18 Haziran 2016 Cumartesi

18.06.2016 Genel Gündem



18.06.2016

GÜNDEM

Paralele Karşı Maarif
İstanbul merkezli Türkiye Maarif Vakfı'nın kuruluş yasası önceki gece Meclis'te kabul edildi. Muhalefet, tanınan yetki ve olanaklar nedeniyle 'paralel bakanlık' diye nitelediği vakıfla ilgili, "Gülen Cemaati'nin yurtdışındaki boşluğu mu doldurulacak" sorusunu yöneltip, "Yeni bir cemaat yapılanması olacak" eleştirisini getirdi. Yasaya göre, Milli Eğitim Bakanlığı bütçesinden de 1 milyon lira aktarılacak vakfın özellikleri şöyle: Yurtdışında, insanlığın ortak birikim ve değerlerini esas alarak örgün, yaygın eğitim hizmetleri vermek ve geliştirmek amacıyla okul öncesi eğitimden, üniversite eğitimine kadar tüm eğitim süreçlerinde burs verecek, okul, eğitim kurumu ve yurt gibi tesisler açacak. Yurtiçi de dahil olmak üzere bu kurumlarda görev alabilecek eğitmenleri yetiştirecek, bilimsel araştırmalar ve araştırma, geliştirme çalışmaları yapacak, yayınlar, metotlar geliştirecek, faaliyet gösterdiği ülkenin mevzuatına uygun diğer eğitim faaliyetlerini yürütecek. Okulöncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumları açacak, yaygın eğitim amaçlı kurslar, etüt merkezleri ve kültür merkezleri gibi tesisler ile bunların devamı sayılacak kütüphaneler, laboratuvarlar, sanat ve spor tesisleri, bakanlıkça uygun görülen eğitim amaçlı internet sitesi gibi yayın organları, yurt, pansiyon ve lojman gibi tesisler kuracak. Bilimsel araştırmalar, araştırma- geliştirme çalışmaları gerçekleştirecek, çalışmalara destek olacak, bu çerçevede süreli, süresiz yayınlar yapacak, sempozyum, konferans ve çalıştaylar düzenleyecek, bu alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşlarla işbirliğinde bulunacak. Eğitim kurumlarında eğitmenlik, okutmanlık, danışmanlık ve akademisyenlik gibi görevleri üstlenecek kadroları yetiştirmek amacıyla eğitim tesisleri kuracak, eğitim programları düzenleyecek, dünyanın farklı yerlerinde bu eğitim programlarına katılımı teşvik edecek, bu alanda faaliyet gösteren kurum ve kuruluşları maddi olarak destekleyecek. Bütün bu faaliyetleri yürütebilmek, faaliyetleri organize edebilmek için yurtiçi ve yurtdışından nakdi, ayni yardım kabul edebilecek, yurtiçi ve yurtdışında gelir sağlayıcı işletmeler kurup ortak olabilecek. Bu faaliyetlerini tek başına, tüzel ya da gerçek kişilerle ortaklıkla yapabilecek, gerektiğinde sadece tanıtım amaçlı faaliyetlerde de bulunabilecek. Yurtiçi ve yurtdışında iktisadi işletme veya sermaye şirketi kurabilecek, devralabilecek ve ortak olabilecek. Kurumlar, veraset ve intikal, damga ve emlak vergileri ile harçlardan muaf olacak. Bakanlar Kurulunca vergi muafiyeti tanınan vakıflara diğer kanunlarla tanınan vergi, resim ve harç istisnalarından yararlanacak olan vakfa yapılacak bağış ve yardımlar gelir ve kurumlar vergisi matrahından indirilecek. Karar organı olan 12 kişilik mütevelli heyetinin 4 üyesini Cumhurbaşkanı, 3 üyesini Bakanlar Kurulu atayacak, diğer üyeler de 2'si Milli Eğitim Bakanlığı'ndan olmak üzere, Dışişleri ve Maliye bakanlıkları ile YÖK temsilcilerinden oluşacak. Mütevelli Heyet üyeleri 72 yaşına kadar görev yapacak.
Hürriyet


O Yollar Didik Didik Aranıyor!
Yüksekova'daki operasyonların tamamlanması ve kısmi olarak sokağa çıkma yasağının kaldırılmasının ardından, bölgeyi tamamen teröristlerden temizlemek için yapılan operasyonlar sürüyor. Dağlarda didik didik PKK'lı arayan Mehmetçik, yolların daha güvenli hale gelmesi için de büyük çaba harcıyor. Sabahın erken saatlerinden itibaren yollara çıkan askerler Van, Hakkari ve Yüksekova karayolunda yaklaşık 70 kilometrelik alanda mayın arama tarama çalışması yapıyor. Halkın ve askeri konvoyların daha güvenli yollarda seyahat etmesi için yapılan uygulama, Jandarma Özel Harekat timleri tarafından yürütülüyor. Yollarda ve yol kenarlarındaki şüpheli noktalar ise sinyal kesici jammerler eşliğinde titizlikle kontrol ediliyor.
Vatan

Ap Raporu İade Edildi!
Avrupa Parlamentosu'nun (AP) Hollandalı üyelerinden Kati Piri tarafından hazırlanan ve son dönemlerin en olumsuz belgelerinden biri olan Türkiye raporu herhangi bir işleme konulmaksızın iade edildi. Raporun özellikle, Ermeni soykırımı iddialarını tanıma isteğine atıf yapıldığı için reddedildiği belirtildi. 14 Nisan'da AP'de yapılan oylamada 133 oya karşı 375 oyla kabul edilen belge Türkiye'nin AB Daimi Temsilcisi Büyükelçi Selim Yenel tarafından AP'ye geri gönderildi. Türkiye, Gezi olaylarından bu yana yayımlanan ve Ankara açısından 'kabul edilemez' unsurlar içeren AP belgelerini geri gönderme politikası izliyor. Yenel tarafından iade edilen belge, geri gönderilen ikinci Türkiye raporu. Geri gönderilen belgeler toplamı ise 6'yı buldu. Normal şartlarda Türk makamlarına üç hafta içinde ulaştırılan belgenin bu kez iki ay aradan sonra gelmesi dikkat çekti. Belge, özellikle basın özgürlüğü ile Kürt sorunu bağlamındaki bölümlerindeki eleştirilerle dikkat çekiyor. AB ile 11 yıldır müzakere sürecinde olan bir aday ülkeye yönelik olarak normalde üyelik için karşılanması gerekli Kopenhag kriterlerine "yakınlaşma" mesajı öne çıkması gerekirken; Türkiye raporunda, "Kopenhag kriterlerinden uzaklaşma" mesajı verilmesi en çarpıcı vurguyu oluşturuyor. Türkiye'de yargı, temel haklar, adalet, özgürlük ve güvenlik alanlarında acilen reformlara ihtiyaç olduğunun altının çizildiği belgede, "AP, Türkiye'de demokrasi ve hukuk devleti alanlarındaki gerilemenin ışığında reformlardaki genel hızın son yıllarda belirgin şekilde yavaşlamasından ve yargının bağımsızlığı, toplanma ve ifade özgürlüğü, insan haklarına ve hukuk devletine saygı gibi bazı ana alanlarda giderek Kopenhag kriterlerinden uzaklaştıran gerileme olmasından derin endişe duyar" ifadeleri kullanıldı. Basın özgürlüğüne verilen önemi net şekilde yansıtan, PKK konusunda önceki yıllara oranla daha net ve Türkiye'nin beklentilerine daha uygun bir yaklaşımın yer aldığı belgede, örneğine genelde rastlanmayan şekilde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Anayasa Mahkemesi'ne yönelik açıklamaları nedeniyle kınanmıştı. Raporda, "kırmızı çizgi" olarak kabul edilen "soykırım" atfı da yer alıyor.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 122,0557-122,2566       
ABD Doları 2,9243-2,9281/ Euro3,2994-3,3034/ İngilizSterlini4,1955-4,2037

Hem Fırsat Hem Risk
DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM), İran'a yönelik ambargoların kaldırılmasının ardından "Ambargo Sonrası İran Ekonomik ve Ticari Etki Analizi" raporu hazırlayarak, İran ekonomisinin sunduğu fırsat ve riskleri ortaya koydu. İran'a uygulanan ambargoların kalkmasının sıradan bir olay olmadığını kaydeden DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan, "Soğuk Savaşın bitmesiyle Doğu Bloku'nun küresel ekonomiye entegre olması sonrasında en büyük küresel ekonomik entegrasyon ile karşı karşıyayız" değerlendirmesini yaptı. Ancak İran'ın dünyaya açılmasının Türk iş dünyası için fırsatlarla birlikte riskleri de beraberinde getirdiğini vurgulayan Vardan, "Enerji yoğun sektörlerde İran rakibimiz olabilir. Bu kapsamda, çimento, demir çelik ve seramik sektörlerini örnek verebiliriz. Irak, Afganistan ve Tacikistan gibi pazarlarda İran çok önemli bir rakibimiz olabilir. Dolayısıyla fırsatları değerlendirirken, riskleri de yönetebilmemiz gerekiyor" şeklinde konuştu. Raporda, en iyi senaryoda Türkiye'nin İran'a ihracatının yıllık yüzde 13.7 artış gösterebileceği öngörülüyor. Böylece, Türkiye'nin İran'a ihracatının 2020-21'e kadar 5.1 milyar dolara ulaşması mümkün. DEİK ve TİM işbirliğinde, KPMG Türkiye tarafından hazırlanan İran raporu, Vardan, TİM Başkanı Mehmet Büyükekşi, DEİK Yönetim Kurulu Üyesi Ebru Özdemir, Türkiye-İran İş Konseyi Başkanı Bilgin Aygül, KPMG Türkiye Başkanı Ferruh Tunç ve KPMG Yönetim Danışmanlığı Şirket Ortağı Kaveh Taghizadeh'nin katıldığı toplantıyla tanıtıldı. TİM Başkanı Büyükekşi, İran'ın 2012'de Türkiye'nin ihracat yaptığı ülkeler arasında 3. sırada yer aldığını söyleyerek, şöyle konuştu: "2002 yılından, ambargo yılına kadar İran'a ihracatımız ortalama yüzde 26 artmaktaydı. Ki bu çok büyük bir artış. Bugün yüzde 3-5'lerin peşinde koşuyoruz. Ambargolarla birlikte, İran'a ihracatımızda ciddi düşüşler oldu. İran'la toplam ticaretimiz yüzde 55.4 oranında azaldı. Ambargoların geçtiğimiz ocak ayından itibaren kalkmasıyla, İran'a ihracatımızı ilk dört ayda yüzde 25 oranında arttırdık. İran, ihracatçılarımızın hedef ülke sıralamasında ikinci sırada. İran ile ilişkilerin sadece dış ticaret ile sınırlı kalmayacağını düşünüyoruz. Özellikle ortak yatırım yapma konusunda da büyük bir potansiyel olduğunu düşünüyoruz. İran'a uygulanan ambargonun kalkmasının bütün sektörlere etkisi farklı olacak. Bazılarına olumlu etki edecek, bazılarına ise olumsuz Mesela inşaat malzemeleri, sağlık ve petrokimya gibi sektörler olumsuz etkilenebilir. Enerji, otomotiv ve makine sektörlerinde ise olumlu etkisi olacak."
Hürriyet

Otomotiv Tedarik Sanayi Savunmayla Güçlenecek
Fikri Işık'ın Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan Milli Savunma Bakanlığı'na kaydırılması otomotiv tedarik sanayine umut oldu. Gelişen teknolojilere ayak uydurmaya çalışan sektör, bu konuda savunma sanayinin elinde bulunan teknolojik alt yapıyı otomotiv tedarik sanayine çekmek istiyor. Savunma sanayii dernekleriyle görüşen tedarikçiler, Bakanlığı döneminde 'yerli otomobil' çalışmalarını yakından izleyen Fikri Işık'ın da kapısını çalmaya hazırlanıyor. Bu konuda çalışmaları olduğunu aktaran Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Alper Kanca, önümüzdeki günlerde Savunma Bakanı Fikri Işık'a da konuyu açacaklarını söyledi. Gazetecilerle iftarda bir araya gelen Alper Kanca, sektöre ilişkin değerlendirmeler yaptı. Türkiye'deki araç parkının Avrupa'ya göre yaşlı olduğunu ifade eden Kanca, bu anlamda araçlardaki elektronik parça kullanımının da düşük olduğunu kaydetti. Türkiye'de trafiğe kayıtlı 20 milyon civarında aracın sadece yüzde 30'unda elektronik parçaların bulunduğuna işaret eden Alper Kanca, "Yeni nesil araçlarda bu yüzde 50'ye çıkıyor. Değerinin yüzde 50'sini elektrik ve elektronik parçalar oluşturuyor. Türkiye bu konuda zayıf… Tedarik sanayi olarak bu alanda eksikliğimiz var. Bu parçaları üretenler de genelde otomotiv sektörünün dışında olanlar. Mesela savunma sanayii. Savunma sanayiinin daha fazla elektrik-elektronik parça üreticisi var. Dernekleri var, onlar otomotive uzaklar. Biz ise otomotivin içindeyiz elektroniğe uzağız. Biz onları otomotive davet ediyoruz. 'Rakip' bir derneği davet ediyoruz. 'Gelin üyelerinizi otomotive sokalım. Beraber otomotivde çalışalım' dedik. Bununla ilgili birkaç toplantı yaptık" dedi. Bu alanda devletin elektronik parça yatırımlarına yönelik teşviğine ihtiyaç olduğunu da aktaran Kanca, "Fikri Işık'ı ziyaret edecektik. 'Biz otomotivciler savunma sanayindeki bilgi birikiminden faydalanmak ve bunu da teşvikle beraber ekonomiye katmak istiyoruz' diyeceğiz" ifadelerini kullandı.
Türkiye

Elektrik Kanununa Onay Çıktı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, elektrikte vatandaştan kayıp-kaçak bedelinin tahsilini yasal hale getiren, Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'u onayladı. Cumhurbaşkanlığı Basın Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamaya göre, kanun yayımlanmak üzere Başbakanlığa gönderildi. Yasa ile getirilen düzenlemeler şöyle: "Teknik ve teknik olmayan kayıp" tanımı çerçevesinde tüketici, kayıp- kaçak bedelini ödemeye devam edecek. Tarifede öngörülen ödemelerden herhangi birinin yapılmaması halinde, hizmetin durdurulabilmesini de içeren usul ve esaslar EPDK tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenlenecek. Dağıtım şirketlerinin tarifelerine esas alınacak kayıplara ilişkin hedef oranlar, bu kayıpları düşürmeyi teşvik edecek şekilde EPDK tarafından belirlenecek. Nükleer santral projeleri kapsamında yapılması öngörülen tesis ve faaliyetler hakkında, Kıyı Kanunu'nun kıyılar, sahil şeritleri, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan arazilere ilişkin yapı ve yapılaşmaya dair sınırlayıcı hükümleri ile aynı kanunun, "Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgelerinde veya ülke güvenliği ile doğrudan ilgili, Türk Silahlı Kuvvetleri'ne ait harekat ve savunma amaçlı yerlere" ilişkin istisna hükümleri ve Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun'un sınırlayıcı hükümleri uygulanmayacak. Nükleer enerji üretim tesisleri için alınacak yapı ruhsatı ve diğer mevzuattan kaynaklanan inşaata ilişkin izin, onay, lisans, ruhsat ve benzeri belgeler ile üretim tesisinin kurulacağı sahanın mülkiyet veya kullanım hakkının elde edildiğine ilişkin belgeler, üretim lisansı verilmesinden sonra olmak üzere, kurul tarafından belirlenen süre içinde EPDK'ya sunulacak. Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğü, yurt dışında arama yapabilecek. Enerji Bakanlığı'nın bağlı, ilgili veya ilişkili kurum ve kuruluşlarınınalımları Kamu İhale Kanunu'na (KİK) tabi olmayacak. Yenilenebilir enerji alanı olarak belirlenen özel mülkler kamulaştırılacak.
Milliyet

Zenginlik Umudu
Gazete ve televizyon yöneticileri ile önceki gün Ankara'da bir araya gelen Başbakan Binali Yıldırım, toplantıda Doğu ve Güneydoğu'ya donuk yeni bir ekonomik kalkınma modelinin müjdesini verdi. Yıldırım, "Gençlere zenginlik merkezleri kuracağız. En az 4 merkez olacak. Etraflarındaki iki-uç ili kapsayacak. O bölgenin potansiyeline uygun fabrikalar yapacağız. Makul fiyata yatırımcıya vereceğiz. Ürettiği mala belli bir sure, diyelim 5 sene, alım garantisi vereceğiz" diye konuştu. Başbakan Yıldırım'ın sözleri, Doğu ve Güneydoğu illerindeki iş dünyası temsilcileri tarafından umut verici bir gelişme olarak yorumlandı. Ticaret ve sanayi odası başkanları, yeni paketin komşu illeri de kapsaması ve alım garantisi verilecek olmasının önemine işaret etti. Başkanlar, bütün bunların olabilmesinin ilk şartının barış ve huzur ortamı gerektirdiğini vurgulayarak, sosyal yaşamın da güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Milliyet

Fındık Üreticisi 'Desteği' Alıyor
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Faruk Çelik, 940 milyon lira tutarındaki yağlı tohumlu bitkiler ve 812 milyon liralık fındık alan bazlı gelir desteği ödemelerinin, üreticilerin hesabına yatırılmaya başlanacağını açıkladı. Çelik, bu yıl tarımsal destekler için ayrılan bütçenin 8.5 milyar liralık kısmının haziran sonu itibariyle ödenmiş olacağına dikkat çekerek, 1.7 milyar liralık desteğin hesaplara yatmaya başladığını anlattı. T.C. kimlik numarasının son hanesi '0-2' olanlar dün saat 18.00'den, '4-6' olanlar 24 Haziran itibarıyla, '8' olanlar da 1 Temmuz saat 18.00'den itibaren destek ödemelerini almış olacak. Türkiye'de tarım alanında 50'nin üzerinde destekleme kalemi olduğuna işaret eden Çelik, "Önümüzdeki yıl için bazı hazırlıklarımız var. Bu destekleri temel ana 4 destekte düzenleyecek şekilde bazı düzenlemeler yaptık ve hayvancılığa ağırlık verdik. Buzağı desteği üzerine bina edilmiş bir destekleme politikasını yürürlüğe koyacağız. Amaç hayvan varlığını artırmak, bunun da yolu buzağı üretiminden geçiyor" diye konuştu. Çelik, desteklerle ilgili taleplerin farklılık gösterdiğini dile getirerek, önümüzdeki dönem gerek hayvancılık gerekse bitkisel üretim desteklerinde önemli değişiklikler olacağını, havza bazlı üretime geçileceğini ve destek kalemlerinin bu üretim planlamasında farklılık göstereceğini söyledi. Türkiye'nin ihtiyaçları, su kaynakları dikkate alınarak bazı ürün ve bazı bölgelerde destek politikalarının yoğunlaşacağını bildiren Çelik, "Yaz boyu Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı olarak çok yoğun bir çalışma içinde olacağız ve ağustos sonu itibarıyla bütün bu geleceğe dönük destek politikalarını ayrıntılı bir şekilde kamuoyuyla paylaşacağız" dedi. "Damızlık üretimi, fabrika yapmak demektir" diyen Çelik, "Siz eğer fabrika yapmaz, hazır ürün kullanmaya devam ederseniz hep ithalat yapacaksınız demektir. Eğer damızlık üretimi yapmazsanız sürekli ithalatla karşı karşıya kalırsınız. TİGEM ve özel sektör işbirliği içinde olacak. Yoğun şekilde dışardan gelecek olan damızlık materyallerini burada yaygınlaştırarak kendi damızlık fabrikamızı yapacaklar" ifadelerini kullandı.
Milliyet

Kıdem Tazminatında Bes'e Yakın Model
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca hazırlanan yeni kıdem tazminatı düzenlemesiyle ilgili Başbakan Binali Yıldırım'a sunum yapıldı. 14.6 milyon sigortalı çalışanı direkt ilgilendiren kıdem tazminatında, yeni sisteme geçilmesi için çalışmalar hız kazandı. Avusturya'da uygulanan modelden fon sisteminin örnek alındığı yeni düzenlemeye göre, kıdem tazminatı çalışanın kişisel hesabında birikecek. Böylelikle işsizlik sigortası fonundaki gibi işveren, çalışanının kıdem tazminatını her ay sisteme düzenli yatıracak. Fondan, kaldığı süreye bağlı nemalanacak kıdem tazminatı birikimlerini çalışanlar, belli koşulları sağladıktan sonra çekebilecek. Çalışanların hak kaybının olmaması hassasiyetiyle hazırlanan düzenlemede, mevcut sistemdeki 30 günü koruyacak katsayı da oluşturuldu. Tüm çalışanların 1 günlük de olsa kıdem hakkından yararlanmasının hedeflendiği yeni düzenleme, ilgili bakanlıkların görüşünün alınmasının ardından paylaşılacak. Düzenleme son şekliyle BES modeline benzetildi. Bu arada her çalışanın mecburi katılacağı BES sistemi ile kıdem tazminatı fonunun birlikte çalıştırılması da masada bir alternatif olarak duruyor.
Vatan

Tüsiad'dan 5 İtiraz
Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) TBMM Adalet Komisyonu'nda görüşülmekte olan "Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı" kapsamındaki kayyum atanmasına ilişkin düzenlemenin ticaret hayatı başta olmak üzere önemli riskler doğurabileceğini; bu kapsamda düzenlemenin yeniden ele alınması gerektiğini açıkladı. Önceki gün TBMM Adalet Komisyonu'nda ele alınmaya başlanan tasarıda, kayyumlarla ilgili yeni düzenlemeye yer verilirken, şirketlerin ortaklık payları veya menkul kıymetler idare yetkilerinin de kayyuma devredilmesi öngörülüyor. Halen Ceza Muhakemeleri Kanunu uyarınca bir şirketin faaliyeti çerçevesinde suç işlendiği hususunda kuvvetli şüphe bulunması halinde soruşturma ve kovuşturma sürecinde şirket işlerinin yürütülmesiyle ilgili kayyum atanabiliyordu. Tasarıyla kayyum tedbirinin uygulanabileceği suçlar listesi genişletiliyor. Tasarıya göre "güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar (terör suçları), Sermaye Piyasası Kanunu'nun 110. maddesinde tanımlanan suçlarda" da kayyum atanabilecek. Türkiye'de faaliyet gösteren tüm şirketlerin ticari faaliyetlerini doğrudan etkileyebilecek düzenlemenin ağır sonuçlar doğurabileceği belirtilen TÜSİAD açıklamasında, "Kayyum atanması ile ilgili düzenlemenin, başta ticaret hayatı ve özel mülkiyet hakkı alanlarında olmak üzere doğurabileceği önemli riskler açısından yeniden değerlendirilmesine ihtiyaç vardır" denildi. Kayyum atanabilecek durumların kapsamına güveni kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık, halka açık şirketler için örtülü kazanç aktarımı ile yatırım kuruluşları, fon kurulları ve teminat sorumluları için müşteri varlıklarını kötüye kullanma ve kayıtlarda hile türünden işlemler gibi suçların da eklendiği belirtilen açıklamada, şöyle denildi: "Türkiye'de faaliyet gösteren tüm şirketlerin ticari faaliyetlerini doğrudan etkileyebilecek bu tip önemli ve ağır sonuçlar doğurabilecek bir düzenlemenin, ilgili düzenleyici otoriteler ve ilgili paydaşların aktif katılımı ile uzun ve titiz bir değerlendirme sürecinden geçerek hazırlanmış olmasının gerektiğini düşünmekteyiz. Böyle bir süreç izlenmeksizin hazırlandığından endişe edilen söz konusu tasarı riskler içermektedir." Derneğin görüşlerinin Başbakan Binali Yıldırım ve bazı bakanlarla paylaşıldığı bildirildi.
Vatan

Dünya
Jiri İle Temas
Türkiye'nin Rusya Büyükelçisi Ümit Yardım, birkaç hafta önce Vladimir Jirinovski ile Moskova'da, ikili ve özel dairede bir görüşme yaptı. Dışişleri Bakanlığı, görüşmeyi doğruladı. Özel bir dairede gerçekleşen ikili görüşmeyi Hürriyet'e teyit eden bir Türk Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, "Kısa süre önce bir görüşme yapıldığı doğrudur. Biz bu tür temasların içeriğini ilke olarak paylaşmıyoruz. Ancak görüşmede doğal olarak Türkiye-Rusya ilişkilerinin içinde olduğu durum da ele alınmıştır" dedi. Dün Hürriyet'e konuşan bir Dışişleri Bakanlığı yetkilisi, "Büyükelçimizin Rusya Federasyonu'ndaki pek çok muhatabıyla olduğu gibi Liberal Demokrat Parti (LDPR) lideri Jirinovski'yle de temas içinde olup, bu kapsamda kısa süre önce bir görüşme yapıldığı doğrudur" dedi. İsmini vermek istemeyen yetkili, özetle şunları söyledi: "Biz bu tür görüşmelerin içeriğini ilke olarak paylaşmıyoruz. Mamafih görüşmede tabiatıyla Türkiye-Rusya ilişkilerinin içinde olduğu durum da ele alınmıştır. Türkiye, 24 Kasım hadisesi sonrasında meseleyi yapıcı bir şekilde geride bırakmaya yönelik tutumunu, ortak komisyon kurma önerisiyle ortaya koymuştu. Bu yaklaşımımızı, en üst seviyede gönderilen milli gün tebrik mesajlarıyla sürdürdük. Rusya'nın da artık konuya sağduyulu bir şekilde yaklaşmasını ve diyalog çağrımıza kulak vermesini bekliyoruz." Geçen salı günü, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e, Rusların milli bayramı olan 12 Haziran Rusya Günü vesilesiyle, bir kutlama mesajı gönderdiği bilgisi, Cumhurbaşkanlığı kaynakları tarafından basınla paylaşıldı. Erdoğan, Putin'e hitaben 12 Haziran tarihinde gönderdiği mesajında, Türkiye-Rusya arasındaki ilişkilerin gelecek süreçte hak ettiği seviyeye ulaşması dileğinde bulundu. Başbakan Binali Yıldırım da Rusya Başbakanı Dmitri Medvedev'e aynı vesileyle bir tebrik mesajı gönderdi. Öte yandan Hürriyet'e konuşan Türkiye'nin Moskova Büyükelçisi Ümit Yardım, Vladimir Jirinovski ile gerçekleşen temasın arabulucu arayışı olmadığını söyledi. Jirinovski ile görüşmenin 3 Haziran tarihinde gerçekleştiğini söyleyen Büyükelçi Yardım, "Bu temasa bakarak Rusya siyasi partileri arasında arabulucu aradığımız anlamı çıkarılmamalı. LDPR lideri Jirinovski ile Rusya parlamentosunda temsil edilen üçüncü büyük parti olarak görüştük. Rusya'da toplum görüşüne yön veren siyasi partilere Türkiye'nin tutumunu anlattık" dedi. Ümit Yardım, LDPR'nin yanı sıra Rusya Komünist Partisi lideri Genadiy Zyuganov ile de görüşme planları bulunduğunu da dile getirdi. Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov iftar yemeğine davet edilmeden önce kendisinin 12 Haziran Rusya Egemenlik Bayramı kutlamasına davet edildiğini de belirten Büyükelçi Yardım, "12 Haziran Rusya Egemenlik Bayramı gününde diğer diplomatik misyonlar yanı sıra ben de Kremlin Sarayı'na davet edildim. Kremlin Sarayı surları içinde yapılan törende Türkiye Büyükelçisi olduğum için kimse kötü gözle bakmadı. Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ve Enerji Bakanı Novak ile tokalaştık. Dolayısıyla Rusya ile aramızda diplomatik ilişki eksiksiz devam ediyor. Bir sınırlama söz konusu değil. Değişen tek şey yoğunluk. Uçak krizi patlak vermeden önce aramızda çok daha fazla teğet noktaları vardı" dedi.
Hürriyet

Vekilin Ölümü İngiltere'yi Birleştirdi
Avrupa Birliği (AB) referandumu nedeniyle ikiye bölünen İngiltere, İşçi Partili milletvekili Jo Cox'un ölümüyle tekrar birleşti. Aralarında aşırı sağcı UKİP'in de bulunduğu tüm siyasi partiler, referanduma kadar kampanyalarını askıya aldıklarını açıkladı. 41 yaşındaki Cox'un seçim bölgesi Batley'de düzenlenen anma törenine Başbakan David Cameron ile İşçi Partisi lideri Jeremy Corbyn beraber katıldılar. AB yanlısı Cox, "Önce Britanya" sloganı atan bir saldırgan tarafından hem vurulmuş hem de bıçaklanmıştı. Corbyn, İşçi Partisi üyesi olan Cox'a düzenlenen suikastin bir trajedi olduğunu belirtirek, 'nefret tohumları serperek toplumu ayırmaya çalışanlara' izin vermeyeceklerini söyledi. "Nefret, ayrışmayı ve hoşgörüsüzlüğü gördüğümüz yerde, bunları politikamızdan, yaşamımızdan ve toplumumuzdan temizlemeliyiz" diyen Başbakan ise, Cox'u onurlandırmanın en iyi yolunun onun uğruna yaşadığı 'hizmet, birlik ve hoşgörü' değerlerini arttırmak olduğunu belirtti. İki çocuk annesi Cox'un katili Tommy Mair'in, ABD merkezli bir neo-Nazi örgütü ile bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Gözaltında tutulmaya devam eden Mair'in beyaz üstünlüğünü savunan örgütte uzun yıllardır görev aldığı ifade edildi.
Milliyet

Felluce'de Tekrar Irak Bayrağı Dalgalanıyor
Irak Ordusu'nun özel kuvvetleri, IŞİD'in iki yıldır kontrol ettiği Felluce'nin kent merkezine girmeyi başarırken, belediye binasını ele geçirdi. Binaya Irak bayrağı astıklarını söyleyen Özel Birlikler Komutanı Haydar el-Obeydi, belediyenin yakınlarındaki binalara gizlenen IŞİD'li keskin nişancılar ile çatışmaların devam ettiğini belirtti. IŞİD'in kenteki komuta merkezinin belediyenin yakınlarındaki hastanenin üçüncü katı olduğunu söyleyen el-Obeidi, hastanedeki sivil varlığına dair bilgileri bulunmadığını belirtti. Özel kuvvetlerin son ilerlemesine rağmen, belediye binasının çevresinde ciddi bir IŞİD savunma hattı bulunmaya devam ediyor.
Milliyet

Diplomatlardan 'Artık Esad'ı Vuralım' İsyanı!
New York Times ve Wall Street Journal, Suriye konusunda mevcut politikadan farklı düşünen ve siyasi bir çözüm için askeri hamle yapılması çağrısında bulunan diplomatların bildirisini yayınladı. Bakanlığın iç yazışması olduğu belirtilen bildiride, mevcut tutumun Suriye muhalefetine zarar verdiği ve Esad'ın iktidarda kalmasına yardım ettiği kaydedildi. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü John Kirby, diplomatların bildirisini doğruladı ve söz konusu bildiriyi incelemeye aldıklarını söyledi. Kirby, içerikle ilgili bilgi vermeden Dışişleri Bakanı John Kerry'nin, bu bildiriyi ileten gizli kanala saygı duyduğunu ancak yapılan itirazın haklı olup olmadığı yönünde yorum yapmayacağını da belirtti. Diplomatlar, ABD ile Rusya arasında varılan anlaşma sonucunda 27 Şubat'ta Suriye'de yürürlüğe giren ateşkesin, Esad rejimi tarafından sürekli olarak ihlal edilmesini de eleştirdi ve bunun bir siyasi çözüme ulaşmayı zorlaştırdığını belirtti. 'Esad'ın üzerinde, ılımlı muhalifle ya da diğer taraflarla müzakere etmesi için yeterli baskı yok' denilen bildiride, Esad güçlerinin attığı varil bombaları, Suriye'yi ve bölgeyi istikrârsızlığa sürükleyen temel neden olarak gösterildi. Dışişleri Bakanı Kerry, geçen ay ABD'nin bombardımanı durdurmak ya da insani yardımları ulaştırmak için askeri çözüm seçeneğinin ortadan kalkmadığını söylemişti.
Vatan

Türkmendağı Direniyor!
Rusya'nın hava desteğiyle önceki gün tamamına yakını Esad rejimi tarafından ele geçirilen Türkmendağı'nda şiddetli çatışmalar devam ediyor. Bölgeyi elinde tutmaya çalışan en büyük muhalif birlik olan Türkmendağı 2. Sahil Tümeni, yaklaşık 1 haftadır süren çatışmalarda kontrolleri altındaki 5 köyden 3'ünü kaybettiklerini duyurmuştu. Saldırılar sonucu 100'e yakın muhalifin hayatını kaybederken, yine 100 yakın yaralı ve 10 muhalifin rejim tarafından esir alındığı öğrenildi. Ancak önceki gece ellerindeki silah gücünün yetersiz olduğunu açıklayan tümen, yardım çağrısı yaptı. Gelen dost birliklerle gece 03.00'de rejim güçlerine karşı Lazkiye kırsalında saldırı başlatıldı. Sultan Abdülhamid Han Tugayı, Cebel İslam Tugayı, Nusret Cephesi, Doğu Türkistan İslam Cemaati, Ecnaduş Şam ve Ahrar'uş Şam'ın katıldığı operasyonda çatışma büyüyerek yayıldı. Dün sabah, saldırılarda iki gün önce kaybedilen mevzilerin geri alındığı açıklandı. VATAN'ın ulaştığı yerel kaynaklar saldırılarda kritik noktalardan Karamanlı Tepesi, Sarraf, Burç, Kelez, İsapınarı, Akçabayır ve Çumaran köylerinin muhalifler tarafından tekrar ele geçirildiğini belirtti.
Vatan

POLİTİKA
Kendi Okulunda Karne Dağıttı
Başbakan Binali Yıldırım dün mezun olduğu Kasımpaşa Piri Reis Ortaokulu'nda öğrencilere karnelerini dağıttı. Türkiye'nin geleceğinin parlak olduğunu söyleyen Yıldırım, "Onun için terör örgütünün telkinlerine gençlerimiz asla ve asla itibar etmesinler. Onlar bizim geleceğimiz. Onların geleceğini en iyi şekilde hazırlamak da bizim görevimiz, boynumuzun borcu" dedi. Başbakan Yıldırım'a, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz, Milli Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Yusuf Tekin, İstanbul Valisi Vasip Şahin, İstanbul Milli Eğitim Müdürü Ömer Faruk Yelkenci, Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan ve Ak Parti İstanbul İl Başkanı Selim Temurci eşlik etti. Yıldırım, 6-G sınıfına geçerek, Milli Eğitim Bakanı Yılmaz ile yan yana sıraya otururken, kendisinin de ortaokulu 1-G sınıfında okuduğunu söyledi. Başbakan Yıldırım, şöyle konuştu: "Hazır mıyız? Büyük gün geldi, artık güzel bir tatili hak ettiniz. Yıl boyunca çalıştınız, derslerinizi yaptınız, yatırımınızı yaptınız, şimdi de hasılatı topluyoruz. Tatil zamanı. Çalışmalarınızın emeğini bugün görüyorsunuz. Sevineceksiniz, aileleriniz sevinecek, memleket sevinecek çünkü siz Türkiye'nin geleceğisiniz. Nüfusumuzun yüzde 100'ü gençlerden oluşmuyor ama gelecekte yüzde 100'ü sizlerden oluşacak. Onun için sizin en güzel şekilde hayata hazırlanmanız için 1 milyona yakın öğretmenimiz Türkiye'nin her köşesinde zor şartlar, kar kış demeden çalışıyor, öğrencilerimizi yetiştiriyor. Burası benim için özel bir okul. Bugün burayı seçmem tesadüf değil" dedi. "Şimdi lafı uzatmaya lüzum yok, uzatıp zurna yapmayalım, hemen işe başlayalım" diyen Yıldırım, öğrencilerin karnelerini dağıtmaya başladı. Yıldırım, ilk önce Helin Kalkmaz adlı öğrenciye karnesini verirken 6-G sınıfının tamamına karnelerini dağıttı. Yıldırım, takdir alan bir öğrenciye eğitim sistemiyle ilgili olarak "Bizim zamanımızda böyle değildi. Şimdi 4+4+4 var. Daha iyi şimdi. 4 ilkokul, 4 ortaokul sonra 4 lise. Liseye gidinceye kadar, kafanızda netleşiyor. Sen ne olmak istiyorsun?" diye sordu. Öğrencinin "Mühendis" cevabına kendisi de mühendis olan Başbakan gülümseyerek, "Gel bir daha tebrik edeyim seni" dedi.
Milliyet

Gençliği Bunlara Kaptırmamalıyız
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezinde sivil toplum kuruluşlarının temsilcileriyle iftar programında bir araya geldi. Türk milletinin, istiklal ve istikbal mücadelesinin ne olduğunu çok iyi bilen bir millet olduğunu dile getiren Erdoğan, "Bugün benzer mücadele içinde olan kardeşlerimizi bizden daha iyi anlayacak hiç kimse yoktur. Onun için devlet, STK'lar olarak mağdur ve mazlum duruma düşmüş tüm Müslüman kardeşlerimizin yanındayız" dedi. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü: "Bizim için asıl tehdit mağdura, mazluma, garibe, kimsesize, haksızlığa uğramış olanlara el uzatacak takatimizin veya idrakimizin kalmamasıdır. İşte o zaman bu günümüz ve geleceğimiz için gerçekten endişelenmeliyiz. Hani birileri Türkiye için endişeleniyordu ya Gezi olayları vesaireler olduğu zaman 'Biz Türkiye'deki bu durumdan endişeliyiz' (diyorlardı). Ben de onlara dedim ki Fransa'da, Belçika'da, İngiltere'deki bu son gelişmelerden dolayı çok endişeliyim. 'Endişelenerek bakıyorum. Böyle izliyorum' dedim. Rahatsız olmuşlar. Niye rahatsız oluyorsunuz? Demek ki terör kol gezdiği zaman sen de polisine ne diyorsun, 'gereği neyse yap' diyorsun. Türkiye'nin teröristi iyi terörist mi? Ne farkı var? O da insan öldürüyor, o da insan öldürüyor. Teröristin iyisi, kötüsü olmaz. Bunu her zaman söyledik ve şu yaptığımız operasyonlar terörle mücadelede ülkemize huzuru, refahı o bölgelerde de getirene kadar durmadan devam edecektir." Şu anda bazı üniversitelerin ve liselerin karıştırılmak istendiğini belirten Erdoğan şunları söyledi: "Bunlara fırsat vermeyeceğiz. Onun için bizim şu anda bu akşam burada toplanan 8 sivil toplum kuruluşumuzun üzerinde çok önemli görevler olduğuna inanıyorum. 1950, 1983 ve 2002 yılları bu bakımdan tarihi dönüm noktalarıdır. Artık bu sancılı dönemin tamamen geride kaldığına inanıyorum. Bugün devletiyle, milletiyle, sivil toplumuyla ve diğer tüm unsurlarıyla gücünü ve imkanlarını aynı hedeflere teksif etmiş bir Türkiye var. Bugün devletiyle milleti aynı hedefler etrafında buluşmuş bir Türkiye var. Bu gençliğimizi asla bunlara kaptırmamamız gerekir.
Milliyet
Mhp'de Herkes Kendi Yoluna!
MHP'de 19 Haziran kongresi arifesinde muhalif kanattaki çatlak gittikçe derinleşiyor. Kongre öncesinde bir iftar programında, "birlikte kurultaya çağrı mesajı" vermek isteyen muhalif adaylar, Meral Akşener'i ikna edemedi. Muhaliflerin içinde bulunduğu tablo, 19 Haziran ve 10 Temmuz'daki sürece ilişkin de önemli ipuçları veriyor. Muhalif kanatta ilk kriz, imzaların toplanması sürecinde yaşandı. Akşener'in imzaların her aday için ayrı ayrı toplandığına ilişkin delegelere gönderdiği telefon SMS'i Koray Aydın ve Sinan Oğan cephesinde rahatsızlık yarattı. Karşılıklı diyalogla konu büyütülmeden kapatıldı. Daha sonra imzaların genel merkeze tesliminde bugüne kadar kamoyuna yansımayan sorun çıktı. Akşener cephesinden imzaları kendilerinin teslim etme girişimini Koray Aydın engelledi. Yargıya başvuru ve dava açma sürecinde de Akşener ekibi tek başına hareket etme gayretini göstermesi diğer adaylardaki huzursuzluğu doruğa çıkardı. Muhaliflerdeki görüş ayrılığı 15 Mayıs'ta gerçekleştirilemeyen kongre girişimi öncesinde gün yüzüne çıktı. Akşener dışındaki adaylar, Yargıtay kararının beklenmesini savundu. Akşener ve ekibi, 15 Mayıs'ta salona gitme konusunda direnince diğer adaylar da ortak bir açıklama yapıp dönme konusunda görüş birliğine vardı. Ancak 15 Mayıs'ta polis barikatlarının önündeki ortak açıklamadan sonra Akşener'in otobüs üstüne çıkarak miting havasında konuşma yapması diğer muhalif adayları çileden çıkardı.
Milliyet


SPOR

Potanın Perileri, bir kez daha Olimpiyat Oyunları'nda. Fransa'nın Nantes şehrindeki elemelerde B Grubu'nu lider bitiren ve A Grubu'nun ikincisi Küba ile eşleşen A Milli Kadın Basketbol Takımımız, kazanan takımın 2016 Rio'ya katılacağı mücadeleyi 71- 45 galip bitirdi. Mücadeleye boyalı alandan bulduğu basketlerle başlayan milliler 6-0'lık seriyle oyuna girdi. Ancak yapılan top kayıplarını hızlı hücum basketlerine çeviren Küba, 9-1'lik seri bularak öne geçti, 12-9'da farkı 3'e çıkarsa da, millilerimiz ilk periyodu 16-12 galip bitirdi. 2. çeyreğin başında 20-18 ile farkı 2'ye indiren Küba karşısında alan savunmasına dönerek kontrolü tamamen ele geçiren ve Sanders'ın içeriden, Şebnem'in de dışarıdan bulduğu basketlerle 12-0'ı yakalayan millilerimiz, devreyi 42-24 galip bitirdi. 12 dakikada farkı 20 sayının üzerine çıkaran Türkiye, Cazanova'nın penetrelerine engel olamasa da son çeyreğe 56-40 üstün girdi. Arayı giderek açan ve Işıl'ın basketiyle 70-43'te 27 sayılık farkı yakalayan Potanın Perileri, salondan da 71-45 galip ayrıldı ve olimpiyat biletini kaptı. Potanın Perileri, 2012'de Londra'da düzenlenen Olimpiyatlar'da da boy göstermiş ve 5. sırayı elde etmişti.
Milliyet

Beşiktaş, kalede devrim yapıyor. Siyah-Beyazlılar öncelikle Tolga Zengin ile olan mukaveleyi uzatarak kalede ilk aşamayı tamamladı. Ardından Boyko ile yolları ayırma kararı alan Siyah-Beyazlılar ayrıca üçüncü kaleci Günay Güvenç'i de göndermek için düğmeye bastı ve genç file bekçisinden kendisine takım bulmasını istedi. Boyko için EURO 2016'nın sona ermesini bekleme kararı alan Siyah-Beyazlı yönetim, Ukrayna'nın EURO 2016'ya veda etmesinin ardından transfer görüşmelerini sıklaştırdı, gelen kiralık ve satın alma tekliflerini değerlendirmeye başladı. Beşiktaş, iki ismin de ayrılığının ardından bir yabancı ve bir de yerli kaleci transferi yapacak. Alınacak yerli ismin genç olmasına dikkat edilecek ve üçüncü kaleci olarak bekleyecek. Daha öne Ospina ve Mandanda ile görüşen Beşiktaş'ın gündemine aldığı son isim ise Deportivolu Fabricio (Fabri) oldu. 1.84 boyundaki kaleci kas yırtığı sebebiyle geçen sezon hiç forma giymedi. Piyasa değeri 1,5 milyon euro.
Star


Türkiye'nin de yer aldığı D Grubu dün akşam müthiş bir mücadeleye sahne oldu. Çek Cumhuriyeti ile Hırvatistan arasındaki maçta, Çekler müthiş bir geri dönüşe imza atıp ilk puanını alarak son 16 turu için şansını sürdürdü. Hırvatistan eleme maçlarının skorer oyuncusu Perisic'in 37. dakikada attığı golle ilk yarıyı 1-0 önde kapattı. 2. yarının 59. dakikasında Cheh ile karşı karşıya kalan Rakitic'in aşırtma vuruşu skoru 2-0'a taşıdı. Çekler 2-0'a rağmen maçı bırakmadı. 76'da Skoda farkı 1'e indirdi: 2-1. 90+3'te kazanılan penaltı atışını Necid gole çevirdi: 2-2. Bu arada karşılaşma 2-1 devam ederken son dakikalarda Hırvat tribününde kavga çıktı. Ardından sahaya meşaleler atıldı. Oyun dururken atılan meşalelerden birisi Perisic'in önüne düştü ve yüzüne geldi. Tribünler sakinleştikten sonra oyun devam etti.
Star
İspanya maçında iki farklı görüntü. Oyunun ikinci yarısında Barcelona forması ile Türkiye'yi La Liga'da temsil eden A Milli Takımımız'ın kaptanı Arda Turan'ın Türk taraftarlarca yuhalanıp protesto edilmesi, ama İspanyolar'ın futbolcumuzu alkışlaması maçın en ilginç noktalarından biriydi. Skor 3-0 olduktan sonra Türkler'in bulunduğu tribünlerden top Arda Turan'a her geldiğinde, ıslık sesleri yükseldi. Milli Takım'ın kaptanı Arda ise ıslık ve protestolara alkış tutarak cevap verdi. Maç sonunda yaşanan bu olaylardan sonra oldukça üzgün olduğu gözlenen yıldız futbolcuya takım arkadaşları tarafından moral verilmeye çalışıldı. Hakan Çalhanoğlu, "Milli Takım'a katkısı çok. Bu tepkileri hak etmiyor" derken, Caner Erkin ise "Avrupa'da senelerdir bizi temsil ediyor. Bu tepkiler hiç hoş değil" dedi. Arda'ya en büyük destek ise Barcelona kaptanı İniesta'dan geldi. Barcelona ve İspanya Milli Takımı'nın kaptanı Andrea İniesta maç sonunda, "Bu tarz durumlar oyuncular için zordur. Kendi taraftarınız tarafından ıslıklanmak doğru değil. Bu beni de üzdü. Arda'nın ülkesini ne kadar sevdiğini biliyorum. Arda Turan benim takım arkadaşım. Ne kadar iyi bir insan olduğunu biliyorum. Kendisine başarılar diledim" dedi. İniesta, maç hakkında ise, "Çek maçına göre daha iyi oynadık ve birbirimizi çok iyi destekledik" diye konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme