karşılaştığını görmek siyasetçiler için de mümkün olabilir. Mutlaka bir filtreye ihtiyaç var. En dikkat çeken soru da 'Ya bunlar gözaltına alınır, tutuklanırsa?' Yargı süreci başlarsa bunlar olabilir. İyi ama bu öyle bir yargı ki ne zaman ne yapacağı belli olmaz. E burası Türkiye. O zaman ne yapmak lazım. Kısıtlı dokunulmazlığın kaldırılması yoluna gidilebilir. Bir önerge gelir de dokunulmazlıkları kaldırılan ve dosyaları yargıya sevk edilenler 'gözaltına alınamaz veya tutuklanamaz' diye hüküm de getirilirse yargı kendisini bunla bağımlı sayar. O zaman göreceksiniz nur topu gibi bir dokunulmazlık çözümü ortaya çıkar.
Vatan

DÜNYA 

Hollanda'yla 'Muhbirlik' Krizi 
Alman komedyenin Cumhurbaşkanı Erdoğan'a yönelik hakaretiyle iki ülke arasında kriz çıkarken, şimdi de Hollanda ile "muhbir" sorunu ortaya çıktı. Türkiye'nin Rotterdam Başkonsolosluğu tarafından Hollanda'da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlere yapılan, "Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türkiye hakkında hakaret içerikli paylaşımları ihbar edin" çağrısı, Hollanda'da siyasi bir fırtınaya sebep oldu. Hollanda Parlamentosu çağrıyı kınarken, Başbakan Mark Rutte, Ankara'daki Hollanda Büyükelçiliği'nin bu konuda Türk yetkililerden 'bir açıklama talep edeceğini' söyledi. Ülkesini ziyaret eden Alman Başbakanı Merkel'le birlikte önceki gün düzenlediği basın toplantısında ihbar çağrısından ötürü 'hayret içinde' olduğunu söyleyen Rutte, "Türkiye hükümetinin bu hareket tarzıyla hangi amaca ulaşmak istediği açık değil" dedi. Hürriyet'in edindiği bilgiye göre, Büyükelçi Cornelis Van Rij, dün Dışişleri Bakanlığı'ndaydı. Büyükelçi, Dışişleri tarafından bu hafta başında, Türkiye'nin, Hollanda basınında çıkan Erdoğan'ı hicveden karikatürlerden duyduğu rahatsızlığı ifade etmek üzere çağrılmıştı. Ancak Hollanda siyasetinde ve basınında gündemi işgal eden Rotterdam Başkonsolosluğu'nun e-postası ortaya çıkınca, görüşmede bu konu da konuşuldu.
Hürriyet

Barack Obama Yine 'Büyük Felaket' Dedi 
ABD Başkanı Barack Obama, 1915 yılı olaylarıyla ilgili yaptığı açıklamada Ermenilerin "soykırım" deme beklentisini boşa çıkardı. Suudi Arabistan ziyaretini tamamlayan Obama İngiltere'ye giderek Windsor Kalesi'nde Kraliçesi Elizabeth'in 90. doğum gününe katıldı. İngiltere Başbakanı David Cameron ile Downing Street'deki Başbakanlık binasında bir araya geldiği sırada ABD'de Obama'nın '24 Nisan' açıklaması yayımlandı. Beklenenden iki gün önce yayınlanan açıklamada Obama, 1915 yılı olaylarıyla ilgili olarak daha önce de yaptığı gibi Ermenice "büyük felaket" anlamına gelen "meds yeghern" ifadesini kullandı.
Türkiye

Çipras'tan Nato'ya Türkiye Şikâyeti 
Yunanistan Başbakanı Aleksis Çipras, Türkiye'nin Ege Denizi'nde tek taraşı taleplerinin NATO'nun bölgede insan kaçakçılarına yönelik yürüttüğü operasyonların genişlemesini engellediğini söyledi. Başkent Atina'da NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg'i ağırlayan Çipras, ortak basın toplantısında, Türkiye'nin Ege Denizi'nin güney kısmını 'askerden arındırılmış bölge' olarak değerlendirdiği için NATO gemilerinin bölgede operasyon yapmasına izin vermediğini söyledi. Yunan Başbakan, "Ne yazık ki, NATO'nun faaliyeti ve bunun etki alanınına ilişkin hâlâ önemli bir yolumuz olduğunu düşünüyorum" dedi. Türk savaş uçaklarının son dönemde Yunanistan hava sahası ihlallerini artırdığını söyleyen Çipras, "Egemenlik haklarımızı ihlal eden ya da zarar veren hiçbir eylemi kabul etmeyeceğiz" dedi. Başbakan, Yunanistan'ın bölgedeki NATO misyonunun başarılı olması için gerekli olan katkıları sağlayacağını vurguladı. NATO, Mart ayında Ege Denizi'nde insan kaçakçılarını engelleme amacıyla Avrupa Birliği (AB) sınır koruma ajansı Frontex ile operasyonlara başlamıştı. Uluslararası Göç Örgütü (IOM), son üç günde Türkiye'den Yunanistan'a günde yaklaşık 150 mültecinin geçtiğini açıkladı. Bu ay içinde Yunanistan'a geçen mülteci sayısının bazı günler neredeyse sıfıra inmesine karşı son günlerde artışa geçtiği vurgulandı. IOM Sözcüsü Joel Millman, "(Türkiye'den) Yunanistan'a giden sığınmacıların sayısı neredeyse sıfıra inmişken yeniden artmaya başladı. Bunun sebebi havaların tekrar ısınması ya da başka faktörler olabilir. Hatta insan kaçakçıları daha yaratıcı yollar bulmaya başlamış olabilir" dedi. Millman, 2016'nın ilk dört ayında Akdeniz'i geçerek İtalya, Yunanistan, Kıbrıs ve İspanya'ya ulaşan sığınmacı sayısının 180 bin 245'e ulaştığını söyledi. 20 Mart tarihinden sonra Yunanistan'a geçen mülteciler, Türkiye ve AB'nin imzaladığı mülteci anlaşması uyarınca Türkiye'ye geri iade ediliyor
Milliyet

Başkanlığa Adaylığını Açıkladı 
Fransa'da Nicolas Sarkozy'nin başkanlığı döneminde Spor Bakanı olarak görev yapan Senegal asıllı siyasetçi Rama Yade, 2017'de gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olacağını açıkladı. 39 yaşındaki Yade, TF1 kanalında yaptığı açıklamada, seçimlerin ilk turuna bağımsız aday olarak girmeyi planlandığını, bunun için gerekli imza desteğini toplamaya başladığını belirtti. Başkanlık seçimleri için Ekonomi Bakanı Emmanuel Macron'un da adı anılmaya başladı. Yaklaşık 2 hafta önce kendi siyasi hareketini kuran Macron'un şu an yüzde 40'a yaklaşan bir halk desteği var.
Vatan
 
Kremlin Kasabı Halep'e Döndü 
Rus savaş uçakları, Halep'in Bustan el- Kasr, Bab Hadid, Ensari ve Meşhed semtlerini bombaladı. Saldırı sonucu 14 sivilin ölürken, aralarında çocukların da olduğu 25 kişi yaralandı. Yaralıların bölgedeki sahra hastanelerine götürüldüğü kaydedildi. Rusya, Suriye'de 30 Eylül 2015'te hava saldırıları düzenlemeye başlamış, 14 Mart'ta ise kuvvetlerini azaltma kararı aldığını açıklamıştı. Suriye'de Birleşmiş Milletler (BM) gözetiminde 27 Şubat'ta yürürlüğe giren geçici ve kısmi ateşkes boyunca, Rusya büyük ölçüde hava saldırılarına son vermişti. Ancak ateşkes boyunca Türkmendağı, İdlib, Humus ve Halep zaman zaman Rus uçaklarının hedefi olmaya devam etti. Reuters haber ajansına konuşan bir Beyaz Saray yetkilisi, Rusya'nın Suriye'nin kuzeyindeki topçu bataryalarını yeni mevzilere konuşlandırdığını aktardı. Rusya'nın bu adımının Halep'e yönelik yeni bir Suriye ordusu harekâtına destek amaçlı olduğu düşünülüyor.
Star

SPOR 

Milli tenisçimiz Çağla Büyükakçay, TEB BNP Paribas İstanbul Cup Uluslararası Kadınlar Tenis Turnuvası'nın çeyrek finalinde Japon tenisçi Nao Hibino'yu 6-1 ve 6-2'lik setlerle 2-0 mağlup etti ve adını yarı finale yazdırmayı başardı. Dünya 65 numarası Hibino'yu yenmesinin ardından mutluluk gözyaşlarına hakim olamayan 26 yaşındaki raket, "Bu turnuva için gerçekten çok çalıştım ve hedefimi gerçekleştirdiğim için sevinçliyim. Aynı performansımı yarı finalde de sürdürmek istiyorum" dedi. WTA turnuvalarında yarı finale yükselen ilk Türk tenisçi olma başarısını gösteren Çağla, bu galibiyetiyle birlikte Türk tenis tarihine de geçmeyi başardı. Öte yandan milli tenisçimizin yarı finaldeki rakibi belli oldu. Çağla Büyükakçay, Kristina Kucova'yı 7-5 ve 6-2'lik setlerle deviren Stefanie Vögele ile final mücadelesi verecek.
Türkiye

G.Saray Odeabank EuroCup finalinin ilk maçında Strasbourg'a deplasmanda 66-62 mağlup oldu. Mücadeleye iki takım da çok tedirgin başladı. Karşılaşmada yaklaşık 2 buçuk dakika sayı üretilmedi. Karşılıklı basit hatalar yaşanırken, Strasbourg ve Galatasaray takımları birinci periyot boyunca toplamda 15 sayı üretti. G.Saray, çeyreği 8-7 önde kapattı. İkinci çeyrekte iki ekip de toparlanırken, temsilcimizde Micov, sorumluluk alıp Fransızların öne geçmesine izin vermedi. Sinan'ın etkisiz olduğu ve dış atışları uzun süre es geçtiğimiz gecede, sarı-kırmızılılar daha çok pota altını ya da orta mesafe şutları tercih etti. G.Saray tutuk olmasına rağmen soyunma odasına 24-23 önde girdi. Üçüncü periyotta Ergin Ataman'ın öğrencileri kendine gelirken takımın liderliğini yine Vladimir Micov üstlendi. Sırp oyuncuya Lasme ve Blake Schilb de eşlik dince bir araya fark 9 sayıya kadar çıktı: 38-29. Ancak alınan molalar Galatasaray'ın hızını keserken, Strasbourg'da Louis Campbell'in ateşlemesiyle kendine gelen ev sahibi ekip farkı kısa sürede 2 sayıya kadar indirdi: 45-43. Sarı-kırmızılılar final çeyreğine de avantajlı başlasa da, Fransız takımı sert savunma yaparak G.Saray'ı hata yapmaya zorladı ve bunu başardı. Üçüncü periyotta olduğu gibi Campbell bu bölümde de Strasbourg'un öne geçmesinde başrolü oynayan isim olurken, sarı-kırmızılılar Chuck Davis'in bireysel çabasıyla karşılık vermeye çalıştı. G.Saray, maçın sonunda farkın fazla açılmasına izin vermeyerek İstanbul için büyük avantaj sağladı. Karşılaşma 66-62 sona erdi.
Türkiye

Trabzonspor Kulübü Futbol Koordinatörü Yılmaz Büyükaydın, büyük maçların motivasyonunun her zaman farklı olduğunu belirtti. Fenerbahçe maçı öncesinde gerekenleri futbolcularla konuştuklarını anlatan Büyükaydın, "Artık bundan sonra onların ortaya koyacağı futbol ve mantık, gelecekle ilgili kariyerlerini belirleyecek. Fenerbahçe maçında elimizden geleni yapacağız" diye konuştu. Gençlerbirliği maçında Trabzonspor'a yakışmayan bir futbol ortaya konulduğunu ifade eden Büyükaydın, şunları kaydetti: "Hiç kimseyi tatmin etmeyen bir futboldu. İnsan futbol oynar ve mağlup olabilirsiniz. Ancak oynanan futbol yakışır bir şekilde olur. Trabzonspor'a yakışan bir futbol oynamadık. Fenerbahçe maçının Trabzon şehri ve taraftar için ne kadar önemli olduğunu futbolculara anlattık. Bundan sonra artık top onlarda, çıkacaklar mücadele edecekler. Kazanırsınız yada kaybedersiniz ama mücadele etmelisiniz ama hiçbir şey yapmadan mağlup olursanız bu kabul edilemez."
Milliyet

Lider Beşiktaş, şampiyonluk yolundaki en kritik sınavlarından birine bugün Akhisar Belediyespor karşısında çıkıyor. Süper Lig'de son 5 haftaya takipçisi Fenerbahçe'nin 5 puan önünde giren Siyah-Beyazlılar, sezonun ilk yarısında İstanbul'da 2-0 mağlup olduğu Akigolar'la deplasmanda karşı karşıya gelecek. Manisa 19 Mayıs Stadı'nda saat 19.00'da başlayacak zorlu mücadeleyi FIFA kokartlı hakem Cüneyt Çakır yönetecek. Kartal'da Vodafone Arena'daki Bursa maçında kırmızı kart gören Querasma takıma dönerken, Sivas deplasmanında sarı kart cezalısı durumuna düşen Andreas Beck yok. Alman sağ bekin yerine Serdar Kurtuluş görev yapacak. Deplasmanda 14 maçta 10 galibiyet, 2 yenilgi ve 2 beraberlik alan Beşiktaş'ta Gomez, İsmail, Olcay, Necip ve Oğuzhan sarı kart sınırında bulunuyor.
Star

Fenerbahçeliler, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Şikede Kumpas" soruşturmasına destek vermek amacıyla Çağlayan Adliyesi'nde toplandı. Kulüp Başkanı Aziz Yıldırım, asbaşkanlar Şekip Mosturoğlu, Mahmut Uslu, İlhan Ekşioğlu ve yönetici Önder Fırat'ın yanı sıra; eski futbolcular, Erkek Basketbol Takımı Menajer Yardımcısı Ömer Onan ve 300 kadar taraftar Çağlayan'da bir araya geldi. Sarı-lacivertli kulüp adına açıklamayı yapan Mosturoğlu, konuşmasına 19.07'de başlarken, "Bizler 25 milyon Fenerbahçe taraftarımızla birlikte, 3 Temmuz 2011'de ne söylediysek bugün de aynısını söyleyeceğiz. 12 Mayıs 2012'de kendi stadınızda sırf kendi takımınızı alkışladığınız için saatlerce nefes alamadınız. Bizler de aynı anda Metris'te oksijensiz kaldık, kalbimiz sıkıştı. Biz şike yapmadık dedik. 'Ne şikesi memleket elden gidiyor' dedik" ifadelerini kullandı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme