9 Temmuz 2016 Cumartesi

09.07.2016 Genel Gündem



09.07.2016

GÜNDEM

Türk Askerine Ateş Ettim
Diyarbakır'da HDP mitingine yapılan bombalı saldırının soruşturma dosyasında, İçişleri Bakanlığı'nın "kırmızı liste"sinde yer alan IŞİD'in sınır emiri İlhami Balı'nın Türk askerine ateş ettiğine ilişkin telefon konuşma kayıtları yer aldı. Kobani'de çatışmaların olduğu 6 Şubat 2015'te yapılan görüşmede İlhami Balı konuştuğu kişiye Kürt güçlerinin yaklaştığı, bazı kişilerin eşlerini alarak kaçtığı haberlerinin geldiğini söyledi. Dosyada yer alan görüşme kaydı özetle şöyle: 3 Nisan 2015'TE IŞİD'in Türkiye'deki elemanlarına maaş ve ev kirası gönderdiğine ilişkin görüşme: İsmail : 4 bin 500 dolar sadece maaşlar yatıyor. 500 dolar kiralara denk geliyor değil mi? İlhami : Ben sana 4 bin 500 dolar gönderdim. Maaşlar, 500 dolar da ev kirası İsmail : 500 dolar ev kirasına yetmiyor İlhami : 500 dolar gönderiyordum, yetiyordu. Şimdi dolar yükseldi, nasıl yetmiyor? İsmail : Ev kirası arttı. Maaştan ekleme yapıyorduk. 500 lira Ebu Furkan'ın, 350 Abdullah'ın, 375 benim, 250 Talha'nın, 450 Osman'ın. İlhami : Duydum ki paranız bitmiş. Maaşlarınızla beraber hallediyorum. 4 Nisan 2015'te sınırda yakalanan kişilerle ilgili İlhami Balı ve kaçakçı Hüseyin Hano konuşuyor: Hüseyin: Gelenler Antep'ten, arkalarından buraya kadar gelmiş. Jandarma'ya gidiyorlar. İlhami: Az az gelmelerini söyledim. Anlamıyorlar. Hiç üzülmedim. Hepsi Türk yakalananların. Hüseyin: Yolu da açık ediyorlar. Kendilerinin derdinde değiliz. Yol berbat oluyor. 23 Nisan günü sınırdan geçerken yakalanan IŞİD'lilerle ilgili konuşma: İlhami: Tel Ahmar'dan biri benim elime geçsin, kafasını keseceğim. Eğer oraya iki tane bomba atmazsam şerefsizim. Sen bana desen asker olmadığını ben 12 kişi birden getirtmem. Özbekistan'dan gelmiş, Türkistan'dan gelmiş. Bin metre kala adamı yakalat. Sizin hatanız var. Yol sağlam değilse getirtmeyin. Getirtme, Antep'te onlara bakacak yerim, ekmeğim, param var. Ben bakarım onlara. Balı'nın yaralı geçişi sırasında sorun yaşayan Bilal isimli kişi ile yaptığı 12 Mayıs tarihli görüşme: Bilal: Tren hattındayım. Bir yaralı var. Türk askeri bırakmıyor, müdahale etti İlhami: Asker izin vermiyorsa ne yapayım? Askerin kafasına sıkayım mı? En son bunu yapacağım. Sadece biz değil, her taraf kapalı. Geleyim oraya. Türk askerine ben sıkarım. Kayıtlarda Balı'nın Türkiye'ye geçmek için gümrük idaresine gelen bir ailenin kızı ile ilgili konuşmaları şöyle yer aldı: İlhami : Kızın böyle giyimi olamaz. İslam devletinde böyleyse Türkiye'de çıplak gezerler. Yahya : Ben kendilerine dedim. 'Yüzümüz açık değildi. Burundan yukarı sarmıştık. Sadece gözlerimiz açıktı' dediler. İlhami : Yüzü değil, her tarafı meydandaydı. İlhami Balı'nın Türk askerine ateş ettiğini söylediği konuşması da dosyada. HDP mitinginde patlamanın olduğu 5 Haziran tarihli konuşmalar şöyle; Ebu Hişam: Türkleri vurmuşsun? İlhami: Biz yaralıları sınırdan almak için gittik. Küfür ettiler. Bize yanlış yaptı, biz de ateş ettik. 16 Haziran günü İlhami Balı'nın Suriye'ye gelen önemli kişiyle ilgili yaptığı konuşma: İlhami : Senin yanında beklesinler. Babamın oğlu gelse verme. Senden ayrılmak isterlerse kafalarına sık. O kadar önemli anladın mı? Kefili benim. Sonra söylerim sana."
Hürriyet


Aym Yolu Açık
Türk yargı sisteminde şu anda iki dereceli yargılama modeli uygulanıyor. Yerel mahkemelerin üzerinde Yargıtay ve Danıştay olmak üzere iki temyiz mahkemesi var. Temyizden geçip kesinleşen kararlar bireysel başvuru yoluyla AYM'ye taşınabiliyor. 20 Temmuz'da ise ara-üst mahkeme sıfatıyla istinaf mahkemeleri devreye girince üç dereceli yargılama modeline geçilmiş olacak. 5 yıl ve altında ceza öngören davalar istinaf mahkemelerine gidip burada kesinleşecek. Ancak 5 yıl üstü cezalar için yerel mahkeme, istinaf ve Yargıtay olmak üzere 3 aşama olacak. Hürriyet, yeni yargı düzenini soru cevaplarla aktarmaya devam ediyor. İstinaf mahkemelerine gidecek dosyalar için bir tarih var mı? Evet var. 20 Temmuz öncesinde verilen tüm mahkeme kararlarına istinaf yolu kapalı olacak. Ancak karar tarihi ne olursa olsun bir dosyada bir şekilde Yargıtay incelemesi yapılmışsa o davalara her zaman istinaf yolu kapalı tutulacak. Bu dosyalar Yargıtay ve Danıştay'da temyizden geçirilerek sonuçlandırılacak. BAM ve BİM'ler nerelerde kuruldu? HSYK 1. Dairesi, 15 ilde kurulacağı açıklanan Bölge Adliye Mahkemeleri (BAM) sayısını 7'ye, 8 ilde kurulacağı duyurulan Bölge İdare Mahkemeleri (BİM) sayısını da 7'ye düşürdü. Bu kararda, mahkemeler arası içtihat farklılıklarının önüne geçilmesi ve ihtisaslaşmanın sağlanması hedefi etkili oldu. HSYK yetkilileri ihtiyaca göre bu kararın ilerleyen zamanda gözden geçirilebileceğini söyledi. BAM'lar Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Gaziantep, Erzurum ve Samsun'da; BİM'ler Ankara, İstanbul, İzmir, Konya, Gaziantep, Erzurum ve Samsun'da faaliyete geçecek. Hangi istinaf modeline geçildi? 'Dar istinaf' modeli. Dar istinaf modeli ne demek? Türkiye'de yargılamanın tekrarı anlamında 'geniş (tam) istinaf' modeli kabul edilmedi. 'Dar (sınırlı) istinaf' modeli getirildi. Önlerine gelen dosyalarda yargılamayı tekrar etmeyecek, kural olarak duruşma yapıp delil değerlendirerek, hem maddi hem hukuki denetim yapacaklar. İstinafta kesinleşen dosyalar Yargıtay ve Danıştay'a gidecek mi? 5 yıl ve altı davalarda istinafa gidip, burada kesinleşen dosyalar Yargıtay ve Danıştay'a gitmeyecek. İç hukuk yolları tükeneceği için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuru yolu açık olacak. Temyize konu edilemeyecek dosyalar hangileri olacak? Asliye Ceza Mahkemesi kaynaklı davalar, ilk derece mahkemesince verilen 5 yıl ve altı davalar ile her türlü para cezaları, ilk derece mahkemesinin 5 yıl altı davalarını arttırmayan BAM kararları, müsadere davaları, ilk derece mahkemesince davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına dair kararların yine BAM'ca onanması veya istinaf başvurusunun reddi, 10 yılın altındaki suçlardan verilen beraat kararlarını onayan BAM kararları, istinaf başvurusunun reddi kararı, adli para cezasını gerektiren suçların vasfını değiştirmeyen BAM kararları
Hürriyet

EKONOMİ

Gram Altın 126, 8051-127, 1276     
ABD Doları 2, 8913-2, 8981/ Euro3, 1965-3, 2042/ İngilizSterlini 3, 7454-3, 7559

Rumlar, Rusya'ya Ambargoyu Kaldırdı
Avrupa Birliği'nin (AB) Ukrayna krizi nedeniyle Rusya'ya karşı uyguladığı ambargoyu uzatma kararı, AB içinde çatlağa yol açtı. AB üyesi Kıbrıs Rum yönetiminin parlamentosu, ambargonun kaldırılması yönünde karar alırken, Ukrayna Dışişleri anında protesto etti. 56 sandalyeli Rum parlamentosu dün 33 oyla Rusya'ya uygulanan ambargonun kaldırılması kararı aldı. Başkanlık sisteminin yürürlükte olduğu Güney Kıbrıs'ta alınan karar, hükümete tavsiye niteliğinde, ancak Rum parlamentosunun kararı, Ukrayna ve Rusya'dan anında tepki gördü. Rusya Dışişleri Bakanlığı, Fransa Parlamentosu ve Senatosu'nun 28 Nisan ve 8 Haziran'da benzer tavsiye kararları aldığını, İtalya'da da 4 eyalet parlamentosunun aynı yönde karar verdiğine dikkat çekerek, Rum parlamentosunun kararından Moskova'da büyük memnuniyet duyulduğunu belirtti. Ukrayna'da da açıklama gecikmedi. Ukrayna Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Rum meclisinin kararı protesto edildi ve "Rum milletvekillerinin uluslararası ilişkilerde ve hukukta en temel prensipleri bile anlamadığı anlaşılıyor. Bu karar, saldırgana verilmiş dolaylı destekten öte bir şey değildir. Rum hükümetinden üyesi olduğu AB'nin ambargoyu uzatma kararına saygı duymasını bekliyoruz" denildi. AB, bu ay başında Rusya'ya uygulanan ambargoyu 2017 Ocak ayına kadar 6 ay daha uzatmıştı.
Hürriyet

Prim Borcunda İkinci Şans
Maliye Bakanı Naci Ağbal, vergi ve prim borçlarını geçmişte taksitlendirdikleri halde ödeyemeyen vatandaşlara ikinci bir imkan tanınacağını, taksitlerini ödemeleri durumunda bu kişilerin yeniden sisteme dahil olabileceklerini bildirdi. Ağbal, AA'ya yaptığı açıklamada, 2014 yılının Ağustos ayında çıkarttıkları 6552 Sayılı Kanun ile prim ve vergi borçlarının taksitlendirilmesine imkan sağladıklarını hatırlattı. Bu uygulamayla vergisini, sosyal güvenlik primini süresinde ödemeyenlere 36 aya kadar taksit olanağı getirdiklerini anlatan Ağbal, uygulamadan yararlanan bir grup mükellefin, imkanları olmaması nedeniyle taksitlerini ödeyemediklerini ve haklarını kaybettiklerini söyledi. Ağbal, tekrar sisteme dahil olmak isteyen mükellefler bulunduğunu belirterek, "Vergi ve prim borçlarının yeniden yapılandırılması esnafın epeydir bizden talep ettiği bir konu. Bu talebi karşılamak amacıyla yasal düzenleme yoluna gittik." diye konuştu. Hazırladıkları yasal düzenlemeyle esnafın talebini karşılamanın önünü açtıklarını dile getiren Ağbal, şöyle devam etti: "Yapacağımız yasal düzenlemeyle geçmişte taksitlerini ödemeyenlere bir hak getiriyoruz. Geçmişte ödeyemedikleri taksitleri ödemeleri durumunda bu kişilerin yeniden sisteme dahil olmasına imkan tanınacak ve bundan sonra kalan taksitlerini de ödeyebilecekler. Böylelikle vergi borcundan dolayı, prim borcundan dolayı ödeyecekleri rakam aşağıya gelecek."
Milliyet

İlk 6 Ayda 5500'ü Suriyeli 38 Bin Yabancıya Çalışma İzni
Türkiye'de çalışma için farklı uyruklardan 45 bin 375 kişi Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlık, 38 bin 261 yabancıya çalışma izni verirken, 1395 başvuruyu çeşitli gerekçelerle reddetti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı verilerinden derlenen bilgilere göre, yılın ocak - haziran döneminde Türkiye'de çalışma izni almak için dünyanın dört bir yanından 45 bin 375 kişi başvuruda bulundu. Başvuranlar arasında 6 bin 586 kişiyle Suriyeliler ilk sırada yer alırken, bunu 4 bin 450 kişiyle Gürcistan, 4 bin 100 kişiyle Ukrayna, 2 bin 355 kişiyle Kırgızistan, 2 bin 220 Türkmenistan, 2 bin 101 kişiyle Çin, 1064 kişiyle Özbekistan, 1530 kişiyle Endonezya ve 1455 kişiyle Rusya vatandaşları takip etti. Başvuruları değerlendiren bakanlık, yılın ilk altı ayında 19 bin 900'ü kadın olmak üzere toplam 38 bin 261 yabancıya çalışma izni verdi. Başvurulardan 1395'i çeşitli gerekçelerle red, 4 bin 447'si iade edildi, 1272'si ise henüz karara bağlanmadı. Bakanlığın izniyle 5 bin 502 Suriye, 3 bin 793 Gürcistan, 3 bin 712 Ukrayna, 2 bin 41 Çin, bin 989 Kırgızistan, bin 756 Türkmenistan, 1293 Endonezya, 1221 Özbekistan ve 1213 Rusya uyruklu Türkiye'de çalışmaya başladı. İzin verilen Gürcistan vatandaşlarının cinsiyete göre dağılımı, 3 bin 429 kadın, 364 erkek şeklinde oldu. Gürcü kadınlara çoğunlukla ev hizmetleri, yaşlı ve çocuk bakımı işleri için izin verildi. Geçen yıl 4 bin 49 Suriyeliye verilen çalışma izni sayısı, Geçici Koruma Sağlanan Yabancıların Çalışma İzinlerine Dair Yönetmelik'in yılbaşında yürürlüğe girmesiyle artış gösterdi. Bu yılın ilk altı ayında Suriyelilere verilen çalışma izni sayısı, 2015'in tamamında verileni geçti. Böylece Suriyeliler, çalışma izni sayısında önceki yıllarda ilk sırada bulunan Gürcistan vatandaşlarını geçti.
Milliyet

Elektrik Faturası 25-35 Günlük Olacak
Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yetkililerinden alınan bilgiye göre, elektrik dağıtım şirketlerinin sayaçları periyodik olarak 25 ila 35 günü kapsayacak süreçte okutup işlem yapmasına karar verildi. Böylece elektrik faturalarının 25 günden az 35 günden daha uzun dönemi kapsamayacak şekilde düzenlenmesi esas alındı. Yoğun tüketici şikayetleri üzerine ilgili yönetmelikte değişiklik yapıldığını kaydeden yetkililer, uygulamayla faturaların aylık periyotları kapsayacak şekilde düzenlenebilmesine olanak sağlanacağını belirtti. Mevzuatın gerektirdiği özel haller dışında aynı ay içerisinde birden fazla faturalama yapılmasına engel olacak yeni düzenlemeyle taksitlendirmeler hakkında da yenilikler öngörüldü. Yeni düzenleme, bir yılı geçmemek üzere 3 ay ve üzeri tüketim dönemlerini kapsayan faturalar için tüketicinin talep etmesi halinde vade farksız taksit uygulamasına imkan sağladı. EPDK yetkilileri, küçük miktarlı borçlar nedeniyle tüketiciye açılan davalarda hukuki masrafların mağduriyete neden olduğunu belirterek, bu durumun giderilmesi için yapılan değişiklikler konusunda şu bilgileri verdi: "Yeni düzenleme, zamanında ödenmeyen borçlara ilişkin olarak, uygulamada tüketicilerin çok düşük miktardaki fatura bedelleri için yasal takibe alınıp vekalet ücreti ve icra masraflarının eklenerek mağdur edilmesini de engelleniyor. Şirketler tüketicileri icraya vermeden önce bazı yükümlülükleri yerine getirecek. Şirketlerin tüketiciler hakkında yasal yollara başvurabilmesi ve icra sürecini başlatabilmesi için artık, elektriğin fiilen kesilmesi, sözleşmenin feshedilmesi ve güvence bedelinin borçlara karşılık mahsup edilmesi gerekiyor." EPDK serbest tüketicilik sürecinin sağlıklı işleyebilmesi ve serbest tüketicilerin hak ve yükümlülüklerini daha iyi takip edebilmeleri için de bazı düzenlemeler yaptı. Faturalarda artık hangi kapsamda elektrik tedarik edildiği, taahhüt olup olmadığı, taahhüdün sona erme tarihinin ve kaçıncı ayında bulunulduğu ve taahhüdün bozulmasının ardından cezai ücret veya cayma bedelleri gösterilecek.
Star

Moskova Nazlanıyor
Krizin çözülmesiyle bu yıl 750 bin Rus turist beklenirken charter uçuşlarına henüz izin çıkmadı. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin 30 Temmuz'da Türkiye'ye tur satışı yasağını kaldırmış, charter uçuşlarının düzenlenmesi çalışmaları için de hükümete talimat vermişti. Ancak hem Putin, hem de Başbakan Dmitri Medvedev charter seferlerinin başlaması için Türkiye'den turistlerin güvenliği için ek önlemler alınmasını talep etmişlerdi. Rus basınına göre, bu konuda sonut nasıl bir talepte bulunulduğu ve nasıl adımlar beklendiği konusunda bir netlik bulunmuyor. Moskova'daki genel hava, charter yasağının "otomatik olarak" kalkmayacağı, Türkiye'nin turistlerin güvenliği konusunda "güvence vermesi gerektiği" yolunda. Türkiye Rus turist akını beklerken, Moskova'dan charter seferleri ile bir açıklama daha geldi. Rusya'da turizm bakanlığının muadili olan Federal Turizm Ajansı'nın (Rosturizm) Başkanı Oleg Safonov, şu anda Türkiye'ye charter uçuşlarla tur paketi satışlarının kanunen "geçersiz" olduğunu söyledi. Safonov, "Türkiye'ye charter uçuşlarının kalktığına dair resmi belge açıklanana kadar Türkiye tur paketleri sadece tarifeli seferlere dayanarak satılabilir" dedi. Rusya'dan Türkiye'ye charter seferlerinin başlayabilmesi için önce hükümetin resmi karar ilan etmesi, ardından Rusya sivil havacılık kurumunun izinleri vermesi gerekiyor.
Vatan

Sıra Bankalarda
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) yılbaşından bu yana faizlerde 175 baz puan indirime gitmesinin ardından gözler bankalara çevrildi. TCMB'nin faiz indirimi, tüketici kredilerine bankaların fonlama maliyetlerindeki azalma oranında yansıyor. 175 baz puanlık indirime karşın bankaların mevduat faizlerindeki düşüşün 70 baz puanla sınırlı kaldığı görüldü. TCMB'nin uzun bir aradan sonra üst üste 4 ay faiz koridorunun üst bandını yüzde 10.75'ten yüzde 9'a çekmesi, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin yüzde 9'dan yüzde 8.10 sınırına gelmesini sağladı. Tüketiciler, son 1 yıldır erteledikleri konut, taşıt ya da diğer ihtiyaçlarını satın alabilmek için Merkez Bankasının seri faiz indirimlerini, kredi faiz oranlarında da benzer düşüşlerin gerçekleşebileceği beklentisiyle fırsat olarak görüyor. Piyasalarda da bankaların kredi faizlerini üretim ve reel sektöre yansıyacak şekilde indirmesi bekleniyor. TCMB verilerine göre, 2015 sonunda ihtiyaç kredisi, taşıt kredisi ve konut kredisinde yıllık bileşik faiz oranları sırasıyla yüzde 17.37, yüzde 14.87 ve yüzde 14.07 oldu. TCMB'nin bu yıl faiz indirimi yaptığı Mart'ta faiz, ihtiyaç kredisinde yüzde 18.10, taşıt kredisinde yüzde 16.40 ve konutta yüzde 14.45 seviyesinde bulunuyordu. TCMB'nin 175 baz puanlık faiz indirimi sonrasında kredi faiz oranlarında 60 ila 90 baz puanlık bir düşüş yaşandı. Haziran itibarıyla faiz oranları, ihtiyaç kredisinde yüzde 17.25'e, taşıtta yüzde 15.43'e ve konutta yüzde 13.85'e geriledi. Ancak aylık faiz oranları yüzde 1'in üzerinde kaldı.
Vatan

Doların Havası Söndü
Son yıllarda yatırımcı risk algısındaki ve küresel ekonomideki dengelerin değişmesi, doların özellikle gelişmekte olan para birimleri karşısında güçlenmesini beraberinde getirirken, bu durumun ilk yarıda tersine dönmesi dikkati çekti. ABD Merkez Bankası'nın (Fed) bu yıl gerçekleştireceği faiz artırım sayısına ilişkin beklentiler de giderek azalırken, tüm bunlar gelişmekte olan ülke para birimlerinin dolar karşısındaki performansına pozitif yansıdı. Böylece yılın ilk 6 ayında son yıllardaki doların hakimiyetinin sarsıldığı görüldü. Bu yılın Ocak-Haziran döneminde Brezilya Reali başta olmak üzere, Rus Rublesi, Güney Afrika Randı, Endonezya Rupisi ve Türk Lirası dolar karşısında yüzde 1 ila yüzde 20 arasında prim yaptı. Geçen yıl sonunda 3.9620 seviyesinde bulunan dolar/ Brezilya Reali paritesi, 30 Haziran itibarıyla yüzde 19 gerileyerek 3.2155'e indi. Bu dönemde, ticarette rekabet üstünlüğü sağlamak için düşük para birimi politikasını benimseyen Japonya'da dolar/ yen paritesi yüzde 14.2 değer kaybetti. Dolara karşı güçlenen diğer para birimleri; yüzde 11.3'le ruble, yüzde 7.2'yle ringit, yüzde 4.8'le rand, yüzde 3.8'le rupi, yüzde 2.2'yle Güney Kore Wonu, yüzde 2.1'le İsviçre Frangı ve yüzde 2.1'le de Macar Forinti oldu. Yıla yükselişle başlayan ve sonraki aylarda dalgalı bir seyir izleyen dolar/TL Ocak-Haziran döneminde yüzde 1.5 geriledi. Geçen yıl sonunda 2.9194 seviyesinde olan dolar/TL, bu yıl en yüksek 3.0615'e çıkarken, Fed'in faiz indirimini öteleyebileceği beklentileriyle en düşük 2.7893'ü gördü.
Vatan

DÜNYA

Irak'ta Şii Türbesine Saldırı: En Az 50 Ölü
Irak'ın Selahaddin vilayetinde, Şiilere ait türbenin bulunduğu alanda yerel saatle önceki gece 23.00'te düzenlenen intihar saldırısında en az 50 kişi hayatını kaybetti. En az 65 kişi yaralandı. Saldırıyı IŞİD üstlendi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, saldırılar Şiilerin 10. imamları olarak kabul ettikleri Ali el-Hadi'nin oğlu "Seyyid Muhammed"in Selahaddin'e bağlı Beled ilçesindeki mezarının yer aldığı alana düzenlendi. Teröristlerin üçü kutsal mezarın çevresinde bulunan polis kontrol noktalarında kendilerini havaya uçururken, mezarın içine girmeye çalışan diğer iki terörist, emniyet güçleriyle çatışmaya girdi ve türbenin içine giremeden öldürüldü. Saldırıların ardından Iraklı Şii din adamı Mukteda el Sadr, kendisine bağlı milis gücü Seraya es-Selam'a (Barış Tugayları) bölgeye hareket ederek bölgedeki güvenliği sağlama talimatı verdi. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, "Barış ve kardeşlik duygularının kuvvetlenmesi gereken mübarek Ramazan Bayramı'nda meydana gelen bu menfur eylemi kuvvetle kınıyoruz. Bağdat'ta 2 Temmuz'daki saldırıların yol açtığı trajedinin yaralarının sarılmaya çalışıldığı bu günlerde meydana gelen söz konusu terör saldırısı hepimizi derin üzüntüye sevk etmiştir. Hayatını kaybeden Iraklı kardeşlerimize Allah'tan rahmet, acılı ailelerine ve Irak halkına başsağlığı diliyoruz" ifadesine yer verildi.
Hürriyet

Dünyanın Yüzde 72'si Ondan Memnun
ABD Başkanı Barack Obama'nın iki dönemlik başkanlığı boyunca dünyadaki popülaritesini koruduğu ortaya çıktı. Araştırma Aralık 2015 ve Mayıs 2016 arasında yürütüldü. İngiliz BBC için 18 bin kişi üzerinde yapılan ankete göre 18 ülkede yaşayan insanların yüzde 72'si Obama'nın başkan olarak seçilmiş olmasını olumlu buluyor. Obama'nın birinci başkanlık döneminin sona erdiği 2012'de bu oran yüzde 73 ölçülmüştü. Türkiye'de Obama'ya destek 2012'deki bir önceki ankete göre 6 yüzdelik puan artarak yüzde 52'ye çıktı. Buna benzer şekilde Pakistan yüzde 56 ve Çin yüzde 54 ile desteğin yükseldiği ülkeler arasında. Rusya'da 2012'de destek yüzde 51'ken, bu yıl yüzde 18 ölçülmesi dikkat çekti. Almanya'da da 2012'de yüzde 91 olan destek, 2016'da yüzde 53'e geriledi. Obama bu yılın sonunda görevi bırakacak.
Hürriyet

İsrail Askerlerine 'Acımasızlık' Eğitimi
İsrail ordusu Filistinlileri katlettikten sonra 'travma sonrası stres bozukluğu' (TSSB) belirtileri yaşayan askerlerini yeni bir psikolojik programa alıyor. Tel Aviv Üniversitesi'ndeki araştırmacılar tarafından geliştirilen program İsrail askerlerinin aşırı stres, pişmanlık ve endişe gibi hisleri duymasını engelliyor. Haaretz ve Jarusalem Post'ta yer alan habere göre yeni eğitim programı askerlerin çevresindeki tehlikelere karşı daha dikkatli ve daha acımasız hâle getirecek nörolojik fonksiyonlar içeriyor. Tel Aviv Üniversitesi Psikoloji Bölümü öğretim üyesi Dr. Yair Bar Haim, "Askerler için potansiyel tehlikeler olduğunu gördük. Program sürecinde piyade bölümündeki işleyişte önemli gelişmeler kaydedildiğini gözlemledik" dedi. İsrail yönetimi, 2014 yılında Filistinlileri katlettikten sonra psikolojik çöküntü yaşayan askerleri için böyle bir çalışma başlatılmıştı.
Türkiye

Keskin Nişancı Polisleri Öldürdü
ABD'nin Teksas eyaletindeki Dallas kentinde, siyahlara uygulanan polis şiddetine tepki için düzenlenen gösteride, bir keskin nişancı polise ateş açtı. Belo Garden Parkı'nda düzenlenen saldırıda, beş polis ölürken, altı polis de yaralandı. ABD'de salı günü Alton Sterling, çarşamba günü ise Philando Castile isimli siyahi vatandaşlar polis tarafından öldürülmüştü. Sokakta CD satan Sterling polis tarafından kavgaya karıştığı şüphesiyle vurulmuş, Castile ise aracının içinde, ehliyetine uzandığı sırada öldürülmüştü. Polis cinayetlerine karşı New York, Chicago ve Washington D.C. gibi birçok kentte protestolar düzenlenirken, Dallas'ta ise olaylar patlak verdi. Yüzlerce göstericinin kent merkezine doğru yürüdüğü sırada, polislerin üzerine keskin nişancı tüfeğiyle ateş açıldı. Dallas Emniyet Müdürü David Brown, üç kişinin gözaltına alındığını söylerken, garaja sığınan bir şüpheli ise polisle çatışmaya devam etti. Garajda sıkışan şüphelinin çatışma sırasında öldüğü belirtildi. Saldırganın kimliği, 25 yaşındaki Micah Johnson olarak açıklandı. Sabıka kaydı bulunmayan, eski ordu mensubu Johnson'ın bölge sakini olduğu bildirildi. Johnson'ın, uzaktan kumandalı robotik bir cihazla öldürüldüğü açıklandı. Cihazın Johson'ın yanına yaklaşarak düşük tesirli bir bomba patlattığı belirtildi.
Milliyet

Şii Türbesinde Daeş Katliamı
Terör örgütü DEAŞ, Irak'ın Selahattin iline bağlı Beled ilçesinde bulunan Seyid Muhammed İbn Ali El Hadi'nin Ramazan Bayramı dolasıyla Şii ziyaretçilerle dolu olan türbesine gece yarısı saldırdı. 5 intihar eylemcisinin düzenlediği saldırıda 50 kişi hayatını kaybetti, 65 kişi de yaralandı. Teröristler, türbenin çevresindeki polis kontrol noktalarında kendilerini havaya uçururken, mezarın içine girmeye çalışan diğer iki DAEŞ üyesi türbenin içine giremeden öldürüldü. Öte yandan başkent Bağdat'ta 292 kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırının ardından şehrin güvenliğinden sorumlu memurun görevden alındığı bildirildi. Başbakan Haydar el-İbadi'nin ofisinden yapılan açıklamaya göre Bağdat Operasyonlar Komutanı Korgeneral Şammari azledildi. Şammari'nin yanı sıra başkentin güvenlik ve istihbaratından sorumlu iki kişinin daha görevinden alındığı belirtildi.
Star

Esed Güçleri Halep'te Yolları Ateşe Verdi
Suriye'de Esed birlikleri, muhaliflerin elindeki Halep'e giden son önemli sevkiyat yolunu da ele geçirdi. Suriye rejimi, bayram nedeniyle çarşamba üç günlük ateşkes ilan etmiş ancak buna rağmen Esed'e bağlı birlikler Rus hava kuvvetlerinin desteğinde Halep'te taarruza geçti. Esed kuvvetleri, muhaliflerin Halep'e giden son sevkiyat yoluna yaklaştığı ve Türkiye ile bağlantıyı sağlayan Castello Yolunu ateşe tuttuğu bildirildi. Esed birlikleri ile aralarında Nusra'nın da bulunduğu gruplar arasında çatışmaların sürdüğünü bildirdi. Muhaliflerin Halep'e takviye gönderdiği belirtiliyor. Saldırılarda 22 sivilin öldüğü gelen haberler arasında.
Star

'Rus Yetkilileri Sınırdışı Ettik'
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüzü John Kirby, ABD'nin Moskova Büyükelçiliğinde Rus güvenlik görevlisinin Amerikalı bir diplomata saldırması üzerine ismi açıklanmayan iki Rus yetkiliyi 17 Haziran'da sınır dışı ettiklerini bildirdi. Kirby, ABD'nin bu konuyu iki ülke arasında diplomatik kanallarla halletmeyi düşündüğünü fakat Rusya Dışişleri Bakanlığının yaptığı değerlendirmelerin doğruyu yansıtmadığını bu nedenle kendilerinin konuşmaya karar verdiklerini söyledi.
Star
POLİTİKA

Stadyumda Nato Zirvesi
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da katıldığı NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi dün Polonya'nın başkenti Varşova'da başladı. ABD Başkanı Barack Obama'nın da içinde olduğu NATO üyesi 28 ülke ve ortak ülkelerin devlet ve hükümet başkanlarının katıldığı toplantının ana gündemini küresel terör, Suriye, mülteciler ve Rusya'nın Doğu Avrupa ve Karadeniz'deki askeri hareketliliği oluşturdu. Türkiye-Suriye sınırının güçlendirilmesinin de ele alındığı zirvede Erdoğan, NATO ülkelerine terör ve terörle mücadele uyarısında bulundu. Yaptığı görüşmelerde Türkiye'ye daha çok destek verilmesi ve terörle ortak mücadele edilmesi gerektiğine yönelik mesajlar veren Erdoğan'ın, yangının büyümesinin tüm dünyayı olumsuz etkileyeceğini vurguladığı belirtildi. DAEŞ'e karşı daha çok dayanışmanın gerekliliğinin öne çıktığı zirvede, liderler, NATO AWACS erken uyarı ve gözlem uçaklarınca elde edilen bilgilerin, DAEŞ karşıtı uluslararası koalisyonla paylaşılması konusunda mutabık kaldı. Zirvede, mülteci sorunuyla ilgili AB, Türkiye ve Yunanistan'ın Ege Denizi'nde daha fazla işbirliği yapması konularını da görüştü. Terörle mücadele açısında kritik öneme sahip olan ve iki gün sürecek NATO zirvesinin ilk kez bir stadyumda yapılması dikkat çekti. Vistula Nehri kıyısındaki 58 bin kişilik Ulusal Stadyum'da yapılan zirvede 6 bin dolayında katılımcı yer alırken, 2 bin 500 civarında gazeteci izliyor. Zirveye girişte gazeteciler 5 ayrı noktada kimlik kontrolünden geçiyor. Stadyum çevresindeki yollar trafiğe kapatılırken havadan da uçaklar ve helikopterler koruma uçuşu yapıyor. Güvenlik çalışmalarında Türkiye de görev üstleniyor. Türkiye, Fransa ve İngiltere'nin üstlendiği hava güvenliği görevi kapsamında Türkiye'ye ait havadan ihbar ve kontrol (HİK) uçağı Polonya semalarında görev yapıyor.
Milliyet

Sancılı Süreç Devam Ediyor
MHP'de kaynayan kongre kazanında bu kez "kesin ihraç istemiyle tedbirli olarak disipline sevk" ve "yeni imzalarla yeniden kongre girişimi" tartışılıyor. MHP Genel Merkezi'nin disiplin incelemeleri kapsamında hazırlanan dosyalar üzerinde önümüzdeki günlerde bir karar vereceği bilgisi muhalif kanatta büyük yankı yarattı. Disiplin tehdidinin aylardır dile getirildiğini belirten muhalif kanat, Genel Merkez'in böyle bir yola başvurmasının muhalif safları sıklaştırmaktan öte bir sonuç doğurmayacağını savunuyor. Muhalif kanat, "Başta delegeler, genel merkeze tepkili olanlar muhalif adaylar etrafından daha çok kenetlenir. Muhalif kanatta var olduğu iddia edilen görüş ayrılıkları da disiplin dalgası atlatılıncaya kadar rafa kalkmış olur" değerlendirmesini yapıyor. Disiplin hamlesinin nasıl boşa çıkartılacağı konusunda ise muhalif kanat iki yöntem üzerinde duruyor. Birincisi "hukuki itirazlarda" bulunulması. Disiplin kararı verilmesinin ardından her aday mahkemeye başvurarak kararın iptali için mücadele verecek. Sinan Ogan'ın ihracı ve ancak 1.5 yıl sonra partiye üye kaydının yeniden yapılmasını içeren süreci büyük bir deneyim olarak gören muhalif kanat, kendileri için alınacak disiplin kararlarında sürenin bu kadar uzamayacağını düşünüyor. Muhalifler hızlı hukuki sonuç alarak mücadeleye devam edileceğine inanıyor.
Milliyet

Yeni Anayasa Teklifi Sonbaharda Meclis'te
AK Parti, başkanlık sistemini de içeren yeni anayasa ile ilgili çalışmasını sürdürüyor. AK Parti Grup Başkanvekili Bülent Turan, çalışmalar hakkında bilgi verdi. Yeni anayasa yapılmasının her partinin seçim vaadi olduğunu hatırlatan Turan, ancak gelinen noktada, "CHP'nin komisyonu dağıtmasından sonra sürecin akamete uğradığını" söyledi. AK Parti olarak topluma yeni anayasa sözü verdiklerini de hatırlatan Turan, "Biz kendi çalışmamızı, bu yaz metin olarak tamamlayıp, yeni yasama yılında Meclis açıldıktan sonra getirmeyi planlıyoruz" dedi. Hangi sistemin başarılı olacağı, hangi sistemin öne çıkarılacağının siyasi partiler arasında tartışma ve polemik konusu olduğuna işaret eden Turan, şöyle konuştu: "AK Parti olarak başkanlık sistemi ya da benzeri bir sistemin Türkiye'nin menfaatine olacağını düşünüyoruz. Başkanlığı, yarı başkanlığı, partili cumhurbaşkanlığını tartışırken; 'AK Parti'nin geleceği ne olur?' diye değil, 'ülkenin geleceği ne olur?' diye endişe duyarak bakıyoruz. Çünkü bir sistemde iki yetki, iki lider olmaz. Bu siyasetin temeline, insan hayatının doğasına aykırı bir şey. Ya çok kuvvetli bir cumhurbaşkanlığı veya sembolik cumhurbaşkanlığı ama güçlü bir başbakanlıkİkisinden biri tercih edilir, edilmesi gerekir." "Bu sistem kavga etmeye müsait bir sistem. Şu an cumhurbaşkanımız ile hükümetimizin, başbakanımızın uyumlu olması, aynı siyasi kültürden geliyor olmasına bağlı. Oysa ileriki yıllarda farklı siyasi kültürden gelen bir cumhurbaşkanı ile başbakanın ülkeyi nasıl bir ekonomik, siyasi bedel ödetebileceğini öngörebiliyoruz. Dolayısıyla biz başkanlığı şahıslar, Tayyip Erdoğan, AK Parti için değil, milletin geleceği adına istiyoruz."
Vatan

Müslüman Frankofon Ülkeler
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yekta Saraç, ortak tarih ve kültürel değerlere sahip Müslüman Frankofon ülkelerle ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan inisiyatif başlattıklarını açıkladı. Saraç, "Afrika ülkelerinin ihtiyaç duyduğu akademik kadroları yetiştirmeye talibiz" dedi. Türkiye'nin Afrika ülkeleriyle yükseköğretim alanındaki ilişkilerine yönelik açıklamalar yapan Prof. Saraç, Türkiye'nin "Afrika Yılı" ilan ettiği 2005'ten itibaren, özellikle de Afrika Birliği'nin 2008'de Türkiye'yi 'stratejik ortak' olarak duyurmasının ardından Afrika ülkeleriyle ilişkilerin her alanda geliştirilmesine büyük önem verildiğini vurguladı. Türkiye'nin pek çok alanda Afrika ülkeleriyle geliştirdiği kapsamlı ve karşılıklı fayda temelli ilişkilerin, yükseköğretim alanında istenilen seviyeden uzak olduğuna değinen Saraç, "yeni YÖK" olarak bu eksikliği gidermek adına yeni dönemde, özellikle Fransızca konuşan Müslüman Afrika ülkelerinden gelen talepleri dikkate alarak, yükseköğretim alanında Türkiye'nin birikim ve potansiyelini paylaşmayı öngören kapsamlı programı uygulamaya koyduklarını bildirdi. Saraç, "Bu kapsamda ortak tarihe ve kültürel değerlere sahip olduğumuz, Osmanlı'nın tarihi ve kültürel mirasının bulunduğu Müslüman Frankofon ülkelerle ilişkilerimizi geliştirmeyi amaçlayan bir inisiyatif başlattık" dedi. Bazı ülkelere üst düzey ziyaretler gerçekleştirdiklerini belirten Saraç, bu ziyaretlere köklü ve güçlü bazı üniversitelerin rektörlerini de götürdüklerini anlattı. Prof. Saraç, "Onları, gittikleri ülkelerin önde gelen üniversitelerinden rektörlerle buluşturduk. Ziyaretleri karşı ülkelerin yükseköğretim ve bilimsel araştırmalar bakanının daveti üzerine yaptık. Türkiye'de ilgili ülkelerin büyükelçileriyle ön hazırlık ve çalışma gerçekleştirdik. Bakanlar ile yükseköğretim alanında iş birliğine yönelik mutabakat zabıtları imzaladık" diye konuştu. Saraç, bunlarla, Afrika ülkeleriyle daha çok öğrenci ve öğretim elemanı değişiminin gerçekleşmesini, ortak programlar açılmasını, iki ülkeyi ilgilendiren konu veya alanlarda ortak bilimsel projeler üretilmesi ve hazırlanacak lisansüstü tezlere ortak danışman atanmasının yolunun açılmasını hedeflediklerini kaydetti.
Vatan

SPOR

Avrupa Atletizm Şampiyonası'nda üçüncü gününe ay-yıldızlı atletlerimiz damga vurdu. Adeta pistlerin tozunu atan sporcularımız iki altın, üç gümüş madalya kazandı. Hollanda'nın başkenti Amsterdam'da devam eden organizasyonda dün erkekler 400 metre engelli finalinde piste çıkan atletimiz Yasmani Copello Escobar, 48.98'lik derecesiyle yarışı birinci sırada tamamladı ve altın madalyaya uzandı. Erkekler 10 bin metre finalinde ise baştan sona önde koşan atletlerimizden Polat Kemboi Arıkan altın, Ali Kaya gümüş madalyaya ulaştı. Ay-yıldızlı sporculardan Polat Kemboi Arıkan 28.18.52'lik derecesiyle birinci olurken Ali Kaya 28.21.42'lik derecesiyle gümüşü yakaladı. 200 metre erkekler finalinde Ramil Guliyev üçüncü sırada bitirdiği yarışta birinci olan Hollandalı Churandy Martina'nın kulvar ihlali nedeniyle diskalifiye olmasıyla gümüş madalya kazandı. Bronz madalyasını gümüşe çeviren Guliyev bu yarışta 20.51'lik bir derece yaptı. 3000 metre su engelli finalinde de iki Türk atlet yarıştı. Aras Kaya, müsabakayı 8:29.91 ile şampiyon Mahieddine Mekhissi- Benabad'ın arkasında ikinci olarak noktalarken gümüş madalya kazandı. Aras, yarışta en iyi derecesini de iki saniyeden fazla geliştirdi. İkinci kez Avrupa şampiyonası finali koşan Hakan Duvar ise 8:44.03 ile Avrupa 12'incisi olarak finiş gördü. Kadınlar uzun atlamada ülkemizi temsil eden Karin Melis Key de beşinci sırada yer aldı. Erkekler çekiç atmada Özkan Baltacı yoluna devam ederken kadınlar 3000 bin metre su engellide Meryem Akda ile Özlem Kaya finale çıktılar.
Milliyet

Hollanda'da devam eden avrupa atletizm Şampiyonası'nda Türkiye dün 2'si altın olmak üzere 5 gümüş madalya kazandı. Erkekler 400 metre engellide yarışan Küba asıllı Yasmani Copello Escobar, 48.98'lik derecesiyle altın madalyaya aldı. Erkekler 200 metre Ramil Guliyev'in oldu. 1. olan Hollandalı Martina'nın kulvar ihlaliyle diskalifiye edilince Guliyev, 2. sıraya yükseldi ve gümüş madalya elde etti. Erkekler 10 bin metrede atletlerimiz Polat Kemboi arıkan ve ali Kaya, ilk 2 sırayı elde etti. arıkan 28.18.52'lik derecesiyle altın, ali Kaya ise 28.21.42'lik derecesiyle gümüşe uzandı. 3 bin metre su engellide Fransız Mekhissi Benabbad Mahiedine'nin ardından finişi 2. sırada gören aras Kaya, gümüş madalya kazandı. Türkiye dün itibariyle madalya sayısında zirveye yükseldi.
Star
  
Beşiktaş'ta Sosa krizi büyüyor. Daha önce aldığı yıllık ücretin artırılmasını isteyen Arjantinli futbolcu istediği rakamı Siyah-Beyazlı kulüp vermeyince, işi yokuşa sürmeye başladı. Sosa, yıllık 1.6 milyon euro olan ücretinin 2 milyona çıkarılmasını istemiş, ama Beşiktaş 1.6 milyon önermişti. Önceki gün İstanbul'da olan Jose Sosa, takımının dünkü açılışına katılmadan, mazeret göstermedi ve Bodrum'a giderek tatilini uzattı. Açılışa ve ilk idmana katılmayan Sosa için ceza prosedürünün devreye gireceği, Siyah-Beyazlı kulübün 2. Başkanı Ahmet Nur Çebi'nin ise futbolcuyu ikna etmeye çalıştığı öğrenildi. Krizin gerçek nedeni ise yıldız futbolcunun Milan'la anlaşması. Sosa ile her konuda anlaşan İtalyanlar, Beşiktaş'a bonservis bedeli olarak 4 milyon eruo önerdi. Beşiktaş ise Arjantinli yıldızı için 8.5 milyon euroda diretiyor. Sosa için ülkesinin ünlü kulübü Estudiantes'in de devrede olduğu biliniyor.
Star

Fenerbahçe Teknik Direktörü Vitor Pereira, yeni sezonda hem Türkiye'de hem Avrupa'da başarılı olmak ve kupa kazanmak zorunda olduklarını söyledi. Portekizli hoca "Artık Türkiye'yi, oyuncularımı, oynanan futbolu daha iyi tanıyorum. Yeni sezonda mental açıdan daha kuvvetli olabilmeyi başarmalıyız. Kupaları bu kulübe getirmek zorundayız, buna mecburuz" dedi. Pereira "Başkanımız ve yönetimimizin bize olan güveninin devam etmesi, sahada alınan sonuçlardan fazlasını görmesiyle alakalı. Fenerbahçe'de mutluyum ve şampiyonluk istiyorum. Southampton dedikoduları ile ilgili konuşmak doğru değil. Geçen sezon yaptıklarımızı uzun uzun düşündüm ve gerekli dersleri aldım. Umarım sezon sonu geldiği zaman cv'ime burada kazandığım kupaları yazabilirim" diye konuştu. Portekizli hoca "Aslında daha güçlü müyüz, değil miyiz buna sonuçlar karar verecek. Şu anda çok istekliyiz ve ne istediğimizi daha iyi bildiğimizi düşünüyorum. İnanıyorum ki daha iyi bir takım olacağız. Hem Türkiye'de hem de Avrupa'da başarılı olmak için ne gerekiyorsa yapacağız. Taraftarlarımıza mesajım şu; bu kulübe inanın ve sahip çıkın, bu takım öğrenerek yoluna devam edecek" ifadelerini kullandı.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme