15 Temmuz 2016 Cuma

15.07.2016 Genel Gündem



15.07.2016

GÜNDEM

Cezaevinden Komutanlığa
Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) 2020'li yıllar komuta kademesinde kritik görev alacak bazı isimlerin önünün bu ağustos başında yapılacak Yüksek Askeri Şûra'da (YAŞ) açılabileceği belirtiliyor. YAŞ'ta bu yıl Deniz Kuvvetleri Komutanlığı'nda da değişiklik bekleniyor. Geçen yıl görev süresi bir yıl uzatılan mevcut komutan Oramiral Bülent Bostanoğlu'nun, bu yıl teamül gereği emekli edilmesi görüşü ağır basıyor. Bu durumda İzmir'deki askeri casusluk davasında 2012'de 5 gün tutuklu kalan ve geçen şubat ayında beraat eden Donanma Komutanı Oramiral Veysel Kösele'nin Deniz Kuvvetleri Komutanı olması bekleniyor. TSK terfi, emeklilik ve temditlerin görüşüleceği YAŞ, albaylar için kritik öneme sahip olacak. Bunun nedeni, albay kadrosundaki yığılmayı önlemek için TSK Personel Kanunu'na ocak ayında eklenen geçici bir madde. Bu geçici madde 28, 29 ve 30'uncu yılındaki albayların sadece bu yıla mahsus olmak üzere, emekli edilebilmesine imkân tanıyor. Geçici maddeyle birlikte, 1075 albay için emeklilik gündeme gelebilecek. 31 yılı tamamlayan albaylardan ise 250 kadarının emekli olması, 50 kadarının da YAŞ'ta generalliğe terfi etmesi bekleniyor. Bu yıl TSK'da görev yapan 6 bin 102 albaydan yaklaşık 1325 kadarının emekli olabileceği belirtiliyor. TSK içinde paralel devlet yapılanmasıyla ilişkisi olduğu iddia edilen bazı personelle ilgili dosyaların da YAŞ'ta ele alınacağı kaydediliyor. YAŞ kararlarının yargı denetimine açılmış olması nedeniyle Genelkurmay Başkanlığı, ihraç kararlarını Yüksek Disiplin Kurulu kararlarıyla alıyor. Güneydoğu'da terörle mücadele operasyonlarının başındaki isim 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Adem Huduti'nin bu yıl kuvvette ikinci yılını dolduracağı için, başka bir göreve atanması bekleniyor. Terörle mücadele eden komando tugaylarında değişiklik yapılıp yapılmayacağı da merak ediliyor.
Hürriyet


'Bu Karar Çocuğu Paramparça Eder'
Çocuk İstismarı ve İhmalini Önleme Derneği, Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi, Türkiye Çocuk ve Genç Psikiyatrisi Derneği ile Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonundan uzmanlar, Anayasa Mahkemesi'nin Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) çocuğun cinsel yönden istismarını düzenleyen 103. maddesinin birinci fıkrasındaki "15 yaşını tamamlamamış her çocuğa karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranışın cinsel istismar sayılacağına" ilişkin hükmü iptal etmesini değerlendirdi. Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Başkanı Prof. Dr. Bahar Gökler: Yüksek Mahkemenin iptal kararı, çocuk haklarına tamamen aykırı. Çocuk istismarı suçlarını artıracak bir karar. Bu şekilde çocukları nasıl koruyacağız bilmiyorum. Her şeyden evvel uluslararası sözleşmelerce 18 yaşın altındaki her bireyin, 'çocuk' kabul edildiği açıktır. Cinsel tacizde çocuğun rızası diye bir durum asla söz konusu olamaz. Çok vahim bir karar. Kararın iptali ile yeni düzenleme yapılması için 6 ay süre verilmiş. Bu süre beklenmeden çok hızlı bir şekilde çocukları koruyan bir düzenleme yapılmalı. Çocuk İstismarını ve İhmalini Önleme Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Aysun Baransel: 18 yaşın altındaki tüm bireylerin "çocuk" olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Biz yıllardır bunun savaşını verirken 18 yaşın altındaki her bireyin çocuk olarak kabul edilmesi ve bu çocuklara yönelik işlenen suçların da, 'rıza' şartına bakılmaksızın, cinsel istismar olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunurken, bu kararı çok talihsiz olarak nitelendiriyorum. AYM'nin kararında, 'kademeli' diye bir kavramdan söz ediliyor. '8 yaşındaki çocuğun mağduriyeti ile 14 yaşındaki bir çocuğun mağduriyetine verilen cezanın aynı olamayacağı' ifade ediliyor. 18 yaşın altındaki her birey çocuktur. Uluslararası sözleşmelerle biz bu karara imza atmış bir ülkeyiz. Akranlar arasında rıza ile ilişkinin suçları tartışılsın ama 60 yaşındaki bir adamın 15 yaşında bir çocukla ilişkiye girmesinin neresinde bir rıza aranmaktan söz edilebilir? Çocuğa dokunmak demek çocuğun hayatını paramparça etmek, dünyasını, hayatını elinden almak demek. Neden, 'Bir gün bu benim de çocuğumun başına gelir' gerekçesiyle empati duyarak bakmıyorlar? En önemli boyutu, bu karar acilen tamir edilmezse çocuk istismarcıları ortada yeni düzenleme olmadığı için aramızda gezmeye başlayacak. Kanun maddesi yerinde olmadığı için yetişkine ait maddeden yargılanacaklar. Çocuğa yönelik suç yetişkine yönelik suç gibi değerlendirilecek. Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Sabit Aktaş: Çocuklara yönelik taciz, tecavüz bir hayatın karartılması, bir çocuğun ölümüdür. O nedenle Anayasa Mahkemesi, bunu basit bir olgu olarak değerlendirmek yerine bu suçlara bir, 'cinayet' gözüyle yaklaşmalı. Bu tür düzenlemelerle istismar suçları daha da artacaktır. Ne yazık ki çok sayıda çocuk bedel ödeyecek. Biz bu mesleği yapıyoruz ve bu kararın ne getirebileceğini öngörüyoruz. Yıllardır toplumdan kopuk, kulelerinde yaşayan hukukçular duruşma salonlarına girsinler de o çocukların yaşadıklarını anlatırken, neler yaşadıkların izlesinler, dinlesinler. Ondan sonra da bu kararları versinler.
Milliyet

İstanbul Tetikte!
Fransız istihbaratının olası terör saldırısı ihtimaline karşı Türkiye'deki temsilciliklerini kapatmasının ardından kentin en işlek mekanlarından İstiklal Caddesi başta olmak üzere, kalabalığın ağırlıkta olduğu aktarma noktaları başta olmak üzere toplu taşıma girişlerinde dün olağanüstü güvenlik önlemleri alındı. Çevre ilçelerden gelen polisler ek göreve çıkarak metro giriş ve çıkışlarında tetikte bekledi, kadın çantaları dahil olmak üzere bütün çantalar tek tek arandı. Marmaray aktarma noktası da olan İstanbul Kadıköy'deki Ayrılıkçeşmesi durağında en az 5 polis görev yaparken, Mecidiyeköy ilçesindeki metro girişlerinde TEM polisleri ve sivil polisler dahil ekipler, aramalara katıldı. Güvenlik önlemleri sabahın erken saatlerinden itibaren devam ederken Taksim Gezi Parkı metro girişinin önündeki çöp kutusunun üzerinde çanta gören vatandaşlar durumu polise bildirdi. Polis, inceleme sonucunda çanta içinde patlayıcı madde olma ihtimali üzerine çevrede geniş güvenlik önlemleri alarak olay yerine bomba imha ekiplerini çağırdı. Divan Kavşağı'ndan Gezi Parkı'na giden yol yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Fünyeyle kontrollü olarak patlatılan çantada, yorgan olduğu tespit edildi. Ardından, Gezi Parkı metro girişi ve yol yeniden açıldı.
Vatan

EKONOMİ

Gram Altın 123,2474-123,3276       
ABD Doları 2,8839-2,8848/ Euro3,2042-3,2077/ İngilizSterlini 3,8567-3,8601


Varlık Barışına 1 Hafta Erteleme
TBMM Genel Kurulu'nda bulunan ve temel yasa olarak görüşülen Yatırım Ortamının İyileştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'ndan varlık barışı getirilmesine ilişkin geçici ikinci madde AK Parti'nin önergesiyle geri çekildi. AK Parti, muhalefetin rüşvet, terör, uyuşturucu suçlarından elde edilecek "kara paranın" Türkiye'ye getirilmesine neden olacağı iddiasıyla itiraz ettiği Varlık Barışı düzenlemesini gelecek hafta "müstakil" bir yasa tasarısı olarak Meclis'e getirme kararı aldı. CHP, MHP ve HDP, Yatırım Ortamının İyileştirilmesine ilişkin torba tasarının yatırımların teşvikine ilişkin maddelerine destek verme karşılığında iktidardan varlık barışı maddesini geri çekmesini istedi. Yaklaşık bir haftadır yapılan görüşmelerin ardından dün iktidar ve muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri arasında sağlanan uzlaşıyla AK Parti söz konusu maddeyi verdiği önergeyle geri çekti. CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, uzlaşı noktasına nasıl geldiklerini Hürriyet'e şöyle anlattı: "Bizler yurtdışı varlıkların Türkiye'ye getirilmesi düzenlemesinin tümden iptalini istedik. Çünkü ABD'de eylül ayında yapılacak Zarrab duruşmasında önce bu yasayı alelacele getirdiler. Muhalefet partileri olarak torba tasarının tüm maddelerine önergeler vererek engellemeye çalıştık. Bunun üzerine yeniden bizimle görüşmek istediklerini bildirdiler. Dün MHP ve HDP'li grup başkanvekillerinin katılımıyla AKP Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ile bir araya geldik. Sonunda bu maddeyi geri çekerek, önümüzdeki hafta Plan ve Bütçe Komisyonu'na ayrı bir düzenleme olarak getirip, itirazlarımızı dikkate alıp dört partinin uzlaşısıyla çıkarma sözü verdiler. Biz de tasarının diğer maddeleri için 80'er önerge vermekten vazgeçtik." AK Parti yetkilileri, "Muhalefetin söylediği gibi onların istediği şekilde bir değişiklik yapmayı taahhüt etmedik. Ancak üzerinde yeniden konuşarak, makul bir öneriyle gelirlerse buna uygun değişiklik yapabileceğimizi söyledik" dedi.
Hürriyet

35 Milyarlık Paket Geliyor
Hükümetin az gelişmiş illerde 'alım garantili' fabrikaların çalıştırılmasına yönelik 300 sayfalık "aş-iş paketi" pazartesi günü açıklanacak. Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun (EKK) yarın bu pakete son şeklini vermek üzere toplanacağını, pazartesi günü de başbakanın paketi kamuoyuna duyuracağını söyledi. Daha önce Başbakan Binali Yıldırım paketin yaklaşık 35 milyar lira büyüklüğünde olacağını açıklamıştı. Tekstil, kırtasiye, gıda gibi devletin ihtiyaçlarının Doğu ve Güneydoğu'da kurulmuş veya kurulacak olan fabrikalardan belli süreyle karşılanmasını içeren pakette sona yaklaşıldı. Başbakan Yardımcısı Şimşek, Doğu ve Güneydoğu'ya yönelik hazırlanan teşvik ve sosyal yardım paketinin ön çalışmalarının tamamlandığını belirterek, 4 ayrı cazibe merkezi kurulacağını söyledi. ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'nin önceki gün düzenlediği Milli Gün Resepsiyonu'nda soruları yanıtlayan Şimşek, yabancı yatırımcı ilgisi açısından da 2015'in zor bir yıl olduğunu söyledi. Şimşek, şöyle konuştu: "İki şeyi ayırmak lazım. Birincisi küresel doğrudan yatırımlar. Geçen yılki zordu, Türkiye 16.8 milyar dolarlık yatırım çekti. Büyük bir başarı. Türkiye'ye ilgide artış var. Bu piyasalarda da fiyatlamada kendini yansıtıyor.Türkiye'nin performansı daha da iyi olacak" dedi.
Hürriyet

Emekliye Promosyon 'Bankalara' Takıldı
SGK ile bankalar arasında emeklilere aylıkları karşılığında belli bir miktar promosyon verilmesi için yürütülen görüşmeler, bankaların tekliflerini yükseltmemesi nedeniyle sonuca ulaşmadı. Türkiye Emekliler Derneği'nin (TÜED), 2007/21 sayılı Başbakanlık Genelgesiyle kamuda çalışanların maaşları karşılığında aldığı banka promosyonunun, emeklilere de aylıkları karşılığında verilmesi talebiyle gündeme gelen tartışmalar, Ak Parti'nin konuyu seçim beyannamesine taşımasıyla ciddiyet kazanmıştı. Asgari ücretin 1300 liraya yükseltilmesi, emekli aylıklarına zam yapılması ve ticari faaliyette bulunan emeklilerden destek primi kesintisinin kaldırılması gibi seçim sürecindeki vaatlerini hayata geçiren hükümet, emeklilere promosyon verilmesi için de çalışmalarını sürdürüyor. SGK, Türkiye Bankalar Birliği ve özel bankalarla yürütülen görüşmelerde çetin pazarlıklar sürerken, rakamda anlaşma sağlanamadı. 100 liralık teklifi yükseltmeyen bankalar, buna gerekçe olarak emeklilerin aylıklarını hesapta kısa süre tutmasını ve bankamatik kullanmak yerine gişeden işlem yapmasını gösteriyor. SGK'nın aylıkları zamanından birkaç gün önce hesaba yatırması koşuluyla bankaların rakamı yıllık 150 liraya çıkarabileceği belirtiliyor. SGK'nın farklı senaryolar üzerine çalıştığı öğrenildi. SGK 2015 itibariyle 497 bin 257 emekliye bankalar aracılığıyla toplam 152 milyar lira ödeme yaptı.
Milliyet

Türkiye'ye İlgide Ciddi Artış Var
Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, portföy yatırımlarında bir iyileşme yaşandığını belirterek, "İlk bir-iki ay küresel olarak, gelişmekte olan ülkelere yönelik iştahın azaldığı bir dönemdi, fakat o dönem geride kaldı. Şimdi risk iştahında bir iyileşme var. Türkiye'ye ilgide artış var" dedi. ABD'nin Bağımsızlık Günü resepsiyonunda gazetecilerin sorularını yanıtlayan Şimşek, yabancı yatırımcıların Türkiye'ye ilgisinin sorulması üzerine, "ilgisinde bir iyileşme var" dedi. Şimşek, şöyle devam etti: "İki şeyi ayırmak lazım. Bir, küresel doğrudan yatırımlar. Geçen sene bile -ki zor bir seneydi- Türkiye 16,8 milyar dolarlık yatırım çekti. Çok büyük bir başarı gerçekten. Kısmen dünya ekonomisi, dünyadaki risk iştahı ama kısmen de Türkiye'ye olan güven ve inancı yansıtıyor. Şimdi bir de işin diğer boyutu var. Portföy yatırımları anlamında. Borsaya, tahvillere falan. Geçen sene zor bir yıldı. Fakat bu sene orada da bir iyileşme var. İlk bir iki ay küresel olarak, gelişmekte olan ülkelere yönelik iştahın azaldığı bir dönemdi, fakat o dönem geride kaldı. Şimdi risk iştahında bir iyileşme var. Türkiye'ye ilgide artış var." Yeni dönemin etkilerinin görülmeye başladığını kaydeden Şimşek, "Zaten piyasalarda da fiyatlamada kendini yansıtıyor. Borsada olsun, Dövizde, faizde olsun. Faizler tek haneye indi. Kısa vadeli faizler 8,7'ye indi. 10 yıllık faiz 9,15'te şu anda. Dolayısıyla kötü dönem geride kaldı. Türkiye'ye ilgide ciddi bir artış var. Türkiye'nin performansı da iyi" dedi.
Milliyet

İto: İnşaat Bankası Kurulmalı
İstanbul Ticaret Odası (İTO), inşaat ve gayrimenkul sektör temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve akademisyenlerle iki yılı aşan bir çalışma sonucu hazırladığı 'İnşaat ve Gayrimenkul Sektörü 2023 Vizyonu Stratejik Eylem Planı'nı dün tanıttı. Tanıtım toplantısında konuşan İTO Başkanı İbrahim Çağlar, Türkiye GSYH'sının yüzde 15'ini oluşturan inşaat ve gayrimenkul sektörünün yurtdışı fırsatlardan yararlanması ve küresel markalar çıkarabilmesi için sektöre yönelik devlet destekli ihtisas bankası kurulmasını önerdi. İTO Başkanı Çağlar "Geçmişte her sektörü destekleyen bankalar vardı. Şekerbank, Vakıfbank, Emlak Bankası ve Tekstilbank bu amaçla kurulmuşlardı. Büyüme trendindeki bu sektörü de hem yurtiçi hem de yurtdışında destekleyecek sektöre yönelik bir ihtisas bankası olmalı" dedi. Çağlar "Yeni bir banka kurulması yoluyla olabilir, mevcut bir banka üzerinden olabilir Eximbank da elbette bir yerden bu işin içerisinde olabilir. Ancak kastettiğimiz Eximbank dışında sadece sektöre özel bir ihtisas bankası kurulması" diye konuştu. Çağlar, Türkiye GSHY'sının yüzde 15'ini, istihdamın ise yüzde 7.2'sini sağlayan inşaat ve gayrimenkul sektörünün bu özellikleriyle Türkiye için stratejik sektörlerden biri olduğunu belirterek; sektörün sıkıntılarına çözüm getirecek bir eylem planının hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Atılması gereken adımları mevzuat, finansman, üniversite- sanayi işbirliği ve insan kaynakları olmak üzere dört ana başlıkta toplayan Çağlar kurulacak sektörel bankanın finansal ortağı olarak sektörde iş yapan tüm aktörlerin bulunması gerektiği belirtti. Bu arada raporda ayrıca sukuk gibi yatırım yapabilmeyi kolaylaştıran ve vergisel destekle üretilecek özel likit ve fon kaynaklarının da sektörün hizmetine sunulması gerektiği ifade edildi. Dünyada 2030 yılına kadar 57 trilyon dolar, Avrupa'da ise 2020'ye kadar 2.2 trilyon dolarlık altyapı yatırımı yapılmasının öngörüldüğünü vurgulayan Çağlar, bunun da Türk inşaat şirketleri için çok önemli fırsatlar sunduğuna dikkat çekti.
Star

Patent, Ev-Arsa Gibi Kredi Teminatı Oluyor
Bankalar kredi verirken işletmelerden sadece ev, arsa gibi taşınmazları ipotek ettirmesini mecbur bırakırken, artık taşınmazların yanı sıra her türlü taşınır da ipotek gösterilebilecek. Gümrük ve Ticaret Bakanı Bülent Tüfenkci, küçük işletmelerin ve KOBİ'lerin her türlü taşınırlarını rehin göstererek kredi alabilmesini kolaylaştıracak Ticari Taşınırların Rehnine ilişkin Kanun Tasarısı Taslağını Başbakanlığa sevk ettiklerini söyledi. Tüfenkci, DEİK Başkanı Ömer Cihad Vardan ve beraberindeki heyet ile Bakanlık toplantı salonunda bir araya geldi. Görüşmede iş adamları, sanayiciler ve konsey başkanlarından oluşan heyetin sektöre ilişkin önerilerini dinleyen Bakan Tüfenkci, Bakanlık faaliyetleri hakkında bilgi verdi. İç ticarette yatırım ortamının iyileştirilmesi, özellikle küçük işletmelerin ve KOBİ'lerin finansmana erişimi konusunda yeni enstrümanlar geliştirdiklerini belirten Tüfenkci, "Avrupa'da sıkça kullanılan ancak Türkiye'de olmayan bir uygulamaydı. Bankalar Birliği ile de görüşüyoruz, onların da görüşleri doğrultusunda küçük işletmelerin ve KOBİ'lerin ticari taşınırlarını teminat gösterebilmesi uygulamasını getiriyoruz. Kredi ihtiyacı olduğunda bankalar, ev, arsa gibi gayrimenkul getirilmesini istiyorlar. Bu durumda olan küçük işletmelerimiz artık makinalarını da kredi teminatı olarak gösterebilecek" dedi. Türkiye'de makinaların sicili olmadığı için bankaların teminat olarak kabul etmediğini kaydeden Tüfenkçi bu durumu düzelteceklerini ifade etti. Tüfenkçi "Yalnızca makinalar değil, hammadde, patent, buluş, yarı mamul ve mamul stoklar, yetişmemiş mahsuller, işletmenin sermayesi ile kıymetli evrak, fon ve bunun gibi şeyler de teminat olarak gösterebilecek. Bu çalışmamızı Başbakanlığa sevk ettik" diye konuştu.
Vatan

Cari Açık Kapalıyız
Türkiye ekonomisinin yumuşak karnı olarak nitelendirilen cari açık kapanmaya devam ediyor. Merkez Bankası'nın verilerine göre, cari açık Mayıs'ta 1 milyar 406 milyon dolar azalışla 2 milyar 863 milyon dolarla beklentilerin altında gerçekleşti. Anketlerde cari işlemler dengesinin Mayıs'ta 3 milyar dolar açık vermesi bekleniyordu. Ocak-Mayıs döneminde cari açık 13 milyar 679 milyar dolar oldu. Türkiye'nin yıllık cari açığı 27 milyar 249 milyon dolar ile Temmuz 2010'dan sonraki en düşük düzeyine indi. Cari açıktaki düşüşte dış ticaret açığındaki daralma, bir başka deyişle Türkiye'nin enerji maliyetindeki azalma başrol oynadı. Merkez Bankası, cari açıktaki düşüşün nedenlerine ilişkin olarak, "Ödemeler dengesi tablosundaki dış ticaret açığının 2015'in aynı ayına göre 1.72 milyar dolar azalarak 3.76 milyar dolara düşmesi ve birincil gelir dengesi açığının 292 milyon dolar düşüşle 442 milyon dolara gerilemesi etkili oldu" açıklamasını yaptı. Verilerin ayrıntılarına bakıldığında hizmetler dengesi 560 milyon dolar azalarak 1.38 milyar dolar fazla verdi. Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, bir önceki yılın aynı ayına göre 559 milyon dolar azalarak 1.22 milyar dolara geriledi. Yılın ilk 4 ayında turizm gelirleri yüzde 32.5 azalışla 3.89 milyar dolara düştü. Finasman tarafında 1.2 milyar dolara yakın portföy girişi gözlendi. Diğer yatırımlar kaleminde de 1.7 milyar dolarlık artış yaşandı. Orta Vadeli Program'a (OVP) göre cari açığın 2016'yı 28.6 milyar dolar ile tamamlaması beklenirken, bu rakam GSYH'nin yüzde 3.9'una denk geliyor.
Vatan

DÜNYA

Avrupa'nın Kaderi İki Kadının Elinde
İngiltere Başbakanı Theresa May'i (59) kutlayan ilk lider Almanya Başbakanı Angela Merkel (61) olurken, Brexit müzakereleri iki 'Demir Lady'nin kapışmasına sahne olacak. Birleşik Krallık'ın AB'den ayrılmasını Londra adına May, AB'nin motor ülkesi Almanya adına ise Merkel müzakere edecek. Birleşik Krallık Başbakanı May, 11 yıldır Avrupa'nın dev ekonomisi Almanya'nın başbakanlığını yürüten 61 yaşındaki Merkel'e çok benzetiliyor. İkisi de papaz kızı, ikisi de sert mizaçları, disiplinli, çalışkan yapılarıyla tanınıyor. İkisi de erkek rakiplerinden sıyrılıp başbakanlık koltuğuna oturdu. Hatta 2014'te Financial Times gazetesi May için "İngiltere'nin Merkel'i mi" ifadesini kullanmıştı. Ancak iki lider geçmişlerinde ortak yönler olsa da siyasi kişilikleri benzeşse de İngiltere'nin AB'den ayrılma kararının uygulanması sürecinde karşı karşıya gelecek. Merkel, göçmenlere kapıları açan liberal bir politika yürütmüş, Almanya geçen yıl 1 milyona yakın sığınmacı kabul etmişti. May ise 6 yıldır yürüttüğü İçişleri Bakanlığı görevi süresince, sağcı popülist bir politika izleyerek özellikle göç konusuyla ilgili katı kararlar almıştı. Referandum sürecinde AB'de kalma taraftarı olan bununla birlikte kampanya süresi boyunca düşük bir profil çizen May, pragmatik bakıyor ve "AB'den çıkışı bir başarıya dönüştürmek" istiyor.
Hürriyet

Boris Şoku
İngiltere'nin 26 yıl aradan sonra ilk kadın Başbakanı olan Therasa May'ın önceki gün açıkladığı kabine büyük yankı uyandırdı. 23 Haziran'da yapılan AB referandumunda Başbakan David Cameron karşısında ayrılma kampının başını çekerek halk oylamasından galip çıkan Boris Johnson, Dışişleri Bakanlığı koltuğuna oturdu. Referandumdaki yenilgisi üzerine istifasını açıklayan Cameron'ın yerine gelmesi beklenirken aday olmayacağını açıkladığında 'siyasi ölü' olarak görülen Johnson, Dışişleri Bakanı olarak 'muhteşem bir dönüş' yaptı. 2008-16 döneminde Londra belediye başkanlığı yapan Boris Johnson, şimdi AB'den ayrılma sürecinde pazarlıklara katılacak İngiliz yetkililerden biri olacak. Ancak Boris Johnson, diplomasi sınırlarını zorlayan gafları yüzünden bu görev için yetersiz görülüyor. Adaylığı ülkede ve Avrupa'da memnuyetsizlik yarattı. Liberal Demokrat Parti lideri Tim Farron, liderlere hakaretini hatırlatarak "Tahminimce, Boris Johnson önce ABD Başkanı'ndan sonra da Avrupalı müttefiklerimizin liderlerinden özür dilemek zorunda kalacak. Mesaisini buna harcayacak" dedi. Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier, Johnson'un atanmasının yeni hükümetin AB'den ayrılmada ciddi olduğunu gösterdiğini söyledi. Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Marc Ayrault, daha da sert bir açıklama yaparak "Boris Johnson ile ilgili endişeli değilim. Ancak o kampanya boyunca halkına yalan söyledi, şimdi ise köşeye sıkıştı.. Müzakere edebileceğim, net, güvenilir bir partnere ihtiyacım var" dedi. ABD Dışişleri Bakanı John Kerry ise yeni mevkidaşını telefonla arayıp kutlarken Brexit süreci boyunca makul tutum takınması çağrısı yaptı. Dün Londra'da 700 kadar Dışişleri Bakanlığı çalışanıyla bir araya gelen Johnson, toplantı öncesi yaptığı açıklamada, "AB'den ayrılmak ve Avrupa ile ilişkilerimiz arasında çok fark var. Avrupa ile ilişkilerimizin yoğunlaşacağı ve hükümetlerarası seviyede olacağını düşünüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Hürriyet

Washıngton Post'tan Nusra İddiası
ABD Dışişleri Bakanı John Kerry, dün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmeye giderken Washington Post Gazetesi, ABD'nin Suriye'de terör örgütü IŞİD ve terör örgütü El Kaide'nin uzantısı Nusra Cephesi merkezleri, eğitim kampları ve tedarik yollarını bulup hedef almak için Rusya'ya askeri işbirliği ve paylaşım teklif edeceğini öne sürdü. Washington Post Gazetesi'ne göre, işbirliğinin boyutu yıllardır aralarında rekabet olan ve Suriye'de farklı tarafları destekleyen iki ülke arasında önemli bir değişime işaret edecek. Buna göre ABD, Rusya'ya, Ürdün'ün başkenti Amman yakınlarında "Ortak Uygulama Merkezi" kurmayı öneriyor. Burada ABD ile Rusya arasında, güvenlik önlemlerinden öte bir işbirliğinin sağlanması hedefleniyor. İki ülkenin de burada istihbarat, planlama, hedef belirleme gibi konularda uzman üst düzey temsilcilerinin yanı sıra lojistik, iletişim ve diğer ilgili personelin bulundurulması öneriliyor. Öncelikle, ortak olarak El Nusra ve IŞİD hedeflerinin belirlenmesi, kimin nereye vuracağının paylaşımı ve sonrasında ise entegre saldırıların düzenlenmesi hedefleniyor. Karşılığında ABD, Rusya'dan Esad'ın ılımlı muhaliflere ve sivil bölgelere yönelik bombardımanını durdurmasını, kuşatma altındaki bölgelere yardımın ulaştırılması için izin verilmesini talep ediyor.
Hürriyet

Abd'den Rusya'ya Suriye'de Ortaklık Teklifi
ABD'de yayımlanan The Washington Post gazetesi, ABD'nin Suriye'de IŞİD ve El Nusra'ya karşı savaşmak için Rusya'ya askeri bir anlaşma teklif edeceğini yazdı. Obama yönetiminin hazırladığı teklife göre, iki ülkenin Ürdün'ün başkenti Amman'da ortak komuta merkezi kurması ve Suriye'de ortak bombardıman düzenlenmesi planlanıyor. Dün Moskova'ya giden ABD Dışişleri Bakanı John Kerry'nin ABD'nin yeni planını Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'e sunmaya hazırlandığı belirtildi. Putin'in sözcüsü Dimitri Peskov, ABD ve Rusya'nın ortaklığının bölgedeki terörle mücadele için anahtar durumda olduğunu söyledi. İsmi açıklanmayan bir ABD'li dışişleri bakanlığı yetkilisi ise henüz teklif üzerinde bir uzlaşmanın sağlanmadığını söyledi. Obama yönetiminin hazırladığı sekiz sayfalık teklif metninde, "İstihbarat ve hava operasyonlarında uzman ABD'li ve Rus yetkililer aşırıcı grupları yok etmek için birlikte çalışacak" ifadesi yer alıyor. Suriye'de 2011 yılında iç savaşın başlangıcından itibaren Beşar Esad'ın görevi terk etmesini isteyen ABD'nin Esad'ın en büyük destekçisi Rusya ile askeri işbirliği kurması, ABD'nin Suriye politikasındaki değişmeyi vurguluyor. ABD'nin Rusya ile gireceği ortaklığın karşılığında, Esad'ın ılımlı İslamcı grupları ve sivil halkı bombalamayı durdurmasını ve kuşatma altındaki bölgelere yardım dağıtılmasına izin vermesini istediği belirtiliyor. ABD'nin, Suriye'de politik geçiş süreci başlatılmasını talep ettiği, süreç sonucunda 1970 yılından bu yana iktidarda bulunan Esad ailesinin yönetimden ayrılmasını istediği ifade edildi. Esad ise NBC'ye verdiği röportajda, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'le görevden ayrılmasının gündeme gelmediğini söyledi.
Milliyet

Nice'te Kamyon Terörü
IŞİD tehdidi karşısında güvenlik önlemlerinin artırıldığı Fransa, Milli Günü'nde terör saldırısının hedefi oldu. Fransa'nın güneyindeki tatil kenti Nice'te dun gece, Fransız İhtilali'nin ilk kıvılcımı sayılan Bastille Günü kutlamaları sırasında bir kamyonun kalabalığın arasına girmesi sonucu en az 73 kişi oldu. Associated Press (AP) ajansına konuşan bir yetkili, olayın saldırı olduğunu söyledi. CNN televizyonuna konuşan bir yetkili ise 100'u aşkın yaralı olduğunu aktardı. Saldırganın polis tarafından vurularak oldurulduğu açıklandı. Fransa'nın Türkiye'deki misyonlarınca dun ve bu akşam düzenlenecek 14 Temmuz "Fransa Milli Günü" kutlamaları güvenlik endişeleri nedeniyle iptal edilmiş ve Ankara Büyükelçiliği ile İstanbul Başkonsolosluğu da ikinci bir emre kadar kapatılmıştı. Yerel gazete Nice Matin'in aktardığına gore, kamyon kent merkezindeki deniz kenarında yer alan yürüyüş yolu Promenade des Anglais'te bulunan kişileri hedef aldı. Olayın gece yarısında, havai fişek gösterisi yapıldığı sırada gerçekleştiği aktarıldı. 7 kilometre uzunluğundaki yolda binlerce kişinin havai fişek gösterisini izlediği aktarıldı. Yerel yetkililer Nice'deki olayın saldırı olduğunu açıklarken, polis ile kamyonetin içinde bulunan saldırgan arasında çatışma çıktığı aktarıldı. Saldırganın bir restorana kaçtığı ve polis tarafından operasyon başlatıldığı iddia edildi. Görgü tanıkları, kamyonette sadece bir kişinin bulunduğunu söyledi. Polis anons yaparak kent sakinlerine gerekmedikçe evlerinden çıkmama uyarısında bulundu. Olay yerinden yansıyan fotoğraflalar arda saldırının gerçekleştirildiği kamyonetin on camında çok sayıda kurşun izi olduğu görüldü. Yerel saatler 01.00 sularında ise Fransız televizyonları saldırganın polis tarafından vurularak
Milliyet

Netanyahu'nun Danışmanı Gözaltında
İsrail'de hakkında para aklama soruşturması açılması beklenen Başbakan Benjamin Netanyahu'nun yardımcısı ve danışmanı Ari Harow, dün sabah polis tarafından sorgulandı. İspanya'dan ülkeye dönüşünde Ben Gurion Havalimanı'nda gözaltına alınan Harow'un, Netanyahu'nun ofisinde çalışırken gerçekleştirdiği bazı 'usulsüz' işlemlerle ilgili Ulusal Yolsuzluk Araştırma Birimi'ne bağlı polislere ifade verdiği belirtiliyor. Harow, görevde olduğu dönemde '3H Global' adlı bir danışmanlık firması kurmuştu. Firma, sivil toplum örgütleri ve şirketlerin yanı sıra, hükümetlere de danışmanlık hizmeti veriyor. İsrail basını, geçtiğimiz günlerde savcılığın, Netanyahu'nun aile üyelerinden birisinin de adının karıştığı yeni bir yolsuzluk soruşturması açmaya hazırlandığını duyurmuştu.
Vatan

POLİTİKA
İnsanlığı Kırdılar
Mersin'de Silifke Belediyesi tarafından iki ay önce düzenlenen 43'üncü Uluslararası Kültür Haftası etkinlikleri kapsamında ölen göçmen çocukların anısına yapılan Aylan bebek heykeli, önceki akşam kimliği henüz belirlenemeyen kişilerce saldırıya uğradı. Saldırganlar, Göksu Parkı Anıt Meydanı'ndaki heykelin bazı yerlerini kırıp parçalarını da ırmak kenarına attı. 'Göçmen izler' isimli eserin heykeltıraşı, aynı zamanda eserin yapıldığı etkinliğin küratörü Malik Bulut, saldırıyla ilgili şunları söyledi: "İlk defa bir heykel sempozyumu teklifi gelince heyecan içinde bir ekiple Silifke'ye gittim. Güncel konular üzerine beş sanatçı, ayrı ayrı eserler yaptık. O tarihlerde her gün göçmen çocukların tekne faciaları gündemimizi meşgul ediyordu. Hem Silifke'nin deniz kenarında olması hem de bu mülteci sorununa işaret etmek istedim. Heykeli başta Aylan bebek olmak üzere ölen bütün çocuklara ithaf ettim. Masum çocukların geriye bıraktıkları şey kumsaldaki ayak izleri diye tekne üzerine negatif işledim. Bunun için de oradaki çocuklardan faydalandım. Sahip çıksınlar esere istedim. Eserleri bir süre halk yapıldığı yerde görsün diye bıraktık. Ağustosta gelip hasar gören eseri tamir edeceğim ve parklara yerleştireceğiz. Heykele saldırı ortaçağ zihniyeti. Her gün saldırılar artıyor ama bunlar ufak tefek sıyrıklar. Bizi güçlendiriyor. Daha çoklarını, büyüklerini yapacağız, yılmayacağız." CHP ve bir grup vatandaş, dün saldırıyı protesto etti. CHP İlçe Başkanı Bünyamin Uçar şunları söyledi: "Sanatçının eserini anlatmaya çalıştığı son dönemlerde sıkça rastladığımız ve dünyanın da gündemini işgal eden göçmenlere ithafen yapılmış bir heykeldir. Burada çocuk ayak izleri var. Bu Aylan bebeğin kumsaldaki son ayak izleridir. Bu masum çocuğun dünyadaki kirli savaşa karşı verdiği mücadelenin heykeliydi. Aylan bebeğe ithafen yapılan bir heykeldi. Bu taş heykel göçmenleri taşıyan tekne olarak tasarlandı ve yapıldı. Buradaki ayak izleri de göçmenlerin ayak izleridir. Şu an burada göremediğimiz özgürlüğü ve yaşamı simgeleyen bir de zincir halkası vardı. Bu halka kırıldı. Ülkemizde sanata ve sanatçıya sahip çıkmak demek aydınlanmaya, çağdaşlaşmaya, cumhuriyete, özgürleşmeye ve ilerici yarınlara sahip çıkmak demektir. Silifke halkı bu oyunu bozacak. Hoşgörü ve sevgi kazanacaktır. Esere saldırı arkasında göçmenlere tepki diye bir şey yok. Sanat eserine duyulan tepkiden dolayı yapılan bir eylem bu." Heykele saldırı ilçedeki sanatseverlerin de tepkisini çekti. Silifke Kent Konseyi Başkanı Rıfat Karaduman, heykel ve anıtların kent estetiği için çok önemli olduğunu belirtip saldırıyı kınadı. Karaduman şöyle konuştu: "Bu sene muhtelif yerlerden davet edilen heykeltıraşlar günlerce çalışarak Tarihi Kentler Birliği'ne üye Silifke'miz için güzel eserler ürettiler. Biz eserlerin tamamlanarak kentimizin uygun yerlerine yerleştirilmesini beklerken, böyle çirkin sanat düşmanı kişi ya da kişilerin emeğe, sanata, sanatçıya saldırı düzenlemeleri bizi ziyadesiyle üzmüştür."
Hürriyet

Allah Islah Etsin
Başbakan Binali Yıldırım, İngiltere'deki Avrupa Birliği'nden çıkış referandumu öncesi Türkiye aleyhine açıklamalar yapan Türk kökenli eski Londra Belediye Başkanı ve yeni Dışişleri Bakanı Boris Johnson için "Ona ne diyeyim, Allah ıslah etsin. İnşallah bundan sonra böyle bir yanlış içinde olmaz" dedi. Yıldırım, dün BBC World'de yayınlanan 'Hardtalk' programında soruları yanıtlarken özetle şunları söyledi: "(İngiltere'nin AB'den çıkıp çıkmamasıyla ilgili referandum kampanyaları sırasında dönemin Başbakanı David Cameron'ın, Türkiye'nin AB üyeliği aleyhine yaptığı konuşma) Keşke Cameron bu kampanyada Türkiye'yi kullanmasaydı, tarafsız olsaydı, belki sonuç daha farklı olurdu. (Boris Johnson'ın Türkiye'yle ilgili açıklamaları) Talihsizlik. Dedesi de Türk. Johnson'dan dedesinin hatırasına 'Türkler, Avrupa için bir tehdit değil, Avrupa'nın yükünü alacak büyük bir millet' demiş olmasını beklerdik. (Johnson'ın kendilerini hayal kırıklığına uğratıp uğratmadığı sorusuna) Tabii Ona ne diyeyim. Allah ıslah etsin. İnşallah bundan sonra böyle bir yanlış içerisinde olmaz. Türklerin gönlünü kazanmanın gayreti içerisinde olur ama artık kampanya bitti. Şu anda bu işin üzerinde durmaya lüzum yok. Geldi geçti. (Başkanlık tartışmaları) Başkanlık sistemi olunca koalisyonlar olmayacak. Sürekli güçlü bir yönetim olacak ve Türkiye, zaman kaybetmeden refah için daha fazla çalışacak. Yine meclisimiz olacak ama daha güçlü olacak. Milletvekilleri mecliste icabında bütçeyi onaylayacaklar, başkanı denetleyecekler. Yani başbakanın olması şart değil. Tayyip Erdoğan da gelip geçici, Binali Yıldırım da gelip geçici. Gelecek nesilleri düşünerek reform yapmamız lazım. (Başkanlık sisteminin otoriter bir yönetime neden olacağından kaygı duyup duymadığı) Olur mu öyle şey? Amerika'da diktatörlük mü var? Fransa'da diktatörlük mü var? Buralarda başkanlık sistemi var. Pekala başkanlık sisteminde demokrasi daha ileri gidebilir. Suriye'de bir şeylerin değişmesinin zamanı çoktan geldi geçti. Ama her şeyden önce Esed değişmeli. Esed değişmeden Suriye'de bir şey değişmez. Bu işlerin bu hale gelmesinin ana sebebi Esed'dir. Bir yanda Esed var, bir yanda DEAŞ var. Esed mi DEAŞ mı diyorsanız ikisinin de gitmesi lazım. Suriyelilerin başının belasıdır. Diyelim ki DEAŞ'ı defettik gitti. Esed oldukça sorun çözülmeyecek başka terör grubu çıkacak. DEAŞ'ı yaratan Esed rejimi tutumudur. Suriye'de, halkın bağımsızlık mücadelesi vermek için oluşturduğu grupların dışındaki gruplara, ne DAEŞ'e ne PYD'ye ne de Esed'in güçlerine Türkiye asla destek vermez. Türkiye herhangi bir terör örgütüne kesinlikle sempati göstermedi, göstermeyecek. (Suriyeli sığınmacılara vatandaşlık verilmesi) Önce barınma sağladık, geçici çalışma izni verdik. Bir adım sonra da, şartlar oluştuğunda vatandaşlık da vereceğiz. Ama bu, bugünden yarına olmaz.
Hürriyet

Muhalifler Yeniden İmza Topluyor!
MHP'li muhalifler yeniden olağanüstü kongre için bastıracak. Muhalif liderler, hafta başında yaptıkları toplantıda "canlı tutma" seçeneği ile takip edileceğini duyurdukları olağanüstü kongre için imza toplama sürecini başlattı. 11 Temmuz'da bir araya gelen MHP'li muhalifler ortak bir metin üzerinde anlaştı. Yeni metinde, "19 Haziranda yapılan olağanüstü kongrede yapılan tüzük değişikliklerinin sadeleştirilmiş halinin" yer aldığı öğrenildi. Muhalifler, ilk olağanüstü kongreden farklı olarak bu metin için delegelerden birlikte imza topluyor. İmzalar, her ilde ortak belirlenen ve "güvenilir" delegelerden tarafından toplanırken isteyen delege de noter onaylı imzasını doğrudan Sinan Oğan, Meral Akşener, Ümit Özdağ ve Koray Aydın'ın temsilcilerince oluşturulan Ankara'daki "havuza" gönderebiliyor. Genel başkanlığa adaylığını açıklayan muhalifler adına bu süreci, 4 kişilik siyasi ve 7 kişilik hukukçular heyeti sürdürüyor. Delegelerden gelecek imzalar 4 kişilik siyasi hukukçular heyetinde toplanacak. Yeni imza toplama sürecinin en geç Temmuz sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor.
Vatan

SPOR

Trabzonspor Ortadoğu ve Afrika'nın önde gelen finansal kuruluşlarından biri olan Katar Ulusal Bankası (QNB) ile sponsorluk anlaşması imzaladı. İstanbul'da Raffles Hotel'de yapılan imza törenine Başkan Muharrem Usta ile QNB Grup İletişim Genel Müdürü Yousef Darwish katıldı. Anlaşmaya göre QNB, 3 yıl süreyle Bordo-Mavililer'in forma göğüs sponsoru olacak. Başkan Usta, QNB ile yapılan anlaşmanın imza töreninde "Bugün Trabzonspor için tarihi bir gün. QNB ile Trabzonspor yeni bir yolculuğa başlıyor. Üç senelik bir forma göğüs sponsorluğu anlaşması yaptık. Karşılığı 7.5 milyon dolar. Bu Trabzonspor tarihinde bugüne kadarki en yüksek rakam olsa gerek. Evet rakam böyle. Sponsorluk kaldıraç etkisi yapacaktır. Bu nedenle anlaşma sadece sponsorluk değildir" dedi. QNB Grup İletişim Genel Müdürü Darwish ise "Türkiye'de bulunmaktan ve Trabzonspor'la bu anlaşmayı imzalamaktan gurur duyuyoruz. 30'dan fazla ülkede 27 binden fazla çalışanımızla son girdiğimiz ülke Finansbank'ı aldığımız Türkiye. Bordo-Mavili futbolcuların göğsünde QNB logosu olması bizleri memnun edecek. Biz PSG'ye de forma sponsoruyuz. Trabzonspor'un ileriye dönük hacmi önemli" şeklinde konuştu.
Star

Terör nedeniyle Beşiktaş'tan ayrılmak istediğini belirten Jose Sosa, Beşiktaş'ın dün akşam Nevzat Demir Tesisleri'nde 18.00'de basına açık yapılan idmanda arkadaşlarına katıldı. 11 Temmuz'da sosyal medyada terörden dolayı İstanbul'da olmak istemeyen eşinin isteği ve kızlarının geleceği için ayrılacağını kaydeden Arjantinli yıldız, önceki gün Başkan Fikret Orman'ın yaptığı sert açıklamadan sonra takıma dahil oldu. Sosa,Orman ile görüştü ve karşılıklı anlaşıldı. Teknik Direktör, Şenol Güneş'in antrenman öncesi Sosa'yı da yanına alarak takımla konuştuğu ve Sosa'ya "Aramıza hoşgeldin" dedi ve Arjantinli takım arkadaşları tarafından alkışlandı. Siyah-Beyazlı kulübün Basın Sözcüsü Metin Albayrak ise yaptığı açıklamada, "Artık hayırlı olsun, Sosa takım arkadaşlarına karşı yaptığı hatayı anladı, antrenmanlara başladı. Kendisini kulübümüzün kontratlı oyuncusu. Aile içinde zaman zaman böyle şeyler yaşanabilir" dedi.
Star


Sürpriz şekilde Fenerahçe ile anlaşan milli solbek İsmail Köybaşı, dün Sarı-Lacivertli camiadan özür diledi. Beşiktaş'ın şampiyonluk kutlaması sırasında Fenerbahçe'ye hakaret içerikli tezahürat yaptığı için tepki çeken milli oyuncu, yanlış yaptığını ve böyle bir görüntünün içinde bulunduğu için üzgün olduğunu söyledi. İsmail "Fenerbahçe camiasının kırıldığını biliyorum ama beni tanıyanlar neyi hangi niyetle yaptığımı bilir. Bu durumdan ben de rahatsız oldum. Fenerbahçe camiasından özür diliyorum. Fenerbahçe forması için mücadele edeceğim ve bu forma için elimden gelenin en iyisini yapacağım. Beni, onlara yaşatacağım güzelliklerle anmalarını rica ediyorum" diye konuştu. Fener'le sezon devam ederken görüşmediğini belirten deneyimli oyuncu "Kariyerimi verimli şekilde sürdürmek istiyordum. Futbol oynama arzumu harekete geçiren, sahiplenmeye hazır olduğunu hissettiren takım Fenerbahçe oldu" yorumunu yaptı. Beşiktaş'a isim vermeden teşekkür eden İsmail "7 sezonun ardından herkese her gün için teşekkürlerimi sunuyorum" dedi.
Star


Galatasaray'ın deneyimli futbolcusu Yasin Öztekin, basın toplantısında iddialı açıklamalar yaptı. Kötü bir sezonu geride bıraktıklarını belirten Yasin "Önceki sene 3 kupa aldık. 2 eksik kişiyle devam ettik. Her şey bizde bitiyor. Biz istersek Galatasaray'ın önünde kimse duramaz. Taraftarların da desteği lazım. Onlar olmadan eksik oluyor" diye konuştu. Geçen sene için herkesin kendisini sorgulaması gerektiğini belirten Yasin "Bu sezon inşallah tüm zaaflarımızı kapatıp 3 kupayı da almak istiyoruz" dedi. Sarı-Kırmızılı oyuncu, sık sık hoca değişmesinin takımı olumsuz etkilediğini, iyi bir kamp dönemi geçirdiklerini, bu sene 3 kupaya da aday olduklarını belirtti. Yasin, Milli Takım'la Euro 2016'ya gidemediği için üzüldüğünü de dile getirdi.
Star

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme