19 Haziran 2016 Pazar

19.06.2016 Genel Gündem



19.06.2016

GÜNDEM

Pkk Camidekileri Rehin Aldı!
Muş'ta 3 gün önce bir korucunun şehit olduğu Kızılağaç Jandarma Karakolu'na yapılan saldırının detayları ortaya çıktı. PKK'lı teröristlerin öğle saatlerinde namaz kılmak için gelenleri rehin alarak camiden karakola ağır silahlarla ateş açtıkları öğrenildi. Anadolu Köy Korucuları ve Şehit Aileleri Konfederasyonu Genel Başkanı Ziya Sözen, olayla ilgili şu bilgileri verdi: Teröristler, dağın beldeye giriş kısmında bulunan camimize öğle vaktinde cami cemaatini rehin alarak, onları kendilerine kalkan yapmak suretiyle jandarma karakolumuza caminin bahçesinden roketli saldırı yaptı. Daha sonra caminin pencerelerine uzun namlulu silahlar yerleştirerek karakolumuza ve korucularımıza saldırdı. "Burada PKK, 'Biz camide vatandaşları rehin tutalım, buradan askere saldıralım, birincisi asker eğer bize karşı karşılık verirse ve camiye saldırırsa asker camiye saldırdı diye bir propaganda yapıp silahlı kuvvetleri zorda bırakmak ve kendilerini aklamak üzere bir senaryonun içerisine gireceklerdi. İkincisi, ola ki, asker buraya saldırdığında sivil vatandaşların askerden gelen kurşunlarla ölmesi durumunda asker vatandaşa camide kıyım, katliam yaptı şeklinde ellerini güçlendirecek bir propaganda içerisinde olacaklardı. Ancak askeri yetkililerin sağduyusu sayesinde PKK'nın kirli oyunu amacına ulaşmadı."
Vatan


'Milletin Yüzüne Bakamayacaksınız'
İzmir'de Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile İzmir Valiliği tarafından bir otelde şehit aileleri ve gaziler onuruna düzenlenen iftar programına katılan Başbakan Binali Yıldırım, "Terörü, terör örgütlerini taşeron olarak kullanan ülkelere de buradan bir mesajım var. Biz bu terörü halledeceğiz ama siz bunlara destek verdiğiniz için bir gün bu büyük milletin yüzüne bakamayacak hale geleceksiniz" ifadelerini kullandı ve şöyle konuştu, "Herkes sunu bimelidir ki 79 milyon vatandaşıyla her türlü ihaneti şiddeti, terörü bertaraf edecek, her türlü tuzağı bozacak kudrete sahiptir Türkiye Cumhuriyeti. Şehitlerimizin aziz hatıraları her zaman bağımsızlığımızın, onurumuzun güvencesi olmaya devam edecektir. Onların aziz hatırası bize yüklediği sorumluluğu daha da arttıracaktır. Ankara Kızılay'da otobüs bekleyen masum insanları, İstanbul Vezneciler'de dükkanını açmaya başlayan o güzel insanları canlı bombalarla katleden teröristler, hiçbir insani değerin savunucusu olamaz. Onlar unutmasın ki insanları canlı bomba olarak öldürenlerin cenazesine katılıp adeta Türkiye'ye meydan okumaya çalışanlar da bunun hesabını elbette lime lime, burunlarından gelinceye kadar verecektir. Şehitler ve onların yakınları gündemde olduğunda mevzuat teferruattır. Asla ve asla mevzuatın arkasına sığınmayacağız, sığınanlara da müsamaha göstermeyeceğiz."
Vatan

'Bizim Vekillerimiz İfadelerini Verecek'
TBMM tarafından gönderilen 139 milletvekili hakkındaki 682 dosyayla ilgili, Bakanlıktaki işlemlerin sürdüğünü ifade eden Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Geri gönderilmek üzere üzerlerinde çalışılıyor. Hazırlıkları bitti. Önümüzdeki hafta içerisinde onlar tamamen gönderilecek. Çünkü kanun gereği de biz onları 15 gün içerisinde göndermek zorundayız. Şu anda hangi dosya nereye gidecek, onların yazıları yazılıyor. Önümüzdeki hafta onların hepsi mahal cumhuriyet savcılıklarına intikal ettirilecektir" bilgisini verdi. Hakkında dosya bulunan milletvekilleriyle ilgili ifade alma sürecine ilişkin soru üzerine Bozdağ, soruşturma usulünün Ceza Muhakemesi Kanunu'na göre yapılacağını vurguladı.Milletvekillerinin, yargılama süreçlerine yardımcı olmaları gerektiğini söyleyen Bozdağ, şöyle konuştu: "Yargıya düşen bir konu olunca yargıya da mutlaka gidip, orada sorulan sorulara cevap vermemiz daha doğru olandır. AK Parti milletvekilleri kendiliklerinden gidip, çağrı üzerine gidip, ifadelerini vereceklerdir." Bozdağ, hazırladıkları yeni anayasanın tarihi olduğunu söylerken başkanlık sistemiyle ilgili "Türkiye'de en güçlü liderin siyasal ömrü bile başkanlık sistemi olsa 10 yıl. Kaybedenin siyasetten kaybolduğu bir sistem. O yüzden bakın kaybedenlerin hiçbirisi başkanlık sistemini istemez. Neden? Çünkü eğer başkanlık sistemi olsa Sayın Kılıçdaroğlu'nun şimdiye adını bile Türkiye unuturdu" diye konuştu.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 122,0557-122,2566       
ABD Doları 2,9243-2,9281/ Euro3,2994-3,3034/ İngilizSterlini4,1955-4,2037

İnovasyon Rüzgarı
Yenilenebilir enerjiye büyük yatırım yapan Almanya, rüzgâr enerjisinde bir yandan üretim maliyetlerini düşürmeye, diğer yandan da inovasyonu arttırmaya odaklanıyor. Bugün Avrupa'da yaklaşık 250 bin kişiye istihdam ve elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 11'ini sağlayan rüzgâr enerjisi, artık dev bir endüstri. Ve yenilenebilir enerji teknolojilerinin beşiği Almanya'da sektörü geleceğe hazırlamak için hummalı çalışmalar yapılıyor. Örneğin Hamburg'daki yeni teknoloji merkezi "Enerji Kampusu", kendini yenilenebilir enerjinin minyatür "silikon vadisi" olarak tanımlarken, burada depolamadan, türbinlerin kanatlarının sesini azaltmaya kadar birçok konuda araştırma yürütülüyor. Bir zamanlar hayal bile edilemeyecek teknolojiler yavaş yavaş hayata geçiyor. Rüzgâr enerjisinin en büyük fuarlarından WindEnergy Hamburg, eylül ayında dünyanın dört bir yanından sektör temsilcilerini ağırlamaya hazırlanıyor. Fuardan önce Hürriyet'in de dâhil olduğu gazeteci grubuna, Hamburg'da sektördeki son gelişmeler anlatıldı. 2008 krizinin ticareti azaltmasıyla, ekonomisini canlı tutmak için yenilenebilir enerjiye yönelen Hamburg, Siemens, Nordex gibi devlerin de merkezi veya rüzgâr enerjisi üssü olmaya başladı. Ancak rüzgâr enerjisi artık daha çok Çin ve Hindistan gibi ülkelerde büyüyor. WindEurope CEO'su Giles Dickson, "Geçen yıl sektör 23 milyar Euro'luk yeni yatırım çekti. Yenilenebilir enerji artık Avrupa'nın elektriğinin yüzde 29'unu sağlıyor; bu rakam 2030'a kadar yüzde 50'ye çıkacak. Artık yükselen ekonomiler de rüzgâra yoğun yatırım yapıyor. Çin'de geçen yıl 30 gigavat (GW) yatırım yapıldı ve kurulu güç bakımından Avrupa'nın tamamını geçti" dedi.
Hürriyet

Putin'den Türkiye'ye Doğalgaz Güvencesi
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türkiye ile 6 aydan beri ciddi kriz yaşanmasına rağmen, bir gün bile doğalgaz sevkıyatını kesmeyi düşünmediklerini ve kesmediklerini açıkladı. St. Petersburg'da düzenlenen Ekonomik Forum toplantısında enerji kaynakları konusu açıldığında Türkiye hakkında teminat verircesine açıklama yapan Putin, "Türkiye ile aramızda yaşanan krize ve tüm zorluklara rağmen doğalgaz sevkıyatını bir gün bile durdurmadık. Türkiye ile aramızda mevcut 'Mavi Akım' doğalgaz boru hattı tam kapasite çalışıyor" dedi. Son üç yıldan beri ABD ile tüm uluslararası konularda zıt köşelerde duran Rusya lideri Vladimir Putin, "Günümüzde dünyada tek süper gücün ABD olduğunu biz kabul ediyoruz. Ancak Amerika'nın iç işlerimize karışmasını ve Avrupa ile ilişkilerimizin gelişmesini engellemesini istemiyoruz" dedi.
Hürriyet

İlk Yolcu Salonu Tamam!
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 7 Haziran 2014 tarihinde Başbakanlığı döneminde temeli atılan 3. Havalimanı artık ortaya çıkmaya başladı. Projenin yüzde 28'sinin tamamlandığı belirtilirken, şu ana kadar şantiye içinde 374 milyon metreküp kazı yapıldığı, 105 milyon metreküp de dolgu yapıldığı belirtildi. Toplam 76.5 milyon metrekare proje alanı bulunan dev şantiyede ilk fazda yapılması planlanan yıllık kapasitesi 90 milyon yolcu kapasiteli ana terminal binası artık yükselmeye başladı. 1 milyon 300 metre kare kapalı alanıyla dev binada, 18 bin araç kapasiteli katlı otopark bulunuyor. Terminal binası için 1 milyon metreküp beton, 180 bin ton demir kullanılacak. Ternimalin çatı alanı 450 bin metre kare, Terminalin cephe alanı ise 500 metre kare olacak. Ana Terminal binasında çalışmalar hızla sürerken, yolcuların uçağa binerken kullanacağı bir salon örnek olarak yapıldı ve tamamlandı. Dış cam kaplamalarından, içindeki tüm detayları ile tamamlanan yolcu salonunda yürüyen merdiven örneklemesi de bulunuyor. Uçakların geliş ve gidiş saatlerini gösteren elektronik panolar ile uçaklara binilen körüklere giden yolcu kapılarını gösteren elektronik kapı işaretleri de salondaki yerini aldı.
Türkiye

Brexıt Dönemeci
Piyasalarda veri ve gelişme odaklı seyir, kritik seviyelerin test edilmesine neden oluyor. Yaklaşık iki ay önce 87.000 sınırına dayanan BİST 100 Endeksi'nde 74.671 seviyelerine kadar gerilemeler yaşanırken dolar kuru hafta içerisinde 2.96'ya kadar yükseldi. Kötümser beklentileri fiyatlayanlar mevcut pozisyonlarını bozarak beklemeye geçti. Zira Fed, TCMB ve Brexit sonuçlarının netlik kazanması ile birkaç basamak yukarıdan açılan pozisyonlar beklentilerin dışında gelebilecek sonuçlar ve aşağı fiyatlamalardan korunmanın sigortası olarak görülmekte. Piyasalardaki endişelerin doruk noktaya çıkması emtialardaki hareketlenmeyi artırdı ve altın yeni rekorlar kırdı. Cumhuriyet altını 831 TL'ye kadar yükselirken ons bazında da 1.311 doları aştı. Volatilitenin bir kez daha artan tansiyon ile birlikte yükseldiğini gördük. Stres yönetimi ve fiyat dalgalanmaları bugünlerde yatırımcıları fazlasıyla etkiliyor. Bu fiyat hareketlerindeki oynaklığın 23 Haziran sonrasında ilk fiyatlamalar yapıldıktan sonra azaldığı görülecektir. Düşen fiyatlar hisse senetlerinde kritik destek seviyelerinin test edilmesine neden oldu. Bankalarda 16 yılın en düşük seviyeleri test edilirken güçlü trendlerin aşağı kırıldığı görüldü. Fiyatlardaki düşüşe rağmen teknik göstergelerde dipler bir önceki taban seviyelerin üzerinde oluşuyor ve BİST 100 Endeksi'ndeki düşüşle uyumsuzluk görüntüsü veriyor. Bu da piyasalarda bir dönüş sinyali olabileceğine işaret etmekte. BİST 100'de ilk desteğin 75.000-74.500'de bulunduğu görülüyor. Altına inmesi halinde 73.500 test edilecektir. Olumlu gelişmelerin yaşanması durumundaysa 77.700-80.000'e doğru bir hareket yaşanacaktır. Yatırımcılar, hisse senetlerindeki her düşüşü kademeli alım fırsatı olarak değerlendirebilir.
Milliyet

Kaçak Elektriğe Kriptolu Önlem
Elektrikte kayıp kaçakla mücadelenin teknolojik ayağı güçleniyor. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), elektrik dağıtım şirketlerinin araştırma geliştirme (Ar-Ge) çalışmalarını teşvik etmek ve artırmak amacıyla 5 yıl için toplam 203 milyon liralık bütçe ayırdı. Halen çalışmaları süren ve önemli mesafe alınan 4 proje belirlendi. Bunlardan ilki enerjinin kriptolanması. Bu yöntemde enerji hatları üzerinden yasadışı kullanımları önlemek veya azaltmak amacı ile trafoların çıkışlarında enerji şifreleniyor. Ardından son kullanıcının sayacında şifrenin çözülmesi sağlanıyor. Böylece herhangi bir kaçak hattan elektrik çekildiğinde evdeki elektrikli cihazların çalışması engelleniyor. Halihazırda proje ile ilgili ürün geliştirme çalışmaları sürüyor. 203 milyon liralık bütçeden faydalanmak isteyen şirketlerin ise Ar-Ge çalışması yapmak istedikleri konuyu ve projeyi öncelikli olarak EPDK'ya sunması gerekiyor. Onayın ardından proje gerçekleştirilecek. Proje üretemeyip EPDK'yı bu konuda ikna edemeyen şirketler için öngörülen bütçeler ise geri alınıyor. Söz konusu projeler neticesinde kayıp ve kaçakların azaltılmasına ilişkin ortaya çıkması olası yatırım ihtiyaçları da büyük ölçüde karşılanıyor. Yılmaz, Ar-Ge konusunda 5 yıllık uygulama dönemenin henüz başında olduklarını söyledi. Kayıp kaçakla mücadeleye ilişkin çalışmaları değerlendiren EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz "Hükümetimizin çizdiği hedef doğrultusunda ve Enerji Bakanlığımız ile eşgüdüm içerisinde kayıp kaçak ile mücadelede önemli mesafe aldık. Projeler ilerliyor. Önümüzdeki süreçte de kayıp kaçakların azaltılmasına yönelik pek çok proje alacağız ve uygulamaya geçilmesi ile kaçakların azaltılmasında ciddi ilerlemeler sağlayacağız" diye konuştu.
Star

Avusturya Sistemi Bünyeye Uyar Mı?
Ocak ayında bu köşeden yazdım.Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan'ın TBMM'ye kıdem tazminatıyla ilgili yeni bir tasarı sevk etmek istediklerini, bu konuyla ilgili, "Dünyadaki uygulamalar belli. Biz kendimizi dünyadan, gelişmiş ülkelerden soyutlayamayız. Mutlaka bir orta yolun bulunacağına inanıyoruz" cümlesi aslında "biz yine bir ülkeyi örnek alacağızın" habercisiydi. Bu açıklamanın ardına kıdem sistemleri ele alınabilecek ülkeleri tek tek uygulamalarıyla anlatmıştık. Üzerinden bir 5 ay geçti hatta yeni bir hükümetimiz oldu ama kıdem konusu gündemdeki yerini hep korudu. Avusturya, Türkiye'de ki mevcut sisteme en fazla benzeyen kıdem tazminatı sisteminden 2003 yılında yapılan reform yasasıyla yeni bir uygulamaya geçti. Avusturya'da ki eski sisteme göre; 3-5 yıl çalışanlara 2 aylık, 5-10 yıl çalışanlara 3 aylık, 10-15 yıl çalışanlara 4 aylık, 15-20 yıl çalışanlara 6 aylık, 20-25 yıl çalışanlara 9 aylık ve 25 yıldan fazla çalışanlara ise 12 aylık ücret tutarında Kıdem Tazminatı ödeniyordu. Yapılan reformla kıdem tazminatı sistemi tamamen değiştirilerek, işverenin belirli periyodlarla ödediği paranın bir fon tarafından yönetilmesi kararlaştırıldı. Avusturya'da çalışanların kıdem tazminatları bir havuzda değil, kendileri adına açılan bir hesapta birikiyor ve değerlendiriliyor. Böylece işçinin hesabında biriken fona ne devlet ve ne de işverenler dokunamıyor. Avusturya modelinde her ay işçi ücretlerinin yüzde 1.5377'si olarak belirlenen prim, Kıdem Tazminatı Fonu'na aktarılıyor.
Vatan

Ben De Yaşa Takıldım
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, kendisinin de emeklilikte yaşa takılanlardan olduğunu belirterek, "Benim bugün emekli olmam lazım ama bekliyorum" dedi. Türkiye'nin sosyal güvenlik reformunu, genel sağlık sigortası reform dönüşümünü başarı ile gerçekleştirmiş yegane ülke olduğunu vurgulayan Soylu, şöyle konuştu: "Amerika bunu başaramadı, ama Türkiye başardı. Biz bunu sürdürülebilir olarak ortaya koymak zorundayız. Yaklaşık 10 milyon 50 binin biraz üzerinde Genel Sağlık Sigortası'ndan istifade eden vatandaşımız var. Bizim bu vatandaşlarımızın 7 milyon 300 bini yeşil kartlı. Diğerleri de 65 lira, 197 lira ve 395 lira prim ödeyerek, hem özel hem de devlet hastanelerinden istifade edebilme kabiliyetine sahip." Soylu bu imkanlara rağmen prim tahsilat oranının yüzde 6'larda kaldığına dikkat çekti. Soylu bir gazetecinin erken emeklilikte bir düzenleme olup olmayacağını sorması üzerine şunları söyledi: "Vatandaşlarımızın erken emeklilik konusundaki taleplerini çok insani ve beklenti içinde olabileceklerini düşünüyorum. Ama kamuoyu da takdir eder ki sosyal güvenlik sistemimizin bir gelir-gider dengesi var. Ben de emeklilikte yaşa takılanım. Benim bugün emekli olmam lazım. 25 yıla yakın prim ödedim ve ben de yaşa takıldım. SSK da, Bağ-Kur da ödedim ama bugün bekliyorum. 46 yaşındayım, ama 50 yaşında emekli olmamam lazım. 60 yaşına kadar 65 yaşına kadar çalışmam lazım. Bakın Avrupa'daki bazı ülkelerde bu yaş 67'ye kadar çıktı. Eskiden 65 yaşında bir ölen için iyi yaşadı denirdi. Şimdi ise 70 yaşında ölen için genç öldü diyoruz. Çünkü yaşam kalitesi arttı, sağlık imkanları arttı. Ayağımızı yorganımıza göre uzatmak zorundayız. Biz çalışkan bir toplumuz ve çalışmaya devam edeceğiz."
Vatan

DÜNYA

'Mektup Protokol Amaçlı'
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e yazdığı mektupta 'elle tutulur' bir unsur bulunmadığını söyledi. Erdoğan'ın 12 Haziran Rusya Günü dolayısıyla Putin'e yazdığı mektubu değerlendiren Zaharova, gelişmenin protokol uygulamasından ibaret olduğunu belirtti. Aksine Türkiye'den dostane olmayan uygulamaların söz konusu olduğunu söyleyen Zaharova, Rus konsolosluk temsilcilerinin Türkiye'deki cezaevlerinde bulunan Rus vatandaşlarıyla buluşması için yapılacak organizasyon konusunda Ankara'nın hukuki açıdan kabul edilemeyecek uzun süreli bürokratik gecikmelere neden olduğunu öne sürdü. Zaharova, "Son dönemde Rus havayolu şirketlerinin Türkiye üzerinden Irak'a yük taşıması için yaptığımız izin başvurularına olumsuz yanıt verildi. Bununla birlikte Ankara'daki üst düzey yetkililerin 'Karadeniz Rus gölüne dönmesin' şeklindeki açıklamaları da ilişkilerin iyileşmesine ve bölgede istikrarın sağlanmasına hiçbir şekilde katkı sunmuyor" dedi. Zaharova, ilişkilerin normalleşmesi için Ankara'dan beklentilerini daha önce dile getirdiklerini, ancak bir ilerleme olmadığını söyledi. Mektubun gönderilmesinin ardından ilk açıklama Kremlin sözcüsü Dimitri Peskov'dan gelmişti. Sözcü Peskov, "Bu bir protokol mesajı, olağan bir durum" açıklamasında bulunmuştu. Türkiye'nin 24 Kasım'da Suriye'de operasyona katılan bir Rus uçağını sınır ihlali nedeniyle düşürmesinin ardından iki ülke ilişkileri krize girmişti.
Hürriyet

Abd'nin 'Pasif' Suriye Politikası Değişmeyecek
ABD Dışişleri Bakanlığı'nda Suriye alanında görev yapan 51 diplomatın ABD Başkanı Barack Obama yönetiminin Suriye politikasını protesto etmesinin ardından Beyaz Saray, mevcut Suriye politikasının değişmeyeceğini açıkladı. Beyaz Saray sözcülerinden Jennifer Friedman, "Başkan, Suriye'deki krize askeri bir çözümün bulunmadığını her zaman açıklıkla ifade etti. Bu hâlâ geçerli. Biz Suriye'de IŞİD ve terör gruplarının yaydığı tehdide odaklanmış durumdayız" açıklamasında bulundu. Beyaz Saray Sözcüsü, Dışişleri yetkililerinin bildirisini memnuniyetle karşıladıklarını vurgularken, Obama'nın bildiriyi dikkate alacağını ifade etti. Dışişleri Bakanlığı'nın iç yazışması olduğu belirtilen ve Obama'nın Suriye konusundaki yaklaşımını sertçe eleştiren bildiride, mevcut tutumun Suriye muhalefetine zarar verdiği ve Beşar Esad'ın iktidarda kalmasına yardım ettiği açıklanmıştı. Bildiriyi kaleme alan diplomatlar, Obama'nın Esad yönetimine yönelik hava saldırıları başlatmasını istiyor. ABD'de yayımlanan The New York Times gazetesi, ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin Obama'yı eleştiren dışişleri diplomatlarıyla aynı görüşü paylaştığını yazdı. Bildiriyi 'önemli bir açıklama' olarak değerlendiren Kerry'nin olaya yönelik tepkisinin oldukça yumuşak olduğu vurgulandı. ABD merkezli Atlantic Council'den Frederic Hof, "Uzun süredir Kerry, Obama'nın Suriye yaklaşımı konusunda gerçek çekincelere sahipti. Kerry'nin yumuşak tepkisi bildiriye yönelik sempatiye işaret olabilir" dedi. ABD'li diplomatlar, Esad birliklerine yönelik hava saldırılarıyla Esad'ın barış müzakerelerine zorlanması görüşünü savunuyor.
Milliyet

Cinayetin Sebebi Ab'den Çıkma Kampanyası Mı?
İngiltere'nin Avrupa Birliği'nde (AB) kalmasını destekleyen İşçi Partili milletvekili Jo Cox'u öldüren aşırı sağcı Thomas Mair hakim karşısına çıkartıldı. İsmi sorulduğunda, isminin 'Hainlere ölüm, İngiltere'ye özgürlük' olduğunu söyleyen 52 yaşındaki Mair, ilk duruşmada sessiz kalmayı tercih etti. Mair, cinayet, ağır yaralama, ateşli silah ve bıçak bulundurma suçlarından yargılanıyor. Mahkemeye çıkan Mair'in beyaz üstünlüğünü savunan ABD merkezli bir neo-Nazi bir örgütle bağlantı içinde olduğu ortaya çıkmıştı. İngiltere, cinayetin ardından, 23 Haziran'da İngiltere'nin AB'deki geleceğinin oylanacağı referandum için yürütülen seçim kampanyalarında kullanılan tonun, Cox'un öldürülmesine neden olan bir şiddete yol açıp açmadığını tartışıyor. İngiltere merkezli düşünce kuruluşu Avrupa Reformu Merkezi'nden Simon Tilford, "Şu anda gördüğümüzde İngiliz siyasetinde yaşanan rahatsız edici bir değişimdir" dedi. The Spectator dergisi için bir yazı kaleme alan Alex Massie ise İngiltere'nin AB'den çıkmasını savunan seçim kampanyası ile milletvekili Cox'un ölümü arasında ilişki olduğunu yazdı. Massie, "Bazen söylemin sonuçları oluyor. Eğer siz insanlara tehdit altında olduklarını, ülkelerinin kendilerinden çalındığını söylemek için günler, haftalar, aylar harcarsanız, o zaman bir şey ya da biri sert tepki verecek" dedi. İngiltere'nin AB'den ayrılmasını savunan kişilerin büyük kısmı, göçmen ve Müslümanların Avrupa'ya zarar verdiği görüşünü paylaşıyor.
Milliyet

Belçika'da Terör Baskını: 12 Kişi Tutuklandı
Belçika polisi, önceki gece ve dün sabah saatlerinde Euro 2016 kapsamında oynanacak Belçika-İrlanda maçı sırasında saldırı yapılacağı bilgisi üzerine, Brüksel'de acil operasyon kararı aldı. Polis, terörle mücadele operasyonu çerçevesinde 16 belediye sınırları içindeki 40 ev ve 152 garaja baskın düzenledi. çok sayıda kişinin gözaltına alındığı operasyonda saldırı hazırlığında olduğu belirtilen 12 kişi tutuklandı. Federal Savcılık, yapılan baskınlarda herhangi bir silah veya patlayıcı bulunmadığını ve operasyonların 22 Mart Brüksel terör saldırılarıyla bir bağlantısı olmadığını açıkladı. Fakat Belçika basınına göre, gözaltına alınan kişilerin, 22 Mart'taki Brüksel saldırılarını gerçekleştiren el Bakroui kardeşler ve Muhammed Abrin ile de ilişkileri bulunuyor. Bu arada Belçika Başbakanı ile 3 bakan ve yakınları da polis tarafından sıkı korumaya alındı.
Star

Taraftarları Vuracaklardı!
Önceki gece ve dün sabah saatlerinde Belçika polisinin gerçekleştirdiği terörle mücadele operasyonu çerçevesinde 40 ev ve 152 garaja baskın düzenlendi. Çok sayıda kişinin gözaltına alındığı operasyonda 12 kişi tutuklandı. Tutuklanan şüphelilerin, dün Fransa'nın Bordeaux kentinde Euro 2016 kapsamında oynanan İrlanda-Belçika maçını, başkent Brüksel'deki bir meydanda izleyen taraftarları hedef alan terör saldırısı hazırlığında oldukları öne sürüldü. Tutuklanan şüphelilerin hafta içinde, maçın dev ekranlardan gösterildiği meydanda keşif yaptıkları belirlendi. Federal Savcılık dün yaptığı açıklamada, polisinin başta başkent Brüksel olmak üzere çeşitli şehirlerde operasyonlar düzenlediğini duyurdu. Baskınlarda 40 şüpheli göz altına alınırken, ilk sorgularının tamamlanmasının ardından gözaltındakilerden 12'si terör saldırısı planlama şüphesiyle tutuklandı. Baskınlarda herhangi bir silah veya patlayıcı bulunmadığı, ayrıca operasyonların 22 Mart'ta Brüksel'de gerçekleşen saldırılarla bağlantısı olmadığı belirtildi. Brüksel'de 22 Mart'ta düzenlenen saldırılarla ilgili önceki gün 30 yaşındaki Belçika vatandaşı Youssef E. A. adlı kişi tutuklanmıştı. Şüpheli, Brüksel saldırılarını gerçekleştiren grubun eylemlerine yardım ve yataklık etmekle suçlanıyor.
Vatan

Obama'dan 1 Milyon Kişiye 'Yeşil Kart'
Başkan Barack Obama'nın göreve geldiği 2009 yılından bu yana ABD'nin 1 milyonu aşkın yabancıya ülkede oturma izni sağlayan 'yeşil kart' dağıttığı açıklandı. Yerel basının İç Güvenlik Bakanlığı verilerine dayandırdığı habere göre Obama yönetimi, 2009- 2014 yılları arasında 832 bin 14 yeşil kart dağıttı. ABD'de oturma izni kazananlardan 102 binin Pakistan, 102 binin de Irak vatandaşı olduğu belirtiliyor. Listede üçüncü sırada 90 bin yeşil kart sahibiyle Bangladeş bulunuyor. Verilere göre Obama'nın başkanlığı döneminde yeşil karta hak kazanan Türk vatandaşı sayısı ise 26 bin civarında. Haberde Obama yönetiminin, görevde olduğu dönemde her yıl ortalama 138 bin 669 Müslüman kökenli yabancıya oturma izni verdi.
Vatan

Vekile Saldırı Ab Karşıtlarına Yaradı
İngiltere'de hafta içinde seçim bölgesi Birstall'da, İşçi Parti'li kadın vekil Jo Cox'a düzenlenen suikast, 23 Haziran'da Avrupa Birliği üyeliğinin geleceğini belirlemek için referanduma gitmeye hazırlanan İngilizlerin görüşlerini değiştirdi. Londra merkezli teknoloji firması 'Qriously'nin saldırıdan sonra, kullanıcılarının cep telefonlarına yükledikleri uygulama üzerinden gerçekleştirdiği ankete göre, referandumda AB üyeliğinin devamından yana oy kullanmayı düşündüğünü belirten İngilizlerin oranı yüzde 40'tan yüzde 32'ye geriledi. Ankete göre AB üyeliğine 'hayır' diyeceğini söyleyenlerin oranı ise yüzde 52. Firma yetkilileri, 'evet' cephesinden çıkan seçmenlerin 'kararsızlar' cephesine geçtiğini belirtiyor. Ankete göre kararsız seçmenlerin oranı yüzde 9'dan yüzde 16'ya fırlamış durumda. İngiltere'deki siyasi partiler, Cox'un öldürülmesinin ardından referandumla ilgili kampanyalarına ara verdiklerini duyurmuştu. İktidardaki Muhafazakar Parti ve Liberaller, Cox'tan boşalan koltuk için düzenlenecek seçimlere, genç vekilin anısına saygı göstermek için girmeyeceklerini açıklamışlardı. Yerel medya, Cox'a düzenlenen saldırıdan bu yana, referandumla ilgili herhangi bir anket sonucu yayınlamıyordu. Siyasi gözlemciler, AB destekçisi Cox'un, AB karşıtı gruplarla bağlantısı bulunan bir kişi tarafından öldürülmesinin referandum sonuçlarını etkileyeceği öngörüsünde bulunuyordu. İnternet bahis sitesi Betfair, referandumdan AB üyeliğinin devamı yönünde karar çıkma olasılığını, yüzde 67'den yüzde 65'e indirdi.
Vatan

POLİTİKA

O Eseri Gezi'ye İnşa Edeceğiz
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul'un tarihini anlatan Antik Çağdan 21. Yüzyıla Büyük İstanbul Tarihi Eseri'nin Cemal Reşit Rey Konser Salonu'ndaki tanıtımında konuştu: İstanbul, dünyada eşi benzeri olmayan bir şehir. Onun için doğduğum büyüdüğüm bu şehre ben aşığım. Hastasıyım. Ama biz bu şehre çok zulmettik. Bu şehre biz çok haksızlık ettik. Evinin içinde bu şehirde inek besleyenler var. Yapmayın bize devredin. Biz buralara güzel evler yapalım, sizi oralara yerleştirelim. Yeni projelerle İstanbul'u çok daha ileriye taşıyacağız. Ben sayın (Belediye) Başkanıma söylüyorum. Cesur olacaksın. Eğer cesur olmazsan biz bu işi başaramayız. Ve cesur olmamız gerekenler bir tanesi, Taksim'deki Gezi Parkı. Oraya o tarihi eseri inşa edeceğiz. Eğer tarihimize sahip çıkacaksak orada tarihi bir eser vardır, o tarihi eseri oraya yeniden kurduracağız ve adı bunun adı ister tarih müzesi olur, ister şehir müzesi olur, bunu orada yapmamız lazım. Bir diğeri Maksem. Oraya bir selatin cami yerleşmesi lazım. Bunların projesi her şeyi hazır. Bir diğeri de AKM. Oraya dev bir opera binasını da yerleştirmek suretiyle "Bizim sanat anlayışımız bu" dememiz lazım. Taksim'de şu projeyi bitirdiğimiz anda orası arı kovanı gibi işleyecektir."
Hürriyet
'Savunma Sanayiinde Dışa Bağımlılığı Yarı Yarıya Azalttık'
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul Tersane Komutanlığı'nda düzenlenen Burgazada korvetinin denize indirilmesi ve Kınalıada korvetinin ilk kaynak töreninde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin 30 yılı aşkın süredir bölücü terör belâsıyla başa çıkmaya çalıştığını ifade etti. Burada terör olaylarını değinen Erdoğan, "Güvenlik güçlerimiz, askeriyle, polisiyle, istihbaratçısı ve korucusuyla hiçbir fedakârlıktan kaçınmadan, canları pahasına 32 yıl boyunca teröristle mücadele etti. Siyasi irade ve hükümetler de bu süreçte üzerlerine düşeni yapması çabası içinde oldu" dedi. Ancak son 1 yıldır yaşanan sürecin terörle mücadele tarihinin en kritik ve en önemli dönemini oluşturduğunu vurgulayan Erdoğan, şöyle devam etti: "Askeri operasyonlar kararlı şekilde sürerken, halkın desteği de bugüne kadar görülmedik ölçüde devletin yanında yer almıştır. Bunun bir kaç temel sebebi bulunuyor. Öncelikle 2009 yılından itibaren farklı isimler altında hayata geçirdiğimiz demokratikleşme adımları ve reformlar bölge halkına sorunun kaynağının örgüt olduğunu tartışmasız şekilde gösterdi. Bölge halkı bu süreçte devletin iyi niyetini, samimiyetini, bölgeye gerçekleştirdiği tarihi nitelikteki yatırımları bizzat tecrübe etti. Bölücü terör örgütünün ise hizmetleri ve yatırımları engellemek, bölgeyi karanlığa, cahilliğe, yokluk ve yoksulluğa mahkûm etmek için çalıştığı iyice anlaşıldı. Bölge halkının 20 Temmuz'dan itibaren, tüm tehditlere ve baskılara rağmen örgütün yanında yer almamasının en büyük sebebi budur. Bunun yanında güvenlik birimlerimizin ilk günden itibaren büyük bir titizlikle koordinasyon ve hukuk sınırları içinde yürüttüğü operasyonlar örgüte büyük darbe vurdu. Böylece ülkemizin birliğine, bütünlüğüne, kardeşliğine yönelik en büyük saldırı boşa çıkarıldı. Örgüt, tarihinin en büyük hezimetini yaşadı. Yurtiçinde ve yurtdışında icra edilen operasyonlar sonucunda 7 bin 600'ün üzerinde terörist etkisiz hale getirildi." Erdoğan, son 14 yılda savunma sanayinde atılan adımlara dikkat çekerek şöyle konuştu: "Şayet Türkiye 14 yıl öncesinin Türkiyesi olsaydı inanın bugün çok daha farklı bir manzarayı konuşuyor olacaktır. Çünkü 2002 yılında Türkiye en stratejik alan olan savunma sanayiinde yüzde 80'ler civarında dışa bağımlıydı. Bugün bu oranı yarı yarıya azaltarak yüzde 40'lar seviyesine düşürmüş durumdayız. Yerli üretim insansız hava araçlarımız gökyüzündeki gözcülerimiz olarak teröristlere gizlenecek in bırakmıyor. Kirpi ve diğer zırhlı personel taşıyıcılarımız, güvenlik birimlerimize örgütün saldırılarına karşı daha muhafazalı bir imkân getiriyor. Aynı şekilde Fırtına obüslerimiz, terörle mücadele yanında Suriye'den ülkemize yönelen DAEŞ ve YPG gibi terör örgütlerinin saldırılarına karşı kritik bir savunma hattı oluşturuyor. Atak helikopterlerimiz gururumuz olarak semalarımızda uçuyor. Kendi üretimimiz olan gemilerimiz ülkemizle birlikte dünyanın dört bir yanındaki denizlerde bayrağımızı gururla taşıyor." Son 14 yılda bu alanda ortaya konulan bu başarı hikayelerinin önemli olduğunu belirten Erdoğan, şöyle konuştu: "İşte şimdi, Sayın Başbakanımıza onu diyorum, 'Siz bir gemi inşa yüksek mühendisi olarak bundan sonra daha seri bir şekilde denizlerde inşallah bu üretimi güçlü kılmalısınız. Bunun yanında bir mühendis olma özelliğiniz sebebiyle de aynı şekilde icra konseyinde tüm üretimlerle alakalı kararlarımızı çok daha seri almak durumundayız. Bunları yapacak bir güce Türkiye sahiptir. Şu anda insansız hava araçlarını da hamdolsun silahlı insansız hava araçlarını da üretecek noktaya gelen bir Türkiye var. Bunlar bizim çok ama çok önemli işimizi görecek. MİLGEM başta olmak üzere bu alandaki projelerimizi devam ettirmek, yeni projelerle donanmamızı güçlendirmek durumundayız. Savunma sanayiinde takip eden değil takip edilen tüketen değil üreten yeniye öncülük eden bir üst aşamaya artık geçmemiz gerekiyor. 2023 yılında savunma sanayinde dışa bağımlılığı tamamen ortadan kaldırmayı hedefleyen bir ülke olarak adımlarımızı daha hızlı atmalıyız. Bugün planlanandan 3 ay önce denize indirme törenini gerçekleştirdiğimiz Burgazada korvetiyle saç kesme törenini yaptığımız Kınalıada korvetini bu kararlılığımızın, bu irademizin birer sembolü olarak kabul ediyorum. Kınalıada korveti inşasının kazasız belasız tamamlanmasını diliyor. Projede emeği geçen ve geçecek olan herkese teşekkür ediyorum."
Milliyet
'Demokraside Ciddi Kan Kaybı Var'
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Maslak'ta bir otelde düzenlenen "Turizm sektörünün krizi ve belediyelerimiz" konulu toplantıda konuştu. Kılıçdaroğlu, "Turizm sektörünün ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu biliyoruz. Gönül isterdi ki var olan sorunlar hükümet tarafından dikkatle değerlendirilsin ve çözümler taraflarla bir araya gelerek ortaya konsun. Şuana kadar turizmde yaşanan kriz dolayısıyla sağlıklı bir çözümün ortaya çıkmadığını biz söylemiyoruz; turizmin taraftarları bunu bir ortak görüş olarak deklare ediyorlar. Sorun var ama sorunlarımız çözülmedi" dedi. Turizm'de sağlıklı ve tutarlı bir önlem alınmazsa sektörün sadece 2016'da değil 2017 ve 2018'de de ciddi sorunlarla karşılaşabileceğini belirten CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları söyledi: "Turizmin önemli noktalarından birisi de gıdadan başlayıp tarıma kadar, tekstilden başlayıp inşaat ve eğlence sektörüne kadar, bütün sektörleri etkilemiş olmasıdır. Burada yaşanan bir kırılma ekonominin bütün sektörlerine şu veya bu şekilde yansımaktadır. Dolayısıyla ekonomideki kırılmanın da ana besleyici unsurlarından birisi şuanda tekstil sektörüdür." Turizm politikasının yeniden ele alınması gerektiğini belirten CHP Lideri, "Bu krizden nasıl çıkacağız? Bugün yaptığımız toplantının ana konusu bu. Sorunları biliyoruz. Doğrudan doğruya turizm sektörü bu soruları yaşıyor. Ama biz bu sorunu nasıl aşabiliriz? Bu sorunu aşmanın yolu kısa, orta ve uzun vadeli planlar ve politikalar oluşturmakla başlıyor. Şu anda Türkiye dünyada en çok turist çeken 6'ncı ülke. 10 ülkeden 6. sıra Türkiye. Ve bu bizim açımızdan bir gurur kaynağı. Ama turizmci arkadaşların bize hatırlattıkları önemli bir belge var. Birleşmiş Milletler'in turizm konusunda yayınladığı rapor. Bu rapora göre Türkiye önlem alınmadığı taktirde 2020 yılında ilk 10 ülke arasında olmayacak" diye konuştu.
Milliyet
Akşener'e Karşı 'Güç Birliği'
MHP'de muhalif kanat, mahkeme kararı doğrultusunda bugün 6. Olağanüstü Kurultayı gerçekleştirecek. Muhalifler, "Akşener ve diğer adaylar" şeklinde bölündü. Bölünen muhalifler Meral Akşener'e karşı "güç birliği" oluşturdu. Genel başkan adayları Koray Aydın, Sinan Oğan, Ümit Özdağ, Sait Gönen ve Süleyman Servet Sazak önceki akşam iftarda buluşarak bugünkü kongre ve sonrasına ilişkin stratejilerini belirledi. İftar yemeğinde Akşener'in muhalefet blokundan kopması, "Yollarını ayırdığı görülüyor. Meral Hanım daha baştan kendi başına hareket etmeye çalıştı. Gizli gündemi ve planı varmış gibi davranıyor. İmzalar toplanırken delegelere her adayın kendi adına topladığı mesajını attı, dava açıklamasında ayrı hareket etmek istedi. En son 15 Mayıs'ta alandan ayrılmamıza rağmen kalıp otobüs üstünden miting havasında konuşma yapması niyetini belli etti. Bizi figüran olarak görüyor ve bundan sonra da tek başına hareket edeceğini gösteriyor" diye değerlendirildi. Akşener'e karşı "güç birliği" yapan diğer muhalif adaylar 10 Temmuz'a da katılma kararı aldı. 10 Temmuz dışında bir seçimli olağanüstü kongre tarihinin belirlenmesinin partiyi böleceği görüşünde birleşen muhalif adaylar, "İki başlı bir tablo ortaya çıkar. Bu partiye, ülkücü haraket ağır darbe olur, kaos çıkar. Genel merkez yönetimi görevdedir. Olağanüstü kurultay kararı alma yetkisi beşte bir delege imzasının yanı sıra Genel Başkan ve MYK'da da vardır. 10 Temmuz bizim için meşrudur ve katılacağız" tespitini yaptı. Akşener'in 10 Temmuz dışında bir tarihte ısrarcı olması halinde böyle bir girişime destek vermeyeceklerini değerlendiren muhalif adaylar, "Böyle bir durumda Akşener yalnız kalır. Bu süreç bizim için önemli bir imtihan ve alnımızın akıyla bu imtihanı vermeliyiz. Harekete bölecek, birliği bozacak tavırlardan kaçınılmalı. Aksi selimle hareket edelim aksi taktirde herşey heder olur gider" görüşünü dile getirdi. Akşener'in muhalif adaylara sormadan bugünkü kurultayda divan başkanlığına Musavaat Dervişoğlu'nu önereceği bilgisini değerlendiren mulahifler, önemli olanın tüzük değişikliğinin gerçekleşmesi olduğunu, gerekmesi halinde kendilerinin de başka bir ismi divan başkanlığı için önerebileceklerini dile getirdi.
Milliyet

SPOR

Galatasaray'da son aday Abdoulay Diaby Transfer dönemi başlamasına karşın somut bir adım atmayan Sarı-Kırmızılılar'da beklenmedik bir isim gündeme geldi. Öncelikle forvete takviye yapmayı planlayan Cim-Bom, son olarak Belçika Jupiler Ligi şampiyonu Club Brugge'ün Malili santrforunu gündemine aldı. Belçika basınına yansıyan haberde, Diaby'nin menajeri Luca Vittorini ile Galatasaraylı yöneticilerin İstanbul'da bir araya gelerek transfer görüşmesi yaptığı ifade edildi. 25 yaşındaki oyuncu ile Real Betis'in de ilgilendiği ve 6-7 milyon euro arası bir bedele çıkabileceği kaydedildi. Ancak Brugge 8 milyon euronun altına inmiyor. Geçtiğimiz sezonun başında Lille'den Club Brugge'e transfer olan Diaby, forma giydiği 47 maçta 20 gol atıp 9 asist yaptı. 25 yaşındaki Malili oyuncunun Belçika ekibi ile 2019 yılına kadar sözleşmesi bulunuyor. Galatasaray henüz CAS'ın kararı gelmediği için transferi ağırdan alıyor. Yönetim karara göre transferi şekillendirecek.
Star

Euro 2016'da ne Hırvat, ne İspanya yenilgisi Arda Turan'a karşı taraftarların yaptığı protesto hepsinin önüne geçti. Önceki geceki maçta skor 3-0 olduktan sonra okların yönü Arda'yı seçerken, yıldız futbolcunun bu tepkilerden sonra A Milli Takım kariyerine son vereceği iddiaları ortaya atılmaya başladı. Barcelonalı yıldızımız bu iddialar konusunda herhangi bir açıklama yapmadı, ancak arkadaşlarıyla dertleşirken ilginç ifadeler kullandı. Arda, karşılaşmadan sonra soyunma odasında, takım arkadaşlarına dert yanarken, "Ne istiyorlar, anlamadım. Benim Milli Takım'ı bırakmamımı istiyorlar? Bu çözüm mü. Ben artık Ay-Yıldızlı formayı giymezsem tüm işler düzelecek mi? Her takımı yenecek miyiz? Şampiyon olacak mıyız? Benim 'Artık Milli Takım'da oynamıyorum' dememle sorunlar çözülecekse o zaman hiç düşünmeden kendimi feda ederim" ifadesini kullandı. Bu arada Terim'in Arda'yı bu konuda konuşmaması için uyardığı öğrenildi.
Star

Portekiz, Avusturya'yı yıkamadı: 0-0. 12'de Nani, 22'de ronaldo rakip kaleyi yokladı. 29'da Nani'nin kafa şutu yan direkte patladı. 41'de Alaba'nın şutu gol çizgisinden çıkarıldı. 55 ve 56'da ronaldo vurdu, kaleci Almer engeledi. 79'da ronaldo topu direğe nişanlayarak penaltı atışından faydalanamadı ve maç başladığı gibi bitti.
Star

2016-17 sezonunda Şampiyonlar Ligi'nde mücadele edecek olan Beşiktaş, iddialı bir kadro oluşturmanın peşinde Siyah-beyazlılar bu doğrultuda en başta savunmasını sağlama almak istiyor. Kamil Glik ve Gustavo Gomez'i listenin ilk sırasında tutan Kartal, en başta geçen sezonun ikinci yarısında Hannover 96'dan kiraladığı Marcelo Guedes Filho'nun bonservisini aldı. Brezilyalı futbolcunun satın alma opsiyonu 31 Mayıs'a kadar geçerliydi. Siyah-beyazlılar bu tarihe kadar sözleşmede belirtilen 1.2 milyon Euro'yu ödediği takdirde Sambacı'yı renklerine bağlayabiliyordu. Ancak bu para yatırılamadı ve Hannover kulübü yetkilileriyle yeniden masaya oturuldu. Bundeslıga 2'ye düşen Alman temsilcisinin yöneticileri Marcelo için 3 milyon Euro bonservis bedeli talep etti. Yapılan pazarlıklar sonrasında taraflar 2 milyon Euro'da anlaştı. Siyah-beyazlı kulüp, geçen sezonun ikinci yarısında sergilediği performansla geçer not alan, Osmanlıspor ile oynanan şampiyonluk maçında 2 gol atan ve Beşiktaş'ta kalmak istediğini her fırsatta dile getiren Marcelo'yu, güçlü bir savunma hattı oluşturma hedefi doğrultusunda 800 bin Euro'luk zararı göze alarak transfer etti.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme