12 Temmuz 2016 Salı

12.07.2016 Genel Gündem



12.07.2016

GÜNDEM

Bedavaya Ev Olmaz
NATO zirvesi dönüşünde gazetecilere açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Suriyeliler konusunda, "Biz bu mültecileri yıllarca kamplarda barınmaya, boş buldukları apartmanların bodrum katlarına mı mahkûm edeceğiz? Gerekirse, TOKİ'nin elinde boş konutlar var. Nasıl Ahıska Türklerine Erzincan'da krediyle konutlar verdiysek, ki onlar bunu taksitlendirdiler ve ödeyecekler, aynı şeyi yapabiliriz" sözleri üzerine gözler TOKİ'ye çevrildi. TOKİ Başkanı Ergün Turan, şöyle konuştu: "Sayın Cumhurbaşkanı, Ahıska Türklerine verildiği gibi Suriyelilere de TOKİ konutu verilebileceğini söyledi. Bize henüz bir görevlendirme yapılmadı ama yapılırsa Ahıskalılara verildiği gibi, Suriyelilere de borçlandırma suretiyle elimizdeki konutlardan verilebilir. Bu konutlar belli bölgelerde, herhalde seçilecek Suriyeli ailelere de verilebilir. Bedeli neyse o fiyattan uzun vadeli ödeme koşullarıyla verilebilir. Çünkü TOKİ kâr amacı gütmediği için zaten vatandaşa da maliyetinden konut satıyor. Suriyelilere de maliyet fiyatına olabilir. Ahıska Türklerine Erzincan'da 500-600 civarında konut, bedeli karşılığında verildi. Yani kimseye bedava konut verilmeyecek." Turan, Suriyeliler için özel projeler yapılabilir mi sorusuna ise "O da olabilir. TOKİ bu konuda uzman bir kuruluş, yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da Somali'de, Sri Lanka'da afette evlerini kaybedenlere konutlar yaptı" yanıtını verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sözlerinin gazetelerde yayınlanmasının ardından bürokratların da eldeki konut envanterine ilişkin çalışma başlattığı öğrenildi. TOKİ'nin internet sitesinde 'Türkiye Geneli Satışlar' başlığı altında illere göre satışa sunulan projeler hakkında bilgi bulunuyor. Buna göre TOKİ'nin elinde kalan konut stokunun çok da fazla olmadığı anlaşılıyor. Şanlıurfa Viranşehir'de 51 konut satışa sunulmuş. 2+1 bu konutların peşin fiyatı 80-105 bin lira arasında değişiyor. 20 yıla kadar vade de yapılabilirken, taksit miktarları peşinata göre değişiklik gösteriyor. Van Merkez Şerefiye Mahallesi'nde 21 adet 2+1 konut satışta. Bunların peşin fiyatları 108 bin lirayla 131 bin lira arasında değişiyor. 3+1 büyüklüğünde 3 adet konutun fiyatı ise 138 bin ile 158 bin lira arasında.
Hürriyet


Boşalt Doldur Olmasın
'Yargıtay ve Danıştay üyeleri' adına hazırlanan 2 sayfalık açıklamayı Yargıtay 5. Hukuk Dairesi Üyesi Salih Özaykut okudu. Özaykut, düzenlemenin anayasaya aykırı "fonksiyon gaspı" olduğunu savunurken, "Demokratik hukuk devleti sisteminin hukuken sona erdirildiğini, yüksek yargı üyelik statüsünün ortadan kaldırıldığını, kuvvetler ayrılığından kuvvetler birliğine geçildiğini" öne sürdü. Macaristan'da görevine son verilen bir yüksek yargıcın başvurusuna ilişkin AİHM Baka/Macaristan kararını örnek gösteren Özaykut'un okuduğu açıklama özetle şöyle: "Bu kararla ortaya konulan apaçık aykırılık, TBMM, yürütme organı, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay ve Danıştay Başkanlıkları ile HSYK tarafından çok iyi bilinmektedir. Bu tasarruf, hukuki ifadesiyle açıkça bir fonksiyon gaspı niteliğinde olup, telafisi imkânsız sonuçlar doğurmak suretiyle 'anayasaya ağır ve açık aykırılık' içerdiğinden hukuken de yok hükmünde kabul edimelidir. Beklentimiz, kuvvetler ayrılığına, yargı bağımsızlığına, hâkimlik teminatına aykırı ve kazanılmış hakları ihlal eden, demokratik hukuk devleti ilkesine açık aykırılık taşıyan bu düzenlemenin geri çekilmesidir. Kanunla dünya tarihinde eşine az rastlanır şekilde Yargıtay ve Danıştay'ın fiilen tasfiye edilmek istenmesine rağmen ne yazık ki tepki vermesi gereken Yargıtay ve Danıştay yönetiminden açıklama yapılmadığından bu açıklamayı yapma zorunluğu doğmuştur. İstinaf mahkemelerinin kurulmasına dair kanun 2004'te çıkmasına karşılık Yargıtay'da 250 olan üye sayısı 2011'de 387'ye, 2014'te ise 516'ya çıkarılmış; aynı şekilde Danıştay'da 95 olan üye sayısı 2011 yılında 156'ya, 2014 yılında ise 195'e çıkarılmıştır. 1.5 yıl sonra yapılan bu düzenlemeyle bu kez istinaf mahkemeleri bahane edilerek Yargıtay'ın 516 olan üye sayısı 310'a sonra da kademeli olarak 200'e, aynı şekilde Danıştay'ın üye sayısı 195'ten önce 116'ya sonra 90'a indirilmektedir.
Hürriyet

Kayıp Işid'liye İyi Hal İndirimi
Gaziantep'te 2014 yılında 2 örgüt militanıyla gözaltına alınan IŞİD'ın infazcısı Ahmet Güneş'in tutuklu yargılanırken önce tahliye edildiği, sonra ceza aldığı ancak "iyi hal" indirimi uygulandığı ortaya çıktı. Aynı davada beraat eden Ökkeş Durmaz ile Mustafa Delibaşlar'ın ise halen Suriye'de IŞİD saflarında yer aldığı belirtildi. Gaziantep'te rutin yol kontrolü yapan polis ekipleri, 25 Mart 2014'te Mustafa Delibaşlar yönetimindeki otomobilden yol kenarındaki çalılıklara malzeme atıldığını fark etti. Bunun üzerine durdurulan otomobilin sürücüsünün, polislerin ele geçmemesi için yırtmaya çalıştığı kağıtta 3 ayrı mail adresi ve şifreleri bulundu. Kağıda el koyan polis, sürücü ile otomobilde bulunan Ökkeş Durmaz ve Ahmet Güneş'i gözaltına aldı. Çalılıklarda yapılan aramada ise 1 harddisk, 1 flash bellek, 1 hafıza kartı ile 1 siyah renkli kar maskesi ele geçirildi. Şüphelilerin evlerinde yapılan aramada ise örgütsel dokümanlar ile kitaplar bulundu. Ele geçirilen harddiskte Suriye'nin Lazkiye kentinde rejim güçleriyle birlikte hareket ederken yakalandığı ve PKK'lı olduğu öne sürülen bir Suriyelinin infaz edildiği görüntülere ulaşıldı. 5,5 dakikalık kamera kaydında, infazı yapan grupta yer alanların 19 Mayıs 2016'da polis operasyonunda kendisini patlatarak ölen Yunus Durmaz tarafından yönlendirildiği görülüyor. Ahmet Güneş'in infaz nedenini Arapça konuşmayla anlattığı görüntülerde, Yunus Durmaz, IŞİD üyelerine, "vurulup düştükten sonra cesede herkes bir tane sıksın" diye talimat veriyor. İnfazın gerçekleştirilmesinin ardından Ahmet Güneş de yerdeki cesede tekbir getirerek kalaşnikof ile birkaç el ateş ediyor. Diğer görüntülerde de Ahmet Güneş'in Suriye'deki IŞİD kamplarında silah ve bomba eğitimi aldığı belirlendi.
Milliyet

Türkiye 8 Şehidi İçin Ağladı
Hakkari'de PKK'nın yola döşediği patlayıcının infilak etmesiyle şehit olan 5 askerin cenazesi, Van'da sabaha karşı yapılan törenin ardından memleketlerine uğurlandı. Mardin'de 9 Temmuz'da PKK'nın bomba yüklü araçla düzenlediği saldırıda şehit olan Jandarma Astsubay Çavuş Adem Algın da Adana'da toprağa verildi. Van, Erciş'de karakola bombalı araçla düzenlenen saldırıda şehit olan Jandarma Er Eyüp Öksüz için ise Ankara'daki Kocatepe Camii'nde tören düzenlendi. Aynı saldırıda şehit olan köy korucusu Kırgız Türkü Turanbeg Günocak da törenle uğurlandı Şemdinli'ye 30 kilometre uzaklıktaki Aktütün yolunda PKK'lı teröristlerin yola döşediği patlayıcının askeri aracın geçişi sırasında infilak ettirilmesi sonucu Astsubay Kamil Yelmen, Astsubay Burak Erten, Uzman Çavuş Mustafa Altınel, Sözleşmeli Er Yunus Yılmaz ve Er Osman Er şehit oldu. Gece cenazeleri helikopterle Van'a getirilen şehitler dünkü törenin ardından uçakla memleketlerine gönderildi. Osman Er için Bilecik Osmaneli ilçesinde tören düzenlendi. Cenazenin başında nöbet tutan asker gözyaşlarını tutamadı. Anne Hayriye Er, cenazede, "Söyleyecek bir şey yok. Vatan sağ olsun. Ne diyebilirim. İçim yanıyor" dedi. Şehit Osman Er'in cenazesi, götürüldüğü Osmaneli Şehitliği'nde gözyaşları içinde toprağa verildi. Piyade Bakım Astsubay Çavuş Burak Erten'in cenazesi, memleketi Pamukkale'de defnedildi. Baba Adnan, anne Halide ve kardeşi Ramazan Acar, şehit Erten'in tabutuna sarılarak gözyaşı döktü. Şehidin kardeşi Ramazan'a ağlamamasını söyleyen devre arkadaşı Astsubay Aziz Akın, "Güçlü olmamız lazım. Sen her yerde yaşıyorsun. Ezdirmeyeceğim seni söz veriyorum" dedi. Asri mezarlığa götürülen şehit Erten'in cenazesi, 10 bin kişi tarafnıdan dualarla toprağa verildi. Şehit Kamil Yelmen'in cenazesi, babaevinden helallik alınmasının ardından Sabancı Camisi'ne getirildi. Cenazenin ardı sıra yürüyen şehidin annesi Fedai, kız kardeşi Ebru ve yakınları gözyaşı döktü. Şehidin ağabeyi Kazım Yelmen ise ağlayarak "Şehitler ölmez vatan bölünmez" diye slogan attı. Şehidin cenazesi Adana Garnizon Şehitliği'ne defnedildi.
Milliyet

EKONOMİ

Gram Altın 126,4822-126,5896       
ABD Doları 2,9002-2,9048/ Euro3,2097-3,2112/ İngilizSterlini 3,7790-3,7830

Erdoğan Ve Putin G-20'yı Beklemeyecek
Rusya ile Türkiye arasında uçak krizinin aşılması ardından iki ülke ilişkilerine yön verecek, normalleşme süreci yol haritasını şekillendirecek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin zirvesi için hazırlıklara başlandığı bildirildi. Şanghay'daki G-20 ülkeleri ekonomi toplantısı ardından Moskova'ya dönen Rusya Ekonomi Bakan Yardımcısı Aleksey Lihaçev, Putin-Erdoğan zirve görüşmesi gündeminin Rus ve Türk bakanlar tarafından karma komisyon biçiminde toplanarak belirleyeceklerini söyledi. Temmuz ayı sonunda Rusya'nın başkenti Moskova'da veya Tataristan Özerk Cumhuriyeti başkenti Kazan'da yapılacak karma toplantıya Rus tarafını Ekonomi ve Kalkınma Bakanı Aleksey Ulukayev ile Rusya Enerji Bakanı Aleksander Novak'ın temsil edeceği söylendi. Türk heyetinin ise Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci başkanlığında oluşacağı belirtildi. Toplantının temmuzun son 10 günü içinde gerçekleşmesi bekleniyor. Öte yandan Kremlin Sarayı ise geçtiğimiz hafta eylül ayındaki G-20 zirvesi beklenmeden Putin-Erdoğan zirvesinin ağustosta Rusya'da yapılabileceğini dile getirmişti.
Hürriyet

Mardin'e 'Can Suyu'
Güneydoğu'nun en sıcak ve kurak illerinden biri olan Mardin'e nehir geliyor. Orman ve Su İşleri Bakanlığı'nın koordine ettiği projeyle 221 kilometre uzunluğundaki Mardin-Ceylanpınar Sulama Ana Kanalı'nın kalan 25 bin 321 metrelik kısmı da tamamlandı. Depolama istasyonlarının yapılması ve GAP Eylem Planı'nda yer alan 4 ayrı proje ile ilgili çalışmalar da devam ediyor. Bu çalışmalar tamamlandığında 2 milyon 167 bin 930 dekar arazi su ile buluşacak. Bu sayede 433 bin kişiye istihdam sağlanırken, yıllık 500 milyon lira gelir sağlanacak. Projeyle ilgili bilgi veren Devlet Su İşleri (DSİ) 15. Bölge Müdürü Oğuz Kasap, Atatürk Barajı'ndaki suyun Mardin ve Şanlıurfa olmak üzere 2 kanala ayrıldığını belirterek, "Ana kanal 221 kilometre uzunluğunda. Bu kapsamda kanal inşaatı tamamlandı. Bu 221 kilometre kanal boyunca 2 milyon 167 bin 930 dekar sahayı suluyoruz. Bu sulama esnasında yaklaşık 433 bin 500 kişiye istihdam sağlanacak. Bu hizmet hem Mardin'e hem Şanlıurfa'ya çok büyük fayda getirecek. 2. GAP Eylem Planı kapsamında 2019 yılı sonuna kadar bütün ovanın suyla kavuşmasını sağlayacağız" dedi. Çankırı, "Kadim Mezopotamya ve Mardin Ovası, Fırat'ın akan suyunu sabırsızlıkla bekliyor. İnşallah bu bereketli toprakları yeniden suya kavuşturacağız" dedi.
Türkiye

Ücretli Geçiş Başladı
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakan Binali Yıldırım tarafından 1 Temmuz'da açılışı yapılan Osmangazi Köprüsü'nden dün itibariyle ücretli geçişler başladı. 1 Temmuz saat 00.00'da araç geçişlerine açıldığı andan bu sabah saat 06.00'a kadar Osmangazi Köprüsü'nden 965 bin araç geçiş yaptı. Bu sabah saat 07.00 itibariyle ise sürücüler hem köprü ücreti hem de Altınova ile Gemlik arasında kullandıkları otoyolun ücretini ödemeye başladı. Osmangazi Köprüsü'nden geçen birinci sınıf araçlar 88.75 TL, ikinci sınıf araçlar 141.95 TL, üçüncü sınıf araçlar 168.60 TL, dördüncü sınıf araçlar 223.60 TL, beşinci sınıf araçlar 282.15 TL, altıncı sınıf araçlar ise 62.10 TL ödedi. Osmangazi Köprüsü'nün ücretlerini fazla bulan bazı sürücüler ise feribot geçişini tercih etti. Gebze Eskihisar ile Yalova Topçular arasında 10 feribot karşılıklı olarak sefer yapmaya devam etti. Feribotları kullanan otomobiller tek gidiş 60 TL, gidişdönüş 100 TL, minivanlar tek gidiş 65 TL, gidiş-dönüş 110 TL, cip-minibüs-kamyonetler tek gidiş 70 TL, gidiş dönüş 120 TL, kamyonetler tek gidiş 85 TL, gidiş-dönüş 150 TL, midibüs tek gidiş 85 TL, gidişdönüş 150 TL, kamyon-otobüsler tek gidiş 115 TL, gidiş- dönüş 210 TL, otobüsler tek gidiş 120 TL, gidişdönüş 220 TL, TIR'lar tek gidiş 190 TL, gidiş-dönüş 340 TL ve motosikletler ise tek gidiş 13 TL gidiş, gidiş- dönüş için ise 20 TL olarak fiyatlandırıldı.
Türkiye

Konut Kredisinde '2 Milyon Kişi' Aşıldı
Son 6 yılda konut kredileri yılda ortalama yüzde 25 artış gösterirken, konut kredisi stoğu da 148 milyar TL oldu. En çok tercih edilen kredi dilimlerinin ise 75 bin ile 150 bin TL arasında olduğu belirtildi. ürkiye Bankalar Birliği (TBB) Risk Merkezi üyesi bankalar ve finansman şirketlerinin bildirdiği konut kredisi bilgilerine dayanılarak hazırlanan çalışmaya göre, konut kredisi miktarı ve kullanan kişi sayısı, 2009-2015 yılları arasında istikrarlı büyüme gösterdi. Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, konut kredilerinde, diğer bireysel kredi türlerine göre daha hızlı artış olduğunu, milli gelire oranının iki katına çıktığını belirtti. Aydın, 2015 sonu itibariyle stok olarak konut kredisi kullanan kişi sayısının 2 milyonu aştığını hatırlatırken, tercih edilen kredi dilimlerinin 75 bin ile 150 bin TL civarında olduğunu belirtti. Aydın'ın açıkladığı verilere göre konut kredisinde vadeler de 6 yıldan 8 yıla yükseldi. Çalışmaya göre, konut kredilerinin bireysel krediler içindeki payı 6 puan artışla yüzde 37'ye yükselirken, konut kredilerinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 4'ten yüzde 7'ye çıktı. Bu oranın AB ülkelerindeki ortalamasıysa, 2014 yılında yüzde 43 düzeyinde gerçekleşmişti. Kişi başına kullanılan konut kredisi miktarında da artış olurken, miktar, ortalama 76 bin TL'den 114 bin TL'ye ulaştı. Konut kredilerinin ortalama vadesi de 19 ay uzayarak 91 aya çıktı. Konut kredisi kullanan kişi sayısı, miktar aralıklarına göre 2009'da 0-50 bin TL arasında yoğunlaşırken, 2015'te bu yoğunluk 75 bin - 100 bin TL ile 100 bin - 150 bin TL aralıklarında oldu. Yaş gruplarına bakıldığında da, geçen yıl 26-30 yaş aralığında 69 bin kişi, 31-35 yaş aralığında 91 bin kişi konut kredisi kullandı. Konut kredisi kullananlar arasında, 96 binle 36-41 yaş aralığındakiler önemli bir ağırlhık oluşturdu.
Milliyet

2.1 Milyon Krediyle 'Ev'lendi
Gayrimenkul sektöründeki hareketlilik kendini rakamlarla gösteriyor. Konut kredisi kullanan kişi sayısı, stok olarak, 2009 ile 2015 döneminde iki kattan daha fazla artarak 800 binden 2.1 milyona ulaştı. Türkiye'de kişi başına kullanılan konut kredisi miktarı ortalama 76 bin TL'den 114 bin TL'ye ulaştı. Kullandırılan konut kredilerinin ortalama vadesi ise 19 ay uzayarak 91 ay oldu. Türkiye Bankalar Birliği Risk Merkezi üyesi bankalar ve finansman şirketleri tarafından hazırlanan çalışmaya göre, konut kredisi miktarı ve kullanan kişi sayısı istikrarlı bir büyüme gösteriyor. Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Aydın, konut kredilerinin diğer bireysel kredi türlerine göre daha hızlı arttığını söyledi. Aydın, 2015 sonu itibarıyla stok olarak konut kredisi kullanan kişi sayısının 2 milyonu aştığını, tercih edilen kredi dilimlerinin 75 bin TL ile 150 bin TL civarında olduğunu, vadelerin 6 yıldan 8 yıla yükseldiğini, konut kredisinin en fazla kullanıldığı yaş grubunun ise 31-41 aralığında olduğunu belirtti. Konut kredileri, 2009 ile 2015 döneminde yıllık ortalam yüzde 25 artarak 148 milyar TL oldu. Yıllık bazda ortalama reel büyüme ise yüzde 16 düzeyinde gerçekleşti. Öte yandan, konut kredilerinin bireysel krediler içindeki payı 6 puan artarak yüde 37'ye yükseldi. Konut kredilerinin gayri safi yurtiçi hasılaya oranı yüzde 4'ten yüzde 7'ye yükseldi. Bu oranın AB ülkeleri ortalaması, 2014 yılında yüzde 43 düzeyinde gerçekleşti.
Star

İyi Veriler Yetmez Fed Aralık'ı Bekler
Moody's Analytics Direktörü Ryan Sweet, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) Eylül'de faiz artırması için her şeyin mükemmel şekilde ilerlemesi, bunun için Temmuz ve Ağustos istihdam rakamlarının güçlü gelmesi ve enflasyonun yüzde 2 hedefine biraz daha yaklaşması gerektiğini söyledi. ABD'de istihdam artışının Mayıs'ta 6 yılın en düşük seviyesine gerileyerek hayal kırıklığı yaratması, Fed'in faiz artırımı için bir kez daha "bekle- gör" pozisyonuna geçmesine neden olmuştu. Buna karşın, Cuma günü açıklanan Haziran ayı tarımdışı istihdam rakamlarının 287 bin ile 8 ayın zirvesine çıkması, ABD'de para politikasına yönelik belirsizliği artırdı. Ryan Sweet, ABD'de istihdam rakamlarının aydan aya değişmesinin alışılan bir durum olmasına karşın Haziran'daki güçlü istihdam artışının Mayıs'ta geçici anormallik yaşandığını göstermesi bakımından önem taşıdığını kaydetti. Sweet, güçlü istihdam artışının Eylül'de faiz artırılmasını olası kılmasına karşın bunun düşük bir ihtimal olduğunu belirtti. Sweet, şunları kaydetti: "Fed'in Eylül'de faiz artırması için her şey mükemmel şekilde ilerlemeli. Bunun için Temmuz ve Ağustos istihdam rakamlarının da güçlü gelmesi ve enflasyonun yüzde 2 hedefine biraz daha yaklaşması lazım. Ayrıca, finansal piyasaların işbirliği önemli. İngiltere veya İtalya'da yaşananlar yüzünden ani bir sıkılaşma yaşanmaması gerekiyor." Tüm bu kriterlerin aynı anda sağlanmasının çok mümkün görünmediğini vurgulayan Sweet, "Şu an en yüksek ihtimal faiz artırmak için Aralık toplantısına kadar beklemeleri" dedi.
Vatan

Ruslar Daha İştahlı
Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci, Rusya'nın ilişkilerin pozitife dönmesi yönünde Türkiye'den daha 'iştahlı' olduğunu söyledi. G20 Ticaret Bakanları Toplantısı için geldiği Şanghay'da Rusya Ekonomik Kalkınma Bakan Birinci Yardımcısı Alexey Likhachev ile önemli bir görüşme yaptığını anımsatan Zeybekci, Kazan'da Türk şirketlerinin 3 milyar dolarlık yatırımının olduğu bölgede 25- 26 Temmuz'da açılış törenleri yapacaklarını kaydetti. Zeybekci, bu açılışların Rusya ile ekonomik ilişkilerin bırakılan noktadan daha ileriye götürülmesi açısından tetikleyici olacağını söyledi. Zeybekci, açılışa ekonomi, ulaştırma ve tarım bakanlarının katılım sağlayabileceğine işaret etti. Rusya ile yeni bir anlaşma yapılmasından ziyade askıya alınan mevcut anlaşmalara tekrar hayat verilmesinin öncelikleri olduğunu ifade eden Zeybekci, tarım, hizmet, müteahhitlik, sanayi, turizm gibi sektörlerde bu ülke ile yaşanan kış havasından çok hızlı bir şekilde tekrar yaz havasına geçileceği mesajını verdi. "Problemli durum, Türkiye'ye bir zarar verirken, Rusya'ya üç zarar veriyordu" diyen Zeybekci, bu durumun pozitife döndürülmesi adına karşı tarafın daha iştahlı olduğunu belirtti. Zeybekci, enerji ve ham madde güvenliği için Rusya'nın önemine dikkat çekerken, tüm yumurtaları tek sepete koymak gibi bir hata da yapmayacaklarını dile getirdi.
Vatan

DÜNYA

Türkiye'den Gitti Suriye'de Vuruldu
Amerikan Washington Post (WP) gazetesi, terör örgütü El Kaide'nin Suriye'de faal önemli yetkililerinden Mısır vatandaşı Rifai Ahmed Taha'nın geçtiğimiz nisan ayında Türkiye'den Suriye'ye geçtikten sonra, ABD'ye ait insansız hava aracı (İHA) ile vurularak öldürüldüğü operasyonun perde arkasını yazdı. İHA'ların Taha'nın Suriye'de öldürüldüğü İdlib'e 11 bin kilometre mesafedeki ABD'nin Nevada eyaletinden komuta edildiği biliniyor. 'İkili Oynama mı, Türkiye IŞİD'le savaşsa bile, diğer aşırılıkçılara sığınma veriyor' başlıklı analizde, ABD'li uzmanların Türkiye'nin El Kaide konusundaki tutumunu eleştiren yorumlarına yer verildi. 61 yaşındaki Mısırlı Rifai Ahmed Taha, ABD'nin küresel teröristler listesindeydi. Mısır'da Müslüman Kardeşler (İhvan) hareketinin desteklediği Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi'nin General Abdülfettah el Sisi tarafından 2013 yılında devrilmesinin ardından binlerce İhvan'a yakın isim gibi Türkiye'ye sığınmıştı. ABD'lilere göre Taha, Türkiye'deki sığınağından çıktığında imha edilmeliydi. Rifai Ahmed Taha, bu yılın nisan ayının 5'inde El Kaide'nin Suriye'deki kolu Nusra Cephesi ve diğer cihatçı gruplar arasındaki anlaşmazlığı çözmek için Suriye'ye geçtiğinde bir ABD İHA'sı tarafından hedef alındı. Taha'nın içinde bulunduğu araç Suriye'nin Türkiye sınırına yakın İdlib kentinde bir benzin istasyonunda durduğu sırada bombalandı. O ve yanında bulunan dört el Kaide üyesi olduğundan şüphelenilen şahıs öldü. WP'ye konuşan eski bir ABD Hazine Bakanlığı anti-terör yetkilisi olan Jonathan Schanzer, Rifai Ahmed Taha ile ilgili olarak, "Bu insanlar (El Kaide lideri Ayman) el Zevahiri'nin çekirdek kadrosundaydılar" dedi. Washington şimdi ise 2015 yılında Taha ile aynı karede yer alan Mısırlı Muhammed Şavki el İslambuli'nin peşinde. İslambuli de Mısırlı Cemaati İslami adlı cihatçı örgütün liderinden. Facebook sayfasında statüsünü "koruma altında siyasi sığınmacı" olarak düzenleyen İslambuli'nin 1980 ile 1990'larda Usame bin Ladin'in yakın adamı olduğu belirtiliyor. W.P.'a göre, Taha'nın İstanbul'daki cenaze törenine katılanlar arasında İslambuli de yer almıştı. ABD'nin ona yönelttiği suçlamalar ise çok ciddi. İslambuli 2005 yılında ABD Hazine Bakanlığı yetkilileri tarafından küresel terör listesine alınmış. Geçen yıl Birleşmiş Milletler'in (BM) özel incelemesi sonrası BM'nin terör listesinden adı çıkarılmış. Ama ABD onu listede tutmaya devam etmiş.
Hürriyet

Türkiye Sivil Ölümlerin Soruşturulmasını Engelliyor
İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW), güneydoğuda yapılan operasyonlar sırasında sivillere yönelik hak ihlallerinin soruşturulmasının hükümet tarafından engellendiğini iddia etti. HRW, bugüne kadar 22 kent ve bölgede sokağa çıkma yasağı ilan edildiğini, bu uygulamanın sivillere yönelik hak ihlallerinin de belgelenmesini zorlaştırdığını belirtti. Örgüt ayrıca hükümetin, Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Yüksek Komiserliği'nin bölgeye girmesine ve konuyu araştırmasına 'hiç vakit kaybetmeden' izin vermesi gerektiğini vurguladı. HRW'nin hazırladığı rapora göre, Türkiye BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Zeyd Raad el Hüseyin'in güvenlik güçlerinin terör örgütü PKK ile bağlantılı silahlı gruplara karşı yürüttüğü askeri operasyonlardaki olası hak ihlallerini incelemek üzere, BM ekibinin bölgede tetkiklerde bulunabilmesi için izin istediği mektubuna yanıt vermedi. HRW, hükümetin sadece Hüseyin'in kendisinin ülkeyi ziyaret edebileceğini belirtmekle yetindiğini aktardı. HRW, kendileri dahil olmak üzere Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları için Doktorlar gibi örgütlerin muhtemel ihlalleri incelemek için bölgeye girişinin engellendiğini de savundu. İddiaya göre, güvenlik güçleri ile terör örgütü PKK ile bağlantılı YPS arasında silahlı çatışma yaşanan yerlerde en az 338 sivil öldü. Araştırmaları sonucu derledikleri bilgilerin, Cizre'de üç bodrumda mahsur kalmış kişilerin güvenlik güçleri tarafından öldürüldüğünü gösterdiğini öne süren HRW, aralarında sivil ve yaralıların da olduğu 130 kadar kişinin öldürüldüğünü iddia etti. HRW, olası ihlallere karşı yargı makamlarına da çağrıda bulunup etkin bir soruşturma yapılması gerektiğini belirtti.
Hürriyet

İsrail, Mısır Topraklarında Hava Saldırısı Düzenliyor
ABD merkezli medya kuruluşu Bloomberg'e konuşan eski bir İsrailli yetkili, İsrail'in Mısır'ın Sina Yarımadası'ndaki IŞİD hedeflerine yönelik insansız hava aracı (İHA) saldırısı düzenlediğini söyledi. 'Eski Ortadoğu düşmanları gaz anlaşması ve teröre karşı savaşta birleşti' başlığıyla duyurulan haberde, İHA saldırılarının Mısır hükümetinin onayıyla son yıllarda birkaç kez gerçekleştiği belirtildi. Mısır'da 2011 yılında Hüsnü Mübarek rejiminin devrilmesiyle Sina Yarımadası, aşırı İslamcı teröristlerin rahatça örgütlendiği bir bölge haline gelmişti. Bölgedeki Ensar Beyt el-Makdis örgütü geçen sene IŞİD'e bağlılık yemini etmişti. İsrail'in, Sina'daki terörist grupların, ülkeyi hedef alan saldırılar gerçekleştirmesinden endişe ettiği belirtiliyor. Mısır Dışişleri Bakanı Samih Şükri, iki gün önce resmi temaslarda bulunmak üzere İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile görüşmüştü. Bloomberg'e konuşan İsrail Genelkurmay Başkanı Yardımcısı Yair Golan, İsrail ve Mısır arasındaki işbirliğinin hiçbir zaman bu kadar iyi seviyede olmadığını söyledi. Golan, "Bunun aşkla ilgisi yok, ortak değerlerle ilgili" dedi. Öte yandan Şükri'nin, Netanyahu'ya, Mısır'ın İsrail ve Filistinli yetkililer arasındaki direkt temaslarda aracılık görevi üstlenmek istediğini ilettiği belirtiliyor. Haaretz gazetesine konuşan Filistinli ve Batılı yetkililer, Kahire'de planlanan görüşmelere Mısırlı ve Ürdünlü yetkililerin de katılacağını söyledi. Mübarek döneminde 2010 yılına kadar İsrail ve Filistin arasındaki görüşmelere ev sahipliği yapan Mısır'ın, İsrailli ve Filistinli yetkililer tarafından güvenilir bir arabulucu olarak değerlendirildiği belirtiliyor. Mısır ve İsrail, 1979'da barış anlaşması imzalayarak 31 yıllık savaş halini sona erdirmişti.
Milliyet

'Annelik' Sataşması Yarışı Bıraktırdı
Birleşik Krallık'ta Muhafazakâr Parti'nin lideri ve ülkenin yeni başbakanı, İçişleri Bakanı Theresa May oldu. May'in rakibi, Enerji Bakanı Andrea Leadsom, "annelik" tartışmasının ardından aldığı tepkiler nedeniyle dün yarıştan çekildi. Başbakan David Cameron, yarın akşamdan itibaren görevi Theresa May'in devralacağını açıkladı. Birleşik Krallık halkının 23 Haziran'daki referandumda, yüzde 52.9 oyla Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararı vermesinin ardından, "kalalım" kampanyasının liderliğini üstlenen Başbakan David Cameron, istifa edeceğini açıklamıştı. Parti içi liderlik yarışında son ikiye kalan isimler ise Theresa May ve Andrea Leadsom olmuştu. Leadsom, geçen hafta The Times gazetesine verdiği röportajda "anne olduğu için" May'den daha iyi bir başbakan olacağını söylemişti. Leadsom, May için "Muhtemelen yeğenleri vardır tabii. Fakat benim çocuklarım var. İleride onların da çocukları olacak ve gelecekte Britanya'da yaşanacakların doğrudan bir parçası olacaklar" ifadesinde bulunmuştu. May'in eşinin kısır olması sebebiyle çocuk sahibi olamadığı bilinirken, Leadsom'ın sözleri büyük tepki çekmişti. Zira May kısa bir süre önce verdiği röportajda, çocuk sahibi olamayacaklarını öğrendiklerinde yaşadıkları sıkıntıları ve bununla nasıl başa çıktıklarını anlatmıştı.
Milliyet

Srebrenitsa Yarası 21 Yıldır Taze
Sırpların1995'de binlerce Müslüman Boşnak'ı acımasızca öldürdüğü Srebrenitsa Katliamı'nın 21. yıldönümünde yaşanan acılar tazeliğini koruyor. 8 bin 372 Müslüman Boşnak'ın acımasızca öldürüldüğü Srebrenitsa Soykırımı'nın 21. yılında hayatını kaybedenler için BM askerlerinin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasında anma töreni düzenlendi. Ayrıca bu yıl kimliği tespit edilen 127 cenaze daha dün toprağa verildi. Defnedilen 127 kurbanın 12'sinin öldürüldüğünde 18 yaşından küçük olduğu açıklanmıştı. Törene Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da katıldı. Tören öncesinde fabrikayı gezen ve fotoğrafları inceleyen Çavuşoğlu, soykırımda hayatını kaybedenler anısına açılan defteri imzaladı. Çavuşoğlu törende yaptığı konuşmada ise 21 yıl önce Srebrenitsa'da insanlık onurunun ağır bir yara aldığını, Srebrenitsa soykırımının insanlık ve Avrupa tarihi için kara bir leke olduğunu söyledi.
Star

İnsani 'Market' Koridoru
Petrol fiyatlarının düşmesiyle birlikte büyük bir ekonomik krizle karşı karşıya kalan Venezuela'da Devlet Başkanı Nicolas Maduro, yaşanan gıda ve ilaç kıtlığına karşı çareyi, komşu Kolombiya ile geçen yıl kapattığı sınır kapısını yeniden açmakta buldu. Yerel kaynaklara göre uzun süredir gıda kriziyle boğuşan Venezuela'nın Tachira eyaleti sakinleri, sınır kapısının açılmasıyla, temel gıda ve ilaç ihtiyaçlarını karşılamak için Kolombiya'nın Cucuta kentine akın etti. Tachira Valisi Jose Gregoria Vielma Mora'nın, Maduro'nın emriyle açtığı 12 saatlik 'insani koridordan' 35 bin civarında Venezuelalının yararlandığı belirtildi. Mora yaptığı açıklamada, sınır kapısının, halk ile sınır yetkilileri arasında herhangi bir gerginliğe mahal vermemek ve iyi niyet göstergesi olarak, Devlet Başkanı Maduro'nun emriyle açıldığını söyledi. Geçen hafta gıda arayışındaki yaklaşık 500 Venezuelalı kadın, sınır güvenlik bölgesini aşarak Kolombiya'ya giriş yapması sonucu olay çıkmıştı. Venezuela ordusunun geçen yıl ağustos ayında, kaçakçılığı önlemek amacıyla başlattığı operasyon sırasında, Maduro tarafından 'Kolombiyalı milisler' olarak adlandırılan grubun saldırısıyla bazı sınır kapıları kapatılmış ve iki ülke arasında gerilim yaşanmıştı. Kolombiya ile Venezuela arasındaki ana sınır kapısı da geçen yıl ağustos ayında Maduro'nun emriyle kapatılmıştı.
Vatan

Sembol Oldu
ABD'de polisin geçtiğimiz hafta 2 silahsız siyahiyi öldürmesinin ardından patlak veren gösteriler hız kesmeden sürerken, olayların merkezindeki Baton Rouge kentinde hafta sonunda gözaltına alınan bir gösterici protestoların simgesi olarak görülmeye başlandı. İngiliz basını, Baton Rouge polis merkezi önünde cumartesi günü düzenlenen gösteri sırasında çekilen fotoğraftaki kişinin Ieshia Evans adlı kadın olduğunu belirledi. Evans'ın yakın arkadaşı Natasha Haynes, hemşirelik yapan genç kadının New York'ta yaşadığını ve 5 yaşında bir oğlu olduğunu söyledi. Haynes, arkadaşının, Baton Rouge Emniyet Müdürlüğü'nde görevli 2 polis memurunun gecen hafta Alton Sterling adlı bir seyyar satıcıyı gözaltına alırken vurarak öldürmesine tepki olarak protestolara katılmaya karar verdiğini belirtti. Oğlunu babasına bıraktıktan sonra New York'tan Louisiana eyaletine gelen Evans'ın, gösteriye katılmasından kısa sure sonra gözaltına alındığı ve 24 saat nezarette tutulduğu kaydedildi. Evans'ın gözaltına alınırken çekilen fotoğrafı, Twitter'da yayınlanmasından sonraki 9 saatte, yaklaşık 16 bin kez paylaşıldı. Sosyal medya kullanıcıları Evans'ın, 1989'da Cin'de yaşanan demokrasi gösterileri sırasında Tiananmen Meydanı'ndaki tankların önünde duran adam gibi bir 'sembol' haline geldiği yorumunu yaptı.
Vatan

POLİTİKA

İçeride De Dostlukları Artıracağız
Başbakan Binali Yıldırım, dışarıda "düşmanlarla barışma" mesajına ilave yaparak, "Irak ile Mısır ile Suriye ile ilişkileri geliştireceğiz. Dışarıda düşmanları azaltacağız. İlave yapıyoruz. İçeride de dostluklarımızı artıracağız. Toplumun yarısının fiilen desteği var. Potansiyel kitle de diğer yarısı. Daima iyi ve güzeli ön plana alan siyaset anlayışını geçmişte olduğu gibi sürdürmeye devam edeceğiz" dedi. Ak Parti Siyaset Akademisi'nin "Büyük Güç Türkiye" eğitim programının ilk dersini Ankara İl Başkanlığı'nda veren Yıldırım, şunları söyledi: Siyaset akademisi Ak Parti ile yaşıt. İlk dersimi Trabzon'da vermiştim. Kamu yönetimi ve vatandaş devlet ilişkileri üzerine ders vermiştik. O gün anlattıklarımız bugün de güncel. Ak Parti iktidarında devlet millet ilişkilerinde önemli gelişmeler olsa da devletin bürokrasisi tam anlamıyla esnetilemedi. Bürokrasi zaman zaman siyaseti yönlendirmeye devam ediyor. Cemil Çiçek'in bir lafı vardır, 'hep düşünülür ki siyaset bürokrasiyi yönetir, gerçek tam tersidir' Bu Türkiye gerçeğidir. Ak Parti ile oluşan bir şey değil Ak Parti tersine çevirmek için ortaya çıkan bir harekettir. Ciddi mesafe aldık ama daha yapacak çok işimiz var. Ankara vatandaşın taleplerinin yok olduğu, ipe un serilen bir yerdi. 'Bugün git yarın gel' denirdi. Ak Parti ne yaptı; devlet milleti yakınlaştırdı. 81 vilayet Ankara barışık hale geldi. Bugün git yarın gel zihniyeti de büyük oranda yok oldu. Milletin devlete erişim yolları açıldı. Nerede yaşarsa yaşasın Ankara'ya ulaşamaz olarak bakmıyor 79 milyon vatandaş için siyaset yapıyoruz. Ankara'nın yeri farklıdır. Devleti ana mekanizması Ankara'dadır. Ak Parti'nin önceliği ahlak ve vicdandır. Ak Parti olarak 14 Ağustos'ta 15. Yılımızı tamamlayacağız. Kurulduğunda iktidar 15 yıl sonra tekrar iktidar az siyasi hareket vardır. 2001 şartları Türkiye'nin ne kadar olumuz olduğunu biliyoruz. Toplumun moral değeri yok oldu ama bugüne kadar geçen 13 yıldan fazla zaman var. Başarının arkasında 2 temel sebep var. Birincisi; siyaset insan için yapılması gereken bir araçtır. İkincisi de demokrasi geliştirilmesi vesayet ortadan kaldırılmalıdır.
Milliyet

Mısır İle İyi İlişki Mesajı
Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, 65'inci Hükümet'in 8'inci Bakanlar Kurulu toplantısının ardından, basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Kurtulmuş, Mısır'a bakanlar düzeyinde bir heyetin gidip gitmeyeceği sorusu üzerine şöyle konuştu: Şu anda henüz Mısır'la ilişkilerin normalleştirilmesi konusunda Türkiye ile Mısır arasında resmi ya da gayri resmi hiçbir adım atılmış değildir. Türkiye halkıyla Mısır halkı kardeş iki halktır. Bizim Mısır halkına düşman olmamız, Mısır halkına soğuk davranmamız asla düşünülemez. Biz Mısır'da demokratik bir ilkeyi savunduk. Ne yazık ki Mısır'da demokratik olarak seçilmiş hükümet askeri darbeyle iş başından uzaklaştırıldı. Türkiye ile Mısır arasındaki ilişkileri bozan gelişme, bu gelişmedir. Türkiye Cumhuriyeti hükümetleri darbeciliğe karşı olduğu için Mısır'la olan ilişkisini askıya almıştır. "Tabii ki biz de Mısır'la ilişkilerimizin normalleşmesini isteriz ama bu ilişkilerin normalleşmesini isterken Mısır'la ilişkilerimizi anormal hâlâ getiren, Mısır'daki demokrasiyi rafa kaldıran hatta Mısır'daki demokrasiyi çöpe atan bu askeri darbe rejiminin de yaptıklarını gözden geçirmesi şarttır. Dost bir ülkenin insanı olarak şu tavsiyede bulunuyoruz. Bu tür anti demokratik, baskıcı, 'Ben yaptım, oldu' zihniyetindeki uygulamalardan Mısır halkına da Mısır siyasetine de bir fayda gelmez. Mısır hükümetinin bütün bu yaptıklarını gözden geçirmesini, bu anlamda iyileştirme adımlarını atmasını, bunun sonucu olarak da Türkiye-Mısır ilişkilerinin iyileşmesini temenni ederiz." İsrail'le üzerinde uzlaşılan mutabakatla ilgili Meclis sürecinin ne zaman başlayacağı ve karşılıklı büyükelçilerin ne zaman atanacağı sorulan Kurtulmuş, "Her iki ülkenin kendi yasal süreçleri işliyor. Süreç kendi takvimi içerisinde işliyor. Onaylandıktan sonra Türkiye açısından İsrail anlaşması resmiyet kazanacaktır. Ondan sonra da büyükelçi atanması ve diğer normalleşme süreçleriyle ilgili adımlar atılacaktır. Bunlar teferruat" dedi.
Vatan

Muhalifler Bahçeli'ye '10 Temmuz'la Yüklenecek
Seçimli olağanüstü kongreyi toplama yolları yargı yoluyla kapanan MHP'li muhalifler, yeniden imza toplamaya hazırlanıyor. Sinan Oğan, Koray Aydın, Meral Akşener ve Ümit Özdağ'ın dün toplanarak bu konuda bir yol haritasını görüştü. 10 Temmuz'da yapılması planlanan olağanüstü kongreye giden yolların Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir yoluyla "kapanması" dolayısıyla hayal kırıklığı yaşayan muhalif isimlerin, mahkemenin nihai kararının, istedikleri gibi sonuçlanmaması konusunda endişeleri bulunuyor. Bir delegenin başvurusu üzerine olağanüstü kongrenin yürütmesinin durdurulması kararını veren Ankara 3. Asliye Hukuk Mahkemesi, hem ilgili makamlardan belge istemiş hem de yanıt için taraflara süre vermişti. Bu süre önümüzdeki hafta doluyor. Süreci yakından takip eden muhalifler, mahkemeden istedikleri gibi bir karar çıkmaması ihtimaline karşı yeniden imza toplamayı içeren "B planını" hazırda tutuyor. Muhalifler, Çağrı Heyeti'nin topladığı 19 Haziran'daki kongrede değiştirilen tüzük maddelerinin "yok sayılamayacağını" ayrıca "ihraç ya da tedbirli disipline sevk işlemleri söz konusu olursa da hukuken uygulanamayacağını" öne sürüyor. Genel Merkez ya da "Genel Merkezin görevlendireceği bir delegenin" yeniden mahkemeye gitmemesi için tüm ihtimalleri değerlendiren muhalif isimler, emsal kararlar olduğu için olası bir mahkeme sürecinin ilk teşebbüslerinin ardından sürecin uzun sürmeyeceğini değerlendiriyor. Muhalifler ayrıca delegelere "Genel Merkez'in 10 Temmuz'da kongre yapılacağını açıkladığı ancak bundan geri adım attığı" tezini anlatmaya hazırlanıyor. Muhaliflere göre, yeniden imza toplanması kararı alınması halinde, iki günde delege imzalarının tamamlanması ve bir ay içerisinde de seçimli olağanüstü kongreye gitmek mümkün.
Vatan

SPOR

İsmail Köybaşı ile Beşiktaş arasında ipler koptu. Siyah beyazlı kulüp, 27 yaşındaki sol bek ile yolların ayrıldığını dün resmi internet sitesinden duyurdu. Bu açıklamanın hemen ardından başarılı oyuncunun ismi Kartal'ın ezeli rakibi Fenerbahçe ile anılmaya başlandı. Anlaşmanın büyük oranda sağlandığı öne sürüldü. Beşiktaş'tan geçen sezon yıllık 2 milyon TL ve maç başı 30 bin TL alan İsmail'in, gelecek sezon için 1 milyon 400 bin Euro ve 30 bin Euro maç başı ile 1 milyon Euro imza parası talep etmesinin ayrılığı tetiklediği öğrenildi. Dünkü idmana da çıkmayan İsmail, büyük ihtimalle F.Bahçeli olacak. Öte yandan Beşiktaş'ın yıldızı Sosa da, ayrılma kararı aldığını açıkladı. Tecrübeli oyuncu, "Havalimanına yapılan bombalı saldırı bize çok yakındı. Menajerim iki saat öncesinde oradaydı. Sonrasında İstanbul'dan ayrılma kararı aldım. Eşim İstanbul'da yaşamaktan korkuyor. Ben de çocuklarım ve ailem için endişeliyim" dedi. Bu arada West Ham'ın da, Gökhan Töre'yi 1 yıllığına 2 milyon 500 bin Sterlin karşılığında kiraladığı KAP'a bildirildi.
Hürriyet

Teknik Direktör Şenol Güneş'in istediği transferleri bir türlü gerçekleştiremeyen Beşiktaş Yönetimi elde kalan son stoper adayı Gustavo Gomez'e yoğunlaştı. Siyah-beyazlılar, 23 yaşındaki Paraguaylı için daha önce yaptığı 6.5 milyon euroluk teklifi 7 milyon euroya çıkardı. Kartal'dan 8 milyon euro bonservis bedeli isteyen Arjantin'in Lanus kulübü yüzde 25 oranındaki vergiyi de bonservisin içine dahil etti. Arjantin'de yaşanan kıran kırana pazarlıkların ardından aradaki fark 1 milyon euroya indi. Bu farkı daha aşağıya çekmek isteyen siyah-beyazlı yöneticilere, Lanus'lu idareciler, "Kabul etmezseniz Gomez'i, River Plate'e satarız" yanıtını verdi. River Plate ile büyük bir rekabet içerisinde olduğu için Gomez'i ezeli rakibine kaptırmak istemeyen Lanus'lu yetkililerin, "Şu an için bizim belirlediğimiz bonservis bedelini hiç düşünmeden veren tek kulüp River Plate. Fakat oyuncumuz sizi çok istediği için Gomez'i size vermeye daha sıcak bakıyoruz. Aradaki 1 milyon farkın pazarlığını artık yapmayın. Gerekirse taksitle ödemeyi kabul ederiz" ifadelerini kullandıkları belirlendi. Gomez'i kadrosunda görmek isteyen Şenol Güneş'in yüzünü güldürmeye çalışan Beşiktaşlı yöneticiler önümüzdeki günlerde Arjantin'e giderek, Lanus kulübüyle son kez masaya oturacak. Siyah-beyazlılar bu görüşmede Gomez'in Beşiktaş'a gelmek istemesini de koz olarak kullanarak transferi bitirmeye çalışacak.
Milliyet


Beşiktaş'ta takımda kalıp kalmayacağı belirsizliğini koruyan Mario Gomez konusunda flaş gelişmeler yaşanıyor. Siyah- Beyazlılar'ın Fiorentina ile yürüttüğü pazarlıkların ardından Alman starın takımda kalma ihtimalinin arttığı ortaya çıktı. Beşiktaş, "Yeni sezonda nerede oynayacağıma Avrupa Futbol Şampiyonası sonrası karar vereceğim" diyen 31 yaşındaki Panzer için Fiorentina'yla görüşmelere hız verince olumlu gelişmeler yaşandı. Yönetim, 5 milyon euroluk bonservis bedelinde ısrar eden İtalyan kulübüne son olarak 4.5 milyon euro önerip beklemeye geçmişti. Mor-Menekşeler, Euro 2016'daki Fransa maçında yaşadığı sakatlık sonrası başka takımlardan teklif gelmeyince Siyah- Beyazlılar'a Mario Gomez için yeşil ışık yaktı. Başkan Fikret Orman'ın bizzat görüştüğü Fiorentina yönetiminin aradaki 500 bin euroluk fark konusunda ikna olmaya yaklaştığı kaydedildi. Seri A temsilcisinin bu hafta içinde Gomez'in bonservisi için Kartal'a "Evet" diyeceği belirtiliyor. Beşiktaş, Fiorentina'yla anlaşmayı resmiyete döktükten sonra Mario Gomez'le masaya oturacak. Kartal'da kalmaya sıcak bakan Alman forvetin, Siyah-Beyazlılar'la 3 senelik sözleşme imzalaması bekleniyor.
Star


Teknik Direktör Jan Olde Riekerink, Galatasaray'ın DNA'sında şampiyonluk olduğunu dile getirdi. İsviçre kampında basın toplantısı yapan Hollandalı hoca "En temel düşüncemiz şampiyon olmak. Oyuncularımla bunu paylaştım. Galatasaray gibi çok üst seviye bir takımın DNA'sında bu var. Kesinlikle ana hedefimiz bu. Türkiye Kupası'nı da unutmamak lazım" dedi. Riekerink, "3 ayda kendi felsefemi, idman tarzımı gösterme fırsatı buldum. Sonrasında takımın başına geçtim. Takımın kurulması anlamında Avrupa'da olmamak belki de avantaj olarak görülebilir. Geçen sene takım benim kurduğum takım değildi. Takımın fiziksel durumu iyi değildi. Şimdi takım benim takımım. Antrenman tarzı, oyun tarzı benim sorumluluğum altında.Bu bende baskı yaratmıyor" diye konuştu. Yeni sezondaki Galatasaray'ın planlaması hakkında da konuşan Hollandalı, "Sistemler, rakamlardan ziyade sahada neler yapacağınız önemli. Geçen sene farklı sistemde oynayıp oynayamayacağımızı düşündüm. Ancak bunu yapacak zaman yoktu. Bunu bu yıl yapabiliriz. Bunun için fizik gücü tam kapasitede olmalı. Farklı sistemler deneyeceğiz takımın buna alışmasını sağlayacağız" şeklinde
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme