31 Mayıs 2016 Salı

31.05.2016 Genel Gündem

31.05.2016 Salı

GÜNDEM

Üst Mahkemede 
Sarıyer'de terör operasyonunda polisin silahından çıkan kurşunla hayatını kaybeden Dilek Doğan'ın ölümüne ilişkin davanın 3'üncü duruşmasına dün İstanbul Adalet Sarayı'ndaki 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Önceki oturumda mahkeme heyetinin tehdit edilmesi ve duruşmanın güvenli yapılmasının mümkün olamayacağı gerekçesiyle kapalı görülen duruşmaya hakkında 26.5 yıla kadar hapis istenen tutuksuz sanık polis memuru Y.M. katılmadı. Olay yerinde keşif yapılması talebini reddeden mahkeme heyeti, olay günündeki telsiz konuşmalarının, görüntüyü kaydeden kameranın harddiskinin incelenmek üzere istenmesine karar verdi. Mahkeme, Doğan Ailesi'nin avukatlarının, 'mahkemenin taraşı tavır içerisinde bulunduğu, sanığa güvence verildiği ve adli bir kararın bu mahkemeden çıkmayacağı' yönündeki beyanlarının reddi hâkim niteliğinde olduğuna hükmetti. Talebin incelenmesi için dosyanın bir üst mahkeme olan 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verildi. Duruşma, 12 Ekim'e ertelendi. Duruşma süresince eylem yapmak isteyen 19 kişi gözaltına alındı
Hürriyet

30 Mayıs 2016 Pazartesi

30.05.2016 Genel Gündem



30.05.2016

GÜNDEM

Dev Sahnede 563. Yıl Coşkusu
İstanbul'un fethinin 563. yıldönümü, Yenikapı miting alanında yüzbinlerce vatandaşın katıldığı bir şölenle kutlandı. Kutlamaya Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Yıldırım da katıldı. 563 kişilik Mehteran Birliği Konseri, Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alayı Bandosu ve Merasim Takımı konseri, Türk Hava Kuvvetleri Türk Yıldızları Gösterisi ve dünyanın en büyük 3D mapping sahnesinde üç boyutlu özel gösteri İstanbullularla buluştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'un fethinin 563'üncü yıldönümünde 40 dakikalık konuşmasında şunları söyledi: İstanbul'u çekip alırsanız şairler ilhamsız ve sözsüz, şiirler eksik kalır. İstanbul'u anmadan tarih yazmaya kalkarsanız mürekkebiniz kurur kalemizin körelir. İstanbul'u görmeden İstanbul'u yaşamadan geçen ömür eksiktir tatsızdır. Çağ açıp çağ kapatan, tarihin gördüğü en muhteşem zaferlerden biri olan İstanbul'un fethinin 563. yıldönümü kutlu olsun. İstanbul 563 yıl önce fethedildi. Şundan emin olun. Bu fethin hesaplaşması 563 yıldır bitmedi. İstanbul semalarında ezanlarımız okunmaya, ay yıldızlı bayrağımız dalgalanmaya devam ettiği sürece bu hesaplaşma bitmeyecek. Ve bu hesaplaşma devam edecek. Fetih, batının aşılmaz sandığı duvarların aşılmasıdır. 21 yaşındaki bir Sultan'ın bin yıllık Bizans'ı dize getirmesidir. Askeri dehanın ve teknolojinin o dönemdeki zirvesidir. Yarısı gök olan cihanın yerdeki diğer yarısını almış olmamızdır. Sadece Akdeniz'e değil Avrupa'ya da bir kısrak başı gibi uzanan bu memleketi bizden koparmaya kimsenin gücü yetmeyecektir. Bölücü terör örgütünü koçbaşı gibi kullanıp ülkemize saldıranların derdi ne Kürt kardeşlerimizdir, ne o bölgedir. Onların derdi fethin intikamını almaktır. Kullandıkları kuklalar açtıkları çukurlara gömüldüler. Onları üzerlerimize salanların akıbeti de eninde sonunda aynı olacaktır. Bunlar Diyarbakır'da Kurşunlu Camisi'ne kurşun sıkmışlardı. Bunların başındakiler Zerdüşt inancına mensuptur. Bunların bizin dinimizle uzaktan yakından alakaları yok. Ama saf Kürt kardeşlerim bu oyuna geliyorlar. Bu oyuna gelmeyin. Çünkü bu ülkede Kürt sorunu yok terör sorunu var terör.
Hürriyet

29 Mayıs 2016 Pazar

29.05.2016 Genel Gündem



29.05.2016

GÜNDEM

 'Sade'leştiren Site
Türkiye'de siyasi tarih, siyasetçilerle, liderlerle özdeşleşmiş sokak, cadde ve mahalleler ve oturdukları evlerle de anılır. İsmet İnönü'nün Pembe Köşk'ü, Merhum Süleyman Demirel'in Güniz Sokak'taki evi, eski başbakanlardan Mesut Yılmaz'ın Ankara yıllarında Nene Hatun Caddesi'nde oturduğu konut, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın İstanbul Kısıklı'daki evi gibi Or-An da bir dönem siyasetin kalbinin attığı bir semtti. Bülent Ecevit'in evi Or-An'daydı. Ayrıca milletvekilleri lojmanları da burada olduğundan burası ikinci Meclis gibi bir mahalleye dönüşmüştü. Ancak AK Parti iktidarında milletvekili lojmanlarının satılmasıyla durum değişti. Milletvekilleri kendi zevklerine göre evler, bürolar ve mahalleler seçmeye başladı. Böyle olunca da çeşitli siteler, semtler ve mahalleler siyasetçilerle anılır olmaya başladı. Ankara Çukurambar, AK Parti'nin yarattığı ve canlı tuttuğu, hatta "CHP'nin Çankaya'sında bir AK Parti mahallesi" dedirten bir hal aldı. Dikmen Vadisi'ndeki Park Evleri de AK Partili bakanların, vekillerin ve bazı danışmanların yaşadığı ünlü sitelerden oldu. Bütün bu detayların şunun için verdik: Malum, AK Parti'de hızlı bir lider değişimi yaşandı ve Ahmet Davutoğlu da Ankara günlerine 'sade' milletvekili olarak devam edecek. Haliyle Başbakanlık Konutu'ndan ayrıldı. "Davutoğlu Ankara'da nerede yaşayacak" sorusu da hem gazetecilerin, hem siyasilerin merak konusu oldu. Başbakanlık muhabirimiz Gizem Karakış'a gelen ilk bilgi, Davutoğlu'nun Ankara'nın batısındaki semtlerden birinde, AK Parti'nin tanıtım işlerini yapan reklamcı Erol Olçak'a ait bir evi satın alarak yerleşeceği yönündeydi. Haliyle herkesin ilgisi, o evin bulunduğu siteye yöneldi. Parlamento büro şefimiz Nuray Babacan da o evin bulunduğu site ile ilgili önemli ve sürpriz detaylar paylaştı. Siteye ilk taşınanlar Beşir Atalay ile Mahir Ünal'mış. Onları Yalçın Akdoğan, Ali Sarıkaya ve Taha Özhan gibi isimler izlemiş. Biliyorsunuz, Atalay, Ünal ve Akdoğan bir dönem bakanlık, danışmanlık ve parti yöneticiliği gibi görevler üstlenmiş çok kilit isimler olmalarına karşın, son kabine ve parti yönetiminden uzaklaştırıldılar. Taha Özhan ve Ali Sarıkaya da Davutoğlu'nun en yakın danışmanlarıydı. Bu bilgiyi öğrenince, aklımıza AK Parti'nin ilk yıllarında kritik görevlerde olmalarına rağmen şimdilerde uzaklaşmış '1. kuşak' isimler ve onların ortak mekânı Hamamönü geldi. Hatırlarsınız; Bülent Arınç, Hüseyin Çelik, Suat Kılıç, Nihat Ergün gibi bazı AK Partililer parti yönetiminden, hükümetten uzaklaşınca, Ankara Hamamönü'nde büro tutmaya başlamıştı. Bunu Ankara Kulisi köşesinden duymuştunuz ve Altındağ Belediyesi'nin adeta tarihi canlandırdığı Hamamönü semti o günlerde siyasi tartışmaların gündemine oturmuş, hatta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın söylemine de girmişti. Eğer eski Başbakan Davutoğlu da eski danışmanları ve bakanlarının oturduğu o siteye taşınırsa, sitenin bulunduğu o mahalle de '2. kuşak' uzaklaşmış isimlerin ortak mekânı olacaktı. Ancak gelen son bilgi, Davutoğlu'nun son anda karar değiştirdiği, o siteden değil, çok yakınındaki başka bir siteden ev aldığı yönünde oldu.
Hürriyet

28 Mayıs 2016 Cumartesi

28.05.2016 Genel Gündem



28.05.2016

GÜNDEM

İkiyüzlülük
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dün Antalya'daki En Az Gelişmiş Ülkelere Yönelik İstanbul Eylem Programının Yüksek Düzeyli Kapsamlı Ara Dönem Gözden Geçirme Toplantısı çerçevesinde düzenlenen ortak basın toplantısında soruları yanıtladı. Bakan Çavuşoğlu, gazetecilerin, önceki gün Hürriyet'in de 'Yanyana Rakka'ya' başlığıyla manşetine taşıdığı, Suriye'de ABD askerlerinin üniformasındaki YPG armasına ilişkin sorusu üzerine şunları söyledi: "Şimdi terörle mücadelede çok iddialı olan bir ülkenin, bizim müttefikimiz ABD'nin askerlerinin YPG armasını, bir terör örgütünün armasını kullanması kabul edilemez. ABD Büyükelçiliği nezdinde, Washington'daki Büyükelçiliğimiz aracılığıyla da ABD Dışişleri Bakanlığı nezdinde de tepkimizi gösterdik. Gerçekten bunu kabul etmek mümkün değil. Telefonda sayın Obama, sayın Kerry, sayın Cumhurbaşkanımız ve bize YPG'nin PYD'nin güvenilir olmadığını ve terörle mücadelede Türkiye'nin yanında olduğunu söyleyecekler. Sonra Ankara'daki iki saldırının sorumlusu terör örgütünün armalarını takacaklar. Neymiş efendim, 'Kendi güvenliğini sağlamak için.' O zaman onlara tavsiyemiz Suriye'nin diğer bölgelerine gittiği zaman yine IŞİD'in, DAEŞ'in armasını taksınlar, El Nusra'nın, El Kaide'nin armasını, Afrika ya gittikleri zaman Boko Haram'ın armasını taksınlar. 'Biz bu terör örgütleriyle YPG'yi aynı görmüyoruz' diyorlarsa benim de cevabım şudur: Bu çifte standarttır, bu ikiyüzlülüktür. Şimdi terör örgütleri arasında ayrım yapmak kabul edilemez." Eskiden 'Benim teröristim, senin teröristin' ayrımı olduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şöyle devam etti: "Dinine, inancına, mezhebine, ırkına göre ayrımcılık vardı. Ve terör örgütlerinin hedef aldığı ülkeler bakımından da maalesef bu eski çifte standardı, ikiyüzlülüğü görüyoruz. Brüksel'de terör saldırısı olduğu zaman büyük bir gürültü, herkes Paris'e koşuyor, yürüyor. Biz de gittik, doğrusu budur. Ama Türkiye'de Ankara, İstanbul'da olduğu zaman az tepki. Hindistan'da olduğu zaman yok denecek kadar az. Ama Bağdat'ta, Afrika'da, Nijerya'da, Fildişi Sahili'nde terör örgütleri binlerce insanı öldürüyor. Hiç kimse konuşmuyor. Bu da başka bir çifte standart. Şimdi bugün maalesef terörle birlikte mücadele ettiğimiz ülkelerin terör örgütlerine bakış açısında şu kriter var: 'Kullandığım terör örgütü, kullanmadığım terör örgütü.' Yani kullandığı terör örgütünün armasını omzunda taşıyacaksın, bayrağını başkentine dikeceksin. Kullanamadığınla da mücadele edeceksin. Böyle bir anlayışla terörle mücadelede başarısız oluruz. Bugün olduğu gibi, bugün karşı karşıya kaldığımız tablo bu.
Hürriyet

27 Mayıs 2016 Cuma

27.05.2016 Genel Gündem



27.05.2016

GÜNDEM

Dostlukla Bağdaşmaz..
Milli Güvenlik Kurulu'nun mayıs ayı olağan toplantısı, dün Beştepe'de yapıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın başkanlığına yapılan toplantıya Başbakan Binali Yıldırım, Başbakan Yardımcıları Nurettin Canikli ve Veysi Kaynak ile Milli Savunma Bakanı Fikri Işık ilk kez kurul üyesi olarak katıldı. 5.5 saat süren toplantıdan sonra yayımlanan 7 maddelik bildiride, şu ifadeler yer aldı: 1. Vatandaşlarımızın huzur ve güvenliği ile kamu düzeninin sağlanması amacıyla yürütülen faaliyetler, terör ve teröristle mücadelede gelinen aşama, millî güvenliğimizi tehdit eden ve bir terör örgütü olan paralel devlet yapılanmasına karşı alınan tedbirler görüşülmüştür. Kamu düzenini sağlamak amacıyla yerleşim yerlerinde itina ile icra edilen operasyonlarla vatandaşlarımızın en kısa sürede huzurlu ve güvenli bir ortam kavuşturulması, sıkıntıların giderilmesi gerektiği teyit edilmiştir. Devletin hukuk sınırları içinde, kararlılık ve hassasiyetle yürüttüğü operasyonlar neticesinde, halkın desteğini alamayan ve teslim olmaktan başka çaresi bulunmayan terör örgütünün ve siyasi uzantılarının bölgede yaşayan vatandaşlarımızın temsilcisi olamayacağı vurgulanmıştır. 2. Suriye'de halen devam eden iç savaşın, ülkemizdeki terör olaylarına zemin hazırladığı; aynı zamanda tüm dünyaya yönelen tehdidin de alt yapısını oluşturduğu gerçeğinden hareketle, uluslararası toplumun daha duyarlı olması gerektiği ifade edilmiştir. 3. Bölücü terör örgütünün Suriye kolu olan PYD/YPG'nin Prag, Stockholm, Berlin ve Paris'te temsilcilik açmasına izin verilmesinin, ülkemizi kana bulayan teröristlere imkân ve cesaret verdiği, bu tutumun dostluk ve müttefiklikle bağdaşmayacağını; verilen kararın yeniden değerlendirilmesinin Türkiye tarafından beklendiğinin altı çizilmiştir. 4. Varşova'da yapılacak NATO zirvesinde, NATO tarafından ittifakın tüm üyeleri için güven artırıcı ve caydırıcılık sağlayacak tedbirlerin alınmasının gerektiği ifade edilmiştir. 5. Filistin, Suriye ve Irak başta olmak üzere, Orta Doğu ve Kuzey Afrika'daki gelişmeler hakkında Kurul'a bilgi sunulmuştur. Suriye Rejimi ve destekçisi ülke ve örgütlerin, bilhassa medeniyetler merkezi Halep'te, sivillere yönelik işlenen insanlık suçları telin edilmiştir. 6. DEAŞ terör örgütüne karşı yürütülen mücadele ile bu örgütün ülkemize yönelik saldırıları kapsamlı şekilde değerlendirilmiş; terörden arındırılmış güvenli bölge ile uçuşa yasak bölge uygulamasının gerekliliği bir kez daha ortaya konmuştur. 7. Son yıllarda, Avrupa ülkelerinde ve Amerika Birleşik Devletleri'nde, dünya barışı için tehdit oluşturan İslam karşıtı nefret söylemleri ile fiili saldırılara varan davranışlar konusunda Kurul'a bilgi verilmiş; siyaset, hukuk, medya ve sivil toplum kuruluşları alanlarında alınabilecek tedbirler müzakere edilmiştir.
Milliyet

26 Mayıs 2016 Perşembe

26.05.2016 Genel Gündem



26.05.2016

GÜNDEM

Türkiye 6 şehidine ağladı
Van'ın çaldıran ile ağrı'nın doğubayazıt ilçeleri arasındaki tendürek dağı bölgesinde pkk'lı teröristlerin yola döşediği el yapımı patlayıcının infilak ettirilmesi sonucu şehit olan Çaldıran İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Kıvanç Cesur, Jandarma Astsubay Üstçavuş Murat Demirci, Jandarma Astsubay Kıdemli Çavuş İbrahim Tıraş, Jandarma Uzman Çavuş Murat Sarıgül, Jandarma Uzman Çavuş Emre Türkmen ve Jandarma Uzman Çavuş Ferdullah Kaygusuz dün düzenlenen törenlerle son yolculuklarına uğurlandılar. Van'daki askeri törende şehit Uzman Çavuş Murat Sarıgül'ün eşi Zeynep Sarıgül sinir krizleri geçirdi. Şehidin oğlu Malik Atakan Sarıgül, babasının tabutuna sarılarak ağlarken, kızı gözyaşlarına boğuldu. Şehit Binbaşı Cesur'un minik oğlu Demiralp'in törende "Bak baban geliyor" sözleri üzerine babasının tabutunu parmağı ile gösterip "Gel, gel, gel" demesi herkesi duygulandırdı. Van'da düzenlenen iki ayrı törenin ardından şehitler binlerce kişinin katıldığı törenlerle son yolculuklarına uğurlandı. Şehit Binbaşı Cesur'un cenazesi önce eşinin bulunduğu Konya'ya getirildi. Seda Cesur, 1.5 yaşındaki oğlu Demiralp'i de alarak uçağa binmesinin ardından şehidin naaşı, defnedileceği Muğla'ya uğurlandı. Milas-Bodrum Havalimanı'nda oğlunun cenazesini bekleyen anne Feriştah Cesur, gözyaşı döküp cenazeye sarıldı. Şehidin cenazesi daha sonra Kurşunlu Cami'ne götürülerek, Menteşe Şehir Yeni Mezarlığı'ndaki Şehitliğe defnedildi. Şehit Cesur'un operasyona gitmeden önce eşini arayarak, 'Telefonu açamazsam merak etme' diye son sözlerini söylediği öğrenildi.
Milliyet

25 Mayıs 2016 Çarşamba

25.05.2016 Genel Gündem



25.05.2016

GÜNDEM

65. Hükümet Kuruldu
Ak Parti'nin geçen pazar yapılan kongresinde genel başkanlığa seçilen ve aynı gün 65. Hükümet'i kurma görevini alan Başbakan Binali Yıldırım, 27 kişilik kabinesini dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunduktan sonra kamuoyuna açıkladı. Yıldırım, önceki gece 01.30'da İstanbul'dan Ankara'ya dönen Cumhurbaşkanı Erdoğan ile sürpriz bir şekilde bir araya geldi. 2 saat süren görüşmede hem yeni kabine hem de Ak Parti MYK ele alındı. Gece yarısı zirvesinin ardından dün sabah yeniden Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne giden Yıldırım, Erdoğan'ın imzalamasının ardından 65. Hükümet'in Bakanlar Kurulu listesini açıkladı. Yıldırım dün sabah saat 10.30'da kabinesini sunmak üzere sivil plakalı araçla Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne gitti. Cumhurbaşkanı'nın kabineyi onaylanmasının ardından "0002" numaralı plaka ve Başbakanlığa ait koruma motorları ve cipleriyle Beştepe'den ayrılan Yıldırım, Meclis'e geçti ve grup konuşmasını da Başbakan olarak yaptı. Meclis'te adeta izdiham yaşanırken korumalar da zor anlar yaşadı. Daha sonra Meclis'ten ayrılan Yıldırım, Çankaya Köşkü'ne giderek Ahmet Davutoğlu'ndan görevi devraldı. Yıldırım, Davutoğlu'nu kapıya kadar uğurlarken Davutoğlu'nun sivil plakalı bir araç ile Köşk'ten ayrıldığı görüldü. Erdoğan ile de görüşerek yeni kabineyi hazırlayan Yıldırım'ın yeni anayasa sürecinde partideki birliği korumaya da özen gösterdiği ifade edildi. Yıldırım'ın Mehmet Özhaseki'yi kabineye alarak, "Abdullah Gül'e yakınlaşabilecek" Kayseri ekibini korumayı, Lütfi Elvan'ı da kabineye alarak, "Davutoğlu partiden tasfiye edildi" algısını yaratmamayı düşündüğü ifade ediliyor. Ak Parti kurmayları, yeni kabineyi, "tutkal görevi" gören kabine olarak yorumlarken Gül ve Davutoğlu'nun da özellikle gözetildiğine dikkat
Milliyet
 

24 Mayıs 2016 Salı

24.05.2016 Genel Gündem

24.05.2016

GÜNDEM

Pkk'lılar Kameralı 'Karargâh'tan Kaçtı
Şırnak'ta güvenlik güçlerinin operasyonları sonucu Yeni Mahalle'de sıkışan PKK'lı teröristler "karargâh" gibi kullandıkları üç evi aniden terk edip kaçtı. Güvenlik güçlerini izlemek için PKK'lı teröristlerin evlerin etrafına diktikleri direklere güvenlik kameraları yerleştirdikleri ve kaçış için evlerden birine 50 metre uzunluğunda tünel kazdıkları tespit edildi. Şırnak 14 Mart'ta başlayan "Şehit Jandarma Üsteğmen Mehmet Çifçi Operasyonu" sürüyor. Operasyonlarda PKK'lıların Yeni ve Bahçelievler mahallelerinde sıkıştırıldığı, 4 koldan ilerleyen güvenlik güçlerinin 2 mahalleyi tank atışı ile yoğun ateş altına aldığı belirtildi. Mahallelere giren zırhlı araçların PKK'lı teröristleri ateş altına aldığı anlar saniye saniye görüntülendi. Yeni Mahalle'de sıkışan teröristler ise "karargâh" gibi kullandıkları üç evi terk edip kaçtı. Birbirine yakın evlerin etrafını barikatlarla kapattıktan sonra çok sayıda el yapımı patlayıcı yerleştiren teröristlerin binalar arası geçiş yapabilmek için duvarları yıktığı görüldü. Evlerden birine PKK'lı teröristlerin kaçış için 50 metrelik yer altı tüneli kazdığını belirleyen güvenlik güçleri, tüneli kullanılamaz hale getirdi. Güvenlik güçleri, evlerde yaptıkları aramalarda, 3 tabanca, ikişer uzun namlulu silah, av tüfeği, roketatar mühimmatı ve akü, 2 bin 300 mermi, 96 el bombası, bir dürbün, çok sayıda el yapımı patlayıcı ve bunların yapımında kullanılan gereç ile tıbbi ve yaşam malzemesi ele geçirdi. Teröristlerin timlerin ilerleyişini izlemek için evlerin etrafına diktikleri direklere güvenlik kameraları yerleştirdikleri ve 24 saat bölgeyi izledikleri de ortaya çıktı. Teröristlerin bölgeyi bir baskın öncesi acele terk ettiğini kaydeden güvenlik kaynakları, içerideki mermi ve silahları almaya fırsatları olmayan örgüt üyelerinin, el yapımı patlayıcıları da bıraktıklarını ifade etti. Örgüt mensuplarınca yerleştirilen patlayıcılar yüzünden binalarda hasar oluştu. Güvenlik güçleri, halen bölgede imha edilmeyen çok sayıda patlayıcı bulunduğunu ve bomba imha uzmanlarının çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti.
Milliyet

Türkiye, Suriye’de Güvenli Bölge Oluşturma Fikrini Neden Kabul Ettiremiyor ?



Türkiye Cumhurbaşkanı geçtiğimiz Salı günü, yanında getirdiği Kuzey Suriye'de Güvenli Bölge oluşturulmasını ısrarlı bir şekilde teklif eden dosya ile birlikte Brüksel'deydi. Erdoğan Brüksel'deki temaslarında meslektaşlarıın yüzüne şöyle bir bakması durumunda bile, Avrupalıların devam etmekte olan göçmen akımlarına bir çözüm bulmak adına göçün yönünü değiştirmekten başka bir çözümleri olmadığını görebilecektir. Son zamanlarda, Akdenizi geçerek Avrupa kıyılarına ulaşan yüzbinlerce kişiyi belli bölgelerde muhafaza edip, yerleşim yerlerine yaklaşmalarının önüne geçilmesi düşüncesi, Avrupa Başkentlerindeki politika kulislerinde sıklıkla ve yüksek sesle dile getiriliyor. Brüksel, şüphesiz ki; topraklarını baştan başa katederek sınırlarına yığılan göçmenleri Ankara'nın nasıl değerlendirdiğine de çok dikkatle bakıyor. Ancak, şurası göz ardı edilmemelidir ki; Türkiye  hali hazırda 2,5 milyondan fazla Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaparak bu zamana kadar 7,6 milyar dolardan daha fazla parayı kendi cebinden harcamış durumda. Erdoğan ise bu paradan daha fazlasını istiyor, hem de çok daha fazlasını.

23 Mayıs 2016 Pazartesi

23.05.2016 Genel Gündem

23.05.2016 Pazartesi

GÜNDEM

Ağlatan Sur 
Diyarbakır Sur’da, 5 mahalleye bağlı 14 sokakta PKK’lı teröristlerle mücadele amacıyla 2 Aralık 2015’ten beri uygulanan sokağa çıkma yasağı, dün saat 08.00’den itibaren kalktı. Yaklaşık 6 ay sonra ilk kez, PKK terör örgütünün birçoğunu üs olarak kullanıp tahrip ettiği evlerini görenler şoke oldu. Operasyonda yoğun çatışmaların olduğu Fatihpaşa ve Hasırlı mahallelerinde çok sayıda ev yıkıldı, okul, cami ve kiliseler tahrip oldu. Çatışmalar esnasında Hasırlı Mahallesi’nde bulunan Hacı Hamit Camisi’nin minaresinin tamamının yıkıldığı, kubbesinin de tahrip olduğu görüldü. Diyarbakır’ın en eski okulları arasında bulunan Fatihpaşa Mahallesi’ndeki Süleyman Nafiz İlkokulu’nun bir binası tamamen yıkıldı. Sur’da sokağa çıkma yasağı 5 mahallede sürüyor.
Hürriyet

Bebeklerde gaz sancısını gidermek için öneriler

Yeni doğan bebeğin gaz sorunu anne ve babaların korkulu rüyasıdır. Biraz araştırılınca sayısız yöntem ve ilaç içerisinde kaybolduğunuzu hissedersiniz. Üstelik bebeğinizin gazı azalmamıştır ve son gücüyle ağlamaya devam ediyordur.


Evet yeni doğan bebeğinizin en büyük problemi sindirim sisteminin gelişimine bağlı gaz sancılarıdır. Henüz sindirim sistemi yeterince gelişmeyen bebekler gazlarını çıkarmakta zorlanırlar. Bunun sonucu olarak bebeğinizde ağlama nöbetleri ve sizin içinse uykusuz geceler başlar. Anne ve baba olmanın heyecanı bir anda üzüntü, yorgunluk ve hayal kırıklığına dönüşür. Yeni anne ve babalara tavsiyemiz her ne kadar başarması güç olsa da üzülmemeleri yönünde olacak. Bebeğiniz sizin ruh halinizi hisseder ve kaygılı aileler bebeğin daha da husuruz olmasına sebep olur. Nitekim hemen her yeni doğan bebek bu sorunla karşılaşır. Bazen yaşanan bu durum gaz dışında çözümü basit bir problem de olabilir. "Bebeklerde burun tıkanıklığı ve temizliği"

22 Mayıs 2016 Pazar

22.05.2016 Genel Gündem

22.05.2016

GÜNDEM

Fetö Dalgası
İzmir'deki Polis Bakım ve Yardım Sandığı (POLSAN) bünyesindeki binanın, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'nın (FETÖ/ PDY) stratejisi ve amaçları doğrultusunda hareket ettiğine dair bulgulara ulaşılan İzmir Kültürlerarası Diyalog Merkezi Derneği'ne (İZDİM) usulsüz kiralandığı ve örgüte haksız kazanç sağlandığı iddia edildi. Terör ve Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu'ndan sorumlu İzmir Cumhuriyet Başsavcıvekili Okan Bato, iddialar üzerine yürütülen soruşturma kapsamında operasyon talimatı verdi. İzmir Mali Suçlar ve Suç Gelirleriyle Mücadele Şube Müdürlüğü ile İstihbarat Şube Müdürlüğü ekipleri İzmir, Ankara, İstanbul ve Denizli'de baskın düzenledi. Operasyonlarda merkez valisi Ahmet Pek, dönemin Emniyet Genel Müdür Yardımcısı Mustafa Çankal ile 4 eski emniyet müdürü gözaltına alındı. Farklı illerde gözaltına alınan şüpheliler İzmir'e getirildi. Şüpheliler işlemlerinin tamamlanmasının ardından adliyeye sevk edildi. Merkez valisi Ahmet Pek'in İstanbul'da tutuklu yargılandığı FETÖ/PDY davasında tahliye edilmesi, Mustafa Çankal'ın da yurtdışına çıkma hazırlığında olduğu istihbaratı üzerine operasyonun başlatıldığı bildirildi. FETÖ/PDY'nin emniyet yapılanmasında üst seviye isimlerden biri olduğu ileri sürülen Ahmet Pek'in, emniyet içerisindeki daire başkanları ve emniyet müdürlerinin atanmasında rol oynadığı, kumpas planları hazırlayan grup içerisinde yer aldığı öne sürüldü. POLSAN bünyesindeki binanın, İzmir Kültürlerarası Diyalog Merkezi Derneği'ne (İZDİM), örgüte haksız kazanç sağlanarak amacıyla usulsüz kiralandığı iddiaları üzerine 31 Mart'ta operasyon başlatılmış, eski POLSAN Yönetim Kurulu Başkanvekili emekli emniyet müdürü Oğuz Karakuş'un da aralarında bulunduğu 13 kişi gözaltına alınmıştı. Oğuz Karakuş'un da aralarında bulunduğu 7 kişi tutuklanmıştı. Merkez valisi Ahmet Pek'in Polis Sandığı Yönetim Kurulu Başkanlığı döneminde binanın değerinin altında ve usulüne aykırı İZDİM'e kiralandığı, derneğin FETÖ'nün uluslararası düzeyde faaliyet gösteren bir kurumu olduğu, örgütün faaliyetlerini perdelediği, merkezde örgüt propagandası yapıldığı, binanın mesken gibi gösterilerek otel olarak işletildiği, Meryem Ana Evi ve Selçuk ilçesini ziyaretine gelen ABD'den üst düzey kişiler ve yakınlarının burada konaklatıldığı ileri sürülmüştü.
Hürriyet

21 Mayıs 2016 Cumartesi

21.05.2016 Genel Gündem

21.05.2016 Cumartesi

GÜNDEM

Alın Yargılayın 
Baba ocağı Rize'deki iki günlük programı için dün Cumhurbaşkanlığı'na ait özel uçakla Trabzon'a giden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trabzon Havalimanı'nda otobüsün üzerinden kendisini bekleyen kalabalığa kısa bir konuşma yaptı. Meclis'te dokunulmazlıklarla ilgili görüşmeler sürerken önemli mesajlar veren Erdoğan, "Hainleri Meclis'ten çıkarın" sesleri üzerine "İnşallah" dedi. Erdoğan'a seyahatinde eşi Emine Erdoğan, Çalışma Bakanı Süleyman Soylu, Orman Bakanı Veysel Eroğlu da eşlik etti. Daha sonra helikopterle Rize'ye geçen Erdoğan, cuma namazını Sahil Camisi'nde kıldı. Erdoğan, şehitler için düzenlenen mevlitte cami hoparlöründen Fatiha Suresi ile Bakara Suresi'nin ilk beş ayetini okudu. Daha sonra Rizeli hemşehrilerine seslenen Erdoğan, şu mesajları verdi: "Bizi bölmek isteyenler olabilir bunlara kulak asmayacağız, onlara dirseğimizin tersiyle haydi güle güle diyeceğiz. Çünkü biz gücümüzü işte şu birlikten aldık. (İşte ordu işte komutan sloganları üzerine) Şunu unutmayın burası ordu değil, bizim bir ordumuz var Türk Silahlı Kuvvetleri. İnanıyorum ki sizler bir ümmet bilinci içinde yürüyeceksiniz. Ülkemiz üzerinde yaşanan oyunları görüyorsunuz değil mi? Her gün şehitlerimiz var, ama şehitler tepesi boş değil. Şehitlik makamı sıradan bir makam değil. Bu topluluk şehadete susamış bir topluluk. Ana muhalefet partisinin başındaki, şahsımla alakalı çok çirkin ifadeler kullanıyor. Diktatör, diktatör bozuntusu gibi ifadeler. Önce aynaya bak. Eğer diktatörün cumhurbaşkanı olduğu bir ülkeyse Türkiye, sana bunu söyletmezler. Adeta ağızlarından afedersiniz salyalar akıyor. Dokunulmazlıklarla ilgili 'Destekliyoruz' dediler. İki gün önce yapılanda desteklemediler. Bugün, nasıl olduysa geri döndüler. Bir hikmet var. Bugün de hamdolsun 376'ya kadar çıktı. Böylece referanduma gerek kalmadı. Referanduma gidilseydi ne olacaktı? Millet, en az 70-80 ile ders verecekti. Benim milletim suçlu olan parlamenterleri bu parlamentoda görmek istemiyor. Hele hele bölücü terör örgütünün desteklediklerini bu parlamentoda görmek istemiyor. Şu anda iktidar partisi, bunun yanında MHP, bu konuda diyorlar ki 'burada olmamaları lazım.' Bunun bedelini niçin parlamento ödesin? Parlamentoya yargı gönderdi mi fezlekelerini, gönderdi. Onlar da fezleke dosyalarını nereye gönderecekler, yargıya. Alın yargılayın bedeli neyse ödesinler. Olması gereken o değil mi?
Hürriyet

20 Mayıs 2016 Cuma

20.05.2016 Genel Gündem



20.05.2016 Cuma
GÜNDEM

Ata'ya Akın 
Anıtkabir, 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla vatandaşların akınına uğradı. Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç'ın da katılımıyla gerçekleştirilen resmi törenin ardından, Anıtkabir saat 10.00'da halkın ziyaretine açıldı. Her yaştan vatandaş, ellerindeki Atatürk posterleri ve Türk bayraklarıyla Ata'nın huzuruna çıktı. Anıtkabir'i ziyaret edenler arasında, şampiyonluk sevinci yaşayan Beşiktaşlı taraftarlar da yer aldı. Atatürk'ün mozolesine getirdikleri çiçekleri bırakan ziyaretçilerden bazıları mozolenin önünde şiir, bazıları ise dua okudu. Mozolenin önü çiçek bahçesine döndü. Askerlerin nöbet değişimi sırasında yaptıkları seremoniyi ilgiyle izleyen vatandaşlar, "Mustafa Kemal'in askerleriyiz" sloganı attı. Atatürk'ün şahsi eşyasının sergilendiği Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi girişinde uzun kuyruk oluştu. Anıtkabir'in çevresi ve girişinde yoğun güvenlik önlemleri alınırken Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzeleri ile mozole çevresinde sinyal bozucu seyyar cihazlar kuruldu. Gençlik ve Spor Bakanı Çağatay Kılıç'ın Anıtkabir ziyaretine kızı Ece, Bakanlık çalışanları ve gençler eşlik etti. Kılıç, Anıtkabir Özel Defteri'ne de "Gençliğimizin, birlik ve beraberlik içinde Cumhuriyet değerlerimizi muhafaza ederek 2023, 2053 ve 2071'e taşıyacaklarından emin olunuz" diye yazdı.
Hürriyet

19 Mayıs 2016 Perşembe

19.05.2016 Genel Gündem



19.05.2016

GÜNDEM

Biraz Aşırıya Kaçtım
Nobel ödüllü Türk bilim adamı Prof. Dr. Aziz Sancar, dün Mardin Kültür Evi'ne (MAREV) konuk oldu. Hemşerileriyle bir araya gelen Sancar'a MAREV ve Mardin Eğitim Vakfı (MARSEV) tarafından 'Mardin Tanıtım ve Onur Ödülü' takdim edildi. Daha önce Nobel Madalyası'nı Anıtkabir'e vereceğini ifade eden Sancar, "Diğer üç replikadan birisini beni eğiten İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne, diğerini de ABD'deki üniversiteme vereceğimi açıklamıştım. Kalan replikayı da Mardin Artuklu Üniversitesi'ne vereceğimi ilk kez burada açıklıyorum" dedi. Ödül için teşekkür eden Sancar, özellikle kız çocuklarının eğitimine dikkat çekti. Sancar, Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından düzenlenen 'Eğitim Bilişim Ağı (EBA) 2. Fen Deneyleri Video Yarışması Ödül Töreni'ne de katıldı. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı'nın da katıldığı törende konuşan Sancar, bilim yapmanın bir milletin varlığı için önemli ve gerekli olduğunu söyledi. Sancar, "Bilim yapmak, bunu gelecek nesillere aşılamak lazım. Bunu yapacak olanlar öğretmenlerimizdir. Ben hayata tekrar gelmiş olsaydım, öğretmen olmak isterdim" dedi. Katılımlarından dolayı Bakan Avcı'dan hediye alan Sancar, ödül alan öğretmenlerle fotoğraf çektirdi. Programın ardından Ankara Üniversitesi'ne konuk olan Sancar'a, Rektör Prof. Dr. Erkan İbiş tarafından 'Üstün Bilim İnsanı' beratı verildi. "Biz Türkler her şeyi yaparız" diyerek ABD'ye gittiğini anlatan Sancar, "Biraz aşırıya kaçırdım" diyerek salondakileri güldürdü. Milliyetçi olduğunu hatırlatan Sancar, "Artık imparatorluk kuracak durumda değiliz fakat memleketimizi dünyanın en iyi memleketleriyle yarışacak duruma getirmek hepimizin görevidir. Türkiye bir gönül, kalp meselesidir, onunla övünüyoruz" dedi. Sancar, Eczacılık Fakültesi bahçesinde 'Aziz Sancar Bilim Meydanı'nın açılışını yaptı, daha sonra kendisi adına dikilen 'bilim çınarı'na toprak atıp su verdi.
Hürriyet

18 Mayıs 2016 Çarşamba

18.05.2016 Genel Gündem



18.05.2016

GÜNDEM

Dna Tabutları
Diyarbakır'ın merkez Sur ilçesi kırsal alanındaki Tanışık Mahallesi Dürümlü Mezrası'nda 12 Mayıs gecesi bir PKK'lı teröristin 15 ton bomba yüklü kamyonu infilak ettirdiği saldırıda kendisi ile birlikte 4 kişi ölürken, köylüler 12 yakınlarının kayıp olduğunu söylemişti. Dev bir çukurun açıldığı patlama alanının çevresinde köylüler acı bir arayışa girişmiş, 2 kilometre uzağa savrulan ceset parçalarından bulabildiklerini toplayıp torbalara doldurmuştu. Ceset parçaları ile kayıp yakınlarından alınan örneklerin İstanbul Adli Tıp Kurumu'ndaki DNA incelemesi sonucu patlamada öldükleri belirlenen 13 kişi için dün toplu cenaze töreni düzenlendi. PKK terörünün kurbanı olan köylüler Seyithan Yakar, Orhan Yakar, Muhammet Yakar, Temur Yakar, Gerçek Yaman, Rıza Yaman, Sait Yaman, Mehmet Yaman, Tahir Yaman, Uğur Yaman, Salih Yaman, Davut Yaman ve Emrullah Yeşil'in cenazeleri Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi morgundan alınarak ambulanslarla Tanışık Mahallesi'ne götürüldü. Jandarma kayıtlarına göre 13 kişiden geriye kalan doku parçalarının toplam ağırlığı 60 kilogramdı. Tabutlar taziye evinin önünde dizildi. Sıkı güvenlik önlemlerinin alındığı törende, tabutları omuzlayanlar, normalden çok hafif olduğunu söyledi. İçişleri Bakanı Efkan Ala ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da cenaze törenine katıldı. Ölenleri tanıdığını söyleyen eski Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı ve AK Parti Milletvekili Mehdi Eker köylülere başsağlığı dilerken gözyaşlarına hâkim olamadı. AK Parti Milletvekili Galip Ensarioğlu ve Vali Hüseyin Aksoy'un da hazır bulunduğu törende, yakınlarının tabutlarına sarılan köylüler ağıtlar yakıp ağladı. Türk bayrakları asılan taziye evi önünde cenaze namazının kılınmasının ardından 13 kişinin tabutları dualar eşliğinde tekrar omuzlara alınarak ambulanslara konuldu ve buradan köy mezarlığına götürülerek iş makineleri ile yan yana kazılan mezarlara defnedildi. Patlamada ölen 3 köylü daha önce toprağa verilmişti.
Hürriyet

ARM İşlemcilerde Çekirdek Seviyesinde Önemli Güvenlik Açığı

Android cihazları kırmak, ele geçirmek için çok fazla uğraşmaya gerek olmayabilir. Basit bir arka kapı işinizi görmez mi?

Allwinner Çin menşeili ARM yonga üzeri sistem üreticisi çok basit ve kolay kullanımlı bir Linux çekirdeği arka kapısı bulunan yonga versiyonu ihraç ederken yakalandı. Düşük bütçeli Android tabletleri, ARM tabanlı PC'ler, set-top kutuları ve diğer elektronik cihazlarda dünya genelinde kullanılıyordu.

Zafiyete sahip bir cihazda "root" (yönetici) olmak ise çok basit. Sadece hata ayıklama işlemlerinden birine "rootmydevice" yazısını göndermeniz yeterli.

ARM yongalı Android cihazların hata ayıklama için kullanılan yerel yetki artırımı arka kapısı, bir şekilde canlıda kullanılan firmware üzerinde açık kalmış gözüküyor.  Bu durumu istismar etmek için herhangi bir işlemi kolaylıkla root seviyesinde çalışır duruma getirebiliyorsunuz. "echo "rootmydevice" > /proc/sunxi_debug/sunxi_debug" komutunu çalıştırmanız yeterli.

A83T, H3 ya da H8 cihazlarının 3.4 sürüm kernel ile çalışanlarında bu güvenlik açığı mevcut durumda.

17 Mayıs 2016 Salı

17.05.2016 Genel Gündem



Güncel/Siyasi
"Cemaat Destek Oluyor"
MHP genel başkan adayı Koray Aydın, rakiplerinden Meral Akşener'in arkasında cemaat olduğu iddialarıyla ilgili, "Bütün illerde cemaat mensuplarının onun mitinglerine organizasyon yapması, Meral Hanım'ın üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Destek olduğu kesindir" dedi. NTV'ye konuşan Aydın, şunları söyledi: "BİR gün önce adı geçen dört arkadaşla birlikte bir toplantı yaptık. O toplantıda hukuka saygı gösterilmesi gerektiği, lehimize karar almış olan mahkemenin icrasının uygulanıp uygulanmadığını yerine tespit ettirmek, eğer bu uygulama orada yapılabilecekse devam etmek, hukuken yapılamayacaksa gerekli açıklamaları yaparak oradan ayrılmak şeklinde aramızda mutabakat oluştu. O mutabakata uygun olarak, delegeleri temsilen Yusuf Halaçoğlu orada açıklama yaptı. Daha sonra durum tespiti yapıldı. Avukatlar tutanaklar tuttu, biz de oradan ayrılmaya başladık. Ondan sonraki süreç bizim mutabakatımızda olan bir süreç değildir. Meral Hanım'ın demiri tutarak 'Bir karar gelinceye kadar ben buradan ayrılmayacağım, hadi gelsinler ayırsınlar' sözleri bizim mutabakatımızın dışındadır. Kendisinin bizden ayrıştırarak izlediği bir yol. Bir gece önce de toplandık, aramızda mutakabat sağladık. Ümit Özdağ televizyon programını erteledi, hanımefendinin basın toplantısı vardı, ertelendi. Öğleden sonra Anadolu Oteli'nin önüne geldi. 'Kurultay her yerde yapılır' dedi. Kongreyi nerede olursa yapacağını söyledi. Bir gün sonra yine farklı bir yol izleyerek, 4 kişinin mutabakatıyla olan şeyi daha sonra otobüsün üstüne çıkarak sürdürdü. Böyle bir yol izleneceği bilinseydi arkadaşlarımız da farklı bir yol izlerdi. Üç arkadaşla yapılan toplantının ruhuna, işin ciddiyetine uygun olmadığını düşünüyorum. Elbette kendisinin ayrı bir yol izlemesi hakkıdır. Anlaşılıyor ki, farklı yol çizecek. Sanki biz oradan erken ayrıldığımız gibi bir imaj yaratılması hakkaniyetle, dürüstlükle, samimiyetle yürütülen bir mücadeleye gölge düşürmek anlamına gelir. Bu hem Ümit Hoca'ya, hem Sinan Bey'e hem de şahsıma haksızlıktır. Genel başkanımızın paralel iddiasını üzerime almıyorum. Bu işin muhatabı olarak bir arkadaşımız muhatap kılınıyor. Bütün illerde, o illerde yaşayan cemaat mensuplarının tek aday üzerinde birleşmesi, onun mitinglerine ve toplantılarını yoğun organizasyonlar yapılması Meral Hanım'ın üzerinde yoğunlaştığını gösteriyor. Bu söylem olmaktan çıkmış, iller düzeyinde, bu hareketi temsil eden arkadaşlarımız nezdinde birtakım organizasyonları destekleme şekline dönüştüğünü biz de görüyoruz. Taban da görüyor. Bu cemaatçi olduğu anlamına gelmez. Ben fikir sahibi değilim. Ama oradan kendine destek olduğu kesindir. Ne tür bir ilişkiye dayanır, bilmem."
Hürriyet

16 Mayıs 2016 Pazartesi

16.05.2016 Genel Gündem



16.05.2016

GÜNDEM

Mit Tır'ları İçin Jöh Gönderecekti
MİT TIR'ları soruşturması kapsamında tutuklanan eski Adana Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Hamza Celepoğlu ve eski Jandarma Kriminal Daire Başkanı emekli Albay Burhan Cihangiroğlu hakkında İstanbul Başsavcıvekili İrfan Fidan'ın hazırladığı iddianame 14'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'nce kabul edildi. Celepoğlu ve Cihangiroğlu, "Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs, silahlı terör örgütü kurma ve yönetme, devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askeri casusluk amacıyla temin etme, devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklamak"la suçlandı. İddianamede eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ ve emekli Deniz Kurmay Albay Dursun Çiçek'in tutuklanmalarına gerekçe olarak gösterilen 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' belgesindeki imzanın Dursun Çiçek'in el ürünü imza olduğuna dair verilen uzman raporunun emekli Albay Burhan Cihangiroğlu'nun başkan olduğu dönemde Jandarma Kriminal Daire Başkanlığı'nca hazırlandığına vurgu yapıldı. Savcılık, "MİT TIR'ları silah ve şiddet kullanılarak durduruldu. Devlet sırrı kapsamındaki malzemelerden hukuka aykırı biçimde numuneler alındı" tespiti yaptı. "Bu eylemde şüpheli ve sanıkların içinde bulunduğu her grup, FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün amaçları doğrultusundaki kurgu kapsamında verilen görevi yerine getirmektedir" iddiası iddianameye girdi. Dönemin Kırıkhan İlçe Jandarma Komutanı Yüzbaşı Kubilay Ayvaz'ın verdiği ifade ile Jandarma Genel Komutanlığı'ndan gönderilen bir yazı delil olarak iddianamede yer aldı. TIR'ların durdurulduğu gün olay yerinde bulunan Yüzbaşı Ayvaz, Celepoğlu'nun kendisini arayarak, MİT mensuplarını etkisiz hale getirmek için, "Herhangi bir şeye ihtiyacın var mı? Sana JÖH (Jandarma özel harekât timi) göndereyim mi?" diye sorduğunu, kendisinin buna gerek olmadığını söylediğini ve bu sayede JÖH timlerinin olay yerine gelmediğini belirtti. Savcı İrfan Fidan, iddianamede Celepoğlu'nun "MİT TIR'larının durdurulduğundan haberim yoktu. Olayı televizyondan öğrendim" şeklindeki ifadesinin Ayvaz'ın ifadesiyle çürüdüğüne dikkat çekti. İddianamedeki bir diğer ayrıntı, jandarma personelinin olay öncesinde Ankara'da toplantı düzenleyip TIR'ların durdurulması ile ilgili planlama yaptıkları iddiası oldu. Jandarma subayları, kurmaylık sınavı için Ankara'da olduklarını, herhangi bir toplantıya katılmadıklarını iddia etti. İstanbul Cumhuriyet Savcılığı, Jandarma Genel Komutanlığı'na yazı yazıp 15-16 Aralık 2013'te Ankara'ya giden jandarma subaylarının durumunu sordu. Gelen yanıtta sorulan 3 kişinin sınava katılmadığı belirtildi. 2 kişi ise kurmaylık sınavına İstanbul'da girmişti. Savcı Fidan iddianamede, "Şüpheli ve sanık jandarma personelinin senelik izne ayrılmaları ve Ankara'da toplanmalarının sınav veya başka bir resmi görevle ilgili olmadığı, şüpheli ve sanıkların 15-21 Aralık 2013 tarihinde Ankara'da MİT TIR'larının durdurulması eyleminin planlanması kapsamında toplandıkları anlaşılmıştır" ifadesine yer verdi.
Hürriyet

15 Mayıs 2016 Pazar

15.05.2016 Genel Gündem

15.05.2016
GÜNDEM
Ceylanını Evlendirdi
Selçuk Bayraktar ve ailesi gelin Sümeyye Erdoğan'ı almak için saat 10.00'da Tarabya'daki Huber Köşkü'ne gitti. Selçuk Bayraktar'ın kullandığı BMW marka gelin arabası çok az süslenmiş, konvoydaki diğer araçlar gibi sadece aynalarına çiçekler takılmıştı. Sümeyye Erdoğan gelin arabasının sağ ön koltuğuna oturdu. Konvoyun köşkten çıkışı sırasında koruma araçları siren çaldı. Gelin arabası saat 10.20'de Huber Köşkü'nden ayrılarak Halkalı'daki nikâh töreninin yapılacağı Yahya Kemal Beyatlı Kültür Merkezi'ne gitti. Kültür merkezine ilk gelen davetli eski Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç oldu. Atilla Koç ve eşi saat 12.29'da gelerek protokol kapısından girdi. Davetliler saat 15.00'te kıyılacak nikâhtan birkaç dakika önce peş peşe gelmeye başlayınca protokol kapısının önünde büyük karışıklık yaşandı. Saat 15.03'te gelen Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun konvoyu, protokol kapısındaki karışıklığı görünce başka bir kapıya yöneldi. Protokol kapısından salona giren davetlileri Erdoğan Ailesi adına Bilal Erdoğan karşıladı. Düğüne gelen davetliler ilk olarak fuaye salonuna alındı. Nikâh töreninin yapılacağı alan saat 13.45'de açıldı. Davetlilere beyaz, yeşil veya kırmızı çizgili güvenlik kartları verilmişti. Beyaz kartlara sahip olanlar tribünlerde, yeşil renk kartlılar aile üyelerine, kırmızı çizgili kartlar ise protokol üyelerine verilmişti. Ancak kırmızı renkli fazla dağıtıldığı için protokoldeki isimlerden bazıları tribünlere yönlendirildi. Davetlilerin yerini almasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan 15.28'de salona girdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ilk olarak protokoldeki misafirlerinin teker taker elini sıktı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'na sarılması misafirler tarafından alkışlandı. Sümeyye Erdoğan ile Selçuk Bayraktar, nikâhlarının kıyılacağı salona çiçeklerden yapılan bir tünelin içinden geçerek girdi. Nikâhın kıyılacağı platformun arkasındaki ekranda erik ve erguvan ağaçlarının görüntüleri vardı. Nikâh töreni saat 15.35'te Kuran-ı Kerim okunmasıyla başladı. Furkan Suresi'nin 54, Rum Suresi'nin 21 ve 22, Enam Suresi'nin ise 102 ve 103'üncü ayetleri okundu. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın kıydığı nikâhta çiftin şahitliklerini 11'inci Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı İsmail Kahraman, Başbakan Ahmet Davutoğlu, Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar, Bosna Hersek Başkanlık Konseyi Başkanı ve Aliya İzzetbegoviç'in oğlu Bakir İzzetbegoviç, Pakistan Başbakanı Navaz Şerif, eski Lübnan Başbakanı Saad Hariri ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama yaptı. Abdullah Gül törenin ardından nikâh defterini alarak kısa bir konuşma yaptı. Gül, "Arkadaşlarımızın çocukları çocuklarımızdır. Ne kadar çocuklar yetiştirdiklerini hep birlikte hatırladık. Maşallah birbirlerine çok yakışmışlar. Nazar değmesin. Her iki cihanda saadet içinde mutluluklar diliyorum. Eminim çok güzel örnek bir aile olacaklar. Vatana hayırlı evlatlar yetiştirecekler. Makamları ne olursa olsun anne ve babalar bu heyecanı taşıyor. Allah bütün vatan evlatlarını ve hepimizin çocuklarını ayrı ayrı mutlu etsin. Herkesin gönlünde yeri olmasını diliyorum. Şimdiden oldu zaten" dedi. Abdullah Gül nikâh cüzdanını Sümeyye Erdoğan'a vermeden önce ise, "Bunu sana veriyorum. Selçuk başka şeylerle meşgul. Onu meşguliyetinden hiç alıkoyma. Cüzdan lazım olursa çıkartır verirsin. Siz örnek bir aile olarak herkesin gönlünde yer edeceksiniz" diye konuştu.
Hürriyet