6 Temmuz 2016 Çarşamba

06.07.2016 Genel Gündem



06.07.2016

GÜNDEM

Askeri Helikopter Düştü
Giresun'da Jandarma Bölge Komutanı Tuğgeneral Mustafa Doğru dün eşi ve kızıyla birlikte, Alucra ve Gümüşhane Kozağaç karakollarına Sikorsky S-70 tipi helikopterle şehit aileleri ve askerlerle bayramlaşmaya gitti. Giresun İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli aralarında albay, Pilot Yarbay Hilmi Özer ve Pilot Üsteğmen Yüksel Kandemir'in de bulunduğu, 8'i asker, 7'si asker yakını olmak üzere 15 kişi, bayramlaşma sonrası dönüş için tekrar helikopterle yola çıktı. Saat 17.15'te helikopterin, Alucra ve Yağlıdere ilçeleri arasındaki Tohumluk Yaylası'na düştüğü ihbarı geldi. Bölgeye arama kurtarma ekipleri ve ambulanslar sevk edildi. Enkaza ilk ulaşan köylüler oldu. Bölgenin kayalık ve sisli olması nedeniyle ambulanslar belirli bir yere kadar ulaşabildi. Yaralıları, helikopter enkazının bulunduğu noktadan alan köylüler adeta insan kulesi oluşturdu ve kayalıklardan indirerek araçlarıyla ambulanslara taşıdı. Kazada 7 şehit, 8 yaralı olduğu açıklandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar ile telefonda görüştü. Başbakan Binali Yıldırım da helikopterin düşmesiyle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Helikopterin Giresun'a 40 kilometre kala düştüğünü belirten Yıldırım şöyle konuştu: "Arazi patika olduğu için erişimde sorun var. Köylüler çok ciddi katkı sağlıyor. Şehitlerimiz var, yaralılar da var. İlk gelen bilgiler görüşle ilgili bir problem olduğu yönünde. Terör saldırısı değil, öyle bir ihtimal gözükmüyor. Hava şartları kaynaklı bir kaza olduğu anlaşılıyor." Olay yerine giden Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli şunları söyledi: "Hem şehitlerimiz hem de yaralıların tamamında neden, çarpmaya bağlı olarak meydana gelen başta ve göğüsteki travmalar. Hiçbir patlama söz konusu değildir. Düşme öncesinde ya da esnasında bir yangın durumu söz konusu değildir. Bir çarpmaya bağlı olarak düştüğü şeklinde yoğun bir ihtimal, kuvvetli bir ihtimal söz konusu." Helikopterde yaşamını yitiren 7 kişinin isimleri şöyle: İl Jandarma Komutan Vekili Yarbay Sadettin Şahin ve eşi Nihal Şahin, Pilot Yüzbaşı Hilmi Özer, Tuğgeneral Doğru'nun eşi Nuran Doğru, kızı Berrin Doğru, Kurmay Başkanı Kurmay Albay Ünal Bayhan'ın eşi Didem Bayhan ve Emir Astsubayı Uzman Çavuş Adem Kara'nın eşi Sema Kara. Yaralılardan Kurmay Albay Ünal Bayhan, Astsubay Üstçavuş Cemalettin Çoban, Jandarma Pilot Üsteğmen Yüksel Kandemir'in durumları ağır. Tuğgeneral Doğru, Uzman Çavuş Adem Kara, Astsubay Teknisyen Üstçavuş Muharrem Demir, Kurmay Başkanı Bayhan'ın oğlu Erdal Bayhan ve kızı Işıl Bayhan'ın ise hayati tehlikeleri bulunmuyor.
Hürriyet


Günlük 15 Liraya Terör Evi
Atatürk Havalimanı'nda 47 kişinin ölümüyle sonuçlanan terör saldırısına ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında 17 kişi daha önceki gün adliyeye sevk edildi. Savcılık işlemlerinin ardından şüphelilerin tamamı tutuklanmaları talebi ile Bakırköy 3. Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edildi. Şüpheliler, Seyhun Ali A., Ahmet K., Cengizhan Ç., Halil D., Ahmet D. ve Eyüp D. ile Rusya vatandaşları Murad M., Smail M., Bilal A., Ramazan I., Adam R., Smail A., Gulmakhmad S., Kamil D., Smail A., Gadjimed A. ve Edelkhan I.'nın sorgusu gece 24.00'e kadar sürdü. 17 şüpheli, "terör örgütü üyeliği"nden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Tutuklanlardan 11'i aynı saldırıyı gerçekleştiren teröristlerden Rakhim Bulgarov ve Vadim Osmanov gibi Rus uyruklu Kafkas kökenli zanlılar. Zanlıların sorgusunda polis, şüphelilere Kayaşehir 11. Bölge B1 80 Blok'taki evde teröristlerden Rakhim'in kalıp kalmadığı sorusunu yöneltti. Zanlılardan Kamil D. canlı bombalardan Rakhim Bulgarov'u tanımadığını, kendisinin canlı bomba ile görüldüğü iddiaların ise gerçek dışı olduğunu söyledi. Kaldığı evdeki insanların sürekli değiştiğini anlatan Kamil D., "Saldırganla hiç görüşmedim ve tanışmıyorum" dedi. Şüpheli Shamil A. da sorgusunda, çalışmak için teyzesinin İstanbul'da kendisine iş bulduğunu belirterek, "Ramazan ayı sebebiyle işe başlamadım. Ben o evde kalmak için 15 TL ödüyordum. 3-4 kişi kalacak zannetmiştim ancak ev çok kalabalık oldu. O evin tehlikeli bir ev olduğunu bilmiyordum. Ben teröristin o evde olacağını zannetmiyordum. Yanlış zamanda o evde bulunmuşum" dedi. Şüphelilerden Bilal A. ise Türkiye'ye okumak ve yerleşmek için geldiğini belirterek, "Babamı ve 3 erkek kardeşimi Ruslar öldürdüğü için ben Türkiye'de yaşamayı tercih ettim. Bu yüzden geldim" dedi. Şüpheli Ramazan I. ise, Çeçen asıllı olduğunu ve Türkiye'de Çeçenlere yaşama imkanı tanıdıkları için 10 gün önce geldiğini söyledi.
Milliyet

4 Günün Bilançosu: 70 Ölü, 210 Yaralı
Bakanlar Kurulu kararıyla Ramazan bayramının arife günü olan 4 Temmuz pazartesi ile ardından 8 Temmuz cuma gününü kamu personelinin idari izinli sayılmasıyla 9 güne çıkan Ramazan Bayramı tatilinde kentler boşaldı. Başta İstanbul olmak üzere büyük kentlerden sahillere 1 Temmuz cuma akşamından başlayan 'bayram göçü' arife gününe kadar sürdü. TEM başta olmak üzere şehirlerarası yollarda trafik zaman zaman kilitlenirken, uyarılara ve alınan önlemlere karşın trafik kazalarıyla yollar yine kan gölüne döndü. Yurt genelindeki karayollarında geçen cuma akşamından dün saat 17.00'ye kadar meydana gelen kazalarda 62 kişi yaşamını yitirdi, 201 kişi de yaralandı. En fazla kaza 26 kişinin öldüğü 72 kişinin yaralandığı pazar günü meydana geldi. Gün gün kaza bilançosu şöyle: 1 Temmuz: Cuma günü Sakarya, Bursa ve Denizli'de meydana gelen 3 kazada 9 kişi yaralandı. 2 Temmuz: Cumartesi günü Bolu, Antalya, Kayseri, Aydın, Kocaeli, Şanlıurfa, Trabzon ve Bursa'da ölümle sonuçlanan kazalarda 13 kişi yaşamını yitirdi. Bolu'da tünel girişine çarpan TIR'da 5 kişi yanarak can verdi. Ölümlü kazalarla diğer kazalarda toplam 29 kişi yaralandı. 3 Temmuz: Pazar günü Sinop, Bursa, Antalya, Denizli, Niğde, Aydın, Bilecik, Isparta ve Mersin'de ölümle sonuçlanan kazalarda 26 kişi yaşamını yitirdi. Sinop'taki kazada 5, Bursa'daki kazada 4, Antalya, Denizli, Aydın, Niğde, Bilecik'teki kazada 2'şer kişi öldü. Bu kazalar ve aynı gün meydana gelen trafik kazalarında 72 kişi yaralandı. 4 Temmuz: Ramazan Bayramı arifesi pazartesi günü Samsun, Kahramanmaraş, Kayseri, Adıyaman, Sakarya, Bayburt Muğla, Şanlıurfa ve Kastamonu'da meydana gelen kazalarda 19 kişi yaşamını yitirdi. Samsun'daki kazada 4, Kahramanmaraş'taki kazada 3 kişi öldü. Pazartesi günü ölümle sonuçlanan kazalar ve diğer kazalarda 48 kişi yaralandı. Temmuz: Bayramın ilk günü olan salı günü saat 23.45'e kadar Bolu, Bursa, Uşuk, Erzurum, Konya, Antalya ve Çorum'da meydana gelen kazalarda 8 kişi yaşamını yitirdi. Denizli'nin Honaz ilçesinde de dün saat 17:00'de yolcu treninin çarptığı hafif ticari araçta bulunan 4 kişilik Aysan ailesi hayatını kaybetti.
Vatan

EKONOMİ


Gram Altın 129,1563-129,2477       
ABD Doları 2,9382-2,9395/ Euro3,2440-3,2451/ İngilizSterlini 3,7665-3,7710

Elektrikte Sistem Uyarısı
Enerji Bakanı Berat Albayrak'ın önceki gün bazı gazetelerde İstanbul'un ileride elektriksiz kalabileceğine yönelik uyarısı dikkat çekti. Çin gezisine birlikte gittiği gazetecilere açıklama yapan Albayrak, yakın gelecekte yatırımlar yapılmazsa İstanbul'un elektriksiz kalabileceğini söylerken, eski altyapıya dikkat çekerek, "Anadolu'dan, Karadeniz'den İstanbul'a elektrik taşıyoruz. Büyük risk. Bu işin hiç şakası yok. Bu yatırımları önümüzdeki 3-5 yılda hayata geçirmezsek yarın bir gün elektrik kesintileri başlayacak" dedi. Marmara Bölgesi'nin Türkiye'nin elektriğinin 3'te 1'ini tükettiğini ve bölgenin elektriğinin Anadolu'dan taşındığını, Karadeniz'den elektrik götürüldüğünü dile getiren Bakan Albayrak, "İletim kayıpları ve maliyet büyük risk. Bu işin hiç şakası yok, bu milli bir mesele. Marmara Bölgesi'nde baz yatırımı yapacağız" dedi. Enerji uzmanları, özellikle hidroelektrik santrallarının (HES) çok olduğu Karadeniz'de elektrik sistemine yatırım yapılması gerektiğini vurguluyor. Bir elektrik piyasası uzmanı, "Karadeniz bölgesindeki talebin arzın çok altında olması ve hat yetersizliğinden dolayı, bölgedeki arz fazlası enerji, tüketimin yapıldığı batı hatlarına aktarılamıyor, aktarılamadığı için de hatlarda aşırı yüklenme olduğundan maalesef bazı durumlarda bazı hidrolik santrallara üretim yaptırılamayarak suları Karadeniz'e bırakılıyor" diyor. Bu yıl hidroelektrik santrallardan üretilen elektriğin payı arttı. Hatta nisan ve mayıs aylarında hidroelektrik santrallarında üretim, tüketimin yüzde 33'ünü karşılayabilecek noktaya geldi. Baz yüklü olmayan HES'lerle birlikte, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarından üretilen elektrik miktarı artarken, diğer yandan zaman zaman iletim şebekesinin sınırlarını zorluyor. Enerji IQ Bilgi Servisleri'nin geçtiğimiz aylardaki bir haberinde, mayıs ayı içinde yaşanan bölgesel yük dalgalanmalarının sayısının 30'u aştığı kaydedilerek, iletim hatlarında yaşanan kapasite kısıtlarının yüz tevzini de oldukça güçleştirdiği vurgulanıyor. Haberde, "Batıdaki yüksek rüzgâr üretimi ve Karadeniz Bölgesi ile Doğu Anadolu'daki hidrolik üretim, sistemdeki dalgalanmaların nedeni olarak görülüyor. Bir TEİAŞ yetkilisi, Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması (YEKDEM) Yönetmeliği'ndeki değişikliklerle YEKDEM'in mali kısmının düzenlendiğini, ancak dengesizliklerle ilgili teknik kısmın ise henüz sisteme olumlu yansımasının çok kısıtlı olduğunu söyledi. Aynı yetkili, sistem oturmalarının geçen yıl 31 Mart'ta yaşanan büyük elektrik kesintisine dönüşmemesi için sistemin çok dikkatli takip edildiğini sözlerine ekledi" deniliyor.
Hürriyet

Ötv Muafiyeti En Çok Taksiciyi Mutlu Etti
Başbakan Binali Yıldırım'ın şoför esnafı için açıkladığı Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) muafiyeti müjdesi, yaklaşık 1 milyon 200 bin ticari aracı ilgilendiriyor. Taksi, dolmuş, halk otobüsü, kamyon ve kamyonetlerde ÖTV, aracın türü ve motor büyüklüğüne göre yüzde 1'den başlayıp yüzde 145'e kadar çıkıyor. Hükümetin, yüzde 45 olan ÖTV'yi taksilerde motor hacmi 1600 cc'ye kadar olan araçlar için sıfırlaması bekleniyor. Bu durumda piyasada 60 bin lira olan bir otomobilin fiyatı, taksici için 41 bin 380 liraya inecek. ÖTV ve KDV avantajıyla yaklaşık 19 bin lira taksicinin cebinde kalacak. Ticari araçlar için uygulanan ÖTV indirimi, KDV tutarında da düşüş sağlayacak. Bir aracın satış fiyatı belirlenirken önce fabrika çıkış fiyatına ÖTV ekleniyor. ÖTV'li fiyatın üzerine yüzde 18 de KDV hesaplanıyor. Ticari araçlardan ÖTV alınmayacağı için fabrika çıkış fiyatına sadece yüzde 18'lik KDV'nin eklenmesi araç fiyatında ekstra düşüş de sağlayacak. Örneğin bir taksici motor hacmi 1600 cc olan ve piyasa fiyatı 60 bin liralık bir araç almak istediğinde, ÖTV varken 9 bin 150 lira KDV ödeyen taksici, ÖTV yokken 6 bin 312 lira ödeyecek. Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu'nun verdiği bilgiye göre Türkiye'de 100 bin civarında ticari taksi bulunuyor. K belgesine sahip kamyon ve kamyonet sayısı 600 bin, şehir içinde hatlı minibüsler 150 bin ve toplu taşım yapan otobüslerle birlikte toplam ticari araç sayısı 1.2 milyona kadar çıkıyor. Ancak ÖTV indiriminden kaç aracın yararlanacağı uygulama başladıktan sonra ortaya çıkacak. Halen otobüslerden yüzde 1, midibüslerden yüzde 4 ve minibüslerden yüzde 9 ÖTV alınıyor. Piyasa fiyatı 200 bin lira olan bir otobüsten yüzde 1 ÖTV, yüzde 18 KDV alındığı düşünüldüğünde; otobüs sahibi toplamda 2 bin liraya yakın bir vergi avantajına kavuşuyor. Fiyatı 100 bin liradan minibüs alan esnafın (ÖTV yüzde 9) vergi kazancı 8 bin 250 lira; midibüs alanın (ÖTV yüzde 4) kazancı ise yaklaşık 4 bin lira oluyor.
Hürriyet

En Değerli 10 Şirket Borsanın Yarısı
Borsa İstanbul 2016'nın ilk yarısında dalgalı bir seyir izlemesine rağmen şirketlerin piyasa değeri yükseldi. 31 Aralık 2015 sonu itibarıyla Borsa İstanbul'daki şirketlerin toplam piyasa değeri yaklaşık 555 milyar lira düzeyinde gerçekleşti. Bu rakam 30 Haziran 2016 sonu itibarıyla da 40 milyar lira artarak 595 milyar liraya çıktı. Söz konusu artışa en büyük katkı, piyasa değeri açısından ilk 20'de bulunan şirketlerden geldi. Buna göre borsanın en büyük 20 şirketinin piyasa değeri ilk yarıda 29 milyar 417 milyon lira yükseldi. Böylece toplam borsa değerindeki artışın yüzde 75'ini, ilk 20'de bulunan şirketler karşılamış oldu. Geçen yılın sonu itibarıyla en büyük 20 şirketten 15'i, ilk yarıda değerine değer kattı. Aynı dönemde 4 şirketin piyasa değerinde erime yaşanırken, 1 şirket listeye girdi, 1 şirket de listeden çıktı. İlk 10 şirketin ise 240 milyar TL toplam değer ile borsanın yarıya yakınını oluşturduğu görüldü. Piyasa değeri artanlar Garanti Bankası, Koç Holding, Akbank, Turkcell, Türk Telekom, Enka, Sabancı Holding, BİM, Yapı ve Kredi Bankası, Efes, Ereğli Demir Çelik, Ford, Emlak Konut, Vakıfbank ve Tofaş oldu. İlk yarıda piyasa değeri 6 milyar 120 milyon lira daha artan Akbank değer artışında zirvenin sahibi olurken; hemen ardından yaklaşık 5.5 milyar lira ile Koç Holding, 3.6 milyar lira ile Ereğli Demir Çelik geldi. Piyasa değeri azalanlar ise İş Bankası, TÜPRAŞ, Finansbank ve Halk Bankası oldu. Geçen yılın sonunda yapılan listede yer alan THY, ilk yarının sonunda çıkarken; yerine Arçelik girdi. Uzun dönem "en değerli" olan Garanti Bankası ise bu dönemde koltuğunu Akbank'a kaptırdı. Borsa İstanbul'un 2016 haziran sonu itibarıyla en değerli 20 şirketinin 7'sini bankalar oluşturdu.
Türkiye

'Müjde Paketi' Çok Beğenildi
Müstakil Sanayici İş Adamları Derneği (MÜSİAD) Başkanı Nail Olpak, önceki gün Başbakan Binali Yıldırım tarafından açıklanan Ekonomik Müjdeler Paketi'nin, iş alemini yakından ilgilendiren önemli maddeler taşıdığına işaret ederek, "Bu paket, bir anlamda iş dünyasına bir bayram hediyesidir" dedi. Olpak, yaptığı açıklamada, şehit yakınlarının kamuda işe alımının kolaylaştırılması, araç alımı ile ilgili kolaylaştırıcı düzenlemeler ve terörden etkilenen KOBİ'lere kredi imkanı sunulacak olması ile terörün yaralarının sarılması yönünde atılacak adımların, gerek toplum gerekse iş alemi olarak kendilerini daha güzel günlerin beklediğinin işareti olduğunu belirtti. Olpak, şunları kaydetti: "MÜSİAD olarak, başta taşınabilirlerin teminat olarak gösterilebilmesi, damga vergisine yönelik kolaylaştırıcı düzenlemeler, ihracatçıya yeşil pasaport verilmesi, turkuaz kart, şirket kurmanın yanında tasfiyesinin de kolaylaştırılması, imalatçı KOBİ'lerin kredi faizlerinin karşılanması ve yerli makina alımı için faizsiz kredi, Eximbank kredilerinde yeni düzenlemeler, düşünülen yatırım teşvik sistemi, çek kanunu, varlık barışı gibi iş ve ticaret hayatında atılan önemli adımlardan memnuniyet duyuyoruz."
Milliyet

Esnafa 1.2 Milyarlık Sıfır Faizli Kredi
Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, esnaf ve sanatkarlara sağlanan kredi desteklerinin önemli olduğunu belirterek "Esnaf ve sanatkarlarımıza sağladığımız kredi ve destek sistemimiz Sayın Cumhurbaşkanımızın 'Faiz oranlarını düşürün, esnaf kardeşlerimize sıfır faizli kredi verilsin' talimatlarıyla bugün çok iyi bir noktaya ulaşmıştır. Bu kapsamda 24 Haziran 2016 tarihi itibari ile 45 bin 32 esnaf ve sanatkarımıza 1 milyar 258 milyon Türk Lirası sıfır faizli kredi kullanma imkanı sağlanmıştır" dedi. Esnafın kredi ve finansman şartlarının iyileştirilmesine yönelik çok sayıda düzenleme yapıldığına dikkat çeken Bakan Tüfenkci, 2002 yılında yüzde 20.33 olan faiz sübvansiyonunun 2016 yılında yüzde 50 olduğunu kaydetti. Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri (ESKKK) ile üst kuruluşları için yapılan kesintilerin 2002 yılında yüzde 19 iken 2014 yılında yüzde 3'e düştüğüne dikkat çeken Tüfenkci "Kredi üst limitleri 2002 yılında 5 bin TL iken, 2014 yılında 75 bin ila 150 bin TL'ye çıkarılmıştır. 2002 yılında esnaf ve sanatkarlarca ödenen faiz oranı yüzde 47 iken, günümüzde esnaf ve sanatkarlar bir yıldan kısa vadeli kredilerde yüzde 4 faizle, vadesi bir yıldan uzun vadeli kredilerde ise yüzde 5 faizle kredi kullanmaktadır. Esnaf ve sanatkarlara 2002 yılında Halk Bankası'ndan ESKKK kefaletiyle kullandırılan kredilerin tutarı 153 milyon iken bu tatar Mayıs 2016 sonu itibarıyla 19 milyar TL'ye çıkarılmıştır" diye konuştu. Star'a değerlendirmelerde bulunan Gümrük ve Ticaret Bakanı Tüfenkci "Esnaf ve sanatkarlarımızın TESKOMB'a olan borçlarının temerrüt faizini siliyoruz. Kalan borca da yeniden yapılandırma imkanı getiriyoruz. 110 bin esnafımızın 392 milyon liralık temerrüt faizinin tamamını siliyoruz. Yanı esnafımız borcunun anaparasını ödemeyle yetinecek. Ayrıca ana borcu yeniden yapılandırabilecek" diye konuştu.
Star

'Türkiye-Rusya-İsrail İşbirliği Enerjide 'Akım'ı Başlatacak'
Brüksel Carnegie Enstitüsü Enerji Uzmanı David Livingston, Rusya ile Türkiye arasındaki yakınlaşmanın Washington açısından sürpriz olduğunu ifade ederek "Aslında iki ülkenin birbirine enerji, politika ve ekonomi olarak ihtiyaç duyduğu göz önüne alınırsa yaşanan gelişmeler sürpriz olarak değerlendirilmemeliydi" diye konuştu. Kremlin'e yakın Rus kaynakların Türk Akımı projesinin yenilenmiş haliyle gündeme geleceği konusunda sinyaller verdiğini belirten Livingston, şöyle devam etti: "Bence önümüzdeki haftalarda Türk Akımı ya da ona benzer bir Türk boru hattı projesi duyacağız. Rusya için Türk Akımı'nın itibarını arttırmak Kuzey Akım-2 projesinin onaylanmasına daha az ihtiyaç duyduklarını gösterecek bir adım olacaktır" dedi. Livingston "Rusya'nın doğalgazda kullanmadığı ciddi bir kapasite var ve bu da Türk Akımı'nı beslemek için kullanılabilir. Bu kapasite hem Rusya içerisinde yerel kullanıcılar için kullanılabilir, hem de kalan kısmı hızlıca göndermek için aktif hale getirilebilir" diye konuştu. Livingston, İsrail ile Türkiye'nin yakınlaşmasının Rusya'yla yapılan görüşmelerle paralel ilerlediğini hatırlatarak, "Eğer Rusya, Türkiye ve İsrail arasındaki işbirliği kuvvetlenirse ki bence bu kesinlikle ekonomik mantığa uygun olarak desteklenmesi gereken bir gelişme, Türk Akımı ile ilgili görüşmeler çok da uzak değil" dedi.
Star

DÜNYA

İncirlik Heyecanı
TRT Haber'de önceki gün IŞİD'e karşı Rusya ile işbirliği yapılabileceğine dair açıklamaları İncirlik Üssü'nün bu ülkeye açılabileceği şeklinde yorumlara yol açan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu dün yanlış anlaşıldığını söyledi. Ancak İngiliz Reuters haber ajansı da dün sabah geçtiği haberinde, "Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu İncirlik hava üssünün Rusya'nın kullanımına açılabileceğini ve bu konuda Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile mutabık kaldıklarını söyledi" ifadelerini kullandı. Çavuşoğlu'nun önceki günkü açıklamaları ise Rusya'da olumlu yankılandı. Konuyla ilgili Moskova'nın yaklaşımını ortaya koyan ilk açıklamayı Rusya Parlamentosu Savunma Komitesi Başkan Yardımcısı Andrey Krasov yaptı. Rus resmi RIA ajansına öneriyi değerlendiren Krasov, "Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu'nun yaptığı İncirlik teklifi Ankara'nın gerçekten teröre karşı ortak mücadeleye hazır olduğunu gösteriyor. Böyle öneriler ancak selamlanır" dedi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in Basın Sözcüsü Dimitri Peskov da, "Türkiye'nin İncirlik Üssü'nü kullanma teklifini siyasi ve askeri açıdan inceledikten sonra Ankara'ya cevabımızı vereceğiz. Şüphesiz normalleştirme sürecini olumlu etkileyecek bir adım" dedi. Bu arada Rusya Jeopolitik Konular Akademisi Başkanı Konstantin Sivkov ise, "Rus Hava Kuvvetleri'ne ait savaş uçakları Türkiye'nin İncirlik Hava Üssü'ne inerse bu Rusya açısından muazzam bir jeopolitik zafer kazanıldığının göstergesi olur" görüşünü savundu.
Hürriyet

Hem Sünniler Hem Şiiler Hedef
Suudi Arabistan'da dün arka arkaya Cidde, Katif ve Medine kentlerinde dört patlama meydana geldi. Eşgüdümlo olduğu tahmin edilen saldırıları henüz üstlenen olmadı. Ancak başşüpheli IŞİD. Dün ilk intihar saldırısı haberi günün ilk saatlerinde Cidde'den geldi. ABD konsolosluğunu hedef alan intihar saldırısı son anda engellenirken, İçişleri Bakanlığı olayda intihar saldırganının öldüğünü iki de polisin yaralandığını açıkladı. Akşam saatlerinde ise Şiilerin yoğun olarak yaşadığı Katif kentindeki Farac el-Umran Cami yakınında önce bomba yüklü bir araç patladı ardından cami yakınlarında intihar saldırısı düzenlendi. Olayda intihar saldırganı dışında ölen ya da yaralanan olmadı. Katif'in hemen ardından Medine'de Hazreti Muhammed tarafından inşa edilen ve Hazreti Muhammed'in mezarının da içinde bulunduğu Mescid-i Nebevi (Peygamber Cami) yakınlarında patlama meydana geldi. İçişleri Bakanlığı, polislerin Mescid-i Nebevi'ye gitmekte olan bir kişiden şüphelendiğini, bu kişinin polis tarafından durdurulmadan önce üzerindeki bombayı patlattığını bildirdi. Bakanlık açıklamasında saldırıda 4 polisin öldüğü belirtildi. Saldırının ardından bölge güvenlik güçleri tarafından kordon altına alınırken, olay yerine çok sayıda ambulans gönderildi. Öte yandan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da patlamaların ardından Suudi Arabistan Kralı Selman ile telefonda görüşerek 'menfur terör saldırılarını' kınadı. IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi, Nisan 2015'te yayınlanan konuşmasında militanlarına Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar düzenlemeleri talimatı vermişti. Bu çağrının ardından ülkede özellikle Şiileri ve güvenlik güçlerini hedef alan saldırılar düzenlendi. IŞİD'in Suudi Arabistan'da geniş bir tabanı olduğu tahmin ediliyor. Irak ve Suriye'de, IŞİD ve benzeri cihatçı gruplara 6 bin 500'den fazla Suudi Arabistan vatandaşının katıldığı tahmin ediliyor.
Hürriyet

Avrupa'da Ingilizce Egemenliği Sarsılıyor..
Britanya halkının, 23 Haziran'da düzenlenen referandumda Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı alması, birçok ekonomik ve sosyal etkinin yanı sıra İngilizce'nin AB içindeki geleceğini tehlikeye attı. Britanya'nın, AB ile müzakerelerin ardından Birlik'ten tamamen çıkmasıyla İngilizce'nin resmi dil olduğu AB ülkesi kalmayacak. Brexit nedeniyle öfkeli olan bazı AB ülkeleri, İngilizce'nin resmi diller statüsünden derhal çıkarılması gerektiğini savunuyor. AB içindeki ülkelerin sadece bir resmi dil bildirme zorunluluğu bulunurken, İngilizce konuşulan Malta'nın 2004 yılında üye olduğu sırada resmi dilini Maltaca olarak bildirmesi nedeniyle, Brexit'in ardından AB'de resmi dili İngilizce olan başka bir ülke kalmayacak. AB'ye 1973 yılında üye olan İrlanda, kendi ulusal dili olan İrlandaca'yı (Gaelik) tercih etmişti. İsveç, Finlandiya ve Avusturya gibi ülkelerin 1990'lar itibariyle AB'ye üye olmaya başlamasından önce Fransızca, AB'nin başat dili olarak biliniyordu. Yıllar içerisinde İngilizce AB'de egemen dil haline gelmişti.
Milliyet

'Suriyeli Muhalif Gruplar Esad Rejimi Kadar Acımasız'
Uluslararası Af Örgütü (Amnesty International), Suriye'deki rejim karşıtı silahlı grupları, Halep ve İdlib kentlerinde savaş suçu işlemekle suçladı. Af Örgütü'nün dün açıkladığı raporda, El Kaide'nin kolu El Nusra Cephesi, Selefi Ahrar-uş Şam, Nureddin Zinki, Levant Cephesi ve 16'ıncı Tümen gruplarının "adam kaçırma, işkence ve keyfi idam" olaylarına karıştıklarına dikkat çekildi. Suriye rejimine karşı savaşan silahlı grupların Halep ve İdlib'in kontrolünü ele geçirmelerinden sonra, bu kentlerde kendilerine karşı yapılan eleştirileri engellemek, dini ve etnik grupları cezalandırmak için uyguladıkları baskıcı yöntemler, bölge sakinlerinin ifadeleriyle aktarıldı. İdlib kentinde yaşayan bir hukukçu yaşadıklarını, "Başlangıçta Suriye rejiminin adaletsiz yönetiminden kurtulduğum için sevinmiştim; ancak, şimdi durum eskisinden daha da kötü" diye anlattı. Af Örgütü'nün Ortadoğu ve Kuzey Afrika programı direktörü Philip Luther, "Suriye'de barış görüşmelerine katılan, aralarında ABD, Katar, Türkiye ve Suudi Arabistan'ın da olduğu Uluslararası Suriye'ye Destek Grubu (ISSG) silahlı grupların bu saldırı ve tecavüz olaylarını engellemek ve savaş kurallarının uygulanması için baskı yapmalı. Ayrıca savaş suçu işleyen bu gruplara başta silah gönderilmesi olmak üzere her türlü desteği de durdurmalılar" dedi. 16'ıncı Tümen, Suriye'nin Dostları Grubu'ndan TOW anti- tank füzesi alan ilk örgüt olmuştu.
Milliyet

Mafya İçin Çalışan Polisleri İfşa Etti
Seçim kampanyası döneminde, uyuşturucu satıcılarını öldürme vaadinde bulunan Filipinler'in yeni Devlet Başkanı Rodrigo Duterte, polis teşkilatı içindeki 'mafya işbirlikçisi' komutanları kamuoyuna ifşa etti. Önceki gün Filipinler Hava Kuvvetleri'nin 69'uncu kuruluş yıl dönümü sebebiyle Clark kentinde düzenlenen törene katılan Duterte, burada yaptığı konuşmada, uyuşturucu patronlarını koruyan 5 üst düzey polisin ismini açıkladı. Duterte'nin açıkladığı listedeki generallerden 2 tanesinin emekli olduğu belirtildi. Aktif görevdeki diğer isimlerin kızağa alındığını kaydeden Duterte, "Şimdilik sadece görevden alındılar ve ifade vermeye çağrıldılar" dedi. Duterte geçtiğimiz aylarda, mafyaya çalışan generalleri, istifa etmemeleri halinde kamuoyuna ifşa edeceğini duyurmuştu. Yeni Filipinler lideri, halka uyuşturucuyla mücadele için mafya üyelerini öldürme çağrısı yapmıştı.
Vatan

Organları İçin Öldürülüyorlar
Avrupa'ya geçmeye çalışan Afrikalı göçmenlerin, insan kaçakçılarına talep ettikleri ücretleri ödeyememeleri durumunda organ mafyasına satıldıkları öne sürüldü. İngiliz The Times gazetesine konuşan eski insan kaçakçısı Eritreli Nouredin Atta, göçmenlerin organlarının alınması için 15 bin dolara Mısırlılara satıldığını söyledi. İtalyan polisi tarafından 2014'te tutuklanan Atta, Mısırlıların organları termal keselerde taşıdığını itiraf etti. Atta'nın verdiği bilgilerle İtalyan polisi 23 kişiyi daha tutukladı ve Roma'da insan kaçakçılığı ofisi olarak kullanılan bir parfüm dükkanına baskın düzenlendi. Baskında dükkanda ele geçirilen 526 bin Euro'ya da el konuldu. Haberde Atta'nın, 2013 yılında Lampedusa açıklarında 360 göçmenin boğulmasından sonra polisle işbirliğine gittiği vurgulandı. Atta polise verdiği ifadede, "Bana ödeme yapamayanların Mısırlılara verildiği söylendi. Mısırlılar da onları öldürüp organlarını alıyor ve ülkelerinde 15 bin dolara satıyordu. Mısırlılar organları almak için donanımlı geliyor ve organları yalıtımlı torbalarda taşıyor" ifadelerini kullandı. Uluslararası Göç Örgütü'nün verilerine göre Libya'dan kaçanlar insan kaçakçılarına güneydeki Katrun, Sabha ve Kufra gibi kentlerden çölü geçebilmek için 750 Sterlin'e yakın ücret ödüyor. Batı kıyılarına geçmek ve oradan da botlarla Akdeniz'i aşmak isteyenler 800 Sterlin ek ödeme yapıyor.
Vatan

POLİTİKA

Bayram Krizi
MHP'li muhaliflerin toplamaya çalıştığı olağanüstü kurultay yargı süreciyle durdurulurken partide şimdi de 'bayramlaşma' krizi çıktı. MHP Lideri Devlet Bahçeli, geleneksel olarak bayramın ikinci günü genel merkezde saat 14.00'te partililerle bir araya geliyor. Genel başkan adaylarından Meral Akşener de aynı gün aynı saatte, 19 Haziran kurultayının yapıldığı Büyük Anadolu Oteli'nde partilileri bayramlaşmaya çağırdı. Devlet Bahçeli, dün Alparslan Türkeş'in mezarını ziyaretinin ardından partideki gelişmelerle ilgili gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bahçeli'ye, MHP'li muhaliflerin alternatif bayramlaşma programı düzenleyeceği belirtildiğinde şunları söyledi: "Bana gelen bilgilere göre bu Fethullah Gülen örgütlenmesinin taban oluşturmak maksadıyla MHP'ye alternatif bayramlaşma düzenleme gibi bir siyasi oyuna düştükleri bir kez daha görülüyor. Bu oyun da bozulacaktır. Ayrıca bunlar tüzüğümüze göre de yanlıştır ve ihraç sebebidir. Alternatif bayramlaşmayı kabul edemeyiz. Eğer bunu böyle yaparsanız Türkiye'de 34 tane alternatif bayramlaşma çıkar." Bu açıklama üzerine Meral Akşener bayramlaşma saatini dün akşam saatlerinde 16.00'ya alma kararı aldı. Bahçeli, muhaliflerin yeniden imza toplayacağı iddialarına da "İhtiyati tedbir kararı sonuçlanıncaya kadar ne imza toplanır ne kongre yapılır. Toplayabilirsiniz ama anlamı yoktur. MHP'yi tarlada, sokakta korsan davranışlardan sıyırıp, yasal zeminde geleneğine uygun bir tarzda büyük kurultayını yapma sürecine girmek lazımdır. En makul tarih 18 Mart 2018'dir" dedi.
Hürriyet

Kalifikasyon Gücümüz Artar
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin siyaset gündemine damga vuran 'Suriyeli mültecilere vatandaşlık verilmesi' konusuna dün bayram namazı sonrası açıklık getirdi. Erdoğan, Suriyeli mültecilerin içinde kalifikasyonu yüksek pek çok kimse bulunduğunu ve bunların vatandaşlığa alınmasıyla ülkemizin kalifikasyon gücünün daha da artacağını söyledi. Bayram namazını Ataşehir Mimar Sinan Camii'nde kılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a oğlu Bilal Erdoğan, damadı Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, torunu Ahmet Akif Albayrak, İstanbul Valisi Vasip Şahin ile İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş da eşlik etti. Erdoğan, cami çıkışında ve daha sonra Haliç Kongre Merkezi'nde 'İstanbul Bayramlaşıyor' etkinliğinde şunları söyledi:: Bayrama terörle mücadele içerisinde ciddi sıkıntıları yaşayarak girdik. Ama ben her kutlu doğumun sancılı olacağına inanan bir insanım. Bunun da böyle olacağına inanıyorum. Sonu bunun çok çok hayırlı olacak. Ramazanda süren mücadele temposu ramazan sonrası artarak devam edecek. Böylece bu terörün üstesinden kesinlikle geliriz. Terörle mücadelede 600 civarında güvenlik görevlimiz şehit oldu. Ama bizim kayıplarımızın bir vasfı var. Onlar şehit. Peki diğerlerinin durumu ne? Onlar pisi pisine gitti Şu ana kadar 7 bini aşkın teröristi etkisiz hale getirdik. Atatürk Havalimanı'ndaki terör saldırısına ilişkin 30 kişi tutuklandı. Tutuklananlarla birlikte tabi, geleceğe yönelik birçok ipuçları yakalanabilir, alınabilir. Bu alınan ipuçlarıyla birlikte bu işin üzerine üzerine gidilecektir. Bakıyorsunuz Dağıstan'dan var, Kırgızistan'dan var, Tacikistan'dan var. Yani komşu kuzeydeki Kafkas ülkelerinden olanlar ne yazık ki bu işin içerisinde. Olay tabii tamamen DAEŞ çerçevesi içerisinde, onların metotlarıyla yürüyen bir süreç. Konu sıkı bir takipte. Bizler 35 yıldır zaten malum bölücü terör örgütüyle bir mücadelemiz vardı. Şimdi tabi bu özellikle DAEŞ terör örgütü de bir tehdit oluşturduğu için buna karşı, PYD, YPG, bunlara karşı da bir mücadelemiz var. Yani çok farklı cephelerde bu mücadeleyi Türkiye sürdürüyor (Suriyelilere vatandaşlık verilmesi) Suriyeli mültecilerin içinde kalifikasyonu yüksek pek çok kimse bulunuyor. Bu insanların Türkiye'de değerlendirilme imkânı var. Ortak değerlerimiz olan bu insanlardan hem biz istifade ederiz, hem de onların insani olmayan koşullarda yaşamasını ortadan kaldırmış oluruz. Onun için Kilis iftarında daha sonra konuşmamda ifade etmiştim; yani biz artık veren eliz, alan el değiliz. Dolayısıyla hem veren el olan, hem de kardeşlik duyguları çok yüksek olan bu milletle, bu halkla bu şekilde bir adımı atmak, ülkemizin bana göre kalifikasyon noktasındaki gücünü daha da artıracağı gibi, bu tür insanları böyle çadır kamplarda, konteyner kentlerde veyahut da böyle ilkel yerlerde onlara ev sahipliği yapmayı doğru bulmadık. Bunu birçok kez hükümetimizle de değerlendirmelerini yaptık ve böyle bir adımın atılması için her türlü tedbiri alarak bu adımları atmayı uygun buluyoruz. Dikkat ediyorum, bunların içerisinde kalifiye olan birçok insana Batı ülkeleri kapıları açıyor. Biz tabii kapıyı açmayınca onlar oralara gitmek durumunda kalıyor. Biz almayalım da İngiltere'ye, Kanada'ya, şuraya, buraya mı gitsinler? Ama biz bunu çok daha dikkatli bir şekilde, hatta belli illerimizde organize sanayi bölgelerinde bunların gücünden istifade edeceğiz, onlar da bu sıkıntılı yaşam koşullarından kurtulmuş olacaklar. Rusya ve İsrail'le atılan adımların çerçevesi farklı, öbür tarafta Mısır'ın çerçevesi farklı. Bizim Mısır halkıyla herhangi bir sorunumuz yok. Mısır'daki sorun, yönetimle olan sorundur. Özellikle liderle olan sorundur. Yani burada böyle çakma tabir edebileceğim kararlarla idama mahkûm edilen, müebbet hapse mahkûm edilen insanlar var. Mursi ve arkadaşlarına karşı alınan bu kararların hepsi tamamıyla masa üstüdür ve suflörü olan kararlardır. Böyle bir zulme 'evet' dememiz mümkün değil. Çünkü bizim ilkemiz; zulme rıza zulümdür. Biz buna katlanamayız. (Rusya Devlet Başkanı Putin'le bir görüşme takviminin olup olmadığı sorusuna) Dışişleri Bakanımızın Sayın Lavrov'la Soçi'de yaptığı görüşmeye göre bu ay sonu veya ağustos ayı içerisinde, yani G-20 öncesi bir görüşme durumu söz konusu olabilir, daha kesin değil.
Milliyet

'Hedefimiz Kardeşliği Büyütmek'
Başbakan Binali Yıldırım, "Göreve gelince, 'dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız' dedik. Bunu çok anlayamadılar Bundan sonra hedefimiz dostlarımızın sayısını daha da artırmak, kardeşlik halkasını daha da büyütmek olacaktır" dedi. Başbakan Yıldırım bayram namazını Eyüp Sultan Camii'nde kıldı, öğle saatlerinde eşiyle birlikte Bahçelievler'deki Şeyh Zayed Sevgi Evleri ve Çocuk Yuvası ile Bahçelievler Huzurevi Yaşlı Bakım Rehabilitasyon Merkezi'ni ziyaret etti. Başbakan daha sonra seçim bölgesi İzmir'e giderek Ak Parti İzmir İl Teşkilatı'nın bayramlaşma törenine katıldı. Yıldırım özetle şunları söyledi: Bayramlar öyle müstesna günlerdir ki, hep kardeşlik konuşulur. Etrafımıza bir bakalım, İlişkilerimizde neredeyiz? Nereye geldik? Göreve gelince, 'dostlukları artıracağız, düşmanlıkları azaltacağız' dedik. Bunu çok anlayamadılar. Bu coğrafya zor ve sorunlu bir coğrafya. Bu sorunların üstesinden gelebilmek için Türkiye'nin güçlü olması lazım. Rusya ile normalleşmeye geçtik. Yine İsrail ile devam eden sorunumuzu da bir mutabakatla sona erdirdik ve Gazze'de insanlık dramı yaşayan kardeşlerimizin imdadına yetiştik. Bundan sonra hedefimiz dostlarımızın sayısını daha da artırmak, kardeşlik halkasını daha da büyütmek olacaktır. Bu yolda da emin adımlarla ilerliyoruz. 79 milyon vatan evladını kardeş yapacağız. Ayrı gayrı yok. Biz birlikte Türkiye'yiz. Onun için ayrılıklarımızı zenginliğimiz olarak göreceğiz. Asla ve asla birbirimize karşı 'öf' bile demeyeceğiz. Türkiye'yi bölmeye çalışanlar var. Milletimiz rahat olsun. Türkiye'de terörü ülkenin gündeminden çıkarmaya karar verdik. Şehirleri temizledik, şimdi de kırsalı temizliyoruz. Bu teröristlerin, eli kanlı canilerin sırtını sıvazlayanları da biliyoruz. Onları da takip ediyoruz. ("Vur vur inlesin paralel dinlesin" tezahüratları üzerine) Paralel yamuldu, dinleyecek hali mi kaldı. Paralel yamuldu, yamuldu. Hiç merak etmeyin, hiç kimse Türkiye devletiyle bilek güreşi yapamaz. Ne paraleli ne bölücüsü, hepsinin defterini dürmek boynumuzun borcudur. İzmir'in de artık İstanbul ile yarışır durumda olması gerektiğini söyleyen Yıldırım "Bana verdiğiniz bu sorumluluğu, bu başbakanlık sorumluluğunu İzmir'e yakışır şekilde yapmak için ne gerekirse yapacağım. İzmir'in sorunlarını teker teker sona erdireceğiz" dedi. Yıldırım, bir partilinin İzmir'e de "Sultan Alparslan Köprüsü" istediklerini söylemesi üzerine, "İki yaka arasında öyle mi? Yapacağız yahu, canınız sağ olsun, onu da yapacağız merak etmeyin" dedi.
Milliyet

'İçtüzük Zaman Kaybettiriyor'
Meclis'in çalışma ilkelerini belirleyen TBMM İçtüzüğü'nün değiştirilmesi, bayram sonrasında yeniden gündeme gelecek. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, "İçtüzüğün çok ihlal edildiğini, bazı boşluklardan yararlanılarak yeni teamüller oluşturulduğunu" gördüklerini söyledi. Meclis'in gece saat 21.00- 22.00'den önce mesaiye başlayamadığını, İçtüzüğün grup önerileri ve gereksiz polemiklerle zaman geçirildiği bir usul haline geldiğini savunan Turan, şöyle konuştu: Biz İçtüzük'ten kaynaklı boşluklardan o kadar çok zaman kaybediyoruz ki millet bize artık 'Niye geceleri çalışıyorsunuz?' demeye başladı. Bu İçtüzük'te gündüz kanun yapma imkanı yok. Çünkü gündüz sadece grup önerileri, usul tartışmaları ve birtakım gereksiz idari işlerle saatler kaybediliyor. Her saatin bir ekonomik karşılığı var. Bu nedenle Meclis'in öncelikli görevlerinde olup değişmesi gerekiyor. Umut ederim Meclis kapanmadan tüm partiler bir araya gelip ortak adım atarlar. İlgilisinin bile dinlemediği evrakları saatlerce okumayı engelleyip bir an önce daha iyi sonuçlar alacak çalışmayı yaptıracak bir İçtüzük hazırlama görevimiz var.
Vatan


SPOR

Milli Takım'ın Rio Olimpiyatları yolu kahırlı başladı Ergin Ataman'ın öğrencileri, Filipinler'deki olimpiyat elemelerinin ilk sınavında Kanada'ya 77-69'la teslim oldu. Maça hücumda düşük yüzdeyle başlayan 12 Dev Adam, 4 dakikayı 10-5 mağlup tamamladı. Sinan etkisiyle bir ara toparlanır gibi olan Devler, çeyrek sonu ise Philip Scrubb'ın son saniye üçlüğüyle 21-17 gerideydi. İkinci yarıda da oyunu istediği gibi yönlendiren Kanada, 5 dakikayı 30-22 ile geçti. Türkiye, odaya da 39-30 mağlup girdi. İKİNCİ yarıda da düşük şut yüzdesiyle başlayan ve oyuna girmekte zorlanan ay yıldızlılar, ilk 6 dakikayı 50-34'le geride geçti. 8-0'lık seri yakalayan Türkiye, Sinan'ın çabalarına rağmen final çeyreğine de 59-47 mağlup gitti. Son periyotta da kabullenmiş görüntüsünden kurtulamayan millileri Melih'in geç gelen üçlükleri de kurtaramadı. Ay yıldızlılar Kanada'ya 77-69 kaybederek, 'yarı finalde Fransa'dan kaçma' hesabını da tutturamadı.
Hürriyet

Stoper ve sol bek transferinde henüz istediği adımları atamayan Beşiktaş Yönetimi diğer taraftan sürpriz biçimde zam talebinde bulunan sözleşmeli oyuncusu Jose Sosa ile kıran kırana pazarlık yapıyor. Yıllık 1 milyon 600 bin euro garanti para ve maç başına 10 bin euro alan Arjantinli oyuncunun zam isteğine önce soğuk bakan sonra yıllık 200 bin euro zam yapmayı kabul eden siyah-beyazlı yönetim, Sosa'nın 2 milyon euro istemesi üzerine frene bastı. Geçen sezon oynadığı futbolla şampiyonluğa çok önemli katkıda bulunduğu için yönetimden zam talebinde bulunan Jose Sosa'nın yıllık 1 milyon 800 bin euroluk kontrat yerine mevcut sözleşmeyi senelik net 2 milyon euroya çıkarmak istediği öğrenildi. Ücretine istediği zam yapılmaması durumunda başka bir takıma gitmeyi düşünen Arjantinli oyuncu ile yapılan pazarlıkların sonuç vermemesi halinde Sosa'nın, yeni sezon hazırlıklarına katılmaması bile söz konusu olabilecek. Gökhan Gönül transferinde harcanan paraların, takım içerisindeki dengeleri bozduğunu da düşünen siyah-beyazlı yöneticiler kamp öncesinde tüm bu krizleri aşmaya çalışacak. Jose Sosa'nın yanı sıra takımdan ayrılmak isteyen Atiba'ya da iyileştirme yapmayı planlayan yönetim kurulu, özellikle orta sahanın omurgası olan Sosa-Atiba-Oğuzhan üçlüsünü bozmamaya gayret ediyor.
Milliyet

Galatasaray'da yönetimin, gördükleri kartlar nedeniyle 14 futbolcuya kestiği ağır cezalar isyana yol açtı. Ülkesinde yaptığı açıklamalar sonrası 600 bin eurosu kartlar, 150 bin eurosu da kampa katılmadığı için 750 bin euro ceza kesilen Sneijder'in ardından tüm oyuncular bu cezalara ortak tepki koymayı kararlaştırdı. Kendi aralarında yaptıkları değerlendirmelerin ardından yabancı futbolcuların FIFA'ya, yerli oyuncuların ise Futbol Federasyonu'na başvuracakları öğrenildi. Yönetimin, yıllık ücretlerlerinde indirime gitmedikleri için böyle bir uygulamayı devreye soktuğuna dikkat çeken 14 ismin, kontratlarında kesinlikle indirim yapmayı düşünmediği belirtiliyor. Cezanın ardından oğlu Xess Xava'nın vaftizini bahane göstererek kampa katılmayan ve kulüp aramaya başlayan Sneijder'in ardından Muslera'nın da G.Saray'la ipleri kopma noktasına getirdiği ortaya çıktı. Cezayı öğrenen Uruguaylı eldivenin, "Takımın iyiliği için o kartları gördüm. Gitmemi istiyorlarsa açık açık söylesinler" şeklinde isyan ettiği bildirildi.
Star

Kanarya turnayı gözünden vurdu. Fenerbahçe'nin ikinci bombası Roman Nesutadter, kelimen tam anlamıyla bir pas ustası. Stoperde görev yapan 28 yaşındaki oyuncu kesiciliğinin yanı sıra topu oyuna sokmadaki ustalığı ve pas becerisiyle, savunmanın yanında takımına hücum için de ekstra bir güç kazandırıyor. Bir savunma oyuncusuna göre çok iyi pas yapabilen ve bu nedenle oyunun savunmadan kaliteli bir şekilde kurulmasını sağlayan tecrübeli stoper, yüzde 89 pas isabet oranıyla oynadı. Bu alanda Schalke 04'ün en başarılı ikinci oyuncusu olurken, pasları kısa değil, aksine ortalaması 21 metre olan ve oyuna derinlik katan paslardı. Neustadter'in paslarının yüzde 38'i uzun paslar oluşurken, yüzde 21'i direkt hücuma yönelikti. Tek pasla takım arkadaşlarına gol pozisyonu hazırlayan Rus yıldız, Bundesliga'da pas yüzdesinde en iyi ikinci stoperi olurken geçen sezonki 30 maçında 3 hata yaparak dikkat çekti. 1.90 boyundaki oyuncu az kart görmesiyle biliniyor.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme