14 Temmuz 2016 Perşembe

14.07.2016 Genel Gündem



14.07.2016

GÜNDEM

Al Jazeera: Konuştuk
Merkezi Katar'da bulunan Al Jazeera Arapça, terör örgütü PKK'nın elebaşlarından 'Bahoz Erdal' kod adlı Fehman Hüseyin'in muhabirleriyle telefonda görüşerek, öldürüldüğü yönündeki haberleri yalanladığını duyurdu. Suriye'de aracına düzenlenen bombalı saldırı sonucu öldürüldüğü iddia edilen 'Bahoz Erdal' kod adlı Fehman Hüseyin'in, Al Jazeera Arapça'nın Erbil muhabirine telefonla yaptığı açıklamada söz konusu haberleri yalanladığı aktarıldı. Fehman Hüseyin'in haberin "Türk medyasında PKK aleyhinde yürütülen propaganda savaşının bir parçası olduğunu" söylediği ileri sürüldü. Anadolu Ajansı, 9 Temmuz'da Suriye'de rejime karşı savaşan Tel Hamis Tugayları Sözcüsü Halid el Hasekavi'nin açıklamasına dayandırdığı haberde, Fehman Hüseyin'in Suriye'de öldürüldüğünü duyurmuştu. Haber resmen doğrulanmamıştı.
Hürriyet


Abd Resepsiyonunda Surıye Konuşuldu
Türkiye; terör örgütü PKK'nın Suriye'deki kolu PYD'ye verdiği destekten dolayı rahatsızlık duyduğu ABD'ye, milli günü nedeniyle verdiği resepsiyona katılım düzeyi ile iki ülke arasındaki ilişkilerin olağan seviyede sürdüğü mesajını verdi. ABD'nin Ankara Büyükelçisi John Bass ve eşi Holly Bass'ın ev sahipliğinde büyükelçilik konutunda dün akşam ABD'nin bağımsızlığının 240. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen resepsiyona, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, AB Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik, Ankara'da görev yapan çok sayıda yabancı misyon temsilcisi, diplomat ve gazeteci katıldı. Resepsiyonda hükümeti AB Bakanı Çelik temsil etti. Resepsiyonda, Türk Silahlı Kuvvetleri ise korgeneral düzeyinde temsil edildi. Başbakan Yardımcısı Şimşek'in, resepsiyona resmi törenin ardından eşiyle birlikte katılması da dikkat çekti. Resepsiyon, Büyükelçi Bass'ın konukları kapıda karşılamasının ardından iki ülkenin milli marşlarının çalınması ile başladı. Geçen yıl düzenlenen bağımsızlık günü resepsiyonundan bu yana "zor ve acı dolu bir yılın" geride kaldığını söyleyen Bass, "Her iki toplum da teröristlerden kaynaklanan acıyı ve kaybı yaşadı. Türkiye'de yaşanan kayıpları yüreğimizde hissediyoruz ve taziyelerimizi sunuyoruz, başınız sağ olsun" dedi. Bakan Çelik ise "Türkiye ve ABD arasında müstesna ve vazgeçilmez nitelikteki ortaklık halihazırda gerek bölgemizde gerek küresel planda yaşamakta olduğumuz bölgesel ve uluslararası barış ve istikrarı tehdit edici nitelikli sorunların üstesinden gelinmesi bakımından hayati bir önem taşımaktadır" dedi. Çelik, resepsiyondan sonra Fransa'nın Türkiye'deki temsilciliklerinin faaliyetlerinin güvenlik gerekçesiyle askıya alınmasına ilişkin olarak, "Paris ne kadar güvenli ise, Londra, Berlin ne kadar güvenli ise Ankara da o kadar güvenli. Küresel terörün tüm bir coğrafyayı aynı anda tehdit edebilmesi. Buna karşı yapılacak en iyi şey yaptığımız işi yapmaya devam etmek. Normal hayatımız devam ettirmek" dedi.
Milliyet

Takip Ettiği Işid'li Polisi Başından Vurdu
TEM Şubesi'nde görev yapan sivil polis memuru Hüseyin Gümüş, saatlerinde IŞİD ile irtibatlı olduğu saptanan kişilerin kullandığı hücre evini takibe başladı. Polis memuruna öğle saatlerinde, hücre evi olarak kullanılan müstakil evin bulunduğu sokakta sürdürdüğü takip sırasında, dışarı çıkan 16 yaşlarında adının Hanifi Ç. olduğu ileri sürülen IŞİD'li tarafından, tabancayla 2 el ateş edildi. Kurşunlardan biri polis memuru Gümüş'ün başına, diğeri de vücuduna isabet etti. Polis memuru ağır yaralanırken, saldırgan terörist ise iddiaya göre evin avlusundaki motosiklet ile kaçtı. Silah sesini duyanların ihbarı üzerine olay yerine sevk edilen sağlık ekibi, ağır yaralı polis memurunu ilk müdahalesinin ardından ambulansla özel bir hastaneye kaldırdı. Polis ekipleri de saldırının olduğu sokak ve çevresini yaya ve araç ulaşımına kapatarak inceleme başlattı. Olası saldırı ihtimaline karşı çelik yelek giyen ve uzun namlulu silahlarla görev yapan polis, sokakta ve IŞİD'lilerin kullandığı belirtilen evde araştırma yaptı. Polis ekipleri ayrıca saldırının olduğu bölgeye yakın noktalarda şüpheli gördüğü araçları durdurarak aradı. Yapılan aramalar sonucunda Hanifi Ç., Hatay'da polis ekiplerinin uygulama yaptığı sırada yakalandı. Hanifi Ç. Gaziantep Emniyet'inde sorguya alındı.
Vatan

'Terör Kurbanlarının Anısına Saygısızlık'
Dışişleri Bakanlığı, Avrupa Parlamentosu'nda (AP) terör örgütü PKK'nın lideri Abdullah Öcalan ve örgütün Suriye uzantısı YPG'lilerin fotoğraflarının yer aldığı sergi açılmasını kınadı. Bakanlıktan yapılan yazılı açıklamada, AP'nin söz konusu sergiyle, hemen her gün masum insanların canını alan bir terör örgütünün propagandasına ve terörizmin teşvikine alet olduğu belirtildi. "DEAŞ da, PKK da terör örgütleridir. Bir terör örgütünü diğer terör örgütüne tercih etmek, terörizmin tüm kurbanlarının anısına saygısızlıktır. Çifte standartlar Avrupa Birliği'nin imajını ciddi biçimde zedelemektedir" ifadelerinin kullanıldığı açıklamada, bu konuda gerek Türkiye'nin Avrupa Birliği Daimi Temsilciliği'nce, gerek Dışişleri Bakanlığı tarafından gereken girişimlerin yapıldığı ve tepkilerin ortaya konulduğu ifade edildi. "AP'de terör örgütü PKK'nın elebaşını ve örgütün Suriye uzantısı PYD üyesi teröristleri yansıtan bir fotoğraf sergisinin açılmış olmasını kınıyoruz" denilen açıklamanın devamında, Türkiye'nin, terörizmle mücadelede ilkeli bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ve aynı şekilde Suriye'de barış ve istikrarın da ancak ilkeli bir duruşla tesis edilebileceği anlatıldı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 125,0860-125,2287       
ABD Doları 2,9000-2,9021/ Euro3,2209-3,2242/ İngilizSterlini 3,8127-3,8163

Işıd'ın Mit Tahlili
Ankara Tren Garı'nda 103 kişinin öldüğü katliamla ilgili Ankara Başsavcılığı'ndaki soruşturma dosyasına giren belgelerde IŞİD'in önemli bilgilerine ulaşıldı. 'mahsun. docx' adlı belgede, MİT personeli ve istihbaratçılarla ilgili değerlendirmeler yapılırken, "MİT'in başına ABD'de yetişen Hakan Fidan'ın getirilmesiyle Amerikan usulü çalışma şekli benimsenmiştir" ifadesi yer aldı. Belgeden bazı tespitler: Takipte kullandıkları yöntemlerden biri psikolojik baskıdır. Bazen haberlerde Türkiye'ye teröristlerin girdiği ve eylem hazırlığında oldukları söylenir. Ve gerçekten böyle bir şey varsa birbirlerinden habersiz kardeşler ameli iptal ederek ya da temasa geçerek hareket ederler. Böylelikle ya ortaya çıkarlar ya deşifre olduklarını sanıp dağılırlar. Bazen hedef şahsa kendilerini kasıtlı hissettirler ki heyecanlansın ve panik yaparak hataya düşsün. Takipte kendi aralarında kullandıkları bazı işaretler: Gözlükleri çıkarmak veya takmak, cepten mendil çıkarıp kullanmak, ayakkabı bağlamak, tespih çıkartmak veya iki eli cebe koymak, ceketi çıkartmak ve omuza atmak, ceketin düğmelerini iliklemek veya açık bırakmak, köşe başlarında telefonla konuşmak, sırtını dönmek Takibi yapan kişiler genelde atik, soğukkanlı, hedef bölgesine uygun davranış ve giyim, fark edilemeyeceği mesafede yürüyüş, genelde hedefin karşı kaldırımında yürümesi, karşı karşıya kaldığında adres sorması veya afallaması, aynı taşıta binip inmesi, bazen absürt giyim ve konuşma tarzı Araçlı takibin atlatılması: Hızlı hareket ve ansızın durmak, tali yola girip ansızın durmak, hızlı hareket ve sinyal vermeksizin dönmek, durup aksi yöne gitmek, kavşakta turlamak, virajlı yollar kullanarak (S) çizmek veya hatalı U dönüşleri yapmak, çıkmaz sokağa girmek, takip riski olan aracımızın peşine, onu belli mesafeden takip edecek başka araç görevlendirmek Şayet takip hissedilirse araç uygun bir yere bırakılarak yaya veya toplu taşımayla devam edilir. Ya da taksiye binilip, uygun bir yerde inilerek yolun tam karşısına geçilir ve ters istikamete başka taksiye binilir. Eğer takip elemanı, kardeşle aynı toplu taşıma aracında ise kardeş kapıya yakın durur ve kapı kapanacağı sırada hızla araçtan inebilir."
Hürriyet

Sipariş Tamam Sıra Üretimde
Eren ve Fatih Özmen'in sahip olduğu ABD merkezli Sierra Nevada Corporation'ın (SNC) Türkiye'nin ilk bölgesel yolcu uçağını üretmek için kurduğu Ankara merkezli TRJet adlı şirket, Londra'da düzenlenen Farnborough Havacılık Fuarı'nda önemli işbirliklerine imza attı. İlk siparişini İstanbul Ticaret Odası'ndan (İTO) 10 adet TRJ328™ serisi uçakları için alan TRJet, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) ile de Milli Bölgesel Uçak Projesi sözleşmesinin belirli maddeleri üzerinde anlaşmaya vardı. SSM, 2015'te TRJet ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı arasında, ülkenin ilk bölgesel uçağının üretilmesi için 50 uçak siparişini kapsayan bir ön mutabakat anlaşmasıyla bu projeye önderlik eden ihale kurumu olarak yer alıyor. İlk siparişler, aralarında T.C. Sağlık Bakanlığı ve Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü'nün de bulunduğu, altı kullanıcıya teslim edilecek. Uçaklar, ambulans uçak, özel görev, VİP, havaalanı kalibrasyonu ve yolcu uçağı gibi stratejik görevler alacak. Fuar'da imzalanan niyet mektubu ile İTO 10 adet TRJ328 uçağı alma taahhüdünde bulunurken, Singapur merkezli Sentinel Havacılık Grubu ise özel görev kullanımı için 5 adet TRP328™ uçağı alacağını teyit etti. TRJet, bölgesel uçağın üretimi için de önemli işbirliklerine imza attı. Liebherr- Aerospace TRJet'in 328 Serisi uçakları için hava yönetim sisteminin tamamını tedarik etmek üzere bir anlaşma imzalalarken, TRJ328™ uçağı ve TRP328™ turboprop modellerinin ana iniş ve burun iniş takımlarının tedariği için Almanya merkezli Heggemann ile anlaşma sağlandı. TRJet, Pratt & Whitney Canada Corp. (P&WC) ile de PW127 yeni turboprop motorunu TRJet'in yeni TRP328™ turboprop uçağında kullanmak üzere bir anlaşma yaptığını duyurdu. TRJet, yeni geliştireceği modeller için Rockwell Collins'in Pro Line Fusion entegre aviyonik sitemini seçti. Pro Line Fusion iletişim, navigasyon, gözetim ve hava trafik yönetimi de dahil olmak üzere tüm uçuş güvertesi sistemlerini entegre ederek, pilotların uçuş operasyonlarını daha kolay yönetmelerini sağlıyor.
Türkiye

Oecd, Türkiye Raporu'nu Gaziantep'te Açıklayacak
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek ile OECD Genel Sekreteri Angel Gurria, OECD'nin Türkiye Ekonomik İnceleme Raporu'nu cumartesi günü Gaziantep'te açıklayacak. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, geçen mayıs ayında OECD Bakanlar Konseyi toplantısında, Türkiye raporunun Gaziantep'te açıklanması konusunda Angel Gurria ile mutabakata vardı. Alınan bu kararın ardından Şimşek ve Gurria ile beraberindeki heyet cuma günü Gaziantep'e gelecek. Cumartesi günü de OECD Genel Sekreteri Angel Gurria tavsiye nitelikli Türkiye Ekonomik İnceleme Raporu'nun lansmanını Mehmet Şimşek ile düzenleyeceği ortak basın toplantısında açıklayacak. Raporun açıklanmasının ardından Şimşek, OECD heyetine Gaziantep ve Kilis'teki mülteci kamplarını da dolaştıracak.
Türkiye

'Osmangazi'nin Geleceği Parlak!
Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, Osmangazi Köprüsü'nün 89 liralık geçiş ücretinin başka yerlere göre yüksek görünse de bu boyutta bir hizmetin geçen vatandaşlar için bir karşılığı olacağını söyledi. Azerbaycan Demiryolları İdaresi Bakanı Cavid Gurbanov'la görüşmesi öncesinde konuşan Bakan Arslan, Yapİşlet- Devret (YİD) modelinin Türkiye'de yıllardır başarıyla uygulandığını, her YİD projesinde mutlaka garanti verildiğini vurgulayarak, şöyle konuştu: "Biz proje hazırlıyoruz, şirketler de talip oluyor. Ekonomik değilse bu projeleri yapamazsınız. Amaç, kamu kaynağı harcamadan bu yatırımları yapmak. Yatırım, başladığı andan itibaren sizindir, özel şirketin değil. Osmangazi Köprüsü ve İzmir'e kadar olan otoyol da bu kapsamda. Sonunda devletin olacak ve işletmesini kiraya çıktığımızda ciddi gelir elde edeceğiz." Günlük garantinin 40 bin araç olduğunu hatırlatan Arslan, "Yıl bazında hesaplanır, günlerin ortalaması alınır, varsa aradaki fark ödenir" dedi.
Milliyet

Gayrimenkule 1 Milyar Tl'lik Fon
Gayrimenkul portföy yönetim şirketi Re-Pie Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Sur, gayrimenkul yatırım fonu kurmak için alışveriş merkezi geliştirme şirketi Turkmall'un dört projesini satın alacaklarını; kurulacak dört fonun toplam büyüklüğünün ise yaklaşık 1 milyar lira olacağını söyledi. Sur, 2017 itibarıyla ise yedi fon ve 3 milyar liralık fon büyüklüğüne ulaşmayı hedeflediklerini kaydetti. Re-Pie ve Turkmall arasındaki imza töreninde konuşan Sur "Gayrimenkul yatırım fonları ile birlikte yatırımcıların tek başlarına alma imkanı olmadığı gayrimenkullere yatırım imkanı doğdu. GYO'lar üzerinden hisse senedi piyasasına girmeyip, şirket ortaklığını değil, mal ortaklığını tercih eden yatırımcılardan ilgi görüyoruz" dedi. Sur, şunları söyledi: "Re-Pie olarak Turkmall'a ait dört projeyi gayrimenkul yatırım fonu kurmak suretiyle satın alacağız. Turkmall projelerinden oluşacak dört fonun üçü için SPK'ya başvurduk. Dört fonun toplam büyüklüğü yaklaşık bir milyar lira olacak." Turkmall Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Levent Eyüboğlu da, Re-Pie ile gidilen işbirliği ile birlikte Turkmall olarak yeni yatırımlar için önemli bir kaynak yaratacaklarını belirterek, "Sermayeyi yeni projelere aktarabileceğimiz bu sistem, yıllardır beklediğimiz bir fırsattı. Projelerimizin geri dönüşü uzun sürdüğü için yılda 1-2 proje ile idare ediyorduk. Şimdi yatırımlarımızı yaparken onlara yatırım yapacak fon sayesinde yılda 4-5 projeyi rahatlıkla yapabileceğiz" dedi
Star

Kurumların Şampiyonu Merkez
Türkiye'de Kurumlar Vergisi şampiyonu, 2 milyar 350 milyon liralık vergi tahakkukuyla Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) oldu. TCMB'yi Ziraat Bankası, Akbank, Garanti Bankası, Turkcell, Vakıflar Bankası, İş Bankası, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Genel Müdürlüğü (DHMİ), Yapı Kredi Bankası, Türkiye Elektrik İletim A.Ş. (TEİAŞ) izledi. Listenin ilk 10 sırasında 3'ü kamu bankası olmak üzere 7 banka yer aldı. İlk 100'e 18 bankanın girdiği görüldü. Listede bankacılığın yanı sıra telekomünikasyon, enerji, inşaat, çimento, otomotiv, perakendecilik, madencilik, teknoloji ve lojistik sektörlerinde faaliyet gösteren kurum ve şirketler ön plana çıktı. Geçen yıl mükelleflerden tahakkuk ettirilen Kurumlar Vergisi tutarı da 38 milyar 983 milyon lira olarak hesaplandı. En fazla Kurumlar Vergisi ödeyen ilk 100 mükellefin 69'u İstanbul'dan çıktı. Listede Ankara'dan 20, Kocaeli'den 3, İzmir ve Antalya'dan 2'şer, Manisa, Zonguldak, Rize ve Eskişehir'den birer şirket bulunuyor. Listedeki 29 kuruluş geçen yıl 100 milyon liranın üzerinde Kurumlar Vergisi öderken, ilk 100'deki en düşük vergi tutarı 33 milyon 251 lira olarak gerçekleşti. Rekortmenler listesinde ilk 100'e giren kurum ve şirketlerden 22'si isminin açıklanmasını istemedi.
Vatan

Rusya Kilidi Açılıyor
Türkiye'ye Rusya'dan turist akını başlatacak olan "charter uçuşları"na izin için dile getirilen Türkiye'den Rus turistlerin güvenliğinin sağlanması için ek adımlar atılması ve önlem alınması talebi dahil turizmi ilgilendiren konular, bugün Moskova'da masaya yatırılacak. Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan yazılı açıklamada, Rusya Federasyonu makamlarının daveti üzerine, turizm alanındaki işbirliği ve ilişkilerin ele alınması amacıyla Dışişleri Bakanlığı başkanlığında Kültür ve Turizm Bakanlığı, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı yetkililerinin yanı sıra sektör temsilcilerinin de yer aldığı bir heyetin Moskova'da Rus muhataplarıyla bir toplantı gerçekleştireceği kaydedildi.. Açıklamada, "Toplantıda, Rusya Federasyonu ile ülkemiz arasındaki charter seferlerinin tekrar başlatılması için yapılmakta olan hazırlıklar, turistlerin güvenliği ve buna yönelik alınan tedbirler ile turizm alanındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin yeni işbirliği alanlarının belirlenmesi amacıyla görüş alışverişinde bulunulacaktır" denildi. Geçen yıl Kasım ayında Rus savaş uçağının düşürülmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e bir mektup göndermiş, daha sonra 2 lider telefon görüşmesinde yakın zamanda görüşmek üzere anlaşmışlardı. Putin görüşmenin ardından Rus turistlere Türkiye kısıtlamalarını kaldırmıştı.
Vatan

DÜNYA

Peşmergenin Maaşi Abd'den
Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Peşmerge Bakanlığı Genel Sekreteri Cabbar Yaver, Musul'u terör örgütü DAEŞ'ten kurtarma operasyonuna katılacak Peşmerge güçlerinin maaşlarının ABD'nin göndereceği bütçeden karşılanacağını, operasyonun ardından da peşmergenin Musul kent merkezinde kalmayacağını açıkladı. Yaver, ABD ile IKBY arasında imzalanan askeri protokol, Musul operasyonuna Peşmerge'nin katılımı ve DAEŞ sonrasına ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu. Bağdat ile Erbil arasındaki bütçe sorunu ve bölgenin tek gelir kaynağı olan petrol fiyatlarındaki ciddi düşüşten dolayı IKBY'nin uzun süredir ekonomik kriz yaşadığını belirten Yaver, peşmerge güçlerinin maaşlarının ödenmesi ve savaş masraflarının karşılanmasında zorluk çektiklerini ifade etti. Bu durumun telafisi için ABD'den yardım talebinde bulunduklarını aktaran Yaver, önceki gün Erbil'de imzalanan askeri protokolün daha çok peşmerge güçlerine mali ve lojistik destek sağlamayı içerdiğini söyledi. Yaver, protokol uyarınca ABD'den gelecek destek konusunda şu bilgileri verdi: "Musul'u kurtarma operasyonuna katılacak peşmerge güçlerinin maaşları bu aydan sonra ABD'den gönderilecek bütçeden ödenecek. ABD tarafından ilk etapta maaşların ve diğer savaş masraflarının ödenmesi için 415 milyon dolarlık bir bütçe gönderilecek. Bu sistem üzerinden peşmerge maaşlarının ödenmesine devam edilecek." Yaver, DAEŞ ile mücadele sona erene kadar ABD'nin yardıma devam edeceğini aktardı.
Hürriyet

200 Yıl Sonra Japonya'da Bir İlk: İmparator Tahttan Çekiliyor
Japonya'da İmparator Akihito (82) ilerleyen yaşını ve sağlık sorunlarını gerekçe göstererek tahtı bırakacağını açıkladı. Akihito'dan önce 1817 yılında İmparator Koukau, kendi isteğiyle tahttan ayrılmıştı. Hükümet kaynakları, Akihito'nun tahttan çekilebilmesi yerine 56 yaşındaki oğlu Veliaht Prens Naruhito'nun geçebilmesi için İmparatorluk İç Hukuku'nun revize edilmesi gerektiğini belirtiyor. Akihito da, babası İmparator Hirohito'nun 7 Ocak 1989'da ölmesi üzerine 55 yaşında tahta geçmişti. BBC'ye konuşan bir hükümet yetkilisi, kalp ameliyatı geçiren ve prostat kanserini yenen Akihito'nun bir yıl önce ailesine sağlık sorunları nedeniyle tahttan ayrılmak istediğini söylediğini ve bu konuda aile üyelerinin mutabakata vardığını söyledi. Deniz biyolojisine meraklı Kral Akihito, tenis kortunda tanıştığı halktan bir kadınla evlenerek dikkatleri daha veliaht prensken üstüne çekmişti. İmparatorluğun kirli geçmişine rağmen Çin'e yaptığı ziyaretle tartışma yaratan İmparator, Japon monarşisinin yayılmacı hırslarına sünger çekmesi ve İkinci Dünya Savaşı'nın yaralarını sarmaya odaklanması nedeniyle halkı tarafından seviliyordu. Japonya'da imparatorluğun sembol ik bir önemi bulunuyor. Prens Naruhito'nun 15 yaşında bir kızı bulunuyor. Bir dönem hanedan mensuplarının erkek çocuklarının olmaması nedeniyle kız çocuklarının da imparatorluk yapabilmesi için değişiklik yapılması tartışılmıştı. Ancak bu tartışma, Prens'in erkek kardeşinin 2009 yılında bir erkek çocuğu sahibi olmasıyla rafa kaldırıldı.
Hürriyet

Yeni Demir Lady'den Türkiye'ye Veto Sözü
Avrupa Birliği'nden (AB) ayrılma kararının alındığı 23 Haziran tarihli referandumun ardından siyasi ve ekonomik belirsizlik içine düşen Birleşik Krallık'ta "yeni demir lady" olarak anılan Theresa May'in dönemi dün resmen başladı. "Kalalım" kampanyasının liderliğini yaptığı için istifa kararı alan David Cameron, dün son kez başbakan olarak parlamentoya hitap ederken, akşam görevi May devraldı. Referandum sırasında yürütülen tartışmalardan biri de Türkiye'nin AB üyeliği olmuştu. "Ayrılalım" kampanyası Türkiye'nin Birlik'e üye olması durumunda, milyonlarca Türk'ün ülkeye geleceğini savunurken, anketlere göre bu argüman seçmenin referandum sırasında en fazla aklında yer eden unsurlardan biri oldu. May, "kalalım" kampanyasını desteklese de, geleneksel olarak Türkiye'nin AB üyeliğini destekleyen İngiliz hükümetlerinden farklı görüşlere sahip. 'Brexit' referandumu kampanyası esnasında, 25 Nisan'daki konuşmasında Türkiye, Makedonya, Karadağ, Sırbistan ve Arnavutluk gibi AB üyesi ülkelerin 'fakir nüfusa' sahip olduğunu söyleyen May; söz konusu beş ülkenin organize suç, yolsuzluk ve hatta terörizmle ilgili sorunları olduğunu vurgulamıştı. May, İngiltere'nin Türkiye'nin AB üyeliğini veto edebileceğini söyledi.
Milliyet

Kuzey Kıbrıs'ta Askeri Törenler 'Sivilleşiyor'
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nde hükümet, 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı ve KKTC'nin kuruluş yıldönümü olan 15 Kasım'ın da aralarında bulunduğu törenleri "sivilleştirme" kararı aldı. Hükümet tarafından hazırlanan çalışmaya göre, "askeri törende kullanılan tankların ve ağır silahların kaldırılması, yerine 'kültürel gösterilerin' konulması" kararı alındı. Kıbrıs'ta devam eden görüşmeler sırasında böyle bir adımın atılmasının, barış sürecine de katkı yapacağı kaydedildi. Milliyet'in edindiği bilgilere göre, askeri törenlerle ilgili çalışma Bakanlar Kurulu'nda gündeme geldi. Bakanlar Kurulu'nda, "Törenlere asker aileleri ve Türkiye'den gelen heyetlerin dışında halktan katılım olmuyor. Bunu düzenlememiz gerekir" görüşü ortaya çıktı. Askeri yetkililerle yapılan istişarelerin ardından hükümet yetkili birimlere bir çalışma hazırlattı. KKTC Başbakan Yardımcısı Serdar Denktaş, Milliyet'e, törenleri protokol kutlamasından çıkarıp halk kutlaması haline getireceklerini söyledi. Törenlerde, halk dansları gösterileri, kültürel tanıtımlar, fener alayları, akrobasi gösterileri, milli oyuncular, milli spor kulüpleri ve benzeri etkinlikler yer alacak. Böylece etkinliklerde görev alanların ailelerinin ve yakınlarının törenlere katılması sağlanacak. Törenlerde asker geçişi olacak ama ağır silahlar tarihe karışacak. Sadece temsili olarak bir veya iki ağır silahın gösterilerde olabileceği belirtildi. Milliyet'e konuşan hükümetten üst düzey bir kaynak, "Törenlerde halkı soyutladık. Yapılan çalışma çok doğru. Asker ile de konuştuk. Halka daha fazla hitap eden geçit törenleri yapacağız. Törenlerde asker geçişi olacak. Halk ile kucaklaşan törenler yapmak amacındayız" dedi. Askeri kaynaklar da, bu yöndeki çalışma yapıldığını doğruladı ancak son şekline hükümetin karar vereceğini söyledi. Hükümetin yaptığı çalışmanın bu sene yapılacak 20 Temmuz'dan sonraki tüm törenler için geçerli olduğu öğrenildi. Ayrıca çelenk koyma törenine de bir düzenleme getirildi. Buna göre 20 Temmuz ve 15 Kasım'da devleti temsilen Cumhurbaşkanı, askeri temsilen askeri yetkili ve Türkiye'yi temsilen de Türkiye'den gelen üst düzey yetkili çelenk koyacak. KKTC medyası da düzenlemeyi, "Askeri geçit törenleri tarih oluyor" manşeti ile duyurdu.
Milliyet

Kadın Devrimi
İngiltere'de 23 Haziran'da gerçekleştirilen Avrupa Birliği (AB) üyeliğine ilişkin referandumdan, birlikten ayrılık kararı çıkmasıyla birlikte koltuğu bırakacağını açıklayan David Cameron'ın yerine başbakan olan eski İçişleri Bakanı Theresa May, ilk iş olarak kabinedeki kadın-erkek eşitsizliğine son verdi. Cameron, dün parlamentonun alt kanadı olan Avam Kamarası'nda son kez 'başbakana sorular' oturumuna katılmasının ardından Buckingham Sarayı'na giderek Kraliçe II. Elizabeth'e istifasını sundu. Cameron'dan sonra saraya giden May de akşam saatlerinde görevi resmen devraldı. Böylece May İngiltere'de, Muhafazakar Parti'li Margaret Thatcher'ın ardından 26 yıl sonra başbakanlık koltuğuna oturan ikinci kadın siyasetçi oldu. Sert mizacı nedeniyle, Thatcher'a atfen 'yeni Demir Leydi' lakabıyla anılan May, kabinesindeki bakanlıkların yarısını kadınlara ayırarak, hükümette uzun süredir devam eden cinsiyet eşitsizliğini de bitirdi. Cameron'ın son hükümetinde 22 bakanlıktan sadece 7 tanesinde kadın vekiller görev yapıyordu. 2010'dan bu yana Cameron kabinesinde içişleri bakanı olarak görev yapan 59 yaşındaki May, referandum sürecinde tıpkı Cameron gibi İngiltere'nin AB'de kalması gerektiğini savunmasına karşın, oylamanın ardındansa, birlikten ayrılmak isteyen vatandaşların tercihine saygı duyulması gerektiğini söyleyerek, ayrılık sürecini ülkesinin çıkarları doğrultusunda yürüteceğini ifade etmişti.
Vatan

Başkandan Yol Kenarı Görüşmesi
Afrika ülkelerinden Uganda'da Devlet Başkanı Yoweri Museveni'nin otoyol kenarında bir sandalyede oturup cep telefonuyla konuşurken çekilen fotoğrafı, sosyal medyada kısa süre içinde en fazla konuşulan konulardan birisi oldu. Geçtiğimiz gün bir etkinliğe katılmak üzere Isingiro bölgesini ziyaret eden Museveni'nin 'önemli bir telefon görüşmesi yapmak' için konvoyunu durdurduğu belirtildi. Museveni, yarım saat süren görüşmesi sırasında yol kenarına konulan bir iskemlede oturdu. Devlet başkanının güvenlik protokollerini de görmezden gelerek, trafiğin kesilmesini istemediği kaydedildi. Cumhurbaşkanlığı sarayından Museveni'nin kiminle görüştüğü konusunda bir açıklama yapılmadı.Ugandalı sosyal medya kullanıcıları, devlet başkanının 'sıradışı' fotoğrafını espri malzemesi yapmakta gecikmedi. Birçok Ugandalı, Museveni gibi yol kenarında oturup telefonla konuşurken çekilen fotoğraflarını internette paylaştı.
Vatan

POLİTİKA
İçtüzük Değişikliği Tabuta Son Çivi
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, TBMM'nin anayasası olarak tanımlanan Meclis içtüzüğünün değiştirilmesiyle ilgili "Demokrasinin tabutuna çakılmak istenen son çivi" değerlendirmesinde bulundu. Kurmaylarına içtüzük ile ilgili kırmızı çizgilerini anlatan Kılıçdaroğlu, Meclis Genel Kurulu çalışmalarının televizyonda yayınlanması ve karar yeter sayısı ile toplantı yeter sayısının kaldırılmaması gerektiğini vurguladı. CHP Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısı Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında yapıldı. Hürriyet'in edindiği bilgilere göre Kılıçdaroğlu toplantıda partisinin Meclis içtüzüğü değişikliğiyle ilgili tavrını netleştirdi. Kılıçdaroğlu, MYK'da özetle şöyle konuştu: "İçtüzük değişikliği demokrasinin tabutuna çakılan son çividir. Saray'ın istediği parlamenter sistemi yok etmek. Boş, kavga eden, işlevsiz Meclis isteniyor. Saray'ın istediği içtüzük değişikliğiyle muhalefeti susturarak Meclis'i işlevsiz hale getirmek. Böylece bu değişiklikle demokrasi tabutuna son çiviyi de çakacaklar. İçtüzük için komisyon oluşturulmasını biz önerdik. Uzlaşmalarını diliyorum ama uzlaşamayacaklar. Çünkü komisyonda AKP üzerinden Saray'ın iradesi var. Özellikle Meclis Genel Kurulu'nun televizyonda yayınlanması çok önemli. Ne olacaksa vatandaşın gözü önünde olsun. Anayasa'ya aykırı bir şey asla kabul edilmemeli. AKP, odasında bulunan milletvekillerinin yoklamaya katılmasını istiyor. Bu, kabul edilemez. Ayrıca karar yeter sayısı kaldırılmak isteniyor. Buna izin verilmemeli."
Hürriyet
'Suriye İle De Normal İlişkiye Döneceğiz'
Başbakan Binali Yıldırım, içeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceklerini tekrarlayarak, "Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz" dedi. Türkiye'deki Suriyelilerin, "siyasi misafir" olduğunu belirten Yıldırım, vatandaşlık tartışmalarına ilişkin olarak, "Utanç verici tartışmalar yaşanıyor. Nefret suçu işler gibi bir ittifak kurulduğunu görüyoruz. Vatandaşlığa almak demek, o ülkenin insan gücüne değer katmak demektir. Eğer Türkiye'nin değerine değer katacaksa, Türkiye'nin ekmeğini büyütecekse gerekirse nüfusumuzu da artıracağız" dedi. Yıldırım, dün Ak Parti Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'nda konuştu. Bir önceki toplantıya tam saatinde gelen, ancak salonun dolmaması nedeniyle makamında 15 dakika bekleyen ve il başkanlarını dakik olmaları konusunda uyaran Yıldırım, dün de tam 09.00'da salona giriş yaptı. Bazı il başkanlarının yine toplantıya geç geldikleri görüldü. Dün de alışılandan uzun bir konuşma yapan Yıldırım özetle şunları söyledi: İçeride ve dışarıda dostluk çemberini genişleteceğiz. Dışarıda bunu yapmaya başladık. İsrail ve Rusya ile ilişkilerimizi normale döndürdük. Ama eminim ki Suriye ile de biz normal ilişkilere döneceğiz. Buna ihtiyacımız var. Terörle mücadelenin başarısı için Suriye ve Irak'ın istikrara kavuşması gerekiyor ve güçlü bir siyasi yönetime, oradaki kardeşlerimizin tamamını temsil eden bir yönetime geçmesi gerekiyor, bu kaçınılmazdır. Bu geç kalmış bir iş. Kılıçdaroğlu'nun 11 soru soruyor. Sorular DEAŞ'a müsamaha ile yaklaşıldığı yönünde iddialar. Bunlar doğru değil. DEAŞ örgütünü daha bir çok dünya ülkesi bilmezken, Türkiye bunlarla ilgili 50 binin üzerindeki şüpheli listesini 144 ülkeyle paylaşmıştır. 3 bin 500 civarında şüpheliyi de geldikleri ülkelere göndermiştir. Bin 600 tanesini de tutuklamış ve hakkında hukuki işlem başlatılmıştır. Hal böyleyken hala maalesef Kılıçdaroğlu aynı Kirkor'un gaydasını çalıyor. Suriye'de DEAŞ'e karşı, PKK'ya karşı mücadele için yetki istendi. Orada DEAŞ'ın adı geçiyor, PKK'nın adı geçiyor, her şey net. Bizim hazret ne yapıyor, tezkereye karşı 'hayır' oyu veriyor. Ondan sonra da bize, 'siz DEAŞ'a göz kırpıyorsunuz' diye laf ediyor. Allah ıslah etsin. Suriye'den Türkiye'ye sığınanlarla ilgili son günlerde utanç verici tartışmalar yaşanıyor. Türkiye'deki siyasi misafirlerimiz üzerinden ne sosyal demokrasiye ne milliyetperverliğe ne Müslümanlığa ne de Türklüğe yakışmayan yakışıksız hareketler sürekli dile getiriyor. Cumhurbaşkanımıza muhalefet edeceğim diye maalesef nefret tohumlarını ekmeye devam ediyor. Son günlerde adeta bir nefret suçu işler gibi bir ittifak kurulduğunu görüyoruz, HDP ile MHP temsilcileri bile bazen bu konuda aynı şeyleri söylüyor. Bahçeli ile Demirtaş aynı cümleleri kuruyorlar. CHP zaten HDP çizgisine çoktan girmiş durumda. Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık konusu yerli yersiz tartışılıyor. Vatandaşlık bizim keşfettiğimiz bir şey değil. İnsanlık tarihinden beri var olan bir şeydir. Ülkeler vatandaşlığa kabul ederler, vatandaşlıktan çıkarırlar. Bunların kuralları, standartları, şartları vardır. Vatandaşlığa almak demek, o ülkenin insan gücüne değer katmak demektir. Sadece Suriyelileri değil, bu ülkeye katkı sağlayacak herkesi seve seve vatandaş yaparız. Bu memleketin aşını, ekmeğini nasıl bölüştüysek, ekmeğini büyütmek için gerekirse nüfusumuzu da artıracağız, vatandaşlarımızın sayısını da artıracağız.
Milliyet

İlk İfadeyi Bahçeli Verdi
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından hakkında yürütülen bir soruşturma nedeniyle davet edildiği savcılığa giderek ifade verdi. 2013'te Bursa mitingine katılanların, "Vur de vuralım, öl de ölelim" sloganları üzerine, "onun da zamanı gelecek" diyerek, "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" etmek suçunu işlediği gerekçesiyle ifade veren Bahçeli, "Sözlerim tahrikse PKK'ya karşıdır" dedi ve takipsizlik kararı verilmesini istedi. Bahçeli, beraberindeki bazı partililer ve avukatlarla dün öğle saatlerinde Ankara Adliyesi'ne geldi. Bahçeli'nin ifadesi bizzat Ankara Cumhuriyet Başsavcısı Harun Kodalak tarafından alındı. Suçlamayı kabul etmeyen Bahçeli kısa bir ifade verdi. Bahçeli, yazılı ifadesini de savcılığa sundu. Alınan bilgiye göre soruşturma makamları, ifadesini veren Bahçeli'ye hukuka karşı duyduğu güven ve savcılık makamının çağrısına uyarak adliyeye gelerek ifadesini vermesinden dolayı teşekkür etti. İfade işlemi sona eren Bahçeli'ye ayrıca çay ve kahve de ikram edildiği öğrenildi.
Milliyet

SPOR

Galatasaray'da Riva arazisi ve Florya Tesisleri'nin yeniden yapılandırılmasının konuşulduğu Divan Kurulu tartışmalı geçti. Point Otel'deki toplantıda konuşan Başkan Dursun Özbek, "Kulübün çıkışının Riva'da olduğunu gördük. Mali genel kurulda maketini koyduk ancak o günden sonra kimseden ses çıkmadı. Florya'nın yarattığı ekonomik değeri de kullanmalıyız" dedi. Özbek, "Riva'dan gelecek para yaklaşık 330 milyon dolar. Ne yapacaksınız diyorlar. Yılda 120 milyon lira faiz ödüyoruz" diye konuştu. Eski yönetici Adnan Öztürk "Başkan sözlerini tutamıyor" derken Işın Çelebi, "Biz 2010'da Riva için 500 bin doları kabul etmedik. Şimdi 350 teklif ediliyor" diyerek yönetimi eleştirdi.
Star

Gökhan Gönül, Beşiktaş'la 4 yıllık sözleşme yaparken, imzasını önce kontrata sonra Vodafone Arena'nın zeminine attı. 4 yıllık sözleşme imzalayan milli yıldız "Büyük camiadan başka büyük camiaya geçmek ne ilk ne de son. Başkanımın ve Beşiktaş camiasının bana kollarını açması davranışımla ve duruşumla ne kadar doğru işler yaptığımı gösteriyor" dedi. "Buraya layık olmaya çalışacağım" diyen Gökhan, transfer sürecinde gel-git yaşamadığını, Euro 2016 nedeniyle olayın uzadığını ve şampiyona sonrası cevabını vererek anlaşma sağladığını dile getirdi. Bacağımdaki kartal dövmesi bulunan deneyimli oyuncu "Onu 15 sene önce yaptırdım. Profesyonel futbolcu takım tutmaz. Şu an Beşiktaş forması giyiyorum ve Beşiktaşlıyım" diye konuştu. Performansı ile alakalı bilgi veren Beşiktaş'ın yeni transferi, "Şampiyonluk sözleri veremem belki ama şunları söyleyebilirim; Beni kötü orta yaparken görebilirsiniz, hatalı pas verirken görebilirsiniz ama mücadeleden vazgeçtiğim tek bir maç bile göremezsiniz. Hiçbir zaman inanmadığım şeyleri yapmadım. Bugün burada oturuyor olmamın nedenlerinden biri de budur aslında. 4 sene boyunca elimden gelen her şeyi yapacağım" ifadelerini kullandı.
Star

F.Bahçe, hazırlık maçında kendi evinde Yunan Panathinaikos'u 2-1 yendi. Sarı Kanarya henüz 3. dakikada golle buluştu. Salih Uçan'ın pasıyla sağdan ceza sahasına giren Emenike, düzgün bir vuruşla maçın ilk golünü attı: 1-0. 23.'te Giandomenico'nun sağ kanattan ceza sahasına yerden sert bir orta gönderdi. Arka direkten kaleci Fabiano'yu geçen topa kayarak müdahale eden Markus, eşitliği sağladı ve ilk yarının skorunu belirledi: 1-1. 54'te Emenike Hasan Ali'den aldığı, topu kontrol etti. Savunmacı ile kaleciye şık bir çalım atarak topu boş ağlara yolladı: 2-1. Fener'in kalecisi Fabiano 23'te konuk ekibin golü esnasında sakatlandı ve sahayı sedyeyle terketti. Brezilyalı'nın 2 dişinin kırıldığı ve damağının yarıldığı belirtildi.
Star

Fikret Orman, Kolarov transferi için umutsuz konuştu. Sol bek arayışlarının sürdüğünü belirten Beşiktaş Başkanı "Kolarov basında tartışılan bir isim. Manchester City ile sözleşmesi olan bir oyuncu. 'Bitti, bitiyor' gibi bir durum yok. Başka futbolcularla da ilgileniyoruz" dedi. Beşiktaş'ın transferde temkinli olmak zorunda olduğunu vurgulayan Orman "Beşiktaş'ın gerçekleri var, bizim de buna paralel planlarımız var. Yetimin hakkını transfer çılgınlığı yaparak harcamayacağız" diye konuştu.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme