28 Haziran 2016 Salı

28.06.2016 Genel Gündem



28.06.2016

GÜNDEM

Üzgünüz Kusura Bakmayın
Suriye sınırında geçen yıl 24 Kasım'da bir Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından gerilen Türk-Rus ilişkilerini onarma yönünde çalışmalar sürerken, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e gönderdiği mektupta olaydan derin üzüntü duyduğunu bildirdi. Anadolu Ajansı'nın haberine göre Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, Erdoğan'ın, Putin'e gönderdiği mektupta, Rus askeri uçağının düşmesiyle ilgili derin üzüntü duyduğunu belirttiğini ve "Hayatını kaybeden Rus pilotun ailesine bir kez daha acılarını paylaştığımı belirtmek ve taziyelerimi sunmak istiyorum; kusura bakmasınlar diyorum" ifadelerini kullandığını söyledi. Kalın, Erdoğan'ın Rus mevkidaşına Türkiye ile Rusya arasındaki geleneksel dostane ilişkilerin tekrar tesis edilmesi, bölgesel krizlerin çözümü için işbirliği ve terörle ortak mücadele edilmesi için çağrıda bulunduğunu da vurguladı. Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü, "İki ülke, ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla gerekli adımların atılması hususunda mutabık kaldı" dedi. Rusya Devlet Başkanlığı (Kremlin) ise Erdoğan'ın mektubunu "özür" olarak gördüğünü açıkladı. Putin'in basın danışmanı Dmitriy Peskov, 'Erdoğan'ın ölen Rus pilotun ailesinden özür dilediğini' ileri sürdü. Erdoğan'dan gelen mektubun Ankara'dan beklenen mesaj olduğu imasında bulunan Peskov, "Erdoğan, Putin'e en samimi duygularla hitap ettiğinin altını çizerek, hiçbir zaman iki ülke arasında ilişkilerin bozulmasından yana olmadığı vurgusu yapmıştır. Uçağımızın Türkiye tarafından bilerek vurulmadığı üzerinde durularak, olaydan derin üzüntülerini ve başsağlığını iletmiştir. Putin'e gönderilen mesajda, hayatını kaybeden pilotun ailesinden özür ifadesi de yer almaktadır" diye konuştu. Bu arada Rusya basını Erdoğan'ın Putin'e yazdığı mektubu "Erdoğan özür diledi" başlığıyla duyurdu.
Hürriyet


Işid'liler 2 Yıl Adım Adım İzlenmiş
Terör Örgütü IŞİD'in çeşitli illerde düzenlediği ve onlarca kişinin yaşamını yitirdiği bombalı saldırıları organize eden kişilerin, 2012 yılından itibaren yaklaşık 2 yıl boyunca adım adım izlendiği ortaya çıktı. Polisin fiziki ve teknik takibinde olan IŞİD militanlarının, bu süreçte örgütsel faaliyetler yürüttüğü, ormanlık alanlarda eğitim yaptıkları, paintball maçlarıyla silahlı eğitim gördükleri, alternatif bayram ve cuma namazları kıldıkları, örgüte eleman temin ettikleri belirlendi. Suriye'de rejime karşı savaşmaya başlayan IŞİD'in adı, Adıyaman'da çok sayıda gencin bu ülkeye gitmesiyle duyulmaya başladı. Adıyaman'dan giderek Suriye'de IŞİD saflarına katılan gençler, daha sonra canlı bomba olarak eylem yapacakları belirtilerek gündeme geldi. Bu sırada etkinliği artan IŞİD'e Türkiye'nin değişik illerinden katılım artarken, Adıyaman'dan örgüte gidenler 5 Haziran 2015'te Diyarbakır, 20 Temmuz 2015'te Suruç ve 10 Ekim 2015'te Ankara'da gerçekleştirilen bombalı saldırılarda rol aldı. Hakkında arama ve tutuklama kararı çıkarılan 8 örgüt mensubu ise Suriye'ye kaçtı. Gaziantep 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki dava dosyasına göre, Gaziantep Emniyet Müdürlüğü terör ve istihbarat birimleri 2012 yılında o dönem El Kaide olarak bilinen, ancak daha sonra IŞİD'e yöneldiğini belirlediği yapı içerisinde yer alan kişileri takibe aldı. Polis, aralarında canlı bomba olarak kendisini patlatan Yunus Durmaz, Gaziantep saldırısını yapan İsmail Güneş'in amcasının oğlu Ahmet ve Talha Güneş, Nusret Yılmaz, Abdulmutallip Polat, Erman Ekici'nin de bulunduğu 19 kişinin savcılık izniyle telefonlarını dinlemeye aldı, fiziki olarak takibe başladı. Polisin 2012 yılının ortasında başlayıp, 2014 yılının ilk aylarına kadar sürdürdüğü fiziki ve teknik takip sırasında El Kaide üyesi olup, daha sonra IŞİD'e tabi olan şüpheliler adım adım izlendi, her anları fotoğraflandı. Fiziki olarak yapılan takipte IŞİD üyelerinin 25 Aralık 2012 günü bayram olmasına rağmen bir gün sonra 26 Aralık günü Yunus Durmaz, Ahmet Güneş'in de aralarında olduğu 70 kişinin alternatif bayram namazı kıldıkları belirlendi. Polisin yaptığı telefon dinlemelerinde örgüt üyelerinden Nusret Yılmaz'ın 15 Ağustos 2012'de İ.H.K. adındaki kişiyle IŞİD'in finansmanında kullanılmak üzere para topladığının anlaşıldığı belirlendi.
Milliyet

'Orman Yangınını Karşı Ateşle Söndürdük'
Antalya'nın Kumluca İlçesi'ne bağlı tatil cenneti Adrasan'da başlayan ve hemen yanındaki bir başka tatil cenneti Olimpos'a kadar uzanıp 20 saatte kontrol altına alınabilen orman yangınında 150 hektar alan zarar gördü. Soğutma çalışmaları sürerken, Olimpos'a girişler için işletme sahiplerine izin verildi. Turistik girişler için tedbir amaçlı yasak sürüyor. Adrasan ve Topbaş'da seralar, Olimpos'ta oteller zarar görmesin diye karşı ateşler vererek hava- yer güçleriyle müdahale ederek yangınları bertaraf ettiklerini belirten Orman Genel Müdürü İsmail Üzmez, şöyle konuştu: En sevindirici yanı da herhangi bir cana zarar gelmedi ama seralar naylon olduğu için yanan var. Birkaç eski ev var yanan. Oteller bölgesinde herhangi bir zarar yok. Karbonmonoksit kaynaklı küçük zehirlenmeler oldu. Karşı ateş tekniği çok tehlikeli bir şey. Büyük ameliyat geçirmek gibi riski çok yüksek olan şey. Ama daha da risk varsa, mesela oteller canlar yanacak, mal zarar görecekse biz gelen ateşin önündeki yanıcı materyali yani ormanı biz yakıyoruz ve gelen ateş önünde yanan materyal bulamayınca orada çöküyor ve geri plandaki ev, otel bağ bahçeler yanmadan söndürülüyor. Bu bizim için bir riskti, bunu herkes yapamaz. İlla uzman, sertifikalı olmanız gerekiyor. Bu bakımdan dünyada çok yapılan bir şey değil. Teknik olarak bilinen ama yapılması zor iştir. Biz dün onu yaptık ve yapmamızla da yangının istikameti değişti. Değilse o güzelim oteller, daha kötü olabilirdi. Yangını biz oradan çevirdik şuan taşlık kayalık sarp arazide sıkışmış durumda ve orada inşallah kapatmaya çalışacağız.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 124,5366-124,6211       
ABD Doları 2,9312-2,9323/ Euro3,2339-3,2358/ İngilizSterlini 4,8813-4,8845


Operadaki Taslak
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'u tamamen değiştirmek için yasa çalışması hazırlıyor. Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü (DOBGM) ise bakanlığa kendi kurumunda yapılacak değişiklikler için 'Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Tasarısı Taslağı' adı altında önerilerini sıraladı. Hürriyet'in edindiği taslak yürürlük hükümleri ile birlikte toplam altı maddeden oluşuyor. Taslağın birinci maddesinde, kanuna geçici madde eklenerek erken emekliliği teşvik etmek amaçlanıyor. Kademeli olarak yüzde 60'a kadar fazla emeklilik ikramiyesi önerilen düzenleme şöyle: "Kültür ve Turizm Bakanlığı'nda veya bağlı kuruluşları olan Devlet Opera Balesi Genel Müdürlüğü ve Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü'nde çalışmakta olan sanatkâr memurlardan, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte emekli aylığı bağlanmasına hak kazanmış olan ve bu tarihten itibaren 4 ay içinde emeklilik başvurusunda bulunanlara, emekli ikramiyesi bu maddenin yayımı tarihi itibariyle yaş haddinden emekliliğine; en fazla üç yıl kalmış olanlara yüzde 40, üç yıldan çok ve altı yıl dahil, altı yıldan az kalmış olanlara yüzde 50, altı yıldan fazla kalmış olanlara yüzde 60 oranında fazla ödenir. Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir yıl içinde emekli aylığı kazanmasına hak kazanacaklar da belirtilen süre içinde emeklilik başvurusunda bulunmaları halinde, bu madde hükümlerinden yararlandırılır. Bu madde hükmünden yararlanarak emekli olanlar için hizmet süresine bakılmaksızın en son ek göstergeleri üzerinden emekli maaşı ve ikramiyesi hesap edilir." İkinci maddede ise Genel Müdür Selman Ada, Genel Müdürlüğe bir Özel Kalem Müdürlüğü birimi kurulmasını öngörüyor. Maddede, "Özel Kalem Müdürü, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun atanma, sınavlar, kademe ilerlemesi ve derece yükselmesine ilişkin hükümleriyle bağlı olmaksızın tahsis edilmiş derece aylığı ile aynı Kanunun 59'uncu maddesine göre Genel Müdür tarafından atanır" hükmü de yer aldı. Genel Müdürlük üçüncü maddede de "Devlet Opera ve Balesi'nin hasılatı ve muameleleri ile yargı mercilerindeki iş ve işlemleri her türlü vergi, harç ve resimlerden muaftır" hükmüyle vergi düzenlemesi önerdi. Taslağın beşinci maddesinde ise DOBGM'nün Kuruluşu Hakkında Kanun'a yapılan ek madde ile de emeklilik yaş sınırlamasının sınırları yeniden çizildi. Maddede şöyle denildi: "Bu kanunun 4'üncü maddesinin (a) bendine göre görev yapan sanatkar memurlardan; bale prima solistleri, bale solistleri, kordöbale solistleri, kordöbale sanatçılarından en az 15 yıllık hizmet süresini tamamlamaları şartıyla kadınlar 38, erkekler 43 yaşında; opera solistleri, opera prima solistleri, koro sanatçıları 25 yıllık hizmet sürelerini tamamlamaları şartıyla en fazla kadınlar 50, erkekler 55 yaşında diğerleri 65 yaşında emekli olurlar. Genel Müdürlük Teknik Kurulu kararı ile sanatkâr memurlara ilişkin norm kadro sayısının yüzde 10'unu aşmamak şartıyla yukarıda belirlenen yaşları aşanlar çalışmaya devam edebilirler."
Hürriyet

İlk Adım Cenin Sanayi Bölgesi
İsrail ile Türkiye arasında ilişkilerin normalleşmesi, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere de olumlu yansıyacak. 2010 yılında yaşanan Mavi Marmara olayı sonrasında da ticaretteki ivme korunmuştu. Şu an için, İsrail Türkiye'nin en çok ihracat yaptığı ilk 20 ülke arasında bulunuyor. İki ülke arasındaki ilişkilerin düzelmesiyle, halen 4.5 milyar dolar seviyesinde bulunan ticari ilişkilerin birkaç yıl içinde 7.5 milyar dolara çıkacağı öngörülüyor. İlişkilerin normalleşmesinin ilk somut sonucu ise, Cenin Sanayi Bölgesi'nde görülecek. Cenin Sanayi Bölgesi ile ilgili olarak Başbakan Binali Yıldırım da açıklama yaptı ve "Cenin'deki sanayi bölgesinin yapımına hız verilmesi yine bu mutabakat çerçevesinde mümkün hale gelecek" dedi. Çalışmaları hızlanacak olan sanayi bölgesi, 2005 yılında Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği'nin (TOBB) öncülüğünü yaptığı ve İsrail ile Filistin odalarını bir araya getirdiği Ankara Forum sürecinde ortaya çıktı. TOBB, bu fikri geliştirmesi ve projeyi yürütmesi için TOBB Barış için Sanayi (TOBB-BiS AŞ) iştirakini kurdu. TOBB-BİS, Batı Şeria'daki sanayi bölgesi arazisinin kamulaştırılması için 10 milyon doları Filistin Devleti'ne 2014 yılı içinde ödedi. TOBB-BİS'in hazırlattığı Cenin OSB Master Planı, Mayıs 2016 tarihinde Filistin tarafından onaylandı. Ayrıca yaklaşık 2 milyon dolarlık ek yatırımla, arazinin çevresi düzenlendi ve tel çit örüldü. Böylece 1995 yılında Alman ekiplerce başlanan fizibilite çalışmasından 20 yıl sonra, Cenin OSB sahasına ilk kazma vurulmuş oldu. Şu anda da, Cenin OSB'nin idari binasının temeli için hazırlıklar yapılıyor. Yapılan hesaplara göre, Cenin OSB tam işler hale gelince Filistinlilere 5 bin direkt ve 10 bin dolaylı istihdam imkanı sağlayacak. Filistin'in ABD ile olan Serbest Ticaret anlaşması da, özellikle ABD'ye ihracat yapma hedefinde olan Türk şirketleri için projeyi çok değerli kılıyor. Aynı şekilde, Ortadoğu pazarına ihracat yapan üreticiler için, Hayfa Limanı'na 40 kilometre, Ürdün sınırına 50 kilometre uzaklıkta olan Cenin OSB'nin lojistik açıdan önemli avantajları var.
Hürriyet

Barış Zamanı
Türkiye ve İsrail, 6 yılın ardından ilişkilerin normale dönmesi için anlaşma sağladı. Anlaşmanın, siyasi ve güvenlik konuları kadar şüphesiz ekonomik açıdan da önemi var. İsrail, açık denizlerinde keşfettiği gazı uluslararası pazarlara satarak paraya çevirmek istiyor. Bunun da en pratik yolu Türkiye'ye uzanacak yeni bir boru hattının inşasından geçiyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, anlaşmanın İsrail ekonomisine "muazzam etkileri" olacağını söylerken, anlaşma ile İsrail gazının Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasının yolunun açıldığını söyledi. Başbakan Binali Yıldırım ise doğalgaz anlaşmalarına yönelik bir soru üzerine "Normalleşme başlasın ondan sonra hangi konuda ne kadar işbirliği yapacağımız iki ülkenin gayretleriyle doğru orantılı. Bu detayları şimdiden konuşmanın bir anlamı yok" yanıtını verdi. Anlaşmanın arkasında yatan ekonomik nedenlerden biri doğalgaz olurken, İsrail karasularında keşfedilen gaz rezervlerinin uluslararası pazarlara satışı için Akdeniz ve Türkiye üzerinden geçecek bir boru hattı projesi üzerinde duruluyor. Türkiye'nin yaklaşık 50 milyar metreküp doğalgaz ithalatı içerisinde Rusya'nın payı halen 27 milyar metreküp ile yüzde 55 seviyesinde. Rus gazına bağımlılığını azaltmayı hedefleyen Türkiye açısından, İsrail gazının bir alternatif sunabileceği vurgulanıyor. İsrail, başta Leviathan ve Tamar sahaları olmak üzere açık denizde çok sayıda gaz yatağı keşfetti. Bu sahaların toplam üretilebilir doğalgaz rezervinin 1 trilyon metreküp civarında olduğu belirtiliyor. Bu da Türkiye'nin 50 milyar metreküplük tüketiminin yaklaşık 22 katına karşılık geliyor. İsrail açıklarındaki gazın boru hattıyla Türkiye'ye getirilmesi için 1 ila 3 milyar dolar arasında yatırım gerekiyor. Ancak bu gazın Türkiye'ye gelmesinin en erken 2020-2021'i bulacağı konuya yakın taraflarca ifade edilirken, hem miktar, hem zamanlama bakımından Rus gazına tek başına bir alternatif sunması mümkün gözükmüyor. Uzun vadede bakıldığında, İsrail gazı, Kuzey Irak ve İran gazı, ayrıca TANAP ile Azerbaycan'dan gelmesi planlanan ek gaz, hatta Türkmen gazı gibi Türkiye'ye ulaşması mümkün gaz kaynakları, Türkiye'nin kaynak çeşitlendirme hedeflerine katkıda bulunabilir. Ayrıca sıvılaştırılmış gaz (LNG) kapasitesi de arttırılabilir. İsrail açısından ise Türkiye, doğalgaz ihracatı için en uygun pazar konumunda. Hem büyüyen bir tüketim pazarı olması, hem de üzerinden Avrupa'ya gaz ihracatı opsiyonu nedeniyle, İsrail'in potansiyel ihracat pazarları içinde en önemli aday Türkiye. İsrail İstanbul Başkonsolosu Shai Cohen, Türkiye'nin İsrail gazının taşınması için en iyi güzergah olduğunu belirterek, "Fizibilite çalışmaları özel sektör tarafından çoktan tamamlandı" demişti. Gazın İsrail'den Türkiye'ye, Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınması için anlaşma imzalanması, şirketlere onay verilmesi, finansman bulunması ve yeni bir boru hattının yapılması gerekiyor. Türkiye'den Zorlu, Enerjisa ve Turcas gibi şirketler İsrail gazı projesi için niyet belirten şirketler. Turcas Petrol'ün CEO'su Batu Aksoy, daha önceki bir röportajımızda "Bir konsorsiyum oluşturup, risklerimizi paylaşalım, güç birliği oluşturalım diyoruz. Tüm talipli firmalar hep beraber el ele tutuşalım, hepimiz 1'er, 2'şer milyar metreküp gaz alalım" demişti. Kamudan BOTAŞ veya TPAO'nun bu projede yer alıp almayacağı henüz bilinmiyor.
Hürriyet

1 Milyon İsrailli Turist Bekleniyor
Türkiye Seyahat Acenteleri Birliği (TÜRSAB) Başkanı Başaran Ulusoy, İsrail ile Türkiye arasındaki anlaşmayı çok olumlu karşıladıklarını belirterek, "Böylece iki ülke arasındaki turizm hareketi de geçmişe döner. Türkiye mesafe olarak İsrail'e çok yakın. En çok güney sahilleri ve İstanbul'a geliyorlardı. Geçmişte 650 bin İsrailli turist rakamına ulaşmıştık. Anlaşmanın hemen etkisi görülmez ama 2017 yılında 1 milyon turisti geçeriz" dedi. Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık da, İsrail pazarının 2008 yılında kesintiye uğradığını anımsatarak, şunları söyledi: "Anlaşmadan sonra bu pazar tekrar hareketlenir. Bu hareket hızlı da olabilir. Bu yıla da olumlu etkisi olabilir. Altyapı var ama hemen etkisi olup olmadığını önümüzdeki günlerde göreceğiz. En son 2008'de 650 bin İsrailli ülkemize gelmişti. Kesinti olmasaydı 1 milyon rakamını görürdük. İsrail'in nüfusu çok fazla görünmüyor ama İsrailli turist yıl içinde birkaç kez gelebiliyor. Mesafe çok yakın ve her bölgeye gidiyorlar. Yakın gelecekte bu pazarda 1 milyon turist rakamını görürüz. Ancak güvenlik İsrailli misafir için çok hassas bir konu. Buna da dikkat etmek lazım." Türkiye Otelciler Birliği (TUROB) Başkanı Timur Bayındır ise, turizmin her zaman barış ve arkadaşlık üzerine kurulu olduğunu vurgulayarak, "İsrail'le yumuşama politikasıyla tekrar bir araya gelmek güzel. En son bu ülkeden bize 700 bine yakın turist geliyordu. Bu rakam tekrar yakalanır. Bu küçümsenecek bir rakam değil. İsrailli iyi müşteri. Bu yıl için turizme ne kadar faydalı olur tam bilemiyoruz. Ama gelecek yıl için iyi sonuçlar bekliyoruz. Güney'i de, İstanbul'u da tercih ediyorlar. Burada akrabaları da var. Aile ziyaretleri için gelenler oluyor. Mesafe yakın ilk tercihleri Türkiye olur" değerlendirmesini yaptı.
Milliyet

Ekonomimiz Artık Daha Da Güçlenecek
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, İsrail ile yürütülen müzakerelere ilişkin, "İnşallah bundan sonra da güçlü olan ekonomik ve ticari ilişkilerimiz, İsrail ile bu problemler ortadan kalktıktan sonra daha da güçlenerek devam edecektir." dedi. Zeybekci, AK Parti Denizli İl Başkanlığı'nın Kültür Sitesi'nde düzenlediği iftara eşi Ayşen Zeybekci ile katıldı. İftarın ardından gazetecilere açıklama yapan Zeybekci, bir süredir İsrail ile yürütülen müzakerelere ilişkin, bu konuda Türkiye'nin menfaatlerinin önemli olduğunu belirterek, şöyle konuştu: "Türkiye'nin menfaatleri, Filistin'deki, Gazze'deki kardeşlerimizin menfaatleridir ve tabii diğer taraftan prensibimiz de Gazi Mustafa Kemal'in söylediği 'Yurtta sulh cihanda sulh'. Başbakanımızın da, Cumhurbaşkanımızın da son dönemde altını çizerek kullandığı cümlelerden bir tanesi de 'düşmanlarımızın sayısını azaltmak, dostlarımızın sayısını arttırmak' prensibi, ben bu çerçeveden bakıyorum." İsrail'in bölgede önemli bir ülke olduğunu vurgulayan Bakan Zeybekci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Burada ülkemizin menfaatlerini en maksimum düzeye, en üst düzeye çıkarmak kayıt ve şartı ile her türlü, gerek ticari, gerek ekonomik, gerek askeri ilişkilerde bir mazur görmüyoruz. İnşallah bundan sonra da güçlü olan ekonomik ve ticari ilişkilerimiz İsrail ile bu problemler ortadan kalktıktan sonra daha da güçlenerek devam edecektir. Ekonomi bakanı olarak söylüyorum, ekonomik ilişkilerimizin İsrail ile gelişecek olması, ticaretimizin artacak olması karşılıklı ekonomik ve ticari menfaatlerimizin artacak olması beni sevindirir."
Milliyet

Tav, Tiflis Havalimanı'nda Yeni Terminalin Temelini Attı
Havalimanı işletmeciliğinde Türkiye'nin dünyadaki lider markası TAV Havalimanları, Tiflis'te yeni terminal yatırımının temelini attı. Temel atma törenine Gürcistan Başbakanı Giorgi Kvirikasvili, Ekonomi ve Sürdürülebilir Kalkınma Bakanı Dimitri Kumsisvili, Türkiye'nin Gürcistan Büyükelçisi Zeki Levent Gümrükçü, TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, TAV Georgia Genel Müdürü Mete Erkal katıldı. 2017 yılı sonunda tamamlanması planlanan yeni terminalle havalimanı yılda yaklaşık 4 milyon yolcuya hizmet verebilecek. TAV Havalimanları İcra Kurulu Başkanı Sani Şener, "Tiflis Havalimanı'nın, TAV'ın yurtdışındaki ilk yatırımı olarak bizim için ayrı bir önemi bulunuyor. 2005'ten bu yana Tiflis, 2007'den bu yana da Batum havalimanlarını işletiyoruz. Gürcistan'da su ana kadar 100 milyon doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. İşletmeyi devralmamızın ardından önemli bir sinerji yarattık. THY Tiflis'e uçuş sayısını haftada üçten 32'ye çıkardı. Pegasus ve AtlasGlobal Tiflis'e uçmaya başladı" ifadelerini kullandı. Şener, söyle devam etti: "İki ülke arasındaki tarihsel ilişkilerin daha da ileriye taşınması için katkı sunmak üzere çalışıyoruz. Bu anlamda iyi bir ülke temsilciği yaptığımıza inanıyoruz." TAV Georgia 2015'te yüzde 16 artışla 2 milyon 66 bin yolcuya hizmet verdi. Şirket 800 kişiye istihdam sağlıyor.
Akşam

Para Getiren Yabancıya Hükümetten Açık Çek
Yabancılara oturma izni ve vatandaşlık hakkı verilmesiyle ilgili kriterler netleşiyor. Bu haklardan, belli bir miktarın üzerinde parayı bankada bankaya yatıran, sabit sermaye yatırımı olarak getiren, ev ve tahvil alanlar ile istihdam oluşturan yabancılar yararlanacak. Çankaya Köşkü'nde, Başbakan Binali Yıldırım başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısı devam ederken gazetecilere açıklamalarda bulunan Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu'nda, İçişleri Bakanlığı'nın çalışması sonucu Türkiye'de yatırım yapan, Türkiye'de ekonomik iyileşmeye katkıda bulunacak yabancılara oturma izni ve vatandaşlık hakkı verilmesinin de gündeme geldiğini söyledi. Buradaki esas meselenin kaynağı belli paraların birtakım yerlere konarak, Türkiye ekonomisinin canlanmasına katkıda bulunmak olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, sözlerine şöyle devam etti: "Belli bir miktarda parayı sabit sermaye yatırımı olarak Türkiye'ye getirenler, Türkiye'de belli bir miktarın üstünde meblağda gayrimenkul satın almak ve bunları 5 yıl süreyle satmama kaydıyla tapularına kayıt şerhi düşülenler, yine burada kurulacak iş yerlerinden belli sayıda istihdam oluşturanlar, belli miktarın üstündeki parayı bankalara yatırarak 2 yıl bu paranın bankada kalması şartını kabul edenler ve ayrıca 5 yıl vadeli tahvil alanlara oturma izni ve vatandaşlık hakkı verilmesiyle ilgili yasal hazırlıkları, düzenlemeleri yapmaktayız."
Vatan

DÜNYA

'İki Halkın Da Menfaatine' 
Başbakan Binali Yıldırım, İsrail ile varılan anlaşmayı, "20 milyon dolar tazminat alınacak, Filistin'e toptan uygulanan ambargo sona erecek, Aşdod Limanı'na 10 bin tonun üzerinde insani yardımı götürülecek, TOKİ Gazze'de konut projesi yapacak" sözleriyle açıkladı. Yıldırım, ilk yardım gemisinin cuma günü Mersin'den hareket edeceğini de belirtti. Başbakan Yıldırım, dün Çankaya Köşkü'nde yaptığı basın toplantısında özetle şunları söyledi: "Bu mutabakat metni yarın (bugün) Dışişleri Müsteşarımız ve İsrail tarafından da muhatabı ile imzalanacak. İsrail'de onay bakanlar kurulunda, kabinede. Bizde ise Meclis'te tamamlanmış olacak; akabinde de en kısa sürede büyükelçilikler faal hale getirilecek ve büyükelçilerin ataması yapılmış olacak. "Mavi Marmara olayından sonra İsrail Başbakanı Netanyahu, o dönemki Başbakanımız Sayın Erdoğan'ı arayıp özür dilemişti. Türkiye'nin şartları sadece özürle sınırlı değildi, iki tane daha önemli şartı vardı. Bir tanesi özellikle Filistin'e, Gazze'ye uygulanan ambargoların hafifletilmesi ve insani yardımların yapılacak yatırımların önünün açılması; diğer konu da Mavi Marmara baskınında hayatını kaybeden vatandaşlarımız için tazminat ödenmesi. Bu iki husus da, bu mutabakat metninde karar altına alınmıştır. Buna göre hayatını kaybeden vatandaşlarımızın yakınına tazminat ödenecektir, miktarı da 20 milyon dolar tutarındadır. Mutabakatın uzun sürmesinin asıl maddesi ise Gazze'de yaşayan Filistinlilerin günlük yaşamında karşı karşıya kaldıkları zorluklardır. Uzun görüşmeler yapıldı ve nihayet bir karara varılmış durumda." "Cuma günü ilk gemimiz İsrail'in Aşdod Limanı'na 10 bin tonu aşkın insani yardım ile birlikte hareket edecektir. Oradaki ambargo da Türkiye'nin öncülüğünde ortadan kalkmış oluyor. Gazze bölgesi başta olmak üzere elektrik su ihtiyacının karşılanması için hemen çalışmalara başlanacak. Ayrıca Gazze'de kaba inşaatı tamamlanan 200 yataklı Türkiye-Filistin Dostluk Hastanesi'nin de biran önce hizmete alınması bu mutabakatta anlaşılan diğer bir husus. Ayrıca, TOKİ'nin Gazze'de konut projesi de bulunuyor. En önemlisi de İsrail'in Türkiye'den özür dilemesi sağlanmış oluyor. Varılan mutabakat ülkemize, Filistinli kardeşlerimize hayırlı uğurlu olsun diyoruz." Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yıldırım, İsrailli bir gazetecinin, "İlişkiler gerçekten normale dönecek mi? Hamas'ın Gazze'de öldürülen İsrail askerlerinin cenazelerini vermesi için bir girişim olacak mı" sorusuna şu yanıtı verdi: "Anladığım sen bu mutabakattan emin değilsin. Bu önemli bir adımdır. Bundan sonrası gelişmelere göre değerlendirilecek bir husustur. İsrail hükümetine de Türk hükümetine de görevler düşmektedir. Bu mutabakatı en iyi şekilde işletmek hem Türk hem de İsrail halkının menfaatinedir. Diğer konular karşılıklı görüşmelerle bir noktaya getirilebilir." Yıldırım, "Türkiye'de Hamas ofisi var mı" sorusuna "Filistin ile Türkiye'nin ilişkilerinin takip edilmesi için gerekli diplomatik mekanizmalar eskiden olduğu gibi devam edecek" cevabını verdi. "Bu mutabakatın imzalanması Gazze ablukasını tanımak anlamına gelir" eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Yıldırım, "Buna katılmıyorum. Orada insanların dünya ile ilişkisi yok. Biz bir insani görev yapıyoruz. Bu insanları dünyaya açmak en temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. O bakımdan bu mutabakatı önemsiyoruz. Kim ne derse desin" yanıtını verdi.
Hürriyet

Almanya'daki Türkler Siyasi Parti Kuruyor!
Almanya'da yaşayan bir grup Türk kökenli, parti kurmak için çalışma başlattı. Berlin'de bir otelde düzenlenen toplantıda konuşan iş adamı Remzi Aru, kurulacak partinin ismini "Alman Demokratlar Birliği" (Allianz Deutscher Demokraten) olarak açıkladı. Burada parti programını dağıtan Aru, partinin sloganını "Bölmek yerine şekillendirmek" olarak belirlediklerini söyledi. Partinin kurulması için yasal işlemlerin sonbahara kadar tamamlanacağını ifade eden Aru, 2017'nin eylül ayında düzenlenecek genel seçimlere parti olarak katılmayı amaçladıklarını, ancak kendisinin bu yıl 18 Eylül'de düzenlenecek Berlin Eyalet Meclisi seçimlerinde bağımsız aday olarak mücadele edeceğini söyledi. Almanya genelinde örgütleneceklerini, göçmenlere ve Alman toplumunun geneline ulaşmak istediklerini ifade eden Aru, ülke genelinde 5 milyon ile 15 milyon arasında bir oy potansiyeline sahip olduklarını dile getirdi. Birkaç yıldan beri, özellikle Gezi olaylarından sonra Almanya'da bir parti kurmayı düşündüğünü ifade eden Aru, "Alman partilerindeki Türk kökenli milletvekilleri bizim düşündüğümüz şekilde davranmadılar. Bizim isteklerimizi partilere taşımadılar, tam tersine partilerin isteklerini bize dayatmaya çalıştılar. O zamandan beri vardı. Ermeni tasarısından sonra baktık hiç olmayacak, parti kurmaya karar verdik. Gördüğümüz kadarıyla bize büyük bir destek var" diye konuştu. Bir Alman partisi olduklarını vurgulayan Aru, hem Almanları hem de bu ülkede yaşayan yabancı kökenlileri kucaklayacaklarını, herkese bir platform sunacaklarını kaydetti.
Türkiye

'Boris'i Durdurun!'
Birleşik Krallık'ta halkın yüzde 51.9 oyla Avrupa Birliği'nden (AB) çıkma kararının ardından, istifa açıklaması yapan Başbakan David Cameron yerine Muhafazakar Parti liderliğini kimin alacağı hararetli bir tartışma başlatırken, parti içinde lobi çalışmaları yürütülüyor. Başbakanlığa ve parti başkanlığına en yakın isim olarak, Brexit'in en büyük destekçisi, Londra eski Belediye Başkanı Osmanlı İmparatorluğu'nun son Dahiliye Nazırı Ali Kemal'in soyundan gelen Boris Johnson'ın adı geçiyor. Gafları ve patavatsızlığa varan açık tavırlarıyla kimilerini rahatsız eden Johnson'ın liderliğine karşı çıkan Muhafazakâr partililer, "Boris'i durdurmak" için kolları sıvadı. Cameron'a yakın olan bu isimlerin Johnson'ın karşısına çıkaracağı isim ise İçişleri Bakanı Theresa May. Tarihi referandumda her iki kampı da açıkça desteklemeyen May, partinin AB karşıtı ve modernleşen kanatları arasında birleştirici bir köprü görevi üstlenmişti. May'in destekçileri dün Muhafazakar Parti milletvekillerini toplayarak adaylarına destek istedi. Milliyetçi profiliyle Johnson'un en büyük rakibi olarak gösterilen May'in bu hafta sonuna kadar adaylığını açıklaması bekleniyor. Parti üyesi bir milletvekili, "Cehennemde Boris için ayrılmış özel bir yer olduğu kesin. O ve (Adalet Bakanı) Micheal Gove adeta sağcı darbe tasarladı. Bu yüzden Teresse May'in arkasında durmalıyız. En azından o bir yetişkin" dedi. Brexit yanlısı birçok milletvekilinin Johnson'ı desteklemeye ikna olmadıklarını, aday olması halinde 'deneyimli ve ağırbaşlı' May'i destekleyecekleri konuşuluyor. Muhafazakârların 304 vekilinin 129'u, Brexit'i desteklemişti. Muhafazakar milletvekilleri, Temmuz ayı sonuna kadar iki adayın isimlerini oylayacak. Belirlenen adaylar, 150 bin üyeli parti meclisinde oylandıktan sonra, sonuç 2 Eylül'de kamuoyuyla paylaşılacak.
Milliyet

'Türkiye İle Anlaşalım Birbirimizi Bağışlayalım'
Ermenistan dönüşü uçakta gazetecilere açıklama yapan Papa Francesco, konuşma metninde olmamasına rağmen neden "soykırım" ifadesini kullandığını açıkladı. Gücendirmek için bu ifadeyi kullanmadığını söyleyen Papa, "Ermenistan Cumhurbaşkanı'nın (Serj Sarkisyan) konuşmasındaki vurguyu duydum. Bunun üzerine geçen yıl söylediğimi şimdi söylemesem tuhaf kaçardı" dedi. "Bazıları bana bunun gerçek olmadığını, bir soykırım yapılmadığını söylüyor" diye sözlerini sürdüren Papa şöyle konuştu: "Bir avukat bana, bunun teknik bir kelime olduğunu, kıyım' ile eş anlamda olmadığını, soykırımı beyan etmenin, bazı şeyleri onarmayı (tazminat gibi) gerektirdiğini söyledi. Geçen yıl Vatikan'daki ayin için konuşmamı hazırlarken, selefim 2. Jean Paul'ün de bu kelimeyi kullandığını gördüm (2001'de), ben de tırnak içinde buna atıfta bulundum. Bu iyi karşılanmadı, Türk hükümetinden bir açıklama yapıldı ve kısa sürede buradaki büyükelçisini (Mehmet Paçacı) Ankara'ya çağırdı. O çok başarılı bir büyükelçi. O, birkaç ay önce yeniden görevine döndü. Herkes protesto etme hakkına sahiptir." "Cesur" diye nitelediği Ermeni halkının adalet ve barışı bulması için dua ettiğini söyleyen Papa, "Çoğunun bunun için çalıştığını biliyorum. Ermenistan Cumhurbaşkanı, bana hoş geldiniz konuşmasında şunu söyleme cesaretini gösterdi: Türkiye ile anlaşalım, birbirimizi bağışlayalım ve geleceğe bakalım. Bu çok büyük bir cesaret, bu halk çok acı çekti" dedi. Ekim ayında Azerbaycan'ı da ziyaret edecek olan Papa, "Orada Azerilere gerçekleri, yani Ermenistan'dagördüğümü ve hissettiğimi söyleyeceğim. Onları da cesaretlendireceğim" dedi.
Milliyet

'Cıa'in Silahları Karaborsada Satıldı'
ABD merkezli The New York Times gazetesi, ABD ve Ürdünlü kaynaklarına dayandırdığı haberinde, Suriyeli muhalifler için gönderilen silahların Ürdünlü istihbarat görevlilerince çalınarak, karaborsada satıldığını öne sürdü. Haberde, silahların, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) ve Suudi Arabistan tarafından Suriye ordusuna karşı savaşan muhaliflere ulaştırılması için gönderildiği belirtildi. Geçtiğimiz kasım ayında Ürdün'ün başkenti Amman'da bir eğitim merkezinde düzenlenen ve ikisi ABD'li beş kişinin ölümüne yol açan saldırının da çalınan bu silahlarla gerçekleştirildiği kaydedildi. Ürdün istihbarat çalışanlarının karaborsa silah satışından milyonlarca dolar kazandığı, paralarını akıllı telefon, otomobil gibi lüks ürünlere harcadıkları öne sürüldü. Ürdün'ün hükümet Sözcüsü Muhammed Mumini, ülkesinin istihbarat servisinin çalışanlarıyla ilgili yapılan çalıntı silah iddialarını yalanlayarak bunun "kesinlikle doğru olmadığını" savundu. CIA ve FBI kaynakları ise Ürdün tarafından yapılan "yalanlama"yı reddetti.
Milliyet

İspanya Koalisyon Dedi
İspanya'da 26 Haziran Pazar günü yapılan erken genel seçimler ülkedeki siyasi belirsizliği bitiremedi. 20 Aralık genel seçimlerinde olduğu gibi 26 Haziran'da yapılan seçimleri de kazanan sağ görüşlü Halk Partisi (PP), yine de tek basına iktidara gelecek çoğunluğu yakalayamadı. Buna rağmen 350 sandalyeli Meclis'te 123 olan milletvekili sayısını 137'ye çıkartan, Senato'da yine çoğunluğu elinde bulunduran ve İspanya'daki 52 vilayetin 44'ünde 1'inci parti olan PP, seçimlerin kazananı olarak öne çıktı. Balkon konuşması yapan tek siyasi parti başkanı olan PP lideri ve Basbakan Mariano Rajoy, "Seçimleri kazandık. Simdi ülkeyi yönetme hakkımızı talep ediyoruz" dedi. Mariano Rajoy, hükümet kurmak için hemen diğer siyasi partilerle görüşmeye başlayacaklarını vurgulayarak, "Yüzde 100 İspanyolları savunmak için yarından itibaren herkesle konuşacağız" açıklamasında bulundu. 20 Aralık seçimlerine nazaran 5 milletvekili daha az çıkartarak 85 milletvekilini Meclis'e sokan, ancak solun en büyük siyasi gücü olmayı sürdüren Sosyalist İşçi Partisi'nin (PSOE) lideri Pedro Sanchez "Podemos'un (Yapabiliriz) uzlaşmazlığı sağın oylarını artırmasına neden oldu" dedi. Podemos Unidos Podemos lideri Pablo Iglesias ise seçimlerde kötü bir sonuç aldıklarını kabul etti.
Akşam

Barzani'den Pkk'ya 'Savaşma' Çağrısı
Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetimi Başkanı Mesut Barzani, terör örgütü PKK'nın çatışma yanlısı tutumunu eleştirerek, "10 yıl görüşmek, 1 saat savaşmaktan daha iyidir; savaş yıkımdır" dedi. Barzani, Güneydoğu Anadolu'daki kentlerde çıkan çatışmalardan, halkın çektiği acılardan derin üzüntü duyduğunu söyledi, "Çatışmalar yıkım getirir" dedi.
Akşam

POLİTİKA
10 Bin Ton Yardım Cuma Hareket Edecek
Başbakan Binali Yıldırım tarafından Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesine yönelik mutabakatın kamuoyuna açıklanmasının ardından, Gazze'ye gönderilecek ilk yardım gemisi cuma günü yola çıkıyor. "Lady Leyla" adlı gemi cuma günü 12:00'de Mersin limanından 10 bin ton ile Gazze'ye hareket edecek. 3 günde Gazze'ye ulaşması beklenen gemide ağırlıklı olarak gıda ve oyuncak bulunacak. Edinilen bilgiye göre AFAD'ın organize ettiği "Layd Leyla" isimli ilk yardım gemisi cuma günü 12:00'de yola çıkacak ve ramazan bayramı öncesinde Gazze'ye ulaşacak. Aşdod Limanı'na ulaşacak ilk yardım gemisi Kızılay ve Toprak Mahsulleri Ofisi'nin yardımlarını taşıyacak. 10 bin tonluk yardımın olduğu gemi; 10 bin oyuncak, 10 bin gıda kolisi, 5 bin ton un, 2 bin ton pirinç ve 3 bin ton şekeri Gazze'ye götürecek. "Lady Leyla Yardım Gemisi"nin hareketi öncesinde Mersin Limanı'nda da bir tören düzenlenecek. 10 bin ton insani yardım yüklü geminin 3 gün içerisinde Gazze'ye ulaşması da bekleniyor. Cuma günü hareket edecek olan geminin geçtiğimiz hafta ayarlandığı ve bugün Mersin limanına getirileceği de belirtildi. Yüklemelerin de bughünden itibaren başlanacağı kaydedildi. Tüm bu yüklemeler de gemi yola çıkmadan görevliler tarafından yeniden gözden geçirilecek. Gazze için 2. yardım gemisinin de yine temmuz ayı içerisinde yola çıkması bekleniyor. Bu gemide de gıda yardımlarının yanı sıra aağırlıklı ilaç ve tıbbi yardımlar olacak. İkinci gemide, Diyanet İşleri Başkanlığı, TOBB, TOKİ yetkililerinin de olması bekleniyor. Süreç içerisinde TOKİ'nin yapacağı konutlar için gerekli ihtiyaç malzemelerinin de tespit edilerek yine yardım gemileri ile sevk edilmesi beklenirken bazı ihtiyaçların ise İsrail'den karşılanabileceği de ifade ediliyor.
Milliyet
İki Ülkenin De Hayrına Olacak
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde taksici, minibüsçü, yufkacı, mobilyacı, gözlükçü gibi değişik meslek gruplarından vatandaşlarla iftarda bir araya geldi. İsrail ve Rusya ile ilişkilerin normalleşmesine yönelik adımlarla ilgili Erdoğan şu bilgileri verdi: Biz en başından beri İsrail ile ilişkilerin düzeltilebilmesi için üç şartın yerine gelmesi gerekir dedim. Bunun birincisi İsrail bu eyleminden dolayı Türkiye'den resmen özür dilemelidir' demiştim. 2013 yılında ABD Başkanı Obama'nın şahitliğinde İsrail Başbakanı bu özrü şahsen bana ifade etti. Bu kendileri tarafından da ifade edildi. İkinci şartımız İsrail'in, Mavi Marmara'da şehit edilen masumların ailelerine tazminat ödemesiydi. Prensipte üzerinde daha önce de anlaşılan bu şart da 20 milyon dolar olarak rakamın kesinleştirilmesiyle yerine getirilmiş oldu. Yani her biri şehidimiz için 2 milyon dolar tazminat, açılacak banka hesabına İsrail tarafından yatırılacaktır. Üçüncü şartımız Mavi Marmara şehitlerinin amacı olan, bu uğurda canlarını verdikleri, Gazze'de yaşayan Filistinlilerin hayat şartlarının iyileştirilmesi noktasında abluka veya ambargonun kaldırılmasıydı. Dün (önceki gün) Roma'da varılan anlaşma uyarınca elektrik ve su altyapısının, çünkü 4-6 saat elektrik enerjisi geliyor. Devamlı karanlıktalar. Ya limana bir elektrik enerjisi veren bir gemi yerleştirelim veya orada Almanların işlettiği bir santral var, oradan elektrik, bunun halli gerekir. Ve bunun şebekelerini Türkiye olarak bize yenileyeceğiz. Şimdi bu da kabul edildi. Su, maalesef sıkıntı. Bunun için de denizden su alalım veya sondaj dedik. Bunu da kabul ettiler. Hatta hatta gerekirse yılda 50 milyon metreküp suyu kendilerinin vermesi noktasında da bir beyanda bulundular. Gıda, sağlık, konut gibi temel ihtiyaçlara kadar her alanda Gazze'ye Türkiye aracılığıyla yardım ulaştırılabilecek. Bu bayram öncesi bir 14 bin tonluk gemiyle gıda, giyim eşyası, ayakkabı, bu tür şeyleri de inşallah Mersin'den yola çıkmak suretiyle Gazze'ye ulaştıracağız. Ayrıca Batı Şeria'daki Cenin sanayi bölgesiyle ilgili proje de hayata geçirilecek. Türkiye olarak bu sürecin tamamını Filistinli kardeşlerimizle istişare içinde yürüttük. Dün (önceki gün) Sayın Abbas ile Cuma günü de Sayın Halid Meşal ile görüşecek bu adımları attık. Kendileri bu gelişmeleri gayet olumlu değerlendirdiler ve biz de yola devam ettik. Cuma günü gemi yola çıkıyor. İlk gemi Aşdod Limanı'na ulaşacak. İnşallah bu yardımların Gazze'ye teslim edilmesiyle Filistinli kardeşlerimiz ikinci bir bayramı yaşayacaklar. Tabi Gazze'deki bu gelişmelerden sonra Batı Şeria'daki Filistinli kardeşlerimizin haklarını korumanın mücadelesini verirken, Kudüs ve Mescid- i Aksa'yı asla unutmuyoruz. Türkiye ile İsrail arasında varılan anlaşmanın iki ülke ve Filistin için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Bu vesileyle ayrıca ekonomik ilişkiler de çok farklı bir şekilde gelişmeye başlayacaktır. Anlaşmanın hayata geçmesinde katkısı olan ABD Başkanı Obama başta olmak üzere herkes teşekkür ediyorum, teknotratlarımıza, bürokratlarımıza teşekkür ediyorum.
Milliyet
10 Temmuz'a Da 'Olmaz'
MHP'nin olağanüstü kurultayı ile ilgili yeni gelişmede Çankaya İlçe Seçim Kurulu, Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı esinleşene kadar kurultay yapılamayacağına karar verdi. MHP Genel Merkezi'nin 10 Temmuz'da olağanüstü kurultayı toplama kararının ardından, Çağrı Heyeti'nin 19 Haziran'da topladığı olağanüstü kongrede de seçimli olağanüstü kongrenin 10 Temmuz'da yapılmasına karar verilmişti. Yeni kongreyi toplamakla görevlendirilen heyetin başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun başvurduğu Çankaya İlçe Seçim Kurulu, 10 Temmuz'daki kongreyi kimin toplayacağına ilişkin Yüksek Seçim Kuruluna (YSK) görüş sormuştu. YSK, kurultaya ilişkin başvurulara dair İlçe Seçim Kurulunun değerlendirme yapması gerektiğinden görüş bildirilmesine yer olmadığına karar vermiş topu Çankaya'ya atmıştı. Çankaya İlçe Seçim Kurulu da başvuruları görüşerek, Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar MHP kurultayının yapılamayacağını kararlaştırdı. YSK açıklamasının ardından Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin, 19 Haziran'da yapılan kurultay kararlarının iptali istemiyle açılan davada, dava esastan sonuçlanıncaya kadar tedbiren yürütmeyi durdurma kararı vermişti.
Vatan

SPOR

Yeni sezon hazırlıklarına başlayan Fenerbahçe'de Diego'nun artık takımda olmayacağı ilk antrenmanda netleşti. Brezilyalı oyuncu dün start alan çalışmalarda takım ile antrenmana dahil edilmedi. Önceki gün İstanbul'a dönen ve sosyal medya hesaplarından, "Evime döndüm" mesajı atan Diego'ya daha önce, "Kulüp bul" diyen sarı lacivertliler, oyuncunun antrenmana çıkmasına da izin vermeyerek yeni sezon kadrosunda düşünmediklerini resmen iletmiş oldular. Diego için F.Bahçe'ye henüz resmi bir teklif iletilmedi. Sarı lacivertli kulüp Brezilyalı yıldızın çözümü kendi bulması için bastırıyor. Sarı lacivertlilerde oynadığı 2 sezon boyunca bekleneni veremeyen Diego geçen yıl şampiyonluğun kaçmasının ardından iyice gözden düşmüştü. Ülkesine gitmeden önce yeni sezonda istenmediği kendisine söylenen Brezilyalı buna rağmen İstanbul'a geri döndü ancak artık sarı lacivertli formayı giyemeyeceğini o da anlamış oldu. DİEGO, iki yıl önce şampiyon takımın tek yeni sezon transferi olarak kadroya dahil edilmişti. O dönem takımın başında bulunan Ersun Yanal'ın ayrılmasından sonra göreve gelen İsmail Kartal kendisini yeterince kullanmazken, yaşadığı sakatlık da performansını olumsuz etkiledi. Geçtiğimiz sezon da zaman zaman iyi maçlar çıkarmasına karşın, ligin 2. yarısında performansı düşen Brezilyalı, G.Saray ile berabere kalınan maçtan sonra taraftarların protestosuna uğramış, sonraki karşılaşmalarda da ıslıklanmıştı.
Hürriyet

Mario Gomez'e Haziran ayı sonuna kadar süre veren Beşiktaş Yönetimi, Alman oyuncunun EURO 2016'da önceki gün de gol atması nedeniyle forvet transferinde artık tamamen alternatif isimlere yöneldi. Kuzey İrlanda'dan sonra Slovakya ağlarını havalandıran Mario Gomez ülkesinde en çok konuşulan isimlerden biri olurken verdiği demeçlerle de siyah-beyazlı yönetimin umutlarını azaltmaya devam ediyor. EURO 2016 bitene kadar transferiyle ilgili somut bir adım atmayacağını belirten yıldız oyuncudan büyük ölçüde umudunu kesen yöneticilerin, "Dzeko, Pelle ve Torres seçeneklerinden biriyle artık ciddi şekilde ilgilenelim. Belli ki Gomez cazip bir teklif aldı veya bu teklifi bekliyor. İşimizi şansa bırakmamalıyız" diye konuştukları öğrenildi. Mario Gomez'in, Almanya ya da İngiltere'ye gitmeye sıcak baktığını dile getiren siyah-beyazlıların, "Eğer turnuvada gol atarak yoluna devam ederse, onu takımda tutma şansımız çok az olur. Bu işten bir kaybımız olmaz. Şenol Güneş'in sisteminde kaliteli her golcü gol atabilir. Bundan sonra eğer gidecekse Gomez'in mümkün olabildiği kadar yüksek bonservis bedeliyle gitmesi için dua edelim" ifadelerini kullandıkları aktarıldı. EURO 2016'da yaşanan bu gelişmeler nedeniyle rotasını alternatif isimlere çeviren Beşiktaş Yönetimi, Mario Gomez'in menajeriyle bir kez daha buluşacak. Gomez'in durumu hakkında menajerle bir araya gelecek olan yöneticiler, Alman oyuncuyla ilgili yeni yol haritasını bu toplantıda çizecek.
Milliyet

Geçen sezon forvet hattında sıkıntı yaşayan Galatasaray, bu sene bir değil iki forvet alacak. Sarı-kırmızılıların yeni golcülerini İspanya'dan getireceği belirtildi. Sezonu La Liga ekiplerinden Las Palmas'ta kiralık geçiren Brezilyalı golcü Willian Jose'ye kancayı atan Aslan'ın, yine İspanya 2. Lig ekiplerinden Cordoba forması giyen Florin Andone'nin transferinde de büyük aşama kaydettiği belirlendi. Galatasaray'ın geçen sezon özellikle Burak Yılmaz'ın gitmesinden sonra hücum hattında sorun yaşamasından dolayı 2 forvet transferinde karar kıldığı belirlendi. Gerek Brezilyalı forvet Willian Jose (24) gerek de Rumen golcü Florin Andone'nin (23) yaşlarının genç olması sarı-kırmızılıların transferlerini daha çok istemesine neden oldu. Galatasaray'ın Willian Jose ile beraber kadrosuna katmak istediği Florin Andone, geçen sezon iyi bir performans ortaya koyarak dikkatleri üzerine çekmişti. 23 yaşındaki Rumen futbolcu, 36 maçta forma giyerken 22 gole imza atmıştı. İki sezon önce Villarreal'den Cordoba'ya bedelsiz olarak giden Andone, Avrupa Futbol Şampiyonası'nda da Romanya Milli Takımı ile boy göstermişti. Oyuncunun bonservisinin 3 milyon euroya yakın olduğu ifade
Milliyet

ABD'de düzenlenen 45. Copa America finalinde Arjantin'i penaltı atışları sonucu 4-2 yenen Şili üst üste 2. kez şampiyon oldu. 2014 Dünya Kupası'ndan sonra 2015 ve 2016 Copa America'yı da kaybeden Tangocular, böylelikle peş peşe 3. final maçından da eli boş döndü. ŞİLİ karşısında penaltı atışını kaçıran Lionel Messi ise milli takıma veda ettiğini açıkladı. 29 yaşındaki süper yıldız, "Arjantin'i şampiyon yapmak istedim ama olmadı. Milli takım benim için bitti. 4 final oldu ve artık benim için bir anlamı kalmadı. Denedim. En çok istediğim şeydi ama başaramadım. Sanırım artık bırakmalıyım. Maçtan sonra soyunma odasına gididince, milli takım kariyerimin benim için bittiğini anladım" ifadelerini kullandı.
Vatan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme