1 Temmuz 2016 Cuma

01.07.2016 Genel Gündem



01.07.2016

GÜNDEM

Bombanın Üstünde Oturmuşum
Atatürk Havalimanı'nı kana bulayan 3 canlı bombanın 3 ay kaldığı Fatih İskenderpaşa Mahallesi Sofular Caddesi'nde Suriyeliler, Filistinliler, Lübnanlılar, Ürdünlüler çoğunlukta. Yabancı olup göze çarpmak istemeyenler için biçilmiş kaftan. Kiralar yıllık peşin ödeniyor. Hırsızlığa karşı takılan demir kapılar, parmaklıklar da 'hücre ev' sakinleri için memnuniyetle karşılanacak ayrıntılar. 3 canlı bomba, Sofular Caddesi Ardıç Apartmanı'ndaki daireyi, 24 bin lira tutan yıllık kirayı peşin ödeyerek kiralamış. Dairenin pencerelerini güneşlikle kapatıp oturdukları sürece açmamışlar. Hücre evin üst katında 41 yıldır oturan kadın üç ay boyunca aynı binayı paylaştığı teröristleri hiç görmemiş ama seslerini duymuş. Evden yayılan kokudan rahatsız olmuş. "Çok yüksek sesle konuşuyorlar, arada tartışıyorlardı" diyor. Hangi dilde konuştuklarını anlamamış. Rahatsız olduğu o kokuya da bir anlam verememiş: "Gece yarısından sonra keskin bir koku geliyordu. Çok acayip, kimyasal bir koku. Şikâyet için muhtara gittim. Beni belediyeye gönderdi. Belediyede kime şikâyet edeceğim? Muhtara kaç defa yalvardım. 'Kimin oturduğunu tespit ediyor musunuz' dedim. 'Biz biliyoruz her şeyi' dedi. Son gece tık tık tık ses geliyordu. Demek ki o gece onları doldurdular. Patlamadan sonra polisler geldi. Kendi çocuklarım diye korktum. 'Yok teyze korkma, aşağıdakiler bombacı' deyince ben bittim. Ben onlarla, bombanın üstünde oturmuşum." Apartmanın arka tarafındaki tamirhanenin sahibi Mustafa Ersan ise teröristlerin kaldığı dairede biri uzun biri kısa boylu 2 kişi gördüğünü anlattı. Ersan, "Dairede bir kez de kadın gördüm. Temizlikçi olabileceğini düşünüyorum" dedi. İskenderpaşa Mahallesi Muhtarı Fikret Saral, teröristlerin kaldığı evin kendi kayıtlarında boş olarak göründüğünü söyledi. Muhtar Saral, "Bana şikâyet için gelenleri belediyeye, kaymakamlığa yönlendiriyorum. Benim denetleme durumum olamaz. Ancak o evin bir kontratı varsa, kiralayan yabancının oturum izni olması gerekir" dedi. Terörle Mücadele ve İstihbarat polisleri saldırının ardından daireye girdi. Daireye çelik kapının haricinde ayrıca bir demir kapı takılmıştı. Polisler evde delil toplayıp parmak izi incelemesi yaptı. Daireyi kiralayan emlakçı ile teröristlere kiralama aşamasında tercümanlık yapan Hasan İ. gözaltına alındı. İki kişinin kendisinden sadece Rusça tercümanlık için yardım istediğini söyleyen Hasan İ., emlakçıyla birlikte serbest bırakıldı.
Hürriyet


Lady Leyla Yola Çıkıyor
İsrail ile varılan mutabakatın ardından bugün Gazze'ye gönderilecek yardımlar yola çıkıyor. Mersin'den yola çıkacak Lady Leyla adlı geminin yarın akşam İsrail'in Aşdod Limanı'na ulaşması planlanıyor. 6 yıl aranın ardından Gazze'ye gönderilecek yardımlar için bugün saat 12.00'de Mersin'de tören düzenlenecek. AFAD'dan alınan bilgiye göre, yarın gece saatlerinde Aşdod Limanı'nda olması planlanan Lady Leyla adlı gemi ile gönderilecek yardımlar 11 bin tona çıktı. Lady Leyla'ın taşıdığı insani yardım, gümrük ve güvenlik kontrolünden geçtikten sonra Kerem Şalom kapısından Gazze'ye ulaştırılacak. Gemide, yardımların Gazze'ye gönderilmesinin takibi için AFAD başkanvekili Mehmet Halis Bilden yer alacak. Bilden, AFAD insani yardım ekibi, Türk Kızılayı ve Filistin Kızılayı yetkilileriyle birlikte yardımların dağıtımlarını yapacak. Yardımlara, oyuncakların yanısıra Gazzeli çocukların bayramda giymesi için 100 bin parça giysi, 20 bin çift ayakkabı da eklendi. Türk Kızılayı'ndan yapılan açıklamada Genel Başkan Kerem Kınık'ın açıklamalarına da yer verildi. Kınık, "Tatlı bir telaş içindeyiz. Yardımı Gazze'ye bayramda ulaştırmaya ve onlara çifte bayrak yaşatmaya çalışıyoruz. Bu yardım, bundan sonraki yardımların da kapısını açacak nitelikte olacak" dedi. Kınık, yardım gemisi ile 100 bin Gazzeli çocuğa bayramlık elbise, 10 bin koli oyuncak ve ayakkabı gibi hediyeler de göndereceklerini belirtti. Gemi, Toprak Mahsülleri Ofisi'nin 5 bin ton un ve 2 bin ton pirinç yardımı ile Türk Kızılayı'nın 3 bin ton şeker ve 500 ton ayçiçeği yardımını da Gazze'ye götürecek. Gemi ile yapılan yardımlar sosyal paylaşım hesabı Twitter üzerinden kurulan #KalbimGazze'de etiketinden takip edilebilecek.
Hürriyet

Muhalefet: Bakan Kaçtı
İçişleri Bakanı Efkan Ala'nın, Atatürk Havalimanı'nda meydana gelen katliamla ilgili Meclis'e bilgi vermesi usulüne muhalefet tepki gösterdi. Ala'nın uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin gündem dışı konuşan AK Parti'li vekile yanıt verdikten sonra Genel Kurul'dan ayrılması üzerine muhalefet, "Bakan, muhalefeti dinlemeden kaçtı" eleştirisini getirdi. TBMM Başkanvekili Ahmet Aydın, Ak Parti Elazığ Milletvekili Tahir Öztürk'ün uyuşturucuyla mücadele içerikli gündem dışı konuşmasına karşılık cevap hakkını kullanmak üzere Ala'yı kürsüye çağırdı. CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Ala'nın gündem dışı konuşmaya yanıt vermesi halinde partilerin konuşma hakkının ortadan kalkacağını söyledi. Gök'e karşılık Aydın, "geçmişte de bu çok uygulandı, iç tüzük buna cevaz veriyor" dedi. Ala, 10 dakikalık konuşmasının ardından Aydın'dan bir dakika daha istedi. Ancak Aydın, süre veremeyeceğini söyledi. Bu sırada laf atan CHP'li Ömer Fethi Gürer, Aydın'a, "belki istifa edecekti" diye seslendi. CHP sıralarına dönen Ala, "5 yılda 6 seçim kaybedenler istifa edip yerlerini yenilerine bırakmalıdır" ifadesini kullandı. Gürer de tepkisini sürdürerek, "103 kişiyi öldüren olsam istifa ederim Sayın Bakan" dedi. MHP Bursa Milletvekili Kadir Koçdemir, konuşurken Ala, Genel Kurul'dan ayrıldı. MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "Burada yaptığımız görüşmeleri kesinlikle dinleyecekti ve bizim sorulara, eleştirilere yine bizim konuşmamızdan daha fazla bir cevap hakkı da doğacaktı" tepkisini gösterirken, Gök, "İçişleri Bakanı kaçtı, bunun adı budur, kaçtı. Bakan kaçıyor" dedi. Akçay, "İçişleri Bakanı'nın Genel Kurul'da konuşan milletvekillerini ve bizleri dinlemeden Meclis'i terk etmesini üzülerek gördük" dedi. HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Ala'yı kınadığını belirtti. Öte yandan HDP, uygulanan sokağa çıkma yasakları, insan hakları ihlalleri ve sivillere yönelik gerçekleştirilen bombalı saldırılara ilişkin gerekli önlemleri almadığı gerekçesiyle İçişleri Bakanı Efkan Ala hakkında gensoru önergesi verdi.
Milliyet

Buzları Bu İkili Eritti
Rus basını, Türkiye ile Rusya arasında buzların çözülmesi ve ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda Kazakistan Cumhurbaşkanı Nursultan Nazarbayev ve Azerbaycan lideri İlham Aliyev'in büyük rolü olduğunu yazdı. Uçak krizinin ilk gününden itibaren devreye giren iki liderin, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı barıştırmak için büyük çaba gösterdikleri, hatta başlangıçta Kremlin'den gelen "Siz araya girmeyin, bu ikili mesele" uyarısına rağmen diplomatik çabalarına sabırla devam ettikleri belirtiliyor. Sürece yakın kaynaklar, özellikle Kazakistan liderinin yaş, deneyim ve saygınlığı ile iki lider arasında arabuluculuk çabalarında büyük gayret sarf ettiğini vurguluyorlar. Bu arada Kırgızistan Devlet Başkanı Almaz Atambayev'in de ilişkilerin düzeltilmesi için çaba harcadığı söyleniyor.Yerel basında çıkan haberlerde Erdoğan'ın hem Nazarbayev'e, hem de Aliyev'e birer mektup göndererek sürecek büyük katılarından dolayı içtenlikle teşekkür ettiği belirtildi. Bu konuda Başbakan Binali Yıldırım bir açıklama yaparken, Kazakistan Devlet Başkanı'nın basın sözcüsü de kamuoyu ile paylaştı. Nazarbayev'e yollanan mektup konusunda Astana'dan, "Türkiye cumhurbaşkanı, Kazakistan devlet başkanına Türkiye ile Rusya arasındaki tüm ilişkilerin normalleştirilmesi yönünde paha biçilmez katkısı ve büyük işleri için teşekkür etti" açıklaması yapıldı. Ayrıca Erdoğan'ın Nazarbayev'i Ankara'ya davet ettiği vurgulandı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 122,9064-123,0292       
ABD Doları 2,8788-2,8807/ Euro3,1970-3,1991/ İngiliz Sterlini 3,8399-3,8424

Bayramda Ücretsiz
İstanbul-İzmir arasındaki yolun 3.5 saate inmesini sağlayacak Gebze-Orhangazi- İzmir otoyol projesinin en önemli ayağı olan ve Osmangazi Köprüsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan'ın katıldığı törenle dün hizmete açıldı. Yaklaşık 39 ay süren bir çalışmayla tamamlanan köprü dünyanın en büyük orta açıklığına sahip dördüncü köprü olma özelliği taşıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan açılışta yaptığı konuşmada köprünün Ramazan Bayramı sonuna kadar köprüden geçişlerin ücretsiz yapılacağını müjdeledi. Açılış için köprünün Dilovası ayağında düzenlenen törene, Cumhurbaşkanı Erdoğan, Başbakan Yıldırım, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Başbakan Yardımcıları Numan Kurtulmuş, Nurettin Canikli ve Mehmet Şimşek, çok sayıda bakan, milletvekili, bürokrat, üstlenici firma yetkilileri, yabancı konuklar, belediye başkanları ve vatandaşlar katıldı. Erdoğan törende yaptığı konuşmada Osmangazi Köprüsü'nün projesinden başlayarak her aşamasını adım adım takip ettiği bir eser olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Temel atma töreninden son tabliyesine kadar tüm önemli safhalarda bizzat yer aldım. Son 13 yılda hayata geçirdiğimiz pek çok proje gibi bu proje de geç kaldı. En az 50 yıl önce yapmamız gereken işi bugün tamamlıyoruz. Elim bir şekilde hayatını kaybeden Japon mühendis Kishi Ryoichi'yi rahmetle anıyorum. Osmangazi Köprüsü, Marmara Otoyol ringinin önemli bir parçası. Şimdi gündemimizde Çanakkale 1915 Köprüsü var. Kanal İstanbul projesi var. Bunu da hayata geçireceğiz." Erdoğan Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün ise 26 Ağustos'ta açılacağını belirterek Avrasya Tüneli'nin açılışının da 26 Aralık'ta yapılacağını açıkladı. Erdoğan "Marmaray kimsenin aklında değildi, lafını yaptılar. Açıldığı 29 Ekim 2013'ten bugüne Marmaray'dan geçenlerin sayısı yaklaşık 1 milyon 350 bine ulaştı. Tüm bunlar bir kararlılığın eseridir. İstanbul Boğazı'nın üçüncü gerdanlığını dünyaya haklı bir eser olarak ortaya koyacağız. 4 gidiş 4 geliş ortasından da hızlı tren geçecek" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasının sonunda "Müjdemiz ne? Önce yüklenici firmalara bu müjdeli gerçekleştirecekleri için teşekkür ediyorum. Osmangazi Köprüsü bayram sonuna kadar ücretsiz olarak halkımızın hizmetinde olacaktır. Ve ben girişimci firmalarımızın bu jestini aynı zamanda bu köprümüzün sadakası olarak hayırlı olacak diyorum" dedi. Başbakan Binali Yıldırım da Osmangazi Köprüsü'nden geçişlerin 11 Temmuz pazartesi saat 07.00'ye kadar ücretsiz olacağını açıkladı. Bayram öncesi bir bayram yaşadığımızı dile getirerek Türkiye'nin teröre cevabını daha fazla üreterek kardeşçe bölüşerek vereceğini kaydetti. Yıldırım, şöyle konuştu: "Osmangazi Köprüsü sadece bu bölgeyi değil, İstanbul Kocaeli, Yalova, Bursa, Balıkesir, Manisa ve İzmir illerini ihya edecek. Bu güzergahtaki seyahati eziyetten keyfe dönüştürecek. İşte medeniyet bu, vakit nakittir dedik, dünyanın sayılı projelerinden birini bugün hizmete veriyoruz.
Hürriyet

3 Yıla Doğal Gaz Türkiye'de
İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, Türkiye ve İsrail arasında imzalanan mutabakat zaptının ardından Hürriyet'e verdiği özel demeçte, İsrail doğalgazı konusunda merak edilenleri anlattı. İsrail karasularında keşfedilen gazın, yeni bir gaz boru hattı inşa edilerek, Türkiye'ye ihraç edilmesi konusunda "İsrail büyük olasılıkla Türkiye'ye gaz ihraç edecektir. Hatta gelecekte Türkiye üzerinden Avrupa'ya gaz gönderebiliriz. Eğer bir anlaşma sağlanırsa bu iki tarafın özel şirketleri arasında olacak. Ancak iki ülkenin böyle bir anlaşmaya bir çeşit rıza göstermesi ve Akdeniz'deki İsrail münhasır ekonomik alanından Türkiye'ye yeni bir boru hattı inşasına onay vermesi lazım" dedi. Türkiye ve İsrail arasında normalleşme sürecinin başlaması için anlaşmaya varılması, özellikle enerji çevrelerinde geniş yankı buldu. Anlaşmayla, İsrail doğalgazının Akdeniz üzerinden 500-550 kilometrelik boru hattıyla Türkiye'ye, Türkiye üzerinden Avrupa'ya taşınmasının yolu açılabilir. İsrail gazının Türkiye'ye gelip gelmeyeceğini telefon üzerinden yaptığımız mülakatta İsrail Enerji Bakanı Steinitz'e sorduk. İsrail'in bugün 350 milyar metreküp (bcm) doğalgaz ihraç edebileceğini söyleyen Steinitz, öncelikli hedeflerinin Türkiye, Mısır ve Ürdün olduğunu kaydetti. Ancak geçen yıl bir Fransız firmasına İsrail karasularındaki potansiyel gaz rezervini ölçtürdüklerini anlatan Steinitz, "Onların raporlarına göre İsrail'de halen keşfedilmeyi bekleyen 2 bin 200 milyar metreküp daha var. İsrail'de önümüzdeki dönemde yeni uluslararası şirketlerin arama faaliyetlerine başlaması ile belki birkaç yıl içinde 300- 400 bcm değil, 2 bin 500 bcm'e kadar gaz ihraç edebiliriz. Önümüzdeki birkaç yılda şu ana kadar keşfettiğimizden çok daha fazla gaz bulabiliriz. Bu Türkiye, hatta bölge için bile fazla. Böyle bir şey olursa, İsrail Batı Avrupa'ya da doğalgaz ihraç edebilir. Bu durumda İsrail, gazını Türkiye üzerinden TANAP boru hattından Avrupa'ya gönderebilir. Bu hem Türkiye, hem İsrail için iyi olur" dedi. İsrail'den Türkiye'ye uzanacak boru hattını Türk şirketlerin inşa etmesi bekleniyor. Projenin maliyetini sorduğumuz Steinitz, "Tahminimiz 2 milyar dolar veya biraz altı" yanıtını verdi. Steinitz, "Her şey sorunsuz ilerlerse, ilk gaz ne zaman gelebilir" sorumuzu şöyle yanıtladı: "Proje finansmanını hükümetlerin değil, iki tarafın özel sektör şirketlerinin gerçekleştireceğini sanıyorum. Hükümetlerin projeye onay vermesi gerekiyor. Teknik olarak, her şey yolunda giderse Leviathan yatağından İsrail gazı 2019'da Türkiye'ye ihraç edilebilir. En iyi senaryoda yaklaşık 3 yıldan bahsedebiliriz. Tabii duruma bağlı olarak daha uzun sürebilir."
Hürriyet

Enerji Projelerı Huzuru Büyütmeli
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, enerji sorunlarına çözüm ararken, bu çözümlerin bölgesel ya da küresel istikrara, barışa, huzura olan katkısının öncelik olarak belirlenmesi gerektiğini söyledi. Çin'in başkenti Pekin'de düzenlenen G20 Enerji Bakanları toplantısı çerçevesinde "Uluslararası Enerji Gelişimi için Tahminler, Fırsatlar ve Tehditler" oturumunda moderatörlük yapan Bakan Albayrak, enerji piyasalarının hızla küreselleştiği, fırsat ve risklerin aynı şekilde artış gösterdiği bir dönemde bu konunun ele alınmasının son derece doğru olduğuna işaret etti. Enerji konusunun son yıllarda dünya gündeminin en üst sıralarında yer aldığına dikkati çeken Albayrak, "Siyasi olarak istikrarsız hangi coğrafyaya baksak, enerji kaynaklarının bu bölgelerde yoğunlaştığını görmekteyiz. Bu durum akla şu soruyu getiriyor: Tüm bu çatışma ve istikrarsızlıkların engellemesinde enerji kaynaklarının rolü yadsınabilir mi" diye sordu. Albayrak, yaşanan süreçlerin dikkate alındığında artık enerji kaynaklarının paylaşımı ya da dünyanın arz güvenliğinin farklı bir konsept ile ele alınması gerekliliğinin ortaya çıktığını kaydetti. "Enerji sorunlarına ya da enerji temelli sorunlara çözüm ararken, bu çözümlerin bölgesel ya da küresel istikrara, barışa, huzura olan katkısını öncelik olarak belirlememiz gerekir" diyen Enerji Bakanı Albayrak, her krizin gelişme için fırsatlar sunduğuna inandığını ifade etti ve şöyle konuştu: "Bugün enerji kaynakları ve enerji güzergahları ne kadar mücadelenin kaynağı ise bir o kadar da iş birliğinin, istikrarın ve ittifakların kaynağı olabileceğine inanıyoruz. Günümüzde, ülkeler arasında iş birliği ve dayanışma olmadan, hiçbir ülkenin enerji arz güvenliğini tek başına sağlamasının mümkün olmayacağını düşünüyoruz. Bölgesel istikrar ve huzuru öncelik olarak benimsemeyen hiçbir iş birliği ve ticaretin de kalıcı olmayacağına inanıyoruz."
Hürriyet

İstanbul'da Alışveriş Festivali Zamanı
Bayram alışverişiyle birleşen İstanbul Shopping Fest (İSF) perakendeyi hareketlendirecek. Bu yıl altıncı kez düzenlenen Shopping Fest, 1-31 Temmuz tarihleri arasında sürecek. İstanbul'daki terör saldırısı nedeniyle festivalin açılış ve eğlence programı iptal edildi ancak alışverişçiler bugünden itibaren indirimlerden yararlanabilecek. Alışveriş festivali, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İstanbul Valiliği desteği ile İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve İstanbul Ticaret Odası işbirliğiyle hayata geçiyor. Temmuz ayı boyunca, alışveriş merkezlerinden tarihi çarşılara kadar pek çok noktada festival havasını yaşamak mümkün olacak. İstanbul Shopping Fest, dünya markalarında yüzde 70'e varan indirimlerin yanı sıra pek çok marka da festival boyunca alışverişte ayrıcalıklar sunacak. İstanbul Shopping Fest Genel Müdürü Hicran Özbük, bu yıl 1-31 Temmuz tarihleri arasında altıncısını düzenleyecekleri artık İstanbul'la özdeşleşen ve şehrin marka değerini büyüten İstanbul Shopping Fest'in kent kültürünün önemli bir parçası haline geldiğini söyledi. Tarih boyunca ticaretin en önemli duraklarından birinin İstanbul'un göbeğindeki Kapalıçarşı olduğunu anımsatan Özbük, "İSF de, yüzyıllar boyunca ticaretin, alışverişin başkenti unvanını hak eden İstanbul'da tarihi çok eskilere dayanan kentin ruhuna işlemiş bir geleneğin canlandırılmasına hizmet ediyor. Hedefimiz tarihi, kültürü ve gastronomisiyle bir alışveriş ve eğlence merkezi olan İstanbul'u tüm dünyaya tanıtarak turist sayısını artırmak, alışveriş hacmini büyüterek dünyanın ilk beş destinasyonundan biri haline getirmek. Modern ile gelenekseli buluşturan, alışverişten öte keyifli bir İstanbul deneyimi müjdeleyen İstanbul Shopping Fest süresince, İstanbul'un çarşı, cadde ve alışveriş merkezlerinde farklı bir rüzgâr esecek" dedi. İstanbul Ticaret Odası Başkanı ve İstanbul Shopping Fest İcra Kurulu Başkanı İbrahim Çağlar da, bu yıl 1-31 Temmuz tarihlerinde düzenlenecek 6. İstanbul Shopping Fest'in, Atatürk Havalimanı'na yönelik saldırının ardından açılış töreninin iptal edildiğini açıkladı. Terör tehdidini lanetlediklerini vurgulayan Çağlar, "İstanbul Shopping Fest'in açılışı için hazırlıklarımızı büyük bir heyecanla sürdürürken hepimizi derinden sarsan saldırı haberiyle yüreklerimiz bir kez daha yandı. Etkinlik takvimimizde de bu amaçla yeniden düzenlemelere gittik" diye konuştu.
Milliyet

Tüpraş'ı Sollayan Botaş Türkiye'nin En Büyüğü Oldu
Boru Hatları ile Petrol Taşıma Anonim Şirketi (BOTAŞ), Türkiye'nin en büyük 500 şirketinin belirlendiği Fortune 500'de, 37.1 milyar liralık net satış geliriyle birinci oldu. Finansal kurumlar ve holding şirketleri dışındaki tüm sektörleri kapsayan Fortune 500 Türkiye araştırmasının dokuzuncusu Fortune Türkiye dergisinin temmuz sayısında yayımlandı. 37.1 milyar liralık net satış geliriyle listenin ilk sırasında yer alan BOTAŞ'ın hemen arkasından, sekiz yıldır listenin lideri olmasına rağmen petrol fiyatlarındaki gerilemenin etkisiyle satışları 36.8 milyar lira olarak gerçekleşen Türkiye Petrol Rafinerileri AŞ (TÜPRAŞ) geldi. Fortune 500 şirketlerinin net satışları 2015'te yüzde 7.48'lik artışla 851 milyar liraya yükseldi.
Star

Borcun Milli Gelire Oranı Yüzde 32.3
Türkiye'nin brüt dış borç stoku, Mart sonu itibarıyla 411.5 milyar dolar, net dış borç stoku 257.2 milyar dolar olarak gerçekleşti. Hazine Müsteşarlığı, 31 Mart 2016 itibarıyla brüt ve net dış borç stoku ile Hazine garantili dış borç stoku verilerini açıkladı. Bu dönemde Türkiye'nin brüt dış borç stoku, 411.5 milyar dolar oldu, stokun milli gelire oranı yüzde 58.1 olarak hesaplandı. Türkiye'nin net dış borç stoku da aynı dönemde 257.2 milyar dolar olarak gerçekleşti, stokun milli gelire oranı yüzde 36.3 olarak kaydedildi. Öte yandan, söz konusu dönemde Hazine garantili dış borç stoku da 11.7 milyar dolar olarak kayıtlara geçti. Kamu net borç stoku, bu dönemde 162.9 milyar lira olarak gerçekleşirken, stokun, milli gelire oranı yüzde 8.1 olarak hesaplandı. AB tanımlı genel yönetim borç stoku 649.8 milyar lira, milli gelire oranı ise yüzde 32.3 olarak belirlendi. Türkiye, McKinsey'in 47 ülkeyi kapsayan küresel borçluluk listesinde en az borcu olan 10 ülke arasında yer alırken, Japonya yüzde 400 ile en borçlu ülke olmuştu.
Vatan

Dünya
Altı Ayda 2'ncı Başlık
Türkiye, bakanlar düzeyinde gerçekleştirilen Hükümetlerarası Konferans'ta (HAK) Avrupa Birliği'yle üyelik müzakerelerinde 33 numaralı 'mali ve bütçesel hükümler' başlığını açtı. Bu başlıkla birlikte AB'yle 11 yıldır süren müzakerelerde açılan başlık sayısı 16'ya yükseldi. HAK sonrası düzenlenen ortak basın toplantısında Türk kanadı, başlığın açılmasının 'üyelik hedefine olan bağlılığın en somut göstergesi' olduğuna dikkat çekerken AB kanadı, reform ihtiyacının altını çizdi. HAK'ta Türkiye'yi AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve Maliye Bakanı Naci Ağbal, AB kanadını ise Dönem Başkanı Hollanda'nın Dışişleri Bakanı Bert Koenders ve AB Komisyonu'nun Genişleme Müzakerelerinden Sorumlu Üyesi Johannes Hahn temsil etti. Koenders, hukuk devleti ve temel haklar alanında hızlı reform çabalarının önemine dikkat çekerek, "Doğal olarak bir aday ülkeden demokrasi, hukukun üstünlüğü ve ifade özgürlüğünün de dahil olduğu temel özgürlüklere saygıda en yüksek standartları bekliyoruz" dedi. Türkiye, AB'nin reform vurgusuna Brexit (İngiltere'nin AB'den ayrılma kararı) sonrası durumla cevap verdi. Çavuşoğlu, "AB'nin yeni bir gelecek vizyonu yaratmak için kapsamlı bir reform sürecinden geçeceğine inanıyoruz" dedi. Çelik de yeni reformların zorunlu olduğunu belirterek, "Avrupa'nın yeniden inşasını birlikte düşünme zamanıdır. AB'nin yeni bir heyecana, yeni bir inandırıcılık aşısına, taze bir başlangıca olan gereksinimi açıktır. Böyle bir başlangıcın Türkiye'ye de cesaretli bir bakışı öne çıkarması gerekecektir" diye konuştu. 'Mali ve bütçesel hükümler' başlığının açılması şu aşamada içeriğinden çok siyasi boyutuyla önem taşıyor. Somut getirisi olmayan ve genelde 35 başlık içeren müzakere sürecinin son aşamalarında açılan bu başlık aday ülkenin üye olduktan sonra AB bütçesine yapacağı katkının ne olacağı ve bütçe hükümlerinin nasıl değerlendirileceği gibi konularla ilgili. Başlığın açılmasıyla ilgili dikkat çekici bir noktayı bir önceki başlığın açılmasından 6 ay sonra açılması oluşturuyor. Türkiye, 30 Haziran 2010'dan bu yana 6 ay arayla başlık açamamıştı. Öte yandan Avusturya Başbakanı Christian Kern, Türkiye'nin üye olması halinde ülkesinin AB için referanduma gidebileceklerini söyledi. Avusturya Devlet Televizyonu'na konuşan Kern, Türkiye'nin AB'ye üye olması durumunda Avusturya'nın İngiltere gibi AB'den ayrılması için referandum yapabileceklerini, bu konunun büyük bir boyut olduğunu ve oylama konusu olması gerektiğini söyledi.
Hürriyet

İstanbul'la İlgili Uyarı Tamamen Tesadüftü!
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mark Toner, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda 43 kişinin ölümüne yol açan terör saldırısından bir gün önce Türkiye'ye yönelik yayınlanan seyahat uyarısının 'tesadüf' olduğunu söyledi. Ellerinde böyle bir istihbarat olmadığını, olsaydı bunun Türk yetkililerle paylaşılacağını dile getiren Toner, "Yayımladığımız uyarı bir rutindi ve saldırıdan bir gün önce yapılması tamamen bir tesadüftü. Biz kesinlikle, 'Amerikalılar Türkiye'ye seyahat etmesin' demiyoruz" dedi. Bu arada, İncirlik'teki ABD askerlerinin görev surelerinin 2 yıldan 1 yıla düşürüldüğü ailelerini beraberinde getirmelerinin yasaklandığı öğrenildi.
Türkiye

Esad İçin Putin'in 2 Şartı Var
Suriye'nin eli kanlı diktatörü Esad'ın en büyük destekçisi Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Esad'ın gitmesine razı olduğu öne sürüldü. Reuters'te yer alan haberde, İngiltere'nin eski Moskova Büyükelçisi Sir Tony Brenton'ın "Moskova iki şartla Esad'ın gidişine onay vermeye hazır. Rusya iki şey gerçekleşmeden Esad ile yollarını ayırmaz. İlk olarak Esad'ın yerine dini bir yönetimin başa gelmeyeceğinden emin olmak istiyorlar. İkincisi de Suriye'deki pozisyonunun, ittifak ilişkisinin ve askeri üslerinin garanti edilmesini istiyorlar" sözlerine yer verildi. Putin'in ayrıca, "Esad'ın gidişi ile birlikte Suriye daha çok karışacak ve içinden çıkılamaz bir kargaşa başlayacaktır. Bunu önlemenin çarelerinin ortaya konulması gerekiyor" şeklinde endişeleri bulunduğu da ifade edildi. Putin'in uzun sure sonra Esad'ın gidişine razı olmasının ABD cephesini mutlu ettiği ve Rus liderin endişelerini giderecek formüller üzerinde çalışıldığı bildirildi.
Türkiye

Boris Johnson Havlu Attı
Birleşik Krallık'ta 23 Haziran'da düzenlenen Avrupa Birliği (AB) referandumunda, Birlik'ten çıkışı destekleyen ve Başbakan David Cameron'ın istifası sonrası iktidardaki Muhafazakar Parti'nin yeni lideri ve başbakan olması beklenen Boris Johnson şaşırtan bir açıklamayla aday olmayacağını belirtti. Eski Londra belediye başkanı Johnson, "Başbakanlık yarışına girmemeye karar verdim" dedi. Johnson, açıklamasını bir diğer 'Brexit' destekçisi Adalet Bakanı Michael Gove'un liderlik için aday olacağını belirtmesinden sonra yaptı. Gove'un Boris Johnson'ın adaylığını desteklemesi bekleniyordu. Referandumda AB'den çıkış kararı alınmasında büyük etkisi olan Boris Johnson'ın İngiliz siyasetini şaşkına çeviren açıklaması sonrası, 'sorumluluktan kaçtı' şeklinde yorumlar yapılırken, Johnson, Muhafazakar Parti'nin kuracağı yeni hükümete mümkün olan her türlü desteği vereceğini söyledi. Johnson kararının nedenini açıklarken 'partili arkadaşlarıyla görüştüğünü' ve "Parlamentodaki koşullar ışığında Muhafazakar Parti Genel Başkanı ve Başbakan olamayacağı sonucuna vardığını" belirtti. Bahis şirketleri tarafından da favori gösterilen Johnson'ın yarıştan çekilmesi sonrası parti liderliği ve başbakanlık için en önemli iki aday olarak AB'den kalınmasından yana olan İçişleri Bakanı Theresa May ile AB karşıtı kampın önemli figürü Adalet Bakanı Michael Gove görülüyor. Diğer adaylar ise Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Stephen Crabb, eski savunma bakanı Liam Fox ve Muhafazakar milletvekili John Baron. Theresa May dün yaptığı açıklamada, liderliğe seçilmesi durumunda sosyal reform yapacağını vaad etti ve Boris Johnson'a yüklenerek "Hükümetle oyun oynanmayacağının ve yapılanların insanların hayatında ciddi sonuçları olacağının anlatılması gerek" dedi. Michael Gove ise, adaylık konusunda neden fikrini değiştirdiği konusuna, "Johnson'ın bizi bekleyen görevler için liderlik yapamayacağı sonucuna vardım" sözleriyle açıklık getirdi. 2010 yılından bu yana İçişleri Bakanı olan May, bu görevde en uzun süre bulunan politikacı oldu. May, çok açık olmamakla birlikte "kalalım" kampanyasına destek vermiş, ancak ayrılma yanlılarına karşı da tavır takınmamıştı. "Ayrılalım" sonucu çıkmasının en önemli sebeplerinden biri, işçi sınıfının göçe olan tepkisiydi. May ise, yıllık göçü 100 bin kişi seviyesine indirerek göç karşıtlarının takdirini kazanmış bir isim. May, adaylık konuşması sırasında da siyasetin işçi sınıfını yeterince iyi anlayamadığını söyledi.
Milliyet

'İlişkilerin Düzelmesi İçin Sıra Tazminatta'
Türkiye sınırında kasım ayında düşürülen Rus jetinin ardından gerilen Ankara-Moskova ilişkilerinde normalleşme adımlarının atılmaya başlanmasıyla iki taraftan açıklamalar gelmeye devam ediyor. Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov, Interfax haber ajansına yaptığı açıklamada, ilişkilerin tamamen düzelebilmesi için Türkiye'nin düşürülen uçak için tazminat ödemesi gerektiğini söyledi. Karlov, "(Rusya Devlet Başkanı) Vladimir Vladimiroviç (Putin), ilişkilerin düzelmesi için ne beklediğimizi açıkça belirtmişti: Özür, suçluların cezalandırılması ve tazminat" dedi ve ekledi: "Birincisi gerçekleşti. Sıra, ikinci ve üçüncüde." Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de Rusya Dışişleri Bakanlığı'nda büyükelçilerle gerçekleştirdiği toplantıda, Cum hurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la konuşmasına değindi. Putin, "Dün Türkiye'nin Cumhurbaşkanı'yla görüştüm" cümlesiyle başlayan konuşmasında, "Ankara'nın düşürülen Rus bombardıman uçağı için özür dilediği biliniyor. Bu nedenle yakın zamanda ikili işbirliğinin yeniden başlatılması için önlemler alınacak" ifadelerini kullandı. Türkiye'ye Rus turist akışına da değinen Karlov, Türkiye'den Rus turistlerin güvende olacağına dair somut garantiler almadıkları sürece bu ülkeye turist akışının eski hâline dönmesinin mümkün görünmediğini vurguladı. Rusya Başbakan Yardımcısı Dimitri Kozak ise, gazetecilere yaptığı açıklamada, Türk inşaat şirketlerine getirilen kısıtlamalara yönelik teklifin önümüzdeki iki hafta içerisinde hazırlanacağını söyledi. Rusya tarafından bir açıklama da Ulaştırma Bakanlığı'ndan geldi. Rus Ulaştırma Bakanlığı, Türkiye'ye charter uçuşlarını yeniden başlatacaklarını duyurdu.
Milliyet

Cankurtaranlar Silahlanıyor
Fransız Ulusal Polis teşkilatının CRS biriminin cankurtaran polisleri, artık silah taşıyacak. Karar, IŞİD'in olası saldırılarına karşı alındı. 13 Haziran'da 2 polis memurunun öldürülmesinin ardından da, tüm polislerin mesai saatleri dışında dahi silahlarını taşımaları istenmişti. Cankurtaran birimi tarihinde ilk defa silahlanmış olurken, plaj polislerinin ekipmanları bugüne kadar dürbün ve telsizden oluşuyordu. Mayo ve t-shirt ile çalışan CRS polisleri, artık isteğe bağlı olarak kurşun geçirmez yelek de giyecek.
Milliyet

Dünya Türkiye İle Tek Yürek
Batı dünyası uzun zamandır Belçika ve Fransa'daki terör saldırılarına verilen tepkiyi Türk insanının canı PKK ve IŞİD'in alçakça saldırılarıyla yitirilince göstermemekle suçlanıyordu. Tarihin en büyük havalimanı terör saldırısı ile İstanbul terörün kanlı yüzüyle bir kez daha tanışınca bu kez tavır değişti. Dünyanın dört bir yanı Türkiye bayraklarına büründü. Birçok ülke Türkiye'de ulusal yas kapsamında yarıya indirilen bayraklara kendi topraklarında da bayrakları yarıya indirerek destek verdi. Nitekim ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'ni ziyaret ederek, İstanbul Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısında hayatını kaybedenler için burada açılan taziye defterini imzaladı ve 'Dünya Türkiye'nin arkasında birleşti' dedi. Biden, "Terör örgütü IŞİD bir konuda başarılı oldu ve bütün dünyayı birleştirdi" ifadesini kullandı. Başkan Yardımcısı, Türkiye'nin gösterdiği kararlılık ve ortaya koyduğu karakteri gıpta ederek izlediğini söyledi. Saldırının ardından ilan edilen bir günlük milli yas nedeniyle Washington Büyükelçiliği'nde de bayraklar yarıya indirildi. Çok sayıda Türk ve ABD'li vatandaşlar elçilik binası önüne gelerek çiçek bıraktı.
Vatan

POLİTİKA

Işid Ne Zaman Terör Örgütü İlan Edildi?
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, IŞİD ile Ak Parti arasında bir ideolojik akrabalık olduğunu iddia etti, "IŞİD'in bir terör örgütü olduğunu MGK, ne zaman karara bağlamıştır?" diye sordu. Kılıçdaroğlu, Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısına ilişkin olarak Başbakan Binali Yıldırım'a 11 sorusu olduğunu belirterek, "Bu soruları, terörden şikayet eden bütün vatandaşlar adına soruyorum. 'Şu soru yersizdir' denirse, o soruyu geri alacağım" dedi. Dün JW Marriott Oteli'nde düzenlenen, "Çoğulcu Demokrasi ve Parlamenter Sistem" konulu hukuk çalıştayının açılışında konuşan Kılıçdaroğlu, yaşanan terör olayları karşısında, bir şeyler yapılması gerektiğini vurguladı. Bu aşamada, doğrudan hiçbir kişiyi ya da kurumu şikayet konusu etmeyeceğini dile getiren Kılıçdaroğlu, Başbakan Binali Yıldırım'ın yanıtlaması için 11 soru hazırladığını, "Şu soru yersizdir" denirse, o soruyu geri alacağını söyledi.
Milliyet

Ab İle 33. Fasla 'Terör' Damgası
Türkiye'nin, Avrupa Birliği'ne (AB) katılım müzakereleri çerçevesinde "Mali ve Bütçesel Hükümleri" içeren 33. Fasıl görüşmelerine "terör" damga vurdu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, terörle mücadelede sadece terör saldırısı olduğu zaman dayanışma göstermenin yetmeyeceğini söylerken AB Bakanı Ömer Çelik de vize serbestisi için terörle mücadele yasasının değiştirilmesi şartını "Herhangi bir şekilde terörle mücadele kapasitemizi zayıflatacak bir adım atamayız. Türkiye'nin böyle bir adım atması demek Avrupa demokrasisinin, Avrupa'daki hukuk devleti sisteminin de tehdit altında olması demektir" diye eleştirdi. Brüksel'de düzenlenen Hükümetlerarası Katılım Konferansı'nda Türkiye ile AB arasında 33 numaralı istatistik, mali kontrol, vergilendirme ve gümrük birliği alanlarıyla ilgili konuları kapsayan "Mali ve Bütçesel Hükümler" faslı açıldı. Böylece katılım müzakerelerinde açılan fasıl sayısı 16'ya ulaştı. Çavuşoğlu, burada yaptığı açıklamada, İstanbul Atatürk Havalimanı'nda yaşanan terör saldırısına benzer bir saldırının geçen mart Brüksel'de yaşandığını hatırlatarak, "Daha önce Lahor'da, Paris'te, Londra'da ve dünyanın pek çok şehrinde aynı manzarayı gördük. Yani terör ayrım gözetmiyor. Teröristler nasıl ayrım yapmıyorsa, terör örgütleri arasında da ayrım yapılamaz. DAEŞ, YPG, PKK, DHKP-C ve El-Nusra, hepsi insanlığın düşmanı. Çifte standartları artık bir kenara bırakmalıyız. Avrupalı dostlarımız başta olmak üzere, tüm uluslararası camiayı, terörün her türüyle, ayrım yapmadan mücadeleye çağırıyoruz" dedi.
Milliyet

Bahçeli: Terör Girdabı Ülkemizi İçine Çekiyor
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkiye'nin kan revan içinde olduğunu belirterek, "Genişleyen terör girdabı her gün biraz daha ülkemizi içine çekmektedir" dedi. Bahçeli, önceki akşam Adapazarı'nda partisinin düzenlediği ve yaklaşık 2 bin kişinin katıldığı iftara katıldı. İstanbul'daki terör saldrırısına değinen Bahçeli, "Sıcak ve henüz çok taze acılarımız vardır. Türk milleti ve Türkiye yastadır. Milli heyecanlar hasta bir iktidarın elinde tükenmektedir. Bu yılki Ramazan ayını karartmak, anlam ve ruhuna kara çalmak için günahkarlar mevzi almış, insan canından geçinen caniler sipere yatmıştır. Ramazan var diye şiddet ertelenmemiştir. Üstelik cehennem zebanileri daha azıtmış, kudurmuş gibi oraya buraya saldırmışlardır" dedi. Terörizmin, dini, milliyeti, şerefi ve herhangi bir değeri olmadığı için Ramazan'da da durmadığını söyleyen Bahçeli "Üzülerek belirtmek isterim ki; Türkiye kan revan içindedir ve genişleyen terör girdabı her gün biraz daha ülkemizi içine çekmektedir. Türkiye tüm terör örgütlerinin operasyon sahasına dönmüştür. Toplumsal huzur felç haldedir. İyimser beklentiler vurgun yemiş gibidir ve insanımız bezgin, kaygılı ve gelecekten ümitsizdir. İstikrar masallarının boyası hepten dökülmüş, yalancıların gerçek yüzü deşifre olmuş, foyası ortaya çıkmıştır" dedi. Türkiye'nin güvenlik kilidinin kırıldığını, emniyet duvarlarının çöktüğünü savunan Bahçeli şöyle devam etti: "Türkiye sırat köprüsündedir. Ne huzurumuz, ne de güvencemiz kalmıştır. Bekamız ağır hasarlıdır. Birlik ve dirliğimiz kriz geçirmektedir. Söz artık bitmiştir. Türkiye artık karar aşamasındadır. Bizim daha fazla acıya, daha fazla gözyaşı ve menfur terör eylemlerine katlanmamız mümkün değildir. Teröre alışılmasını tavsiye edenler, durdukları yeri netleştirmelidir; Türk milleti zorunlu olarak terörizmle mi yaşayacak, yoksa terörizm bütün kirli argüman, tez, iddia, söylem, eylem, mali ve militan kaynağıyla birlikte imha mı edilecektir? Türk milleti terörden kurtuluş istemektedir. Eksik olan, güçlü siyasi iradedir. Çünkü AKP'nin ne yaptığı, neyi hedeflediği, kiminle düşüp kalktığı belli değildir. İstanbul Atatürk Havalimanı'nda, adına ne derseniz deyin, bir terör örgütü saldırı planlayıp icra edebiliyorsa, sorun büyük ve korkunç boyutlardadır. Bombalanmadık yerimiz kalmamıştır"
Milliyet

SPOR

Gençlik ve Spor Bakanı Akif Çağatay Kılıç, spor medyasının temsilcileri ile iftarda buluştu. Başbakanlık İstanbul Dolmabahçe Çalışma Ofisi'nde gerçekleştirilen organizasyona gazete ve televizyonların genel yayın yönetmenleri, spor müdürleri ve spor yazarları katıldı. Bakan Kılıç, konuşmasına İstanbul'da yaşanan terör saldırısında hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet dileyerek başladı. Saldırıyı lanetleyen Kılıç, "Bu saldırı karşısında ülkemizin ve milletimizin duruşu bellidir. Nasıl daha önce Dünya'nın farklı şehirlerinde terör saldırıları olduğunda bunlara karşı Türkiye birlik ve beraberlik içerisinde yer aldı ise bizler de şu anda müttefiklerimizden, dostlarımızdan aynısını beklemekteyiz. Beklemek de hakkımızdır" diye konuştu. Türk sporunun masaya yatırıldığı yemekte Bakan Kılıç dopingde sıfır tolerans politikasının devam edeceğinin altını çizdi, "Doping olmayacak diyemeyiz. Ama mücadelemizi vereceğiz. Yakalanma durumunda ki yakalanırsınız bakın 2008'de olan bir olay 2016'da ortaya çıkıyorsa bu demektir ki artık ne yaparsanız yapın temiz spor yapmazsanız bu gelip sizi bulacak" dedi. Bir sporcunun dopingli çıkması durumunda antrenörünün de ceza alması gerektiğini vurgulayan Bakan Kılıç şöyle devam etti: "2012 Olimpiyatlarında bir yarışta iki sporcumuz sıkıntılı bir durumla karşılaştı. Şu anda olan tespitler doğrultusunda o yarışı bitiren 12 sporcunun 6'sında sıkıntı var. Bu dünyanın irdelemesi gereken bir sorun. Sıkıntılı sporcularımız kendilerini temiz hissettikten sonra aramıza katılacaklardır. Ancak biz kimseye müsamaha etmeyeceğiz. Sporcu ceza alıyorsa, antrenörde, buna kim göz yumuyorsa o da ceza almalıdır."
Milliyet

Beşiktaş Yönetimi transfere kaynak yaratmada büyük sıkıntı yaşıyor. Takımdaki çoğu oyuncuya teklif gelmesine rağmen, kadro istikrarını bozmak istemeyen siyah-beyazlılar bonservisi elinde olan N'Koulou'yu da Lyon'a kaptırınca kriz yaşandı. UEFA kriterleri nedeniyle futbolcu satmadan, bonservisli oyuncu almaya yanaşmayan Beşiktaş'ta bazı yöneticilerin, "Madem böyle bir sıkıntımız var biz neden bonservisi elinde olan kaliteli isimlerle ilgilenmiyoruz. Lyon'un aldığı N'Koulou'yu biz niye almadık anlaşılır gibi değil. Eğer onu alsaydık şu an başka mevkiler için bonservis hakkımız olurdu" şeklinde tepki gösterdikleri ortaya çıktı. Yaşanan bu gelişmeler üzerine yönetim takımın durumunu yeniden masaya yatırdı. Quaresma, Cenk, Gökhan, Beck, Sosa, Atiba ve Oğuzhan gibi oyuncularına resmi ve dolaylı teklifler alan siyah - beyazlı yönetim, ilk olarak Gökhan'ı bonservisiyle West Ham'a vermeye çalışacak. İngiliz kulübünün, 10 milyon euroluk satınalma opsiyonlu, 3 milyon euroluk kiralama bedelli önerisine soğuk bakan yönetim, gerekirse bu oyuncuyu yeni sezonda da kadroda tutacak. Mali kriterleri aşarak Avrupa macerasını tehlikeye sokmak istemeyen Beşiktaş Yönetimi, Mario Gomez'i takımda tutabilmesi halinde, gerekirse transferi tek bir stoper alarak kapatacak.
Milliyet

Uzun süredir spor gündemini meşgul eden Gökhan Gönül transferinde son aşamaya gelindi. Fenerbahçe ile sözleşmesi sona eren ve ücreti konusunda anlaşamadığı için Beşiktaş forması giymeye hazır olan Gökhan Gönül, dün özel bir uçakla İzmir'den İstanbul'a getirildi. Dün Sabiha Gökçen Havalimanı'na inen yıldız futbolcu, Beşiktaş İkinci Başkanı Ahmet Nur Çebi ile görüştü. Siyah-Beyazlı kulüp, Gökhan'ın eski kulübü Fenerbahçe ile sözleşmesi bittiği ve bonservisi elinde olduğu için bu transferde herhangi bir bonservis ücreti ödemeyecek. Milli futbolcunun yeni kulübünden yıllık 2.4 milyon garanti ücret alacağı, futbolcuun maç başı ücretinin ise 20 bin euro olacağı belirtildi. 31 yaşındaki yıldız, imzalayacağı sözleşme ile 2019'a kadar Siyah- Beyazlı formayı giyecek. Tecrübeli futbolcu için Beşiktaş'ın Vodafone Arena'da görkemli bir imza töreni yapması bekleniyor. Kartal'ın kronik sağ bek sorununu çözmesi beklenen Gökhan, böylece Beşiktaş camiasının yeni mabedinde imza atan ilk futbolcu olacak. 9 yıldır formasını giydiği Fenerbahçe'den kopan ve Siyah-Beyazlı yöneticilerle aylar önce söz kesen Gökhan Gönül, imzayı attıktan sonra yeni takımının kampına katılacak.
Star

Avrupa Futbol Şampiyonası'nın ilk çeyrek final maçında Portekiz, Polonya'yı penaltılar sonunda 6- 4 yenerek son 4'e kaldı. 2. dakikada savunmadan atılan uzun topla Grosicki soldan ilerledi, içeriye çevirdiği topa penaltı noktası üzerindeki Lewandowski gelişine vurdu: 1-0. 33'te Nani, meşin yuvarlağı Renato Sanches'in önüne bıraktı. Sanches eşitliği sağladı: 1-1. İlk yarı bu sonuçla kapandı. 90 dakika 1-1'lik eşitlikle bitti ve uzatmalara geçildi. 109'da oyun sahasına bir kişinin girmesinden dolayı karşılaşma yaklaşık 2 dakika durdu. Uzatmalarda da gol olmayınca penaltı atışlarına geçildi. Penaltılarda Portekiz adına Ronaldo, Sanches, Moutinho, Nani ve Quaresma golle buluştu. Polonya adına Levandowski, Milik, Glik attı, Blaszczykowski kaçırdı. Portekiz 6 Temmuz'da Galler-Belçika maçının galibiyle yarı final oynayacak.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme